Bütün Eylemler
Geçen saat
-
Ramazan Gülşen şunu başlattı benim de bir ödevim var...
-
Ramazan Gülşen forumlara katıldı
Bugün
-
Muğla hakkında her şey buraya...
Türkiye, Muğla’daki antik Euromos kentinde bulunan, 2. yüzyıla, yani Roma dönemine ait Zeus Tapınağı’nı; her bir mermer bloğu tek tek inceleyip orijinal malzemeden mümkün olduğunca fazlasını kullanarak büyük bir özenle restore etti. Harika bir çalışma!
-
Muğla hakkında her şey buraya...
Muğla hakkında her şey buraya...
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Hillary Clinton Bu hafta kutlanacak çok şey var; ancak özellikle Demokrat kadınların temsil konusunda elde ettikleri tarihi kazanımlara dikkat çekmek istiyorum: - Tarihte ilk kez, 100’den fazla Demokrat kadın ABD Temsilciler Meclisi’nde görev yapacak. - En az 16 Demokrat kadın Senato’da görev yapacak. - En az 14 Demokrat kadın vali olarak görev yapacak; bu, şimdiye dek ulaşılan en yüksek sayı. - Eyalet yasama organlarına aday olan 2.600 Demokrat kadın (rekor bir sayı), 12 mecliste çoğunluğun el değiştirmesini sağladı ve 11 mecliste "süper çoğunluk" (nitelikli çoğunluk) dengesini bozdu. - Dört eyalet —Georgia, Minnesota, Ohio ve Tennessee— tarihinde ilk kez bir kadın vali seçti. @KeishaBottoms, vali olarak görev yapacak ilk Siyahi kadın olacak. @DebHaalandNM, vali olarak görev yapacak ilk Yerli Amerikalı kadın olacak. @GinaHinojosaTX, Teksas’ta vali olarak görev yapacak ilk Latin kökenli (Latina) kadın olacak. @peggyflanagan, Senato’da görev yapacak ilk Yerli Amerikalı kadın olacak. Bu olağanüstü insanların ve kamu görevlilerinin; hesap verebilirlik, yaşam maliyeti ve diğer sınamalarımız üzerinde çalışarak bu ülkedeki herkesin hayatını iyileştirecek adımlar atacaklarını görmekten büyük heyecan duyuyorum. Aday olan herkesi tebrik ederim: Kazansanız da kaybetseniz de, doğru olan için mücadele etmek her zaman buna değer.
-
Yapay Zeka Hakkında En Son Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
Google çalışanları, yapay zeka hakkındaki gerçekleri kamuoyuna açıklamalarının engellendiğini söylüyor Dünyanın en gelişmiş yapay zeka laboratuvarlarından birinde çalışanlar, paylaşmaları gereken önemli bilgiler olduğunu ancak işverenlerinin konuşmalarına engel olduğunu belirtiyor. Washington Post’un yeni haberi, Google’ın Londra’daki DeepMind laboratuvarında çalışanlar ile yönetim arasında giderek büyüyen bir uçurumu gözler önüne serdi. Çalışanlar, kapsamlı bir "eleştirmeme" (non-disparagement) sözleşmesi nedeniyle, endişelerini kamuoyuyla paylaşmaktan alıkonuluyor. "Eleştirmeme" sözleşmeleri, şirketlerin, çalışanlarının olumsuz veya eleştirel olarak değerlendirilen bilgileri ifşa etmesini engellemek için kullandığı bir tür yasal kurumsal sansür yöntemidir. DeepMind laboratuvarlarında bu sözleşmeler tam da hedeflendiği gibi işliyor; teknoloji gelişirken kamuoyunu bilgilendirmek isteyen çalışanları korkutuyor. İsminin açıklanmasını istemeyen bir DeepMind çalışanı, Washington Post’a şunları söyledi: "Bu teknoloji son derece önemli sonuçlar doğuruyor ve çok hızlı değişiyor. Kamuoyu bunu bilmek istiyor ve bilmeyi hak ediyor; çoğu zaman insanlar, yaşanan veya yaşanması muhtemel zararlardan ancak bu şekilde haberdar olabiliyor." Laboratuvarda çalışan iki kişi, iş arkadaşlarının, istihdam koşulu olarak imzalamak zorunda kaldıkları bu "eleştirmeme" maddesinin doğurduğu sonuçları tartışmak üzere bir grup kurduklarını anlattı. Onlarca çalışanın katıldığı bu tartışmalarda, sözleşme açıkça eleştirildi; hatta bazı çalışanlar, George Orwell’ın "1984" adlı eserindeki distopik, her şeyin izlendiği devlet düzenine atıfta bulundu. Google yönetiminin bu maddeyi çalışanlara karşı kullanıp kullanmayacağı —ya da yasal olarak böyle bir yetkisi olup olmadığı— tartışma konusu olsa da, çalışanlar sözleşmelerin her halükarda aşırıya kaçtığını savunuyor. Bir DeepMind çalışanının Washington Post’a ifade ettiği gibi, "yasal olarak uygulanabilir olmasa bile" bu susturma girişimi her şeyi anlatıyor: "Buradaki temel amaç, insanları gözdağı vererek sindirmek." Kaynak: Futurism
-
Jeffrey Epstein'le ilgili bütün haberler Buraya - Donald Trump - Bill Clinton - Elon Musk - ve Diğerleri
Epstein Dosyaları Krizinde Yeni Perde: Kongre’de "Şeffaflık Yasası II" Hesaplaşması ABD’de Jeffrey Epstein davasına ait gizli hükümet kayıtlarının kamuoyuna tam olarak açıklanması için yürütülen mücadele kritik bir dönemeçte. Temsilciler Meclisi Üyesi Thomas Massie ve Ro Khanna, Adalet Bakanlığı’nın (DOJ) belgeleri hâlâ sakladığını belirterek hazırladıkları "Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası II"yi Oylamaya sunmak için gerekli 218 imzaya ulaşmak üzere. 1. Olayın Geçmişi: İlk Şeffaflık Yasası Nasıl Kabul Edildi? İlk Direniş (2025): Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson ve Donald Trump, ilk şeffaflık girişimine karşı çıktı. Trump, konuyu "Demokratların uydurduğu bir aldatmaca" olarak nitelendirdi. Mağdurların Sesi: Epstein mağdurlarından Haley Robson gibi isimler, meselenin parti siyaseti değil, insanlık ve adalet meselesi olduğunu vurgulayarak Trump’a doğrudan çağrıda bulundu. Trump’ın Geri Adımı ve Yasa: Cumhuriyetçi Parti içinden de (Marjorie Taylor Greene, Nancy Mace, Lauren Boebert) destek gelmesi ve dilekçenin 218 imzaya ulaşması üzerine Trump tutum değiştirdi. Kasım 2025'te yasa 427'ye 1 oyla Kongre'den geçti ve Trump tarafından imzalandı. Yasa, Adalet Bakanlığı’na belgeleri 30 gün içinde açıklama zorunluluğu getirdi. 2. Neden İkinci Bir Yasa Tasarısına İhtiyaç Duyuldu? Adalet Bakanlığı (DOJ), Aralık 2025 ve Ocak 2026’da yaklaşık 3,5 milyon sayfa belge, 2.000 video ve 180.000 görsel yayımladı. Ancak mağdurlar ve milletvekilleri sürece sert tepki gösterdi: Süreç İhlalleri: Belgelerin çok geç yayımlanması ve yasal sürelerin kaçırılması. Aşırı Sansür: Milyonlarca sayfanın yoğun bir şekilde karartılması ve önemli dosyaların hâlâ gizli tutulması. Mağdur Hakları İhlali: Sansürleme hataları nedeniyle bazı mağdurların hassas kişisel bilgilerinin yanlışlıkla ifşa edilmesi. Khanna ve Massie, Adalet Bakanlığı’nın yasayı çiğnediğini ve dosyaları bilerek sakladığını savunurken, Adalet Bakanlığı ise gizli tutulan materyallerin mükerrer veya hukuken korunması gereken belgeler olduğunu iddia ediyor. 3. Yeni Yasa Tasarısı ("Epstein 2.0") Ne Getiriyor? Ağustos ayında sunulan yeni yasa tasarısı, Adalet Bakanlığı üzerindeki denetimi ve baskıyı artırmayı hedefliyor: Adalet Bakanlığı’na Dava Açma Hakkı: Epstein mağdurlarına, eyalet başsavcılarına ve Kongre üyelerine; belgeleri geciktiren, sansürleyen veya saklayan Adalet Bakanlığı'na karşı yargı süreci başlatma yetkisi verilecek. Sansürsüz Erişim: Mağdurlar kendileriyle ilgili kayıtlara sansürsüz erişebilecek; eyalet savcıları da ceza soruşturmaları için gerekli olan orijinal belgelere ulaşabilecek. Cezai Yaptırım: Belgeleri bilerek gizleyen, yok eden veya tahrif eden federal yetkililere karşı yasal işlem yapılabilecek. 4. Dosyalarda Kimlerin Adı Geçiyor? Yayımlanan kayıtlarda; Donald Trump, Bill Clinton, Bill Gates, Elon Musk ve Prens Andrew gibi dünya çapında tanınan çok sayıda ismin e-posta, fotoğraf, uçuş kaydı veya ifadelerde adı yer alıyor. 5. Sıradaki Adım Ne? İmza Sayısı: Massie ve Khanna, milletvekillerinin Washington’a dönmesiyle birlikte oylamayı garantileyecek 218 imzaya ulaşacaklarını öngörüyor. Siyasi Dengeler: Ara seçimlerin ardından Temsilciler Meclisi'nde kontrolün Demokratlara geçmesiyle birlikte, Kongre'nin Adalet Bakanlığı üzerindeki denetim baskısının daha da artması bekleniyor. Gözler şimdi, 218 imzanın tamamlanmasının ardından Meclis gündemine gelecek oylamaya ve Adalet Bakanlığı'nın bu yeni hamleye vereceği yanıta çevrilmiş durumda. Kaynak: NW
-
En Son Beslenme Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
- BİR AKŞAM YEMEĞİ NASIL KABUSA DÖNER? Restoranlarda Asla Yapmamanız Gereken Oturuş Hataları!
BİR AKŞAM YEMEĞİ NASIL KABUSA DÖNER? Restoranlarda Asla Yapmamanız Gereken Oturuş Hataları! Yanlış Masa Seçimi Bütün Gecenizi Mahvedebilir Zaman zaman kendimizi dışarıda lezzetli bir yemekle ödüllendirmek, sosyalleşmek ya da yeni lezzetler keşfetmek için harika bir fırsattır. Ancak işin içine restoran adabı ve oturma düzeni girdiğinde yapılan hatalar, güzel bir akşamı kabusa çevirmeye yeterlidir. Konunun derinliklerine inmek üzere Food Republic, tecrübeli restoran ve ağırlama sektörü danışmanı Salar Sheik ile masaya oturdu. Sheik'e göre müşterilerin yaptığı en temel hata, restoran salonundaki gürültü seviyesini ve insan trafiğini tamamen göz ardı etmek. Bar ve Veranda Tuzağı: Bar veya dış mekan (veranda) kısımlarına yakın oturmak; hareket, yüksek enerji ve yoğun sohbet demektir. Canlı bir gece geçirmek için ideal olsa da, sakin ve samimi bir sohbet arayanlar için adeta bir işkenceye dönüşebilir. Hoparlör ve Mutfak Kapısı Kabusu: Yüksek sesle çalan müzik rahatsız ediyorsa, salonun çeşitli yerlerine gizlenmiş hoparlörlerden uzak bir masa talep etmek akıllıca olacaktır. Aynı şekilde garsonların sürekli ellerinde tabaklarla koşturduğu mutfak kapılarına veya tuvaletlere çok yakın masalar, hem mahremiyetinizi hem de huzurunuzu yok eder. Kurtarıcı Seçim: Sheik, daha konforlu ve samimi bir deneyim için kabutları (booth - bölmeli masalar) veya restoranın iç kısımlarında yer alan masaları tercih etmenin en güvenli yol olduğunu vurguluyor. Doğru Masa Kadar "Doğru Zaman" da Hayati Önem Taşıyor Sadece nereye oturduğunuz değil, ne zaman gittiğiniz de yemek deneyiminizi doğrudan etkiler. Daha sakin ve rahat bir atmosfer arıyorsanız, kalabalık hafta sonları yerine salı günlerini tercih edebilirsiniz. (Ünlü şef Anthony Bourdain de dışarıda yemek yemek için salı gününü öneriyordu). Ayrıca restoranların en yoğun saatlerinden kaçınmak için: Öğle yemeği için: 14.00 sonrasını, Akşam yemeği için: Tıpkı İspanyolların yaptığı gibi 21.00 sonrasını seçerek kalabalıktan ve gürültüden tamamen kaçınabilirsiniz. Oturma Düzeniniz Hakkınızda Ne Söylüyor? (Mekânsal Farkındalık ve Feng Shui) Bir restoranda nereye ve nasıl oturduğunuz, farkında olmadan çevrenize çeşitli mesajlar verir. Sheik, "Misafirler servis yollarını kapatacak şekilde veya birlikte geldikleri gruba arkalarını dönecek biçimde oturduklarında, bu durum istenmeyen sosyal engeller oluşturur" diyor. Uzak Doğu'nun enerji akışını inceleyen Feng Shui ilkeleri de aslında restoran tasarımlarına ve oturma düzenlerine yön veriyor: U biçimli yollar: Rahat bir hareket alanı sağlar. Eşit oturma yerleri: Dengeyi korur. Stratejik görüş açısı: Konukların hem girişi hem de yemek alanını rahatça görebileceği bir düzen tasarlamak ruh halini olumlu yönde etkiler. Mahremiyet Sinyali: Etrafı kapalı veya tuhaf konumda yerleştirilmiş masalar müşterinin mahremiyet arzusunu gösterirken; açık oturma düzenleri samimiyeti ve personel ile kurulan sıcak bağı teşvik eder. Dünyayı Gezerken Dikkat: Ülke Ülke Masa Adabı Kuralları Yemek adabında oturma düzeni kültürel olarak da büyük farklılıklar gösterir. Sheik, "Ev sahibi, konuklarını her zaman önce oturmaya davet etmelidir; bu küçük bir jest gibi görünse de aslında saygı ve özenin en net göstergesidir" diyor. Genellikle ev sahibi mekânı en iyi gören yere oturarak hem konuklarla hem de personelle etkileşimi kolaylaştırır. Ancak bu kural her ülkede aynı şekilde işlemez: Amerika Birleşik Devletleri: Ev sahibinin liderlik ettiği ve konuklara öncelik tanıdığı standart bir akışa sahiptir. İngiltere: Kendine has sıkı yemek adabı ve oturma kurallarıyla bilinir. Japonya: En itibarlı ve önemli konuk, girişe en uzak yere oturtulur. Suudi Arabistan: Kültürel geleneklere göre en itibarlı konuk, masanın tam ortasına oturtularak ağırlanır. Türkiye'de restoran adabı, masa seçimi ve oturma düzeni; geleneksel misafirperverlik, hiyerarşi ve sosyal statünün harmanlandığı çok kendine has kurallara sahiptir. Batı kültürlerindeki bireysel veya durumsal yaklaşımlardan farklı olarak, Türkiye'de sofra adabında "büyüklerin yeri" ve "ev sahibinin sorumluluğu" her zaman ön plandadır. İşte Türkiye'deki restoran ve sofra oturma düzeninin unutulmaz kuralları: 1. Başköşe Kuralı: "En Kıymetli Misafir" Nereye Oturur? Türkiye'de masanın en önemli yeri tartışmasız başköşedir. Geleneksel Düzen: Başköşe genellikle kapıya sırtı dönük olmayan, tüm salonu veya manzarayı (varsa cam kenarını) en iyi gören yerdir. Eğer masanın başında veya ortasında duvara sırtını veren ya da odayı tamamen gören bir konum varsa, orası ev sahibine veya masadaki en yaşlı/saygın kişiye (örneğin aile büyükleri, iş hayatındaki kıdemli yönetici veya çok özel bir misafir) tahsis edilir. Kapı ile İlişki: Batı'da (özellikle Japonya'da olduğu gibi) kapıya en uzak yer bazen en itibarlı yer sayılabilse de, Türkiye'de geleneksel olarak kapıyı doğrudan gören ama cereyanda veya gürültüde kalmayan, odaya hâkim konumdaki yerler başköşe kabul edilir. 2. Yaş ve Kıdem Hiyerarşisi Masaya oturulurken asla "kapandan kapar" bir mantık izlenmez. Önce masanın en yaşlısı veya onur konuğu oturmaya davet edilir, ardından diğer büyükler yerleşir. Gençler veya masayı organize eden kişiler genellikle kapıya daha yakın taraflara veya ara sandalyelere otururlar. Amaç, hem kıdemliye duyulan saygıyı göstermek hem de olası bir garson veya hesap akışında kapıya yakın olmanın getirdiği pratikliği gençlerin sırtına yüklemektir. 3. "Hesabı Ödeyecek Olan" Kişinin Stratejik Yeri Türkiye'deki restoran kültürünün en eğlenceli ve belirleyici dinamiklerinden biri de hesap savaşlarıdır. Hesabı ödeyecek veya masayı "davet eden" kişi (ev sahibi), genellikle garsonun ve kasanın hareketini en rahat görebileceği, masaya gelen hesap pusulasını veya ikramları ilk karşılayabilecek konumda oturmaya özen gösterir. Kapıya tamamen sırtı dönük bir yere oturan bir ev sahibi, Türkiye şartlarında "hesabı ödemekten kaçıyormuş" veya "etrafın kontrolünü kaybetmiş" gibi esprili bir sosyal baskıyla karşılaşabilir! 4. Aile Yemekleri ve Kalabalık Gruplar Türkiye'de kalabalık aile buluşmalarında veya dost sofralarında (örneğin uzun uzun oturulan ocakbaşı veya meyhane kültüründe) masanın ortasındaki "ortak meze alanı"na herkesin rahat ulaşması esastır. Anne ve babalar genellikle çocukların kontrolünü sağlayabilecekleri veya onlarla ilgilenebilecekleri ara noktalara otururken, masanın neşe kaynağı olan "en muhabbetçi" kişiler masanın odak noktasına yakın konumlandırılır. Kaynak: FR- En Son Elektrikli Otomobil - Araç Haberleri
Güney Afrikalı sürücü, elektrikli SUV'sini güneş enerjisi ve şebeke elektriği kullanarak 5 dolara 249 mil (yaklaşık 400 km) boyunca çalıştırdı Güney Afrikalı bir güneş enerjisi şirketi yöneticisi, elektrikli SUV'sini evindeki güneş enerjisi sistemi ve şebeke elektriğiyle şarj etmenin kendisine yalnızca 85 randa (5,19 dolar) mal olduğunu tespit etti. Aynı mesafeyi katetmek, yakıt tasarruflu bir benzinli araçla 550 randa (33,56 dolar) mal oluyordu. Söz konusu test, 400 kilometrelik (249 mil) bir mesafe üzerinde gerçekleştirildi. İşte bilmeniz gerekenler The National gazetesinin haberine göre, GoSolr'un kurucu ortağı ve teknoloji sorumlusu Patrick Narbel, deneyimlerini şirketin üç aylık "Light Paper" adlı raporunda paylaştı. Narbel'in hesaplamalarına göre, aracın tamamen şebeke elektriğiyle şarj edilmesi 280 randa (17,09 dolar) mal oluyordu; dolayısıyla güneş enerjisi ve şebeke elektriği kombinasyonunu kullanmak maliyeti yaklaşık %70 oranında düşürdü. The National'ın aktardığına göre, 7.000 kilometrelik (4.350 mil) sürüşün ardından aracın enerji tüketimi 100 kilometrede ortalama 13,3 kilovat-saat (100 milde 21,4 kilovat-saat) olarak gerçekleşti. Narbel'in kullandığı araç, 68 kilovat-saat kapasiteli bir bataryaya sahip orta boy bir elektrikli SUV. Narbel, yıllık şarj ihtiyacının yaklaşık %70'inin güneş enerjisinden karşılanacağını öngörüyor. Bu oran kış aylarında yaklaşık %60'a düşerken, dikkatli bir planlamayla yaz aylarında %100'e yaklaşabilir. Güneş enerjisine geçmek, ev enerjisi maliyetlerinden tasarruf etmenin ve elektrikli araçları (EV) çok daha ekonomik hale getirmenin en iyi yollarından biridir. Güneş enerjisi kiralama modelleri de herhangi bir ön ödeme gerektirmeden aylık bazda yüzlerce dolarlık tasarruf sağlayabilir. Ev sahipleri, bölgelerindeki güvenilir kurulum firmaları aracılığıyla elde edebilecekleri potansiyel tasarrufları görmek için EasyHome'un ücretsiz keşif aracını kullanabilirler. Arka plan bilgisi Güney Afrika'da elektrikli araç sahipleri için istikrarlı şarj noktaları bulmak hâlâ bir engel teşkil ediyor. The National'ın haberine göre, GoSolr'un raporunda ülkede 445 farklı noktada yaklaşık 650 halka açık şarj istasyonu bulunduğu belirtiliyor; buna karşılık ülkede yaklaşık 4.600 adet benzin istasyonu mevcut. Bu şarj noktalarının yaklaşık %78'i, Western Cape ve Gauteng olmak üzere iki eyalette bulunmaktadır. Halka açık şarj istasyonlarında maliyet genellikle kilovat-saat başına 5 ila 8,50 Rand (0,31 ila 0,52 ABD doları) arasındadır. Narbel, hızlı şarj imkânını oldukça kullanışlı buluyor; ancak tek bir şarj cihazının bulunduğu noktalarda, cihazın başka biri tarafından kullanılıyor olması beklemenize yol açabiliyor. Buna rağmen, Karoo bölgesindeki bir seyahati sırasında, yalnızca bir kez şarj etmesi gerekecek şekilde rotasını değiştirebilmiş. Şarj imkânlarına erişimin yanı sıra, satın alma maliyetleri de bir diğer engel teşkil ediyor. The National gazetesinin aktardığına göre, GoSolr tarafından sağlanan verilere göre elektrikli araçlarda ithalat vergisi %25 iken, benzinli araçlarda bu oran %18 seviyesinde. Peki, neler yapılabilir? Narbel'in evindeki sistem; 12 kilovatlık bir hibrit evirici (inverter), 15 kilovat-saatlik batarya depolama ünitesi ve 8 kilovatın üzerinde kapasiteye sahip güneş panellerinden oluşuyor. Eve genellikle güneşin en yoğun olduğu saatlerden sonra döndüğü için Narbel, akşamları evindeki batarya sisteminden yararlanıyor; aracını ise daha çok hafta sonları, SUV tipi aracı evde park halindeyken şarj ediyor. Şarj noktalarına erişim ve ithalat vergileri, elektrikli araca (EV) geçiş kararında belirleyici faktörler arasında yer alıyor. Güney Afrika'daki altyapı geliştikçe, yüksek başlangıç maliyetleri ve şarj lojistiği gibi konular zamanla elektrikli araç lehine bir duruma evrilebilir. The National'a konuşan Narbel, "Elektrikli araca bir mesaj vermek için geçmedim; bunu temiz enerjiye önem verdiğim için yaptım," diyor. EasyHome, ev sahiplerinin güneş enerjisi sistemlerinin yanı sıra yedek batarya depolama seçeneklerini değerlendirmelerine de yardımcı olabiliyor. Güneş enerjisini bir batarya ile birleştirmek, ev sahiplerinin tasarruflarını en üst düzeye çıkarmalarını ve şebeke kesintisi durumunda evlerine güneş enerjisiyle güç sağlamalarını mümkün kılıyor. Narbel, "Şarj süreci biraz deneme yanılma gerektirdi; evde bazı iyileştirmeler yapılması gerekti ve uzun yolculuklar, benzinli araçlara kıyasla biraz daha fazla planlama istiyor," diyor ve ekliyor: "Ancak tüm parçalar yerli yerine oturduğunda, süreç tamamen sıradan bir hale geldi. Artık bu araç bir 'proje' değil; evdeki diğer cihazlardan biri haline geldi; üstelik yakıt yerine giderek daha fazla güneş enerjisiyle çalışıyor." Daha fazla bilgiyi nereden edinebilirim? Narbel'in deneyimi, bir elektrikli araç ile benzinli bir aracı karşılaştırırken şarj maliyetlerinin ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor. • Evde elektrikli araç şarjıyla rekabet edebilmek için benzinin galon başına 1,14 dolara ulaşması gerekiyor. • Toronto'da yaşayan bir Model Y sahibi, benzin için 3.274 dolar öderken, şarj için yıllık 351 dolar ödedi. • Benzinin galon başına 9 dolara yakın olduğu Avrupa'da elektrikli araçların işletme maliyeti %33 daha düşük. • Bir İngiliz sürücü, Gridserve'in 92 penilik şarj ücretini benzin maliyetleriyle karşılaştırarak değerini değerlendirdi. • Bir Tesla sahibi, 136 dolara 1.857 mil yol kat ederek benzine kıyasla 235 dolar tasarruf sağladı. Kaynak: TCD- İran İsrail ve ABD Savaşı / Sorunu - Bütün Detaylarıyla Buraya...
Rus silah şirketi, İran’a gelişmiş füze fırlatma sistemleri tedarik etmek üzere anlaşma imzaladı Donald Trump’ın, Vladimir Putin’in İran’a yardım etmek adına “neredeyse hiçbir şey yapmadığı” yönündeki iddiaları, Moskova’nın Tahran’ın savaş makinesine verdiği desteğe dair ortaya çıkan yeni detaylarla çürütüldü. Financial Times tarafından ele geçirilen ticari belgelere göre, önde gelen bir Rus savunma şirketi, 2024 ve 2025 yıllarında İran için 90 adet gelişmiş güdümlü füze fırlatma sistemi üretmek üzere bir anlaşma imzaladı. Söz konusu ihracat siparişi, bizzat Rus kuvvetleri tarafından kullanılan sistemleri kapsıyor; Rus ordusu ise Ukrayna hedeflerine yönelik saldırılarında uzun süredir İran yapımı insansız hava araçlarına (İHA) bel bağlıyor. Bu anlaşma, Putin’in 2022’de Ukrayna’ya karşı başlattığı geniş çaplı işgalin ardından Moskova ile Tahran arasındaki askeri bağların nasıl derinleştiğini gözler önüne seriyor; üstelik Rus ordusu, söz konusu çatışmanın getirdiği taleplere ayak uydurmakta zorlanırken bile bu iş birliği devam ediyor. Trump, Kremlin’in İran’a yardım ettiği yönündeki iddiaları defalarca reddetti; oysa bir yandan da İslamcı rejimle girdiği savaşı sona erdirmek için çabalıyor. Üstelik Trump yönetimi, Moskova’nın Tahran’a verdiği desteğe dair kanıtlar giderek artarken bile, Ukrayna’daki çatışmayı sona erdirmek için yürütülen görüşmelerde Rusya’ya giderek daha fazla taviz verdi. Financial Times’ın incelediği belgeler, Rus silah üreticisi Vympel’in söz konusu fırlatma sistemlerini nihayetinde İran güçlerine teslim edip etmediğini doğrulamıyor. Ancak gazete daha önce, Kremlin’in Tahran’ın gelişmiş füzeler geliştirmesine yardımcı olduğunu, İran’a hava savunma sistemleri sattığını ve hatta nükleer silahlarla ilgili olabilecek istihbarat paylaştığını da haberleştirmişti. Uzmanlar ise, özellikle gelişmiş füze sistemleri geliştirme programının, “Rusya’nın en üst kademesinden siyasi onay” gerektireceği konusunda hemfikir. Trump’ın, Şubat ayında İran’a karşı başlattığı ve “birkaç hafta” süreceğini öngördüğü savaşı sona erdirememesi, partisinin Salı günü yapılan ara seçimlerde tarihi bir hezimete uğramasında etkili oldu. Sekiz aydır devam eden çatışma ve bunun hayat pahalılığını hızla artırması karşısında öfkelenen seçmenler, Demokratların hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’da büyük bir zafer kazanmasını sağladı; bu “mavi dalga”, başkanın ikinci döneminin geri kalanında elinin önemli ölçüde zayıflayacağına işaret ediyor. Trump, 2024 seçimlerindeki zaferine, dış askeri angajmanlara son verecek ve göreve döndükten sonraki 24 saat içinde Ukrayna'daki savaşı bitirecek bir "barış başkanı" olma vaadiyle ulaştı. Bu ilk sürenin dolmasının üzerinden 653 gün geçti; ancak Moskova ile Kiev arasında kalıcı bir barışa yönelik müzakerelerde kayda değer hiçbir ilerleme sağlanamadı. Bunun yerine Trump, Putin rejimine karşı giderek daha sıcak bir tutum sergiledi, rejimin katı taleplerini dinlemeye istekli olduğunu gösterdi ve aynı zamanda çatışmadaki müttefiki olan Ukrayna ile tüm köprüleri attı. Geçtiğimiz ay Başkan Volodimir Zelenski'nin görevden uzaklaştırılması çağrısında bulundu. Aynı dönemde ABD'li yetkililer, Ukrayna'nın cephe savunması için hayati önem taşıyan askeri sistemlerin sevkiyatını yavaşlatmakla ve Kiev'in Rus enerji altyapısına yönelik saldırılarını durdurmayı kabul etmemesi halinde istihbarat desteğini kesmekle tehdit etmekle suçlandılar. Bu hamleler, Trump'ın İran'la girdiği çatışma nedeniyle yükselen benzin fiyatları karşısında seçmen nezdinde biraz olsun itibar kazanabileceği umuduyla 2 milyon ton Rus dizel yakıtı satın almak üzere bir anlaşma imzalamasının ardından geldi. Trump yönetimi ayrıca, söz konusu anlaşmada yer alan milyar dolarlık bir Rus yatırım grubuna yönelik yaptırımların kaldırılması, Rus petrol devi Lukoil ile ayrı bir anlaşma yapılması, Alaska'da Rusya destekli bir doğal gaz projesinin ilerletilmesi ve Avrupa'nın daha fazla Rus gazı alması için baskı yapılması konularında görüşmeler yürütüyor. Salı günü gerçekleşen ara seçimlerde Cumhuriyetçi Parti'nin yaşadığı ağır yenilgi sonrasında Temsilciler Meclisi ve Senato'nun Demokratların kontrolüne geçmesi, Trump'ın Ukrayna'ya yönelik "Amerikan desteğini çekme" tehdidini sürdürmesini zorlaştıracaktır; tabii Zelenski Rusya lehine bir barış anlaşmasını kabul etmediği sürece. Ancak Bloomberg'in Salı günü bildirdiğine göre Kremlin, zayıflamış bir Trump'ı, daha fazla taviz koparmak adına stratejik bir fırsat olarak görüyor. Rus yetkililer, başkanın kazançlı anlaşmalara olan düşkünlüğünün, Moskova'nın savaşın beşinci ve zorlu kışı öncesinde Ukrayna'nın enerji sistemlerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırarak Kiev üzerindeki baskıyı artırması durumunda, Trump'ın buna itiraz etmesini engelleyebileceğine inanıyor. Bu saldırılar, ayın ilerleyen günlerinde yapılması planlanan bir sonraki müzakere turunda Putin'in elini güçlendirecektir. Kaynak: TDB- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Trump'ın Rusya'dan dizel ithalatı planı, tankerlerin rota değiştirmesiyle sekteye uğradı Donald Trump'ın Rusya'dan dizel ithalatına izin verme planı, eyalet ve federal yetkililerin bu tür sevkiyatların gerçekleştirilmesinin hukuki sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıda bulunması ve ABD'ye yönelen iki tankerin rotasını değiştirmesiyle bu hafta sekteye uğramış görünüyor. Trump, 9 Ekim'de Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı bir anlaşmayla, 300 bin metrik tondan fazla dizelin derhal ABD ve küresel piyasalara sunulacağını, ardından daha büyük sevkiyatların da geleceğini duyurmuştu. ABD, 2022'de Ukrayna'nın işgalinin ardından Rusya'dan enerji ithalatını yasaklamıştı; söz konusu anlaşma ise bazı yasa koyucuların ve yabancı müttefiklerin tepkisini çekti. Anlaşma kapsamında henüz ABD'ye ulaşan kesin bir sevkiyat gerçekleşmedi. Analistler, bu ithalatın, mevcut dönemde rekor seviyelere ulaşan ABD'deki dizel fiyatlarını düşürme konusunda pek bir etkisinin olmayacağını öne sürüyor. Geçtiğimiz ay Baltık limanı Primorsk'tan ayrılan ve üzerlerinde yaptırım bulunan iki tanker, başlangıçta varış noktası olarak ABD'nin Doğu Kıyısı'nı bildirmişti. Denizcilik verileri şirketi Kpler ve gemi trafik takip sitesi MarineTraffic.com'a göre, perşembe günü itibarıyla her iki tanker de rotalarını Brezilya ve Akdeniz yönüne çevirdi. Kuzey Atlantik'te ABD'ye doğru ilerleyen üçüncü bir gemi ise varış noktasını New York'tan "talimat bekleniyor" (for orders) şeklinde değiştirerek, yükün nerede boşaltılacağını belirsiz bıraktı. Ne Beyaz Saray ne de Kremlin, anlaşmanın yazılı hale getirilip getirilmediğine dair bilgi verdi; ayrıca fiyatlar, ödeme koşulları veya sürece dahil olan şirketler de açıklanmadı. Hazine Bakanlığı, normal şartlarda ABD yaptırımlarına tabi olacak Rus dizeli işlemlerine geçici olarak izin vermiş olsa da, New Jersey Valisi Mikie Sherrill, eyaletindeki liman ve terminal işletmecilerine söz konusu yakıtı taşıyan gemileri kabul etmemeleri çağrısında bulundu. Sherrill, pazartesi tarihli mektubunda, "Rus yakıtının yasa dışı ticaretinden kâr elde etmeye yönelik her türlü girişimin ağır cezalarla karşılanacağı" uyarısında bulundu. Sherrill, Trump yönetiminin, Kongre tarafından dört yıldan uzun bir süre önce yürürlüğe konulan ithalat yasağını geçersiz kılma yetkisine sahip olmadığını savundu ve New Jersey'nin, eyalet sınırları içindeki tesislerin ve şirketlerin Rus yakıtıyla işlem yapmasını engellemek için yasal ve düzenleyici yetkilerini kullanacağını belirtti. Her iki partiden senatörlerden oluşan bir grup, Trump'a anlaşmayı iptal etmesi çağrısında bulunarak, ABD'nin "Putin'e finansal bir can simidi sunmaması gerektiğini" ifade etti. Yasama organları ayrıca büyük bankaları, liman yetkililerini ve yakıt dağıtımcılarını, ithalatı kolaylaştırmanın şirketleri hukuki veya cezai sorumluluğa ve gelecekteki kongre soruşturmalarına maruz bırakabileceği konusunda uyardı. Yönetim, yetkilendirmenin yasal olduğunu savunuyor ve hiçbir mahkeme bu anlaşmazlık hakkında karar vermedi. Perşembe günü yorum talebine yanıt olarak Hazine Bakanlığı, Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi'nin 7 Nisan'a kadar Rus dizelinin satışı, teslimatı, boşaltılması ve ithalatı için verdiği yaptırım muafiyetinin önceki eylemlerle tutarlı olduğunu ve "tüm geçerli yasalara uygun" olduğunu belirten bir açıklama yayınladı. Kamuoyuna açıklama yapma yetkisi olmayan ve isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir Trump yönetimi yetkilisi, yolda olan Rus dizel sevkiyatlarının Amerikalılar için fiyat baskısını azaltacağını söyledi. Yetkili, sevkiyatların artmasının Putin ve Trump'ın anlaşmasıyla uyumlu olduğunu ancak herhangi bir Rus yakıtının doğrudan ABD'ye ulaşıp ulaşmayacağını belirtmedi. Dizel fiyatlarının yüksek olması, nakliye sektörünün ve pek çok çiftçinin mal üretimi ve taşımacılığında bu yakıtı kullanması nedeniyle, tüketici fiyatları da dahil olmak üzere geniş kapsamlı ekonomik etkilere yol açabilir. Trump, bu yıl yaşanan dizel fiyatı artışlarından Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'yi sorumlu tutmaya çalıştı. Kendisi, Ukrayna'ya, Rus rafinerilerine zarar veren ve yakıt üretimini kısıtlayan insansız hava aracı saldırılarını durdurması yönünde baskı yaptı. Financial Times, yaptırım uygulanan iki geminin —Rus tankeri Talisman ve Sierra Leone bayraklı Leruo— rotalarının değiştirildiğini ilk duyuran kaynak oldu. Kpler analisti Matt Smith, Rus dizel sevkiyatlarının halihazırda ABD'li alıcıları olup olmadığının henüz net olmadığını ve Kuzey Atlantik'teki üçüncü tankerin de rotasını değiştirebileceğini belirtti. Smith, "Düzenlemeler ve yaptırımlarla ilgili endişeler nedeniyle, bu kargonun ABD'nin Atlantik kıyısında boşaltıldığını görmeyebiliriz," dedi ve ekledi: "Bu yakıtı karaya çıkarmanın doğurabileceği sonuçlar nedeniyle, söz konusu sevkiyatların ABD'ye getirilmesi konusunda bir tereddüt olduğu açık." Kremlin sözcüsü Dmitriy Peskov, ticari sevkiyatlarla ilgili detayların mevcut olmadığını ancak "tüm dizel yakıtın alıcısını bulacağını" ifade etti. Putin'in özel temsilcisi Kirill Dmitriyev ise Financial Times'ın haberini reddetti. Dmitriyev, X platformunda yaptığı paylaşımda, "Yalan. ABD'ye giden tankerler rotalarında ilerlemeye devam ediyor," ifadelerini kullandı. Kaynak: TI- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
2028 başkanlık ön seçimlerine ilişkin yeni ankette sürpriz isimler öne çıkıyor Demokratların ara seçimlerde elde ettiği tarihi zaferden günler önce yapılan yeni bir AtlasIntel anketi, 2028 başkanlık ön seçimleri için sürpriz favorileri ortaya koydu. 1 Kasım'da yayımlanan anket, Demokrat Georgia Senatörü Jon Ossoff'un ve Cumhuriyetçi Dışişleri Bakanı (Secretary of State) Marco Rubio'nun, kendi partileri içindeki varsayımsal ön seçimlerde önde olduklarını gösterdi. Ankete göre Ossoff, New York Demokrat Temsilciler Meclisi Üyesi Alexandria Ocasio-Cortez'in çok az farkla (yüzde birin altında) önünde yer alıyor. Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg üçüncü sırada bulunurken, eski Başkan Yardımcısı Kamala Harris dördüncü sırada yer alıyor. Cumhuriyetçiler cephesinde ise tablo biraz daha net; Rubio, Başkan Yardımcısı JD Vance'in açık ara önünde bulunuyor. Cumhuriyetçi Parti'deki ön seçim süreci iki kişilik bir yarışa dönüşebilir; zira Florida Valisi Ron DeSantis, Tucker Carlson ve Başkan Donald Trump'ın oğlu Donald Trump Jr.'ın her biri yüzde beşin altında oy oranına sahip. AtlasIntel anketi, 28 Ekim ile 1 Kasım tarihleri arasında 3.566 katılımcıyla gerçekleştirildi ve yüzde iki hata payına sahip. Gözden düşen favoriler Son AtlasIntel anketi, 2028 ön seçimlerine ilişkin diğer anketlerden önemli ölçüde farklılık gösteriyor. Ekim ayı sonlarında yapılan bir Harvard/HarrisX anketi, Harris ve Vance'in kendi partilerindeki ön seçimlerde rahat bir farkla önde olduklarını ortaya koymuştu. Demokratlar arasında Harris, California Valisi Gavin Newsom'ın 14 puan önündeydi. Ancak son AtlasIntel anketinde Harris yüzde 12,6 ile ancak dördüncü sırada yer alabildi; Newsom ise yüzde 9'da kaldı. Harvard/HarrisX anketinde Cumhuriyetçiler arasında Vance, Donald Trump Jr. ve Rubio'nun 19 puan önünde görünürken, AtlasIntel anketinde Başkan Yardımcısı Vance'in Rubio'nun 13 puan gerisinde kaldığı görüldü. Sadece söylentiler var, somut bir adım yok Ara seçimlerin sona ermesine rağmen, şu an itibarıyla hiç kimse 2028'de aday olma niyetini resmen açıklamadı. Ara seçim süreci boyunca, Vance ve Harris gibi 2028 için potansiyel aday olarak görülen isimler, başkanlık hedeflerine dair herhangi bir ipucu vermeden, yalnızca yaklaşan ara seçimlere odaklandıklarını ifade ettiler. Ara seçimlerin ardından Demokrat stratejist Doug Sosnik, Reuters'a verdiği demeçte, Demokrat Parti içindeki farklı ideolojik kesimlerin 2028 öncesinde zaferi kendilerine mal etmeye çalışacaklarını belirtti. Sosnik, "Demokrat Parti'nin her kanadı, dün geceki sonuçlarda kendisi adına bir doğrulama bulabilir," dedi ve ekledi: "Parti olarak sahip olduğumuz görüş ayrılıklarını kimsenin dizginlemeye çalışabileceğini ya da böyle bir şeye kalkışması gerektiğini düşünmüyorum." Kaynak: USA TODAY- Mustafa Kemal Atatürk Hakkında Her Şey Buraya...
Azerbaycan kanalında Atatürk’e övgü dolu sözler: “Türk adını karanlıklar içerisinden yeniden parlatan ve ortaya çıkaran kişidir Atatürk. Üzeri karalanmış Türk adını ve Türk şerefini kurtaran kişidir Atatürk.” “Atamızdır ve bununla gurur duyuyoruz.”- En Son Savunma ve Askeri Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
GURUR: 1000. MOTOR GELDİ ! Türkiye, bir zamanlar ambargoya maruz kaldığı “Turbojet Füze Motoru” alanında bugün kritik bir kilometre taşına ulaştı. Kale Jet Motorları, 2013 yılında Savunma Sanayii Başkanlığı Projesi ile sıfırdan başladığı bu yolda 1000. jet motorunu üretti!- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
- SİYASET DÜNYASINDA DEPREM! ÜNLÜ ŞOVMEN TRUMP’A KAPIYI GÖSTERDİ: “HER ŞEYE BULAŞTIN, GİT KENDİNE ISSIZ BİR ADA SATIN AL VE ORADA YAŞA!”
SİYASET DÜNYASINDA DEPREM! ÜNLÜ ŞOVMEN TRUMP’A KAPIYI GÖSTERDİ: “HER ŞEYE BULAŞTIN, GİT KENDİNE ISSIZ BİR ADA SATIN AL VE ORADA YAŞA!” ABD’de Cumhuriyetçi Parti’nin ara seçimlerde uğradığı ağır yenilgi gündeme bomba gibi düşerken, ekranların sevilen ismi Jimmy Kimmel’dan Donald Trump’a yenilir yutulur cinsten olmayan sert bir bombardıman geldi. Trump’a taktığı “Nappy Gilmore” lakabıyla canlı yayında adeta ateş püsküren ünlü şovmen, eski başkanı derhal istifa etmeye çağırdı: “Kimse seni istemiyor, al o milyar dolarlık kripto paranı ve bas git!” Amerika Birleşik Devletleri’nde ara seçim sonuçlarının yankıları sürerken, ekranların en çok izlenen talk-show sunucularından Jimmy Kimmel, canlı yayında adeta bir siyasi deprem yarattı. Cumhuriyetçi Parti’nin sandıkta yaşadığı büyük hezimetin faturasını tamamen Donald Trump’a kesen ünlü şovmen, canlı yayında sert ifadelerle eski başkanı istifaya davet etti. "KİMSE SENİ İSTEMİYOR, BİRAK ARTIK!" Seçim sonuçlarının ardından halkın iradesini açıkça ortaya koyduğunu belirten Kimmel, Trump’a yüklendiği konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "KÖPEK TÜYÜ GİBİ HER ŞEYE BULAŞTIN!" Aday olsaydı kazanacağını öne süren Trump’ın iddialarını "tamamen saçmalık" olarak niteleyen Kimmel, benzetmeleriyle gündeme damga vurdu. Trump'ın toplumsal ayrışmayı zirveye çıkardığını vurgulayan ünlü sunucu, sözlerini şöyle sürdürdü: Seçim hezimetinin ardından gelen bu zehir zemberek açıklamalar, sosyal medyada kısa sürede en çok konuşulanlar arasına girerken, Trump cephesinden bu sert çıkışa ne yanıt geleceği ise büyük bir merak konusu. Kaynak: Variety- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Aman Tanrım. Dün gece Jimmy Kimmel'dan gelen şu kolaj.- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Ed Krassenstein Vay canına. Bu harika! Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi'nin yeni başkanı olacak @RobertGarcia, Demokratların Ocak ayında Temsilciler Meclisi'nin kontrolünü yeniden devraldıklarında başlatacakları dört ana soruşturmayı açıkladı. Tam zamanıydı!!- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
"Kulüp için son 24 saat çok iyi geçti; Avrupa'da iki galibiyet. Umarız futbol tarafında da bu şekilde devam ederiz." Saras Jasikevicius - Bir @FBBasketbol ve @Fenerbahce taraftarı olmak için harika bir zaman!- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Anadolu Efes: 90 - Paris: 95- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Eski NBA uzun oyuncusu Dwight Powell, EuroLeague'deki ilk maçında galibiyetle sonuçlanan sağlam bir performans sergiledi.- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Fenerbahçe Tarfin 84-65 Kosner Baskonia Fenerbahçe Tarfin Erkek Basketbol Takımımız, EuroLeague’in 10. haftasındakonuk ettiği Kosner Baskonia’yı 84-65 mağlup ederek, sezonun 7. galibiyetini elde etti. Takımımızın baştan sona üstün bir performans sergilediği karşılaşmada Horton-Tucker 19, Braxton Key 13 ve Clyburn 10 sayıyla çift haneli skor üreten isimler oldu. Hücumda takım oyununu ön plana çıkaran ekibimizde toplam 11 oyuncumuz skor katkısı verdi. Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda oynanan karşılaşmayı Yönetim Kurulu Üyelerimiz de tribünden takip etti. Erkek Basketbol Şubemizde uzun yıllar boyunca farklı kademelerde görev alan Maurizio Gherardini de mücadeleyi salondan izleyen isimler arasındaydı. Yeni transferimiz Dwight Powell, Kosner Baskonia karşısında Fenerbahçe formasıyla ilk maçına çıktı. 13 dakika 44 saniye süren alan oyuncumuz karşılaşmayı 3 sayı, 7 ribaunt ve 2 asistle tamamladı. Karşılaşmaya Trent Forrest, Shane Larkin, Shavon Shields, Braxton Key ve Marcus Bingham Jr. ilk beşiyle başlayan takımımız, hücumda etkili bir performans sergiledi. Benchten gelen oyuncuların da skor katkısı verdiği ilk çeyreği ekibimiz dokuz farklı oyuncumuzun sayı bulmasıyla 33-18 önde tamamladı. İkinci çeyrekte de üstün oyununu sürdüren ve farkı giderek açan Jasikevicius’un öğrencileri, soyunma odasına 52-32’lik skor avantajıyla gitti. Üçüncü çeyrekte de kontrolü elinden bırakmayan Fenerbahçe Tarfin, bu bölümü 63-41 önde tamamladı. Karşılaşmanın kalan bölümünde de üstünlüğünü koruyan takımımız, parkeden 84-65 galibiyetle ayrılarak EuroLeague’deki 7. zaferini elde etti. Çeyrek skorları: 1.Çeyrek:33-18 2.Çeyrek: 19-14 3.Çeyrek:11-9 4.Çeyrek: 21-24 Skor dağılımımız: Horton-Tucker 19, Key 13, Clyburn 10, Shields 9, Bingham Jr 9, Baldwin IV 8, Larkin 6, Melli 3, Powell 3, Juzang 3, Forrest 1. Fenerbahçe Tarfin, Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi 7. hafta maçında Bursaspor Basketbol’a konuk olacak. 7 Kasım Cumartesi günü Tofaş Spor Salonu’nda oynanacak maç 20.30’da başlayacak.- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Demokratlar, Temsilciler Meclisi'nde 40'tan fazla koltuğun kontrolünü el değiştirdi. İşte detaylar. Demokratlar, Salı günü Cumhuriyetçilerin elinde bulunan 36'dan fazla koltuğu kazanarak Temsilciler Meclisi'nde kontrolü ele geçirdi. Bu zaferler arasında, geleneksel olarak çekişmeli geçen bölgelerin yanı sıra bir zamanlar "koyu kırmızı" (Cumhuriyetçi eğilimli) olarak görülen yerler de bulunuyor. Partinin kazandığı bölgeler, ABD'nin kuzeydoğusundaki banliyölerden, bir dönem Cumhuriyetçi Parti'ye giderek daha fazla meylettiği düşünülen Güney Teksas'taki alanlara kadar uzanıyor. 2026 ara seçimleri, geçtiğimiz yıl ülke genelinde gerçekleştirilen ve on yıllık dönem ortasında seçim bölgelerinin yeniden çizilmesini kapsayan hamlelerle de sarsıldı. Teksaslı Cumhuriyetçiler, Başkan Trump'ın talebi doğrultusunda bazı seçim bölgelerini Cumhuriyetçi eğilime kaydırırken, Kaliforniyalı Demokratlar bölgeleri Demokrat eğilime doğru kaydırdı; diğer birçok eyalet ise seçim haritalarını partizan amaçlarla yeniden düzenledi. Demokratlar bu yeni haritalar altında birçok zafer elde ederken, Cumhuriyetçilerin kazandığı koltuk sayısı şimdilik daha sınırlı kaldı. CBS News, onlarca seçim yarışında henüz kazanan tarafı öngöremedi. Şu ana kadar 43 seçim bölgesi Demokratların, iki bölge ise Cumhuriyetçilerin tarafına geçti. İşte el değiştiren koltuklara bir bakış: Sürpriz Sonuçlar Bazı seçim bölgelerinde Demokratlar, iki yıl önce çift haneli farklarla kazanan Cumhuriyetçi milletvekillerini koltuklarından etti. New Jersey 2. Bölge: Cumhuriyetçi Temsilci Jeff Van Drew, Güney New Jersey'de "sağlam bir Cumhuriyetçi kale" olarak görülen bölgede Demokrat Zack Mullock'a kaybetti. 2024 seçimlerini 16,9 puan farkla kazanan Van Drew, 2019'da, Başkan Trump'a yönelik ilk azil süreci sırasında Demokrat Parti'den Cumhuriyetçi Parti'ye geçmesiyle tanınıyordu. Ohio 10. Bölge: Cumhuriyetçi Temsilci Mike Turner, Demokrat Kristina Knickerbocker'a yenildi. Bu sonuçla, iki yıl önce yeniden seçildiği seçimde 18 puandan fazla fark atan Turner'ın Kongre'deki yaklaşık çeyrek asırlık görev süresi sona ermiş oldu. Missouri 2. Bölge: Demokrat Fred Wellman, 2024 seçimlerini 12 puan farkla kazanan Cumhuriyetçi Temsilci Ann Wagner'i koltuğundan etti. Cumhuriyetçiler, geçen yıl St. Louis bölgesindeki bu koltuğu daha "kırmızı" (Cumhuriyetçi) hale getirmeye çalışmış ancak yeni haritalar mahkemeler tarafından iptal edilmişti. Cook Political Report, henüz Eylül ayında bile bu bölgeyi "sağlam bir Cumhuriyetçi kale" olarak nitelendiriyordu. Indiana 5. Bölge: Cumhuriyetçi Temsilci Victoria Spartz, seçim gecesinin sürprizlerinden biri olarak Demokrat J.D. Ford'a kaybetti. Spartz, 2024'teki seçimlerde 18 puanın üzerinde bir farkla yeniden seçilmişti. Kentucky 6. Bölge: Demokrat Zach Dembo ile Cumhuriyetçi Ralph Alvarado arasındaki boş koltuk yarışı çekişmeli beklenmiyordu; ancak seçim tahmincileri, Cumhuriyetçilerin elindeki bu koltuğu son haftalarda Demokratlara doğru kaydırdı. Görevden ayrılan Temsilci Andy Barr, iki yıl önce bu bölgeyi 26 puan farkla kazanmıştı. Wisconsin 1. Bölge: İlk kez 2018'de seçilen Cumhuriyetçi Temsilci Bryan Steil, Demokrat Mitchell Berman'a karşı kaybetti. Bu bölge, 30 yılı aşkın süredir bir Demokrat tarafından temsil edilmiyordu. Steil, bir önceki seçimde Trump'tan daha iyi bir performans sergileyerek 10 puanın üzerinde bir farkla yeniden seçilmişti; Cook Political Report ise eylül sonuna kadar bölgeyi "Cumhuriyetçi eğilimli" (Likely Republican) olarak değerlendiriyordu. Nevada 2. Bölge: Teresa Benitez-Thompson, Cumhuriyetçi David Flippo'yu mağlup ederek onlarca yıl sonra Kuzey Nevada'yı temsil eden ilk Demokrat oldu. Koltuk, 2024 seçimlerinde yaklaşık 19 puan farkla kazanan, uzun süreli Cumhuriyetçi Temsilci Mark Amodei'nin emekli olmasıyla boşalmıştı. Ohio 15. Bölge: Demokrat Don Leonard, 2024 seçimlerinde 13 puan farkla yeniden seçilen Cumhuriyetçi Temsilci Mike Carey'i mağlup etti. Rövanşlar Bazı Demokratlar, daha önce karşılaştıkları —hatta bazı durumlarda birden fazla kez karşılaştıkları— Cumhuriyetçi rakiplerine karşı zafer kazandı. Pensilvanya 10. Bölge: Demokrat Janelle Stelson, eyalet başkenti Harrisburg merkezli bu bölgede, Cumhuriyetçi Temsilci Scott Perry ile girdiği rövanş mücadelesini kazandı. Virginia 2. Bölge: Eski Demokrat Temsilci Elaine Luria, Cumhuriyetçi Temsilci Jen Kiggans'ı rövanş niteliğindeki seçimde mağlup etti. Luria, 2022'de seçim bölgelerinin yeniden düzenlenmesiyle bölgenin Cumhuriyetçiler lehine daha avantajlı hale gelmesinin ardından Kiggans'a kaybetmişti. Virginia'nın Doğu Kıyısı'nı (Eastern Shore) ve Virginia Beach'i kapsayan, askeri varlığın yoğun olduğu bölge, 2008'den bu yana dört kez el değiştirdi. Wisconsin 3. Bölge: Eyaletin batı ve orta kesimlerinin bir kısmını kapsayan ve büyük bir rekabete sahne olan bu bölgede, Demokrat Rebecca Cooke, iki dönemdir görev yapan Cumhuriyetçi Temsilci Derrick Van Orden'ı rövanş niteliğindeki seçimde koltuğundan etti. Iowa 1. Bölge: Cumhuriyetçi Temsilci Mariannette Miller-Meeks, Demokrat Christine Bohannon ile üst üste üçüncü kez karşı karşıya geldiği seçimde rakibine kaybetti. Miller-Meeks, 2020 yılında Kongre'ye ilk kez sadece altı oy farkla seçildiğinden bu yana, her seçimde kıyasıya bir rekabet yaşamıştı. Kuzeydoğu’daki Çekişmeli Seçim Bölgeleri Her iki parti de Kuzeydoğu’daki seçim bölgelerine yatırım yaptı; bunlar arasında geçmişte bir partiden diğerine geçiş yapmış bölgeler ve Pensilvanya’da, on yıl boyunca beklenenden daha iyi performans gösteren bir Cumhuriyetçi tarafından temsil edilen çekişmeli bir bölge de bulunuyor. New York 17. Bölge: Demokrat Cait Conley, 2023’ten bu yana Temsilciler Meclisi’nde Hudson Vadisi’nin güney kısmını temsil eden ılımlı Cumhuriyetçi vekil Mike Lawler’ı mağlup etti. New Jersey 7. Bölge: 2022’de seçim bölgelerinin yeniden düzenlenmesiyle Cumhuriyetçi Parti lehine daha uygun hale gelen bu bölgeyi kazanan Cumhuriyetçi vekil Tom Kean Jr., mart başından haziran ayının büyük bölümüne kadar Kongre’deki görevine katılamadıktan sonra, çekişmeli geçen bu seçimde Demokrat Rebecca Bennett’e kaybetti. Kean, görevine döndükten sonra depresyon teşhisi aldığını ve bu nedenle uzun süre hastanede yattığını açıkladı. Bölge, New York şehrinin banliyölerini ve Donald Trump’ın Bedminster’daki golf kulübünü kapsıyor. Pensilvanya 1. Bölge: İran konusunda Donald Trump’tan farklı bir tutum sergileyen ve geçmişte zorlu seçim süreçlerini başarıyla atlatmasıyla bilinen ılımlı Cumhuriyetçi vekil Brian Fitzpatrick, banliyö karakterli bu çekişmeli bölgede Demokrat Bob Harvie’ye kaybetti. Pensilvanya 7. Bölge: 2024’te bölgedeki siyasi dengeleri kendi lehine çeviren Cumhuriyetçi vekil Ryan Mackenzie, Allentown merkezli bu bölgede yeniden seçilme yarışını Demokrat Bob Brooks’a karşı kaybetti. Pensilvanya 8. Bölge: Cumhuriyetçi vekil Rob Bresnahan Jr., Scranton Belediye Başkanı Demokrat Paige Cognetti’ye kaybetti. Orta Batı’daki Çekişmeli Bölgeler Orta Batı’daki bazı eyaletler, gelecek yıldan itibaren Kongre’deki temsilci heyetlerinde büyük değişiklikler yaşayacak. Michigan 4. Bölge: Sekiz dönemdir görev yapan Cumhuriyetçi vekil Bill Huizenga, Sean McCann’e yenildi. McCann, yaklaşık bir asırdır Batı Michigan bölgesini temsil edecek ilk Demokrat olacak. Michigan 7. Bölge: Demokrat William Lawrence, Lansing çevresindeki çekişmeli bölgede Cumhuriyetçi vekil Tom Barrett’ı koltuğundan etti. İlerici bir çizgide olan Lawrence, Demokrat Parti ön seçimlerinde, iki ılımlı adayın oyları bölmesi sayesinde galip gelmişti. Michigan 10. Bölge: Demokrat Christina Hines, Cumhuriyetçi Temsilci John James'in valilik için aday olup seçilememesiyle boşalan Detroit bölgesindeki seçim bölgesinde Mike Bouchard'ı mağlup etti. Ohio 7. Bölge: Uzun süredir Cumhuriyetçilerin elinde bulunan kuzeydoğu Ohio'daki bu bölgede, zor günler geçiren Cumhuriyetçi Temsilci Max Miller, yeniden seçilme yarışını Demokrat Brian Poindexter'a kaybetti. Miller, eski eşine ve küçük kızına yönelik aile içi istismar iddiaları (ki kendisi bu iddiaları reddetti) nedeniyle yaz aylarında gelen, adaylıktan çekilme çağrılarına kulak asmamıştı. Eğer çekilseydi, Cumhuriyetçiler Kasım ayındaki oy pusulasında onun yerine başka bir aday gösterebileceklerdi. Iowa 2. Bölge: Demokrat Lindsay James, Cumhuriyetçi Temsilci Ashley Hinson'ın Senato adaylığı sürecinde seçilememesiyle boşalan bölgede, Cumhuriyetçi Joe Mitchell'ı yendi. Iowa 3. Bölge: Cumhuriyetçi Temsilci Zach Nunn, koltuğunu Demokrat Sarah Trone Garriott'a kaptırdı. Iowa'daki bu değişimler, eyaletin Temsilciler Meclisi delegasyonunun tamamen Cumhuriyetçilerden oluştuğu bir yapıdan, üç Demokrat ve bir Cumhuriyetçiden oluşan bir yapıya dönüştüğü anlamına geliyor. Nebraska 2. Bölge: Demokrat Denise Powell, Omaha bölgesinde, emekli olan ve sık sık Trump'ı eleştiren Cumhuriyetçi Temsilci Don Bacon'ın temsil ettiği koltuğu Demokratların tarafına geçirdi. Powell, Cumhuriyetçi rakibi Brinker Harding'i mağlup etti. Batı Eyaletleri Bazı Batı eyaletleri ve şehirleri, yıllar sonra ilk kez Temsilciler Meclisi'ne Demokrat bir temsilci seçti. Montana 1. Bölge: Eski bir orman yangını itfaiyecisi (smokejumper) ve sendika lideri olan Sam Forstag, Cumhuriyetçi Aaron Flint'i mağlup ederek, son otuz yıl içinde Montana'yı Temsilciler Meclisi'nde temsil eden ilk Demokrat oldu. Görevden ayrılan Cumhuriyetçi Temsilci Ryan Zinke, 2024 seçimlerini 7,7 puan farkla kazanmıştı; ancak ulusal düzeydeki Demokratlar bu koltuğu kazanabilecekleri bir fırsat olarak görüyorlardı. Utah 1. Bölge: Demokrat Ben McAdams, Salt Lake City ve banliyölerini kapsayan, sınırları yeniden çizilmiş seçim bölgesini kazandı. Uzun süren bir hukuki mücadelenin ardından mahkeme kararıyla gerçekleştirilen seçim bölgesi yeniden yapılandırması, eyalette Demokrat eğilimli bir bölge oluşturulmasını sağladı. Bu durum, Demokrat Partiye eyaletteki dört Temsilciler Meclisi koltuğundan birini kazanması için son on yılın en iyi fırsatını sunmuş oldu. Colorado 5. Bölge: Cumhuriyetçi Temsilci Jeff Crank, yeniden seçilme yarışını Jessica Killin'e kaybetti. Killin, Colorado Springs bölgesini temsil eden ilk Demokrat olacak. Crank 2024'te yaklaşık 14 puan farkla kazanmıştı, ancak bölge yıllar içinde sola doğru bir eğilim gösterdi. Colorado 8. Bölge: Demokrat Manny Rutinel, Cumhuriyetçi Temsilci Gabe Evans'ı mağlup etti. İki yıl önce, görevdeki Cumhuriyetçi isim bölgeyi kendi partisi lehine çevirmişti. Denver'ın kuzeyine uzanan bu bölge, çekişmeli bir seçim alanı olma özelliği taşıyor. Arizona 1. Bölge: Demokrat Amish Shah, Cumhuriyetçi eski NFL vurucusu (kicker) Jay Feely'yi yendi. Söz konusu koltuk, Cumhuriyetçi Temsilci David Schweikert'in valilik yarışına girmesiyle boşalmıştı. İki yıl önce Schweikert, Shah'ı çok az farkla mağlup etmişti. Arizona 6. Bölge: Demokrat JoAnna Mendoza, iki dönemdir görev yapan Cumhuriyetçi Temsilci Juan Ciscomani'yi bu çekişmeli bölgede mağlup etti. Bölge, Tucson çevresindeki banliyölerden başlayıp eyaletin güneydoğu köşesine, ABD-Meksika sınırına kadar uzanıyor. Teksas "Yalnız Yıldız Eyaleti" (Lone Star State) olarak bilinen Teksas'taki Cumhuriyetçiler, geçen yıl Temsilciler Meclisi seçim bölgesi haritalarını, Demokratların elindeki beş koltuğu kazanma hedefiyle yeniden çizdiler. Sonuç olarak, bir koltuk Cumhuriyetçilerin eline geçerken, Cumhuriyetçi eğilimli iki bölge ise Demokratlar tarafından kazanıldı. Bu değişimler, Teksas'ta Demokratların eyalet genelinde elde ettiği bir dizi zaferle aynı döneme denk geldi; eyalet, uzun yıllar sonra ilk kez bir Demokrat senatör ve vali seçti. Teksas 32. Bölge: Bu, Teksaslı Cumhuriyetçilerin yeniden çizilen haritalar üzerinde Demokratların elinden almayı başardığı tek koltuk oldu. Dallas bölgesindeki bu seçim bölgesinde Cumhuriyetçi Jace Yarbrough, Demokrat rakibi Dan Barrios'u mağlup etti. Teksas 15. Bölge: Güney Teksas'ta, nüfusunun büyük çoğunluğunu Latin kökenlilerin oluşturduğu bölgede, Demokrat aday ve Tejano müziği yıldızı Bobby Pulido, görevdeki Temsilci Monica De La Cruz'u yendi. Söz konusu bölge 2024'te Cumhuriyetçilere doğru güçlü bir kayma göstermişti ancak bu yıl, ekonomik endişeler ve göç meselesi nedeniyle yeniden Demokratlara yöneldi. Bölgenin sınırları yeniden çizilmiş ve De La Cruz'un seçmen kitlesinin büyük bir kısmı değişmişti. b Teksas'ın haritalarını yeniden düzenlemesinin ardından Kaliforniya seçmenleri de kendi seçim bölgesi yeniden yapılandırma planlarını onayladılar; bu plan, eyaletteki bazı koltukların siyasi yelpazede sola kaymasını hedefliyordu. Demokratlar, kazanmayı umdukları beş koltuğun tamamını elde etmeyi başardılar. Kaliforniya 1. Bölge: Demokrat Mike McGuire, Kuzey Kaliforniya'daki bu koltuğu daha önce Haziran ayında —Cumhuriyetçi Temsilci Doug LaMalfa'nın vefatının ardından— kazanan Cumhuriyetçi Temsilci James Gallagher'ı mağlup etti. Ancak seçim bölgelerinin yeniden çizilmesi, Gallagher'ın yeniden seçilme çabasını oldukça zorlu bir sürece dönüştürdü. Kaliforniya 6. Bölge: Cumhuriyetçi iken bağımsız olmaya karar veren ancak hâlâ Cumhuriyetçi Parti grubuyla hareket eden Temsilci Kevin Kiley, Demokrat Richard Pan'e kaybetti. Kiley'nin eski seçim bölgesi olan 3. Bölge'nin sınırları köklü bir şekilde değiştirildi ve burayı, daha önce 6. Bölge'yi temsil eden görevdeki bir Demokrat kazandı; böylece Demokrat Parti hanesine bir koltuk daha eklenmiş oldu. Kaliforniya 22. Bölge: Cumhuriyetçi Temsilci David Valadao, yeniden seçilme yarışını Demokrat Randy Villegas'a karşı kaybetti. Böylece Valadao, 6 Ocak 2021'deki ABD Kongre Binası baskını sonrasında Başkan Trump'ın görevden alınması (impeachment) yönünde oy kullanan Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyeleri arasında görevinden ayrılan son isim oldu. Seçim bölgesi sınırlarının yeniden çizilmesiyle bölge daha "mavi" (Demokrat eğilimli) hale getirildi, ancak yine de Demokratlar için kazanılması en zorlu yerlerden biri olarak görülüyordu. Kaliforniya 41. Bölge: Bu bölge Los Angeles'a daha yakın olacak şekilde kaydırıldı ve çok daha "mavi" bir yapıya büründü. Bu durum, görevdeki Cumhuriyetçi Temsilci Ken Calvert'in başka bir bölgeye geçmesine, Demokrat Temsilci Linda Sánchez'in ise başka bir yerden 41. Bölge'ye kaymasına yol açtı. Sánchez, Cumhuriyetçi rakibi Mitch Clemmons'ı kolaylıkla mağlup etti. Kaliforniya 48. Bölge: Demokrat Marni von Wilpert, artık çok daha "mavi" olan bu bölgede Cumhuriyetçi Jim Desmond'ı yendi. Güney Kaliforniya'daki bu koltuk, halihazırda emekli olmaya hazırlanan Cumhuriyetçi Temsilci Darrell Issa tarafından tutuluyordu; Issa, Obama döneminde Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi'ne başkanlık ettiği dönemle ulusal çapta dikkat çekmişti. Teksas 23. Bölge: Demokrat Katy Padilla Stout, tartışmalı bir isim olan, silah yanlısı Cumhuriyetçi Brandon Herrera'yı mağlup etti. ABD-Meksika sınırının yüzlerce millik kısmını kapsayan bu bölge, daha önce Cumhuriyetçilerin "garanti" gördüğü yerlerden biriydi. Ancak ılımlı Cumhuriyetçi Temsilci Tony Gonzales'in, bir çalışanla ilişki yaşadığını itiraf etmesi —söz konusu çalışanın daha sonra intihar etmesiyle sonuçlanan bir süreç— ve ardından Nisan ayında istifa etmesiyle bölge boşalmıştı. Kuzey Carolina Kuzey Carolina'da Temsilciler Meclisi'ne ait birkaç koltuk el değiştirdi. Bunlar arasında, birkaç yıl önce sınırların yeniden çizilmesiyle Cumhuriyetçi eğilimli hale getirilen yerlerde yaşanan sürpriz zaferler de bulunuyor. Bu durum, Roy Cooper'ın eyaletteki Senato yarışını açık farkla kazanmasıyla birlikte, eyalette yaşanan genel bir değişimin parçası oldu. Kuzey Carolina 6. Bölge: Cumhuriyetçi Temsilci Addison McDowell, 2020 sonrasında sınırların yeniden çizilmesiyle çok daha "kırmızı" (Cumhuriyetçi eğilimli) hale getirilen bir bölgede, Demokrat Cyril Jefferson'a kaybetti. İki yıl önce bu bölgede hiçbir Demokrat aday olmamış ve McDowell seçimi 38 puan farkla kazanmıştı. Kuzey Carolina 9. Bölge: Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçi kanadının seçim kampanyası kolunun başkanı olan Temsilci Richard Hudson, Demokratların sıkça aday gösterdiği Richard Ojeda'ya kaybetti. Hudson, 2024 seçimlerinde 18 puanın üzerinde bir farkla yeniden seçildi. Kuzey Carolina 11. Bölge: Demokrat Jamie Ager, bölgedeki kontrolü el değiştirerek 2010'dan bu yana bu koltuğu kazanan ilk Demokrat oldu. Ager, Cumhuriyetçi temsilci Chuck Edwards'ın uygunsuz davranış iddialarıyla karşı karşıya kalıp kampanyasını sonlandırmasının ardından, seçime 90 günden az bir süre kala yarışa dahil olan Cumhuriyetçi Jennifer Balkcom'u mağlup etti. Kuzey Carolina 13. Bölge: Demokrat Paul Barringer, iki yıl önce seçim bölgelerinin yeniden düzenlenmesinin ardından yaklaşık 17 puanlık bir farkla kazanan Cumhuriyetçi temsilci Brad Knott'u yendi. Kuzey Carolina 14. Bölge: Demokrat Lakesha Womack, 2024 yılında yeniden çizilen bölgede yaklaşık 16 puanlık bir farkla zafer kazanan Cumhuriyetçi temsilci Tim Moore'a karşı galip geldi. Diğer Seçim Bölgeleri Virginia 1. Seçim Bölgesi: Cumhuriyetçi Temsilci Rob Wittman, 1977'den beri Cumhuriyetçilerin elinde bulunan bu bölgede Demokrat Shannon Taylor'a kaybetti. Tennessee 9. Seçim Bölgesi: Cumhuriyetçi Brent Taylor, Demokrat Justin Pearson'ı mağlup etti. Bölge, yasama organı üyeleri tarafından Memphis bölgesini parçalamak ve uzun süredir görevde olan Demokrat Temsilci Steve Cohen'i koltuğundan etmek amacıyla yeniden düzenlenmişti; Cohen ise bunun üzerine yeniden seçilme yarışından çekilmişti. Kaynak: CBS News- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Trump'ın yeni başkanlık kararnamesi, takıntısını "tuhaf" boyutlara taşıyor Başkan Donald Trump Perşembe günü, Oval Ofis'i ulusal bir anıt ilan eden bir başkanlık kararnamesini imzaladı. Bu hamleyle, Beyaz Saray'da kendisinden sonra görev yapacak kişilerin, her yere yerleştirdiği o zevksiz altın eşyaları kaldırmasını engellemeyi amaçlıyor. Söz konusu adım, partisinin ara seçimlerde ağır bir yenilgi almasından iki gün sonra geldi; seçmenlerin büyük bir kısmı, Başkan'ın ülkenin ihtiyaçlarından ziyade kendi kişisel heveslerine (gösteriş projelerine) öncelik verdiğini düşünüyor. HuffPost Beyaz Saray muhabiri Jennifer Bendery, paylaştığı notta, "Trump masasında oturuyor; üzerinde 'VETO' yazan şapkası bir kitap yığınının üzerinde duruyor ve Oval Ofis'i tarihi bir simge haline getiren bir kararnameyi imzalıyor," ifadelerini kullandı ve ekledi: "Bu tuhaflık canlı olarak yayınlanıyor." Trump ayrıca kendi imzasını överek, "Bunun için iyi bir imzanızın olması önemli. Oldukça sanatsal," dedi. Resolute (Kararlılık) Masası'nın üzerindeki kararnameye atıfta bulunan Başkan, basına yaptığı açıklamada, "Bunu onaylanması için Kongre'ye göndereceğiz," dedi. "Kimsenin buraya dokunmasına, burayı tahrip etmesine ya da aptal insanların gelip burayı yıkıp yerine biraz daha farklı şekilde bir şey inşa etmesine izin verilmeyecek." Trump, gelecekte Beyaz Saray'da bulunacak birinin örneğin, "Artık oval olmasın, kare yapalım," diyebileceğini öne sürdü. Trump daha önce de ofise anıt statüsü kazandırma fikrinden bahsetmişti; ancak bunun, odanın şeklinden ziyade, kendi imzasını taşıyan o meşhur altın dekorasyon tercihlerinin değiştirilmesini engellemek için yapılacağı genel olarak tahmin ediliyordu. Trump'ın bu hamlesi, Amerikalıların yaşadığı sıkıntıları görmezden gelip kendi kişisel heveslerine odaklandığı yönündeki algıyı değiştirecek gibi görünmüyor. Seçim gününden bir sonraki gün, yani Çarşamba günü, Beyaz Saray'daki balo salonunu gazetecilere gezdirirken sergilediği kaygısız tavır, pek çok kişi tarafından "durumun ciddiyetinden tamamen kopuk" (duyarsız) olarak nitelendirildi. Kritik ara seçimlerin hemen öncesinde ise, "Yansıtma Havuzu"nun (Reflecting Pool) önünde durarak; yosunlar, mermerler, çimler ve hayali vandallar hakkında uzun uzun, dağınık konuşmalar yapmıştı. Perşembe günü Oval Ofis'te gerçekleşen etkinliğin ardından yorumcular, Başkan'ın ara seçimlerde aldığı ağır yenilgi ışığında durumu değerlendirmekte gecikmediler. Biri, "Amerikalılar Trump’ın kişisel tatmin projelerini reddetti," diye belirtti. "Seçimlerden sonraki ilk icraatlarından biri ne mi? İşte bu kişisel tatmin projelerini korumaya çalışmak." Bir başkası ise şu yorumu yaptı: "Kongre’nin onayı olmadan Beyaz Saray’ın bir kısmını yıktıran adam, şimdi de Beyaz Saray’ın bazı kısımlarını, Kongre onayı olmadan yıkılamayacak şekilde koruma altına almak istiyor. Tam bir çılgınlık!" Bir başkası da şunu vurguladı: "Aradan 10 yıl geçti, bu aptal herif hâlâ başkanlık kararnamelerinin (EO) nasıl işlediğini anlamamış." Başkanlık kararnameleri, kendisinden sonra gelen başkanlar tarafından iptal edilebilir; yani gelecekteki Demokrat bir başkan, bu kararı kolaylıkla yürürlükten kaldırabilir. Kaynak: AlternetDün
- Zekât Ve Sadakamızı Verirken, Ölçümüz Ne Olmalıdır? "Malın zekatını mı, Kazancımızın Zekatını mı?"
Bu makalemde, sizlerin üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu ZEKAT, SADAKA konusu üzerine olacak. Kur’an’da Allah ZEKÂT konusunda birçok ayet indirip, bizleri yardımlaşmaya davet etmiştir. Peki Allah zekatı, sadakayı yapacağımız hayırları malımızın kazancından mı vermemizi emrediyor, yoksa kazancın haricinde malımızın da mı sadakasını zekatını, ayrıca verin diyor konusu üzerine olacak. Önce malımızın da ayrıca sadaka, zekâtını vermemiz gerekir, diye örnek verdikleri ayeti yazalım ve üzerinde birlikte düşünelim. Şunu da özellikle hatırlatmak isterim. İslam iktisadı ve ahlak anlayışında, PAYLAŞIM VE YARDIMLAŞMANIN TEMELİNDE ÜRETİLEN DEĞERİN, YANİ KAZANÇ VE GETİRİNİN (NEMÂ) PAYLAŞILMASI PRENSİBİ YER ALIR. Bu yaklaşım, mülkiyetin korunması ve ekonomik sürekliliğin sağlanması açısından, çok önemli bir mantığa dayanır. İslam’da mali yardımlaşma, EKONOMİK ÇARKLARI DURDURARAK MALI TÜKETMEK DEĞİL; ÇARKLARI DÖNDÜREREK ELDE EDİLEN GELİRİ, PAYLAŞMAK ÜZERİNE KURULUDUR. Konumuzla ilgili ayete bakalım. Tevbe 103: ONLARIN MALLARINDAN SADAKA AL; BUNUNLA ONLARI GÜNAHLARDAN TEMİZLERSİN, ONLARI ARINDIRIP YÜCELTİRSİN. ONLAR İÇİN DUA ET! ÇÜNKÜ SENİN DUAN ONLAR İÇİN SÜKÛNETTİR, ONLARI YATIŞTIRIR. ALLAH HER ŞEYİ İŞİTENDİR; BİLENDİR. (Bayraktar Bayraklı) Dikkat ettiyseniz Allah Resulüne bir emir veriyor ve diyor ki, onların mallarından sen sadaka al. Siz bu ayeti Kur’an’ın bahsettiği diğer zekât, sadaka ayetleri ile karşılaştırdığınızda, çok önemli bir farkın olduğunu görmediniz mi? Bakın Allah Resulünün bizzat, mallarından sadaka al diyor. Sadaka kelimesi önce ne anlama geliyor onu hatırlayalım. “Kişinin imanında ki samimiyetini, doğruluğunu ve Allah’a olan bağlılığını göstermek amacıyla, Allah rızası için yaptığı her türlü maddi ve manevi karşılıksız iyiliği ifade eder.” Bu ayetin diğer sadaka ve zekât ayetlerinden en önemli farkı, BİZZAT RESULÜN EMRİYLE TOPLANMASIDIR. DİĞER AYETLERDE MÜSLÜMANLAR İMTİHANI GEREĞİ, KENDİ ÖZ İRADELERİ İLE İSTEDİĞİ KİŞİLERE, İHTİYAÇTAN FAZLASINI VERİYOR RESULÜNE DEĞİL. Ayette, onların mallarından sadaka al dediğinde siz ne anladınız? Mallarının kazancından değil de, ayrıca ne kadar mal mülk hayvan varsa, onların kazancının dışında da, malları ölçüsünce sadaka al demiş olabilir mi? Bu mümkün değil. Neden mümkün olamayacağını bence izaha gerek yok, çünkü bir insanın malı vardır ama getirisi kazancı olmayabilir. Bu ayette Allah’ın Resulünün bizzat topladığı, diğer ayetlerde verilmesi istenen zekâtın, sadakanın hayrın en önemli farkı, İNSANLARIN BİZZAT KENDİ ÖZGÜR İRADESİ İLE VERDİĞİ ZEKÂT, SADAKA HAYIR, BU AYETTE ÖZELLİKLE MALLARININ GETİRİSİ ÖLÇÜSÜNCE, BİZZAT RESULÜ TARAFINDAN ALINIYOR. Bakın buraya lütfen dikkat. Mallarından al derken, örneğin 5 dekar tarladan çıkan buğdayın ölçüsü ile 100 dekar buğdayın kazancı aynı değildir, onu dikkate alarak mallarından VERGİ al diyor. Sanırım bunun diğer zekât ve sadakalardan farklı olduğunu, GÜNÜMÜZ TABİRİYLE ÖZELLİKLE DEVLETİN BAŞI YÖNETİCİ OLARAK RESULÜN, MÜSLÜMANLARDAN MALLARININ GELİRLERİ ÖLÇÜSÜNCE ALMASINI İSTİYOR Kİ, DEVLETİN İHTİYAÇLARINDA KULLANILABİLSİN. Bu ayetten de anlıyoruz ki, Devlet başkanı olarak Hz. Muhammed’e halktan mali yükümlülükleri ölçüsünde vergi toplama yetkisi veren en doğrudan ayet, Tevbe Suresi 103. Ayettir. Bu ayet uyarınca Hz. Muhammed zekât memurları görevlendirmiş; nakit para (altın/gümüş), ticaret malları ve hayvancılık üzerinden belirli oranlarda devlet adına gelir toplamıştır. Ayrıca savaşlarda kazanılan ganimetlerde de yine, devletin yönetimine pay ayrılması hükmü vardır. Tevbe suresi 60. Ayetinde de bunun detayına girip, bakın ne diyor. “SADAKALAR/ZEKÂTLAR ALLAH’TAN BİR FARZ OLARAK ANCAK, YOKSULLARA, DÜŞKÜNLERE, ZEKÂT MEMURLARINA, GÖNÜLLERİ ISINDIRILMIŞ OLANLARA, KÖLELERE, BORÇLULARA, ALLAH YOLUNDA ÇALIŞIP CİHAD EDENLERE, YOLDA KALANA/TOPLUMUN BİTİRİLEMEYEN İŞLERİNE AİTTİR. ALLAH HAKKIYLA BİLEN, İŞİNİ YERLİ YERİNCE YAPANDIR.” (Tevbe 60) Demek ki Tevbe suresi 103. Ayette Allah, Resulünün özellikle devleti yönetirken ihtiyacı olan geliri sağlamak için MALLARININ ÖLÇÜSÜNÜ DİKKATE ALARAK, ONLARDAN VERGİ TOLAMASINI İSTİYOR. Bir örnek vermek isterim. “Eğer buğday ve hurma bahçeleri sadece yağmur, nehir veya akarsu sularıyla masrafsızca sulanıyorsa, çıkan mahsulün 1/10’u (%10) zekât olarak devlete verilir.” Hatırlatırım bu devlete verilen vergidir. Şimdide diğer zekât ve sadaka ayetlerine bakalım ki, konumuzu daha doğru anlayabilelim. Tekrar şunu hatırlatmak isterim. Allah zekâtı hayrı sadakayı, yoksula ihtiyacı olana bizzat bizlerin özgür irademizle vermemizi ister ve bu konuda ne verelim diyenlere de cevap olarak bakın nasıl bilgi veriyor, Bakara suresi 219. Ayetinde. Farklı tercümelerden yazmak istiyorum ki, konu daha iyi anlaşılabilsin. “SANA NEYİ İNFAK EDECEKLERİNİ SORUYORLAR. DE Kİ: “VAZGEÇİLEBİLENİ.” “YİNE SANA İYİLİK YOLUNDA NE HARCAYACAKLARINI SORUYORLAR. “İHTİYAÇ FAZLASINI.” ” YİNE SANA ALLAH YOLUNDA NE HARCAYACAKLARINI SORUYORLAR. DE Kİ: “İHTİYAÇTAN ARTA KALANI.” Sanırım bu konu çok iyi anlaşılmıştır. Allah asla bugün mezheplerin, rivayetlerin biçimlendirdiği gibi kırkta bir benzeri asla bir hüküm vermemiş, böylece bizleri sınıyor imtihan ediyor. Zekât ile ilgili birkaç ayet hatırlayalım. Enam 141: ÇARDAKLI VE ÇARDAKSIZ BAĞLARI, DEĞİŞİK ÜRÜNLERİYLE HURMALARI, EKİNLERİ, BİRBİRİNE BENZEYEN VE BENZEMEYEN BİÇİMLERDE ZEYTİN VE NARLARI MEYDANA GETİREN O’DUR. HER BİRİ ÜRÜN VERDİĞİNDE ÜRÜNÜNDEN YİYİN; HASAT GÜNÜ DE HAKKINI VERİN; FAKAT İSRAF ETMEYİN; ÇÜNKÜ ALLAH İSRAF EDENLERİ SEVMEZ. (Kur’an yolu Diyanet İşl.) Rum 38: ÖYLE İSE AKRABAYA, YOKSULA VE YOLCUYA HAKKINI VER. BU, ALLAH’IN HOŞNUTLUĞUNU KAZANMAK İSTEYENLER İÇİN DAHA HAYIRLIDIR. İŞTE ONLAR KURTULUŞA ERENLERDİR. (Diyanet İşl. Meali) Zariyat 19: YARDIM İSTEYENLERE VE YOKSULLARA MALLARINDAN BELLİ BİR PAY AYIRIRLARDI. (Kur’an yolu. Diyanet İşl.) Meariç 24-25: ONLAR MALLARINDA AÇIKTAN İSTEYEN VE AÇIKTAN İSTEYEMEYEN(LER) İÇİN BİLİNEN BİR HAK BULUNANLARDIR. (Mehmet okuyan) Tevbe 104 : BİLMİYORLAR MI Kİ, KULLARININ TÖVBESİNİ KABUL EDEN ALLAH’TIR, SADAKALARI KABUL EDEN DE O’DUR. ŞÜPHESİZ ALLAH TÖVBE KAPISINI ALABİLDİĞİNE AÇIK TUTMAKTADIR, RAHMETİYLE HER ŞEYİ KUŞATMAKTADIR. (Kur’an yolu. Diyanet İşl.): Bu ayetlerden de çok açık anlaşıldığı gibi, Allah bizlerin kazancımızdan mutlaka ihtiyacı olanlara da, BİR PAY AYIRMAMIZI yani zekâtımızı, hayrımızı, sadakamızı vermemizi özellikle emrediyor ama nasıl? İhtiyacımızdan arta kalanından fazla biriktirmeden, gönüllü özgür irademizle vermeliyiz ve böylece NEFSİMİZİN EN ZOR İMTİHANINDAN GEÇERLİ NOT ALMALIYIZ. Sanırım çoğumuz bu imtihandan geçer not alamıyoruz. Ayetin sonunda hasat ettiğinizin malın hakkını verin derken, kazancınızdan infak edin diyor. Diğer ayetlerde de mallarından bir pay var diyerek, malınızın kazancından olmayanlarında hakkı vardır, onları da unutmayın diye uyarıyor. Özellikle hatırlatmak isterim, pay malın kendisinden değil KAZANÇTAN OLUR. Kazanç getirmeyen bir mal paylaşılmaz, paylaşılırsa sürekli eksilir. Örneğin kıt kanat aldığınız bir evimiz var, eğer bu evin zekâtını vermek farz dersek, Allah’ın adalet anlayışını doğru anlamamışız demektir. PAYLAŞIM YARDIMLAŞMA KAZANÇTAN, YANİ GETİRİDEN OLUR. Lütfen Allah’ın adaletini doğru anlayalım. Dilerim bu can bu bedenden ayrılmadan, nefsimizin prangasını zincirini kıran ve böylece HAYIRDA YARDIMLAŞMADA YARIŞAN, ALLAH’IN AZINLIK SEVGİLİ KULLARI ARASINDA OLURUZ. Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK - BİR AKŞAM YEMEĞİ NASIL KABUSA DÖNER? Restoranlarda Asla Yapmamanız Gereken Oturuş Hataları!
Önemli Bilgiler
Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.
Navigation
Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın
Chrome (Android)
- Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
- İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
- Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
- Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
- Site ayarları seçeneğini seçin.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Safari (iOS 16.4+)
- Sitenin Ana Ekrana Ekle seçeneğiyle yüklendiğinden emin olun.
- Ayarlar Uygulaması → Bildirimler bölümünü açın.
- Uygulama adınızı bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Safari (macOS)
- Safari → Tercihler bölümüne gidin.
- Web Siteleri sekmesine tıklayın.
- Kenar çubuğunda Bildirimler seçeneğini seçin.
- Bu web sitesini bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.
Edge (Android)
- Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
- İzinler seçeneğine dokunun.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Edge (Desktop)
- Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
- Bu site için izinler seçeneğine tıklayın.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.
Firefox (Android)
- Ayarlar → Site izinleri bölümüne gidin.
- Bildirimler seçeneğine dokunun.
- Listede bu siteyi bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Firefox (Desktop)
- Firefox Ayarlarını açın.
- Bildirimler seçeneğini arayın.
- Listede bu siteyi bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.