Bütün Eylemler
Geçen saat
-
En Son Bilgisayar Haberleri
Bilgisayarınızı her gece kapatmalı mısınız? İşte bunun bilgisayarınız üzerindeki gerçek etkileri 90'larda büyürken evdeki bilgisayarımız hakkında öğrendiğim ilk şeylerden biri, onu kapatmadan önce "park" komutunu çalıştırmam gerektiğiydi. Eğer bunu yapmazsanız, bilgisayarı bir sonraki açışınızda sabit diskinizin bozulmuş olduğunu görebilirdiniz. Bilgisayarı kapatmak mantıklıydı da; çünkü komut satırında yanıp sönen bir imleçle sabırla beklerken aslında hiçbir işe yarar şey yapmıyordu. Üstelik, öylece bırakırsanız CRT monitörünüzde görüntü izi kalabilirdi (ekran yanması). Peki ya bugün? Bilgisayarınızı hâlâ her gece kapatmalı mısınız? Hatta hiç kapatmalı mısınız? Modern bir bilgisayar için her gece kapatmak gerekli değildir Bu yaklaşım geçmişte kaldı İşin özü ve en basit cevabı şu: Bilgisayarınızı her gece kapatmanıza gerek yok. Modern bir bilgisayar, evinizde duran, tek bir işe odaklı ve izole bir makine değildir. Siz onu kullanmıyorken bile yapacak işleri olan, ağa bağlı bir cihazdır. Hatta bilgisayarınızın güncellemeleri ve bakım işlemlerini siz uyurken yapması daha iyidir; aksi takdirde, bilgisayara gerçekten ihtiyaç duyduğunuz bir anda bu işlemleri yapmak zorunda kalacaktır. Peki ya güç tüketimi? Bilgisayarınızın gece boyunca hiç güç harcamadığını söyleyecek kadar saçmalamayacağım; ancak modern bilgisayarlar, hassas güç yönetimi ve farklı güç durumları (modları) temel alınarak tasarlanmıştır. İşlemciler (CPU) genellikle yalnızca ihtiyaç duydukları hızda çalışır ve bu kural modern bir bilgisayardaki çoğu bileşen için geçerlidir. Dolayısıyla bilgisayarınızın güç tüketimi değerleri; boştaki mini bilgisayarlar için tek haneli watt değerlerinden, tam yük altındaki üst düzey bir oyun bilgisayarı için bir kilovatın üzerine kadar değişebilir. Ayrıca bilgisayarınızı gece boyunca "uyku" moduna alma seçeneğiniz de vardır. Bu işlem uygulamalarınızın güncellenmesini engelleyecektir; ancak Windows yine de planlanmış bakım işlemleri için bir uyandırma zamanlayıcısı ayarlayabilir ve ardından bilgisayarı tekrar uyku moduna döndürebilir. Aslına bakarsanız, boşta çalışırken harcadığı birkaç sentlik elektrik sizin için kabul edilemez bir durum değilse, bilgisayarınızı gece boyunca açık bırakabilirsiniz. Bilgisayarınızı açıp kapatmak elbette bir miktar yıpranmaya yol açar; ancak bu, endişelenmenizi gerektirecek düzeyde bir yıpranma değildir. Hiç dert etmeyin Bir zamanlar, soğuk başlatma döngüsünün (cihazın kapalıyken çalıştırılmasının) yarattığı stres ve zorlanma nedeniyle bilgisayarı sürekli açık bırakmanız gerektiği yönünde tavsiyeler duyulurdu. Bu durumun temel nedenlerinden biri, disk plakalarının durur halden binlerce işlem hızına çıkarılması sırasında daha fazla mekanik zorlanmaya maruz kalan mekanik sabit disklerdi. Nitekim sabit disk üreticileri, ürünleri için bir "başlatma/durdurma döngüsü" derecesi belirtirler. Ancak bu rakamlar on binlerle ifade edildiğinden, diskin normal kullanım ömrü boyunca bu sınırlara ulaşmanız pek olası değildir. Üstelik modern sabit diskler, güç altındayken bile enerji tasarrufu yapmak ve ana sürücü motoru ile mil üzerindeki aşınmayı azaltmak için kendi plakalarını durdurabilirler. Yani bilgisayarı kapatsanız da açsanız, sürekli dönmeye ayarlanmadıkları sürece sürücü motorları kendiliğinden duracaktır. Tabii hâlâ mekanik diskler kullanıyorsanız durum böyle; artık SSD kullanıyoruz ve SSD'lerde yazma ömrü, güç açıp kapama döngülerinden çok daha önemli bir husus. Bu tavsiyenin geçmişte verilmesinin bir diğer nedeni de sıcaklık dalgalanmalarıydı. Buradaki mantık, PC bileşenlerinin ısınıp soğumasının, termal genleşme ve büzülme nedeniyle mekanik strese yol açtığıydı. Hatta bu yüzden çiplerin yuvalarından çıkması anlamına gelen "chip creep" (çip kayması) hakkında yazılar okuduğumu ve bir sorun giderme ipucu olarak her şeyin anakarta düzgün bir şekilde oturduğundan emin olunması gerektiğini hatırlıyorum. Günümüzde anakartınızda (masaüstü bilgisayarlarda) soketli olan tek çip işlemcidir (CPU) ve soğutucunuzun sıkıştırma kuvveti onun yerinden oynamasına izin vermez. Yine de termal döngü fiziksel strese neden olur; ancak bildiğim kadarıyla modern bilgisayar bileşenleri için üreticilerin bu konuda herhangi bir uyarısı veya talimatı bulunmuyor ve ısı nedeniyle çatlayan anakartlara dair yaygın raporlar da mevcut değil. Bunun yerine, muhtemelen üst düzey ve havalı ekran kartınızın (GPU) alev alma ihtimalini daha fazla dert etmelisiniz. Bilgisayarı kapatmak, Windows'a her zaman sandığınız gibi tertemiz bir başlangıç ortamı sunmaz Yeniden başlatmak ile kapatmak aynı şey değildir Hepimiz The IT Crowd dizisindeki "kapatıp tekrar açmayı denediniz mi?" esprisini biliriz; ancak Windows PC'nizi yeniden başlatmak sürücü sorunlarını ve diğer başlangıç gereksinimlerini genellikle çözen temiz bir başlangıç sağlasa da, tamamen kapalı durumdan (soğuk başlatma) açmak aynı sonucu vermeyebilir. Bunun nedeni, muhtemelen "hızlı başlatma" (fast startup) özelliğinin açık olmasıdır; bu özellik, son oturumunuzdaki çekirdek (kernel) verilerini hazırda bekletme moduna alır. Dolayısıyla, bilgisayarı kapattığınızda mevcut olan birikmiş sorunlar, bilgisayarı tekrar açtığınızda da varlığını sürdürür. Mantıklı olduğunda kapatın; sırf takvim uyku vaktinin geldiğini söylüyor diye değil Dizüstü bilgisayarınızı kaldırıp saklayacaksanız veya bilgisayarınızı birkaç gün ya da daha uzun süre kullanmayacaksanız, onu kapatmak son derece mantıklı bir harekettir. Diğer çoğu durumda, en iyisi uyku modunu veya hazırda bekletme modunu kullanmak ya da cihazı açık bırakıp güç ve bakım işlemlerini otomatik olarak yönetmesine izin vermektir. Kaynak: HowToGeek
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Susan Collins hakkındaki rüşvet haberi, Senato'daki kıran kırana geçen yarışa beklenmedik bir engel çıkardı Maine'li Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins, Demokrat rakibi Troy Jackson ile girdiği ve sonucun bıçak sırtında olduğu Senato yarışında yeni bir sorunla karşı karşıya. ProPublica'nın haberine göre FBI, Başkan Donald Trump'ın yeniden seçilmesiyle soruşturma yarıda kesilmeden önce, Collins'in "pay-to-play" (çıkar karşılığı ödeme/siyasi nüfuz ticareti) olarak adlandırılan bir sisteme olası dahli üzerinde duruyordu. Collins'in ekibi Salı günü haberi "şiddetle" reddederken, Jackson da Collins'i "yolsuzluk" yapmakla suçladı. Önemli Ayrıntılar ProPublica'nın Salı günü yayınladığı habere göre FBI, denizcilik teknolojisi üreticisi Navatek'in eski CEO'su Martin Kao'nun iddialarını inceledi. Kao, şirketine savunma sanayii ihaleleri kazandırmaları karşılığında yasa yapıcılara bağış yaptığını öne sürmüştü; haberde Collins, bu iddia edilen sistemde adı geçen "en önemli" yasa yapıcı olarak nitelendirildi. FBI, Collins'in ekibi ve Navatek ile yapılan görüşmelere ve belgelere dayanan ProPublica haberine göre; daha sonra seçim kampanyası finansmanı suçlamalarıyla hakkında iddianame hazırlanan ve suçlu bulunan Kao, Collins'in "süper PAC"ine (bağımsız siyasi eylem komitesi), üst düzey bir yetkiliyle görüştükten hemen sonra paravan bir şirket aracılığıyla 150.000 dolarlık bağış yaptı. Bu bağışın, Collins'in Navatek'e 32 milyon dolarlık denizcilik ihalesi sağlaması karşılığında yapıldığı iddia ediliyor. ProPublica'nın haberine göre, Senato Ödenekler Komitesi Başkanı olan Collins, "kampanyası Kao ve ağından bağış toplamak için yoğun çaba harcarken" Navatek'e milyonlarca dolarlık savunma ihalesi yönlendirdi. Ayrıca Collins'in Kao ile bizzat görüştüğü ve aldığı ihaleler karşılığında ondan mali destek beklediğini söylediği iddia ediliyor. Collins'in özel kalem müdür yardımcısı Annie Clark, iddiaları ProPublica'ya "şiddetle" reddederek "akıl dışı" olarak nitelendirdi. Collins'in süper PAC'ini yöneten ve Kao ile görüştüğü iddia edilen Scott Reed ise ProPublica'ya, "Martin Kao ve/veya Navatek hakkında Senatör Collins [veya] ekibiyle hiçbir zaman herhangi bir iletişim kurmadığını" söyledi. ProPublica'nın haberine göre Kao, hakkında iddianame hazırlandıktan sonra cezasını hafifletmek amacıyla FBI müfettişlerine siyasi "çıkar karşılığı ödeme" sistemine dair iddialarını detaylıca anlattı. FBI iddialarla ilgili bir soruşturma başlatmaya hazırlanırken Trump göreve geldi; bu noktada FBI yolsuzlukla mücadele çalışmalarının çoğunu durdurdu ve soruşturmayı yürüten yetkililer ya kurumdan çıkarıldı ya da istifa etti. FBI sözcüsü Ben Williamson, ProPublica'ya yaptığı açıklamada büronun Collins hakkında "yıllar önce" soruşturma yürüttüğünü ve "nihayetinde Senatör Collins'i veya Collins'in seçim kampanyasını suçlayıcı nitelikte hiçbir bulguya rastlamadığını" belirtti; ancak Kao'nun FBI ile işbirliğine dayanan ve daha yakın zamanda gündeme gelen 2024 soruşturması iddiası hakkında yorum yapmadı. Baş Eleştirmen Jackson, Salı günü ProPublica'nın haberini değerlendirirken durumu "en üst düzeyde bir yolsuzluk" olarak nitelendirdi. Jackson, halkın "Collins ve ekibinin vergi mükelleflerinin sırtından aracılık ettiği her bir sözleşme ve her bir görüşme hakkında yanıt alma hakkı olduğunu" söyledi ve ekledi: "Oyun bitti." Dikkat Edilmesi Gerekenler Kasım seçimleri öncesinde yapılan anketlerde Collins ve Jackson başa baş gidiyor; bu da ProPublica'nın haberi gibi olumsuz gelişmelerin önemli bir etki yaratabileceği anlamına geliyor. RealClearPolitics verilerine göre Jackson şu anda Collins'in ortalama iki puanın biraz altında önünde yer alıyor (Jackson %47,2, Collins %45,4 desteğe sahip) ve en son anketlerin çoğu Jackson'ı az farkla önde gösteriyor. Bununla birlikte, Collins geçmiş seçimlerde anket sonuçlarından daha iyi performans sergileme eğilimi göstermiştir; örneğin 2020'deki seçimden önce anketler Demokrat adayı açık ara önde gösterse de, Collins rakibi Sara Gideon'u oyların %51'ini alarak (Gideon %42'de kalmıştı) mağlup etmişti. Collins'in Ofisi Ne Dedi? Clark, ProPublica'nın haberinin yayınlanmasının ardından Salı sabahı yaptığı açıklamada, "Bu haberde Senatör Collins ve ekibi hakkında ortaya atılan yedi yıllık iddialar kesinlikle asılsızdır. 'Collins for Senator' (Collins'in Senatörlük Kampanyası) ekibinin herhangi bir usulsüzlük yaptığına dair hiçbir iddia olmamıştır ve kampanya hiçbir zaman FBI soruşturmasının hedefi haline gelmemiştir," ifadelerini kullandı. Clark, Adalet Bakanlığı'nın (DOJ) Biden yönetimi döneminde "Navatek meselesini kapsamlı bir şekilde soruşturduğunu" belirtti ve Collins'in ofisinin "soruşturma boyunca FBI ile tam bir işbirliği içinde olduğunu, talep edilen tüm belgeleri sunduğunu ve resmi ortamlarda tanık sıfatıyla bilgi verdiğini" savundu. Clark, FBI'ın Kao hakkındaki 2022 tarihli iddianameden önceki bir dönem olan 2021'den bu yana Collins'in ofisiyle herhangi bir temasa geçmediğini de sözlerine ekledi. Özel Kalem Müdür Yardımcısı ayrıca, ProPublica'ya daha önce yaptığı açıklamada, Collins'in kampanyasının "Martin Kao'nun bilgileri dışında yaptığı yasadışı bağışları iade ettiğini" belirtmişti. Önemli Rakam Yaklaşık 900.000 dolar. ProPublica'ya göre Kao'nun, "çıkar karşılığı iş yapma" (pay-for-play) iddiasına konu olan düzenin bir parçası olarak Collins de dahil olmak üzere siyasetçilere toplamda verdiği iddia edilen miktar bu. Bu durumun, daha sonra adını PacMar olarak değiştiren Navatek'in yaklaşık 40 milyon dolarlık devlet ihalesi almasını sağladığı öne sürülüyor. ProPublica Salı günü yayınladığı haberde, söz konusu düzene karıştığı iddia edilen diğer yasa yapıcıların isimlerini açıklamadı; ancak Kao hakkındaki araştırmalarına dayanarak gelecekte yeni haberler yayınlayacağını belirtti ve FBI müfettişlerinin, Kao'nun merhum Senatör Lindsey Graham (Cumhuriyetçi-Güney Carolina) ile yediği bir yemek hakkında sorular sorduğunu kaydetti. Susan Collins Hakkındaki İddialar Neler? Kao, FBI'a verdiği ifadede Collins ile ilk kez 2018'de bir araya geldiğini; senatörle ancak ona bağış yaptıktan ve Navatek'in Maine Üniversitesi ile yürüteceği bir proje için 8 milyon dolarlık fon sağlamasına yardımcı olmasını talep ettikten sonra görüştüğünü öne sürdü. ProPublica'nın iddiasına göre Collins, lobici Glen Mandigo aracılığıyla Kao'dan kendisi için bir bağış etkinliği düzenlemesini ve yeniden seçilme kampanyası adına binlerce dolarlık bağışı bir araya getirmesini istedi; ancak Mandigo yayın organına yaptığı açıklamada, "Navatek yetkililerine veya herhangi bir müşteriye, Senatör Collins'in desteğinin kampanya bağışlarına bağlı olduğu yönünde bir tavsiyede bulunmadığını" söyledi. Kao, Ağustos 2019'da Collins için bir tanıtım etkinliği düzenledi ve aile üyeleri aracılığıyla Collins'e 40.000 dolar bağışladığı iddia edildi; ayrıca Collins'in kampanya ekibine gönderdiği e-postalarda, başlangıçta kendi adına yatırılan fonların babasının adına aktarılmasını istedi. ProPublica'nın haberine göre, Collins'in kampanya finans direktörü Amy Abbott buna cevaben Kao'ya "Bu harika," şeklinde bir e-posta gönderdi. Collins'in o etkinlikten önce Kao ile görüştüğü iddia ediliyor; Kao'nun FBI'a anlattığına göre, senatör daha fazla kampanya bağışı isterken onun "sonuç aldığını gördüğünü" ifade etmişti. ProPublica'nın aktardığına göre, etkinlikten kısa bir süre sonra Senato, Navatek'in Maine'deki projelerine 21,5 milyon dolar tahsis edecek bir yasa tasarısı yayınladı ve Kao, Collins'in bağış toplama ekibindeki bir çalışana, "Senatör Collins'in verdiği tüm destek için tekrar teşekkürler," yazan bir e-posta gönderdi. Gözden Düşen CEO'nun Collins'in "Super PAC"i ile Anlaşma Yaptığı İddia Ediliyor Collins'in ofisiyle halihazırda bağlantı kurmuş olan Kao, 2019 yılında, daha fazla fon sağlanması karşılığında Collins'in "super PAC"ine (siyasi eylem komitesi) bağış yapma konusunu görüşmek üzere bu komitenin temsilcisi Reed ile bir araya geldi. Kao, daha sonra gönderdiği bir e-postada Reed'e, bağışı "kolaylaştırmak" amacıyla "Society of Young Women Scientists and Engineers" (Genç Kadın Bilim İnsanları ve Mühendisler Derneği) adında yeni bir limited şirket (LLC) kullanmasının tavsiye edildiğini belirtti; bu tür bir paravan şirketin "son derece muğlak olacağını ve hakkında geçmişe dönük bilgi edinmenin çok zor olacağını" ifade ederken, söz konusu yöntemin yasal olduğu konusunda ısrarcı oldu. Reed buna cevaben, "Çok zekice; hukuk danışmanınızın durumu anlamasına sevindim," dedi. Kao ve ekibi Collins'in ofisiyle görüştü ve 150.000 dolarlık bağıştan haftalar sonra ek fon sağladı; Navatek CEO'su ekibine gönderdiği bir e-postada bu görüşmeyi "mükemmel bir toplantı" olarak nitelendirdi. E-postalar, bağışın yapılmasının ardından Collins'in super PAC'inde görevli bir çalışanın bir Navatek lobicisinden Kao'nun telefon numarasını istediğini ve "Senatör Collins, teşekkür etmek için Martin'i aramak istiyor," diye yazdığını gösteriyor. Kao'nun Bağışları Şüphe Uyandırıyor Campaign Legal Center'ın (Seçim Hukuku Merkezi) 2020 yılında Federal Seçim Komisyonu'na bildirilen söz konusu paravan şirket bağışını incelemeye almasının ardından Kao eleştirilerin odağı oldu; merkezin dikkatini çeken husus, LLC'nin adında bir yazım hatası bulunması ve şirketin kendisini "Scientists" (Bilim İnsanları) yerine "Scientist" (Bilim İnsanı) ibaresiyle "Society of Young Women Scientist and Engineers" olarak tanımlamasıydı. Honolulu Civic Beat'in bu bağışı Kao ile ilişkilendirmesinin ardından, Kao'nun "hasar kontrolü moduna" girdiği ve PAC avukatı Cleta Mitchell ile birlikte, şirketi meşru göstermek amacıyla LLC üzerinden bir dizi başka bağış daha yaptığı iddia edildi. Kao nihayetinde, hem seçim kampanyası finansmanına ilişkin ihlalleri hem de COVID dönemi Maaş Koruma Programı (Paycheck Protection Program) aracılığıyla devleti dolandırması nedeniyle federal makamlarca suçlandı. Kao, şirketin kontrolünü ondan geri alan Navatek kurucusu Steven Loui tarafından yetkililere ihbar edildi. Kao hakkındaki iddianamede, Collins'e aile üyelerinin adıyla yapılan bağışlara da değiniliyor; ancak soruşturmayı yürütenler söz konusu yasa yapıcıyı veya ekibini herhangi bir usulsüzlükle itham etmedi ve soruşturma kapsamında onunla bağlantılı hiç kimseye suçlamada bulunmadı. Kao, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etti ve bu aşamada, yetkililerden daha hafif bir ceza alma umuduyla, iddia edilen siyasi "çıkar karşılığı nüfuz sağlama" (pay-to-play) düzeni hakkında FBI görevlileriyle görüşmeye başladı. Kendisi şu anda 87 aylık hapis cezasını çekmektedir. FBI müfettişleri bu ifadeye dayanarak bir soruşturma başlattı; ancak soruşturmanın arkasındaki üst düzey yetkililer Trump yönetiminin ilk dönemlerinde görevden ayrıldı. Nitekim gelen haberler, FBI'ın yolsuzlukla mücadele biriminin kurumun yeni yönetimi tarafından büyük ölçüde tasfiye edildiğine işaret ediyor. Karşı Görüş ProPublica, devletten daha hafif bir ceza almasını sağlayacak bilgileri sunmaya hevesli bir sanık konumunda olması nedeniyle, Kao'nun FBI'a verdiği ifadelere dayanmanın temel sorunlar barındırdığının farkındadır. Bununla birlikte yayın organı, Kao'nun ifadelerinin büyük bir kısmını bağımsız yollarla teyit edebildiğini ve Collins hakkındaki haberlerin önemli bir bölümünün, bizzat yayın organı tarafından incelenen e-postalara ve diğer belgelere dayandığını belirtmektedir. Kaynak: Forbes
-
En Son Hayvanlar Alemi haberleri
Spor olsun diye hayvanları sebepsiz yere öldürmek kahrolası bir vahşet.
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Melli: “Vücut çalışmama gerek yok, Fenerbahçe’de oynuyorsanız kupa kaldırarak zaten kas yapabilirsiniz.”
-
En Son Pop - Rap - Akapella Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Bu çok güzel...
Bugün
-
Allah’ın Kitabını Yeterli Görmeyenler, Allah’ı Tek Yetkili Muhatap Almayanlardır.
SİZCE ALLAH KUR’AN’DA, YERİNE GETİRMEMİZİ EMRETTİĞİ İBADETLERİN DETAYINI, BİZLERİ SORUMLU TUTTUĞU KUR’AN’DA VERMEMİŞ OLABİLİR Mİ? Vermemiş diyorsak, Allah’ın dini İslam’ı yaşarken, Allah’ın yanında detayını verdiğini söylediğimiz kişileride, Allah’ın dinine ortak etmiş ve onlarıda İLAH edinmişiz demektir, önce bunu hatırlatmak isterim. Din adına kimin hükmüne inanıp boyun eğiyorsan, onu İLAH edinmiş olursun. Bizler Kur’an’dan o kadar uzaklaştık ki, yalnız Kur’an ile hiçbir şey yapamayacağımıza, inancımızı yaşayamayacağımıza iyice kanaat getirdik, inandırıldık. Onun içinde ne söylenirse söylensin, ayetleri bile delil gösterseler, hiç kimseyi dinlemiyoruz. Sizce Allah sizin bütün şan ve şerefiniz Kur’an dadır, orada hiçbir eksik bırakmadık, anlayasınız diye yemin olsun ki kolaylaştırdık, hiç kimseye muhtaç olmayasınız diye, her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız onun için Kur’an’ın ipine sarılın, sakın veliler edinip ardı sıra gitmeyin, güvenilecek veliniz yalnız benim dedikten sonra, son noktayı koyarak Allah, SİZLERİ KUR’AN’DAN HESABA ÇEKECEĞİM diye hüküm veriyorsa, sizce Kur’an’da Allah’ın yerine getirmemizi emrettiği konular, örneğin namaz kılın, oruç tutun, zekat verin, Hacca gidin emirlerinin gerekli, yeterli açıklamasını yapmayıp, detay vermemiş olabilir mi? Bu bilgileri Allah, en emin Allah’ın korumasındaki Kur’an’da yazmayıp, bizlerin emin olamayacağımız rivayet kaynaklardan öğrenmemizi ister mi? Zerre kadar düşünen bir insan için, bu sorunun cevabı çok açık ama düşünmeyi başkalarına bırakanlar, ne yazık ki aklın, mantığın ve Kur’an’ın kabul etmediği şeylere inanıyorlar. Eğer Allah’a ve onun kitabı Kur’an’a iman ediyorsak, önce onun sözüne güvenmeliyiz. Rabbimiz yemin ederek Kur’an’ı kolaylaştırdık ve düşündüğünüzde aklınızı kullandığınızda anlayacaksınız diyorsa Kur’an, din adına bilinmesi gereken temel inanç, ahlak ve ibadet ilkelerini eksiksiz bir şekilde verdiğine açıkladığına inanmalıyız. Din konusunda Kur’an’ın açık hükümleri ve ilkeleri dışından yeni hükümler türetmek veya kaynağı kesin olmayan rivayetleri, Kur’an’ın önüne koymak asla doğru değildir. “KUR’AN KAPALIDIR, ANLAŞILAMAZ, DETAYLI DEĞİLDİR MUTLAKA RESULÜN RİVAYETLERİNE MUHTAÇTIR” gibi bir iddia, Kur’an’ın kendini “APAÇIK BİR KİTAP” (Kitab-ı Mübin) olarak nitelendirmesiyle çelişir. Şunu elbette söylememizde bir sakınca yoktur. Allah’ın Resulü Kur’an’ı tebliğ ederken konuştu ve özellikle Kitap ehlinin yanlışlarını kendilerine anlatmak onları ikna etmek için onlara örnekler verdi, doğruya Hak olan Kur’an’a davet etti. Bu durumda bizler Allah’ın Resulüne ait olduğu iddia edilen rivayet hadislerin Kur’an’ın ruhuna, temel ilkelerine ve akla uygun olup olmadığını titizlikle incelemeli, Kur’an’ın onayını mutlaka almalıyız, çünkü Kur’an TEK HAKEMDİR. Kur’an onaylıyorsa, BUNU RESUL SÖYLEMİŞTİR DİYEBİLİRİZ. Kur’an detaylı değildir, açıklanmamıştır dersek Kur’an ile çelişiriz. Enam Suresi 114. ayette “O, SİZE KİTAB’I AÇIKLANMIŞ (MUFASSAL) OLARAK İNDİRMİŞKEN, ALLAH’TAN BAŞKA BİR HAKEM Mİ ARAYAYIM?” diye bizleri uyarıyor. Bakın Allah Kur’an’ı HAKEM olarak gönderdiğini söylüyor, sizce hakem olan Kur’an açıklanmamış detaysız olabilir mi? Peki hakem ne anlama geliyor? TARAFLAR ARASINDAKİ BİR ANLAŞMAZLIĞI ÇÖZEN, KARAR VERME YETKİSİNE SAHİP ANLAMLARINA GELİR. Demek ki Allah size gönderdiğim İslam’ı yaşarken, aranızda ihtilaf ettiğiniz konularda HAKEM KUR’AN OLSUN DİYOR. Bu hüküm Kur’an’ın yani İslam’ın evrensel olduğunu gösterir. Çünkü Allah’ın Resulü yaşarken, Resulüme danışın diyor, peki O vefat edince ne olacak sorusuna da, bu ayette cevap veriyor ve diyor ki, SİZLERİN HAKEMİ KUR’AN OLSUN. Anlamak isteyene Kur’an çok açık, anlamak istemeyene zaten sözümüz olamaz. Eğer Allah Kur’an’da yapmamızı istediği hükümlerin detayını Kur’an vermemiştir diyorsanız, aslında şunu söylemiş oluyorsunuz Allah’a. “ALLAH’IM EMİR VERMİŞSİN, SORUMLUDA TUTMUŞSUN BİZLERİ AMA GEREKEN BİLGİLERİ, DETAYI KUR’AN’DA VERMEMİŞSİN. BU ADALETSİZLİK DEĞİL Mİ? İYİ Kİ RESULÜNÜN RİVAYET HADİSLERİ VAR. YOKSA NE NAMAZ KILABİLİRDİK, NE ORUÇ TUTABİLİR, ZEKÂT VEREBİLİR, NEDE HAC CA GİDEBİLİRDİK.” Ne dediğimizin farkında mıyız? Sizce Allah sorumlu tutacağına hükmettiği konuları, gerektiği kadarıyla açıklamamış olması mümkün mü? Böyle bir adaletsizliği, nasıl olurda Allah’a nispet ederiz. Allah hem Kur’an’ın ipine sarılın, sakın doğruluğundan emin olamadığın sözlerin/hadislerin ardına düşmeyin diye bizleri uyaracak, ondan sonrada verdiği hükümlerin detayını bizlerin, rivayet zinciri ile bizlere ulaşan hadislerden mi öğreneceğiz? Karar sizin, imtihan sizin imtihanınız. Allah yemin ederek kolaylaştırdığı Kur’an’ı, yani içindeki tüm hükümleri, bizler çok basit ve kolay görmüşüz. Örneğin abdest almayı Allah açıkça kolay bir şekilde tarif etmiş bizlere ama yeterli gelmemiş, sanki eksik tamamlar gibi ilaveler yapmışız. Bu yetmemiş yapılan ilaveleri, daha iyi daha doğru kabul etmişiz. Cünüp olduğunuzda tertemiz yıkanın demiş, ama bizlere bu açıklama da çok basit gelmiş ve ne demişiz? “YIKANMAYA NEREDEN BAŞLAYACAĞIZ, BAKIN BUNUN DETAY BİLE YOK KUR’AN’DA.” Mezhepler ve FIKIH ulemaları kendi düşünceleri doğrultusunda dine ilaveler yapmış, işin kötüsü bu ilaveleri Kur’an’da göremediğimizde, hem Allah’a hem de kitabına saygısızlık yaparak, bunlar olmasaydı namazımızı kılamazdık, orucumuzu tutamazdık zekât verip, Hacca bile gidemezdik demişiz. Bu nasıl bir akıl tutulması, anlamak mümkün değil. Bu tavrımız neyi gösteriyor biliyor musunuz? BİZLER HALA İMANIMIZ ADINA, KİME GÜVENECEĞİMİZE DOĞRU KARAR VEREMEMİŞİZ. ÜZÜCÜ OLAN RİVAYETLER VE FIKIH İNANCI NE YAZIK Kİ KUR’AN’IN ÖNÜNE GEÇMİŞ. BAŞVURULAN KİTAP OLMAKTAN ÇIKMIŞ KUR’AN, YÜKSEK BİR YERE ASARAK, ONA ÖYLE SAYGI GÖSTERİYORUZ. Tabi sonucunu da İslam toplumları görüyor acı, keder, savaş, düşmanlık. Namaz konusunda Allah’ın bahsettiklerinin dışında, dine yapılan ilaveleri öyle kabullenmişiz ki, artık onlar olmazsa olmaz haline dönüşmüş. Bizler Salâtın/namazın ne anlamlara geldiğini doğru anlayamadığımız içinde, görünüşe aldanmışız. SALÂT Kur’an’da üç anlamda geçer, bunların ne anlama geldiği de zaten ayette hemen anlaşılır. Birincisi dua anlamındadır ki, yalnız Allah’a dua edeceğimizi, yalnız Allah’tan yardım isteyeceğimiz konusunda Allah’ın birçok uyarılarını görüyoruz. Salâtın bir başka anlamı da destek olmaktır ki, her Müslüman din kardeşine, komşusuna, akrabasına destek olmalı ve yardım etmelidir mantığını bizlere ayetlerle Allah anlatır. Cuma salâtı toplu namaz aslında bu amaçlıdır ama buraya Allah kadın erkek gelmemizi istediği halde, bizler yalnız erkeklere farz demiş çıkmışız. Öyle olunca da Cuma toplu namaz amacından saptırılmış. Salâtın bir başka anlamı da, günümüzde Farsçadan namaz diye çevrilen ve Allah ayetlerinde bunun şekilsel tarifini de yaptığı, hatta abdest alarak bunu yerine getireceğimiz bu yolla Allah’a saygımızı, hürmetimizi ve isteklerimizi sunacağımız bir ibadettir ki, onu da tarif eder ve Allah’ın huzurunda kıyam edin, rükû edin ve secde edin bilgilerini vermiştir. Kur’an’ı yetersiz gören, yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz diyen zihniyet, atalarının rivayet inançlarını yaşayabilmek adına Kur’an’ı feda edenler, ne yazık ki bu konuda hemen şöyle bir savunmaya geçiyorlar. İyide namaza nasıl başlayacağız, kaç rekât kılacağız, hangi duaları okuyacağız, namaz biterken ne yapacağız, hani bunlar Kur’an’da yok diyerek, Allah’ın bizleri sorumlu tuttuğu, eşi benzeri olmadığını bizzat bizlere söylediği kitabına karşı eksik bulma tavrımız, saygısızlığın en büyüğüdür. Allah verdiği detayın dışında huzuruna dururken ilave şeyler koymadıysa, sizce bunlardan hesap sorar mı? KUR’AN, İBADETLERİN VE HÜKÜMLERİN GENELLİKLE ANA İLKELERİNİ, İSKELETİNİ VE FARZ OLAN RÜKÜNLERİNİ ANA UNSURLARINI BELİRLER, özellikle detaya girmez ki kullarına kolaylık olsun. Çünkü Allah yemin edrek, Kur’an’ı kolaylaştırdığını söylüyor. Eğer Kur’an’ın detaysız ve açıklanmamış düşüncesine inanırsak, ALLAH’IN SİZLERİ KUR’AN’DAN SORUMLU TUTUYORUM HÜKMÜNÜ DİKKATE ALMAMIŞ, BU HÜKMÜN SINIRLARI DIŞINA ÇIKMIŞIZ DEMEKTİR. Hatırlatırım Allah Kur’an’ın sınırlarının dışına çıkmayı yasaklıyor. “KUR’AN’IN SINIRLARININ DIŞINA ÇIKMAYIN” hükmü, İslam inancında hayatın her alanında Kur’an’ın belirlediği helal, haram, ahlak ve adalet ölçülerine sadık kalmayı ifade eder. Bu detayı veren uyarıyı yapan Allah, sizce ibadetlerimizin detayını vermemiş olabilir mi? İslam literatüründe bu sınırlara “Hududullah” (Allah’ın sınırları) denir. Kur’an’ın açıkça yasakladığı haramlardan uzak durmak ve meşru kıldığı helal daire içinde yaşamaktır. Hatırlatırım bu sınırları yalnız ALLAH BELİRLER YANİ KUR’AN. İbadetlerin yapılış amacını, inanç esaslarını (tevhid) değiştirmeden, ilaveler yapmadan Kur’an’ın öğrettiği şekliyle yapılmalıdır. Dinde ne Kur’an’ın emirlerini gevşeterek ihmalkarlık yapamayız, ne de Kur’an’da olmayan zorluklar uydurarak aşırıya gidemeyiz. İslam’ın özü olan “ORTA YOLU” (itidal) korumaktır. orta yolda KUR’AN’IN AÇIKÇA EMRETTİĞİ YOLDUR. Kur’an’da Bakara Suresi 229. ayette bu durum şöyle özetlenir: “…İŞTE BUNLAR ALLAH’IN SINIRLARIDIR. SAKIN BUNLARI AŞMAYIN. KİM ALLAH’IN SINIRLARINI AŞARSA, İŞTE ONLAR ZALİMLERİN TA KENDİLERİDİR.” İman eden bir Müslüman için Allah sınırları belirlemiştir. SINIRLARIN BELİRLENDİĞİ KİTAPTA SORUMLU OLDUĞUMUZ KUR’AN’DIR. Bunu ben söylemiyorum, Allah Kur’an’da söylüyor. Kime inanacağınız size kalmış. Önce bizler salatın/namazın ne olduğunu doğru anlamalıyız. Namaz Allah ile kulunun bir olduğu andır. Ona saygısını sevgisini gösterdiği, ondan yardım dilediği zamandır. Lütfen Allah’ın şekillendirmediği şeyleri, namazın ya da dinin asli unsuru yapmayalım, Rabbimize saygısızlık yapmış oluruz. Kur’an’ı dikkatle düşünerek okuyan, Allah’ın huzurunda namaza nasıl duracağını çok iyi bilir. Namaza yapılan ilaveleri elbette yapmamızda sorun yoktur, ama bunlar olmasaydı namaz kabul olmazdı demek hataların, Allah’a karşı saygısızlığın en büyüğüdür. ALLAH BİZLERDEN İSTEDİĞİ İBADETLERİN ANA KURALLARINI BELİRLEMİŞ, ÖZELLİKLE FAZLA DETAYA GİRMEMİŞ, SINIRLARINI BELİRLEMEYEREK KULLARINI ESNEK BIRAKMIŞTIR. Lütfen bunu bir eksiklik değil, Allah’ın kullarına şefkati ve kolaylığı olarak görelim. Şöyle düşünün, bir yazar herhangi kir konuda toplumun bilgilendirilmesi adına bir kitap yazıyor. Okuyucuları kitabı tenkit ederek, sizin yazdığınız kitaptan bahsettiğiniz konuyu anlamak çok zor, bilmem kimin yazdığı, açıkladığı, detay verdiği kitap olmasaydı, sizin kitabınızı asla anlayamazdık demiş olsa bir okur, o kitabın yazarı şunu düşünürdü. “DEMEK Kİ KİTABIMI YAZARKEN, BAŞARILI OLAMAMIŞIM” Ne dersiniz, hala Allah’ın eşi benzeri olmayan kitabına karşı, Kur’an özet bilgi verir detay yoktur onu herkes anlayamaz, Kur’an’ı açıklayan ve anlaşılır hale getiren Resulünün hadisleridir, hadisler olmasaydı Kur’an kapalı kalırdı, demeye devam edecek miyiz? Karar sizin. Unutmayalım hesap günü, çok uzak değil her an emanetimizi teslim edebiliriz. Allah oruç konusunda, çok basit izah yaparak gereken detayları veriyor ve diyor ki, beyaz iplikle siyah iplik fark edilmeye başladığında yemeyi, içmeyi ve cinsel ilişkiyi kesin, taki akşam vaktine kadar. Tutamadığınızda daha sonrada tutabilirsiniz bilgisini verdiği gibi, hiç tutamayanlar içinde fidye verebilecekleri kolaylığını getiriyor. Allah daha ne söylesin? Zekât, sadaka hayır konusunda çok basit bilgi veriyor ve imtihan olmanın gereği vereceklerimizin miktarını bizlere bırakarak, zekâtın bizler için arınma günahlardan kurtulma yolu olduğunu anlatarak, Bakara 219. ayette ne diyordu hatırlayalım.“Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki:“İHTİYAÇTAN ARTA KALANI.” Allah, size ayetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.” Allah özellikle şu kadar zekât vereceksiniz demiyor ve bizleri imtihan ediyor, nefsimizle baş başa bırakıyor. Ama mezheplerin fıkıh inancı, Allah’ın açıklamalarından hâşâ memnun olmamış, açıklamalar yeterli görülmemiş eksikmiş gibi kendilerince oranlar koymaktan çekinmiyorlar. Ondan sonrada zekâtımızı ne kadar vereceğiz o bile yazmıyor Kur’an’da demekten korkmuyoruz. Hac konusunda da Allah’ın Kur’an’da yaptığı açıklamalar yeterli görülmediği için, mezheplerin FIKIH inancı buna da el atmış, Allah’ın haram aylarda Hac yapabilirsiniz diye izin verdiği halde, Haccı yılda birkaç güne indirerek, her konuda yapılan zorlaştırmaları bu konuda da yapmışlarıdır. Kur’an’ı dikkatle ve art niyetsiz okuyan herkes, hac konusunda Kur’an’dan tüm bilgileri alacaktır. Kur’an’ı yeterli görmeyenlerde elbette, nasiplerini asla alamayacaklardır. Tekrar hatırlatmak isterim, Allah Kur’an sizlerin şan ve şerefinizdir, yalnız Kur’an’ın ipine sarılın, biz Kur’an’da hiç bir eksik bırakmadık. Her şeyden nice örnekleri verdik ki anlayasınız diyor da, bizleri Kur’an’dan hesaba çekeceğine hükmediyorsa, lütfen beşeri uydurmalara, rivayetlere, sanı bilgilere değil, Allah’ın nuru Kur’an’a kulak verelim. Bunun tersini yapan, Kur’an’a kulak vermesi gerekirken, emin olamayacağı sözlerin ardına düşenlere hatırlatmak isterim. ALLAH SÖZÜNDE DURANDIR. BİZLERİ KUR’AN’DAN SORUMLU TUTUYORSA, BU KİTAPTA BİZLER ADINA HİÇ BİR BİLGİ DETAY EKSİK OLAMAZ, LÜTFEN BU ALDATMACANIN ARTIK FARKINDA OLALIM. Bu gerçeği mahşer günü fark edenler, geri dönüşü olmayan yola girdiğinde, acıların en büyüğünü yaşayacaklarını asla unutmamalıdırlar. ALLAH’IN KİTABINI YETERLİ GÖRMEYENLER, ALLAH’IN DİNİ İSLAM’I YAŞARKEN YALNIZ ALLAH’I MUHATAP ALMAYIP, ONUN HÜKMÜNE ORTAK EDENLERİDE MUHATAP ALIP, ONLARIDA İLAHLAŞTIRANLARDIR. Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Onuralp Bitim: Sezona kupayla başlamak klasikleşmiş demek istiyorum ama bu demek değil ki daha az mutluyuz. Kupa her zaman çok büyük mutluluk verecek bir şey olacak, her zaman buna aç olacağız. O yüzden böyle önemli bir sezona kupayla başladığımız için çok mutluyum. Bu kupa dünyanın en güzel taraftarına, bizi burada ya da televizyonun başında destekleyen bütün Fenerbahçelilere armağan olsun. Onları seviyoruz.
-
En Son Pop - Rap - Akapella Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Bu sesi duyan anında rahatlıyor diyebiliriz.
-
Aşk, Mutluluk ve Sevgi Hakkında En Son Haberler
Türkiye’yi bisikletleriyle gezen turist çift, kaza yaptıktan sonra kendilerine yardım eden bir teyzenin çay ikramıyla moral buldu. “Günü böyle bitirmek istemezdik ama Türk misafirperverliği bir kez daha moralimizi yükseltti.”
-
Aşk, Mutluluk ve Sevgi Hakkında En Son Haberler
Y kuşağıyız biz
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Braxton Key bugün Salondaki Fenerbahçe Taraftarları hakkında bir X Mesajı attı Fener taraftarları, bugün harikaydınız; hepinize teşekkürler. Evden izleyenler, bu galibiyet sizler için!! Cuma gecesi yine aynısını yapalım… haydi bakalım! @FBBasketbol
-
Yapay Zeka Hakkında En Son Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
- Yapay zekaya, yaygın bilimsel gerçeklerden hangilerinin aslında güncelliğini yitirdiğini sordum; aldığım cevap beni şaşırttı
Yapay zekaya, yaygın bilimsel gerçeklerden hangilerinin aslında güncelliğini yitirdiğini sordum; aldığım cevap beni şaşırttı Bilimsel gelişmeler ve gelişen ölçüm teknolojileri sayesinde, onlarca yıl önce okulda öğretilen veya "genel kültür" olarak kulaktan kulağa yayılan pek çok bilgi günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. İşte eskimiş veya tamamen yanlış olduğu kanıtlanmış en yaygın "bilimsel gerçekler": 1. "Dil Haritası" (Dilin farklı bölgeleri farklı tatları algılar) Eski Bilgi: Dil belirli bölgelere ayrılmıştır; tatlı uçta, tuzlu ön yanlarda, ekşi arka yanlarda ve acı ise dilin arka tabanında algılanır. Gerçek: Dil üzerindeki tüm tat tomurcukları (ve hatta damağın ve boğazın belirli kısımları) beş temel tadın tamamını algılayabilir: tatlı, tuzlu, ekşi, acı ve umami (savory/gurme tat). Bu harita, 1901 tarihli Almanca bir araştırmanın yanlış yorumlanması ve 20. yüzyılın ortalarındaki ders kitaplarında yaygınlaşmasıyla ortaya çıkmıştır. 2. "Sadece Beş Duyumuz Var" Eski Bilgi: İnsanlar Aristoteles'ten bu yana sınıflandırıldığı üzere yalnızca görme, işitme, koklama, tat alma ve dokunma duyularına sahiptir. Gerçek: Nörologlar ve fizyologlar günümüzde 14 ila 20'den fazla farklı duyu tanımlamaktadır. Bunlardan bazıları: Propriyosepsiyon: Bedenimizin uzaydaki konumunu algılama duyusu. Ekvilibriyosepsiyon: Denge duyusu (iç kulak tarafından yönetilir). Termosepsiyon: Sıcaklık ve soğukluk duyusu. Nosisepsiyon: Ağrı duyusu. İnterosepsiyon: Vücut içi sinyalleri algılama duyusu (açlık, susuzluk, kalp atışı, mesane doluluğu). 3. "Beyin Hücreleri (Nöronlar) Asla Yenilenmez" Eski Bilgi: Doğduğunuzda sahip olduğunuz beyin hücresi sayısı sabittir; hasar gören veya kaybolan nöronların yerine yenisi gelemez. Gerçek: Nörojenez (yeni nöron oluşumu) yetişkinlik boyunca, özellikle de hafıza oluşumu ve öğrenmeden sorumlu hipokampus bölgesinde devam eder. Yaşlandıkça beynin genel esnekliği azalsa da yetişkin beyni adaptasyon sağlamaya ve yeni hücreler üretmeye devam eder. 4. "Maddenin Sadece Üç Hali Vardır" Eski Bilgi: Evrendeki her şey katı, sıvı veya gaz halinde bulunur. Gerçek: Maddenin en az beş temel hali (ve çok sayıda alt hali) bulunmaktadır: Plazma: Aşırı ısıtılmış iyonize gaz. Evrendeki görünür maddenin %99'undan fazlasını (yıldızlar dahil) oluşturur. Bose-Einstein Yoğuşması (BEC): Atomlar mutlak sıfıra yakın sıcaklıklara kadar soğutulduğunda ortaya çıkar ve atomların tek bir makroskobik kuantum durumu halinde birleşmesini sağlar. Laboratuvarda kanıtlanmış diğer haller: Kuark-gluon plazması, dejenere madde ve süperakışkan haller. 5. "Oksijensiz Kan Mavidir" Eski Bilgi: Kalbe dönen toplardamarlardaki kan oksijensiz olduğu için mavidir; yalnızca havayla temas ettiğinde kırmızıya döner. Gerçek: İnsan kanı her zaman kırmızıdır. Oksijen bakımından zengin atardamar kanı parlak kırmızı, oksijeni azalmış toplardamar kanı ise koyu bordo/vişne rengindedir. Damarların deriden mavi görünmesi, farklı ışık dalga boylarının doku, yağ ve deri katmanlarından geçerken kırılması ve yansımasıyla oluşan optik bir ilüzyondur. 6. "Dinozorların Soyu Aniden Yok Oldu" Eski Bilgi: Dinozorlar bir göktaşı düşmesiyle (veya yalnızca devasa volkanik patlamalarla) aniden ve tamamen yok olmuş evrimsel bir çıkmaz sokaktır. Gerçek: Kuş Dinozorlar Hayatta Kaldı: Modern filogenetik analizler kuşların yaşayan teropod dinozorlar olduğunu kanıtlamıştır. Biyolojik açıdan dinozorların soyu tükenmemiş, yalnızca kuş olmayan dinozorların (non-avian) soyu tükenmiştir. Aşamalı Süreç: Chicxulub göktaşı etkisi, halihazırda var olan volkanik faaliyetlerle (Deccan Traps) birleşerek küresel soğumaya ve ekosistem çöküşüne yol açmış, bu süreç binlerce yıla yayılan bir küresel değişime neden olmuştur. 7. "Çöp DNA'nın Hiçbir İşlevi Yoktur" Eski Bilgi: İnsan genomunun %98'inden fazlası, biyolojik bir rolü olmayan evrimsel kalıntılardan —yani "çöp DNA"dan— oluşur. Gerçek: ENCODE projesi gibi kapsamlı genom araştırmaları, kodlama yapmayan bu DNA dizilimlerinin kritik düzenleyici işlevlere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Genlerin ne zaman, nerede ve nasıl ifade edileceğini kontrol eden bu yapılar; gelişim, hastalıklar ve karmaşık biyolojik özellikler üzerinde hayati rol oynar. 8. "Vücut Isısının Çoğu Kafadan Kaybedilir" Eski Bilgi: Vücut ısısının %70–80'i kafa bölgesinden dışarı kaçar. Gerçek: Isı kaybı, açıkta kalan tüm deri yüzeylerinde orantılı olarak gerçekleşir. Kafadan kaybedilen ısı oranı, kafanın toplam vücut yüzey alanına oranıyla eşleşecek şekilde yaklaşık %7–10 civarındadır. Bu efsane, 1950'lerde ABD ordusunun yaptığı ve deneklerin soğuk hava giysileri giyip kask takmadığı hatalı bir araştırmadan türemiştir. Kaynak: G- Çalışan Kadınlar ve Sorunları Hakkında Her Şey Buraya...
- Çalışan Kadınlar ve Sorunları Hakkında Her Şey Buraya...
Çalışan Kadınlar ve Sorunları Hakkında Her Şey Buraya...- Sakın "Yalnızca Kaygılıyım" Demeyin! Kadınlar Arasında Hızla Yayılan Bu Gizli Tehlike Hayatınızı Karartıyor Olabilir!
Sakın "Yalnızca Kaygılıyım" Demeyin! Kadınlar Arasında Hızla Yayılan Bu Gizli Tehlike Hayatınızı Karartıyor Olabilir! Pek çok kadın, hayatı boyunca geçmek bilmeyen yoğun bir kaygı, huzursuzluk ve sürekli endişe haliyle mücadele ediyor. Genellikle "Yaygın Anksiyete Bozukluğu" (YAB) sanılarak geçiştirilen bu durumun arkasında, aslında tedavisi tamamen farklı ve yanlış yaklaşıldığında hayatı kabusa çeviren Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB) yatıyor olabilir. İşte anksiyete sandığımız ama aslında OKB olabilecek bu durumun perde arkası, iki rahatsızlık arasındaki temel farklar ve doğru tedavi yöntemleri: Yaşadığınız Gerçekten Anksiyete mi, Yoksa OKB mi? Anksiyete, OKB’nin doğal bir parçası olduğu için iki durumu birbirinden ayırmak oldukça zordur. Ancak uzmanlar, OKB’yi genel kaygıdan ayıran 4 temel fark olduğunu belirtiyor: 1. Düşünceler Sıra Dışı, Rahatsız Edici ve Tabudur Yaygın anksiyete gündelik yaşamın stresiyle ilgilenir (örneğin: "Yarınki sunumda başarısız olur muyum?"). OKB’de ise zihne gelen düşünceler son derece irrasyonel ve sarsıcıdır (örneğin: "Sunum sırasında aniden küfreder miyim?", "Ya farkında olmadan birine zarar verirsem?", "Gizlice kötü bir insan mıyım?"). 2. Zihninizdeki "Şüphe" Asla Susmaz OKB sıklıkla bir şüphe etrafında şekillenir. En sık görülen takıntılar (obsesyonlar) şunlardır: Bulaşma ve kirlenme korkusu (Mikrop kapma veya kirli hissetme) Zarar verme korkusu (Birine yanlışlıkla ya da istemeden zarar verme endişesi) Cinsellik ve kimlik şüpheleri (Zihni sürekli meşgul eden, kafa karıştırıcı düşünceler) Sağlık kaygısı (Teşhis edilmemiş amansız bir hastalığa sahip olma korkusu) 3. Zihinsel veya Fiziksel Tekrarlayan Davranışlar (Kompulsiyonlar) Vardır OKB sadece aşırı el yıkamak ya da düzen takıntısı değildir. Çoğu zaman kompulsiyonlar zihnin içinde gerçekleşir: Geçmiş anıları sürekli kontrol edip analiz etmek (Ruminasyon/Derin düşünme) Sürekli başkalarından "Bir şey yok" güvencesi aramak Belirli durum ve mekanlardan kaçınmak İçinden saymak veya düşünceleri "iyi" düşüncelerle nötrlemeye çalışmak 4. Geleceği Değil, Kendi Kendinizi Felaketleştirirsiniz Geleneksel anksiyetede kişi gelecekteki olumsuz senaryoları öngörmeye çalışır. OKB ruminasyonunda ise kişi "Kötü bir şey yaptım mı?", "Göründüğüm gibi biri değil miyim?" diyerek geçmişini ve kendi karakterini sürekli sorgular. Geleneksel Terapi Neden OKB'yi Daha Da Kötüleştirebilir? Anksiyete tedavisinde uygulanan klasik konuşma terapileri veya bilişsel yaklaşımlar, kaygının kaynağını anlamaya ve mantıklı nedenler aramaya odaklanır. Ancak OKB'de mantık aramak şüphe döngüsünü besler. Sürekli "kötü biri olmadığınıza" dair güvence almak veya zihninizdeki mantıksız bir düşüngenin kaynağını inelemek, zihne bu mantıksız korkunun "dikkate alınmaya değer" olduğu mesajını verir. Bu durum, ateşe körükle gitmek gibidir. Altın Standart Tedavi: Maruz Bırakma ve Tepki Önleme (ERP) OKB tamamen tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlıkta BDT'den çok daha üstün kabul edilen yöntem ERP (Exposure and Response Prevention) terapisidir. Mantığı: Hastayı, korktuğu düşünce veya durumla (obsesyonla) yüzleştirip kompulsiyon (rahatlatıcı eylem) yapmasını engellemektir. Amaç: Belirsizliği kabul etmeyi öğrenmektir. Terapist "Kötü biri değilsin" demez; aksine "Belki de öylesindir, bunu %100 bilemeyiz" diyerek zihnin belirsizlik karşısındaki paniğini zamanla söndürür. Araştırmalar, haftada iki kez yapılan 10 haftalık (20 seans) bir ERP terapisinin ardından hastaların belirtilerinde ve depresyon seviyelerinde ciddi oranda düşüş yaşandığını göstermektedir. Ne Yapmalısınız? Hem anksiyete hem OKB aynı anda görülebileceği gibi, kadınlarda OKB görülme riski erkeklere kıyasla 1,6 kat daha fazladır. Yaşadığınız durumun sıradan bir kaygı olmadığını, zihninizi felç eden takıntılar olduğunu düşünüyorsanız, bir konuşma terapisti yerine OKB ve ERP konusunda uzmanlaşmış bir klinisyene başvurmanız hayatınızı dönüştürmenin ilk adımı olacaktır. Kaynak: WH- En Son Güvenlik - Virüs - Security - Güvenlik - Gizlilik ve Dolandırıcılık Haberleri
- SİBER ŞOK: Hacker Grubu Neredeyse Tüm FBI Ajanlarının ve Eşlerinin Gizli Bilgilerini Ele Geçirdiğini İddia Etti!
SİBER ŞOK: Hacker Grubu Neredeyse Tüm FBI Ajanlarının ve Eşlerinin Gizli Bilgilerini Ele Geçirdiğini İddia Etti! Siber korsanlar bu kez hedef olarak ABD Federal Soruşturma Bürosunu (FBI) seçti. "ShinyHunters" adlı hacker grubu, FBI sistemlerine sızarak binlerce ajanın ve büro çalışanının yanı sıra aile üyelerine ait çok hassas kişisel verileri ele geçirdiğini duyurdu. Kişisel Adresler ve Eşlerin Bilgileri Sızdırıldı Grubun açıklamasına göre sızma hareketi; Ceza Adaleti (CJ), İnsan Kaynakları (HR) ve Medlink gibi kritik iç birimleri ile iş başvurusu portalını kapsıyor. Hackerlar, iddialarını kanıtlamak amacıyla yaklaşık 5.000 kişilik bir veri örneğini basınla paylaştı. Doğrulanan veriler arasında FBI ajanlarının tam isimleri, ev adresleri, telefon numaraları ve eşlerine ait kişisel bilgiler yer alıyor. İntikam Saldırısı ve Kapatılan Sistemler Saldırının gerekçesi olarak FBI'ın kendilerine yönelttiği "asılsız suçlamalara" karşı duydukları öfkeyi gösteren ShinyHunters üyeleri, kuruma yönelik derin bir kırgınlık içerisinde olduklarını belirtti. Saldırının ardından FBI'ın resmi iş başvuru sitesi (FBIjobs.gov) ile Özel Ajan Başvuru Portalı erişime kapatıldı. FBI Doğruladı: "Durum Gerçekten Çok Kötü" Konuyla ilgili açıklama yapan FBI Ulusal Basın Ofisi, FBIjobs.gov altyapısını etkileyen yetkisiz erişim iddialarından haberdar olduklarını ve geniş çaplı bir soruşturma başlattıklarını duyurdu. Güvenlik kaynakları ise yaşanan olayı son derece ciddi bir güvenlik ihlali olarak nitelendirerek durumun vahammetini "Gerçekten çok kötü" sözleriyle özetledi. ShinyHunters, ilk olarak Mayıs 2020 civarında ortaya çıkan ve kısa sürede dünyanın en tanınan "siyah şapkalı" (black-hat) siber suç gruplarından biri haline gelen uluslararası bir hacker örgütüdür. Grup, temel olarak büyük veri tabanlarını ele geçirip, çalınan verileri satmak veya kurumlardan fidyeli şantaj (extortion) yoluyla para sızdırmak üzerine uzmanlaşmıştır. Zaman zaman "Scattered LAPSUS$ Hunters" gibi diğer ünlü hacker oluşumlarıyla da ortak hareket etmişlerdir. Çalışma Yöntemleri ve Taktikleri Sosyal Mühendislik ve Sesli Oltalama (Vishing): Şirket çalışanlarını veya BT/teknik destek birimlerini telefonla ya da sahte kimliklerle arayarak, yetkili giriş şifrelerini ve MFA (çok faktörlü kimlik doğrulama) kodlarını ele geçirirler. Üçüncü Taraf Altyapı ve SaaS Hedeflemesi: Doğrudan hedef şirketin ana sunucularına saldırmak yerine; Salesforce, Snowflake, Salesloft/Drift gibi bulut servis sağlayıcılarının erişim anahtarlarını (OAuth token) ele geçirerek bağlı yüzlerce şirkete aynı anda sızarlar. Açık Kod Depolarını Taramak: GitHub veya GitLab gibi platformlarda çalışanların unuttuğu erişim anahtarlarını arayıp bulurlar. Geçmişteki En Büyük Siber Saldırıları Grubun bugüne kadar üstlendiği veya ilişkilendirildiği öne çıkan devasa siber saldırılar şunlardır: Snowflake Altyapı Veri Sızıntısı (2024): Çalınan yetki kimliklerini kullanarak bulut veri platformu Snowflake kullanan dev şirketleri hedef aldılar. Bu süreçte Ticketmaster (560 milyon kullanıcı), AT&T (109 milyon arama kaydı), Santander Bank (30 milyon müşteri) ve Neiman Marcus gibi küresel devi etkileyen verileri çalıp satışa çıkardılar. Salesloft / Drift / Salesforce Kampanyası (2025): Üçüncü taraf sohbet ve entegrasyon sistemlerinin erişim token'larını çalarak tarihin en büyük SaaS veri ihlallerinden birine imza attılar. Cloudflare, Palo Alto Networks, Zscaler ve Workiva dâhil 700'den fazla şirketin Salesforce müşteri kayıtları sızdırıldı. Lüks Moda Devleri Saldırıları (2025): Kering Grubu'na bağlı Gucci, Balenciaga ve Alexander McQueen'e saldırarak milyonlarca yüksek profilli müşterinin harcama kayıtlarını ele geçirdiler. Aynı dönemde LVMH grubuna ait Louis Vuitton, Dior ve Tiffany & Co. müşterilerinin verilerini sızdırdılar. Okta SSO Kampanyası (2026): Büyük kurumların çalışanlarını sesli oltalama (vishing) yöntemleriyle kandırarak tekli oturum açma (SSO) şifrelerini çaldılar; Harvard, Princeton gibi üniversitelerin yanı sıra Panera Bread, Grubhub ve Wynn Resorts verilerine sızdılar. Tokopedia ve Unacademy (2020): Grubun ilk duyulduğu dönemlerde Endonezya'nın e-ticaret devi Tokopedia'dan 90 milyon, Hindistan eğitim platformu Unacademy'den ise 10 milyon kullanıcının bilgilerini çalarak dark web'de satışa sundular. Canvas / Instructure Eğitim Platformu (2026): Dünya genelinde binlerce okul ve üniversitenin kullandığı Canvas öğrenim yönetim sistemine sızarak 275 milyon kaydı ele geçirdiler ve sistem arayüzlerini şantaj mesajlarıyla değiştirdiler. ShinyHunters, saldırılarında genellikle doğrudan kurum içi sistemlerin açığını aramak yerine çalışan psikolojisini ve bulut servis entegrasyonlarını hedef aldığı için tespiti son derece zor ve yıkıcı bir grup olarak kabul edilmektedir. Kaynak: HuffP- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Saras'ın demeciDün
- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Fenerbahçe Tarfin şampiyonluğu şerefine İstanbul’da köprüler sarı lacivert- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Şampiyonlarımız... Fenerbahçe Tarfin...- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Maçın tamamı burada...- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Bugün size dünyanın en çok ihtiyacı olan şeyi getirdik: Sevgi saygı ve çocuklarla konuşabilen politikacılar Çocuk: "Adınızı biliyorum. Mamdani." (Child: "I know your name. Mamdani.") Obama: "İlk adı ne?" (Obama: "What's his first name?") Çocuk: "Belediye başkanı." (Child: "The mayor.")- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Tek yürek - Şampiyon Fenerbahçe Tarfin- Şah Pilavı - Azerbaycan
Şah Pilavı - Azerbaycan Azerbaycan mutfağının en görkemli ve başköşedeki lezzeti olan Şah Pilavı; geleneksel olarak düğünler, şölenler ve Nevruz gibi büyük kutlamalar için hazırlanan özel bir yemektir. Misafirperverliğin en üst düzeydeki ifadesi sayılan bu etkileyici yemek; safranla harmanlanmış, hoş kokulu basmati pirincinin, tereyağlı lavaş katmanlarından oluşan çıtır ve altın rengi bir kabuğun içinde pişirilmesiyle hazırlanır. "Gazmah" adı verilen bu dış katman, pişirme sırasında zengin aromaları ve nemi hapsederek iç kısmın mükemmel bir şekilde demlenmesini ve yoğun bir lezzete sahip olmasını sağlar. Çıtır dış kabuğun altında; genellikle kuzu eti veya tavuktan oluşan yumuşak et parçaları ile kavrulmuş kestane ve sarı kuru üzüm, kuru kayısı ve ekşi erik gibi canlı renkli kuru meyvelerin oluşturduğu tatlı-tuzlu bir uyum gizlidir. Pişirme işlemi tamamlandığında, tencere büyük bir servis tabağına ters çevrilir. Ardından altın rengi kabuk dilimler halinde kesilip geriye doğru katlanır; böylece içerideki, dumanı tüten ve adeta mücevher gibi parıldayan pilav ortaya çıkar ve ortaya kraliyet tacını andıran görsel bir şölen çıkar. Video: @nudretliikin - Yapay zekaya, yaygın bilimsel gerçeklerden hangilerinin aslında güncelliğini yitirdiğini sordum; aldığım cevap beni şaşırttı
Önemli Bilgiler
Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.
Navigation
Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın
Chrome (Android)
- Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
- İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
- Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
- Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
- Site ayarları seçeneğini seçin.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Safari (iOS 16.4+)
- Sitenin Ana Ekrana Ekle seçeneğiyle yüklendiğinden emin olun.
- Ayarlar Uygulaması → Bildirimler bölümünü açın.
- Uygulama adınızı bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Safari (macOS)
- Safari → Tercihler bölümüne gidin.
- Web Siteleri sekmesine tıklayın.
- Kenar çubuğunda Bildirimler seçeneğini seçin.
- Bu web sitesini bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.
Edge (Android)
- Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
- İzinler seçeneğine dokunun.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Edge (Desktop)
- Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
- Bu site için izinler seçeneğine tıklayın.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.
Firefox (Android)
- Ayarlar → Site izinleri bölümüne gidin.
- Bildirimler seçeneğine dokunun.
- Listede bu siteyi bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Firefox (Desktop)
- Firefox Ayarlarını açın.
- Bildirimler seçeneğini arayın.
- Listede bu siteyi bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.