Gönderi tarihi: 12 Aralık , 2010 15 yıl Baro Başkanı'ndan vahim iddiaPolisten restorana ‘hayat tarzı’ baskını Baro Başkanı'ndan vahim iddiaANKARA Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu, Ankara’da bir restoranda otururken polisin restoranı bastığını ve müşterilerin kimliklerini toplayarak yanlarında çocukları olan ailelere ceza kesmek için tutanak tuttuğunu söyledi. Feyzioğlu yaşanan olayın detaylarını VATAN’a da şöyle anlattı: * Dün (önceki) akşam saat 8.30 civarında Çayyolu Park Caddesi’nde bir aile rostoronına gittik. Buranın nezih bir aile restoranı olduğunu özellikle belirtiyorum. Orada, aileler çocuklarıyla birlikte akşam yemeği yiyorlar. Bu sırada 4 ya da 5 parkalı, ikisi kirli sakallı birileri girdi. Bellerinde silah kabarıklığı, ellerinde telsizler var. Birisi kapının yanında pozisyon aldı. Biri de restoranın arkasında pozisyon aldı. Ondan sonra da yanlarında çocuk olan ailelere giderek tek tek nüfus cüzdanlarını topladılar. Bir tomar nüfus cüzdanı ile dışarda masaya geldiler. Aileler ve çocuklar şok içindeydi. * Polislerin yanına gittim ve avukat olduğumu belirterek kim olduklarını sordum. Bana polis kimliklerini gösterdiler. ‘Çocuk Şubesi’nden geliyoruz’ dediler. Ne yaptıklarını sorduğumda, ‘İçkili mekanda çocuklarının olması, aileleriyle birlikte dahi olsa, yasaktır, işlem yapıyoruz. Turizm işletme belgesi olsaydı olur da belediye işletme ruhsatı olan yerlere çoçuklar aileleriyle giremez’ dediler. ‘Bu mantıklı mı? Ben çocuğumla giderken ruhsatın turizm ruhsatı mı belediye ruhsatı mı diye sorar mıyım? Bütün batakhaneler, uyuşturucu satılan polis olarak tahmin ettiğiniz yerler kurutuldu ve asayiş sağlandı da şu anda çocukları ailelerden korumak mı kaldı size?’ dedim. Bunun üzerine ‘Bu sizin işiniz değil’ dediler. ‘Bunların hepsi şaka’ * Ben de o sırada telefonumla toplanan cüzdanları gösteren bir fotoğraf çektim. Bu sefer polislerden biri telefonuma el koymaya ve kolumu tutarak beni gözaltına almaya cüret etti. Cüret etti diyorum çünkü avukat olduğumu biliyordu. Ben de ‘Bir dakika, bir telefon açayım, sonra götürürsünüz’ dedim. Barodaki arkadaşları arayarak Avukat Hakları Merkezi’ndeki 60 avukatın tamamının restorana gelmesini söyledim. Bunu duyan amir konumundaki polis, kolumu tutmuş ve fiilen beni gözaltına almış olan polise müdahale etti. ‘Öyle şey olur mu, bunların hepsi şaka’ dedi. Ortamı yumuşatmaya çalıştı. * Ben de onlara tuttukları tutanağı sordum. Bana ‘Çocuk teslim tutanağı tutuyoruz’ dediler. Zaten çocuklar içerde travma halinde. Meğer, içkili mekanda bulunan çocukların ailelere teslim tutanağı tutuyorlarmış. Oysa aileler çocukların yanında. Burada yapılan ‘içkili mekana gitme, senin hayat tarzın artık bu ülkede geçerli değil’ demektir. Oradaki aileler şikayetçi olursa, Ankara Barosu olarak tüm hukuki girişimlerinde arkalarında oluruz. Kemal Göktaş gazetevatan
Gönderi tarihi: 12 Aralık , 2010 15 yıl Ahlakin,yolsuzlugun,haysiyetsizligin kol gezdgi bir ülkede polise bu kadar yetki veren AKP iktidari Icisleri Bakanligi'nin toplumu psikolojik baski altina almalari dogaldir.Parklarda kizlar dögülmedimi polis tarafindan,hangi savci bu olaylara el atti?Savcilar AKP'den aldiklari icazetle yolsuzluklarin,hayasizliklarin üzerine gidecek hamile kadinlarin cocuklarini düsürten,insanlarin burnunu kiran polisten hesap sorma yerine,Basbakanin Isvicre Bankalarindaki gizli hesaplarini arastiracaklari yerde namuslu insanlarin evlerine baskinlar düzenletip fasist uygulamaya ortak oluyorlar. Polisi askere karsi bir güc olarak organize edenler,polise, masum ve serefli insanlara saldirma yetkisi veren bir idare daha da cüretkar olacaktir.Bundan sakin kuskunuz olmasin.Polis devletinde insanlarin özgürlügü olamaz. saygilarla
Katılın Görüşlerinizi Paylaşın
Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için ŞİMDİ OTURUM AÇIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.