Bütün Eylemler
Bugün
-
En Son Sinema Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Dustin Hoffman'ın 89 yılı. Bir sinema efsanesi. O, karakterleri yalnızca canlandırmakla kalmadı; onlara bir ruh üfleyerek hafızamızın ölümsüz parçalarına dönüştürdü. The Graduate’ten Rain Man’e, Midnight Cowboy ve Tootsie’ye uzanan yolculuğunda Dustin Hoffman; çağları, türleri ve nesilleri aşarak beyaz perde tarihine silinmez bir iz bıraktı. 89 yıl, binbir yüz ve tek bir kader: ölümsüzleşmek. Hollywood’un bu dev isminin doğum günü kutlu olsun.
-
İlginç ve Gülünç Olaylar Buraya
Her zaman daha hazırcevap biri vardır! Bu kasiyer o anın hakkını sonuna kadar verdi.
Dün
-
En Son Beslenme Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Rusya'nın Dağıstan Cumhuriyeti'ndeki Kızlyar bölgesi, şu anda gökyüzünü karartan, yolları kapatan ve yüzlerce hektarlık tarım arazisini tahrip etmeye başlayan milyonlarca göçmen çekirgenin büyük çaplı istilasıyla karşı karşıya. Ağustos 2026'nın başlarında Rusya'nın bu bölgesini şiddetli bir şekilde etkisi altına alan böcek sürüsü, yerel yetkilileri tahribatı kontrol altına almak amacıyla acil durum hava araçları ve kara ekipleri görevlendirmek zorunda bıraktı.
-
Elon Musk Hakkında Bütün Haberler Buraya - X - SpaceX - Tesla - Grok AI - Starlink
- İngilizce hakkında bilmeniz gereken her şey
Eğlenceli Harita: Avrupa'da En Çok Kullanılan Küfürler- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Bu inanılmaz bir şey: Görmeniz gerek!!!- İngilizce hakkında bilmeniz gereken her şey
Avrupa Dillerinde "Son" yani OĞUL- İş Dünyasından En Son Haberler / Bilgiler (Türkiye ve Dünyadan)
En Büyük Ekonomiler: 2000 vs. 20262000 GSYH (Gayrisafi Yurt İçi Hasıla)Amerika Birleşik Devletleri - $10,3 Trilyon Japonya - $5,0 Trilyon Almanya - $2,0 Trilyon Birleşik Krallık - $1,7 Trilyon Fransa - $1,4 Trilyon Çin - $1,2 Trilyon İtalya - $1,2 Trilyon Kanada - $744,6 Milyar Meksika - $742,1 Milyar Brezilya - $655,5 Milyar İspanya - $598,4 Milyar Güney Kore - $597,8 Milyar Hindistan - $468,4 Milyar İran - $447,8 Milyar Hollanda - $417,8 Milyar Avustralya - $401,0 Milyar Tayvan - $330,7 Milyar Arjantin - $317,8 Milyar İsviçre - $282,4 Milyar Rusya - $278,3 Milyar 2026 GSYH (Gayrisafi Yurt İçi Hasıla)Amerika Birleşik Devletleri - $32,4 Trilyon Çin - $20,9 Trilyon Almanya - $5,5 Trilyon Japonya - $4,4 Trilyon Birleşik Krallık - $4,3 Trilyon Hindistan - $4,2 Trilyon Fransa - $3,6 Trilyon İtalya - $2,7 Trilyon Rusya - $2,7 Trilyon Brezilya - $2,6 Trilyon Kanada - $2,5 Trilyon Avustralya - $2,1 Trilyon Meksika - $2,1 Trilyon İspanya - $2,1 Trilyon Güney Kore - $1,9 Trilyon Türkiye - $1,6 Trilyon Endonezya - $1,5 Trilyon Hollanda - $1,5 Trilyon Suudi Arabistan - $1,4 Trilyon İsviçre - $1,2 Trilyon Kaynak: IMF, Dünya Bankası- En Son Savunma ve Askeri Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Su yüzeyinin altında gizlenen mayınlar, deniz güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. NATO'nun hayati deniz yollarını güvenli tutmaya her an hazır kalmasını sağlamak amacıyla mayınları tespit edip etkisiz hale getirme eğitimi alan Türk dalgıç ekibine katılın. Videonun tamamı için bağlantı, zincir gönderide yer alıyor ↓- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
İETT, Milletler Ligi'nde ikinci kez şampiyon olan Filenin Sultanları için özel olarak tasarlanmış 2 otobüs ve 1 metrobüsü İstanbul'da hizmete sundu.- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Donald Trump, Abdul El-Sayed ve eşini hedef alan ve onları kendisi ve Melania ile karşılaştıran bir görsel yayınladı ve altına "İki Çok Farklı Amerika" yazdı. İşte El-Sayed'in CNN'de canlı yayında ona nasıl karşılık verdiği: El-Sayed: Evet, haklı. Birinde, efendileriniz birbirlerinden hoşlanmayan ama sizden milyarlarca dolar kazanmak için bir araya gelen iki insan. Ya da birbirini gerçekten seven, birlikte krep yiyen, bir araya gelip aile kurabilecekleri ve o ailenin iyi şeylere sahip olacağını bilecekleri türden bir Amerika inşa etmek isteyen iki insan. Yani, evet, Amerika'nın iki farklı vizyonu var. Donald Trump'ın vizyonu şu anda yaşadığınız vizyon. Benzin paranızı karşılayabiliyor musunuz? Market alışverişinizi karşılayabiliyor musunuz? Çocuklarınızın gözlerine baktığınızda, onların sizden daha iyi bir geleceğe sahip olacaklarına inanıyor musunuz? Sarah ve ben aday oluyoruz çünkü kızlarımız Emmalee ve Shireen'in gözlerinin içine baktığımızda, Trump yönetimi altında sahip olabileceklerinden çok daha iyi bir geleceğe sahip olabileceklerine inanmalarını istiyoruz. Amerika'da kız kardeşleri ve erkek kardeşleriyle birlikte, hak ettikleri güzel şeyleri birlikte inşa etmek için el ele verebilecekleri bir şekilde yaşayabileceklerini bilmelerini istiyoruz. İhtiyaç duydukları sağlık hizmetlerine ve iyi işlere sahip olacaklarını ve 15 dakika ötede yaşayan, hayatları onlardan çok farklı olan çocukların olduğunu bilmek zorunda kalmayacaklarını bilmelerini istiyoruz, çünkü bu ülkede çok uzun zamandır bir eşitsizlik seviyesine razı olduk. Temiz hava soluyabilecekleri ve temiz su içebilecekleri bir Amerika'da yaşamalarını istiyorum. Ve aslında, Sarah ve ben birbirimizi seviyoruz. Birinci Hanım ve Başkan hakkında bilmiyorum ama duyduklarıma göre, biraz inişli çıkışlı bir yol izliyorlar.- Dinler Her Çağda, Yöneticiler Tarafından Kullanılmış, Kullanılmaya ’Da Devam Edilecektir. Onun İçinde Bilinçli Olmamız Gerekir.
Bugünkü makalemin konusu, bu Cuma namazında Diyanetin hazırlayıp camilere gönderdiği ve hutbede okunan bir ayet üzerinde olacak. Bu ayet bana sanırım güzel bir ilham vermiş olmalı ki, bu satırları yazma gereği duydum. Yorumunu sizlere bırakıyorum. İslam toplumları, İslam tarihinde siyasi otoriteler, kendi çıkarlarını korumak ve kendilerini haklı yasal veya geçerli görünmesini sağlamak amacıyla toplumu KUR’AN’IN ÖZÜNDEN, SORGULAYICI VE DİNAMİK YAPISINDAN UZAK TUTMAK İÇİN, ÇEŞİTLİ YÖNTEMLER KULLANMIŞLARDIR. Bu durum genellikle Emeviler dönemiyle başlamış, Abbasiler ve sonraki saltanat rejimlerinde de sistematik bir hal almıştır. Ne yazık ki çağımızda da toplumun inancını kullanarak, onlara yön vermekten hiç vazgeçilmedi. Bunun devamı içinde, toplumun gerçek Hak olan Kur’an’ın emrettiği İslam ile halkın buluşmamasına özen gösterildi. Yöneticiler, kendi uygulamalarını haklı çıkarmak için Kur’an ayetlerinin önüne geçecek şekilde, hadis uydurulmasını teşvik etmişlerdir. “EMİRE (YÖNETİCİYE) GÜNAHKÂR OLSA BİLE İTAAT EDİN” tarzındaki uydurma veya bağlamından koparılmış rivayetler, Kur’an’ın adalet ve şura emirlerinin önüne konmuştur. Emeviler, yapılan zulümlerin ve haksızlıkların “ALLAH’IN BİR KADERİ” olduğunu savunarak Cebriyye yani insanların özgür iradesinin olmadığı, başımıza gelenlerin Allah’ın emriyle olduğuna inanmak ekolünü, resmi ideoloji haline getirmişlerdir. Topluma “SİZİN BAŞINIZA GELENLERİ ALLAH ÖNCEDEN SEÇTİ, YÖNETİCİYE İSYAN ETMEK KADERİ KABUL ETMEMEKTİR” fikri aşılanarak Kur’an’ın insana yüklediği özgür irade ve sorumluluk bilinci unutturulmuştur. Kur’an’ın öngördüğü şura (danışma) ve liyakat ilkeleri terk edilerek babadan oğula geçen krallık sistemleri kurulmuştur. Hükümdarlar kendilerini “Allah’ın yeryüzündeki gölgesi” (Zıllullah) olarak ilan ederek, kendilerine yapılacak her türlü eleştiriyi dine ve Kur’an’a yapılmış gibi göstermişlerdir. Böylece maddi menfaat ve makam karşılığında siyasi otoritenin her kararını dini kılıfa uyduran bir saray uleması sınıfı yaratılmıştır. KUR’AN’IN ZALİM YÖNETİCİLERE KARŞI DURMAYI EMREDEN AYETLERİ GİZLENMİŞ VEYA SADECE KİŞİSEL AHLAKA İNDİRGENEREK, TOPLUMSAL ADALET BOYUTU TÖRPÜLENMİŞTİR. Kur’an’ın ısrarla vurguladığı akıl etme, tefekkür ve sorgulama süreçleri “dinde bid’at (uydurma)” sayılarak engellenmiştir. Kur’an’ın sadece lafzını ezberleyen, manasını ve hükümlerini hayata geçirmeyen, tamamen şekilsel ibadetlere odaklanmış bir toplum modeli inşa edilmiştir. Böylece toplumun siyasi yanlışları sorgulaması engellenmiştir. Emeviler döneminde siyasi otoriteler, kendi güçlerini korumak için dini kurumları ve kavramları doğrudan devletin resmi aracı haline getirmişlerdir. Örneğin Muaviye, oğlu Yezid’i kendisinden sonra halife tayin ederek, Kur’an’ın şura (seçim/danışma) ilkesini resmen rafa kaldırmıştır. Bu durumu eleştirenlere karşı ise “BU İŞ ALLAH’IN KAZA VE KADERİYLE OLMUŞTUR” diyerek siyasi cinayetleri ve saltanatı meşrulaştırmaya çalışmışlardır. Abbasi Halifesi Memun, kendi döneminde devletin resmi görüşü haline getirdiği “KUR’AN MAHLÛKTUR (YARATILMIŞTIR)” fikrini topluma ve âlimlere zorla kabul ettirmeye çalışmıştır. Bu fikri kabul etmeyen yüzlerce alim işkence görmüş ve hapsedilmiştir. Amaç, dinin yorumlanma yetkisini tamamen halifenin tekeline almaktır. Büyük günah işleyenin durumunu Allah’a bırakmak ve hükmü ahirete ertelemek” anlamına gelen MÜRCİE fikri, yöneticiler tarafından desteklenmiştir. Böylece zalim ve adaletsiz liderlerin icraatları halk tarafından “Onların hesabını sadece Allah sorar, biz karışamayız” denilerek sorgulanamaz hale getirilmiştir. Siyasi otoritenin dini kendi çıkarlarına alet etmesine karşı, hayatları pahasına Kur’an’ın adalet ve özgürlük ilkelerini savunan büyük âlimler çıkmıştır. Örneğin Hasan-ı Basri, Emevi valisi Haccac’ın zulümlerine ve kaderci (Cebriyye) propagandasına karşı doğrudan halifeye mektup yazmıştır. İnsanın irade özgürlüğünü ve kendi eylemlerinden sorumlu olduğunu savunarak, devletin zulümlerini “kader” diyerek Allah’a fatura edemeyeceğini haykırmıştır. Ebû Hanîfe (İmam-ı Azam) Emevi ve Abbasi yönetimlerinin adaletsiz uygulamalarına karşı çıkmış, devletin kendisine teklif ettiği BAŞKADILIK (başyargıçlık) makamını, siyasi otoritenin emrine girmemek için reddetmiştir. Bu dik duruşu nedeniyle hapsedilmiş, kırbaçlanmış ve sonunda hapiste zehirlenerek şehit edilmiştir. İmam Malik, “Zorla (baskı altında) yapılan biatın ve yeminin dini bir geçerliliği yoktur” fetvasını verdiği için dönemin Abbasi valisi tarafından kırbaçlatılmış, kolları omuzundan çıkacak şekilde işkenceye maruz kalmıştır. Tarihte temelleri atılan bu siyasi uygulamalar, YÜZYILLAR İÇİNDE KALICI BİR ZİHNİYET DÖNÜŞÜMÜNE YOL AÇMIŞ VE GÜNÜMÜZ İSLAM TOPLUMLARINDA, ŞU YAPISAL SORUNLARI DOĞURMUŞTUR. Toplumların haksızlıklara, fakirliğe veya kötü yönetime karşı direnç göstermek yerine, bunları “ilahi bir takdir” olarak görüp kabullenme eğilimi bu tarihsel birikimin sonucudur. Kur’an’ın “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır” (Necm, 39) ilkesi gölgelenmiştir. Siyasi otoritelerin sarsılmaz bir itaat kültürü inşa etmesi, kurumlarda adaleti ve ehliyeti değil, güce sadakati ön plana çıkarmıştır. Bu da İslam dünyasında kurumsallaşmanın ve hukukun üstünlüğünün gelişmesini engellemiştir. Sorgulamanın, aklı kullanmanın ve yeni içtihatlar yapmanın “dinden çıkmak veya fitne çıkarmak” ile eşdeğer görülmesi, İslam toplumlarını bilimsel, felsefi ve hukuki ilerlemenin gerisinde bırakmıştır. Kur’an’ın yüzlerce kez tekrarladığı “AKLETMEZ MİSİNİZ?” uyarısı, yerini “SORGULAMADAN İTAAT ET” kültürüne bırakmıştır. Siyasi otoriteler, dini elinde tutmaya çalışan cemaat ve tarikatlar, Kur’an’ı tamamen yok saymak yerine, ONUN TOPLUM ÜZERİNDEKİ SARSILMAZ ETKİSİNİ BİLDİKLERİ İÇİN AYETLERİN ANLAM ALANINI DARALTMA VEYA BAĞLAMINI ÇARPITMA YOLUNA GİTMİŞLERDİR. Nisâ Suresi 59. Ayet yani “Ulul-Emr” İstismarı yapılmıştır. Ayetin Özü: “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Resule itaat edin ve sizden olan idarecilere (ulul-emr) de… Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz Allah’a ve Resulüne arz edin…” Yöneticiler ayetin sonundaki “anlaşmazlık durumunda yalnız Kur’an’a Resul yaşıyorsa Resule başvurun şartını gizlemişlerdir. Ayeti, “Yönetici ne yaparsa yapsın, mutlak itaat Allah’a itaat gibidir” şeklinde sunmuşlardır. Oysa Kur’an’daki idareci tanımı, adaletle hükmeden ve halka danışan kişidir. Aslında bu konuda söyleyecek çok sözüm var ama sanırım şu soruyu kendinize sordunuz. Yazdıklarınız güzelde, Cuma namazının hutbesinden konu, nasıl buraya kadar geldi. Hutbede hoca vaazını bitirirken şöyle bir ayet okudu, diyanetin mealinden. “ALLAH’A VE RESÛL’ÜNE İTAAT EDİN VE BİRBİRİNİZLE ÇEKİŞMEYİN. SONRA GEVŞERSİNİZ VE GÜCÜNÜZ, DEVLETİNİZ ELDEN GİDER. SABIRLI OLUN. ÇÜNKÜ ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR.”( Enfal 46) Her nedense bu ayette geçen, DEVLETİNİZ ELDEN GİDER tercümesi, bana bu makalemi yazdırmak için ilham verdi sanırım, nedeninin yorumunu sizlere bırakıyorum. Bu ayetin aslında özellikle, bu haliyle seçilmiş olduğunu düşünüyorum. Çünkü yine Diyanetin başka bir tercümesinde bakın nasıl yazılmış. “ALLAH VE RESULÜNE İTAAT EDİN, BİRBİRİNİZE DÜŞMEYİN, SONRA ZAYIFLARSINIZ VE ZAFERİ ELDEN KAÇIRIRSINIZ. SABREDİN, KUŞKUSUZ ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR.” (Kur’an yolu. Diyanet İşl.) İlk yazdığım tercümede olduğu gibi yazdığınızda, anlamını daraltmış ve farklı anlam vermiş olursunuz ve anlatılmak istenen tam ortaya çıkmaz anlaşılmaz. Bu ayetin öncesine ve sonrasına baktığınızda, ayetin hem bireysel hem de toplumsal hayat için çok güçlü stratejik ve ahlaki ilkelerin olduğunu görüyoruz. İç çatışmalar, gruplaşmalar ve didişmeler toplumların enerjisini tüketir. Birbirine düşen topluluklar dışarıya karşı dirençlerini ve caydırıcılıklarını kaybeder. Başarıya ulaşmak için kişisel egoları bırakıp, ortak bir hedefte birleşmek gerekir. Bu ayeti geniş bir anlamda anlatılmak isteneni anlayabilmemiz için, devamında ki ayeti doğru anlamalıyız, onu da hatırlayalım. Enfal 47: ÇALIM SATMAK, İNSANLARA GÖSTERİŞ YAPMAK VE (İNSANLARI) ALLAH YOLUNDAN ALIKOYMAK İÇİN YURTLARINDAN ÇIKANLAR (SALDIRAN KÂFİRLER) GİBİ OLMAYIN! ALLAH ONLARIN YAPTIKLARINI ÇEPEÇEVRE KUŞATANDIR. (Mehmet Okuyan) Enfal 46. Ayette Allah bu konuda, nasıl geniş bir anlamda bizleri uyardığı, sanırım çok daha iyi anlaşılmıştır. Makalemi, günümüz toplumuzun hala farkında olamadığını düşündüğüm, güzel ve düşündürücü sözlerle son vermek istiyorum. Dilerim Kur’an gerçekleri ile buluşan, böylece Allah ile aldatılamayan, Allah’ın azınlık halis kulları arasında oluruz. “HAKKINI BİLMEYEN İNSAN, BAŞKASININ ÇİZDİĞİ SINIRLARIN İÇİNDE YAŞAMAYA MAHKÛMDUR.” “BİR ÜLKENİN GELECEĞİ, O ÜLKE İNSANLARININ HAK VE HUKUKU NE KADAR KAVRADIĞINA BAĞLIDIR.” “HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR.” “ZULÜM, HAKKIN BİLİNMEDİĞİ VE SAVUNULMADIĞI YERDE YEŞERİR.” “HAKSIZLIĞA SAPIP BÜTÜN İNSANLARIN SENİ TAKİP ETMESİNDENSE, ADALETLE TEK BAŞINA KALMAN DAHA İYİDİR.” “BİR TOPLUMUN GELİŞMİŞLİK DÜZEYİ, VATANDAŞLARININ HAKLARINI NE KADAR BİLDİĞİ İLE ÖLÇÜLÜR.” “BİLGİSİZ KÖLELER HER ZAMAN BİR EFENDİ ARAR; BİLİNÇLİ İNSANLAR İSE ADALETİ.” Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
"Bir kalem darbesiyle İsviçre'yi ekonomisi hakkında endişelenen bir ülkeye dönüştürebilirim. Tek yapmam gereken onlara saatlerini ya da ürünlerini istemediğimi söylemek; o zaman büyük bir endişeye kapılırlardı... Neyse ki iyi bir insanım." Trump bugün; devasa bir finans sektörü, ilaç endüstrisi, hassas üretim kapasitesi ve küresel ihracat hacmine sahip olan İsviçre'yi tehdit etti ve Amerikalıların İsviçre saatleri almayı bırakması halinde ülkenin çökeceğini öne sürdü. Bu dengesiz adam, birbiri ardına saçmalıklar savururken ülkeleri tehdit etmekten geri durmuyor; böylesi birinin bir ülkeye başkan olabilmesi gerçekten inanılır gibi değil.- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Fenerbahçe Medicana Kadın Voleybol Takımı Direktörü Pelin Çelik oldu. 2006-2008 yıllarında Çubuklu formayı başarıyla terleten Pelin Çelik, 2021 Eylül–2025 Eylül tarihleri arasında kadın voleybol takımımızda menajerlik görevini üstlendi. 2017 yılından bu yana ise Türkiye Voleybol Federasyonu bünyesinde A Milli Kadın Voleybol Takımımızın menajerliğini sürdüren Pelin Çelik, Filenin Sultanları’nın elde ettiği başarılarda önemli pay sahibi oldu. Pelin Çelik, Kadın Voleybol Takımımızın Menajeri olarak görev aldığı 4 yıllık sürede 2 Sultanlar Ligi, 2 Kupa Voley, 2 de Şampiyonlar Kupası Şampiyonlukları yaşadı. 22 yıllık başarılı sporculuk kariyerinde 276 kez Ay-Yıldızlı formayı giyen Çelik, kulübümüzde forma giydiği iki sezonda da Türkiye Ligi’nin “En İyi Pasörü” ödülüne layık görüldü. Pelin Çelik’e Fenerbahçe Medicana Kadın Voleybol Takımıyla birlikte nice başarılara imza atmasını diliyoruz.- En Son Kadın Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Kızlarımız 13-14. lük maçında İsveç'i 80-77 yendi- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Türkiye: 77 - İtalya: 69 FIBA U16 EuroBasket 2026 | Grup Aşaması- Jeffrey Epstein'le ilgili bütün haberler Buraya - Donald Trump - Bill Clinton - Elon Musk - ve Diğerleri
Gazeteci: "Sayın Başkan, Epstein dosyalarını açıklaması için neden Kongre'yi bekliyorsunuz? Neden hemen şimdi yapmıyorsunuz?" Trump: "Biliyor musunuz, beni rahatsız eden soru değil, sizin tavrınız. Bence berbat bir muhabirsiniz. Soruları soruş biçiminiz sorunlu. Son derece saygın bir adama hitap ederek söze başlıyor, sonra da ona korkunç, saygısız ve düpedüz berbat bir soru yöneltiyorsunuz. Aynı soruyu nazikçe de sorabilirdiniz. Hepsi galeyana gelmiş durumda; ABC'den birileri onları yönlendiriyor, zihinlerini bulandırıyor... Siz berbat bir insan ve berbat bir muhabirsiniz. Epstein dosyalarına gelince; benim Jeffrey Epstein ile hiçbir ilgim yok..." Trump, dosyaları neden açıklamayacağını söylemek yerine, bizi çoktan alıştırdığı o uzun laf kalabalıklarından birine başvuruyor. Sorunun tonuna, görgü kurallarına, ABC kanalına ve gazetecinin mesleki niteliğine değiniyor. Hatta sanki kendisi için çalışıyormuşçasına kadını "saygısız" olmakla itham ediyor. Sonunda, kimsenin onu yönlendirmediği bir noktaya gelip "Benim Jeffrey Epstein ile hiçbir ilgim yok" cümlesini patlatıyor. Kadın ona bunu sormamıştı ki. Trump, sırf bir cevap verebilmek adına hayali bir soru uydurmak zorunda kalmıştı. Üstelik bu sahne, diğer gazetecilere de bir mesaj niteliği taşıyor. Trump, sıradaki soruya zemin hazırlıyor. Hakaretler, haber alma imkanının elden alınması, davalar ve yayın kuruluşuna yönelik tehditler; sınırların ne kadar zorlanabileceğini gösteriyor. Eğer sıradaki muhabir ağzını açmadan önce ortamın havasını tartarsa, strateji çoktan işe yaramış demektir. Dosyalar ise elbette kapalı kalmaya devam ediyor. Trump tüm basını hedef alıyor ancak kadınlara karşı genellikle daha kişisel bir aşağılama yolunu seçiyor. Onların vücutlarını, yüzlerini, seslerini, tavırlarını ve hatta gülümseyip gülümsemediklerini sorguluyor. Zorba, kime karşı sert davranacağını her zaman dikkatle seçer. Tanrım, ne büyük bir yozlaşma. Sert görünmeye çalışan ama bir bardağı tutup 'O' şekli bile yapamayan başkanlar, valiler ve belediye başkanları...- Amerika Kıtası (Güney ve Kuzey) Liglerinden Bütün Haberler
Dün gece Brezilya Serie A'da Chapecoense deplasmanında gol atan bir Coritiba oyuncusu, gol sevincini yaşamak için reklam panosunun üzerinden atladı ancak bir çukura düşerek sakatlandı… Üstelik tüm bunların ardından gol de geçersiz sayıldı…- En Son Moda ve Güzellik Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Aynı güzellik ürünlerinin, binlerce farklı marka tarafından satılmak üzere tek bir üretici tarafından nasıl seri olarak üretildiği.- Audi Araba Modelleri Hakkında Her Şey Buraya
Audi yine yapmış yapacağını:- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
#VNL2026 Gelecek Yolda ve Hazırlar İlk sahneye çıkışlarından unutulmaz anlara; işte bu yılki #VNL'de mücadele eden en genç oyuncular. Yeni isimler. Yeni yüzler. Yeni nesil şimdiden ses getiriyor.- Otonom Araçlar Hakkında Bütün haberler
Genel BakışDallas'ın Oak Lawn mahallesinde, Maple Avenue üzerinde (Lucas Drive yakınlarında) ölümlü bir araç-yaya kazası meydana geldi. Önemli Detaylarİlk Çarpışma: Yaya geçidi dışından yola giren adama, güney yönünde ilerleyen bir SUV çarptı. Sürücüsüz Araçla İkinci Çarpışma: SUV'un çarpma şiddetiyle yaya yaklaşık 10 metre (30 fit) öteye, karşı kuzey şeridine fırladı. Fırlayan adam, o sırada şeritte ilerleyen yolcusuz bir Waymo sürücüsüz aracının sol arka kısmına çarptı. Sürücüsüz Aracın Tepkisi: Güvenlik kamerası görüntüleri ve araç verileri, Waymo'nun tehlikeyi algılayıp hızını ciddi oranda düşürdüğünü (yaklaşık 8 km/s seviyesine) ve çarpışmanın hemen ardından tamamen durduğunu gösterdi. Sonuç: Hastaneye kaldırılan adam, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Soruşturma ve Resmi AçıklamalarPolis Soruşturması: SUV sürücüsü olay yerinde kalarak güvenlik güçleriyle iş birliği yaptı. Dallas Polis Departmanı'nın ön incelemelerine göre olayın bir trafik kazası vakası olarak değerlendirildiği ve sürücüye yönelik herhangi bir cezai suçlama beklenmediği bildirildi. Waymo'nun Açıklaması: Waymo, sürücüsüz araçlarından birinin kazaya karıştığını doğrulayarak hayatını kaybeden kişinin ailesine derin taziyelerini iletti. Şirket, yerel acil durum ekipleri ve soruşturmacılarla aktif iş birliği içinde olduklarını belirtti.- En Son Kadın Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
WNBA'deki trans tartışmalarının ardından Sophie Cunningham "beyaz ayrıcalığı" ile suçlandı Chicago Sky oyuncusu DiJonai Carrington, Indiana Fever'a karşı oynanan Cumartesi günkü WNBA maçında, rakip oyuncu Sophie Cunningham'a yaptığı sert faul nedeniyle oyundan atılmasının hemen ardından sosyal medyada tepkisini dile getirdi. Carrington, hızlı hücum sırasında turnikeye gitmeye çalışan Cunningham'ın başına vurduğu için "Flagrant 2" (ağır sportmenlik dışı) faul cezası aldı ve oyundan ihraç edildi. İlk çeyreğin bitimine yaklaşık iki dakika kala, potaya yönelen Cunningham'ı takip eden Carrington, sol koluyla rakibinin yüzüne vurarak yere düşmesine neden oldu. Yakın zamanda trans sporcuların kadın sporlarına dahil edilmesiyle ilgili bir tartışma başlatan Fever yıldızı Cunningham, aldığı darbeye rağmen turnikeyi başarıyla tamamladı; ardından hızla ayağa kalkıp Carrington'ın üzerine yürüdü ve takım arkadaşları araya girip onu uzaklaştırmadan önce rakibine hamle yaptı. Bu olay, WNBA'deki trans tartışmaları sürerken JD Vance'in Sophie Cunningham'a yönelik bir mesaj yayınlamasının hemen ardından gerçekleşti. Başlangıçta daha hafif bir faul olarak değerlendirilen pozisyon, yapılan hızlı incelemenin ardından daha ağır bir ihlal olarak yeniden sınıflandırıldı; böylece Carrington "Flagrant 2" faulü aldı ve oyundan atıldı. Sahadan ayrılırken Sky oyuncusu hemen Threads adlı sosyal medya platformuna girerek şu paylaşımı yaptı: "BEYAZ AYRICALIĞI @IndianaFever." Olay, Cunningham'ın trans sporcular ve kadın sporlarının korunması üzerine devam eden kültürel ve hukuki tartışmaların merkezinde yer aldığı bir dönemde yaşandı. Cunningham, yakın tarihli bir ESPN röportajında, trans kızların ve kadınların her seviyedeki kız ve kadın spor müsabakalarına katılmasının yasaklanmasını desteklediğini ifade etmişti. Bu açıklamalar geniş çaplı tartışmalara yol açtı; Seattle ve Portland'daki WNBA salonlarının dışında bazı destekçileri Cunningham'ın yanında yer alırken, aralarında mevcut WNBA oyuncularının da bulunduğu diğerleri Fever oyuncusunun ifadelerini eleştirdi. Cunningham, gelen tepkilere rağmen —ki bu tepkiler artık ana akım siyasi tartışmaların da bir parçası haline geldi— ilk görüşünün arkasında durdu ve hatta bu duruşunu daha da pekiştirdi. Cumartesi günü yaşanan olayda Carrington'ın hareketlerinin Cunningham'a yönelik hisleriyle doğrudan bağlantılı olup olmadığı belirsizliğini korusa da, faulün şiddeti ve sonrasındaki sosyal medya paylaşımları göz önüne alındığında, pozisyonun duygusal bir tepkiyle gerçekleştiği izlenimi doğdu. Bu, bu yıl bir Fever yıldızına karşı yapılan ilk sert faul değil. Haziran ayında, Phoenix Mercury oyuncusu Alyssa Thomas, sahipsiz bir top mücadelesi sırasında Indiana'nın oyun kurucusu Caitlin Clark'ın boğazına yumruk atmasının ardından geriye dönük olarak bir maç men cezası almıştı. Clark ve Cunningham bu sezon kendilerini birçok tartışmanın odağında buldular; sahaya her adım attıklarında veya bir mikrofona her yaklaştıklarında medyanın tüm ilgisi bu Fever ikilisinin üzerinde toplandığı için, söz konusu olayların azalacağına dair de herhangi bir işaret görünmüyor. Sky ve Fever 23 Ağustos'ta yeniden karşı karşıya gelecek; Carrington da X hesabında gülümseyen yüz emojisiyle birlikte "8/23" paylaşımını yaparak bu tarihe dikkat çekti. Cumartesi günü Cunningham ile Carrington arasında yaşanan gerginlikten önce, Sky ile olan rekabetle en çok ilişkilendirilen oyuncu Clark'tı. Haziran 2024'te, Clark'ın çaylak sezonundaki ilk maçlarından birinde, o dönem Chicago forması giyen oyun kurucu Chennedy Carter, omzuyla sert bir müdahalede bulunarak Clark'ı yere düşürmüştü. Clark ayrıca, eski Sky forveti Angel Reese ile süregelen rekabetiyle de tanınıyor; ancak ikili, bu yılın ilerleyen dönemlerinde FIBA Dünya Kupası'nda ABD Milli Takımı çatısı altında takım arkadaşı olarak aralarındaki anlaşmazlıkları bir kenara bırakmaya hazırlanıyor. Kaynak: IS- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Volleyball bugün çok güzel bir tweet attı ve Game of Throne'a atıfta bulundu Sezon finaline kim hazır? Türkiye ve Polonya, sezonu zirvede tamamlamanın nasıl bir his olduğunu çok iyi biliyor. - İngilizce hakkında bilmeniz gereken her şey
Önemli Bilgiler
Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.