İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bütün Eylemler

Bu akış otomatik olarak güncellenir

  1. Geçen saat

  2. Gemini'ye sorduk doğruluğunu: Evet, açıklama doğrudur. Melania Trump’ın eski yakın arkadaşı ve kıdemli danışmanı Stephanie Winston Wolkoff’un yaptığı gerçek kamuoyu açıklamalarını doğru bir şekilde yansıtmaktadır. İfadenin Arka Planı Podcast Mülakatı: Söz konusu alıntılar, Wolkoff’un Ağustos 2023’te katıldığı Lights On with Jessica Denson adlı podcast yayınından alınmıştır. Ne Söyledi? Donald Trump hakkındaki federal ve eyalet düzeyindeki hukuki soruşturmalar tartışılırken Wolkoff şu ifadeleri kullandı: Yolsuzluk Suçlamaları: Trump ailesi dinamiklerini ise şu sözlerle tanımladı: Genel Bilgi Wolkoff, Melania Trump’ın uzun süreli bir arkadaşıydı; Donald Trump’ın 2017’deki başkanlık göreve başlama töreninin planlanmasına yardımcı oldu ve First Lady’nin ofisinde ücretsiz danışman olarak görev yaptı. Göreve başlama töreni harcamaları etrafındaki tartışmalar nedeniyle araları bozulduktan sonra Wolkoff, 2020 yılında her şeyi anlattığı Melania and Me (Melania ve Ben) adlı anı kitabını yayımladı. Kitabın çıktığı dönemde Wolkoff, The Washington Post da dâhil olmak üzere çeşitli medya kuruluşlarına, Melania Trump’ın Beyaz Saray’da bulunduğu süre boyunca resmi ve kişisel konularda iletişim kurmak için sık sık kişisel alan adı e-postalarını, iMessage’ı ve Signal gibi şifreli mesajlaşma uygulamalarını kullandığını açıkladı.
  3. Basketbol 12 Dev Adam, Dünya Kupası Elemeleri'nde şu ana dek çıktığı 7 maçın tamamını kazandı! ▪️Bosna Hersek: 93-71 ▪️İsviçre: 60-85 ▪️Sırbistan: 78-82 ▪️Sırbistan: 94-86 ▪️Bosna Hersek: 75-82 ▪️İsviçre: 95-72 ▪️Litvanya: 94-66
  4. Admin şurada cevap verdi: Admin başlık Bilim Dünyası
    Hayran Bırakan Meksikalı Yetenek! Tamaulipas, Altamira'daki CETis 78 öğrencisi olan henüz 16 yaşındaki Ángela Karime Venegas; su veya kimyasal madde kullanmadan yangınları söndürmek için düşük frekanslı ses dalgalarından yararlanan yenilikçi bir akustik yangın söndürücü olan Vortex-TEC'i geliştirdi. Proje, alevleri besleyen oksijeni uzaklaştırmak amacıyla 30 hertzlik frekanslar üretiyor. İnovasyonun sınıflarda da doğabileceğini kanıtlayan genç bir Meksikalı!
  5. Maç günü! Fenerbahçe Tarfin Hazırlık Maçı Glint Körfez Basket 16.00 Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonu Yayın yok
  6. Takım koçumuz Daniele Santarelli’nin Polonya maçı sonrası değerlendirmeleri
  7. Onuralp Bitim, maç sonu babası eski milli basketbolcu Mustafa Kemal Bitim’le galibiyeti kutluyor.
  8. Admin şurada cevap verdi: Admin başlık Bilim Dünyası
    Japon bir bilim insanı, vücudun en güçlü kendini iyileştirme mekanizmalarından birini keşfederek Nobel Ödülü kazandı: Oruç dönemlerinde insan vücudu, otofaji olarak bilinen derin bir hücresel sıfırlamayı tetikleyerek kendi hasarlı hücrelerini tüketmeye başlar. Bu doğal süreç; yaşlanmaya ve hastalıklara katkıda bulunan eski proteinleri, arızalı bileşenleri ve toksik birikintileri parçalayarak dahili bir temizlik sistemi gibi işlev görür. Keşif, oruç tutmanın sadece metabolizmayı değiştirmekle kalmayıp, biyolojimize yerleşmiş temel bir hayatta kalma programını harekete geçirdiğini ortaya koydu. Araştırmacılar; otofajinin hücresel yenilenmeyi artırdığını, bağışıklık fonksiyonunu desteklediğini, nörodejenerasyona karşı koruduğunu ve genel dayanıklılığı geliştirdiğini buldu. Vücut yemek sindirmekle meşgul olmadığında, odağını bakım ve onarıma kaydırarak hasarlı parçaları taze ve sağlıklı bileşenlere dönüştürür. Bu da iltihaplanmayı azaltmaya, beyin fonksiyonlarını keskinleştirmeye ve vücudun stresle başa çıkma yeteneğini geliştirmeye yardımcı olur. Hatta bazı çalışmalar, otofajiyi aktifleştirmenin yaşlanmayla bağlantılı kronik hastalık riskini azaltabileceğini gösteriyor. Nobel kazanan bu araştırma; bilim insanlarının oruca bakış açısını değiştirerek onu basit bir diyet trendinden çıkarıp meşru bir biyolojik sıfırlamaya dönüştürdü. Doktorlar artık aralıklı orucun — güvenli bir şekilde yapıldığında — uzun vadeli hücresel sağlığı desteklemeye, enerjiyi artırmaya ve metabolik dengeyi iyileştirmeye yardımcı olabileceğini söylüyor. Her derde deva olmasa da bu keşif, doğru koşullar sağlandığında vücudun kendini iyileştirmek için olağanüstü yerleşik yeteneklere sahip olduğunu gösterdi. Dünya çapında milyonlarca insan için bu araştırma, yaşam tarzımızın hücrelerimizi ne kadar derinlemesine etkilediğine ve öğünlerimizi zamanlamak kadar basit bir şeyin vücudun en güçlü onarım sistemlerinden birini nasıl harekete geçirebileceğine dair yeni bir ufuk açtı. Doğru, ancak önemli bir bilimsel ayrım var. Özet, keşfin temel bilimini ve önemini doğru bir şekilde açıklıyor: Bilim İnsanı ve Nobel Ödülü: 2016 yılında, Japon hücre biyoloğu Yoshinori Ohsumi, otofajinin (kelimenin tam anlamıyla "kendini yeme") ardındaki mekanizmaları keşfettiği için Fizyoloji veya Tıp alanında Nobel Ödülü'ne layık görüldü. Biyolojik Mekanizma: Oruç (besin yoksunluğu), hücrelerin hasarlı organelleri, yanlış katlanmış proteinleri ve hücresel atıkları parçalamasına ve bunları enerjiye ve yeni hücresel bileşenlere dönüştürmesine neden olur. Sağlık Etkileri: Otofaji, hücre yenilenmesi, bağışıklık tepkisi ve hücresel yaşlanmaya, nörodejeneratif hastalıklara (Parkinson ve Alzheimer gibi) ve metabolik bozukluklara karşı korunma için gereklidir. Tek Uyarı: Maya vs. İnsan Orucu: Bu pasaj, modern tıbbın bu bilimi nasıl uyguladığını doğru bir şekilde yansıtırken, açıklığa kavuşturulması gereken küçük bir ayrıntı var: Ohsumi'nin Gerçekte Test Ettiği Şey: Dr. Ohsumi, çığır açan genetik keşiflerini fırıncı mayası (Saccharomyces cerevisiae) kullanarak gerçekleştirdi. Maya hücrelerini besinlerden mahrum bırakarak, iç bileşenlerini geri dönüştürmek için otofagozomları nasıl aktive ettiklerini gözlemledi. İnsanlara uyarlanması: Çalışması, otofajiyi kontrol eden temel genleri belirledi ve araştırmacılar bu genlerin memelilerde ve insanlarda neredeyse aynı olduğunu hızla keşfetti. Ancak Ohsumi'nin kendisi klinik insan diyet denemeleri yapmadı. Sonuç: Metin özünde doğrudur. Gerçek, Nobel ödüllü hücre biyolojisini, insan ömrü ve metabolik sağlığı için modern, iyi desteklenen uygulamalarına doğru bir şekilde çeviriyor.
  9. Bugün

  10. Fenerbahçe, uzun bir aranın ardından UEFA Şampiyonlar Ligi'nde sahne almaya hazırlanıyor. Sarı-lacivertlilerin Devler Ligi'ndeki rakipleri belli olurken, karşılaşmaların tarihleri ve maç programı da netlik kazandı. 10 Eylül 2026 / 18:45: AS Roma (E) 14 Ekim 2026 / 21:00: Aston Villa (D) 20 Ekim 2026 / 18:45: SK Slavia Prag (E) 4 Kasım 2026 / 18:45: Liverpool FC (E) 25 Kasım 2026 / 21:00: FC Shakhtar Donetsk (D) 9 Aralık 2026 / 21:00: LASK (D) 20 Ocak 2027 / 18:45: Villarreal CF (E) 27 Ocak 2027 / 21:00: Atletico Madrid (D) Şimdi Ligi'de ekleyelim Maç Rakip Turnuva Saha 1 Samsunspor Süper Lig D 2 Beşiktaş Süper Lig E 3 Roma UEFA Şampiyonlar Ligi E 4 Gaziantep FK Süper Lig D 5 Eyüpspor Süper Lig E 6 Çaykur Rizespor Süper Lig D 7 Aston Villa UEFA Şampiyonlar Ligi D 8 Alanyaspor Süper Lig E 9 Slavia Prag UEFA Şampiyonlar Ligi D 10 Galatasaray Süper Lig D 11 Göztepe Süper Lig E 12 Liverpool UEFA Şampiyonlar Ligi E 13 Çorum FK Türkiye Kupası / Süper Lig D 14 Kocaelispor Süper Lig E 15 Shakhtar Donetsk UEFA Şampiyonlar Ligi D 16 Erzurumspor Türkiye Kupası / Süper Lig E 17 Başakşehir Süper Lig D 18 LASK Linz UEFA Şampiyonlar Ligi E 19 Trabzonspor Süper Lig E 20 Kasımpaşa Süper Lig D 21 Amed SK Türkiye Kupası / Süper Lig D 22 Villarreal UEFA Şampiyonlar Ligi E 23 Gençlerbirliği Süper Lig E 24 Atletico Madrid UEFA Şampiyonlar Ligi D 25 Konyaspor Süper Lig D
  11. Yükselen Güneşin Erken Sönüşü: Japonya Kadın Voleybol Takımı İçin Unutulmak İstenen 2026 Yazı Dünya voleybolunun en köklü ve disiplinli ekollerinden biri olan Japonya Kadın Millî Voleybol Takımı için 2026 yazı, büyük beklentilerin hayal kırıklığıyla sonuçlandığı çalkantılı bir dönem olarak tarihe geçti. Hızlı hücum organizasyonları, kusursuz manşet kalitesi ve defanstaki direnciyle tanınan Japonya, sezon boyunca istikrar yakalamakta zorlandı ve kritik eşiklerde hedeflerinin gerisinde kaldı. Uluslar Ligi’nde (VNL) Dalgalı Grafiğin Sonu: Çeyrek Finalde Veda Haziran ayında başlayan 2026 FIVB Voleybol Kadınlar Uluslar Ligi (VNL) maratonuna Japonya hızlı bir giriş yaptı. Kanada ve Filipinler’deki etaplarda Fransa (3-1), Ukrayna (3-1), Almanya (3-0) ve Çekya (3-0) gibi rakiplere karşı rahat galibiyetler alan ekip, Mayu Ishikawa ve Yukiko Wada’nın skorer oyunuyla moral depoladı. Ancak rakiplerin seviyesi yükseldikçe Japonya’nın oyunundaki zaaflar gün yüzüne çıkmaya başladı. İtalya karşısında alınan 3-0’lık net mağlubiyet ve Dominik Cumhuriyeti’ne (3-1) kaybedilen puanlar, takımın bloğa karşı yaşadığı fiziksel dezavantajı bir kez daha ortaya koydu. Temmuz ayında Japonya’nın Osaka kentinde düzenlenen etapta ise adeta bir duygu kasırgası yaşandı. Kendi seyircisi önünde Polonya karşısında 2-0 geriye düşen Japonya, muazzam bir geri dönüşe imza atarak maçı 3-2 kazandı ve VNL Finalleri’ne kalmayı başardı. Ancak bu galibiyet, takımın sezon genelinde yaşadığı problemleri maskelemeye yetmedi. 22 Temmuz 2026’da oynanan VNL Çeyrek Final mücadelesinde Brezilya ile eşleşen Japonya, ilk seti 26-24 kazanarak umutlansa da sonraki setlerde Brezilya’nın yüksek bloklarına ve etkili servislerine yanıt veremeyerek sahadan 3-1 mağlup ayrıldı ve turnuvaya çeyrek finalde veda etti. 2026 VNL Japonya Performans Özeti: - Grup Aşaması: 8 Galibiyet / 4 Mağlubiyet (Finallere Katılım) - Çeyrek Final: Brezilya 3 - 1 Japonya (Turnuvadan Elenme) Yaz Sezonunun Sonuçları ve Başarısızlığın Arkasındaki Nedenler Japonya'nın 2026 yazındaki bu performans düşüşü tek bir maça veya anlık formsuzluğa bağlanamaz. Sezon geneli incelendiğinde öne çıkan ana unsurlar şunlar oldu: Fiziksel Boy Avantajının Yetersiz Kalması: İtalya, Brezilya ve Türkiye gibi yüksek blok ağına ve güçlü smaçörlere sahip takımlar karşısında Japon hücum hattı hücum yüzdesini korumakta çok zorlandı. Servis Karşılama ve Savunma Ağındaki Aksamalar: Japonya’nın oyun kurabilmesi için elzem olan kusursuz manşet organizasyonu, rakiplerin sert servis turlarında ciddi kırılmalar yaşadı. Sakatlıklar ve Kadro Derinliği: Sayaka Araki gibi kritik isimlerin yaşadığı sakatlıklar ve rotasyon eksikliği, turnuvanın ilerleyen aşamalarında as oyuncuların fiziksel olarak tükenmesine yol açtı. Sonuç olarak 2026 yazı, Japonya Kadın Voleybol Takımı için hem teknik heyetin hem de federasyonun ciddi radikal kararlar alması gerektiğini gösteren bir uyarı sezonu olarak tamamlandı. Modern voleybolda gücün ve boy avantajının her geçen gün daha belirleyici hale geldiği bu dönemde, Japonya'nın kendi klasik tarzını nasıl güncelleyeceği merak konusu. Kaynak: Me
  12. Kadın Milli Voleybol Takımımız 2026 Akdeniz Oyunları’nda gösterdiği mücadele ile FİNALDE!
  13. CEV Trendyol 2026 Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası Son 16 Turu maç programı sizlerle! Takvimlerinizde işaretlemeyi unutmayınız. CEV Trendyol 2026 Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası - Son 16 Turu Maç Programı Tarih 1.Takım Saat 2.Takım 31 Ağustos Hollanda 16.00 Slovenya 31 Ağustos Polonya 19.00 Portekiz 1 Eylül Belçika 16.00 Almanya 1 Eylül Türkiye 19.00 Azerbaycan 30 Ağustos 2026 Pazar (Brno, Çekya Etabı) Fransa - Yunanistan – Saat: 16:00 Sırbistan - Hırvatistan – Saat: 19:00 31 Ağustos 2026 Pazartesi İstanbul, Türkiye Etabı: Hollanda - Slovenya – Saat: 16:00 Polonya - Portekiz – Saat: 19:00 Brno, Çekya Etabı: İtalya - Bulgaristan – Saat: 16:00 Çekya - İsveç – Saat: 19:00 1 Eylül 2026 Salı (İstanbul, Türkiye Etabı) Belçika - Almanya – Saat: 16:00 Türkiye - Azerbaycan – Saat: 19:00
  14. ŞEKERLİ İÇECEKLER VE MİDE KANSERİ RİSKİ: BİLİM NE SÖYLÜYOR? Günde En Az Bir Şekerli İçecek Tüketmek Mide Kanseri Riskini İki Katına Çıkarabilir Önemli Bulgular Risk Artışı: Günde bir veya daha fazla şekerle tatlandırılmış içecek (gazlı içecekler, meyve aromalı şuruplar, sporcu içecekleri) tüketen kişilerde mide kanseri gelişme riski, bu içecekleri neredeyse hiç tüketmeyenlere göre 2 katından fazla (yaklaşık 2,45 kat) artıyor. Risk kadınlarda yaklaşık 3 kat, erkeklerde ise yaklaşık 2 kat olarak ölçüldü. Diyet İçecekler Güvenli Görünüyor: Yapay tatlandırıcı içeren (diyet/kalorisiz) içecekler ile mide kanseri arasında herhangi bir ilişki tespit edilmedi. Ana Şüpheli Fruktoz: İçeceklerde yaygın kullanılan fruktoz (meyve şekeri / mısır şurubu) tüketimi arttıkça riskin de yükseldiği görüldü. H. pylori'den Bağımsız: Mide kanserinin bilinen en büyük nedeni olan H. pylori bakterisi enfeksiyonu hesaba katıldığında bile şekerli içeceklerin yarattığı risk artışı değişmedi. Araştırmanın Detayları Prestijli Gastro Hep Advances dergisinde yayımlanan çalışma, ABD'deki iki büyük ve uzun soluklu sağlık taramasına katılan 112.284 kişinin verilerine dayanıyor. Katılımcılar 30 yılı aşkın bir süre boyunca (toplamda 3,2 milyon kişi-yılı takip süresi) takip edildi. İki yılda bir genel sağlık durumları, dört yılda bir ise beslenme alışkanlıkları detaylı anketlerle incelendi. Takip süresince 278 kişide mide kanseri gelişti. Analiz yapılırken kırmızı ve işlenmiş et tüketimi gibi bilinen diğer kanser risk faktörleri istatistiksel olarak elendi. Çalışmanın Sınırlılıkları Araştırma önemli bulgular sunsa da sonuçları değerlendirirken şu kısıtlamaları göz önünde bulundurmak gerekir: Neden-Sonuç İlişkisi Kanıtlamaz: Çalışma gözlemsel bir araştırmadır. İki durum arasındaki ilişkiyi gösterir ancak şekerli içeceklerin doğrudan kansere yol açtığını kesin olarak kanıtlamaz. Katılımcı Profili: Veriler çoğunlukla beyaz sağlık çalışanlarından toplandığı için sonuçların farklı etnik gruplarda veya genç yaş gruplarında birebir aynı olup olmayacağı belirsizdir. Sınırlı Vaka Sayısı: 100 bini aşkın katılımcıya karşın toplam kanser vakası sayısının (278) nispeten düşük olması, istatistiksel kesinliği bir miktar sınırlandırmaktadır. Günlük Yaşama Yansıması Bu çalışma panik yapmayı gerektirmese de beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmek için güçlü bir gerekçe sunuyor. Şekerli içecekler halihazırda obezite, diyabet, kalp hastalıkları ve diğer kanser türleriyle ilişkilendirildiği için tüketimi azaltmak her durumda genel sağlığı korur. Pratik Tavsiyeler: Günlük şekerli içecek tüketimini su, soda veya şekersiz çay/kahve ile değiştirmek risk kontrolü açısından etkili bir adımdır. Şekerli içeceklerden tamamen vazgeçmekte zorlananlar için diyet (yapay tatlandırıcılı) alternatiflere geçmek de geçici bir çözüm sağlayabilir. Kaynak: EW
  15. Nepal'de her şeye direnen ve koca bir aileyi kurtarmak için sapasağlam ayakta kalan o ev, izleyenlerin artık dayanamayacağını düşündüğü bir ana gelmişti; ancak durum öyle olmadı. Bugün o ailenin anlatacak bir hikâyesi var ve o ev, mucizelerin var olduğuna dair bir kanıt olarak varlığını sürdürecek.
  16. BİLİM DÜNYASINI ALARMA GEÇİREN İDDİA: Alzheimer (Demans) Kan Nakliyle Bulaşıyor Olabilir mi? Bilim insanları, Alzheimer hastalığıyla bağlantılı olan ve beyinde biriken amiloid-beta proteininin kan nakli vasıtasıyla kişiden kişiye aktarılma olasılığını mercek altına aldı. Uluslararası tıp dergisi The Lancet’te yayımlanan kapsamlı değerlendirme raporunda, bağışlanan kan ürünlerinin bu proteinleri taşıma potansiyeline dair mevcut veriler incelendi. Uzmanlar, kan naklinin Alzheimer’a yol açtığını gösteren kesinleşmiş bir kanıt bulunmadığının ve olası riskin boyutunu ölçmek için verilerin henüz yetersiz olduğunun altını çiziyor. Bununla birlikte, hasta güvenliğini en üst düzeyde tutmak adına bu ihtimalin ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiği vurgulanıyor. Hastalığın Bulaşma İhtimali Neden Gündemde? Alzheimer genel olarak yaş, genetik faktörler ve yaşam tarzının bileşimiyle kendiliğinden gelişen bir tablo olarak kabul edilir. Ancak tıbbi prosedürlerin protein aktarımına aracılık edip etmediği uzun süredir tartışılıyor: Tarihsel Tıbbi Vakalar: Geçmiş yıllarda, çocukluk döneminde kadavralardan elde edilen büyüme hormonu tedavisi gören bazı kişilerin, onlarca yıl sonra erken yaşta demans ve Alzheimer benzeri tablolara yakalandığı tespit edilmişti. Günümüzde kullanılmayan bu eski yöntemler, amiloid-beta proteininin tıbbi yollarla aktarılabileceğine dair ilk işaretleri vermişti. Nüfus Çalışmaları: Danimarka ve İsveç'te 1 milyondan fazla kişiyi kapsayan 2023 tarihli bir araştırma, beyin içi kanama geçmişi olan donörlerden kan alan alıcıların, ilerleyen yıllarda benzer kanamaları yaşama riskinin daha yüksek olduğunu gösterdi. Bu durum, beyin damarlarında amiloid-beta birikimiyle seyreden damar hastalıklarının kan yoluyla aktarılmış olabileceği şüphesini doğurdu. Uzmanlar Ne Öneriyor? Araştırma ekibi, mevcut verilerin toplumda bir panik havası oluşturmaması gerektiğini belirtiyor. Kan naklinin hayati bir tıbbi müdahale olduğu hatırlatılırken, potansiyel riskleri sıfıra indirmek için şu adımların atılması öneriliyor: Geniş Çaplı Araştırmalar: Kan yoluyla amiloid-beta aktarımının gerçekte gerçekleşip gerçekleşmediğini ve bir risk oluşturup oluşturmadığını belirleyecek yeni çalışmaların yapılması. Düzenli Takip: Sık kan nakli yapılan hastaların uzun vadeli sağlık durumlarının daha yakından izlenmesi. Erken Tarama Yöntemleri: Geliştirilen yeni kan testleri ve biyobelirteçler sayesinde, beyinde amiloid birikimi başlama riski olan donörlerin önceden tespit edilip edilemeyeceğinin araştırılması. Kaynak: NW
  17. Üzümlerin üzerindeki o beyaz, tozlu tabaka sandığınız şey değil Üzümlerinizin üzerindeki o tozlu, beyaz yüzey sizi endişelendirebilir. Acaba kir mi? Yoksa tarım ilacı mı? İyi haber şu ki, bu kaplama tamamen doğal. "Bloom" (veya meyve çiçeği/pudrası) olarak adlandırılan bu tabaka, aslında bir tür çevresel kalkan görevi görerek üzümlerinizi korumaya yardımcı olur. Yemeye başlamadan önce üzümlerinizi yine de iyice yıkamanız gerekse de; işte "bloom"un gerçekte ne olduğu, küften nasıl ayırt edileceği ve üzümleri evde daha uzun süre taze tutacak şekilde yıkama ve saklama yöntemleri. Üzümdeki "Bloom" (Meyve Pudrası) Nedir? Bloom, üzümleri kaplayan ve onlara donuk, puslu bir görünüm veren ince, toz benzeri bir tabakadır. "Epikütiküler mum" veya "çiçek tozu" olarak da bilinen bu yapı, koruyucu bir bariyer görevi görerek üzümlerin diri ve taze kalmasını sağlar. Üzümlere dokunduğunuzda bu kaplamanın kolayca silinip gittiğini fark edebilirsiniz. Üzüm seçerken bu bilgiden yararlanabilirsiniz; zira üzerinde belirgin bir bloom tabakası olan üzümler, uzun süre depolanmış veya taşınmış olanlara kıyasla genellikle daha taze ve daha az elden geçmiş üzümlerdir. Üzümlerinizin Üzerinde Ne Var? Bloom tabakasının büyük kısmı üzümün kendi ürettiği doğal bir mumsu maddedir; ancak bu tabaka havadan az miktarda toz veya doğal maya da toplayabilir. Bloom'un İşlevi Bloom, üzümlerin taze kalmasında birkaç önemli rol oynar: UV koruması: Bloom bir kalkan görevi görerek güneş ışığına maruz kalmayı ve çevresel stresi azaltır. Patojen bariyeri: Bu kaplama, üzümleri bakteri ve mantarlara karşı korur. Nem tutma: Üzümlerin kurumasını önler. Bloom Güvenli mi ve Tadı Etkiler mi? İştah açıcı görünmeyebilir ancak bloom'u yemek tamamen güvenlidir. Bu bir küf, kir veya tarım ilacı kalıntısı değildir. Yine de onu temizlemeyi tercih ederseniz, soğuk su altında basit bir yıkama işlemiyle kolayca çıkarabilirsiniz. Üzerinde bırakırsanız hafif tebeşirimsi veya acımsı bir tat hissedebilirsiniz; gerçi çoğu insan lezzet açısından herhangi bir fark fark etmeyecektir. Acaba Küf Olabilir mi? Hem küf hem de "çiçek" (meyve üzerindeki doğal mumsu tabaka) üzüm kabuklarında beyaz renkte görünebildiği için aralarındaki farkı bilmek faydalıdır. Doğal mumsu tabaka kolayca silinip çıkarılabilir ve ince, tozlu bir katman gibi görünür. Küf ise tüylü veya kalın bir yapıdadır, silindiğinde tamamen çıkmaz ve genellikle üzümlerin salkım sapına bağlandığı bölgelerde kümelenir. Küf veya bozulmanın diğer belirtileri arasında büzüşme, su salma, yumuşak bölgeler veya kötü bir koku yer alır. Bu belirtilerden herhangi birini fark ederseniz, salkımın geri kalanının bozulmasını önlemek için etkilenen üzümleri ayırıp atın. Üzüm Yıkamanın En İyi Yolu Üzüm üzerindeki doğal mumsu tabaka zararsız olsa da, yemeden önce üzümlerin iyice yıkanması gerekir. Hasat ve nakliye sırasında üzümler pestisit kalıntıları, küf sporları, bakteriler ve kirle temas edebilir. Hızlıca sudan geçirmek faydalı olabilir ancak yeterince derinlemesine bir temizlik sağlamayabilir. İşte üzümleri temizlemenin en etkili yolu: Temizleme solüsyonu hazırlayın: Büyük bir kase veya kapta 1 ölçü sirkeyi 3 ila 4 ölçü soğuk suyla karıştırın. Suya daldırın: Üzümleri suya batırın ve üzerlerindeki kalıntıların gevşemesi için parmaklarınızla nazikçe hareket ettirin. Suda bekletin: 5 ila 15 dakika boyunca suda bekletin. Durulayın: Bir süzgece boşaltın ve soğuk suyun altında iyice durulayın. Kurulayın: Kağıt havlu kullanarak iyice kurulayın veya bir salata kurutucusunda nazikçe çevirerek kurulayın. Yıkadıktan Sonra Üzüm Nasıl Saklanır? Raf ömrünü uzatmak için, yemeye hazır olana kadar üzümleri yıkamadan saklayın. Bu işlem, üzümlerin daha çabuk bozulmasına neden olabilecek aşırı nemi azaltır. Eğer yıkanmış üzümleri saklıyorsanız, olası nemi emmesi için tabanına kağıt havlu serilmiş, hava alan bir kapta muhafaza edin. Yaklaşık 2 ila 3 hafta boyunca tazeliğini koruyacakları buzdolabının sebzelik çekmecesinde saklayın. GİZLİ TEHLİKE Mİ, DOĞA MUCİZESİ Mİ? YILLARCA "TARIM İLACI" SANIP YIKAMIŞTIK AMA GERÇEK GERÇEK NEDENİ ŞAŞIRTTI! Üzüm tanelerinin üzerinde gördüğünüz o beyaz, tozlu ve mat tabaka tarım ilacı ya da kir değildir. Mutfakta veya manavda karşımıza çıkan bu yapının adı bilimsel olarak "bloom" (çiçeklenme) veya "kutikula mumu" olarak adlandırılır. Bu doğal tabaka hakkında bilmeniz gereken temel noktalar şunlardır: Meyvenin Kendi Zırhıdır: Üzüm, mantar enfeksiyonlarına, bakterilere ve böceklere karşı korunmak için bu mumsu tabakayı kendi üretir. Tazelik Göstergesidir: Beyaz tozlu tabaka, üzümün az el değiştirdiğini ve taze olduğunu gösterir. Üzüm yıkandıkça veya sürtündükçe bu tabaka kaybolur; yani mat ve tozlu görünen üzüm daha tazedir. Su Kaybını Önler: Meyvenin içindeki nemi hapsederek kurumasını ve buruşmasını engeller. Doğal Mayadır: Bu beyaz tabaka, doğada bulunan faydalı maya hücrelerini barındırır. Şarap ve sirke yapımında üzümün kendi kendine fermente olmasını sağlayan ana etkenlerden biri tam olarak bu tabakadır. Sağlığa Zararsızdır: Tamamen organik bir salgı olduğu için sağlığa hiçbir zararı yoktur. Kaynak: SL
  18. Beyaz Saray teleprompter operatörüne, Trump'ın konuşmalarına dair tahmin piyasası bahisleri oynadığı gerekçesiyle 172 bin dolar ödeme cezası verildi Cuma gecesi yapılan açıklamaya göre, Başkan Donald Trump'ın konuşmalarına dair önceden edindiği bilgilere dayanarak çevrimiçi tahmin piyasasında işlemler yapan bir teleprompter operatörünün 172.000 dolar ödemesine hükmedildi. Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu (CFTC) tarafından yayınlanan basın bülteninde, Gabriel Perez'in işi gereği edindiği "kamuya açıklanmamış önemli bilgileri" kullanarak bir tahmin piyasasında "işlemler" yaptığı belirtildi. Perez'in, bu işlemlerden elde ettiği 107.539,02 dolarlık kârı iade etmesine ve ayrıca 65.000 dolarlık idari para cezası ödemesine karar verildi. CFTC, Perez'in tahmin piyasalarında işlem yapmasının da üç yıl süreyle yasaklandığını duyurdu. Perez işlemlerini Kalshi platformu üzerinden gerçekleştirmişti. CFTC, Kalshi'nin de süreçte yardımcı olduğunu belirtti. Kalshi'nin baş hukuk müşaviri Bobby DeNault, X platformunda yaptığı paylaşımda, "Kalshi'nin yürüttüğü bir izleme ve denetim çalışması, bir Beyaz Saray çalışanının yasaklı işlem faaliyetlerinde bulunduğunu tespit etti. Bugün bu şahıs, hem CFTC hem de borsamız tarafından yaptırımlara tabi tutuldu," ifadelerini kullandı. DeNault ayrıca, "Kim olduğunuzun bir önemi yok; kurallarımızı veya federal yasaları ihlal ederseniz sonuçlarına katlanırsınız," diye ekledi. Beyaz Saray, Cuma gecesi konuyla ilgili görüş talebi içeren e-postaya hemen yanıt vermedi. Perez'e de görüş almak üzere ulaşılamadı. CFTC olayı bir "içeriden öğrenenlerin ticareti" (insider trading) vakası olarak nitelendirdi ve Perez'in, "Başkan'ın konuşmaları sırasında kullanabileceği kelimeleri veya ifadeleri yansıtan etkinlik sözleşmeleri" olan "başkanın ifade kullanımına dair piyasa sözleşmeleri" üzerinden işlem yaptığını belirtti. Perez, 2016'dan beri Trump'ın teleprompter operatörlüğünü yapan ve Başkan'a teknik asistanlık hizmeti veren bir çalışandı. CFTC, Cuma günü para cezasını ve yaptırımları duyururken, Perez'in soruşturma sürecindeki "örnek teşkil eden iş birliğine" dikkat çekti. Dönemin Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Temmuz ayında yaptığı açıklamada bu çevrimiçi işlemleri bir etik ihlali olarak nitelendirmiş; durumu "son derece talihsiz ve açıkçası bir utanç kaynağı" olarak tanımlamıştı. Perez Temmuz ayında izne çıkarılmış ve Leavitt o dönemde "bu şahıs artık burada olmayacak" açıklamasını yapmıştı. Kaynak: NBC News
  19. Zeynep Palabıyık geri döndü: Arizona State: 3 - Minnesota Gopher: 0 Zeynep Digs: (14) maçın en çok dig yapan oyuncusu oldu
  20. Bizler ne yazık ki Allah’ın dini İslam’ı, Onun sorumlu tuttuğu Kur’an’dan yaşamadığımıza, Allah hükmüme hiç kimseyi ortak etmem, Kur’an’ın ipine sarılın ve Onun sınırlarını sakın aşmayın, dinde bölünmeyin diye uyardığı halde, nasıl Kur’an’ın sınırlarını aşarak, dinde bölünmekte zenginlik bereket vardır diyerek, dinde bölünüp kendi mezhep inançlarımızla Allah’ın dinini nasıl şekillendirdiğimize, güzel bir örnek vermek istiyorum. Cuma namazında vaiz hoca bakın ne dedi. “DÜĞÜNLERİMİZİ KADIN ERKEK BİRLİKTE YAPMAYIN, BUNU ALLAH HARAM KILMIŞTIR.” Sizce gerçekten Allah Kur’an’da, kadın erkek birlikte düğün yapmamızı, birlikte eğlenmemizi haram kılmış mıdır? Gelin birlikte bu konu üzerinde Kur’an merkezli düşünelim. Buna inanan kardeşlerimize, Allah Kur’an’da böyle bir hüküm vermemiştir dediğimizde, verdikleri ilk cevap şu oluyor. İslam dini yalnız KUR’AN ile yaşanmaz. ÇÜNKÜ KUR’AN HER KONUDA DETAYLI HÜKÜM VERMEMİŞ, DETAYINI ALLAH RESULÜNE BIRAKMIŞTIR. Allah’ın hüküm vermediği konularda, Resulün sünnetine yani rivayet hadislerine bakarak, İslam’ı en doğru yaşarız diye cevap alıyoruz. Şunu çok net söyleyebilirim, Allah Kur’an’da doğrudan “kadın ve erkeklerin karışık düğün yapması haramdır” şeklinde açık bir ayet yoktur, olmasıda zaten sosyalleşmeyi emreden bir dinde mümkün değildir. Dinen bölünmüş İslam toplumu, mezheplerin etkisiyle, her zaman yaptıkları gibi bu konuda da, ayetlerde hükmedilmediği halde, kendi inançları doğrultusunda ayetlere anlamlar verip, bakın aslında Allah bunu haram kılmıştır şeklinde yorumlar yaparak, adeta Allah’ın dinine hükümler koymuşlardır. Böylece İSLAM TOPLUMU SOSYAL BİR TOPLUM OLMAKTAN UZAKLAŞMIŞTIR. Örneğin Nur suresi 30-31. Ayetlerinde Allah, hem mümin erkeklerin hem de mümin kadınların, gözlerini haramdan sakınmaları ve iffetlerini korumaları emredilir ayetini örnek verip, bir arada olmaları halinde nefislerine hâkim olamayacaklarından, en doğrusu onları bir araya getirmemek olduğuna karar vermişlerdir. İnsanların nefislerini, kişiliklerini eğitmek terbiye etmek yerine, kadını erkeğin yakınından uzaklaştırmanın, daha akıllıca olacağına inanıp, buna Allah adına haram diyebilmişlerdir. Nur suresi 31. Ayetinde Allah, kadınların süslerini ve ziynetlerini kimlerin yanında daha rahat kıyafet giyebilecekleri kişileri tek tek saydığı ayet örnek verilip, bu sayılan kişilerden başkasının yanında, bu sınırların yabancı erkeklerin yanında korunması istenir ayetine öyle anlam verilmiştir ki, ayetin anlatmak istediğinden çok uzaklaşılmıştır. Hâlbuki ayetin bu kısmında Allah, kadının ev içinde çocuklarını emzirip, onlarla daha rahat ilgilenebilmesi için, daha rahat kıyafetler giyebileceği ruhsatını vermiştir. Yoksa kadın ayette sayılanlara karşı herhangi bir yerini açıyor değildir. Bir erkek ya da kadın dışarı çıkarken nasıl farklı kıyafet giyiyorsa, ev içinde özellikle kadına, çalışma ve görevi ile ilgili kolaylık sağlamıştır. Bu ayet örnek gösterilip, kadın erkek bir arada olamaz ya da eğlenemez örneğini vermek, ayete kendi düşüncelerimizi ilave etmekten başka birşey değildir. Batıl inançlarımızı yaşayabilmek, Allah’ın vermediği bir hükmü varmış gibi gösterilen, bir başka ayeti daha hatırlatmak istiyorum. Bakın kadın erkek bir araya gelemez, eğlenemez hükmünü, Lokman suresi 6. Ayetten nasıl çıkarmışlar. Ayeti yazalım. “İNSANLARDAN ÖYLESİ VARDIR Kİ, BİLGİSİZCE ALLAH YOLUNDAN SAPTIRMAK VE O YOLU EĞLENCEYE ALMAK İÇİN, EĞLENCELİK ASILSIZ VE FAYDASIZ SÖZLERİ SATIN ALIR. İŞTE ONLAR İÇİN AŞAĞILAYICI BİR AZAP VARDIR.” (Lokman 6) Allah aşkına sizlere soruyorum, bu ayette kadın erkek bir araya gelip eğlenmesine engel teşkil edecek bir hüküm var mı? Konu batıl ve hurafe inançlarını yaşayabilmek için, Hak olan Allah’ın ayetlerini alaya alan, eğlence edinen, gerçekleri yok sayanların sonunun ne olacağını söylüyor. Tam tersine Kur’an toplumun SOSYALLEŞMESİNİ EMREDER. Kadının erkeğin süslenerek bir araya gelmesini, asla yasaklamaz. Hatta iman edenler için süs eşyası indirdik der. Araf suresi 31. Ayetinde; “EY ÂDEMOĞULLARI! TÜM MESCİTLERDE SÜSLÜ, GÜZEL GİYSİLERİNİZİ KUŞANIN. YİYİN, İÇİN FAKAT İSRAF ETMEYİN. ALLAH İSRAF EDENLERİ SEVMEZ.” Bakın Allah kadın erkek ayrımı asla yapmadan, Ey Âdem soyundan gelenler diye hitap ediyor ve topluca Allah’ı andığınız, ibadet ettiğiniz yerlere giderken, süslü temiz elbiselerinizi giyinip öyle gidin, hatta yiyin için israf etmeyin diyor. Demek ki birlikte yemek yenebiliyor, eğlenilebiliyormuş. Elbette her şeyin sınırları vardır ama bu sınırı bizler değil, ancak Allah belirleyebilir. Nur suresi 61. Ayetinde, bakın Rabbimiz akraba yakınlık olmayan dost ve arkadaşlarımızın, nasıl evlerimizde kadın erkek bir arada oturmamıza ve birlikte yemek yiyebileceğimize nasıl izin veriyor. “DOST VE ARKADAŞLARIMIZIN EVLERİNDE YEMEK YEMENİZDE DE, BİR SAKINCA YOKTUR. BİR ARADA VEYA AYRI AYRI OLARAK YEMEK YEMENİZDE DE BİR SAKINCA YOKTUR.“ Bu ayeti apaçık tebliğ aldığımız halde, hala arkadaşımız bile olsa sana nikah düşüyor, asla aynı odada oturamazsınız dediklerini hepimiz biliyoruz. DOST VE ARKADAŞLARININ BİR ARADA EN MUTLU GÜNLERİNİ, EĞLENEREK HEP BİRLİKTE GEÇİRMELERİNE MANİ OLUYORLAR. Tekrar hatırlatmak isterim, elbette Allah’ın koyduğu sınırları aşmadan, bu eğlenceyi yapmalıyız. Değerli dostlarım kardeşlerim, Kur’an bizlerin sosyalleşmesini istedikçe bizler Kur’an’dan uzak, adeta ASOSYAL bir toplum olduk. Kur’an adeta kadın erkek birlikte bizlerin kardeşçe yaşamasını emrederken, bizler adeta kadını toplumdan soyutlayarak, doğru yaptığımızı zannediyoruz. Hâlbuki Allah Kur’an’da bizleri özellikle bir araya getirmeye çalışıp, sizler kadın erkek birbirinizin kardeşiniz diyerek, adeta bizleri nefislerimizle imtihan ediyor. Bir örnek. Tevbe 71: MÜMİNLERİN ERKEKLERİ DE KADINLARI DA BİRBİRLERİNİN VELÎLERİDİR; İYİLİĞİ TEŞVİK EDER, KÖTÜLÜKTEN ALIKOYARLAR, NAMAZI KILARLAR, ZEKÂTI VERİRLER, ALLAH VE RESULÜNE İTAAT EDERLER. İŞTE ONLARI ALLAH MERHAMETİYLE KUŞATACAKTIR. KUŞKUSUZ ALLAH MUTLAK GÜÇ VE HİKMET SAHİBİDİR. (Kuran yolu. Diyanet İşl.) Rabbimiz bakın ne diyor. İman etmiş müminlerin kadın ve erkekler birbirinin VELİSİ yani dostu arkadaşıdır diyor. Sanırım bizler daha mümin olup iman kalplerimize yerleşemediği için, kadın erkek bir birimizin hasmı gibi görüyoruz kendimizi. EĞLENCEDE YA DA GÜZEL BİR GÜNÜMÜZDE YANYANA GELEMEYEN MÜMİN BİR BİRİNİN VELİSİ, DOSTU ARKADAŞI NASIL OLUR? Allah ne diyor Kur’an’da, bizler hala nelere inanıyoruz. Çünkü bizler inanın Allah’ın istediği müminlerden olamadık, onun için özellikle biz erkekler, NEFİSLERİMİZİ TERBİYE EDEMEDİĞİMİZ İÇİN, KADINLARDAN KENDİMİZİ UZAKLAŞTIRMANIN YOLUNU ARIYORUZ. Sosyalleşemeyen toplumlar asla huzuru bulamayacağı gibi, kadın erkeği tanıyamaz, erkekte kadınlar hakkında çok farklı düşüncelere sahip olur. SOSYALLEŞMEYEN TOPLUMLARDA KADIN VE ERKEĞİN SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE ANLAŞMASI NEREDEYSE İMKÂNSIZDIR. Bireylerin ortak alanlarda bir araya gelmediği, iletişimin kısıtlandığı ve kamusal alanda etkileşimin olmadığı toplumlarda, CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ DERİNLEŞİR. Sosyalleşme, karşı cinsi bir “birey” olarak tanıma imkânı sunarken, bunun eksikliği ilişkileri köreltir. Sosyalleşmenin olmadığı toplumlarda kadın-erkek ilişkilerinin çıkmaza girmesinin temel nedenlerine gelince. KARŞI CİNSLE DOĞAL ORTAMDA İLETİŞİM KURMAYAN BİREYLER, BİRBİRİNİ TEHDİT VEYA BİLİNMEZLİK OLARAK GÖRÜR. SOSYAL TEMAS YOKSA TARAFLAR BİRBİRİNİ İNSAN OLARAK DEĞİL, SADECE TOPLUMSAL ROLLER VEYA BİYOLOJİK UNSURLAR ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRİR. Toplumun dayattığı gerçek dışı kadın ve erkek önyargıları insan yaşamının önüne geçer ve O toplumda huzur olamaz. Kur’an kadın ve erkeğin bir birinin arkadaşı ve dostu olduğuna dair birçok bilgi verdiği gibi, uyarıda da bulunur. İman etmiş kadın ve erkek ahlaki yozlaşmadan uzak, iffet, saygı, karşılıklı yardımlaşma ve toplumu güzelleştirme gayesi taşıyan, ulvi bir bağla birbirine bağlı olmalıdır. Buda birbirinden uzaklaşmayla değil, sosyalleşme yani yaklaşmayla olur. Eğer bizler kendi batıl inançlarımızı yaşayabilmek için, bu bağı koparıp düşünmeden nefsi hareket edersek, böyle bir toplumda asla huzur olamayacağı gibi, kadın ve erken bir birilerine hasım cins gibi görmeye devam eder. Sizce tüm bu bilgileren sonra, iman eden Mümin kadın ve erkek birbiri ile aynı ortamda olup sorunlarını konuşamaz mı, birbirine derdini açamaz mı? Ya da birbirilerinin en mutlu gününde eğlenemez mi? LÜTFEN ALLAH’IN KOYDUĞU KURALLARIN DIŞINA ÇIKIP, KENDİ İNANÇLARIMIZA KANITLAR YARATMAYALIM, VERMEDİĞİ BİR HÜKMÜ VERMEYELİM. İNANIN TOPLUM OLARAK ÇOK ÜZÜLÜR VE MUTSUZ OLURUZ. Dilerim Kur’an gerçeklerinin farkında olan ve kadın erkek bir binine dost, veli olarak yaşayan, SOSYALLEŞMİŞ Allah’ın azınlık sevgili kullarından oluruz. Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK
  21. Dün

  22. Bekledik, İnandık, Başardık: Şampiyonlar Ligi’ndeyiz! | O. Lyon 1-2 Fenerbahçe | Inside

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.