Bütün Eylemler
- Bugün
-
Kur’an’da Allah Zekâtı, Malımızdan Mı Yoksa Kazancımızdan Mı Vermemizi Emrediyor.
Bu makalemde sizleri, Kur’an’da geçen zekât, sadaka konusu üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum. Bizler her konuda olduğu gibi zekât, sadaka konusunu da genellikle mezheplerin bizlere öğrettiği bilgiler ışığında anlamaya çalışırız. Zekât kelime anlamı olarak arınmak, temizlenmek, bereket anlamlarına gelir. Hatta Bakara suresi 261. Ayetinde Allah, zekât ve sadaka vermeyi teşvik için başak tanesine benzetir ve bakın nasıl örnek verir. “ALLAH YOLUNDA MALLARINI HARCAYANLARIN DURUMU, KENDİSİNDEN YEDİ BAŞAK ÇIKAN VE HER BAŞAKTA YÜZ TANE BULUNAN BİR BUĞDAY TOHUMUNA BENZER.“ Diyerek Müslümanları zekâta, sadakaya teşvik eder. Bunu daha da ileri götürüp, Bakara 245. Ayetinde bakın nasıl bir örnek verir “KİMDİR ALLAH’A GÜZEL BİR BORÇ VERECEK O KİMSE Kİ, ALLAH’TA O BORCU KENDİSİNE KAT KAT ÖDESİN” Bakın Rabbimiz Allah’ın rızasını kazanmak için, gelirinden ihtiyacı olanlara vermeyi dağıtmayı, infak etmeyi Allah’a verilen bir borç olarak görüyor ve diyor ki, Allah’ın huzuruna geldiğinizde bunun kat kat fazlasını alırsınız. Peki, bunu insanlar gönüllü mü veriyorlar? Yoksa günümüzde mezheplerin topluma öğrettiği gibi, zekât vereceksen şu malından bu kadar, bu malından şu kadar vereceksin diye bir sınır var mı? KUR’AN’DA BÖYLE BİR LİSTEYİ, BU DÜNYADA İMTİHAN OLMANIN GEREĞİ OLARAK ASLA BULAMAZSINIZ, ama mezheplerin zekât konusuna yaptığı ilaveleri okuduğunuzda, inanılmaz bir liste görebilirsiniz. Kur’an’ın bahsetmediği hiçbir hükmün, dinin emri olamayacağından yola çıkarak, bizler bu konuda Allah ne emrediyor, bizlere öğretilen rivayetlerin etkisinde kalmadan, onu Kur’an’dan birlikte anlamaya çalışalım. Sizce vereceğimiz zekâtı, edindiğimiz mallardan mı vermemiz gerekir, örneğin evimizin zekâtı, arabamızın zekâtı kadının taktığı takı altının zekâtı gibi. Böyle olduğunu düşenlerin Kur’an’dan verdiği örneğe önce bakalım. Bu örnek daha sonra yazacağım ayetlerden çok farklı, lütfen üzerinde dikkatle düşünelim. Tevbe 103: ONLARI ARINDIRMAK VE TEMİZE ÇIKARMAK ÜZERE, MALLARINDAN SADAKA AL! BİR DE ONLAR İÇİN DUA ET; ÇÜNKÜ SENİN DUAN ONLARA HUZUR VERİR. ALLAH HER ŞEYİ ÇOK İYİ İŞİTMEKTE VE BİLMEKTEDİR. (Kur’an yolu Diyanet işl.) Bakın ayette Allah Resulüne bir emir veriyor ve diyor ki, iman eden kullarımdan, onları arındırmak ve temizlemek için onların MALLARINDAN SADAKA AL. Aslında bu ayet zekât ve sadaka konulu diğer ayetlerden çok daha farklı. Allah’ın Resulü neden toplayacak? Çünkü diğer zekât ve sadaka konulu ayetlerde hiç kimsenin toplamasından bahsedilmediği gibi, herhangi bir sınırda konmamıştır, mecburiyet te yoktur. Onun için zekât Allah tarafından teşvik edilir, makalemin ilk bölümünde örneklerini vermiştim. Bu ayette de mallarınızdan sadaka al sözünden, GELİR GETİREN MALLARININ KAZANDIKLARINDAN AL DİYE ANLAMALIYIZ. YOKSA GELİR GETİRMEYEN BİR MALIN NERESİNDEN ALACAKSIN. ÖYLE OLSA O MAL SÜREKLİ EKSİLİR. Şöyle düşünün lütfen, bir kadın kolundaki bileziğin zekâtını vermelidir dersek, o bilezikler gelir getirmeyip kadının garantisi olduğundan, sürekli azalır. Sizce Resulün topladığı bu sadaka ne olabilir? Bakın ayette zekât topla demiyor, sadaka topla diyor. Zekât ve sadaka aslında farklı anlamda değildir, her ikisi de Allah’ın rızasını kazanmak için olmayanlara vermek infak etmektir. DEMEK Kİ AYETTE GEÇEN SADAKALARIN ÖZELLİKLE TOPLANMASINI RESULÜNDEN İSTİYORSA ALLAH, BU SADAKALAR DEVLETİ YÖNETEN RESULÜN İHTİYAÇ DUYDUĞUNDA, HEM DEVLETİ YÖNETMEK HEMDE İHTİYACI OLANLARA VERMEK İÇİN TOPLANAN, VERGİDEN BAŞKA BİR ŞEY OLAMAZ. Dikkat ettiyseniz özelikle MALLARINDAN ALINMASINI, YANİ HER AİLENİN ZENGİNLİĞİNE GÖRE AYRI BELİRLENEREK tespit edilmesini ve öyle alınması emri veriliyor. Bu ayet sanırım yanlış anlaşıldığından, zekâtın yılda bir kez mallarından verileceği, mezhepler tarafından topluma kabul ettirilmiş olabilir. Çünkü Zekât, her zaman verilmesi gereken emirdir. Ama Resulün devletin ihtiyacı olduğunda topladığı ve herkesin malının ölçüsü değerinde alınan bu sadakanın, verginin yılda bir ya da gerektiğinde toplanması çok normaldir. Bu durumda Kur’an’ın diğer ayetlerinde geçen zekât ile hiçbir ilgisi olmadığını görüyoruz. Sadaka konusunda geçen bir ayeti daha hatırlayalım. “SADAKALAR, ALLAH’TAN BİR YÜKÜMLÜLÜK OLARAK, YOKSULLARA, DÜŞKÜNLERE, BU KONUDA ÇALIŞAN GÖREVLİLERE, SEMPATİZANLARA, KÖLELERİN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN, BORÇLULARA, ALLAH YOLUNA VE YOLDA KALMIŞLARA VERİLMELİ. ALLAH BİLENDİR, BİLGEDİR. (Tevbe 60) Bakın yine burada, sadaka konusuna açıklama getiriyor ve Allah’tan bir yükümlülük olarak yoksullara, düşkünlere ve SADAKA TOPLAMAKLA GÖREVLİ OLAN KİŞİLERE VERİLECEĞİNİ BİLDİRİYOR. Bu iki ayeti birlikte düşündüğümüzde, Allah’ın Resulünün o devrin koşullarına göre tespit edip, malları oranında belirlediği bir vergiden bahsediliyor dememiz yanlış olmaz. Enam suresi 141. Ayetinde şöyle geçer. “Çardaklı ve çardaksız bahçeler meydana getiren, tatları birbirinden farklı hurmalar ve ekinler, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytinler ve narlar yaratan O’dur. Ürün verdiğinde ürününden yiyin ve hasat gününde de hakkını verin.” Bu ayette geçen hasat gününde hakkını verin sözlerinden, bakın ayette malınızdan yoksulun hakkını verin diye anlamışlar. Hâlbuki bu ayette bahsedilen kazancınızdan olmayana hayır olarak verin anlamındadır. Dikkat ettiyseniz hiç kimse sizden almıyor ve siz herhangi bir ölçüyle değil, gönlünüzden kopanı veriyorsunuz. Aynı uyarılar İsra 26, Rum 38. Ayetler. Zariyat suresi 19. Ayetinde şöyle geçer. “ONLARIN MALLARINDA İSTEYEN VE İSTEMEYEN YOKSULLAR İÇİN BİR HAK VARDI.” Mal kelimesi, gelir getiren her şeye denir. Rabbimiz bu ayetinde de çok açık mallarınızın kazancından, yoksulunda bir payı vardı onu unutmayın diyor. Hatırlatmak isterim, asla hiçbir ölçü ve sınır koymadan özgürce insanların imtihanı gereği kendilerinin vermesini istiyor. Tevbe 103. Ayetinde ise Allah, Resulünün bizzat mallarının kazancından al diyor. Mallarından al demekle aslında şunu söylüyor. Kazançlarının ölçüsü oranında al. Bu konu, Tevbe suresi 60. Ayette de tekrar ediliyor. Allah’ın Resulünün mallarından sadaka al ayetinden, o gün benim söylediğim şekliyle anlaşılmış ki, bakın rivayetlerde bu konu nasıl gerçekleştirildiği anlatılır. Ölçüyü o günün şartlarında konulduğu anlaşılıyor. 6516 – Hz. Cabir İbnu Abdillah radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “BEŞ DEVEDEN AŞAĞI MAL İÇİN ZEKÂT YOKTUR. Beş okiyyeden az (gümüş için de) zekât yoktur. Beş vask miktarından az olan (hurma, üzüm ve hububat) için de zekât yoktur.” 6521 – Amr İbnu Şu’ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam, (yerden çıkan mahsullerden) şu beş şeyden zekât verilmesini teşri buyurdu: “BUĞDAY, ARPA, HURMA, ÜZÜM VE DARI.” 6514 – İbnu Ömer ve Hz. Aişe radıyallahu anhüma’nın anlattığına göre: “Resulullah aleyhissalatu vesselam, HER YİRMİ DİNAR VE DAHA FAZLASI İÇİN YARIM DİNAR (ZEKÂT) ALIRDI, KIRK DİNAR İÇİN DE BİR DİNAR (ZEKÂT) ALIRDI. Sizlerinde çok açık anladığınız gibi, Allah’ın Resulü, devleti yönetirken ihtiyaçları görebilmek için, gelirleri ölçüsünce onlardan VERGİ TOLUYOR. Gelelim Kur’an’da geçen zekât, infak konusuna. Ayetler üzerinde dikkatle düşünelim, Allah zekât ve sadaka yani Allah yolunda yapacağımız hayırlarımızda herhangi bir ölçü sınır koymuş mu, BİZLERE BIRAKIP KAZANCIMIZDAN MI YOKSA DAHA ÖNCE EDİNDİĞİMİZ MAL VE MÜLKÜMÜZ ÜZERİNDEN Mİ ZEKÂT VERECEĞİZ ona bakalım. EY İMAN EDENLER! KAZANDIKLARINIZIN İYİLERİNDEN VE YERDEN SİZİN İÇİN ÇIKARDIKLARIMIZDAN ALLAH YOLUNDA HARCAYIN. KENDİNİZİN GÖZ YUMMADAN ALICISI OLMAYACAĞINIZ BAYAĞI ŞEYLERİ VERMEYE KALKIŞMAYIN VE BİLİN Kİ ALLAH, HER BAKIMDAN ZENGİNDİR, ÖVÜLMEYE LÂYIKTIR. (Bakara 267) “YİNE SANA İYİLİK YOLUNDA NE HARCAYACAKLARINI SORUYORLAR. “İHTİYAÇ FAZLASINI” DE. ALLAH, DÜŞÜNESİNİZ DİYE SİZE ÂYETLERİNİ BÖYLE AÇIKLIYOR.” (BAKARA 219) “SALÂTI YERİNE GETİRİN, ZEKÂTI GERÇEKLEŞTİRİN; KENDİNİZ İÇİN HAYIR OLARAK NE SUNMUŞSANIZ ALLAH KATINDA ONU BULACAKSINIZ. ALLAH, YAPTIKLARINIZI GÖRENDİR.” (Bakara 110) “SANA ALLAH YOLUNDA NE HARCAYACAKLARINI SORUYORLAR. DE Kİ: “HAYIR OLARAK NE HARCARSANIZ O, ANA-BABA, AKRABA, YETİMLER, FAKİRLER VE YOLDA KALMIŞLAR İÇİNDİR. HAYIR OLARAK NE YAPARSANIZ, GERÇEKTEN ALLAH ONU HAKKIYLA BİLİR.” (Bakara 215) “ONLAR, SALATI İKÂME EDEN VE KENDİLERİNE RIZIK OLARAK VERDİĞİMİZ ŞEYLERDEN İNFAK EDENLERDİR.” (Enfal 3) “EY İMAN EDENLER! HİÇBİR ALIŞVERİŞİN, HİÇBİR DOSTLUĞUN VE HİÇBİR ŞEFAATİN OLMADIĞI KIYAMET GÜNÜ GELMEDEN ÖNCE, SİZE RIZIK OLARAK VERDİKLERİMİZDEN ALLAH YOLUNDA HARCAYIN. İNKÂR EDENLER İSE ZALİMLERİN TA KENDİLERİDİR.” (Bakara 254) “ONLAR RABLERİNİN RIZASINI İSTEYEREK SABREDEN, SALATI YERİNE GETİREN, KENDİLERİNE RIZIK OLARAK VERDİĞİMİZ ŞEYLERDEN GİZLİ VE AÇIK OLARAK (ALLAH YOLUNDA) İNFAK EDEN (VEREN) VE KÖTÜLÜĞÜ İYİLİKLE SAVAN KİŞİLERDİR. İŞTE ONLAR VAR YA, (DÜNYA) YURDUNUN (GÜZEL) SONU SADECE ONLARINDIR.” (Rad 22) Allah yolunda bizlerin, neler harcayacağımızı nasıl zekât verip infakta bulunacağımızı, ayetlerinde çok açık bildiriyor. Makalemin başında Tevbe suresi 103. Ayetinde, Allah’ın Resulünün bizzat topladığı ve MALLARININ ÖLÇÜ kabul edilip belirlendiği bir sadakadan bahsediliyordu. Yazdığım zekât, infak konulu ayetlerin tamamında ise çok farklı bir zekâttan bahsediliyor. MALLARINDAN DEĞİL, KAZANDIKLARINDAN ZEKÂT VERİLMESİ İSTENİYOR. Mantıkta zaten onu gerektirir. Malın vardır ama gelir getirmiyordur, onun zekâtı mı olur? Gelir getiren bir malın olacak ki, ondan kazandığının zekâtını, Allah yoluna harayacaksın. Ayetleri hatırlayalım. “KAZANDIKLARINIZIN İYİLERİNDEN VE YERDEN SİZİN İÇİN ÇIKARDIKLARIMIZDAN, ALLAH YOLUNDA HARCAYIN.(Bakara 267) “İHTİYAÇ FAZLASINI VERİN” (Bakara 219) “KENDİNİZ İÇİN HAYIR OLARAK NE SUNMUŞSANIZ, ALLAH KATINDA ONU BULACAKSINIZ.” (Bakara 110) “SANA ALLAH YOLUNDA NE HARCAYACAKLARINI SORUYORLAR. DE Kİ: “HAYIR OLARAK NE HARCARSANIZ O.” (Bakara 215) “KENDİLERİNE RIZIK OLARAK VERDİĞİMİZ ŞEYLERDEN İNFAK EDENLERDİR.” (Enfal 3) “SİZE RIZIK OLARAK VERDİKLERİMİZDEN ALLAH YOLUNDA HARCAYIN.” (Bakara 254) “KENDİLERİNE RIZIK OLARAK VERDİĞİMİZ ŞEYLERDEN GİZLİ VE AÇIK OLARAK İNFAK EDİN.” (Rad 22) Dikkat ettiyseniz, Allah yolunda harcayacaklarımız yani zekât ve sadakalarımızı verirken bizler, gönüllük esasına göre vereceğimizi ve verdiğimiz zekât sadakalarımızı da, kazancımızdan vermemiz gerektiği, çok açık anlaşılıyor. Bakara 215. Ayet Allah yolunda harcayacaklarımın nasıl gönüllü olduğunu açıklıyordu tekrar hatırlayalım. “SANA ALLAH YOLUNDA NE HARCAYACAKLARINI SORUYORLAR. DE Kİ: “HAYIR OLARAK NE HARCARSANIZ O.” Değerli dostlarım, Kur’an hükümlerini doğru anlayabilmek için, hiç bir etki altında kalmadan, bizler gereken çabayı gösterip doğru araştıralım. Elbette bizlerde insanız hata yapabiliriz, ama çabalarımız nispetinde inanın bir gün yanlışlarımızı fark edip, düzelteceğimizi lütfen unutmayalım. Bu çabayı göstermediğimizde ise, hiçbir zaman yanlışlarımızı fark etme imkânımız olmayacağını da bilelim. Bunu da doğru yapabilmek için, her zaman söylediğim gibi, önce kafamızdaki yanlış, batıl hurafe bilgilerden kurtulalım, tertemiz düşüncelerimizle Kur’an’ı okuyup anlamaya çalışalım ki, gerçeklerle buluşabilelim. Dilerim bu çabanın içinde olan, Allah’ın azınlık halis kulları arasında oluruz. Çok güzel bir ata sözümüz vardır. NE VERiRSEN ELİNLE, O GELİR SENİNLE. Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK https://kuranadavet1.wordpress.com/ https://twitter.com/KURANA_DAVET http://www.hakyolkuran.com/ https://www.facebook.com/Kuranadavet1/ https://hakyolkuran1.blogspot.com/
-
Aynı anda iki erkekten hamile kalan kadının hikayesi bilim insanlarını şaşırttı
Kolombiya'da bir kadın ikiz çocukları için babalık testi yaptırdı. İkizlerin annesi aynıydı ancak babaları farklıydı. Nadir görülen bu olaya "heteropaternal süperfekondasyon" deniyor ve bilimsel literatürde kayıt altına alınmış yalnızca 20 vaka bulunuyor.Habere Gitmek için Tıklayın
-
Kolesterol beslenmeyle nasıl düşürülür?
Yüksek kolesterol yaygın bir sağlık sorunu. Peki, beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmek kolesterol seviyenizi düşürmeye nasıl yardımcı olabilir? Habere Gitmek için Tıklayın
-
Malakka Boğazı: Küresel ticaretin bir diğer ana arteri neden kaygı yaratıyor?
Dünyanın en kritik su yollarından Hürmüz Boğazı'nda abluka sürerken, küresel ticaret için hayati önem taşıyan bir başka geçiş de küresel düzeyde ilgi odağı haline gelmeye başladı.Habere Gitmek için Tıklayın
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
CEV ZEREN GROUP ŞAMPİYONLAR LİGİ’NDE TÜRK FİNALİ! Temsilcilerimizden tarihi geceye imza atarak CEV Zeren Group Şampiyonlar Ligi Kupası Türkiye’de kalıyor! Günün ilk maçında 2-0 geriden gelerek 3-2 kazanan VakıfBank ilk olarak adını finale yazdıyor! Ardından diğer temsilcimiz Eczacıbaşı Dynavit 3-2’lik skor ile finalin adını Türk Finali olarak belirliyor!
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Bu akşam oynanan NBA Playoff maçları Philadelphia 76ers: 109 - Boston Celtics: 110 Seride durum 4-3 76ers oldu. Doğu yakasında Philadelphia 76ers yarı finale yükseldi.
-
DİREKSİYONDA YAPAY ZEKA DEVRİMİ: VOLVO VE GEMINI EL ELE GELECEĞİ SÜRÜYOR!
Google, Milyonlarca Otomobilde Google Asistan'ın Yerine Gemini'yi Getirdi Google, bu hafta Google Asistan'ın yerini alan ve navigasyon, mesajlar, müzik ve araç ayarlarını eller serbest olarak yöneten daha konuşma odaklı bir yapay zeka olan Gemini'yi Google entegre edilmiş otomobillere sunmaya başladı. Değişim: Doğal Konuşma Katı Komutların Yerini Alıyor - Sürücüler, tam komutları ezberlemek yerine doğal bir şekilde konuşabilirler. Güzergah üzerindeki bir restoranı sorabilir, park yeri hakkında bilgi alabilir veya ilerideki stadyumun yakınındaki trafiği kontrol edebilirler. Mesajlar, Müzik ve Ayarlar Kapsanıyor - Gemini, metinleri özetliyor, bağlamla yanıt veriyor, ruh haline veya döneme göre müzik isteklerini karşılıyor ve tek bir konuşma isteğiyle sıcaklığı veya buz çözmeyi ayarlıyor. Araca Özel Yanıtlar Dahili Olarak Mevcut - Gemini, üreticinin kullanım kılavuzlarından modele özel yanıtlar alıyor. Elektrikli araç sürücüleri, varışta pil seviyesini, menzili kontrol edebilir ve yakındaki kafelerin bulunduğu şarj istasyonlarını bulabilirler. Gemini Live'a Beyin Fırtınası Modu Eklendi - Beta sürümündeki Gemini Live modu, sürüş sırasında serbest akışlı konuşmalara olanak tanır. Varış noktanız hakkında soru sorun, aktiviteler planlayın veya fikirler üretin. Gmail ve Takvim entegrasyonları yakında geliyor. Uygulama, ABD'de İngilizce olarak kullanıma sunulacak ve mevcut araçlara yazılım güncellemesiyle gelecek. General Motors, Gemini'yi 2022 model yılından itibaren yaklaşık 4 milyon araca getiriyor.
-
Beyaz Saray Muhabirleri Yemeği'ndeki güvenlik olayının ardından Trump tahliye edildi; herhangi bir yaralanma belirtisi yok
Güvenlik kamerası görüntülerinde muhabirler yemeğinin şüphelisinin otelde dolaştığı ve güvenlik görevlilerini atlattığı görülüyor.
-
Z kuşağı ve X Kuşağı Hakkında Her Şey Buraya
Z Kuşağı, hayatı devasa bir gelir akışları listesine dönüştürerek 6 haneli rakamlara yaklaşan borçlarla mücadele ediyor ve 'disillusionomics' (hayal kırıklığı ekonomisi) ile ekonomiye başkaldırıyor. Bir nesil, asla gerçekleşmeyen ekonomik vaatlerle büyütüldüğünde ne olur? Z Kuşağı mensupları, bu işin sonunun nereye vardığını kendilerinden büyük kardeşleri olan Y Kuşağına sormak isteyebilirler; zira 2008 Büyük Resesyonu —ve bunu izleyen “işsiz toparlanma” süreci— ardında, yıkılan hayaller bırakmasa bile, milyonlarca insanın değişen yaşamlarını bıraktı. Ancak en yaşlı Z Kuşağı mensupları 30 yaş sınırına yaklaşırken, bir finansal rejim değişikliği sırasında doğmuş bir neslin ekonomik alışkanlıkları, o değişikliği bizzat yaşamış olan neslinkinden giderek daha farklı görünmeye başlıyor. “Zoomer”lar, aynı zamanda “kıyamet harcamacıları” (doom spenders) olarak da anılıyor; konser biletlerine veya yurt dışı seyahatlerine yüzlerce dolar harcayarak, 2021 yılında “meme hisseleri” çılgınlığının ortasında ortaya çıkan “YOLO ekonomisini” pekiştiriyorlar. Z Kuşağı mensuplarının ortalama kişisel borcu 94.101 dolar seviyesinde; bu rakam, diğer tüm nesiller arasında en yüksek seviye olup, Y Kuşağının (59.181 dolar) ve X Kuşağının (53.255 dolar) borç ortalamalarının çok üzerindedir. Bu durum, kolayca gençliğin finansal yönetim beceriksizliği olarak geçiştirilebilir; ancak bir bütün olarak ele alındığında, Z Kuşağının ekonomiye bakış açısı, hem yerleşik kabullerin reddedilmesi hem de her şeyin metalaştırılmasının derin ve neredeyse bilinçaltı düzeyinde içselleştirilmesi anlamına gelmektedir. Ekonomist ve yazar Alice Lassman —ki kendisi de (Britanyalı) bir Z Kuşağı mensubudur— Business Insider için kaleme aldığı yazıda; Columbia Üniversitesi’ndeki eğitim sürecinin ardından, USAID’de ekonomist olarak çalışmak üzere kendisine yapılan (sonradan geri çekilen) sözlü teklif sonrasında yaşadığı kişisel hayal kırıklığını anlattı. Lassman, Z Kuşağının ekonomik yaşama yaklaşımını “disillusionomics” (hayal kırıklığı ekonomisi) olarak adlandırıyor; ona göre bu yaklaşım, belirsiz ve kafa karıştırıcı bir finansal gelecekle başa çıkma yönteminden ibarettir. Lassman, bu teorisini Ekim 2025’te Guardian gazetesi için kaleme aldığı bir yazıda detaylandırdı ve Fortune dergisine verdiği demeçte, bu terimi bizzat kendisinin türettiğini belirtti. Lassman, “Aslında bir süredir, gözlemlediğimiz pek çok farklı Z Kuşağı eğilimini birbirine bağlayan o geniş kapsamlı eğilimi —ya da o birleştirici harcı— anlamaya çalışarak bu konu üzerine kafa yoruyordum,” dedi. İnsanların kendi nesline yönelik tutum ve algılarının büyük bir kısmının, işte bu temel ekonomik olguyla ilişkili olduğunu düşündüğünü ifade etti. Lassman, Fortune dergisine verdiği röportajda, Z Kuşağının geleneksel finansal sağduyuya yönelik bu reddiyesinin, tıpkı Y Kuşağı mensuplarında olduğu gibi, yalnızca ekonomik bir kriz döneminde yetişkinliğe adım atmış olmaktan çok daha derin bir anlam taşıdığını vurguladı. Harvard Kennedy School Siyaset Enstitüsü'ne göre, bazı üyeleri hâlâ ortaokul çağında olan bu nesil, 2008 yılında milenyum kuşağının (Y kuşağı) bulunduğu yaştan çok daha genç ve finansal gelecekleri konusunda daha şüpheci. Lassman, "Ebeveynlerinin kendilerine anlattığı ekonomik sistem, onlar için aslında aynı şekilde işlemeyecek," diye açıkladı. Onun ekonomiyle ilk tanışması, kendisi ilkokuldayken patlak veren 2008 finansal kriziyle gerçekleşmişti. "O günden bu yana durum, adeta bitmek bilmeyen bir kriz halini aldı," dedi. Lassman, Z kuşağının; ekonominin işleyişi hakkında kendilerine anlatılanlarla, bizzat deneyimledikleri gerçekler arasındaki uyumsuzluğu, genellikle fark edilenden çok daha derin bir biçimde içselleştirdiğini savundu. Lassman, "Okuldaki çocuklar ve maruz kaldıkları içerikler bağlamında, genel bir 'bir şeylerin yerine oturmadığı' hissinin hakim olduğunu düşünüyorum; sanki ebeveynlerinin kendilerine anlattığını sandıkları o ekonomik sistem, onlar için aslında aynı şekilde işlemeyecekmiş gibi," ifadelerini kullandı. Kendilerine vaat edilen geleceğe duyulan inançsızlık Ev sahibi olmak, aile kurmak ve emeklilik gibi istikrarın bilindik göstergeleri, artık ulaşılamaz hedefler gibi hissettiriyor. 16-24 yaş arası gençlerdeki işsizlik oranı, genel işsizlik oranının %4,3 olduğu geçen yıl, %10,8 seviyesine ulaştı. Z kuşağı mensuplarının üçte biri, hayatları boyunca asla bir ev sahibi olamayacaklarına inandıklarını belirtiyor; pek çoğu ise çocuk sahibi olma fikrinden vazgeçmeyi planlıyor. Lassman'a göre bu "hayal kırıklığı" (disillusionment) hali; hükümet, medya ve iş dünyası gibi kurumlara duydukları güvensizlik giderek artarken, Z kuşağının neden artık "kurallara göre oynamayı" bıraktığını açıklıyor. Girişimci Demetri Kofinas tarafından ortaya atılan ve etkili Substack yazarı Kyla Scanlon sayesinde popülerleşen "ekonomik nihilizm" kavramına atıfta bulunan Lassman, kendi geliştirdiği "hayal kırıklığı ekonomisi" (disillusionomics) teorisinin, "her şeyin metalaşma sürecinin son evresiyle" ilgili olduğunu belirtti. Airbnb'nin, evdeki boş bir odayı ek gelir kaynağına dönüştürme modelini yaygınlaştırmasından yola çıkan Lassman, Z kuşağının bu mantığı "son noktasına kadar götürdüğünü" ifade etti. Lassman'a göre bu durumun en belirgin örneği, gençlerin "ev korsanlığı" (house hacking) olarak adlandırılan; ihtiyaçlarından daha büyük bir daire kiralayıp, daireyi bölümlere ayırarak odalarını başkalarına kiraya verme alışkanlığıdır. O; gelir kaynaklarını sürekli çeşitlendirmenin yollarını arayan ve içerik üretimini bir tür pasif gelir kaynağı olarak gören bir nesil görüyor. Scanlon, Wall Street Journal’da şöyle yazdı: “Her geleneksel yol daraldığında, insanlar alternatifler aramaya başlar. Ve pratikte bu durum; riskler yüksek olsa bile, gerçek bir kazanç potansiyelinin hâlâ mümkün göründüğü o az sayıdaki alana yönelmek anlamına gelmiştir.” “İnsanlar ekonomiye bir oyun gibi davranmaya başladıklarında, bu; geleneksel kazanma yollarının artık gerçekçi hissettirmediğinin bir işaretidir.” JD Power; Z Kuşağı’nın, geleneksel kredi kartlarına kıyasla “şimdi al, sonra öde” (BNPL) hizmetlerini kullanmaya daha yatkın olduğunu ve bu durumun, hayatlarını birer metaya dönüştürürken onlara esneklik sağladığını belirtmiştir. BNPL’ye duydukları bu ilgiye rağmen Z Kuşağı; Lassman’ın teorisiyle de uyumlu bir biçimde, genel olarak daha az harcama yapıyor ve harcamalarını, kendilerinden önceki nesillere kıyasla farklı bir tarzda gerçekleştiriyor gibi görünüyor. “Biliyorsunuz, Z kuşağı çok ilginç,” diyen PwC’nin küresel perakende lideri Kelly Pedersen, Fortune dergisine verdiği demeçte, yaşlandıkça ne kadar az harcama yaptıklarına şaşırdığını ifade etti. Pedersen, Z kuşağının son tatil sezonunda bir önceki yıla göre %10 ila %12 daha az harcama yaptığını tahmin etti. “Harcamalarının bu kadar azalması oldukça önemli,” dedi. Pedersen, “Bu kuşağın, diğer tüm kuşaklardan daha fazla harcama yapması gerekirdi,” dedi, “çünkü en yüksek gelir artışına sahipler,” ancak bu gerçekleşmiyor. Bunun “oldukça şaşırtıcı” olduğunu ekleyen Pedersen, Z kuşağını yakından takip eden herkesin bunu bekleyeceğini, çünkü bu harcama yaklaşımının “bu kuşak ve bazı alışkanlıkları açısından oldukça yaygın olduğunu… genel olarak bulduğumuz şey, bu kuşağın çok, çok değer odaklı olması” olduğunu belirtti. Pedersen, “aldatma kültürü”ne veya Z kuşağının lüks mallara daha ucuz alternatiflere olan sevgisine değindi. “Eğer bu nesil oradaki değeri çok hızlı bir şekilde göremezse, çok hızlı bir şekilde kandırılacak bir şeye veya istediklerine benzeyen ama belki de daha ucuz bir şeye yöneliyorlar. Yani bu nesil için her şey değer, değer, değerle ilgili.” Başka bir deyişle, Z kuşağının hayal kırıklığı ekonomisi, lüks modanın yanılsamasının ötesine geçip bir nesneden elde edebilecekleri değeri kelimenin tam anlamıyla görmeleri anlamına geliyor. Sürdürülebilirlik ve uzun ömürlülük de Z kuşağının paralarını nasıl harcadığında büyük rol oynuyor, diye ekledi. Ekonomik nihilizm artıyor Lassman, Z kuşağının ayrıca bazı “düşmanca” tutumlar sergilediğini, kayıpları karşılayabilecek şirketlerden çalmanın haklı olduğunu düşündükleri için şahsen veya çevrimiçi olarak hırsızlığa giderek daha yatkın olduklarını söyledi. Diğerleri ise kaynaklar ve giderek daha rekabetçi hale gelen işgücü piyasası hakkında sıfır toplamlı düşünceye kapılıyor. Lassman, ayrıca yaş ve para dismorfisi yaşama olasılıklarının daha yüksek olduğunu, yani her zaman geride kalma ihtiyacı duyduklarını söyledi. Kısa ömürlü finansal trendler ve ödül kültürü ile yüksek getiri sağlayan temettü yatırımları gibi başa çıkma mekanizmaları, ekonomik kriz döneminde hayatı yönetmek için kullanılan maddi ve psikolojik "hayatta kalma stratejileridir". “İnsanlar zaman kaybettiklerini düşünüyor; bu yüzden hepimiz, hem gidişatın nereye varacağı konusunda bir tür panik içindeyiz, hem de siyasi, sosyal ve ekonomik açıdan son derece çalkantılı bir dünyada yaşıyoruz,” dedi. Ekonomik nihilizm; kimilerine göre uzun vadeli planlamayı ödüllendirmeyen bir ekonomiye karşı gösterilen bir diğer güçlü tepki oldu. Tahmin piyasaları, spor bahisleri ve kripto paralar aracılığıyla finansal süreçlerini oyunlaştıran Z Kuşağı; kendilerine hizmet ettiğine inanmadıkları bu sistemin içinde, kendilerine yeni bir hayat kurmak adına yeni fırsatlar yaratıyor. Lassman, Fortune’a verdiği demeçte, Z Kuşağı’nın ekonomik alanda sergilediği bu davranışların ne kadar farkında olduğundan bile emin olmadığını; ancak büyüyüp yetişkinliğe adım atarken 21. yüzyılı şekillendirmekte olduklarını ifade etti. “Bu davranışların büyük bir kısmı, aslında sadece bir tür tepkiden ibaret,” dedi. “Ve bu sayede, bir nevi kendi gelir akışlarını kendileri tanımlamış oluyorlar.” Kaynak: Fortune
-
En Son Magazin Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Hilary Duff’ın Northwestern Üniversitesi mezuniyet konuşması interneti ikiye böldü Hilary Duff, *The Lizzie McGuire Movie* filminde sergilediği o efsanevi mezuniyet konuşması sayesinde, mezuniyet konuşması yapma konusunda tam bir profesyonel. Bu yüzden, sıra gerçek hayatta bir konuşma yapmaya geldiğinde, yıldız isim tüm hünerlerini sergiledi ve gerçekten unutulmaz sözler sarf etti; öyle ki bu konuşma sosyal medyaya düştüğünde interneti ikiye böldü. Hilary, 29 Nisan'da Boston'daki Fenway Park'ta düzenlenen Northeastern Üniversitesi mezuniyet töreninde konuşmacı olarak kürsüye çıktı. Sahnede geçirdiği süre boyunca mezunlara, kendilerine sadık kalmaları ve karşılarına çıkan fırsatları iyice düşünmeden kabul etme konusunda temkinli davranmaları çağrısında bulundu. Törene katılan mezunlara ve ailelere hitaben, "Bir şeyin iyi bir fırsat olması veya iyi bir kazanç sağlaması, o şeyin sizin için doğru olduğu anlamına gelmez," dedi. "Dünyanın bana sunduğu şeyleri sorgusuzca kabul ederek kendi sesimi kaybediyordum; kendime gerçekten ne istediğimi sormak yerine, sadece gelenlere tepki veriyordum. Bu farkındalık, benim için tam anlamıyla bir paradigma değişimiydi." Sözlerine şöyle devam etti: "O sürekli 'evet' deme alışkanlığımı değiştirmem gerektiğini biliyordum; bu yüzden müzik yapmaya bir süre ara verdim. Bunu, tam olarak nasıl bir albüm yapmak istediğimi veya müziğim aracılığıyla ne tür hikayeler anlatmak istediğimi bilmediğim için yapmadım; aksine, tam olarak ne istediğimi çok iyi biliyordum. Ancak içten içe, o an geldiğinde bunu henüz tam anlamıyla 'sahici' bir şekilde hayata geçiremeyeceğimi hissediyordum." Hilary sözlerini şöyle tamamladı: "Bu yüzden bir seçim yaptım ve bir adım geri çekildim. Rotamı değiştirdim. Kendimi yeniden inşa ettim, içsel enerjimi tazeledim; ilişkilerime, ailemi kurmaya ve kendi işimi geliştirmeye emek verdim. O büyük ana, yani o 'doğru zamana' hazır olana dek sabırla bekledim. Fark ettim ki 'hayır' demek bir reddediş değil, aksine bir yön değişikliğiydi... İnşa ettiğim şeylerin kontrolünü yeniden elime aldım ve kendi hikayeme yeniden sahip çıktım. Ve kendi irademin, kendi eylemlilik gücümün farkına vardım. O duraklama anını yaşama imkânına sahip olduğum için minnettarım... İşin püf noktası şuydu: Enerjimin nereye akacağını başkalarının seçmesine izin vermek yerine, bu seçimi bizzat kendim yapıyordum. Durup soluklanmayı ve bugüne dek katettiğiniz o uzun yolu, geldiğiniz noktayı takdir etmeyi asla unutmayın." En sevdiğimiz oyuncu-pop yıldızının tavsiyeleri son derece yerinde olsa da —yahu, neden benim mezuniyetimde konuşma yapmadı ki???— konuşmaya dair görüşler şaşırtıcı bir şekilde ikiye bölündü: Kimileri Hilary’nin mesajını tümüyle benimseyip kariyerindeki sağduyulu duruşu nedeniyle onu överken; kimileri de konuşmanın, "hayır deme" yönünün yalnızca ayrıcalıklı sınıfa mahsus bir durum olduğunu dile getirdi. *Younger* dizisinin yıldızının bir hayranı Instagram’da şöyle yazdı: "Hilary Duff’ın (@hilaryduff) işleri kendi şartlarına göre yapmasından, kendine sadık kalmasından ve gerektiğinde bir adım geri çekilmesinden dolayı onun adına çok mutluyum. Son zamanlarda ona dair gördüğüm her şey o kadar güçlü, dokunaklı ve motive ediciydi ki... Geçmişine ve gerçekliğine sahip çıkmakla; hayatı dolu dolu yaşamak ve 'anda kalmak' arasında başarılı bir denge kurmuş." Bir başka yorumcu ise şunları ekledi: "Hayır demek, başka kapıları da aralar; belki de senin enerjine ve mutluluğuna çok daha iyi uyan bir kapıyı..." Karşı görüşü savunanlar ise, belli bir maddi birikime sahip olmanın, kişiye "hayır deme" konusunda daha fazla fırsat tanıdığını belirttiler. Bir kullanıcı, "Onu çok seviyorum ama gerçek dünyadaki insanlar, belirli fırsatlara 'hayır deme' lüksüne o kadar özgürce sahip değiller. Bu, paraya sahip olmanın getirdiği bir özgürlük," diye yazarken; bir başka kullanıcı da, "Çoğu zaman elimizde başka bir seçenek olmuyor, değil mi? 'HAYIR' deme seçeneğine sahip olmak... İşte bu bir ayrıcalık," yorumunu yaptı. Tartışma Reddit platformunda da devam etti; en çok oyu alan yorumda şöyle deniyordu: "Ne yazık ki, finansal özgürlük olmadan, 'her fırsat' aslında —eğer o bile varsa— genellikle tek bir fırsattan ibaret kalır ve 'hayır deme' gibi bir lüksünüz olmaz." Buna yanıt olarak bir başka Reddit kullanıcısı şunları yazdı: "Ben de o törendeydim; arkamdaki insanlar bu sözlere hiç de sıcak bakmadılar 🤣 Ama evet, %100 haklısınız: Eğer çocukluk yıllarınızdan beri çalışıp başarıya ulaşmışsanız, ilerleyen dönemlerde kendinize bir mola verme lüksünü de tanıyabilirsiniz." Şahsen ben, Hilary’nin sözlerini dinlerken gözyaşlarımı tutamadım (ki bu durum, terapistimle yapacağım ayrı bir sohbetin konusu); ancak siz de konuşmanın tamamını dinleyip kendi kararınızı kendiniz verebilirsiniz: Kaynak: Cosmopolitan
-
Elon Musk Hakkında Bütün Haberler Buraya - X - SpaceX - Tesla - Grok AI
Tesla'nın lityum rafinerisinin, Teksas'taki bir drenaj kanalına zehirli metaller ve zehir sızdırdığı tespit edildi Bir rapor, Teksas'ın Robstown kentinde bulunan bir Tesla lityum rafinerisinin, test süreçlerindeki bir boşluktan yararlanarak iki zehirli metal ve diğer endişe verici kirleticileri deşarj ediyor olabileceğini öne sürdü. The Texas Tribune'un haberine göre; yerel çalışanların, varlığından haberdar olmadıkları bir borunun bir drenaj kanalına siyah bir sıvı akıttığını görmeleri üzerine alarma geçmeleri üzerine, Nueces İlçesi Drenaj Bölgesi 2. Nolu Müdürlüğü (Nueces County Drainage District No. 2), Eurofins Environment Testing firmasından test yapılmasını talep etti. Yapılan ilave testlerde, her ikisi de ciddi sağlık riskleri oluşturabilen hekzavalent krom ve "çevresel zehir" arsenik tespit edildi. Nueces İlçesi Drenaj Bölgesi 2. Nolu Müdürlüğü'nü temsil eden avukat Frank Lazarte, Tesla'ya gönderdiği bir "ihlal ve durdurma" (cease-and-desist) mektubunda bu durumu "oldukça rahatsız edici" olarak nitelendirdi. Durumla ilgili kafa karışıklığının büyük bir kısmı, Tesla ile Teksas Çevresel Kalite Komisyonu (TCEQ) arasındaki test süreçlerinde yer alan bir boşluktan kaynaklanıyor. Tesla'nın lityum tesisinden sorumlu kıdemli saha operasyonları müdürü Jason Bevan, şirketin yasalara uygun hareket ettiğini belirtse de, meselenin arka planı bundan çok daha derin. Her şeyden önce, TCEQ yerel drenaj çalışanlarıyla herhangi bir iletişim kurmamıştı; bu da, söz konusu siyah sıvının kaynağının çalışanlar için bir sır olarak kalması anlamına geliyordu. Bu keşif, çalışanları Şubat ayında test yapmaya sevk etti. Ancak TCEQ, tesisin daha önce alınan numunelerinde ağır metallere rastlanmadığı gerekçesiyle, bu maddelerin varlığını araştırmaya gerek duymamıştı. Rapordaki eksiklikleri tamamlama görevi, drenaj bölgesi bünyesinde gönüllü olarak çalışan mühendis Aref Mazloum'a düştü. Mazloum, topluluk için önemli bir istihdam ve ticaret kaynağı olan bu tesisi kaybetmek istemese de, mevcut durum kendisini oldukça huzursuz etmişti. Mazloum, The Texas Tribune'a verdiği demeçte, "Kamu güvenliği benim en yüksek önceliğimdir," dedi. "İkinci sırada ise ekonomi gelir." Eline ulaşan test sonuçlarıyla birlikte bölge yönetimi, hem bölge sakinlerini hem de yerel çevreyi korumak amacıyla yerel yetkilileri durumdan haberdar etmeye başladı. Bu olay, Tesla'nın veya Elon Musk'a ait diğer şirketlerin atık suları hatalı bir şekilde yönetmekle suçlandığı ilk vaka değil. The Wall Street Journal gazetesi, Tesla'nın Austin'deki tesisinin 2022 yılında kirleticileri ve atık suları usulsüz bir şekilde doğaya saldığını haberleştirmişti. Öte yandan The Boring Company, Nevada eyaletinde 2.400 galondan fazla yasa dışı sıvıyı doğaya saldırması nedeniyle, 500.000 dolara yaklaşan tutarlarda para cezalarıyla karşı karşıya kalmıştı. Robstown'da, deşarjların yol açabileceği hasarın ne denli ciddi olacağını kestirmek için henüz çok erken olabilir. Mazloum'a göre; kirlilik içme suyu kaynaklarına ulaşmayacak olsa da, yerel balıklar veya su baskınları yoluyla insanlara ulaşabilir. Lityum izleri, söz konusu kirliliği Tesla ile ilişkilendiriyor; Mazloum bu izleri bir raporda "suç mahallindeki parmak izi" olarak nitelendirdi. Kaynak: TCD
-
İş Dünyasından En Son Haberler / Bilgiler (Türkiye ve Dünyadan)
- İlk 6 trilyon dolarlık şirket Nvidia olmayabilir
İlk 6 trilyon dolarlık şirket Nvidia olmayabilir ABD'nin en büyük teknoloji şirketlerinin kazanç raporlarını açıklamasıyla birlikte —önümüzdeki iki ay içinde rapor sunacak yalnızca Nvidia ve Broadcom kalmışken— Google'ın ana şirketi Alphabet, on yılı aşkın bir süredir ilk kez, dünyanın en değerli şirketi unvanını ele geçirmeye yaklaşıyor. Google hisseleri, internet arama pazarındaki sarsılmaz hakimiyeti, YouTube aracılığıyla çevrimiçi video alanındaki mutlak üstünlüğü ve devasa bulut bilişim operasyonları sayesinde; geçtiğimiz yıl içinde %140'ın üzerinde değer kazandı. Bu yükseliş hızı, önceki dört yıllık dönemde kaydedilen kazancın neredeyse dört katına tekabül ediyor. Tüm bu birimleri birbirine bağlayan unsur ise elbette, Google'ın yapay zeka alanındaki son dönemdeki ilerlemeleridir. Bu ilerlemeler artık söz konusu üç iş bölümünün de derinliklerine nüfuz etmiş durumda ve şirketi, sektör genelinde daha kapsamlı bir referans noktası haline getiriyor. Bu atılımın bir maliyeti var elbette; ancak Google'ın son iki yılda sermaye harcamalarına ayırdığı 144 milyar dolar ve önümüzdeki iki yıl için bütçelediği 490 milyar dolar, artık meyvelerini vermeye başlıyor. William Blair analisti Ralph Schackart, "Şirketin yapay zekaya yönelik 'tam yığın' (full-stack) yaklaşımının, finansal sonuçlarda somut bir şekilde kendini göstermeye başlamasıyla birlikte, yatırımcıların bu yüksek sermaye harcaması seviyesine karşı duydukları endişelerin azaldığı ve duruma daha olumlu bakmaya başladıkları söylenebilir," dedi. "2027 yılında sermaye harcamalarında önemli bir artış yaşanacağına dair beklenti; şirketin artan işlem gücü ihtiyaçlarını ve yapay zeka ürünlerine duyduğu güveni de ayrıca teyit etmektedir." Google hisseleri şu anda yaklaşık 4,64 trilyon dolarlık bir piyasa değeri üzerinden işlem görüyor; şirket hisseleri son bir yıl içinde 2,6 trilyon doların üzerinde, yılın başından bu yana ise yaklaşık 900 milyar dolar değer kazandı. Bu performans, hisseyi; şu anda yapay zeka çip üreticisi Nvidia'nın elinde bulunan ve dünyanın en değerli şirketi olarak kabul edilen gayriresmi unvanı, önümüzdeki haftalar içinde ele geçirme yoluna sokuyor. 4,85 trilyon dolarlık piyasa değeriyle Nvidia, geçtiğimiz yılın Ekim ayında ilk kez 5 trilyon dolar sınırını aşmış ve 27 Nisan tarihinde 5,27 trilyon dolarlık zirve piyasa değerine ulaşmıştı. Ancak hissenin son altı aydaki getirileri yatay bir seyir izlerken; Google hisseleri %36'nın üzerinde bir artış kaydederek, şu an ile 20 Mayıs'taki birinci çeyrek kazanç raporu güncellemesi arasındaki süreçte, yapay zeka çip üreticisi Nvidia'yı geride bırakma yoluna girdi. Nvidia'nın geçtiğimiz aydaki ortalama yükseliş oranı günlük yaklaşık %0,66 iken, bu oran Google için %1,42 seviyesindeydi. Eğer bu yükseliş temposu Mayıs ayı boyunca devam ederse; Nvidia, Nisan çeyreği kazançlarını raporlayıp güncel kısa vadeli görünümünü açıkladığı sırada, piyasa değeri bakımından Google'ın yalnızca 190 milyon dolar üzerinde yer alacak. Google, S&P 500 piyasa değeri listesinin zirvesine en son Şubat 2016'da oturmuştu. O dönemde, toplam değerini 560 milyar dolara taşıyan ve beklenenden daha güçlü gelen dördüncü çeyrek kazanç raporunun etkisiyle, önceki lider Apple'ı geride bırakmayı başarmıştı. Ancak bu unvanı yalnızca iki gün boyunca elinde tutabildi; zira Apple, 3 Şubat tarihinde liderliği yeniden ele geçirdi. Bu sefer durum farklı olabilir. Google'ın bulut hizmetleri sipariş birikimi (backlog), geçtiğimiz çeyrekte yaklaşık 220 milyar dolar artarak 462 milyar dolar ile rekor bir seviyeye ulaştı. Bu tutarın yaklaşık yarısı, şirketin çip satış pazarına adım atmasının da katkısıyla, önümüzdeki iki yıl içerisinde gelire dönüşecek. Bank of America'dan Justin Post, "Elimizdeki sipariş birikimi verilerine dayanarak, piyasa analistlerinin bulut geliri büyüme tahminlerinde önemli artışlar bekliyoruz," dedi. "Çeyrekten çeyreğe kaydedilen büyümenin bir kısmı, harici müşterilere yönelik sözleşmeli TPU (yapay zeka çipi) satışlarından kaynaklandı ki bu, Google için yeni, potansiyel olarak büyük ve kârlı bir iş alanı teşkil ediyor." Post, son çeyrek güncellemesinin; "artan arama kullanımı, gelişen reklam hedefleme yetenekleri, kalıcı bulut avantajları ve Gemini platformundan elde edilen büyüyen abonelik gelirleri sayesinde Google'ın yapay zeka alanındaki en güçlü oyunculardan biri olduğu yönündeki görüşümüzü pekiştirdiğini" sözlerine ekledi. "Arama hizmetleri tarafındaki yapay zeka rüzgarlarının henüz başlangıç aşamasında olduğunu ve gelecekteki LLM (büyük dil modeli) iyileştirmelerinin sürdürülebilir bir büyümeyi tetikleyeceğini düşünüyoruz." Ancak Nvidia'nın henüz son sözünü söylediği söylenemez. Şirketin yeni Vera Rubin çiplerinin, bu yılın ikinci yarısında sevkiyata başlaması muhtemel; bu gelişme, grubun Nisan çeyreği için öngördüğü %77'lik gelir artışı beklentisine daha da büyük bir ağırlık katıyor. D.A. Davidson analisti Gil Luria, "Ayrıca yönetim, Veri Merkezi gelirinin mevcut takvim yılı boyunca çeyrek bazında artış göstermesini ve Blackwell ile Rubin için daha önce belirlemiş oldukları 500 milyar dolarlık önceki beklenti seviyesini aşmasını öngörüyor," dedi. "Dahası, tedarik zinciri genelinde çeşitli bileşenlerde yaşanabilecek kıtlıklara dair kayda değer endişeler bulunsa da Nvidia, gelecek takvim yılına dek uzanacak olan gelecekteki talebi karşılayabilmek adına gerekli envantere ve tedarik taahhütlerine sahip olduğuna inandığını belirtti." Yaklaşık üç hafta içinde çok daha fazla bilgiye sahip olacağız. Google hisseleri Cuma günü işlem saatinin sonlarında %0,04 oranında değer kaybetti ve hisse başına 381,80 dolardan işlem görerek 4,65 trilyon dolarlık bir piyasa değerine ulaştı. Nvidia ise bu süreçte %0,2'lik hafif bir yükselişle hisse başına 199,99 dolara çıktı ve piyasa değerini 4,86 trilyon doların hemen üzerine taşıdı. Kaynak: Barron's- İran İsrail ve ABD Savaşı / Sorunu - Bütün Detaylarıyla Buraya...
Orta Doğu'da Savaş: Son Gelişmeler - İsrail Lübnan'ı vurdu - İsrail ordusu, Cumartesi günü güney Lübnan genelinde "yaklaşık 70 askeri yapıyı ve yaklaşık 50 Hizbullah altyapı noktasını" imha eden saldırılar gerçekleştirdiğini açıkladı. Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı da, İsrail-Hizbullah savaşındaki 17 Nisan tarihli kırılgan ateşkes anlaşmasına rağmen, artık rutin hale gelen bir dizi İsrail saldırısının güney Lübnan genelinde gerçekleştiğini bildirdi. - Lübnan'da Katolik manastırı hasar gördü - Lübnan'da bir manastırın İsrail güçleri tarafından hasar görmesinin ardından, bir Katolik yardım kuruluşu, olayı "bir ibadethaneye yönelik kasıtlı bir yıkım eylemi" olarak nitelendirerek kınadı. İsrail ordusu, Yaroun köyünde faaliyet gösteren birlikler tarafından bir "dini binanın" hasar gördüğünü; ayrıca "terörist altyapıyı yok etme" amaçlı bir operasyon sırasında "dini bir yerleşke içinde bulunan evlerin" de "hasar aldığını" doğruladı. Fransız Katolik yardım kuruluşu L'Oeuvre d'Orient ise, birliklerin, kuruluşun da bağlı olduğu bir Yunan-Katolik dini cemaati olan Salvatorian Rahibeleri'ne ait bir manastırı "yok ettiğini" belirtti. - İran: Savaşın geleceği ABD'ye bağlı - İran Cumartesi günü yaptığı açıklamada; müzakere yoluyla bir çözüme ulaşılması mı, yoksa açık savaşa geri dönülmesi mi gerektiği kararının ABD'ye ait olduğunu ve Tahran'ın her iki senaryoya da hazır olduğunu ifade etti. Devlet televizyonu IRIB'in aktardığına göre, Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Gharibabadi, Tahran'daki diplomatlara hitaben, "Artık diplomasi yolunu mu, yoksa çatışmacı yaklaşımın sürdürülmesini mi seçeceği konusunda top ABD'nin sahasında," dedi. Gharibabadi, "İran, ulusal çıkarlarını ve güvenliğini sağlama hedefiyle, her iki yola da hazırlıklıdır," diye ekledi. - Çin, ABD yaptırımlarını reddetti - Pekin Ticaret Bakanlığı Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Çin'in, İran petrolü satın aldıkları gerekçesiyle hedef alınan beş firmaya yönelik ABD yaptırımlarına uymayacağını bildirdi. İran petrolünün kilit alıcılarından biri olan Çin, söz konusu ABD yaptırımlarının, firmaların olağan ticari faaliyetlerini "haksız ve uygunsuz bir biçimde yasakladığını veya kısıtladığını" savundu. - NATO, ABD'nin asker çekme kararına ilişkin detay istiyor - NATO'dan bir sözcü, İran ile yaşanan gerilimin transatlantik ilişkilerdeki tansiyonu tırmandırdığı bir dönemde, İttifak'ın, ABD'nin Almanya'dan 5.000 asker çekme kararına ilişkin olarak Washington'dan daha fazla bilgi talep ettiğini açıkladı. ABD'nin bu açıklaması, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in, İran'ın müzakereler sırasında Başkan Donald Trump yönetimini "aşağıladığını" söyleyerek Amerikalı lideri kızdırmasının ardından geldi. - ABD Donanması 'korsanlar gibi davranıyor' - Başkan Donald Trump, İran limanlarına yönelik ABD ablukasının karşılıklı misillemelerle sürdüğü bir dönemde, bir gemiye el konulan operasyonu anlatırken, ABD Donanması'nın "korsanlar gibi" davrandığını söyledi. Trump, Florida'da düzenlenen bir mitingde, "Biz... geminin üzerine indik ve kontrolü ele geçirdik. Kargo ya el koyduk, petrole el koyduk. Bu çok kârlı bir iş," dedi. Kalabalığın tezahüratları eşliğinde, "Biz korsanlar gibiyiz," diye ekledi. "Bir nevi korsanlar gibiyiz. Ama oyun oynamıyoruz." - Asker çekilmesi 'bekleniyordu' - Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Almanya'dan 5.000 Amerikalı askerin çekilmesinin beklendiğini ve Avrupa'nın kendi güvenliğini sağlamak adına daha fazlasını yapması gerektiğini belirtti. Boris Pistorius, bakanlığı tarafından AFP'ye gönderilen bir açıklamada, "ABD birliklerinin Avrupa'dan ve dolayısıyla Almanya'dan çekiliyor olması beklenecek bir durumdu," dedi. Pistorius, "Biz Avrupalılar, güvenliğimiz konusunda daha büyük sorumluluk üstlenmeliyiz," diye ekledi. Kaynak: AFP- En Son Hayvanlar Alemi haberleri
Golden Tempo, 2026 Kentucky Derby'sini Kazandı Golden Tempo, Cumartesi günü düzenlenen 152. Kentucky Derby'sini kazanarak, kadın antrenörler adına tarihi bir ilke imza attı. Cumartesi sabahının erken saatlerinde, The Puma'nın bir cilt enfeksiyonu nedeniyle yarıştan çekilmesi üzerine, yarışmacı sayısı maksimum sınır olan 20 yerine 19'a düştü. The Puma'nın yarış dışı kalma kararı, yerine başka bir atın dahil edilmesi için belirlenen son tarih geçtikten sonra alındığından, Corona de Ora yarış kadrosuna giremedi. Silent Tactic, Fulleffort ve Right to Party; son dört gün içinde yarıştan çekilen atlar oldu; ancak bunların yerini Great White, Ocelli ve Robusta aldı. Ancak tam yarış saati öncesinde, diğer atlar start kulvarlarına yerleştirilirken Great White'ın devrilmesi ve bunun üzerine yarıştan çekilmesiyle, yarışmacı sayısı 18'e geriledi. Churchill Downs'a yağan şiddetli yağmurun ardından Sovereignty'nin bitiş çizgisini çamur içinde geçtiği geçen yılın aksine, bu yıl pist koşulları çok daha iyiydi. Bu tarihi yarış merkezinden alınan bilgilere göre; yarışın başlamasına sadece bir saat kala pist koşulları "hızlı" durumdaydı, görüş mesafesi iyiydi ve yağış miktarı düşüktü. Ancak hava sıcaklığı, yarışın başlamasına bir saat kala 54 derece seviyesinde seyrederek, geçmiş yıllara kıyasla çok daha serin bir atmosfer oluşturdu. FOX Hava Tahmin Merkezi'nin verilerine göre, Louisville'de yılın bu dönemindeki ortalama en yüksek sıcaklık değeri 74 derecedir. Louisville'deki Ulusal Hava Durumu Servisi'nden alınan verilere göre, kayıtlara geçen en soğuk Derby Günü; sıcaklıkların 36 dereceye kadar düştüğü ve 20 ila 25 mil/saat hızındaki rüzgarların eşlik ettiği 4 Mayıs 1940 ve 4 Mayıs 1957 tarihlerinde yaşanmıştır. FN- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Megyn Kelly, Donald Trump'a yönelik küfürlü çıkışında CNN'den Kaitlan Collins'e destek verdi Megyn Kelly, Donald Trump'ın hızla yükselen benzin fiyatlarına ilişkin tutumu üzerine yaptığı küfürlerle dolu bir çıkışta, şaşırtıcı bir şekilde CNN'in Beyaz Saray Baş Muhabiri Kaitlan Collins'e destek verdi. Eski Fox News sunucusu, bu sert eleştiriyi Sirius XM'de yayınlanan The Megyn Kelly Show programının 1 Mayıs tarihli bölümünde dile getirdi; İran'daki savaşın ortasında yakıt maliyetleri tırmanmaya devam ederken, Trump'ın yorumlarını "saçmalık" ve "propaganda" olarak niteleyip kınadı. 55 yaşındaki sunucu, Cumhuriyetçi bir milletvekilinin Kaitlan Collins'e, daha fazla para ödemenin "buna değeceğini" söylediği ve Trump'ın, İran'ın hâlâ nükleer bir tehdit oluşturduğu yönündeki iddialarını yinelediği bir video klibini paylaştı. Kelly'nin Trump'a yönelttiği bu eleştiri, başkanın anketlerde yaşadığı büyük düşüşün ortasında, kendisine iki kelimelik iğneleyici bir göndermeyle yüklendikten sonra geldi. Megyn, 79 yaşındaki başkanın, yüksek benzin fiyatlarının "savaş biter bitmez hızla düşeceği" yönündeki iddiasını öne çıkararak sözlerine başladı ve galon başına ortalama fiyatın 4,39 dolara ulaştığını belirtti. Express US'in haberine göre gazeteci, daha sonra CNN'de Kaitlan Collins ile konuşan Cumhuriyetçi Senatör Rick Scott'ın, Trump'ın iddialarının arkasında "daha da kararlı bir şekilde durduğu" ve "özgürlük" ile "demokrasi" içinde yaşamak uğruna daha fazla para ödemenin "buna değeceğini" ifade ettiği bir videoyu ekrana getirdi. Trump, daha önce de CNN'in Beyaz Saray Kıdemli Muhabiri ile ters düşmüş; kendisini "aptal ve edepsiz", hatta "en kötü muhabir" olarak nitelendirmiş ve "gülümsemediği" gerekçesiyle eleştirmişti. Söz konusu görüntülerde muhabir, Senatör Scott'a, "İnsanlar 1,25 dolar daha fazla ödemekten mutsuzken, onlara ne söylersiniz?" diye soruyor; Scott ise bu soruya Trump'ın söylemlerini yansıtan bir yanıt veriyordu. Scott, "Bunun karşılığında özgürlük ve demokrasi içinde yaşayacağız; ayrıca üzerimize nükleer silah atacak deli bir adamla karşı karşıya kalmayacağız," diye yanıt verdi ve ekledi: "Bunun bedeli nedir, bilmiyorum; ama bana göre buna kesinlikle değer." Megyn sözlerine şöyle başladı: "Pekala, özür dilerim; sözü size bırakmadan önce araya girip şunu söylemek zorundayım: Bu, tam bir siktiri boktan saçmalık!" Trump'ın istihbarat camiasının daha önce, "İran'ın nükleer bomba elde etmeye hiç de yakın olmadığını" tespit ettiğini açıklığa kavuşturarak şunları söyledi: "Başkan Trump'ın bizzat kendisi, Haziran ayında nükleer tesisleri yerle bir ettiğimizi söylemişti; biz de buna inanmış, bunu haberleştirmiş ve kendisini tebrik etmiştik. Dolayısıyla, bu söylenenler düpedüz saçmalık!" Megyn sözlerine şöyle devam etti: "İran'ın kötü niyetli bir aktör olduğunu söyleyebilirsiniz. İran'ın, bölgede kötü işler çeviren vekil güçleri var. İran'ın, Amerika'ya zarar vermeye yönelik planları mevcut. Bunların hepsi doğru." "Ancak az önce sarf ettiği sözler bir yalan. Tam bir saçmalık. Bu, lanet olası bir propaganda; üstelik kimse bunu yutmayacak. İnsanlar buna inanmıyor." İran çatışmasıyla birlikte artan harcamaların, "Başkanın bu savaşa yönelik onay oranlarının neden sürekli dip yaptığının ve savaşın kamuoyu nezdindeki desteğinin neden yerlerde süründüğünün" asıl sebebi olduğunu öne sürerek konuşmasını sürdürdü; bu noktada, "Amerikan halkının üçte ikisinin bu savaşa karşı çıktığına" dikkat çekti. Megyn öfkeyle, "Bence o, Amerika'ya; yani Amerika Birleşik Devletleri'ne odaklanmalı! Ve benzin fiyatları gerçekten de önemli!" diye çıkıştı. "Soyadınız Trump ise benzin fiyatları sizin için bir anlam ifade etmeyebilir; ancak benzin fiyatlarını takıntılı bir şekilde kontrol eden ve mahallelerindeki en ucuz benzini bulmaya çalışan 'Orta Amerika' halkı için bu fiyatlar büyük önem taşıyor. Amerikalıların büyük çoğunluğu hayatını işte tam da bu şekilde idame ettiriyor." Muhafazakâr bir medya figürü olarak tanınan Megyn; MAGA hareketiyle yıllarca süren yakınlığının ardından, son dönemde Trump'ın İran savaşını yönetme biçimi konusunda kendisiyle yollarını ayırdı ve programında Başkan'ı defalarca sert bir dille eleştirdi. Kaynak: Irish Star- İran İsrail ve ABD Savaşı / Sorunu - Bütün Detaylarıyla Buraya...
ABD, İran'a geçiş ücreti ödeyen gemi şirketlerini yaptırımlarla karşı karşıya kalabilecekleri konusunda uyardı. ABD, gemi şirketlerini Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş için İran'a ödeme yapmaları halinde yaptırımlarla karşı karşıya kalabilecekleri konusunda uyardı. ABD Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) tarafından Cuma günü yayınlanan bir uyarıda, ABD vatandaşlarının ve şirketlerinin genel olarak İran hükümet kurumlarına ödeme yapmasının yasak olduğu ve ABD vatandaşı olmayan kişilerin ödeme yapmaları halinde yaptırımlara maruz kalma riskiyle karşı karşıya kalabilecekleri belirtildi. OFAC, "İran limanlarına uğrayan gemilerle ilgili denizcilik sektörü katılımcıları, İran'ın denizcilik sektörünü ve limanlarını hedef alan çok sayıda yaptırım yetkisi kapsamında önemli yaptırım riskiyle karşı karşıyadır" dedi. İran, Şubat ayında savaşın başlamasından bu yana boğazdan geçen trafiği ciddi şekilde kısıtladı. ABD de İran limanlarına deniz ablukası uyguladı. İran, abluka altındaki İran limanlarına giriş ve çıkış yapan gemilerin ABD tarafından engellenmesini "korsanlık" olarak nitelendirdi. Tahran, boğazdan serbestçe geçebilmek için gemilerden geçiş ücreti topladığını söylüyor; İran Parlamentosu Başkan Yardımcısı Hamidreza Haji Bababei geçen hafta ilk geçiş ücreti gelirinin ülkenin Merkez Bankası'na yatırıldığını iddia etmişti. Geçiş ücretinin miktarı, tahsilat yöntemi veya kimin ödediği konusunda daha fazla ayrıntı verilmedi. BBC bu iddiayı bağımsız olarak doğrulayamadı. OFAC'ın uyarısında, ödemelerin nakit yanı sıra "dijital varlıklar, mahsup işlemleri, gayri resmi takaslar veya hayır kurumlarına yapılan bağışlar ve İran büyükelçiliklerindeki ödemeler de dahil olmak üzere diğer ayni ödemeleri" içerebileceği belirtildi. Kurum, ödeme yapan ABD vatandaşı olmayan kişilerin, ödemelerin sigorta şirketleri ve finans kurumları gibi ABD vatandaşlarının yaptırımları ihlal etmesine neden olması durumunda, hukuki ve cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceği konusunda uyardı. OFAC, "İran'ın başlıca gelir getiren sektörlerini, özellikle petrol ve petrokimya sektörlerini agresif bir şekilde hedef almaya devam edeceğini" söyledi. ABD Hazine Bakanlığı Cuma günü, petrol gelirlerini daha kullanılabilir para birimlerine çevirdikleri gerekçesiyle üç İran döviz bürosuna yaptırım uyguladığını duyurdu. Hazine Bakanı Scott Bessent, bakanlığının "rejimin fon üretme, transfer etme ve geri gönderme yeteneğini amansızca hedef alacağını ve Tahran'ın yaptırımlardan kaçınma girişimlerine olanak sağlayan herkesi takip edeceğini" söyledi. ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırmasının ardından İran, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemileri hedef alıp vurmaya başladı ve bunlardan ikisini ele geçirdi. ABD, 13 Nisan'dan bu yana deniz ablukası uygulayarak, İran limanlarına giden veya bu limanlardan ayrılan tüm gemilerin seyrini durdurdu. Trump, bu ablukanın, geçiş ücretleri ve petrol satışlarından elde edilen geliri hedef alarak İran üzerinde baskı oluşturacağını ummuştu. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Cuma günü yaptığı açıklamada, ablukanın başladığı tarihten bu yana 45 ticari gemiye geri dönmeleri talimatının verildiğini bildirdi. Normal şartlarda boğazdan her ay yaklaşık 3.000 gemi geçiş yaparken, bu sayı keskin bir düşüşle günde sadece birkaç gemiye kadar geriledi. Söz konusu boğaz; petrolün yanı sıra gıda, ilaç ve teknolojik malzemeler de dahil olmak üzere diğer ürünlerin taşınması açısından hayati öneme sahip bir denizcilik geçididir. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Cuma günü yaptığı açıklamada, kilit deniz rotalarının kapanmasının, yardımların ulaştırılması için daha uzun ve maliyetli alternatiflerin kullanılmasını zorunlu kıldığını belirtti. Kurum, artan nakliye ve yakıt maliyetlerinin; mülteciler ve yerinden edilmiş kişiler de dahil olmak üzere, "acil durumların ortasında bulunan insanları orantısız bir şekilde etkilediğini" ifade etti. Savaşın dördüncü yılına giren Sudan'a yardım ulaştırmanın maliyeti son aylarda iki katına çıktı; zira sevkiyatların Güney Afrika'daki Ümit Burnu çevresinden dolaştırılarak yönlendirilmesi, teslimat süresine 25 güne varan ek süreler katıyor. BM kurumu, deniz kargolarını yeniden yönlendirerek ve kara koridorlarına daha fazla ağırlık vererek duruma hızla uyum sağladığını açıkladı. Ancak kurum, "Orta Doğu'daki istikrarsızlık devam ederse; artan maliyetlerin, gecikmelerin ve sınırlı nakliye kapasitesinin insani yardım operasyonlarını daha da kısıtlamasının muhtemel olduğu" uyarısında bulundu. ABD ve İran, 8 Nisan tarihinde kırılgan bir ateşkes uygulamasına başladı. O tarihten bu yana iki ülke arasında görüşmeler yapılmış olsa da, henüz uzun vadeli bir anlaşmaya varılamadı. İran'ın resmi haber ajansı IRNA'nın aktardığına göre İran, Perşembe gecesi Pakistan'daki arabuluculara savaşı sona erdirmeye yönelik bir teklif sundu. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, söz konusu teklife olumsuz yanıt verdi. Trump Cuma günü yaptığı açıklamada, "Bir anlaşma yapmak istiyorlar; ben ise bu konuda pek hevesli değilim, dolayısıyla neler olacağını hep birlikte göreceğiz," dedi. Trump sözlerine şöyle devam etti: "Çünkü ellerinde, esasen, artık hiç ordu kalmadı. Bir anlaşma noktasına gelip gelemeyeceklerinden bile emin değilim." Başkan, teklifin içeriğine dair herhangi bir ayrıntı vermediği gibi neden tekliften memnun kalmadığını da açıklamadı; bunun yerine, "Onlar, benim kabul etmemin mümkün olmadığı bazı taleplerde bulunuyorlar," ifadelerini kullandı. Ayrıca İran yönetimine duyduğu rahatsızlığı dile getirerek şunları söyledi: "Bu, son derece dağınık bir yönetim. Hepsi bir anlaşma yapmak istiyor, ancak hepsi darmadağınık bir halde." Savaşın ilk gününde, ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırılarda İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından, yerine oğlu Mojtaba Hamaney geçti. Ancak karar alma süreçleri, savaştan önceki döneme kıyasla daha az merkezileşmiş görünüyor. Perşembe günü Trump, İran'a yönelik; "onları yerle bir edip işlerini sonsuza dek bitirmekten" "bir anlaşma yapmaya" kadar uzanan çeşitli seçenekler hakkında bilgilendirildiğini ifade etti. Çatışma, ABD ve İsrail'in Şubat ayında İran'a yönelik kapsamlı saldırılar düzenlemesinin ardından başladı. İran buna, İsrail'e ve Körfez'deki ABD müttefiki devletlere saldırılar düzenleyerek karşılık verdi. ABD ve İsrail, İran'ın nükleer bomba geliştirmeye çalıştığını öne sürdü; Tahran ise bu iddiayı şiddetle reddetti. Kaynak: BBC- Dün
- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Eczacıbaşı Dynavit Scandicci'yi 3-2 yenerek finalde Vakıfbank rakibi oldu 2026 CEV Zeren Group Şampiyonlar Ligi'nde Türk Finali! Eczacıbaşı Dynavit, İstanbul'da düzenlenen 2026 CEV Zeren Group Şampiyonlar Ligi Dörtlü Finaller yarı final maçında İtalya'nın Savino Del Bene Scandicci takımını 3-2 mağlup ederek adını finale yazdırdı. Müsabakayı TVF Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, CEV Başkanı Roko Sikiric, TVF Yönetim Kurulu Üyeleri Bahar Mert ve Altuğ Erim de salonda izledi. Temsilcimiz, 3 Mayıs Pazar günü saat 20:00'da altın madalya için bir diğer temsilcimiz VakıfBank ile karşı karşıya gelecek. Müsabaka, TRT Spor’dan canlı yayınlanacak. ECZACIBAŞI DYNAVIT-SAVINO DEL BENE SCANDICCI: 3-2 SALON: Ülker Spor ve Etkinlik Salonu HAKEMLER: Aleksander Sikanjic (Lihtenştayn), Wojciech Glod (Polonya) ECZACIBAŞI DYNAVİT: Yaprak, Rettke, Stysiak, Ebrar, Jack-Kısal, Elif, Simge (L) (Plummer, Meliha, Dilay, Smrek) SCANDICCI: Ognjenovic, Skinner, Nwakalor, Antropova, Bosetti, Weitzel, Castillo (L) (Franklin, Graziani, Ruddins, Bechis) SETLER: 20-25, 25-20, 25-17, 21-25, 15-8 SÜRE: 125 dakika- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Vakıfbank 2-0 geriye düştüğü maçta Conegliano'yu 3-2 yendi ve finale yükseldi VakıfBank, 2026 CEV Zeren Group Şampiyonlar Ligi'nde Finale Yükseldi! VakıfBank, İstanbul'da düzenlenen 2026 CEV Zeren Group Şampiyonlar Ligi Dörtlü Finaller yarı final maçında İtalya'nın A. Carraro Prosecco Doc Conegliano takımını 3-2 mağlup etti ve adını finale yazdırdı. Müsabakayı TVF Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, CEV Başkanı Roko Sikiric, TVF Yönetim Kurulu Üyeleri Bahar Mert ve Altuğ Erim de salonda takip etti. Temsilcimiz, 3 Mayıs Pazar günü saat 20:00'da altın madalya için sahaya çıkacak. VakıfBank'ın rakibi, Eczacıbaşı Dynavit-Savino Del Bene Scandicci karşılaşmasının galibi olacak. Müsabaka, TRT Spor’dan canlı yayınlanacak. VAKIFBANK-A. CARRARO PROSECCO DOC CONEGLIANO: 3-2 SALON: Ülker Spor ve Etkinlik Salonu HAKEMLER: Michail Koutsoulas (Yunanistan), Kenneth Aro (Finlandiya) VAKIFBANK: Derya, Ogbogu, Cansu, Markova, Zehra, Boskovic, Ayça (L) (Aylin, Dangubic, Cazaute, Sıla) IMOCO CONEGLIANO: Gabi, Fahr, Haak, Zhu, Lubian, Wolosz, De Gennaro (L) (Scognamillo, Adigwe, Daalderop) SETLER: 22-25, 18-25, 29-27, 25-23, 15-11 SÜRE: 144 dakika- Acun Ilıcalı'nın Hull City'si Premier Lig play-off bileti aldı
EFL Championship temsilcilerinden Hull City, evinde oynadığı son maçı kazanarak Premier Lig için play-off biletini alan altıncı takım olmayı başardı.Habere Gitmek için Tıklayın- Acun Ilıcalı'nın Hull City'si Premier Lig play-off bileti aldı
EFL Championship temsilcilerinden Hull City, evinde oynadığı son maçı kazanarak Premier Lig için play-off biletini alan altıncı takım olmayı başardı.Habere Gitmek için Tıklayın- Pazar günü Türkiye'nin neredeyse tamamı için yağış uyarısı
İçişleri Bakanlığı Meteoroloji'den alınan bilgiler doğrultusuna Türkiye genelinde gök gürültülü sağanak yağış ve sele karşı uyarılar yayımladı.Habere Gitmek için Tıklayın- Kırmızı ışık terapisi cildinizi iyileştirebilir mi?
Daha genç görünmek, daha uzun yaşamak, daha mutlu hissetmek veya daha hızlı iyileşmek istiyorsanız, kırmızı ışık terapisinin doğru yol olduğu iddia ediliyor.Habere Gitmek için Tıklayın- Kırmızı ışık terapisi cildinizi güzelleştirebilir mi?
Daha genç görünmek, daha uzun yaşamak, daha mutlu hissetmek veya daha hızlı iyileşmek istiyorsanız, kırmızı ışık terapisinin doğru yol olduğu iddia ediliyor.Habere Gitmek için Tıklayın- DİREKSİYONDA YAPAY ZEKA DEVRİMİ: VOLVO VE GEMINI EL ELE GELECEĞİ SÜRÜYOR!
Not: Gemini özellikleri şu an için ABD pazarında aktif olup, önümüzdeki haftalarda diğer global pazarlarda ve dillerde kullanıma sunulacaktır. - İlk 6 trilyon dolarlık şirket Nvidia olmayabilir
Önemli Bilgiler
Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.