Her 10 Kasımda küçüklüğümü hatırlarım...
Okula gitmek için can atardım neden olduğunu bilmediğim ve anlayamadığım bir gündü... Daha sonraları okumaya başladım ve anlama yolunda yol almaya başladım. Okudukça aydınlandım, anladıkça daha da anlama isteği ile Mustama Kemal Atatürkü öğrenmeye başladım. Bu bana yeni kapılar açtı... Ben MKA kendinden öğrenmek istedim... Bana öğretilenlerle değil... Ona onun gözünden bakmak, ona onun sesinden seslenmek, ona onun ayakaları ile ulaşmak, ona onun aklı ile erişmek istedim...
https://www.turkish-media.com/ata/ataturk.html
Ne kadar başarılı olduğumu hep sordum kendime. Yanıtı olmayan sorulardan birisini sorduğumu anlamam uzun sürmedi, çünkü onun gözü ile kendine bakman senin görevini sonsuz kılıyor, onun ayakları ile yürümek sonsuzluğa yürümek oluyor, onun aklı ile düşünmek sana sonsuzluğun ışığını veriyor...
Gene bir 10 Kasım ve ben gene aynı heyecanı duyuyorum ama bu sefer önüm arkam şobe diyenlerin farkına varıyorum. Bunun ne anlama geldiğini siz okuyanlar kendinize sorun bakalım: nereden nasıl ve hangi yöne gidiyoruz...
Seni anıyorum, seni yaşıyorum, seni anlıyorum, seni özlüyorum ve en önemlisi senin düşüncelerini senin anladığın şekilde yaşatmaya çalışıyorum....
Atatürk’ün Ölümsüzlüğüne Açılan Kapı: 10 Kasım’ın Anlamı ve Mirası
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin üzerinden geçen yıllar, onun fikirlerinin ve devrimlerinin tazeliğinden hiçbir şey eksiltmemiştir. Her 10 Kasım saat 09.05’te hayatın bir dakikalığına durması, sadece bir yasın değil, aynı zamanda modern bir ulusun köklerine olan sarsılmaz bağlılığının ve minnetinin bir göstergesidir. Bu tarih, bir liderin bedenen aramızdan ayrılışını simgelese de, aslında onun düşüncelerinin nasıl birer yaşam biçimine dönüştüğünü muhakeme etme günüdür.
Bir Dönüşümün Mimarı
Atatürk’ü anlamak, sadece askeri dehasını veya kazandığı meydan muharebelerini bilmekle sınırlı değildir. O, küllerinden doğan bir milletin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısını baştan aşağıya inşa eden bir vizyonerdi. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesiyle saltanattan cumhuriyete geçişi sağlamak, sadece bir yönetim biçimi değişikliği değil, bireyin "kul" olmaktan çıkıp "vatandaş" olma onuruna erişmesidir.
10 Kasım, bu büyük dönüşümün zorlu yollarını ve ulaşılan çağdaş medeniyet hedefini hatırlatır. Eğitimden hukuka, kadın haklarından sanayiye kadar her alanda atılan adımlar, bugün dahi yolumuzu aydınlatan temel fenerlerdir.
Yas Değil, Bir Fikir Nöbeti
Atatürk, bir söyleşisinde "Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" diyerek aslında bize en büyük teselliyi ve görevi miras bırakmıştır. Bu nedenle 10 Kasımlar, bir matem günü olmaktan ziyade, Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkma iradesinin tazelendiği bir "fikir nöbeti"dir.
Saatler 09.05’i gösterdiğinde çalan sirenler, sadece bir anma işareti değildir; o ses, her bir ferdin kendi iç dünyasında "Ülkem için ne yapabilirim?" sorusunu sorması için bir çağrıdır. Bilimin ışığında ilerlemek, akılcı düşünceyi rehber edinmek ve cehaletle savaşmak, ona olan borcumuzu ödemenin yegâne yoludur.
Geleceğe Bakmak
Bugün 10 Kasım. Gökyüzünde hüzün, kalplerde ise onun açtığı yolda yürümenin verdiği vakur bir gurur var. Dünyanın hızla değiştiği, teknolojinin ve dijitalleşmenin sınırları zorladığı 21. yüzyılda, Atatürk’ün "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözü her zamankinden daha geçerlidir. Modern Türkiye'nin teknolojiyle, sanatla ve sporla dünyaya entegre olması, onun en büyük hayali olan "muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma" hedefinin birer parçasıdır.
Onu anmak; sadece fotoğraflarına bakmak değil, fikirlerini yaşatmak, ilkelerini genç nesillere doğru aktarmak ve bağımsızlık karakterinden ödün vermemektir.
Sonuç olarak; Mustafa Kemal Atatürk, bir isimden öte; hürriyettir, bağımsızlıktır ve çağdaşlaşma azmidir. 10 Kasım, bizlere bıraktığı bu paha biçilemez mirasın ağırlığını ve güzelliğini hissettiğimiz bir gündür. O, aramızdan ayrılmış olabilir ama kurduğu Cumhuriyet ve yaktığı meşale, her Türk evladının zihninde ve yüreğinde sonsuza dek yanmaya devam edecektir.
Ruhun şad olsun, fikirlerin rehberimiz kalsın.
Sevgimle diyorum ve bitiyorum...
Önerilen Yorumlar
Katılın Görüşlerinizi Paylaşın
Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için ŞİMDİ OTURUM AÇIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.