Gönderi tarihi: 5 saat önce5 saat Admin 'One Battle After Another', yılın en komik filmi. Aynı zamanda en korkutucu filmi (Savaş Üstüne Savaş)Usta yönetmen Paul Thomas Anderson'ın son filmi One Battle After Another'da —Bob Ferguson'ın (Leonardo DiCaprio), ergenlik çağındaki kızı Willa'yı (Chase Infiniti) bulmaya çalışırken aşırı derecede gergin olduğu— özellikle uzun süren bir bölüm yer alıyor. Kendini "uyuşturucu ve alkol aşığı" olarak tanımlayan Bob, tüm gün boyunca en sevdiği maddelerden çeşitli dozlarda almış; ancak aniden vites yükseltmesi, harekete geçmesi gerekiyor—zira geçmişinden Steven J. Lockjaw (Sean Penn) adında korkunç bir adam çıkageliyor. Bob bunun nedenini bilmiyor; ancak bu durumun, kendisinin ve daha da önemlisi Willa'nın tehlikede olduğu anlamına geldiğini biliyor.Bu noktada Willa ve Bob'un yolları ayrılıyor; ancak her ikisi de aniden kendi yollarına, kendi maceralarına koyuluyorlar. Willa'nın, Bob'un eski bir arkadaşı olan Deandra (Regina Hall) ile buluştuğunu görüyoruz; böylece, en azından şimdilik, Willa'nın olabileceği en iyi durumda ve güvende olduğunu anlıyoruz. Ama Bob bunu bilmiyor. Bob endişeli. Bob gergin. Bob kızını bulmaya çalışıyor. Ve tüm bunlar yaşanırken, arka planda çalan müzik —Radiohead grubundan Jonny Greenwood'un soyut, piyano ağırlıklı bir motifinin parçası olan bu müzik— bir an olsun durmuyor. Anderson, 30 yılı aşkın sinema kariyeri boyunca dehadan farksız bir işçilik sergiledi; ancak bu filmde yeteneğini tam anlamıyla merkeze yerleştiriyor: Görsel anlatımı, Greenwood'un müziği ve DiCaprio'nun oyunculuk performansı arasındaki o eşsiz harman sayesinde, Bob'un hissettiği o yoğun stresi biz de iliklerimize kadar hissediyoruz. Ve bu hiç de keyifli bir deneyim değil.Bob ve Willa'nın izini süren One Battle After Another, hem türünün tek örneği sayılabilecek bir baba-kız hikâyesi anlatıyor hem de hikâyesini belirgin bir şekilde günümüz dünyasına, bugüne yerleştiriyor. Bob, bir zamanlar "Ghetto Pat" lakabıyla tanınan, patlayıcılar konusunda uzmanlaşmış devrimci bir figürken; şimdilerde, The Big Lebowski'deki "The Dude" karakteri ile Slow Horses dizisindeki Gary Oldman'ın canlandırdığı o dağınık, pasaklı casus karakterinin bir melezi gibi duruyor. Bob sizi kahkahalara boğacak; ancak aynı zamanda sizi kendi tarafına çekmeyi de başaracak. Bunun bir kısmı, DiCaprio'nun bir oyuncu olarak sahip olduğu o doğal yetenekten kaynaklanıyor; diğer bir kısmı ise, kızından ayrı düşmüş bir babayı o halde görmeye gönlümüzün elvermemesinden, ona içtenlikle acımamızdan ileri geliyor. Ancak film sizi içine çekiyor ve kısa sürede taraflardan birine dahil ediyor.Lockjaw ile—hem yürek hoplatacak kadar korkutucu hem de gülünç derecede acınası, şiddet yanlısı, psikopat bir ucube olan bu karakterle—vakit geçirdikçe, o kahkahalar daha karmaşık bir hal alıyor. Lockjaw'un geçmişi Bob ve Willa'nınkiyle de iç içe geçmiş durumda; Penn'in onu canlandırma biçimi ise tek kelimeyle dehşet verici. Bir an gelir, ağzından hayatınızda duyduğunuz en absürt sözler dökülebilir. Ancak bunu dile getirirken takındığı o ölümcül ciddiyet—ki buna çoğu zaman gözlerinde beliren yaşlar veya boynundaki seğirmeler gibi yapmacık tavırlar eşlik eder—insanın kanını donduruyor. Lockjaw; hem beyaz milliyetçisi gizli cemiyetlerle hem de bizzat hükümetle bağlantılıdır ve elinde tuttuğu güç, zaman zaman sınır tanımaz ve denetimden uzak bir nitelik taşır.Çoğu sinemacı için, böylesine farklı fikirleri ve özgün karakterleri bir denge içinde harmanlamak, ortaya karmaşık ve dağınık bir iş çıkmasına neden olabilirdi. Ancak Anderson bu işin gelmiş geçmiş en usta isimlerinden biri; o, bu filmde tüm unsurları adeta bir orkestra şefi edasıyla birbirine örüyor. Bob'un Sensei Sergio (Benicio del Toro) ile yollarının kesiştiği andan itibaren, yıl boyunca izleyeceğiniz filmler arasında size en keyifli anları yaşatacak deneyimlerden biri başlıyor. Yine de Lockjaw'un bir yerlerde pusuya yatmış beklediğini aklınızdan asla çıkaramıyorsunuz; işte bu durum, yakın dönem sinema tarihinde eşine az rastlanır derecede heyecan verici bir izleme deneyimi yaratıyor."One Battle After Another" filmini nasıl ve nerede izleyebilirim?"One Battle After Another" filmi, HBO Max üzerinden çevrimiçi olarak izlenebilir; ayrıca Amazon Prime ve benzeri diğer platformlar üzerinden kiralanabilir. Filmi fiziksel medya formatında (DVD/Blu-ray) satın almanız da mümkündür."One Battle After Another", toplamda 13 dalda Akademi Ödülü'ne (Oscar) aday gösterildi; bu sayı, rekor kırarak 16 dalda adaylık elde eden "Sinners" filminin hemen ardından geliyor. Filmin adaylıkları arasında; En İyi Film, En İyi Yönetmen (Anderson), En İyi Erkek Oyuncu (DiCaprio), En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (hem Penn hem de del Toro), En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Teyana Taylor) ve En İyi Uyarlama Senaryo (Anderson) gibi önemli kategoriler yer alıyor.
Katılın Görüşlerinizi Paylaşın
Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için ŞİMDİ OTURUM AÇIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.