TABAKTAKİ SON RONDO YENMEZ
Bizler görmüş geçirmiş bir milletiz. Bir araba dolusu görgü kurallarımız var .
Televizyonda şu sıralar bir reklam var dikkatimi çeken . Trabzon da rtük kontrolleri olmadan rahatça adını anmak istiyorum; ister reklam diye zannedilsin ister anlatmak istediğim şey zannedilsin . Ülker in “ rondo “ reklamı. Reklamın başında yalvarılan bir kız var . Yalvaran bir kabahat işlemiş besbelli . Ne yapsan yap affetmem diyor; fondaki müzik . Çünkü ; genç erkek , tabakta kalan son
ANNEM YATMAYA GİDİYOR
Bir bulaşık makinesi deterjanı, reklamı var. Reklamda, bir hanımefendi ve bir bulaşık makinesi var. Kalabalık bir reklam değil. Çatalları, kaşıkları, bıçakları saymazsak. Bu hanımefendinin, derdi büyük. Makineden çıkardığı, bıçakları parlamıyormuş. O da, mecburen siliyormuş. Hanımefendi, bulaşık makinesi bulmuş, makine bulaşıklarını yıkıyor, yetmiyor. Bir de, yeni alınmış gibi parlak olmalarını istiyor. Sanki pas parlak olunca; çatallar, bıçaklar terfi edecek. Yada, hanım
BU ERKEK KISMISI, BEYNİYLE AĞZI ARASINDA İLİŞKİ KURMAK İÇİN, BİZİM GİBİ KENDİNİ YORMUYOR.
Büyük oğlum dört yaşında. Kendisinde bir şey gözlemledim. Bir anne olarak en büyük zevkim; evlatlarımdan bahsetmek. Onlardan, şikayet etmek.
Biz kadınlar, erkeklere oranla neredeyse beş katı fazla, konuşabiliyoruz. Dırdırımız, çocuklarla uğraşmamız, kaynanamızı çekiştirmelerimiz, kız arkadaşımızı kıskanmamız hep bundan. Bunlar, erkeklerde yok mu? Var tabi hem de, alasından var; kıskançlıkta bize bin basa
BİRER MELEK MİSALİ ÇOCUKLAR SOKAKLARA DÜŞMESEYDİ
Allahıma bin şükür benim de bir dizim oldu. Beğendiğim, bana uyan, hoş bir konusu olan, içinde entrika olmayan, eşimin de beğendiği bir dizim oldu. Kendimi neredeyse kelaynak gibi hissetmeye başlamıştım. Dizisi olan insanlar beni anlamıyorlardı.
Dolunay, benim dizimin adı. ATV kanalında başladı. İnşallah bir bölümlük dizilerden olmaz. İkinci Bahar gibi de, bitmesi gereken yerde biter.
Sokak çocuklarından bahsediyor. Kap kaç olaylarının ardınd
ÇÖPLERİNİZİ DE, GÜZEL ANILARINIZLA GÖTÜRÜN
İki yıl kadar önce, eşimin küçük kız kardeşi, namı diğer görümcem; Giresun’da yaşıyordu. Biz de, Trabzon Giresun arası yakın diye, sık sık ona giderdik.
Bir gidişimizde, önce Giresun kalesine gittik. Gün akşam olmak üzereydi. Hava tam kararamamıştı.
Kale; şehrin doğudan girişindeki, bir dağın tepesine kurulmuş. Bizim Boztepe’miz gibi bir tepeye.
Tepeyi tırmanırken, bizi bir göl karşıladı. Üzerinde büyük bir gölün adı yazılan, tam ortasından geçen,
Bir akşam, tam yatacağım, uykum da gelmiş, televizyonda da NTV kanalı açık. Birden, soru sorulan, bir program başladı. Konuksa, benim şu sıralar en ilgimi çeken konuk. Bu cümle, ben lisedeyken geçseydi, benim kimden bahsettiğimi herkes anlardı. İnsanın yaşı ilerledikçe, hayranı olduğu insanlarda değişiyor. Daha doğrusu, hayranlığı boyut değiştiriyor,. Artık, belirli insanlar, televizyona çıkınca, pür dikkat kesiliyor, o kadar. O insan, onun için daha fazlasını ifade etmiyor. En azından benim içi
KİME MAGANDA DİYECEĞİZ?
Bazı gazete yazarları belirli konuları sürekli işler dururlar.
Tanıdığım insanlar gibi oldular. Neredeyse o konularda, onlardan düzenli olarak yazı bekler oldum.
Ben de, bir yerde gazete yazısı yazıyorum. Az buz bir misyonum oluştu. Dayanamadığım, söylediklerimin bitmediği birkaç konu var.
Gene öyle oldum. Gene söyleyeceklerim var.
Akçaabat’ta düğün oluyor. İnsanlara evlenecek. Bir arada yaşamaya karar vermişler. Ç
bu ülkede kadın olmak zor hele şoförsen daha da zor
Niçin gazetelerin ilk sayfalarında iyi ,güzel şeyler olmaz. Niçin cinayetler ,trafik kazaları, ilgili haberler olur. Kara haber tez duyulur ama önce iyi haber verilse daha güzel olmaz mı?
Partililerin yer aldığı resimler yerine başarılı gençlerin yer aldığı resimler olsa daha mutlu olurdum. Anlıyorum tabi amaç beni mutlu etmek değil. Amacınız o resimde yer alan insanları mutlu etmek. Sonrada onlar kendilerini gösterenleri mutlu eder. Al gülü
BU DÜNYADA EN ÖNCE KENDİMİZ İÇİN VARIZ
Bir en anne en eş tartışmasıdır gidiyor. Şurada neredeyse yedi yıllık evli bir eş, beş yıllık da bir anne olarak benim de bu tartışmalara bir diyeceğim var.
İyi bir eş nasıl olur diye, bir standart yok. İyi eşi partnerine sormak lazım.
Sevgili Ebru Şallı, benim için eşim her şeyden önce gelir diyor. Ben ona deliler gibi aşığım diyor.
Gülüyorum dediklerine. Ne çok öyle diyen gördüm. Şimdi öyle diyenlerin bazıları Allah, b…ı versin onun, diyor. Acı ama
GİTTİM, GÖRDÜM, AĞLADIM.
Allah`ıma bin şükür, ben de “ babam ve oğlum” u gördüm.
Fırsatı olmadığı için, en son gidebilenlerdenim. En ********* yanı da, tanıdığım herkesin bu filme gitmesi ve bana ballandıra ballandıra anlatmasıydı. Ben, çevremde az buz sinema seven biri olarak biliniyorum, olsun varsın hiç üzülmüyorum.
Çok sevgili Hümeyra`nın, bir röportajında şarkıcılığı, artık yapmak istemediğini söyleyen Hümeyra`nın, güçlü oyunculuğunu görmeme çok sevinim. Kadın gerçek hayatta anne midir b
ATTIĞI DAYAK DEĞİLMİŞ TOKATMIŞ
Sevgili Petek Dinçöz var ya; büyük assolist (!). onunla ilgili bir program izledim. Kadın ve sevgili, sevgilisi programda beraberdiler. Birbirlerini ağırlıyorlardı. Körler ve sağırlar birbirini ağırlar gibi. Sözüm, özürlülere değil ama, kullanacağım deyim yerine geçebilecek başka bir şey bulamadım.
Bazı kadınlar var, örneğin Banu Alkan, Petek Dinçöz. Bu kadınları ben pek anlayamıyorum. Bana göre; olan veya sahte, olan saflıklarını kullanıyorlar. Bu durumla prim k