Etkinlikler
- Bölüm: 'Etkinlik Takvimi'
- iCalendar dışa aktarma verisini indir
- iCalendar beslemesine abone ol
12:00
-
18 Ekim 2009 12:30
LA SCALA FİLARMONİ ORKESTRASI18 Ekim 2009, Pazar
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, 21.30
25’NCİ YILA GİRERKEN
LA SCALA FİLARMONİ ORKESTRASI
ŞEF: MYUNG-WHUN CHUNG
Program
F. Mendelssohn: Senfoni N. 4 “Italyan” La Majör Op: 90
Allegro vivace
Andante con moto
Scherzo-Con moto moderato
Finale- Presto
P. I. Çaykovski: Senfoni N. 6 “Patetik” Si Minör Op. 74
Adagio- Allegro non troppo
Alegro con grazia
Allegrı molto vivace
Adagio lamentoso
Myung-Whun Chung, Şef
Myung-Whun Chung müzik kariyerine piyanist olarak başladı ve yedi yaşındayken ilk kez Seul Filarmoni Orkestrasıyla çaldı. 1974 yılında Moskova’daki Çaykovski piyano yarışmasında ikincilik ödülünü kazandı. New York’ta Mannes Okulu ve Juilliard Okulundaki müzik çalışmalarının ardından 1979 yılında Los Angeles Filarmoni Orkestrası’nda Carlo Maria Giulini’nin asistanı ve iki yıl sonra Yardımcı Şef oldu.
1984’ten 1990’a kadar Saarbrücken Radyo Senfoni Orkestrasının Müzik Direktörlüğünü yaptı. 1987 ile 1992 yılları arasında ise Floransa Teatro Comunale’de Konuk Baş Şeflik yaptı, 1989 ile 1994 yılları arasında ise Opéra de Paris-Bastille’in Müzik Direktörlüğünü üstlendi. 2000 yılına gelindiğinde ise Orchestre Philharmonique de Radio France’in Müzik Direktörü olarak Paris’e geri döndü. İtalya’ya duyduğu sevgi; ülkede uzun yıllar çalışmasının temelini oluşturdu, 1997 ile 2005 yılları arasında Roma’da Santa Cecilia Orkestrasının Baş Şefliğini üstlendi. Avrupa’nın dışında ise Tokyo Filarmoni Orkestrasının Müzik Danışmanlığı göreviyle ve 2006 yılından beri de Seul Filarmoni Orkestrasının Müzik Direktörlüğü ile Asya’da müzikle ilgili ve sosyal konulara kendini adadı.
Berlin ve Viyana Filarmoni, Concertgebouw orkestrası, tüm önemli Londra ve Paris Orkestraları, Filharmonica della Scala, Bayerische Rundfunk, Dresden Staatskapelle, Bostonve Chicago Senfonisi, Metropolitan Operası, New York Filarmoniği ve Cleveland ile Filedelfiya Orkestraları gibi dünyanın bir çok lider orkestrasına şeflik yaptı.
1990 yılından beri Deutsche Grammophon’un özel kayıtlarını yapan sanatçının sayısız kaydı uluslararası ödüller kazandı. Bunların arasında Olivier Messiaen'in Turangalîla Senfonisi ve Eclairs sur l’Au-Delà, Verdi'nin Otello’su, Berlioz'den Symphonie Fantastique, Orchestre de l'Opéra Bastille ile Shostakovich’nin Lady Macbeth’i; Viyana Filarmoni Orkestrasıyla birlikte bir dizi Dvorák senfonisi ve serenatı, Orchestra dell'Accademia Nazionale di Santa Cecilia ile mükemmel dini müzikler, ayrıca Cecilia Bartoli ile Bryn Terfel ile ödüllü plak Duruflé’s and Fauré’s Requiems bulunuyor. Son zamanlarda piyasaya sürülenler arasında ise Orchestre Philharmonique de Radio France ile Messiaen’den La transfiguration de Notre Seigneur Jésus-Christ and Des Canyons aux étoiles bulunuyor.
Sanatsal çalışmaları ile birçok ödüle ve övgüye layık görülen sanatçının aldığı ödüller arasında İtalya’da aldığı Premio Abbiati ve Arturo Toscanini ile 1992 yılında Fransa’da aldığı Légion d’Honneur da bulunuyor. Sanatçı ayrıca Fransız Tiyatro ve Müzik Eleştirmenleri Derneği tarafından ‘Yılın sanatçısı’ unvanına layık görüldü ve 1995 yılında ise “Victoire de la Musique” ödülünü tam üç kez kazandı.
La Scala Filarmoni Orkestrası
Filarmonica della Scala, hem kendi Konser Sezonları’nda hem de La Scala Tiyatrosu’nun Senfonik Sezonu’nda sahne alan müzisyenleri bir araya getirmektedir. Filarmonica ilk konserini 25 Ocak 1982 yılında kurucusu Claudio Abbado yönetiminde vermiştir. İlk sezonundan itibaren, orkestra Abbado’nın yanı sıra, Georges Prêtre, Lorin Maazel, Wolfgang Sawallisch ve orkestrayı ilk dış turnelerinde yöneten Carlo Maria Giulini’nin de dâhil olduğu birçok büyük şef ile konserler vermiştir. Aralarında Carlo Maria Giulini, Leonard Bernstein, Giuseppe Sinopoli, Valery Gergiev, Zubin Mehta, Seiji Ozawa, Yuri Temirkanov, Semyon Bychkov, Franz Welser-Möst, Gustavo Dudamel ve Philippe Jordan’ın da bulunduğu dünyaca tanınmış birçok şef Orkestra’nın faaliyetlerine katkıda bulunmuştur.
1987 ile 2005 yılları arasında Baş Yönetmen olan Riccardo Muti, Orkestra’nın uluslararası başarısına önemli katkılarda bulunmuştur. 2006 yılında, Orkestra, Myung-Whun Chung, Daniele Gatti, Riccardo Chailly ve geçen iki sezonun açılış konserlerini yöneten Daniel Barenboim ile birlikte çalışmalara başlamıştır.
Filarmonica bütün dünyaya düzenli olarak turneler yapmakta olup 1982 yılından bu yana La Scala dışında sekiz yüzden fazla konser vermiştir. Orkestra, Riccardo Muti ile Viyana Festival Haftası’nda, Salzburg Festivali’nde ve Luzern Festivali’nde konser vermiş ve ayrıca Avrupa ve Asya’nın dört bir yanında konserlere çıkmıştır. 2006 yılında, turneler Daniele Gatti yönetiminde İstanbul, Belgrad ve Budapeşte, Myung-Whun Chung yönetiminde Varşova, Moskova ve Berlin ve Riccardo Chailly yönetiminde Birleşik Krallık ve İrlanda’yı da içermiştir. 2007 yılında, Orkestra Daniel Barenboim yönetiminde Lugano’da ve Riccardo Chailly yönetiminde ABD ve Kanada’da çalmıştır. Bu konser sezonundaki konserler arasında, Daniel Gatti yönetiminde Viyana’daki Muzikverein’da bir konser, Daniel Barenboim yönetiminde Berlin Filarmoni çıkışı ve Daniel Barenboim ve Myung-Whun Chung yönetiminde Avrupa turneleri yer almaktadır.
Orkestra, kendini çağdaş eserlerin yorumlanmasına adamış olup her yıl büyük bir uluslararası bestecinin bir eserini yeni parça olarak repertuarına katmaktadır. Orkestra, Sony, Decca ve EMI ile kayıt ortaklıkları da yapmaktadır. Özel önem taşıyan kayıtlar arasında Carlo Maria Giulini ile Beethoven’in senfonileri, Riccardo Chailly ile Rossini’nin Kantat’ı ve 1998 yılında La Scala’da Riccardo Muti tarafından yönetilen bütün Beethoven senfonik eserleri bulunmaktadır. La Scala’daki konserler RAI, LA7 ve Radio3 tarafından düzenli olarak yayınlanmaktadır.
Filarmonica della Scala’nın sponsorluğunu, Orkestra’nın kurumsal Büyük Ortağı olan UniCredit Group yapmaktadır.
17:00
-
18 Ekim 2009 17:00
Yollarda… Avrupa Kültür Haftası Etkinlikleri“Avrupa Edebiyatı Türkiye’de – Türk Edebiyatı Avrupa’da” (European Literature Goes to Turkey – Turkish Literature Goes to Europe) adlı geniş kapsamlı kültür projesi, 19 – 25 Ekim 2009 tarihleri arasında Trabzonlular ile buluşuyor! “Yollarda… Avrupa Kültür Haftası Etkinlikleri” başlığı altında gerçekleştirilen etkinlerde, ünlü oyuncu Memet Ali Alabora konuk sanatçı olarak yer alacak.
Tarih : 19 - 25 Ekim 2009
Şehir : Trabzon
Goethe Enstitüsü’nün, “Kültür Köprüleri” programı çerçevesinde; Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilen, Türkiye’nin 24 kentini ve 8 Avrupa ülkesini kapsayan “Avrupa Edebiyatı Türkiye’de – Türk Edebiyatı Avrupa’da” (European Literature Goes to Turkey – Turkish Literature Goes to Europe) adlı geniş kapsamlı kültür projesi, 19 – 25 Ekim 2009 tarihleri arasında Trabzonlular ile buluşuyor! “Yollarda… Avrupa Kültür Haftası Etkinlikleri” başlığı altında gerçekleştirilen etkinlerde, ünlü oyuncu Memet Ali Alabora konuk sanatçı olarak yer alacak.
“Avrupa Edebiyatı Türkiye’de – Türk Edebiyatı Avrupa’da” projesinin, 19 – 25 Ekim 2009 tarihleri arasında Trabzon’da gerçekleşecek etkinlikleri kapsamında; iki Bulgar, 1 Alman yazar, 1 İtalyan piyanist besteci ve sanatçı Memet Ali Alabora, Trabzonlu sanatseverlerle buluşacak.
Trabzon’da gerçekleşecek okuma ve söyleşilerde; düz yazılarıyla Plovdiv Prize, şiirleriyle Golden Chain, yaratıcı çalışmalarıyla Golden Muse ödüllerinin sahibi Bozhana Apostolova ve Razvitie Edebiyat, Golden Chain, Bulgar Yazarlar Birliği, Ulusal Chudomir ödüllerinin sahibi Hristo Karastoyanov, gençlerle söyleşiler gerçekleştirerek eserlerinden bölümler okuyacaklar. İki değerli Bulgar yazarın okuma ve söyleşilerinde, konuk sanatçı Memet Ali Alabora yazarlara eşlik edecek.
Üç gün sürecek etkinlikler çerçevesinde; Alman yazar Fitzgerald Kusz’un, farklı yaşlardaki beş dul kadının komik ve grotesk, ama aynı zamanda trajik öykülerini aktaran “Dullar” adlı eserinin okuma tiyatrosu da gerçekleştirilecek.
Program kapsamında ayrıca; İtalyan piyanist-besteci Livio Minafra’nın vereceği resitalin yanı sıra, Almanya’da son sekiz yılda yapılan canlandırma filmlerini bir araya getiren “Kısa ve İyi III” programı; uluslararası festivallerde başarılı olmuş, çoğu ödüllü, özgün Alman yapımı filmleri Trabzonlu sanatseverlerle buluşturacak.
“Yollarda… Avrupa Kültür Haftası Etkinlikleri” başlığı altında gerçekleştirilecek etkinliklerde sanatçılara, projeye katılan yazarların kitaplarının incelenip okunabileceği, internet bağlantılı bilgisayarlar ve audiovisuel araçlarla donatılmış bir “Gezici Kütüphane” eşlik ediyor.
Açılışı; 21 Ekim 2009 Çarşamba günü, saat 14:00’te, Trabzon Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Nazım Terzioğlu Anfisi’nde Bulgar yazarlar Bozhana Apostolova ve Hristo Karastoyanov’un okuma ve söyleşileriyle gerçekleştirilecek “Yollarda… Avrupa Kültür Haftası Etkinlikleri”ne, tüm Trabzonlu sanatseverler davetli…
“KÜLTÜR KÖPRÜLERİ” PROGRAMI HAKKINDA
Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın 16 Temmuz 2007’de AB üye devletlerinin kültür kurumlarına ve onların Türkiye’deki ortaklarına yönelik hazırladığı “Kültür Köprüleri” programı; çağdaş sanatların her dalında (müzik, edebiyat, gösteri sanatları, görsel sanatlar vb.) farklı kültürleri ve bu farklı kültürlerden birçok sanatçıyı bir araya getiren projelere destek sağlıyor. Program; Avrupa Birliği’ne üye ülkelerle Türkiye’nin kültürel değerlerini karşılıklı olarak tanıtmalarına; kültürel ve sanatsal yenilikleri sınırlar ötesine taşımalarına ve kültürler arası diyaloğun desteklenmesine katkıda bulunuyor.
“EUROPEAN LITERATURE GOES TO TURKEY - TURKİSH LITERATURE GOES TO EUROPE” (“AVRUPA EDEBİYATI TÜRKİYE’DE – TÜRK EDEBİYATI AVRUPA’DA”) PROJESİ HAKKINDA
“Kültür Köprüleri” programı çerçevesinde Goethe Enstitüsü tarafından birçok kurumun işbirliği ile gerçekleştirilen “Avrupa Edebiyatı Türkiye’de – Türk Edebiyatı Avrupa’da” (“European Literature Goes to Turkey - Turkish Literature Goes to Europe”) adlı proje; edebiyat ve kültür aracılığıyla insani değerlerin yüceltilmesini ve kültürler arası alışveriş ile sivil toplum diyaloglarının geliştirilmesini amaçlıyor.
5 Mayıs 2009 tarihinde Diyarbakır’da başlayan Türkiye turuna; 8 Avrupa ülkesinden, eserleri daha önceden Türkçeye çevrilmiş 48 tanınmış çağdaş yazar konuk oluyor. Yazarların yanı sıra, fotoğraf sanatçıları, film yapımcıları ve müzisyenler de Türkiye’nin 24 kentindeki sanatseverlerle buluşuyor. Her kentte bir hafta boyunca iki dilde edebiyat okumaları ve söyleşiler gerçekleştiriliyor. Projede, konuk yazarlara, internet bağlantılı bilgisayarlar ve audiovisuel araçlarla donatılmış, Mercedes – Benz Türk A.Ş.’nin katkılarıyla sağlanan bir ‘gezici kütüphane’ eşlik ediyor. “Yollarda… Avrupa Kültür Haftası Etkinlikleri” adı altında düzenlenen hafta kapsamında konserler, atölye çalışmaları ve sergiler de yer alıyor. Avrupa’da güncel sanat alanındaki gelişmeler ve yeniliklerle tanışma olanağı sunan projenin Türkiye turu, 16 Nisan 2010 tarihinde İstanbul’da 2010 Avrupa Kültür Başkenti kutlamaları çerçevesinde gerçekleştirilecek özel bir gala ile son bulacak.
“European Literature Goes to Turkey - Turkish Literature Goes to Europe” projesinin 4 Mayıs 2010 tarihinde başlayacak 8 Avrupa ülkesini kapsayan Avrupa turunda ise; eserleri daha önce yabancı dile çevrilmiş 16 tanınmış Türk yazar, 7 AB ülkesi ve İsviçre’de, iki dilde okuma günleri gerçekleştirecek. Türkiye’den başarılı müzisyen, film yapımcısı ve fotoğrafçılar, Sofya, Bükreş, Viyana, Zürih ve diğer 2 Avrupa Kültür Başkenti olan Pecs ve Essen’de sanatseverlerle buluşacak. 24 Haziran 2010 tarihinde Brüksel’de tüm Avrupalı ve Türk sanatçıların katılımıyla gerçekleşecek gala ise, bir yıllık projenin doruk noktasını oluşturacak.
Bilgi için:
bkz.
Banu K.Zeytinoğlu İletişim
Özlem DEMİRKIRAN
0212 281 12 00
[email protected]
Katılım için: 0 212 249 20 09 – dhl: 60-61
Yakın Etkinlikler
-
KURBAN BAYRAMI
KURBAN BAYRAMI
Kurban Bayramı, İslam dünyasında her yıl zilhicce ayının 10. gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan, Allah'a yakınlaşmayı ve yardımlaşmayı simgeleyen dini bir bayramdır. Kelime anlamı "yakınlaşmak" olan kurban, Müslümanların Allah'a olan bağlılıklarını ve şükranlarını sunmalarının bir vesilesidir.
Bu özel günün temel özellikleri ve önemi şunlardır:
Dini Kökeni: Kurban ibadeti, Hz. İbrahim'in oğlu Hz. İsmail'i Allah'a olan bağlılığının bir göstergesi olarak kurban etmeye niyetlenmesini ve bu teslimiyetin karşılığında kendisine bir koç gönderilmesini simgeler.
İbadet ve Paylaşım: Bayram süresince şartları sağlayan Müslümanlar kurban keserek bu ibadeti yerine getirirler. Kesilen kurban etlerinin bir kısmı ihtiyaç sahiplerine dağıtılarak toplumsal dayanışma ve kardeşlik bağları güçlendirilir.
2026 ve sonraki 10 Yıl Tarihleri: Diyanet İşleri Başkanlığı verilerine göre 2026 yılında Kurban Bayramı tarihleri şöyledir:
Türkiye'de Kurban Bayramı tarihleri Hicri takvime göre belirlendiği için Miladi takvimde her yıl yaklaşık 10-11 gün öne gelmektedir.
Önümüzdeki 10 yıl boyunca (2026 - 2035) Diyanet İşleri Başkanlığı'nın dini günler hesaplama yöntemlerine ve astronomik tahminlere göre Kurban Bayramı'nın başlangıç (1. Gün) tarihleri şu şekildedir:
Yıl
Kurban Bayramı 1. Gün Tarihi
Gün
2026
27 Mayıs
Çarşamba
2027
16 Mayıs
Pazar
2028
5 Mayıs
Cuma
2029
24 Nisan
Salı
2030
13 Nisan
Cumartesi
2031
2 Nisan
Çarşamba
2032
22 Mart
Pazartesi
2033
11 Mart
Cuma
2034
1 Mart
Çarşamba
2035
18 Şubat
Pazar
Önemli Not: Kurban Bayramı toplamda 4 gün sürmektedir. Resmi tatil süresi, bayramdan bir önceki gün olan Arife günü öğleden sonra başlar ve bayramın 4. günü akşamı sona erer. Yukarıdaki tarihler, her yılın bayram başlangıcını (1. gününü) işaret etmektedir. Kesin tarihler ilgili yılın öncesinde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından resmi olarak ilan edilir.
Kutlamalar: Bayram sabahı kılınan bayram namazı ile başlar, ardından kurban kesimi ve aile ziyaretleri ile devam eder.
- 0 yorum
-
30 Ağustos Zafer Bayramı
30 Ağustos Zafer Bayramı
30 Ağustos Zafer Bayramı; 1922 yılında Dumlupınar'da Mustafa Kemal Atatürk'ün başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz'u ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ni anmak amacıyla kutlanan ulusal bir bayramdır. Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en kritik dönüm noktası olarak kabul edilir.
Bu özel günün öne çıkan başlıkları şunlardır:
Tarihsel Önemi: 26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos'ta Türk ordusunun mutlak galibiyetiyle sonuçlanmış ve işgal güçlerinin Anadolu'dan çıkarılmasını sağlamıştır.
Cumhuriyet'in Temeli: Atatürk, bu zaferin yeni Türk devletinin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı yer olduğunu vurgulamıştır.
Tarihçesi: İlk kez 1923 yılında kutlanmaya başlanmış, 1926 yılından itibaren ise resmi olarak "Zafer Bayramı" adıyla ulusal bayram ilan edilmiştir.
Kutlamalar: Her yıl Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) askeri törenler, fener alayları ve Anıtkabir ziyareti gibi büyük merasimlerle kutlanır. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri'nin "Günü" olarak da özel bir anlam taşır.
- 0 yorum
-
21 Eylül Uluslararası Barış Günü - International Day of Peace
21 Eylül Uluslararası Barış Günü - International Day of Peace
Uluslararası Barış Günü, her yıl 21 Eylül tarihinde dünya genelinde kutlanan, çatışmaların durdurulması ve barış idealinin güçlendirilmesine adanmış küresel bir gündür.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu tarafından 1981 yılında ilan edilen bu gün, tüm ulusları ve insanları askeri faaliyetleri durdurmaya ve barışla ilgili konularda farkındalık yaratmaya davet eder.
Önemli Tarihler ve Farklar
Türkiye'de ve bazı eski Doğu Bloğu ülkelerinde "Dünya Barış Günü" kavramı iki farklı tarihte karşımıza çıkabilir:
21 Eylül (Uluslararası Barış Günü): BM tarafından belirlenen, dünya çapında kabul gören resmi tarihtir.
1 Eylül (Dünya Barış Günü): 1939 yılında Nazi Almanya'sının Polonya'yı işgal ederek II. Dünya Savaşı'nı başlattığı tarihtir. Bu acı hatıra nedeniyle Türkiye ve bazı ülkelerde barışın önemini vurgulamak için bu tarih de kutlanmaktadır.
Kutlama ve Ritüeller
Barış Çanı: New York'taki BM Genel Merkezi'nde bulunan ve dünyanın her kıtasından çocukların bağışladığı madeni paralarla dökülen "Barış Çanı" çalınır.
Yıllık Temalar: BM her yıl barışın farklı bir boyutuna (iklim eylemi, ırkçılıkla mücadele, barış kültürü vb.) odaklanan özel bir tema belirler.
Küresel Ateşkes: BM, bu 24 saatlik süre boyunca tüm dünyada çatışmaların durdurulması ve şiddetten kaçınılması çağrısında bulunur.
- 0 yorum
-
10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü - World Mental Health Day
10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü - World Mental Health Day
Dünya Ruh Sağlığı Günü, her yıl 10 Ekim'de ruh sağlığı konularında farkındalık yaratmak ve bu alandaki çabaları desteklemek amacıyla kutlanır.
Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu (WFMH) tarafından 1992 yılında başlatılan bu gün, dünya genelinde ruhsal sağlığın korunması ve damgalanma (stigma) ile mücadele edilmesi için bir platform sağlar.
Temel Amaçlar
Farkındalık Artırma: Ruh sağlığı sorunları hakkında toplumu bilgilendirmek ve eğitmek.
Stigma ile Mücadele: Ruhsal rahatsızlıkları olan bireylere yönelik ön yargıları ve sosyal dışlanmayı azaltmak.
Savunuculuk: Ruh sağlığı hizmetlerine erişimin iyileştirilmesi ve politikaların güçlendirilmesi için çağrıda bulunmak.
Öne Çıkan Bilgiler
Yıllık Temalar: Her yıl Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve WFMH iş birliğiyle özel bir tema belirlenir. Örneğin, 2024 yılı teması "İş Yerinde Ruh Sağlığı" iken, 2025 yılı için odak noktası "İnsani Yardım Gerektiren Acil Durumlarda Ruh Sağlığı" olarak belirlenmiştir.
Evrensel Bir Hak: Birçok kuruluş tarafından ruh sağlığının "evrensel bir insan hakkı" olduğu vurgulanmaktadır.
Katılım: Bugünde dünya çapında seminerler, kampanyalar ve farkındalık yürüyüşleri gibi çeşitli etkinlikler düzenlenir.
- 0 yorum
-
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) 29 Ekim 1923'te Türkiye'nin yönetim biçimini Cumhuriyet olarak ilan etmesini ve bağımsızlık mücadelesini taçlandırmasını simgeleyen ulusal bir bayramdır.
Bu tarihi günün öne çıkan noktaları şunlardır:
Cumhuriyetin İlanı: 29 Ekim 1923 akşamı, Meclis'te yapılan anayasa değişikliğiyle devletin yönetim şekli resmen Cumhuriyet olarak belirlenmiştir.
İlk Cumhurbaşkanı: Cumhuriyetin ilanıyla birlikte, Milli Mücadele'nin lideri Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
Önemi: Atatürk'ün "En büyük eserim" dediği Cumhuriyet, halkın kendi iradesiyle yönetildiği, özgür ve eşit bir Türkiye'nin simgesidir. Aynı zamanda monarşinin sona erdiğinin ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete geçtiğinin tescilidir.
Tarihçesi: 1925 yılında çıkarılan bir kanunla milli bayram ilan edilen bu gün, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) her yıl resmi tatil olarak kutlanmaktadır.
Yıl Dönümü: 2026 yılı itibarıyla Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlanacaktır ve 29 Ekim 2026 tarihi Perşembe gününe denk gelmektedir.
- 0 yorum