Bütün Eylemler
Bugün
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
U17 Kız Milli Takımımız Çekya'yı 3-0 Mağlup Etti 17 Yaş Altı Kız Milli Takımımız, Şili'nin başkenti Santiago'da düzenlenen 2026 FIVB U17 Kızlar Dünya Şampiyonası'ndaki dördüncü maçta Çekya'yı 3-0 (25-16, 25-20, 25-17) mağlup etti. Dünya Şampiyonası'ndaki üçüncü galibiyet alan U17 Kız Milli Takımımız, gruptaki beşinci ve son maçta 12 Ağustos Çarşamba günü TSİ 03.00'de Şili ile karşılaşacak. Şampiyonadaki tüm karşılaşmalar, Voleybol Dünyası YouTube kanalından canlı olarak yayınlanacak.
-
En Son Erkekler Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
U17 Erkek Milli Takımımız Balkan İkincisi U17 Erkek Milli Takımımız, Arnavutluk'un başkenti Tiran'da düzenlenen Balkan Şampiyonası'nda gümüş madalyanın sahibi oldu. Millilerimiz, final mücadelesinde Bulgaristan'a 3-2 (25-22, 22-25, 25-18, 14-25, 15-7) mağlup oldu ve Balkan ikincisi oldu.
-
İran İsrail ve ABD Savaşı / Sorunu - Bütün Detaylarıyla Buraya...
Irak, Türkiye ve Suriye'ye petrol taşıyacak 2 yeni hat için anlaşmalar imzalıyor. Basra Körfezi'nde sadece Irak petrolü Türkiye sayesinde sorunsuz biçimde dünya piyasalarına ulaşabiliyor. Irak, iki yeni ham petrol boru hattı rotasını duyurdu. Basra-Haditha-Fishkhabur ve Haditha-Baniyas. Her ikisi de Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı tamamen bypass ederek, bunun yerine ham petrolü karayoluyla Türkiye ve Suriye'nin Akdeniz kıyılarına taşıyor. Bu, 17 Temmuz'da imzalanan ve ABD destekli bir Mutabakat Zaptı'nı takip ediyor. Bu anlaşma Kerkük-Baniyas boru hattını canlandırmayı amaçlıyor ve Irak ham petrolüne Suriye üzerinden Akdeniz'e bir yol sağlıyor. CVX, UCC ve TI Capital ile birlikte inşa-et-devret-yap işlet modelinde görüşmeler yapan üç ortaktan biridir. Türkiye'ye gidecek ham petrolün ayrıca rafine edilmesi de isteniyor. Irak, Türkiye'den rafine edilmiş dizel-benzin istiyor. Kaynak: BB
-
En Son Ev, Bahçe ve Şehir Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Adam gerçeği yazmış Bunu kaç kez görürsem göreyim, anlamıyorum.
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Wolf: Eğer Mamdani ilaç gibi ürünlere fiyat kontrolleri getirseydi, çiftlikleri kurtarsaydı, özel şirketlerden hisse alsaydı, enerji şirketlerinin çok fazla para kazandığını söyleseydi, kredi kartı limitleri önerseydi; siz de izleyicileriniz de küplere binerdiniz. Başkan Trump tam da bunları yapıyor. Kendisinin bugün ülkedeki en güçlü sosyalist olduğunu bile iddia edebilirsiniz.
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Aşağıdaki haberi bugün gördüm ve doğruluğu araştırdım ve haberin altına ekledim: Evet, bu açıklama genel olarak doğrudur. Bu ifade, aktör Harrison Ford'un The Guardian gazetesine verdiği bir röportajda Donald Trump'ın çevre ve iklim politikalarına yönelik yaptığı gerçek açıklamaların biraz kısaltılmış ve uyarlanmış bir versiyonudur. Aynen Alıntılar ve Bağlam: Harrison Ford, The Guardian'a küresel iklim politikası ve çevresel düzenlemelerin geri çekilmesi hakkında konuşurken Trump'ın liderliğini şu sözlerle eleştirmişti: Politikalar ve anlık istekler üzerine: Çevre bozulurken para kazanma üzerine: Tarihteki yeri üzerine: Sosyal medyadaki paylaşımlarda bazı kelimeler ufak farklılıklar gösterse de (örneğin "perfidy" kelimesinin "ihanet" olarak çevrilmesi gibi), alıntının özü Ford'un yayımlanan demeçlerini doğrudan yansıtmaktadır.
-
Allah’ın Ayetlerini, Kur'an’ı İnkâr Ettiğimizin Farkında Bile Değiliz.
Bizler farkında olmadan, Allah'ın ayetlerini inkâr ettiğimizin farkında bile değiliz. Belki çok ağır bir itham ama ne yazık ki acı gerçekler bunu gösteriyor. Allah Zuhruf suresi 44. ayetinde ne diyordu hatırlayalım. “ŞÜPHESİZ BU KUR’AN, SANA VE KAVMİNE BİR ÖĞÜT VE BİR ŞEREFTİR, ONDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ.” Sizlere sormak isterim, Allah bizleri yalnız Kur’an'dan hesaba çekeceğine hatta yalnız Kur'an'ın ipine sarılın onun sınırlarını sakın aşmayın diye hükmediyorsa, sizce HAŞA bu sözünden dönüp, Kur’an'da tek kelime bile bahsedilmeyen konulardan da hesap sorar mı? Sormak isterim, Allah'ın bu benzeri onlarca ayetlerine iman etmeyen var mı aramızda? Yok diyor da sözüme ama diyerek başlıyor ve atalarımızın mezhep inançalrını yaşayailmek için kendimize bahaneler buluyorsak, lütfen inancımızı gözden geçirelim. BU İŞİN AMASI YOK. Ne yazık ki Allah'ın bunca açık ayetlerini görmezden gelip, yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz, Resulün rivayet hadisleri ve mezhep fıkıh inancımız olmasaydı, Kur’an kapalı kalır anlaşılamazdı diyorsak, bizler Allah'ın dinine değil, kendi yarattığımız bir dine inanıyoruz demektir. Allah birçok ayetinde, Elçisine verdiği görev ve sorumluluğu açıklıyor ve bakın ne diyor hatırlayalım. “RESULE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR. “(Ankebut 18) “BİZ RESULLERİ, SADECE MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILAR OLARAK GÖNDERİRİZ.” (Kehf 56) “SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR.” (Rad 40) “BEN SADECE BANA VAHYEDİLENE UYARIM. BEN SADECE APAÇIK BİR UYARICIYIM.”(Ahkaf 9 ) Peki, bizler bu ayetleri gördüğümüz halde ne diyoruz? İman ettik kabul ettik dedikten sonra, hayatımıza geçiriyor muyuz? Elbette hayır. NE YANİ PEYGAMBERİMİZ POSTACI, KARGOCUMUYDU, ONA DA ALLAH, KUR’AN IN MİSLİ KADAR DİNDE HÜKÜMLER KOYMA YETKİSİ VERMİŞTİR, DEMİYOR MUYUZ? Allah hükmüme hiç kimseyi ortak etmem dediği halde, bu yanlışı nasıl yapıyoruz? Tüm bunları söylediğimiz andan itibaren, yazdığım bu ayetlerini göz göre göre tersini söyleyerek, ayetleri inkâr ettiğimizin, ne yazık ki farkında bile olamıyoruz. Çünkü Kur’an ile bağımızı kestiler, bunun farkında bile değiliz. Yaptığımız yanlışlarımızı şöyle bir gözden geçirip, nasıl hatalar yaptığımıza bakalım. Kur'an ayetlerini farkında olmadan inkâr etmek, genellikle dille kabul edilen inançların pratik hayatta tamamen yok sayılması, hatta tam tersini yapması ayetlerin çarpıtılması veya kültürel geleneklerin vahyin önüne konulmasıyla gerçekleşiyor. İslam âlimleri ve düşünürleri, bireyi farkında olmadan bu duruma düşürebilecek temel hataları özetlemek gerekirse; BİR AYETİN HÜKMÜNÜ DİL İLE KABUL EDİP, HAYATI O AYET HİÇ YOKMUŞ GİBİ YAŞAMAK EN YAYGIN HATADIR. Buda pratikte ameli, inancımızı yok saymaktır. Örneğin Kur’an’ın apaçık hükümleri varken, rivayetleri ayetlerin önüne getirmek gibi. Kur’an şefaat tümden Allah’a aittir, hiçbir şefaatin olmadığı O günden sakın dediği halde Resullerin, din ulaması veli âlim dedikleri kişilerinde, şefaatçi olduğuna inanmak gibi. KUR’AN'IN BİR KISMINA İNANIP, BİR KISMINI ATALARININ İNANCINI YAŞAYABİLMEK İÇİN GÖRMEZDEN GELMEK, KUR’AN VE İMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ BOZAR, YOLDAN SAPMAMIZA NEDEN OLUR. Kişinin kendi çıkarlarına, siyasi görüşüne veya yaşam tarzına uyan ayetleri öne çıkarıp, kendisini zorlayan ayetleri yok sayması gibi. Ayetleri, modern dünyaya veya kişisel arzulara uydurmak için, ASIL MANASINDAN KOPARMAKTA BİZLERİ KUR’AN YOLUNDAN UZAKLAŞTIRIR. NET VE APAÇIK OLAN HÜKÜMLERİ (MUHKEM AYETLERİ), SIRF KİŞİSEL İNANCIMIZI BOZMAMAK ADINA AŞIRI ZORLAMA YORUMLARLA ETKİSİZLEŞTİRMEK, GİZLİ BİR İNKÂRDIR. Atalardan kalan kültürel alışkanlıkları yaşayabilmek adına, doğruluğunu sorgulamadan batıl rivayet inançları Kur'an’ın açık hükümlerinden üstün tutarak yaşamaya çalışmak, Allah’ın ayetlerinden sapmaktır. "BİZ ATALARIMIZDAN, BÜYÜKLERİMİZDEN BÖYLE GÖRDÜK" DİYEREK AYETİN AÇIK EMRİNE DİRENMEK, KURAN'DA SIKLIKLA ELEŞTİRİLEN BİR İNKÂRCI REFLEKSİDİR. Kur'an’ı bir hayat rehberi olarak değil, sadece mezarlıklarda veya belirli gecelerde kutsal bir melodi olarak anlamını bilmeden okumak, gerçeklerle yüzleşmekten kaçmaktır. Ayetlerin anlamı üzerine düşünmemek ve Kur’an’ın hayatımızı inşa etmesine izin vermemek, Kur’an’ın indiriliş amacını fiilen inkâr etmek demektir. Kur’an'ın tamamı cahiliye toplumuna indirilmiştir ve onların yaptığı yanlışları bizlere örnek vererek, bizlerinde aynı yanlışları yapmamamız için bizleri de uyarıyor. Örneğin kitap Ehli, Allah'ın Resulünü ve Kur’an'ı kabullenmekte zorlandıkları içi şunları söylüyorlardı. Sana ve getirdiğin Kur’an'a inanırız ama bizim atalarımızdan bizlere intikal eden inançlarımızda var, onları bırakamayız yaşarız dediklerin de, Allah'ın kitap Ehline yaptığı uyarıların, ne yazık ki günümüzde bizleri ilgilendirmediğini, bu ayetler müşriklere, kitap ehline inmiştir dediklerini duyuyoruz ve üstümüze hiç alınmadığımız gibi, bu yanlışlardan ders de almıyoruz. Ayetleri hatırlayalım. "KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BİR KİTABI, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMİYOR MU?" (Ankebut 51) "O HALDE KUR'ÂN'DAN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR?" (Araf 185) "ALLAH'TAN VE O'NUN AYETLERİNDEN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR?" (casiye 6) "KİMDİR SÖZÜ ALLAH’IN KİNDEN DAHA DOĞRU OLAN?" (Nisa 87) Ne yazık ki bu ayetlerin günümüzde bizlere değil müşriklere, kitap ehline hitap ettiğini, bizleri bağlamadığını söyleyenler var. Buna inanan bir Müslüman, neredeyse Kur’an'ın tamamına iman etmiyor demektir. Çünkü Kur’an'ın tamamı, zaten onlara hitaben indirilmiş ve verilen örnekler ve kıssadan hisselerle gelecek nesil tüm iman edenlere örnek olması amaç edinilmiştir. Allah ayetlerinde, karşınızda okunup duran kitap, yani Kur’an sizlere yetmiyor mu, Kur’an'dan sonra hangi söze inanacaksınız, kimdir sözü Allah'ın kinden daha doğru olan dediği halde, günümüzde bu ayetleri kendilerine muhatap almayanların verdiği cevaplar düşündürücüdür. Günümüz de de aynı yanlış devam ediyor ve yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz, Kur’an'da her bilgi yoktur, atalarımızdan intikal eden bilgiler, rivayetler ve fıkıh olmasaydı din yaşanmazdı demiyorlar mı? İşte bu sözlerle Allah'ın ayetlerini inkâr ettiklerinin, ne yazık ki farkında bile değiller. Yaptığımız yanlışlara verecek çok örnekler var. Öyle büyük hatalar yapıyoruz ki, Allah'ın ayetleri yani Kur’an inancımıza hükmetmesi gerekirken, imanımıza doğruluğundan emin olamayacağımız, Kur’an'ın bahsetmediği ve onaylamadığı beşeri fıkıh ve rivayetler hükmediyor. İSLAM DİNİNDE DELİL, KANIT KUR’AN OLMAKTAN ÇIKMIŞ, ONUN YERİNİ RİVAYET VE BEŞERİ HÜKÜMLER FIKIH ALMIŞ. AÇIKÇA ALLAH NE EMREDİYORSA, BİZLER DİN DİYE TERSİNİ YAŞIYORUZ. BÖYLE OLUCA DA SONUÇ ORTADA. Bölünmüş birbirine düşman, yoksulluk huzursuzluk ve savaşın kol gezdiği Müslüman toplumlar. Dilerim İslam toplumları olarak, Kur’an gerçeklerinin farkında olan, batıl ve hurafeden uzak, Allah'ın ipi Kur’an'a sarılan, Allah'ın halis kullarından oluruz. Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
The Washington Post: Trump, İran tehdidi nedeniyle Türkiye'den gizlice ayrıldı The Washington Post'un Pazartesi günü bildirdiğine göre, ABD Başkanı Donald Trump geçen ay Beyaz Saray'ın Air Force One uçağıyla seyahat ettiğini duyurduğu sırada Türkiye'den gizli bir askeri uçuşla ayrıldı; bu olağanüstü hamle, İran kaynaklı bir suikast tehdidi nedeniyle gerçekleştirildi. Trump, NATO zirvesi için Katar tarafından bağışlanan ve yakın zamanda yenilenmiş olan jetiyle Ankara'ya gitmişti ancak ülkeden ayrılırken beklenmedik bir şekilde daha eski bir Air Force One uçağını kullandı; bu durum, yeni uçağın güvenliğine dair soru işaretleri yarattı. Hızlı bir şekilde yapılan iyileştirmeleri maliyet ve güvenlik açısından tartışmalara yol açan yeni uçağın ilk uluslararası seyahati olan bu NATO gezisi, Türkiye ile sınırı bulunan İran'la gerilimin tırmandığı bir dönemde gerçekleşti. Trump, Ankara'dan ayrılmadan önce Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, İngiltere'deki RAF Mildenhall üssüne giderken "eski günlerin hatırına" daha eski, açık mavi renkli bir Air Force One uçağını kullanacağını; yeni uçağın ise aynı üsse uğrayarak orada görevli ABD askerlerinin uçağı gezmesine olanak tanıyacağını belirtti. The Washington Post'un, operasyon hakkında bilgi sahibi bir ABD'li yetkiliye ve incelediği doğrulayıcı belgelere dayandırdığı haberine göre; Trump Ankara'da kameralar önünde eski Air Force One uçağına bindikten sonra, bir havaalanı ikram aracıyla gizlice daha küçük bir uçağa, yani bir Hava Kuvvetleri C-32A'sına nakledildi. Gazete, bu yanıltma operasyonunun Trump'a yönelik ciddi bir tehdit nedeniyle başlatıldığını bildirdi. Benzer bir operasyon 2000 yılında da gerçekleşmiş; Başkan Bill Clinton, resmi Air Force One uçağını bir yem olarak gönderirken Pakistan'a uçmak için işareti bulunmayan özel bir jet kullanmıştı. Bu olayda da, fiilen yem olarak kullanılan eski Air Force One uçağında Trump ile birlikte seyahat ettiklerini sanan gazetecilere, basın kabinindeki pencere perdelerini kapalı tutmaları söylendi. The Washington Post, gazetecilerin yanı sıra bazı Beyaz Saray personelinin de başkanın uçakta olduğuna inandığını belirtti. Daha sonra gazetecilerin uçuş sırasında neden perdeleri kapalı tutmak zorunda kaldıklarını sorması üzerine Trump, bunun sebebinin "muhtemelen tehlikeli bir uçuş" yapmaları olduğunu söyledi ve ekledi: "Ama ben gidersem, siz de gidersiniz. Öyle değil mi?" Trump'ı taşıyan C-32A uçağı İngiltere'ye uçtu ve yerel saatle 22.20 civarında oraya vardı. The Post'un haberine göre, eski Air Force One uçağı ve basın mensupları dakikalar sonra alana ulaştı. Gazete, Trump'ın C-32A uçağından eski Air Force One'a nasıl aktarıldığının netlik kazanmadığını belirtti. Trump'a eşlik eden basın heyeti, kendisinin yerel saatle 22.56'da eski Air Force One'ın merdivenlerinden indiğini bildirdi. Basına "barış işareti" yapan Trump, konuşmak için onların yanına gitmedi. Ardından, Katar tarafından hibe edilen yeni uçağa doğru ilerlemeden önce bir süre askeri personelle selamlaştı. Üçüncü bir uçakla gerçekleştirilen gizli uçuşun ortaya çıkması üzerine görüşü sorulan Beyaz Saray, İletişim Direktörü Steve Cheung aracılığıyla bir açıklama yaptı. Açıklamada, Katar'ın hibe ettiği jetin, başkanın ve ekibinin güvenliğini sağlamaya yönelik üst düzey güvenlik protokolleriyle donatıldığı belirtildi. Cheung, "Başkan'ın yakın zamanda ifade ettiği gibi, Amerika'nın onu hedef alan pek çok düşmanı var ve bu tehditlerle başa çıkmak için elimizdeki tüm imkanları kullanıyoruz," dedi. Bu, The Post'a iletilen açıklamayla aynıydı. Pentagon, görüş talebine hemen yanıt vermedi. Kaynak: R
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Trump için baş ağrısı yaratacak o fotoğraf Bir zamanlar Donald Trump’ın en sadık destekçileriydiler. Yaklaşık 14 milyon takipçisi olan bir podcast yayıncısı, Cumhuriyetçilerin kalesi sayılan bölgelerden seçilmiş iki Temsilciler Meclisi üyesi ve ordu camiasında iyi tanınan, saygı duyulan bir özel kuvvetler gazisi. Şimdiyse ABD başkanına sırt çevirdiler ve bir zamanlar yücelttikleri isme karşı aktif bir şekilde çalışacak yeni bir "hareket" oluşturmak üzere bir araya geldiler. 1 Ağustos'ta Marjorie Taylor Greene, eşi Brian Glenn, Tucker Carlson, Thomas Massie ve Joe Kent; Carlson'ın Maine eyaletinin Woodstock kentindeki av evinde buluştular. Paylaşılan bir X iletisinde, "Artık dış savaşlara hayır dedik; bu sözümüzde ciddiydik ve Donald Trump'ı destekledik çünkü o da bu sözü vermişti. Ancak o, hepimize ihanet etti," ifadeleri yer alıyordu. İletinin yanında, MAGA hareketinin bu beş önemli isminin partnerleriyle birlikte bir masada oturduğu bir fotoğraf bulunuyordu. O tarihten bu yana Carlson, Amerika için 10 maddelik bir manifesto yayınladı; bu durum, kendisi reddetse de 2028'de başkanlık yarışına girmeyi düşündüğüne dair yoğun spekülasyonlara yol açtı. Grup resmi bir üçüncü siyasi parti kuracak olsa, sandıktaki başarıları şüphesiz tartışmalı olurdu. Yine de, MAGA hareketinden kopan bu grup, Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti için gerçek bir tehdit oluşturabilir. Pazartesi günü Politico'ya konuşan Taylor Greene, gruba yönelik desteğin "muazzam" olduğunu ve siyasi yelpazenin her kesiminden insanlardan ve bağışçılardan telefonlar aldığını belirtti. Beyaz Saray ise görünüşe göre onların girişimlerini pek ciddiye almıyor. Politico'ya konuşan bir kaynak, "[Carlson] veya programının herhangi bir şey üzerinde gözle görülür bir etkisi yok; bu sadece kendi kendilerini tatmin ettikleri bir döngü. O yeni bir parti kurmuyor, yeni bir abonelik modeli oluşturuyor," dedi. Ancak bu önemli isimlerin bir araya gelmesi kayda değer bir durum. İşte o isimler ve Trump için neden sorun yaratabilecekleri. 52 yaşındaki Taylor Greene, ABD başkanıyla yaşadığı sert bir anlaşmazlığın ardından Kasım 2025'te Kongre'deki görevinden istifa etti. Trump'ın eski bir destekçisi olan ve Georgia'nın 14. bölgesinden Cumhuriyetçi Kongre üyesi seçilen bu isim, daha sonra Beyaz Saray'ın dış politikasına ve Epstein dosyalarını ele alış biçimine yönelik sert eleştirilerde bulunan birine dönüştü. Bayan Greene, Trump'ın "Amerikan halkına yardım etmek için asla hiçbir şey yapmadığını" ifade etti ve Başkan Epstein ile ilgili herhangi bir usulsüzlüğü reddetmesine rağmen, Trump'ın Epstein'in kurbanlarından biriyle vakit geçirdiğini öne sürdü. Yahudi karşıtı ve beyaz üstünlükçü görüşleri dile getirmekle suçlanan Greene; 11 Eylül saldırılarının bir düzmece olduğunu iddia ederek ve Demokrat Parti'yi Nazilerle bir tutarak komplo teorilerini yaydı. Aralarının açılmasından bu yana Trump, Greene'i "azgın bir deli" ve "hain" olarak nitelendirdi. Bölgesinde büyük bir popülariteye sahip olan Taylor Greene, bu sayede bağışçılara ve yerel siyasetteki önemli isimlere erişim imkânı buldu. Ayrıca Epstein dosyaları üzerindeki çalışmaları sırasında Demokratlarla da çeşitli temaslar kurdu; bu durum, MAGA (Make America Great Again) kimliğinin yanı sıra üçüncü bir parti için partiler üstü bir destek bile toplayabileceği izlenimini yarattı. 57 yaşındaki Bay Glenn, Beyaz Saray nezdinde kendini "MAGA'nın sesi" olarak tanımlayan ve muhtemelen yönetimin en sevdiği haber muhabiriydi. Glenn, Şubat 2024'te Oval Ofis'teki görüşmeleri sırasında takım elbise giymeme kararı alan Volodimir Zelenski'yi sorgulamasıyla gündeme gelmişti. Ancak Greene'in Trump ile arasının açılması, Glenn'in konumunu zorlaştırdı. Mayıs ayında, ailesine zaman ayırmak istediğini belirterek, Trump yanlısı yayın kuruluşu Real America’s Voice'taki Beyaz Saray başmuhabirliği görevinden istifa ettiğini duyurdu. Glenn'in geniş MAGA bağlantı ağı, onu Trump'ın siyaset tarzından hayal kırıklığına uğramış potansiyel Cumhuriyetçi bağışçılar için ideal bir temsilci haline getiriyor. Eşinin tutumuna rağmen, Glenn ile Başkan arasında kamuoyuna yansıyan bir anlaşmazlık hiç yaşanmadı. Hâlâ Trump'ın gözüne girmiş olma ya da en azından tamamen dışlanmamış olma ihtimali düşük de olsa mevcut. Eğer durum buysa, çok değerli içerik bilgilere ve hatta belki de Başkan'ın kulağına erişim imkânına sahip olabilir. Uzun süredir Trump'ın en güçlü ve etkili müttefiklerinden biri olarak görülen 57 yaşındaki Tucker Carlson'ın, İran'a yönelik dış politika nedeniyle Trump ile arası büyük bir gürültüyle açıldı. Bay Carlson, yönetimin göç konusundaki sert tutumu ve DEI (Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık) karşıtı politikaları da dahil olmak üzere temel görüşlerinin çoğunu destekledi; ancak Bay Trump’ın Tahran’a yönelik saldırılarını "iğrenç ve şeytani" olarak nitelendirdi. Nisan ayında, Bay Trump’ın kendisini İsa Mesih olarak tasvir eden yapay zeka ürünü bir görseli paylaşma kararına yönelik tepkilerin öncülüğünü yapmıştı. Eski Fox News sunucusu, Bay Trump’ın iki kez zafere ulaşmasında büyük pay sahibi olarak görülüyordu; ancak daha sonra insanları başkana oy vermeye teşvik ederek onları "yanılttığı için üzgün" olduğunu ifade etti. Bay Trump ise o tarihten bu yana bu sosyal yorumcuyu "kaçık" olarak nitelendirdi. Bay Carlson; JD Vance ve yönetimdeki diğer birçok isimle son derece yakın ilişkilere sahip. X, YouTube ve Instagram genelinde yaklaşık 30 milyon kullanıcıdan oluşan geniş bir kitleye hitap eden Carlson'ın tahmini net serveti 50 milyon dolar (39 milyon sterlin) civarında. Bay Carlson’ın bağlantıları, serveti ve nüfuzu, özellikle Trump’ın iktidara gelmesine katkıda bulunduğu düşünüldüğünde, onu Trump için özel bir endişe kaynağı haline getirebilir. Joe Kent, bir zamanlar Trump’ın gözde isimlerinden biriydi. 2019 yılında iki küçük oğluyla dul kaldıktan sonra, Başkan kendisine siyasete atılmasını tavsiye etmişti. Kendisi de kıdemli bir donanma subayı olan ilk eşi, Suriye’de bir IŞİD intihar bombacısı tarafından öldürülmüştü. Kent, 2023 yılında Heather Kaiser ile evlendi. 2018’de silahlı kuvvetlerden emekli olduktan sonra CIA bünyesinde paramiliter bir görevli olarak çalışmaya başladı ve 2025’ten Mart ayına kadar Ulusal Terörle Mücadele Merkezi’nin direktörlüğünü yürüttü. Bu ABD’li yetkilinin istifası, Trump için ciddi bir darbe oldu. Kent, istifa mektubunda ABD’nin İran çatışmasına müdahil olmasına değindi ve Başkan’ın savaşa dahil olması konusunda "İsrail tarafından kandırıldığını" öne sürdü. Kent, Trump’ın bir zamanlar Orta Doğu’daki savaşların, "Amerika’yı vatanseverlerin değerli canlarından mahrum bırakan" bir "tuzak" olduğunu anladığını ifade etti. Buna karşılık Trump, Kent’i "çok zayıf" olarak nitelendirdi. Kent’in ulusal istihbarat dünyasındaki bağlantıları, dahil olacağı herhangi bir üçüncü partiyi güçlendirebilecek nitelikte; ayrıca ABD gibi bir ülkede sahip olduğu askeri bağlantılar da hem destek hem de saygı kazanmasına yardımcı oluyor. Kent’in ikinci eşi, 2018’deki emekliliğine kadar 11 yıl boyunca silahlı kuvvetlerde görev yapmış bir eski askerdir. Çift, Ağustos 2023’te evlendi. Bayan Kaiser, kendisini araştırmacı gazeteciliğe adanmış bağımsız bir haber kaynağı olarak tanımlayan ve belirgin İsrail karşıtı görüşleri nedeniyle sıkça eleştirilen The Grayzone için yazılar kaleme alıyor. Kendisi, Ukrayna ve ABD dış politikası üzerine makaleler hazırlamıştır. Trump’ın başkanlık görevine dönüşünden bu yana Cumhuriyetçiler arasında ona nadiren muhalefet eden isimlerden biri olan 55 yaşındaki Thomas Massie, Cumhuriyetçi muhaliflerin temsilcisi haline geldi ve Epstein dosyaları gibi konularda Demokratlarla aynı safta yer aldı. Massie, Trump’ın İran konusundaki savaş tutumunu açıkça reddetti ve İsrail’e yapılan koşulsuz ABD askeri yardımını eleştiren az sayıdaki sağcı isimden biri oldu. Trump, Mayıs ayında Truth Social üzerinden yaptığı bir paylaşımda Massie’yi "ülkemiz tarihindeki en kötü ve en güvenilmez Cumhuriyetçi Kongre üyesi" olarak tanımladı. Başkan, Massie'nin koltuğu için yapılan son Cumhuriyetçi ön seçimde ona desteğini esirgedi; kendisini "kaçık" olarak nitelendirip eleştirdi ve bizzat seçtiği eski bir Navy SEAL (Deniz Kuvvetleri Özel Harekat askeri) olan Ed Gallrein'i destekledi; Gallrein de seçimde Massie'yi mağlup etti. Massie 2026'da Kongre'den ayrılacak olsa da, Epstein dosyalarının açıklanmasını sağlayan siyasetçilerden biri olarak bıraktığı miras varlığını sürdürecek. Kendisi, başkanlık yarışına girmeyi düşündüğü söylenen Demokrat Temsilciler Meclisi Üyesi Ro Khanna ile birlikte çalışarak partiler üstü destek toplama becerisini de ortaya koydu. Massie daha önce bağımsız aday olarak seçime girme fikrini de değerlendirmişti. 6 Ocak olaylarına karışanlara tazminat ödenmesi konusundaki bir anlaşmazlık nedeniyle Todd Blanche'ın ABD Başsavcılığına atanmasını geçici olarak engelleyerek Trump'ı öfkelendirmişti. 37 yaşındaki Carolyn Grace Moffa, Thomas Massie'nin ikinci eşidir. Çift, 10 yılı aşkın bir süre önce Kongre binasında (Capitol Hill) mesleki bir ortamda tanıştı. Ekim 2025'te Kentucky'de evlendiler. 2011-2016 yılları arasında Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul'ün ekibinde tarım politikası uzmanı olarak çalıştı ve daha sonra, Robert F. Kennedy Jr. liderliğindeki "Make America Healthy Again" (Amerika'yı Yeniden Sağlıklı Yap) kampanyasının savunduğu alternatif sağlık girişimlerinin destekçisi oldu. Trump, Massie ile arasının açıldığı dönemde, onu "liberal görüşlere yönelten" kişinin eşi olduğunu öne sürmüştü. Massie'nin ilk ve ikinci evliliği arasında geçen kısa süreye —yaklaşık 15 ay— dikkat çekerek, onun "neye bulaştığının farkında olmadığını" ima etmişti. Kongre'deki bağlantıları ve Washington'a dair bilgisiyle, üçüncü bir parti için destek örgütleme ve toplama konusunda kilit bir rol oynayabilir. Kaynak: TT
-
En İyi Mutfak İpuçları
Çok iyi fikir Evde, Restoran da, Mutfak'ta kafe'de yapabilirsiniz.
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Bu bir şaka değil.... ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Lauren Boebert'ın 21 yaşındaki oğlu Tyler Boebert, Colorado'daki Garfield İlçesi Şerif Ofisi tarafından tutuklandı. Beş ayrı ağır suçtan (felony) yargılanıyor: • Çocukların cinsel istismarıyla ilgili üç suçlama • Reşit olmayan birini suça teşvik etmekten iki suçlama Tutuklama tutanağına göre iddialar, Tyler Boebert'ın 2024 başında 18 yaşındayken, 17 yaşındaki bir kızla cinsel ilişki anlarını kaydettiği ve paylaştığı yönünde. Polis, iddia konusu videoların anonim bir Instagram hesabında paylaşılması üzerine Mart 2024'te soruşturma başlatmıştı. Boebert, tutuklandığı gün 10.000 dolar kefaletle serbest bırakıldı. Temsilci Lauren Boebert, oğlunu sevdiğini ancak suçlamaları 'çok ciddiye aldığını' ifade ettiği bir açıklama yaptı.
-
En Son Doğal Afet Haberleri - Deprem - Sel - Yangın - Fırtına v.b.
Bu hortumun önünde kim durabilir 2016 Colorado hortumu: şimdiye kadar kaydedilmiş en şiddetli görüntülerden bazıları.
-
İran İsrail ve ABD Savaşı / Sorunu - Bütün Detaylarıyla Buraya...
SON DAKİKA: PAPA LEO BUGÜN BUNLARI SÖYLEMİŞ “Lübnan ziyaretim sırasında elinde ‘Hoş geldiniz Papa Leo’ yazılı bir pankart tutan ve savaşın bu son evresinde hayatını kaybeden o Müslüman çocuğun görüntüsü zihnimden hiç çıkmıyor. Savaşı destekleyemem.”
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
- AMAZON'IN GİZLİ SÖMÜRÜ ÇARKI ÇÖKÜYOR: NEW YORK SOKAKLARINDA DEV DEVRİM!
AMAZON'IN GİZLİ SÖMÜRÜ ÇARKI ÇÖKÜYOR: NEW YORK SOKAKLARINDA DEV DEVRİM! Eğer bir Amazon kuryesi gibi görünüyorsa, Amazon logosu taşıyor ve kapınıza Amazon paketini bırakıyorsa, o bir Amazon çalışanıdır — en azından New York'un yeni kuralları öyle söyleyecek! New York'un siyasi arenasındaki iddialı isimlerden Zohran Mamdani, teknoloji ve e-ticaret devi Amazon’a karşı tarihi bir hukuki ve siyasi savaş başlattı. Yıllardır süregelen "görünmez taşeronluk" ağına savaş açan bu hamle, küresel e-ticaret devlerinin işçi haklarını nasıl hiçe saydığını ve sorumluluktan nasıl kaçtığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Algoritmanın Gölgesinde Sömürü: DSP Modeli Nedir? Amazon, her gün milyonlarca paketi kapımıza ulaştırırken devasa bir lojistik yanılsaması kullanıyor. Şirket, DSP (Delivery Service Partner - Teslimat Hizmeti Ortağı) adı verilen üçüncü taraf taşeron şirketler ağı üzerinden operasyonlarını yürütüyor. Bu sistemin arka planında işleyen acı gerçekler şunlar: Sorumluluk Sıfır, Kontrol Maksimum: Kuryeler Amazon üniforması giyiyor, Amazon amblemli araçlar sürüyor ve hareketleri Amazon algoritmalarıyla saniye saniye izleniyor. Ancak bir kaza, iş yaralanması ya da haksız fesih durumunda Amazon "Onlar bizim doğrudan çalışanımız değil" diyerek aradan çekiliyor. Görünmez Tehlike: Baskı altındaki taşeron kuryeler, algoritmanın belirlediği katı teslimat kotalarını doldurabilmek için trafikte büyük riskler almak zorunda kalıyor. Bu durum hem çalışanların can güvenliğini tehlikeye atıyor hem de şehir sokaklarını güvensiz hale getiriyor. 'Teslimat Koruma Yasası' (Delivery Protection Act) Nedir? Mamdani'nin öncülük ettiği Teslimat Koruma Yasası (Delivery Protection Act), bu sömürü döngüsünü kırmak üzere tasarlandı. Yasa tasarısının temel hedefleri şunlardır: Yasal Sorumluluğun Şirkete Yüklenmesi: Dev e-ticaret şirketlerinin, dikey bütünleşme sağladıkları taşeron kuryeleri kendi doğrudan sorumluluk alanlarına almalarını zorunlu kılmak. Çalışan Haklarının Güvenceye Alınması: Taşeron zırhının arkasına saklanarak kuryelere sağlanan düşük ücret, tazminatsız işten çıkarma ve sağlık güvencesizliği gibi sorunların sonlandırılması. Sokak Güvenliğinin Artırılması: Gerçek dışı teslimat kotalarının ve algoritmik baskının yasal denetim altına alınarak trafik güvenliğinin sağlanması. Taşeron Sistemi vs. Teslimat Koruma Yasası Mevcut Taşeron Modeli (DSP) Teslimat Koruma Yasası İle Hedeflenen Kuryeler riskleri tek başına üstlenir Şirket doğrudan yasal ve hukuki sorumluluk taşır Kaza ve yaralanmalarda Amazon muhatap alınamaz İş güvenliği ve sağlık sigortası zorunlu hale gelir Algoritmik kota baskısı trafikte risk yaratır İnsani çalışma saatleri ve denetlenebilir kotalar gelir New York sokaklarında başlayan bu mücadele, yalnızca tek bir şehri değil, tüm küresel e-ticaret ekosistemini etkileyecek potansiyele sahip. Kuryeleri koruyan ve kurumsal açgözlülüğe sınır çizen bir ekonomi inşa etmek için atılan bu adım, emeğin sermaye karşısındaki direnişinde yeni bir sayfa açıyor.Dün
Oyun Hesabı forumlara katıldıasiaok forumlara katıldı- En Son Kadın Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
KAYLA MCBRIDE BUGÜN (WNBA'de bir maçta en çok üçlük atan basketbolcu oldu) • 43 SAYI (!!!) • 14'te 10 Üçlük • 21'de 16 Saha İçi İsabeti • 32 Dakika Oyun Süresi- En Son Sağlık Haberleri
Güney Koreli bilim insanları, bir zamanlar imkansız olduğuna inanılan tıbbi bir atılım gerçekleştirdi: Yeni dişlerin büyümesini uyaran ve protez ve implantlara sonsuza dek son verebilecek biyolojik olarak aktif bir yama. Yama, uykuda olan diş kök hücrelerini aktive etmek için BMP-9 adı verilen bir protein kullanıyor ve doğal diş yenilenmesini tetikliyor. Hayvanlar üzerinde yapılan ilk denemeler, haftalar içinde yeni diş tomurcuklarının oluştuğunu gösterdi; bu, rejeneratif biyolojide çarpıcı bir başarı. İnsan denemeleri başarılı olursa, bu yama diş kaybını tedavi edebilir, şiddetli diş çürüğünü iyileştirebilir ve hatta hasar görmüş mineyi yenileyebilir. Diş sorunlarından muzdarip milyonlarca insan, yakında gülümsemelerinin doğal olarak yeniden oluştuğu bir geleceği görebilir.- En Son Sinema Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Dustin Hoffman'ın 89 yılı. Bir sinema efsanesi. O, karakterleri yalnızca canlandırmakla kalmadı; onlara bir ruh üfleyerek hafızamızın ölümsüz parçalarına dönüştürdü. The Graduate’ten Rain Man’e, Midnight Cowboy ve Tootsie’ye uzanan yolculuğunda Dustin Hoffman; çağları, türleri ve nesilleri aşarak beyaz perde tarihine silinmez bir iz bıraktı. 89 yıl, binbir yüz ve tek bir kader: ölümsüzleşmek. Hollywood’un bu dev isminin doğum günü kutlu olsun.- İlginç ve Gülünç Olaylar Buraya
Her zaman daha hazırcevap biri vardır! Bu kasiyer o anın hakkını sonuna kadar verdi.Geçen Hafta
- En Son Beslenme Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Rusya'nın Dağıstan Cumhuriyeti'ndeki Kızlyar bölgesi, şu anda gökyüzünü karartan, yolları kapatan ve yüzlerce hektarlık tarım arazisini tahrip etmeye başlayan milyonlarca göçmen çekirgenin büyük çaplı istilasıyla karşı karşıya. Ağustos 2026'nın başlarında Rusya'nın bu bölgesini şiddetli bir şekilde etkisi altına alan böcek sürüsü, yerel yetkilileri tahribatı kontrol altına almak amacıyla acil durum hava araçları ve kara ekipleri görevlendirmek zorunda bıraktı.- Elon Musk Hakkında Bütün Haberler Buraya - X - SpaceX - Tesla - Grok AI - Starlink
- İngilizce hakkında bilmeniz gereken her şey
Eğlenceli Harita: Avrupa'da En Çok Kullanılan Küfürler- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Bu inanılmaz bir şey: Görmeniz gerek!!!- İngilizce hakkında bilmeniz gereken her şey
Avrupa Dillerinde "Son" yani OĞUL- İş Dünyasından En Son Haberler / Bilgiler (Türkiye ve Dünyadan)
En Büyük Ekonomiler: 2000 vs. 20262000 GSYH (Gayrisafi Yurt İçi Hasıla)Amerika Birleşik Devletleri - $10,3 Trilyon Japonya - $5,0 Trilyon Almanya - $2,0 Trilyon Birleşik Krallık - $1,7 Trilyon Fransa - $1,4 Trilyon Çin - $1,2 Trilyon İtalya - $1,2 Trilyon Kanada - $744,6 Milyar Meksika - $742,1 Milyar Brezilya - $655,5 Milyar İspanya - $598,4 Milyar Güney Kore - $597,8 Milyar Hindistan - $468,4 Milyar İran - $447,8 Milyar Hollanda - $417,8 Milyar Avustralya - $401,0 Milyar Tayvan - $330,7 Milyar Arjantin - $317,8 Milyar İsviçre - $282,4 Milyar Rusya - $278,3 Milyar 2026 GSYH (Gayrisafi Yurt İçi Hasıla)Amerika Birleşik Devletleri - $32,4 Trilyon Çin - $20,9 Trilyon Almanya - $5,5 Trilyon Japonya - $4,4 Trilyon Birleşik Krallık - $4,3 Trilyon Hindistan - $4,2 Trilyon Fransa - $3,6 Trilyon İtalya - $2,7 Trilyon Rusya - $2,7 Trilyon Brezilya - $2,6 Trilyon Kanada - $2,5 Trilyon Avustralya - $2,1 Trilyon Meksika - $2,1 Trilyon İspanya - $2,1 Trilyon Güney Kore - $1,9 Trilyon Türkiye - $1,6 Trilyon Endonezya - $1,5 Trilyon Hollanda - $1,5 Trilyon Suudi Arabistan - $1,4 Trilyon İsviçre - $1,2 Trilyon Kaynak: IMF, Dünya Bankası - AMAZON'IN GİZLİ SÖMÜRÜ ÇARKI ÇÖKÜYOR: NEW YORK SOKAKLARINDA DEV DEVRİM!
Önemli Bilgiler
Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.