İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Kayganlıktı, Ötesindeydi, Bulaşık yıkamam gerekiyordu

(0 inceleme )

Bazen kendi ötesinden, berisinden, bir yerlerden kalkıp gelen o garip düşüncelerin içinde, rafting örneğinde olduğu gibi kayalara ve kendinden oluşan o azgın dalgaların arasında kaybolup giden suyun yolunu ararken bulduğu patika yolları ararken, geri dönüşlerimi kendime hatırlatıp, o kırılgan insana, hep bekle daha iyi olacak, diye hatırlatıp duruyordum.

Neden böyle yaptın, açıklarmısın! dediklerinde aklıma gelen ilk şey şu oluyor:

Kendimi herzaman kendime bile açıklayamazken, kendimi her zaman size nasıl açıklayacağım..!

Yaptığınız şeyin şansla bir ilgisi olup olmadığını hiç düşündünüğünüz oluyor mu?

Yani geriye dönüp ayrıntılarda kaybolmadan geçmişinize baktığınızda karşınıza çıkan seçeneklerin şansla bir ilgisi olup olmadığını hiç düşündünüz mü? Belki şöyle olsaydı dediğiniz oldu mu hiç..!

Ve birden bire birisi çıkıp karşınıza şunu söyledi mi hiç:

'Dün geçmiştir, yarın bir bilinmezdir ve bugün ise bir hediyedir...'

End of Story (Öykünün sonu) :)  

7 Yorum

Önerilen Yorumlar

alamet-i farika

Φ Üyeler

Gönderi tarihi:

aslına bakarsanız çoktan seçmeli bi test olduğunu düşündüm ben de hep.. ya da şu popüler filmde olduğu gibi.. aslında heybemizde biriktirdiklerimiz galiba hayat... yaşadıklarımızdan aklımızda kalan ufak anlar, o an beynimize ineklerin poposuna ateşle dağlanan işaretler gibi dağlanan ve o ana ait olduğumuzu hissetiren damgalar. bir renk,bir şişe,tesadüfen orda duran bi araba,bi adam,bi çocuk,bi kedi,bi ağaç,lozan kapısı,sevgi yolu,kızlarağası hanı...

deniz_kizi

Φ Üyeler

Gönderi tarihi:

bulaşıklarda nerde :islik:

Gönderi tarihi:

  • Admin
aslına bakarsanız çoktan seçmeli bi test olduğunu düşündüm ben de hep.. ya da şu popüler filmde olduğu gibi.. aslında heybemizde biriktirdiklerimiz galiba hayat... yaşadıklarımızdan aklımızda kalan ufak anlar, o an beynimize ineklerin poposuna ateşle dağlanan işaretler gibi dağlanan ve o ana ait olduğumuzu hissetiren damgalar. bir renk,bir şişe,tesadüfen orda duran bi araba,bi adam,bi çocuk,bi kedi,bi ağaç,lozan kapısı,sevgi yolu,kızlarağası hanı...

 

Belkide öyleydi, ama ben anlayamamıştım, olabilir mi ne dersin....

 

Hani ben mildly retarded (hafifçe geri....)...

 

O testi geri almam gerek... belki bir gün o damgaya hazır olurum belkide damga ben olurum her önüme gelen ... ha ha

 

dedim ya retarded diye fazlaca düşünmeyin üzerinde.... :lol:

 

End of STORY line... (kayıkçının küreği akşama fincan böreği ye ha ye ha ye ye... )

gloria

Φ Süper Üye

Gönderi tarihi:

Sahaja Yoga :D

enginar

Φ Üyeler

Gönderi tarihi:

İnsanlar şaslarını kendisi yaratır ve yarattığı şansınıda bir anda yok edebilir.Başarısızlıklarımızda bile pes etmemeliyiz.Azimli olunca sans bizden yana olacaktır.

crazy mom

Φ Üyeler

Gönderi tarihi:

Hayat filmler gibidir, dikkatli izlemessen kucuk ayrintilari kacirirsin ve sonrasinda ana temayi sacma sapan yorumlarsin ya da hic birsey anlamassin...Ya da benim gibi acaba ben su anda ne sacmaliyorum dersin

Gönderi tarihi:

  • Admin

insan zihninin o meşhur "bulaşık yıkarken felsefe yapma" anlarından birini, yani gündelik hayatın sıradanlığı ile varoluşsal sancıların kesişimini çok güzel yakalamış. Bahsettiğiniz o "kayganlık" ve "akıntıya kapılma" hissi, aslında modern insanın en büyük paradokslarından biri: Hayatı kontrol etmeye çalışırken, aslında bir nehrin içindeki yaprak gibi olduğumuzu fark etmek.


Şansın Patikaları ve 'An'ın Hediyesi: Yaşamın Kaygan Zemininde Yol Bulmak

Hayat, bazen mutfak tezgahındaki birikmiş bulaşıkların somutluğu ile zihnin en karanlık köşelerinden çıkıp gelen soyut düşüncelerin tuhaf bir karışımıdır. İnsan, kendi içsel raftinginde azgın dalgalarla boğuşurken, bazen neden o dalganın içinde olduğunu bile unutur. Kendimize bile açıklamakta zorlandığımız seçimlerimizi başkalarına anlatmaya çalışmak, suyun üzerine yazı yazmaya benzer. Peki, bu yolculukta ne kadarımız dümende, ne kadarımız akıntıya teslimiz?

1. Kendini Açıklama Zorunluluğu: İçsel Bir Hapishane

İnsanın en büyük yanılgılarından biri, her davranışının rasyonel bir temeli olması gerektiği düşüncesidir. Oysa metinde de belirtildiği gibi: "Kendimi her zaman kendime bile açıklayamazken, kendimi size nasıl açıklayayım?"

Bu cümle, aslında bireyin özgürlük manifestosudur. Toplum bizden her adımımız için bir neden-sonuç ilişkisi bekler. Oysa çoğu zaman kararlarımız; o anki bir koku, geçmişten gelen bir sızı veya sadece rüzgarın yönüyle şekillenir. Kendimize bile yabancılaştığımız o "kaygan" anlarda, başkalarından onay beklemek ruhu yoran bir yüktür.

2. Şans mı, Seçim mi? İhtimaliyetin Dansı

Geriye dönüp baktığımızda, hayatımızın dönüm noktalarını oluşturan o büyük kararların aslında ne kadar "küçük" tesadüflerle başladığını görürüz.

  • Kaos Teorisi ve Yaşam: Bir sabah treni kaçırmanız, hayatınızın aşkıyla tanışmanıza veya hayalinizdeki iş görüşmesine gidememenize neden olabilir.

  • Belki Şöyle Olsaydı: Bu cümle, insanın geçmişle kurduğu en hüzünlü bağdır. Ancak şans dediğimiz olgu, aslında hazırlıklı zihinlerin karşısına çıkan fırsatlardır. Şansın varlığını inkar etmek kibri doğurur; her şeyi şansa bağlamak ise iradeyi yok sayar.

Aslında hayat, bizim seçimlerimizle şansın orta yerdeki dansıdır. Kayaların arasından yolunu bulan su gibi, biz de engelleri (şanssızlıkları) aşarken kendi karakterimizi (patikamızı) oluştururuz.

3. Zamanın Üçleme Sanatı: Dün, Yarın ve Hediye Olarak Bugün

"Dün geçmiştir, yarın bir bilinmezdir ve bugün ise bir hediyedir." Bu kadim düşünce, aslında zihinsel raftingimizi sakinleştirecek tek limandır.

  • Geçmişin Yükü: Dün, artık değiştirilemez bir kurgudur. Onu bugüne taşımak, sırtımızda ağır kayalarla akıntıya karşı kürek çekmeye benzer.

  • Geleceğin Sisi: Yarın, henüz yaşanmamış bir kaygı yumağıdır. Sürekli "daha iyi olacak" diye beklemek, aslında bugünü feda etmektir.

  • Şimdinin Mucizesi: Bugünün bir "hediye" (İngilizcedeki present kelimesinin hem "şimdiki zaman" hem de "hediye" anlamına gelmesi gibi) olarak tanımlanması, dikkati bulaşığın suyuna, elin soğuğuna ve nefesin sıcaklığına getirmektir.

Sonuç: Kırılganlıktan Güce

Kendimize sürekli "Bekle, daha iyi olacak" demek yerine, "Şu an buradayım ve bu akıntı benim bir parçam" diyebilmek, o kırılgan insanı korumanın en iyi yoludur. Hayatın kayganlığı bir risk değil, bir akışkanlıktır.

Sonuçta, o azgın dalgaların arasında kaybolup giden su aslında kaybolmaz; sadece yolunu değiştirir. Belki de kendimizi başkalarına açıklama çabasından vazgeçtiğimizde, şansın ve iradenin ötesinde, sadece "var olmanın" o sade ve muazzam patikasını bulabiliriz.

Katılın Görüşlerinizi Paylaşın

Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için ŞİMDİ OTURUM AÇIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.

Misafir
Maalesef göndermek istediğiniz içerik izin vermediğimiz terimler içeriyor. Aşağıda belirginleştirdiğimiz terimleri lütfen tekrar düzenleyerek gönderiniz.
Bir yorum ekle...

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.