İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bütün Eylemler

Bu akış otomatik olarak güncellenir

  1. Bugün
  2. Dün söylediğimiz şey bugün oldu ve Warriors açıkladı. Tweet aşağıda Warriors, Ömer Yurtseven ile 10 günlük sözleşme imzaladı.
  3. Çekirdek bölgenizin güçlü olduğunu mu düşünüyorsunuz? Bu pozisyonu 30 saniye boyunca tutmayı deneyin. ÇEKİRDEK BÖLGE ANTRENMANLARI, ne yazık ki çok sık yanlış anlaşılır. Pek çok erkeğin varsayılan planı, mekik (sit-up) tekrarlarını ardı ardına yapıp bitirmektir; ancak bu yöntem, çekirdek bölgenin işlevlerinden yalnızca birini—gövde bükülmesini (trunk flexion)—çalıştırır ve tekrarlar arttıkça hareket formunun bozulması çok kolaydır. Güçlü ve işlevsel çekirdek kasları inşa etmek için başka egzersizlere de ihtiyacınız olacak. İşte "hollow hold" (içi boş tutuş) egzersizi tam da bu noktada devreye girer. Hollow hold; bu kas grubunun temel işlevlerinden bir diğeri olan "çekirdek bölgeyi sabitleme" (core bracing) becerisini geliştirmenizi sağlayan, son derece basit (ama şaşırtıcı derecede zor) bir egzersizdir. Bu temel hareket, çekirdek gücünü ve duruşlarını geliştiren jimnastikçilerin antrenmanlarında sıklıkla başvurduğu vazgeçilmez bir egzersizdir. Men's Health Fitness Direktörü Ebenezer Samuel (C.S.C.S.) ve Kıdemli Editör Brett Williams'ın, egzersizin incelikleri konusunda size rehberlik etmesine izin verin; böylece fitness potansiyelinizi tam anlamıyla ortaya çıkarmanıza engel olan o kötü alışkanlıklardan kurtulmuş olursunuz. Hollow Hold Nasıl Yapılır? Sırtüstü yatarak başlayın. Karın kaslarınızı kasarak belinizi yere doğru bastırın ve bedeniniz ile zemin arasındaki tüm boşluğu tamamen kapatın. Ayaklarınızı yerden yaklaşık 5 santimetre (iki inç) kadar yukarı kaldırın. Belinizi yere bastırmak için karın kaslarınızı sıkmaya devam edin. Kürek kemiklerinizi yerden kaldırın ve kollarınızı başınızın üzerinden geriye doğru uzatın. Göğüs kafesinizi içeri doğru sabitlemek için karın kaslarınızı sıkın. Karın ve kalça kaslarınızı sıkmaya devam ederek bu pozisyonu koruyun. Egzersizin derinliklerine inmek ve daha üst düzey ipuçları almak için Samuel'in tavsiyelerini takip etmeye devam edin. Belinizi Yere Doğru Bastırın Eb diyor ki: Hollow body (içi boş vücut) pozisyonunun kilit noktası işte budur. Hareketi kolaylaştırmak adına üzerinde bazı değişiklikler yapsanız bile, hollow body egzersizini gerçekten etkili kılan şey; belinizi yere doğru agresif bir şekilde bastırma eylemidir. Bunu başarmanın tek yolu, karın kaslarınızı son derece güçlü bir şekilde kasmak ve bu kasılmayı hiçbir an gevşetmemektir. Mekik gibi bazı karın egzersizleri omurgada belirli bir oranda bükülmeye (fleksiyona) neden olabilir; ancak hollow body egzersizinde bu konuda endişelenmenize gerek yoktur. Üzerinde yattığınız düz zemin, omurganızın aşırı derecede bükülmesini doğal olarak engelleyecektir. Bu durumu kendi avantajınıza kullanın ve karın kaslarınızı kullanarak belinizi gerçekten yere doğru bastırın. Kürek Kemikleri Yerde Olmamalı Eb diyor ki: Üst vücut pozisyonu söz konusu olduğunda, aklınıza "kolları yerden kaldırmak" gelmesin; bunun yerine "kürek kemiklerini yerden kaldırmaya" odaklanın. Kolları yerden kaldırmak kolaydır, ancak bu hareket gövde (core) bölgenizde herhangi bir gerilim yaratmaz. Gövde bölgenizde gerilim oluşturabilmek için, doğrudan gövdenize bağlı bir üst vücut kaldıraç mekanizmasına ihtiyacınız vardır. Bunu da kürek kemiklerinizi yerden kaldırarak sağlarsınız. Kürek kemiklerinizi çok fazla yükseltmenize gerek yoktur; bir milimetrelik bir kalkış bile yeterlidir. Sadece, kürek kemikleriniz rahatça yerde durduğu için Hollow Body (İçi Boş Vücut) pozisyonunu çok kolay bir şekilde yaptığınız yanılgısına düşmeyin. Çenenizi Göğsünüze Çekmeyin Eb diyor ki: Bu hareketi yaparken çenenizi göğsünüze doğru çekmek cazip gelebilir; çünkü bunun kürek kemiklerinizi yerden yüksekte tutmanıza yardımcı olacağını düşünebilirsiniz. Ancak bu dürtüye karşı koymanız gerekir. Bunun birden fazla nedeni vardır. İlk olarak, boynunuzu normal ve nötr hizasından çıkarmış olursunuz. Boynunuzu doğal hizasında tutmak, herhangi bir boyun zorlanması riskini en aza indirecektir. İkinci olarak, çenenizi içeri çekerek gövde bölgeniz üzerindeki yükü azaltmış olursunuz; zira bu durumda gövdenizin dengelemesi gereken ağırlık aniden biraz azalır. Kendinizi bu şekilde kolaycılığa alıştırmayın. Çenenizi nötr pozisyonda tutun ve Hollow Body hareketini yaparken yukarıya doğru bakın. Hollow Hold Egzersizinin Faydaları Hollow Hold (İçi Boş Vücut Tutuşu), son derece etkili bir egzersizdir; çünkü gövde bölgesinin (core) temel işlevlerinden biri olan "sıkılaşma/destekleme" (bracing) becerisi üzerinde çalışmanızı sağlar. Bu pozisyon aynı zamanda doğru duruşu (postürü) da güçlendirir. Hollow Hold ile Çalıştırılan Kaslar Tüm gövde bölgenizi çalıştırırsınız: Transversus abdominis (enine karın kası), oblikler (yan karın kasları), rectus abdominis (düz karın kası) ve alt sırt kaslarınızın tamamı bu egzersizle çalışır. Hollow Hold Egzersizi Nasıl Kolaylaştırılır? Hollow Hold pozisyonuna girmekte zorlanıyor musunuz? Egzersiz sırasında kullandığınız kaldıraçları —bu durumda kollarınızı ve bacaklarınızı— kısaltarak hareketi biraz daha kolay hale getirebilirsiniz. Samuel, dizlerinizi bükebileceğinizi ve kollarınızın açısını biraz daha öne doğru (temelde "Dead Bug" pozisyonuna benzer bir konuma) kaydırabileceğinizi belirtiyor. Sadece karın kaslarınızı sıkmaya devam ettiğinizden ve alt sırtınızı yere doğru bastırdığınızdan emin olun. Hollow Hold Egzersizi Antrenman Programına Nasıl Eklenir? Hollow Hold egzersizini, dilediğiniz herhangi bir günde ve her türlü antrenman programına dahil edebilirsiniz. Samuel; 45 saniye ila 1 dakika süren izometrik beklemelerden oluşan, üç ila dört tur yapmanızı öneriyor. Sadece şunu aklınızdan çıkarmayın: Gerilim kilit noktadır. Eğer merkez bölgenizin (core) yoğun bir şekilde çalıştığını hissetmiyorsanız, hareketi muhtemelen doğru şekilde yapmıyorsunuz demektir. Pozisyonunuzu yeniden düzenleyin ve formunuzun kusursuz olduğundan emin olun. Hollow Hold Varyasyonları Temel formu ustalıkla yapmaya başladıktan sonra, bu varyasyonları da deneyin. Ağırlıklı Hollow Hold Hareketi tamamen aynı şekilde uygulayacaksınız; ancak ekstra bir zorluk katmak adına, ellerinizde bir ağırlık plakası veya küçük bir dambıl tutacaksınız. Asimetrik Hollow Hold Kollarınızla bir "L" şekli oluşturarak —bir kolunuzu başınızın üzerine uzatıp diğerini yana açarak— bu harekete, gövde rotasyonuna karşı koyma (anti-rotasyon) odaklı bir zorluk ekleyin. Hollow Body Sallanışı Burada harekete geçin; bu egzersiz, mükemmel bir duruşu koruma konusunda sizi zorlayacaktır. Hollow hold (içi boş tutuş) pozisyonunu aldığınızda, vücudunuzdaki gerilimi koruyarak kendinizi öne, ardından arkaya doğru sallayın. Gator Roll (Timsah Yuvarlanışı) Bu varyasyon daha da zorludur. Hollow hold pozisyonuna geçtiğinizde, sağa doğru kayın ve yana doğru yuvarlanın. Tüm süreç boyunca vücudunuzdaki gerilimi koruyun ve pozisyonunuzu bozmayın. Kısa bir süre bu şekilde bekledikten sonra, sola doğru geri yuvarlanın. Men’s Health, Women’s Health, Prevention ve daha fazlasından 200’den fazla ev antrenmanı videosunu, All Out Studio üzerinden 14 gün boyunca ücretsiz olarak deneyin!
  4. Türkiye: 74 - Avustralya: 77 Son puan durumu
  5. Araştırmacılar, ALS ile ilişkili bir faktör hakkında endişe verici bir keşif yaptı: 'Açık bir ilişki görebiliyoruz' İsveç merkezli bir çalışma, hava kirliliğine uzun süreli maruz kalmanın, bir kişinin motor nöron hastalığına yakalanma riskini artırabileceğini ortaya koydu. Bu hastalık grubu; daha çok ALS olarak bilinen amyotrofik lateral skleroz gibi rahatsızlıkları da kapsamaktadır. ALS Nedir (Tıklayın Öğrenin) Neler oluyor? Çalışma, motor nöron hastalığı (MND) teşhisi henüz konmuş 1.463 hastayı inceledi. Çalışmada iki kontrol grubu oluşturuldu: Birinci grup, genel nüfustan seçilen 7.310 kişiden; ikinci grup ise MND hastalarının biyolojik kardeşleri olan 1.768 kişiden oluşuyordu. Çalışmanın tartışma bölümünde; azot dioksit ve çeşitli türdeki partikül maddelerin, MND hastalarındaki hastalığın seyrinin hızlanmasıyla ilişkili olduğu belirtildi. Partikül maddeler; havada asılı halde bulunan, son derece küçük parçacıklardan oluşur. Bu parçacıklar; orman yangınları veya araç egzozları gibi kaynaklardan yayılır. Daha önce yapılan diğer çalışmalarda ise daha çelişkili sonuçlar elde edilmişti. Yeni çalışma; daha geniş bir örneklem grubuna sahip olması ve ülke genelini kapsayan bir tasarımla yürütülmesi gibi özelliklerin, çalışmaya daha yüksek bir geçerlilik kazandırdığını vurguladı. Bu çalışma neden önem arz ediyor? İsveç'in hava kalitesi göz önüne alındığında, elde edilen bu gözlemler durumu biraz daha endişe verici kılıyor. Karolinska Enstitüsü'nden yapılan bir açıklamada, çalışmanın ortak yazarlarından Dr. Jing Wu, "İsveç'teki hava kirliliği seviyelerinin diğer pek çok ülkeye kıyasla daha düşük olmasına rağmen, biz burada açık bir ilişki görebiliyoruz," ifadelerini kullandı. Nitekim Yale Üniversitesi tarafından hazırlanan 2024 Çevresel Performans Endeksi'nde İsveç, hava kalitesi kategorisinde 180 ülke arasında yedinci sırada yer aldı. Ülke, 100 üzerinden 81,1 puan alarak; son 10 yıllık süreçte hava kalitesinde 7,4 puanlık bir iyileşme kaydettiğini gösterdi. Bu çalışma, MND hastası olan herkes için yararlı bilgiler sunmakla birlikte; özellikle ALS hastaları açısından büyük önem taşımaktadır. Çalışmada da belirtildiği üzere, MND vakalarının %85 ila %90'ını ALS vakaları oluşturmaktadır. Partikül maddelere maruz kalma durumu; demans (bunama) gibi diğer nörodejeneratif hastalıklarla da ilişkilendirilmektedir. Bu maddeler; çocukların okulda bulunduğu saatlerde veya ev içinde gazlı ocak kullanılması durumunda birikerek, kapalı ortamlardaki insanları da etkileyebilmektedir. Kaynak: TCD
  6. Amerika'yı parçalayan uçurum, az önce yeni bir aşırı noktaya ulaştı: Muhafazakâr "Kutuplaşma" kelimesi, Donald Trump'ın 2016 seçim kampanyasıyla MAGA hareketini başlatmasından çok önce bile, Amerika Birleşik Devletleri'nin siyasi ortamını tarif etmek için kullanılıyordu. 2004 başkanlık seçimleri sırasında, pek çok siyasi gazeteci; liberal ve ilerici kentli Amerikalılar ile kırsal kesimdeki Cumhuriyetçilerin, adeta iki farklı dünyada yaşadıklarını vurgulamıştı. Ve bundan 12 yıl önce, 1992 başkanlık kampanyası sırasında, paleokonservatif Patrick Buchanan (Trump ve MAGA üzerinde büyük etkisi olan bir isim) ABD'nin bir "kültür savaşı"nın tam ortasında olduğunu dile getirmişti. Ancak, "Asla Trumpçı Olmayan" (Never Trump) muhafazakâr yazar David French, 15 Mart tarihli New York Times köşe yazısında, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki siyasi kutuplaşmanın, eskisinden çok daha tehlikeli bir evreye girmekte olduğunu savunuyor. French, "Sağlıklı bir siyasi kültüre sahip, sağlıklı bir ulusun; Donald Trump gibi bir adamı bir kez değil, tam iki kez başkanlığa seçeceğini düşünen kimse var mı?" yorumunu yapıyor. "Başkan Trump'ın sürekli geri dönüşü, ulusal hastalığımızın bir belirtisidir; Pew Araştırma Merkezi'nin yakın tarihli bir çalışması da bize bu hastalığın tam olarak ne olduğunu gösteriyor. Biz birbirimizden nefret ediyoruz; nefret arttıkça da demagoglar yükselişe geçiyor. Bu durum, gecenin gündüzü takip etmesi kadar öngörülebilirdir." French sözlerine şöyle devam ediyor: "Avrupa, Asya, Afrika ve Amerika uluslarından bir kesiti kapsayan 25 ülkeli bir ankette; katılımcı yetişkinlerin çoğunluğunun, yurttaşlarının ahlak ve etik değerlerini 'kötü' ya da 'biraz kötü' olarak nitelendirdiği tek ülke Amerika Birleşik Devletleri oldu. Şiddet ve iç çatışmalarla parçalanmış ülkeler —Nijerya ve Meksika gibi ülkeler— bile, kendi yurttaşlarına dair ABD'den daha olumlu bir bakış açısına sahipti." French, ABD nüfusunun büyük bir kesiminin, siyasi rakiplerini "sadık muhalefet" olarak görmediği —aksine onları düpedüz "kötü" olarak algıladığı— uyarısında bulunuyor. French, "İster Cumhuriyetçi ister Demokrat olun," diye savunuyor; "karşı tarafın size bakış açısını hayal etmenin en iyi yolu, basitçe kendi tutumunuzu yansıtmaktır. Onlar da sizi, sizin onları hor gördüğünüz yoğunlukla hor görüyorlar. Onlar da size, sizin onlara baktığınız tehdit ve alarm duygusuyla bakıyorlar... Amerikan nefreti öylesine büyüyor ki, partizanlar —ne kadar çarpık olsa da— siyasi rakiplerinden gelen nezaket ve hoşgörüyü çoğu zaman bir tehdit olarak algılıyorlar... Nezaketin kendisi bile tartışmalı bir değerdir. Zamanın, kötücül siyasi rakiplere karşı doğrudan ve agresif eylemi gerektirdiği anlarda, bu tutum 'saygınlık siyasetinin' bir versiyonundan ibarettir. Bu yaklaşım, cumhuriyetimiz için son derece tehlikelidir." Kaynak: Alternet
  7. Yüksek benzin fiyatları ekonomiyi şimdiden etkiliyor Pompa sorunları Yükselen benzin fiyatları ekonomiyi şimdiden alt üst ediyor. İran savaşı petrol fiyatlarını hızla yükseltti ve bu etki benzin istasyonlarında da hissediliyor. AAA'ya göre, Orta Doğu gerilimleri tırmanmadan önce geçen ay 2,93 dolardan Cuma günü ortalama benzin fiyatı galon başına 3,63 dolara yükseldi. Benzin, 2023'ten bu yana ilk kez ABD'nin her eyaletinde galon başına 3 doların üzerine çıktı. (BI'dan Dan DeFrancesco ve Joe Ciolli, yakın zamanda yaptıkları canlı soru-cevap oturumunda petrol fiyatları için bundan sonra ne olacağını ele aldılar.) Petrol piyasasındaki tedirginlikle başlayan durum, şimdi hane halkı bütçelerini sekteye uğratıyor ve serbest çalışmadan ofis katılımına kadar her şeyi etkiliyor. Uber ve Lyft sürücüleri, benzin fiyatları yükseldikçe hangi yolculukları kabul edecekleri konusunda daha seçici davrandıklarını söylediler. Çünkü Uber ve Lyft ücretleri kontrol ediyor, yani sürücüler işletme maliyetleri arttığında fiyatları yükseltemiyor. Bazı serbest çalışan sürücüler, yakıt tüketen daha kısa ve düşük ücretli yolculukları reddediyor ve bunun yerine, maliyetleri daha yüksek olan daha uzun mesafeli yolculukların peşinden koşuyorlar. Bu arada, elektrikli araç sürücüleri yükselişte. Benzinli araç sürücüleri benzin istasyonlarında endişelenirken, elektrikli araç sahipleri bazılarınca "zafer turu" olarak adlandırılan bir dönem yaşıyorlar. Şarj maliyetleri petrol fiyatlarıyla aynı oranda artmadı. Bu, yolculuk paylaşım platformlarındaki sürücüler de dahil olmak üzere elektrikli araç sürücülerine önemli bir maliyet avantajı sağlıyor. Yüksek benzin fiyatları, ofise dönüş tartışmasında da rol oynuyor. İşe arabayla gidenler için, daha pahalı yakıt ikmalleri, ceplerinde diğer her şey için daha az para anlamına geliyor. Bir operasyon müdürü bize, "Benzin fiyatları yükseldiğinde, işe gidip gelmek fiilen bir maaş kesintisi haline geliyor" dedi. Bazı işverenler yükselen benzin fiyatları karşısında ofis içi çalışma şartlarını yumuşattıklarını söylese de, büyük çoğunluğunun, özellikle birçok çalışanın itiraz etme gücünden yoksun olduğu soğuyan bir iş piyasasında, ofis içi çalışma şartlarını değiştirmesi pek olası değil. Yine de, ortalama benzin fiyatları, Rusya-Ukrayna savaşının başlamasından aylar sonra, Haziran 2022'de galon başına 5 doların üzerindeki rekor yüksek seviyelerinden çok uzakta. Ancak son artış, yükselen benzin fiyatlarının ekonomiyi ne kadar hızlı etkileyebileceğinin bir hatırlatıcısı niteliğinde. Kaynak: BI
  8. Enerji Bakanı Chris Wright: İran savaşı muhtemelen haftalar içinde sona erecek Enerji Bakanı Chris Wright Pazar günü yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in İran ile yürüttüğü savaşın muhtemelen birkaç hafta içinde sona ereceğini belirtti ve savaşın ardından hızla yükselen petrol fiyatlarının düşmesini beklediği sinyalini verdi. Wright, Pazar günü NBC'den Kristen Welker'ın sunduğu "Meet the Press" programında, "Amerikalılar bunun etkisini şu anda hissediyor. Amerikalılar bunu birkaç hafta daha hissetmeye devam edecek," dedi. "Ancak nihayetinde, küresel enerji arzına yönelik en büyük riski ortadan kaldırmış olacağız. Enerjinin daha bol olduğu, daha uygun fiyatlı olduğu ve Orta Doğu'daki Amerikan askerleri ile ticareti açısından daha az risk taşıyan bir dünyaya geçiş yapacağız." Wright'a, "birkaç hafta daha" ifadesinin savaşın süresine ilişkin beklentilerini yansıtıp yansıtmadığı sorulduğunda ise, "Sanırım muhtemel zaman dilimi budur," yanıtını verdi. Trump geçen hafta savaşın "büyük ölçüde tamamlandığını" söylemişti; ancak Cumartesi günü Welker ile yaptığı bir röportajda Başkan Trump, İran'ın savaşı sona erdirmek için bir anlaşma yapmaya hazır olduğunu, fakat kendisinin bu anlaşmayı kabul etmeyeceğini, zira "koşulların henüz yeterince iyi olmadığını" ifade etmişti. Wright'ın bu yorumları; İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla ham petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine fırladığı ve savaşın devam etmesi halinde, ülke genelinde ve tüm dünyada benzin fiyatlarının yükselmeye devam edebileceğine dair endişelerin arttığı bir dönemde geldi. Wright, "Çin ile elbette gerilimler yaşandığını" kabul etmekle birlikte, boğazın yeniden açılmasına yönelik çalışmalarda Çin'in "yapıcı bir ortak" olmasını beklediğini dile getirdi. Wright, "Amerika Birleşik Devletleri Çinlilerle her zaman diyalog halindedir," dedi. "Onlar dünyanın en büyük ikinci ekonomisi ve dünya sahnesinde çok önemli bir ulus. Hürmüz Boğazı'nın açılması, ABD için olduğundan çok daha fazla, Çin için önem arz etmektedir." Trump Cumartesi sabahı sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşımda; Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve Birleşik Krallık'ın da aralarında bulunduğu çeşitli ülkelerin, boğazın yeniden açılmasına yardımcı olmak amacıyla İran bölgesine "umarız" savaş gemileri konuşlandıracaklarını belirtti. Japonya ve Güney Kore dahil olmak üzere ABD'nin Asya'daki müttefikleri, Trump yönetiminden neredeyse hiç yönlendirme almaksızın, savaşın tetiklediği enerji krizine çözüm bulmak için yoğun bir çaba sarf ediyor. ABC’nin “This Week” programına yaptığı ayrı bir konukluk sırasında Wright, Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer’in, Trump yönetiminin İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması ihtimaline karşı yeterli planlamayı yapmadığı yönündeki iddiasına da karşı çıktı. Wright, program sunucusu Martha Raddatz’a, “Ya gülünç derecede saf davranıyor ya da düpedüz samimiyetsiz; ki daha muhtemel olan da bu,” dedi. “Hürmüz Boğazı ile ilgili sorunu herkes biliyor. Elbette, Hürmüz Boğazı’nda neler olabileceğine ve bu durumla nasıl başa çıkılacağına dair titiz bir planlama yapıldı.” Wright, “pek çok acil durum planının devreye sokulduğunu” ekledi; ancak tam olarak hangi planların yapıldığını belirtmedi. Beyaz Saray, petrol fiyatlarını düşürmek amacıyla —deniz ticaretinde Amerikan gemilerinin kullanımını teşvik eden asırlık bir yasadan muafiyet tanınması da dahil olmak üzere— çeşitli adımları değerlendiriyor; bu çabalara ise Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles öncülük ediyor. ABD, geçen hafta Uluslararası Enerji Ajansı’nın gerçekleştirdiği tarihi acil durum tahliyesinin bir parçası olarak, Stratejik Petrol Rezervi’nden 172 milyon varil ham petrolü piyasaya sürmeyi kabul etti; Hazine Bakanlığı ise petrol fiyatlarını hafifletmeye yardımcı olmak amacıyla Perşembe günü Rus ham petrolüne yönelik bazı yaptırımları kaldırdı. Wright, NBC’ye verdiği demeçte, yönetimin yaz aylarına kadar benzin fiyatlarını galon başına 3 doların altına çekmeyi umduğunu söyledi; ancak “savaşta hiçbir şeyin garantisi olmadığını” ve fiyatları düşürmeye yönelik zaman çizelgesinin belirsizliğini koruduğunu da sözlerine ekledi. Yönetim yetkilileri ve Trump’ın müttefikleri POLITICO’ya verdikleri demeçlerde, Beyaz Saray’ın yüksek seyreden petrol fiyatlarına dört haftaya kadar dayanabileceğine inandığını belirttiler; ancak savaş sona erdikten sonra bile, fiyatların ABD ve İsrail’in İran’ı bombalamaya başlamasından önceki seviyelerine hızla geri dönmesinin pek olası görünmediğini ifade ettiler. Wright, İran’ın ham petrol fiyatlarının varil başına 200 dolara kadar yükselebileceği yönündeki Pazar günkü uyarısını ise ciddiye almadı ve Welker’a, “İran’ın söylediklerine hiç kulak asmam,” dedi. Kaynak: POLITICO
  9. FT'nin haberine göre, Hindistan Dışişleri Bakanı Hürmüz Boğazı'nın açılmasına yönelik İran ile yapılan görüşmeleri olumlu karşıladı Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, Pazar günü yayımlanan bir Financial Times röportajında, İran ile yürütülen doğrudan görüşmeleri, Hürmüz Boğazı üzerinden deniz trafiğini yeniden başlatmanın en etkili yolu olarak nitelendirdi. ABD Başkanı Donald Trump, İran güçlerinin ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına yanıt vermesi üzerine, Cumartesi günü uluslara, Hürmüz Boğazı'nı deniz trafiğine açık tutmak amacıyla savaş gemileri göndermeleri çağrısında bulundu. Trump, Truth Social platformundaki bir paylaşımında; Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore, Britanya ve diğer ülkelerin, küresel petrol trafiğinin yaklaşık beşte birinin geçtiği bu hayati ve dar geçidi korumaya yardımcı olmak üzere gemi göndermelerini umduğunu ifade etti. Jaishankar, Tahran ile görüşmeler yürüttüğünü ve "konuşmanın bazı sonuçlar doğurduğunu" belirtti. Yaklaşık 92.712 metrik ton LPG taşıyan, Hindistan bayraklı iki sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) tankeri olan Shivalik ve Nanda Devi, Cumartesi günü Hindistan yolunda Hürmüz Boğazı'nı geçti. Jaishankar, FT'ye verdiği demeçte, bunun diplomasinin neler başarabileceğinin bir örneği olduğunu söyledi. Bakan gazeteye verdiği demeçte, "Elbette Hindistan'ın bakış açısına göre; hiçbir şey yapmamaktansa, akılcı bir yol izleyip, koordinasyon sağlayarak bir çözüm üretmemiz çok daha iyidir," ifadelerini kullandı. Jaishankar, Hindistan bayraklı gemiler için geçerli olan "genel kapsamlı bir düzenleme" bulunmadığını ve İran'ın bu süreçte karşılığında herhangi bir şey almadığını dile getirdi. Avrupa ülkelerinin Hindistan'ın uyguladığı bu düzenlemeyi örnek alıp alamayacakları sorulduğunda Jaishankar; İran ile kurulan her ilişkinin "kendi dinamikleri ve koşulları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini" ve bunun da kıyas yapmayı zorlaştırdığını ifade etti. Bununla birlikte Bakan, Hindistan'ın bu konudaki yaklaşımını AB başkentleriyle paylaşmaktan memnuniyet duyacağını da sözlerine ekledi ve birçok ülkenin de Tahran ile görüşmeler yürüttüğünü hatırlattı. Jaishankar FT'ye verdiği demeçte, "Bu gelişme memnuniyet verici olsa da, konu üzerinde çalışmalar devam ettiği için görüşmelerimiz de sürmektedir," dedi. Kaynak: R
  10. Bazı kadınlar, çocuklarını sevmelerine rağmen anne olma kararından pişmanlık duyduklarını söylüyor. Uzmanlara göre bu duygu çoğu zaman sevgisizlikten değil, anneliğin getirdiği yoğun sorumluluk, yalnızlık ve tükenmişlik hissinden kaynaklanıyor.Habere Gitmek için Tıklayın
  11. Sultanlar Ligi play-off'ları, normal sezonu ilk 4 sırada bitiren takımlar arasında (1-4, 2-3) çapraz eşleşme usulüyle oynanır. 2 galibiyete ulaşan takımın finale yükseldiği serilerde, kazanan şampiyon olur. 5-8. sıra takımları ise klasman maçları oynayarak lig sıralamasını belirler. 2025-2026 Sultanlar Ligi Play-Off Formatı Detayları: Final Yolu (İlk 4 Takım): Lig etabını ilk 4 sırada tamamlayan takımlar (1-4 ve 2-3 eşleşmesi) yarı final oynar. İki galibiyet alan takım adını finale yazdırır. Final serisi de benzer şekilde oynanarak şampiyon belirlenir. Klasman Etapları (5-8. Takımlar): Lig etabını 5, 6, 7 ve 8. sırada bitiren takımlar, 5-8.lik klasman maçları oynar. Bu etapta takımlar 5., 6., 7. ve 8.'lik derecelerini belirlemek için mücadele eder. Maç Düzeni: Play-off maçlarında genellikle ligi üst sırada bitiren takımın ev sahipliği avantajı bulunmaktadır.
  12. Fenerbahçe Beko: 91 - Onvo Büyükçekmece: 85 Maç Bizim! Tebrikler Fenerbahçe Beko! Maç Sonucu | Onvo Büyükçekmece Basketbol Fenerbahçe Beko: 85-91 Skor dağılımımız: De Colo 13, Bacot 12, Melih 12, Biberovic 11, Zagars 11, Silva 10, Horton-Tucker 9, Boston Jr 6, Jantunen 5, Metecan 2.
  13. MAÇ GÜNÜ! A Kadın Milli Takımımız, FIBA 2026 Kadınlar Basketbol Dünya Kupası Eleme Turnuvası dördüncü maçında Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi’nde Avustralya karşısına çıkıyor. Türkiye-Avustralya 🇦🇺 Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi 15 Mart 2026, Pazar 20.30 TRT Spor Yıldız
  14. Ekşi mayalı ekmek tüketmenin bağırsaklarınıza, kan şekerinize ve daha fazlasına etkileri Ekşi mayanın fermantasyon süreci, bu ekmeği diğer ekmek türlerine kıyasla bağırsaklar için daha nazik ve sindirimi daha kolay hale getirebilir. Daha yavaş gerçekleşen bu sindirim süreci, beyaz ekmeğe kıyasla daha istikrarlı kan şekeri seviyelerine yol açabilir. Ekşi maya glutensiz olmasa da, fermantasyon süreci mineral emilimini de artırabilir. Ekşi maya; fırıncı mayasında bulunan katkı maddelerine bel bağlamak yerine, doğal bir fermantasyon sürecinden geçer. Bu özelliği sayesinde, diğer ekmek türlerine kıyasla daha fazla fayda sağlayabilir. İşte ekşi mayanın vücudunuz üzerinde olumlu etkiler yaratabileceği üç yol: 1. Gelişmiş Sindirim Ekşi maya üretiminde kullanılan fermantasyon süreci; buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan ve sindirime karşı dirençli bir protein olan glutenin parçalanmasına yardımcı olur. Ekşi maya ayrıca, aşağıdakiler de dahil olmak üzere, mide-bağırsak sorunlarına yol açtığı bilinen diğer bileşiklerin daha düşük seviyelerini içerir: FODMAP'ler Fitatlar Tanenler Tripsin inhibitörleri Bu durum; ekşi mayalı ekmeğin, ticari mayayla mayalanmış ekmeğe kıyasla sindiriminin daha kolay olabileceği ve daha az gastrointestinal belirtiye yol açabileceği anlamına gelmektedir. 25 çalışmanın incelendiği 2023 tarihli bir derleme; fırıncı mayasıyla yapılan ekmekten ekşi mayalı ekmeğe geçen kişilerin, gastrointestinal rahatlıklarında belirgin iyileşmeler bildirdiklerini ortaya koymuştur. 2. Daha Dengeli Kan Şekeri Ekşi mayalı ekmek yapımında kullanılan fermantasyon süreci; sindirim kanalındaki nişasta emilimini yavaşlatmaya yardımcı olan laktik asit ve asetik asit gibi organik asitler üretir. Besinler yavaş sindirildiğinde, glikoz kan dolaşımına daha kademeli bir şekilde salınır; bu da yemek sonrası kan şekeri seviyelerinde meydana gelebilecek ani ve yüksek artışların önüne geçer. Bu durum, diğer ekmek türleriyle kıyaslandığında, ekşi mayalı ekmeğin glisemik indeks açısından düşük bir seviyede yer aldığını gösterir; glisemik indeks, karbonhidrat açısından zengin gıdaları, kan şekeri seviyeleri üzerindeki etkilerine göre 0 ile 100 arasında bir ölçekte sıralayan bir sınıflandırma sistemidir. Glisemik indeks, bir gıdanın ne kadar hızlı sindirildiğini ve kan dolaşımına emildiğini tahmin etmeye yarar. Örneğin, beyaz buğday unundan yapılan 30 gramlık bir ekmek porsiyonunun GI (Glisemik İndeks) değeri 71 iken, 30 gramlık bir ekşi mayalı ekmek porsiyonunun glisemik indeks değeri 54'tür. 3. Besinleri Emilim Yeteneğinizde Artış Tam buğday veya tahıllı ekmeklerde bulunan fitatlar, tanenler ve tripsin inhibitörleri gibi anti-besinsel faktörler, vücudunuzun gıdalardan aldığı besinleri emmesini zorlaştırabilir. Özellikle fitatlar; magnezyum, kalsiyum ve demir gibi minerallere bağlanarak, sindirim sistemi içinde bu minerallerin emilimini engelleyebilir. Ekşi mayalı ekmek yapımında kullanılan fermantasyon süreci, fitatlar gibi anti-besinsel faktörleri parçalar. Hatta bazı araştırmalar, belirli ekşi maya formülasyonlarının, hamurda bulunan fitik asidin %96'sından fazlasını parçalayabildiğini öne sürmektedir. Ekşi Mayalı Ekmek Besin Değerleri İşte, zenginleştirilmiş beyaz unla yapılmış, orta boy (59 gramlık) bir dilim ekşi mayalı ekmeğin besin değerleri dökümü: Kalori: 188 Karbonhidrat: 36,5 gram Lif: 1,8 gram Protein: 7,67 gram Yağ: 1,26 gram Demir: 2,28 miligram (Günlük Değerin (GD) %13'ü) Bakır: 0,088 miligram (GD'nin %10'u) Folat: 82,6 mikrogram (GD'nin %21'i) Tiamin: 0,252 miligram (GD'nin %21'i) Niasin: 3,17 miligram (GD'nin %20'si) Riboflavin: 0,218 miligram (GD'nin %17'si) Manganez: 0,33 miligram (GD'nin %14'ü) Selenyum: 17,5 mikrogram (GD'nin %32'si) Çinko: 0,619 miligram (GD'nin %6'sı) Ekşi Mayalı Ekmek Tüketiminin Riskleri Ekşi mayalı ekmek, buğday unuyla yapılan diğer ekmeklere kıyasla daha az gluten içermesine rağmen, tamamen glutensiz değildir; bu nedenle çölyak hastaları veya gluten içeren gıdalara karşı hassasiyeti olan kişiler için uygun bir seçenek değildir. Ekşi mayalı ekmeğin tadını çıkarmak istiyor ancak gluten tüketemiyorsanız, glutensiz bir ekşi mayalı ürün tercih etmelisiniz. Glutensiz ekşi mayalı ekmekler; darı, sorgum, teff, kinoa ve karabuğday gibi glutensiz un çeşitleri kullanılarak hazırlanır. Gluten, fırın ürünlerine çiğnenebilir ve gözenekli bir doku kazandırdığından; glutensiz ekşi mayalı ekmeklerin dokusu, buğday unuyla yapılan ekmeklerden farklı olacaktır. Kaynak: Health
  15. 'Akıl almaz' yolsuzluk: Kushner, firması için yabancı hükümetlerden 5 milyar dolar talep ediyor New York Times'ın haberine göre; Başkan Donald Trump'ın damadı Jared Kushner, "ABD hükümetinin Orta Doğu'daki baş müzakerecilerinden biri" olarak görev yaparken, özel sermaye fonu firması için yabancı hükümetlerden 5 milyar doların üzerinde fon toplamaya çalışıyor. Görüşmelere aşina beş kişiyle konuşan Times'a göre Kushner, yatırım firması Affinity Partners için para toplamaya gayret ediyor. Şirket temsilcileri, Kushner'in yakın dostu Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından yönetilen "Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu" (PIF) ile halihazırda görüşmeler gerçekleştirdi. PIF, "ilk Trump yönetiminin sona ermesinden kısa bir süre sonra" firmaya 2 milyar dolarlık bir yatırım yapmıştı. Times'ın aktardığına göre bu fon toplama çabası, Trump yönetiminde "kamu hizmeti ile özel kâr arayışı arasındaki sınırların bulanıklaştığını" gözler önüne seriyor. Habere göre; İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na resmi bir ABD delegesi olarak katılan Kushner, bu seyahati —görüşmelere vakıf iki kişinin ifadesine dayanarak— "uluslararası iş dünyası liderleriyle yaptığı özel toplantılarda, Affinity için milyarlarca dolarlık yeni yatırım toplama planlarını görüşmek" amacıyla kullandı. Bu fon toplama girişimi, Kushner'in daha önce, kayınpederi için çalışacağı dönemde kendi işine yönelik faaliyetlerini askıya alacağına dair yaptığı açıklamadan bir geri dönüş niteliği taşıyor. Aralık 2024'te bir podcast yayıncısına konuşan Kushner, Affinity'nin "önümüzdeki dört yıl boyunca sermaye toplama zorunluluğunun bulunmadığını" ifade etmişti. Times'ın da belirttiği üzere; Affinity'yi 2021 yılında kuran Kushner, Trump'ın ilk başkanlık döneminin ardından şirketi faaliyete geçirirken "hükümet nezdindeki bağlantılarına yoğun bir şekilde yaslanmıştı." Washington'da Sorumluluk ve Etik Vatandaşları (CREW) adlı kuruluşun verilerine göre; Kushner'in 19 Şubat tarihinde "Barış Özel Temsilcisi" olarak atanmasıyla birlikte, kendisinden kamuya açık bir mali durum beyannamesi sunmasını zorunlu kılan 30 günlük yasal süre işlemeye başladı. CREW Çarşamba günü şöyle yazdı: “Kushner’ın önceki resmi olmayan rolü, Kushner’ın iş ve yatırımlarının tam da üzerinde çalıştığı ülkeler ve çatışmalar göz önüne alındığında, önemli çıkar çatışması endişelerini gündeme getirdi; ve Kushner’ın tanımlanmış bir pozisyonu olmadığı için, herhangi bir etik yasasına, güvenlik soruşturması sürecine veya Senato onayına tabi değildi.” Gerçekten de, “Trump ailesinin” bariz “açgözlülüğü ve yolsuzluğu”, aralarında Virginia Üniversitesi Siyaset Merkezi Direktörü Larry Sabato’nun da bulunduğu siyasi gözlemcileri şaşırttı. Sabato, Cumartesi günü X’te Kushner’ın bağış toplama faaliyetlerinin “neredeyse inanılmaz” olduğunu yazdı. Siyasi tarihçi Brian Rosenwald da aynı fikirdeydi ve bu açıklamayı “akıl almaz” olarak nitelendirdi. Rosenwald, “[Yaptıkları] düzinelerce şeyden herhangi biri, başka herhangi bir başkan için başkanlığı sona erdiren bir skandal olurdu” dedi. Kaynak: Alternet
  16. Bu Miktarda Egzersiz, Zihinsel Performansı Neredeyse Anında İyileştirebilir Artık sadece vücudumuz için egzersiz yapmıyoruz; aynı zamanda beynimiz için de çalışıyoruz. "Beyin egzersizleri" şu sıralar TikTok'ta son derece popüler; binlerce beğeni, kaydetme ve yorum topluyorlar. Ancak pek çok viral sağlık ve zindelik trendinde olduğu gibi, bu durum da akla bariz bir soru getiriyor: Beyin güçlendirici egzersizler gerçekten bilimsel bir temele dayanıyor mu, yoksa bunlar da sadece bir başka "gündem yaratan" fitness iddiasından mı ibaret? Sonuçta, fiziksel sağlığınız için zaten egzersiz yapıyorsunuz; peki, düzenli antrenmanlarınız gerçekten "çifte görev" görüyor mu? Yoksa içerik üreticileri, sırf daha fazla tıklama almak uğruna mı bu cafcaflı terimleri kullanıyor? Yakın tarihli araştırmalar bu fikri mercek altına aldı ve elde edilen yeni bulgular, yaşlandıkça beyin sağlığını korumak adına egzersizin hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor (bunun tam olarak nasıl gerçekleştiğine dair detaylar birazdan geliyor!). Peki, fiziksel aktivitenin bazı türleri beyin sağlığı açısından diğerlerinden daha mı üstün; yoksa her türlü egzersiz bilişsel işlevleri güçlendirme konusunda eşit derecede mi etkili? Bu sorunun yanıtını bulmak için üç hekimin görüşüne başvurduk. Egzersiz, Beyniniz İçin Yapabileceğiniz En İyi Şeylerden Biri Neden New York'taki Hospital for Special Surgery bünyesinde görev yapan spor hekimi Doktor'a göre egzersiz, hem kısa hem de uzun vadeli beyin sağlığı açısından inanılmaz faydalar sağlıyor. Doktor, sadece birkaç aylık düzenli egzersizle fiziksel aktivitenin; hafızanızı, odaklanma yetinizi, karar verme becerinizi ve işlem hızınızı geliştirmeye yardımcı olabileceğini belirtiyor. Örneğin, British Journal of Sports Medicine dergisinde 2025 yılında yayımlanan ve 258.000 kişinin verilerini inceleyen bir meta-analiz; haftada iki kez, 30 dakikadan kısa süreyle ve düşük ila orta yoğunlukta yapılan egzersizin bile; genel bilişsel yetileri, hafızayı ve yönetici işlevleri sadece bir ila üç ay gibi kısa bir süre içinde geliştirdiğini ortaya koydu. Kardiyo, bilişsel işlevler ve hafıza için başroldedir. Cincinnati Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Klinik Nöroloji ve Rehabilitasyon Tıbbı alanında Yardımcı Doçent olan Doktor, "Genel olarak, bilişsel işlevleri ve hafızayı güçlendirme konusunda [yürüyüş, koşu veya bisiklet gibi] aerobik egzersizleri tavsiye ediyoruz," diyor. Direnç antrenmanı, zihinsel kontrol için kilit öneme sahiptir. Doktor, bazı çalışmaların; direnç antrenmanının, genel entelektüel ve zihinsel durumu (küresel bilişsel işlev olarak adlandırılır) ve dürtüsel davranışları bastırma yeteneğini (engelleyici kontrol olarak adlandırılır) geliştirmeye yardımcı olduğunu gösterdiğini ekliyor. Yoga gibi zihin-kas egzersizleri, öğrenme ve odaklanma için idealdir. New York City'de görevli Kardiyolog ve Bütünleyici Tıp Uzmanı Doktor'a göre araştırmalar, yoganın beyindeki gri madde miktarını artırdığını da öne sürüyor. "Bu durum, nöronların sinapslar aracılığıyla birbirleriyle daha iyi iletişim kurmasını sağlar, beyne giden kan akışını artırır ve hipokampusu [beyninizin öğrenme ve hafızadan sorumlu kısmı] genişleterek daha iyi bir hafıza ve bilişsel performansa yol açar." Daha yeni araştırmalar bu noktaları daha da vurguluyor: Frontiers in Aging Neuroscience dergisinde 2025 yılında yayımlanan bir derlemeye göre; eğer odaklanma yeteneğinizi geliştirmek istiyorsanız, zihin-beden egzersizleri (yoga ve tai chi gibi) en yararlı seçeneklerdir. Eğer hafızanızı güçlendirmek istiyorsanız, kardiyo egzersizleri (koşu, yürüyüş veya yüzme gibi) en iyi tercihiniz olacaktır. Ve eğer genel beyin fonksiyonlarınızı iyileştirmek istiyorsanız, ağırlık kaldırmaya odaklanmalısınız. Doktor, "Kısacası, egzersizin beyin sağlığına sağladığı tüm faydalardan yararlanmanın en iyi yolu, çeşitli farklı egzersiz türlerini bir arada uygulamaktır," diyor. Egzersizin Beyin Sağlığına Olan Faydalarından Nasıl Yararlanabilirsiniz? Egzersizlerinizi öncelikli olarak beyin sağlığınızı iyileştirmek amacıyla yapmıyor olsanız bile, bu niteliklere odaklanmak; antrenmanınızın hem bedeninize hem de zihninize hitap etmesini sağlar. Hızlı bir zihinsel canlanma sağlamak için... Az miktarı bile önemlidir. Doktor'a göre, beyin sağlığı ile egzersiz arasındaki bağlantı, egzersiz çok küçük dozlarda yapıldığında bile varlığını korur. Doktor, "Egzersiz dozu ile beyin sağlığı arasındaki ilişki, 'ne kadar çok, o kadar iyi' şeklindeki basit bir mantıktan çok daha nüanslıdır," diyor. "Son araştırmalar, mütevazı miktarlarda yapılan egzersizin bile önemli bilişsel faydalar sağlayabileceğini gösteriyor; bu da, geleneksel egzersiz yönergelerine uymakta zorlanan yoğun tempodaki insanlar için oldukça cesaret verici bir haber." Açık ve net bir ifadeyle: Harekete geçin. İşten önce sadece 15 dakikalık tempolu bir yürüyüşe ayıracak vaktiniz olsa bile, bu aktivite zihinsel işlem kapasitenizi geliştirmeye yardımcı olabilir. Hafızayı uzun vadede korumak için... Dr. Fratellone, düzenli egzersizin zihinsel işleyiş açısından, düzensiz yapılan egzersizden daha faydalı olduğunu belirtiyor. Dr. Doktor da bu görüşe katılıyor: “Çoğu çalışma ve öneri; mümkün olan en fazla sayıda günde, en az orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını tavsiye etmektedir.” Doktor; Dünya Sağlık Örgütü, Amerikan Kalp Derneği ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri gibi tıp kuruluşları tarafından yetişkinler için önerilen standart fiziksel aktivite yönergelerine uyulmasını öneriyor: Haftada 150 dakika orta yoğunlukta veya 75 dakika yüksek yoğunlukta aerobik aktivite; buna ek olarak da haftada iki kez kuvvet antrenmanı. Doktor’e göre, günlük adım hedefini tutturmak da büyük önem taşıyor. Doktor, “Araştırmalar, günde yaklaşık 10.000 adım atmanın demansa karşı en güçlü korumayı sağladığını; ancak günde 4.000 adım civarında bir yürüyüşün bile önemli faydalar sunduğunu gösteriyor,” diyor. “Ayrıca adımlarınızın niteliği de önemlidir: Amaçlı ve tempolu yürüyüşler, rastgele yapılan gezintilere kıyasla çok daha güçlü bir bilişsel koruma sağlar.” Mümkün olduğunca uzun süre, zihinsel keskinliği en üst düzeyde tutabilmek için... Doktor’e göre egzersiz, beyin sağlığını korumaya yönelik yaşam tarzı faktörlerinin oluşturduğu bütünün bir parçası olarak ele alınmalıdır; ancak egzersiz, bu süreçteki tek belirleyici faktör değildir. Finlandiya’da 1.200 yaşlı yetişkin üzerinde yapılan bir çalışma; iki yıl boyunca sağlıklı beslenme, egzersiz, beyin egzersizleri ve kalp sağlığı takibini bir arada yürüten bireylerin, bilişsel becerilerinde yüzde 25 oranında bir iyileşme sağladığını ortaya koymuştur. Doktor, “Egzersiz; yaşam boyu beyin sağlığını korumak adına elimizdeki en güçlü araçlardan biridir ve egzersize başlamak için hiçbir zaman ne çok erken, ne de çok geçtir,” diyor. “Ancak egzersizi; kaliteli uyku, stres yönetimi, sosyal etkileşim ve zihinsel uyarım gibi diğer unsurları da kapsayan, kapsamlı bir beyin sağlığı stratejisinin temel bileşenlerinden biri olarak görmelisiniz.” Kaynak: WH
  17. Arda Güler, 14 Mart 2026 tarihinde Real Madrid'in Elche'yi 4-1 mağlup ettiği karşılaşmada, kendi yarı sahasından attığı 68,6 metrelik (75 yarda) muazzam bir golle, 22 yıllık bir La Liga rekorunu kırmayı başardı. Rekor Kıran Başarı Genç Türk orta saha oyuncusunun bu vuruşu, artık La Liga'nın 97 yıllık tarihinde atılan en uzun mesafeli gol olarak kabul edilmekte; böylece, Antonio José'nin 2004 yılında Numancia formasıyla 67 metrelik mesafeden kaydettiği rekoru (kullanılan ölçüm yöntemine bağlı olarak) resmen geride bırakmış veya egale etmiş oldu. Bu golle birlikte ulaşılan diğer önemli kilometre taşları ise şunlardır: Real Madrid Tarihi: Güler, 1995 yılında Mikel Lasa'nın (58 metre) kaydettiği golden bu yana, La Liga'da kendi yarı sahasından gol atan ilk Real Madrid oyuncusu unvanını elde etti. Modern Dönem Rekoru: Bu gol, ligde son 15 sezon içerisinde kaydedilen en uzun mesafeli gol olma özelliğini taşıyor. En Genç İlk 11 Oyuncusu Rekoru: Güler, daha önce Nisan 2024'te, 19 yaş ve 61 günlükken; Real Madrid formasıyla La Liga'da ilk kez ilk 11'de başladığı bir maçta gol atan, 21. yüzyılın en genç oyuncusu unvanını da kazanmıştı. Güler'in bu tarihi anı, Santiago Bernabéu Stadyumu'nda oynanan maçın 89. dakikasında gerçekleşti. Elche kalecisi Matías Dituro'nun kalesinden öne çıktığını fark eden Güler, kendi yarı sahasının derinliklerinden sol ayağıyla yaptığı aşırtma vuruşla topu ağlarla buluşturdu; top, kaleye girmeden önce zemine bir kez sekti. Real Madrid Teknik Direktörü Álvaro Arbeloa, bu vuruşu bir "sanat eseri" olarak nitelendirdi ve golün, "maç biletine ödenen paranın hakkını üç katıyla verdiğini" ifade etti.
  18. Arda'nın golü başka bir açıdan Bir de buradan izleyin
  19. İspanya basını, Real Madrid’in Elche’yi 4-1 yendiği maçta Arda Güler’in kendi yarı sahasından attığı golü “sezonun en iyilerinden biri” olarak nitelendirdi. 68 metreden gelen golün La Liga tarihinin en uzak mesafeli gollerinden biri olduğu belirtildi.Habere Gitmek için Tıklayın
  20. İspanya basını, Real Madrid’in Elche’yi 4-1 yendiği maçta Arda Güler’in kendi yarı sahasından attığı golü “sezonun en iyilerinden biri” olarak nitelendirdi. 68 metreden gelen golün La Liga tarihinin en uzak mesafeli gollerinden biri olduğu belirtildi.Habere Gitmek için Tıklayın

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.