Jump to content

V

Sign in to follow this  
  • entries
    6
  • comments
    5
  • views
    19,332

Kadın Ko(r)kusu

Sign in to follow this  
Johnydoe

255 views

Açlığı 'güç' olan birini kontrol etmek kolaydır. Tüm diğer ihatiyaçlarının önüne güçlü olmayı koymuşsa insan bu zehirle başkalarının kontrolünde olduğunun bile farkına varamaz. Güce ulaşma yolunda her kalıba girebilir, amacı uğrunda tüm benliğinden vazgeçebilir. Bazen ulaşamayacağını bile bile güç kırıntıları için yok olmayı bile göze alabilir.

içinde yaşadığımız toplum düzeninde belki de en kolay kontrol edilebilir bireyler bunlardır. bu düzeni kontrol edenler gerçek güç sahipleri, güce ulaşma yolunda gözünün karartmış kişileri kullanarak yerlerini sağlamlaştırırlar. çünkü basittir onları yönledirmek. labirentin çıkış yerine gücü koyarlar, sonra olabildiğince karmaşık hale getirirler koridorları. sürekli olarak dikte ederler, güce ulaşmak için, mutlu olmak için, tatmin olmak için şunları yapmanız gerekiyor diye. diğerleri söylenenleri kabul edip beklenen tepkileri verirler. güç, zengin olmaktır, zengin olmak için ünlü olmak gerekir, ünlü olmak için popüler kültür enjekte edilir toplumun damarlarına. bunun en kolay yolu izlenilen televizyon programları. yalan kurgulanır, sıradan insanların da ünlü dolayısıyla zengin ve güçlü olduğu hikayeler sunulur. güç hırsıyla tutuşan ama oturduğu koltuktan kalkmaya üşenen insanlara umut vaat edilir. bir gün siz de böyle olabilirsiniz diye. kalkmaya üşenen insan, uykusu gelince yatağına gider, sabah hava aydınlanmadan işine, sonra akşam geri geldiğinde tüm gün yaşadığı saçmalığı, hizmet ettiği güç sahiplerini unutmak için aptal kutusunu açar ve koltuğuna oturur. yeni hikayelerle uyuşturur aklını, bir sonraki neden ben olmayayım?!

güç, birliğin, bir olmanın ardına konur sonra. birlikteysek güçlüyüzdür der, gücün gerçek sahipleri. sonra korkuları yaratırlar, tüm dünya bizim birliğimizin karşısında, bizi bölmek istiyorlar, bizim güçlü olmamızı istemiyorlar, bizi bölerek yok edecekler! derler... güç aşkıyla yanıp tutuşanlar, birlik olma yolunda saf tutarlar. liderlerinin bir sözüne bakarlar düşünmeksizin, sorgulamaksızın. çünkü tüm dünya onlara düşman, tüm dünya onların yok olmasını istiyor, dünyanin işi yok, onun güçlü olmasını istemiyor... lierleri sağa gidin der, hepsi birlik olarak sağa gider, sonra sola gitmeleri emredilince neden sağa gittik diye sormazlar. çünkü sonunda güçlü olacaklar...

güç, ilahi inancın ardına konur. gücün gerçek sahipleri der ki, iman sahibi olanlara cennet mükafattır, bu dünyada çok zorluk çekmiş olabilirsiniz, baki olan diğer dünyadır... derken kendilerinin bu dünyada sürdükleri sefayı mümkün olduğunca örtbas ederler. güç açlığıyla yanan yığınlar yeterince şükrederlerse bu dünyada olmasa bile diğer dünyada güçlü olacaklarına biad ederler. dinlerler liderlerinin sözünü, onların istediği şekilde iman eder, istemediği şekilde lanetlerler. hayatları boyunca güçlü olamayacaklarını düşünseler bile şükretme mekanizmasıyla kendilerini kullananların beklediği gibi davranırlar, kendileri gibi değil...

açlığı güç olan birini kontrol etmek kolaydır. onları düzene adapte etmek kolaydır çünkü doğru şekilde yaklaşılırsa tepkileri ve tercihleri de tahmin edilebilir olur. kimini zengin olmakla kandırırsın, kimini birlik olmakla kimini imanla... ama mutlaka kanacakları bir yol vardır. çünkü tahmin edilebilirler. açlığı sevgi olan biri ise tercihlerinde tutarsızdır ve önceden tahmin edilemez. işte mevcut düzenin sahiplerinin en çok korktukları bireyler bunlardır. kontrol edilemezler. bir kadını seven erkeğin, ya da bir erkeği seven kadının ne zaman ne yapabileceği, nelerden fedakarlık edeceği öngörülemez. bunları ne televizyon izleterek uyuşturabilirsin, ne milliyetçilik, bir olmak kaygısıyla korkutabilirsin ne de iman gücüyle yapacaklarından vazgeçebilirsin. çünkü aşık olan insanın parayla işi olmaz. aşık olan insanın milliyeti olmaz çünkü başka ırktan birine sevdalanabilir. aşık olan insanın sevdasının karşısına imanı koyamazsın çünkü kalbiyle hareket eder, biad etmez. tanrı korkusuyla insan aşkı arasında sıkıştıramazsın. bir yerde mutlaka hata verir, ya kendini yakar, ya imanını...

bu yüzden düzeni yöneten gerçek güç sahipleri, toplumları yönetirken sevgiye aç olan insanları bastırmak için kendilerine göre kurallar koydular. en basiti ve tartışmaya en kapalı olanı, kadını kapatmak oldu. kadını bir insan olmaktan çıkarıp, el değmemesi gereken, sadece erkeğin ait olabileceği bir malmış gibi davranmasını dayattılar. erkeklere ise el değmemiş bir kadınla evlenmeyi şart koştular. kadınlar önce saçlarını örttü, sonra başka erkeklerle aynı ortamda oldukları zaman vicdan azabı çekmeye başladılar. içten içe bunun yanlış olduğunu bilseler de daha yüce bir aşk için, tanrı aşkı için buna katlanmak zorunda olduklarına kendilerini inandırdılar ki, bunu yaparken de en çok kadınlar diğerlerini etkiledi. erkeklere ise daha çok müsamaha gösterdiler. diledikleri kadınla birlikte olabilecekleri ama evlenecekleri zaman, el değmemiş olanı seçerlerse diğer aptıklarının bir önemi olmadığı öğretildi ki bu da işlerine geldi. bu dayatmalardan sonra ne kadınlar ne de erkekler sevdikleriyle birlikte olmak yerine, kurallara uymayı tercih ettiler. sevgiyi çıkardılar denklemden, çünkü işin içinde sevgi varsa, tüm zenginlikler, ırkçılıklar, inanç farklılıkları anlamasız kalıyordu. insanı, sevmek için insan olması yetiyordu. bu güç sahiplerinin işine gelmedi. kadını kapattılar. toplumdan soyutlayıp onları değerli mal haline getirdiler. bunu yaparlarken kendilerini ayrı tuttular ve kimse farkına varmadı.

bugün, yaşadığı hayatta mutlu olan sadece güç sahipleri. bir avuç azınlık. geri kalan çoğunluk şükür mekanizmasının ardına sığınıp sıranın onlara gelmesini bekliyor. ya kadınlar? bir külçe altından değerli olmak karşılığında, kendilerini kapatıp, mal olmayı kabul mu ediyorlar? insanın sevmesinden korkuyorlar. çünkü en büyük devrimler aşkla başlamış tarih boyunca. bunu bildikleri için kadınları özenle saklıyorlar... ya kadınlar? neden saklanıyorlar? hiç mi sevmiyorlar?

  • Like 1
Sign in to follow this  


0 Comments


Recommended Comments

There are no comments to display.

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.