Jump to content
Sign in to follow this  
Yayamaz Kayımca

PAHALI KADIN!.................

Recommended Posts

Aşk, iki kişilik bir oyunmuş,

Ve kaçan balık,

Büyük olurmuş, duydum.

Ama ben hep,

Kalbimin sesine uydum.

 

Bu yüzden

Aptala çıktı adım,

Haklısın!

Pahalı kadın, olamadım...

 

Her damla sevgiye, vererek emek,

Nelere dayandı

Bilsen bu yürek!..

Sevende naz, olmaz diyerek,

Gönlümü ortaya koydum,

 

Bu yüzden

Aptala çıktı adım,

Haklısın!..

Pahalı kadın, olamadım...

 

Ne tek taş yüzük, bekledim yardan,

Ne de, etkilendim vardan.

Kimseye, bakmadım yukarıdan!

Turistik otellerde yoktu kaydım,

 

Bu yüzden

Aptala çıktı adım,

Haklısın!

Pahalı kadın, olamadım...

 

Doğru bildiğimden, asla şaşmadım

Para, pul, hırsıyla

Dolup taşmadım!

Hep zoru seçtim,

Kolaya alışmadım.

Ne zaman acıksam,

Duygularımla doydum

 

Bu yüzden

Aptala çıktı adım,

Haklısın!

Pahalı kadın, olamadım...

 

Demedim, gencim, güzelim

Ne verseler az...

Görmedim erkeğimi yolunacak kaz!

Siper ettim, sevdiğime sinemi

Kondurmadım üstüne toz.

 

Asla, düşkün olmadım, lükse,

Çalıştım, kazandım, yapmadım sükse

Kim, aşk için, gözyaşı dökse,

En değerli ziynet saydım,

 

 

Bu yüzden,

Aptala çıktı adım,

Haklısın!

Pahalı kadın, olamadım...

 

Ne, kuş tüyü yastıklara baş koyup,

Çöllere saldım, sevdiğimi,

Ne de, demir dağları deldirdim, Ferhat''ıma.

Hiçbir zaman feda etmedim,

Sevdamı rahatıma...

 

Bu yüzden

Aptala çıktı adım,

Haklısın!

Pahalı kadın, olamadım...

 

Her sevişim,

Biraz ölüşümdür, benim!..

Her ölüşüm, yeniden doğuşum!..

Yüreğimin dallarına, sererim de acımı,

Kimseye boyun eğmem!

Beni benden,

Caydıramaz yalnız kalışım.

 

Yalana mekan,

 

 

Yılana yuva değil, gönlüm!..

Kışa yaz, karaya beyaz demem...

Biraz susuzluk, biraz huysuzluk,

En çokta, korkusuzluktur aşk!

Ürkekliği sevmem...

Gönlümün cebinde, bozukluk yok!..

Fazlasını verme,

Üstünü ödeyemem...

 

Pahalı olanı,

Üzmek değil niyetim.

Bu benim işte,

Böyle geçti hayatım.

Ne etiketim var, ne de fiyatım...

 

Sanma ki, sarhoştum,

Söyledin de aydım,

Sanma ki, erdemi, ucuzluk saydım

 

Aşk, iki kişilik bir oyunmuş

Ve kaçan balık,

Büyük olurmuş, duydum.

Ama ben hep,

Kalbimin sesine uydum!..

 

 

 

(ALINTI)

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest RA_dya

Aşk, iki kişilik bir oyunmuş,

Ve kaçan balık,

Büyük olurmuş, duydum.

Ama ben hep,

Kalbimin sesine uydum.

.

.

 

Aşk, iki kişilik bir oyunmuş

Ve kaçan balık,

Büyük olurmuş, duydum.

Ama ben hep,

Kalbimin sesine uydum!..

 

 

 

(ALINTI)

 

 

:):clover:

Share this post


Link to post
Share on other sites

tek kelime ile HARİKAYDI :clover: böyle kadınlar az olsa da hala var

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sağolun arkadaşlar ................hassas,duyarlı kişileyin kesin okuyup yorum yapacagını biliyorum!!!!!çünkü bana göre olması gereken kadın veya insan ifadeleri!!!!!

Share this post


Link to post
Share on other sites
Sağolun arkadaşlar ................hassas,duyarlı kişileyin kesin okuyup yorum yapacagını biliyorum!!!!!çünkü bana göre olması gereken kadın veya insan ifadeleri!!!!!

 

Yayamaz Kayımca bu forumda tanıdığım en duyarlı isimlerden biri de emin olki sensin;yüreğine sağlık...

;)Bilirsin tüm dayatmalar soysuzda olsa;dayatmayı soylu olarak anlamlandıran insana rağmen insan demek;gerçekten de zor!

Share this post


Link to post
Share on other sites
Yayamaz Kayımca bu forumda tanıdığım en duyarlı isimlerden biri de emin olki sensin;yüreğine sağlık...

;)Bilirsin tüm dayatmalar soysuzda olsa;dayatmayı soylu olarak anlamlandıran insana rağmen insan demek;gerçekten de zor!

 

 

 

 

 

:blushing: Oyyyy bak çok şımarıkımdıy sen beni böyle şımartıysan ben yerede basamam artıkın :stuart: arada şakada iyi oluyo dimi GÖKYÜZÜ :) hakımdaki düşüncelerin için sağolasın...ben nedense hiçbir dayatmaya sesiz kalamadım huyum kurusun hep dikbaşlıyımdır,asiyimdir!!!sessizlik beni ürkütür!günümüzde insanlar sadece bakıyo GÖKYÜZÜ ama bizler görüyoruz!!!!

Share this post


Link to post
Share on other sites
:blushing: Oyyyy bak çok şımarıkımdıy sen beni böyle şımartıysan ben yerede basamam artıkın :stuart: arada şakada iyi oluyo dimi GÖKYÜZÜ :) hakımdaki düşüncelerin için sağolasın...ben nedense hiçbir dayatmaya sesiz kalamadım huyum kurusun hep dikbaşlıyımdır,asiyimdir!!!sessizlik beni ürkütür!günümüzde insanlar sadece bakıyo GÖKYÜZÜ ama bizler görüyoruz!!!!

 

Bilirim sen şımarmasızsın -_- ama istersen bira gökyüzüne takılma için kendini şımart ;) Asi olmak yada soysuzlaşmamak koyun olmaktan iiidir :excl: Bak ben koyun olmayı denedim :D ama çooook sıkıldım ;) Huyun suyun kurumasın Yayamaz Kayımca...

Share this post


Link to post
Share on other sites
Bilirim sen şımarmasızsın -_- ama istersen bira gökyüzüne takılma için kendini şımart ;) Asi olmak yada soysuzlaşmamak koyun olmaktan iiidir :excl: Bak ben koyun olmayı denedim :D ama çooook sıkıldım ;) Huyun suyun kurumasın Yayamaz Kayımca...

 

 

 

Canımmmm asimmmmmm benimmmm :wub: ben şımarık,ükela,seyseri,delü,manyag diye uzayıp giden biriyim... :clover:

Share this post


Link to post
Share on other sites

Güzel olan yüreğine benim için bir iyilik yapar mısın?Ona şunu fısılda;yürekler bazen acıyı kendine mesken edermiş.Her daim acırmış.Ama sakın sen bunu yapma!Sana ihtiyaçları var!Sana ihtiyaçımız var!!!!!!!

Share this post


Link to post
Share on other sites

Akışkanlığında gecenin yapışkan sevgileriyle tutunup hayata gebe kalmıştı karnındaki *****... Ne bir ilkti bu onun için ne de son olacaktı...Sadece rahmini aldıkları gün ağladı ve "kader" dedi doğmamış çocukları için...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sessiz Bir Ağlamaktır Her Gözyaşı...................................

 

 

 

Kollarında hayatını kaybetmekte olan bir kadına seslenen sevgilinin ağzından...

 

--------------------------------------------------------------------------------

 

 

 

Kızıl bir akşamüstü doğuyor kan revan içinde

Kimler vurdu seni kadın, kimler getirdi bu hale

Derbeder bir rüzgar savurmakta saçlarını

Gözlerimin içine bak kadın, konuş benimle

 

Her yalvarış adeta bir kaçış şimdi

Sana söylüyorum kadın, ne oldu anlat hadi

Dokunuşlar ürkek ve titrek bir sevişmek adeta

Bana öyle bakma kadın, delip geçiyorsun beni

 

Keskin bir yosun kokusu ve birkaç ahenksiz nota bizlere eşlik eden

Yarısı devrilmiş bir rakı şişesi ve dumanı üstünde bir sigara

Hangimiz haklı ve neden

Ruhuna işlemiş bir saflıkla cevap veren tek kişi

Haydi, konuş benimle kadın

 

Artık martıların bekçi olduğu sahillerden

Kalemsiz şairlerin yazdığı çay bahçelerinden

Kör aşıkların sarıldıkları caddelerden

Ve tanıştığımız o yağmurlu sonbahar gecesinden

Öylesine uzak ve öylesine hasretiz ki

Ne olur bırak yanına geleyim

Bırak, dokunayım sana

Beni senden, seni benden başkası anlamaz kadın

Sakin bir gökyüzü eşliğinde sarıl bana

Ve kapat gözlerini

Yanaklarınla ıslansın yanaklarım

Titreyeyim seninle ve irkileyim

Terin karışsın terime ve aç gözlerini

Dudaklarınla sev, nefesinle okşa beni kadın

Ne olur bırakma sakın, sakın açma kollarını ben içindeyken

Sessiz ve hırçınca sar beni

Ve hıçkıra hıçkıra ağla bu sefer

Tıpkı benim gibi.

Share this post


Link to post
Share on other sites

YALNIZ KADIN

 

 

Gün ışığından güzel kadın

renklerin koynunda

çiçeklenmiş duruyorsun terasta,

kızıl saçlarını sallıyor

çapkın

bakışların

Hırsız gözleri yakalayan karanlık

sana sessizce dokunuyor

çitle çevirdiğin bahçende,

Adonis bu

yıllardır beklediğin ışık

yitik sandığın ülke

ve ezberlediğin koku,

aryalarla parlayan ay

çıplaklığına vuruyor leke.

 

Bir yudum daha al kadehinden

alevlensin kanın

papatyalar gibi bir aklaşsın

bir sararsın yüzün

sar bırak

sar bırak

avuçların ıslanarak,

kasıklarındaki yükü koparıp at

gece yorulsun koşturmaktan

uyku gözlerinden aksın,

Büyük Sahranın kumlarına baksın

sevişmelerini saymak isteyen

boşalıyor teninden

Erosun sunduğu kadınlığın.

 

 

 

A.Kadir Bilgin....

Share this post


Link to post
Share on other sites

Suya Yazı Yazmak

 

ve ben,,,

bir şişe şarap

bir demet nergis

mumlarım / yalnızlığım

 

en büyük sürgündeyim

 

hadi can

aç şarabını, geç karşıma

söyleşelim ellerin inadina

 

...

 

yaşamak diyorum Aze’m

öyle sümük gibi, sülük gibi değil

bir ispinoz gibi yaşamak

tutunup hayatın ha koptu ha kopacak bir dalına

ve bu kirlenmiş ufkunda ihtiyar dünyamızın

kadın olmak gül dikeni gibi kanamaksa

bitimsiz bir inatla diyorum ki

yaşamak gerek...

 

...

 

kör kapıların sızıntılı gecelerinde diyorum Meral' im...

güler yüzlü dokunuşların düşkünüdür kadın olmak

inadına diyorum, yıldız yıldız savrukluğunda kokuların

en derin sularında soluksuz kalınan örtüsündeyim ömrün

 

...

 

ve yine de

bir tadımlık bu ömrün

yarısı bizimdir bu göğün

yani yağmurların okyanus kadar

çoğalmasıdır kadın olmak

toprağın bereketi gibi

ellerinin ayasında tutmalısın yüreğini

ve suya yazı yazar gibi işliyerek aşkı

soluksuz örtülerini yer ile göğün

gergefinde nakışlamaktır kadın olmak...

 

....

 

ayağımın, yüreğimin

ömrümün tozuyla burdayım

sağ mememde gün gün büyüyen

büyüdükçe beni azaltan

ömrün zehirli tadı gibidir soluğum

tutmayın elimi gölgeler

sarsıntısındayım suya pusu kuran yolculuğun

bir deli çiçeğin

gökyüzüne bakan yapraklarında

dinlemeli kadın sudan hikayeleri

 

...

 

savur tozlarını Aze’m

savur da kar yağsın

aklansın soluklanmalar

ak memeden süt gibi emzir ki

dağılsın bütün pusular

pusatlarında açan deli çiçeklere

bir yeşil dal gibi asıyorum yüreğimi

yaşamayı ve yaşatmayı

toprağa iğde fidanı gibi köklenmektir kadın olmak...

 

...

 

ipliği pazara çıkmış sevgilerin Meral'im

bitip tükenecek aydınlığı bir gün yüreğimin

dört duvarında alıcı kuşlar kesintili

yatalak gövdelerin soluksuz yüzüdür kadın olmak

kül serüvenin puslu gölgesinde

emziriyorum hayatın ırak mavisini

 

...

 

eğirmek Aze’m

yeni ipekler eğirmek gerek

unutma

ellerimiz kozada ipek böceğidir bizim

her şafak dikip başımızı güne bakanlar gibi

alıcı kuşları tohumundan tomurcuğundan

kan ile beslemektir kadın olmak...

 

...

 

kadın olmak bir kitabın sayfalarına karışmak

ince ve mavi düşleri ömrün mezarına gömmek

kadın olmak Meral' im suya yazı yazmaktır biraz,,,

 

 

ucu sivri bir kurşun kalem Aze’m

dimdik tutunmak suya, toprağa ve göğe

hiç duyulmamış sesleri toplamak

dirençle, aşkla destan olmaktır kadın olmak...

 

 

 

Azime Akbaş, Meral Vurgun

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bıraktın Beni

 

 

şeytanın beline sardığı kuşakla bağlayıp gözlerimi

bu korkunç tuzlu yutkunmanın orta yerine bıraktılar beni

bıraktın beni

o tahta balerinin yırtık bacaklarında benim tebliğimden

bir yansıma bir sıçrayış

gece üçte uyanıp başladım alkışlamaya,bıraktın beni;

 

yazı sorguya aldılar

işkencede kısa kalbim

dolaşıyorum yeni yanmış lisenin koridorlarında

da sözlüye kaldırılıyor ilk sevgilim intihar

ben hiç ders çalışmadım senden başka, bıraktın beni;

 

 

 

kibar bir orospuyum ben, bunu da yazdım kumsala,

tırnaklarına gözyaşı ojeleri süren

 

artmayacağım, eksilmekti sevişmelerimiz

bunun için her gün bir çocuk öldürüyorum

parmaklarım bir ferman gibi açılıyor gırtlağında

bir güle saati sormak değil mi çekip gitmenin öncesi

eğilip bir kediyi okşamak olmasın

geri gelmek istemenin en büyük delili;

bıraktın beni.

yanıtım: anlayacaktık zaten sıkıldığımızı ve bunun

böyle bungun, kırışık sürmeyeceğini

kahverengiye çevirdi yaşadığım sevdalar beni

türkçeler yetmedi karardıkça parlayan şarkıma

girdiğim bahçede yitti sidikli ömrüm

sanki

bir tren raydan çıktı vücudumda

bıraktın beni.

 

yıkandım ateşin suyunda

gümüşlendim kurşunlandım

neşter perisiyim şimdilerdeyse

yüksek sesle güldüm buna

bunu da- bunu da yazdım kumsala

kendi çevremi

üçyüz altmış beş günde döndüm sana döndüm dön bana

 

kurtarılmaz ayrılıklar mı yaşıyoruz çarparak söğütlere

uğrunda ölünecekleri mi gömüyoruz güneşin battığı yere!

aşk, çekim eki almıyor,başka uyaklarla kalıyor ayakta bıraktın beni

aşk, artık korkak bir zamir gibi

sabah akşam sağına soluna jilet atmakta

bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta

yalnızlık okuma-yazma bilmiyor

siz sürdürün kentinizi

komik sarhoşluklarınızı- sahte öpüşmelerinizi

girin kalabalığa pazaryerlerine otobüslere bıraktın beni;

 

kaybolun yüzünüzde

siz sürdürün kentinizi

yangınınızı ben alıyorum, depremlerinizi

sel baskınlarınızı, salgınlarınızı

afetleri götürüyorum muazzam aşklarınızdan

 

şeytanın beline sardığı kuşakla bağlayıp gözlerimi

bu korkunç tuzlu yutkunmanın orta yerine bıraktınız beni!

içime beton bir martı döktünüz

içime batırdınız ceylan kemiğini!

 

sevgi kubilay'ıydım ben

keserek bileklerimi nankör bir testereyle

kopuk ellerimi dolaştırdınız bir sopa ucunda tüm yeryüzünde

şiir yazdırmadınız bana şiirime döndüm sana döndüm

dön bana

 

siz sürdürün kentinizi

ben sizin payınıza nasıl olsa

yaşıyorum trajedilerinizi

muazzam aşklarınızdaki!

.

 

küçük İskender

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.