İçeriğe atla


ÇANDARLI HALİL PAŞA VAKASI


Bu başlığa 13 cevap verilmiş

#1 Misafir_CYRANO_*

Misafir_CYRANO_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 01 Eylül 2006 - 02:35

Şimdi arkadaşlar bildiğimiz gibi. Çandarlı Halil Paşa İstanbul'un fethinden sonra Bizans adına hainlik ettiği gerekçesiyle fatihin emriyle idam edildi.

Ama şimdi benim kafamı karıştıran nokta. Çandarlıların Osmanlı bürokrasi ve devlet kademelerinde çok yaygın bir aile olması. Ve Çandarlı Halil Paşanın idamından sorna bir daha hiç bir türk ve müslümanın vezir olmaması.

Çandarlı Halil Paşa'nın mektupları bulunduğu ve bu mektuplarda, Bizanslılara " Moral" verdiği söylenir. İyide çandarlı bunu neden yapsın. Bu belgeler gerçekten var mıydı , yoksa yaratıldı mı?

Osmanlı Tarihinde çokça görülen saray entrikalarından birine mi kurban gitti Çandarlı.

Fatih'inde devşirme doktoru tarafından zehirlenerek öldürüldüğünü düşünürsek. bana ikincisi daha mantıklı geliyor.

#2 abdil han

abdil han

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 24 İleti

Gönderi Tarihi: 04 Eylül 2006 - 16:04

Selam
Çandarlı Halil Paşa vakasında devrin şeyhülislamından fetva alınarak idam kararı uygulanmıştır.Bir zehirlenme söz konusu değildir veya gizli saklı şekilde öldürülmemiştir.Çandarlı ailesi Osmanlı ailesi tarafından çok sevilen bir ailedir.Sudan sebeplerle öldürülmüş olması mümkün değildir.

Kaldı ki Çandarlı hanedanının düşüşüne kadar bütün işlerde birinci merci vezir-i azamdı. Çelebi Mehmed zamanındaki Amasyalı Bayezid Paşa’nın vezir-i azamlığı bir tarafa bırakılacak olursa Çandarlı ailesinin bir silsile halinde kadıaskerlikten gelmek suretiyle yetmiş seneden fazla bir müddet kesintisiz o mevkii işgal etmeleri ve hükümdarların itimatlarını kazanmaları bütün Türk devlet adamlarının bir ailenin etrafında toplanmalarına sebep olmuştu. Hatta Segedin muahedesinin akdi üzerine saltanatı oğlu Mehmed'e bırakan İkinci Murad, karşı tarafın bu fırsatı ganimet bilip antlaşmayı bozması üzerine, anormal bir hal alan olaylar karşısında tekrar hükümdar olup idareyi eline almak istediği zaman, Vezir-i azam Çandarlızâde Halil Paşa’nın teşebbüsüyle ikinci defa hükümdarlık makamına getirilmişti.

Bu idam olayı hakkında daha fazla bilgi edinip buraya eklicem inşaAllah,ama unutulmaması gereken o devri yaşamadan tam manasıyla olanlara vakıf olmamız mümkün değildir.

iyi günler

#3 Misafir_CYRANO_*

Misafir_CYRANO_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 05 Eylül 2006 - 01:36

abdil han. Çandarlı zehirlendi demiyorum yazımda.

Çandarlı nın idamından sonra Fatih Sultan Mehmet'te devşirme doktoru Tarafından zehirlenmiştir.

ve çandarlı son türk ya da müslüman vezirdir.

ayrıca Çandarlı'nın çökmüş bizans için Osmanlı'ya ihanet etmesinin hiç bir gerekçesi yada en kötü haliyle düşünsek bile bir çıkarı yoktur.

#4 abdil han

abdil han

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 24 İleti

Gönderi Tarihi: 05 Eylül 2006 - 18:37

Merhaba,
ben yanlış anlamışım zehirlenme olayını,haklısın.

Çandarlı meselesine gelince neden Fatih onu sebepsiz yere öldürsün ki?Birde bunu düşünmek lazım,
Hanedana dayalı mutlak monarşilerde başka birinin başa geçmesi gibi bir durum hanedan erkeklerinden herhangi biri sağ ve sağlıklı oldukça söz konusu olamaz.Bu kural Osmanlı nın en zor,sıkıntılı dönemlerinde bile değişmeden uygulanmıştır.


Çandarlının Bizans'tan bir çıkar sağlamayı amaçlayıp amaçlamadığı ise şu an hala muallakta,iftira etmek istemiyorum ama Bizans çöksede,çürüsede çok mühim derecede önemli konumuyla zengin bir devletti.
Ve bu idamın arkasında haklı gerekçeler olmalı,biz bilemesekte.

Ayrıca Çandarlı dan sonra gelen tüm vezir ve sadrazamlar müslümandırlar,çoğu devşirme olsada müslümanlaşmış ve islamı benimsemiş değerli devlet adamlarıdır.Kuyucu Paşa gibi hakkında kötü şeyler söylenen sadrazamları da yargısız infaz etmemek gerekir.Olayları her yönüyle araştırmalıyız bir hükme varmak için.Yanlı yazılarıda fazla dikkate almamak gerekir diye düşünüyorum.Osmanlı devletinde Padişahlar bile kendi başlarına buyruk hareket edemezlerdi,mühim meselelerde Divan'ın onayını almak,idamlarda Şeyhülislamdan fetva almak zorunda idiler.

iyi akşamlar
(konuyu araştırıyorum ,inşaAllah yakın zamanda kayda değer bulgular elde edicem)

#5 Misafir_CYRANO_*

Misafir_CYRANO_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 06 Eylül 2006 - 01:20

Merhaba,
ben yanlış anlamışım zehirlenme olayını,haklısın.

Çandarlı meselesine gelince neden Fatih onu sebepsiz yere öldürsün ki?Birde bunu düşünmek lazım,
Hanedana dayalı mutlak monarşilerde başka birinin başa geçmesi gibi bir durum hanedan erkeklerinden herhangi biri sağ ve sağlıklı oldukça söz konusu olamaz.Bu kural Osmanlı nın en zor,sıkıntılı dönemlerinde bile değişmeden uygulanmıştır.


Çandarlının Bizans'tan bir çıkar sağlamayı amaçlayıp amaçlamadığı ise şu an hala muallakta,iftira etmek istemiyorum ama Bizans çöksede,çürüsede çok mühim derecede önemli konumuyla zengin bir devletti.
Ve bu idamın arkasında haklı gerekçeler olmalı,biz bilemesekte.

Ayrıca Çandarlı dan sonra gelen tüm vezir ve sadrazamlar müslümandırlar,çoğu devşirme olsada müslümanlaşmış ve islamı benimsemiş değerli devlet adamlarıdır.Kuyucu Paşa gibi hakkında kötü şeyler söylenen sadrazamları da yargısız infaz etmemek gerekir.Olayları her yönüyle araştırmalıyız bir hükme varmak için.Yanlı yazılarıda fazla dikkate almamak gerekir diye düşünüyorum.Osmanlı devletinde Padişahlar bile kendi başlarına buyruk hareket edemezlerdi,mühim meselelerde Divan'ın onayını almak,idamlarda Şeyhülislamdan fetva almak zorunda idiler.

iyi akşamlar
(konuyu araştırıyorum ,inşaAllah yakın zamanda kayda değer bulgular elde edicem)


Bizans İşgale uğradığında sandığın gibi zengin bir devlet değildi. Bu yüzden avrupadan lejyonerler getiremedi. Rüşvet aracılığıyla batılı hristiyan devletlerden koruma tahsis edemedi. Çağrısına sadece bir ceneviz donanması cevap verdi.

Ayrıca Çandarlılar, maddi çıkar peşinde koşmayacak kadar zengin bir aileydi.

Ve yine idamın gerekçesine bakalım. " Çandarlı işgal planlarını oklara sarıp, bizansa fırlatıyor. karşılığında da balıklarla ona altınlar gönderiliyordu." herhangi bir aklın kabul edebileceği bir şey mi bu.

#6 abdil han

abdil han

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 24 İleti

Gönderi Tarihi: 06 Eylül 2006 - 21:18

selamlar
konuyu biraz genişletmek iktiza etmektedir,şöyleki;

Osmanlı Devleti'nde Yıldırım döneminde sorun olmaya başlıyan YERLİ-DEVŞİRME sürtüşmesi, 2. Murad'ın tahtını bırakmasına sebep olmuş, Fatih te İstanbul'u fethettikten sonra bu meseleyi çözmek istemiştir.
Fatih'e kadar Devlet bazı ailelere "ihale" edilmiş gibiydi. Sadrazamlık Çandarlı ailesinde, Çavuşbaşılık Samsama ailesinde, Beylerbeyilik Aykutalp ailesinde, Serhat Beylikleri Evrenos ailesinde ve Mihail oğullarında idi. Bunların çoğu yerli, diğerleri de kuruluş yıllarında müslüman olmuş eski ailelerdi.

2. Mehmed'in l3 yaşındaki padişahlığı kısa sürmüştür ama devşirmelerle yerlilerin arasındaki mücadeleyi de farketmiştir. Devşirmelerden Zağanos Paşa, küçük padişaha İstanbul'un zaptından söz etmiştir. Belli ki devşirmeler, güçlü olmalarının ancak Batı'ya yönelmekle ve İstanbul'un zaptıyla mümkün olacağını biliyorlardı.

Nitekim 2 Mehmet padişah olur olmaz İstanbul'a yönelmiş; alır almaz da yerli sadrazam Çandarlı Halil'i idam ettirmiştir. (Babasının vefatını haber alır almaz atına atlayıp, "Beni seven arkamdan gelsin" demesinin sebebi de, babasının iki kere tahttan çekilmesine yol açan devlet ricalinin bir oyunundan korkması idi. Yoksa tahta oturacak bir rakibi yoktu.)

Çandarlı ailesi, kuruluş yıllarından beri Devlet'e hizmet ediyordu. Bizanslılardan "balık karnında rüşvet alması" gibi tutarsız bir sebeple idam edilmesi anlamsız. Çandarlı'nın o tarihteki serveti, padişahınkinden fazladır. Ayrıca İstanbul ticaretini, Bizanslı aracılarla elinde tutuyordu.

Fatih Çandarlı'yı idam ettirmekle kalmadı, bütün malını mülkünü de hazineye aktarmıştır. Böyle bir şey Osmanlı tarihinde ilk defa olmuştur.Fatih, sistemini kurabilmek için çeşitli tavizler vermek zorunda kalmıştır. Yerlileri memnun etmek için, Çandarlı'nın çocuklarına daha sonra malının bir kısmını iade etmiştir. "Rumlara yüz veriyor" iddiaları üzerine Bizans Başvekili Notaras'ı idam ettirmiştir. İkta sistemini kurunca geçmişte sadece askeri hizmeti olanlara tımar verilirken, kendini desteklesinler diye mollalara da toprak vermiştir.

Fatih bütün Osmanlı Devletinin topraklarını içine alan bir yeni düzen getirmiştir. Ama bu reformun dayandığı emirnameler, kanunnameler ortada yoktur. Fatih Kanunnamesi'nin birinci bölümü TEŞRİFAT-GÖRGÜ hakkındadır. İkinci Bölümü toprak reformu üzerinedir ama, hiç bir yerde rastlanmaz.

Fatih'in ölümünün Karamani Mehmet Paşa gibi bir yerlinin zamanında olması, bu işi toprağını kaybeden beylerin yaptırdığını düşündürmektedir.

Yerli Bey-paşaların Bayezid'i tutuşu, Fatih'in ölümünün şehzade Cem'e geç haber verilişi de tesadüfi değildir. Nitekim Bayezid bir müddet sonra "mezkurun mali imiş, Sultan Mehmet Han zamanında tımara verilmiş. Mülkiyeti muharrer tutup.." diyerek beylere topraklarının intifa hakkı iade etmiştir.

Kimse sudan sebeplerle idam edilmemiştir.Ama daha öncede dediğim gibi o devri yaşamadan 560 yıl öncesi hakkında %100 doğru bilgilere ulaşabilmek mümkün değildir.

iyi akşamlar

#7 trevize

trevize

    Genç Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPip
  • 160 İleti

Gönderi Tarihi: 01 Mart 2007 - 17:52

Şimdi arkadaşlar bildiğimiz gibi. Çandarlı Halil Paşa İstanbul'un fethinden sonra Bizans adına hainlik ettiği gerekçesiyle fatihin emriyle idam edildi.

Ama şimdi benim kafamı karıştıran nokta. Çandarlıların Osmanlı bürokrasi ve devlet kademelerinde çok yaygın bir aile olması. Ve Çandarlı Halil Paşanın idamından sorna bir daha hiç bir türk ve müslümanın vezir olmaması.

Çandarlı Halil Paşa'nın mektupları bulunduğu ve bu mektuplarda, Bizanslılara " Moral" verdiği söylenir. İyide çandarlı bunu neden yapsın. Bu belgeler gerçekten var mıydı , yoksa yaratıldı mı?

Osmanlı Tarihinde çokça görülen saray entrikalarından birine mi kurban gitti Çandarlı.

Fatih'inde devşirme doktoru tarafından zehirlenerek öldürüldüğünü düşünürsek. bana ikincisi daha mantıklı geliyor.


Merhaba Cyrano
politika bölümüne bakarken, verdiğin linki görüp tarih bölümüne gittim.
Sanıyorum bir konuda yanılıyorsun..
Çandarlı'dan sonra _araştırmadım ama_ Türk vezir gelmemiş olabilir ama gelenlerin bildiğim kadarıyla tamamı müslümandı.
Böyle bir başlık açtığına göre, konuya olan ilgin, sadece ''saray entikası'' boyutunda olmamalı.
Başka bilgi varsa paylaşırsan sevinirim.

NİCELERİ GELDİ,NELER İSTEDİLER;
SONUNDA DÜNYAYI BIRAKIP GİTTİLER;
SEN HİÇ GİTMEYECEK GİBİSİN,DEĞİL Mİ?
O GİDENLERDE HEP SENİN GİBİYDİLER...


#8 Misafir_CYRANO_*

Misafir_CYRANO_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 02 Mart 2007 - 02:20

Merhaba Cyrano
politika bölümüne bakarken, verdiğin linki görüp tarih bölümüne gittim.
Sanıyorum bir konuda yanılıyorsun..
Çandarlı'dan sonra _araştırmadım ama_ Türk vezir gelmemiş olabilir ama gelenlerin bildiğim kadarıyla tamamı müslümandı.
Böyle bir başlık açtığına göre, konuya olan ilgin, sadece ''saray entikası'' boyutunda olmamalı.
Başka bilgi varsa paylaşırsan sevinirim.


arkadaşım türk ve müslüman vezir yoktu derken, vezirlerin bireysel inançlarından bahsetmiyorum. . Osmanlı sarayında görevli olabilmek için, kelime-i şahadet getirip müslüman olanları kastetmiyorum. Şimdi kavram tartışmasına girmeyelim.

Kastettiğim müslüman ve türk tebaadan hiçbir vezirin olmaması. anlatabildimmi.

Osmanlının çandarlı halil paşadan sonraki hiçbir veziri ve sadrazamı türk ve müslüman tebaadan çıkmamıştır.

Osmanlı devleti bir islam devleti olduğu için gayrimuslim tebaadan gelen yöneticiler din değiştiriyordu. ve tartışmasız tarih bize göstermiştirki "dönmeler" denen bu yöneticilerin din değiştirmesi sadece kağıt üstünde kalmış.

#9 trevize

trevize

    Genç Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • PipPip
  • 160 İleti

Gönderi Tarihi: 02 Mart 2007 - 21:17

arkadaşım türk ve müslüman vezir yoktu derken, vezirlerin bireysel inançlarından bahsetmiyorum. . Osmanlı sarayında görevli olabilmek için, kelime-i şahadet getirip müslüman olanları kastetmiyorum. Şimdi kavram tartışmasına girmeyelim.

Kastettiğim müslüman ve türk tebaadan hiçbir vezirin olmaması. anlatabildimmi.

Osmanlının çandarlı halil paşadan sonraki hiçbir veziri ve sadrazamı türk ve müslüman tebaadan çıkmamıştır.

Osmanlı devleti bir islam devleti olduğu için gayrimuslim tebaadan gelen yöneticiler din değiştiriyordu. ve tartışmasız tarih bize göstermiştirki "dönmeler" denen bu yöneticilerin din değiştirmesi sadece kağıt üstünde kalmış.


Benim bildiğim kadarıyla, yerel yöneticilerin din değiştirmesinden ziyade, devşirme yöntemiyle enderun'a alınan ve küçük yaşta müslüman olan gayrimüslüm çocukları imparatorlıkta önemli mevkilere gelebilmiştir.
Tarihin bize gösterdiği örneklerden bahsetmişsin, bir kaç örnek rica edebilir miyim?

NİCELERİ GELDİ,NELER İSTEDİLER;
SONUNDA DÜNYAYI BIRAKIP GİTTİLER;
SEN HİÇ GİTMEYECEK GİBİSİN,DEĞİL Mİ?
O GİDENLERDE HEP SENİN GİBİYDİLER...


#10 Misafir_CYRANO_*

Misafir_CYRANO_*
  • Misafirler

Gönderi Tarihi: 04 Mart 2007 - 06:27

öncelikle özür dilerim bu başlığı unutup bu kadar geç cevap yazdığım için.

Şimdi arkadaşım önce kabaca süreçe bakalım.

Osmanlı devletinde bir aile var. Çandarlılar.

Kısaca bu ailenin temel özelliklerine bakalım. Ahi teşkilatına üye ve hakim bir aile. Aile üyelerinden Şeyh Edebali. Ahi teşkilatının anadoludaki en önemli şeyhi ve aynı zamanda. Osmanlı devletinin kurucusu Osman Gazi'Nin kayın pederi. Osmangazinin ikincisi hanımı Bala Hatunun babası. diğer bir deyişle, Osmanlı Devletinde padişaha ilk ve tek olmak üzere türk ve müslüman bir eş vermiş aile.

Aile Çandarlı Halil paşa nın idamına kadar 100 yıl boyunca. 4 büyük sadrazm yetiştirmiş. Ve Çandarlı kara halil hayrettin paşa 1. Muradın tahta çıkmasından sonra tam 22 yıl sadrazmlık yapmıştır. Çandarlı kara halil hayrettinin 22 yıllık sarazmlığı aynı zamanda. Osmanlı nın gerçek bir devlet olmasına ve 700 yıl süren tarihindeki var olan bir çok kurumunun oluşturulduğu tarihtir. Aynı paşa yeniçeri ocağınında kurucusudur.

1387 de ölmesinden sonra, sadrazmlığa Çandarlı Ali paşa getirilmiştir. Çandarlı Ali paşada 19 yıl sadrazmlık yapmıştır. Buda en uzun ikinci süredir. Aynı zamanda Yıldırım Bayazidi tahta çıkaranda. Çandarlı Ali Paşadır.

Ondan sonra, Çandarlı Ali paşanın kardeşi, Çandarlı İbrahim paşa 1421 de sardrazm olmuştur.

Çandarlı İbrahim paşa ölünce oğlu Çandarlı Halil Paşa sadrazma oldu.

Şimdi buraya kadar anlaşılan bu aile. Osmanlı devletinin kuruluşunda, Ahilerin Osmanlı devletini kuran beyliğe (Ertuğruloğulları beyliği) verdiği desteği sağlayan. Beyliğin bir devlete dönüşmesinde büyük görevler üstlenmiş. ve en yüksek devlet memurluğu olan sadrazmlığı, Çandarlı halilin idamına kadar elinde tutmuş. Kısacası Osmanlı Devletinde, Ertuğruloğullarından sonra, en güçlü ve köklü aile.

Peki sonları ne olmuş.

İstanbulun fethinden sonra, daha fethin kutlamaları sürerken. ve gerek askerler gerek memurlar fethin sarhoşluğunu yaşarken. Yeniçeriler, yağma hakkını kullanırken. Bir oldu bittiyle:

Çandarlı Halil paşa. Osmanlı planlarını okların ucuna sarıp bizansa okları fırlatarak. Bunun karşılığındada bizanslıların balıkların karnına altın doldurup. balıkları suya saldığı. Çandarlı halil paşanında bu balıkları yakalayarak karnındaki altınları aldığı gibi bir iddiayla. ihanetten idam edildi.

İddiayı incelemek bile gereksiz. daha önceki iletilerde yazıldığı gibi. Ne çandarlılar bizansın rüşvetine muhtaç olacak bir ailedir. Nede okla planları fırlatmak. karşılığında yüzen balıkların karnında altın almak. akla mantığa sığacak şeyler değildir.

neticesi, türk ve müslüman tebaadan gelen, son Osmanlı sadrazmı ve veziridir. Onun katlinden sonra bir daha Osmanlı devletinde türk ve müslüman tebadan gelenler Vezirlik yada sadrazmlık yapamamıştır.

Çin sarayında memur, asker, vezir, vs olmak için bir kaide vardır. Hadım edilmek. 19. yy a kadar. Çinin bütün büyük devlet adamları, komutanları, vezirleri. gergin iple cinsel organları koparılarak hadım edilmiş kimselerdir.

Osmanlı sarayında vezir ve sadrazm olmanın şartı ise , çandarlı halil paşanın katlinden sonra, devşirme olmaktı. Ancak gerek enderun gerekse yeniçeri ocağı. Çandarlı ailesine üye devlet adamlarınca kurulmasına karşın. Çandarlıların osmanlı devletinin üst kademelerinden tasviyesinden sonra. bu iki kuruma bir daha türk ve müslüman tebadan kimse giremedi.

bunu zaten belirtmişim. Osmanlı devletinde vezir ve sadrazm olan kimseler din değiştirenler yani osmanlı tarihi boyunca kendilerine verilen adla "Dönme" sınıfıdır. Bu ifade varlık vergisi uygulamasında tasnif esasında devşirmeleri vergilendirilirken "dönmeler" kalemiyle tasniflenmiştir.

Çandarlının katlinden sonra. Osmanlı Devlet yönetimi, kapıkulu askerleri ve dirlik sahipleri. dönmeler denilen devşirmelerden oluştu. Ve çandarlının katlinden sonra bir daha hiçbir türk ve müslüman tebaa üyesi, devlet yönetiminde, yeniçeri ocağında, kapıkullarında, ve dirlik sahipleri arasında yer alamadı. Kısacası Osmanlının kurucusu Türkmenler çandarlı halil paşanın ekarte edilmesiyle Osmanlı devlet yönetiminden ebediyen dışlandılar.

Gelelim, tarihi örneğe. Tarihi örneği çok genel olarak verebilirim. Anadoluda çok yaygın bir ifade vardır "hemşerim sen gizli dinmi taşıyorsun" diye. Yani bir konuda aslında olduğu gibi davranmayan. veya dışarı asıl düşündüğünden farklı bir görünüş sergileyen kişiye söylenir.

Bu kavramın doğuşu devşirmelerdendir. Devşirme devlet yöneticilerinin gizli din taşıdığı onlar tarafından kurulan Hristiyan ve Musevi tarikalatlarının Osmanlı tarihi boyunca etkinliklerine hep devam ettikleri. Ve osmanlı tarihi boyunca, musevi, hristiyan tebaanın devlet yönetiminde, vezirler ve sadrazmlar tarafından kayrıldığı buna karşın. Türkmenlerinve diğer müslüman tebaanın "demir yumruk" yöntemiyle idare edildiği açıktır.

Buna itham yada haksızlık diyebiliriz. yalanda diyebiliriz. Ama tarih öyle söylemez. Osmanlının istanbulu almasından sonra. 19,yy ak adar. Hiç bir hristiyan yada musevi isyanı görülmüşmüdür ? Yada bu iki dinin üyesi tebaanın üstüne hiç asker gönderilmiş midir ? Museviler, taa ispanyadan anadoluya getirilirken. Anadoludaki eski türkmen beylikleri parçalanmış. arabistandan, balkanlara kadar zorunlu iskanlarla dağıtılmışlardır.

Ve osmanlı tarihi boyunca tek isyan edenler yine türkler olmuştur. Bunun sebebi türklerin kötü tebaa yada padişahın koltuğunda gözleri olması mıdır. Yoksa ne yeniçeri ocağında, ne devlet y önetiminde, nede haremde hiçbir temsilcileri vesöz hakkı olmayan türk ve müslüman tebaanın sürekli isyana zorlayacak ugulamalara maruz kalması mıdır?

Şüphesizki Tüm imparatoluklarda olduğu gibi Osmanlı devletindede vezirler, sadrazmlar, ve hasekiler. Padişahlar kadar söz hakkına sahip olmuştur. Kaldıki bizahiti padişahları tahta oturtan ve indiren bunlardır. Her vezir sadrazm bir şehzadeyi destekler ve mücadele başlar. Mücadeleyi Cem sultanı hariç tutarsak, onlar adına vezirler ve sadrazmlar verir. İş o vezirlerin yeteneğine kalmıştır. elbette bir çocuk dahi bile olsa 11 yaşında bir imparatorluğu yönetemez.

Ancak Cem sultan daha fatih ölmeden devşirme sistemine karşı olmasıyla, çandarlı ailesinin devlet yönetiminden temizlenmiş olmasını eleştiren düşünceleriyle hiçbir vezir tarafından desteklenmemiş, buna karşın anadolu türkmen beylerince destek görmüştür. Fatih Sultan Mehmet ölür ölmez. Cem Sultanın ilk işi çandarlı halil paşaya kurulan komplonun sorumlusu olarak gördüğü Sadrazm Mehmed Paşayı öldürtmektir. Şehzade Bayezid daha istanbula gelmeden cem sultana bağlı yeniçeriler, mehmed ali paşayı öldürdüler.

Osmanlının gerileme devrinde, devşirmelerin gizli dinleri artık iyice ayyuka çıkmış. mason ve sabetayist tarikatların varlığı herkesin bildiği gördüğü ancak bir türlü silinemeyen fenomenlere dönüşmüştür.

#11 teisiba

teisiba

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 2 İleti

Gönderi Tarihi: 08 Kasım 2010 - 10:40

selamlar,
raze bir üye olarak ( google'dan bu konuyu araştırırken yolum buraya düştü ve üye olmadan okunamayacağını anlayınca üye oldum ), konu hakkında kısacık eklemelerim olacak.

İdamlar için sadrazam onayından bahsetmişsiniz. sadrazamlık fatih döneminde var olan bir makam değildi. sadrazamlık kanuni döneminde oluşturuldu.
ikinci husus ise fatih'in zehirlenmesi 1481'de çandarlının idamı ise 1453 temmuzundadır. yani iki olay arasında alaka kurmak biraz zor görünüyor.

osmanlı ailesinin çandarlı ailesini sevmesine gelince: çandarlı ailesi devlet içinde ikinci aile konumundadır. osmanlı ailesi padişah çıkarırken çandarlı ailesi de sadrazam çıkarır. bu kadar güçlenmiş bir ailenin varlığı fatih tarafından kabul edilebilir bir durum değildir. imparator olmak bütün dengelerin bütün güç odaklarının üzerinde bir yerde olmaktır biraz da. ve çandarlı ailesi tasfiye edilmedikçe bu durum gerçeklemezdi.

şimdilik zamanım bu kadar.


Merhaba,
ben yanlış anlamışım zehirlenme olayını,haklısın.

Çandarlı meselesine gelince neden Fatih onu sebepsiz yere öldürsün ki?Birde bunu düşünmek lazım,
Hanedana dayalı mutlak monarşilerde başka birinin başa geçmesi gibi bir durum hanedan erkeklerinden herhangi biri sağ ve sağlıklı oldukça söz konusu olamaz.Bu kural Osmanlı nın en zor,sıkıntılı dönemlerinde bile değişmeden uygulanmıştır.


Çandarlının Bizans'tan bir çıkar sağlamayı amaçlayıp amaçlamadığı ise şu an hala muallakta,iftira etmek istemiyorum ama Bizans çöksede,çürüsede çok mühim derecede önemli konumuyla zengin bir devletti.
Ve bu idamın arkasında haklı gerekçeler olmalı,biz bilemesekte.

Ayrıca Çandarlı dan sonra gelen tüm vezir ve sadrazamlar müslümandırlar,çoğu devşirme olsada müslümanlaşmış ve islamı benimsemiş değerli devlet adamlarıdır.Kuyucu Paşa gibi hakkında kötü şeyler söylenen sadrazamları da yargısız infaz etmemek gerekir.Olayları her yönüyle araştırmalıyız bir hükme varmak için.Yanlı yazılarıda fazla dikkate almamak gerekir diye düşünüyorum.Osmanlı devletinde Padişahlar bile kendi başlarına buyruk hareket edemezlerdi,mühim meselelerde Divan'ın onayını almak,idamlarda Şeyhülislamdan fetva almak zorunda idiler.

iyi akşamlar
(konuyu araştırıyorum ,inşaAllah yakın zamanda kayda değer bulgular elde edicem)



#12 Admin

Admin

    Süper Üye

  • ™ Admin
  • 48.577 İleti

Gönderi Tarihi: 08 Kasım 2010 - 16:22

google'dan bu konuyu araştırırken yolum buraya düştü ve üye olmadan okunamayacağını anlayınca üye oldum


Sevgili teisiba, malesef yanlış biliyorsunuz veya yanlış yazmışsınız. Bu forumu okumak için üye olmanız gerekmiyor (KESİNLİKLE).
İstediğiniz konuyu, istediğiniz bölümü üye olmadan okuyabilirsiniz.
Ama cevap göndermek için (İletilere cevap vermek için) üye olmanız gerekiyor.

Sevgiler ve hoşgeldiniz...
Gönderilen Fotoğraf Gönderilen Fotoğraf Gönderilen Fotoğraf Gönderilen Fotoğraf Gönderilen Fotoğraf

#13 abilge

abilge

    Yeni Üye

  • Φ Yeni Üyeler
  • Pip
  • 1 İleti

Gönderi Tarihi: 30 Mayıs 2011 - 05:37

arkadaşım türk ve müslüman vezir yoktu derken, vezirlerin bireysel inançlarından bahsetmiyorum. . Osmanlı sarayında görevli olabilmek için, kelime-i şahadet getirip müslüman olanları kastetmiyorum. Şimdi kavram tartışmasına girmeyelim.

Kastettiğim müslüman ve türk tebaadan hiçbir vezirin olmaması. anlatabildimmi.

Osmanlının çandarlı halil paşadan sonraki hiçbir veziri ve sadrazamı türk ve müslüman tebaadan çıkmamıştır.

Osmanlı devleti bir islam devleti olduğu için gayrimuslim tebaadan gelen yöneticiler din değiştiriyordu. ve tartışmasız tarih bize göstermiştirki "dönmeler" denen bu yöneticilerin din değiştirmesi sadece kağıt üstünde kalmış.



CYRANO, Kuşkularında kattiyetle doğru olduğunu düşünmekteyim. Çamdarlı dan sonra müslüman vazir olmadı denmiyor. Türk idareci olmadı deniyor. Burada bir incalik yatmakta. Kalimei şehadet ile müslüman olunabilmekte. Ancak ırk olarak Türk olunamamaktadır. Gelelim Mevzuya, Çandarlı 2. mehmet i, babası Murat döneminde, 2 kez tahttan inmesine sebep olan kişidir. Bu sebepler biri ilk haçlı seferi, diğeri yeniçeri ayaklanmasıdır. Çandarlı 2. metmet i tam 2 kez tahtından indirilip, babası Muat ın tahta yeniden geçmesine sebep kişidir. 2. Mehmet henüz 13-14 yaşlarında yaşadığı bu ezikliği aslında kafasında bir yerlerlere not düşmüştür. Mehmet in hem damadı hem kayınbabası olan Zagonos un bir entrika aklı ile Çandarlının alaşagı edildiği çok akla yatkındır. Böylelikle 1 taşla bir çok kuş vurmuş gibi olacaktır 2. Mehmet. Egemenlik gibi ve babadan oğula gibi, sürmekte olan Çandarlı gidişini durduracaktır. Saray kadar zengin olan Bir sülalenin tüm servetini saraya aktaracaktır. Ayrıca 2 kez kendisini tahttan etmiş bir adamdan öc alacaktır. Dahası, Osmanoğullarının devlet geleneği haline gelmiş olan bir işi yapacaktır. Ki en can alıcısıdır. Türk varlığını ortadan kaldırmak. Anadolu topraklarında babası ve dedeleri süreci boyunca Türk devletlerinin yok edilmedi mücalesi verilmiş idi. Müslüman devlet olmaklıkdan değil sadece, Türk Devleti diyoruz. Tanamını yok etmişti Osmanoğulları bu Türk devletlerinin. Türk devleti kalmamış idi. Ve güzellikle ile degil tamamını kılıştan geçirerek olmuştu bu işler. Nitekim dönemin en güçlü ve savaşın 100 yılca sürmüş olduğu Karamanoğulları Türk devletini kalmıştı sadece. Karamanoğullarını da ortadan kaldırma görevini, Çandarlı yı Kayınperi ve damadı Zagonos un cin fikirleri ile öldürttükten sonra, Sadrazam eylediği Hırvat tan döndürerek Mehmet adını takıp Sadrazam eylediği kişi ile yapmıştır. Hatta sonraları o sadrazamı da görevden almıştır. Akabinde bir kez daha Hırvat Mehmeti Sadrazam yapmış, Sonrasında onu da öldürtmüştür. Hatta Sadrazam öldürme geleneği Valide Sultan Despina dan olma 2. Mehmet dönemi ile başlamıştır. Böylelikle Saray ve Devlet yapısı dahilinde Türk varlığını yok etme işlemide yerini bulmuş olmaktadır. HAA unutmadan Osmanoğulları devletinde, Türkler nerelerde görülmüştür? öncesinde ve sonrasında belirtelim. Gerçek savaşlarda sahada görülmüşlerdir. Yani ölmek üzere olunan sahalarda kullanılmışlardır. Hatta bu Türk den yapılmış ordular ile, yine Türk olan onca devlet işgal edilip kılıçtan geçirilmiştir. Bu Türk devletleri bilinmektedirler. Karaman son kalan dır. Özetle efendim. Osmanlı müslümandı falan. Değildi diyen zaten yok. Ama Osmanlı Türk dü sanırım denilemez. Gerek hanedanlık gerekse devlet rejimi haline gelen sistem, Osmanlı Türk dür denilememesi için ellerinden geleni tarihleri boyunca yapmışlar. Ve başarmışlar. İlginç Gerçek şudur ki, Karamanoğulları Türk devleti nin ardından, ki 520 yıl geçmiş, yok edilişini takiben. Adı Türk olarak geçen ilk Devlet. Türkiye Cumhuriyeti olmuş. Ve kurucusu da Türk degil diye çamurlanan Mustafa Kemal üstelik. DEmekk ki arkadaşlar, Çandarlı dan sonra Türklerin devlet sistemi ile ilgilenebilir olması 1923 e kadar ertelenmiş. Çıplak gerçek bu olsa gerek.

#14 politika

politika

    Süper Üye

  • Φ Süper Üye -
  • 10.815 İleti

Gönderi Tarihi: 30 Mayıs 2011 - 18:34

Atalarimiz,ecdadimiz diye diye bizlere,ne kadar Yahudilikten,Hiristiyanliktan,Ermenilikten dönmüs olan varsa yutturmaya kalktilar,okullarda Cumhuriyet Tarihinden cok Osmanli Tarihini ögrettiler bizlere.Bugünde yine Osmanlicilik oynanmaktadir ve eger incelenirse bu oyunu oynayanlarin ne ve kim olduklari cok rahatlikla anlasilir.

Yüzde yüz Türk olan Mustafa Kemal'i kabullenemeyenler,dönmeleri kabulleniyor ve onlari atalarimiz olarak sahipleniyorlar sonra da kalkip dinden imandan bahsediyorlar.

O dönmeler ki,yüzbinlerce Türk ve Türkmen aleviyi kilictan gecirtmislerdir.O dönmeler ki Dogu ve Güneydogu'nun idaresini Kürtcülere birakmis bugün ülkeyi yöneten ve Osmanlicilik oynayan iktidar da o dönmelerin yolundan gitmektedir.


saygilarla




SESINI DEGIL, SÖZÜNÜ YÜKSELT,
YAGMURLARDIR BÜYÜTEN BASAKLARI, GÖK GÜRÜLTÜLERI DEGIL...
BIR LAFA BAKARIM LAF MI DIYE,
BIRDE SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DIYE..
EN BÜYÜK ÖZÜR SEVGISIZLIKTIR...





Cevap ekle