Jump to content

Recommended Posts

81c4115a611e5043aa545f2gb9.jpg...İstanbul'da fırtına uyarısı

İstanbul'da perşembe gününden itibaren etkili olan, Orta Akdeniz üzerinden gelen serin ve yağışlı havanın, yarın da etkisini sürdürmesinin beklendiği, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli olunması gerektiği bildirildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünden alınan bilgiler ve AKOM Meteoroloji biriminin değerlendirmeleri doğrultusunda,

 

serin ve yağışlı havanın, perşembe günü saat 15.00 itibariyle İstanbul'u etkisi altına aldığı hatırlatıldı.

 

Beklenen fırtına nedeniyle AKOM, İtfaiye Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü, Park Bahçeler Müdürlüğü, Beyaz Masa, İSKİ, Zabıta Daire Başkanlığı ekiplerinin alarma geçtiği belirtilen açıklamada, hava şartları normale dönene kadar AKOM'un alarm düzeyindeki çalışmalarının süreceği kaydedildi.

 

Açıklamada, perşembe günü saat 15.00'te başlayıp, cuma günü saat 14.30'a kadar Istrancalar civarına aralıksız yağan gök gürültülü sağanak yağmurun zaman zaman dolu yağışına neden olduğu ifade edilerek,

 

fırtına nedeniyle itfaiyeye gelen 434 ihbardan 185 çatı uçması ve 105 ağaç devrilmesi olayına müdahale edildiği bildirildi.

 

 

METEOROLOJİK UYARI

 

İstanbul ve çevresindeki kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışın, yarın akşam saatlerine kadar etkili olmasının beklendiği bildirildi.

 

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, halen İstanbul ve çevresinde, kuzey ve kuzeybatı (karayel) yönlerinden

 

saatte 40-60 kilometre hızla esen rüzgarla birlikte görülen kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışın, il genelinde yarın akşam saatlerine kadar etkisini sürdürmesinin beklendiği belirtildi.

 

Açıklamada, ilgililer ve vatandaşlar, su baskını, ani sel, dolu, yıldırım düşmesi, çatı uçması, kara ve deniz ulaşımının aksaması gibi olumsuzluklara karşı tedbirli olmaları konusunda uyarıldı.

 

METREKAREYE DÜŞEN YAĞIŞ MİKTARLARI

 

Açıklamada, metre kareye düşen yağış miktarları ve bazı semtlerdeki rüzgar hızlarıyla ilgili şu bilgiler verildi:

 

''Çilingoz'e 480 kilogram, Kazandere'ye 156 kilogram, Çatalca'ya 217 kilogram, Pabuçdere'ye 156 kilogram, Sultanbahçe'ye 218 kilogram, Elmalıdere'ye 165 kilogram, Düzdere'ye 200 kilogram, Kuzulu'ya 110 kilogram, İstinye'ye 80 kilogram, Ömerli'ye 15 kilogram, Çavuşbaşı'na 24 kilogram, Terkoz'a 52 kilogram yağış düştü.

 

Rüzgar hızları ise

 

Terkos'da 104 kilometre/saat,

 

İkitelli'de 85 kilometre/saat,

 

Ömerli'de 100 kilometre/saat,

 

Çanta'da 77 kilometre/saat,

 

Kağıthane'de 92 kilometre/saat,

 

Çavuşbaşı'nda 70 kilometre/saat,

 

Hadımköy'de 90 kilometre/saat, Aksaray'da 60 kilometre/saat.''

 

Açıklamada, günün ilk saatlerden itibaren tekrar başlayan yağışın, Boğaz çevresi ile Sarıyer, Kavacık, Beykoz, İstinye, Beşiktaş, Alibeyköy, Kağıthane, Eyüp, Bağcılar, Esenler, Gaziosmanpaşa, Bahçelievler, Bakırköy, Küçükçekmece'de etkili olacağının tahmin edildiği bildirildi.

 

 

İSTANBUL UÇTU BİR CAN GİTTİ

 

İstanbul'da dün hızı 110 kilometreyi bulan karayel fırtınası 192 binanın çatısını uçurdu, 2 caminin minaresi ile 37 ağacı devirdi. Minarenin altında bir kişi can verdi. Fırtına nedeniyle bir gemi de karaya oturdu...

 

İstanbul, dün aniden gelen karayel fırtınasına teslim oldu.

 

Kentte saat 14.10'da yağmurla birlikte gelen fırtına yarım saat sürdü ama geride ağır bir bilanço bıraktı.

 

Megakentte bir caminin minaresi devrildi, enkazda kalan vatandaşlardın biri yaşamını yitirdi.

 

Fırtınada 192 binanın çatısı uçtu, 37 ağaç devrildi, bir gemi karaya oturdu, onlarca vatandaş yaralandı.

Link to post
Share on other sites
  • 2 weeks later...
  • Replies 87
  • Created
  • Last Reply

Top Posters In This Topic

Top Posters In This Topic

Popular Posts

...Dikkat! Sarı sıcaklar geliyor   Türkiye yeni bir sıcak hava dalgasının etkisi altına girdi. Dereceler, birçok bölgede 40'ı gösterdi.   Haziran giderayak fena yakacak. Dünden itibaren yeni bir ç

...İzmir’e bile bile zehir içirmişler   ANKARA Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in ‘CHP’li belediyenin yönettiği İzmir’de yıllardır limitin dört katı   arsenikli su içiliyor’ sözleriyle

...Asfalt resmen ağladı!     Sıcaklar inanılmaz boyutlarda. Çöl sıcakları kavuruyor. Hararetin tavan yaptığı yol objektiflere böyle takıldı. Güneydoğu   Anadolu bölgesinde etkili olan sıcak h

Dünyanın en büyük arsenik arıtması İzmir’de kurulacak

 

İzmir Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada, yapımına başlanan Göksu ve Sarıkız arsenik arıtma tesisinin

 

günlük 259 bin metreküp kapasitesiyle alanında dünyadaki en büyük tesis olacağı belirtildi.

 

İzmir’de dünyanın en büyük arsenik arıtma tesisinin kurulacağı bildirildi.

Halen Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta bulunan dünyanın en büyük kapasiteli tesisin günde 200 bin metreküp su

 

arıttığı kaydedildi.

 

Türkiye’de ise Uşak-Eşme ve Manisa’da birer tesis bulunduğu ifade edildi.

 

Yer altı sularında görülen kimyasal değişimlerle birlikte yükselen sudaki arsenik oranını standartların altına çekmek için

 

harekete geçen İzmir Büyükşehir Belediyesinin, 15 milyon avro yatırımla Menemen, Halkapınar, Göksu ve Sarıkız

 

kuyularına arsenik arıtma tesisini kurmaya başladığı, 3 ayda 3 arıtma tesisini birden devreye alacağı kaydedildi.

 

 

Arıtma projesini Culligan Italiana SPA-Nema Kimya Dış Ticaret Ortak Girişiminin üstlendiği, proje tamamlandığında

 

Göksu ve Sarıkız kuyularından gelen günlük 259 bin metre küp suyun arıtılacağı, tesisin bu alanda dünyanın en büyük

 

arıtma tesisi unvanına sahip olacağı belirtildi.

 

Halkapınar’da saniyede 1.000 litre atık suyu arıtmak için kurulacak tesisin de, büyüklüğü ile Avrupa’nın en büyük arıtma

 

tesislerinden biri olacağı ifade edildi.

 

Saniyede 3 bin litre su arıtacak kapasitedeki tesisin ilk etabının Aralık ayında devreye alınması ve 1.500 litre su

 

arıtılmasının planlandığı,

 

tesisin tamamının ise 2009 Nisan ayında faaliyete geçeceği ifade edildi.

 

Paket arıtma tesisinin KDV hariç 10 milyon 750 bin avroya mal olacağı belirtildi.

 

 

Göksu-Sarıkız tesislerinin yanı sıra Halkapınar Sular İşletmesi alanı içinde kurulacak taşınabilir paket arıtma tesisi ile

 

Menemen’e kurulacak paket arıtma tesisinin Ocak ayında tamamlanacağı proje ve aplikasyon çalışmaları tamamlanan

 

tesislerin yapımına önümüzdeki günlerde başlanacağı kaydedildi.

 

Kaynak : Anadolu Ajansı

Link to post
Share on other sites
  • 3 weeks later...

73267yagisfk9.jpg....İstanbul'da Yer-Gök Birbirine Karıştı

İstanbul'u dün etkisi altına alan soğuk ve yağışlı hava, bugün şiddetini daha da artırdı.

 

Şehri kara bulutlar sararken, hava öğle saatleri olmasına rağmen akşam gibi karardı.

 

Yağışın tüm hızıyla devam ettiği İstanbul'da sürücüler de yollarda çok yavaş bir şekilde ilerleyebiliyor.

 

Afet Koordinasyon Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre son 24 saat içinde İtfaiyeye 25,

 

Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü'ne 10, İSKİ'ye 119 su birikintisi ihbarı yapıldı.

 

Metrekareye ortalama 55 kilogram yağışın düştüğü İstanbul'da barajlara akış devam ettiği için su miktarının Pazartesi

 

sabah ölçümlerinde kesinlik kazanacağı belirtildi.

 

 

AKOM'dan yapılan açıklamaya göre Cumartesi öğleden, Pazar günü saat 12.00'ye kadar metrekareye düşen yağış

 

miktarları şöyle:

 

Çilingoz 39 kg B.Çekmece 55 kg Sazlıdere 48 kg Pabuçdere 17,7 kg

 

Sultanbahçe 12 kg Elmalıdere 34,4 kg Düzdere 94 kg

 

Kuzulu 70 kg Balmumcu 45 kg Ömerli 45 kg

 

Çavuşbaşı ve İkitelli 39 kg Terkoz 22,5 kg Darlık 34 kg

 

Hadımköy 97 kg Kamiloba 73 kg Aksaray ve Göztepe 40 kg

 

Kağıthane 48 kg Sarıyer 55,4 kg Florya 31,4 kg

 

Eminönü 54 kg Samandıra 34,2 kg Şile ve Alibeyköy 45 kg

 

Link to post
Share on other sites
  • 2 weeks later...

041108sakaryabalik2ik7.jpg

 

 

Sakarya Nehri'nde çevre faciası

Sakarya Nehri'nde henüz nedeni belirlenemeyen bir kirlilikten dolayı binlerce balık ölümle pençeleşiyor.

 

 

Nehirdeki oksijenin azalması sebebiyle irili ufaklı yüzlerce balık öldü.

 

Binlerce balık ise oksijen alabilmek için su yüzüne çıktı.

 

Sakarya Nehri'nin Geyve ilçesi Alifuatpaşa beldesi ile Karaçam Köyü bölümünde nedeni henüz belirlenemeyen kirlilikten

 

dolayı balık ölümleri yaşanmaya başladı.

 

Bu sabah saatlerinden itibaren görülmeye başlanan balık ölümlerinin ardından oksijensiz kalan irili ufaklı on binlerce balık

 

su yüzüne çıktı.

 

Daha fazla oksijen alabilmek için suyun sığ olduğu yerlere gelen balıklar vatandaşlar tarafından el yada ağlarla

 

yakalanıyor.

 

Belediye hoparlörlerinden ilçe ve belde halkının nehirdeki balıkları tutmamaları ve

 

yememeleri konusunda uyarılar yapılıyor.

Bazı vatandaşlar, sersemlemiş balıkları hayata döndürmek için seferber oldu.

 

Balıkçılar bir yandan kıyıya vurmuş balıkları yakalayarak kovalarda oksijen takviyesi yaptı.

 

Yaşanan çevre felaketinin ardından Sakarya Çevre ve Orman Müdürlüğü'ne bağlı ekipleri nehirde inceleme yaptı.

 

Ekipler ölü balıklardan ve sudan incelenmek üzere numuneler aldı.

 

Yapılan incelemeler sırasında Geyve ilçesindeki Beylikhendeği Deresi'nden nehire kirli atık aktığı belirlendi.

 

Atığın bölgede bulunan tekstil fabrikaları tarafından dereye boşaltılmış olabileceği ileri sürüldü.

 

Sakarya çevre Orman İl Müdürü Nurettin Taş, balık ölümlerinin görüldüğü nehirde çok sayıda balığın da oksijen

 

yetersizliğinden su yüzüne çıktığını bildirdi.

 

Konuyla ilgili inceleme başlattıklarını anlatan Taş, numunelerin sonuçlarının gelmesinin ardından

 

balık ölümlerinin nedeninin kesin olarak belirleneceğini ifade etti.

 

041108sakaryabalik6bd4.jpg

 

Link to post
Share on other sites

Bircok sokaklarin duvarlarin' i bu sekil' de

 

00027848jn0.jpg............... GEREKSIZ REKLAMLAR

 

 

ile dolduracaklar' i yerine.......

 

 

1072968283fl4.jpg

 

 

2070 yılından mektup

 

İzlenmesi gerekir!

 

 

Web Siteme Git

 

 

az önce aklimdan gecirdim... belirli yerler' de eklemis oldugunuzu ve benzerlerini koysalar ne olur sanki, diye düsündüm...

 

Cöp tenekelerini dolduran kagit yigini degil....... belki beynimiz de kalan, düsündüren bir izlem birakir.

 

Duyarliliginiz icin tesekkür ederim sayin muki.. :clover:

Link to post
Share on other sites

Sayın birce,

 

ileteceklerim için yeni bir başlık açmama gerek yok diye düşünüyorum. Zira siz açmışsınız ve duyarlılığınız için ben de size teşekkür ederim.

 

EVLERDE ENERJİ TASARRUFU

 

Elektrik – gaz – kalorifer – hayatımızın artık vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Hiçbir ev, günümüzde artık böylesi enerji taşıyıcıları olmadan yapamaz. Belli bir dönem, elektrik bize sanki gitgide ucuzlayacakmış gibi geliyordu. Isınmak için kullanılan enerji bile uygun koşullarda elde

ediliyordu. Ne yazık ki, bu durum artık tamamen sona erdi. Akaryakıt, mazot, elektrik ve gaz fiyatlarının hepsi artıyor ve bu fiyat artışlarının sonu henüz görünürde değil.

 

Enerji tasarrufunu ciddiye almanın zamanı geldi artık!

 

Enerji taşıyıcısı olarak kullanılan kömür, odun, petrol ya da doğal gaz yakıldığında değişik atık maddeler oluşuyor. Bu süreçte açığa çıkan karbondioksit (CO2) ise yerküre atmosferini ısıtıyor ve sera etkisini güçlendiriyor. Almanya, dünyada yine bu şekilde açığa çıkan karbondioksitin % 4’üne sebep oluyor – bu miktar bütün Afrika kıtasının açığa çıkardığından daha fazla! (Son-) Enerji tüketiminin dörtte biri özel evlerde gerçekleşiyor. Halbuki bu miktarın önemli bir bölümü konfordan vazgeçmeksizin tasarruf edilebilir. Kısacası, kıymetli enerjinin büyük bir miktarı hala boşa harcanıyor. Bu sadece çok miktarda para kaybına değil, aynı zamanda çevreye de zarar veriyor.

 

Enerji tasarrufu ve bilinçli enerji kullanımı çevre dostu bir geleceğin anahtarıdır!

 

Bu broşür size evinizdeki enerji müsrifliği hakkında bilgi verecek ve size enerji tasarrufu konusunda yardımcı olacaktır. Bunlar çoğunlukla sadece ufak tefek

şeylerdir, fakat cüzdanınız ve çevre için tesiri büyük olacaktır!

 

 

BİLGİ EDİNİN – YARARINI GÖRECEKSİNİZ

 

Aletlerin etiketlendirilmesi

 

Evlerdeki hemen hemen bütün aletler elektrikle işliyor. Özellikle eski aletler (buzdolapları, çamaşır makineleri, çamaşır kurutucuları ve diğerleri) çoğunlukla

haddinden fazla elektrik tüketir. Yeni aletler eskilerinden daha tasarrufludur diye genel bir sonuç çıkarılamaz. Çünkü tek tek modeller arasındaki farklılıklar çok büyük. Bundan dolayı yeni bir alet almadan önce onun enerji tüketimi hakkında mutlaka bilgi edinin.

 

Belirli ev aletlerinin Enerji Tüketim Etiketlendirilmesi Yasası

 

[„Energieverbrauchskennzeichnungsgesetz”, EnVKG] gereğince aletin enerji tüketimi ve diğer önemli enerji kaynakları hakkında verilerle etiketlendirilmesi

zorunludur. Bu, aletlerin kamuoyuna teşhiri ya da herhangi bir tüketiciye takdim edilmesi durumu için geçerlidir. Eğer bir tüketici aletlere posta yoluyla, ilan veya reklam katalogları üzerinden sahip olmak istiyorsa ve bu alıcı, aleti satın almadan önce görme olanağına sahip değilse, satıcı satış kontratı imzalanmadan önce alet hakkında yasaların öngördüğü enformasyonları vermek zorundadır. Eğer bir satıcı kasıtlı veya ihmalkar davranıp Enerji Tüketim Etiketlenmesi Yasası’nın öngördüğü bilgileri (etiket / veri kağıdı) sunmazsa ya da bir etiketlendirmeyi kötüye kullanırsa, yasalara aykırı davranmış olur ve böylelikle para cezasına çarptırılabilir.

 

energietip.jpg

 

Halen varolan etiketlendirme mecburiyeti aşağıdaki aletler için geçerlidir. Büyük ev aletleri (buzdolabı, derin dondurucu ve bunların kombinasyonu; çamaşır

makinesi, çamaşır kurutucusu ve bunların kombinasyonları, yani hem yıkayan hem kurutan) elektrikli ocaklar evde kullanılan lambalar ve klima aletleri gibi.

Etiketlendirme, temelde enerji tüketimini (örneğin (ör.) çamaşır makinelerinde standart programlarda bir kilo çamaşıra düşen kilovat saat) ve aletlerin

yedi enerji verimliliği sınıfından hangisine ait olduğunu gösterir. Enerji verimliliği sınıfı „A“ enerji tüketimi açısından en iyi, „G“ ise en kötü aletlerin sınıfını tanımlar. Bu sınıflara ayırma işlemi yaklaşık 10 yıl öncesine dayandığı için güncel değildir. Bu demektir ki, bu şekilde etiketlendirilmiş aletler, bugün tüketiciye sadece kaba bir doğrultu verebiliyor. Günümüzde bu tip etiketlendirme sadece soğutucu ve dondurucular için güncelleştirilmiştir.

 

Etiketlemede dikkat etmeniz gereken hususlar:

 

Enerji tüketim sınıflarının kategorilere bölünmesi zira yıllar önce gerçekleştirilmiştir. Fakat teknik, bu süre içinde ilerlemeye devam etti. Bu durumda tüketim gücünün düşük olduğu sınıflara hitap eden aletlerin sayısı da yükseldi. Günümüzde aletlerin enerji tüketiminde gözle görülür farklar olmasına rağmen, hala piyasada yüksek düzeyde enerji tüketen aletler mevcuttur. Bu durumda hangi aletin sizin için daha uygun olduğuna karar vermek size kalıyor.

 

Yalnızca buzdolabı ve dondurucular için bir uyarlama düzenlendi. Böylece A sınıfı tekrardan A, A+ ve A++ gibi alt sınıflara ayrıldı. Aletlerin genellikle uzun ömürlü oluşu (yaklaşık 15 yıl) dikkate alındığında, görünüşteki küçük enerji tüketimi farklılıkları, işletme masrafları açısından bakıldığında kendini açık bir şekilde gösterir. Aletlerin satın alınışında bu hususlara dikkat edilmezse, daha sonra aile bütçesini fark edilir derecede etkileyecektir. Enerji tüketim sınıflarının gruplara ayrılmasında sadece aynı imal tipindeki aletler birbiriyle karşılaştırılır. Bazen satın almada başka bir alet çeşidi seçilmesi durumunda enerji ve para tasarrufu edilebilir (ör. derin dondurucu yerine buzluk alınırsa). Değişik imal tiplemesine sahip olan aletlerin üzerindeki etiketleme bize sınırlı yardımcı olur.

 

 

EV ALETLERİNİ KULLANIRKEN ENERJİ TASARRUFU

 

Soğutucu ve dondurucular evinizdeki elektrik tüketiminin yaklaşık beşte birini oluşturur. Bir soğutucu aletin enerji tüketimi, onun hangi enerji harcamasıyla ısıyı aletin iç kısmına ve tekrardan bu havayı dışarıya taşımasıyla orantılıdır. Öyle ki, bu sayede aletin içindeki ısı arzu edilen dereceye ulaşabilsin ya da aynı derecede kalması sağlanabilsin. Aşağıdaki uyarılar size enerji tasarrufu konusunda yardımcı olacaktır:

 

Soğutucu ve dondurucu aletlerinizi mümkünse ısıtılmayan mekanlara yerleştirin

 

(ör. buzluklar bodrumda kalabilir). Soğutucu aletlerinizi ocak ve kalorifer gibi ısı verici aletlerin ya da evin güneş alan alanlarına yerleştirmekten kaçınınız.

 

Pişirilmiş yemekleri buzdolabına koymadan veya dondurmadan önce soğumuş olmasına dikkat ediniz.

 

Buzdolabının ve buzluğun sistemli yerleştirilmiş olması, alet içinde bir besin maddesini uzun süre aramayı önleyeceği için, bu esnada aletin kapısı uzun süre açık kalmaz ve böylelikle aletin içine fazla miktarda sıcak ve nemli havanın girmesi engellenmiş olur.

 

Esnemiş kapı lastiklerini hemen değiştirtmeye çalışınız.

 

Buzdolabı ve buzluğun ayarı ne kadar düşük (yani soğuğa ayarlı) olursa, o aletin istenilen enerjiyi tutabilmesi için o kadar çok elektrik kullanması gerekir.

Buzdolapları için +7 °C ve buzluklar için -18 °C normal koşullarda kafidir.

 

Yıllık izin dönemlerinde buzdolabı ya en düşük ayara getirilebilir ya da ona da izin yaptırılabilir. İkinci durumda buzdolabının kapağı açık bırakılmalı, aksi takdirde fişi çekik buzdolabının kapağı kapalı kalırsa küf oluşabilir.

 

Besin maddelerindeki sudan ve havadaki nemden dolayı soğutucu ve dondurucu aletlerde karlanma oluşur. Bu tabaka ne kadar kalın olursa, o aletin enerji tüketimi o derece yüksek olacaktır. Bu nedenle sizlere önerimiz:

 

Besin maddelerinizi buzdolabına ağzı kapalı, buzluğa ise sıkı paketlenmiş bir şekilde yerleştiriniz.

 

Buzdolabınızın kapağını çok kısa açık tutunuz, böylelikle aletin içine dışardan fazla miktarda nemli hava girmez.

 

Buzluğunuzu düzenli aralıklarla çözünüz.

 

Soğutucu aletinizin sıcak havasını dışarıya kolaylıkla vermesini sağlayınız. Sabit ve tabandan ısıtmalı aletlerin havalandırma ızgaraları açıkta olmalı ki, hava soğutma hortumundan (lastiğinden) problemsiz geçebilsin. Dışardan soğutma hortumu bulunmayan dondurucular öyle yerleştirilmeli ki, aletin sıcak havayı dışarıya taşıyan cephesi açıkta kalsın. Böylelikle dondurucunun ısı devinimi engellenmemiş olur.

 

Yeni buzdolabı alırken aletin imal şeklinin ve büyüklüğünün gerçek ihtiyacınıza uygun olmasına dikkat edin. Çok büyük bir buzdolabı gereksiz yere enerji israfı

demektir.

 

 

Ocaklar

 

Yemek pişirirken şunlara dikkat etmelisiniz:

 

Doğal gazla çalışan ocaklar elektrikle çalışanlara oranla çevreyi daha az kirletir.

Bunun sebebi: elektrik santralındaki kullanılan enerjinin sadece % 34’ü elektriğe dönüştürülebiliyor.

 

Yemek pişirirken tencere ve tavaları, uyan kapaklarla kapatınız. Kapaksız olunca ısı ve su kaybı sebebiyle yemeğin pişme süresi uzar ve daha fazla enerji tüketilmiş olur.

 

İhtiyacınızdan fazla su kaynatmayınız. Patates ve sebzelerin suda yüzmeleri gerekmiyor. Haşlamalar için birkaç santimlik su kafidir. Düdüklü tencerelerle % 50 enerji ve zaman tasarruf etmiş oluyorsunuz.

 

 

Elektrikli ocaklar için ayrıca şunlar da geçerlidir:

 

Tabanı düz olan tencere ve tavalar kullanınız.

 

Yemek pişirdiğiniz kabın büyüklüğünün ocağın çapıyla oranlı olmasına dikkat ediniz.

 

Eğer elektrikli ocak sadece başlangıçta (yani ilk kaynama esnasında) yüksek ateşe alınırsa, daha ekonomik olur. Yemekler sonra hafif ateşte de haşlanarak

pişmeye devam eder. Yemek pişirme işlemi bitmeden belli bir süre önce ocağın altını kapatırsanız, ocağın kalan sıcaklığını da kullanmış olursunuz.

 

Fırında yemek pişirirken çoğu zaman önden ısıtma işleminden vazgeçebilirsiniz. Fırını mümkün olduğunca birçok yemeği aynı anda pişirmek için kullanınız.

 

Eğer yeni bir ocak alınacaksa, her halükarda elektrikli ocaktan ziyade gazlı ocak tercih edilmelidir. Tüketim miktarları yaklaşık olarak aynı olsa da, elektrik elde edimindeki enerji kaybı oldukça yüksektir. Gazın fiyatı daha uygun ve kalan sıcaklık kaybı oldukça düşüktür. Eğer evinizde gazlı ocak bağlantısı mümkün

değilse, elektrikli ocağınızla da enerji tasarrufu edebilirsiniz. Uygun ısı izolasyonu veya cam-seramik pişirme alanları gibi yeni teknik sayesinde elektrikli ocaklarda da enerji tüketimi azaltılmış durumda.

 

Çamaşır makinelerini

 

mümkün olduğunca dolu çalıştırınız. Gerçi bazı yeni otomatik modeller su ve enerji tüketimini, içindeki miktara göre uyarlayabiliyorlar. Yine de tam olarak

dolu bir makine en ekonomik yıkama şeklidir. Normal derecede kirli çamaşırlar için 60°C yeterlidir. Böylece 95 °C lik programa göre yaklaşık % 30 enerji

tasarrufunda bulunmuş olursunuz. (Hatta 40 derece dahi yeterli bence... muki)

 

Çamaşır kurutma makineleri

 

oldukça fazla enerji tüketirler. Çamaşırların açık havada ya da çatı katında kurutulması hem çok daha ekonomik hem de çevreyi korumuş olur. Çamaşırlarınızı kışın bile daha az enerjiyle kurutabilirsiniz. Çamaşırlarınızı çamaşır kurutma askısına asıp, çatıya, bodrum katına veya daha uygun bir yere

yerleştirebilirsiniz. 25 vatlık bir vantilatörü de çamaşırların önüne yerleştirebilirsiniz. Burada havanın çamaşırlar arasından geçip, çamaşırları sallamasına dikkat edin. Böylece çamaşırlar tıpkı açık havada kurur gibi çamaşırlar arasından geçen havaya suyunu bırakır. İyi sıkılmış çamaşırlar da aynı yukarıdaki yöntemde olduğu gibi, kumaşın kalınlığına bağlı olarak bir günde veya bir kaç saat içinde kurur. Olumlu bir ek kazanç: Çamaşırlarınız tıpkı çamaşır kurutma makinesinde olduğu gibi, sürekli hareket sayesinde yumuşak ve kırışıksız olur.

 

Ampuller

 

yüksek miktarda enerji kaybıyla ışık verir: Alınan elektriğin % 90 ı faydasız ısıya dönüştürülür. Floresan lambalar ise oldukça yüksek verime sahiptir.

 

Kompakt floresan / enerji tasarruflu lambalar

 

normal ampullere oranla ortalama olarak % 80 daha az enerji tüketirler. Bu tip ampullerin kullanımı, merdiven boşluğu gibi sadece kısa süreli ışığın gerekli olmadığı yerlerde de uygundur. İki tip enerji tasarruflu lamba vardır: ön ısıtma fonksiyonu olan lambalar [„Warmstarter”] açıldıktan sonra gecikmeli ışık verirken, direk açılan [„Kaltstarter”] elektrot ön ısıtmasız lambalar ışığı hemen verir. İlk bakışta bu bir avantaj gibi geliyor, fakat ön ısıtmaktan vazgeçilirse sonuç şöyle olur: ön ısıtmasız açılıp kapanan şalterler daha kısa zamanda aşınmaya uğrarlar ve daha kısa ömürlü olurlar. Ampullerin ömrü genelde sadece 1.000 saat civarındadır. Enerji tasarruf lambalarının ömrü ise ortalama 8.000 saat kadardır. Hatta bazı modeller 12.000 saatin üzerine bile çıkabiliyor.

Ama dikkat: ucuz bir enerji tasarruf lambasının ömrü de normal ampullerinkini hiç de aşmayabilir.

 

LED – Işık yayan diyot

 

dimbare_spaarlamp_1.jpgled_spaarlamp_1.jpg

 

Işık diyotu ile donanımlı olan enerji tasarruflu lambalar eski gibi gözükürler! Bir vat verimliliğinde LED’ler günümüzde yaklaşık 100 lümen* ışık akımına ulaşıyorlar Bir karşılaştırma: Ampuller 10 lümen, halojen lambalar yaklaşık 15 lümen, enerji tasarruflu lambalar ise yaklaşık 60 lümene kadar çıkabiliyorlar. LED’ler çok daha uzun ömürlüdür (50.000 saatin üzerinde), enerji ve hammadde tasarrufu sağlar, az atık maddeye sahiptir ve sağlamdır. LED’lerin günümüzdeki üretiminin oldukça masraflı olması, onun diğer ışık sistemlerinin büyük çapta yerini almasını engellemekte.

*lümen = bir ışık kaynağının ışık akımını ölçmek için kullanılan uluslararası birimdir, yani yayılan görülür ışın.

 

Ampullerinizi satın alırken, ampuller için de mevcut olan AB-Enerji-Etiketine [„EU-Energieaufkleber“] dikkat ediniz. Ampullerin hangi enerji tüketimi

kategorisine ait olduğunun yanında, ampulün ömrü de belirlenmiştir. AB enerji etiketinin her satış paketinin üzerinde basılı olması zorunludur.

 

DİKKAT! ALETLER ELEKTRİK KAÇIRIYOR

 

Elektrikli cihazlarınızın zamanla büyüyen sayısı ile birlikte, siz farkında olmadan maddi kayıp da büyüyor. Gün be gün milyonlarca evde ve işyerlerinde vuku bulan gizli elektrik tüketimi her şeyden önce üç sebebe dayanıyor:

 

Cihazlar (normal) işlemelerinden sonra hazırda bekleme pozisyonuna (İngilizcesi: „stand-by“) geçerler. Örneğin uzaktan kumandanın sinyalini alabilmek için ya da ihtiyaca göre hemen tekrardan çalışabilmek için.

 

Cihazlar görünüşte ana şalterden kapanmış olsalar da hala elektrik tüketir. Bu örneğin bilgisayar ve onun ek cihazları için ve aynı zamanda bir çok elektronik eğlence cihazları için de geçerlidir.

 

Cihazların kapatma düğmeleri (şalterleri) yoktur ve bunlar prize takılı oldukları sürece elektrik tüketirler (ör. çoğu fiş bağlantısında olduğu gibi).

 

Bu enerji kaybına boşa çalışma kaybı denir.

 

Federal Çevre Dairesi’nin hesaplarına göre, Almanya’da yıllık boşa çalışma kaybı en az 4 Milyar Euro gibi devasa bir meblağ tutuyor.

 

Boşa çalışma ve nedenleri

 

Hazırda bekleme şalteri

Stand-by-fonksiyonu her ne kadar en yaygını olsa da, yine de tek boşa çalışma şekli değildir. Bu şekil, örneğin televizyonlarda, video aletlerinde, DVD-çalarlarda, müzik setlerinde, telesekreterlerde görülmektedir. Cihaz (normal) işlevine geçebilmesi için, uzaktan kumandadan veya şebeke yönetiminden sinyali almak üzere hazırda bekler. Ya da örneğin lazer yazıcılarında ve fotokopi makinesinde olduğu gibi: cihaz, ihtiyaç duyulduğunda hemen çalışabilmesi için önden ısıtılmış oluyor.

 

Görünüşte kapalı

Kapatma şalteri, cihazı şebekeden tamamen ayırmadığı için, cihaz sadece görünüşte kapalıdır (çünkü örneğin cihaz düşük elektrik seviyesine ayarlı durumdadır). „Görünüşte kapalı” pozisyonuyla gereksiz elektrik tüketen cihazların sayısı, günümüzde giderek artıyor. Cihaz sahipleri ise bu durumun farkında ya da bilincinde değiller.

 

Şebeke şalteri eksikliği

Çoğu cihazda bir kapama şalteri (düğmesi) yoktur. Bu aletler fark edilmeden „yanı sıra“ – çoğunlukla günde 24 saat çalışırlar ve bu arada enerji tüketirler. EDV cihazları (bilgisayar, yazıcı, tarayıcı vb.) ve elektronik eğlence cihazları (televizyon, video aleti, DVD-çalar, müzik seti vb.) dışında suyu sürekli sıcak tutan sıcak su deposu, çanak alıcıları, şebeke adaptörleri, telesekreterler, uzaktan kumandalı büyük lamba sistemleri (Dimmer), halojen lambaları için transformatörler, kapı zili trafoları, ayrıca yaz boyunca kapatılmayıp, soğuk suyu borulara pompalayan kalorifer dönüşüm pompaları ve başka bir çok cihaz daha.

 

Bazı cihazlar hazırda beklerken sadece 1 vat ya da daha az enerjiye ihtiyaç duyar. Ancak diğerleri bunun birçok katını tüketebilirler. „AudioVideoFotoBild“ dergisi yayınının başından itibaren test raporlarında, boşa çalışma kaybıyla ilgileniyor. Bu derginin bir araştırmasına göre: bir hoparlör sistemine monte edilen yükselteç, ses vermeme durumunda iken sürekli 57 vat gücünde enerji kullanıyor. Bu yılda nerdeyse 100 Euro yapıyor, muazzam bir para israfı demektir! Bu birçok örnekten sadece bir tanesi!

 

Boşa çalışma kayıpları, orta halli elektrikli aletlerle donatılmış bir evde yılda 100 Euro olabilir. Daha fazla aletli evlerde ise bu sayı daha yüksek meblağlara

çıkabilir.

 

Elektrik israfına böyle son verebilirsiniz:

 

Bu durumun hangi aletiniz için geçerli olduğunu tespit ediniz. Örneğin elektrik çeken trafoları şöyle anlayabilirsiniz: trafoya bağlı cihaz kapatıldıktan sonra hala sıcak kalıyor veya ses çıkarmaya devam ediyorsa. Fakat çoğu zaman gizli elektrik kaybının izi bulunamayabilir. Bunun sebebi ise elektrik çeken parçaların, cihazlara monte edilmiş olması ve bunların dışardan bakıldığında görülemeyişidir. Bu durumda bir enerji maliyeti monitörü [„Energiekostenmonitor“] yardımcı olabilir.

 

Enerji maliyeti monitörü elektrik tüketimini ve maliyetini ölçmeye yarayan küçük bir kontrol aletidir.

 

124400_LB_00_FB.EPS.jpg

 

Enerji maliyeti monitörü hem çamaşır makinesi ve kurutucusu, soğutucular, televizyon vs. gibi ev aletlerinde, hem de sıcak su deposu, çanak alıcıları, video aleti, faks aleti, müzik seti, bilgisayar, yazıcı ve birçok başka cihazlarda kullanılabilir. Bu aletin çalıştırılması çok basittir.

 

Önce monitöre elektrik tarifesi girilir. Elektriğin gece tarifesi de dikkate alınabilir. Sonra monitör bir prize takılır ve ölçülmesi gereken aletin fişi ise monitöre takılır. Söz konusu durumda, anında elektrik gücü, tüketimi ve tüketim maliyeti ölçülebilir.

 

Enerji maliyeti monitörünü uzman piyasadan (yapı malzemesi satan

dükkanlar [ör. „Baumärkte“] temin edebilirsiniz.

 

 

Müzik seti Boşa çalışma kaybı = 21 Vatt 36,75 € / yılda

PC hoparlörü Boşa çalışma kaybı = 10 Vatt 17,50 € / yılda

Mürekkepli yazıcı Boşa çalışma kaybı = 12 Vatt 21,00 € / yılda

DVD çalar Boşa çalışma kaybı = 15 Vatt 26,25 € / yılda

Tarayıcı Boşa çalışma kaybı = 15 Vatt 26,25 € / yılda

Hafızalı DVD-çalar Boşa çalışma kaybı = 63 Vatt 110,25 € / yılda

Renkli lazer yazıcısı Boşa çalışma kaybı = 103 Vatt 180,25 € / yılda

Tarayıcı Boşa çalışma kaybı = 15 Vatt 26,25 € / yılda

Hoparlör Boşa çalışma kaybı = 57 Vatt 99,75 € / yılda

 

Elektrik kayıplarını önlemenin sırrı: ALETLERİ KAPATMAK

 

Boşa çalışma sebebiyle meydana gelen enerji israfına karşı, sadece söz konusu aleti kapatmak yeterli olur. Bazı insanlar, akşamları televizyon seyrettikten sonra televizyonu şebekeden ayırmaya üşeniyor. Onun yerine cihazın hazırda bulunma pozisyonunu yeğliyorlar. Onların inancına göre, cihaz hazırda tutularak ömrü uzatılıyor ve yahut ta cihazı kapatmak aletin ömrünü kısaltıyor. Cihazları hazırda bulundurmak bizim elimizdeki verilere göre, sadece konfora hizmet ediyor, enerji tüketimine ve ayrıca keseye zarar veriyor.

 

Video cihazı ve çanak alıcılarında hazırda bekleme pozisyonu süresince, alıcı kanalı üzerinden tarih ve saat kaydediliyor. Bu veriler, cihazların şebekeden

ayrılması durumunda silinebilir. Akıllı düzenlenmiş aletler ise tampon tekniği aracılığıyla bu bilgilerin silinmesini engeller (ör. destekleyici akü sayesinde).

 

Kapatma düğmesi bulunmayan cihazlara (belirli müzik setleri, elektrik şebeke fişleri, modemler vb.), elektrik devresine takılabilen fiş duyu, anahtarlı grup

prizler ya da benzeri şekilde sonradan eklemeli donanımlar yapılabilir. Açılıp kapanabilen duyu fişleri veya anahtarlı grup prizlerin bağlı olduğu ara cihazların

teması şebekeden tamamen kesilmesi durumunda, bu ara cihazların fişlerinin ayrıca çekilmesi gerekmiyor!

 

GMA14697_431.jpg

 

Bir anahtarlı grup prizi sayesinde sadece bir düğmeye basarak bir çok cihazın (ve elektrik şebeke fişlerinin / ya da sadece fişlerin) aynı anda şebekeden temasını kesebilirsiniz ve tekrardan temas kurabilirsiniz (kısaca: açıp- kapatabilirsiniz). Bu, örneğin müzik seti, hafıza, monitör, tarayıcı, modem ve benzeri gibi değişik bölümleriyle masa üstü bilgisayar için geçerlidir.

 

Hala evlerimizde mevcut olan bir çok video cihazı, boşa çalışma durumunda 15 vatlık enerji tüketiyor. En yoğun kullanımları durumunda bile bu cihazlar

ortalama günde 23 saat boşa çalışıyor. Tatil dönemlerini de dikkate alırsak (yılda 5 hafta) boşa çalışma süresi olarak ortaya (330 x 23 + 35 x 24 =)

8.430 saat gibi yıllık bir meblağ ortaya çıkıyor. Bununla yılda (8.430 x 15 = 126.450 vat saat =) 126,5 kilovat saat kullanılıyor.

 

 

KONSERVE KUTUSUNDAN ENERJİ

 

Piller / akümülatörler sizi elektrik prizinden bağımsız hale getirir. Ne yazık ki, pillerin imalatı için büyük miktarlarda enerji ve hammadde tüketiliyor. Bunun

ötesinde bazı pil ve akümülatör çeşitleri insan ve doğa için, ör. cıva ve kadmiyum gibi, zehirli ağır metaller içerirler.

 

 

Tekrar doldurulabilen alkali-/mangan-pilleri (bunlar için çevre mührü „Mavi Melek“ veriliyor) ve akümülatörler (ör. nikel-metalhydrid-aküleri) hem çevre

için daha iyi hem de uzun vadeli düşünüldüğünde oldukça ucuza geliyor. Burada, uyan şarj aletine ve doğru kullanıma dikkat edilmesi gerekiyor. Aküler,

geleneksel pillere göre gerçi biraz daha pahalıya geliyor ama, bin defaya kadar doldurulabiliyor.

 

Mümkün olduğunca pille çalışan aletlerden vazgeçmek her halükarda çevre dostu bir davranıştır. Hesap makinesi ve kol saati gibi bazı aletler ışığı elektriğe

dönüştüren güneş panelleriyle donanımlıdır – böylelikle pil veya akünün değiştirilmesi bu durumda tamamen ortadan kalkmış olur.

 

Eski piller ve aşınmış akülerin yeri çöp değildir!

 

Odaları doğru ısıtma

 

Odaların fazla sıcak olması sadece sağlıksız ve üşütme tehlikesini arttırmıyor, aynı zamanda da gereksiz biçimde enerjiye ve paranıza mal oluyor. Odalarınızın

ısısını bir derece indirmeniz, yaklaşık % 6 lık ısınma maliyeti tasarrufu sağlar. Yaşam ve çalışma mekanlarının ısısının 20 °C olması tamamen kafidir.

 

Evden uzun süre uzak kalma durumunda, kaloriferin ayarı düşürülmelidir. Yatak odaları ve misafir odaları da sürekli ısıtılmak zorunda değildir.

010_gr.jpg

Gece saatlerinde oda sıcaklığını duruma göre rahat edebileceğiniz bir ısıya indirmelisiniz. Bu davranışla paradan tasarruf eder ve çevreyi de korumuş

olursunuz. Kepenkler / jaluziler, panjurlar ve perdeler (ısıtma periyodunda) geceleri kapalı tutulmalıdır.

 

Doğru havalandırma

 

öğrenilmek ister: sürekli havalandırmaktan kaçınınız (ör. „devirmeli pencereler“) ve onun yerine kısa (on dakikadan fazla değil) ve güçlüce (hava cereyanı yaparak) havalandırınız. Sonra pencereyi tekrardan kapatınız. Devrik pencere ve açık kalorifer esnasında havalandırmak tamamen para ve enerji savurganlığıdır.

 

Kalorifer peteklerinin havasını alma

 

Eğer kalorifer petekleri, termostat vanasını tam olarak açmış olmanıza rağmen, düzgün ısıtmıyorsa, ısıtılmayan dönemde kalorifer borularında belki hava

yastığı oluşmuştur. O zaman kaloriferin havasının alınması gerekir: Bu durumda termostat vanasını kapatınız, petekteki havalandırma sibobunu açınız, altına bir kap koyunuz ve suyun gelmesini bekleyiniz. Havalandırma sibobunu tekrardan kapatınız ve termostat vanasını baştaki pozisyona getiriniz.

 

Kalorifer boşluklarını yalıtma

 

Kaloriferlerin bulunduğu dış duvarlar oldukça incedir. Böylece daha çok sıcaklık dışarıya kaybolabilir. Bu yüzden sonradan eklenmiş olan bir iç duvar

yalıtımı çok ekonomik olabilir. Eğer kalorifer ve duvar arasında yeterince boşluk mevcut değilse, alüminyumdan işlenmiş ince bir izolasyon folyesinin duvara

yerleştirilmesi pratik bir çözüm olabilir.

 

Yeni eşya alımlarında enerji tasarruflu alternatiflerini tercih ediniz.

 

Kısa zaman içinde göreceksiniz ki, gösterdiğiniz itina banka hesabınız ve çevre konusunda avantajını fark ettirecek! Evlerde enerji tasarrufu için yeterince olanak var – bunların istikrarlı bir şekilde kullanılması durumunda bize ve çevremize bayağı bir miktar atık maddenin açığa çıkması önlenmiş olacaktır.

Link to post
Share on other sites

kar200849392eg1.jpg.....Denizli'ye yılın ilk karı yağdı

 

Son aylarda oldukça mevsim normallerinin altında yağış düşen Denizli'de son birkaç gündür

 

etkili olan sağanak yağmur yüzleri güldürürken, ilk kar da Honaz Dağı'nın zirvesine yağdı.[/b] Denizli ve çevresinde son günlerde yağmur etkili olurken,

 

2 bin 571 metre ile Ege Bölgesi'nin en yüksek dağı olan Honaz Dağı'na da mevsimin ilk karı düştü.

 

Yağan kar sebebiyle Honaz Dağı'nın zirvesi beyaza bürünürken, güzel görüntülere de sahne oldu.

 

 

~~

 

 

yagasst545235729zi3.jpg.....Meteoroloji'den fırtına uyarısı

Yarın Balkanlar ve Orta Akdeniz üzerinden gelen yeni bir yağışlı havanın etkisine gireceğiz.... Yarın, kıyı Ege ve Batı Akdeniz'de başlayacak sağanak yağışlar, yarın gece ve Cumartesi günü Marmara,

 

Ege, Akdeniz, İç Anadolu'nun kuzeybatısı, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu'nun güneyi ile Bolu,

 

Zonguldak ve Düzce çevrelerinde devam edecek.

 

Yağışlar Cumartesi günü, Marmara'nın batısı, Ege, Akdeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun

 

doğu kesimlerinde kuvvetli olmak üzere genellikle yağmur ve sağanak, gece Trakya'da

 

karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacak.

 

Rüzgar, yarın akşam saatleri ve Cumartesi günü, Marmara,

 

Ege ve Batı Akdeniz'de güneybatı yönlerden saatte 80-90 kilometre hızla kısa süreli fırtına şeklinde esecek.

 

 

Pazar günü ise Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Batı ve Orta Karadeniz,

 

Güneydoğu Anadolu ile Doğu Anadolu'nun güneyinde etkili olacak yağışlar, Marmara'nın güney ve doğusu,

 

Batı Karadeniz'in iç kesimleri ile sabah ilk saatlerde Trakya'da karla karışık yağmur ve kar şeklinde düşecek.

 

Rüzgar, Güney Ege, Akdeniz ve İç Anadolu'da güneybatı yönlerden, Marmara'nın kuzeyi ile Batı Karadeniz'de

 

kuzeybatı yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına şeklinde esecek.

 

Hafta sonu güney ve batı bölgelerinde beklenen kuvvetli yağış, lodos ve karayel fırtınası ile Trakya,

 

Marmara'nın güney ve doğusu ile Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde beklenen kar yağışlarının oluşturacağı

 

soba zehirlenmeleri, sel, su baskını ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuz şartlara karşı ilgililer ve vatandaşlar uyarıldı.

Link to post
Share on other sites

erkeklerr215724780us4.jpg.....Bu köyde 1 tek kadın kaldı! Erkekler?

250 nüfuslu köyde susuzluk yüzünden şimdi sadece 10 kişi yaşıyor. Kadınlar susuzluktan bıkıp köyü terk etti, erkekler

 

isyanda.

 

Susuz köyün tek kadını Fatma Nine. Burası Elazığ'ın Baskil ilçesine bağlı Su Yatağı Köyü… Adı Su Yatağı ve Karakaya Baraj Gölü'nün de

 

hemen yanında bulunuyor, ama köylüler 20 yıldır susuzluk çekiyor.

 

Susuzluk yüzünden özellikle kadınlar büyük sıkıntı çektiği için köylüler Su Yatağı'ndan ayrılmış.

 

20 yıl önce 250 nüfuslu köyde şimdi 3'ü çocuk toplam 10 kişi yaşıyor.

 

Köyde yaşayan tek kadın ise 73 yaşındaki Fatma Nine… Muhtarın bile 8 yıldır Malatya'da yaşadığını

 

belirten köyde yaşayan köyde yaşayan erkekler, bir an önce köye su getirilmesini isterken,

 

"Eşlerimiz Malatya'ya gitti.

 

Biz tarla bahçe işlerimiz için mecburen burada kalıyoruz.

 

Bulaşık çamaşır yıkamak da bize düşünce çok zorlanıyoruz" diye dert yandılar.

 

SUSUZLUKTAN BIKAN KADINLAR KÖYÜ TERK ETTİ

 

Karakaya Baraj Gölü'nün hemen yanı başında ve Malatya sınırında bulunan Su Yatağı Köyü ve

 

çevresindeki iki köye yaklaşık 20 yıldır su verilmiyor.

 

Susuzluktan bıkan kadınlar ile erkeklerin de büyük bölümü köyü terk edip Malatya'ya yerleştiler.

 

Hatta köyün üç dönemdir muhtarlığını yapan Salih Önler de eşi ve 4 çocuğu ile 8 yıl önce Malatya'ya yerleşti.

 

Böylece 20 yıl önce 250 kişinin yaşadığı köyde şimdi sadece 3'ü çocuk 10 kişi kaldı.

 

Köyde kalan 6 erkek, bir yandan köye su getirtmeye çalışırken, bir yandan da eşlerinin geri dönmesine uğraşıyor.

 

KADINLAR EVİ TERK ETTİ

Köydeki susuzluk probleminden dolayı evi terk eden eşine kavuşmak isteyen köylülerden Latif Fırat,

 

köyün tüm ihtiyaçlarını baraj suyundan sağladığını belirterek,

 

"Suyumuz olmadığı için köyün tüm kadınları köyü terk etti. Bulaşık yıkamak da bize kaldı.

 

Hangi yetkiliye derdimizi anlatacağız? Şimdi ben yetkilinin değil, karımın derdindeyim. Karım beni terk etti.

 

Ben onun derdine düşmüşüm. Bir su yüzünden köyümüzde kadın kalmadı.

 

Çocuklara bakmak zorundayım. Bulaşık, çamaşır yıkıyorum. En basitinden bir misafir geliyor.

 

Bulaşık derdi olduğu için çay hazırlamaya bile içim el vermiyor. Bulaşık yıkamak gerçekten zor iş.

 

Allah razı olsun hanım iyi dayanmış" dedi.

 

 

SONDAJA RAĞMEN SU GELMEDİ

Su mücadelesine iki yıldır devam ettiklerini belirten Köy Azası Vahdettin Örde ise,

 

"İçme suyumuz için iki yıl önce müracaat ettik.

 

Yakın köylerin birinde sondaj yapıp içmeye elverişli su bulduk.

 

Suyun borularını döşemek için Baskil İlçe Kaymakamlığı'na başvuruda bulunduk.

 

Ancak sürekli bizi ertelediler. Ödenek gelecek diyerek bizi beklettiler.

 

Ödenek gelince de yetersiz olduğunu söyleyip bizi arka plana aldılar. Susuzlukla başımız dertte.

 

İçme suyu olarak baraj suyunu kullanıyoruz. O içtiğimiz su ile hem bulaşık, çamaşır yıkıyoruz hem de içiyoruz.

 

Başbakanımız susuz köy kalmayacak diyor ama burada halen susuz köyler var. Bunlardan Başbakan'ın haberi

yok ama kaymakam ve valilerin haberi var. Acilen suyumuzun gelmesini istiyoruz" dedi.

 

 

 

OKUL VE SAĞLIK OCAĞI KAPANDI

Köyde yaşayan erkeklerden Hacı Bayram Örde ise, "Bizim burada 20 yıldan beridir su yok.

 

Bu yüzden köyden birçok kişi Malatya'ya göç etmek zorunda kaldı.

 

Göçle beraber köydeki okulumuz, sağlık ocağımızda kapandı.

 

Hastalarımızı baraj gölü üzerinden kayıklarla Malatya hastanelerine yetiştirmeye çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi.

 

KÖYÜN TEK KADINI FATMA NİNE

Köyde kalan tek kadın olan 73 yaşındaki Fatma Öz ise yıllardır baraj suyu ile yaşamlarını sürdürdüklerini ve

 

artık barajdan su getirmeye gücünün kalmadığını belirtti.

 

Fatma Nine, köyde su olmadığı için köyün diğer kadınlarının dayanamayarak köyü terk ettiklerini söyledi.

 

'TERK ETMEK ZORUNDA KALIYORUZ'

Su probleminden dolayı köyü terk eden kadınlardan Hatice Fidan ise,

 

"Köyde su problemi olduğu için köyde yaşayamıyoruz.

 

Sadece arada bir bahçelerimiz için gelip gidiyoruz. Gelirken suyumuzu Malatya'dan getiriyoruz.

 

Susuzluktan dolayı işimizi yapamıyoruz. O yüzden de köyümüzü terk etmek zorunda kalıyoruz" dedi.

Link to post
Share on other sites

49116ta9.jpg

 

 

Karaköy iskelesi battı

İstanbul günlerdir fırtına nedeniyle uyarılıyor. Lodos şimdiden etkili olmaya başladı. Karaköy İskele battı.

 

İstanbul'daki lodos etkisini göstermeye başladı. Karaköy-Kadıköy iskelesi tamamen battı.

 

İlk gelen bilgilere göre ölen ya da yaralanan yok!

 

Karaköy Vapur iskelesi, şiddetli lodos fırtınası nedeniyle yan yattı.

 

Kadıköy ve Üsküdar seferlerinin yapıldığı yüzer iskeleyi dengede tutan 16 su tankından biri,

 

akşam saatlerinde 42 kilometre hızla esen lodosun etkisiyle vuran dalgalardan hasar gördü.

 

Bin 200 metre karelik yolcu salonuna sahip yüzer iskele, hasar gören deniz tarafındaki

 

su tankı yönünde yan yatınca, yolcu salonuna su dolmaya başladı.

 

İDO görevlilerince boşaltılan iskeleye gelen itfaiye ekipleri, yolcu salonundaki suyu tahliye etmek için

 

çalışma başlattı.

 

Hasar gören tankın tamiri için İDO'ya bağlı dalgıçların deniz altında çalışmalarını sürdürdükleri bildirildi.

 

Kullanılamaz hale gelen iskeleden yapılan Üsküdar-Karaköy, Kadıköy-Karaköy ve

 

Karaköy-Haliç hattı vapur seferlerine ara verildi.

Link to post
Share on other sites

kartekirdag775108898ee1.jpg.....Edirne'de kar yağışı

Meteoroloji'nin günler öncesinden yaptığı uyarının ardından Edirne'nin Hamzabeyli Sınır Kapısı'nda kar yağışı

başladı. Şehir merkezinde yağmur yağışı sürerken, yüksek kesimlerde kar yağışı görüldü.

 

Akşam saatlerinde yağmur şeklinde başlayan yağış, Edirne'nin yüksek kesimlerinde kara dönüştü.

 

Özellikle Hamzabeyli Sınır Kapısı'nda yoğun olarak gözlenen kar yağışı vatandaşları sevince boğdu.

 

Sınır kapısında kar yağışı sürerken araçlar ve yeşil alanlar beyaza büründü.

 

Sınır kapısının yanında bulunan Hamzabeyli Köyü sakinleri bu yıl ilk defa köylerine kar düştüğünü belirterek,

 

bu anı oyuna dönüştürdü.

 

Köy kahvesi önündeki yeşil alanda biriken karları gören vatandaşlar dışarı çıkarak kartopu oynadı.

 

 

 

Meteoroloji yetkilileri ise, Edirne'de en yüksek sıcaklığın 8, en düşük sıcaklığın 2 derece olacağını ve bu gece yağmur,

 

yüksek kesimlerde ise karla karışık yağmur ve kar yağışının görüleceğini belirtti.

 

Yetkililer ayrıca, hava sıcaklığının pazartesi gününden itibaren yeniden artacağını ifade etti.İHA

 

 

yarinistanbulakargeliyopm1.png

 

 

Yarın İstanbul’a kar geliyor!

 

İstanbul, bugün ve yarın günü şiddetli yağışın etkisi altına girecek. Kentte yarın karla karışık yağmur, sulu kar bekleniyor.

 

STAR-İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinden yapılan açıklamada, kentte bugün sabah

 

saatlerinden akşama kadar lodos fırtınası, yarın ise kuvvetli gök gürültülü sağanak yağmur geçişleri olacağı belirtildi.

 

Lodos yönünden saatte 50 ila 80 kilometre hıza kadar ulaşması beklenen rüzgarın, bugün ve yarın deniz ulaşımının

 

aksamasına, çatı ve tabela uçmasına, ağaç devrilmesine neden olabileceği kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:

 

’’Kentte iki gün sıcaklıkların 11-14 derecelik ani düşüşle 10-12 derece civarında olacağı tahmin ediliyor.

 

İstanbul’da bugün akşam saatlerinde yağması beklenen yağış, şehrin tamamında özellikle Silivri, Beykoz, Sarıyer,

 

Gaziosmanpaşa ve Boğaz çevresinde etkili olacak.

 

Kentte, yarın karla karışık yağmur, sulu kar bekleniyor.

 

Sulu kar şeklinde görülecek yağışın şehir merkezinde hayatı olumsuz etkilemeyeceği tahmin ediliyor.

 

Yarın gece hava sıcaklığının 0 dereceye yaklaşması ile yollarda buzlanma ihtimali var. Sürücülerin özellikle köprü ve

 

viyadüklerde daha dikkatli ve yavaş araç kullanmaları gerekiyor.’’

 

TEDBİRLER ALINDI

Açıklamada, kenti bugün ve yarın etkisi altına alacak yağış nedeniyle alınan tedbirler şöyle sıralandı:

 

’’Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü, aşırı yağış nedeniyle taşkın, göllenme ve su taşkınlarına karşı; 20 kombi kanal

 

temizleme aracı, 40 mobil ekip, 100 tane motopomp ve 250 personel ile kötü hava koşullarıyla mücadele edecek.

 

İtfaiye Daire Başkanlığı tüm grup ve müfrezelerde tam kadro olarak görev yapacak. Gerekli durumlarda Park ve Bahçeler

 

Müdürlüğü, Atık Yönetimi Müdürlüğü ekiplerinden takviye alınacak. Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı, gerekli

 

durumlarda ekiplere ve vatandaşlara lojistik destek sağlayacak.’’

 

VATANDAŞLARA UYARI

İstanbul Valiliği İl Afet Yönetim Merkezi Müdürlüğünden yapılan açıklamada da ilgili kurum ve kuruluşların fırtına,

 

etkili yağış ve ani sıcaklık düşüşüne bağlı olarak yaşanabilecek muhtemel olumsuzluklara karşı gerekli tedbirleri almaları

 

konusunda uyarıldığı belirtildi.

 

Vatandaşların, soba ve baca zehirlenmelerine karşı dikkatli olmaları, karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı kömür sobası

ve benzeri ısınma araçlarının gece yatmadan önce söndürülmesine dikkat etmeleri istenen açıklamada, şöyle denildi:

 

’’Fırtınanın etkisiyle birlikte bina ve çatılardan düşebilecek materyallere karşı dikkatli ve tedbirli olunması,

 

özellikle amatör denizciler ile balıkçılar ve küçük teknelerin denize çıkmamaları,

 

beklenen fırtına nedeniyle teknelerinin bulundukları mahalde gerekli tedbirleri almaları,

 

yağışların oluşturabileceği muhtemel olumsuzluklara karşı dikkatli olmaları gerekiyor.’’

 

Açıklamada, vatandaşlardan, ani sıcaklık düşüşü karşısında sağlık açısından gerekli önlemleri almaları istendi.

Link to post
Share on other sites
  • 2 weeks later...

SUYUN TİCARETİ OLMAZ!’

Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), 16-22 Mart 2009"da İstanbul’da gerçekleştirilecek

 

5. Dünya Su Forumu"nu protesto etti.

 

EGEÇEP üyeleri protesto amacıyla, Konak Meydanı"ndaki eski Sümerbank binası önünde toplandı.

 

Grup adına basın açıklaması yapan EGEÇEP Dönem Sözcüsü Erhan İçöz, İstanbul"da yapılacak

 

5. Dünya Su Forumu"nun, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelecek "dünya su devleri"ni buluşturacağını söyledi.

 

"SU HERKESİN HAKKI"

Sekreterliğini DSİ 14. Bölge Müdürlüğü’nün yapacağı forumun "Sürdürülebilir Kalkınma İçin Su Temini" ve

 

"Suya Dayalı Kalkınma İçin Gerekli Mekanizmaların Temini" başlıklı iki ana teması bulunduğunu belirten İçöz şöyle

 

konuştu:

 

"Bu, suyu sürdürülebilir kalkınmanın yani sömürünün bir aracı haline getirmek ve bunun mekanizmalarını oluşturmaktır.

 

Su, tüm canlıların en doğal hakkı. Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu ile hareket ediyoruz.

 

Bu kapsamda İzmir ve Ege Bölgesi"nde bugün itibariyle çalışmalara başladık.

 

Dünya Su Forumu"na karşı, Ege Bölgesi"ndeki tüm yaşam savunucularını birlikte mücadeleye çağırıyoruz."

 

EGEÇEP Dönem Sözcüsü Erhan İçöz, suyun ve enerjinin ticarileştirilmesi amacıyla baraj yapılmasına da

 

karşı olduklarını belirterek, "suyun ticarileşmesi sonucunda toplumsal ölçekte artacak zehirlenme,

 

bebek ölümleri, salgın hastalıklar ve sakat doğumlar benzeri sağlık risklerini önlemek amacıyla ticarileşme sürecini

 

bizden önce yaşan ülkelerin örneklerini daha yakından izleyecek, gecikmeden kamuoyu ile paylaşacağız" diye konuştu.

 

BirGün İzmir

Link to post
Share on other sites
B) ağaç dikmek 20 insanın soluduğu oksijeni sağlamak demekdir.

 

 

:):clover:

 

 

53108mw9.jpg....Türkiye uyuyor onlar ayakta!

Hakkında yüzlerce belgesel çekildi binlerce makale yazıldı. Türkiye kendi değeri için uyurken Avrupa ayaklandı ve kredi

 

yattı !

Avusturya Dışişleri Bakanı Michael Spindelegger, Avusturya ulusal televizyon kanalı ORF'nin ana haber bülteninde yaptığı

açıklamada Türkiye'nin gerekli şartları yerine getirmemesi nedeni ile Ilısu Barajı Projesi'nden çekildiklerini açıkladı.

Almanya, Avusturya ve İsviçre'nin Ilısu Barajı için Türkiye'ye verdiği "kredi desteğini çekme ültimatomunun" süresi

 

dolmadan Avusturya baraj projesinden desteğini çektiğini açıkladı.

 

Baraj karşıtı aktivistlerin önceki gün Ilısu Barajı'na kredi desteği veren Avusturyalı bankayı işgal etmesinin ardından ulusal

 

televizyon kanalı ORF'nin ana haber bültenine katılan Dışişleri Bakanı Michael Spindelegger yaptığı açıklamada,

 

Türkiye'nin 153 şartın hiçbirini yerine getirmediğini belirterek

 

"Bir taraf şartları belirlediyse (150'den fazla şart belirlendi) ve bu şartlar yerine getirilmediyse proje finanse edilemez.

 

Benim için Avusturya bu ortaklığa artık son vermiştir" dedi.

 

Aynı programda baraja finans desteği veren Oesterreichische Kontrollbank'ın (OeKB) direktörü Rudolf Scholten de

 

Türkiye'nin projenin şartlarını yerine getirmediğini kabul etti.

 

Doğa Derneği Kampanya Koordinatörü Erkut Ertürk de yaptığı açıklamada:

 

"Bu Hasankeyf ve Dicle Vadisi'nin çok uzun zamandır beklediği bir haber.

 

Bu karar kampanyamız açısından büyük bir dönüm noktası.

 

Hasankeyfli'ler ile birlikte Doğa Derneği, Türkiye'nin Ilısu baraj projesini iptal ederek bu korkunç hatadan geri dönmesini ve

Hasankeyf'in UNESCO'nun Dünya Miras Listesi'ne eklenmesini talep ediyor.

 

Şimdi başta hükümet olmak üzere herkes bu tarihi mirasa ve doğal zenginliğe sahip çıkmalıdır.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan böyle bir kararla hem Türkiye'nin doğal ve tarihi mirasına sahip çıkmış,

 

hem de alternatif bir kalkınma vizyonu ortaya koymuş olacaktır" dedi.

 

Doğa Derneği bir hafta önce belirlenen şartların ihlal edilerek, baraj inşaatının başladığını fotoğraflarla duyurmuştu.

Link to post
Share on other sites

75012kardonmakuj2.jpg..32° C Erzurum' da

 

 

Doğu Anadolu bölgesinde Sibirya soğukları etkili olmaya devam ediyor.

 

Bölgede gece en düşük hava sıcaklığı, sıfırın altında olmak üzere 32 dereceyle Erzurum'da yaşandı.

 

Hava sıcaklığı Erzincan'da eksi 14, Kars'ta eksi 22, Ardahan'da eksi 27, Iğdır'da eksi 11, Ağrı'da ise eksi 29 derece olarak

ölçüldü.

 

Soğuk havanın etkisiyle bazı göl ve derelerin donduğu bölgede, yollardaki buzlanma nedeniyle de ulaşım güçlükle

 

sağlanıyor.

 

Kaldırım ve yolların buz tutmasıyla yayalar güçlükle yürürken, araç trafiğinde de zaman zaman aksamalar meydana geldi.

 

Sabah saatlerinde birçok sürücünün de yakıtı donan araçlarını tüple ısıtarak çalıştırdığı görüldü.

 

Meteoroloji yetkilileri, soğuk havanın 17 Aralıka kadar etkisini sürdürmesinin beklendiğini bildirdiler.

 

Aktaş gölü dondu

 

Ardahan'ın Çıldır ilçesinde, Türkiye ile Gürcistan sınırları arasında yer alan Aktaş Gölü'nün yüzeyi de soğuk havanın

 

etkisiyle tamamen dondu.

 

Yaklaşık 27 bin metrekare alana sahip Aktaş Gölü'nün yüzeyini kaplayan buzun kalınlığının 15 santimetre olduğu

 

belirlendi.

 

Çıldır ilçesinde gezi ve incelemelerde bulunan Ardahan Valisi Selim Cebiroğlu, Aktaş Gölü'nün donan yüzeyinde,

 

4 yaşındaki oğlu Emirhan ile gezintiye çıktı.

 

Gölün donan yüzeyinde yürürken oğlu Emirhan ile birlikte hatıra fotoğrafı da çektiren Vali Cebiroğlu, bölgede kış turizminin

önemli potansiyele sahip olduğunu söyledi.

 

Aktaş ve Çıldır göllerinin bölge turizmi için büyük önem taşıdığını dile getiren Cebiroğlu, "İş adamlarının kış turizmine

 

yatırım yapmalarını istiyoruz" dedi.

 

Karla mücadele

 

Bu arada, kar yağışı ve tipi nedeniyle Erzurum'da kapanan 127 köy yolundan 124'ünün ulaşıma açıldığı bildirildi.

 

İl Özel İdare Müdürlüğü yetkilileri, ulaşıma açılan köy yollarının zaman zaman etkili olan tipi nedeniyle yeniden

 

kapandığını, bu yüzden karla mücadele çalışmalarının güçlükle sürdürüldüğünü bildirdiler.

 

Ulaşıma kapanan 4 köy yolunda, tipinin etkisini kaybetmesinin ardından yol açma çalışmalarına başlanacağı kaydedildi.

 

Bölgede yapılan son ölçümlere göre kar kalınlığı Erzurum'da 13, Kars'ta 2, Ağrı'da 14 ve Ardahan'da 6 santimetre olarak

 

kaydedildi.

Link to post
Share on other sites

 

91054779oj1.jpg

 

 

Bu gördüğünüz kar kanelerinin yakın plan çekimi. Çarpıcı güzelliği anlamak için lüften son kareye kadar bakın.

 

 

 

 

81300227fx4.jpg

 

Sanki usta bir el ince ince işlemiş onları.. Birçoğumuzun kar tanelerini böyle görmediğini biliyoruz.

 

 

 

22320490ub1.jpg

 

Kimilerin içini titreten kimilerinin de dört gözle beklediği kar, yakından işte böyle gözüküyor.

 

 

14129406qg7.jpg

 

 

Büyüleyici desenler sanki tarihi bir seramik çinisinden fırlamış gibi..

 

 

 

 

31876571bb3.jpg

 

 

Şekillere baktıkça etkilenmemek mümkün değil. İnsanı gizemli bir yolculuğa çıkarıyor adeta..

 

İnsanoğlu teknolojide ne kadar ilerlese de kar tanelerinin eşsiz güzelliği karşısında aciz kalıyor.

 

Özelilkle iç kısımlardaki kıvramlara dikkatlice bakın..

 

 

 

 

31236478da0.jpg

 

 

 

 

 

Kusursuz bir ahenkle çizilmiş resim çalışması gibiler...

 

56103341yy7.jpg

 

Bizlere de bu şekiller karşısında saygıyla eğilip susmaktan başka bir şey düşmez..

 

Link to post
Share on other sites
  • 2 weeks later...
VALİLİĞİN YAPTIĞI ARSENİK ÖLÇÜMLERİ (litre\mg) Standart: 10

2 Tem. 9 Tem 18 Tem 24 Tem 11 Ağust

 

Balçova, Hüseyin Öğütcen Cad. 4.4 2 2 2.5 3.8

 

Bayraklı, Hakan uysal cad. 10 11 12 12.6 11.4

 

Bornova, Pınarbaşı İzsu ist. 2 2 2 2 2

 

Bornova İtifaiye çeşmesi 10 11 10.7 8 10.4

 

Buca Erdem Cad. 2 2 2 2 2

 

Çiğli Havaalanı cad. 10 8.4 10.1 8 8.8

 

Gaziemir Önder Cad. 2 2 2 2 2

 

Güzelbahçe İstiklal Cad. 3 2 2 2 5.3

 

Karşıyaka Şemikler 13 13 12.9 11.8 10

 

Karşıyaka Örnekköy 12 11 12.8 10 10.7

 

Karşıyaka Bostanlı 14 12 13 13 9.7

 

Karşıyaka Zübeyde hnm. Cad. 12 11 11.7 10.5 9

 

Konak Hocazade Camii 2 2 2 2 2

 

Konak Alsancak Karakolu 2 2 2 2 2

 

Konak Hatay 237 SOK 2 2 2 2 2

 

Konak İnönü cad 2.3 2 2 2 2

 

Menderes Görece 2 2 2 2 2

 

Menemen Egekent 2 10 11 10.5 11.8

 

Narlıdere Mithatpaşa cad. 2 2 2 2 3

 

 

İzmir'de arsenik oranı yine değerlerin üzerinde

 

 

İzmir'de çeşitli ilçelerdeki 20 noktadan alınan su örneklerinde yapılan analiz sonuçlarında,

 

14 noktadaki arsenik miktarının sınır değer olan 10 mikrogramın üzerinde çıktığı tespit edildi.

 

İzmir Valiliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre,22 Aralıkta

 

Balçova, Bayraklı, Karabağlar, Karşıyaka, Buca, Bornova, Menemen, Narlıdere, Güzelbahçe, Çiğli, Gaziemir, Konak

 

ve Menderes ilçelerinin çeşitli semtlerinden su örneği alındı.

 

Yapılan analizlerde 20 noktadan 14'ünde arsenik miktarının, sınır değer olan 10 mikrogramın üzerinde olduğu tespit edilirken,

 

en yüksek arsenik miktarı, 34.2 ile Karşıyaka Şemikler'de belirlendi.

 

Burayı, 32.5 ile Karşıyaka Örnekköy, 32 ile Karşıyaka Bostanlı semtleri izlerken, geçen haftaki ölçümde 36.7 ile en yüksek arsenik oranına sahip

 

Menemen'in bu ölçümdeki değeri 31 olarak tespit edildi.

 

Çiğli'den alınan su örneğindeki arsenik miktarı 31.6, Karşıyaka Zübeyde Hanım Caddesi 30.5, Bayraklı 28.5, Konak ilçesi Alsancak semti,

 

Bornova Pınarbaşı, Balçova ve Narlıdere ilçelerinden alınan su örneklerinin arsenik miktarı da 30.5 ile 19 mikrogram arasında kaldı.

 

Güzelbahçe'deki örneğin arsenik miktarı 16, Buca, Gaziemir, Konak'ın Hatay semtindeki arsenik oranı da 7.5 ile 5.3 mikrogram arasında değişti.

 

Menderes, Karabağlar ve Gaziemir'deki miktar ise 2 mikrogramın altında kaldı.

Link to post
Share on other sites
  • 2 weeks later...

132636ro8.jpg

 

DOLULUK ORANI 39,66'YA ÇIKTI

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı, son bir haftadaki yağışlarla birlikte yüzde 39,66'ya çıktı.

 

AA muhabirinin İSKİ'den aldığı bilgiye göre, son yağışlarla birlikte kente su sağlayan

 

ve toplam 868 milyon 674 bin metre küp su biriktirme hacmi bulunan Ömerli, Darlık, Elmalı, Terkos, Alibey,

 

Büyükçekmece, Sazlıdere, Istrancalar, Kazandere ve Pabuçdere'deki mevcut su hacmi 344 milyon 541 bin metre küpe

 

çıktı.

Barajların yüzde 39,66 olan bugünkü doluluk oranı da 2008'deki ortalama doluluk oranı olan yüzde 26,36'nın üzerine

 

çıkmış oldu.

 

İSKİ verilerine göre, barajlardaki doluluk oranları ve mevcut su hacimleri şöyle:

 

 

06012009barajla3.gif

Link to post
Share on other sites
  • 4 weeks later...

DOLULUK ORANI 39,66'YA ÇIKTI

 

 

 

 

İstanbul'a su müjdesi

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı iki yıl aradan sonra ilk kez

 

yüzde 50'nin üzerine çıktı.

 

 

AA muhabirinin İSKİ verilerinden derlediği bilgiye göre, İstanbul'a su sağlayan

 

ve 868 milyon 674 bin metre küp su biriktirme hacmine sahip olan Ömerli, Darlık, Elmalı, Terkos, Alibey,

 

Büyükçekmece, Sazlıdere, Istrancalar, Kazandere

 

ve Pabuçdere'de 1 Ocak 2007 tarihinde su rezervi son 2 yılın en yüksek düzeyi olan 494 milyon metre küp,

doluluk oranı da yüzde 56.92 seviyesindeydi.

 

Kuraklık nedeniyle hızla düşen su rezervi 5 Kasım 2007 tarihinde 75 milyon metre küpe, doluluk oranı da

 

yüzde 8,69 düzeyine indi.

 

Geçen yıl ise barajlardaki en yüksek su rezervi 11 Nisan 2008 tarihinde 382 milyon metre küpe,

 

doluluk oranı da yüzde 43.94'e çıktı. Geçen yılın en düşük su rezervi ise 25 Eylül 2008 tarihinde gerçekleşti

ve toplum su rezervi 137 milyon metre küpe, doluluk oranı da yüzde 15.72'ye indi.

 

İSKİ'nin 2 Şubat tarihli verilerine göre de İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı 2 yıl aradan sonra ilk kez bugün yüzde 50'nin üzerine çıkarak yüzde 50,96 olarak gerçekleşti.

 

Su rezervi ise bugün itibarıyla 442 milyon metre küpe çıktı.

 

Bu verilere göre 235 milyon metre küp su biriktirme kapasitesine sahip olan Ömerli Barajı'ndaki mevcut su

 

hacmi 120 milyon metre küpe, doluluk oranı da yüzde 51'e, 162 milyon metre küp su biriktirme kapasitesi

 

bulunan Terkos Barajı'nda mevcut su hacmi 123 milyon metre küpe, doluluk oranı yüzde 75,87'ye,

 

107 milyon metre küp su biriktirme hacmine sahip olan Darlık Barajı'nda da mevcut

 

 

su hacmi 59 milyon metre küpe, doluluk oranı da yüzde 55,65'e çıktı.

 

 

 

 

 

Böylece Ömerli, Darlık, Elmalı, Terkos ve Sazlıdere'de doluluk oranı yüzde 50'nin üzerine çıkarken, Alibey,

 

Büyükçekmece, Istrancalar, Kazandere ve Pabuçdere de ise doluluk oranı yüzde 50'nin altında kaldı

 

090202050236kayaz3.jpg

Link to post
Share on other sites

120848rbn0.jpg

 

 

YAĞIŞLARLA TAHTALI SUYU İKİYE KATLADI..

Nihayet yağmur İzmir'in yüzünü güldürdü. Tahtalı Barajı'nın suyu 2 kat arttı

 

1 - 31 Ocak ta Tahtalı havzasına metrekareye 307 kg. yağış düştü.

 

Barajın doluluk oranı 1.95 den 10.97 ye hacımı 2 kat artarak

 

25 milyon 200 bin metre küpten 51 milyon 100 bin metreküpe yükseldi.

Link to post
Share on other sites
  • 2 weeks later...

karyagdisiteboleolduic5.jpg

 

 

Başkent'te akşam saatlerinde başlayan kar yağışı özellikle yüksek kesimlerde etkisini sürdürüyor.

 

Başkent'te akşam saatlerinde başlayan kar yağışı özellikle yüksek kesimlerde etkisini sürdürüyor.

 

Çankaya ilçesinin yüksek kesimleri başta olmak üzere tüm kentte etkisini sürdüren kar yağışı nedeniyle Ankara

 

Büyükşehir Belediyesi'ne ait 40 araç tuzlama çalışması yapıyor.

 

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü yetkilileri yarın Ankara'nın genelinde hafif kar yağışı beklendiğini belirterek,

 

salı günü Ankara'nın kuzeyi, çarşamba günü batısı, perşembe ve cuma günleri ise Ankara'nın genelinde kar ve karla

 

karışık yağmur yağacağının tahmin edildiğini bildirdiler.

 

Emniyet yetkilileri ise kar yağışının başladığı akşam saatlerinden bu yana 130'a yakın maddi hasarlı ve yaralamalı trafik

 

kazası meydana geldiğini ifade ederek sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.

 

~~~

 

Bir Kardan adam arayım da dedim... sorayım... yapan varmı aramız da diye...

 

Tesadüfen buna rastladım

 

 

galschneerw4.jpg..Madiswil / Tirol...25 Metre yüksekliğin de

 

Rekor: 29,43 üzerine :)

 

Link to post
Share on other sites
Guzel kardan adammıs sayın bırce :)

 

Beyendiğinize sevindim sayın duyguseli :) Peki benzerini ve ayni yükseklikte olmasa dahi... yapma şanşınız

 

var mı :)

 

~~~

 

 

İstanbul’da su durumu

İstanbul’da barajlardaki doluluk oranı son yağışlarla birlikte yüzde 70’i geçti.

 

İSTANBUL - İstanbul’da barajlardaki doluluk oranı dün yüzde 68,32 iken bugün artarak yüzde 70.13 oldu.

 

 

 

300500ky1.jpg

Link to post
Share on other sites
388752011gr0.jpg...'İçilmez' uyarılı su faturası!

 

Sağlık Bakanlığı İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni arsenikli su konusunda bir kez daha uyardı, su faturalarına

 

'içilmez' uyarısı konmasını istedi...

.

.

 

 

121826p.jpg..4 AYDA BİTTİ.?

 

Bazı yeraltı su kaynaklarında görülen yüksek arsenik sorunu çözebilmek için 15 milyon Euroluk

 

yatırım yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi 4 ay gibi kısa bir sürede kentin içme suyundaki arsenik oranını

 

Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği standart değerin altına çekmeyi başardı.

 

İzmir'in 20 noktasında alınan numunelerin tamamında arsenik değerleri 10 mikrogramın altında çıktı. [/b]

 

Manisa, Menemen,Halkapınar,da 4 ay içinde 3 arsenik arıtma tehsisi birden kuran İzmir Büyükşehir Belediyesi

 

henüz saniyede 3 bin litre kapasiteli Göksu-Sakız arsenik arıtma tehsisini henüz tam kapasiteyle çalıştırmadan arsenik

 

oranını litrede 10 miligram düzeyinin altına çekmeyi başardı.

 

Karşıyak, Çiğli, Egekent, Bostanlı,Örnekköy, Semikler de oranı 8.4 ile9.1 mikrogram litre değerinde.

 

Bornova 9.7 Alsancak bölgesi 8.3 oldu.

 

Balcova, Pınarbaşı, Buca,Gaziemir, Güzelbahçe, Karabağlar, Hatay, Narlıdere

 

ve Menderes bölgesinde yapılan son ölçümlerde arselik değeri ise 5.4 ile 2 mikrogram / litrenin altında ölçüldü.

 

İzmir'liler artık rahatca suyu içebilirler.

 

Mehmet BİÇER

Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.




×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.