Gönderi tarihi: 11 MayısMay 11 Yazar Admin Polonyalı ünlü çello sanatçısı Jodok Vuille Türkiye'de! Adam ne güzel İstanbul tanıtım videosu çekmiş. 6.5 milyon takipçisi var bu adamın.
Gönderi tarihi: 29 MayısMay 29 Yazar Admin İstanbul, şehrin 1453'teki fethinin 573. yıl dönümünü kutlarken, 29 Mayıs günü İstanbul Boğazı canlı bir turkuaz renge bürünerek büyüleyici bir manzara oluşturdu. İstanbul; o dönemde henüz 21 yaşında olan Osmanlı Sultanı II. Mehmed tarafından fethedilmiş; bu fetih, Bizans İmparatorluğu'na son verip Osmanlı İmparatorluğu'nun yükselişini başlatarak dünya tarihinin seyrini yeniden şekillendirmiştir.
Gönderi tarihi: 2 HaziranHzr 2 Yazar Admin İstanbul dünyanın en harika şehridir ve Avrupalılar bunu asla kabul etmeyecektir.
Gönderi tarihi: 16 HaziranHzr 16 Yazar Admin Bir bina düşünün temelinden en yüksek noktasına kadar geçirdiği bütün tarihi noktalardan bir şey taşıyor. Nasıl mı?
Gönderi tarihi: 24 EylülEyl 24 Yazar Admin Mehmet Nuri Ersoy: Haydarpaşa’yı geleceğe taşırken tarihî gar binasının temellerine ilişkin kritik bir bulguya ulaştık.Orijinal projelerde yer alan 1000 ahşap kazığa yönelik jeoradar incelemelerinde, yalnızca 200 kazığın yerinde olduğu tespit edildi. Teknik incelemeler, ahşap kazıkların yaklaşık yüzde 80’inin zaman içinde yok olduğunu ortaya koydu.Zemin araştırmalarında ise gevşek ve suya doygun zeminde sıvılaşma riski belirlendi. Bu riskin gerçekleşmesi hâlinde yapıda oturma ve yana doğru hareket meydana gelebileceği tespit edildi.Tarihî yapıyı bu risklere karşı korumak amacıyla, uzman mühendislerin hazırladığı, akademik heyetlerin incelediği ve Danışma Kurulumuzun uygun bulduğu proje doğrultusunda yapı çevresinde fore kazık ve zemini sağlamlaştıran enjeksiyon uygulamaları gerçekleştirdik. Her aşamada teknik cihazlarla yapının davranışını izleyerek kontrollü biçimde ilerledik.Bu hassas uygulamalar, bilimsel analizler ve proje revizyonları nedeniyle, ilk etabını İstanbul Kültür Yolu Festivali’nin başlangıcında açmayı planladığımız çalışmalarımızın takvimini yeniden düzenlememiz gerekti. Arkeopark alanında ortaya çıkan yeni kalıntıların korunması için de altyapı ve ziyaretçi güzergâhlarına ilişkin projelerimizi yeniledik.1909’da resmî açılışı yapılan tarihî gar binasını ve çevresindeki kültürel mirası kapsayan bu çalışmalarla Haydarpaşa Gar Sahası’nda tarihinin en kapsamlı restorasyonunu yürütüyoruz.Anadolu Yakası’nın ilk arkeoloji müzesi, arkeoparkı, kütüphanesi, performans sanatları merkezi, sergi salonları ve atölyeleriyle Haydarpaşa’yı İstanbul’un kültür hayatına kazandıracağız.Önceliğimiz, bu eşsiz mirası bütün değerleriyle koruyarak güvenle geleceğe taşımak. Çalışmalarımızın ilk etabını 2027 yılı içinde tamamlayarak vatandaşlarımızla buluşturmayı hedefliyoruz.
Gönderi tarihi: 3 saat önce3 saat Yazar Admin Bu kubbe mimarlık tarihini değiştirdi ve mühendislere göre, Batı Avrupa'da sonraki 1.000 yıl boyunca hiçbir iç mekan kubbesi onu geride bırakamadı.Yapı, yaklaşık 1.500 yıl önce, iki matematikçinin daha önce kimsenin denemediği bir ölçekte, kare bir binanın üzerine devasa ve yuvarlak bir kubbe yerleştirmesiyle inşa edildi.Söz konusu yapı, o zamanki adıyla Konstantinopolis, bugünkü adıyla İstanbul'da bulunan Ayasofya idi. İnşaat çalışmalarının başlamasından altı yıldan kısa bir süre sonra, 537 yılında hizmete açıldı. Tasarımcıları olan Miletli İsidoros ve Trallesli Anthemios, inşaatçı olarak değil, geometri uzmanları olarak ün kazanmışlardı.Sorun basitti: Bir daire, bir karenin üzerine tam olarak oturmaz. Buldukları çözüm "pandantif" (geçiş üçgeni) oldu; bu, kareyi daireye dönüştüren ve kubbenin muazzam ağırlığını aşağıya, dört devasa payeye aktaran, kâgir malzemeden yapılmış dört kavisli üçgendi.Kubbenin taban kısmına 40 pencere yerleştirdiler. Bu pencerelerin arasından içeri ışık doluyor ve kubbe adeta havada asılıymış gibi görünüyordu. Yapı tamamlandıktan kısa bir süre sonra onu gören tarihçi Prokopius, kubbenin "gökten o altın zincirle asılmış gibi" göründüğünü yazmıştı.Ancak bu cesur tasarımın bir bedeli oldu. Yaşanan birkaç depremin ardından, 558 yılında kubbenin büyük bir kısmı çöktü. İlk mimarın yeğeni olan Genç İsidoros, duvarlara daha az baskı yapması amacıyla kubbeyi 6 metreden daha fazla yükselterek yeniden inşa etti.İşin asıl sırrı, 36 yıl önce, yani 1990'larda harçta keşfedildi. Bir grup mühendis, Bizanslıların harç yapımında ezilmiş tuğla ile karıştırılmış kireç kullandığını ortaya çıkardı. Bu karışımın tamamen sertleşmesi bir ila iki yıl sürse de, duvarların kalıcı hasar görmeden deprem enerjisini emebilmesini sağlıyordu.Yaklaşık 1.500 yıl boyunca depremlere direnen ve bugün hâlâ ayakta duran, zeminden yaklaşık 55 metre yükseklikteki o ikinci kubbedir.
Katılın Görüşlerinizi Paylaşın
Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için ŞİMDİ OTURUM AÇIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.