İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bütün Eylemler

Bu akış otomatik olarak güncellenir

  1. Bugün

  2. Filenin Sultanları 4'te 4 için sahaya çıkıyor! Almanya TRT1 19.00 Sinan Erdem Spor Salonu
  3. Değerli kardeşlerim. Bugün İslam toplumları olarak, çok farklı anladığımız, çok farklı anlamlar verdiğimiz Nur suresi 31. ayet üzerinde, birlikte sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bu konu İslam toplumunda çok farklı anlatılıyor ve mezheplerin ve geleneğin inancına uydurulmaya çalışılıyor. Ayeti onun için, biraz detaylı ve uzun yazmak zorunda kaldım. Lütfen sabırla, sonuna kadar okumaya çalışalım. Eğer ben bu kadar uzun yazı okuyamam, canım sıkılır derseniz, Allah'ın Kur'an daki gerçekleri ile buluşamaz batılın etkisinde yaşar ve bizleri Allah ile aldatanların tuzağından da asla kurtulamayız. Ayeti anlamaya çalışırken, lütfen hiçbir etki altında kalmadan, bizlere öğretilen rivayet bilgileri bir kenara bırakarak, ayeti bizler Kur’an bütünlüğünde bizzat Kur’an'dan anlamaya çalışalım. Önce ayeti farklı meallerden, tercümelerden yazalım ki konu daha iyi anlaşılsın. Nur 31: Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (YÜZ VE EL GİBİ) GÖRÜNEN KISIMLAR MÜSTESNA, zînet (yer)lerini göstermesinler. BAŞÖRTÜLERİNİ TA YAKALARININ ÜZERİNE KADAR SALSINLAR. Zinetlerini, kocalarından yahut babalarından yahut kocalarının babalarından yahut oğullarından yahut üvey oğullarından yahut erkek kardeşlerinden yahut erkek kardeşlerinin oğullarından yahut kız kardeşlerinin oğullarından yahut Müslüman kadınlardan yahut sahip oldukları kölelerden yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz! (Diyanet meali) Nur 31: (Ey Peygamber!) Mü’min kadınlara da söyle, onlar da gözlerini (yasak olandan) sakınsınlar/çevirsinler. ONLAR DA EDEP YERLERİNİ [FURÛCEHUNNE] KORUSUNLAR. TAKILARINI [ZÎNETEHUNNE], KENDİLİĞİNDEN GÖRÜNEN KISMI HARİÇ, TEŞHİR ETMESİNLER. ÖRTÜLERİNİ [HUMURİHİNNE] (AÇIK OLAN) GERDANLIKLARININ ÜZERİNE SALSINLAR/GÖĞÜS AÇIKLIĞINI ÖRTSÜNLER. Takılarını/ziynetlerini; kocaları, babaları, kocalarının babaları, oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, mü’min kadınlar yahut akitle sorumluluk aldıkları/köleler yahut erkekliği kalmamış hizmetçiler veya henüz kadınların mahrem yerlerinden haberleri olmayan erkek çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizlemekte oldukları takıları anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar.¹¹ Ey Mü’minler! Hepiniz birden Allah’a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz. (Prof. Dr. İsmail Yakıt meali) Önce şunu hatırlatmak isterim, özellikle ilk önce Diyanet mealini örnek yazdım, çünkü bu ayette HIMAR kelimesi özellikle başörtüsü olarak çevrilmiş. Diğerinde ise aynı kelime ÖRTÜLERİNİ diye çevrilmiş. Bizlerde ilk önce bu kelimenin, başörtüsü anlamında olduğunu düşünerek ayeti anlamaya çalışalım. Acaba HIMAR kelimesine, başörtüsü anlamı verildiğinde, ayette hüküm başın örtülmesi emrimi, yoksa....? Onu birlikte anlamaya çalışalım. Önce Nur suresi 1. ayeti sizlere hatırlatmak istiyorum. Çünkü Allah bu surede geçen ayetler için bakın ne diyor. "BU, BİZİM İNDİRDİĞİMİZ VE HÜKÜMLERİNİ FARZ KILDIĞIMIZ BİR SÛREDİR. DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALMANIZ İÇİN, ONDA APAÇIK ÂYETLER İNDİRDİK." Demek ki Allah bu suredeki ayetleri, bizler düşünüp anlayalım diye, AYETLERİ APAÇIK YANİ TEREDDÜT ETMEYECEĞİNİZ ŞEKİLDE, AÇIKLANMIŞ OLARAK İNDİRDİK DİYOR. Lütfen konumuzla ilgili Nur suresi 31. ayeti, Allah'ın verdiği bu bilgi ışığında anlamaya çalışalım. Ayetin başında ırzlarını namuslarını korusunlar uyarısı yapıyor. Biz özellikle tartışılan konuya odaklanalım. Ayette geçen, GÖRÜNEN KISIMLAR MÜSTESNA cümlesine, Diyanet kendi anladığını yazmış ve parantez içine, Allah'ın hiç bahsetmediği, ayette örneğini bile vermediği ayetin bahsettiği konu dışında bir anlamı vererek, bu müstesnanın YÜZ VE ELLER OLDUĞUNU SÖYLEMİŞ. Sanki haşa, ayetin anlaşılması için eksik tamamlar gibi not düşülmüş. Hatırlatırım Allah ayetleri, anlayasınız diye açık bir şekilde indirdik diyordu. Allah müstesna olan el ve yüzden bahsetmiş olsaydı, bunları da söylemez miydi? Ayette ZİYNET yerlerini göstermesinler diye uyarıyor. Peki bu ziynetten neyi kast ediliyor olabilir? Bunu önce doğru anlamalıyız. Bu uyarı ile neresini kast ettiğini, cümlenin devamından anlıyoruz ve ayeti tercüme edenin yazdığı anlamı verip, Başörtülerini yakalarına kadar uzatsınlar yani göğüs bölgesini kapatsınlar diyor. Diğer mealde de örtüleriyle göğüs açıklığını, gerdanlık dediğimiz bölümün kapatılması anlatılıyor. Demek ki kadının ziynet kısmı, özellikle örtülmesi gereken kısmı burası olduğu anlaşılıyor. Ayeti anlamaya devam edelim. Allah görünen kısımlar müstesna dedikten sonra, ZİYNET yerlerini göstermesinler diyor. Peki, ayette dikkat çekilen konu neydi? Ziynet yerlerini yani Göğsün örtülme emriydi. O ZAMAN ALLAH, GÖRÜNEN KISIMLAR MÜSTESNA SÖZÜNDEN NEYİ KAST ETTİĞİNİ DE, BU DOĞRULTUDA ANLAMALIYIZ. Ayette hiç bahsedilmeyen bir konuyla bağlantı kurarsak, yanlış anlamış oluruz, kendimizi aldatırız. Diyanet ayeti tercüme ederken, parantez içine eller ve yüz olarak vermiş. Halbuki ki ayetin bahsettiği konu çok farklı. AYETİN AMACI ZİYNET BÖLGESİNİN, YANİ GÖĞSÜN ÖRTÜLMESİ. AYETTE ZİYNET KELİMESİYLE, KADININ GÖĞÜS AÇIKLIĞI KAST EDİLİYOR. YÜZ VE ELLE HİÇ BİR İLGİSİ YOK. Dikkat ederseniz cümlede, görünen kısımlar müstesna diyor, ama bu kısmın ne olduğu konusunu, tekrarlama gereği duymuyor ayet. Demek ki cümlenin öncesi ve devamında bu sözler geçiyor ve neresi olduğu anlaşılıyor ki, tekrar söz edilmemiş. Müstesna olanların ne olduğunu anlamaya çalışırken, bunu dikkate almalıyız. Onun için Allah düşün, aklını kullan ey kulum diyor. Sizce göğsü örttükten sonra, kendiliğinden görünen kısım ne olabilir? ELBETTE GÖRÜLEN GÖĞSÜN İRİLİĞİ, BÜYÜKLÜĞÜDÜR. Allah görünen kısımlar hariç, ziynetlerini göstermesinler cümlesinde, ziynet sözüyle göğsün açıklığının, dekoltesinin kapatılmasından bahsediyordu. GÖRÜNEN KISIMLAR MÜSTESNA DERKEN, KADININ ÖRTTÜĞÜ AMA İRİLİĞİNDEN/BÜYÜKLÜĞÜNDEN DOLAYI GÖRÜLEN, FARK EDİLEN KISMININ GÖRÜLMESİNDE, FARK EDİLMESİNDE BİR SAKINCASININ OLMADIĞINI AÇIKLIYOR BİZLERE KUR'AN. Çünkü konu göğsün örtülmesi olduğuna göre, müstesna sözünü de bahsedilen konuyla alakalı anlamalıyız ki, doğru anlamış olalım. Dikkat ederseniz yukarıda da söylediğim gibi, müstesna olan kısım ayrıca açıklanmaya, detay verilmeye gerek görülmemiş. Ayeti İlk verdiğim Diyanet mealinde yazdığı şekliyle, anlamaya devam edelim. "BAŞÖRTÜLERİNİ TA YAKALARININ ÜZERİNE KADAR SALSINLAR." Kısaca ayette geçen ve başörtüsü diye çevrilen kelime üzerinde, açıklama yapmak istiyorum. Hımâr (خِمَار) Klasik Arapçada ve Kur'an'da Nur Suresi 31. ayette geçen bu kelimeye özellikle "BAŞÖRTÜSÜ" anlamı verilmiştir. Arap dilinde gerçekten başörtüsü kelimesi, hımar kelimesiyle mi söylenir? Başörtüsü kelimesi Gıtâü'r-re's (غِطَاء الرَّأْس) kelimesinin tam karşılığıdır. Kelime kelime tercümesi doğrudan "baş örtüsü" demektir (gıtâ: örtü, re's: baş). Başörtüsüne kanıt yaratmak isteyenler, Nur suresi 31. ayette geçen Hımar kelimesine başörtüsü anlamını verip, mezhep inançlarına ve geleneklerine kanıt yaratmışlardır. Ayeti anlamaya devam edelim. Bizler ayeti doğru anlayabilmek için, başörtüsüne delil gösterdikleri tek ayeti anlamaya çalışırken HIMAR kelimesinin başörtüsü olduğunu düşünerek anlamaya devam edelim. Kelimeye yanlış bir anlam bile versek, ayette uyarılan ve dikkat çekilen konuyu, Kur'an bütünlüğünde dikkatle düşünen anlayacaktır. Başörtüsü diye çevirdikleri için, bu anlamı vererek ayeti anlamaya devam ediyoruz. Tekrar etmek istiyorum, kelimeye istenilen anlam verilsin, geleneksel Fıkıh inancının etkisinde kalmayan bir Müslüman, doğruyu ve yanlışı Kur'an gözlüğünden bakarak, düşündüğünde doğruyu anlayacaktır. Başörtülerini yakalarının üzerine neden salsınlar dediği çok açık. Göğüs dekoltesini, göğsün açıklığının kapatılması emrediliyor. DEMEK Kİ AYETTE EMREDİLEN VERİLEN HÜKÜM GÖĞSÜN ÖRTÜLMESİ, BAŞIN ÖRTÜLMESİ DEĞİL. "Hımâr" kelimesinin o dönemki coğrafi ve kültürel şartlar gereği, güneşten korunmak için hem erkekler hem kadınlar tarafından kullanılan genel bir "örtü" olduğu; Kur'an'ın var olan bir giysiyi referans alarak sadece dekoltenin kapatılmasını hedeflediği açık bir gerçektir. Bu mantıktan yola çıkarak, saçların örtülmesi doğrudan Allah'ın açık bir emri değil, o dönemin kültürel uygulamasıdır. Ayette ZİYNET sözüyle Allah, kadının ilk göze çapan, cinsel bölgesi göğüslerinden bahsediyor, çok önemli bir konuya ayetten açıklık getirdik. EMİR GÖĞÜS AÇIKLIĞININ ÖRTÜLMESİYSE, İSTER BAŞÖRTÜSÜYLE, İSTER HERHANGİ BİR ÖRTÜYLE ELBETTE ÖRTÜLEBİLİR. ÖNEMLİ OLAN APAÇIK HÜKMÜN YERİNE GETİRİLMESİDİR. Tam bu esnadan Kur'an'ın anlatım, izah şeklinide hatırlatmak istiyorum. Allah hükümlerimizi dolaylı değil, muhkem yani apaçık bildirdiğini söylüyor. Ayette bahsedilen Ziynet kelimesinin anlamı kullanıldığı yere göre değişir. Örneğin altın, gümüş gibi süs eşyasınada ziynet diyebilirsiniz. Çünkü bunlar güzel görünen dikkat çeken anlamına gelir. Peki ayette hangi konu işleniyorda Allah, ZİYNET kelimesini kullanıyor. Çok açık kadının dikkat çeken, güzel görünen göğüs dekoltesi için kullanılıyor ki, Allah bu bölgeye kadının ziyneti diyor ve kapatılması isteniyor. Ayetin devamını da, bu bağlamda anlamaya devam etmeliyiz, doğru anlamak istiyorsak. Nur suresi 31. ayeti yazdığım farklı mealde, Prof. Dr. İsmail Yakıt hocamız, ayette geçen ve başörtüsü diye çevrilen HIMAR kelimesine, bakın neden ÖRTÜ anlamı verdiğini açıklıyor. "İSLAMİYET’TEN ÖNCE ARAP KADINLARININ BAŞLARINDA “HIMAR” DEDİKLERİ BİR ÖRTÜ VARDI. UÇLARINI ARKADAN BAĞLARLAR, GÖĞÜS VE GERDANLIK AÇIKLIĞI GÖZÜKÜRDÜ. BU AYETLE EMROLUNAN YER GÖĞÜS VE GERDANLIĞIN ÖRTÜLMESİDİR. “HIMAR” ÇOĞULU “HUMUR” ASLINDA ÖRTÜ DEMEKTİR. KULLANILDIĞI YERE GÖRE “BAŞÖRTÜSÜ, “MASA ÖRTÜSÜ” VE OMUZ ÖRTÜSÜ”/ŞAL V.B ADINI ALIR. BAŞÖRTÜSÜ İSLAM’LA GELEN BİR ÖRTÜ DEĞİLDİR. TARİH BOYUNCA İKLİMDEN DOLAYI ARAPLARIN KADIN ERKEK HEPSİNİN BAŞI ÖRTÜLÜDÜR. KADINLAR İSE, O ZAMAN “HIMAR”LARINI ARKADAN BAĞLARLARDI VE GÖĞÜS BÖLGESİNİN AÇIKLIĞI KALIRDI. BU AYETLE, AÇIK OLAN VE CİNSELLİĞE DAVETİYE ÇIKARAN BÖLGELERDEN BİRİ OLAN GÖĞÜS AÇIKLIĞININ KAPATILMASI EMREDİLMEKTEDİR. AYETTE GEÇEN “CUYÛB” KELİMESİNİN TEKİLİ “CEB”DİR. ELBİSENİN GERDANLIKTA AÇILAN BOŞLUĞUNA DENİR. ÖRTÜLMESİ GEREKEN BURASIDIR." Gelelim konumuza. Sizce ayette Allah bu sözleriyle, bizlere nasıl bir hüküm veriyor. Şöyle diyebilir miyiz? "ALLAH BAŞINDA MUTLAKA BAŞÖRTÜSÜ OLSUN VE ONUNLA DA GÖĞÜS AÇIKLIĞINI DA ÖRT Kİ DİKKAT ÇEKMESİN, EMRİ VERİLİYOR." Bunu söyleyebilir misiniz? Yoksa zaten Kur’an'ın indirildiği toplumda, kadının başı gelenekten iklim şartlarından örtülüydü. Başınızı örttüğünüz o örtünüzle, açıkta bıraktığınız dikkat çeken göğüs dekoltenizi de örtününüz, kapatınız mı diyor? Nur suresi 31. ayette geçen HIMAR kelimesinin başörtüsü olduğunu söyleyenlerin düşüncelerinede yer verelim ki, en doğruya ulaşalım. "ARAPÇA SÖZLÜKLERE GÖRE, ÖRTÜ ANLAMINA GELEN KELİME HIMÂR DEĞİL HAMR KELİMESİDİR. HIMÂR KELİMESİNİN SÖZLÜKLERDE VERİLEN ANLAMI “KADININ” BAŞÖRTÜSÜDÜR. HATTA RAGIP EL İSFAHANÎ’NİN MEŞHUR KUR’AN LUGATİ MÜFREDAT’A GÖRE HIMÂR, “ARAP ÖRFÜNDE” KADININ BAŞÖRTÜSÜDÜR. KUR’AN’IN ARAPLAR TARAFINDAN SADECE BAŞÖRTÜSÜ ANLAMINDA KULLANILAN BİR KELİMEYİ, BAŞKA BİR ANLAMDA KULLANMASININ HİÇBİR GEREKÇESİ OLAMAZ." Bu düşünceden yola çıkarak, kendimize soralım. Allah Kur'an'ı yalnız Arap örfüne göre mi gönderdi tüm insanlığa? Bizler sözlüklerde verilen anlamına mı bakmalıyız bir kelimenin, yoksa Kur'an'da yapılan açıklamalara, kullandığı anlamına mı? Ne dersiniz? Arap örfünde bu kelime Başörtüsü anlamındadır diyor. Acaba 1400 yıl öncede, Arap örfü bu anlamda mı kullanıyordu bu kelimeyi? Diyelim ki evet o dönemde de başörtüsü anlamındaydı. ALLAH'IN RESULÜ BU AYETİ TEBLİĞ ALIP, TÜM MÜSLÜMANLARA TEBLİĞ ETTİĞİNDE, SİZCE KÖLELER YA DA MÜSLÜMAN OLAN CARİYELER HARİÇ, ONLAR ÖRTMEYECEK, ÖZGÜR KADINLAR YALNIZ BAŞLARINI ÖRTECEK BU AYETE GÖRE DİYE, AYETİ TEBLİĞ ETMİŞ OLABİLİR Mİ? Mümkün değil. Lütfen araştırınız, Allah'ın Elçisinin döneminde köle kadınlar, yani cariyeler Müslüman bile olsalar, özgür kadın, cariye ayrımı rahatlıkla yapılabilsin diye, MÜSLÜMAN CARİYELERİN'DE BAŞLARININ ÖRTMELERİ YASAKTI. BU AYET TEBLİĞ EDİLDİKTEN SONRA BİLE, MÜSLÜMAN OLAN CARİYELER BAŞLARINI ÖRTEMİYORDU. ALLAH'IN RESULÜ BU AYETTEN, MÜSLÜMAN KADIN BAŞINI ÖRTMELİDİR EMRİNİDE ANLAMIŞ OLSAYDI, SİZCE MÜSLÜMAN CARİYELER ÖRTMESİN DERMİYDİ? Bakın ayeti, geleneksel İslam inancının matığıyla bile anlamaya çalışsak, başın örtülme emrini, Kur'an'ın özellikle bu ayette verdiğini çıkartamayız. Karar sizin, ayette geçen bir kelimeye, ne anlamı verirsek verelim, Kur'an'ın diğer ayetleri onay vermiyorsa, ancak kendimizi kandırmış oluruz. Arap geleneği bile bunu onaylamıyor. Ayeti anlamaya devam edelim. Söylediklerimin daha iyi anlaşılması için, bir örnek vermek istiyorum. Ayette hımar kelimesinin, başörtüsü anlamına geldiğini farz edelim ve öyle düşünmeye devam edelim. Diyelim ki Kur’an'ın indirildiği toplumda, kadının çok kısa etek giydiğini ve öyle dolaştıklarını farz edelim. Tıpkı ayette bahsedilen, Arap toplumunda başlarını iklim, töre ve gelenekleri gereği örtüp, göğüslerini daha dikkatsiz örten kadınlar gibi. Bu arada hatırlatmak isterim, O dönemin erkeklerininde tamamının başları gelenekleri ve iklim şartlarından dolayı örtülüydü. Her nedense günümüzde, erkeklerde başlarını örtmelidir diyen yok. Allah yapılan bu yanlışa dikkat çekmek için, şöyle bir ayet indirdiğini farz edelim bir an. "EY MÜMİN KADINLAR, ETEKLERİNİZİ KISA GİYMEYİN, AŞAĞIYA DOĞRU SALINKİ DİKKAT ÇEKMESİN, MÜMİN KADINA DA YAKIŞAN BUDUR." Bu durumda siz bu uyarıdan, nasıl bir sonuç çıkartırdınız? Kadınlarda etek giymek farzdır ve bu eteğin boyu da uzun olacaktır diye mi anladınız? Yoksa yapılan yanlışa Allah dikkat çekerek, etek giyecekseniz kısa etek giymeyin diyor, diye mi anlardınız? İşte yaptığımız yanlışa dikkat çekici ve düşündürücü bir örnek. Allah boşuna düşün aklını kullan ey kulum diye uyar mıyor. Bizler ayetlerin ne anlattığını, neye hükmettiğini değil AYETLERİ TÖRE, GELENEK VE İTİKATLARIMIZA NASIL DELİL YAPARIZ, ONUNLA BAĞLANTI KURARIZ, ONA BAKIYORUZ. ÖNEMLİ OLAN HÜKÜMDÜR, HÜKMÜ YERİNE GETİRMEK İÇİN KULLANILAN ARAÇ YA DA GEREÇ ZAMANA, MEKÂNA GÖRE DEĞİŞEBİLİR. Hatırlayınız Allah elçisine Hac suresi 27. ayetinde ne diyordu? "İNSANLAR ARASINDA HACCI İLAN ET Kİ, GEREK YAYA OLARAK, GEREK UZAK YOLLARDAN GELEN YORGUN DEVELER ÜZERİNDE, SANA GELSİNLER." ( Hac 27) Bakın Allah o devrin koşullarında ayeti indirmiş ve Hacca yaya ya da deveyle gidilebileceği örneğini veriyor. Şimdi bizler bu ayetten, Hacca yalnız yaya, ya da deveyle gidilmelidir diyebilir miyiz? Elbette hayır. O zaman Nur suresinde geçen, HIMAR kelimesine başörtüsü anlamını dahi versek, AYETTE BAŞIN ÖRTÜLME EMRİNİ DE ALLAH DOLAYLI VERİYOR DİYEMEYİZ. Lütfen unutmayalım, KUR'AN'DA FARZ EMİRLER, AÇIK VE NET BİR ŞEKİLDE, BİRÇOK AYETLE İZAH EDİLEREK, ÖRNEKLERLE VERİLMİŞTİR. YANİ AYETLER DOLAYLI DEĞİL, MUHKEM YANİ HERKESİN ANLAYACAĞI ŞEKİLDE AÇIK HÜKÜMLE VERİLMİŞTİR. AYRICA ALLAH ÇOK ÖNEMLİ KONULARI TEK BİR AYETTE DEĞİL, BİRÇOK AYETTE TEKRAR ETMİŞTİR Kİ, DOĞRU ANLAŞILSIN. Sormak isterim madem Nur suresi 31. ayette göğsün örtülmesi muhkem/açık bir şekilde veriliyor, başın örtülmeside DOLAYLI veriliyor, bu durumda Kur'an'ın başka bir ayetinde, dolaylı verilen bu hüküm, MUHKEM bir şekilde verilmesi, açıklanması ve KADIN SAÇLARINI ÖRTMELİDİR DEMESİ gerekmez miydi? LÜTFEN UNUTMAYALIM ALLAH, HİÇ BİR AYETİNDE MUHKEM YANİ AÇIK BİR ŞEKİLDE, KADIN SAÇLARINI ÖRTMELİDİR EMRİNİ VERMEMİŞTİR. NEDEN BUNU SORMUYORUZ? Süleymaniye Vakfının yeni mealinde, bu ayette geçen ZİYNET kelimesinden, bakın ne anlamışlar ve dip not olarak, nasıl bir açıklama yapılmış. Bu konuda da açıklama yapmak istiyorum ki, konu daha iyi anlaşılsın. “KADIN, İNSANLAR İÇİN ZİYNET KILINDIĞINDAN (Al-i İmran 3/14) BU AYETTEKİ ZİYNET, KADIN VÜCUDUNDAN BAŞKASI OLAMAZ.” Dikkat ederseniz, budur diyemiyorlar ama tahminlerinin de çok güçlü olduğunu, üstüne basarak söylüyorlar. Allah'ın HÂŞÂ izah edemediğini, açıklamadığını anlatmaya izah etmeye mi çalışıyorlar. Hani Allah biz herşeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız diyordu? Hani sorumlu olduğumuz ayetler MUHKEMDİ, yani şüphe duyulmayacak kadar açıktı, düşünen aklını kullanan anlıyordu? Unutmayalım lütfen, muhkem şüphe duyulmayacak kadar açık, anlaşılan anlamındadır. Bunun yorumunu sizlere bırakıyorum. Kadının tüm vicudu istisnasız, ziynet olsaydı bunu Allah bizlere bildirirdi. Buna inandığımız andan itibaren, kadına çarşaf giydirip dünyayı zindar etmemiz gerekir. Mezhepler ne yazık ki kendi düşünce ve inançları doğrultusunda böyle anlamışlar ve kadına çarşaf giydirip, bunada Allah'ın farz emri demişlerdir. Sizce Allah kadına buna reva görür mü? Normalde kullanılan ziynet kelimesinin anlamı, günümüzde'de güzel görünen alımlı anlamındadır, ama yasaklanmamıştır. Kadın erkeklere güzel görünmek istediği gibi, elbette erkekte kadına güzel görünmek ister. Allah sizlere süs eşyası indirdim, mescitlere giderken giyinip gidin der. Erkek kadın ayrımı yapmadan. Burada bahsedilen, cinsel bölgelerin dikkat çekmemesi, görünmemesi kapanmasıdır. YOKSA KADININ HER YERİ ERKEK İÇİN ZİYNETTİR, KAPATMALIDIR DERSEK, BU DÜŞÜNCE ALLAH'IN DEĞİL, KENDİMİZİN DÜŞÜNCESİ OLMAKTAN İLERİ GİTMEZ. BUNU SÖYLEDİĞİMİZ ANDAN İTİBAREN ERKEĞİNDE TÜM BEDENİ, KADINA ZİYNET OLMASI GEREKMEZ Mİ? AMA BUNDAN BAHSEDEN NE YAZIK Kİ YOK. Kur’an'da asla, hiçbir ayette böyle bir bilgi, hüküm yoktur. HÂŞÂ Allah'ın Kur’an'da açıklayamadığını, izah edemediğini açığa çıkaranlar mı var aramızda. Böyle davranırsak kendimizi aldatırız. Belki gelenek ve inançlarımıza geçici kanıt yaratır ve nefsimizi avuturuz, ama Allah'ın gerçekleri ile buluşamayız ve kadınlarımıza eziyet etmiş oluruz. İRANDAKİ KADINLARIN, BAŞÖRTÜSÜNDEKİ ZORLAMAYA KARŞI TAVRINI, İSYANLARINI LÜTFEN DİKKATLE DÜŞÜNÜN. NE EMEK İSTEDİĞİMİ ANLAYACAKSINIZ. Yine ayette geçen, görünen kısmı müstesna dan kasıt ne olduğunu, bakın Süleymaniye Vakfı ne anlamış.”GÖRÜNEN KISIM” İFADESİNİN BAŞÖRTÜDEN ÖNCE GEÇMESİNDEN, YÜZÜN GÖRÜNEN GÜZELLİKLERDEN OLDUĞU ANLAŞILIR." İyide bizler ayette asıl anlatılmak ve dikkat çekilmek istenen yeri, bölgeyi YANİ AYETİN HÜKMÜNÜ unuttuk, hiç bahsedilmeyen bir bölgeden bahsediyoruz. Yine açıkça Allah'ın asla söylemediği, ayetten de bunun anlaşılmasının mümkün olmadığı bir anlam yükleyerek, başörtüsüne delil yaratmaya çalışıyoruz. Ayette geçen Ziynet kelimesine, tercümede güzellik anlamı verip, ondan sonrada bu güzellikten kasıt, aslında kadının yüzüdür, onun görünmesinde bir sakınca yoktur anlamı veriliyor. Nur suresi 31. ayeti anlamaya devam edelim. Ayetin devamında çok ilginç ve dikkatle düşünmemiz gereken bir liste verilerek, ziynetlerini bu kişilerden başkasına göstermesinler açıklamasını yapıyor. Sayılanlara baktığımızda, çok yakın akrabalar ve aile içinde yaşayan, erkekliği kalmamış köle ve hizmetçilerden, birde henüz kadınların MAHREM YERLERİNE vakıf olmayan, erkek çocuklardan bahsederek, bunlardan başkasına göstermesinler diyordu. Peki, bu sözleri nasıl anlamalıyız? Eğer bu saydıklarımıza, kadının göğüslerini serbestçe gösterebilir diye anlarsak, elbette büyük hata yaparız. Ahzab Suresi 59. ayeti tekrar hatırlayınız lütfen. Ne diyordu Rabbimiz? Mümin kadınlara söyle, dışarıya çıkarken, üzerlerine dış giysilerini alsınlar ki tanınsınlar, bilinsinler incitilmesinler diyordu. Demek ki bahsettiğimiz konuyu bu ayet doğrultusunda anlamalıyız. Ayrıca Nur suresi 31. ayette ziynetlerin örtülme emrini verirken daha titiz, daha dikkali olunması emrini vermişti. NUR SURESİ 31. AYETTE BAHSEDİLEN BÖLGE ZATEN KADININ GÖĞSÜNÜN TAMAMEN AÇIKLIĞI DEĞİL, EROTİK TABİR ETTİĞİMİZ GÖĞSÜN DİKKAT ÇEKEN HEMEN ÜSTÜ OLAN KISMININ DAHA AÇIK OLAN KISMININ ÖRTÜLME EMRİ VERİLİYORDU. Yoksa göğüsler tamamen açık değildi elbette. Bu ayettede yakın akrabalar yanında, aynı hassasiyeti göstermeyebilecekleri anlatılıyor, yoksa ziynetlerin gösterilmesi, açılması değil, ilave örtünün açılabileceğinden bahsediliyor. Nur 31. ayette sayılan kişiler, dikkat ettiyseniz evde her zaman olabilecek insanlar. Kadın töresi, geleneği gereği evinde nasıl yaşıyorsa, hangi rahatlıkta dolaşıyorsa, evin içinde o rahatlıkla giyinip, o sayılan kişilerle birlikte EK ÖNLEM ALMADAN rahatça dolaşabileceği anlaşılıyor. Yoksa herhangi bir yerini açması söz konusu değil. Ev içinde her zaman bulunabilecek yakın akrabalara lütfen dikkat ediniz. BU SAYILAN AKRABALARLA ZATEN KUR’ AN'DA, EVLENME YASAĞI VARDIR. O günkü devri hatırlayınız. Tek bir oda ve kadın hem evin işi, hem de ÇOCUKLARINI EMZİRMEK, DOYURMAKLA MEŞGUL BİR DURUMDA. GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALARAK, EVİNDE YAKINLARI, AKRABALARI YANINDA, DAHA RAHAT HAREKET EDEBİLMESİNE RUHSAT TANINIYOR AYET. Bu ayete öyle anlam veriliyor ki, bir kısım düşünce, kadın saçını bu kişilere ancak gösterebileceği, başkalarına gösteremeyeceği söylenmektedir. İyi ama bu anlamı vereceğimiz açıklama, asla yok ayette. Şimdide ZİYNET sözcüğünü farklı anlamlarda düşünelim. Allah ziynet sözünden, kadının taktığı takılardan bahsettiğini var sayalım, çünkü böyle düşünenler de var. Böyle düşünürsek, bu kelimenin bir cümle önce tekrarlandığı ve Allah başörtüleri ile göğüs açıklıklarını örtsün diye uyardığı, sözleriyle ters düşer. Göğüste takı var onun için kapatılmalıdır tezi, ayetin bütünlüğüne uymaz. Biz yinede ziynet kelimesini, takılan süs eşyası olarak anlamaya devam edelim ve bu konu üzerinde düşünelim. Amaç en doğruya düşünerek ulaşmak değil mi? Allah süs eşyası/ziynet takan bir kadının, taktığı takıları, ayette saydığı en yakınlarının dışında, kimseye göstermesini haram kılmış, yasaklamış diye anladığımızı düşünelim. Lütfen dikkat, bu konudan bahsederken, ayette bir cümle var hatırlatmak istiyorum. "ERKEKLİĞİ KALMAMIŞ HİZMETÇİLERDEN YAHUT DA HENÜZ KADINLARIN MAHREM YERLERİNE VAKIF OLMAYAN ERKEK ÇOCUKLARDAN BAŞKALARINA GÖSTERMESİNLER." Dikkat ederseniz, kadınların mahrem yerlerinden bahsettiği gibi, erkekliği kalmamış hizmetçilerden bahsediyor. Bu sözlerden anlıyoruz ki, ZİYNET kelimesi ile Allah takılan süs eşyasından bahsetmiyor. Hatta bundan bahsetmesi hiç mümkün değil, çünkü Allah ne diyordu süslü giysi ve süs eşyası ile ilgili? Araf. 31. ayette, Ey âdemoğulları! TÜM MESCİTLERDE SÜSLÜ, GÜZEL GİYSİLERİNİZİ KUŞANIN. Araf 32. ayette ise bu konuda, çok daha güzel bir açıklama yapıyor ve bakın ne diyor. "De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı SÜSÜ, GÜZEL, TEMİZ VE TATLI RIZIKLARI KİM HARAM ETMİŞ?" De ki: "Dünya hayatında onlar, İNANANLAR İÇİN DE VAR. KIYAMET GÜNÜNDE İSE YALNIZ İNANANLAR İÇİNDİR ONLAR." Bilgiden nasipli bir topluluk için biz, ayetleri böyle ayrıntılı kılıyoruz." Buradan da anlıyoruz ki süslenmek ve dışarıda süslü güzel giyinmek yasak değil. Bu örneği verdiğimizde, kadın yalnız kocasına süslenir, süslenerek dışarı çıkamaz, takılarını gösteremez demek, Kur’an'a göre yanlış olur. Çünkü Allah böyle bir yasaklayıcı hüküm vermemiştir. Tam tersine mescitlere giderken süslü, güzel giyinmemizi emretmiştir, hiçbir ayrım yapmadan. Bizler kendimiz karar veriyor ve kadın kocasından başka kimseye güzel, süslü görünemez diyoruz. Ayetlerde Allah açıkça söylemediği, kadına asla böyle bir yasak getirmediği halde, bizler nefislerimiz doğrultusunda imanımıza yön veriyoruz. Acaba Allah hüküm vermediği halde, neden yalnız kadın süslenip, süs eşyası takıp gezemez deniyor da, erkekler kendilerine böyle bir yasak getirmiyor? Buda düşündürücü değil mi? Kadın süslenip gezemezse, erkekte bunu yapamaz. Ama erkekten bahseden bile yok. Demek ki ayette geçen ziynet sözünden, takılan takıları anlamamız Kur’an'a göre doğru olamaz. Gelelim ayetin son kısmına. Ayette geçen cümleyi tekrar hatırlayalım. "GİZLEDİKLERİ ZİYNETLER BİLİNSİN DİYE, AYAKLARINI YERE VURMASINLAR." Aynı ayeti TAKILARI bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar diye tercüme ediliyor. Bu cümleyi her iki şekliyle de düşünelim. Eğer ziynet kelimesinden takılan takı, altın, bilezik süs eşyası olarak algılamış olsaydık, bu takıların görünmesi için kadın hızlı, sert yürümesi, ayette geçen sözlerden yola çıkarak, ayakların sertçe hareket etmesi ile süs eşyaları belli olmaz. Çünkü süsler/takılar görünür vaziyettedir zaten. Ayağına takılan hal halı örnek vererek, ayeti anlamaya kalkarsak, ayeti bütünlüğünden uzaklaştırmış oluruz. Şimdi lütfen bu konu üzerinde daha dikkatle düşünelim. Evin kadını için, ziynetlerini saklama konusunda, daha rahat edecekleri kişiler sayılmıştı hatırlarsanız. Ayeti tercüme ederken, ziynetlerini gösterebilecekleri kişiler diye sayılmıştı. Bu çevirinin doğru olmadığını devamındaki cümleden anlıyoruz. Lütfen ayetin sonundaki bu cümle üzerinden düşünelim şimdide. Evin ahalisine, YAKINLARINA GİZLEDİKLERİ ZİYNETLER BİLİNSİN DİYE, AYAKLARINI YERE VURMASINLAR DİYOR. Demek ki kadının ziyneti, yani dikkat çeken göğüs bölgesi açıkta değil kapalı, tam belli olmuyor ama daha serbest konumda. Yine gizleniyor ve örtüldüğü halde, KENDİLİĞİNDEN GÖRÜLEN GÖĞSÜN İRİLİĞİ, hızlı hareket ederek, cazibeli davranışlarla, dikkatin bu kısma çekilmemesi gerektiği uyarısı yapılıyor, özellikle ayette kadınlara. Kadın evin içinde hızlı ve kıvrak hareket ederek, kırıtarak yürüdüğünde en çok dikkat çeken kısmı, özellikle Arap kadınlarının büyük, iri göğüsleridir. Bu cümleden de anlıyoruz ki, kadın evin içinde belki akrabaları ve ev halkı için daha rahat giyinebilecek ama ev halkının dikkatini, kendi cinsel objelerine çekecek hiçbir şey yapmamaya da, özen gösterecek. Son olarak tekrar hatırlatmak isterim. Ayetleri lütfen rivayetlerin etkisinde, kelimelere farklı anlamlar vererek anlamaya çalışmayalım. Allah sorumlu olduğumuz MUHKEM ayetleri, çok açık şüphe duyulmayacak şekilde, nice örnekler vererek gönderdiğini açıkca söylüyorsa, kadının saçlarını örtmesinin emrini verseydi, bunuda dolaylı değil, MUHKEM BİR ŞEKİLDE AÇIKÇA KADIN SAÇLARINI ÖRTMELİDİR DERDİ. Kur'an'ın hiç bir ayetinde, Allah kadın saçlarını örtmelidir demiyorsa, lütfen inançlarımızı, geleneklerimizi dinleştirmeye çalışmayalım, hata ederiz. Hatta Allah'a ve elçisine iftira atanların safında oluruz. Ben Kur’an bütünlüğünde, hurafenin etkisinde kalmadan düşündüğümde araştırdığımda bu ayetten bunları anladım. Hatalarım varsa, Rabbim beni affetsin ve gerçekleri görmem içinde, gönül gözlerimi açmayı nasip etsin bana ve cümlemize inşallah. Sizlere düşen, yazdıklarımı rivayetler ışığında değerlendirmeden, Kur'an merkezli anlamaya çalışmak olmalıdır. HEPİMİZ BU DÜNYADA TEK BAŞIMIZA İMTİHANIMIZI YAŞIYORUZ. İMTİHANIMIZINDA KUR'AN'DAN OLDUĞUNU, LÜTFEN UNUTMAYALIM. Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK https://kuranadavet1.wordpress.com/ https://twitter.com/KURANA_DAVET http://www.hakyolkuran.com/ https://www.facebook.com/Kuranadavet1/ https://hakyolkuran1.blogspot.com/
  4. Dün

  5. Sabah tarihi yazdı! Azerbaycan şampiyonu Şampiyonlar Ligi'nde! Sabah, play-off turunda İsrail ekibi Hapoel Beer Sheva'yı eleyerek ilk kez Şampiyonlar Ligi'nde lig aşamasında kaldı.
  6. #UCL Play-off Turu Rövanş Maçı O. Lyon 26 Ağustos Çarşamba 22.00 21.00 OL Stadyumu
  7. Karar setinin 23 sayıya uzadığı maçta İsveç Hırvatistan'ı 3-2 yendi Isabella Haak Tam tamına 52 sayı attı
  8. Mutfağınızdan pratik çözümler: • Toksinler > Limon • İshal > Muz • Kabızlık > Zeytinyağı • Baş Dönmesi > Tuz • Uyku > Vişne • Mide Bulantısı > Zencefil • Kuru Saç > Hindistan Cevizi Yağı • Halsizlik/Kırgınlık > Kivi • Böcek Isırığı > Sirke • Kaşıntılı Döküntü > Yulaf Ezmesi • Kıymık > Karbonat • Şiş Gözler > Salatalık • Lif > Kuru Baklagiller • Hormonlar > Kıvırcık Nane • Ağrı > Acı Kırmızı Biber • Alerjiler > Bal • Şişlik > Zerdeçal • Mide Yanması > Karbonat • Öksürük > Soğan • Kulak Ağrısı > Sarımsak • Yorgunluk > Elma • Kan Şekeri > Tarçın • Kaygı > Buz • Şişkinlik > Nane • Mineraller > Yumurta • Kramplar > Hindistan Cevizi Suyu • Yanıklar > Aloe Vera • Migren > Badem
  9. 1. Diyabet - Gece geç saatte yemek yeme ve hareketsizlik. 2. Hipertansiyon - Aşırı tuz ve şeker tüketimi. 3. Migren - Öğün atlama. 4. Kalp Hastalığı - Fiziksel hareketsizlik ve fast food. 5. Gastrit - Çok hızlı yemek yeme ve abur cubur tüketimi. 6. Asit Reflüsü - Yemeklerden sonra hemen uzanma. 7. Anemi - Yemeklerle birlikte çay içme. 8. Bağırsak Sorunları - Yeterince su içmeme. 9. Astım - Tozlu ortamlarda bulunma. 10. Karaciğer Sorunları - İşlenmiş gıda ve içecek tüketimi. 11. D Vitamini Eksikliği - Kapalı alanlarda kalma. 12. Uykusuzluk - Gece geç saatlerde ekran kullanımı ve hiç güneş ışığı almama.
  10. Haber Bu Araştırmalar, İbuprofen Kullanan Milyonlarca Kişinin Ciddi Risk Altında Olabileceğini Gösteriyor Bir sonraki dozunuzu almadan önce, tehlike bölgesinde olmadığınızdan emin olun. Bu beş grup insan için ibuprofen, potansiyel faydalarından daha ağır basan ciddi sağlık riskleri oluşturmaktadır. Doğruluğunu Gemini sorduk işte cevabı Evet, başlık sansasyonel ve tık tuzağı (clickbait) tarzı bir ifade kullansa da altında yatan tıbbi mesaj doğrudur. Reçetesiz satılan ibuprofen, kısa süreli dozlar alan çoğu sağlıklı yetişkin için güvenli olsa da, steroid olmayan antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ'ler) belirli gruplar için iyi bilinen ciddi sağlık riskleri taşır. En Yüksek Risk Altındaki 5 Temel Grup Risk Grubu Temel Tehlike Tıbbi Mekanizma Kronik Böbrek Hastalığı Akut böbrek hasarı veya böbrek yetmezliği NSAİİ kullanımı renal prostaglandinleri engelleyerek böbreklere giden kan akışını doğrudan keser. Kalp Hastalığı ve Yüksek Tansiyon Kalp krizi, felç ve şiddetli sıvı tutulumu (ödem) NSAİİ'ler kan basıncını yükseltir ve damar sağlığını bozar (resmi FDA Siyah Kutu Uyarısı taşır). Gastrointestinal Ülser veya Kanama Ciddi mide ülseri ve iç kanama Koruyucu COX-1 enzimlerini engelleyerek mide ve yemek borusu iç çeperini inceltir. Hamilelik (20. Hafta ve Sonrası) Anne karnındaki bebekte kalp ve böbrek komplikasyonları Önemli bir fetal damarın (duktus arteriyozus) erken kapanmasına ve amniyotik sıvının azalmasına neden olabilir. Kan Sulandırıcı Kullananlar Kontrolsüz iç kanama Varfarin, Eliquis veya günlük aspirinin pıhtılaşma karşıtı etkilerini artırır. Güvenli Kullanım İçin Önemli Bilgiler Kısa Süreli Kullanım: Bu kronik rahatsızlıkları bulunmayan yetişkinler için, kısa sürelerle (ardışık 10 günden az) düşük dozlarda (günde 1.200 mg'a kadar) ibuprofen kullanımı oldukça düşük bir risk profiline sahiptir. Alternatifler: Yüksek risk gruplarından birinde yer alıyorsanız, hafif ila orta şiddetteki ağrılar için genellikle reçetesiz bir alternatif olarak asetaminofen (parasetamol) tercih edilir; çünkü kan pıhtılaşmasını, mide çeperini veya böbrek kan akışını aynı şekilde etkilemez.
  11. SON DAKİKA: Country müziği efsanesi ve kültürel bir ikon olan Dolly Parton hayatını kaybetti. Parton 80 yaşındaydı. Dolly Parton hayatını kaybetti Dünyaca sevilen bir şarkıcı, söz yazarı, hayırsever, oyuncu, oyun yazarı ve yazar olarak tanınan küresel bir ikon ve insani yardım savunucusu Dolly Parton, bugün Nashville, Tennessee'de huzur içinde hayata veda etti. Kendisi 80 yaşındaydı. Dolly; 59 yıllık hayat arkadaşı Carl Thomas Dean (1942–2025), annesi Avie Lee Caroline Owens (1923–2003) ve babası Robert Lee Parton Sr.'ın (1921–2000) ardından vefat etti. Tüm dünyanın görebileceği kadar parlak bir ışık saçan o ışıltılı yaşamıyla Dolly; yalnızca zamansız müziği ve üretken söz yazarlığıyla değil, aynı zamanda hepimize kendimizi bir ailedenmişiz gibi hissettiren zekası, sıcaklığı ve nezaketiyle de sonsuza dek bir ilham kaynağı olarak kalacaktır. Dolly Parton'ın mirası; sevgi, şefkat ve dayanıklılık üzerine kuruludur. Yetmiş yıla yayılan kariyeri boyunca, müziği ve dünyayı daha iyi bir yer haline getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığıyla pek çok sanatçı nesline ve hayranına ilham vermiştir. Şarkıları her yaştan insana hitap etmeye devam edecek ve hayırseverlik çalışmaları kalıcı bir etki bırakacaktır. Dolly'nin vasiyeti üzerine, yalnızca birinci derece aile üyelerinin katılımıyla küçük ve özel bir tören düzenlenecektir. Dünyanın dört bir yanındaki hayranları ve dostları; @DollyParton hesabını etiketleyerek veya dollyparton.com adresine mesaj bırakarak sosyal medya üzerinden Dolly'yi anmaya davet edilmektedir. Aile, çiçek gönderilmesi yerine Dolly Parton’ın Imagination Library (Hayal Gücü Kütüphanesi)
  12. Kanser bir kılık değiştirir. Biz ise o kılığı söküp attık. Tümörler, bağışıklık sisteminizden saklanmak için kendilerini şeker molekülleriyle kaplar. Stanford araştırmacıları, bu kalkanı ortadan kaldırmanın bir yolunu buldu. Açığa çıkmış. Savunmasız. Kendi vücudunuz tarafından yok edilmeye hazır. Kaynak: Stanford Medicine / Nature
  13. Yeni Keşif! Karahan Tepe'de, bir yapının içinde muhafaza edilmiş halde, bir leopar sırtında gururla oturan insan figürlü bir heykel bulundu. Kamu binaları. Konutlar. Steller. Çok sayıda insan ve hayvan heykeli. Bu alan, söz konusu kadim insanların, niteliğini henüz tam olarak kavramaya başladığımız bir mimari ve sanatsal anlayışa sahip olduklarını gözler önüne sermeye devam ediyor.
  14. U17 Erkek Milli Takımımız, U17 Dünya Şampiyonası'na Veda Etti U17 Erkek Milli Takımımız, Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen FIVB U17 Dünya Şampiyonası'na veda etti. 17 Yaş Altı Erkek Milli Takımımız, 2026 FIVB U17 Dünya Şampiyonası son 16 turunda Polonya’ya 3-2 (25-22, 27-25, 20-25, 22-25, 15-9) mağlup olarak şampiyonaya veda etti.
  15. Habere göre NBA ve FIBA'nın İstanbul'da düzenleyeceği Basketball Without Borders Kampı'na Türkiye'den 5 genç davet aldı. ▫️ Darius Karutasu ▫️ Beşir Briant ▫️ Ömer Şık ▫️ Demir Öztürk ▫️ Rüzgar Öpçün Kampta NBA'den Kenny Atkinson, Khris Middleton, Brook Lopez, Jalen Suggs gibi isimler de görev alacak.
  16. SON 16 TURUNDAYIZ! Filenin Sultanları 3. maçta 3'te 3'e çıkarken CEV Trendyol 2026 Bayanlar Avrupa Voleybol Şampiyonası'nda son 16 turunu garantiledi!
  17. Günlük Diyetinize Dahil Etmeniz Gereken En İyi 20 Yüksek Proteinli Besin 100 g başına protein miktarı 1. Soya Fasulyesi - 43,3 g 2. Tavuk Göğsü - 31,0 g 3. Kabak Çekirdeği - 30,2 g 4. Hindi Göğsü - 29,2 g 5. Ton Balığı - 29,1 g 6. Domuz Bonfile - 26,0 g 7. Yer Fıstığı - 25,8 g 8. Somon - 25,0 g 9. Badem - 21,2 g 10. Yulaf - 16,9 g 11. Chia Tohumu - 16,5 g 12. Yumurta - 12,6 g 13. Süzme Peynir - 12,4 g 14. Edamame - 11,9 g 15. Yoğurt - 10,2 g 16. Mercimek - 9,0 g g 17. Nohut - 8,9 g 18. Tofu - 8,1 g 19. Ispanak - 2,9 g 20. Brokoli - 2,8 g Kaynak: USDA FoodData Central
  18. Haber SON DAKİKA: TAM BİR USTALIK DERSİ! Dr. Abdul El-Sayed, Fox News'a konuk oldu ve birbiri ardına gelen hassas konularda Jesse Watters'ı adeta bozguna uğrattı; hatta o aşırı sağcı tetikçiyi, önde gelen Cumhuriyetçilerle dalga geçecek noktaya bile getirdi. Aslanın inine girdi ve oradan sırtında yepyeni bir kürk mantoyla çıktı... Watters, İran konusunda El-Sayed'e, "Onlara Hava Kuvvetlerini ve Donanmalarını geri mi verirdin?" diye sordu. El-Sayed, "Hayır, barış içinde olduğumuz ve nükleer faaliyetleri gerçekten kontrol altında tutabildiğimiz o döneme geri dönerdim," dedi. "Bak Jesse, tarihe dair seçici bir hafızaya sahip olmanı anlıyorum; ama elimizde üzerinde iyi çalışılmış bir JCPOA (İran Nükleer Anlaşması) vardı. Bu anlaşma, neredeyse altı ay süren bir savaş sürecinin ardından şu an elimizde olandan çok daha güvenli bir şekilde nükleer silahların yayılmasını önlüyordu." Bu, tam on ikiden vurulmuş bir tespit. Obama'nın İran anlaşması sapasağlamdı ve İran'ın nükleer silah edinmesini garanti altına alıyordu. Trump, ilk Siyahi Başkanımızla ilgili her şeyden nefret ettiği için bu anlaşmayı yırtıp attı; Cumhuriyetçiler de bunu yaparken onu alkışladılar. Şimdi ise, kendi istihbarat teşkilatlarımızın böyle bir silah peşinde olmadıklarını tespit etmesine rağmen, İran'ın nükleer programını sözde yok etmek uğruna girişilen başarısız bir savaşın içine sürüklenmiş durumdayız. Obama benzeri görülmemiş bir zafer kazanmak için diplomasiyi kullandı. Trump ise askeri güce başvurdu ve sonuç tarihi bir hezimet oldu. Watters, Beyaz Saray'ın çocukça argümanlarından birini öne sürerek, "Evet, nükleer programın bir moloz yığınının altına gömülmüş olması, ona erişemeyecek olmaları hoşuma gidiyor; ama bu benim şahsi fikrim," dedi. "Sanırım bir yolunu buluruz. Şu bahsettiğin konuyla ilgili olarak..." El-Sayed, konuyu başka yöne çekmesine izin vermeyerek, "Hemen orada sözünü keseyim," dedi. Watters, "Tabii. Buyur," dedi. El-Sayed, "Matematikte iyi olmadığını anlıyorum. Bunu anlıyorum, hakkını teslim edeyim," dedi. "Ama bilim... bilimden bahsetmemiz lazım, tamam mı? Nükleer malzemenin, onu bir moloz yığınının altına gömdün diye öylece yok olup gitmeyeceğini anlıyorsun, değil mi? Geri dönüp onu oradan çıkarabileceklerini de anlıyorsun, öyle değil mi?" "Evet, durumu Uzay Kuvvetleri (Space Force) kanadından takip ediyoruz," dedi Watters. "Yani o zamana kıyasla daha güvende falan değiliz," diye üsteledi El-Sayed. "Pekala, konuyu değiştirelim," dedi Watters, savunduğu görüşü destekleyemeyince. Ardından El-Sayed'e, Cumhuriyetçilerin Şeriat hukukuna yönelik saldırılarının beyaz üstünlükçülüğünün bir uzantısı olduğu yönündeki iddiasını sordu. El-Sayed onu yine susturdu. "Yani Şeriat hukukundan kurtulmak beyaz üstünlükçülüğü mü demek? Bunu biraz açıklayabilir misin?" dedi Watters. "Kilise hukukunun (canon law) ne olduğunu biliyor musun, Jesse? Hristiyan olduğunu varsayıyorum, değil mi?" dedi El-Sayed. "Evet, anlat bakalım," dedi Watters; kilise hukukunun ne olduğu hakkında hiçbir fikri olmadığı belliydi. "Pekala, kilise hukuku Hristiyan hukukuna verilen isimdir," diye açıkladı El-Sayed. "İnancını dilediğin gibi yaşama hakkına asla itiraz etmem. Benim de inancımı dilediğim gibi yaşayabilmem fikrinin neden sorun teşkil ettiğini anlamıyorum. Kimse Şeriat hukukunu başkalarına dayatmaya çalışmıyor. Tıpkı —umarım— kimsenin kilise hukukunu başkalarına dayatmaya çalışmadığı gibi; çünkü dini özgürlüğe sahip olmanız gereken bir Amerika'da yaşıyoruz." "Yani, Amerikan toplumunda Müslümanların oranı %1'den bile azken, Tommy Tuberville gibi —ki kendisi futbol koçluğunda bile pek başarılı sayılmazdı— birinin çıkıp Şeriat hukukunu yasaklamaya çalışması..." dedi El-Sayed; bu sözler, Watters'ın o cahil MAGA senatörüyle alay edercesine gülmesine neden oldu. "...sanki Müslümanlar Şeriat hukukunu dayatmaya çalışıyormuş gibi bir tavır takınması; bana kalırsa bu, sırf farklı oldukları için Müslüman topluluğunu kasten hedef almaktır." "Benim söylediğim tek şey, insanların inançlarını yaşamasıyla ilgili bir sorunum olmadığı," dedi El-Sayed. "Aslına bakarsanız, birinin bana kendi inancını dayatmasını asla istemem; ben de kendi inancımı başkasına dayatmak istemem." "Güzel, çünkü kimse senin dininden vazgeçmeni istemiyor. Kimse bunu istemiyor," dedi Watters; oysa kendisi, İslam'ı tamamen ortadan kaldırmak isteyen bir siyasi partinin mensubuydu. El-Sayed, "Ancak insanlar henüz gerçekleşmeyen bir şeyi yasaklamak için önceden harekete geçip yasalar çıkarmaya başladıklarında, aslında yaptıkları şey sırf farklı oldukları için çok küçük bir topluluğu hedef almaktır; olay tam olarak böyle işliyor. Bakın, şunu açıkça söyleyeyim: Başkan ve Başkan Yardımcısı'nın, sırf inancım nedeniyle beni hedef almak istediklerine dair istatistiksel kanıtlar mevcut," dedi. Bu noktada durup El-Sayed'i takdir etmemiz gerekiyor. Bu adam, ülkedeki en İslamofobik yayın kuruluşu olan Fox News'a çıktı ve Müslüman inancını gururla savundu. Bu, büyük bir cesaret ister. Üstelik bununla da sınırlı kalmadı... Bir noktada El-Sayed, Michigan Senatosu yarışındaki MAGA destekçisi rakibini "beta" olarak nitelendirdi; bu da Watters'ın yeniden gülmesine neden oldu. Bu adam o kadar etkileyici ve sempatik ki, Jesse Watters gibi bir Fox News tetikçisi bile onun cazibesine kapılmaktan kendini alamıyor. Beklendiği üzere Watters, sonunda konuyu transseksüel sporcular meselesine getirmeye çalıştı. Bunu yaptığında ise El-Sayed, bu kötü niyetli argümana karşı şimdiye kadar gördüğümüz en iyi yanıtlardan birini verdi. "Yine söylüyorum Jesse; insanların... ile ilgili meseleler hakkında bana tek bir soru bile sormadın." "...aslında önemsediği şeyler," dedi El-Sayed. "Benzin fiyatları hakkında konuşmak istemiyorsunuz." "Market fiyatları hakkında konuşmak istemiyorsunuz." "Sağlık hizmetleri hakkında konuşmak istemiyorsunuz." "Michigan ekonomisini mahvetmek üzere olan o aptalca ticaret savaşı hakkında konuşmak istemiyorsunuz." "Ordumuzu mahveden o gerçek savaş hakkında konuşmak istemiyorsunuz." "Bu konuların hiçbiri hakkında konuşmak istemiyor gibisiniz. Sürekli o 'kültür savaşı' meselesini gündeme getirmek istiyorsunuz; oysa bir kültür savaşı yürütmek için burada olmadığımı biliyorsunuz," diye ekledi. Watters kekeleyerek bir şeyler geveledi ve röportajın kendisine ait olduğunu, dolayısıyla soruları seçme hakkının da kendisinde bulunduğunu söyleyerek sızlandı. Ardından trans sporcularla ilgili bir soru sordu. El-Sayed bu tuzağa düşmeyi reddetti. "ABD Senatosu'na adaylığımı koyuyorum; Michigan'ın bir sonraki senatörü olarak önceliğim, siyasetten parayı arındırmak, halkın cebine para girmesini sağlamak ve 'Herkes için Medicare' (Medicare for All) yasasını geçirmek," dedi El-Sayed. Watters konuyu kapatmaya yanaşmadı ve ısrarla sporla ilgili, dikkat çekici bir demeç almaya çalıştı. "Sonuçta, kimin hangi sporu yapacağına dair kararı, sporu yönetenler vermelidir. Ben ABD Senatosu'na aday oluyorum!" dedi El-Sayed. "Jesse, bu tam bir çılgınlık; ben burada sağlık krizi ve büyük ilaç şirketleriyle (Big Pharma) mücadele etmeye çalışırken, sen bana kimin hangi sporu yapacağını mı soruyorsun?" "Bilmiyorum. Son zamanlarda haberleri takip ediyorsan, bu epey önemli bir mesele, Abdul," dedi çaresiz bir haldeki Watters. Röportajın sonlarına doğru Watters, El-Sayed'i "saf" olmakla suçladı ve bazı Demokrat politikaların "tuhaf" olduğunu söyledi. El-Sayed yine mükemmel bir yanıt verdi. "Peki, asıl ne tuhaf biliyor musun?" El-Sayed, "Size bir şey söyleyebilir miyim; bana ne hakkında soru sormadığınızı biliyor musunuz?" dedi. "Elimizde, bizi sürüklediği savaştan ya da geçim sıkıntısı krizinden çok, aslında hiç inşa edilmemesi gereken bir balo salonunun perdelerini önemseyen bir ABD Başkanı var." "Bu bana biraz tuhaf geliyor. Eğer Michiganlıların neler hissettiği üzerine ciddi bir sohbet etmek istersek, programa tekrar katılıp siyasetten parayı arındırmak, cebinize para girmesini sağlamak ve 'Herkes için Medicare' (Medicare for All) yasasını geçirmek hakkında konuşmayı çok isterim; çünkü size şunu söyleyeyim, bunların hiçbiri tuhaf şeyler değil ve Michiganlıların istediği de tam olarak bunlar." Watters, "Bunu tekrar yapacağız, Abdul," dedi. El-Sayed, "Güzel bir sohbetti. Çok teşekkür ederim," dedi. İşte bu iş böyle yapılır, hanımlar beyler. Dr. Abdul El-Sayed'den müthiş bir senatör olacak.
  19. Mamdani her yerde Maxime: Buraya nasıl geldiğimi bilmek ister misiniz? Yaklaşık iki ay önce, Belediye Başkanı Mamdani'den McKinley Parkı'ndaki oyun alanının açılmasına yardımcı olmasını isteyen bir video kaydettim. Alan neredeyse iki yıldır kapalıydı. Birkaç hafta sonra park nihayet açıldı. Teşekkürler, Belediye Başkanı Mamdani.
  20. Geçen Hafta

  21. Bugün bu haber yayınlandı Brian Krassenstein AMAN TANRIM! Muhafazakar bir Washington Examiner muhabiri, Adalet Bakanlığı'nın gözden kaçırdığı veya gizlediği Trump/Epstein FBI dosyalarının 37 sayfasını ortaya çıkardığını söylüyor. Belgeler, bir kadının Trump ve Epstein tarafından 2 yıl boyunca cinsel istismara uğradığı iddialarını ayrıntılarıyla anlatıyor, sansürsüz adını ve potansiyel tanıklarını içeriyor ve iddialara göre FBI müfettişlerinin, Adalet Bakanlığı kayıtları "mükerrer" olarak etiketleyip sansürlemeden önce iddiaları güvenilir bulduğunu gösteriyor. Doğruluğunu Gemini sorduk Paylaşımdaki temel iddialar, FBI dosyalarının varlığı ve sızdırılması açısından büyük ölçüde doğrudur; ancak paylaşım olayın nasıl ortaya çıktığını hafifçe yanlış aktarmaktadır. Söz konusu belgeler, 2019 yılında 'Jane Doe 4' olarak adlandırılan bir kadınla yapılan dört ayrı FBI görüşmesinde tutulan 37 sayfalık el yazısı notlardan oluşmaktadır. Kadın, 1980'lerde henüz reşit değilken Jeffrey Epstein ve Donald Trump tarafından cinsel istismara uğradığını iddia etmiştir. ABD Adalet Bakanlığı (DOJ), bu el yazısı notları kamuya açık belgelerden çıkararak 'mükerrer' olarak etiketlemiştir. Washington Examiner muhabiri Kaelan Deese, gizli dosyaları bulduğunu duyurmak yerine 22 sayfayı Scribd platformuna yüklemiş, belgeler kurbanın ve tanıkların kimliklerini açıkta bırakmıştır. Belgeler bağımsız araştırmacılar tarafından fark edildikten sonra platformdan kaldırılmıştır.
  22. Filenin Sultanları Macaristan maçında 3-0'lık galibiyetle ayrılıyor! Evimizde üç maçta üç galibiyet!
  23. Maç önü Kaptan Eda Erdem - Magdalena Stysiak
  24. Tarık Biberovic ve Onuralp Bitim, Macaristan maçı için Sinan Erdem’de
  25. Michael Jordan 1987 yılında 3.000 sayı kaydetti; aradan geçen yaklaşık 40 yıla rağmen hiçbir oyuncu bir sezonda bu sayıya ulaşamadı. Bu rekora en çok yaklaşanlar şunlar oldu: Michael Jordan 1988: 2.868 sayı Kobe Bryant 2006: 2.832 sayı James Harden 2019: 2.818 sayı Bir oyuncunun Jordan'ın bu rekorunu kırabilmesi için, bir sezondaki 82 maçın tamamında oynaması ve maç başına ortalama 37,2 sayı kaydetmesi gerekir. Jordan, o 1987 sezonunda maç başına şu ortalamaları yakalamıştı: 37 sayı, 5 ribaund, 4 asist, 3 top çalma ve 1 blok.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.