Jump to content
Sign in to follow this  
evrensel-insan

Bilinc Uzerine

Recommended Posts

Bilinc, insanoglunun; yasam ve iliskilerinde; kendisine verilenleri ve de kendisinin, kendisine verdiklerini;sadece, hafizasinda tasiyip, kullanma yerine degilde; bu ogrendiklerinin, ne oldugunu bilmeye tasimasina bilinc denir.

 

Bilinc, ogrenilenlerin ve ogretilenlerin; bir ust asamasi, yani bilme asamasidir. Insanoglu, bilinci olabilecek tek canlidir. Bir seyi, ogrenmek ve onu kullanmak; bilinc degildir.Tum, kavramlarin ve o kavramlarin, kisinin yasam ve iliskilerinde yer alisinin temeli bilinctir.

 

Ben, isciyim diyebilir ve isci olabilirsiniz. Ama, isci olma bilincine varmak; isciligin ne anlama geldigini, nasil bir ekonomiye sahip oldugunu, nasil bir gelecek kurabilecegini; hayale sapmadan nasil bir isci gibi yasayip iliski kurulabilecegini ve isci oldugunu rahatca ve gocunmadan soyleyebilmeyi getirir. Iscinin, grev hakki, iscinin sendika hakki, iscinin calisma saatleri, patronun lokavt hakki, v.s. Yani, isci olmakla ilgili, tum bilinmesi gerekenleri bilecek; ve nerede nasil isci haklarini savunulacagini bilecek ve bir isci bilinciyle, yasayip iliski kuracaksiniz.

 

Bilincler arasinda; birey bilinci, sinif bilinci, isci bilinci, meslek bilinci, aile bilinci, toplum bilinci, koruma-kollama bilinci, ekonomik bilinc, sosyal bilinc, siyasal bilinc, demokrasi bilinci, dini bilinc, milli bilinc,v.s. sayilabilir.

 

Bilincin duzeyi, ayni zamanda evrensel insani degerleri kollamak ve korumaktan ve bunlari suistismar etmemekten ve amac icin arac haline getirmemekten gecer.

 

Bilincli bir kisi; yasam ve iliskilerinde; bilincli mucadelesini verdigi konuda, hem kararli, hem guvenli, hem tutarli, hemde ne yaptigini bilir olmalidir.

 

Bir kisinin, herhangibir seyin bilincine varabilmesi icin; herseyden once; o seyi, ogrenmeden bilmeye tasimasi ve o sey ile ilgili, her tutlu sorgulama ve nedenlemeyi yapmis olmasi gerekir. Bir, kisiye; eger kendisi almaya hazir degilse; disaridan bilinc siringalanamaz.

 

Turkiye toplumuna baktigimizda; bana, herhangibir kisi; bir bilinclilikten veya bilincli bir yapidan soz edebilirmi? Turkiye halki ne bilinclidir, ne de bilinclendirilmeye yonelik bir egitim almaktadir. Olan, hersey; ya tarihin zorlamasi, ya da kisilerin kendilerini bir ideoloji veya deger savasi icinde bulmalaridir. Bilinci, olmadan yapilan her hareket; basarisizliga mahkumdur.

 

Bence, Turkiye toplumunun en acil ve onemli sorunu bilinclenme sorunudur. Bunun egitimini ogrenmeye ve ogretmeye yonelmeli; herkesi, kendi istedigi duzey ve temelde; en az ogrendiklerini bilmeye tasima acisindan, bilinclenmeli ve bilinclendirmelidir. Eger, bir isci, isci bilinci alamiyorsa; bunun nedenleri arastirilmali ve en azindan, ona iscinin ve isciligin ne oldugu ogretilmelidir. Bu, birey bilinci ve herturlu bilinc icin gecerlidir. Mesela, bugun Turkiye'nin basini tutanlar, aydinlar, ilerici kesim v.s. arasinda; kac kisi demokrasi bilincine sahiptir?

 

Bilinc, ogrenilenleri inanilanlari ve ogrenilecek inanilacak olanlari bilmeye tasima ve yasam ve iliskide bu bilgiyi yansitma demektir.

 

Eger bizler, bir birey ve toplum olarak hak ve ozgurluklerimizin bilincine varamazsak; bizi bir duzen icinde tutmak isteyen yonetici kadronun ve erk sahiplerinin, otoriter yapiyi ve gucu elinde tutanlarin; bilincli hareketleri altinda, ezilir kaliriz.

 

Demekki; hem kendi bilincimize varacagiz, hemde bizi kullanmak ve bizim sirtimizdan gecinmek isteyenlerin, bilincine; onlarin bilincini algilayabilelimki; onlara karsi verecegimiz bilincli bir savasin anlami olsun. Zaten, onlarin amaci; bize bilincimizi kazandirtmamaktir. Butun duzenlerini bunun ustune kurmuslardir. Bizlerin bilinclenmesi;ve bunu gosterebilmemiz, onlara vurulacak en buyuk darbedir.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bilinc; insanoglunun fenomenal degil; numenal yetilerinden, beynin dusunce ve davranis olarak bilissel, inancsal, ideolojik, bilimsel yansimasidir.

 

Bilinc, numenal bir beynin hareket degeri olarak, insanoglu fenomenine algisal temelli yasam ve iliskilerinde yon verendir.

 

Bilimselolarak, cognitive (bilissel, farkindalik iceren) science, bilimin konusudur.

 

Bir kisi dogumdan itibaren bulundugu cografya ve toplumun bilgisi temelinde bir suru bilgilerle beslenir. Bu bilgilerin, inancsal etik, ideolojik, bilimsel kabulu ve uygulanmasi, savunulmasi ya da reddi ve karsi cikilmasi genelde ogrenileni verildigi gibi uygulama temelindedir.

 

Burada bilinc,kisinin kendisine verilen bu bilgileri kendi adina sorgulayarak, nedensellestirerek, inceleyerek ve irdeleyerek; ogrenmeden bilmeye tasimasi ve bu kendisine verilen degeri, yasam veiliskilerinde bilerek kullanmasi ya da karsi cikmasi, ya da kavram olarak ondan arinmasi temelindedir.

 

Ogrenilen bir kavramin yasam ve iliskide, bir inanc, ideoloji, bilimsel bir olgu v.s. olarak kisilik ve kimlik degeri haline getirilmesi ve bunun sorgulanarak kisi tarafindan bilmeye tasinmasi onun bilinc duzeyidir.

 

Bilinc, sadece epistemolojik olarak insanogluna ait bir numendir.

 

Burada bilinci, suur veya suurluluk ile karistirmamak gerekir.

 

Bir kisinin bilinci ne duzeyde ise, yasam ve iliskileri de o duzeydedir.

 

Bilinc sabit bir numen degildir, kisinin kendisini ve ogrendiklerini sorgulamasi ile, bilinci degisir, gelisir, yenilenir.

 

Mesela, bir teistte ateist bir bilinc yoktur.

 

Bir ateist teist bilincin ne oldugunu algiladigi ve bunu sorgulayarak bu bilinci kendine zararli gordugu, yada bu bilincten rahatsiz oldugu, ya da bu bilinci sorun olarak algiladigi icin, ateist olmustur.

 

Iste bu temelde, geneldeayni duzeydeki bilincler biribiriini anlayabilir. Bilinc farklarinin biribirini algilamasi ise, nerede ise imkansizdir.

 

Cunku bilinc, o konudaki aklin inancsal ya da ideolojik siniri demektir. Eger konu bu sinirin disinda ise, konunun aklin siniri disinda kalan bilincin dile getirdiklerini algilamasi zorlasir ve aklin siniri acabaya acik degilse de, akil kendi sinirini savunacagi icin, bu kendi sinir disi konuyu algilamasi pek olanakli degildir.

 

Sonucta her duzey bilinc, her konuya kendi duzey penceresinden ve o pencere sinirindan bakar.

 

Bilincin kokeni, bu temelde beyinin algisina ve bu alginin beyine ne gibi bir yon ve yontem vermesine baglidir.

 

Bilinc icinde bulundugu ideolojik, inancsal dogrusundan rahatsizlik duymuyor, zarar gormuyor ve bir sorun yasamiyorsa, ortada sorgulanacak bir sey olmadigindan; o bilinc sabitlesir. Taki sorgulayana kadar.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bilinc bir fenomen degil; numendir ve cognitive science, bilissel bilimin bir konusudur.

 

Fenomenal tabani ise hem beyin hem de beyne yansiyan ve bu yansinin beynin algilamasi ve bu algi temelinde de yasam ve iliski surdurmesidir.

 

Yani, beyni olanin her turlu algisi temelindeki kendi yasam ve iliskisi icin, kurdugu iliskidir.

 

Ama sadece konu suur olacak alinacaksa, yasama ve bunun paralelinde korunma, beslenme, ureme ve sosyallesme yetisidir.

 

Bu temelde bilincin kokeni dogumdur, dogani yasatandir.

 

Bilincin ctetolojik yapisi,yani kokeni ve elde edilmis karakterlerinin gelisimi olarak ilki fenomenal, ikincisi de numenal yapisidir.

 

Bilincin fenomenal kokeni, beyin onun konektom ve norokimyasal yapisinin ona yansiyani algilamasi ve bu algiyi monolog olarak yansitmasidir.

 

Iste bu temelde beyni olan her canlidan bu ozellik kendi beyin yapisi temelinde, kendi algisi temelinde ve kendi monologu temelinde evrimin mutasyon ve dogal secilimine paralel olarak dogada yasam suren ve beyni olan turun bu tursel yasamindaki elde ettigi birikimi ve bir nesil sonrasina yaptigi aktarimidir.

 

Bu temelde bizlerin de birer uyesi oldugu insanoglu turunun beyni, yine bizlerin algisina gore canli ve beyinli turler arasinda en gelismisi ve yine bizlerce epistemolojik olarak alternatifsiz olanidir.

 

Bize tur olarak en yakin olan beyni gelismis canli, yine evrimsel olarak maymun tutudur.

 

Burayakadar konunun fenomenal yapisi gecerlidir.

 

Bilincin asil onemi onun numenal yani goruntu vermeyen yonudur. Bu da yine insanoglu basta ve epistemolojik olarak alternatifsizdir ve evrimsel siralama ile diger beyinli canlilar gelmektedir.

 

Burada en onemli konu, her tur kendi bunyesinde bir beyin ve bilince sahiptir ve ancak kendi turu bunyesinde algilar.

 

Insanoglu en gelismis tur olarak sadecekendisini degil, diger canli/cansiz varliklari da kendi algisiyle degerlendirmekte ve ortaya koymaktadir.

 

Buradaki en onemli konu, insanogluna ait bu algisal ortaya koyumun, basta cansizlar olma vasfiyla sadece insanoglu monologu oldugu ve ortak bir dialogun olmadigidir.

 

Tekrar bilincin numenal yapilandirilmisligina donersek, bu konu cognitive science, yani bilissel bilimin konusudur.

 

Iste bu bilimin degerlendirdigi bilinc, canlilarin yasam olarak ortaya koydugu suurdan farklidir.

 

Bu anlamdaki bilinc, bilissel ve farkindalikli olarak GELISEN, DEGISEN, YENILENEN bir bilinctir.

 

Yalniz ve maalesef, bu bilincin degismesi, yenilenmesi ve gelismesi; FENOMENAL YAPIDA DEGIL, NUMENAL YAPILANDIRILMISLIKTA MUMKUNDUR.

 

Bu da beyin sahibi kisinin, beynin kendi islevi disinda ona gozlem, sorgulama, nedenselleme, irdeleme, arastirma, v.s. temelli BEYNI DUSUNDURTMESI VE BEYNI KENDI ISLERLIGI DISINDA HAREKET ETTIRMESI VE YONLENDIRMESIDIR.

 

Konuyu fazla uzatmadan ve gelen yanitlarin devami temelinde birakarak bir ornekle noktalamak istiyorum.

 

Bu ornegi de sitenin konusunda verecegim.

 

Bilincin bu temelde iki duzeyi vardir. KULLANILAN BILINC BILINC DUZEYI ELDE EDILMIS BILINC.

 

Mesela bir teist, teist bilinc duzeyini kullanmakta, onu sahiplenmekte, sabitlemekte, savunmakta, korumakta ve ondan huzurlu bir sekilde onunla birlikte yasam surmektedir.

 

Ama,eger bu teist TEIST BILINC DUZEYINI ELDE ETMISSE, bu bilinc alti ya da bilerek olabilir, iste o zaman insan ve insanlik adina ondan rahatsizlikduyar ve hatta zarar gorur.

 

Iste bu beyni yeni bir bilinc kullanimina tasir. Bu da antiteist duzeyidir, ve bu zincir kisinin bilincalti ve/veya bilerek ve farkina vararak kendinin rahatsizligi v.s. temelinde tekrar degisime ugrar.

 

Iste bilincteki bu degisim ve gelisim, tamamen kisinin beynini beynin kendi disindaki islevi disinda dusundurtmesiyle paralel ve ayni zamanda kah bilinc alti zorlamasi, kah bilerek kendisinin rahatsizligi, zarar gormesi algisi ile paralel, kisaca KISININ KENDI KULLANDIGI DUZEYI KENDISINE SORUN YAPMASI ILE PARALEL bir degisim, gelisim ve yenilenim gosterir.

 

Bu surekli suregelen bir surectir, ya rahatlik duraganligindadir ve savunmadadir, ya karsi cikis duraganligindadir ve saldiridadir,ya da sorgulama hareketliliginde ve beynini dusundurtme durumundadir.

 

Bu her halukarde, her ideoloji, inanc ve degerde ve her duzeydedir.

 

Iste bilincin, kah bilincalti zorlamasinin BILINCSIZ VE FARKINDA OLMADAN degisime yonlenen rahatsizligi, kah BILINCLI VE FARKINDA OLARAK SORGULANAN rahatsizligi bilinci degistirir, gelistirir ve yeniler.

 

Yalniz, eger rahatsizligin zorlamasi bilincalti ise ve kisi degisime hazir degilse, beyin bunu kisiye gosterir ve kisi hazir olmadigini algilar, ya da degisim bilincsiz gerceklesmisse, kisi eski bilincine geri donebilir.

 

Iste beyinde dogumdan itibaren alinmis kah disaridan verilen, kah kisinin kendi kendine verdigi her turlu icerik ve konudaki degerin kisinin yasam ve iliskilerindeki rolu,onun bilinci ile paraleldir.

 

Isin en aci ve istenmeyen yonu de, mesela teist duzeyi kullanan bir bilincin, ateist ya da antiteist,ya da nonteist bir bilinc duzeyini algilayamamis olmasidir. Cunku ortada rahatsizlik ve sorgulama yoktur, sadece kullanim, savunu ve koruma vardir.

 

Oyuzden antiteist bir icerik, teist savunuda geri teper,nonteist bir icerik ya algilanmaz,ya soru isareti birakir.

 

Bu karsitlik bilinci ise aklin bilinc siniridir. Eger herhangibir icerik bu sinirin disinda ise ve kisi kendi bilincini savunu, koruma ve kullanma ve hatta baskasina iletme durumunda ise, o bilinc disi bir icerik algilanamaz ama en azindan bir acaba ve soru dogurabilir ve kisiyi kendi bilinc savunu duzeyinden rahatsiz edebilir.

 

Iste butun bunlarin temelinde, insanoglunun her turlu zihinsel degisimi,gelisimi ve yenilenimi ve bu degisimin, bilime ve teknige olan katkisi ve zihniyet degisimi ile gelen yeni yapilanmalar, sistemler ve duzenler ve de bilginin surekli suregelen gelisimi, bilincalti zorlamasindan ziyade, kisinin kendi duzeyini sorun algisi temelinde kendisinin bilerek sorgulamasi ve bunu aliskanlik haline getirmesidir.

 

Sonucta bir bilinc duzeyinden digerine degisim, bir son ve nokta degil; bir virguldur.

 

Iste tum butun bunlarin isiginda, cognitive science; insanoglunun ve her turlu numenal gelisiminin bilim, bilgi ve farkindalik olarak temelini teskil eder.

 

Bu da bilincin gelisiminin, evrimselden ziyade, kisi eliyle devrimsel yani bilerek sorgulama algisidir.

 

Iste,numenal degisim; zaten kisinin dusunce ve davranis yasam ve iliski degisimi ve kisaca kisinin degisimi demektir.

 

Eger yanit gelirse, konunun her bir kismi dahadetayli tartisilabilir ve gelistirilebilir.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Birincisi, bilinc fenomenal (yani bes duyuya yansiyan) bir olgu degil, numenal (bes duyuya yansimayan beynin fonksiyonlari) bir olgudur.

 

Ayrica consciousness olarak algilanan suur ve bilincin, iki ana farki ve islevi vardir.

 

Bunlardan biri awareness, yani farkin farkina varmak ve farkindalik; digeri cognition, yani bilissellik bilginin ne oldugunun bilinmesidir.

 

Soyle bir ornek verirsek, yemek yemek bir suurluluk ve bilinc islevidir.

 

Ne yediginin farkinda olmak ve ne yedigini bilmek farkindalik islevidir.

 

Ne yedigini, neden yedigini, nasil yedigini v.s. bilmek ise bilisselliktir.

 

Yani, bir bebek suurlu olarak yemek yer, fakat hem ne yediginin farkinda degildir, hem de neden ve nasil yedigini bilmez. Cunku henuz ogrenmemistir.

 

Bilgi, ogrenildikce vardir. Yalniz her ogrenilen bilgi, ogrenen acisindan farkindalik ve bilissellik degildir.

 

Yani kisi, ogrendigini sadece uygulamaktadir. Neyi uyguladiginin farkinda olmayabilir ve neden ve nasil uyguladiginin da bilisselligine erismemistir.

 

Iste bu temeldeki bilinc, OGRENILENIN FARKINDALIGA VE BILISSELLIGE, KISACA BILMEYE TASINMASIDIR.

 

Mesela bir kisi isci olabilir, ama isci oldugunun farkindaligi ve bilisselligi farkli bir seydir.

 

Bir kisi teist/ateist olabilir, fakat; teist/ateist oldugunun farkindaligi ve bilisselligi farkli bir seydir.

 

Yani her teist/ateist olan o bilinc ve farkindaliktadegildir.

 

Teizmi/ateizmi ogrenmis, fakat bilmeye tasiyamamistir.

 

Dolayisiyle suurlulugun, henuz ogrenilmediyse ve bilmeye kisi tarafindan sorgulanarak tasinmadiysa, farkindaligi ve bilisselligi yoktur.

 

Ayrica, acknowledge, herhangibir seyi bilincli, bilissel ve farkinda olarak bilmektir. Yani kavramaktir.(anlamak degil), bunun da karsiligi comprehension, cognizance, perception temeli algilamaktir.

 

Algilama icin, bilinc, bilissellik, farkindalik temelli kavramak gerekir. Yani anlamanin dogrulugu/yanlisligi degil. Verildigi gibi yorumsuz almak ve ne verdigini bilerek, bilincli ve farkinda olarak vermek.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.