Bütün Eylemler
- Bugün
-
Allah’ın Dini İslam’ı, Doğru Yaşayabilmemiz İçin, Kur’an Evimizin Kütüphanesinde, Danışacağımız Tek Kaynaktır.
Bu makalemi yine, bir arkadaşımızın bana verdiği cevap üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum, çünkü yaşadığımız İslam’ın acıklı kanıtları Kur’an’ın asla onaylamadığı söylemlerimizden çok daha açık anlaşılıyor. Gerçeklerle buluşmak istiyorsak önce, bizlere öğretilenleri bir an unutup, daha sonra Kur’an’ı okumaya anlamaya başladığımızda, tüm gerçekleri görebiliriz. Her Müslüman şunu mutlaka kendisine sormalıdır. Ben Allah’ın dini İslam’ı yaşarken, acaba yanlışlar yapıyor muyum? Çünkü hatasız insan asla olamaz. Bunu kendimize sorup, inancımızı Kur’an’dan sorgulamaz kontrol etmezsek, mutlaka çok büyük yanlışlar yapma ihtimalimiz yüksek olacaktır. Eğer yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz diyenlere inandıysak, SORGULAMANIN, KONTROL ETME KAPISINI, ELLERİMİZLE KAPATMIŞ OLURUZ ve doğru yolda olup olmadığımızdan da, asla emin olamayız. Bunu fireni olmayan arabaya benzetebiliriz. İslam toplumunu Kur’an’dan uzaklaştırıp kendilerine yönlendirmeye çalışanlar, özellikle Kur’an tercümelerini farklı farklı tercüme ederek, toplumda korku yaratmışlar ve bizleri tedirgin etmeyi başarmışlardır. İlginçtir Arapça olan hiç bir kitaba, hatta Arapça olan rivayet edilen hadislere bile takınılmayan O tavır, ne yazık ki Kur'an'a karşı takınılmış ve Kur'an'ın başka dile tam çevrilemeyeceğine, toplum inandırılmıştır. Değerli dostlarım, günümüzde birçok Kur’an tercümesi var, lütfen birine bakarak değil gerekirse hepsinden faydalanarak, Allah’ın kitabını anlamaya çalışalım. Rabbimiz geleceği gördüğünden, Kur’an’da aynı konuları birçok kez tekrar ederek, bizlerin işini kolaylaştırmıştır. Lütfen bu çabayı, araştırmayı yapalım ve bu tuzağa düşmeyelim. Unutmayalım Allah, gösterdiğimiz çaba nispetinde bizleri aydınlatacak ve sorumlu tutacaktır. Bakın arkadaşımız bana cevabında ne diyor. “YİNE HER ZAMANKİ GİBİ "YALNIZ KUR’AN" VURGUSUYLA, İSLAM’IN 1400 YILLIK YAŞAYAN PRATİĞİNİ VE O PRATİĞİN TAŞIYICISI OLAN HZ. PEYGAMBER’İN (SAV) ÖRNEKLİĞİNİ "RİVAYET" DİYEREK TEK KALEMDE SİLİP ATMIŞSINIZ. SİZİ DİNLEYİNCE SANILIYOR Kİ; ALLAH BİR KİTAP GÖNDERMİŞ VE O KİTABI BİR İNSANA DEĞİL DE, BİR KÜTÜPHANEYE BIRAKMIŞ GİBİ DAVRANMAMIZI İSTİYOR.” Üzücü olan, yalnız Kur’an diyen ben değilim, YÜCE RABBİMİZDİR. Çünkü Allah bizlerin, yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı, ondan hesaba çekileceğimize hükmetmiştir. Sizce bu hükmü veren Allah haşa sözünden dönerde, başka bilgi ve kaynaklardan da hesap sorar mı? Bizlerin en büyük hatası, Kur’an’ı ya da İslam’ı mutlaka birilerinden öğrenmeliyiz düşüncesinden kaynaklanıyor. Hâlbuki Allah Kur’an’da, BEN SİZE RUHBAN SINIIFI EMRETMEDİM DİYOR. Pek bu ne demek? Sizlere dini anlatacak öğretecek bir sınıf yok, siz öğreneceksiniz Kur’an’dan diyor. Allah hiç kimseye muhtaç olmayasınız diye, Kur’an’ı biz nice örneklerle açıkladık, Kur’an’ı açıklamak bizim görevimizdir demiyor muydu? Bakın Kur’an’ı bizlere kim öğretmiş, Kur’an’a iman eden bir Müslüman, bu ayetin gereğini yapmalıdır. “RAHMÂN, KUR’AN’I ÖĞRETTİ. İNSANI YARATTI. ONA BEYANI (DÜŞÜNÜP İFADE ETMEYİ) ÖĞRETTİ. (Rahman 1-2-3-4) Allah biz kullarına nasıl ve hangi yolla öğretmiş Kur'an'ı? Ona beyan gücünü verdi, yani herhangi bir bilgiyi anlama, ifade etme anlatma bilgeliğini verdiğini söylüyor. Onun içinde bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı, ayetler üzerinde düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı ve Allah’ın verdiği O beyan edebilme gücüyle, Kur’an’ı anlamamızı istiyor. Elbette o BEYAN gücümüzü ortaya çıkarmak, bizlere düşüyor. Ne yazık ki bizler kendimizi keşfetmek ve geliştirmek istemiyoruz, çünkü bunu yapmak için bir çaba harcamamız gerekir. Birilerine sorgusuzca tabi olarak kolay yolu seçiyoruz ama Allah ile aldatıldığımızın farkında olamıyoruz. Bakın dinde kontrol mekanizmasını çalıştırmayınca, nereye gittiğimizin farkında bile olamıyoruz, BATILI HURAFEYİ, HAK ZANNEDİYORUZ. Bu kardeşim eğer Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Nahl suresi 98. Ayette bizleri uyardığı yöntemle Kur’an’ı okumaya başlasaydı, inanın bunları söylemezdi. Bakın bu ayette Rabbimiz ne diyor. “KUR'AN'I OKUMAYA BAŞLADIĞIN ZAMAN, O KOVULUP TAŞLANMIŞ ŞEYTANDAN ALLAH'A SIĞIN!” Sizce Allah bu ayette bizleri, hangi konuda uyarıyor olabilir? Allah’ın mesajını uyarı ve ikazlarını ilk elden tebliğ alıp anlayabilmek için, önce sana öğretilen şeytanın ve şeytanlaşmış insanların batıl, hurafe ve sanı bilgilerini bir kenara koy, unut yalnız Allah’a güvenerek ona sığınarak, KUR’AN’I OKUMAYA BAŞLA DİYOR. Bizler ne yazık ki Kur'an'ı bu uyarının ışığında okumuyor, tam tersine rivayet hadisler olmasaydı Kur'an anlaşılamazdı diyerek, batılın ışığında Kur'an'ı okumaya anlamaya çalışıyoruz. Allah nasıl okumamızı istiyor, aklımızı kullanıp düşünerek. Gelelim arkadaşımızın bana verdiği cevaba. Arkadaşımız bana, yine her zaman ki gibi, YALNIZ KUR’AN vurgusuyla yazılarımı yazdığım için bana sitem ediyor. Yalnız Kur’an dememin nedeni bunu Allah emrettiği içindir. Çünkü Kitap ehlide Hz. Muhammed’in yalnız Kur’an’ı tebliğ etmeye çalıştığında, ona da itiraz etmişler, bir kısmı tamam Kur’an’a inanırız ama bizim atalarımızdan gelen inancımızda var onlara da inanırız dediklerinde, Allah nasıl ayetler indirmişti Kitap ehline? “ALLAH'TAN VE O'NUN AYETLERİNDEN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR?”(casiye 6) ALLAH'TAN DAHA İYİ KANUN KOYUCU OLABİLİR Mİ? (Maide 50) Allah, Resulü aracılığıyla bakın Kitap ehline ne söylemesini istiyor. Allah’tan ve onun ayetlerinden başka hangi söze inanacaksınız dediyse, sizce Allah’ın Resulü bu ayetin hükmü yalnız Kitap ehline yapılmıştır, Müslümanlar için değildir, ben sizlere Kur’an dışından da hükümler, açıklamalar hatta Kur’an’da bahsedilmeyen konulardan da hadislerimi ileteceğim, onlara da uyun demiş olabileceğine inanıyor musunuz? Maide 77. Ayetinde de yine Rabbimiz Kitap ehlini uyarırken: De ki: “ EY EHL-İ KİTAB! DİNİNİZDE HAKSIZ YERE SINIRI AŞMAYIN.” Diye uyarıyorsa, sizce Allah’ın Resulü bu ayetler yalnız Kitap ehlini ilgilendiriyor siz Müslümanları değil, ben size daha birçok konuda hadislerimi iletip, açıklamalar yapacağım, diyebileceğine inanan var mı? Elbette inanmak isteyene sözümüz yok, ama bir Müslümana düşen, Allah’ın Resulünü örnek alan, YALNIZ KUR’AN’IN İPİNE SARILIR, KUR’AN’IN SINIRLARINI AŞARAK, RİVAYETLERE ASLA İNANMAZ. Peki neden? ÇÜNKÜ ALLAH BİZLERİ, KUR’AN’DAN İMTİHAN EDİYORDA ONDAN. Bizler okullarda okurken, hangi konuda dersimizi görmüş ve sorumlu tutulmuşsak, imtihan da o konudan sorular çıkıyordu. Sizce Allah, bizleri sorumlu tuttuğu Kur’an dışından da hesaba çeker mi? Karar sizin. Kime güvenip inanacağınız size kalmış. Gelelim arkadaşımızın bana söylediği, İslam’ın 1400 yıllık yaşayan pratiğine. Önce şunu hatırlatmak isterim, Rabbimiz bir ayetinde, SAKIN ÇOĞUNLUĞA UYMAYIN, SİZİ DİNDEN SAPTIRIRLAR diye uyarıyor. Demek ki çoğunluk böyle yapmış, onların pratiği böyleymiş dememizi Allah yasaklıyor. Arkadaşımız O pratiğin taşıyıcısı Hz. MUHAMMED ve onun örnek oluşundan bahsetmiş. Hangimiz Resulün yaşamına şahit oldu da, bunu örnek gösteriyor ve Resulün pratiği diyoruz? Hiç birimiz, işte toplum böyle kanıt ve delil olmayan söylemlerle aldatılıyor. Önce çok değil biraz düşünelim. Arkadaşımızın söylediği gibi, Hz. Muhammed ‘mi günümüze, İslam’ın nasıl yaşanacağının Pratiğini getirdi? Eğer O getirmiş olsaydı, İSLAM DİNİ MEZHEPLERE CEMAAT VE TARİKATLARA BÖLÜNMEZDİ. İslam dini Resulün vefatı ve dört halife devrinden sonra, sürekli bölünmüş parçalanmış ve böylece Allah’ın yolundan sapmıştır. Bu yanlış Pratik sayesinde İslam toplumu bölünmeye devam ediyor, asla tek yumruk olamıyor. ÇÜNKÜ KUR’AN ÇEVRESİNDE BİRLEŞEMİYORUZ DA ONDAN. Allah sakın dinde bölünenler gibi olmayın diye emir verecek, bizler hala inancımızı savunabilmek için, mezheplere bölünmekte zenginlik, bereket vardır diyebileceğiz öyle mi? Çok ilginçtir birde günümüzde ismi sayılan bölünmüşlüğe DÖRT HAK MEZHEP, ADINI VERMEKTEN ÇEKİNMİYORUZ. Hak olan Allah katından gelendir ve Allah, ben hükmüme hiç kimseyi ortak etmem diyor, hala gerçekleri göremiyor muyuz? Hatırlatırım İslam toplumunun, geçmişine bakarsanız yüzlerce mezhepten bahsedilir, daha sonra siyasi olarak oluşan günümüz adı ile anılan dört mezhepte toplanılmış. Allah Resulünü bizlere, örnek göstermiştir Kur’an’da. Bu örnek oluşu konusunda da tüm detayları Kur’an’da açıklamıştır. Resulün örnek oluşu konusunda ise Allah, Resulünü asla dininde ortak etmediğini, yani onunda dinde hüküm koyamayacağını bizlere bildirmiştir. Hz. Muhammed’in Kur’an’da Allah’ın verdiği örnek davranışlarını, hiçbir Müslüman görmezden gelemez, dışlayamaz ama hiçbir Müslüman, Allah’ın Resulüne vermediği bir yetkiyi de vermeye çalışamaz. Bunu yapmaya çalışan ancak, kendisini aldatacağı gibi, elleriyle kendisini ateşe atar. Günümüzde toplumu Allah ile aldatanlar, bizlerin Allah’ın Resulüne karşı büyük sevgisini kullanarak, onun adına rivayetler uydurup bizleri yönetmek ve çıkarlarına alet etmek istiyorlar. Lütfen bu tuzağa düşmeyelim. Güveneceğimiz tek kaynak Kur’an’dır, peki neden? Bakın Rabbimiz bizleri yalnız Kur’an’a nasıl yönlendiriyor, onun için gerçek Müslüman YALNIZ KUR’AN der. “ŞÜPHESİZ BU KUR’AN, SANA VE KAVMİNE BİR ÖĞÜT VE BİR ŞEREFTİR, ONDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ.” (Zuhruf 44) Allah Kur’an’dan hesaba çekileceksiniz diyorsa, Allah’ın Resulü bizlere Kur’an dışından da tek kelime bile bir söz/hadis bırakmış ve dine ilave yapmış olabilir mi? Karar sizin imtihan sizin imtihanınız. Sayın arkadaşımız, verdiği cevabın sonunda şöyle diyor. “SİZİ DİNLEYİNCE SANILIYOR Kİ; ALLAH BİR KİTAP GÖNDERMİŞ VE O KİTABI BİR İNSANA DEĞİL DE, BİR KÜTÜPHANEYE BIRAKMIŞ GİBİ DAVRANMAMIZI İSTİYOR.” Aynen öyle yapmış, yoksa Allah Kur’an’ın ipine sarılın onun sınırlarını aşmayın, ondan sorumlusunuz der mi? Allah’ın Resulünün yaşadığı dönemde olsaydı, bu arkadaşımıza hak verirdim, çünkü Allah aranızdaki sorunlarda bile Resulüme danışın diyordu, çünkü Allah Resulünü sürekli kontrol altında tutuyor, hatta gerektiğinde uyarıyordu lütfen hatırlayınız. Peki, Resul vefat ettikten sonra ne yamamız gerekir, burası önemli. Sizce Allah, Resulüm vefat ettikten sonra, size Kur’an yetmez siz anlayamazsınız, Resulüm sizlere hadislerini bırakacak, onun bıraktığı hadisleri izlerseniz, Kur’an’ı anlayıp doğru yaşayabilirsiniz, dediğini hiç Kur’an’da gördünüz mü? ASLA GÖREMEZSİNİZ. Tam tersine bizlerin yalnız Kur’an’a sarılmamızı ve Kur’an’dan hesaba çekileceğimizi emrediyorsa Allah, BİZLER YALNIZ KUR’AN DİYEREK İslam’ı yaşamalıyız. Allah’ın Resulü varken, elbette onula yaşayanların durumu daha kolaydı, peki vefat ettikten sonra ne olacak? Ne yazık ki Kitap ehli de, Allah’ın vahyi ile yetinmeyip, kendilerine Resulün vefatından sonra Allah’ın dini adına yön vericiler, VELİLER, EVLİYALAR edindiler, Allah yasaklamasına rağmen. Bizde ne yazık ki aynı yanlışı devam ettirdik. Hâlbuki Kur’an’da Allah bu konuda Hz. İsa üzerinden, çok güzel bir örnek veriyordu hatırlayalım. Maide 117: BEN ONLARA, YALNIZCA SENİN BANA EMRETTİĞİN (ŞU ESASI) SÖYLEDİM: ‘BENİM DE RABBİM, SİZİN DE RABBİNİZ OLAN ALLAH’A KULLUK EDİN!’ İÇLERİNDE BULUNDUĞUM SÜRECE DURUMLARINA ŞAHİTTİM. BENİ VEFAT ETTİRİNCE ARTIK ONLAR ÜZERİNE GÖZETLEYİCİ YALNIZ SEN OLDUN. SEN HER ŞEYE ŞAHİTSİN. (Mehmet Okuyan) Bakın Hz. İsa ne diyor. Ben ümmetime ancak, yalnız senin bana emrettiğini söyledim ve yalnız Allah’a kulluk edin dedim diyor. Bu ne demek, KİME KULLUK EDİYORSAN ONUN HÜKÜMLERİNE TABİ OLURSUN. Sizce Hz. Muhammet’te Kur’an’dan başka bilgiler, biz ümmetine söylemiş olabilir mi? Asla mümkün değil, Allah ne vah yettiyse onu bizlere ilettiğini, Kur’an’da birçok kez söylüyor. Bakın Hz. İsa devamında ne diyor. İçlerinde bulunduğum süre içinde, durumlarına şahittim yani onları uyarıyor ve gerektiğinde ikaz edip doğru yola davet ediyordum. Beni vefat ettirdikten sonra, artık onlar üzerinde gözetleyici ve uyarıcı olamadığım için, ONLAR ÜZERİNDE GÖZETLEYİCİ YALNIZ SEN OLDUN, SEN HERŞEYE ŞAHİTSİN DİYOR. Allah bu kıssadan hisseyi bizlere Kur’an’da hikâye anlatmak için vermiyor, ders alalım diye veriyor. Şimdide arkadaşımızın, bana verdiği cevabın son bölümünü tekrar hatırlayalım. “ALLAH BİR KİTAP GÖNDERMİŞ VE O KİTABI BİR İNSANA DEĞİL DE, BİR KÜTÜPHANEYE BIRAKMIŞ GİBİ DAVRANMAMIZI İSTİYOR.” Evet, aramızda Allah’ın Resulü olmadığına ve İslam dininde ruhban sınıfı olmadığına göre, Allah bizlerin VELİLER, EVLİYALAR EDİNMEMİZİ YASAKLADINA GÖRE, yalnız Kur’an’ın ipine sarılın, ayetler üzerinde düşünün aklınızı kullanın, sizi Kur’an’dan hesaba çekeceğim diye imtihan edip uyardığına göre, ŞU ANDA KUR’AN EVİMİZİN KÜTÜPHANESİNİN EN BAŞINDA DURAN VE BİZLERİN GEREKTİĞİNDE HER ZAMAN MÜRACAAT EDECEĞİMİZ, DİN ADINA TEK KİTAPTIR. Onu sen anlayamazsın diyenler, Allah’a iftira edenlerdir. Çünkü ne Allah ne onun Resulü Hz. Muhammed, bizlere Kur’an dışından din adına asla başka bir kaynak bırakmamış, sorumlu tutmamış onun adına vefatından yaklaşık 250 yıl sonra derlenip toplanıp, kayda alınmış riayetlerdir. Sizce bu bilgilerle Allah, bizlerin İslam’ı yaşamamızı ister mi. Allah emin olmadığın bilginin ardına, sakın düşmeyin hesabını sorarım, Kur'an'ın ipine sarılın diye uyardığını, lütfen unutmayalım. Bu gerçeği gören Allah ile aldatıcılar, kendi çıkarları adına insanlara tuzaklar kurmuş, hatta Allah’ın dinini kendi ellerine alarak, hem siyasi hem de maddi olarak kullanmış, hatta kullanmaya devam ediyorlar. İslam dininde onun için Allah, ben ruhban sınıfı emretmedim, onu kendi çıkarları için kurdular diyor. Eğer İslam dininde ruhban sınıfı yoksa ve buna inanıyorsan, din adına güveneceğimiz sorup danışacağımızda hiç kimsenin olmadığını ve her Müslümanın kapasitesi ölçüsünde Kur'an'ı anlamak ve öğrenmek için imtihanı gereği çaba göstermesi gerektiğini, her hangi bir sorumuzda HAKEM OLARAK YALNIZ ALLAH’IN KİTABI KUR’AN olduğunu unutmamalıyız. Bunun tersini söyleyenler sizi Allah ile aldatmaya çalışanlardır, lütfen onların tuzaklarına düşmeyelim. Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK https://kuranadavet1.wordpress.com/ https://twitter.com/KURANA_DAVET http://www.hakyolkuran.com/ https://www.facebook.com/Kuranadavet1/ https://hakyolkuran1.blogspot.com/
-
UEFA Avrupa Şampiyonlar Ligi Hakkında Her Şey - UEFA Champions League
Arjantin'in yaptığı bu faulü çalmadılar.
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Son bir saat içinde gelen son dakika haberi: Pedro Martínez, @valenciabasket'ten ayrılıyor.
-
En Son Fenerbahçe Haberleri
Nathan Ake'den en iyi hareketler
-
En Son Fenerbahçe Haberleri
Fenerbahçe Nathan Ake'yi resmen açıkladı: Transfer Bilgilendirmesi Kulübümüz, Hollanda Milli Takımı oyuncusu Nathan Aké ile anlaşmaya varmış ve futbolcu ile sözleşme imzalamıştır. 2026 FIFA Dünya Kupası'nda forma giyen oyuncumuz, izin sürecinin ardından Avusturya kampında takımımıza katılacaktır. Kamuoyunun bilgisine sunarız.
-
En Son Beslenme Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
- Milyarderlerin Gizli Yakıtı: Elon Musk’ın Geleceği İnşa Eden Diet Coke Tutkusu ve Warren Buffett’ın Nakit Basan İçeceği
Milyarderlerin Gizli Yakıtı: Elon Musk’ın Geleceği İnşa Eden Diet Coke Tutkusu ve Warren Buffett’ın Nakit Basan İçeceği Elon Musk, "gelmiş geçmiş en iyi içecek" olan Diet Coke'u icat eden "dahiye" teşekkür ediyor; Coke Zero'nun isminin daha iyi olduğunu ancak tadının o kadar da güzel olmadığını belirtiyor. Dünyanın en zengin insanı Elon Musk; devasa roketler fırlatmak, yapay zekayı şekillendirmek ve insan beynine çipler yerleştirmekle meşgul. Ancak tüm bu fütüristik vizyonların arkasında, Musk’ın on yıllardır değişmeyen, şaşırtıcı bir tutkusu var: Market raflarının vazgeçilmezi Diet Coke. Tesla ve SpaceX CEO’su, X (eski adıyla Twitter) platformunda yaptığı bir paylaşımda bu bağını açıkça itiraf etmişti: "Diet Coke’u bulan dahiye teşekkür etmek istiyorum. Gelmiş geçmiş en iyi içecek." Musk, markanın yeni nesil ürününe de değinerek, "Coke Zero çok daha iyi bir isim, ama Diet Coke’un tadını biraz daha fazla seviyorum" sözleriyle eski göz ağrısına sadık kaldığını belirtti. "Ömrümden Çalması Umrumda Değil" Sürekli imkansızın peşinden koşan bir lider için geçmişin ikonik bir lezzetine bu denli sadık kalması tezat görünebilir. Ancak Musk için bu içecek bir espriden çok daha fazlası. Gece yatarken başucunda biriken boş Diet Coke kutularının fotoğrafını paylaşıp "Bir içki sorunum var" diyerek kendisiyle dalga geçen milyarder, başka bir gönderisinde ise aşkını şu sözlerle ilan etmişti: Musk, Coca-Cola şirketinin tüm pazarlama stratejisini Coke Zero Sugar üzerine kurmasına rağmen, "klasik diyet" formülünden vazgeçmeye niyetli görünmüyor. Tek Bir Marka, İki Farklı Dünyanın Lideri Gazlı içecek sevdası olan tek milyarder Elon Musk değil. Microsoft'un kurucusu Bill Gates günde birkaç kutu Diet Coke tükettiğini saklamazken, Donald Trump'ın Oval Ofis'teki başkanlık döneminde masasında sırf Diet Coke sipariş etmek için özel bir buton bulundurduğu hafızalardan silinmedi. Ancak bu tablonun en çarpıcı karşıtı Warren Buffett. Musk’ın aksine orijinal Coca-Cola’yı tercih eden Berkshire Hathaway'in dahi yatırımcısı, bu damak tadını tarihin en büyük finansal başarılarından birine dönüştürdü. 1980’lerin sonundan beri hisse toplayan Buffett, bugün şirketin 400 milyon adet hissesine sahip. Bu yatırım, Berkshire'a her yıl yüz milyonlarca dolar temettü (kâr payı) geliri sağlıyor. Yatırım Tarzlarının İçeceklerdeki Aynası Bu iki milyarderin kola tercihleri, aslında iş yapış ve yatırım felsefelerinin mükemmel birer özeti niteliğinde: Warren Buffett (Orijinal Coke): Riskten kaçınan, öngörülebilir nakit akışına inanan ve zamana meydan okuyan devasa tüketici markalarını alıp on yıllarca elinde tutan geleneksel bir deha. Elon Musk (Diet Coke): Elektrikli araçlar, yeniden kullanılabilir roketler ve beyin-bilgisayar arayüzleri gibi ana akım yatırımcıların "çok riskli" veya "çok erken" bulduğu fütüristik sektörlerde sıfırdan imparatorluklar kuran bir risk avcısı. Biri dünyanın en köklü markasının düzenli temettüleriyle servetine servet katarken, diğeri aynı markanın diyet kutusunu yudumlayarak insanlığın geleceğini baştan yazıyor. Farklı felsefeler, farklı tatlar; ancak tek bir ortak nokta var: İnandıkları şeye sonuna kadar bağlı kalma kararlılığı. Kaynak: B- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Trump, "Şu an alım yapmak için harika bir zaman" açıklamasını yapıp gümrük vergilerini geri çekmeden bir gün önce 327 adet hisse senedi alımı gerçekleştirdi. Başkan Donald Trump'ın düzinelerce ülkeye yönelik kapsamlı ve tek taraflı gümrük vergileri açıklayarak piyasaları sert bir düşüşe sürüklemesinden altı gün sonra, yani 8 Nisan'da, Trump 327 adet hisse senedi satın aldı. Ertesi gün Truth Social üzerinden insanları hisse senedi almaya teşvik etti ve kısa bir süre sonra da gümrük vergilerini askıya aldığını duyurdu. Başkan Salı günü yayınladığı 927 sayfalık bir bildirimle, 2025 yılında ağırlıklı olarak kripto para ve gayrimenkul girişimlerinden en az 2,2 milyar dolar kazandığını açıkladı. Bu kazançlar arasında, $TRUMP adlı "memecoin" projesini yürüten Trump Organization iştirakinden elde edilen 636 milyon dolar ve Trump ile oğulları Donald Trump Jr. ve Eric Trump'ın kurucu ortağı olduğu World Liberty Financial'dan (WLF) sağlanan yaklaşık 600 milyon dolarlık gelir yer alıyor. WLF'nin yaklaşık yarısı, geçen yıl Birleşik Arap Emirlikleri destekli bir yatırım şirketi tarafından satın alınmıştı. 9 Nisan 2025 tarihinde Doğu Saatiyle (ET) sabah 09.37'de Trump şu paylaşımı yaptı: "ŞU AN ALIM YAPMAK İÇİN HARİKA BİR ZAMAN!!! DJT" Aynı günün ilerleyen saatlerinde, saat 13.18'de ise şunları söyledi: "90 günlük bir DURAKLAMA ve bu süre zarfında karşılıklı gümrük vergilerinin önemli ölçüde düşürülerek %10 seviyesine çekilmesi kararını onayladım; bu karar derhal yürürlüğe girecektir." Trump, bu duraklama kararının Çin'den yapılan ithalatı kapsamadığını belirtti. Bu duyuru, Dow Jones Sanayi Ortalaması endeksinin 37.388 seviyesinden açılıp 40.608 seviyesinden kapandığı ve Trump'ın açıklaması sayesinde yaklaşık yüzde dokuzluk bir sıçrama kaydettiği bir işlem günü sırasında geldi. Bir önceki gün Trump; Alphabet, Amazon, Apple, Microsoft ve Nvidia dahil olmak üzere çeşitli şirketlerden toplam 327 işlemle hisse senedi toplamıştı. Bu şirketlerin her birinden 100.001 ila 250.000 dolar aralığında hisse satın aldı. Apple ve Nvidia, 9 Nisan'da özellikle güçlü bir performans sergileyerek sırasıyla %15 ve %19 oranında değer kazandı. Trump'ın "Kurtuluş Günü" ilan ettiği 2 Nisan 2025 tarihinde, Başkan; diğer ülkelerin de ABD ürünlerine benzer şekilde gümrük vergisi uyguladığına dair asılsız iddiaları desteklemek amacıyla uydurma hesaplamalara başvurarak, çoğu ithal ürüne yönelik olağanüstü yüksek gümrük vergisi oranları açıkladı. Başkan, söz konusu vergilerin aslında malları ithal eden ABD'li kuruluş tarafından ödenmesine ve maliyetlerin tüketicilere yansıtılmasıyla fiyatların artma eğilimi göstermesine rağmen, bu vergilerin ihracatçı ülke tarafından ödendiğini defalarca iddia etmiştir. Kaynak: Mediaite- İran İsrail ve ABD Savaşı / Sorunu - Bütün Detaylarıyla Buraya...
İran lideri Şubat ayında öldürülmüştü. Ülke, nihayet onu toprağa verecek. İran, ABD ve İsrail'in ortaklaşa yürüttüğü savaşın ilk gününde düzenlenen bir hava saldırısında hayatını kaybeden Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney'i defnetmenin çok tehlikeli olacağından dört ay boyunca endişe etmişti. Şimdi ise geçici bir ateşkesin —ve belki de 4 Temmuz kutlamalarıyla meşgul olan Amerika'nın— sağladığı koruma altında, milyonlarca İranlının; beş şehre ve komşu Irak'a uzanacak birkaç günlük cenaze törenleri boyunca yas tutması bekleniyor. Ayakta kalan İran rejimi için bu cenaze töreni, İsrail ve ABD ile aylarca süren savaşa göğüs gerdikten sonra güç gösterisi yapma fırsatı sunuyor; ancak aynı zamanda hükümetin savaş sonrası yetkinliği açısından da yüksek profilli bir sınav niteliği taşıyor. Hamaney'in naaşı, öldürüldüğü yer olan —yani hem ofisi hem de konutu olarak hizmet veren küçük yerleşkedeki— özel bir tören için Perşembe günü başkent Tahran'a nakledildi. Cuma günü tabutu, aynı saldırıda hayatını kaybeden kızı ve damadı da dahil olmak üzere diğer aile üyelerinin tabutlarının yanına yerleştirildiği Büyük Musalla dini kompleksine götürüldü. En küçük tabut ise Hamaney'in 14 aylık kız torununa aitti. Devlet medyasının paylaştığı görüntülerde, yabancı devlet yetkililerinin saygılarını sunmak üzere tabutların önünden geçişi yer aldı. İran'ın kilit müttefikleri Rusya ve Çin'den yetkililerin yanı sıra Pakistan, Irak, Katar, Umman ve Tacikistan'dan liderler de Cuma günü ülkeye geldi. Hamaney'in kurulmasına yardımcı olduğu silahlı gruplar da törende hazır bulundu; bunlar arasında güçlü Irak grubu Ketaib Hizbullah ve Filistin İslami Cihadı temsilcilerinin yanı sıra, suikasta kurban giden Hizbullah komutanı Hasan Nasrallah'ın aile üyeleri de yer aldı. Cuma günü Tahran'a, ülkeyi halihazırda kontrolü altında tutan Taliban hükümetinden yetkililer ve Taliban karşıtı Afgan komutan Ahmed Şah Mesud'un oğlu da dahil olmak üzere birçok Afgan isim geldi. Cenaze törenini düzenleyen yetkili, Avrupa veya Amerika Birleşik Devletleri'nden herhangi bir yetkilinin davet edilmediğini belirtti. Etkinlik için hazırlanan resmi pankartlarda "Ayağa kalkmalıyız" ifadesi yer alıyor ve kırmızı bir yumruk görseli bulunuyordu. Tahran genelinde ve çevresinde, merhum dini liderin fotoğraflarının yer aldığı devasa yeni panolar göze çarpıyordu. Fotoğrafların bazılarında Hamaney dua ederken, bazılarında ise oğlu Mücteba ile birlikte bir bahçede görülüyordu. Üç şeritli bir otoyolun üzerini boydan boya kaplayan bir panoda, "O şiirsel zamanları özlüyoruz" yazısı yer alıyordu. Tüm pankartlarda cenaze töreninin resmi sembolü olan kırmızı yumruk ve "Ayağa kalkmalıyız" sloganı bulunuyordu. Başkentte güvenlik önlemleri şimdiden sıkılaştırılmaya başlandı. Ana yollara ek kontrol noktaları yerleştirildi ve şehir merkezindeki bazı caddeler trafiğe kapatılmaya başlandı. Cumartesi günü şehre akın etmesi beklenen milyonlarca yas tutan kişinin birçoğu, kilometrelerce yürümek zorunda kalacak. ABD ile yürütülen barış görüşmelerinde kilit bir rol oynayan Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Perşembe günü bir açıklama yaparak İran halkını "ayağa kalkmaya ve ulusun kan dökülmesine karşı çağrısını iletmeye" davet etti. Kalibaf, "İran, tarihinin en büyük sahnelerinden birini yaratmanın eşiğinde; sevgi, sadakat ve ayrılık acısıyla dolu kalplere sahip bir ulusun, büyük bir insana veda etmek için bir araya geleceği bir gün," dedi. Hamaney'in naaşının halkın ziyaretine açılmak üzere Cuma günü sergilendiği o devasa ibadet salonu, ülkedeki İslam Devrimi'ne liderlik eden, 1979'da iktidara gelen ve on yıl sonra hayatını kaybeden selefi Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin talimatıyla inşa edilmişti. Hamaney, savaşlar, ayaklanmalar ve Washington ile İran'ın nükleer programı üzerine yıllar süren düşmanlık ve çetrefilli müzakerelerle geçen 37 yıl boyunca İslam Cumhuriyeti'ni yönetti. Onun liderliğinde İran, ülke içinde özgürlükleri baskı altına aldı ve ABD ile İsrail'e karşı kullandığı Hizbullah ve Hamas gibi şiddet yanlısı vekil militan grupların hamisi olarak rolünü genişletti. Hamaney, İran'ı bir kez daha dönüştüren; ülkenin altyapısını ve liderlik kadrosunu yerle bir eden, ancak nihayetinde bölgesel konumunu ve ABD ile yürütülen ateşkes görüşmelerindeki elini güçlendirmiş gibi görünen bir savaşın ilk saatlerinde öldürüldü. Savaş ayrıca Tahran'a daha önce hiç kullanmadığı bir koz sağladı: Enerji arzı da dahil olmak üzere küresel ticaretin hayati bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol. İranlılar suikasta kurban giden liderlerinin yasını tutarken, hem onlar hem de dünya genelindeki gözlemciler, cesaretlenmiş ve daha da sertleşmiş görünen rejimin geleceğine dair işaretler yakalamak amacıyla cenaze törenini takip edecekler. En çok merak edilen konuların başında, Hamaney'in oğlu ve halefi Mücteba'nın, babasının ölümünden bu yana ilk kez halkın karşısına çıkıp çıkmayacağı geliyor. Mücteba'nın söz konusu saldırıda, yüzünde ciddi hasar da dahil olmak üzere ağır yaralandığına inanılıyor. Eşi Zehra Haddad Adil de saldırıda hayatını kaybetmişti. Mücteba Hamaney, kendisinin de bir suikast hedefi olabileceği beklentisi nedeniyle sıkı güvenlik önlemleri altında yaşıyor. Barış zamanında bile gözlerden uzak bir yaşam sürmüştü. Kamuoyunda çok az kez görüntülenmişti ve yeni lider olarak belirlenmesinden önce, çoğu İranlı onun halka açık bir konuşmasını hiç duymamıştı. Şu ana kadar hükümetlerini destekleyen İranlılar, Dini Liderlerinin neden halkın karşısına çıkamadığını anladıklarını ifade ediyorlar. Ancak ülke aktif savaştan uzaklaştıkça, halkın kendisini görme talebi de artabilir. Yetkililerin belirttiğine göre, Hamaney —şahsen veya video aracılığıyla— ortaya çıkarsa, uzmanlar hem yaralanmalarına dair ipuçları bulmak hem de rejimin bütünlüğü ve kapasitesine ilişkin daha genel işaretleri yakalamak için görüntüleri titizlikle inceleyecekler. Gözlemciler ayrıca etkinliğin boyutunu, hükümetin kalabalıkları kontrol etme becerisini ve ne ölçüde güvenlik gücü seferber edildiğini de takip edecekler. Ülke savaş düzeninden uzaklaşırken, ekonomik zorluklar da daha belirgin hale gelecek. Enflasyon hızla yükseldi, ABD ablukası altında enerji ihracatı haftalarca neredeyse sıfıra indi ve ABD ile İsrail saldırılarının ardından ülkenin sanayi sektörünü yeniden inşa etmek yıllar sürebilir. Ali Hamaney'in Dini Lider olarak görev yaptığı on yıllar boyunca, İran sistemine yönelik halk memnuniyetsizliği artmış ve bu durum tekrarlayan protesto dalgalarını tetiklemişti. Ayrıca son beş yıl içinde, gösteriler İslam Cumhuriyeti'ni en az iki kez tehdit eder gibi göründü. Her bir olayda Hamaney, şehir sokaklarını temizlemek amacıyla, giderek artan bir acımasızlıkla şiddet içeren müdahaleler yapılması talimatını verdi. Ocak ayındaki son müdahale sırasında, sadece üç gün içinde binlerce insanın hayatını kaybettiği tahmin ediliyor; bu, olağanüstü boyutta bir vahşet anlamına geliyor. Tahran'daki yas törenlerinin ardından Hamaney'in naaşı İran'ın kutsal kenti Kum'a, oradan da komşu Irak'a götürülecek; burada Şiiler için kutsal olan Necef ve Kerbela kentlerinde kalabalıklar toplanacak ve nihayetinde naaş, İran'ın doğusundaki memleketi Meşhed kentinde toprağa verilecek. Törenler, İran rejimi için ciddi bir lojistik zorluk teşkil edecek. Tahran'daki yerel yetkililer, 20 milyona varan bir kalabalık beklediklerini belirtiyor. Yetkililer, daha önceki defin işlemlerine damgasını vuran kaotik sahnelerin yaşanmasını önlemeye büyük önem veriyor. 1989 yılında Humeyni'nin defni sırasında yaşanan izdihamda sekiz kişi ezilerek hayatını kaybetmişti. Ayrıca 2020 yılında, ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla gerçekleştirilen bir ABD insansız hava aracı saldırısında öldürülen ve o dönem İran'ın en güçlü askeri komutanı olan Tümgeneral Kasım Süleymani'nin cenaze törenindeki izdihamlarda da onlarca kişi yaşamını yitirmişti. Kaynak: TWP- Dün
- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Kızlarımız Polonya'yı da devirdiU18 Kadın Milli Takımımız, Avrupa Şampiyonası'nda Üçte Üç Yaptı 18 Yaş Altı Kadın Milli Takımımız, Letonya ve Litvanya'nın ev sahipliğinde düzenlenen Avrupa Şampiyonası'nda üçte üç yaptı. Millilerimiz, gruptaki üçüncü maçında Polonya'yı 3-0 (25-22, 25-16, 25-19) mağlup etti. Karşılaşmanın oyuncusu milli takımımızdan Selin Yener seçildi. U18 Kadın Milli Takımımız, organizasyondaki dördüncü maçında 5 Temmuz Pazar günü saat 20.00'da ev sahibi Letonya ile karşılaşacak. Mücadele, CEV YouTube kanalından canlı yayınlanacak. Canlı yayın için tıklayınız. Millilerimizin şampiyonadaki kalan maçlarının programı şu şekilde: 6 Temmuz Pazartesi 12.30 | İspanya - Türkiye (Canlı yayın) 8 Temmuz Çarşamba 17.30 | Türkiye - İzlanda 9 Temmuz Perşembe 12.30 | Türkiye - İtalya- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
YARI FİNALDEYİZ! 17 Yaş Altı Yıldız Erkek Milli Takımımız, FIBA U17 Basketbol Dünya Kupası 2026 çeyrek finalinde Fransa'yı 94-87 mağlup ederek adını yarı finale yazdırdı. 17 YAŞ ALTI MİLLİ TAKIMIMIZ YARI FİNALDE 17 Yaş Altı Milli Takımımız, FIBA U17 Basketbol Dünya Kupası çeyrek finalinde Fransa’yı 94-87 mağlup ederek adını yarı finale yazdırdı. Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi’nde mücadele eden gençlerimizi yürekten kutluyor, yarı finalde başarılar diliyorum. Maçın Oyuncusu: Ömer Kutluay (MVP) FIBA U17 Basketbol Dünya Kupası 2026 çeyrek finalinde sergilediği performansla Ömer Kutluay, Millilerimizin yarı finalde yükseldiği maçta öne çıkan isim oldu. FIBA U17 Basketbol Dünya Kupası 2026’da yarı final eşleşmeleri belli oldu!- Futbol FIFA Dünya Kupaları Hakkında Bütün Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
2026 Dünya Kupası'nda namağlup bir şekilde eleme turlarına kalarak tarih yazan Yeşil Burun Adaları, Son 32 turunda Arjantin ile karşılaşmaya hazırlanıyor. Teknik direktör Pedro Leitao Brito, Lionel Messi'nin hakkını teslim ederken, stratejilerinin sadece bireysel değil, tüm takımın gücüne karşı olduğunu vurgulayarak rakiplerine gözdağı verdi. Arjantin ise grup aşamasında rekorlar kıran 39 yaşındaki Messi önderliğinde, Cuma günü oynanacak maçın mutlak favorisi olarak sahaya çıkıyor.- Yapay Zeka Hakkında En Son Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
İddialara göre SpaceX bir yapay zeka cihazı prototipine sahip, ancak Elon Musk bunun bir yalan olduğunu söylüyor Elon Musk haberlerin "tamamen asılsız" olduğunu iddia etse de, SpaceX'in yatırımcılara "el cihazı benzeri" bir yapay zeka cihazı prototipi gösterdiği bildiriliyor. Bu bilgi, söz konusu prototipin bir iPhone'dan daha şık ve ince olduğunu belirten The Wall Street Journal'dan geliyor. Bu tarif, cihazın küçük dokunmatik ekranlı bir telefon ile Rabbit R1 arasında bir şey olabileceğini düşündürüyor. Yatırımcılara gösterilen bu prototipin henüz çok erken bir aşamada olduğu ve tasarımının değişebileceği de ifade edildi. SpaceX ve kardeş şirketi Tesla, bu tür cihazları hayata geçirecek üretim uzmanlığına ve cihazı çalıştıracak çiplere erişim imkanına kesinlikle sahip. SpaceX ayrıca Starlink Mobile'ı başlatarak kablosuz iletişim pazarına girmek istediğine dair sinyaller veriyor; gerçi üç büyük operatör de Musk ile bir MVNO (sanal mobil şebeke operatörü) anlaşması yapmayı reddetti. Görünüşe göre bu prototip, açık kaynaklı olduğu için SpaceX'in dilediği gibi kullanabileceği Android gibi sistemler yerine, şirketin kendi geliştirdiği özel bir işletim sistemiyle çalışacak şekilde tasarlanmış. Cihaz ayrıca xAI'ın entegre teknolojilerinden de yararlanacak. Bu yaklaşım, söz konusu yeni cihazların Google ve Apple gibi diğer şirketlerin platformlarına bağımlı kalmasını önleyecektir. Android Headlines'ın Yorumu Dürüst olmak gerekirse, Musk'ın bunun "tamamen asılsız" olduğuna dair yorumu oldukça ilginç. Zira bu cihazla ilgili haberi yapan yer sıradan, güvenilmez bir web sitesi değil; aksine son derece saygın bir itibara sahip olan The Wall Street Journal. Belki de SpaceX bu cihazdan vazgeçti ya da farklı bir yöne yöneldi? Yine de OpenAI ve diğer şirketlerden gördüğümüz üzere, yapay zeka cihazları geleceğin teknolojisi konumunda. Hatta Google bile bugünlerde Android Halo gibi girişimlerle Android'i bir yapay zeka işletim sistemine dönüştürüyor. Dolayısıyla, her şeyin içinde yapay zeka görmekten ne kadar hoşlanmasak da, bu kaçınılmaz bir durum. Ancak SpaceX'in dikkatli olması gerekiyor; çünkü başarısızlığa uğrayan bu tür yapay zeka cihazlarının "mezarlığı" şimdiden dolmuş durumda. Bunların en bilinen örneği, daha sonra varlıklarını HP'ye satan Humane'dir. Kaynak: AH- Jeffrey Epstein'le ilgili bütün haberler Buraya - Donald Trump - Bill Clinton - Elon Musk - ve Diğerleri
Tam bir akılsızlık!: Trump'ı Epstein konusunda köşeye sıkıştıran muhabirden sert bir çıkış daha Muhabir Katie Phang, yakın zamanda, Epstein dosyalarını gizli tutmaya çalışan vekil Başsavcı Todd Blanche'a karşı büyük bir zafer kazandı. Başkan Donald Trump yönetiminin aylarca süren oyalama taktikleri ve cinsel istismar suçlusunun dosyalarının açıklanmasını zorunlu kılan yeni yasanın hükümlerini görmezden gelmesinin ardından, ABD Bölge Yargıcı Emmet G. Sullivan, Trump'ın uzun süreli dostuyla ilgili süreci hareketlendiren karara imza attı. Sullivan, Trump yönetiminin "Epstein Şeffaflık Yasası"na uymasını talep eden eski MS NOW programı sunucusu Katie Phang'in açtığı davada onun tarafında yer aldı. Şimdi, bu büyük zaferin hemen ardından Phang, "Left Hook" podcast yayıncısı Wajahat Ali'ye; Blanche, Trump ve tüm ekibinin, Trump'ın Epstein dosyalarıyla ilişkilendirilmesini önleyecek gerçek bir plana sahip olmayan bir grup aptal gibi göründüğünü söyledi. Phang, "Yapsalar da yapsalar da başları belada," diye haykırdı. "Ya belgeleri sunarsınız ve elimizde benim ya da başkalarının izini sürüp üzerine daha fazla haber yapabileceği bilgiler olur ya da sunmazsınız... bu da boktan şeyleri saklamaya çalıştığınız anlamına gelir." Phang, Ali'ye "Yerlerinde olsam gereğini yapardım," dedi. "Şöyle derdim: 'İşte suç ortaklarının isimleri. İşte o berbat e-postaları gönderen kötü insanların isimleri. İşte olası faillerin isimleri. İyi günler.' Ama bu oyunu oynama biçimleri o kadar aptalca ki. Hiçbir stratejileri yoktu ve Emmett Sullivan gibi bir federal yargıcı kızdırdılar... [ki bu yargıç, Trump yanlısı komplo teorisyeni] Michael Flynn'in yüzüne 'sen bu ülkeye ihanet eden birisin' demişti." Sullivan'ın kararı, Blanche'ın artık mahkemeye; reşit olmayanların istismarına dair iddiaları ve aleyhte kanıt oluşturabilecek videoları içeren e-posta ve belgelerden neden isimlerin gizlendiğini (sansürlendiğini) açıklamak zorunda kalacağı anlamına geliyor. Gizlenen bilgiler arasında Epstein'in suç ortaklarının olası isimlerinin yanı sıra, henüz 13 yaşındayken Epstein tarafından Başkan Donald Trump ile tanıştırıldığını iddia eden bir mağdurla yapılan ve aleyhte kanıt teşkil edebilecek FBI görüşme notları da yer alıyor. Phang, Ali'ye Sullivan'ın Trump yönetimini çok zor bir duruma soktuğundan hiç şüphesi olmadığını söyledi. Phang, “Tam olarak geçen yıl... 2025 baharında Epstein dosyalarıyla ilgili olarak Kriz Odası'nda (Situation Room) bir araya geliyorlar ve orada sadece ABD Başkan Yardımcısı JD Vance yok,” dedi. “O dönemki Başsavcı Pam Bondi de oradaydı. FBI Direktörü Kash Patel oradaydı. FBI Direktör Yardımcısı Dan Bongino oradaydı. O dönemki Başsavcı Yardımcısı Todd Blanche oradaydı... Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles oradaydı. Beyaz Saray Hukuk Danışmanı oradaydı... ve daha pek çok kişi. Eğer o Kriz Odası'nda [ölümcül] bir şey olsaydı, neredeyse... Trump yönetiminin üst kademesinin tamamı... kökü kazınırdı.” “Tüm bu insanları defalarca Kriz Odası'nda bir araya getirmeleri gerçeği... [o dosyalarda] ABD Başkanı için siyasi açıdan zehirli ve korkunç derecede kötü bir şeyler olduğunu anlamak için dahi olmaya gerek yok,” dedi. Phang, açtığı davada Blanche'ı özellikle hedef alarak onu birincil muhatap haline getirdiğini de sözlerine ekledi. Phang, büyük bir keyifle şunları söyledi: “Adalet Bakanlığı'na dava açıldığında yaşanan ve bakanlığın, ne olduğunu ya da neden işlem yapmadıklarını açıklamak üzere boynu bükük bir şekilde oraya oturmak zorunda kalan kıdemsiz bir federal savcıyı öne sürdüğü diğer davaların aksine, ben sadece tek bir kişiye dava açtım. Yani, Todd Blanche... bizzat gelmek zorunda kalacak. Öylece bir tetikçiyi ya da emir kulunu gönderemezsiniz.” Kaynak: Altarnet- Futbol FIFA Dünya Kupaları Hakkında Bütün Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
İspanyol Lamine Yamal, Dünya Kupası maçına gelirken giydikleriyle sosyal medyada gündem oldu İspanya, 2026 FIFA Erkekler Dünya Kupası'na şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olarak girmişti; ancak "La Roja" (Kırmızı Takım), 2 Temmuz Perşembe günü Son 32 turunda kendisinden çok daha zayıf bir rakip olan Avusturya'ya karşı aldığı rahat 3-0'lık galibiyete kadar gerçek bir şampiyonluk adayı izlenimi vermemişti. İspanya'ya duyulan bu büyük inancın arkasındaki temel nedenlerden biri Lamine Yamal'dı; zira 18 yaşındaki bu harika kanat oyuncusu, şimdiden FC Barcelona formasıyla birçok rekoru altüst etmiş durumda. Yamal, Perşembe günü SoFi Stadyumu'na gelirken taktığı gösterişli Batman kolyesiyle de dikkatleri üzerine çekti: Maça ilk 11'de başlayan Yamal, sergilediği üst düzey performansla İspanya adına kritik bir gelişmeye imza attı. Nisan ayı sonlarında yaşadığı hamstring (arka adale) sakatlığı Dünya Kupası'nda oynayıp oynayamayacağı konusunda soru işaretleri yaratmış olsa da, kadroya dahil edildi ve turnuva boyunca fiziksel olarak eski formuna kavuşmak için yoğun çaba sarf etti. İlk Dünya Kupası maçına 21 Haziran'da Suudi Arabistan karşısında ilk 11'de çıkan genç oyuncu, grup aşamasındaki bu galibiyette kariyerinin ilk Dünya Kupası golünü kaydetmişti. Yamal, Avusturya karşısında ikinci Dünya Kupası golüne de çok yaklaştı. Ceza sahası içinden sert bir şut çıkaran oyuncunun golü, bir Avusturya savunma oyuncusunun tam doğru anda doğru yerde bulunmasıyla engellendi. Yamal, bu pozisyonun kısa bir süre sonrasında, 85. dakikada oyundan alındı. İspanya, 6 Temmuz Pazartesi günü oynanacak Son 16 turu maçında Hırvatistan ile Portekiz arasındaki karşılaşmanın galibiyle kozlarını paylaşacak. Yamal'ın karşısına kimin çıkacağı umurunda değil; o, "La Roja"nın 2010'dan bu yana ilk kez erkekler Dünya Kupası şampiyonluğuna ulaşacağına inanıyor. Yamal, bu hafta El Partidazo de Cope programında Juanma Castaño'ya verdiği röportajda, "Bir turnuva başladığında, onu kazanacağımı düşünürüm," dedi ve ekledi: "Bu yüzden, bu yıl Dünya Kupası'nı kazanacağımı düşünüyorum." Kaynak: NW- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Beşiktaş'tan Resmi Açıklama I Scottie Wilbekin Takımımız, yeni sezon transfer çalışmaları kapsamında Türk pasaportu da taşıyan ABD'li oyun kurucu Scottie Wilbekin ile sözleşme imzaladı. Kolej kariyerini NCAA'de Florida Gators formasıyla tamamlamasının ardından profesyonel kariyerine 2014 yılında start veren Wilbekin, AEK, Darüşşafaka, Fenerbahçe gibi kulüplerde forma giydi. 2025-26 sezonunu Fenerbahçe'de tamamlayan 1.86 metre boyundaki oyuncu, 2018 yılında Türk vatandaşlığına geçmiş ve 2019 FIBA Basketbol Dünya Kupası'nda Milli Takım kadrosunda yer almıştı. Oyun kurucu pozisyonunda oynayan Wilbekin'e Beşiktaş Ailesi'ne hoş geldin der, şanlı formamızla üstün başarılar dileriz.- Futbol FIFA Dünya Kupaları Hakkında Bütün Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
SON DAKİKA: YouTube'da 20 milyonu aşkın eş zamanlı izleyici sayısıyla Brezilya-Japonya maçını geride bırakan Portekiz-Hırvatistan karşılaşmasının, şu ana kadar en çok izlenen Dünya Kupası maçı olduğu bildirildi.- Tesla Modelleri Hakkında Her Şey Buraya
- SİLİKON VADİSİ'NDE YÜZYILIN İHANETİ! KENDİ BESLEDİKLERİ AJAN ŞİRKETİ 243 MİLYON DOLARLIK DEV TAZMİNATA MAHKÛM ETTİ!
SİLİKON VADİSİ'NDE YÜZYILIN İHANETİ! KENDİ BESLEDİKLERİ AJAN ŞİRKETİ 243 MİLYON DOLARLIK DEV TAZMİNATA MAHKÛM ETTİ! Tesla, bulduğu her bir güvenlik açığı için bir Rus bilgisayar korsanına 15 bin dolar ödedi; ardından bu kişi, şirkete 243 milyon dolara mal olan açığı ortaya çıkardı. Otomotiv dünyası, teknoloji devinin kendi eliyle beslediği "beyaz şapkalı" bir bilgisayar korsanının (hacker), şirketin en büyük sırrını ifşa ederek tarihin en ağır hukuki darbesini indirmesiyle çalkalanıyor. Yıllarca tespit ettiği her bir güvenlik açığı için şirketten 15.000 dolar ödül alan Rus asıllı yazılımcı, bu kez yeteneğini şirketin davasına karşı kullandı. Hurda bir bilgisayardan çıkarılan gizli kaza verileri, teknoloji devine tam 243 milyon dolara mal oldu! İşte otonom sürüş güvenliğini tartışmaya açan ve adliye koridorlarında milyarlarca dolarlık bir sarsıntı yaratan davanın perde arkası: Sistem Açıklarını Bulması İçin Şirketten Paralar Alıyordu Her şey, Rus asıllı bir yazılım meraklısının satın aldığı lüks elektrikli aracı incelemeye başlamasıyla başladı. Şirketin yazılımlarını ve açık kaynak kodlarını kurcalayan bu dahi yazılımcı, bulduğu sistem açıklarını "hata ödül programı" (bug bounty) üzerinden şirketin güvenlik ekibine raporluyordu. Şirket, sistemlerini dışarıdaki tehlikelere karşı koruyan bu kişiyi değerli bir iş ortağı olarak gördü ve raporladığı her bir kritik açık için kendisine tam 15.000 dolar ödedi. Ancak bu ortaklık, ölümcül bir kazanın ardındaki sır perdesinin aralanmasıyla tamamen yön değiştirdi. Şirketin "Yok" Dediği Kanıtı Starbucks'ta Buldu Her şey Florida'da otonom sürüş (Autopilot) sistemindeyken kırmızı ışıkta durmayarak park halindeki bir araca çarpan ve 22 yaşındaki bir genç kadının ölümüyle sonuçlanan korkunç kaza davasıyla başladı. Kaza anında kameraların ne gördüğünü gösteren verilerin peşine düşen kurbanın avukatlarına şirket, "Bu veriler bizde yok, servis merkezindeki dosya bozuk" yanıtını vermişti. 2024 yılında davanın avukatları, Florida Otoyol Devriyesi'nden aldıkları hurda aracın orijinal bilgisayar imajını (kopyasını) incelemesi için şirketin eski dostu olan bu bilgisayar korsanına teslim etti. Yazılımcı, hukuk ekibini sistemdeki verilerin otomatik silinmesini tetikleyecek standart açılış prosedürlerine karşı da uyararak delillerin yok edilmesini engelledi. Tarihi Karar: 243 Milyon Dolarlık Rekor Ceza Kurtarılan bu gizli verilerden zenginleştirilmiş bir video oluşturuldu. Videoda, aracın otonom sisteminin park halindeki kamyonu, "Dur" tabelasını ve arkasındaki insanları net bir şekilde algıladığı, buna rağmen durmak için hiçbir frenleme yapmadığı jüriye kanıtlandı. Ağustos 2025'te toplanan federal jüri, şirketin otonom sürüş sistemini yasal kusurlu bularak cezalandırdı. Şirketin dava öncesindeki 60 milyon dolarlık uzlaşma teklifini reddettiği süreçte, mahkeme kurbanların ailelerine toplam 243 milyon dolar (200 milyon doları cezai tazminat olmak üzere) ödenmesine hükmetti. Bu, şirketin tarihindeki en büyük tazminat cezası oldu. Mahkeme Kararı Onadı, Şirket Savunmada: "Kasri Değil Beceriksizlik" Şubat 2026'da federal bir yargıç, mevcut kanıtların jüri kararını fazlasıyla desteklediğini belirterek şirketin kararın iptali yönündeki başvurusunu kesin olarak reddetti. Karara Temyiz Mahkemesi'nde itiraz eden şirketin avukatları ise verilerin gizlenmediğini, sürecin kasıtlı değil "beceriksizce" yönetildiğini savunarak "Elimizde olduğunu düşünmemiştik, ancak sonradan olduğunu fark ettik" açıklaması yaptı. Şirketin milyarlarca dolarlık büyümesi ve robotaksi filosu planları tam gaz devam ederken, eski dostları olan hacker bu başarının ardından şirketin duvarları çok daha fazla yükselttiğini itiraf etti: "Şirket artık verilere erişimi çok zorlaştırdı. Bugün benzer bir kaza olsa, o verileri bilgisayardan asla çıkaramazdım." Kaynak: MW- En Son Çevre Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
- DÜNYADA YENİ BİR ÇAĞ BAŞLIYOR! ŞİŞE SUYUNDAN BİLE UCUZ DENİZ SUYU: KÜRESEL SU KRİZİNİ BİTİRECEK O BULUŞ İFŞA OLDU!
DÜNYADA YENİ BİR ÇAĞ BAŞLIYOR! ŞİŞE SUYUNDAN BİLE UCUZ DENİZ SUYU: KÜRESEL SU KRİZİNİ BİTİRECEK O BULUŞ İFŞA OLDU! Çin teknolojisi, tuzdan arındırılmış deniz suyunu şişe suyundan daha ucuza getiriyor. Dünyayı tehdit eden küresel tatlı su kıtlığına karşı, insanlık tarihinin en büyük teknolojik devrimlerinden biri gerçekleşti. Bugüne kadar deniz suyunu arıtmak için kullanılan ve devasa miktarda fosil yakıt tüketen geleneksel sistemler, hem yüksek maliyetleri hem de çevreye verdikleri zararlar nedeniyle kurak bölgeler için kalıcı bir çözüm olamıyordu. Ancak Asya'dan gelen yeni bir güneş enerjisi teknolojisi, ezberleri tamamen bozarak deniz suyunu şişelenmiş hazır sudan bile daha ucuza mal etmeyi başardı. Prestijli Advanced Materials dergisinde yayımlanan bu bilimsel buluş, su arıtma dünyasında rekorlar kıran yeni bir dönemin kapısını aralıyor. İşte dünyayı değiştirecek o teknolojinin detayları: Faturayı Yarı Yarıya Düşüren "3D" Mucizesi Bilim insanları, güneş ışığını kullanarak deniz suyunu buharlaştıran ve geriye saf içme suyu bırakan çığır açıcı bir üç boyutlu (3D) polimer yapı geliştirdi. İçi boş kabuklu mikro yapılardan oluşan ve birbirine sıkıca bağlanmış polimer zincirleri içeren bu özel malzeme, adeta bir güneş ışığı tuzağı gibi çalışıyor. Geliştirilen bu benzersiz tasarımın teknik verileri ise büyüleyici: %90,2 Güneş Enerjisi Emilimi: Malzeme, üzerine düşen geniş bantlı güneş enerjisinin neredeyse tamamını soğurarak yüksek bir fototermal dönüşüm sağlıyor. %45,7 Enerji Tasarrufu: Buharlaştırma işlemi için gereken enerji tüketimini neredeyse yarı yarıya azaltıyor. 8,5 Kat Daha Hızlı: Sistem, bu alanda daha önce kayıtlara geçmiş tüm teknolojilerden tam 8,5 kat daha yüksek bir buharlaştırma hızına ulaşarak dünya rekoru kırdı. Sadece 0,75 Metrekarede 10 Kişilik Yaşam Kaynağı Laboratuvar testlerinin ardından bilim insanları, bu malzemeyi kullanarak gerçek doğa koşullarında çalışan, dış mekân tipi bir tuzdan arındırma cihazı ürettiler. Yapılan saha testlerinde elde edilen sonuçlar, teknolojinin ticari ve insani olarak ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu kanıtladı: Üstelik sistemden elde edilen suyun kalitesi, yapılan incelemelerde Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından belirlenen en yüksek içme suyu standartlarını eksiksiz şekilde karşıladı. Kulak yakan uzun süreli kullanım testlerinde ise malzemenin aşınmadığı, yüksek dayanıklılık ve güvenilirlik sergilediği rapor edildi. Tarımda Devrim: Ispanak ve Mısır Deniz Suyuyla Büyüdü! Bu teknolojinin başarısı sadece bardaktaki içme suyuyla sınırlı kalmadı; kurak bölgelerdeki tarımsal üretimin de kaderini değiştirebileceğini gösterdi. Cihazdan elde edilen arıtılmış su, 5 metrekarelik bir deneme tarlasının sulanmasında kullanıldı. Sonuçlar tek kelimeyle kusursuzdu: Ispanak, mısır ve Çin lahanası gibi farklı su ihtiyaçları olan mahsuller, bu suyla hiçbir sorun yaşamadan tüm büyüme döngülerini başarıyla tamamladı. İki Yıl İçinde Şişe Suyu Tahtından Olacak Projenin arkasındaki araştırmacılar, sistemin ekonomik analizlerini de paylaştı. Yapılan projeksiyonlara göre, kurulum maliyetleri dahil edildikten sonra, iki yıllık bir işletim sürecinin ardından bu teknolojiyle üretilen suyun litre maliyeti, marketlerde satılan ticari şişe sularının maliyetinin bile altına düşüyor. Güneş ışığı ve deniz suyu dışında hiçbir dış kaynağa ihtiyaç duymayan bu pratik, taşınabilir ve çevre dostu çözüm, özellikle altyapısı olmayan, kuraklık çeken ve lojistik olarak su ulaştırılması zor olan bölgelerde sürdürülebilir yaşam için en güçlü kurtarıcı olmaya aday gösteriliyor. Kaynak: TI- En Son Fenerbahçe Haberleri
Fenerbahçe, en çok da boyun eğmediğinde Fenerbahçe'dir.- En Son Ev, Bahçe ve Şehir Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
- GİZLİ FATURA CANAVARI İFŞA OLDU! YAZIN SERİNLİK UMUDUYLA YAPIYORDUK, MEĞER PARAYI ÇÖPE ATIYORMUŞUZ...
GİZLİ FATURA CANAVARI İFŞA OLDU! YAZIN SERİNLİK UMUDUYLA YAPIYORDUK, MEĞER PARAYI ÇÖPE ATIYORMUŞUZ... EVDE YOKKEN VANTİLATÖRÜ AÇIK BIRAKANLAR DİKKAT! MEĞER PARANİZİ BOŞA HARCIYORMUŞSUNUZ... Yaz aylarının kavurucu sıcaklarında, eve döndüğümüzde serin bir ortam bulma umuduyla vantilatörleri gün boyu açık bırakmak en sık yapılan hatalardan biridir. Birçok insan vantilatörlerin odayı soğuttuğunu düşünse de, bu alışkanlık aslında yarardan çok zarar getiriyor ve elektrik faturasını kabartmaktan başka bir işe yaramaz. İşte tavan ve ayaklı vantilatörlerin çalışma prensibine dair bilinmesi gereken gerçekler ve doğru kullanım formülü: Vantilatörler Odayı Değil, Canlıları Serinletir Vantilatörlerin soğutma mekanizması, ortamdaki hava sıcaklığını düşürmek üzerine kurulu değildir. Vantilatör, "rüzgâr serinletme etkisi" (wind chill) yaratarak çalışır. Cilt üzerindeki havayı hareket ettirerek terin buharlaşmasını hızlandırır ve oda sıcaklığı aynı kalsa bile canlıların yaklaşık 4 derece daha serin hissetmesini sağlar. Dolayısıyla, odada esintiyi hissedecek bir insan veya evcil hayvan yoksa, boş duvara üfleyen bir vantilatörün ortama hiçbir faydası yoktur. Enerji bakanlıkları ve uzmanlar, bu nedenle boş odalarda vantilatörlerin kapatılmasını kesin bir dille önermektedir. Evde Yokken Açık Bırakmak İçin Tek Bir İstisna Var Boş bir evde vantilatörü açık bırakmanın mantıklı olduğu tek bir senaryo vardır: Evcil hayvanlar. Eğer siz işteyken evdeki kedi veya köpeğiniz güneş alan, sıcak bir odada vakit geçirmek zorundaysa, onların konforu ve sağlığı için vantilatörü açık bırakmak doğru bir yaklaşımdır. Hayvanlar da bu esinti sayesinde serinlik hissinden faydalanabilirler. Klima Faturasını Düşürmenin Gizli Formülü Vantilatör tek başına hava sıcaklığını düşürmez ancak klima ile birlikte kullanıldığında tam bir bütçe dostuna dönüşür. Özetle Ne Yapmalı? Günün en sıcak saatlerinde sadece bulunduğunuz odadaki vantilatörü çalıştırın. Klimayı çalıştırıyorsanız, vantilatörün desteğiyle klima derecesini birkaç tık yükseltip tasarruf edin. Odadan çıkarken vantilatörü mutlaka kapatın. Evde yalnız kalan bir evcil hayvanınız yoksa, boş evi serinletmeye çalışarak paranızı çöpe atmayın. Kaynak: GH- Futbol FIFA Dünya Kupaları Hakkında Bütün Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
Harry Kane, Dünya Kupası karşılaşması öncesinde Meksika'nın haksız avantajına dikkat çekiyor Harry Kane, Dünya Kupası'nın ortak ev sahiplerinden Meksika ile oynayacakları son 16 turu karşılaşmasında karşılaşacakları zorlu ve alışılmadık koşullara uyum sağlamak için İngiltere'nin yeterli zamanı olmayacağından endişe ediyor. "Üç Aslan"ın kaptanı, dün gece Demokratik Kongo Cumhuriyeti karşısında takımını felaketin eşiğinden kurtaran iki gol atarak adını rekorlar kitabına daha da sağlam bir şekilde yazdırdı. Thomas Tuchel'in öğrencileri, maçın bitimine 15 dakika kala Brian Kibambe Cipenga'nın erken ve şok edici golüyle geride oldukları için elenme tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Ancak yine "kritik anda sahneye çıkan kahraman" misali, Kane son bölümlerde iki kez ağları havalandırarak unutulmaz bir geri dönüş zaferine imza attı. İngiltere'nin dikkati artık hızla, halihazırda ev sahibi avantajını elinde bulunduran Meksika ile oynayacakları bir sonraki maça çevriliyor. Efsanevi Azteca Stadyumu geçmişte uluslararası rakipler için tam bir kabus sahası olmuştur; Meksika, 1970 ve 1986'daki ikonik Dünya Kupası finallerine ev sahipliği yapan bu stadyumda oynadığı 89 resmi maçın sadece ikisini kaybetmiştir. Dahası, 87.000 kişilik devasa stadyum deniz seviyesinden yaklaşık 2.240 metre yükseklikte yer alıyor; bu da İngiliz oyuncuların neredeyse hiç deneyimlemediği zorlu koşullar anlamına geliyor. Kane, son gol başarısının ardından yaptığı açıklamada, "Bildiğim kadarıyla yüksek rakıma uyum sağlamamız mümkün değil," dedi. "Bu, Meksika için büyük bir avantaj. Yeterli zaman yok. "Bunu zaten biliyorduk. Bu sadece başa çıkmak zorunda kalacağımız bir dezavantaj." Bu görüşler, Demokratik Kongo Cumhuriyeti karşısındaki mücadelenin ardından toparlanmak için sadece üç günü olan Tuchel tarafından da paylaşıldı. İngiltere teknik direktörü, "Yüksek rakım büyük bir dezavantaj olacak çünkü fiziksel olarak buna uyum sağlayamayız," dedi. "Bu süreç çok uzun zaman alıyor. Maçlar arasında sadece üç günümüz var. Fiziksel olarak yüksek rakıma uyum sağlamak mümkün değil." Araştırmalar, yüksek rakımda yarışan sporcuların vücutlarının iklime alışması ve daha fazla kırmızı kan hücresi üretebilmesi için o seviyede bir veya iki hafta geçirmeleri gerektiğini gösteriyor. Maçtan iki gün önce Mexico City'ye varması planlanan takımın teknik direktörü Tuchel, "Bu, Meksika'nın sahip olacağı büyük bir avantaj," diye ekliyor. "Karşımıza başka engeller de çıkabilir ama biz buna hazırız. "Bu, başa çıkmamız gereken bir durum. Ve sanırım buna hazır olduğumuzu gösteren bir tutum sergiledik." FIFA'ya, Ekvadorlu oyuncuların eleme maçı öncesinde gürültücü Meksikalı taraftarlarca kasten uykusuz bırakıldığına dair bir şikayet ulaşmasının ardından, İngiltere'nin Mexico City'deki konaklama sürecine dair endişeler hazırlık sürecini de karmaşıklaştırdı... FIFA'ya İngiltere Dünya Kupası maçı öncesinde Meksika ile ilgili şikayet ulaştı FIFA, bu hafta sonu İngiltere ile oynanacak Dünya Kupası maçı öncesinde Meksikalı taraftarların takım otellerini hedef aldığına dair bir şikayet aldı. "Üç Aslan" (İngiltere Milli Takımı), Pazar günü Azteca Stadyumu'nda Meksika ile son 16 turu maçına çıkacak; karşılaşma İngiltere saatiyle Pazartesi sabahı 01.00'de başlayacak. İngiltere'nin Cuma günü Mexico City'ye varması ve maçtan önce başkentte iki gece geçirmesi planlanıyor. Ancak İngiltere, maç öncesinde Meksikalı taraftarların hedefi olma endişesiyle otelinin yerini gizli tutmaya çalışıyor. Çarşamba günü son 32 turunda Meksika'ya yenilen Ekvador, maçtan önceki gece oyuncularının Meksikalı taraftarlarca uykusuz bırakılmasının ardından bu hafta FIFA'ya şikayette bulundu. Maç günü gece yarısından sabahın ilk ışıklarına kadar, Meksikalı taraftarlar Ekvador takımının konakladığı Mexico City'deki Westin Oteli'nin önünde toplandı ve araç kornaları, motosikletler ve hoparlörler kullanarak oyuncuları rahatsız etti. Ekvador Futbol Federasyonu (FEF) yaptığı açıklamada, "Bu tür davranışlar, bir Dünya Kupası'nın bünyesinde barındırması gereken fair-play, eşitlik ve birlik ilkeleriyle taban tabana zıttır," ifadelerini kullandı. "FEF, yetkili makamları bu olaylara daha fazla dikkat etmeye ve oyuncularımızın, teknik ekibimizin ve taraftarlarımızın güvenliğini sağlamak için gerekli önlemleri almaya saygıyla çağırıyor." Bu arada Thomas Tuchel, maçın deniz seviyesinden yaklaşık 7.200 fit (yaklaşık 2.200 metre) yükseklikteki Azteca Stadyumu'nda oynanacak olması nedeniyle İngiliz oyuncularının önemli bir dezavantaj yaşayacağına inanıyor. Yüksek rakım, havanın daha seyrek olması ve kan dolaşımına daha az oksijen girmesi anlamına geliyor; bu durumun İngiltere oyuncuları için zorluklar yaratması muhtemel. Dünya Kupası'nda henüz kalesinde gol görmeyen Meksika, dört maçının tamamını yüksek rakımlı bölgelerde oynadı; bunlardan üçü Azteca Stadyumu'nda, diğeri ise deniz seviyesinden yaklaşık 5.000 fit (yaklaşık 1.500 metre) yükseklikteki Guadalajara'da gerçekleşti. Tuchel, İngiltere'nin Demokratik Kongo Cumhuriyeti karşısındaki galibiyetinin ardından yaptığı açıklamada, "Rakım büyük bir dezavantaj olacak çünkü buna fiziksel olarak uyum sağlayamayız," dedi. "Bu süreç çok uzun zaman alıyor. Maçlar arasında sadece üç günümüz var. Rakıma uyum sağlamak fiziksel olarak mümkün değil." "Bu, Meksika adına büyük bir avantaj olacak. Başka engeller de çıkabilir ama biz buna hazırız." ‘This is just something with which we will have to deal. And I think we showed the attitude that we are ready for that.’ Kaynak: Metro - Milyarderlerin Gizli Yakıtı: Elon Musk’ın Geleceği İnşa Eden Diet Coke Tutkusu ve Warren Buffett’ın Nakit Basan İçeceği
Önemli Bilgiler
Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.
Navigation
Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın
Chrome (Android)
- Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
- İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
- Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
- Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
- Site ayarları seçeneğini seçin.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Safari (iOS 16.4+)
- Sitenin Ana Ekrana Ekle seçeneğiyle yüklendiğinden emin olun.
- Ayarlar Uygulaması → Bildirimler bölümünü açın.
- Uygulama adınızı bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Safari (macOS)
- Safari → Tercihler bölümüne gidin.
- Web Siteleri sekmesine tıklayın.
- Kenar çubuğunda Bildirimler seçeneğini seçin.
- Bu web sitesini bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.
Edge (Android)
- Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
- İzinler seçeneğine dokunun.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Edge (Desktop)
- Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
- Bu site için izinler seçeneğine tıklayın.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.
Firefox (Android)
- Ayarlar → Site izinleri bölümüne gidin.
- Bildirimler seçeneğine dokunun.
- Listede bu siteyi bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Firefox (Desktop)
- Firefox Ayarlarını açın.
- Bildirimler seçeneğini arayın.
- Listede bu siteyi bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.