İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Aral

Φ Yeni Üyeler
  • Katılım

  • Son Ziyaret

  1. İRFÂNA DÜŞTÜM Ma’nâ âleminde, vefâ yolunda; Aşk ile elendim bir cana düştüm!.. Gönül vecde geldi cezbe hâlında; Derdime gül bastım, dermâna düştüm!.. Gurbet, gam bendini bende mi kurdu?.. Mevlâ’m emaneti sırtıma vurdu!.. Her katrem ‘hû’ dedi, duruldu, durdu; Kaynadım, çağladım devrâna düştüm!.. Duydum can özümde ney’in zârını; Özünden ayrılmış buldum varını!.. Başımda gördükçe nefsin dârını; Ölmeden hesaba, mizâna düştüm!.. Ömrüm, kula döndü bir hak uğruna; Hasret odu düştü gülün bağrına!.. Girdim ibret ile âlem seyrine; Hayretten süzüldüm, hayrana düştüm!.. Ey gönül, dost için yüzümüz var mı? İhlâs ocağında, közümüz var mı?.. Bu sesler, ahenkler özge diyâr mı? Bir aşkın elinden mestâne düştüm!.. Takvâyla inceldi bu içli sözüm; Edep dergâhında, tutuştu közüm!.. Bir zikrin nûruna kandıkça özüm; Sınandım irfandan, irfana düştüm!.. TÖVBEKÂR OLDUM Yâ Rab bu aşk bende, benimle her an; Aşk ile can buldum, canda var oldum!.. Bu zorlu nefsime neyledi zaman?.. Bazen kışa döndüm, kâh bahar oldum!.. Tevhîdin nûruyla, var ettin canı; Ufkuna nakşettin eşsiz fermânı!.. Tedbirden, takdire dönen her sonu; Tefekkür ettikçe tövbekâr oldum!.. Kader levhâsında, ince bir sır var; Bir ömre sığmadı, aşk denen esrâr!.. Âlemi sardıkça bu derin efkâr; Yanmış ney misâli, âh u zâr oldum!.. Ezelden ebede bu şevk, bu heves; Firdevs’den, Mevâ’dan, Naim’den bir ses!.. Kutsal emanete yüklü her nefes; Dal, budak saldıkça, lalezâr oldum!.. Hüzün tezgâhında, süsledin gülü; Yardın, pâk eyledin mümin gönülü! Sebepler içinde her tevekkülü; Sezdikçe hem gizli, aşikâr oldum!.. Yâ Rab yakın sensin, ben benden uzak; İçimde, iç içe binlerce tuzak!.. Ey gönül geç nefsi, benliği bırak; Kim demiş âlemde bahtiyâr oldum?!.. VUSLAT DEDİ Yâ Rab kulum, geldim sana; Aşk yazıldı bu fermâna!.. Bir çilede yana yana; ‘Sabır’ dedi, oldu gönül!.. Nasıl diner bu dert, bu gam? Hüznüm artar her bir akşam!.. Sekiz cennet, makam makam; ‘Umut’ dedi, doldu gönül!.. Nefsim arza atmış ağı; Sökülmez mi hırsın bağı?.. Bu gurbetin, hasret çağı; ‘Biter’ dedi, daldı gönül!.. Ten, aşk ile mâ’rifette; Can neylesin hakikatte!.. Bir ilahî adalette, ‘Hesap’ dedi, soldu gönül!.. Hakk’tan aldı, halka verdi; Nefsi, yerden yere serdi!.. Şükür, gizli sırra erdi; ‘Hikmet’ dedi, bildi gönül!.. Budur ömrün ayı, yılı; Yüküm nerde, neyle dolu?.. Tefekkürde bulup yolu; ‘Vuslât’ dedi, güldü gönül!.. BİLMEM Aşkın ile bir hoş oldum; İlki bilmem, sonu bilmem!.. Neye baksam, seni buldum; Yönü bilmem, yanı bilmem!.. Her hâl ile yandı yürek; Dağ yükümde bin bir emek!.. Ömür bir çark, zaman elek; Ten öğünür, canı bilmem!.. Safta döndü, doldu gönül; Müptelâdır güle bülbül!.. Budur, böyle erkân, usûl; Sevgimiz var, kini bilmem!.. Yâ Rab, sende her kararım; Gönül arar, ben ararım!.. Ötede mi ilkbaharım?.. Dünü bilmem, günü bilmem!.. Tâ ezelden bu hâldayım; Sana gelen bir yoldayım!.. Bir bîçâre akıldayım; Malı, mülkü, şanı bilmem!.. Menzil menzil, kubbe kubbe, Sebep, bağlı bir sebebe! Ne sevdâdır iner kalbe; Unuttum ben, beni bilmem!.. YAKARIŞ EŞİĞİNDE Aşk ile elendim, aşkla sınandım; Bana, tutunacak dal ver İlâhî!.. Emanet yüküne, aşkla dayandım; Bana menzil göster, yol ver İlâhî!.. Çaresi özünde bîçare miyim? Aklını, kaybetmiş divâne miyim?.. Bu gönül nûruna, pervâne miyim? Bana, od içinde gül ver İlâhî!.. Bu aşktır dost diyen, dostla eğleşen; Sevgiyi sevgiyle seven, paylaşan!.. Bir içli yürektir, suyla söyleşen; Devrine yağmur ver, sel ver İlâhî!.. Hakîkat sırrını açtın, bu canda; Okudum, ben beni iki cihânda!.. Bildim seni bende, benden yakında; Bana basiret ver, hâl ver İlâhî!.. Âhım var içimi âh ile oyan; Acım var, acıma merhemi koyan!.. Seni tesbih eden, derinden duyan; Bir ses ver, nefes ver, dil ver İlâhî!.. Bu hüzün ne zaman indi yüzüme? Asrın vebâli mi bindi dizime?.. Dünyadan ukbâya dönen özüme; Şefâ’at kapından, el ver İlâhî!..
  2. SENİ ANDIM EFENDİM…* I. Rahmân ve Rahîm olan bir Allah’ın adıyla; Başladığım bu sözde seni andım Efendim!.. Ney misâli dağlandım ayrılığın oduyla; Düştüm o gül rengine yandım yandım Efendim!.. II. Âdemden gelen bir nûr kararıp nasıl söner? Şirkle nasıl örülür bir ömrün itibârı?.. Nefsin o saf edâsı, inkâra nasıl döner? Kalpten nasıl sökülür bir adalet damarı?.. Yedi kat göğü tutu çiçeklerin çığlığı… Kan kokan o karanlık, hangi putun isyânı?.. Dinsin, dursun, durulsun umudun hıçkırığı; Kumlara inen nûrun şavkı aldı dört yanı!.. Kisra’nın temelinde çöktü bir bir sütunlar; Söndü ateşgedeler tarihe düştü külü!.. Silindi ne şerefler, dağıldı nice şanlar; Hilkâtin ateşinde kurudu Sava gölü!.. Sende ihlâs, metânet, sendedir izzet, azim; Rahmet ile donandı, aşk ile döndü âlem!.. Âdil sensin, Emin sen, sen ey öksüz, ey yetim; Seninle aşka düştü aşk ile levh-ü kalem!.. III. Sen kuşandın Hirâ’da sabır yüklü çileyi; Çektiğin her acıda bin derdin dermânı var!.. Sen yardın himmet ile o gökteki şûleyi; Taif’te şafaklara akseden gül kanı var!.. Canında doğan nûru, kalp gözünle okudun; Bir içli çölde verdin en ağır imtihanı!.. Takvânın tezgâhında bir sevdâyı dokudun; Uyardın, müjdeledin, şahit tuttun zamanı!.. Tevhît ile yoğurdun kaç yüreğin özünü; Elif elif nakşoldu nabzına inen fermân!.. Ömrün hüzün yılında hasret yakan izini; Vuslâtın nûru ile Mir’âç’ta buldu cihân!.. Açtı hicret gülleri ensârın gülzârında; Sen canlara bir cansın, cânânsın sen Efendim!.. Gül gül ile kaynaştı kardeşlik kararında; Okunan gül kokulu Kur’ân’sın sen Efendim!.. IV. Bedir’de bir vaattir Mevlâ’dan inen çağrı; Melekler, ashâp ile iç içe aynı safta!.. Yağdı rahmet bulutu, yeşerdi çölün bağrı; Âlem âlem içinde tesbih eder tavafta!.. Uhut’da gül matemi damladı dağdan taşa; Eğildi edep ile gül üstüne âsuman!.. Hayber’de hamd sancağı dikildi arzdan arşa; Al tüllere büründü güle döndü gülistân!.. Varlığın sırrı sende, sendedir aşk iksiri. İrâdenle dağıldı idrâki ezen efkâr!.. Kırıldı şirk zinciri ikbâle erdi esir; Açıldı gül kapısı Kâ’be’ye geldi bahar!.. Kaynayan parmağından kaç ensar suya kandı? Sen damlada bir deryâ, ummansın sen Efendim!.. Hem yer ehli gök ehli, melekler seni andı; Âlemleri şerh eden lisânsın sen Efendim!.. V. O derin duâlarda titreyen her dileğin; Şefâat nağmesidir merhâmet pınarında!.. Bir kulluğun yükünü canda eler eleğin; Kaç mahşeri yaşadın o gönül diyârında?.. Beyaz, sarı, al güller senden aldı rengini; Seninle vecde geldi başımda dönen rüzgâr!.. Dilim nasıl anlatır bu aşkın ahengini? Mâ’rifet ikliminde kızardı, açtı gülzâr!.. Sen, canını Mevlâ’ya kalbini kula verdin; Bağladın gök ipini sonsuz olan bir sona!.. Sen özünde âlemi, âlemde özü gördün; Ötenin ötesinden haber sundun dört yana!.. Melekler salat eder, selâm eder şânına; Devrân içinde dönen devrânsın sen Efendim!.. Takdirin tedbir anı, şahittir imânına; Sen gönül sahibine mihmânsın sen Efendim!.. VI. Âh bu âlem içinde, ne oldu bende bana? Sana hangi hâlimle, hangi yüzle geleyim?.. Od almış bir yüreği açmışım senden yana; Dinmeyen gözyaşımı bir umut ver, sileyim!.. Bir bir kalktı hudutlar mülküm, malım kalmadı; Her secdede değişti renk, ahenk, biçim, edâ!.. Sınandım nefes nefes tende hâlim kalmadı; Aşkınla yanan canım uğruna oldu fedâ!.. Her sözün bir diriliş, bir kâinat kitabı; Sen ezeli bağladın ebedîn menziline!.. Sezdin inceden ince bir ilâhî hesabı; Hakkı teslim eyledin o hakkın Vekil’ine!.. Zamanı arla süzdün, aşkla sundun âleme; Sen mü’minin nabzında mîzânsın sen Efendim!.. Âh bu aşkın ahvâli nasıl yansır kaleme? Bir Sultan’a can sunan Sultan’sın sen Efendim!.. Rıfat ARAZ *Bu şiir İstanbul’da Kuba Camii Vakfınca Türkiye genelinde “Peygamber Efendimize Övgü Şiirler” adıyla 26 Nisan 2008 tarihinde düzenlenen şiir yarışmasında, 995 şiirin arasında birinci olmuştur.

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.