Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

Bağ Bozumu

  • başlık
    16
  • yorum
    74
  • görüntü
    54.586

Ha Ayşe.. Ha Ella...


tülvent

3.323 görüntü

Kadın her yerde kadın! Değişik evlerde, farklı şehirlerde yaşasalar da kadınların öncelikleri, genelde aynı. Özellikle bir evi çekip çevirme, annelik sorumluluğunda olanlar için bu hiç değişmiyor. Avrupa'da da, Amerika'da da... Türkiye'de Ayşe, Amerika'da Ella olmuşsun hiç farketmiyor. Hepsi minik farklılıklarla aynı hayatları yaşıyor. Ne ilginç!

 

Kısır bir döngü sürüp gidiyor işte! Ayşeler için de Ellalar için de... ( Ella: bkz. Aşk- Elif Şafak) Bir öncekinin tekrarı olan günler ve otomatik pilota alınmış uğraşlar... Zamanla yarışan bir atlet misali kadınlar! Son sürat koşuşturan ve her şeye yetişmeye çalışan bu kadınlar; gergin, sinirli, öfkeli bir ruh haline giriyor, kendine ve ruhuna zaman ayırmak yerine yüklenmeyi artırdıkça da, psikolojik sorunlar yaşama olasılıkları da yüksek oluyor elbette.

 

Sonra ne mi oluyor?

 

Ella gibi bir gün bir bakıyor, her gün aynı şeylere onca zaman ayırırken, hiç önemsemeyerek, öylesine yoksaymış ki kendini; adeta yaşamını boşa geçiriyor hissine kapılarak, bu kadar geniş bir ailesi varken, nasıl olup da kendini böyle yanlız ve kimsesiz hissettiğini sorguluyor. Farkında bile olmadan kendine acıyor. Tek düze geçip giden hayatına bir renk gelmesini istiyor. Ta derinlerde bir yerde hisseden, yaşayan, gün geçtikçe büyüyen bir boşluk taşıyan, kelimelere ihtiyaç duyduğunu fark eden o kadını keşfedivermiş. Eyvah ki ne eyvah!

 

Sonuç mu?

 

Ya her şeye yetişebilmek ve herkese zaman ayırabilme arzularıyla, kendisi arasında bir denge kuruyor. Yaşam ritmini düzeltip kendini, gününü dolayısıyla da yaşamını doğru yönetiyor, yaşamına küçük, sade, sıradan, basit ama gerçek bir değişiklik katıyor ya da problemli bir süreç başlıyor. İlaçlara sarılıyor, kendine ait dünyasında, kendi içinde yaşıyor.

 

Daha da olmazsa; bireyselleşip rollerinden arınarak, kendi kaderini çizme yetisine sahip olduğuna karar veriyor.

 

Hal böyleyken, hala bir yarım saatimizin olamayacağını mı düşünüyorsunuz, kendimize ayırabileceğimiz? Dinlenmek için bile olsa! Elbette bu süre içinde dünyanın sonu gelmez, işler arap saçına dönmez, evdekiler ölmez ki yarım saat, bir saat veya o günü kendimize ayırdık diye! Hiç bir şey de mükemmelliğe ulaşmaz; çalmadık diye rutinden.

 

Kadın olmak, sadece koşuşturmaktan, hep bir şeylere yetişmekten, ev işlerinden ibaret değil ki… Elbette bize uygun ve iyi gelecek seçeneklerle de dolu.

 

Günlük hayatın koşuşturması biter mi hiç! Üstelik birçoğu da gündelik ve olmazsa da olabilecek şeyler… Ucundan çalmaya çekindiğimiz. Bizi içine çeken bir girdap olmuş, farkında değiliz. Bu bir kader değil elbette, altından kalkamayacağımız bir sorun hiç değil. Tamamen bir yaşam şekli, alışkanlık… Yaşam sadece koşuşturmaktan, hep bir şeylere yetişmekten, ev işlerinden ibaret değil aslında. Yeter ki kendimize ve yeteneklerimize güvenelim!

 

Bunu tersine çevirmek elbette mümkün. Biliyorsunuz devamlı yaptıklarımız bir bakarız alışkanlığımız olmuş. Birkaç kez zorladık mı kendimizi (E, bu saatten sonra biraz zorlanmak gerekecek haliyle) bir de bakmışız kendimize, ruhumuza zaman ayırmak bir alışkanlık, ardından da yaşam şeklimiz oluvermiş.

 

Deneyelim mi, ne dersiniz? Bence değer.

 

 

tülvent

7 Yorum


Önerilen Yorumlar

......gergin, sinirli, öfkeli bir ruh haline giriyor, kendine ve ruhuna zaman ayırmak yerine yüklenmeyi artırdıkça da, psikolojik sorunlar yaşama olasılıkları da yüksek oluyor elbette.

 

Yaşamım boyunca kimin sıkıntısını dinlesem hep bu öneriyi vermişimdir.

Gün geldi ve sadece sıkıntı dinleyen biri olduğumu anladım.Benim hiç mi sıkıntım olmamıştı ve ortaya dökmeye karar verdim,daha ilk adımda çevremdekiler bana inanamadılar ve çok sabırlıymışsın diyenler bile oldu.

 

Her şeye inat hayata hep sıkıca tutundum. Hep içimdeki çocukla yaşadım.

O çocuğu çok seviyorum. Bir ara beni terketse de.. Asla bir daha gitmesine izin vermeyeceğim.

 

Ben bu şekilde varım ve yaşıyorum.. smile.png

 

Tebrikler tülvent,kalemine dökülen yüreğine sağlık smile.png

Yoruma sekme

bence zengin bir koca bütün bu sorunları çözer.çalışmaya gerek yok ev işi yapmaya gerek yok hizmetçi yapar nasıl olsa.sabahtan akşama kadar kendine zaman ayır ayırabildiğin kadar.bu seferde bundan şikayetçi olursunuz he.bunun kadınla veya erkekle alakası yok ki.çözüm çok basit nasıl bir hayat yaşarsan yaşa kendinle barışık olacaksın.yada benim gibi herkesle barışık olup kendine düşman olacaksın.düşman olmak değilde mesela birine bişey söyleyemem eleştiremem ama kendime demediğimi bırakmam öyle olmadığım halde. birine kendimden bahsederken en çok kullandığım kelime odundur.niye ben odunmuyum.hayır.ama ben odun demeyi seviyorum.kendimlen barışıkım çünkü, yada kendime düşman.ne diyom ben ya.neyse konuya dönecek olursak (ulan ben daha konuya başlamamışım ki döneyim hem konu neydi olim)he hatırladım ayşe.ayşeye bişey demeyin ayşe güzel kızdır

Yoruma sekme

İçindeki çocuğu öpüyorum sevgili Aries. :)

 

Ve Sevgili jön, çok haklısın. Sanırım düğüm burada: ''nasıl bir hayat yaşarsan yaşa kendinle barışık olacaksın.''

Yoruma sekme

Herkes çok anaç bir yapım olduğunu söyler..Evet gerçekten de öyleyim.Etrafımdakiler için koşuşturmam da bu yüzden hiç bitmez.Amma velakin kendimi de o koşuşturma içinde ayrı bir yere koyuyorum.Gün içinde kendim için birşey yapamadım mı, uykusuz kalırım o gün, ruhumu şımartacak bir zaman dilimi illa ki yaratırım..:)

Yoruma sekme
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.