İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.
Blog gönderen: Admin - Şurada: Genel
  • Başlık

    73
  • Yorum

    244
  • Görüntü

    254.779

Bu blog hakkında

Neden Patates? Neden Blog???

Bu blogdaki başlıklar

Demokrasinin en tuhaf tarafi oylama sistemidir. Yani her secmenin bir oy hakki vardir ama hicbir ise yaramamaktadir. Cunku her insanin bir oy hakki olmasi adaletsizlik. Adini yazmayi bilmeyenle yaziyi icat edenin esit oy hakki olmasi butun duzensizligin kaynagidir. Bence saglam bir bilgisayar agiyla vatandaslarin uretime katkisi, odedigi vergi tutari, yaptigi hayirli ve hayirsiz is sayisi ogrenilip belli bir katsayiyla carpildiktan sonra (Bu katsayiyla carpma hikayesini niye istedigimi
I AM… I AM A SON. A BROTHER. A GRAND-CHILD. A NEPHEW.   A COUSIN. A FRIEND. I AM A PARTNER. A STUDENT. A YOUNG   BOY AND A GROWN MAN. I AM CONFIDENT AND SCARED.   TERRIFIED AND EXCITED. I AM LOVING AND CARING AND   THOUGHTFUL AND HOPEFUL. I AM SICK AND TIRED. I AM   SHY AND FRIENDLY AND CAREFUL AND CARELESS. I AM   BROKEN AND WHOLE. I AM MISUNDERSTOOD, MISGUIDED   AND M
Hoşlanmak ve eğlenmek iki yakın kavram, birisi yaklaştırır diğeri sizi içine sokar... Sıralayalım bakalım... Canlı müzik dinlemeyi ve en ön sırada söylenen şarkıyı haykırmayı çok severim... Hard Rock dinlemeyi ve kafamı deli gibi döndürmeyi çok severim... Canlı Klasik Müzik dinlemeyi ve üçüncü boyuta geçmeyi çok severim (tabi çalanlar o boyutta ise) Dünyadan folk müzik veya lokal müzik dinlemeyi ve onlar hakkında bilgilenmeyi çok severim (Size bir tane son zamanlarda çok sık dinliyorum 'Kothbiro
Küçükken Benim Kendime Ait Hiç Odam veya Yatağım Olmadı - Hep Kanepelerde, oturma odasında veya başkalarına ait yerlerde uyudum Televizyon veya sinema seyrederken gördüğüm o güzel çocuk odaları birden sanki hep özlemini duyduğum şey haline geliyor. Nedendir bilinmez ama insanın kendine ait bir odada büyümesi ve yatağında hep kendi kokusunu duyması güzel olabilir di diye düşündürttüler bana. Ah o filmler yok mu! Kendi odanda kendi yatağında ve kendi annen/baban seni kitap okutarak uyutu
O her zamanki gecelerden birinde gene yanlız başıma sokakta yürüyordum başımı kaldırdım ve: O her zamanki dolunay oradaydı... Düşündüm, İlk insanda aynı aya bakıyordu... Arşimet'te aynı aya bakıyordu... İsa'da aynı aya bakıyordu... Hz. Muhamette aynı aya bakıyordu... Churcill'de aynı aya bakıyordu... Lenin'de aynı aya bakıyordu... Atatürk'te aynı aya bakıyordu... ve bende aynı aya bakıyordum... Çok tuhaf hissettim kendimi....
Turkish-Media.Com forumu bana yeni bir şey daha öğretti: İnsanlar Şiddetten hoşlanıyorlar... Korku ve Gerilim Bölümünü açtıktan sonra gördümki en sakin insan bile çok şiddet içeren şeylere bakıyor ve o bölümde ileti postalıyor. Buradan şu çıkarılmamalı hoşlanmıyor olabilirler ama bakıyorlar ve devamlı müdavimi olmuş gibi görünüyorlar. Kendime şu soruyu sorma gereği hissettim: Şiddet insanın neresinde saklı? Bunu herkesin kendine sormasında fayda var sanıyorum... Şid
Unutmayın bu sistem daha suçsuz la suçluyu ayıracak düzeyde değil... IP üzerinden banlama dinamik ip leri için çok zor olan bir sistem.   İnsanlar bazan yapılan haksızlıklarda hemen bunu niye yapmadınız veya şunu niye yapmadınız diye çıkışlarda bulunuyor. Fark etmedikleri İnternet teknolojisinin daha emekleme devrinde olduğudur. Gizlilik özelliğine dokunmadan çok etkili bir belirleme yapamazlar onada dokundularmı İnternet olayının geri gideceğini düşündükleri için...   Böyle gelmiş böyle gi
  • Admin
Ağzı burnunda, Burnu ağzında dolaşırdı hep, Nereden Nasıl Neden, ayrıldığını hiç hatırlamazdı, Başını 360 derece çevirebilirdi, Hiç görülmeyeni görebilirdi, Hiç bilinmeyeni bilebilirdi, Sonsuzluk denildiğinde başlangıç derdi, Başlangıç denildiğinde hatırlamazdı, kendi kendisine bir dünya kurmuştu, ve kendi kendine yaşıyordu, özgür, dayatmasız ve aydın,   karmaşık değil basit...
Bir gün geriye baktığında ne yaptım dediğinde şunlar aklından geçiyorsa: denedim olmadı/oldu, yapabildiklerimi başardım/başaramadım, istenilenleri değil, istediklerimi yaptım, mutlu olduklarımı denedim/denemedim, karanlıkta yürüdüm korktum/korkmadım, aydınlıkta yürüdüm bağırdım/bağırmadım, kalbimi oyun için açmadım o hep açıktı, beynime emretmedim o hep özgür düşündü, kendimi farklı biri olarak görmedim olmak istediği gibi gördüm, bilemediğim şey
Ekonomi Şokta: "BENZİNLİ ARAÇLAR TARİHE GÖMÜLÜYOR! Garajınızdaki O 'Yürüyen Müze'den Kurtulmanın Vakti Geldi!" Elektrikli araç devrimi artık bir gelecek projeksiyonu olmaktan çıkıp, otomotiv dünyasının ana ekseni haline geldi. Eğer bugün yeni bir araç almayı düşünüyorsanız, tercihinizi elektrikli bir modelden yana kullanmanız için rasyonel, ekonomik ve çevresel pek çok neden bulunuyor. İşte yeni bir araç alırken neden elektrikli bir modeli seçmeniz gerektiğine dair kapsamlı bir değerlendirme: 1
Şu anda internette en çok konuşulan konu, yapay zeka (AI) teknolojilerinin gelişimi ve bunun sosyal medya, iletişim ve günlük yaşam üzerindeki etkileridir. Yapay zekanın günlük yaşama entegrasyonu, sohbet botları, içerik üretimi ve kişisel asistanlar gibi birçok alanda tartışılırken, bu durum aynı zamanda yozlaşmış dil kullanımı, yanlış bilgi yayılması ve gizlilik endişeleri gibi konuları da gündeme getiriyor.  Yapay Zeka (AI) Gelişimi: Yapay zeka teknolojilerinin sunduğu olanaklar ve yaratabile
Uzun süredir bu konu hakkında düşünüyorum: Hoşgörü Nedir? Nasıl Olmalıdır? Nasıl Algılanmalıdır? Neye, Nasıl, Neden Hoşgörü Gösterilmelidir? Bazan hoşgörünün herkesin kendine göre algıladığı değişen ve kişiye özel bir kavram olduğunu düşünürüm, bazan da hoşgörü genel bir kavrammışta herkes onu işine geldiği gibi kullanıyormuş sanırım. Her ikiside bana hoşgörünün nereye kadar ve nasıl kullanılacağını tam olarak anlatmıyor... Bir insan ne kadar hoşgörülü olmalı veya nereye kadar hoşgörülü olmaya ç
Böyle başlar böyle gider deniyor hep ama öylede olmuyor diye dipnot düşüldüğüde oluyor... Çevreme baktığımda çokca sevgi görmüyorum... Gördüklerimde karşılıklı sevgiler bıktıran cinsten... Annem bana oğlumun/kızımın sevgisi herşeyden daha temiz gelir demişti... Bazan içimde büyük bir devinim başlar... Gittikçe önüne geçilmez bir hal alır... Anlarım artık içimde durmak istemediğini... Karşılıksızdır... Kaçınılmazdır... Anlamlıdır... Tazedir...
Doğduğum günü hatırlamıyordum..! Sordum? Çok ağladın dedi..! Yüzüm kızarmıştı..! Acaba çok acı çektirdim mi diye düşünmüştüm..!   Beni öyle görünce...! Ellerini ensemde dolaştırdı...! Yaşım 35’ti ama hala o ellerin şefkatini hissediyordum..! Öylece dolaştı ensemde o eller...!   Büyümüştüm ama hala her ağladığımda annem diye ağlardım..! Karım yakalamıştı beni ağlarken..! Neden annen diye sormuştu..! Annem çünkü karşılıksız sevgiyi a
Televizyon Dizilerindeki Profesyonellerin Dizi İçin Bilmemezlikten Gelmeleri Kadar Komik Bir Şey Yok? Haklısınız, bu durum gerçekten absürt bir komedi unsuru haline gelebiliyor. İzleyici olarak o karakterin uzmanlık alanını bildiğimizde, sırf senaryo ilerlesin diye yapılan "mantık hataları veya görmezlikten gelmeleri" ya da "cehalet anları" göze çok batıyor. Dizilerdeki profesyonellerin "bilmemezlikten gelme" hallerindeki en komik klişelerden bazıları şunlar: Bilişim Uzmanları: Dünyanın en iyi
Arkadaşı Olmayan Erkekten Uzak Durun Diyorlar! Bir de Olaya bu yandan bakın diyoruz! Bir erkeğin arkadaşı yoksa, dikkat edin. Bir erkeğin arkadaşı yoksa veya çok küçük bir çevresi varsa, yanlış anlamayın. Bu bir tehlike işareti değil. Bu, kendini geliştirmiş bir erkektir. Arkadaşı veya çok küçük bir çevresi olmayan bir erkek, çok, çok güvenli bir erkektir. Niteliğin nicelikten daha önemli olduğunu öğrenmiştir. Ve değerini doğrulamak için bir dinleyici kitlesine ihtiyacı yoktur. Özgüveni, başkala
TEK BİR BABAN VAR 5 yaşında - Baba, sen benim kahramanımsın. 12 yaşında - Baba, çok katısın. 16 yaşında - Babam çok eski kafalı. 18 yaşında - Kendi başıma yaşamak için sabırsızlanıyorum. 25 yaşında - Baba, haklıymışsın. 30 yaşında - Keşke babamla daha fazla zaman geçirebilseydim. 50 yaşında - Babamı kaybetmek istemiyorum. 70 yaşında - Babamın yanımda olması için her şeyden vazgeçerdim. Tek bir baban var. Hayattayken değerini bil.
Duygusal Boşluk? Duygusal boşluk, kişinin hayattan kopuk, içsel bir eksiklik ve anlamsızlık hissetmesi, günlük aktivitelerden keyif alamaması, motivasyon kaybı yaşaması ve belirsiz bir mutsuzluk içinde olmasıdır; bu durum, genellikle sebeplerini kestiremediği bir memnuniyetsizlik ve genel mutsuzluk haliyle kendini gösterir, travmatik deneyimler, yoğun stres, depresyon, anksiyete veya kişilik bozuklukları gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Belirtileri Nelerdir? Hayattan zevk alamama Motivasyon ka
Kutsal Direksiyon Haklılığı: Kendine Mübah, Başkasına Günah! Trafikteki Görünmez Ayna: Çifte Standartlar ve Direksiyon Başındaki "Haklılık" İllüzyonu Modern şehir yaşamının en büyük stres kaynaklarından biri olan trafik, aslında insan psikolojisinin en ham ve filtrelisiz halini sergilediği devasa bir laboratuvardır. Direksiyon başına geçen bireyin, kapalı bir metal kutunun verdiği güven hissiyle birlikte büründüğü "dokunulmazlık" zırhı, toplumsal yaşamdaki etik değerlerin hızla aşınmasına neden
TEK TIKLA SİLİNEN SEVGİLER: SOSYAL MEDYADA 'TAKİPTEN ÇIKARMA' ACİZLİĞİ! Bu konuda yazmayı düşündüğüm de başlık ne olsun diye bir 'Brainstorming' yaptım ve İşte bu sosyal medya fenomenini ve ikili ilişkilerdeki o ani "takibi bırakma" (unfollow) refleksini manşetlere taşıyacak, biraz kışkırtıcı ve sansasyonel başlık seçenekleri: DİJİTAL İNFAZ! DOSTUNU BİR SANİYEDE 'UNFOLLOW' EDENLERİN ASIL DERDİ NE? KLAVYE BAŞINDA SAHTE GURUR: TARTIŞINCA İLK ÖNCE 'TAKİBİ' BIRAKANLAR REZİL OLUYOR! BİR BUTONA SIĞ
Tüketim Çılgınlığının Görünmez Bedeli: Paketleme Kültürü, Tek Kullanımlıklar ve Ambalaj Atıkları Kıyameti Yirmi birinci yüzyılın modern şehir hayatı, bireye eşsiz bir özgürlük alanı sunarken, beraberinde insanlık tarihinin en büyük çevre krizlerinden birini de getirdi: Yalnızlaşan bireyin yarattığı devasa atık dağı. "Doğanın en büyük düşmanı paketler ve kutulardır" önermesi, bugün her zamankinden daha çarpıcı bir gerçekliğe işaret ediyor. Özellikle kent hayatında tek başına yaşayan bireylerin s
Çitlemenin Ötesinde: Türk Kültürünün Sosyal Çimentosu "Çekirdek" Bir toplumun DNA’sını çözmek için bazen büyük tarihi olaylara değil, gündelik hayatın en küçük, en sıradan görünen alışkanlıklarına bakmak gerekir. Türk insanı için bu küçük ama tesiri muazzam alışkanlıkların başında hiç şüphesiz "çekirdek" gelir. Taşradan metropollere, sahil kasabalarından mahalle aralarındaki kaldırımlara kadar ülkenin dört bir yanını saran bu ritüel, sadece bir kuruyemiş tüketimi değil; sosyalleşmenin, dertleşm

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.