Jump to content
  • Sign Up
Sign in to follow this  
sardunyam

Hiç Umut Yok mu?

Recommended Posts

Guest mtmtk5

hayatın karışıklığı bitmez herhalde, kendine Atatürkçüyüm diyen birsürü insanın Türkiye'ye yatırım yapmak gibi bir istekleri falan yok, gitsinler devler hastanelerinin halini bir görsünler, bazı bölümleri gelişiyor ama çok eski, insanın psikolojisini bozar oraları, herkes kendi keyfinde, felsefecisi, müzisyeni, mühendisi, herkes hayat yarışında keşmekeşinde, kendisine bir yer edinmekle meşgul, ne din kolay anlaşılır birşey, ne ahlak, ne tarih, ne de hayatın ta kendisi, paylaşım yok, üstün olmak var, savaş var, ahlaki değerler ön planda değil, artistlik ön planda, insanlar tökezlemeden de bu tavırlarını bırakacak değiller, mesela çok gösterişli biri bir gün hastalanırsa yaptığının yanlış olduğunu anlar, o zamana kadar herkes gösteriş yapmaya devam edecektir, yani bizim anladığımız anlamda herşey pırıl pırıl olmaz herhalde, ama yine de isteyen insan kendi umudunu yaratabilir, ülkemizde birçok yetişmiş insan var, ama popüler değiller, e onları takip etmek için insan biraz içindeki gösterişten ve şımarıklığından uzaklaşacak, gerekirse kendini çift kat eğitecek, sağlığını koruyacak, mesela hiç umut yok mu deyip sigara içersen olmaz, Atatürk cumhuriyet kurulduktan sonra bir köylüyle konumuş, cumhuriyetten memnunmusunuz demiş, adam "valla ben onu bilmem onu padiah bilir demiş", Atatürk de "siz padişahı indirmediniz mi koltuğundan, indirdiniz ya" demiş, adam yine onu padiah bilir deyince Atatürk sinirlenip yanındakilere demiş ki, siz buralara haber göndermediniz mi demiş, onlarda bir genelge göndermiştik demişler, Atatürk de demiş ki "demek ki bu işler genelgeyle olmuyor", yani demek istediğim, ne kadar lider gelirse gelsin sen yine yalnız başına kalacaksın, iş gene sana düşecek. İcraatla olacak, Atatürkün sözlerini hatırlatmak seni bir yere kadar götürür, ama devamını sen getireceksin, umut insanın kendisinde, lider de önemli ama iş gene kişisel, üstelik eğitimki halk, liderin de işini kolaylaştırır.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Hiç umut kalmadan yaşamanın imkanı yok... İllaki küçükte olsa umut hala var... Yalnız önemli olan umut edebilmek için ortada telaşlanacak şeyler olduğunu görmek... Gerçekleri görmeyenin umudada ihtiyacı yok...

 

Ekolojik dengenin bozulduğunu, küresel ısınmanın ciddi bir sorun olduğunu, insanlığın bütün değerlerinin yozlaştığını, en değerli maneviyatların içine maddi şeyler girdiğini görmeyen şikayette etmez, umutta etmez...

 

Çözüm üretebilmenin birinci koşulu sorunu tespit etmektir...

Ondan sonra doğru yerden bakmak ve objektif olmaktır...

Değişimi dışarıdan başlatamaz kimse önce kendi içinde başlamalı ve buna inanmalı...

 

Bir kişi değişir, dünya değişir...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ne zaman azalmaya başladı dünyadan "mana"

 

artık insanlar anlamsız ve gündelik şeyler yapma telaşında!!!

 

yada yaptığı anlamlı şeylerin bile farkında değil...

 

bir sabah hiç tanımadığın birine günaydın dediğinde aslında yaptığın çok anlamlı birşeydir ama yüreğinle söylemediysen kelimeler boş kalıyor...

 

felçli bir genç kız haykırdı...

 

her şeye rağmen hayat güzeldir diye... onun gözlerinden başka konuşacak organı yoktu... ama gözleri anlatıyordu mananın ne kadar önemli olduğunu ve kelimelere ihtiyaç kalmadı o dakikadan sonra...

 

oysa ben aynı günün sabahı bahçemdeki çiçeklerimi kaldırmak isteyen yöneticiye çok kızmıştım otopark yapacaklarmış evimin önünü ve çiçekler görüntüyü bozuyormuş... güllerin dibinde kediler uyuyormuş... inanılır gibi değildi adam ne diyordu "çiçekleriniz görüntüyü bozuyor ve dibinde sokak kedileri uyuyor" şakamıydı bu...

 

bir felçli kız herşeye rağmen hayat güzeldir diyordu...

bir yönetici ve üstelik kör bir yönetici çiçekler görüntüyü bozuyor diyordu...

ben afallıyordum...

 

nasıl bir insandır evinin önünde manzarayı kapatıyor diye ağaçları kesen...

ben afallıyorum...

 

ya onlar başka bir dünyada başka bir dille anlaşıyorlar ben yabancıyım buralara ya bende bir anormallik var hala umut edebiliyorum...

 

felçli bir kız diyor ki, gözleriyle... herşeye rağmen hayat güzeldir, bir adam gülleri kesiyor... siz afallamıyormusunuz?

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sevgili sardunyam, sizin bu yazınız bana bir şarkıyı hatırlattı. Şarkı Almanca ve Alexandra diye sesini çok beğendiğim bir şarkıcının bestesi. O da bir trafik kazasında vefat etti ya neyse...

 

Arkadaşım Ağaç

baum1.jpg

Artık rüzgarla sallanamayacaksın.

Geçenlerde seni görmek istedim,

benim çocukluk arkadaşım.

Sana söyleyecek bazı şeylerim vardı

ve biliyordum ki sen beni anlayacaksın.

Küçük bir kızken tüm çocukluk endişelerimle sana gelirdim,

kendimi senin yanında emniyette hissederdim

ve tüm tasalarım uçup giderdi.

Kollarında ağlardım,

yeşil yapraklarınla saçlarımı sıvazlardın,

benim eski arkadaşım.

 

Benim arkadaşım ağaç öldü.

Sabahın erken saatlerinde düştü.

 

Bu sabah erken düştün, ben geç kaldım.

Artık rüzgarla sallanamayacaksın,

kesilmiş olarak yolun kenarında yatacaksın

ve oradan geçen bazıları

hayat kırıntılarına saygı göstermeksizin

ölmek üzere toprağa eğrilen

yeşil dallarını koparıyorlar.

Senin gölgende bulduğum huzuru

artık kim bana verecek?

Beni çocukluğuma götüren en iyi arkadaşım öldü.

 

Benim arkadaşım ağaç öldü.

Sabahın erken saatlerinde düştü.

baum3.jpg

Onun bulunduğu yerde şimdi camdan ve taştan bir ev yükseliyor.

Yakında onun yattığı güneşli yerde duvarlar yükselecek.

Belki de bir mucize olur,

bekleyeceğim,

belki de evin önünde bir bahçe yeşerir

ve yeni bir hayat uyanır.

Ama daha çok küçük ve güçsüz olur

ve seneler geçse de, aynısı olmaz.

baum4.jpg

Benim arkadaşım ağaç öldü.

Sabahın erken saatlerinde düştü.

Share this post


Link to post
Share on other sites

sevgili Muki,

 

biliyor musun insanlar çoktan unuttular en yakın arkadaşlarının ağaç ve kitap olduğunu... Zaten kitap ağacın bir parçası... Kendimize yanlış arkadaşlar seçtiğimizden beri yolumuzu şaşırdık ve içinde yaşadığımız dünya bize dar gelir oldu...

 

ağacı arkadaşı olarak görmek ve ona şiir yazmak birilerine göre ne ifade eder bilemiyorum ama ben çok etkilendim... Gölgesinde serinlediğimiz, kuşların yuvası, bizlerin hayatının her alanında var olan ağaç artık en iyi arkadaşımız değil... İyi arkadaşlarımıza bakar mısınız? Televizyon... Barlar... Gece Kulüpleri... Bizi nereye götürdükleri malum...

 

***

 

Yeni... Ne çok sevilir yeni... Yeni gün, yeni yıl, yeni giysi, yeni bir şarkı... İnsan hep eskiye bağlı gibi yaşasa da aslında yeniye dairdir bütün beklentileri... Bilmediğimiz yarını merak ederiz, gelecek ayı, gelecek yılı ve hatta yirmiyıl sonrasını...

Share this post


Link to post
Share on other sites

İnsan hep eskiye bağlı gibi yaşasa da aslında yeniye dairdir bütün beklentileri..demişsin ama yeniye bağlı gibi yaşayıp aslında eskiye dair beklentiler içinde bocalayan çok kişi tanıyorum ben -_-

 

mesela :wassat: biride sen :yuvarlan:

 

sevgili muki çok güzel bir paylaşımdı :clover:

 

ağaçlar sessiz ve sağlam dosttu..yada cezalardan kaçıp sığındığım.. yüksek dallarında hayaller kurduğum..

 

ama şarkıdaki gibi sonları hiç değişmedi..

 

''Benim arkadaşım ağaç öldü.

Sabahın erken saatlerinde düştü.''

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.