İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bütün Eylemler

Bu akış otomatik olarak güncellenir

  1. Geçen saat

  2. Aldığınız her iki nefesten biri okyanustan gelir. Ormanlar sıklıkla "Dünya'nın akciğerleri" olarak nitelendirilse de, gezegenimizin oksijeninin asıl kaynağı onlar değildir. Bu unvan okyanusa - ve özellikle de okyanusun güneş ışığı alan üst katmanlarında sürüklenen, sayılamayacak kadar çok ve mikroskobik deniz canlılarına - aittir. Fitoplanktonlar; siyanobakteriler ve diğer küçük alglerle birlikte, tıpkı kara bitkileri gibi fotosentez yaparlar: Güneş ışığını kullanarak karbondioksit ve suyu enerjiye dönüştürür ve yan ürün olarak oksijen açığa çıkarırlar. Tek başlarına çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük olsalar da, bu canlılar olağanüstü derecede üretkendir. Hep birlikte, Dünya atmosferindeki oksijenin tahminen %50 ila %80'ini üretirler. Bu devasa oksijen fabrikası, dünya okyanusları genelinde ve büyük ölçüde gözlerden uzak bir şekilde faaliyet gösterir. Uzaydan bakıldığında uydu görüntüleri, bu canlıların mevsimsel çoğalmalarını girdaplar çizen, boya benzeri renk lekeleri olarak gözler önüne serer; bunlar, soluduğumuz havayı yaşanabilir kılan o gizli motorun canlı kanıtlarıdır. Bu çoğalmalar; deniz sıcaklığı, güneş ışığı, besin bulunabilirliği ve okyanus akıntılarındaki değişimlere karşı hassas tepkiler verir. Bilim insanları, iklim değişikliği ve diğer baskı unsurlarının önümüzdeki on yıllarda bu düzenleri nasıl değiştirebileceğini araştırmaya devam etmektedir. Bu durum, ormanların hayati önemini azaltmaz. Ağaçlar karbonu hapseder, muazzam bir biyoçeşitliliği destekler, yerel iklimleri düzenler ve sayısız başka fayda sağlar. Ancak soluduğumuz oksijeni üretme konusunda baskın kaynak —yağmur ormanları değil— okyanustur.
  3. Meidas Touch Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Trump'ı "zayıf bir karar" aldığı gerekçesiyle sert bir dille eleştirdi; Trump'ı, Rusya'nın savaşını finanse etmeye yardımcı olabilecek bir anlaşmayı Putin ile yaparken, Florida'daki barış müzakerelerini bir "göz boyama aracı" (perdeleme) olarak kullanmakla suçladı. Zelenskiy yaptığı sert açıklamada, Ukraynalı müzakerecilerin savaşın sona erdirilmesini görüşmek üzere Florida'da Trump'ın ekibiyle bir araya geldiği sırada, Trump'ın eş zamanlı olarak Putin ile görüştüğünü ve Rusya'nın dizel ihracatına izin verme konusunda anlaştığını belirtti. Zelenskiy, "Bu, devam eden savaş için ek kaynak ve bize yaşatılan tüm o acılar için ek kaynak anlamına geliyor," dedi. Trump'ın yaptığı anlaşmanın, Putin'e Ukrayna'ya yönelik saldırılarını sürdürmesi için daha fazla maddi kaynak sağlayacağı uyarısında bulundu. Zelenskiy, "Ekibimizin, yani tüm grubumuzun, gerçeği gizlemek amacıyla kullanışlı bir göz boyama aracı olarak görüldüğüne yürekten inanıyorum," ifadelerini kullandı. Sözlerine şöyle devam etti: "Açıkçası, ortakların hareket tarzı kesinlikle böyle olmamalı." Ardından bu durumu, "güçlü ortaklar tarafından alınmış zayıf bir karar" olarak nitelendirdi. Açıklamasının tamamını aşağıda izleyebilirsiniz.
  4. Ukrayna, ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bir dizel anlaşması duyurmasından sadece saatler sonra bir Rus yakıt tesisini bombaladı.
  5. Maç günü! Halkbank Kadınlar Basketbol Süper Ligi 3. Hafta Fenerbahçe Tarfin X Melikgazi Kayseri Basketbol 14.00 Metro Enerji Spor Salonu TBF TV #PotanınKraliçeleri
  6. Maç günü! @basketsuperligi 3. Maç Fenerbahçe Tarfin X Glint Çayırova Belediyesi 20.30 Çayırova Belediyesi Spor Kompleksi #YellowLegacy
  7. Bugün

  8. EVİNİZDEKİ GİZLİ TEHLİKE: YATAĞINIZ VE HAVULARINIZ BAKTERİ YUVASINA DÖNÜŞÜYOR OLABİLİR! Uzun ve yorucu bir günün ardından eve dönüp sıcak bir duş almak, ardından mis kokulu sanılan bir yatağa girmek herkesin hayalidir. Ancak uzmanlara göre, farkında olmadan bakteri, akar ve mikroplarla dolu bir "mikrobiyal çorbaya" sarılıyor olabilirsiniz. Yapılan bilimsel araştırmalar ve uzman görüşleri, temizlik alışkanlıklarımız ile evimizdeki mikroorganizma popülasyonu arasında doğrudan bir bağ olduğunu ortaya koyuyor. 1. Toplum Olarak Yatak Takımlarını Yeterince Sık Yıkamıyoruz İstatistiksel veriler, çoğumuzun kişisel hijyen konusunda yatak takımlarını ve banyo eşyalarını ihmal ettiğini gösteriyor: Uzman Önerisi: Çarşafların ve banyo havlularının 1 ila 2 haftada bir yıkanması gerekmektedir. Gerçek Tablo: Sleep Advisor tarafından gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, ortalama bir insan çarşaflarını ancak 24 günde bir (yastık kılıflarını ise 25 günde bir) yıkıyor. Erkeklerde Durum Daha Vahim: Birleşik Krallık’ta yapılan araştırmalar, bekâr erkeklerin büyük bir kısmının çarşaf değişimini 4 aya kadar ertelediğini gösteriyor. Korkutan Yüzde 5: Toplumun %5'lik bir kesimi ise yatak takımlarını yılda yalnızca 1 veya 2 kez yıkıyor. 2. Yatağınızda ve Havlunuzda Neler Yaşıyor? Her gün vücudumuzdan milyonlarca ölü deri hücresi dökülür. Görmediğimiz bu mikro evrende yaşananlar oldukça endişe vericidir: Toz Akarlarının Ziyafeti: Çıplak gözle görülmeyen toz akarları (mitelar), dökülen bu deri hücreleriyle beslenir. Bakteri Çorbası: Duş sonrası kurulanırken dökülen deri hücreleri havlulara geçer. Havludaki nem ile birleşen bakteriler son derece hızlı bir şekilde çoğalarak adeta "ilkel bir bakteri çorbası" oluşturur. Büyüyen Ekosistem: Çarşaf ve havlular yıkanmadığı her gün, mikropların ve akarların katlanarak çoğaldığı bağımsız birer ekosisteme dönüşür. 3. Sağlığınızı Nasıl İletiyor? (Astım, Alerji ve Egzama Riski) Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Dr. Sandra A. Ho, bu hijyen eksikliğinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor. Yalnızca ABD'de yaklaşık 20 milyon insanın toz akarı alerjisinden muzdarip olduğu göz önüne alındığında, riskin boyutu ortaya çıkıyor: Tetiklenen Hastalıklar: Toz akarları ve mikroplar; astım, alerjik rinit (saman nezlesi) ve egzama alevlenmelerine doğrudan yol açar. Ciddi Komplikasyonlar: Bu durum yalnızca yaşam kalitesini düşürmekle kalmaz; acil servis başvurularına, sinüs enfeksiyonlarına ve şiddetli kaşıntı sonucu ciltte açılan yaralar nedeniyle ikincil cilt enfeksiyonlarına neden olabilir. 4. Banyo ve Yatak Odasındaki "Jurassic Park" İkaz İşaretleri Evinizin mikrobiyal bir "Jurassic Park"a dönüşüp dönüşmediğini anlamak için dikkat etmeniz gereken işaretler şunlardır: Eşya Dikkat Edilmesi Gereken Belirtiler Çarşaflar Görünür lekeler, ter izleri, yatak içi kırıntılar, kumaşta yapışkan/kaygan his ve kötü koku. Havlular Ekşi/rutubetli koku (bakteri üremesinin en net göstergesidir). Vücudunuz Sabahlara karşı artan aksırık, burun tıkanıklığı, astım nöbetleri veya ciltte kaşıntı. 5. Doğru Yıkama Rutini Nasıl Olmalı? Uzmanlar, evinizdeki bu gizli tehlikeden korunmak için şu adımların atılmasını öneriyor: Sıklık: Çarşaf ve banyo havlularınızı haftada en az 1 veya 2 kez yıkayın. Sıcak Su Kullanımı: Mikropları ve toz akarlarını etkisiz hale getirmek için yıkama işlemini yüksek sıcaklıkta gerçekleştirin. Özel Programlar: Çamaşır makinenizde varsa "Çarşaf" veya "Havlu" gibi özel hijyen programlarını tercih edin. Semptom Takibi: Eğer alerji veya astım şikayetlerinizde bir artış hissediyorsanız, son yıkama tarihini beklemeden tüm yatak takımlarınızı hemen çamaşır makinesine atın. Kaynak: PS
  9. Nobel Barış Ödülü sahibi, ödülü kabul ettikten hemen sonra Trump ile alay etti 2026 Nobel Barış Ödülü'nü kazanan Navi Pillay, Cuma günü ödülü kazandığını öğrendikten hemen sonra Başkan Trump'a yönelik bir göndermede bulundu. Eski Güney Afrikalı yargıç ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri, haberi aldıktan sonra Almanya'nın Nürnberg kentinde katıldığı akademik ve hukuki bir konferans sırasında hazırlıksız bir konuşma yaptı. "Çok teşekkür ederim. Eğer biraz daha alkışlarsanız, belki bu ödülü Trump ile paylaşabilirim," dedi. Salondakiler kahkahalara boğuldu. Trump, özellikle ödülün 2009 yılında dönemin Başkanı Barack Obama'ya verilmesinden bu yana, adeta bir Nobel Barış Ödülü almak için yanıp tutuşuyor. Geçen yıl, gümrük vergilerini görüşme için bir bahane olarak kullanarak, ödülü alma ihtimalini sormak üzere Norveç Maliye Bakanı Jens Stoltenberg'i "durup dururken" aramıştı. Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre'ye gönderdiği bir başka mesajda Trump, "Ülkenizin, 8 ve daha fazla savaşı durdurmuş olmama rağmen bana Nobel Barış Ödülü'nü vermemeye karar vermesi göz önüne alındığında," demişti; "Artık sadece Barış'ı düşünmek zorunda hissetmiyorum —her ne kadar Barış her zaman önceliğim olsa da— artık Amerika Birleşik Devletleri için neyin iyi ve doğru olduğunu düşünebilirim." Geçen Ekim ayında, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile Oval Ofis'te yaptığı bir görüşme sırasında Trump basına, "Onu [ödülü] Obama'ya, ülkemizi resmen mahvettiği için verdiler," demişti. "Benim seçilmem çok daha önemliydi." Bu yıl Trump ödülü artık hiç önemsemiyormuş gibi davransa da, Pillay'in yorumlarından haberdar olduğunda bu durum değişebilir. Pillay konuşmasında, "Sadece bu mekânda bulunmak bile... Alkışlarınız benim için çok anlamlı. Kamuoyu bunu hak ettiğiniz konusunda hemfikir olmadıkça bir ödül ya da herhangi bir şey almak istemezsiniz. İşte bugün alkışlarınızı bu şekilde değerlendiriyorum," ifadelerini kullandı. “Bir avukat ve yargıç olarak, [bu duyuruyu] yine de teyit etmek istiyorum. Hepsi de insan haklarını savunan dostlarım ve meslektaşlarımla birlikte olmamı çok yerinde buluyorum. Yaptığım son iş, Gazze’de yaşananları soykırım olarak nitelendiren raporu sunmaktı.” Kaynak: TNP
  10. ABD DJI'a engel çıkarırken, Insta360 Amerikalı içerik üreticilerini kazanmak için yarışıyor Eylül ayında bir Cumartesi sabahı, düzinelerce insan Çinli kamera üreticisi Insta360'ın cep boyutundaki kameralarını incelemek üzere New York'taki Times Meydanı'nda sıraya girdi. Ürünlerin tanıtımı için YouTuber'lar şehre geldi. Pazarlama kampanyasının bir parçası olarak bisikletçiler, üzerinde Insta360 logosu bulunan parlak sarı tişörtlerle şehir turu yapmaya hazırlandı. Shenzhen merkezli şirket, akıllı kameralarını içerik üreticilerine, gezginlere ve spor tutkunlarına pazarlamaya yönelik iddialı bir hamleyle ABD'deki ilk amiral gemisi mağazasını açıyordu. Bu aynı zamanda, Çinli teknoloji şirketlerinin giderek artan bir incelemeyle karşı karşıya kaldığı bir pazara duyulan güvenin de bir göstergesiydi. Insta360'ın kurucu ortağı Max Richter, mağaza açılışında Rest of World'e verdiği demeçte, "ABD bizim için çok yüksek potansiyelli bir pazar," dedi. Şirket gelirlerinin %30 ila %40'ının ABD'den geldiğini belirten Richter, "Harika bir açık hava sporları topluluğunuz ve devasa bir influencer ekonominiz var; bence Insta360 bu iki kitleyi gerçekten bir araya getiriyor," diye ekledi. Insta360'ın iyimserliği ve ABD'deki büyüme hamlesi, küresel drone ve el tipi kamera pazarında meydan okumaya çalıştığı baskın Çinli oyuncu DJI'ın yaşadığı deneyimle keskin bir tezat oluşturuyor. DJI küresel sivil drone pazarına hakimken, Insta360 geçen yıl drone üretmek üzere ayrı bir şirket kurduğunu duyurdu. El tipi akıllı kameralar alanında DJI küresel sevkiyatların %73'ünü gerçekleştirirken, Insta360'ın payı %20 seviyesindeydi. Aksiyon kameralarının öncüsü olan Kaliforniya merkezli GoPro ise büyük ölçüde pazarın dışına itildi. Washington yönetimi, DJI'ı giderek artan bir şekilde ulusal güvenlik riski olarak görüyor. ABD Savunma Bakanlığı, DJI'ı bir Çin askeri şirketi olarak tanımladı; şirket bu karara karşı yıllardır mücadele veriyor. Federal İletişim Komisyonu (FCC), DJI'ın ABD'de yeni drone ve kamera satmasını engelledi. Bu arada Insta360, Amerikalı tüketicileri kazanmak için yoğun bir çaba gösteriyor. Her iki şirket de Shenzhen merkezli olsa da, rakip olma yolunda farklı süreçlerden geçtiler. 2006 yılında kurulan DJI, satışlarının büyük kısmını yurt dışından elde ederek hızla bireysel kullanıma yönelik dron pazarında küresel lider konumuna geldi; şirket 2016 yılında ise faaliyet alanını el tipi stabilize kameraları da kapsayacak şekilde genişletti. Insta360 ise 2015 yılında bir kamera şirketi olarak kuruldu. Şirket, stabilize kameralar ve mikrofonlar alanına yönelmeden önceki ilk başarısını, panoramik görüntü kaydedebilen 360 derece kameralarla yakaladı. Şirketin kurucusu JK Liu, özellikle ABD pazarına ağırlık vererek "ilk günden" itibaren küresel pazarı hedeflediklerini belirtmişti. Aslen Alman olan Richter ise Çin'e ilk olarak bir Alman şirketi bünyesinde gitmiş, ardından Insta360'a katılmadan önce DJI'da çalışmıştı. Antigravity'nin Gelişi Insta360 kısa süre önce drone sektörüne adım attı. Şirket, üçüncü taraflarla iş birliği içinde geliştirilen bağımsız drone markası Antigravity'nin 2025 yılında piyasaya sürüleceğini duyurdu. Çinli şirketlerin yurt dışına satış yapmasına yardımcı olan danışmanlık firması iMpact'in kurucusu Chris Pereira'nın Rest of World'e verdiği demece göre bu hamle, Insta360'ın kamera iş kolunu Çin menşeli drone'ları hedef alan olası kısıtlamalardan korumaya yardımcı olabilir. FCC (Federal İletişim Komisyonu), yeni yabancı yapım drone'ların ABD pazarına girişini yasakladı; ancak şirketler, üretimlerini ABD'ye taşıma planları varsa muafiyet başvurusunda bulunabiliyor. Antigravity, A1 adlı drone'u için FCC onayını, söz konusu kural yürürlüğe girmeden hemen önce aldı. Antigravity'nin Los Angeles merkezli CEO'su Michael Shabun, mağaza açılışında Rest of World'e yaptığı açıklamada, şirketin önümüzdeki yıllarda üretimini Asya'dan ABD'ye taşımayı planladığını belirtti. Antigravity, 360 derecelik kameraya sahip A1 drone'unu doğrudan son kullanıcıya yönelik bir ürün olarak konumlandırıyor. Shabun, şirketin tüm ABD kullanıcı verilerini yerel olarak sakladığını ve drone'u 50 gramdan fazla ek ağırlık taşıyamayacak şekilde tasarladığını ifade etti; bu kısıtlama, drone'un eğlence dışı amaçlarla kötüye kullanılmasını önlemeyi hedefliyor. Shabun, "Bu cihazlar eğlence, içerik üretimi ve keşif amacıyla tasarlandı," dedi. DJI drone'larının ticari operatörler ve kolluk kuvvetleri tarafından yaygın olarak kullanılması, bu cihazların potansiyel siber güvenlik ve veri güvenliği risklerini Washington nezdinde özel bir endişe kaynağı haline getiriyor. Shabun, "ABD'deki insanlar ürünümüz konusunda diğer tüm bölgelerden daha heyecanlı. Ayrıca ABD'deki drone pazarı oldukça gelişmiş ve olgun bir pazar," diyerek A1'in Insta360 mağazasındaki raflarda yerini alacağını sözlerine ekledi. Amerikalı tüketicinin cazibesi ABD hükümeti Çinli işletmelere yönelik denetimleri sıkılaştırsa da, Çinli şirketler —özellikle de iç pazarda tüketici harcamalarının yavaşladığı ve rekabetin arttığı bir dönemde— ürünlerini Amerika pazarına sunmaya hevesli. Son iki yıl içinde New York'ta, giyim markası Urban Revivo'dan "bubble tea" zinciri Mixue'ye kadar pek çok Çinli marka yeni mağazalar açtı. DJI, 2024 yılında Beşinci Cadde'de (Fifth Avenue) bir mağaza açtı. Çin'de DJI ve Insta360, el tipi kamera ürünleri konusunda kıyasıya bir fiyat savaşına girdi. Artan bellek çipi maliyetleri, her iki şirketin de kârlılığını olumsuz etkiledi. 2026'nın ilk yarısında Insta360'ın net kârı, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %94 oranında düştü. İki şirket ayrıca fikri mülkiyet hakları ihlalleri nedeniyle birbirlerine dava açtı. ABD pazarında Insta360 bir avantaja sahip olabilir. Pereira; telekomünikasyon ekipmanı üreticisi Huawei, sosyal medya platformu TikTok ve DJI gibi Amerika'da öne çıkan ilk Çinli şirket grubunun yoğun bir incelemeye tabi tutulduğunu belirtti. Pereira, Xiaomi ve Xiaohongshu gibi Çinli markalardan oluşan "ikinci dalga"nın ise daha net bir ortamda faaliyet gösterdiğini ifade etti. Pereira, "Kısıtlamalar mevcut; ancak iş dünyasında belirsiz bir durumdansa net bir 'hayır' cevabıyla karşılaşmak daha iyidir," dedi. DJI, mevcut drone ve kameralarını ABD'de satmaya devam edebiliyor olsa da, şirketin bu pazardaki geleceği belirsizliğini koruyor. Kongre tarafından kabul edilen 2024 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası, FCC'nin (Federal İletişim Komisyonu); DJI ve bir diğer Çinli drone üreticisi olan Autel Robotics tarafından üretilen iletişim ve video gözetim ekipmanlarını "Kapsam Altındaki Ekipmanlar Listesi"ne (Covered List) eklemesini zorunlu kıldı. Bu durum, kurumun söz konusu şirketlere ait yeni ürünlere onay vermesini fiilen engelledi. FCC, Kasım ayından bu yana DJI'ın yeni ürünlerine onay vermedi. Rest of World'e gönderilen bir e-postada, FCC sözcüsü, DJI ürünlerinin 2024 tarihli yasa uyarınca yasaklandığını, Insta360 ürünlerinin ise "Kapsam Altındaki Ekipmanlar Listesi"ne dahil edilmediğini belirtti. DJI'ın önü kesilmişken, Insta360 yeni ürünlerini FCC nezdinde tescil ettirebiliyor. Şirketin, DJI'ın karşı karşıya olduğu baskılardan kaçınıp kaçınamayacağı sorulduğunda, Insta360'ın kurucu ortağı Richter, şirketin ABD pazarındaki varlığını sürdürebileceğinden emin olduğunu ifade etti. Richter, "Hassas bir teknoloji söz konusu değil," dedi ve ekledi: "Tüm düzenleyici kurumların kurallarına tam uyum sağlıyoruz. Saklayacak hiçbir şeyimiz yok." DJI'ın sadık Amerikalı kullanıcılarından bazıları şimdiden taraf değiştiriyor. San Diego'da gayrimenkul danışmanlığı yapan Lars Kappler, bir yıldır DJI kamera kullanıyordu. Kappler, Rest of World'e verdiği demeçte; DJI'ın en yeni ürünleri ABD'de piyasaya sürülmediği için, sosyal medya videolarında kullanmak üzere yakın zamanda üç adet Insta360 kamera ve bir mikrofon satın aldığını belirtti. "Karar vermemdeki en büyük etkenlerden biri ürünün kolayca bulunabilmesiydi," diyen Kappler, "Bir mağazaya gidip [Insta360] satın alabiliyorum," ifadesini kullandı. Minnesota'da otomobil kaporta teknisyeni olarak çalışan Michael Alvarado da günlük yaşamını ve aile gezilerini kaydetmek amacıyla yakın zamanda DJI'dan vazgeçip Insta360'ın en yeni el tipi vlog kamerası Luna Ultra'ya geçti. Insta360'ın çıkarılabilir ekran gibi yeni özelliklerini beğenen Alvarado, aynı zamanda DJI'ın ABD'deki geleceğine dair endişeler taşıyordu. Alvarado, Rest of World'e şunları söyledi: "Yaşanan yasak meselesine ne kadar kızgın olsam da, şu an kimin öne geçtiğine odaklanacağım; ne yazık ki o da Insta360." Kaynak: Rest of World
  11. Trump yönetimi, eski bir yargıcının Nobel Barış Ödülü'nü kazanmasından saatler sonra Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne yaptırım uyguladı: Rubio, "Bu haydut mahkemeyle işlem yapılması yasaklanmalı," dedi Cuma günü Donald Trump yönetimi, eski yargıçlarından Navi Pillay'in Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmesinden saatler sonra Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) yaptırımlar getirdi. Mahkeme buna tepki olarak, söz konusu hamleyi "hukukun üstünlüğüne ve uluslararası hukuk düzeninin temel dayanaklarına yönelik bir saldırı" olarak nitelendirdi ve 125 üye devletini kendisini savunmak üzere harekete geçmeye çağırdı. UCM yaptığı açıklamada, "Mahkeme tek başına ayakta kalamaz. Kaderi artık onu kuran devletlerin de elindedir," ifadelerini kullandı. Altı Aylık Geçiş Süresi ve Sınırlı Muafiyetler Dışişleri Bakanı Marco Rubio yaptığı açıklamada, ABD'nin "bu haydut mahkemeyle işlem yapılmasını yasaklayacağını" belirtti. Rubio, hedefin mahkemenin kaynaklarını kesmek ve faaliyet gösterme kapasitesini sınırlamak olduğunu ifade etti. ABD Hazine Bakanlığı tarafından duyurulan yaptırımlar, altı aylık bir başlangıç geçiş süresini de kapsıyor. Reuters'ın haberine göre; telekomünikasyon, yazılım, emeklilik ödemeleri ve tutuklularla ilgili işlemler gibi bazı faaliyetler yaptırım kapsamı dışında tutuluyor. Güney Afrikalı bir hukukçu olan Pillay, 2003-2008 yılları arasında UCM'nin Temyiz Dairesi'nde görev yapmıştı. Nobel Komitesi, ödülü; "uluslararası hukuk yargıçlarının ve kurumlarının siyasi saldırı altında olduğu" bir dönemde uluslararası mahkemelere verilen bir destek olarak nitelendirdi. Başkan Donald Trump, Cuma günü Truth Social platformunda, Nobel Komitesi'nin Barış Ödülü'nü Pillay'e vermesini eleştiren bir paylaşımı yeniden paylaştı. @Schoenlaw adlı kullanıcı tarafından yazılan paylaşımda, komitenin "kendini telafisi mümkün olmayacak şekilde küçük düşürdüğü" ifade edildi. Uzun Süredir Gergin Olan Bir İlişki ABD ile UCM arasındaki ilişki, mahkemenin savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım suçlarını yargılamak üzere 2002 yılında kurulmasından bu yana gergin seyrediyor. ABD, mahkemenin kuruluş belgesi olan Roma Statüsü'nü başlangıçta imzalamış ancak hiçbir zaman onaylamamıştı. Yönetim, Trump'ın ilk döneminde mahkeme yetkililerine yönelik hedef odaklı yaptırımlar uygulamıştı. Bu yaptırımlar, Başkan Joe Biden döneminde kaldırılmıştı. Yeni yaptırımlar, Trump'ın Ocak 2025'te göreve dönmesinden sadece birkaç gün sonra geldi. Washington; Başbakan Binyamin Netanyahu da dahil olmak üzere İsrailli yetkililer hakkında çıkarılan tutuklama emirleri nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) tepki gösterdi. ABD ayrıca, UCM'nin "öncelik sıralamasında geriye aldığını" belirttiği, ABD askerlerinin Afganistan'daki eylemlerine ilişkin soruşturmaya da itiraz etti. Cuma günü atılan adım, daha önce belirli savcıları ve yargıçları hedef alan tedbirlerin çok ötesine geçiyor. Artık doğrudan mahkemeye hizmet sağlayan şirketler de yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir. ABD yaptırımları genellikle ABD merkezli şirketlerin yaptırım uygulanan bir kuruluşla çalışmasını yasaklıyor; bu durum bankaları hesapları kapatmaya, sigorta şirketlerini teminat sağlamayı durdurmaya ve yazılım şirketlerini iş birliğini kesmeye zorluyor. Raporda belirtildiğine göre mahkeme hazırlıklı davranmış görünüyor; yetkililer aylarca ofis bilgisayarlarını Microsoft Corp. (MSFT) yazılımlarından açık kaynaklı alternatiflere geçirerek ve yeni bankacılık ile sağlık sigortası düzenlemeleri yaparak hazırlıklarını tamamladı. AB'den UCM Yaptırımlarına Tepki AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, altı aylık geçiş sürecinin "diyalog için bir fırsat sunduğunu" ifade etti. Kallas ayrıca, Avrupa Birliği'nin "(UCM'nin) hayati önem taşıyan çalışmalarını sürdürebilmesini güvence altına alacak seçeneklere sahip olduğunu" da sözlerine ekledi. Kallas, ayrı bir paylaşımda Pillay'i de tebrik etti.
  12. Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet günümüz Müslümanlarının genel çoğunluğunun, hayatlarına geçiremediği ama geçirmiş zannettiği bir ayet. Eğer bizler sorumlu olduğumuz Kur’an dışına çıkıyor ve imanımızı Allah’ın sınırları dışında yaşıyorsak, ALLAH BU SÖZLERE BOŞ SÖZLER DİYOR. Çünkü bakara 147. ayetinde Allah; Gerçek, Hak olan Rabbinden gelendir; o halde sakın şüpheye düşenlerden olma!” diyerek bizleri uyarıyor. Konumuzla ilgili ayeti hatırlayalım. Kasas 55: ONLAR, BOŞ SÖZ DUYDUKLARI ZAMAN ONDAN YÜZ ÇEVİRİP “BİZİM İŞLERİMİZ BİZE, SİZİN İŞLERİNİZ SİZE. SİZE SELAM OLSUN! BİZ, CAHİLLERE İTİBAR ETMEYİZ!” DER GEÇERLER. (Mehmet Okuyan) Bu ayetin bizleri uyardığı konuyu bir cümleyle özetlemek gerekirse; SORUMLU OLDUĞUMUZ HAK OLAN KUR’AN’IN, YANİ ARI-DURU ALLAH’IN YOLUNA ODAKLANMAMIZ GEREKTİĞİ UYARISI YAPILIYOR. Başkalarının ne dediğine, hakkımızda ne düşündüğüne veya bizi nasıl sabote etmeye çalıştığına takılmadan, kendi inancımıza, hedeflerimize ve sorumluluklarımıza odaklanmanın önemini vurguluyor. Allah gerçek Hak doğru yolda olan kulları konusunda, bakın nasıl örnek veriyor bizlere. Onlar BOŞ SÖZ duydukları zaman, böyle sözlerden yüz çevirirler diyor. Peki boş söz derken, sizce ayette neleri kast ediyor olabilir? Ne yazık ki bizlerin Kur’an ile bağını kesenler, elleriyle yazdıkları sözleri/hadisleri Allah’ın kitabı Kur’an ayetleri gibi göstermişlerdir. İslam Kur’an ve Resulün sünneti yani O’nun rivayet hadisleri/sözleri ile yaşanır diyerek, Allah’ın Resulünün bu hadislerden haberi onayı bile olmadan, O’nun adını kullanarak atalarının mezhep inançlarını yaşayabilmek için, Kur’an’ın asla onaylamadığı sözleri/hadisleri Allah’ın dinine ilave etmekten korkmamışlardır. İşte Allah bunlara, BOŞ SÖZLER DİYOR. Hatta bu konuda Allah bakın nasıl uyarıyor bizleri, ayeti özellikle tekrar etmek istiyorum, çünkü böyle önemli ayetler adeta görmezden gelinerek islam yaşanmaya çalışılıyor. “GERÇEK HAK, RABBİNDEN GELENDİR; O HALDE SAKIN ŞÜPHEYE DÜŞENLERDEN OLMA!” (Bakara 147) Sizce bizler bu ayete iman ettik dedikten sonra, yalnız gerçek hak olan Allah’ın katından gelen Kur’an hükümlerine mi uyuyoruz? Yorumunu sizlere bırakıyorum. Şimdide Kasas 55. Ayetin, bir öncesi ayetlere baktığımızda bu söylediklerimi göreceksiniz. Kasas 53-54: ONLARA KUR’AN OKUNDUĞU ZAMAN, “ONA İMAN ETTİK, ŞÜPHESİZ O RABBİMİZDEN GELMİŞ GERÇEĞİN KENDİSİDİR. ESASEN BİZ BUNDAN ÖNCE DE RABBİMİZE BOYUN EĞMİŞTİK” DERLER. İŞTE (BASKILARA KARŞI) SABRETMELERİNDEN ÖTÜRÜ ONLARA MÜKÂFATLARI İKİ DEFA VERİLECEKTİR. ONLAR KÖTÜLÜĞÜ İYİLİKLE SAVARLAR, KENDİLERİNE VERDİĞİMİZ RIZIKTAN DA ALLAH RIZÂSI İÇİN HARCARLAR. (Kur’an yolu. Diyanet İşl.) Gördünüz mü bakın Rabbimiz, gerçek iman etmiş kullarının hangi bilgileri dinleyip iman ettiklerini söylüyor. “ONLARA KUR’AN OKUNDUĞU ZAMAN, “ONA İMAN ETTİK, ŞÜPHESİZ O RABBİMİZDEN GELMİŞ GERÇEĞİN KENDİSİDİR.” Demek ki Allah’ın dini İslam’ı en doğru yaşayabilmemiz için, gerçeğin ta kendisi YALNIZ KUR’AN’A İMAN ETMEMİZ GEREKİYORMUŞ. Çünkü Allah, ben hükmüme hiç kimseyi ortak etmem demiyor muydu? Bu ve benzeri onlarca ayeti tebliğ alıp iman ettik dediğimiz halde, bizler hala tam tersini söyleyip, YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ demeye, içimiz rahat devam ediyoruz ve Allah’ın Resulüne atfen söylenen rivayet hadisleri böylece hiç düşünmeden Kur’an ile sorgulamadan, dinin emri gibi yaşıyoruz. Bu ayetler, çok dikkat çekici uyarılarda bulunuyor bizlere. Önyargısız olmak: Ayetteki kişiler Kur’an’ı duyduklarında kibirlenmemiş, onun Rabbimizden gelen bir gerçek olduğunu anında itiraf etmişlerdir. İnsan, karşısına çıkan doğru bir bilgiyi veya İLAHİ BİR HAKİKATİ, KİŞİSEL MEZHEPSEL İNATLARINI BİR KENARA BIRAKARAK, HEMEN KABUL ETMELİDİR. Biz bundan önce de Müslümanlardık / boyun eğmiştik” diyerek, doğru inanç üzere yaşamanın anlık bir heves değil, bir hayat çizgisi olduğunu gösterir. HAKİKİ İMAN, GEÇMİŞTEN GELECEĞE UZANAN, KARARLI VE İSTİKRARLI BİR DURUŞ GEREKTİRİR. İki defa ödüllendirilecek olmalarının sebebi, hem eski inançlarındaki sadakatleri hem de İslam’a geçerken çektikleri sıkıntılara ve çevre baskısına karşı sabretmeleridir. Ayetin devamında çok daha dikkat çekici bir bilgi veriyor. Bakın Kitap ehli Kur’an’ı tebliğ aldığında ne söylüyorlar. “ESASEN BİZ BUNDAN ÖNCE DE RABBİMİZE BOYUN EĞMİŞTİK” DERLER.” Devamında da yine çok önemli bir konuya dikkatimizi çekiyor Rabbimiz. Atalarının batıla hurafe inançlarına uymayıp, akıllarını kullanarak geçmişte Allah’ın vahyi ile anlatılanları karşılaştırıp, hak olan vahye tabi olmayı seçtikleri için yani sabırlarından dolayı, bakın Allah onları nasıl mükâfatlandıracağını söylüyor. “İŞTE (BASKILARA KARŞI) SABRETMELERİNDEN ÖTÜRÜ ONLARA, MÜKÂFATLARI İKİ DEFA VERİLECEKTİR” Bu ayeti okuduğumda, Hz. Muhammed geldi aklıma. O örnek insan Kitap ehlinin genel çoğunun ALLAH’TAN GELEN VAHYİN DIŞINA ÇIKARAK, uyduğu atalarının inancına tabi olmamış ve gerçek HAK olanın arayışında olarak, onlara tabi olmayıp ÜMMİ olarak kalmayı seçmişti. Allah’ta bundan dolayı O’nu Resul olarak güven elçisi seçmişti. Ayetin devamında da bakın gerçek mümin nasıl davranır diyor. “ONLAR KÖTÜLÜĞÜ İYİLİKLE SAVARLAR, KENDİLERİNE VERDİĞİMİZ RIZIKTAN DA ALLAH RIZÂSI İÇİN HARCARLAR.” Ne dersiniz günümüzde emeği ile çalışarak kazanan çevremizde çok fazla Müslüman görebiliyor muyuz? Televizyonlarda izlediğimiz haberleri dinledikçe, bunları ateistler bile yapmaz dediğinizi biliyorum. Demek ki bolca namaz kılmak hacca gitmekle, Allah’ın istediği gerçek Müslüman olunmuyormuş. Allah’ın Kur’an’da uyardığı ve kınadığı ne yazık ki GÖSTERİŞ YANİ SÖZDE MÜSLÜMANLAR OLDUK. Tüm bu ayetlerin sonunda Rabbimiz, bakın Elçisine ne diyor. Kasas 56: SEN SEVDİĞİNİ DOĞRU YOLA ULAŞTIRAMAZSIN ANCAK ALLAH DİLEYENİ (LAYIK GÖRDÜĞÜNÜ) DOĞRU YOLA ULAŞTIRIR. O, DOĞRU YOLA ULAŞTIRILMIŞ OLANLARI İYİ BİLENDİR. (Mehmet Okuyan) Bu ayetten alacağımız derse gelince. Bizler ailemiz, arkadaşlarımız veya sevdiklerimiz için doğru olanı anlatmakla, onlara güzel örnek olmakla sorumluyuz. Ancak onları zorla değiştiremeyiz veya hidayete erdiremeyiz. Resullerin dahi yetkisi sadece “TEBLİĞ ETMEK” yani doğruyu ulaştırmaktır; kalplere hükmetmek değildir.“SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR.” (Rad 40)” Ayetteki “Allah dileyeni / layık gördüğünü doğru yola ulaştırır” ifadesi, kulun kendi cüzi iradesiyle hakkı araması ve ona yönelmesi gerektiğini gösterir. Kişi kalbini hakikate kapatır ve inkârda ısrar ederse, en yakınındaki kişi Allah’ın Resulü bile olsa ona fayda sağlayamaz. Ayetin sonunda belirtildiği gibi, kimin samimi olduğunu ve kimin doğru yola girmeye layık olduğunu en iyi Allah bilir. BU YÜZDEN İNSANLAR HAKKINDA KESİN HÜKÜMLER VERMEKTEN KAÇINMALIYIZ. Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK
  13. Mikrocerrahi robotu bir mısır tanesine dikiş atıyor Milimetre düzeyinde hassasiyet sergiliyor
  14. Ünlü iş insanı Rahmi Koç 96 yaşına bastı
  15. FIRINDA ADANA KEBAP! Adana kebap krizine evde çözüm! Dışı kızarmış, içi sulu ve bol lezzetli bu kebap, canınız kebap çektiğinde sofraya nefis bir alternatif oluyor.
  16. Victor Wembanyama: "Fransa'daki öğrenci eylemlerini destekliyorum" Victor Wembanyama, Fransa'daki lise eylemleri hakkında: "Bunlar sistemik eşitsizlikler; o kadar köklü sorunlar ki, lise öğrencilerinin ve genel olarak gençlerin seslerini duyurmasından aslında memnuniyet duyuyorum. Ben onları duyuyorum, destekliyorum ve umarım oradaki yetkili makamlar da aynısını yapar. Bu konuya büyük bir ilgim var. Daha önce 'protestoya katılmak isterim' derken ciddiydim. Çok kısa bir süre önce ben de aynı konumdaydım. Bu sistemden, bu sorunlardan kurtulma şansım oldu. Ama bu bir şans, bir tesadüf. Bu yüzden desteğimi göstermek istiyorum. Bu bana tamamen yabancı bir şey değil. Liseye, o zamanlar da öğrenci eylemlerinin kalesi olan Nanterre'de gittim."
  17. Termit kraliçesi, dünyadaki diğer tüm böceklerden daha uzun bir süreyle, 50 yıl yaşayabilir. 20 ila 25 yıl boyunca —günde on binlerce olmak üzere— hiç durmaksızın yumurtlayabilir. Mola yok. Hafta sonu tatili yok. Sadece koca bir imparatorluğu ayakta tutan, dur durak bilmeyen biyolojik bir mekanizma.
  18. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella ile yolların ayrıldığını resmen açıklamıştır. TFF tarafından yapılan resmi açıklamada, "A Milli Takım Teknik Direktörümüz Sayın Vincenzo Montella ile devam etmeme kararı alınmıştır" ifadelerine yer verilmiştir. Bu kararla birlikte İtalyan teknik adamın A Milli Takım'daki görevi sona ermiştir.
  19. Finlandiya, 740 akreden (yaklaşık 300 hektar) fazla ormanlık alanın temizlenmesinin ardından Google'a veri merkezi çalışmalarını durdurma talimatı verdi; Muhos ve Kajaani'deki iki planlanan sahayı kapsayan bu karar, ormanların yok edilmesi ve eksik çevresel değerlendirmelere ilişkin endişeler üzerine alındı. Finlandiya Doğa Koruma Derneği'ne göre Muhos sahasında 740 akreden fazla ormanlık alan temizlendi; dernek, korunması gereken alanlardaki ağaçların kesilmesiyle ilgili endişelerini dile getirerek çevresel gereklilikler incelenene kadar çalışmaların durdurulması çağrısında bulundu. Yetkililer; hazırlık çalışmalarının ağaçların ve üst toprağın kaldırılmasını, yolların ve depolama alanlarının inşasını ve hendeklerin düzenlenmesini içerdiğini belirtirken, Finlandiya Denetim Kurumu da sahalardan birindeki çalışmaların zorunlu çevresel etki değerlendirmesi yapılmadan yürütüldüğünü ifade etti. Çevreyi önemli ölçüde değiştiren faaliyetlerin en geç 23 Ekim'e kadar durdurulması gerekiyor ve gerekli değerlendirmeler tamamlanana kadar bu durdurma kararı geçerliliğini koruyacak. Google'ın projelerini yürüten şirket olan Tuike Finland'den, 14 Ekim'e kadar eylemlerini açıklaması ve planlarını ana hatlarıyla sunması istendi; yetkililer, şirketin bu talebe uymaması halinde yasal yaptırım süreçlerinin başlatılabileceği uyarısında bulundu. Google, "bu örnekte kendi yüksek standartlarının gerisinde kaldığını" kabul etti ve kurumun yönlendirmelerine uyacağını belirtti. Şirket; Finlandiya Ormancılık Yasası çerçevesinde iyi niyetle hareket ettiğini, doğa araştırmaları yürüttüğünü ve çevresel açıdan değerli alanları korumak için adımlar attığını ifade ederek, peyzaj planlarının Muhos'ta yaklaşık 320 akrelik bir alana ağaç dikmeyi de kapsadığını kaydetti. Söz konusu projeler, Google'ın 2027 ve 2028 yıllarında Finlandiya'da yapmayı planladığı ve şirketin Avrupa'daki en büyük tekil yatırımı olarak nitelendirilen 15 milyar dolarlık yatırımın bir parçasını oluşturuyor; tesisler Arama (Search), Haritalar (Maps) ve Gemini gibi hizmetleri destekleyecek. Finlandiya, sunucu ekipmanlarını soğutmak için gereken enerjiyi azaltabilen serin iklimi ve düşük karbonlu elektrik kaynaklarıyla veri merkezi geliştiricilerinin ilgisini çekiyor. Verilen talimatlar hazırlık çalışmalarını askıya alıyor; projeleri iptal etmiyor.
  20. Doğa gücünü gösteriyor İZLE: Şili'nin başkentinin sokaklarını aniden bastıran sel suları araçları sürükleyip götürürken, sürücüler direksiyon hakimiyetini kaybediyor ve bir adam çaresizlik içinde bir kamyona tutunuyor. Yeni güvenlik kamerası görüntüleri, şiddetli yağışların bölge genelinde heyelanlara yol açtığı ve sel sularının Santiago'yu istila ederek araçları sular altındaki yollarda sürüklediği o korkutucu anları gözler önüne seriyor. Las Condes'te yetkililerin olağanüstü hal ilan etmesiyle birlikte en az altı kişi yaralandı, evleri su bastı ve bölge sakinleri tahliye edilmek zorunda kaldı.
  21. Houston Rockets'lı basketbolcular Jackie Chan'le buluşuyor
  22. Mehdi Hasan Bir gün, Amerikan tarihindeki bu döneme dönüp baktığımızda, sadece derin bir utanç değil, aynı zamanda tam bir şaşkınlık ve akıl erdirememe duygusu hissedeceğiz. Bu nasıl oldu? İnsanlık tarihinin en zengin ve en eğitimli toplumlarından birinde, Idiocracy (Aptallar Çağı) nasıl gerçeğe dönüştü? Trump: Pavarotti benim arkadaşımdı. Hepsinin en büyük divası. Hiçbir kadının olamayacağı türden, erkek bir diva. Müzik konusunda çok iyiyimdir.
  23. Alperen'in stili herkesin dikkatini çekiyor
  24. Bu sokak satıcısını Paris'te ünlü bir defilede kullanmalılar adam pür yetenek Yeteneği eşsiz! Dostum, bu zekânın da ötesinde bir şey.
  25. Cristiano Ronaldo, Al Nassr adına perdeyi açıyor!

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.