Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

yam_yam' ca

  • başlık
    100
  • yorum
    47
  • görüntü
    361.987

yam_yam

2.568 görüntü

 Paylaş

Milli görüş gömleğini çıkardıklarını iddia ederek başa geçenlerin, artık "ustalık dönemi" diye tabir ettikleri dönemi hep birlikte yaşıyoruz hamdolsun !! E zaten ülkenin ilgilenilmesi gereken yüzlerce, binlerce sorunu ulu orta dururken, çıkardıklarını iddia ettikleri gömleğin cebinden aldıkları ajandadaki maddeleri sırasıyla şakkadanak ülke gündemine sokmaları bu ustalığın göstergesi değil mi? Dünya üzerinde görülmemiş derecede ileri demokrasi teknikleri kullanarak, ülkeyi muasır medeniyet seviyesinin gerektirdiği (ve hatta ötesinde) muhafazakarlığa sürüklemek için gösterdikleri insan ötesi çaba da takdire şayan doğrusu..

 

Hedefi "dindar bir nesil yetiştirmek" olanların, ne olursa olsun din dışı uygulamalara müsamaha göstermeyeceklerini anlamak için ermiş olmaya gerek yok. Ha bugün gösteriyormuş gibi görünebilirler; ta ki o ajandalarındaki maddeleri birer birer ülke gündemine sokup yasalaştırana kadar.

 

Başbakan bir kaç gün önce çıktı ve "Sezaryenle doğuma karşıyım. Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum" dedi. Olabilir.. Demokratik bir ülkede bir başbakanın da belli bir konuda kişisel fikrini beyan etmesi kadar doğal bir şey olamaz. Lakin biz bir demokratik ülkeden ziyade, ileri demokrasi ülkesi olduğumuzdan bizde biraz problem.. Biz başbakanın kişisel görüş ve isteklerini anında emir telaki ederek üzerine vazife alan siyasetçilerle dolu bir ülkeyiz!! Başbakanın ilgili söyleminin hemen ardından TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı çıkarak, kürtajın bir insanlık suçu olduğunu, kürtaj ile doğacak çocuğun yaşam hakkının elinden alındığını, bunun kötü bir şey olduğunu ve anne karnında hayatını devam ettiren çocuğun maddi ve manevi varlığına karşı yapılan saldırıların cezalandırılması gerektiğini söyledi. Buna gerekçe olarak da insan hayatının tam olarak ne zaman başladığının bilinmemesi ve işin gelenek görenek boyutuyla birlikte insan hakları boyutu gösteriliyor.. Ne yazık ki (!) TBMM'nin gündemi ağırmış ve bunun için biraz beklemek gerekirse de önümüzdeki günlerde gündeme alınabilirmiş.. Hazmettire hazmettire yani..

 

Hedefi dindar bir nesil yetiştirmek olan Başbakan'ın, kişisel görüş ve isteklerinin kaynağı da malum; Din... O yüzden de özellikle son dönemlerde çıkarılan yasalara baktığımızda, sivil toplum kuruluşlarından ve daha da önemlisi konunun muhatabı olan bilim insanlarından görüş alınmadan, hatta onların karşı çıkmalarına rağmen yasalaştığını görüyoruz. Bunun son örneğini 4+4+4 olarak adlandırılan yasada gördük. Bu yasanın içeriğindeki pek çok madde, eğitimcilerin ve pedagogların karşı çıkışlarına rağmen yasalaştı.

 

Şimdi de görüyoruz ki kürtajın yasaklanmasına ilişkin olarak ciddi bir hazırlık içindeler. Türk Tabipler Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Başbakan'ın sözlerine karşılık internet sitelerinden bir bildiri yayınladı. ( http://www.ttb.org.t...haber-3194.html ) Türk Tabipler Birliği de bu konu ile ilgili olarak yarın ( 30 Mayıs 2012) bir basın toplantısı düzenleyeceğini duyurdu.

 

Eminim ki Başbakan bu tepkilere karşılık yine belli bir alaycı üslup kullanacak, "monşer" benzeri bir yakıştırmayla küçümseyerek bunları ideolojik bir yaklaşım sergilemekle itham edecek ya da "taraf olmayan bertaraf olur" da sergilediği gibi aba altında sopa gösterecektir. Belki de her ikisi.. Ne de olsa bu konularda ulemadan cevaz alındıktan sonra gerisi laf kalabalığı...

 

 

Kürtaj neden yaptırılır peki? Genelde planlanmamış, istenmeyen gebelikleri sonlandırmak için. Bunun yanında anne hayatının tehlikede olması ya da doğacak çocuğun anomalili olması gibi durumlar da olabilir. Muhtemelen kürtaj yasağı ikincil durumları kapsamayacaktır. (E o kadar da değildir umarım) Buradaki yasağın amacı planlanmamış, istenmeyen gebeliklerin sonlandırılmasını engellemek. Peki bunun için zaten hali hazırda önlemler yok mu? Yani etkin doğum kontrol yöntemleri kullanılamaz mı? Örneğin doğum kontrolü için halkın büyük kesimini içine alacak şekilde bilinçlendirme çalışmaları ve bu yöntemlere daha kolay ulaşılmasını sağlamaya yönelik tedbirler alınamaz mı? Elbette olabilir... de, o zaman aşağıdaki gibi bir taşla 3-5 kuş vuramazlar..

  • Dince uygun olmayan bir uygulamayı yasaklamak..
  • 3 çocuk isteğinin önündeki engellerden birini kaldırmış olmak..
  • Kadınları kendilerince layık gördükleri konuma biraz daha yerleştirmek..
  • Kürtaj yasağıyla zina olarak değerlendirilen evlilik dışı ilişkilere bir nebze olsun çekince getirmek..

Sırf dogmatik bir nedene dayalı olarak getirilecek bu yasaklama, çok ciddi olumsuzlukları da beraberinde getirecektir. Bu olumsuzlukları önleyecek bir mekanizmanın kurulması da ne yazık ki mümkün değildir. Kürtajlar bir şekilde merdiven altlarında yine yapılacak, insanlar ilkel ve fiziksel şiddet içerikli yöntemlerle düşük yapmaya kalkacak, istemsiz dünyaya gelen çocuklar sosyal bir travmaya neden olacaklardır.

 

E ne diyelim... Yetmez ama evet...

  • Beğen 2
 Paylaş

3 Yorum


Önerilen Yorumlar

Sana katılıyorum sevgili "Dostum" :)

 

Kim ne derse desin, konu yada ilgili konularla ilgili kim hangi doğruyu ifade ederse etsin yollarından dönmeyecekleride kesin!..

Yoruma sekme
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.