Gönderi tarihi: 2 saat önce2 saat Admin Ton Balığını Unutun, Somonu Çöpe Atın! Omega-3 Şampiyonu Herkesi Ters Köşe Yaptı!Ne ton balığı ne de somon: İşte beslenmenize en çok omega-3 katan balıkOmega-3 yağ asitleri; sağlıklı beyin ve kalp fonksiyonlarının yanı sıra iyileşmiş ruh sağlığı, azalmış inflamasyon, daha kaliteli uyku ve daha pek çok fayda ile ilişkilendirilen temel çoklu doymamış yağlardır. Bir omega-3 türü olan alfa-linolenik asit (ALA) bitkilerde bulunur; ancak diğer ikisi olan eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokozaheksaenoik asit (DHA) yalnızca balıklarda doğal olarak yer alır ve bu da deniz kaynaklı bu proteini insan sağlığı açısından önemli kılar.Ne var ki balıklardaki omega-3 seviyeleri, balık türlerinin çeşitliliği kadar büyük farklılıklar gösterir. Uskumru, yaklaşık 85 gramlık (3 onsluk) porsiyon başına 2 gram EPA ve DHA omega-3 içeriğiyle omega-3 piramidinin zirvesinde yer alır. Daha yaygın tüketilen balıklar ise bunun oldukça gerisindedir: Taze mavi yüzgeçli orkinosun porsiyonunda sadece 1 gram omega-3 bulunurken, konserve ton balığında bu miktar daha da düşüktür. Doğal Atlantik somonu da 1,2 gramlık değeriyle çok daha iyi bir performans sergilemez; çiftlik somonu yaklaşık 1,75 gramla buna yaklaşsa da, yine de mütevazı uskumrunun gerisinde kalır.İnsan vücudu kendi başına yeterli miktarda omega-3 üretemez; bu nedenle omega-3 tüketimi hayati önem taşır. Balık yağı hapları ve diğer takviyelerin kalitesi büyük ölçüde değişkenlik gösterdiğinden, bunlar bir doktora danışmadan kullanılmamalıdır. Ancak çoğu insan için beslenme düzenine balık eklemek oldukça kolaydır. Omega-3 içeriği söz konusu olduğunda uskumrudan daha iyisini bulmak zordur; gerçi daha kolay bulunabilen seçenekler de olabilir.Uskumrunun omega-3 konusundaki rakibiLezzetli ve besleyici olmasına rağmen uskumru —genellikle konserve olarak satılsa da— yerel marketinizde bulabileceğiniz en kolay balık türü olmayabilir. Öte yandan birçok markette, yine 85 gramlık porsiyonunda yaklaşık 2 gram omega-3 barındıran konserve sardalya da satılmaktadır. Vitamin açısından zengin yapıları, sardalyayı insanların daha fazla tüketmesi gereken ve değeri yeterince bilinmeyen konserve gıdalar arasına sokar.Hem uskumru hem de sardalya, güçlü balık kokusu ve tadıyla bilinen —ve bu ünü de hak eden— balıklardır. Bazı insanlar bu durumu o denli itici bulur ki bu balıklardan uzak durmayı tercih eder; ancak güçlü aromalı diğer yiyeceklerde olduğu gibi, hafif bir asit dokunuşu sardalyaya —ve yeri gelmişken uskumruya da— büyük bir denge katar. Sadece bir miktar limon suyu sıkmak bile o yoğun deniz tadını yumuşatmaya ve balığın lezzetini daha keyifli hale getirmeye yardımcı olur.Sardalya illa ki doğrudan kutusundan çıkarıldığı haliyle tüketilmek zorunda değildir. Konserve sardalyayı bambaşka bir seviyeye taşıyacak pek çok harika yöntem vardır: ezme haline getirmek, aromalı tereyağına karıştırmak, pizza veya makarnaların üzerinde kullanmak bunlardan sadece birkaçıdır. Ya da kendinizi şımartacağınız ufak bir lezzet arıyorsanız, onları tek başına kızgın bir tavada çıtırlaşana dek pişirebilirsiniz. Üstelik, bulabilirseniz konserve uskumru için de aynı yöntemlerin çoğu geçerlidir.Kaynak: DM
Katılın Görüşlerinizi Paylaşın
Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için ŞİMDİ OTURUM AÇIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.