Admin tarafından postalanan herşey
-
Y Tu Mama Tambien / Ananı Da
Filmi tekrar izledim ve tekrar hoşlandığım sahneleri hatırladım... Özellikle İngilizcede güzel bir kelime var bu tür filmlerdeki yaşamlar için kullanıyorlar 'Wasted' Türkçesini bulamadım onu biraz açıklayayayım. Wasted insanların gerçek yaşamdan içki ile yada başka bir alışkanlık ile kopmalarına deniyor... Örneğin çok içki içtikten sonra tam sarhoş olup bir şey yapamamaya veya hayatınızı hep çılgınlıklar peşinde koşarak ve devamlı zevke adamanız halinde 'Wasted Life' diyebiliyorlar... Dilerim anladınız bu filmde biraz 'Wasted Life' orijinindeki insanların yaşam öyküsünü anlatıyor... Filmde özellikle dikkatinizi çekecek bir ayrıntıda., ne zaman yönetmen konuşmak istese kamera duvarları ve duvarlardaki objeleri çekmeye başlıyor veya kamera bir boyuttan öteki boyuta geçiyormuş izlenimi veriyor... Ve gelelim filmin can alıcı repliğine (tabiki bu bence): 'THE GREATEST PLEASURE IS GIVING PLEASURE' 'EN BÜYÜK ZEVK / HAZ / KEYİF, ZEVK / HAZ / KEYİF VERMEKTİR (KARŞINDAKİNE)' Hepsi bu kadar... Tangeriin'de bir teşkkür filmi hatırlattığı için... Ayrıca filmde gördüğünüz bakir plajlar artık yok denecek kadar az... Türkiye de olduğu gibi Meksikada da plajlar ve doğal alanlar yağma altında... Ayrıca Meksika gezimden buraya bir kaç resim koyayım: Meksikanın ne kadar güzel bir yer olduğunu görmeniz için: Meksika ve Meksika Birası Corona: Mayaların 3000 yıldır yaptıkları bir gösteri: Mayan Askısı: Ve Meksikada en çok göreceğiniz hayvan Maya IGUANASI... Maya Uygarlığı ve denizle iç içe girmiş yaşamlarını yansıtan şehirleri: Meksikanın Meksika körfezine bakan tarafı buraya Carabien Sea de diyorlar... Çoğunlukla Lime Stone...
-
slayt ekleme
Site olarak hiç bir şeyi barındırmıyoruz bunlar resim, program ve slayt da dahil... Bunları http://www.imageshack.us adresine yükleyip link verebilirsiniz.... Saygılar
-
la_bohéme arkadaşımın büyük katkısıyla… (2007 YILBAŞI PARİS TATİLİM ve FOTOĞRAFLARIMLA 8 GÜNLÜK PANAROMİK PARİS RÜYASI)…
Bu konu başlığı ile ilgisi olmayan tartışma için bu linki izleyerek tartışmaya devam edebilirsiniz... http://www.turkish-media.com/forum/index.php?showtopic=95487 Saygılar
-
ZAMANA GÜZELLİK KAT/CASHBACK... ( Yaşadığı aşk acısı nedeni ile sıkıntılı günler geçiren Ben Willis, Güzel Sanatlar'da okuyan bir resim öğrencisidir.)
Yanlış hatırlamıyorsam Sean Ellis bu isim altında iki film çevirmişti ve bunları Cashback olarak isimlendirmişti. Bunlardan ilki 2004 yapımı ve kısa metraj film idi. Kısa metrajın çok iyi kritikler aldığını hatırlıyorum, ayrıca bende kısa metrajlı filme hayran kalmıştım. Kısa Metraj Cashback Kısa hareketli filmler dalında 2006'da Oskara aday gösterilmişti. Kısa metrajın başarısı yönetmeni ve yapımcıyı uzun metrajı çekmeye yöneltmişti ve bunu 2006 sonlarına doğru yapmayı başardılar. Uzun metrajı, kısa metrajlısı kadar sevmesemde DİPNOT'un dediği gibi günümüz ilişkilerine ve yaşamdaki ayrıntılara bakış açısı bakımından güzel bir film ama bulabilirseniz kısa metrajı mutlaka ama mutlaka seyredin derim. Saygılar
-
İskoçya'nın Son Kralı (2006) - İdi Amin Öyküsü
İskoçya'nın Son Kralı (2006) - İdi Amin Öyküsü The Last King of Scotland Uganda'nın kanlı (pek çok insana göre) diktatörü İdi Amin'in yaşamından bir kesiti bize sunuyor. Bu sunumda Forest Whitaker güzel oynamış ama Oskarlık bir rol olduğunu düşünmüyorum (katılmayabilirsiniz tabiki), ayrıca bu rolü ile Golden Globeda almıştı. Bir diktatörün yaşamından kesitler sunan film paranoyanın insan yaşamında neler yaptıracağını ve bir diktatörün hasta adam tiplemesini anlatması açısından güzel bir film. Zamanınız varsa seyredin derim ama izlemezsenizde bir şey kaçıracağınızı sanmıyorum. Filimden alacağınız en önemli mesaj heralde İskoç doktorun İdi Aminin özel doktoru olmasından sonra, zenginliğin içine dalıp o yaşamı benimsemesi ve daha sonra İdi Aminin İnsalık suçunun farkına vardığında değişim geçirmesi ve karşı olması denebilir... Yönetmen: Kevin MacDonald Oyuncular: Forest Whitaker, Gillian Anderson, James McAvoy, David Oyelowo, Kerry Washington Forest Whitaker stars in an Oscar- and Golden Globe-winning role as brutal Ugandan dictator Idi Amin in this drama. During an African medical mission in the 1970s, Scottish doctor Nicholas Garrigan (James McAvoy) impresses Amin by acting swiftly in a crisis. Installed as the dictator's personal physician soon thereafter, Garrigan enjoys the perks of his new position, until he begins to become aware of Amin's inhumanity -- and his own complicity. Director: Kevin MacDonald Cast: Forest Whitaker, Gillian Anderson, James McAvoy, David Oyelowo, Kerry Washington
-
Benim köyüm en güzeldir..
Evet güneşin batışı inanılmaz... wavvvvvvvvvvvv
-
KARAYİP KORSANLARI
Sadece küçük bir ekleme yapayım, Amerikada konuşulan bir konu hakkında: Türk sinema sektörü son zamanlarda yaptığı filmlerle kendi ülkesinde holywood'u sollayan tek ülke olarak gösteriliyor... Aslında film çekmenin kolaylaşması önümüzdeki yıllarda hollywood'a çok zor anlar yaşatacak gibi geliyor bana. Bilmem siz ne düşünüyorsunuz... Özellikle bu izlediğiniz filmlerin çoğu sahnesi 'animated' animasyon olduğundan dolayı artık filmler setlerde değil bilgisayarlarda şekilleniyor... Sorun hollywoodun yenilmez olmadığı yaptığı değil, sorun Amerikanın her konuda olduğu gibi bu sektörde de en iyileri holywood çatısı altına transfer etmesi ve sistemin bir parçası yapması... Bilmem siz ne düşünüyorsunuz bu konuda... Bu konu hakkında sayfalarca yazı yazılabilir ama, aması var...
-
Rüya Bilmecesi (2005)
Rüya Bilmecesi (2005) The Science of Sleep Çok enteresan bir gencin, rüyasında kurduğu resim ve objeler üzerine kurulmuş inanılmaz sahne düzenlemesi ile ilgi çeken bir Gael Garcia Bernal filmi. Film İngilizce ve Fransızca olarak yapılmış iki dilde kullanılmış ama alt yazılı versiyonuda var. Annesinin zoru ile taşındığı yeni şehirde istediği işi bulamayan Stephane (Gael Garcia Bernal) rüyalarında yeni bir kişilik bulacaktır ve bu kişiliği komşusu olan Stephanie (Charlotte Gainsbourg) ile paylaşacak ve kendine hiç kimsenin ulaşamadığı ve bazan gerçekle hayal arasında kaybolduğu bir dünya yaratacaktır. Film o kadar güzelki nasıl bitti diye üzüldüğümü hatırlıyorum. Renklerin ve film setinin güzelliği sizi Michel Gondry'e hayran bırakıyor... Mutlak izleyin derim.. Yönetmen: Michel Gondry Oyuncular: Gael Garcia Bernal, Charlotte Gainsbourg, Emma de Caunes, Miou-Miou, Pierre Vaneck, Alain Chabat, Stephane Metzger, Aurelia Petit A timid young man can't control the fantastical plots and images of his dream world from intruding into his waking hours in Michel Gondry's science-fiction romance. After a promising new job sours, Stephane (Gael Garcia Bernal) finds new inspiration in his neighbor Stephanie (Charlotte Gainsbourg). To connect with her, shy Stephane releases the bolder personality of his dreams, but his waking insecurities threaten to destroy the relationship. Director: Michel Gondry Cast: Gael Garcia Bernal, Charlotte Gainsbourg, Emma de Caunes, Miou-Miou, Pierre Vaneck, Alain Chabat, Stephane Metzger, Aurelia Petit
-
Y Tu Mama Tambien / Ananı Da
Bu film gerçekten güzel bir film... Gael Garcia Bernal olduğu filmleri sevmemek mümkünmü.... İşte sana bir liste bulabilirsen izle derim özellikle en yeni filmi olan Rüya Bilmecesi - The Science of Sleep - Mutlaka izlemelisin - Yani yaşam budan daha güzel anlatılabilirmi bilemiyorum..! Ve diğer filmler: Hayatındaki Azizleri Keşfetme Klavuzu - A Guide to Recognizing Your Saints (2006) - Kenar mahalledeki gençlerin yaşamından kesitler va yaşamı nasıl algıladıkları ile ilgili keskin önizlenimler... Benimle Uzan - Lie with Me (2005) - Sekse düşkün bir kadının başından geçen ilginç bir aşk öyküsü... Shortbus (2006) - Erkekleri karşısında sahte orgazm olan kadınların öyküsünü anlatan bu film - Seks terapisti olan bir kadının başına gelince ne olduğunu göreceksiniz... Sherrybaby (2006) - Hapisten yeni çıktınız ve eski yaşam alışkanlıklarınıza geri dönmek istemiyorsunuz ve küçük bir kızınız var. Enteresan bir yaşam öyküsü... Mozart ve Balina - Mozart and the Whale (2005) - iki yavaş insanın başından geçen aşk öyküsü.... Unutmayın bunların hespi büyükler için filmler - Seks konusunu veya yaşamın zor taraflarını o konuların yaşamda oluşum şekli göz önüne alınarak işlenmiştir... Bu nedenle çocuklardan uzak tutunuz...
-
Admin
Kazım yolda ama biraz korkuyoruz yeme dediğimiz şeyi yemişsin şimde sen Ossarakulılara benzemişsindir... Onu yiyenlerin hespi onlara benziyor... neyse gelince görürüz... hadi bekliyorum...
-
Admin
Bende bunu bir yerden tanıyorum diyordum şimsi herşey yerine oturdu... Fuasryx Hanım Teyze gibi çok konuşuyor ... Ha ha ha...
-
Yeni İnternet Yasası Yürürlüğe Girdi
Yeni İnternet yasası yürürlüğe girdi ve bu konuda herkesi dikkatli olmaya çağırıyoruz. Neden böyle bir başlangıç yaptık. Sonuç olarak her yazdığınız kayıt altındadır ve bir suç oluştuğunda bizden çok sizi etkileyecek bir yasa görüyoruz burada. Uygulama olarak nokta IP ile bulunmayacak insan yoktur. Yani Güvenlik Birimleri birini bulmak isterlerse HOST ve IP bazında kimin hangi bilgisayardan bağlandığını çok çabuk bulacaklardır. Bu nedenle aşağı yapıştırdığım yasayı en azından bir defa okuyarak anlamadığınız yerleri burada tartışırsanız ileride başınıza gelecek sorunlardan kurtulmuş olursunuz... TBMM'den alınmıştır... Milliyet gazetesinden alınmıştır..
-
Admin
Bak şu kazımın yaptığına seni alması için 'taurusmutis' yazan bir karton hazırla ve bekle dedim... Dediki sen gelmedin biraz önce yazdığı kartona bakınca anladım: Tabik öncelikle okuma yazma bilip bilmediğini sormadım. Sormayın Osiris tede okuma yazma sorunu var... Bak şunun yaptığına taurusmutis yerine Tartantatos Sen şimdi kesin bunu görmüşsündür ama anlayamamışsındır... Neyse hoşgeldin... Sen bugün Fuasryx hanım teyzede kal ben yarın Kazımı gönderir seni aldırtırım... Sakın Fuasryx hanım teyzenin mondalgonarate sinden yeme....
-
Frozen......
Hadi ikinizide çok seviyorum desem ne yaparsınız...
-
Dönüş (2006)
Müzik kütüphanemde vardı ama aradım bulamadım bu parçayı Paco Pena'da çalıyordu sadece müzik olarak ama genede sana birkaç örnek vereyim bu adamın o gitarın arkasında ve Penelopenin de söylediğini hayal et...
-
İsa'nın Kampı (2006)
İsa'nın Kampı (2006) Jesus Camp Benim belgeselleri ne kadar çok sevdiğimi artık hepiniz biliyorsunuzdur. İşte size bir tane daha... Çok enteresan hiç bir şey katılmadan tamamen, hakkında film yapılanların kendi düşünceleri ile yansıtılması gerçeği üzerine kurulmuş bu belgesel son zamanlarda izlediğim en iyi belgesellerden birisi. Kısaca konuya deyineyim: Amerikada Evangelist hristiyanların kendi aralarında Müslüman ülkelerdeki şiddeti örnek göstererek, kendi çocuklarını geleceğin dindar dünyasına hazırladıkları yaşam stili veya şekli. Evde ve kamplarda verilen eğitimle, çocuklara neye karşı olacaklarını ve şiddetin gerektiğinde uygun olduğunu öğreten eğitim şeklinin belgeseli olarak gösterebiliriz. Filmde bir sahnede kamp müdürü kadının çocuklara verdiği örnekte çok enteresandı: Müslümanlar çocuklarına CİHAD öğretirken, öldürmeyi öğretirken biz neden öğretmeyelim diyordu. Mutlaka ama mutlaka izleyin derim.. Çok akıcı ve güzel çekilmiş bir belgesel. Yönetmenler: Heidi Ewing, Rachel Grady This riveting Oscar-nominated documentary offers an unfiltered look at a revivalist subculture where devout Christian youngsters are being primed to deliver the fundamentalist community's religious and political messages. Building an evangelical army of tomorrow, the Kids on Fire summer camp in Devil's Lake, N.D., is dedicated to deepening the preteens' spirituality and sowing the seeds of political activism as they're exhorted to "take back America for Christ." Director: Heidi Ewing, Rachel Grady
-
Dönüş (2006)
Bu video gloria tarafından bulunmuş ve buraya eklenmiştir...
-
Nasıl Becerdiniz Bunu?
Üç güzel insan üç güzel yazı ne güzel düşünceler diyerek başlamak istiyorum... Hepiniz kendi açınızdan haklısınız ama diyorum... Aslında uyarı bölümünü herkesin görmesi şeklinde açmayı düşünüyordum bu forumda ama sonra insan olan saygım ve sevgimden vazgeçtim ve iyiki vazgeçmişim diyorum... Bu forum saygıyı ve sevgiyi öğreten bir forum. Bu forum, üstünde insan kokusunu taşıyanların forumu... Biz kötüyü dışlamadan, onların iyilikleri görerek karar vermelerini sağlayan bir forumuz... Siz birkaç kişi için bunları doğru sayıyorsunuz ve haklsınız... Ama biz yüzlerce üyenin yanlış başladığını gören olarak şimdi aranızda bulunan bu insanların ne kadar güzel insanlar olduğunu görüyoruz bunun nedeni kendileri ile olan diyaloğumuzdan ve sizin birşey bilmeden gösterdiğiniz yakınlıktan... Yüzlerce insanın kendini bu foruma nasıl adapte ettiğini ve güzelleştiğini görüyoruz. Siz güzel insanlar o kadar güzelsinizki o insanları da güzelleştiriyorsunuz... Diyeceksinizki ama hepsi değil... Bizim zaten öyke bir düşümcemiz yok olabildiğince olacaklar için konuşuyoruz... Ama genede söylediklerim yetmez diyorsanız sizi dinliyoruz herzaman yeni şeyler öğrenmeye hazırız... Geniş açılar, genişlemenin ayırdına varıldığında, insanı müzikte olduğu gibi, ikinci ve üçüncü boyuta geçiriyor... Saygılar
-
FORUMDAN ÜÇ KİŞİYE ÇİÇEK VERECEĞİZ VE NEDEN VERDİĞİMİZİ YAZACAĞIZ..
Sadece daha dikkatli olmanızı istiyorum. Yanlış yapılabilir, yanlışı yanlışla düzeltemezsiniz. Yanlış yapana yardım etmeniz gerek. Burada karşılıklı atışma şeklinde bir sorun çözebileceğinizi sanmıyorum, çünkü bunun örnekleri yaşandı... Daha öncede dediğim gibi hiç bir zaman kötüyü dışlamadan, aranıza alarak, birlikte yaşayarak öğreneceğiz herşeyi ve o güzel günleri göreceğiz.. Herşeyin tartışılmasını istiyoruz: ama tartışırken sanki grup mantığı ile değilde olan olayları çözmek için, yanlışları düzeltmek için. Çabalarımız insan kazanmak için, insan kaybetmek için değil... Biz herkesin bu forumda bir çiçek olduğunu düşünüyoruz. Biz çiçeklerimizi her gün suluyoruz hergün kokluyoruz hergün konuşuyoruz onlarla hiç biri bizim için kötü değil ve birbirinden bir üstünlüğü yok. Hepsi kendine özel bir koku ile bizi kokulandırıyor. Güzellikler kolay oluşturulan şeyler değil bu nedenle söyleyeceğiniz şeyleri 10 defa düşünüp söylerseniz, dünya daha da güzel olacaktır emin olabilirsiniz, en azından ben buna inanıyorum. Bu tartışmayı burada noktalarsanız bence sağlıklı olur. Saygılar
-
2007 ÖSS Soruları
- Umudunu Kaybetme (2006)
Umudunu Kaybetme (2006) The Pursuit of Happyness Arkadaşlarımın önerisi ile aldığım ve izlemeye çalıştığım bir film ama bir türlü filme adapte olamadım. Ağlayan baba yakınana eş ve küçük bir çocuk... Eğer drama seviyorsanız izleyebilirsiniz ama hayatta bu tür şeylerin olduğunu belirtip isanları daha çok çalıştırmak isteyen kapitalist vurgularıda göz ardı etmeyiniz... Zamanınız varsa izleyin derim ama izlemezseniz birşeyde kaçırmış sayılmazsınız... Yönetmen: Gabriele Muccino Oyuncular: Will Smith, Thandie Newton, Dan Castellaneta, David Fine Will Smith (in an Oscar-nominated role) and his real-life son Jaden star in this tearjerker about a struggling single parent determined to build a better life for himself and his child. Chris Gardner is smart and talented, but his dead-end salesman job barely pays the bills. When he and his 5-year-old son are evicted from their apartment, they face trying times as Chris takes on an unpaid internship at a stock brokerage firm with hopes of getting rich someday. Director: Gabriele Muccino Cast: Will Smith, Thandie Newton, Dan Castellaneta, David Fine- Dönüş (2006)
Dönüş (2006) Volver Değişik bir İspanyol filmi. Pedro Almodaovar'ın güzel ve komik bir uyarlaması. Penélope Cruz bu filmdeki rolü ile Oskara aday gösterilmişti ama Alman filmi Oskarı kapmıştı... Gelelim filme film: İspanyada aile bağları kuvvetli olan bir ailede annenin ruhunun veya gerçekten kendisinin yeniden yaşama dönmesi ve kız ile olan kötü ilişkisinin onarılması üzerine kurulmuş ve bu kurulmda komik olayların anlatıldığı güzel bir film. Seyredin derim... Özellikle Anne çok güzel oynamış ama Penélope Cruz ben çok sevmedim ama genede idare eder.. Ama filmin insan koktuğunu söyleyebilirim... Yönetmen: Pedro Almodóvar Oyuncular:Penélope Cruz, Lola Dueñas, Blanca Portillo, Carmen Maura, Yohana Cobo, Chus Lampreave, Leandro Rivera Written and directed by Spanish filmmaker Pedro Almodóvar, this humorous fantasy stars Carmen Maura as Abuela Irene, who revisits her hometown in the La Mancha region -- in spectral form -- to resolve problems she couldn't settle during her life. Abuela's spirit gradually becomes a reassuring presence to her daughters (Penélope Cruz, in an Oscar-nominated performance, and Lola Dueñas) and granddaughter (Yohana Cobo). Director: Pedro Almodóvar Cast:Penélope Cruz, Lola Dueñas, Blanca Portillo, Carmen Maura, Yohana Cobo, Chus Lampreave, Leandro Rivera- Farklı nickler ile yazışmak
İstersen seni IP bağ ropartörü olarak atayabilirim ve bize kimin iki rumuzla bağlandığını rapor edersin ne dersin??? Şakası bir yana kontrol etmenin çok zor olduğu bir şeyi ve yazı içeriğinin çok iyi kontrol edildiği bir şeyi Taylan Abi aşağıda iyi açıklamış.. Dediği şeyleri yapanların buna cevap vermesi gerekiyor... Anlatmak istediğim bu kişi bildiği halde neden bu yola başvuruyor... Neyse ben çekiliyorum tartışmadan epeyce konuştum zaten... Saygılar- Farklı nickler ile yazışmak
Fark etmek diye bir şey yok... Aynı başlıkta yazmamaları için gizli çerez (buda akıllı kişiler tarafından kolaylıkla yok edilebilir) var dedim ya o an system o iki rumuzuda kilitliyor... ve bana uyarı geliyor ayrıca ne kadar IP bazında kontrol yok desekte biraz var onları biz yasak deyip atmıyoruz yapabilirler ama herkes kendi etik anlayışına bakmalı... Bir konuda daha ekleyeyim... Aynı insan iki ayrı rumuz... İki ayrı insan iki ayrı rumuz.... Kurallara uyarak yazı yazdıkları sürece bizim bir sorunumuz yok.... Kurallardan birisi aynı başlık.... Yani benim için ne yaparsa yapsınlar düşünce düşüncedir... Kurallara uyuyorsa sorun yok (Kendi etik anlayışını kendisi anlamak zorunda)... Saygılar Ayrıca burada konuştuğumuz konular şimid bir sürü insana bu işi yapma heveside verecektir... bunun içinde size teşkkür etmem gerekecek artık...- Farklı nickler ile yazışmak
Teknik dediğiniz şey olayın özü olduğu için biraz açayım ve herkes bu konuda bilgi sahibi olsun... Bizim hoş karşılamamız diye bir şey yok çünkü biz oraya gelecek bir tekniğe sahip değiliz (internet) Yanlız kurallar dediğimiz yerde ne diyor aynı başlık altında yaptığınızda biz fark ettiğimizde iki hesabınızda otomatik olarak kilitlenir... Yani kimsenin aynı başlık altında yazı yazması gibi bir durum yok (ayrıca bunun için de gizli çerez (hidden Cookie) kullanıyoruz) Gelelim bilgiye: İnternet Bağlantıları iki bağ üzerinden yapılmaktadır... Barındırıcı (Host) ve IP Adresi (Internet Protocol Address)... İki tür IP adresi vardır. Birincisi Statik (Static) ikincisi Dinamik (Dynamic) Dial UP Telefon (direk telefon bağlantıları) Statik IP adresi kullanırlar ve her zaman aynı IP ile giderler DSL VE BROADBAND (Kablo) bağlantıları Dinamik bağlantı kullanırlar her bağlandıklarında farklı IP adresi alırlar... Statik IP yasaklandığında o kişi bir daha giremez... Bir kullanıcının IP adresini yazdığımızda o IP ile ilgili bütün bilgiler gelir hangi kullanıcılar veya hangi iletiler... Dinamik IP kullananlar hiç bir şekilde bulunamaz ki bulduğunuzdada başka biri olma ihtimali vardır... Yani internette IP kontrolü imkansız denilebilecek kadar zordur... Yasaklama açısından.... Ama herşey kayıtlı olduğu için sizi bir dakika içinde bulabilecek bir durumda söz konusudur (Patikayı izleyerek) Host - banırdırıcıyı açıklamayı unuttum... Buda sizin bağlandığınız sunucunun adresidir... oda bir IP adresidir... Bunu yasaklarsanız o hosttan bağlanan kimse sizin sunucuya ulaşamaz... IP bağı yasaklarsanzı bir bölge veya bir şehir veya bir ülke erişimi engellenir... Yani çok karışık bir durum.. Saygılar - Umudunu Kaybetme (2006)
Önemli Bilgiler
Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.