Etkinlikler
16:00
-
27 Şubat 2009 16:00
Gölge Et Yeter!"
İstanbul Modern Sinema, Altyazı dergisi işbirliğiyle 5 - 28 Şubat tarihleri arasında "Gölge Et Yeter!" adlı bir program
sunuyor.
Işık ve gölge, sinemayla sanatlar arasında doğuştan gelen bir akrabalığı her zaman diliminde, ülkede ve kültürde türlü
biçimlerde sürdürüyor. Birbirinden farklı dönemler, farklı malzemeler ve mecralar arasında gezinen filmler, hayalle gerçeği
bambaşka dünyalardan anlatan bir seçki oluşturuyor.
Programda, sinemada animasyon akımının öncülerinden Alexandre Alexeieff'in beş kısa filmi ve belgeseli, eserleri
"Gölgeye Övgü" sergisinde de yer alan Fin yönetmen Katariina Lillqvist'in kukla animasyonu "Sonsuz Yollardan
Hikâyeler", Amerikalı yönetmen Nina Paley'nin, festivallerde ödüller alan animasyon filmi "Sita Blues Söylüyor", İranlı
yönetmen Muhsin Mahmelbaf'ın "Bir Zamanlar Amerika", Xiao Jiang'ın ilk filmi "Elektrik Gölgeler" ve Yavuz Turgul'un
"Gölge Oyunu" ile Ahmet Uluçay'ın "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak" başlıklı filmleri gösterilecek.
"1 Günlük Festival": Cinsiyetler Arası Yolculuklar
İstanbul Modern Sinema, Şubat ayında Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) ile işbirliğinde "1 Günlük Festival" dizisinin
ikincisini de düzenliyor. 7 Şubat Cumartesi günü gerçekleşecek olan "Cinsiyetler Arası Yolculuklar" başlıklı etkinlik, Türk
sinemasının birbirinden ilginç dört filmini sinemaseverlerle buluşturuyor.
Cinsiyet ve cinsellik konularını, kendilerine özgü ve Türk sinemasında pek rastlanmayan bir bakışla ele alan dört film
gösteriliyor: "Köçek" (Nejat Saydam), "Beddua" (Osman Seden), "Dönersen Islık Çal" (Orhan Oğuz) ve "Kadın
Hamlet" (Metin Erksan).
"Köçek"te Müjde Ar son derece ilginç bir rolde, bir erkek olarak karşımıza çıksa da, baştan sona sürprizlerle dolu bu
benzersiz öyküde, film boyunca iki cinsiyet arasında farklı duraklara uğruyor.
Bülent Ersoy, 1980 yapımı "Beddua"da cinsiyeti ne kendisi ne de başkaları tarafından tam olarak kabullenilen bir şarkıcıyı; Fikret Kuşkan, "Dönersen Islık Çal"da kendisi gibi toplumun kenarında kalmış bir karakter olan bir cüceyle yolu kesişen bir travestiyi canlandırıyor.
Türk sinemasının usta yönetmenlerinden Metin Erksan'ın "Kadın Hamlet"i ise Shakespeare'in efsanevi karakterine, yönetmenin kendine özgü, yaratıcı ve şaşırtıcı penceresinden bakıyor.
Alexeieff'in Topluiğne Filmleri / Pinscreen Cinema by Alexeieff, 1933
Yönetmen: Alexandre Alexeieff, 77', Fransızca, siyah-beyaz
Sinemada animasyon akımının öncülerinden Rus asıllı Fransız sanatçı Alexandre Alexeieff'in, 1933 yılında icat ettiği ve bugünün stop-motion tekniğinin bir türü olan "topluiğne animasyonu" ile yönettiği filmlerden bir seçki sunuluyor.
5 kısa filmin ardından, Alexeieff'in yaratım sürecini tüm yönleriyle gözler önüne seren bir belgesel de gösteriliyor. Burnunu
kaybeden bir adam, yer değiştiren gölgeler, birinden ötekine geçilen hayal perdeleri, kendiliğinden hareket eden ayak
izleri, sık çizilmiş çizgiler arasında dolaşan tavşanlar...
Alexeieff, 30'lardan 80'lere elli yıl boyunca, ışıkla karanlık arasına iğnelerden yollar çizen animasyonlar yaratıyor.
Bir Zamanlar Sinema / Once Upon a Time, Cinema, 1992
Yönetmen: Muhsin Mahmelbaf, 90', Farsça, siyah-beyaz İranlı yönetmen Muhsin Mahmelbaf, "Bir Zamanlar Sinema" adlı
filminde ülkenin Şarlo'ya benzeyen ilk sinemacısı ile, onun gösterdiği filmdeki bir kadına tutulan Şah'ın, İran sinemasının
tarihini kat eden şaşırtıcı ve fantastik yolculuğunu sunuyor.
Sonsuz Yollardan Hikâyeler / Tales from the Endless Roads, 2001
Yönetmen: Katariina Lillqvist, 54', İngilizce, renkli Fin yönetmen Katariina Lillqvist, "Sonsuz Yollardan Hikâyeler"de kukla
animasyon tekniğiyle sürekli bir yerlere sürülen, gözlerinin altındaki çizgiler gitgide derinleşen Romanların müzik, dans ve
yaşama tutunma mücadelesiyle işlenmiş altı öyküsünü anlatıyor. Filmde, Kathariina Lillqvist'in büyüleyici kuklaları, enfes
müzik ve incelikli sahne düzenlemesiyle yaşamları yollarda geçen bir ailenin Hindistan'dan kuzeye uzanan yolculuğu
çarpıcı bir biçimde aktarılıyor.
-
27 Şubat 2009 16:00
Newyork'ta Seferad'ın İzleri
New York Başkonsolosu Mehmet Samsar, New York'ta "Traces of Sepharad-Seferad'ın İzleri" isimli gravür ve atasözleri sergisinin
açılışına katıldı. New York'ta Musevi Tarihi Merkezinde (Center for Jewish History) Amerikan Sefarad Federasyonu (ASF) tarafından Türkiye'nin New York Başkonsolosluğu, İspanya'nın New York Başkonsolosluğu ve New York Servantes Enstitüsünün işbirliğiyle açılan sergide, İspanyol Yahudilerinin kullandığı Ladino dilinde var olan ve çoğunun İspanyolca ve Türkçe'de de karşılıkları bulunan atasözlerinden esinlenerek sanatçı Marc Shanker tarafından yapılan siyah beyaz gravürler yer alıyor. Gecede sanatçı Shanker'ın sergiyle aynı ismi taşıyan "Traces of Sepharad" isimli kitabı da tanıtıldı.
Başkonsolos Samsar, gecede yaptığı konuşmada, Türkler ile Musevilerin Osmanlı zamanlarından modern Türkiye'ye uzanan zengin bir tarihi paylaştıklarını söyledi.
Osmanlı İmparatorluğu'nun İspanyol Engizisyonundan kaçan Musevilere 1492 yılında kucak açtığını anımsatan Samsar, Türkler ve Museviler arasındaki iyi ilişkilerin İkinci Dünya Savaşı'nda da kendini gösterdiğini, Türk diplomatların Yahudileri soykırımdan kurtarmak için yoğun çaba harcadıklarını belirtti.
Samsar, çeşitli kültürlerin bir arada uyum içinde yaşadıkları modern Türkiye'de Musevilerin iş adamı, akademisyen ve sanatçı gibi vasıflarla bu zengin dokuya önemli katkılarda bulunduklarını kaydetti.
Dünyada işbirliğine ve uzlaşma kültürüne her zamankinden daha çok gereksinim duyulduğunu da kaydeden Samsar, serginin halklar arasında hoşgörü kültürünü ve yakın bağları ortaya koyması açısından son derece önemli olduğunu belirtti.
40 eserden oluşan sergi
28 Şubat tarihine dek gezilebilecek.
Yakın Etkinlikler
-
30 Ağustos Zafer Bayramı
30 Ağustos Zafer Bayramı
- 0 yorum
-
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
- 0 yorum
-
10 Kasım Atatürk'ü anma günü ve Atatürk haftası
10 Kasım Atatürk'ü anma günü ve Atatürk haftası
- 0 yorum
-
24 Kasım Öğretmenler Günü
24 Kasım Öğretmenler Günü....
Bütün öğretmenlerimize yaşamları boyunca mutluluklar diliyoruz...
- 0 yorum
-
25 Aralık Christmas Day - Dini Gün (Noel)
Christmas Day - Noel Dini Gün
Noel Baba Vikipedi, özgür ansiklopedi
Noel BabaNoel Baba (aslen Santa Claus,Saint Nicholas, Saint Nick, Father Christmas, Kris Kringle, Santy veya Santa) Noel gecesi (24 Aralık'ı 25 Aralık'a bağlayan gece) çocuklara hediye dağıtan yerel bir kahramandır. Türkiye'de ise Noel Baba yılbaşı gecesi hediye dağıtan kişiye dönüşmüştür. Kökeni Saint Nicholas`a dayanır, fakat kültüre göre farklılık gösterir. Noel Baba dünya çapında daha çok sevilmiş ve Santa Claus isminin yerini almıştır. Örnek olarak "Santa" yerine İtalya`da "Babbo Natale", Brezilya`da "Papai Noel", Çek Cumhuriyeti`nde "Deda Mráz", Portekiz`de "Pai Natal", Romanya`da "Moş Crăciun", Almanya`da "Weihnachtsmann", İrlanda`da "Daidí na Nollag", Fransa`da "Le Père Noël", İspanya ve Meksika`da "Papa Noel", Türkiye`de "Noel Baba" olmak üzere farklı isimler kullanılır.
Hikaye Türkiye doğumlu tarihsel bir figür olan psikopos Saint Nicholas`ın (Nikola) fakirlere hediye dağıtmasına dayanır. Bilinen en meşhur yardımı da, üç kızı olan bir babayla arasında geçenlerdir. Bu olayın 320'li yıllarda gerçekleştiğine inanılır. Fakir bir baba kızlarına çeyiz parası karşılayacak durumu yoktur, bu yüzden hiçbir erkek onlarla evlenmek istemez. Böyle bir durumda da kötü yola düşmek zorunda kalabilirler. Oldukça eğitimli ve zengin bir aileden gelen Nikola da üç kızı için üç külçe altını geceleyin gizlice fakir adamın penceresinden içeri atar. Hikayenin bu noktada birçok versiyonları mevcuttur.Bu üç külçe altının 3 gün arayla ya da 3 yıl ard arda atılması ile ilgili; ancak sonu aynıdır. Fakir adam çıkıp kendisini görünce şaşırır ve o'na teşekkür eder; bir rahip olan Nikola da "Bana değil, Tanrı'ya teşekkür et." der. Bu olayın ortaya çıkmasından sonra, o yörede birçok gizlice yapılan yardımların aslında Nikola tarafından yapıldığı anlaşılır. Nikola'nın ölümünden sonra da yöre halkı birbirlerine gizlice hediye vermeye başlarlar ve bir gelenek oluşur.
320 yılından önce Jermen kültüründen mevcut olan senelik hediye verilmesi ise, Odin'e dayanır. Odin'in uçan atı Sleipnir için çocuklar patiklerinin içine havuç ve şeker koyup duvara (ya da kapıya) asarlar. Odin de bu iyiliği karşılığında çocuklara hediyeler, tatlılar, ve şekerlemeler verir.
Bu olay mitolojik bir karakter olan Sinterklaas'a esin kaynağı olmuştur. Hollanda, Belçika ve Almanya'da (ölüm tarihi 6 Aralık bir gece önce 5 Aralık'ta kutlanmaktadır) Sinterklaas adına büyük kutlamalar düzenlenir. Aslında Flemenkçe "Sinterklaas" kelimesinin New Amsterdamlılar(sonradan New York) tarafından yanlış telaffuz edilmesiyle Santa Claus şekline dönüşmüştür.
Noel Baba, batılı ülkelerde, Japonya'da ve Asya'nın doğusunda bir Noel geleneği olarak varlığını sürdürmektedir.
İnanışa göre, Noel Baba kır saçlı, uzun kır sakallı, sevimli, koca göbekli, tonton birisidir. Beyaz tüyleri olan kırmızı bir cüppe giymekte aynı görüntüde bir de kukuleta takmaktadır. Noel gününe geçilen gecede uçan geyiklerin çektiği kızağı ile evden eve hediyeler dağıtır; evlere bacadan girip, şömineden ulaşır. Yılın geri kalan zamanlarını ise eşi ve elfleri ile birlikte bir sonraki Noel için oyuncaklar hazırlayarak geçirir. Evinin yeri ülkelerin geleneklerine göre değişiklik göstermektedir. Kuzey Kutbu, Finlandiya'daki Korvatunturi, İsveç'teki Dalecarlia veya Grönland bunlardan bazılarıdır.
Noel Baba, sevimli görünüşü ve hediye dağıtmasından dolayı çocukların çok sevdiği bir karakterdir. Büyükler arasında da Noel yaklaşınca, Noel Baba'ya olan saygı ve sevgi ifadesi olarak, kukuletasını takanlara sıkça rastlanır.
1875 te Kanada'daki bir gazetede Noel BabaBir iddiaya göre günümüzdeki Noel Baba imajının (kır sakallı, koca göbekli, kırmızı cübbeli, kukuletalı) kaynağı, 1931'de Haddon Sundblom adlı çizerin Coca Cola reklamları için yaptığı çizimlerdir. Ne var ki Coca Cola reklamlarından çok önce, 19. yüzyılın başında Noel Baba'nın çeşitli çocuk kitaplarında ve karikatürlerde günümüzdeki Noel Baba imajına benzer şekilde resmedildiği görülmüştür. 1862 Noel'inde Noel'in henüz ABD'de tatil dönemi olmadığı ve Noel Baba figürünün kullanılmadığı dönemde Thomas Nast adlı Amerikalı karikatürist Harper's Weekly adlı derginin kapağında Noel Baba figürünü kullanmış ve kimilerince Noel Baba'nın mucidi kabul edilmiştir.
- 0 yorum