İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bütün Eylemler

Bu akış otomatik olarak güncellenir

  1. Geçen saat

  2. Luzia da Silva Nezzo madalyayı çöpe atmak istemesi... işte tam da istediğimiz şey bu: nefret.
  3. California, bir ay boyunca elektriğinin %50'sinden fazlasını güneş enerjisinden sağlayan, dünyadaki ilk büyük şebeke sistemi oldu. Batarya maliyetleri hızla düşüyor ve büyük ölçekli güneş enerjisi, ABD'deki en ucuz yeni enerji kaynakları arasında yer alıyor. Güneş enerjisi gelecektir.
  4. Düzinelerce balıkçı, kurt balığı yüzünden parmaklarını (ve daha da kötüsünü) kaybetti… balık öldükten ve başı kesildikten sonra bile. Güçlü çeneleri ve kalıcı sinir-kas refleksleri sayesinde kafa uzun süre sertçe ısırmaya devam edebiliyor.
  5. TIBBIN GİZLEDİĞİ BÜYÜK SIR: HASTALIK DEĞİL, BİR VİTAMİN EKSİKLİĞİ OLABİLİR Mİ?! Ruh halinizdeki ani değişimler, geçmeyen yorgunluğunuz veya vücudunuzun verdiği küçük sinyaller aslında ağır bir hastalığın değil, vücudunuzdaki basit bir mikro besin eksikliğinin maskelenmiş hali olabilir! Geleneksel tıp genellikle kök nedene inmek yerine sentetik ilaçlarla belirtileri bastırmaya odaklanır. Oysa vücudunuzun neye ihtiyacı olduğunu bilmek, sağlığınızı geri kazanmanın ilk adımıdır. İşte vücudunuzun fısıldadığı eksiklikler ve ihtiyacınız olan takviyeler: Ruh Hali ve Zihinsel Sağlık Kaygı (Anksiyete): Magnezyum, B6 Vitamini, Omega-3 Depresyon & Moral Bozukluğu: D Vitamini, B12, B6, Omega-3 Huzursuzluk & Sinirlilik: B1 Vitamini, B6, Magnezyum Beyin Sisi & Unutkanlık: B1 Vitamini, B12, Omega-3 Uyku ve Enerji Problemleri Uykusuzluk & Kötü Uyku Kalitesi: Magnezyum, B12 Vitamini, D Vitamini Gün Boyu Süren Yorgunluk: D Vitamini Kas, İskelet ve Sinir Sistemi Bacak Krampları: Magnezyum Kas Güçsüzlüğü: Potasyum Karıncalanma ve Uyuşma: B6 Vitamini Göz Seğirmesi: Magnezyum, B12, Potasyum Dolaşım ve Organ Belirtileri Soğuk Eller & Nefes Darlığı: Demir Düşük Libido: Çinko, D Vitamini, B3 Vitamini Şeker / Tatlı Aşermesi: Krom, Magnezyum, Çinko İştah Kaybı: Çinko Sindirim, Cilt ve Dış Görünüş Kabızlık: Magnezyum, C Vitamini, Lif Göz ve Ağız Kuruluğu: A Vitamini Saç Dökülmesi: Demir Kırılgan Tırnaklar: Biotin (B7 Vitamini)
  6. Bugün

  7. Bugün X'te En Çok Konuşulan Konular 1. #AppleUpgrade ve Teknoloji HaberleriGündem: Apple'ın ABD'de Klarna ortaklığıyla başlattığı resmi "Apple Upgrade" donanım kiralama programı duyurusu, teknoloji dünyasında geniş yankı uyandırdı. Tartışma: Kullanıcılar, abonelik tabanlı donanım kiralama modelinin avantajlarını geleneksel operatör taksitleri ve takas (trade-in) programlarıyla kıyaslayarak tartışıyor. 2. #TemptationIsland ve Popüler KültürGündem: #TemptationIsland ve #WWERAW gibi etiketler, reality şov ve eğlence dünyasında küresel sohbetlere yön veriyor. Tartışma: K-pop ve Asya pop kültür toplulukları da #JossGawinConcert gibi etiketler ve müzik şirketlerine yönelik farkındalık kampanyalarıyla yüksek etkileşim sağlamaya devam ediyor. 3. Japonya Depremi (#爆発・崩落のイオンモール熊本 / #Japón)Gündem: Kumamoto eyaletinde meydana gelen 7.1 büyüklüğündeki şiddetli depremin ardından, Kashima Kasabası'ndan gelen görüntüler de dahil olmak üzere yapısal hasarlar ve anlık gelişmeler Japonya ve dünya gündeminde üst sıralarda yer alıyor. 4. Spor ve Hazırlık MaçlarıGündem: Yaz dönemi kulüp hazırlık maçları (Real Madrid'in karşılaşmaları dahil) ve Avrupa futbolundaki son gelişmeler (UEFA / IFAB kural tartışmaları), spor hesapları arasında yoğun etkileşim alıyor. 5. Siyaset ve ABD Politika TartışmalarıGündem: Lindsey Graham, Save America Act ve Fauci gibi isimler ve konular, ABD iç politikası ve halk sağlığı önlemlerine ilişkin devam eden tartışmaları yansıtarak popüler anahtar kelimeler arasında kalmaya devam ediyor.
  8. Dünyadaki başlıca gündem konuları; doğal afetler, jeopolitik değişimler, gençlik liderliğindeki protestolar ve halk sağlığı girişimlerini kapsıyor: Dünyada Öne Çıkan Gündem Konuları 1. Japonya'da 7.1 Büyüklüğünde Şiddetli DepremHaber: Japonya'nın güneyindeki Kumamoto eyaletinde 7.1 büyüklüğünde şiddetli bir deprem meydana geldi. Etkisi: Kashima Kasabası'ndaki bir alışveriş merkezinin çökmesi de dahil olmak üzere halka açık alanlarda bina çökmeleri ve patlamalar bildirildi. Bu durum geniş çaplı acil durum ve kurtarma çalışmalarını başlattı. 2. Avrupa'da Orman Yangınları ve Aşırı SıcaklarHaber: Fransa ve İspanya genelindeki şiddetli sıcak hava dalgaları ve büyük orman yangınları, 310.000'den fazla insanı evlerini terk etmeye zorladı. Etkisi: İtfaiye ekipleri, Güney Avrupa'yı etkisi altına alan zorlu sıcaklık koşullarında alevleri kontrol altına almak için zamana karşı yarışıyor. 3. Hindistan'da Öğrenci Protestoları ve Siyasi YansımalarıHaber: Sınav sorularının sızdırılmasına (NEET-UG) karşı başlayan kitlesel öğrenci protestoları Hindistan genelinde tırmandı; kitlesel gözetim ve polis müdahaleleri üzerine tartışmaları alevlendirdi. Etkisi: Üst düzey siyasi istifalar ve yüz tanıma teknolojisinin kullanımıyla ilgili Yüksek Mahkeme'ye yapılan başvurular, konuyu ulusal ve bölgesel medyanın merkezinde tutuyor. 4. Uluslararası Güvenlik ve Diplomatik İlişkilerABD - Suudi Arabistan Nükleer Anlaşması: ABD ile Suudi Arabistan arasında yakın zamanda imzalanan tarihi sivil nükleer iş birliği anlaşması (123 Anlaşması), uluslararası politika tartışmalarını hareketlendirdi. BM ve İnsani Kaygılar: Birleşmiş Milletler'deki kritik görüşmeler, Sudan'da büyüyen insani krize ve çatışmalara, ayrıca BM Mülteci Sözleşmesi'nin 75. yılında mülteci koruma haklarına odaklanıyor. 5. Küresel Sağlık ve BilimUluslararası AIDS Konferansı (AIDS 2026): Rio de Janeiro'da bir araya gelen küresel liderler ve sağlık uzmanları, HIV önleme ve tedavisindeki son gelişmeleri ve sağlık hizmetlerine erişimdeki eşitsizlikleri tartışıyor. İklim Bilimi: Atlas Okyanusu akıntılarına ilişkin yeni iklim modelleri, Kuzey Amerika'nın batısını etkileyen şiddetli atmosferik nehirler de dahil olmak üzere değişen küresel hava desenleri konusunda uyarıda bulunuyor.
  9. uzun zamandir severek takip ettigim kanadali volleyball source 2.0 kanali yorumcusu Everett dream teamine Handeyi secmis ve istatistiklere dayanarak mac mac analizleriyle sebeplerini de cok guzel aciklamis bizim yorumcu ablalar da kim kac sayi aldi onu sorsan bilmezler Tam video burada:
  10. Bir pasörün oyundaki etkisini ve "cingözlüğünü" daha üst seviyeye çıkarmak veya bu alanda kendini geliştirmek istiyorsan, teknik zekanın ötesinde şu stratejik boyutlara odaklanabilirsin: 1. Rakip Analizi ve "Hafıza" Oyunu (Mental Cingözlük) Rakip Orta Oyuncunun "Tembelliğini" Ölç: Maçın başında rakip orta oyuncunun yanlara ne kadar hızlı kaydığını test et. Eğer tembel veya yavaş bir orta oyuncu varsa, hücumları sürekli köşelere açarak onu yorabilir ve ortada büyük boşluklar yaratabilirsin. Skor ve Baskı Anlarını Kullan: Skor 23-23 gibi kritik anlara geldiğinde genelde pasörler garantiye gidip en iyi smaçörlerine pas atar. Cingöz bir pasör, rakibin bu beklentisini bildiği için kritik sayıda hiç beklenmeyen bir oyuncuya (örneğin pipe/arka hat hücumu) pas atarak seti bitirir. Blokçunun Sıçrama Zamanlamasını Çöz: Rakip blokçu erken mi sıçrıyor, yoksa topu görüp mi kalkıyor? Erken kalkıyorsa pası geciktirip temposunu bozabilirsin; geç kalkıyorsa "kurşun pas" ile bloğu tamamen çaresiz bırakabilirsin. 2. İletişim ve Şifreli Oyunlar (Saha İçi Cingözlük) Sesli ve El İşaretleriyle Şaşırtma: Pasörler hücum öncesi eliyle arkada numara/işaret verir. Rakip takımdan birileri bu işaretleri okumaya çalışıyorsa, elinle veya sesli olarak "1 numara!" diye bağırıp tam tersi bir oyun (örneğin 4 numaraya uzatmak) kurabilirsin. Smaçörle "Göz Teması" Oyunu: Smaçörünle sahada göz göze gelip ona pas atacakmış izlenimi verip, topu hiç bakmadığın bir oyuncuya göndermek rakip savunmanın yerleşmesini imkansızlaştırır. 3. Vücut Dili ve Mimikler (Oyunculuk) Yorgun / İsteksiz Rolü Yapmak: Kötü gelen bir manşette pasör sanki topu sadece yüksekçe karşıya dolduracakmış (manşet pas atacakmış) gibi isteksiz bir vücut dili sergiler. Rakip defans rahatladığı an, son salisede parmak pasla şaşırtıcı bir köşe pası çıkarır. Sürekli Aynı Pozisyonu Almak: Top nereden gelirse gelsin (ister çok iyi ister orta kalitede bir manşet olsun), duruşunu ve ellerini hep aynı noktada tut. Rakip senin vücut duruşundan pasın öne mi arkaya mı gideceğini anlayamasın. Sahada aktif olarak pasörlük yapıyorsan, bu "cingözlükleri" birer refleks ve oyun alışkanlığı haline getirmek için çalışman gereken 3 ana gelişim alanı ve bunlara uygun antrenman yaklaşımları şunlardır: 1. Nöromotor Hız ve "Aynı Duruş" (Neutral Posture) Antrenmanı Cingözlüğün %80'i rakibi kandırmaktan geçer. Rakip orta oyuncu, senin vücut açına, ayak duruşuna ve el yüksekliğine bakarak pasın nereye gideceğini tahmin eder. Tek Tip Hazırlık (Neutral Set-Up): Nasıl Çalışılır? Top nereden gelirse gelsin, ellerini göğsünün/alnın üzerinde her zaman tam olarak aynı noktada buluşturmayı alışkanlık edin. Pası öne (4 numara), arkaya (2 numara) veya ortaya atarken gövdenin açısı değişmemeli. Drill (Matkap): File önünde sabit dururken, arkadaşın sana farklı açılardan top atsın. Sen son saliseye kadar gövdeni 4 numaraya dönük tutup, sadece bilek ve parmak itişiyle arkaya (2 numaraya) pas at. 2. Görüş Alanını Genişletme (Periferik Görüş) İyi bir pasör topa bakarken aynı zamanda rakip bloğun hareketini gözünün ucuyla (periferik görüşle) görebilendir. Göz Tespiti Antrenmanı: Drill: Sen pas atmak için yükseldiğinde, antrenör veya bir arkadaşın rakip sahanın ortasında durup elinde 1, 2 veya 3 parmağını göstersin. Sen topa parmak pasla dokunmadan tam bir salise önce o sayıyı yüksek sesle bağırıp, ardından pasını atmalısın. Bu çalışma, topa odaklanırken karşı sahayı da tarama refleksini inanılmaz geliştirir. 3. İkinci Top (Setter Dump) ve Finta Zamanlaması Plase/finta atarken en büyük hata harekete çok erken başlamaktır. Erken başlarsan rakip blokçu hemen anlar ve topu blokta tutar. Son Salise Dokunuşu: Sıçradığında iki elin de topa eşit yükseklikte gitmeli. Sadece top parmaklarına temas ettiği o mikro saniyede tek elle plaseye/hücuma dönmelisin. Strateji: Bir maçta 2-3 kereden fazla ikinci top hücumu yapma. Bunu ne kadar az ve beklenmedik anda yaparsan, başarı oranı o kadar yüksek olur. Maç İçi Uygulama Taktiği Her maçın ilk setinde rakip orta oyuncuyu "oku": 1. Set: Standart, yüksek yüzdeli ve ritmik paslar at. Rakip orta oyuncunun pas atıldıktan sonra mı kaydığını yoksa pasörün elinden çıkmadan ezbere mi hamle yaptığını gözlemle. 2. Set: Eğer ezbere hamle yapıyorsa, vücudunu o yöne çevirip tam tersine aldatmaca pasları ve fotaları devreye sok.
  11. Voleybolda bir pasörün yapabileceği "cingözlükler" (akıl oyunları, aldatmacalar ve finta hareketleri), oyunu okuma yeteneğine ve yaratıcılığına bağlı olarak oldukça geniştir. Pasör sadece topu dağıtan oyuncu değil, aynı zamanda rakip bloğu ve savunmayı manipüle eden takımın oyun kurucusudur (orkestra şefi). Bir pasörün sahada uygulayabileceği başlıca cingözlükleri şu başlıklar altında toplayabiliriz: 1. Hücum ve Finta Cingözlükleri İkinci Topa Plase / Hücum (Setter Dump): Pasör, sanki smatşörüne pas atacakmış gibi iki eliyle yukarı yükselir. Rakip blokçular smaçöre yöneldiği an, topu tek elle hafifçe rakip sahanın boş bir alanına (genelde 2 ya de 3 numaralı alanın arkasına) bırakır veya sert vurur. Ters Ayak / Göz Aldatmacası (No-Look Pass): Pasör gövdesini ve bakışlarını tamamen ön oyuncusuna (örneğin 4 numaraya) çevirir. Rakip orta oyuncu bu yöne hamle yaptığı an, pasör gövde pozisyonunu bozmadan topu arkasındaki 2 numaraya veya arkadan gelen 1 numaraya pas atar. Bakışla Kandırma (Look-Away): Topa yükselirken gözlerini ısrarla tek bir oyuncuya diker, bloğu oraya sürükler ve son salisede pası tam ters yöne gönderir. 2. Taktiksel ve Ritim Cingözlükleri Kurşun Pas (Pipe & Fast Tempo) Şaşırtmacası: Ön turdaki orta oyuncusunu kurşun pasa (kısa pasa) sıçratır. Rakip blokçu orta oyuncuyu tutmak için havaya sıçradığında, pasör topu onun üzerinden veya yanından geçirip arka havuzdan gelen (Pipe) ya da köşe oyuncusuna uzatır. Pas Boyunu / Yüksekliğini Son An Değiştirme: Aynı hücum kombinasyonu için sürekli yüksek pas atarken, bir anda tempo düşürüp çok alçak ve hızlı bir pas atarak rakip bloğun zamanlamasını altüst eder. 3. Psikolojik ve Kural Sınırındaki Cingözlükler Toptan Çekilme (Fake Setter Dump): Pasör ikinci topta hücum edecekmiş gibi çok sert ve agresif yükselir. Rakip blokçular panikle blok için havaya kalkar ve zamanlamayı kaçırır. Pasör ise son an topa vurmayıp yumuşak bir pas çıkarır; blokçular yere düşerken smaçör boş bloğa vurur. Görüş Alanı Kapatma (Perdeleme / Screening): Servis karşılanırken veya hücum anında pasör, kendi smaçörünün koşu yolunu veya topa vuruş açısını rakip blokçulardan gizleyecek şekilde vücut pozisyonu alır (hakem ihlali sınırını zorlayarak). Blok Yanıltması (Ön Tur - Arka Tur Numarası): Pasör arka turda (arka 3'lüde) olduğu halde kendisini ön turdaymış gibi gösterip bloğa sıçrayacak izlenimi verir veya tam tersi ön turdayken arka turdaymış gibi pas pozisyonu alıp beklenmedik anda hücum yapar. Özetle Bir pasörün cingözlüğü fiziksel teknikten çok zamanlama ve zekayla ilgilidir. İyi bir pasör: Rakip orta oyuncunun gözlerini takip eder. Bloğun dengesini bozar. Sahadaki en zayıf halkayı tespit edip sürekli oraya oyun kurar.
  12. FUTBOL TARİHİNDE BİR İLK: REAL MADRİD’DEN 1,2 MİLYAR EUROLUK REKOR! İspanyol devi Real Madrid, saha içindeki başarılarını finansal alanda da tarihe geçen bir rekorla taçlandırdı. Eflatun-beyazlılar, açıkladıkları son mali raporda 1,221 milyar euroluk gelir elde ederek dünya spor tarihinin en yüksek sezonluk gelirine ulaştı. Dünya futbolunun finansal lideri Real Madrid, sınırları zorlamaya devam ediyor. Kulüp Yönetim Kurulu tarafından açıklanan 2024/2025 mali yılı raporu, sadece futbol dünyasında değil, tüm spor endüstrisinde eşi benzeri görülmemiş bir finansal tabloyu ortaya koydu. GELİR KALEMLERİNDE ŞOVALYE MESAİSİ Eflatun-beyazlıların ulaştığı 1,221 milyar euroluk devasa gelirde (oyuncu transferleri hariç) üç ana faktör öne çıktı: Yeni Santiago Bernabéu Etkisi (363 Milyon €): Yenilenen stadyumun yıl boyunca maç günleri dışındaki dev konserlere, etkinliklere ve ticari organizasyonlara ev sahipliği yapması stadyum gelirlerini zirveye taşıdı. Pazarlama ve Ticari Rekorlar (539 Milyon €): Yeni sponsorluk anlaşmaları, lisanslı ürün satışları ve global mağazacılık ağının genişlemesiyle gelirin en büyük dilimi pazarlamadan sağlandı. Yayın Gelirleri (319 Milyon €): La Liga ve Şampiyonlar Ligi'ndeki istikrarlı başarı, yayın hakkı gelirlerinin devasa seviyelerde kalmasını sağladı. 26 YILDIR BİTMEYEN "KÂR" GELENEĞİ Finansal disiplinden ödün vermeyen başkent ekibi, bu tarihi gelir sezonunu da 26 milyon euro net kâr ile kapattı. Böylece Real Madrid, üst üste 26. sezonda da mali yılı kârla kapatma başarısı göstererek modern futbol endüstrisinde kırılması güç bir sürdürülebilirlik örneği sergiledi.
  13. #UCL İkinci Eleme Turu Rövanş Maçı Gornik Zabrze 29 Temmuz Çarşamba 21.00 20.00 Arena Zabrze
  14. [Deprem Anı] Kashima Kasabası'nda Bir Köprü Üzerinde Motosiklet ve Yüklü kamyonun Havaya Savrulduğu An
  15. Opta'nın Güç Sıralamasına göre sıralanan dünyanın en güçlü 50 ligi İngiltere Premier Ligi İspanya La Liga Almanya Bundesliga İtalya Serie A Fransa Ligi 1 Brezilya Serie A Liga Profesyonel Arjantin Belçika Jupiler Pro Ligi Portekiz Primeira Ligi İngiltere Şampiyonası Polonya Ekstraklasa Danimarka Süper Ligi Kolombiya Primera A Japonya J1 Ligi Norveç Elit Serisi Ekvador Liga Pro İsviçre Süper Ligi Hırvatistan Prva HNL ABD Birinci Futbol Ligi Paraguay Birinci Ligi Meksika Primerası Hollanda Eredivisie İspanya Segunda Bölümü Çek Birinci Ligi Türkiye Süper Ligi İsveç Allsvenskan Rusya Premier Ligi Almanya Bundesliga Zwei Şili Primera Yunanistan Süper Ligi Kore K Ligi 1 Uruguay Ligi AUF Macaristan Ligi NB I Avusturya Bundesliga Kıbrıs 1. Ligi İtalya Serisi B Arjantin Primera Nacional Romanya Lig I Botola Pro Fransa Ligue 2 İskoçya Premier Ligi Suudi Arabistan Ligi Bolivya Primera División Peru Liga 1 Cezayir Ligue 1 Venezuela Birinci Ligi İngiltere Birinci Ligi Mısır Premier Ligi Slovakya 1. Liga Avustralya A Ligi Erkekler Kaynak: Opta Güç Sıralaması, SportBible aracılığıyla
  16. Gianni Infantino, FIFA'nın bir kısmını özel yatırımcılara satma planlarında ısrar ederse, Avrupalı ülkeler Dünya Kupası'nı boykot etme ihtimalini görüşecek.
  17. Dün

  18. FUTBOLUN RUHU SATILIK MI? INFANTINO VE TRUMP AİLESİNDEN DÜNYA KUPASI’NI ÖZELLEŞTİRME PLANI! Dünya futbolu, tarihinin en büyük skandallarından biriyle karşı karşıya. The Times’ın haberine göre FIFA Başkanı Gianni Infantino, Dünya Kupası’nın kontrolünü özel yatırımcılara devretmek ve turnuvayı adeta bir şirkete dönüştürmek için gizli görüşmeler yürütüyor. İşin en çarpıcı tarafı ise bu devasa pazarlığın merkezinde ABD Başkanı Donald Trump ve ailesinin yer alması. Plan Nasıl İşleyecek? Sızan bilgilere göre Infantino’nun hedefi, Dünya Kupası’nı FIFA bünyesinden çıkarıp yeni bir özel şirkete devretmek: Trump Ailesi Bağlantısı: Anlaşmanın arkasındaki kilit isim Donald Trump. Hisselerin ana alıcısının ise Trump'ın damadı Jared Kushner'in kardeşi Josh Kushner olması planlanıyor. Siyasi tepkilerden çekinildiği için Jared Kushner yerine kardeşinin öne sürüldüğü belirtiliyor. Infantino Kendine Koltuk Hazırlıyor: Infantino’nun 2031’de FIFA Başkanlığı bittiğinde, kurulacak bu yeni şirketin başına "Komiser" (üst yönetici) olarak geçmesi öngörülüyor. Format Değişiyor: Yeni şirket bünyesinde hem erkekler hem kadınlar Dünya Kupası ile Kulüpler Dünya Kupası yönetilecek. Turnuvaların 4 yılda bir yerine çok daha sık aralıklarla düzenlenmesi hedefleniyor. 211 Ülkeye "Tuzak" Gibi Teklif Infantino, Dünya Kupası’nı tek başına satamaz; bunun için 211 üye ülkenin onayı gerekiyor. Şirketin toplam değeri 4,22 milyar dolar olarak hesaplanırken, her üye ülkeye 20 milyon dolar değerinde hisse verileceği ifade ediliyor. Zengin futbol ülkeleri için 20 milyon dolar küçük bir para olsa da, ciddi bütçe krizleri yaşayan onlarca küçük ülke için bu teklif büyük bir cazibe taşıyor. Çaresiz durumdaki ülkelerin ellerindeki hisseleri satması halinde, Dünya Kupası'nın tüm kontrolü demokratik bir spor kurumundan çıkıp özel sermaye gruplarının eline geçecek. UEFA'dan Sert Tepki: "Futbol Satılık Değildir!" FIFA’nın gizlilik anlaşmaları (NDA) imzalatarak yürüttüğü bu süreç, futbol dünyasını ayağa kaldırdı. UEFA, yaptığı sert açıklamayla plana adeta savaş açtı: Özetle Ne Oluyor? Gözlerden uzak yürütülen bu plan; şeffaflıktan uzak, yolsuzluk iddialarına açık ve futbolun geleceğini tamamen kâr odaklı özel şirketlerin eline bırakacak nitelikte. Anlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, Dünya Kupası'nın ev sahipliği seçimlerinden turnuva takvimine kadar her şey kökten değişebilir.
  19. Tüm zamanların en çok kazandıran 15 şarkısı / Parçası Bazı şarkılar sadece müzikten ibaret değildir; son nota sönümlendikten çok sonra bile kazandırmaya devam eden birer para makinesidirler. Tatil klasiklerinden rock marşlarına kadar pek çok şarkı; radyo yayınları, dijital dinlemeler, lisanslama ve yeniden yorumlamalar (cover) sayesinde on milyonlarca dolar gelir elde etmiştir. Müzik endüstrisi, zamansız melodileri çoğu sanatçının ancak hayalini kurabileceği şekillerde ödüllendirir. İşte müzikal dehayı büyük bir finansal başarıya dönüştüren o şarkılar. 'Happy Birthday to You' - Patty Hill ve Mildred J. Hill (1893) Dünya üzerinde bu şarkıdan daha sık söylenen başka bir şarkı yoktur. 1800'lerin sonlarında iki kız kardeş tarafından yazılan "Happy Birthday to You", Guinness Dünya Rekorları'na göre İngilizce dilindeki en tanınmış şarkı haline gelmiştir. 20. yüzyılın büyük bir bölümünde Warner/Chappell Music adlı bir şirket şarkının telif haklarını elinde bulundurmuş ve şarkı filmlerde ya da televizyon programlarında her kullanıldığında lisans ücreti talep etmiştir. Bu telif gelirleri, şarkının en popüler olduğu dönemde yıllık tahmini 2 milyon dolara ulaşmıştı. Mahkemenin 2016 yılında şarkının artık kamu malı (telif hakkı koruması dışında) olduğuna hükmettiği ana kadar, şarkı 50 milyon dolardan fazla kazanç sağlamıştı. Bu şarkı, sadeliğin doğru anla birleştiğinde kalıcı bir finansal güç yarattığının en büyük kanıtı olmaya devam ediyor. 'White Christmas' - Irving Berlin (1942) Bing Crosby, "White Christmas"ı 1942'deki bir kayıt oturumu sırasında sadece 18 dakikada kaydetmiş ve bu kısa kayıt seansı, müzik tarihindeki en kârlı anlardan birine dönüşmüştür. Dünya genelinde 50 milyondan fazla fiziksel kopyası satılan şarkı, on yıllar boyunca tüm zamanların en çok satan teklisi (single) olma unvanını korumuştur. Şarkıyı Irving Berlin yazmış ve kendisi 1989'da vefat ettikten çok sonra bile mirasçıları telif geliri elde etmeye devam etmiştir. Her tatil sezonunda şarkı radyo istasyonlarına, alışveriş merkezlerine ve tatil temalı filmlere geri dönerek yeni lisans gelirleri yaratmaktadır. Tahmini toplam kazanç 36 milyon dolar civarındadır; ancak bazı analistler gerçek rakamın daha yüksek olduğuna inanmaktadır. Şarkı ayrıca, tatil müziğinin başlı başına bir endüstri olabileceği fikrini pekiştirmiş ve sanatçıların günümüzde hâlâ uyguladığı, sezona yönelik kayıt stratejilerini etkileyen nesillere yön vermiştir. 'You've Lost That Lovin' Feelin'' - The Righteous Brothers (1964) BMI, 1990'ların sonuna gelindiğinde kaydedilen 8 milyonu aşkın yayınıyla bu şarkıyı Amerikan radyo tarihindeki en çok çalınan şarkı olarak nitelendirmişti. Bu, dudak uçuklatan bir rakamdır ve her bir çalınma işlemi beraberinde bir icra telif hakkı getirmiştir. The Righteous Brothers, bu "blue-eyed soul" (beyaz sanatçıların icra ettiği soul müziği) başyapıtını 1964 yılında, şarkıya destansı ve görkemli bir hava katmak için ünlü "Wall of Sound" (Ses Duvarı) kayıt tekniğini kullanan yapımcı Phil Spector yönetiminde kaydetti. Şarkının duygusal gücü, onun on yıllar boyunca radyo çalma listelerinde kalmasını sağladı; 1986 yapımı "Top Gun" filminde kullanılması ise şarkıyı yepyeni bir hayran kitlesiyle tanıştırdı. Tahmini kazancı 30 milyon doların üzerindedir. Radyolarda bu denli kalıcılık gösterebilen çok az şarkı vardır; sürekli değişen müzik zevkleri arasında altı on yıl boyunca kültürel geçerliliğini korumayı başaranların sayısı ise daha da azdır. 'Yesterday' - The Beatles (1965) Söylentilere göre Paul McCartney bir sabah uyandığında melodi çoktan aklına yerleşmişti; gerçek sözler aklına gelmeden önce ise geçici olarak "scrambled eggs" (çırpılmış yumurta) sözlerini kullanmıştı. "Yesterday", Guinness Dünya Rekorları tarafından kayda geçirilen 2.200'den fazla bilinen versiyonuyla, kayıt tarihindeki en çok yeniden yorumlanan (cover yapılan) şarkılardan biri haline geldi. Her bir yeniden yorum, McCartney'nin yayın haklarını elinde bulunduran tarafa aktarılan bestecilik telif gelirleri yaratmaktadır. Dünya genelindeki sürekli radyo yayınları, buna ek olarak istikrarlı bir icra geliri akışı daha sağlamaktadır. Dijital dinleme platformları da son yıllarda şarkı için yeni bir gelir kanalı oluşturmuştur. Tahmini kazanç 30 milyon dolar civarındadır; ancak bazı müzik ekonomistleri, şarkının yarım asrı aşkın süredir devam eden kullanımıyla elde ettiği benzersiz küresel etki göz önüne alındığında, gerçek toplam kazancın çok daha yüksek olduğuna inanmaktadır. 'Unchained Melody' - The Righteous Brothers (1965) İlk olarak 1955'te kaydedilen "Unchained Melody", en büyük ticari başarısını otuz yıl sonra, 1990 yapımı Ghost (Hayalet) filminde yer aldığında yakaladı. Patrick Swayze ve Demi Moore'un rol aldığı çömlek yapma sahnesi sinemanın en ikonik romantik anlarından biri haline geldi ve şarkının The Righteous Brothers tarafından seslendirilen versiyonu neredeyse bir gecede listelerin zirvesine tırmandı. Müzik dünyasında bu türden beklenmedik bir yeniden canlanma nadir görülen bir durumdur. Yeniden kazandığı popülerlik, plak satışlarını hızla artırdı ve şarkıyı daha önce hiç duymamış milyonlarca genç dinleyiciyle tanıştırdı. Filmden elde edilen lisans gelirleri ile sonrasında reklamlar, televizyon programları ve diğer filmlerdeki kullanımlar, şarkının toplam kazancına önemli ölçüde katkıda bulundu. Tahmini toplam kazancı 25 milyon doları aşmaktadır; bu da onu, bir şarkının bugüne kadar elde ettiği finansal açıdan en kazançlı "ikinci bahar" örneklerinden biri yapmaktadır. 'Stand by Me' - Ben E. King (1961) Ben E. King, "Stand by Me"yi, çocukluğundan hatırladığı bir gospel şarkısından ilham alarak yaklaşık 15 dakikada yazdı. O kısa yaratıcı sürecin ürünü olan bu eser, kaydedilmiş en kalıcı pop şarkılarından birine dönüştü. Şarkı; reggae'den country ve klasik müziğe kadar akla gelebilecek her türden yüzlerce sanatçı tarafından yeniden yorumlandı ve her bir versiyon, yaratıcıları için yeni telif gelirleri sağladı. Şarkının, aynı adı taşıyan ve 1986'da gösterime giren sevilen bir büyüme çağı filminde kullanılması, eserin yeniden geniş kitleler tarafından hatırlanmasını sağladı ve satışlarını önemli ölçüde artırdı. Coca-Cola ve diğer büyük markalar da yıllar içinde reklam kampanyalarında kullanmak üzere şarkının lisansını aldı. Tahmini toplam kazancı 20 milyon doların üzerindedir. Şarkının evrensel dostluk ve sadakat mesajı; onu dünya genelinde spor etkinliklerinde, okul konserlerinde ve ödül törenlerinde kendine yer bulan bir eser haline getirmiştir. 'Every Breath You Take' - The Police (1983) Sting, "Every Breath You Take"i, Jamaika'da Ian Fleming'in eski evinde kaldığı bir gecede, hiç uyumadan kaleme aldı. Şarkı, The Police grubunun en büyük hiti ve pop tarihindeki en yanlış anlaşılan şarkılardan biri oldu; Sting şarkının aslında takıntı ve kontrolle ilgili olduğunu belirtmesine rağmen, pek çok hayranı onu bir aşk şarkısı olarak görmektedir. Bu belirsizlik, şarkının kazanç potansiyelini zerre kadar yavaşlatmadı. 1997 yılında rapçi Puff Daddy, merhum Notorious B.I.G.'ye bir saygı duruşu niteliğindeki "I'll Be Missing You" şarkısında bu melodiyi örnekledi (sample olarak kullandı). Şarkı yazarlığı haklarının tamamını elinde tuttuğu için, yalnızca bu örnekleme sayesinde Sting'in on milyonlarca dolarlık ek telif geliri elde ettiği belirtiliyor. Onlarca yıllık radyo yayınları ve dijital dinlemeler de hesaba katıldığında, şarkının toplam kazancı 20 milyon doları aşmaktadır. Bu durum, doğru seçilmiş tek bir örneklemenin bir şarkının finansal mirasını nasıl muazzam ölçüde büyütebileceğine dair ders niteliğinde bir örnektir. 'All I Want for Christmas Is You' - Mariah Carey (1994) Müzikseverler her Ekim ayında, tatil sezonu yaklaşırken Mariah Carey'nin adeta "buzlarını çözüp" yeniden ortaya çıktığına dair şakalar yaparlar; bu şakanın temelinde ise sanatçının 1994 tarihli o meşhur tatil şarkısının her yıl istisnasız bir şekilde dijital dinleme listelerinin zirvesine yerleşmesi gerçeği yatar. Şarkının; dijital dinlemeler, radyo yayınları, lisans anlaşmaları ve filmler ya da reklamlar için yapılan kullanımlar (sync) sayesinde Carey'ye yıllık 2,5 ila 3 milyon dolar arasında bir gelir sağladığı ifade ediliyor. Aradan 25 yıl geçtikten sonra, "All I Want for Christmas Is You" nihayet 2019'da Billboard Hot 100 listesinde bir numaraya yükseldi; bu, başka hiçbir tatil şarkısının erişemediği, rekor niteliğinde bir başarıydı. Şarkının bugüne kadarki toplam kazancının on milyonlarca dolar olduğu tahmin ediliyor ve bu rakam her Aralık ayında artmaya devam ediyor. Müzik formatlarının sürekli değiştiği tam otuz yıl boyunca, herhangi bir türdeki çok az şarkı bu denli istikrarlı bir ticari başarı sergileyebilmiştir. 'I Will Always Love You' - Dolly Parton / Whitney Houston (1992) Dolly Parton bu şarkıyı 1973 yılında, akıl hocası Porter Wagoner'a içten bir veda niteliğinde yazmış ve ilk kaydını gerçekleştirmişti. Şarkı, Parton'ın yorumuyla country müzik listelerinde iki kez bir numaraya yükseldi. Daha sonra Whitney Houston şarkıyı 1992 yapımı "The Bodyguard" filmi için seslendirdi ve her şey değişti. Houston'ın versiyonu tarihin en çok satan teklilerinden biri haline geldi; şarkı yazarlığı haklarını akıllıca elinde tutan Parton ise bambaşka bir dinleyici kitlesi sayesinde muazzam miktarda telif geliri elde etmeye başladı. Anlatılanlara göre Elvis Presley bir dönem bu şarkıyı kaydetmek istemiş, ancak menajeri yayın haklarının yarısını talep etmişti. Parton bu teklifi reddetti ve aldığı bu kararın milyonlarca dolar değerinde olduğu ortaya çıktı. Sadece Houston'ın versiyonu bile on milyonlarca dolarlık satış ve lisanslama geliri sağladı. Parton, Houston'ın kaydından gelen telif ödemelerinin, Tennessee'deki çok sevdiği tema parkı Dollywood'u inşa etmesine yardımcı olduğunu ifade etmiştir. 'Bohemian Rhapsody' - Queen (1975) Yaklaşık altı dakikalık süresiyle; opera, rock ve balad türlerini tek bir parçada harmanlayıp hiçbir kategoriye sığmayan bir yapı sunan "Bohemian Rhapsody", 1975 yılında ticari radyo yayıncılığının tüm kurallarını yıktı. Radyo programcıları, şarkının başarılı olamayacak kadar uzun ve tuhaf olduğunu düşünüyordu. Ancak fena halde yanılıyorlardı. Şarkı birçok ülkede bir numaraya yükseldi ve piyasaya sürüldüğü günden bu yana satışları hiç durmadı. Grubun adını taşıyan 2018 yapımı biyografik film, Queen'in müziğini yepyeni bir nesille tanıştırdı ve şarkının dinlenme sayılarını zirveye taşıdı. Spotify, şarkının platformda bir milyar dinlenme barajını aşan 1980 öncesi ilk parça olduğunu açıkladı. Fiziksel satışlar, dijital indirmeler, çevrimiçi dinlemeler ve filmin dünya çapındaki büyük başarısı hesaba katıldığında, toplam kazancın on milyonlarca dolar olduğu tahmin ediliyor. Şarkı, kayıtlı müzik tarihindeki ticari açıdan en kalıcı ve dayanıklı eserlerden biri olma özelliğini koruyor. 'Oh, Pretty Woman' - Roy Orbison (1964) Söylentilere göre Roy Orbison, "Oh, Pretty Woman"ı, eşi Claudette'in bazı işlerini halletmek üzere evden çıkmasından sonra yaklaşık 20 dakikada yazmıştı. Orbison arkasından seslenip paraya ihtiyacı olup olmadığını sormuş, eşi "hayır" cevabını vermişti; işte bu küçük an, pop tarihindeki en tanınmış gitar rifflerinden birinin doğuşuna vesile olmuştu. Şarkı birçok ülkede bir numaraya yükseldi ve Orbison'ın solo sanatçı olarak kariyerini tanımlayan eser oldu. On yıllar sonra, başrollerini Julia Roberts ve Richard Gere'in paylaştığı 1990 yapımı romantik komedi filmi "Pretty Woman"da şarkıya geniş yer verilmesi, eserin devasa bir yeni kitleyle tanışmasını ve yeni bir lisans geliri dalgası yaratmasını sağladı. Filmin yakaladığı muazzam başarı, şarkıya çoğu sanatçının asla sahip olamadığı türden ikinci bir ticari hayat kazandırdı. On yıllar süren radyo yayınları ve yeniden yorumlamalarla (cover) birleştiğinde, toplam kazanç milyonlarca dolara ulaştı ve dijital dinleme platformları sayesinde artmaya devam ediyor. 'Hotel California' - Eagles (1976) Eagles grubu, "Hotel California"yı oluşturmak için aylarca çalıştı; gizemli sözleri ve iç içe geçen gitar armonilerini, 1976'da rock radyolarında çalınan diğer hiçbir şeye benzemeyen bir yapı içinde harmanladı. Şarkının sonunda yer alan ve Don Felder ile Joe Walsh arasındaki o meşhur gitar düellosu, rock müziği tarihindeki en çok incelenen bölümlerden biri olmaya devam ediyor. Hem eleştirmenler hem de hayranlar, albümü ve çıkış parçasını, Amerikan toplumundaki aşırılıklar ve hayal kırıklığı üzerine yapılmış belirleyici bir açıklama olarak değerlendirdi. On yıllara yayılan albüm satışları, radyo yayınları ve lisans anlaşmaları, bu şarkıyı klasik rock türünün finansal açıdan en değerli eserlerinden biri haline getirdi. Eagles'ın geçmişten beri kendi müzik kataloglarını koruma konusundaki titiz tutumu, telif oranlarının yüksek kalmasına yardımcı oldu. Toplam kazanç milyonlarca doları bulurken, son yıllarda dijital dinleme platformları da giderek büyüyen yeni bir gelir kaynağı oluşturdu. Şarkı, tüm büyük platformlarda en çok dinlenen klasik rock parçaları arasında istikrarlı bir şekilde yer alıyor. 'Imagine' - John Lennon (1971) John Lennon, "Imagine"i İngiltere'deki Tittenhurst Park'ta bulunan ev stüdyosunda kaydetti ve şarkı, yayınlandığı andan itibaren neredeyse anında sanatçının solo kariyerinin simgesi haline geldi. Basit piyano melodisi ve bölünmüşlükten uzak bir dünyaya dair umut dolu mesajı; kültürleri, dilleri ve nesilleri aşarak çok az şarkının başarabildiği türden bir etki yarattı. Lennon başlangıçta eşi Yoko Ono'yu şarkının ortak yazarı olarak belirtmiş olsa da, Ono'nun resmi yazar olarak kayıtlara geçmesi ancak on yıllar sonra gerçekleşti. Şarkı; büyük küresel etkinliklerde, siyasi toplantılarda, afet yardım konserlerinde ve Olimpiyat törenlerinde düzenli olarak icra ediliyor. Her bir halka açık performans, Lennon'ın miras yönetimi için telif geliri sağlıyor. Şarkı ayrıca yıllar içinde filmler, belgeseller ve reklam kampanyaları tarafından defalarca lisanslandı. Toplam kazanç milyonlarca dolara ulaşıyor ve şarkının taşıdığı sembolik anlam, ona olan talebin nadiren düşmesine neden oluyor. Yoko Ono, şarkının anlamını korumak amacıyla lisanslama süreçlerini hâlâ titizlikle yönetiyor. 'The Christmas Song (Chestnuts Roasting on an Open Fire)' - Mel Torme ve Bob Wells (1945) Mel Torme, "The Christmas Song"u 1945'te bunaltıcı bir yaz gününde, zihninde serinlemek amacıyla kışa dair imgeleri not ederek yazdı. Ortaya çıkan eser, şimdiye kadar yazılmış en samimi ve en sevilen tatil şarkılarından biri oldu. Şarkının en ünlü versiyonunu Nat King Cole kaydetti; sanatçının sıcak bariton sesi, bu yorumu, çoğu dinleyicinin şarkının adını duyduğunda aklına gelen ilk ve en esaslı versiyon haline getirdi. O tarihten bu yana Frank Sinatra'dan Michael Bublé'ye kadar yüzlerce sanatçı şarkının kendi versiyonlarını kaydetti ve her biri, şarkı yazarlarının mirasçıları için yeni mekanik telif gelirleri sağladı. Şarkı her Aralık ayında tatil temalı reklamlarda, alışveriş merkezi çalma listelerinde ve televizyon programlarında mutlaka kendine yer buluyor. Toplam kazanç milyonlarca doları buluyor ve telif akışında herhangi bir yavaşlama belirtisi görülmüyor. Bu, her dönemde kendine yer edinebilen nadir tatil şarkılarından biri. 'Sweet Caroline' - Neil Diamond (1969) Neil Diamond, "Sweet Caroline"ı, genç Caroline Kennedy'nin at üzerindeki bir fotoğrafından ilham alarak yazdığını belirtmiştir. Bu hikâye tamamen doğru olsun ya da olmasın, şarkı pop radyo kanallarındaki ilk başarısının çok ötesinde bir hayata kavuştu. Şarkının hep bir ağızdan söylenen nakaratı, spor müsabakalarında —özellikle de taraftarların "bah bah bah" kısmını büyük bir coşkuyla haykırdığı Fenway Park'taki Boston Red Sox maçlarında— bir seyirci katılım ritüeline dönüştü. Biletli etkinliklerdeki bu tür tekrarlanan halka açık performanslar, tipik radyo yayınlarının tam olarak sağlayamayacağı türden sürekli bir lisanslama geliri yaratıyor. Reklam kampanyaları ve televizyon programlarında yer alması da on yıllar boyunca ek gelir sağladı. Diamond, müzik kataloğunu 2023 yılında yaklaşık 50 milyon dolar karşılığında Universal Music Publishing Group'a sattı ve "Sweet Caroline", bu anlaşmadaki en değerli varlıklardan biri olarak kabul edildi. Şarkının ticari cazibesi, azalacağına dair hiçbir işaret vermiyor.
  20. Eğlenceli Bir Harita: Eski NATO ve Yepyeni NATO ABD Başkanı Donald Trump, yakın zamanda Türkiye'de düzenlenen NATO zirvesinde örgüte duyduğu hoşnutsuzluğu dile getirdi ve mevcut savaşlarında ABD'ye "hak ettiği şekilde davranan" tek ülkelerin Çin ve Türkiye olduğunu ifade etti.
  21. Baldan poleni çıkarmak üzerine kurulmuş bir suç endüstrisi var. Neden? Çünkü bal, yeryüzünde bozulmayan az sayıdaki gıdadan biridir. Arkeologlar 3000 yıldan fazla bir süre sonra Mısır mezarlarında mühürlü kavanozları açtılar ve içindeki balın hâlâ yenilebilir olduğunu buldular. Soğutma yok. Koruyucu madde yok. Paketleme teknolojisi yok. Çürümeye o kadar düşman olan bir madde ki, zaman onu parçalayamıyor. Bunun nedeni, kabarcıklar ve polenler yukarı doğru sürüklendiğinde kavanozda olup bitenlerle doğrudan bağlantılıdır. Bal, yalnızca yüzde 17 ila 18 civarında su tutan aşırı doymuş bir şeker çözeltisidir. Bu küçük su içeriği tüm hikayedir. Bakteriler ve mikroplar hayatta kalabilmek için mevcut suya ihtiyaç duyarlar ve bal, şeker açısından o kadar yoğundur ki, ozmoz yoluyla kendisine dokunan herhangi bir hücredeki nemi fiziksel olarak çeker. Balın içine yerleşen bakteri baldan etkilenmez. Susuz kalarak ölür. Bunun üzerine arılar, yavaş yavaş küçük miktarlarda hidrojen peroksit salgılayan glikoz oksidaz adı verilen bir enzim ekler ve tüm madde, 3,9 civarında asidik bir pH'ta bulunur. Kahvaltı kılığına girmiş kimyasal bir kale. Şimdi bu yoğunluğun açıklamanın kendisine ne yaptığına bakın. Bal sudan kabaca 1,4 kat daha ağırdır ve aşırı derecede viskozdur. Balmumu lekeleri, hava kabarcıkları ve polen tanecikleri yüzeye çıktığında, ince bir sıvıda meydana gelen bu küçük bir şey değildir. Bu parçacıklar, zar zor akacak kadar kalın bir ortamdan geçerek yukarıya doğru ilerliyorlar. Yükseliyorlar çünkü etraflarındaki baldan daha hafifler ve bal karışmaya o kadar dayanıklı ki, tepeye ulaştıklarında arıcının kolayca süzebileceği temiz bir tabaka halinde orada kalıyorlar. Balın ölümsüz olmasını sağlayan özellik, balın kendi kendini süzmesini sağlayan özelliğidir. Yoğunluk, normalde makinelerin yapmak zorunda kalacağı işi yapar. Geleneksel arıcıların zorla filtrelemeye karar vermelerinin nedeni budur ve bu ayrım çoğu insanın düşündüğünden daha önemlidir. Bal yükselip çökerek doğal olarak berraklaştığında, polen yavaşça yukarı çıkar ve içindekilerin geri kalanına zarar vermeden sıyırılabilir. Bal, enzimlerini, aromatik bileşiklerini, iz minerallerini, arıların ziyaret ettiği çiçeklerin canlı parmak izlerini korur. Isıtıp endüstriyel mikro filtrelerden geçirin ve süpermarket rafında cam gibi ve tek tip görünmesini sağlamak için tüm bunları çıkarın. Bu soyulmanın neredeyse hiç kimsenin bahsetmediği daha karanlık bir sonucu var. Balın gerçekte nereden geldiğini belirlemenin tek yolu polendir. Her bölgenin çiçekleri farklı bir polen imzası bırakır ve eğitimli bir melissopalinolog, bir kavanozdaki polene bakıp size polenin hangi ülkede, bazen de hangi vadide hasat edildiğini söyleyebilir. Ticari işleyiciler, her polen izini ortadan kaldırmak için balı ultra filtrelediğinde, sadece dokuyu değiştirmiyorlar. Balın doğum belgesini siliyorlar. Bu, bal aklama adı verilen tam bir gölge endüstrisi yarattı. İthalat vergileriyle karşı karşıya olan ülkelerden gelen ucuz, çoğunlukla katkılı bal, izlenemez hale gelene kadar ultra filtreden geçiriliyor, ardından tamamen başka bir yerden geldiği şeklinde yeniden etiketleniyor ve yüksek bir fiyatla satılıyor. Polenlerin uzaklaştırılması kaliteli bir karar değildir. Kanıtları yok eden bir şey. Araştırmalar, market raflarındaki balın şaşırtıcı bir kısmının polenlerinin tamamen çıkarıldığını ortaya çıkardı; bu da balın ne olduğunu ya da nereden geldiğini doğrulamanın hiçbir yolu olmadığı anlamına geliyor. Yani kabarcıklar yükselirken kavanozun beklemesine izin vermek, balın başına gelebilecek en dürüst şeydir. Polenlerin yavaşça yukarıya doğru sürüklenmesi balın kendisi hakkındaki gerçeği söylemesidir. Şiddetle yapılan filtreleme, bu gerçeğin nasıl silindiğini gösterir. Bunu neredeyse şiirsel kılan bir katman daha var. Bu balın her gramı, yaklaşık 1.500 çiçeği ziyaret eden arıları temsil ediyor ve tek bir işçi arı, tüm yaşamı boyunca bir çay kaşığının yaklaşık on ikide birini üretebilir. Yüzeye çıkan polenler, milyonlarca çiçek ziyaretinin fiziksel kalıntısıdır. Balı nazikçe sıyırıp bütün olarak tuttuğunuzda, bir ekosistemin kaydını tutuyorsunuz. Güzelleştirmek için filtreden geçirdiğinizde o plağı çöpe atıyorsunuz. Bir kaşık dolusu çiğ bal sadece şeker değildir. Bu, polenlerle yazılmış, böcekler tarafından inşa edilmiş ve imparatorluklardan daha uzun süre ayakta kalabilecek bir manzaranın mühürlü, kendini koruyan, kendi kendini aydınlatan bir arşividir. Yukardaki Makale doğru mu? Evet, metindeki bilgiler büyük ölçüde doğrudur. Yazı; balın biyolojik özelliklerini, doğal süzülme mekanizmasını, melissopalinoloji (baldaki polen bilimi) bilimini ve "bal aklama" (honey laundering) olarak bilinen küresel gıda sahtekarlığını accurately (doğru bir şekilde) açıklamaktadır. Metindeki iddiaların bilimsel ve gerçek verilerle ne kadar uyuştuğunun detaylı incelemesi aşağıdadır: 1. Bal gerçekten hiç bozulmaz mı?Evet. Bal, ağzı kapalı bir kapta tutulduğu sürece neredeyse sonsuza kadar dayanabilen nadir gıdalardandır. Bilimsel Sebebi: Metin, balın aşırı doymuş bir şeker çözeltisi olduğunu ve çok düşük su oranına (%17–18) sahip olduğunu doğru bir şekilde açıklar. Ozmoz yoluyla bu yoğun şeker, bakterilerin veya mantar hücrelerinin suyunu çekerek balı bozamadadan önce onları dehidrate eder (kurutur) ve öldürür. Asitlik ve Hidrojen Peroksit: Bal asidik bir pH'a sahiptir (genellikle 3,2 ile 4,5 arasında). Ayrıca arılar, yavaşça küçük miktarlarda hidrojen peroksit ($H_2O_2$) üreten glukoz oksidaz enzimini ekleyerek ortamı mikroplar için daha da elverişsiz hale getirir. Arkeolojik Bulgular: Mısır mezarlarındaki mühürlü kaplarda bulunan binlerce yıllık balların hâlâ yenilebilir durumda olduğu tespit edilmiştir. 2. Balın doğal olarak berraklaşması ve dinlenmesiDoğru. Bal oldukça yoğundur (yaklaşık 1,42 g/cm³) ve yüksek vizkoziteye (akışkanlık direncine) sahiptir. Geleneksel arıcılıkta: Hava kabarcıkları, balmumu parçacıkları ve polen taneleri kaldırma kuvveti sayesinde birkaç gün içinde doğal olarak yüzeye çıkar. Yüzeye ulaştıklarında, bal ısıtılmadan veya faydalı enzimleri yok edilmeden bir kevgirle kolayca köpük şeklinde temizlenebilir. 3. Polen balın "doğum belgesi" midir? (Melissopalinoloji)Doğru. Melissopalinoloji, balın içindeki polenlerin incelendiği bilim dalıdır. Bitki türleri ülkelere, bölgelere ve iklimlere göre farklılık gösterdiği için, kavanozun içindeki polen taneleri coğrafi bir imza oluşturur. Uzmanlar mikroskop altında polenleri inceleyerek bir balın gerçekten etikette yazdığı bölgeden veya çiçekten gelip gelmediğini doğrulayabilir. 4. "Bal Aklama" ve Aşırı Filtrasyon (Ultra-filtration)Doğru. "Bal aklama", gıda sektöründe belgelenmiş küresel bir sahtekarlık sorunudur. Polen Neden Temizlenir? Endüstriyel işleyiciler balı ısıtır ve yüksek basınçlı mikron filtrelerden geçirir. Sektör temsilcileri bunun şekerlenmeyi (kristallenmeyi) geciktirdiğini ve berrak bir görünüm sunduğunu savunsa da, bu işlem tüm polen izlerini yok eder. Suç Unsuru: Polen olmadığında balın neredeyse hiçbir laboratuvarda nereden geldiği tespit edilemez. Sahte veya ucuz bal üreten bazı ihracatçılar, menşeini gizlemek için balı ultra-filtreler, ucuz mısır veya pirinç şurubuyla karıştırır ve başka bir ülkeden geliyormuş gibi satar. 5. Arılar Hakkındaki Sayısal VerilerDoğru. Bir işçi arı, tüm ömrü boyunca (yoğun çalışma sezonunda sadece birkaç hafta yaşarlar) yaklaşık bir çay kaşığının 12'de biri kadar bal üretebilir. Yaklaşık yarım kilo (450 gram) bal üretebilmek için bir arı kolonisinin ortalama 2 milyon çiçeği ziyaret etmesi gerekir (gram başına yaklaşık 1.000 - 1.500 çiçek ziyareti). ÖzetYazı, şiirsel bir üslubu sağlam bilimsel gerçekler ve araştırmacı gazetecilik verileriyle harmanlamıştır. Metnin temel tezi olan —polenlerin temizlenmesinin balın izlenebilir kimliğini yok ettiği ve yasa dışı bir ticarete zemin hazırladığı— tamamen gerçektir.
  22. HANDE BALADIN En yüksek yüzdeyle hücum eden smaçör En iyi manşet alan smaçör Takımın en skorer 2. Oyuncusu Takımın en çok ace atan 2. Oyuncusu Takımın en çok başarılı savunma yapan 3. Oyuncusu
  23. İngilizce coğrafya terimlerini görsel olarak öğrenin. Görselde yer alan coğrafi terimlerin İngilizceleri ve Türkçe karşılıkları alfabetik sırayla aşağıda listelenmiştir: Archipelago: Takımada Atoll: Mercan adası / Atol Basin: Havza / Çanak Bay: Koy Beach: Plaj / Kumsal Butte: Tanıktepe (Düz tepeli, dik kenarlı küçük tepe) Canyon: Kanyon / Boğaz vadi Cape: Burun (Denize doğru uzanan kara parçası) Cave: Mağara Channel: Kanal / Deniz yolu Cliffs: Uçurumlar / Falezler Desert: Çöl Delta: Delta / Nehir ağzı Dune: Kumul Fjord: Fiyort Forest: Orman Glacier: Buzul Gulf: Körfez Hills: Tepeler Island: Ada Isthmus: Kıstak / Berzah (İki karayı birbirine bağlayan dar kara parçası) Lagoon: Lagün / Deniz kulağı Marsh: Bataklık / Sulak alan Mesa: Masa dağ (Üstü düz, etrafı dik dağ/tepe) Mountain: Dağ Oasis: Vaha Ocean: Okyanus Peninsula: Yarımada Plain: Ova / Düzlük Plateau: Plato / Yayla Prairie: Çayır / Çayır bozkırı Rainforest: Yağmur ormanı River: Nehir / Irmak Sea: Deniz Strait: Boğaz (İki denizi birbirine bağlayan su yolu) Swamp: Bataklık (Ağaçlı/Ormanlık bataklık) Tundra: Tundra Volcano: Yanardağ / Volkan Waterfall: Şelale / Çağlayan
  24. Senatör Lindsey Graham'ın cenaze töreni öncesinde Netanyahu ve Zelenskiy konuşurken görüldü.
  25. Yürüyüşün Faydaları Yürümenin Faydaları1 Dakika – Kan dolaşımı artar 5 Dakika – Ruh hali (mod) düzelir 10 Dakika – Kortizol (stres hormonu) seviyesi düşer 15 Dakika – Kan şekeri seviyeleri iyileşir 30 Dakika – Yağ yakımı başlar 45 Dakika – Stres belirgin şekilde azalır 60 Dakika – Beyin fonksiyonları gelişir

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.