Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

Maria Montessori


Deluge
 Paylaş

Önerilen İletiler

 

250px-Maria_Montessori.jpg

 

Maria Montessori

 

Doğum tarihi 31 Ağustos 1870

Doğum yeri Chiaravalle (Ancona), İtalya

Ölüm tarihi 6 Mayıs 1952

Ölüm Yeri Noordwijk, Hollanda

İstiratgahı Noordwijk, Hollanda

Tanınması Eğitimdeki Motessori Methodunun kuruculuğuyla

Ulus İtalyan

Eğitimi Roma La Sapienza Üniversitesi tıp okulu

Mesleği Doktor ve eğitimci

Dini inanışı Katolik

Çocuğu Mario Montessori Sr.

 

 

Maria Montessori, (31 Ağustos 1870 – 6 Mayıs 1952)

 

Montessori Metodunun kurucusu, İtalya’nın ilk kadın doktoru, pedagog ve antropoloji profesörü Maria Montessori 1870 tarihinde İtalya Chiaravalle’de doğmuştur. 1896 yılında İtalya’nın ilk kadın doktoru unvanını alarak tıp fakültesini tamamlamıştır. Montessori bir bilim insanı olarak sahip olduğu özelliklerin dışında, bir kadın olarak da zamanının değer yargılarının ilerisinde yaşamış ve kadın hakları için mücadele etmiştir.

 

İtalya’nın ilk kadın doktoru olarak, 1896’da Berlin ve 1900’de Londra’da iki kadın konferansında İtalya’yı temsil etmek için seçilmiş ve bu konferanslarda kadınlara eşit ücret için çağrı yapmıştır. Üniversiteden mezun olduktan sonra asistan doktor olarak atandığı Roma Psikiyatr kliniğinde zekâ özürlü çocuklarla çalışmıştır. 1899 yılında ise Roma’da zekâ geriliği olan tüm çocukların yollandığı yeni orthophrenic okuluna yönetici olarak atanır. 1896 -1907 yılları arasında sağlık, antropoloji, felsefe, psikoloji ve eğitim çalışmalarını devam ettirir. 1907 de, Roma’nın San Lorenzo bölgesinde çalışan ailelerin çocuklarından oluşan 60 kişilik grupla çalışmak için üniversitedeki kürsüsünden ve tıbbî uygulamalarından vazgeçer. Burada ilk Casa dei Bambini’yi ya da Çocuklar Evi’ni kurar. 1907 yılından itibaren dünyanın birçok ülkesinde Montessori metodu hakkında çalışmalar yürütmeye devam eder. 1922’de İtalya’da okul müfettişi olarak atanır. Fakat 1934’de Mussolini faşizmine muhalefetten dolayı İtalya’dan ayrılmaya zorlanır ve Barselona’ya gider. 1936’da İspanya Savaşı sırasında İngiliz gemisiyle kurtarılır. Aynı yıl evini Hollanda Laren’e taşır. 1940’da Hindistan 2. Dünya Savaşına girdiğinde, O ve oğlu Mario düşman yabancılar olarak gözaltına alınır. 2. Dünya Savaşı boyunca Montessori’nin Hindistan’dan ayrılmasına izin verilmez ve bu zamanı bebekleri araştırmak ve gözlemlemekle geçirir.1946 yılında Hindistan’dan Hollanda’ya döner. 1947’de ise Londra’da Montessori Merkezi’ni kurar. 1950 yılında
UNESCO
konferansına katılır. 1940, 1950 ve 1951’de Nobel Ödüllerine aday gösterilir. 1952’de Noordwijk Zee de Dutch sahilindeki bir köyde arkadaşlarının sahip olduğu bir evin bahçesinde otururken hayatını noktalar. Oğlu ve şef asistanı Mario ile Afrika’ya gidip gitmemeyi görüşüyorlardır. 80 yaşında birisi olarak seyahat için oldukça güçsüz olduğunu, bir başkasının onun yerine gidebileceğini ve konferans verebileceğini söyler. Bir saat sonra beyin kanamasından ölür. Her zaman öldüğü yere gömülmek istediği için Hollanda'da Noordwijk Katolik Mezarlığına gömülür.

 

Bir eğitim emekçisi olarak, dünyanın birçok ülkesinde konferanslar, eğitimler vermiş, kitaplar yazmış, yeni okullar ve öğretmen eğitim merkezleri açmış, bir yandan da çocukları gözlemlemeyerek kendi eğitimine devam etmiştir. Bir dünya vatandaşı olarak yaşamıştır. Dünya genelindeki çabalarının ürünü olarak metodu dünyanın birçok ülkesinde uygulanmaktadır.

 

Kaynaklar:

 

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

m_montessori10.gif

 

 

Maria Montessori’nin Hayatı – Bölüm 1

 

Dr.Maria Montessori dünya çapında tanınan ve çocuk eğitiminde devrim niteliğinde değerlendirilen bir eğitim yönteminin yaratıcısıdır. Montessori, bir biliminsanı olarak tıp eğitiminin kendisine kazandırdığı gözlem, deney ve araştırma yöntemlerini çocuk gelişimi ve çocukların eğitimi alanlarına taşıyarak büyük bir farklılık yaratmıştır. İnsan beyninin gelişim evreleri hakkındaki bilimsel çalışmalar çoğaldıkça Montessori Eğitimi’nin değeri diğer eğitim yöntemleriyle kıyaslanamayacak ölçüde artmış ve 1907 yılında ilk Montessori okulu Casa dei Bambini, Çocukların Evi’nin açılışından günümüze yüz yıllık bir deneyim ve başarı elde etmiştir.

 

Maria Montessori İtalya’da tıp eğitimi almayı başararak doktor olan ilk kadındır, bu nedenle kendisine hayatının sonuna kadar bayan doktor anlamına gelen dottoressa diyerek hitap etmişlerdir.

 

Montessori sıradışı bir zekaya ve gözlem yeteneğine sahiptir. Onun eserleri bugün dahi çocuklar hakkında sürdürülen araştırmalara ışık tutmaktadır.

 

Maria Montessori sadece bilimsel bir duyarlılığa sahip değildir aynı zamanda sosyal işleyiş içindeki eşitsizlikler ve savaş da onu etkiler. Kadınların eğitim alması ve erkeklerle aynı koşullar altında çalışabilmesi için büyük çaba harcamış, kadın hareketlerine öncülük etmiştir. Montessori İkinci Dünya Savaşı sırasında ülkesini terk etmek zorunda kalmış ve savaşın sonuçlarını yaşarken barışın temini için dünyanın dört bir yanında eğitimler vermiş, barışın ancak eğitimle mümkün olacağını anlatmıştır. Üç kez Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilen Montessori bir dünya vatandaşı olarak Hollanda’da hayata ve çok sevdiği, ona çok şey borçlu olan çocuklara veda etmiştir.

 

Dünyanın her yerinde Montessori okulları vardır. Amerika’daki ilk Montessori okulu 1912’de Alexander Graham Bell’in isteğiyle kendi evinde kurulmuştur. Özellikle Amerika’da yapılan araştırmalar diğer yöntemlerle Montessori Yöntemi’ni karşılaştırırken bu eğitimleri almış olan çocukların yetişkin yaşamlarını değerlendirir. Ortaya çıkan sonuç kayda değerdir. Montessori eğitimi alan çocukların akademik başarıları yüksek ama çok daha önemlisi sosyal ilişkileri hiçbir diğer eğitimle kıyaslanmayacak ölçüde kuvvetli ve çok yönlüdür. Bu nedenle gidikleri topluluklarda farklılık yaratan ve tercih edilen bireyler olurlar. Google’ın yarattığı yönetim anlayışı Montessori Eğitimi almış olan kurucularının sosyal ilişkilerdeki görüşleri ve başarılarına güzel bir örnektir.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

maria-1-195x300.jpg

 

Maria Montessori’nin Hayatı – Bölüm 2

 

Maria Montessori son yüzyılın etki bırakan kişiliklerinden birisidir. Onun eğitime getirdiği bakış açısı çağının çok ötesindedir ve sadce bir yenilik olarak değerlendirmek hata olur. Montessori Eğitimi başlıbaşına bir devrim niteliğindedir.

 

Montessori 1970 yıllında bir İtalyan kasabası olan Chiaravalle’de doğdu. Ailesinin tek çocuğuydu. O devrin, kız çocuklarının eğitimi için çizilmiş olan geleneksel anlayıştan farklı olarak ailesi onun eğitimi için Roma’ya yerleşmiş ve Maria matematiğe olan ilgisi nedeniyle erkeklerin seçtiği bir teknik okulda eğitim görmüştür. Bu dönemde biyoloji de onun ilgi alanı içine girmeye başladığından tıp okumaya karar vermiş ve sınıfındaki tek bayan olarak, yüksek bir dereceyle 1896’da tıp fakültesini bitirerek İtalya’nın ilk kadın doktoru olmuştur. Avrupa’da kadın hakları üstüne yoğun çslışmaların yürütülmekte olduğu bir zamandır ve Montessori İtalya’yı temsil etmek üzere 1896’da Berlin’de ve 1900’de Londra’da iki ayrı kadın hakları konferansına konuşmacı olarak seçilmiştir.

 

Montessori zihinsel özürlü çocuklarla beraber çalışacağı psikiyatri alanında uzmanlaşmıştır. Fakat aynı zamanda kendi muayenehanesinde çok fakir insanlara da hizmet vermektedir. Montessori psikiyatri kliniğinde dönemin idiyot olarak nitelediği çocuklarla çalışmalar yapmış ve çocukların büyük bir kısmına kendi geliştirdiği özel araçlarla okuma ve yazma öğretmeyi başarmıştır. Ulusal bir sınavda şaşırtıcı bir başarı gösteren bu çocuklar önce İtalya’nın daha sonra da dünyanın ilgisini bu şaşırtıcı eğitim yöntemine çekmiştir.

 

Zihinsel özürlü çocuklarla yaptığı çalışmalar sonucunda Montessori çocukların nasıl öğrendiği sorusuna odaklanmıştır. Montessori’nin gözlemlerinden edindiği sonuç bugün çocuk beyin gelişimi üstünde yapılan bilimsel çalışmalarla desteklenmektedir. Montessori’ye göre çocuk içinde bulunduğu mekandan aldıklarıyla kendini inşa etmektedir. Burada mekan derken kastedilen sadece fiziksel mekan değildir, çünkü insan yaşayışına ait olan kurallar da aynı mekanın içinde bulunur ve bu yaşayış ruhsal mekanı meydana getirir. Montessori ilgisini tıptan yani insanın fiziki bedeninden, psikolojiye yani insanın zihnine yönlendirir. 1901 yılında üniversiteye geri döner, psikoloji ve felsefe okumaya başlar. 1904 yılında Roma Üniversitesinde antropoloji profesörü olur.

 

mariaMontessori1.gif

 

1906 yılında Dr. Maria Montessori hem tıbbi çalışmalarını hem de üniversitedeki yerini bırakır ve San Lorenzo’nun varoşlarında bulunan bir okulun başına getirilir. Montessori’nin amacı zihinsel özürlü çocuklarla başlatmış olduğu eğitim yönteminin sağlıklı çocuklar üstündeki etkisini görmek ve yöntemi ilerletebilmektir. Elbette bu çok zor bir iştir ve Maria Montessori’de bunun farkındadır, fakat çocuklara eğitim adına yapılanlar karşısında durmak ve hatalı uygulamalara son vermek için yöntemini başarıya ulaştırması gerektiğini bilir. Çocukları, haketmedikleri, eğitim kılıfıyla saklanmış bu kötü ve aşağılayan yetişkin davranışlardan korumalı ve daha insancıl bir ortamda büyümelerine imkan verilmeliydi.

 

Casa-dei-Bambini-1-300x233.jpg

 

Casa dei Bambini, Çocukların Evi’nin Montessori için anlamı çok farklıdır, kuruluş günü için şöyle yazar, “İşime, iyi buğday tohumlarını biriktirmiş ve bereketli bir parça toprak bağışlanmış bir köylü gibi başladım. Dilediğim gibi ekip biçecektim. Ama öyle olmadı. Toprağın üstündeki otları ayıkladığımda altın buldum. Otlar çok değerli bir hazineyi saklıyormuş.”

 

Montessori Eğitim Yöntemi’ni o zamanki diğer bütün yöntemlerden ayıran en temel özellik bilimsel veriler üstüne dayandırılmış olmasıdır. Çocuklar yorulmaksızın çevrelerinde bulunan araçlarla uğraşıyor ve kolaylıkla bilgiyi emer gibi alıyorlardı. Montessori’nin tasarladığı her araç ve her çalışma çocukların doğal okul yaşantıları içinde gözlemlendi ve başarı, çocuğun doğasına aykırı hiçbir uygulama bu yöntemin içinde bulunmadığıdan çok hızlı ve belirgin oldu.

 

Maria Montessori Amerika’ya ilk ziyaretini 1913’te gerçekleştirdi ve aynı yıl Alexander Graham Bell ve eşi Mabel, Washington’da kendi evlerinde, Montessori Eğitim Derneği’ni kurdular. Montessori’yi Amerika’da kuvvetle destekleyen diğer iki kişi de Helen Keller ve Thomas Alva Edison’du.

 

glass-class-montessori.gif

 

Maria Montessori, 1915’te San Francisco’da Panama – Pasifik Uluslararası Sergisi’ne fotoğrafta görülen camdan sınıfla katıldı. Çocukların dikkatini sergiyi gezenler dağıtmamıştı ve çocuklar çalışmaya devam etmişlerdi, bu farklı durum büyük ses getirdi. Bu ikinci Amerika ziyaretinde, Montessori öğretmenler için eğitimler düzenlemiş ve Ulusal Eğitim Derneği ve Uluslararası Okulöncesi Derneklerinin yıllık toplantılarına katılarak konuşmalar yapmıştı. Montessori’yi Amerika’ya davet eden kurulda dönemin Amerikan Başkanı Woodrow Wilson’ın kızı Margret Wilson’da bulunmaktaydı.

 

1917’de İspanyol hükümeti Montessori’yi bir araştırma merkezi kurması için davet etti. 1919’da Londra’da öğretmenler için bir dizi eğitime başladı. 1922 yılında İtalya’da hükümet tarafından okulların işleyişinin denetlenmesi görevi verildi fakat dönemin iktidarında başta bulunan Mussolini’nin faşist anlayışına karşı olduğu için 1934 yılında İtalya’dan ayrılması gerekti. İspanya, Barselona’ya yerleşti, fakat burayı da 1936 yılında çıkan iç savaş nedeniyle terk etmesi gerekti ve oğlu Mario, gelini ve dört torunuyla beraber kendilerine güvenli bir yuva olarak Hollanda’yı seçtiler. 1938 yılında Laren’de Montessori Eğitim Merkezi açılarak öğretmen eğitimlerine başlandı. Maria Montessori 1939’da Hindistan’a giderek oradaki öğretmenler için eğitimler düzenledi.

 

Card-Stamp.jpg

 

Hindistan’da Montessori’nin doğumunun 100 yıldönümü için basılmış olan kart ve pul.

 

Montessori-India.jpg

 

Maria Montessori’yi oğlu Mario Montessori ve dostlarıyla gösteren

 

Hindistan’da çekilmiş bir fotoğraf.

 

laren_school_bldg_1936.jpg

 

Hollanda, Laren’deki Montessori okulu önünde Maria Montessori ve öğretmenler, 1936.

 

Maria-Montessori-2.jpg

 

Maria Montessori 1949, 1950 ve 1951 yıllarında Nobel barış ödülüne aday gösterildi.

 

Maria Montessori 1952’de Noordwijk, Hollanda’da hayata veda etti. Çocuklar, belki de bu dünyada kendilerini en iyi anlamış olan tek yetişkini kaybettiler. Montessori’nin mezarının üstü deniz kabuklarıyla doludur ve mercanlar vardır, bir denizin mercanlar ve küçük deniz kabukluları yardımıyla kendini temizlediğine benzer bir şekilde, Montessori gibi insanların da dünyayı temizlediklerini simgelemek için konmuştur.

 

Kaynak:

http ://www.mo
ntessori...rinin-hayati-1/

ww.monte
ssori...rin
in-hayati
-2/
Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Katılın Görüşlerinizi Paylaşın

Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer ÜYE iseniz, ileti gönderebilmek için HEMEN GİRİŞ YAPIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.

Misafir
Maalesef göndermek istediğiniz içerik izin vermediğimiz terimler içeriyor. Aşağıda belirginleştirdiğimiz terimleri lütfen tekrar düzenleyerek gönderiniz.
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.