İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bütün Eylemler

Bu akış otomatik olarak güncellenir

  1. Bugün

  2. Kur’an’ı Allah bizlere Rehber, yol gösterici olsun diye indirdiğini çok açık söyler. Kur’an’ın rehberliğinden istifade edebilmemiz içinde, anlayarak ve ayetler üzerinde düşünerek okumamızı emreder. Yani bizler Kur’an’ın rehberliğinden istifade edebilmemiz için, önce tebliği almamız ve anlamamız gerekir. Eğer anladığımız dilden Kur’an’ı okumuyorsak, kendimizi Kur’an okumamış saymalıyız. Çünkü vahyi tebliğ almadan üzerinde düşünüp anlamadan, nasıl hayata geçirebiliriz? İnsanlar arasında en çok istismar edilen, DİNİ KONULARDIR. Onun için Allah, size Elçilerim vasıtası ile gönderdiğim vahyimi, birilerinden öğrenmek yerine yani kendimize güvenilecek, ardına düşülecek Veliler edinmeden, imtihanımız gereği mutlaka bizler bizzat kendimiz okuyup öğrenmemiz, tebliği almamız gerektiği konusunda uyarılar yapar. ÇÜNKÜ ALLAH BİLİYOR Kİ, KULLARIMI KENDİ ÇKARLARI İÇİN, ALLAH İLE ALDATANLAR ÇIKACAKTIR. Bunu söylediğimde, Kur’an ile gereği gibi buluşamamış kardeşlerimiz hemen şu tepkide bulunuyorlar. “NE YANİ ALLAH RESULÜNÜ, POSTACI DİYEMİ GÖNDERDİ? Halbuki Allah Resulünün görev tanımını yaparken nasıl ayetler indirmişti? “RESULE DÜŞEN APAÇIK, TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.” (Ankebut 18) “SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR.” (Rad 40) Onun için Allah, sakın sizleri Allah ile aldatmasınlar diye uyarır. Bunun önüne geçmek içinde Rabbimiz, yemin ederek bu kitabı sizler için kolaylaştırdım der. Allah uyarır ama toplumu Allah ile aldatanlar, bu gerçeğin ortaya çıkmaması için ellerinden geleni yapmışlar ve topluma Kur’an’ın asla onay vermediği şu sözlere inandırmışlardır. “KUR’AN’I SİZ ANLAYAMAZSINIZ, KUR’AN’I ÂLİM KİŞİLER ANLAR. ZATEN HER BİLGİ KUR’AN’DA, DETAYLI VERİLMEMİŞTİR.” Buna inandırılan toplum, ne yazık ki hata yaparım korkusuyla, Kur’an’ı bizzat kendisi okuyup anlamaya çalışmıyor. Hatta art niyetli, kendi inançlarını Kur’an’a söyletmek isteyenler, Kuran’ı kasıtlı olarak, farklı tercüme etmişler, toplumda böylece tedirginlik yaratmışlardır. Sorsanız hepsi de kendilerinin, en doğru tercüme ettiklerini söyler. Bu korkunun sonucunda, kurulan tuzak işe yaramış, böylece Vahyi direk Allah’ın kitabından tebliğ alma çabası içinde olmamışlardır. Öyle olunca da her anlatılanı, doğru kabul etmek zorunda kalmıştır toplum. Allah ben Ruhban sınıfı diye bir sınıf emretmedim dediği halde Kur’an’da, Allah ile aldatıcılar bu gerçeğin üstünü örtüp, İslam dininde adını değiştirerek, farklı bir isimle RUHBAN SINIFINI KURMUŞLARDIR. Televizyonlarda bazı İlahiyat Profesörlerinin, şöyle söylediklerini duyarsınız. ”DİNİ KONULARI DA BİZE BIRAKIN, KARIŞMAYIN. BİZ SİZİN İŞİNİZE KARIŞIYOR MUYUZ? BU KONU BİZİM KONUMUZ.” Bu sözlere hiç kimse itiraz dahi etmiyor, çünkü bunu kanıksadık, kabullendik. Hiç birimiz çıkıp siz kim oluyorsunuz. İslam dininin Ruhban sınıfı mısınız diyen bile yok. Allah sizleri Kur’an’dan hesaba çekeceğim diyorsa, sizce bizlerin anlayamayacağı bir rehber gönderip, daha sonrada bizleri O kitaptan hesaba çekip, sorumlu tutar mı? Elbette tutmaz ama düşünen aklını kullanan ve Kur’an’ı ilk elden tebliğ alan ancak, bunun farkına varır. Bu makalemde sizlerin üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim iki konuya örnek vermek istiyorum. Bu iki örnek ayette Allah bizlere ne anlatıyor rehberinde, onu anlamaya çalışalım. Daha sonrada bu ayetleri bizlere anlatan, kendisini İslam’ın Ruhbanı gibi gösterenler neler, hangi yöntemle anlatıyor onu anlamaya çalışalım. Acaba Allah’ın kullarına yaklaşım tarzını, ayetleri/hükümlerini tebliğ şekliyle, bizlere İslam’ı anlattığını söyleyenler, aynı yolu ve yöntemimi izliyor aynı yöntemle mi tebliğ edip anlatıyorlar, onu anlamaya çalışalım. Bakalım ki İNDİRİLEN İSLAM İLE UYDURULAN İSLAM ARASINDA, DAĞLAR KADAR FARK OLDUĞUNU GÖREBİLELİM. Allah yarattığı ve imtihan ettiği kullarının özelliklerini sayarken Kur’an’da, çok dikkat çekici zaaflarından da bahseder ve bizlere derki; “TARTIŞMAYA MEYİLLİDİR. ACELECİ TABİATTA YARATILMIŞTIR. ZAYIF YARATILMIŞTIR.” Onun içinde Allah kullarına şefkatini göstermiş ve yemin ederek gönderdiği Kur’an’ı kolaylaştırılmış bir şekilde gönderdiğini birçok kez bildirmiştir. BU ÖZELLİKLERE SAHİP BİR İNSANA, DOĞRU BİR YÖNTEMLE İSLAM’I, KUR’AN’I ANLATMAZSANIZ, ASLA GERÇEKLERLE BULUŞTURAMAZSINIZ. Onun için bizler Allah’ın anlatım ve tebliğ şeklini mutlaka hayata geçirmeliyiz. Ne yazık ki bizler, Kur’an ile yetinmediğimiz için, ellerimizle yarattığımız ruhban sınıfları, bu gerçeği toplumdan gizlemişlerdir. Allah’ın dininin sınırları dışına çıkarak, kendilerinin dine yaptığı ilaveleri ve kendi düşüncelerini, KENDİ HAYAT ANLAYIŞLARI VE KENDİ YÖNTEMLERİYLE, Allah’ın emri gibi topluma anlatmışlardır. Allah şarap ya da alkollü içecek ve kumar konusunda, bakın nasıl bir ayet indiriyor ve nasıl bir yol, yöntem izleyerek kullarını uyarıyor, bunlardan uzak durun diyor. Bakara 219: SANA İÇKİYİ VE KUMARI SORUYORLAR. DE Kİ: BU İKİSİNDE İNSANLAR İÇİN BÜYÜK ZARAR VE BAZI FAYDALAR VARDIR; ZARARLARI DA FAYDALARINDAN BÜYÜKTÜR. SANA NEYİ İNFAK EDECEKLERİNİ DE SORUYORLAR. DE Kİ: İHTİYAÇ FAZLASINI. ALLAH SİZİN İÇİN ÂYETLERİNİ İŞTE BÖYLE AÇIKLIYOR Kİ DÜŞÜNESİNİZ. (Kur’an Yolu. Diyanet İşl.) Bu ayette geçen içki ve kumar için büyük zarar vardır demiş. bazı ayetlerde günah vardır diye tercüme etmişler. Süleymaniye vakfı mealinde ZARARLAR vardır diye çevirmiş ve açıklamasını da bakın nasıl yapmış. “Ayetteki İsm (إِثْم) , kişiyi sevaptan yani iyiliklerden ve doğal yapısından uzaklaştıran davranış anlamındadır. Hamr ve kumar kişiyi Kur’an’dan, namazdan (Maide 5/91) ve doğal yapısından büyük ölçüde uzaklaştırır.” Aynı ayette geçen bu kelimeyi Mustafa İslamoğlu mealinde, KÖTÜLÜK diye çevirmiş. Zaten günah kelimesinin anlamıda kabahat kötü, istenmeyen zararlı davranış anlamındadır. Ama günümüzde topluma GÜNAH kelimesi DİNDE SUÇ SAYILAN, ALLAH KATINDA CEZASI OLAN DAVRANIŞ, ANLAMINDA ANLATILIR. Bu anlamı verdiğinizde ve topluma içki ve kumarı bu yöntemle anlattığınızda içkiye ve kumara müptela olmuş bir insan tepki gösterip, biz nasıl olsa günahkâr olduk, cehennemliğiz şeklindeki karşı çıkışlarıyla, bu kötü alışkanlıklardan vaz geçmek yerine, daha da ileri gidenleri duyarsınız. Bu yöntem Allah’ın yöntemi değildir, önce onu belirtmek isterim. Bu ayeti genel çoğunluk tercüme ederken, bu kelimeye özellikle parantez içinde HARAM diyerek, Allah’ın kullarını güzel tavsiyelerle, doğru yola davet ettiği örneğinden toplumu uzaklaştırarak, İslam dininden adeta soğutuyorlar. Allah isteseydi Kur’an’da geçen bazı konularda olduğu gibi, keskin sınırlarını belirleyip HARAM kelimesini kullanamaz mıydı? Peki, neden HARAM demediği üzerinde düşünmemiz gerekirken, işin kolayına gidiyoruz ve içki kumar haramdır deyip kestirip atıyoruz. Sanırım ya Allah’ın sabırla kullarını doğruya davetini anlamak istemiyoruz, ya da işimize öyle geliyor. HARAM büyük günahtır. Affı olmayabilir. Çünkü Allah büyük günahlardan sakınırsanız, küçüklerinin üstünü örter affederim diyor. Allah kullarının zayıf iradede olduğunu bildiği için, onları önce uyarıyor ve doğru yolda olmanın örneklerini veriyor ve tavsiyelerde bulunuyor. Yani bunlar HARAMDIR direk demiyor ama bu kötü davranışlar sizi, harama yönlendirir uyarısını yapıyor. Bu iki illetten kullarını kurtarmaya çalışıyor ve başka bir ayetinde aynı konuda bakın ne diyor. “ŞEYTAN, ALKOL VE KUMAR İLE ARANIZA DÜŞMANLIK VE KİN SOKMAK, SİZİ ALLAH’I ANMAKTAN VE SALATTAN/NAMAZDAN ALIKOYMAK İSTİYOR. ARTIK BUNLARDAN VAZGEÇECEK MİSİNİZ?” Maide 91 Bu ayetlerde Allah, doğrudan “Bu haramdır” diyerek kestirip atmak yerine, insanın aklına, vicdanına ve psikolojisine hitap eden aşamalı ve ikna edici bir yöntem ikna metodu kullanmaktadır. İslamiyet gelmeden önce alkol ve kumar, cahiliye toplumu hayatının derinden kök salmış, günlük parçalarıydı. Bu yüzden Kur’an, bu alışkanlıkları birdenbire yasaklamak yerine insanların zihnini ve kalbini hazırlayarak şu yöntemleri izlemiştir: Ayet, alkol ve kumarda insanlar için bazı “çıkarlar” (eğlence, geçici keyif, ticari kazanç) olduğunu inkar etmez. “KÖTÜLÜĞÜ YARARINDAN BÜYÜKTÜR” diyerek, insanı bir kar-zarar analizi yapmaya davet eder. Akıllı bir insanın, zararının faydasından çok daha fazla olduğunu gördüğü bir şeyi, kendi iradesiyle bırakması beklenir. İçki ve kumarın zararları anlatılır. İnsanların arasına düşmanlık ve kin sokması (kavgalar, aile yıkımları, dostlukların bitmesi). İbadetten (salattan/namazdan) ve Allah’ı anmaktan alıkoyması (bilincin bulanması, sorumlulukların unutulması). Maide 91’in sonundaki “ARTIK BUNLARDAN VAZGEÇECEK MİSİNİZ?” sorusu çok güçlü bir retorik yani bir fikri, argümanı veya yazıyı kitlelere kabul ettirmek, insanları etkilemek ve ikna etmek amacıyla, dili ustaca kullanma tekniklerinin yöntemidir. Bakın Allah aynı konuda kullarını nasıl uyarıyor ve ne tavsiyede bulunuyor. Bunları kullanırsanız şeytanın oyuncağı olursunuz ve benden uzaklaşırsınız diyerek ne diyor? “ARTIK BUNLARDAN VAZGEÇECEK MİSİNİZ?” Yani Allah’ın kullarına önce tavsiyesi ve uyarısını görüyoruz ayetten. YÜCE RABBİMİZ YARATTIĞI KULUNUN PSİKOLOJİİSİNİ BİLDİĞİNDEN ONU, ONUN ANLAYACAĞI YÖNTEMLE DOĞRUYA DAVET EDİYOR. Bakın bu uyarı Kur’an’a iman etmiş olanlara. Allah demek ki iman eden kulları, bu illetten tam olarak vazgeçmemiş ki, onlara soruyor artık bunlardan vaz geçecek misiniz diyor. İsteseydi HARAM der kestirip atardı ama bunu yapmıyor, çünkü kulunun bu konudaki psikolojisini biliyor. Kullarını bu kötü alışkanlıklardan, yavaş yavaş vaz geçiriyor. ADETA BİR EĞİTİM VE PSİKOLOJİK TERAPİYLE. Benzeri ikazı Allah’ın, bir başka ayetinde de görüyoruz. Nisa 43. Ayetinde Allah, iman eden ama alkol illetinden kurtulamamış kullarını nasıl ikaz ediyor ve uyarıyor. “EY İMAN EDENLER! SARHOŞKEN NE SÖYLEDİĞİNİZİ BİLİNCEYE KADAR, YOLCU OLANLAR HARİÇ, CÜNÜPKEN DE YIKANINCAYA KADAR SALÂT’A YAKLAŞMAYIN!” Kendilerini adeta ruhban ilan edenler, bu ayet nesh edilmiş hükmü kalkmıştır diyerek, Allah’ın kullarına ne maksatla bu ve benzeri uyarılarını yaptığını anlamak yerine, üstünü örtmeyi, hatta ayetin hükmü kalkmıştır diyerek, toplumdan gerçekleri gizlemişlerdir. Bunu yapanlar, içki kullanan bilmem kaç gün namaz kılamaz türünden yalanlar uydurup, alkolden kötü alışkanlıklardan uzaklaştıracaklarına, Müslümanları namazdan, ibadetlerden hatta Kur’an’dan uzaklaştırmışlardır. HÂLBUKİ ALLAH, ALKOL GİBİ KÖTÜ ALIŞKANLIKLARA BAĞIMLI HALE GELMİŞ VE BUNDAN KURTULAMAYAN KULLARINI, KENDİ SINIRLARI İÇİNDE TUTUP, HUZURUNDAN AYIRMAYARAK, ONLARI BU İLLETTEN BU YOLLA, YANİ ALLAH’I HER AN ZİKREDİP ANARAK KURTULMASINI İSTEMİŞTİR. Allah’ın doğru bulmadığı, yine aynı yöntemle yani bilgilendirip uyararak, tavsiyelerle vazgeçmelerini istediği bir başka konu daha vardır Kur’an’da. Ama her ne hikmetse Allah’ın bu tavsiyesini, nefisleri uygun görmedikleri için olsa gerek göz ardı etmişlerdir. Diğer örnekte takındıkları tavrı takınmamışlardır. Allah geçmiş toplumlarda alkol ve kumar alışkanlığının çok fazla yaygın olduğu gibi, çok eşlerle evlenme alışkanlığı da yaygındı. Nisa suresi 3. Ayetinde Allah, savaşta ailelerini kaybetmiş yetimler konusunda bir ayet indiriyor ve size emanet edilmiş yetimlerin malları için onlarla evlenmeyin. Eğer evlenmek istiyorsanız size helal başka yetimlerle evlenin diye tavsiye ediyor. Ama o kadınlar arasında adaleti sağlayamayacağınızdan korkarsanız YALNIZ BİR TANE ALIN DİYE ÖZELLİKLE UYARIR. Yani Allah adaletli olan, bir tek eşle evlenmeli, tavsiyesinde bulunuyor. Hatırlatırım bu ayet yetim kalanlarla ilgilidir. Çünkü o devirde toplum zina ve sapkınlık konusunda çok kötü durumdaydı. Allah özellikle yetim kızların, ortada kalmasını başlarına kötü şeyler gelmesini istemiyordu. Dikkat ettiyseniz Allah o devrin çok eşlilik konusuna hemen son vermemiş, yani çok eşlilik adaletli değildir, bundan sonra çok eşle evlenmeyeceksiniz günahtır ya da haramdır dememiştir. Ama çok eşliliğin adaletli bir evlilik olmadığı VE TAVSİYE ETMEDİĞİNİ BİLDİRMİŞTİR. Yani Allah çok eşliliği önermemiştir. Hatta bu konu hakkında Nisa suresi 129. Ayetinde çok eşli aile reislerini nasıl uyarmıştır. “NE KADAR UĞRAŞIRSANIZ UĞRAŞIN, KADINLAR ARASINDA ADALETİ YERİNE GETİREMEZSİNİZ.” Sizlere sormak isterim, Allah adaletin sağlanmadığı bir aile kurmamızı ister mi bizlerden? Elbette istemez. Ne yazık ki bizler bu ayetleri işimize geldiği gibi anlayıp, uyarıları görmezden gelerek, Allah çok eşliliğe izin vermiştir, yasaklamamıştır demek te bir sakınca görmemişlerdir. Peki neden? Çünkü işimize öyle gelmiş, nefsimizin duyguları, arzuları öyle istemişte ondan. AÇIKÇASI KUR’AN’A UYMAK YERİNE, KUR’AN’I KENDİMİZE UYDURMUŞUZ, YAŞAYIP GİDİYORUZ. Sonucunuda görüyoruz. Konuyu özetlemek gerekirse Allah içki, kumar ve çok eşlilik konusunu Kur’an’da bizlere anlatırken, İçki kumar şeytan işi bir pisliktir, sizleri benden uzaklaştırır, şeytana yaklaştırır, artık bundan vazgeçin diyerek uyarmış ve tavsiyeler de bulunmuştur. Çok eşlilik konusunda da aynı uyarıyı yapmış Allah ve çok eşlilik adaletin olduğu bir aile ortamı değildir, ne kadar uğraşırsanız uğraşın, aralarında adaleti sağlayamazsınız. Onun için Allah, TEK EŞLE EVLENİN diye tavsiye etmiştir. Tabi bu tavsiyeleri doğru anlayabilmek için, o gün Arapların ortamını ve geleneklerini doğru anlamamız gerekir. BU TAVSİYELER O DÖNEMİN YENİ EVLENECEKLERİ VE GÜNÜMÜZDE BİZLER İÇİNDİR. YOKSA O DEVİRDE HER ERKEĞİN, BİRÇOK EŞİ VARDI ZATEN. Allah eşlerinizi boşayın tek eşle evlenin demesi mümkün değildi. Daha önce birçok eşle evlenenleri de uyarıp, bu evliliğinizde eşleriniz arasında asla adaleti sağlayamazsınız, onun için bu konuya dikkat edin, aralarında ayrım yapmamaya çaba gösterin diye uyarıyor. Bizler Allah’ın bu ikaz ve uyarılarını anlamak yerine, işimize nefsimize geldiği şekilde anlamış ve topluma da böyle yanlış KUR’AN’IN YAPICI, EĞİTİCİ ANLATIMINDAN UZAK ANLATMIŞIZ. Sonucunu da hep birlikte yaşayarak görüyoruz huzuru, mutluluğu bulamıyoruz. Daha doğrusu Kur’an’ın istediği orta yolu bir türlü bulamıyoruz. ÇÜNKÜ İSLAM’I ANLATTIĞINI ZANNEDENLER, TOPLUMU DİNDEN SOĞUTMUŞLAR. Bizlere düşen önce anlatılan rivayetlerin etkisinden kurtulup, Kur’an’ı bizzat anlayarak ve ayetler üzerinde dikkatle, Kur’an bütünlüğünde düşünerek anlamaya çalışmak olmalıdır. Yalnız Kur’an’ın ipine sarılan Allah’ın uyarı ve ikazları ile buluşacak ve onun nuru ile aydınlanarak İslam’ı doğru yaşayacaktır. Sen Kur’an’dan anlayamazsın, her bilgi Kur’an’da yoktur diyen Ruhbanların sözlerine inananlar ise, Allah’ın huzuruna çıkana kadar, kendilerinin doğru yolda olup olmadıklarından, asla emin olamayacaklardır. HUZURA ÇIKINCADA ZATEN, İŞ İŞTEN GEÇMİŞ OLACAKTIR. Dilerim Kur’an gerçeklerini, bu dünyada farkında olan batılın ve hurafenin değil, Allah’ın ipine sarılan, onu doğru anlayabilmek içinde, bizzat çaba harcayan, Allah’ın azınlık halis kulları arasına oluruz. Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK https://kuranadavet1.wordpress.com/ https://twitter.com/KURANA_DAVET http://www.hakyolkuran.com/ https://www.facebook.com/Kuranadavet1/ https://hakyolkuran1.blogspot.com/
  3. Dün

  4. THY'nin uçtuğu ülkeleri gösteren harita
  5. Bu makalemin konusu, Kur’an’da yapılan tekrarlar konusu üzerine olacak. Kur’an’ı okuduğunuzda aynı konuların birçok ayette tekrar edildiğini görürsünüz, farklı değişik örnekler vererek. İslam düşmanları bunu tenkit ederek, bu kitap Allah katından gelmiş olamaz, sürekli tekrarlarla dolu şeklinde tenkitlerini duyarsınız. Sizce bu tekrarların sebebi ne olabilir? Bu konuda elbette birçok şey söyleyebilirsiniz ama unutmamamız gereken en önemli konunun, Kur’an’ın yazılı ve tek seferde inmeyip, 23 yılda yavaş yavaş indiği gerçeğidir. Onun içindir ki, Kur’an ayetlerinde tekrarların sürekli yapılmasının en önemli nedenlerinden bir tanesi, önceki indirilen ayetlerin tekrar hatırlatılması, unutulmaması ve özellikle konuyu daha dikkatli bir şekilde vurgulamak adınadır. TEKRAR BİR EĞİTİM ŞEKLİDİR. BU EĞİTİM ŞEKLİ HER SEVİYEDEKİ İNSANIN, KUR’AN’I RAHATLIKLA ANLAMASINI, UNUTMAMASINI, KONUYU PEKİŞTİRMESİNİ SAĞLAR. Özellikle tekrarlayarak bir konuyu anlatmak, çalışmak, eğitimde çok kullanılır. Kur’an’da bu eğitim şeklini özellikle kullanıyor ve Allah’ın dikkatimizi çekmemizi istediği konuları, sürekli Kur’an’da tekrar ediyor, böylece gündemde tutuyor. Bilim adamlarının bu konudaki düşüncelerinede bakalım. Kur’an-ı Kerim’de belirli kıssaların, konuların veya ayetlerin tekrar edilmesinin temel nedeni, insan psikolojisine hitap ederek öğrenmeyi pekiştirmek, ibret alınmasını sağlamak ve dini/ahlaki ilkeleri kalıcı kılmaktır. İslam alimleri ve müfessirler, Kur’an’daki bu tekrarları birer kusur değil, aksine edebi birer belagat (güzel konuşma) ve irşad (doğru yolu gösterme) mucizesi olarak kabul ederler. Kur’an’daki konu ve ayet tekrarlarının temel sebep ve hikmetleri şunlardır diyebiliriz. İnsan yapısı gereği unutmaya meyillidir. Kur’an kendisini aynı zamanda bir “öğüt ve hatırlatma” (zikir) kitabı olarak tanımlar. Bir fikrin akıllarda kalması, kalbe yerleşmesi ve davranışa dönüşmesi için eğitici bir yöntem olarak farklı zamanlarda ve farklı üsluplarla hatırlatılması gerekir. Örneğin Tâhâ Suresi 113. ayette, uyarıların korunma ve ibret amacıyla tekrar tekrar açıklandığı belirtilir. İnsan hayatında hava, su ve gıdaya her gün nasıl ihtiyaç duyuluyorsa; ruh dünyasında da tevhid (Allah’ın birliği), adalet, ahlak ve ahiret inancı gibi temel kavramlara her an ihtiyaç vardır. Kur’an, kalbi ve ruhi hayatın sürdürülebilir gıdası olan, BU ANA KONULARI SIKLIKLA TEKRAR EDEREK CANLI TUTAR. Kur’an’da bir konu (örneğin Hz. Musa’nın kıssası) her yerde tamamen aynı şekilde tekrarlanmaz. Konunun geçtiği surenin ana amacına ve bağlamına uygun olan kesiti öne çıkarılır. Bir surede Allah’ın Resulünün sabrı işlenirken, diğer surede inkarcıların uğradığı son veya mucizeler vurgulanır. Bu durum, okuyucunun her surede o kıssadan yeni bir ders ve perspektif kazanmasını sağlar. Bunun nedenini de bakın ayetlerde nasıl açıklıyor. İsra 89: Andolsun, BİZ BU KUR’AN’DA İNSANLARA HER TÜRLÜ MİSALİ DEĞİŞİK ŞEKİLLERDE AÇIKLADIK. Yine de insanların çoğu ancak inkârda direttiler. (Diyanet meali) Hud 1: Elif, lâm, râ. Bu, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan ALLAH TARAFINDAN AYETLERİ ÖNCE SAĞLAM KILINMIŞ, SONRA DA DETAYLANDIRILIP AÇIKLANMIŞ BİR KİTAPTIR (Bayraktar Bayraklı meali) Enam 105: BÖYLECE BİZ AYETLERİ GENİŞ GENİŞ AÇIKLIYORUZ Kİ, «Sen ders almışsın» desinler de, biz de anlayan toplum için Kur’an’ı iyice açıklayalım.(Diyanet vakfı meali) Bu ayetlerden de anlıyoruz ki, Allah bir konuyu tek bir ayette anlatıp geçmiyor. Daha iyi anlaşılması için, zamana yayıyor ve farklı konularda, farklı örneklerle aynı konuyu işliyor, tekrar ediyor ki, bizler daha iyi anlayalım. Zümer suresi 23. ayetinde de Allah, bu konuda şöyle söylüyor. “ALLAH, AYETLERİ BİRBİRİNE BENZEYEN VE YER YER TEKRAR EDEN KİTAP’I SÖZLERİN EN GÜZELİ OLARAK İNDİRMİŞTİR.” Onun için de Allah ayetinde, her türlü misali, değişik şekillerde verdik, yani tekrar ettik diyor. Hud suresi 1. ayetinde de aslında sorumuza ışık tutuyor ve diyor ki, Allah tarafından ayetler önce sağlam kılınmış, yani bizler için en doğru hüküm verilmiş, daha sonraki ayetlerde de bu hükümler tekrar edilerek en ince detayına kadar açıklanmış, genişçe izah edilmiştir diyor. Buradan da şunu rahatlıkla anlayabiliriz. Allah bir konuyu özellikle tekrar ediyor ki, dine nifak sokmaya çalışanlar, ayetlerde bir kelimeye farklı anlamlar vererek, aslında Allah bu ayette bu kelimeyle şunu kast ediyor diyerek, farklı bir anlam vermeye çalışanlar olursa, onların dine ilave etmeye çalıştığı, Allah’ın koymadığı bir hükmü hemen fark edelim ve anlayalım. BURADAN ŞUNU RAHATLIKLA SÖYLEYEBİLİRİZ, ALLAH HÜKMÜNÜ DOLAYLI VERMEZ, AÇIKÇA AYETLERİN GENELİNE SAYARAK, NİCE ÖRNEKLERLE İZAH EDER, AÇIKLAR. Onun için bizlerin sorumu olduğu ayetleri MUHKEM, yani şüphe duyulmayacak kadar açık ve net gönderdim diyor. Bu konu ile ilgili bir başka örnek vermeden önce, sizlere bir konu hakkında bilgi vermek istiyorum. Sizlerde karşılaşmışsınızdır, İslam ve Kur’an düşmanları tarafından, Kur’an’ın farklı Mushaflarının olduğu İslam toplumunda şüphe uyandırmak için söylenir ve Müslümanlar, KUR’AN’IN BİR HARFİ BİLE DEĞİŞMEMİŞTİR dedikleri halde, orijinalinde farklı Kur’an ların olduğu örnekleri verilir. Söyledikleri aslında doğrudur. Müslüman âlemi öyle bölünmüştür ki, ne yazık ki okudukları Kur’an’da bile ayetlerde kelimelerin ya da harflerinin, RİVAYET HADİSLERİN ETKİSİYLE YA DA ART NİYETLİ KİŞİLER TARAFINDAN, farklı yazılmış olanlarını görebilirsiniz. Yine fitne sokucular, şüphe yaratmak adına, Kur’an’da Allah, KİTABI BEN KORUYORUM dediği halde bu farklılığın, Kur’an’ın Allah kelamı olmadığını gösterir, şeklindeki tezlerinden etkilenen Müslümanların olması kaçınılmazdır. Tabi Kur’an’ı dikkatle okumayıp batılın ve hurafenin etkisinde kalmışsanız, bu sözlerden etkilenmemek mümkün değil. Yine fitne sokucular, Müslümanlar Kur’an değişmemiştir diyorlar ama Tevrat ve İncil de Allah kelamı, neden onların değiştiğine inanıyorlar diyerek, toplumun kafasını karıştırmaya çalışıyorlar. Allah yeni bir kitap göndermeden, bir önceki kitabı koruması altından çıkarmaz. Hatta Kur’an indirilirken, birçok konunun hala kitap ehlinin, ellerindeki kitapta yazılı olduğu uyarısının örneğini Kur’an verir. Daha sonrada hükmü kalkan bir kitabın korunmasının mantığı olamayacağından Allah, yalnız Kur’an’ı koruması altına aldığını açıkça bildiriyor ve diyor ki, SİZLERİ KUR’AN’DAN SORUMLU TUTUYORUM. Bu dünyada da bizleri yönetenler, yeni bir kanun çıkardıklarında, eski kanun hükümsüz olduğu için, anayasa kitabından çıkartılır. Allah’ın Kur’an ayetlerinde birçok konuyu, farklı ayetlerde farklı konularda özellikle tekrar etmesinin en önemli nedenlerinden birisi de, Allah’ın geleceği biliyor olması ve Kur’an üzerinde şüpheler yaratmaya çalışanların oyununu bozmak adınadır. Ayetlerde geçen kelimelerin, anlamları ile oynanması ya da ilave edilip çıkartanların oyununu bozmak adına, aynı konular birçok kez diğer ayetlerde tekrar edilmiştir. Bir ayette geçen bir kelime ya da hüküm, eğer Kur’an’ın başka bir ayetinde farklı geçiyor ve izah ediliyorsa, art niyetli kişilerin ayette geçen kelimelerin anlamları ile oynaması, ya da kendilerince ayetlere ilave etmesinin hiçbir hükmü olmayacak, bu yalan iftiralar hemen fark edilecektir. TABİ DÜŞÜNEN, AKLINI KULLANAN BUNU ANLAYACAKTIR. Kur’an ayetlerindeki tekrarların önemini fark edebilmek için, yine Kur’an’da Allah’ın uyarılarına dikkat ederek Kur’an’ı okursak, asla art niyetli insanların oyununa gelmeyiz. Allah birçok ayetinde, bizlerin Kur’an’ı okurken, ayetler üzerinde düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı ister. Eğer bizler düşünmeden okur geçersek, bizleri Allah ile aldatanların, dinimize nifak sokanların tuzağına kolaylıkla düşeriz. Eğer düşünerek dikkatli bir şekilde okursak, Allah’ın birçok ayetinde verdiği hükmü, bir başka ayetinde bunun tersini söylemeyeceğini bildiğimiz için, bizlere yapılan tuzağı fark edecek ve böylece ALLAH’IN KORUMASINDAKİ BU MUCİZE KUR’AN DAN, İSTİFADE EDEBİLECEĞİZ. KUR’AN DAKİ KONULARIN TEKRARININ EN ÖNEMLİ FAYDASI, ŞEYTANIN VE ŞEYTANLAŞMIŞ İNSANLARIN TUZAĞINA DÜŞMEMEMİZ ADINA, ALLAH’IN AKLINI KULLANAN HALİS KULLARINA, SUNDUĞU BİR NİMETTİR. Kur’an’ın bir harfinin, yada bazı kelimelerin anlamlarının değiştirilme çabaları, tüm Kur’an mushaflarının değiştirildiği anlamına gelmez. Değiştirme çabalarını görüyoruz ve şahit oluyoruz. Ama bu çabalar boşa gidiyor. Kur’an bütünlüğünde, Kur’an’ın hükümlerinin yani mana ve anlamının asla değiştirilemeyeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü Allah, bu art niyetli kişiler amaçlarına ulaşmasınlar diye, aynı konuyu başka ayetlerde tekrar etmiştir. İmamı Azam Ebu Hanife, Kur’an ayetleri konusundaki düşüncesini bakın nasıl söylüyor. “Kur’an kâğıtlarda Yazılmış ve bizim Okuduğumuz Lafızlar değildir. Esas Kur’an o lafızların taşıdığı manadır ki, bir kelam-i nefsi ( ALLAH ın zati ile var olmaya devam eden söz ) olarak kalıptan kalıba dökülür. O kalıplar sonradan yaratılmış ( Muhdes ) Varlıklardır. Oysaki esas Kuran, MAHLÛK olmayan bir MANADIR.” Din düşmanlarının, Allah’ın kitabını değiştirme çabaları hep oldu ve olacakta. Allah Nahl 98. ayetinde, KUR’AN’I OKUMAYA BAŞLAMADAN ÖNCE, KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH A SIĞIN DER. Bunun anlamı, bizlerin Kur’an’ı anlayabilmesi için, önce kafamızdaki bizlere öğretilen şeytanın dayattığı batıldan kurtularak, Kur’an’ı okumamız gerektiğini Allah söylüyor. Eğer bunu yapmazda batıl ve yanlış ataların inancının etkisiyle yani rivayetler ışığında Kur’an’ı anlamaya çalışırsak, İslam düşmanlarının Kur’an’a bizzat yaptığı ilavelerin asla farkına varamayız. İster kelimelerin anlamlarını değiştirsinler, Kur’an’ı tercüme ederken ilaveler yapsınlar, isterse ayetlerin orijinaline ilaveler yapsınlar hiç önemli değil. Allah’ın önerdiği yolu ve yöntemi kullanarak Rabbimize güvenerek Kur’an’ı okursak, Allah’ın O müthiş anlatım şekliyle, yaptığı tekrarlarla, bizleri uyaracak, dikkatimizi çekecek ve fitnelerin aldatmacalarını hemen fark edeceğiz. ALLAH’IN KUR’AN’I KORUMASINI, BU MANTIKLA ANLAMALIYIZ. ALLAH KUR’AN’I KORUMUŞ, AMA SEN O KORUNAN AYETLERİ FARK EDEBİLMEK İÇİN, MUTLAKA AKLINI KULLANMAN, DÜŞÜNMEN VE AYETLER ARASINDA BİR BAĞ KURMAN GEREKİYOR. EĞER AKLINI BİR KENARA KOYUP BİRİLERİNE TABİ OLDUYSAN, ALLAH’IN YOLUNDA YÜRÜMEN VE KUR’AN’DAN İSTİFADE ETMEN, HİÇ MÜMKÜN OLMAYACAKTIR. Bu dünyada hepimiz imtihandan geçiyoruz. Lütfen unutmayalım, düşünmeden aklımızı Kur’an ile kullanmadan eğer birilerine tabi olursak, inanın hesap günü çok pişman oluruz. Allah bizleri aldatacaklarını ayetlerinde bizlere söylüyor ve uyarıyor. Allah’ın kitabını da, değiştirme çabalarının olacağı örneğini de veriyor. Hatta Ali İmran 78. ayetinde; “KİTAPTA OLMAYAN BIR ŞEYİ, SİZ KİTAPTAN SANASINIZ DİYE, DİLLERİYLE KITABI ÇARPITIRLAR.” Diyerek, bizleri her konuda aldatacakları uyrısını yapıyor. Enam suresi 104 ayetinde bu uyarıyı tekrar ederek, SİZE RABBİNİZEN GÖNÜL GÖZÜ ANLAMA, KAVRAMA KABİLİYETİ GELMİŞTİR, KİM GÖRÜRSE KENDİ YARARINA, KİM KÖRLÜK EDESE KENDİ ZARARINA diyerek, Kur’an’ı mutlaka düşünerek bir öğrenci misali anlamaya çalışmamız gerektiği uyarısını yapıyor. Kamer 17: Andolsun biz, KUR’AN’I DÜŞÜNÜP öğüt almak için KOLAYLAŞTIRDIK. Var mı düşünüp öğüt alan? (Diyanet meali) Nisa 82: HÂLA KUR’AN ÜZERİNDE GEREĞİ GİBİ DÜŞÜNMEYECEKLER Mİ? Eğer o, Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı onda birçok tutarsızlık bulurlardı. (Diyanet vakfı meali) Muhammed 24: ONLAR KUR’AN’I DÜŞÜNMÜYORLAR MI? Yoksa kalplerinin üzerinde kilitleri mi var? (Elmalı meali) Yunus 42: İçlerinde seni dinleyenler de vardır. PEKİ, HELE BİR DE AKILLARINI KULLANMIYORLARSA, sağırlarsa sen mi işittireceksin? (Bayraktar Bayraklı meali) Yunus 100: Allah’ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. Allah, AZABI AKILLARINI KULLANMAYANLARA VERİR. (Diyanet meali) Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK
  6. Geçen Hafta

  7. Allah Kur’an’da, bizlerin ilk okuduğumuzda nedenini, tam anlayamadığımız bir emir verdiyse, onu görmezden gelmek yerine, önce ona uymalı, daha sonrada nedenini mutlaka araştırmalıyız. Belki çağımızın ilmi, bu emri gerektiği gibi açıklamaya yeterli olmayabilir. Ama bizler Allah’ın yasakladığı şeylere, asla kuşku duymadan elbette kendi nefsimizce, ilavelerde yapmadan uymalıyız. Bilmeliyiz ki Allah bizler için, en güzelini önermiştir. Yüce Rabbimiz, domuz etini bizlere haram kılmıştır. Zorda kalmadıkça yemeyin emrini vermiştir. Bunun nedenini belki içinde bulunduğumuz yüz yılda, ilmin-bilimin ileri seviyelerde oluşu nedeniyle biliyoruz. Geçmiş yüzyıllar önce, bu bilgilere sahip olmayan, Allah’ın emirlerine iman eden insanlar, hiç kuşku duymadan domuz etinden uzak durmuşlardır. Elbette Allah’ın emrini dinlemeyenlere, sözümüz meclisten dışarı. Peki, sizce Allah domuz etini, neden yememizi yasaklamış olabilir? Çünkü günümüzde Hristiyanlar yiyiyor ve hiç bir şey olmuyor, turp gibi insanlar dediklerini duyarsınız. Hiç bir şey olup olmadığını, hangi yönde zararlar verebileceğini, bizler tam kavrayamamış olabiliriz, onuda belirtmek isterim. Bu konuda edindiğim bazı bilgileri, sizlerle de paylaşmak istedim. Hıristiyanlar eski İncillerinde, domuzun pis olarak geçtiğini bugün itiraf ediyorlar. Bildiğiniz gibi Yahudi inancında da domuz yemek haramdır. Bu konuda şunu özellikle söylemek isterim. Allah Kur’an’da yada daha önce gönderdiği kitaplarında verdiği bazı emirleriyle, bizleri özellikle imtihan ettiğini düşünüyorum. DOMUZ ETİ YEMEYİN EMRİNİNDE, BÖYLE BİR HÜKÜM EMİR OLDUĞUNA İNANIYORUM. Çünkü yüzlerce yıl önce tıp ve ilim çok gelişmiş değildi ve domuzun anatomik yapısı hakkında da çok fazla bilgi yoktu. Ama Allah’ın apaçık bir emri vardı. Ben bu hükmü şuna benzetiyorum. Bildiğiniz gibi, Kur’an-ı Kerim’de Âdem ile İblis/şeytan arasındaki yasak meyve (ağaç) imtihanı, birden fazla surede (Bakara, A’râf, Tâhâ, Hicr, İsrâ ve Sâd) ele alınır. Yasağın konuluşu, şeytanın vesvesesi ve meyvenin yenilişi temel olarak A’râf ve Tâhâ surelerinde detaylandırılır, hangi ağaç ve meyvesi NEDEN YASAKLANDIĞI hakkında bilgi verilmez. BU AYETLERDE ÖNEMLİ OLAN ALLAH TARAFINDAN YAŞAĞIN KONULMASI VE BU YASAĞA UYULUP UYULMAMASI, KISSADAN HİSSE ALABİLMEMİZ İÇİN BİZLERE NAKLEDİLİR. Bu konudaki ayetlere baktığınızda, yasaklanan hangi ağacın meyvesinden yemenin, neden yasaklandığı konusu da açıklanmaz. ÖNEMLİ OLAN EMRİN YERİNE GETİRİLMESİ, GETİRİLMEDİĞİ TAKTİRDE VERİLECEK CEZA ANLATILIR. Ben domuz etinin yasağınıda, bu örneğe benzetiyorum, hatam varsa Allah affetsin. Elbette Hz. Adem ile İblisin bu olayından alacağımız çok farklı derslerde çıkartabiliriz. Örneğin, Allah, “Meyveyi yemeyin” demedi; “Bu ağaca yaklaşmayın” dedi. Şeytan ise onları ağacın meyvesini yemeye doğrudan ikna edemeyeceğini bildiği için, önce ağacın yanına gelmeye, onun üzerine konuşmaya ve mesafeyi eritmeye ikna etti. İnsan büyük günahları birdenbire işlemez. Şeytan yada şeytanlaşmış insanlar adım adım yanlışa sürükler. Günahtan korunmanın kesin yolu, günahın kendisine değil, ona götüren ortamlara ve sınırlara da yaklaşmamaktır. Bir emir Allah katından geliyor ve emrin amacına nedenlerine tam vakif değilsek, O emri önce yerine getirmeli, daha sonrada nefsini tatmin için emrin mahiyetini araştırmalıyız. Domuz her türlü şeyi yiyen, pis ortamlarda dolaşabilen bir hayvandır. Yemek konusunda hiç ayrım yapmaz. Pis artıklar, çöpler ne koyarsanız önüne yer. Düşünebiliyor musunuz, domuz kendi ölmüş yavrusunu bile yiyen bir hayvandır. Domuzlar en hızlı ve en zayıf sindirim sistemine sahiptir. Sindirimleri 4 saat sürüyor. Bu iyi ve sağlıklı bir süre değildir. SİNDİRİM SİSTEMİ ÇOK HIZLI VE ÇOK ZAYIF OLDUĞUNDAN, YEDİĞİ ŞEYLERDEKİ TOKSİNLERİ TAMAMEN TEMİZLEYEMEZLER VE DOMUZ KENDİ HÜCRELERİNDE DEPOLAR. Bu şu anlama geliyor, domuz pislikleri, çöpleri ve diğer hastalıklı canlıları yiyor ve etini yiyenler için, 4 saat sonra kasapta parçalara ayrılıyor ve yemeye hazır hale geliyor. NE KADAR BÜYÜK BİR TEHLİKE DEĞİL Mİ? Küçük bir bilgi vermek isterim. Farenin ve domuzun sindirim sistemi insana benzer. Onun için domuz ve farelerde ilaç ve benzeri deneyler yapılır. BURADA Kİ SORUN, TOKSİNLERİN TAMAMEN TEMİZLENMEMİŞ OLMASIDIR. Diğer taraftan Allah’ın bizlere helal kıldığı hayvanlardan inek, koyun ve benzerleri, bu hayvanların hepsi TEMİZ BESLENEN VEJETARYENLERDİR. Onların sindirim sistemleri, domuza göre, çok daha ileri seviyededir. İneklerde 3 mide vardır ve taze temiz sebzeler SİNDİRİM SİSTEMİNDE İŞLENDİĞİNDE, 12 SAAT SÜRÜYOR. KIYASLADIĞIMIZDA BİR TARAFTA 4 SAAT, DİĞER TARAFTA 12 SAAT. Pislik çöp yiyen bir hayvanı mı tercih edersiniz, yoksa taze temiz beslenen hayvanımı tercih edersiniz? Zayıf sindirim sistemi olan, toksinleri depolayan mı? Yoksa toksinlerden tamamen temizlenmiş olanı mı? Şöyle diyebilirsiniz, iyice pişirir mikropları öldürür öyle yeriz. Herkes bunu yapabilecek kapasitede mi? Domuz yiyen tüm insanların, bu itinayı göstermeleri mümkün değil, onun içindir ki Allah, domuzun etini zorunlu değilseniz haramdır yemeyin emrini veriyor. Allah bir hüküm veriyorsa, bizlere düşen onu gereği gibi uygulamak olmalıdır. Elbette Allah’ın haram demediği şeyleri de haramlaştırmak, bir o kadar yanlıştır, günahtır. Aklımıza şöyle bir soru gelebilir. Peki, madem yememiz sakıncalı, Allah neden domuzu yarattı? İşte bu soruyu da kendimize elbette sormalıyız, çünkü Allah yarattığı hiçbir canlıyı boşuna yaratmaz, mutlaka bir sebebi vardır. Bu sorunun cevabını ararken nefsimizle değil, Kur’an ve ilim-akıl çizgisinden sapmadan aramalıyız. Dünya üzerinde öyle canlılar vardır ki eti yenmez zehirlidir. Hatta et ile beslenen, yabani hayvanlar bile bunu bilir yemezler. DOMUZUN YER YÜZÜNDE, EKOSİSTEM İÇİN ÇOK FAYDALI OLDUĞUNU GÖREBİLİRSİNİZ. BU BİLE BAŞLI BAŞINA YARATILMASINA, ÇOK ÖNEMLİ BİR NEDENDİR. Yaban domuzları, burunlarıyla toprağı eşeleyerek orman zeminini havalandırır. Bu süreç, tohumların toprağa gömülmesine, su dengesinin korunmasına ve ormanın doğal yollarla gençleşmesine yardım eder. Domuzların organ yapısı, deri dokusu ve fizyolojisi insan vücuduna biyolojik olarak en çok benzeyen canlılardan biridir. Bu özellikleri sayesinde tıp dünyasında cerrahi eğitimlerde, ilaç testlerinde ve organ nakli araştırmalarında insanlık için kritik bir rol oynarlar. Allah’ın domuzu neden haram kıldı sorusuna, daha derin araştırdığınızda verilecek birçok cevap bulabiliriz. Elbette benimde bazı düşüncelerim var, ama sanırım bu vereceğim cevap erken olabilir. Daha doğru cevabı bulabilmemiz için, ilime-bilime-tıbba, biraz daha zaman tanımalıyız diye düşünüyorum. Yoksa Allah hiçbir canlıyı boşuna yaratmamıştır bir nedeni vardır. BİZLERE DÜŞEN ALLAH’IN EMRİNE UYMAK OLMALIDIR. BU BİLE BAŞLI BAŞINA BİR İMTİHANDIR. Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK
  8. U17 Kız Milli Takımımız, Dünya İkincisi17 Yaş Altı Kız Milli Takımımız, 2026 FIVB U17 Kızlar Dünya Şampiyonası'nda büyük bir başarıya imza atarak Dünya ikincisi oldu. Şili'nin başkenti Santiago'da düzenlenen 2026 FIVB U17 Kızlar Dünya Şampiyonası final karşılaşmasında ABD'ye 3-0 (25-23, 25-11, 25-23) mağlup olarak gümüş madalyanın sahibi oldu. Final karşılaşmasının ardından yapılan törende milli takımımızdan iki sporcu rüya takıma seçildi. Milli takımımızdan Zeynep Doğa Alpay 'En iyi smaçör', Nejla Guzonjic ise 'En iyi orta oyuncu' ödülünün sahibi oldu. ABD bu yaş takımlarda çok iyi
  9. U17 Kız Milli Takımımız Dünya Şampiyonası'nda Finalde17 Yaş Altı Kız Milli Takımımız, 2026 FIVB U17 Kızlar Dünya Şampiyonası'nda büyük bir başarıya imza atarak finale yükseldi. Şili'nin başkenti Santiago'da düzenlenen 2026 FIVB U17 Kızlar Dünya Şampiyonası yarı final karşılaşmasında Tayvan'ı 3-0 (25-15, 25-22, 25-22) mağlup eden millilerimiz, adını finale yazdırdı. U17 Kız Milli Takımımız, finalde 17 Ağustos Pazartesi günü saat 02:00’de ABD ile şampiyonluk için karşılaşacak.
  10. #VNL2026: HANDE HER ŞEYİ YAPIYOR Hücum. Manşet. Savunma. Blok. Servis. Tekrar. Hande Baladın, Türkiye'nin kendisine ihtiyaç duyduğu her alanda etkili bir performans sergileyerek turnuva boyunca çok yönlü oyununu ortaya koydu. Sahaya her açıdan katkı sağlayan bir oyuncu.
  11. Farkı fark etmek gerek
  12. ÖZEL HABER: Sudan Ordusu'na ait AKINCI İHA, havadan havaya bir çatışmada, BAE destekli RSF terör örgütü tarafından kullanılan Çin yapımı CH-95 tipi bir İHA'yı düşürdü.
  13. Admin şurada cevap verdi: muki başlık Japonya
    Jōmon halkı, MÖ 300 civarında gelip adaları dönüştüren Yayoi göçmenlerinden önce Japonya'da 14.000 yılı aşkın bir süre yaşamıştır.
  14. Dünyanın En Çok Ziyaret Edilen İlk 15 Şehri (2010–2025)
  15. Eda Erdem, Avrupa Şampiyonası tarihindeki en çok blok yapan oyuncu 2011'den bu yana düzenlenen Avrupa Şampiyonaları'nın toplam istatistiklerinde Eda Erdem, 138 blokla listenin zirvesinde açık ara yer alıyor Eda Erdem ayrıca, istatistikleri mevcut olmayan 2005, 2007 ve 2009 Avrupa Şampiyonaları'nda da mücadele etti Eda Erdem; 2015, 2017, 2019 ve 2021 yıllarında Avrupa Şampiyonası'nın en iyi orta oyuncusu seçildi
  16. Yukardakine ek ilk demesi de böyle olmuş
  17. NVIDIA destekli bir tarım makinesi, yapay zeka görüşü ve hassas lazerler kullanarak, herbisit kullanmadan ve ekinlere zarar vermeden, milisaniyeler içinde yabani otları ortadan kaldırıyor; bu da kimyasal içermeyen tarıma doğru potansiyel bir geçiş anlamına geliyor.
  18. U17 Kız Milli Takımımız Dünya Şampiyonası'nda Yarı Finale Yükseldi! Şili'nin başkenti Santiago'da düzenlenen 2026 FIVB U17 Kızlar Dünya Şampiyonası'nda mücadele eden 17 Yaş Altı Kız Milli Takımımız, büyük bir başarıya imza atarak yarı finale yükseldi. Millilerimiz çeyrek final karşılaşmasında Güney Kore'yi 3-1 (21-2, 27-25, 25-22, 25-21) mağlup ederek Dünya Şampiyonası'nda adını son dört takım arasına yazdırdı. U17 Kız Milli Takımımız, yarı finalde 16 Ağustos Pazar günü saat 03.00’te Tayvan ile karşılaşacak. Şampiyonadaki tüm karşılaşmalar, Volleyball World YouTube kanalından canlı olarak yayınlanacak.
  19. Admin şurada cevap verdi: Admin başlık Bilim Dünyası
    Ülkenizde kaç Nobel Ödülü sahibi var?
  20. İran Hürmüz Boğazı'nın kapalı olduğunu söylüyor; Trump yönetimi ise günde 9 milyon varillik sevkiyatın hâlâ devam ettiğini belirtiyor. ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması konusunda bir çıkmazda; her iki taraf da diğerinin ne kadar süre dayanabileceğini görmeye çalışıyor. Basra Körfezi'nden gerçekleşen kayda değer petrol akışı işaretleri ise Başkan Donald Trump'ın elinde hâlâ bir manevra alanı olduğuna güvendiğini gösteriyor. Geçtiğimiz hafta yönetim, İran'ın füze ve insansız hava aracı tehdidiyle bu kritik geçiş noktasını fiilen kapattığı yönündeki söyleme karşı çıktı. ABD ile İran arasındaki ateşkesin çöküşünden bu yana elde edilen trafik verileri, boğazdan açıkça geçiş yapan gemi sayısının çok azaldığını ve bunun da küresel enerji piyasalarında yeni bir arz şokuna işaret ettiğini gösteriyor. Ancak daha fazla tanker "karanlık" modda, yani konum sinyali veren cihazları (transponder) kapatılmış ve yerlerini belli etmeyecek şekilde seyrediyor. Enerji Bakanı Chris Wright Salı günü yaptığı açıklamada, boğazdan çıkan petrolün yedi günlük ortalamasının günde yaklaşık 9 milyon varil olduğunu belirtti ve bu başarıda ABD ordusunun yanı sıra Körfez'deki müttefiklerin de payı olduğunu ifade etti. Wright, X platformunda paylaştığı mesajda, yeni modernize edilmiş boru hatları ve ihracat tesisleri aracılığıyla taşınan günlük 5 ila 7 milyon varillik petrol de hesaba katıldığında, toplam petrol akışının günde ortalama 15 milyon varil seviyesinde olduğunu ekledi. Bu rakam, savaş öncesinde günlük ihraç edilen 20 milyon varillik seviyeyle kıyaslanabilir nitelikte. Benzer şekilde, bir ABD'li yetkili Pazar günü Axios'a verdiği demeçte, ABD ordusunun desteğiyle her gece yaklaşık 8 milyon varil petrolün Hürmüz Boğazı'ndaki güney rotası üzerinden sessizce Körfez dışına çıkarıldığını söyledi. Ateşkes anlaşması bozulmadan önce ABD ordusu, tankerleri Umman kıyısı boyunca uzanan alternatif bir rotadan geçiriyor ve onlara kısmi koruma sağlıyordu. Körfez'den yeterli sayıda geminin çıkabilmesi, küresel petrol piyasaları üzerindeki baskıyı hafifletmişti. Ancak bu durum, İran'ın kendi kontrolündeki koridoru baypas etmeye çalışan gemilere saldırmasına yol açarak düşmanlığı yeniden alevlendirdi ve mevcut çıkmaza neden oldu. Bazı uzmanlar, Körfez'den yapılan son sevkiyat rakamlarının Trump yönetiminin iddia ettiği kadar yüksek olduğundan şüphe duysa da, aradaki farkın çok büyük olmadığını düşünüyor. Petrol piyasası araştırmacısı Rory Johnston, Hürmüz'den çıkan ortalama hacmin geçen hafta günde 7 milyon varil seviyesinde zirve yaptığını tahmin etti; ancak "karanlık" geçişlerle ilgili belirsizlikler nedeniyle gerçek rakamın daha yüksek olabileceğini de kabul etti. Bu arada, boru hatları üzerinden günde yaklaşık 4 milyon varil petrol ihraç ediliyor. "Karanlık geçişler"in (sinyalleri kapatarak yapılan gizli geçişlerin) yanı sıra, petrol sevkiyatını boğazdan gizlice geçirmenin bir diğer yöntemi de gemiden gemiye transferlerdir; bu, İran ve Rusya'nın petrol tankerlerini Batı yaptırımlarından kaçırmak için daha önce kullandığı bir uygulamadır. Bessent, 'ekonomik izolasyon' konusunda uyarıyor Tankerler, İran'ın dikkatinden kaçmak için Körfez'den çıkıyor, petrolü Umman açıklarında başka bir gemiye aktarıyor ve ardından aynı işlemi tekrarlamak üzere boğazdan geri dönüyor. Tüm gemiler fark edilmeden geçemiyor; bu da İran'ın, boğazın tamamen kapalı olduğunu iddia etmesine rağmen neden hâlâ gemilere saldırdığını açıklıyor. Ancak ABD'nin deniz ablukası, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerinden petrol ihraç etmesini engelleyerek rejimi hayati bir gelir kaynağından mahrum bırakıyor. Aynı zamanda, büyük ölçüde boğaza bağımlı olan Irak gibi diğer Körfez petrol üreticileri, petrol sevkiyatlarını karanlık geçişler ve gemiden gemiye transferler yoluyla gerçekleştirebiliyor. Johnston, X platformunda yaptığı paylaşımda, "İhraç edilemeyen İran ham petrolünün aksine, İran menşeli olmayan ham petrolün önemli bir kısmı hâlâ piyasaya çıkıyor," ifadelerini kullandı. Küresel petrol piyasaları hâlâ arz açığıyla karşı karşıya; bu durum, tüketici ülkeleri halihazırda düşük olan ve yakında kritik seviyelere inmesi beklenen rezervlerini kullanmaya zorluyor. Ne var ki Körfez'den çıkan petrol, ilave bir hareket alanı sağlıyor. Nitekim ham petrol fiyatları, ateşkesin sona ermesi ve çatışmaların yeniden alevlenmesiyle geçen ay yaşanan ani yükselişin ardından düşüşe geçti. Petrol piyasasındaki bu rahatlama, Trump'a İran ekonomisini deniz ablukasıyla sıkıştırmak için daha fazla zaman tanıyor; nitekim Tahran'daki bazı yetkililer de bu ablukanın ekonomik bir çöküşe yol açtığını kabul etmiş durumda. Üstelik daha fazla baskı da yolda olabilir. Hazine Bakanı Scott Bessent, Newsmax'e verdiği demeçte, "Bu durum, dünyanın daha önce hiç görmediği türden bir ekonomik izolasyon ile İran limanlarına giriş-çıkışı engelleyen Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın devam etmesinin bir birleşimi olacak," dedi ancak ayrıntıya girmedi. Kaynak: F
  21. Toyota Kendi Reklam yapmak isteseydi bu kadar güzel yapamazdı..! 2026'daki en iyi Toyota reklam kampanyasını hiçbir ajans hazırlamadı. Bu kampanyayı Kolombiya'daki deprem gerçekleştirdi.
  22. İddiaya göre Hugh Hefner, bir Playboy Playmate'inin Jeffrey Epstein ve onun çevresindeki kişiler tarafından cinsel istismara uğradığı ve insan kaçakçılığına maruz bırakıldığı bilgisini FBI'a iletti. Mahkeme kayıtlarına göre, 2005 yılında o dönem Playboy Playmate'i olan Audra Christiansen, Hefner'a Epstein'in mağdurlarından biri olduğunu söyledi ve yetkililer nezdinde kendisinden daha yüksek bir statüye sahip olduğu gerekçesiyle Playboy kurucusundan FBI'ı aramasını rica etti. İddiaya göre Hefner, bu ihbarla ilgili olarak FBI'ı birkaç kez aradı; ancak mahkeme belgelerine göre kurum, söz konusu iddiayı 15 yıl boyunca soruşturmadı. Haberi NewsNation'dan @DianaFalzone aktarıyor. Bizde doğruluğunu Gemini'ya sorduk Evet, bu haber doğrudur. Geçtiğimiz günlerde ABD'de (Florida Güney Bölgesi Bölge Mahkemesi'nde) 32 Jeffrey Epstein mağduru tarafından FBI'a karşı açılan davaya eklenen yeni mahkeme belgeleri ve davayla ilgili gazetecilik raporları (NewsNation, New York Post ve Julie K. Brown'ın haberleri dahil) bu ayrıntıları doğruluyor: Mahkeme Kayıtları ve Mağdur: 2003 yılı Ekim ayı Playboy Güzeli (Playmate) Audra Lynn Christiansen, 2005 yılında (23 yaşındayken) Hugh Hefner'a başvurarak Jeffrey Epstein ve çevresindekiler tarafından cinsel istismara uğradığını ve insan ticaretine maruz kaldığını iletti. Hefner'ın FBI İhbarı: Christiansen, yetkililer nezdinde kendi sesinden ziyade Hefner'ın nüfuzunun ve itibarının daha fazla dikkate alınacağını düşünerek ondan yardım istedi. Dava dilekçesine göre Hugh Hefner, FBI'ı birkaç kez bizzat arayarak Epstein hakkında ihbarda bulundu. 15 Yıllık Gecikme: FBI'ın bu ihbarı zamanında soruşturmadığı ve mağdur Audra Christiansen ile ilk kez olaydan yaklaşık 15 yıl sonra (Ekim 2020'de) iletişime geçtiği mahkeme kayıtlarına girdi. Söz konusu iddia, NewsNation muhabiri Diana Falzone ve Julie K. Brown gibi araştırmacı gazeteciler tarafından gün ışığına çıkarılan resmi mahkeme belgelerine dayanmaktadır.
  23. TESLA'DAN GECE YARISI MODEL Y SÜRPRİZİ: TARİH KISITLAMASI OLMADAN TÜM PREMIUM MODEL Y'LER DEV BİRER PRİZE DÖNÜŞÜYOR! Tesla, ABD'deki çevrimiçi araç yapılandırma sayfasında sessiz sedasız dev bir güncelleme yayınladı. Belirli bir üretim tarihi şartı aranmaksızın tüm Premium Model Y araçlar için Araçtan Yüke (V2L) özelliği resmen aktifleştirildi. Artık 80 dolarlık küçük bir adaptörle arabanızdan ev aletlerini çalıştırabilirsiniz! Elektrikli araç dünyasında dengeleri değiştirecek hamle Tesla’dan geldi. Şirket, ABD’deki tüm Premium donanım seviyesine sahip Model Y kullanıcıları için uzun süredir beklenen Vehicle-to-Load (V2L / Araçtan Yüke Güç Aktarımı) özelliğini resmi olarak kullanıma sundu. Bu kritik gelişme, Tesla'nın çevrimiçi araç sipariş ve yapılandırma (konfigüratör) sayfasında da resmen yerini aldı. Artık kullanıcılar yeni bir Model Y siparişi verirken donanım listesinden bu adaptörü doğrudan seçebiliyorlar. ÜRETİM TARİHİ ŞARATI YOK: TÜM PREMIUM MODEL Y'LER KAPSAMDA! Söz konusu özelliğin en dikkat çekici ve heyecan verici tarafı ise model yılı kısıtlaması bulunmaması. Tesla, bu özellik için "Şu tarihten itibaren üretilen Model Y'ler" şeklinde spesifik bir üretim dönemi veya sınırlandırma belirtmedi. Bu durum, donanım seviyesi Premium olan tüm Model Y araçların fabrika çıkışlı olarak bu V2L yeteneğine ve altyapısına sahip olduğunu gösteriyor. (Farklı veya ek bir teknik detay ortaya çıktığı takdirde bilgilendirme yapılacaktır.) 80 DOLARLIK PRİZ ADAPTÖRÜ İLE NELER YAPILABİLİR? Artık Tesla Model Y sahipleri, yalnızca 80 dolarlık Priz Adaptörü kullanarak araçlarının devasa bataryasından günlük cihazlarına elektrik enerjisi aktarabilecekler. Aracınızın bataryası üzerinden güç sağlayabileceğiniz bazı kullanım alanları: Kamp ve Doğa Gezileri: Isıtıcılar, vantilatörler, mini buzdolapları ve aydınlatma. Saha ve İş Sahaları: Elektrikli matkaplar, daire testereler ve şarjlı el aletleri. Acil Durumlar: Elektrik kesintilerinde evdeki kritik cihazlar ve elektronik eşyalar. PRIZ ADAPTÖRÜ TEKNİK ÖZELLİKLERİ VE GEREKSİNİMLER Tesla'nın V2L kullanımı için belirlediği teknik standartlar ve sistem gereksinimleri şu şekildedir: Gerilim ve Akım Değeri: 120V, 20A Maksimum Güç Çıkışı: 2,4 kW (2400 Watt) Gerekli Ek Donanım: Sistemin çalışabilmesi için 3. Nesil Mobil Bağlantı Kablosu (Gen 3 Mobile Connector) gerekmektedir. Kaynak: G
  24. İZLE: Dün gece Hırvatistan'ın Omiš kentinde çıkan orman yangını, doğrudan bir uzun metrajlı filmden alınmış gibi görünen kıyamet görüntüleri ile yakalandı
  25. LeBron James'in 24. sezonunda yaklaşmakta olan tarihi kilometre taşları: - 45.000 kariyer sayısına ulaşmaya yalnızca 1.560 sayı kaldı - Jason Kidd'i geçerek tüm zamanların 3'üncülüğüne sadece 76 asist kaldı - Tüm Zamanların 5'incisi Gary Payton'ı geçmekten sadece 29 top çalma kaldı - Kariyerinde tüm zamanların ilk galibiyeti olan Kareem'i geçerek 27 galibiyet elde etti. LeBron, NBA'in tüm zamanların en iyilerinden bazılarının elinde bulunan çok sayıda efsanevi rekoru kırmanın eşiğinde.
  26. Bugün bu haberi gördüm
  27. Havfarm 1, Norveç'te bulunan, 385 metre uzunluğunda ve 59,5 metre genişliğinde açık deniz tipi bir balık çiftliğidir. Havfarm 1, 10.000 tona kadar somon yetiştirebilmektedir.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.