Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

Kurani Kerim ve Cinler Alemi


Mehmet_NL
 Paylaş

Önerilen İletiler

Ben yokken yine forumu boş bulmuş sallamışsın dennise.. smile.png

 

SIKI takipcim meraba diyebiliriz o halde smile.png)

 

 

Cinler hangi frekansların aralığı?

 

hade cinlere inanmiyosun ,

duru goru duru isiti vs psisik yeteneklere de mi inanmiyosun ..

 

cin sadece bir terimdir .. terimlere ve sembollere takili kalma ; ))

 

 

VHF mi, UHF mi?

 

ruh ta bi frekans ; insan gozunun gorme araligi da bi frekans : ))

 

karanlikta goremez ; suda tam goremez , cok hareketli cisimleri iyi goremez ..

 

belli frekans araliklari var biggrin.png

 

 

Frekans analizerim(alet) var.

 

 

sakaci cocuk seniii laughing.gif

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Osilaskoplamı ölçeceksin..

 

O osilaskop değil bilemedin. Osilaskopta sayısal gösterge yoktur. Bu frekans analyzer. smile.png

 

Yani bir başka deyişle frequence spectrum analyzer ( dennis deyimiyle cin ölçer). smile.png

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

denisin deyimi degil ;

 

merabanin deyimi ile sozde denisin deyimi ; )

 

Sana göre frekans yada frekans aralığı değilmi cin? Frekans analyzer de cin ölçer olmaz mı? 'Dennis'in cinlerini ölçer' oluyor o zaman. Neyse teknik olunca anlaşılmadı galiba..

 

sana cin yolliyim mi ?

cidden ama

yolla de yolliyim

 

olmadi yollatim

 

cidden smile.png

 

Bunu söyleyen onlarca insan oldu ama, birisi de gönderemedi nedense.. İşiniz gücünüz masal. Eee, Arap kültürü işte ne yaparsın.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

  • 3 hafta sonra...

Ben cevap vereyim.

 

1.si evet cinler ve iblisler farklı varlıklardır. Ben sizin niçin kafanızın karıştığını anladım. Buyrun:

 

 

Kuranda cin 30 yerde geçen cin sözcüğü bir cins ismi olup(tekili,cinni)gözle görülemeyen varlık anlamındadır

 

bu köken tüm isim ve fiillerin ortak yanı,duyu organlarından gizli kalmakla ifade etmeleridir.Bundan anlaşılır ki cin türü varlıklarda ki görülmeme bunların ontolojik varlık olma özelliğinden yoksun kılmaz.Bu anlamıyla cin kelimesi bizim melek,şeytan ve cin diye adlandırdığımız tüm varlıkların ortak adıdır. Ve bu şekliyle cin kelimesi ins(insan denen varlık) karşıtı olarak kullanılır (bk. En'am,100)

 

Kısacası hem ortak addır hem cins adıdır Cin kelimesi.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

  • 1 ay sonra...

halisulasyonlari da cinler kontrol eder ..

 

insanin zihninde kurguladigi senaryolara dalmasi ve bunu ciddi gerceklikmis gibi yasamasi

 

o kisinin, ne kadar istese de zihin kontrolunun kendinde olmadiginin en acik delili olmaktadir ..

 

 

 

 

tipki seytan gibi ; seytanin zorlayici gucu yoktur (Kuran)

 

ama vesvese verir , kulaga fisildar (Kuran)

 

yani kisinin ic telkinlerine boyun egmesi anlamindadir, seytanin kendi zorlayici gucunun olmamasi ..

 

 

 

cinler de oyle , psisik frekanslar .. kimi bunlardan ordu yapar kendine .. yani bir ordu kadar yaptirim gucu elde eder // kimi de edilgen karakterlidir ve zihin haritasini ona acar ..

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

  • 2 yıl sonra...
  • 1 yıl sonra...

dilku..smile.png

 

Beyninin yarattığı ilizyonlardır Cinler periler..ne bir başka boyutu bilebilirsin nede o boyuttaki varlıkları..en güzeli bak İNSAN,a gör Cini Şeytanı Meleği..

ya kardeş bu adamlar yazmış dolu dolu ama say bak duydukları şeyler kuran da ki cinle ilgili ayet sayısın 5 katı d d

500 yıl yaşayacağını bile biliyorlar baksana d 

inkar edemeyiz ayet sabit. ama senin de dediğin gibi aramızda bir duvar var boyut değiştiremez iki tarafta.

neymiş sen onlara atıp tutmazsan onlar insana musallat olmaz ama çok atıp tutar uğraşırsan olurlar bak komşu kızı vardı delirdi kuzenim çıldırdı birisi yamuldu vs vs ..

yahu arkadaş bu cinler ne kadar dürüstler.

insanlar bile bazen sen ona birşey yapmasan da sana dokunuyor cinden fazla çarpan insanlar var. hem mecazi hem gerçek anlamda. 

gasp veya cepçileri de say. ya da en güvendiğin dostların yamukları çarpıyor .sevdiğin çarpıyor adamı..

yani demem o ki alemde yaratılan en üstün varlık biziz . adem.. ademoğullarıyız.

ama ne hikmetse cinler karışılmadıkça karışmıyor art niyetli yaramaz bir cin olamaz bu sonuca göre..

insanın var ama cinin yok demek ki art niyetlisi. d

Allah aklınızı kullanın diye 10 larca ayet te tekrar tekrar üstüne basıyor. bazı müslümanlar anlamıyor..

cin ayetlerde var cinlere karşı insanlara bir uyarı yok . insanlara karşı cinlere de bir uyarı yok. 

bu mars ta ki ırkla iyi geçinin demek kadar saçma bir şey. 

zaten onların gücü bizi etkileyemez. biz de etkileyemeyiz bi kere aynı materyalde değiliz

akla fiziğe kimyaya her şeye aykırı bi fikir bu.hem onlar bizi kasten musallat olsalardı bu bizim irademize engel olurdu Allah irademize taş koymaz sınav için irade şart . şeytan iblis te cinlerden değil mi adem toprak ben ateşten im demedi mi. e niye en babası olan iblis ten bu kadar korkmuyorlar. kahveye giren şeytanınız bol olsun diyor. laf arasında sinirlenince ula nşeytan diyor ki ... diyorlar.    uyanık birine . şeytana pabucunu ters giydirirsin diyorlar... ama ne hikmetse buna 3 harfli diyorlar eğer adını söylerse 40 adım yaklaşır diyorlar .

bizim dinimiz bu hale gelmiş işte

bilinçaltı ve korkular anlatılan hikayeler uydurulan hadisler kıssa lar biraz da israiliyat al sana yeni İSLAM. şu anda bu islamı yaşıyoruz işte.

onu bunu bırakın yahudi hrsitiyan ateist bunları bırakın onlar en fazla laf ebeliği yapar

asıl derdimiz şu.

biz ki arap ülkelerinin lider görüdüğü ülkeyiz bizi islam ın meşalesini önde taşıyan kurtarıcı örnek ülke olarak görüuorlar

ama biz öyle bir ülke olduk çıktık ki. tayt giyen türbanlılar gülhane parkında yiyişen türbanlılar cuma dan çıkıp akşam doğum günü partisinde votka bira içenler 30 gün oruç tutup bayram da karaköy e kerhane ye gidenler türbelerde sayısal loto doldurup tabuta el yüzs sürüp  öss ye gireceği kalemi türbe taşına sürenler dilsiz çocuğu iyileşir diye anahtarı türbe kapısına sokup sonra çocuğun ağzına sokanlar kahvede karı gibi dedikodu yapanlar .. erkek gibi çapkın olan genç kızlar ana baba tanımayan evlatlar bonzai içen gençler biribirini öldürmek istercesine çekişen ve ihtilafa düşen ilahiyatçılar  hoca görünen hainler devlet adamı görünen yalancılar rüşvetçiler hortumcular olduktan sonra DÜŞMAN a ihtiyacımız YOK. 

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

  • 5 ay sonra...
Misafir Taha Yasir Doğan

Cin

Cin insanlık tarihinin bırakmadığı inançlardan birisidir bütün kabilelerde, uygarlıklarda bu inancın baskısı görülür, bu inancın özellikle Babil ve Yunan dinlerinde Hristiyanlık ve Budizm’de çok yaygın ve baskındır. Makalede bu inancın Kur’an’daki yerini ve ne anlamda kullanıldığı araştırılmıştır.

55:15-  Cinleri de hâlis ateşten yarattı.

15:27-  Cinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yarattık.

27:17-  Cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil orduları Süleyman'ın hizmetinde toplandı, hepsi bir arada (onun tarafından) düzenli olarak sevk ediliyordu.

27:39-  Cinlerden bir ifrit, "Sen makamından kalkmadan ben onu sana getiririm. Gerçekten bu işe gücüm ve güvenim var." dedi.

21:82-Baş eğmeyen güçlerden (de o'nun buyruğuna verdiklerimiz vardı ki) bunlar o'nun için dalgıçlık ve (bu türden) başka işler yaparlardı. Bu güçleri de gözetim altında tutan yine Bizdik.

72:1-Deki: Hakikat bir takım cinin Kur’an dinleyip de şöyle dedikleri bana vah yedildi. Şüphesiz biz, hayret verici bir Kur’an dinledik.

Bütün Cin kelimelerinin tek bir anlamda kullanıldığını ve üst boyutta belli bir güce sahip ruhani varlıklar anlamında kullanıldığını varsayarsak;

Halis ateşten yaratılan cinler Süleyman’a neden ve nasıl yardım edebildiler?

Halis ateşten yaratılan bu varlıklar dalgıçlık yapabildiklerine göre suda boğuluyorlar boğulmuyorlarsa dalgıçlık yapıyorlar demenin ne anlamı olurdu? Boğuluyorlarsa nefes alıyorlar demek anlamına gelir, bizim boyutumuzun maddesine mi muhtaçlar?

Bizim boyutumuzun maddesi derken bu madde dünyada var, dünyaya mı muhtaçlar? Diğer birçok gezegende suda yok bunlar bizim dünyamıza dalgıçlık yapmaya mı geliyorlar?

Neden insanların hobilerini çalıyorlar? Kendi hobilerini zanaatlarını uydursunlar.

Müslüman, Hıristiyan Cinler varmış, bizim peygamberlerden öğreniyorlarmış bizim peygamberlerimize mi muhtaçlar? Hristiyan’ken Müslüman olan cinler olduğuna dinleri bozulmuş yani cinler sapıtıyorlarmış?

Dünyamıza dalgıçlık yapmak için gelen halis ateşten yaratılan bu varlıklar aklı oldukça zorluyor. Şeytan hem iblis hem de kötü insanlar için kullanılıyor peki cinlerde aynı şekilde olamaz mı? Yani nasıl şeytana inanan ona kanan insanlara Kur’an da şeytan diyorsa cine inananlara da Kur’an cin demiş olamaz mı? Kur’an’ ı bu şekilde yorumlayan tefsirlere bakıp bu konuyu incelemeden önce cin inancının tarihini bir inceleyelim.

 

Mısır Mitolojisinde Cinler

Mısır mitolojisinde dünyada sayısız (Agh.) cin vardır bu cin sınıfına Aku denir. Ölü ruhlara akraba varlıklardır. Cinler Tanrılar ve insanların arasındaki yararlı ya da zararlı olan güçlü yaratıklardı. Cinler kötü niyetli hayvanlar olarak gözükür yılanlar, timsahlar ve aslanlar. Diğer cinler bunların karışımından oluşur. Bu cin sınıfında insan formunda ve Tanrılardan ayırt etmesi mümkün olmayan hayvan başlı insanlara da sıkça rastlanır. Keskin bıçaklar ve ağızdan ateş püskürtme bu kavramın sembolü haline gelmiştir. Cinlerin; kırmızı gözlü, beyaz dişli, uzun zıplayan ve kemik kıran olmasından fazla özellikleri yoktu. Yer altındaki cinler ise kapıların önüne yerleştirilmişlerdir, ahirete girmenin şartlarını yerine getiremeyenlerin ölülerini yok etmek için veya kovmak için fakat bu cinler kötü niyetli değillerdir, ölüleri haklı çıkarmaya çalışırlar ama sapmışlara karşı silahlarıyla şiddet uygulamak zorundadırlar.

Mısırlılara göre cinler için bir diğer konu dünyanın her yerinde evleri olmaları. Onlar görünmeyen havada bile vardır. Davul çalarak havadaki bu cinler kovulur. Her şeyden önce varlıklarını, ışıktan korktukları için gecenin karanlığında sürdürürler. Bu yüzden doğan güneş cinleri kovar veya meşale de aynı görevi görür. Bazı kültlerin törenleri cin korkusundan doğmuştur veya en azından etkilenmiştir.

Günlük hayatın inançlarında iyi cinlerde yine burada eksik değil; erkeksi cüceler ve dişi hipopotamlar insanları gece uykudayken kötü cinlerden korur. Ayrıca bazı sihirli sözlerle de cinlerden kurtulmak mümkün. Kötü cinlerin insanlara zararı onları hasta etmeleridir. Onlara göre cinler karanlıkta kurbanına doğru havada süzülerek onun üstüne çöker ve onları sihirli sözleri, tılsımları kullanmadan veya daha güçlü bir Tanrı yardım etmeden gitmezler.

 

Mezopotamya da Cinler

Mezopotamya inancına göre cinler diğer uygarlıklarda ki gibi heykellerle pek özdeştirilmez. Ama burada da cinlerin insanlara verdiği zarar insanları hasta yapmalarıdır. Onlardan kurtulmak için onları öldürmek veya bir başka kurbana transfer etmek gerekiyor. Kurban bir havan veya insan boyunda bir şeker kamışı gibi bir cisim bile olabilir. Olay şu ki; önce hastanın kamışın yanın da acı çekerek uzanması lazım sonra ise kâhin sihirli sözlerini söyler ve transfer gerçekleşir. Sihirli sözler şöyledir; ‘Kötü asakku cini adamın içinde oturuyor. O ellerini ve ayaklarını sıkıca tuttu ve hareketsiz bıraktı.’ Ve sihir Tanrıçasına karşı birkaç karanlık saçma mitolojik danstan sonra şu metin devam eder; ‘İnsanlığın karşılığı olarak geyik hayatını feda edecek. Geyiğin Boynu insanın boynu için feda olacak, geyiğin göğsü insanın göğsü için feda olacak’ (Aynı inanç İncilin temeline kaynaklık etmektedir) ki incilide ‘Domuzların Gadarası’ İncilcilere göre birçok cinin gariban hayvanlara musallat olması, tek bir adamdan çıktı.

Mezopotamya inancına göre kötülüğe rakip olan yardımsever utukku, sedu ve lamassu cinler vardır. Bu son ikisi Asur saraylarının kapılarının önünde duran insan başlı kanatlı aslanların inanılmaz bir güçleri vardır. Bu bölgelerde buna benzer heykeller toprağın altında bulunmuştur; çok eski olan bu heykeller kireçle sıvanmış kırmızı ve siyaha boyanmıştır. Artık evin başına gelebilecek bütün kötülükler; kötü bir cin, kötü bir tanrı, kötü bir hayalet, bir hortlak, kötü bir Lamastu, bir labasu, Lilu veya Lilitin hizmetçileri, bir Tanrının hizmetçisi veya Tanrıçanın hizmetçisi, veba cini veya şansızlık cini, ölü, yangın vs.

Mayalarda cin inancı

 Mayalalılara göre Xialba yeraltı cinlerle doluydu. Onlara göre buranın sakinleri ürkütücüydü ve buranın 12 efendisi vardı bunların en kıdemlisi Hun-came(bir ölüm) ve Vucub-came(yedi ölüm) Maya Xialbanın ölüm kararını veren ikiliydi.

Geride kalan 10 efendi insanlara zararlıydılar; İnsanların kanını içen Xiquiripat(uçan kabuk) ve Cuchmaquic(toplanan kan), insanın vücudunu şişiren Ahalpuh (irin cini) ve Ahalgana (sarılık cini),  cesetleri kemik haline getiren Chamiabac(kemik ekibi) ve Chaniaholom(kafatası ekibi), terk edilmiş evde saklanan insanı öldüren cin Ahalmez(süpüren cin) ve Ahaltocob(bıçaklayan cin), yolda yürürken öksüren insanları öldüren cin Xic(kanat) ve Patan(öksüren).

Araplarda cin inancı

Araplar kendilerini çevreleyen tabiatın, insanlarınkine üstün fakat özel vasıtalarla kendi himayelerine alınabilen kuvvetlerle dolu olduğuna inanıyordu. Cinleri Tanrının kızları olduğuna inanıyorlardı. Çöller ve dağlar bu varlıklarla doluydu. Araplar, adeta cinlerin seslerini işittiklerini garip şekillerini gördüklerini sanrılardı. Onlara göre cinler insanoğlu gibi yeryüzünde dağılırlardı fakat onlar insana benzemeyip ateşten veya havdan oluşmaktaydı. Onlar için insan gözüne gözükmez ancak pek nadir hallerde görünebilirdi. Yararlı ve zararlı cinler vardı bu nedenle onların saygılarını kazanmak onlara ibadet etmek gerekirdi. Her cinin belirli bir yeri olduğu ve kayaları, ağaçları ve putların içini mesken yaptıkları kabul edilirdi. Her kabilenin veya birkaç kabile topluluğunun özel bir cini, bir kayası, bir ağacı veya bir heykeli bulunup bunun yanında belli bir topluluk ikamet eder ve dini ödevi yerine getirir.

Araplar kendi cinlerinin koruduğu bölgeden çıkıp gece ıssız, derin vadilere düştüklerinde ‘eüzü bi-seyyidi haze’l-vasdi minşerri sufehai kavmih’(kendi kavminin sehiflerinden/cinlerinden gelebilecek şerlerden, bu vadinin efendi cinine sığınırım diye dua ederdi.

Eğer bir kimse bir cin tarafından rahatsız edilirse kâhine gider ve kâhinde onu ‘okuyup üfleyerek’ tedavi ederdi.

Bir Fizyolojik Hastalığın Yanlış Yorumlanması ‘Kuduz’

Evet kuduz tamda ‘içine cin kaçmış bunun’ teşhisine uygun bir hastalıktır. Eskiden insanların bu hastalığa yakalanmış yakınlarını görünce neden durduk yere birden değiştiklerine anlam veremediler. Düşünün tıbbın olmadığı bir dönemde yaşıyorsunuz yakınınız şiddetli hareketler, kontrolsüz heyecan, su korkusu, vücudun bir bölümünü hareket ettirmede yetersizlik, karışıklık ve bilinç kaybı yaşıyor bu tuhaf şey daha önce duymadınız ve çevreniz cincilerle dolu tatbikîde yapacağınız yorum yakınınıza bir tür değişik ruhsal yaratığın musallat olacağını düşünmeniz, eskiden insanlarda böyle düşündü zaten fakat kuduz beyin iltihabına neden olan viral bir hastalık.

 

Bir Psikolojik Hastalığın Yanlış Yorumlanması ‘Şizofreni’

Hastalık, algılama ve düşünme yetilerinde meydana gelen bozukluklara bağlı olarak kişinin davranışlarında da değişime, bozulmalara yol açar. Bu bozulmalar neticesinde şizofreni hastası, kendisini rahatsız etmeye başlayan dış dünyadan bağımsız, kişiler arası ilişkilerden ve gerçeklerden uzaklaşarak kendi kendine yeni bir dünya kurmasına yol açar bu psikolojik hastalıkta yanlış yorumlanmaya müsait.

Genel olarak

Genel olarak eskiden insanların anlam veremedikleri hastalıkların nedenini cinlere yüklediği görülüyor Maya inancında olduğu gibi yolda öksürerek yürüyen adama musallat olan Xic’in aslında adamın bir kalp krizinden veya başka bir hastalıktan öldüğünü tahmin edemediler. Onlara bir şeylerin musallat olduğu aşikâr ama bilemedikleri bu kendilerine musallat olan şeyi görememe sebebi başka bir mekân veya boyutta olmaları değil aslında göremedikleri şeyin göremedikleri kadar küçük olmalarıydı. Deliren, şizofren olan felç olan veya psikolojik sorunları olan, vücutlarının şişmesi kabarması, hastalanmaları, ölmeleri, karınlarını ağrımasına vs. anlam veremediler, tıpkı hava olaylarının nasıl olduğunu doğal afetlerinin nasıl gerçekleştiğine anlam verememeleri gibi bu nedenle onları mitolojik bir şekilde yorumladılar. Fakat bununla da kalmadı, abartıldılar bir sürü masallar hikayeler ortaya çıkardılar, Allah’ın koyduğu doğa kanunların bozabilen (doğa üstü güçleri) olduğunu söyleyen kahinlerin ve büyücülerin ticaret kaynağı oldu onlar bu inancaları kullandılar, cinleri tılsımlarla kovabildiklerini söylediler, insanlar yüzyıllardır bununla cincilikle uğraştı ortaçağ Avrupa’da  insanlar 500 yıl cincilikle üfürükçülükle uğraştı ama insanların ortalama ömrü 40 yıldı hastalıklara ve vebalara karşı savunmasızlardı Fransa’nın yarısı vebadan ölmüştü cinleri kovabildiğini sanan kişiler hiç bir şey yapamadı ama 20. yy gelindiğinde tıp bu inançları bitirecek tılsımların yapmadığını Allah’ın izniyle(doğanın kanunuyla) ilaçlarla iyileştirecekti. Tabi tıbbın bu inancı bitirdiği pek söylenemez hatta hiç söylenemez bu inanç tuhaf bir şekilde hala baskın. Türkiye veya İslam ülkelerinde inancın iman boyutunda olması yani sadece halk hikâyeleri veya kendi şahsi görüşünden değil Kur-an-ı Kerimi’ de bu inanca kaynaklık ettiği, kesin bir şekilde bütün ‘Cin’ kelimesi geçen yerlerde ‘insanlara musallat olan boyut üstü ruhsal bir varlık’ anlamına geldiği düşünülür lakin İslam öncesi cin inancının cahiliye Arap dönemi ya da cin inancını oldukça baskın olduğu İslam topraklarında yaşamış Babil krallığı, Asur krallığı ve Yunanların inançlarından etkilenmiş olma riskinden dolayı Kuranda geçen tanınmayan görünmeyen anlamına gelen bütün ‘Cin’ kelimelerinin hayalet anlamına gelmesi ihtimalini bir kez daha düşünmek gerekir.

 

 

 

 

 

Kuranda Cin

Cin suresi;

1- DE Kİ: "Cinlerden bir gurubun Kur'an'ı dinledikten sonra birbirlerine şöyle dedikleri bana vahyolundu; "Doğrusu biz çok muhteşem bir söz dinledik, 2- Doğru ile yanlışı ayırmamızı sağladı. Biz ona iman ettik. Artık Rabbimize hiç kimseyi ortak koşmayacağız. 3- Gerçekten Rabbimizin şanı çok yücedir. Kendisine ne bir eş ne de bir çocuk edinmiştir, 4- Demek bizim beyinsiz, Allah'a karşı saçma şeyler söylüyormuş. 5- Demek, biz insanları ve cinleri Allah'a karşı asla yalan söylemez sanmışız.

Buradaki cinler görünmeyen varlıklar olabileceği gibi, cin inancına mensup insanlarda olabilir. Türkçede soldan bir grup denilince sol görüşe mensup, onan inanmış insanlardan bir grubun kastedildiği gibi veya başka ayetlerde bazı insanlara şeytan demesi, şeytana uyan kötü insanlardan bahsetmesi gibi burada cin derken cine uyan ona inanmış anlamında da kullanılmış olabilir (daha önce söylediğimiz gibi cin inancı oldukça baskındı). Üçüncü ayete göre bu cinlere inan insanların Hristiyan olduğu düşünülebilir, Hristiyanlıkta da cin inancı oldukça işlenir.

4 ve 5’inci ayetler yani: Bizim geldiğimiz memleketteki kâhinler, sihirbazlar ve din adamları, cinlerle, perilerle, tabiatüstü güçlerle ilişki halinde olduğunu sandığımız o kişiler, meğer birer beyinsizmiş. Meğer bunların aslı yokmuş. Biz onlara öyle inanmış, öyle sırılsıklam bağlanmıştık ki asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk. Meğer atıp tutuyorlarmış. Biz de onlara saf saf inanmışız.

 9- Biz göğü dinlemeye kalkardık, oturur yıldızların hareketlerinden falcılık yapardık. Ama şimdi anlıyoruz ki kim böyle işler yaparsa kendisini ateş beklemektedir.10-Yine anlıyoruz ki, yeryüzünde kimin başına ne geleceğini, Rablerinin kötülük mü hayır mı diledi­ğini biz bilemeyiz.

Yani: Bu cinlerle ilişki kurduklarını söyleyen adamlar yüzünden öyle bir cehalete saplandık ki tuttuk gökteki yıldızlardan geleceği okumaya, onların hareketlerinden kaderle ilgili manalar   çıkarmaya, yıldız falcılığı, üfürükçülük vs. yapmaya başladık.  Bu amaçla göğün kapılarını         çaldık durduk. Fakat böyle yapmakla hep kendimizi aldatmışız. Göğe el uzatmakla aslında       sadece ateşe el uzatmışız da haberimiz yokmuş.

Görülüğü üzere Cin suresi artık anlam kazanmaya başlıyor.

 

 

 

 

 

 

Süleyman’la ilgili Cinler

27:17-   Cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil orduları Süleyman'ın hizmetinde toplandı, hepsi bir arada (onun tarafından) düzenli olarak sevk ediliyordu.

27:39-   Cinlerden bir ifrit, "Sen makamından kalkmadan ben onu sana getiririm. Gerçekten bu işe gücüm ve güvenim var." dedi.

34:14-   Ne zaman ki Süleyman'a ölümü hükmettik, cinlere onun ölümünü sezdiren olmadı. Yalnız bir güve böceği yere dayandığı asâsını yiyordu. Bu sebeple Süleyman yere yıkılınca ortaya çıktı ki, cinler eğer gaybı bilir olsalar o zilletli azab içinde bekleyip durmazlardı.

Bu ayetlerdeki cin kelimesini anlamak için ilk önce ayette geçen Süleyman’ın himayesinde olan hayvanların ne anlama geldiğini bilmek gerekir, bu ayetleri iyi tefsir ettiğini düşündüğüm İhsan Eliaçığın ‘Yaşayan Kuran’ tefsir kitabını inceleyelim.

‘’Bu ayetler, Mezopotamya-Akdeniz havzası eski din ve mitolojilerini bünyesinde barındıran Kitabı Mukaddes geleneğinin etkisinde kalarak okununca, kuşlarla, balıklarla, karıncalarla, cinlerle konuşan, olağanüstü güçlere sahip sihirbaz-peygamber karışımı bir Süleyman portresi ortaya çıkmaktadır. Üstelik bölge halklarının muhayyilesinde "jeopolitik" içeriğinden soyutlanarak birer efsane ve mit haline gelmesi de işin cabası. Kuran işte bu tarihsel muhayyileden giderek evrensel mesajlar veriyor. Gerçekte "Süleyman Krallığı" olayını kendi etkin jeopolitik tarihi içinde anlarsak, sonraki çağlara yönelik "yaşayan" mesajlarla dolu olduğunu görürüz. Şöyle ki: Hz. Davut ve Hz. Süleyman, Filistin'e gelen Hz. Musa bağlılarının ardılı olan toplumun önderleriydiler. Kurdukları devlet, zamanın en kritik ticaret yolunun tam ortasında, Kudüs-Lübnan hatundaydı ve Mezopotamya ile Akdeniz (Mısır) arasındaki barışı temsil ediyordu (M.Ö. 1000-800 arası). Davut ve Süleyman, Hz.  İbrahim ile Musa'nın mesajını en iyi algılamış ve devlet siyasetine dönüştürmüş iki isimdi. Süleyman devleti, o dönemin en önemli çatışma noktası olan; yani ticaret yollarının denetim merkezindeki, Akdeniz, Kızıldeniz ve Fırat havzasının kavşak noktası olan Kudüs'te, Mısır-Babil ve Hitit arasında denge oluşturmuştu. Süleyman'ın ihtişamı, yani karıncalar ve kuşlardan cinlere kadar her şeyi yönetmesi, esasen dönemin birbirine yabancı ve düşman devletleri arasında oynadığı barışçı rolü ifade etmektedir. Yani "kuş, karınca, atmaca, balık, kartal, cin" vs. ile dönemin bölgesel kabile, aşiret, devlet ve imparatorluklarının arma ve sembolleri kastedilmektedir.  Bu anlamda yelkenli gemi ve rüzgârlar, tersaneleriyle ünlü denizci Fenikelileri; cinler ve büyü, sihir ve yıldız fallarıyla ünlü Babillileri; karıncalar çalışkanlıkları, yaptıkları baraj, bent ve su yolları ile ünlü Sebelileri; kuşlar Hitit'i (sembolü kartal) ve boğa/ inek; Mısır'ı; balık Asurluları temsil ediyordu. Şu halde bu bakış açına göre Süleyman'a "kuş dili" (mantıkut-tayr) öğretilmesi bu sembollerin temsil ettiği devlet ve imparatorlukları adaletle yönetme, birliği sağlama, çatışmayı önleme, onların esas amaçlarını derinlemesine anlamaya yönelik diplomatik dil ve başarılı siyasi ilişkilerle, bütün bölgeyi yani Mezopotamya-Akdeniz havzasını bir "Daru's-Selam" (Adalet ve barış yurdu) haline getirmeyi ifade etmektedir...Yani: Sembolleri karınca olan (Sebeli) bir insan topluluğunun yanına gelince  içlerinden birisi: "Evlerinize çekilin, bu kadar güçlü bir ordu hepimizi ezip geçer.  Sakın karşı gelmeyin!" dedi. Burada Hz. Süleyman'ın ordusunun ne kadar büyük ve ihtişamlı olduğu anlatılmak isteniyor. Bu, Türkçe'de örneğin "bozkurt'u kendilerinin sembolü olarak kabul eden bir topluluğun "Maraş Ovası bozkurtlar yuvası" demesine benzer. Veya Fenerbahçe futbol takımına "sarı kanaryalar" Beşiktaş'a "kara kartallar" denmesine benzer.                       "Sarı kanaryalar, kara kartalları yendi" deriz.  Hâlbuki ortada ne sarı sarı kanaryalar ötmekte ne kara kara kartallar uçmakta, nede Maraş'ta sahiden kurtlar ulumaktadır. Ortada olan bunları sembol olarak kabul eden birtakım insanlardan başkası değildir’’

Bu tefsire göre Süleyman’ın himaye ettiği cin topluluğu güçlü ruhsal varlıklar değil, görünmeyen güçlerin kitabını yazan cinleri perileri rahat bırakmayan Babillerden bahsedildiği söyleniyor. Babillerden bi haber olan eski Araplar için uygun bir sembolik ifadedir bu.

Cinin yaratılışıyla ilgili ayetler

15:27-Cinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yarattık.

55:15 -Cinleri de hâlis ateşten yarattı.

Buradaki ayetler Cinlere inanan insanlardan bahsediyormuş gibi durmuyor. Direk Cinlerden bahseden bu ayette insanların yüzyıllardır inandığı ruhsal varlıkların görememe sebebinin başka alemde olduğu için değil insanın gözeneklerinden geçebilecek kadar küçük olduğunu söylüyor.

Buradaki ‘ateş’ kelimesini anlamak için Kuranda diğer (toprak, çamur, balçık) sembollerini anlamak gerekir.

Ali Şeriati’ye göre İnsan topraktan, balçıktan, çamurdan yaratılmıştır derken insanın Allah’tan veya üst boyuttan bir parçası olamadığını anlatmak için dünyamız sembolik elementimiz örnek vererek güzel bir şekilde açıklamıştır.

Eğer aynı şeyi ateş için düşünürsek görünmeyen varlıklar dünyamızdadır. Ve çıplak gözle görünmeyecek kadar küçüktür, demek istediğim şey bu ayetlerde Reşit Rıza’nın da demek istediği gibi Kur’an 1500 yıl önce mikroplardan bahsetmiş olabilir.

İnsanlar yüzyıllardır görünmeyen güçlerle uğraştılar kendilerine zarar veren varlıkların başka alemlerde olduğunu düşündüler ve işe yaramayan tılsımları sihirli sözleri kullandılar oysaki dileyende dilenilende ne zayıftır. Bu boş uğraşları bırakıp olayın bilimsel yönünden araştırmak lazımdı çünkü o zaman insan yol aldı.

‘Görünenleri de görünmeyenleri de o kendisine hizmet etsin diye yarattı.’         51:56

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynakça

Mısr cin inancı;

Hans Bonnet, Reallexion der ägyptischen Religions geschichte: 2000 Walter de Gruyter Berlin

Maya cin inancı;

Timothy Laughton ‘The maya lite, Myhte and Art’: 1998 by Duncan Baird Publishers, Lundan.

Mezopotamya cin inancı;

Henry William Frederick Saggs The Greatness that was Babylon; 1975 Sidwick an Jackson London.

Arap cin inancı;

Neşet Çağtay İslam Önce Arap Tarihi ve Cahiliye Çağı; 1957 Mars T. Ve S. A. Ş. Matbaası Ankara.

Diğer;

Ann M. Kring, Abnormal Psychology;2014 Nobel Akademik yayıncılık Ankara.

İhsan Eliaçık Yaşayan Kur’an;2014 İnşaat Yayınları İstanbul.

Yoruma sekme
Diğer sitelerde paylaş

Katılın Görüşlerinizi Paylaşın

Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer ÜYE iseniz, ileti gönderebilmek için HEMEN GİRİŞ YAPIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.
Примечание: Ваше сообщение будет проверено модератором перед отправкой.

Misafir
Bu başlığa cevap yaz

×   Zengin metin olarak yapıştırıldı..   Onun yerine sade metin olarak yapıştır

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri getirildi..   Editörü temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.