Gönderi tarihi: 3 saat önce3 saat Admin Mutfak Dünyasının Unutulmaz Rehberi Anthony Bourdain Açıkladı: "Dünyanın En Önemli 3 Yemek Başkenti"Hayatı boyunca 7 kıtada 80’den fazla ülkeyi gezen, A Cook's Tour, No Reservations, The Layover ve Parts Unknown gibi efsanevi programlarıyla milyonları ekran başına kilitleyen dünyaca ünlü şef ve gezgin Anthony Bourdain, dünya mutfak haritasının en özel noktalarını keşfetti.2011 yılında National Geographic’e verdiği özel bir röportajda seyahat tecrübelerini ve çekim lokasyonlarının perde arkasını paylaşan Bourdain, gastronomi dünyasına yön veren "üç büyük yemek başkentini" açıkça ilan etti. İspanya'nın göz alıcı plajları ve pintxos (Bask usulü tapas) lezzetleriyle ünlü sahil kenti San Sebastian'ı listenin ilk sırasına koyan ünlü şef; küçük alanlarda dahi devasa bir lezzet çeşitliliği sunan üç Asya devini bu listenin kalbine yerleştirdi: Singapur, Hong Kong ve Tokyo.Bourdain’e göre bu şehirler sadece lezzetli yemekleriyle değil; mutfağın kültür, tarih ve siyasetle iç içe geçtiği, ulusal kimlikleri şekillendiren derin yapılarıyla öne çıkıyordu.1. Singapur: Yeryüzünün Yemek Odaklı En Önemli ŞehriAnthony Bourdain, Parts Unknown programının dört bölümünü ayırdığı Singapur’u "Muhtemelen yeryüzündeki yemek odaklı en önemli yer" sözleriyle tanımlıyordu.Küçücük bir ada devleti ve Asya’nın en zengin finans merkezlerinden biri olan Singapur, sürekli iştahlı olan nüfusunu beslemek için gıda ithalatına bağımlı bir yapıya sahip. Şehir; gökdelenleri, lüks moda markaları ve haute cuisine (üst düzey mutfak sanatı) ile modernizmin zirvesini yaşatırken, yemek kültürünü adeta bir ulusal cazibe merkezi olarak sunuyor.Singapur'da her bütçeye uygun bir gastronomik deneyim bulmak mümkün:Lüks Restoranlar: Bourdain'in ilk programlarında ziyaret ettiği, menüleri vücudun yin ve yang enerjisini dengelemek üzere özel olarak tasarlanmış yüksek konseptli mekânlar.Açık Hava Yemek Merkezleri (Hawker Centers): Şehrin asıl ruhunu yansıtan bu açık hava alanları; Çin, Malezya ve Hindistan mutfaklarının muazzam bir bileşimini sunuyor. Erişte ve pilavın zengin acı biber, köri veya yoğun soslarla harmanlandığı bu tezgahlarda; yengeç, karides ve ülkenin milli yemeği kabul edilen Hainan usulü tavuklu pilav başrolde yer alıyor.Bourdain normalde yemeklerin estetik kaygılarla aşırı çekici gösterilmesinden nefret etse de Singapur'daki çekimlerde bunu engelleyemediğini; çünkü şehirdeki her tabağın kendiliğinden inanılmaz derecede iştah kabartıcı göründüğünü itiraf etmişti.2. Hong Kong: Siyasetin Gölgesinde Yok Olan Sokak LezzetleriDeğişime ve dönüşüme her zaman hızlı uyum sağlayan Hong Kong, Bourdain için hem büyük bir tutku hem de derin bir hüzün kaynağıydı. Şehre üçüncü ve son ziyaretini 2018 yılında, o dönemki partneri Asia Argento'nun yönettiği bir bölüm çekimi için gerçekleştiren Bourdain, hayran olduğu bu metropolün siyasi müdahaleler nedeniyle özgün kimliğini kaybetmeye başladığını görerek büyük bir üzüntü yaşadı.Hong Kong mutfağı, İngiliz sömürge döneminden mirasa kalan zarif "high tea" (ikindi çayı) geleneklerinden, Çin ana karasının zengin Kanton mutfağına kadar uzanan geniş bir yelpazeye sahip. Ancak şehrin gerçek ruhu, yeşil teneke çatılı barakalarda işçi sınıfı göçmenlerin işlettiği açık hava yemek tezgahları olan "Dai Pai Dong"larda gizliydi.Sokak Kültürünün Sonu: Bir zamanlar yüzlercesi bulunan bu ikonik mekanların, hükümet kısıtlamaları yüzünden Bourdain’in çekimleri sırasında 28’e kadar gerilemesi ünlü şefi şok etmişti. Günümüzde ise sadece 17 tanesi ayakta kalabilmiş durumda.Unutulmaz Tatlar: Bourdain'in Hong Kong'da en çok öne çıkardığı lezzetler arasında; ağır ateşte pişmiş dana döşlü zengin erişte çorbası, favorisi olan erik soslu fırınlanmış kaz ve yapımı büyük ustalık gerektiren geleneksel bambu eriştesi yer alıyordu.3. Tokyo: "Ömrümün Sonuna Kadar Tek Bir Şehirde Yiyecek Olsaydım..."Tokyo, Anthony Bourdain’in mutfak dünyasındaki en büyük aşkıydı. Parts Unknown programının Tokyo bölümü için tuttuğu notlarda kurduğu şu cümle, bu şehre olan tutkusunu özetlemeye yetiyordu:"Hayatımın geri kalanında sadece tek bir şehirde yemek yeme şansım olsaydı, bu şehir kesinlikle Tokyo olurdu."Japonya’ya yaptığı 9 ziyaretin 7’sini Tokyo’ya ayıran Bourdain, ilk gidişinde şehre adeta vurulduğunu ve bu deneyimin kendisi için insani bir dönüşüm, adeta dini bir tecrübe olduğunu belirtmişti.Suşide Nirvanaya Ulaşmak: Suşi kültürünü New Yorklu usta şef Naomichi Yasuda’dan öğrenen Bourdain, dünyaca ünlü Jiro Dreams of Sushi belgeseline konu olan ikonik restoran Sukiyabashi Jiro’da suşi konusunda adeta nirvanaya ulaştığını ifade etmişti.Favori Japon Lezzetleri: Tokyo sokaklarında ve gizli restoranlarında geçirdiği zaman boyunca Bourdain’in en çok keyif aldığı tatlar; deniz kestanesi (uni), ördek etli özel sosa batırılarak yenen karabuğday eriştesi (soba) ve ızgara tavuk şiş (yakitori) oldu.Bourdain, Tokyo için yazdığı son yazılardan birinde, "Hayatımın geri kalanını bu şehirde geçirebilir, dili öğrenebilir ve mutlu bir cehalet içinde huzurla ölebilirdim" diyerek Japon başkentine olan hayranlığını ölümsüzleştirdi.Kaynak: G
Katılın Görüşlerinizi Paylaşın
Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için ŞİMDİ OTURUM AÇIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.