Etkinlikler
- Bölüm: 'Etkinlik Takvimi'
- iCalendar dışa aktarma verisini indir
- iCalendar beslemesine abone ol
17:00
-
24 Nisan 2008 17:00
25 Nisan / Müziğin kalbi Türkiye'de atacakMüziğin kalbi Türkiye'de atacak
Müzik adamaları dev organizasyonla Türkiye'ye geliyor.
Klasik müziğin ve sahne sanatlarının beşiği olan Avrupa'nın dört bir yanından gelen müzik adamları, gelecek ay
düzenlenecek dev organizasyonda Türkiye'de buluşacak.
Türkiye'den 5 festivalin kabul edildiği Avrupa Festivaller Birliği'nin (EFA) genel kurulu ve konferansı,
24-27 Nisan tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek.
Üyelerini belli kriterler gözeterek kabul eden 56 yıllık köklü bir birlik olan 4 ayrı Avrupa sanat ağını kapsayan 500 festivale
hizmet veren Avrupa Festivaller Birliği'nin toplantısı, 150 delegenin katılımıyla Antalya'daki Sheraton Oteli'nde yapılacak.
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'nün organizasyonu, Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü'nün
desteğiyle düzenlenen etkinliğe, İstanbul Uluslararası Müzik Festivali, Ankara Uluslararası Müzik Festivali, Uluslararası
İzmir Festivali ile Mersin Uluslararası Müzik Festivali yetkilileri de katılacak.
Avrupa Festivaller Birliği tarafından ''Kültürlerarası Diyalog Yılı'' olarak ilan edilen ve Ocak ayında imzalanan deklarasyona,
genel kurulda Türkiye de imza koyacak.
Etkinlik kapsamında, 25 Nisan'da Kültürlerarası Diyalog Deklarasyonu imzalanacak ve düzenlenecek basın toplantısında
genel kurula dair açıklamalar yapılacak. Toplantının ardından Antalya Devlet Senfoni Orkestrası, Atatürk Kültür
Merkezi'nde konser verecek. Orkestrayı şef Emin Güven Yaşlıçam'ın yöneteceği konserde, piyanist Leonel Morales
sahne alacak. Konserde, Rachmaninov'un ''3. piyano konçertosu'' seslendirilecek.
TÜRKİYE'Yİ AHMET SAY İLE DOĞAN HIZLAN TEMSİL EDECEK
Genel kurulun yanı sıra, etkinlik kapsamında kültürlerarası diyalog konusunun ağırlıklı olarak ele alınacağı konferans da
düzenlenecek.
Konferansta Türkiye adına, müzik yazarı Ahmet Say ile gazeteci Doğan Hızlan konuşma yapacak ve bildirilerini sunacak.
Genel kurul ile konferansa katılan delegeler, 24 ve 26 Nisan'da Antalya Devlet Opera ve Balesi'nin sahneleyeceği Okan
Demiriş'in ''IV. Murat'' operası ile Merih Çimenciler'in ''Harem'' balesini izleyecek.
EFA Genel Kurulu'na katılan delegeler, Türkiye'nin tarihi ve turistik güzelliklerini de görme fırsatını bulacak. Delegeler için
Antalya Arkeoloji Müzesi, Kaleiçi, Side ve Aspendos antik tiyatrolarına gezi düzenlenecek.
''MÜZİĞİN KALBİ ANTALYA'DA ATACAK''
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Rengim Gökmen, etkinliğin uluslararası sanat yöneticilerinin bu kapsamdaki en
büyük ve ilk buluşması olduğunu söyledi.
Bu organizasyona büyük önem verdiklerini ve konukları en iyi biçimde ağırlamak için titiz bir çalışma yürüttüklerini belirten
Gökmen, ''Müziğin kalbi 3 gün boyunca Türkiye'de atacak. Antalya'da festivalin önde gelen isimleri olan 150 delegeyi
ağırlayacağız'' dedi.
Gökmen, Türkiye'den 5 festivalin EFA'nın üyesi olduğunu, Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali'nin de 24 Ekim
2003 tarihinde birliğe kabul edilerek dünyadaki diğer festivaller arasındaki saygın yerini bir kez daha kanıtladığını ifade
ederek, ''Bu birliğe ülkemizden 5 festivalin kabul edilmesi gurur verici. Ancak, 5 milyon nüfuslu Finlandiya'da 32 senfoni
orkestrasının bulunduğu ve bunların da devlet tarafından desteklendiği düşünülürse daha büyük adımların atılması
gerekiyor'' diye konuştu.
Türkiye'nin, özellikle son yıllarda nitelikli sanat kurumlarıyla kendini her platformda gösterdiğini dile getiren Gökmen, bu
etkinliğin de hem Türkiye'de kültür ve sanatın geldiği yeri göstermesi, hem de ülke tanıtımı açısından büyük önem
taşıdığını vurguladı.
TÜRK KÜLTÜRÜNÜ YANSITAN YAPITLAR
Etkinlik kapsamında Antalya Devlet Opera ve Balesi ile Antalya Devlet Senfoni Orkestrası'nın da sahne alacağını anlatan
Gökmen, bu eserlerin yetkili kurullarda ele alınarak titizlikle belirlendiğini söyledi.
Gökmen, burada ''IV. Murat'' operası ile ''Harem'' balesinin izleyici karşısına çıkacağını belirterek, ''Türk opera ve
balesinden örnekler verebilmek için gayret sarf ettik'' dedi.
Türkiye adına müzik yazarı Ahmet Say ile gazeteci Doğan Hızlan'ın konuşma yapacağını ifade eden Gökmen,
organizasyondaki bildirilerin din, kültürlerarası diyalog, müzik, edebiyat gibi konularda olacağını kaydetti.
Gökmen, organizasyonda İngilizce, Almanca, Fransızca ve İspanyolca simültane çevirilerin yapılacağını sözlerine ekledi.
-
24 Nisan 2008 17:00
25 Nisan / Mevlana belgeseli vizyondaMevlana belgeseli 25 Nisanda vizyonda
Kürşat Kızbaz'ın senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği ''Mevlana Celaleddin-i Rumi: Aşkın Dansı'' adlı belgesel film 25
Nisanda gösterime girecek.
Evrensel barış, sevgi ve aşk düşüncelerinin vurgulandığı, Mevlana'nın hayatının en özel ve en acılı dönemlerinin anlatıldığı
filmin dramatik sahneleri, Sinan Tuzcu, Burak Sergen, Özcan Deniz, Müşfik Kenter, Turan Özdemir ve Selçuk Yöntem
tarafından canlandırıldı. Film, Yılmaz Erdoğan, Yıldız Kenter, Cüneyt Türel ve Meltem Cumbul'un şiirleriyle ve Mehmet
Atay'ın anlatımıyla tamamlandı.
Müzikleri Kalan Müzik, Ömer Faruk Tekbilek ve Sezen Aksu tarafından hazırlanan "Mevlana Celaleddin-i Rumi: Aşkın
Dansı"nda 3D teknolojisi kullanıldı, 14. yüzyıl minyatürleri dijital ortamda yeniden yaratıldı.
Yapım aşamasında dünyanın farklı coğrafyalarından 50'yi aşkın çok önemli tarihçi ve araştırmacıyla görüşüldü,
canlandırma ve animasyon sahneleriyle 13'üncü yüzyılın dokusu ve havası yansıtılmaya çalışıldı.
UNESCO ve Birleşmiş Milletler'den özel izinler ve destek alınan filmin çekimleri 6 farklı ülkede tamamlandı.
Yüzyılları aşan evrensel barış, kardeşlik ve aşk düşünceleriyle tüm dünyada geniş kitleler tarafından sevilen ve saygı
duyulan, büyük felsefi düşünür Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin yaşamı ve felsefesi üzerine kurgulanan filmde "aşk", "ney"
ve "sema" üçlemesi yer alıyor.
Tüm dünyada milyonları etkisi altına alan, düşünceleriyle insanlığa yön veren Mevlana'nın sevgi ve barış öğretilerinin,
sinemanın etkisi ve gücüyle yorumlanması ve geniş bir izleyici kitlesine sunulmasını amaçlayan filmde, 13'üncü yüzyıldan
günümüze kadar uzanan, aşk ve hümanizm temalarıyla insanlığı kucaklayan Mevlana'nın, evrensel düşünceleri şiirsel ve
dramatik bir dille anlatılıyor
-
24 Nisan 2008 17:00
25 Nisan / Nişantaşı Moda GünleriNişantaşı Moda Günleri
Nişantaşı 21-25 Nisan tarihleri arasındaNişantaşı Moda Günleri`ne ev sahipliği yapacak.
Moda`nın kalbi diyebileceğimiz Nişantaşı`nda yapılan organizasyonun amacı Moda Merkezi ünvanına layık olmaya
çalışan İstanbul`u, özellikle de Nişantaşı`nı dünya moda merkezlerinden biri haline getirmek
Moda günleri`nde, moda dünyasına yön veren markaların ilk bahar yaz kreasyonları Türkiye`nin en iyi mankenlerinin
sunumuyla sergilenecek.
21- 25 Nisan 2008 tarihleri arasında Şişli Evlendirme Dairesi`nin otopark alanında kurulacak olan 1500 metrekarelik dev
çadırda düzenlenecek olan `Moda Günleri`nde yerli yabancı 40 ünlü marka, en son kreasyonlarıyla yer alacak.
Markaların ilkbahar ve yaz kreasyonları, Arzu Pavlova, Şebnem Scheaffer, Deniz Pulaş, Ece Gürsel, Sema Şimşek, Tülin
Şahin, Yüksel Ak gibi Türkiye`nin en ünlü mankenleri tarafından sunulacak.
Bu sene ilki düzenlenecek olan ve önümüzdeki yıllarda katılımcıları artarak etkisini genişletecek olan `Nişantaşı Moda
Günleri`, Nişanyaşı gibi `moda merkezi` ünvanını almayı hak eden bir semtin yıldızını dünya çapında parlatmayı hedefliyor.
-
24 Nisan 2008 17:00
24 - 25 Nisan / Kültürlerarası Diyalog başlıyor!Kültürlerarası Diyalog başlıyor!
Kültürlerarası Diyalog sempozyumu 24-25 Nisan tarihlerinde, İtalyan Kültür Merkezi'nde gerçekleşecek.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın, Euromed Anna Lindh Vakfı "Kültürlerarası Diyalog Yılı" nedeniyle düzenlediği
Kültürlerarası Diyalog sempozyumu 24-25 Nisan tarihlerinde, İtalyan Kültür Merkezi'nde gerçekleşecek.
İstanbul 2010, UNESCO, Kültür ve Sanat, Aydınlanma ve Eğitim, Turizm, Hukuk ve Politika gibi konularla ilgili oturumların
düzenleneceği sempozyuma katılım ücretsiz.
Program:
24 Nisan 2008 Perşembe
10.00 AÇIŞ KONUŞMASI
Şakir Eczacıbaşı, İstanbul Kültür Sanat Vakfı Başkanı
10.30-11.30 BİRİNCİ OTURUM
Oturum Başkanı
Prof. Talat Halman
İstanbul 2010 ve Kültürlerarası Diyalog
Nuri Çolakoğlu
UNESCO ve Kültürlerarası Diyalog
Prof. Dr. Arsın Aydınuraz
11.30-11.45 ARA
11.45-13.05 İKİNCİ OTURUM
Oturum Başkanı
Doğan Hızlan
Kültürlerarası Diyalogda Kültür ve Sanat
Prof. Hüsamettin Koçan
Kültürlerarası Diyalogda Aydınlanma ve Eğitim
Prof. Dr. İsa Eşme
Hukukta Kültürlerarası Diyalog
Prof. Dr. Rona Aybay
13.05-14.30 ARA
15.30 ÜÇÜNCÜ OTURUM
Oturum Başkanı
Betûl Mardin
Kültürlerarası Diyalog ve Turizm
Prof. Dr. Mete Tapan
Kültürlerarası Diyalog ve Medya
Yavuz Baydar
SORU-CEVAP
25 Nisan 2008 Cuma
10.30-12.15 PANEL
POLİTİKA VE KÜLTÜRLERARASI DİYALOG
Başkan
Tınaz Titiz
Prof. Dr. Mustafa İsen
Yalçın Doğan
Ercan Karakaş
Prof. Dr. Hüsrev Hatemi
12.15-14.00 ARA
14.00 TARTIŞMA VE ÖNERİLER
-
24 Nisan 2008 17:00
25 Nisan / Ankara Devlet TiyatrosuAnkara Devlet Tiyatrosu tarafından düzenlenen "Küçük Hanımlar Küçük Beyler Uluslararası Çocuk Tiyatroları
Festivali bu yı dördünüü kez seyirciyle buluşuyor.
Festival 25 ile 30 Nİsan tarihleri arasında gerçekleşecek.
Festivalde yer alan oyunlar, her gün saat 11.00 ve 14.00'de sahnelenecek. Tiyatroya gitmemiş, çocuklar ve maddi gücü
yetersiz okulların oyunları seyredebilmeleri için Akün Sahnesi, Şinasi Sahnesi, Altındağ Tiyatrosu, Muhsin Ertuğrul
Sahnesi, Küçük Tiyatro ve Stüdyo Sahne'de saat 11.00 temsilleri ücretsiz sergilenecek.
AÇILIŞ ETKİNLİKLERİ VE ATÖLYE ÇALIŞMALARI
Festival, 25 Nisan Cuma günü Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin, festival komitesi ve katılımcıların festivalin esin
kaynağı Mustafa Kemal Atatürk’e saygı ve temennilerini sunmak üzere Anıtkabir'i ziyaret etmeleri ile başlayacak.
Festival bünyesinde yerli ve yabancı oyunların yanı sıra çocuk ve gençlik tiyatrolarının gelişimini hızlandırmak, bu
konularda fikir alışverişinde bulunmak ve yeni yazarların yetişmesine olanak tanımak adına atölye çalışmalarına da yer
verilecek. Festival kapsamında yapılacak atölye çalışmaları şöyle:
"Festivalin açılışından önce 20-24 Nisan tarihleri arasında Frederic Herrera "Gold and Sılver" (Altın ve Gümüş) adlı bir
atölye çalışması düzenleyecek. Devlet tiyatroları sanatçılarının katılacağı bu atölye çalışmasının sonucunda ortaya çıkan
eser
25 Nisan Cuma günü Akün Sahnesi'nde seyircilere sunulacak.
Festival bünyesinde ikinci atölye çalışması Stüdyo Sahne'de Tiyatro Çatı ve Teoman Tenikeci ile birlikte yapılacak.
İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi'nde ise
26 Nisan Cumartesi 16.00-18.00 saatleri arasında Goethe Instıtut’ün katkılarıyla Anja Tuckermann 'çocuk tiyatrosundan
sonra ne gelmeli, gençlik tiyatrosunun önemi' başlıklı bir sunum yapacak. Bir üçlemenin ilk basamağını oluşturan bu
sunumu
27 Nisan Pazar günü Şinasi Sahnesi'nde Hamburg Gençlik Tiyatrosu tarafından sergilenecek genç izleyicilere yönelik
"Playback Life" (Kopya Yaşamlar) adlı oyun ve Pazartesi günü Hamburg Gençlik Tiyatrosu sanat yönetmeni Klaus
Schumacher'in gençlik tiyatrosu ile ilgili sunumu takip edecek.
27, 28 Nisan'da Kanada'dan Luciano Logna yönetmen, oyuncu ve yazarlarla karakter yaratmaya yönelik bir çalışma
gerçekleştirecek. Daha çok oyunculuk temelli bu çalışmada karakter yaratma çabasında önyargıların üzerimizde nasıl bir
değişim yarattığı anlatılacak."
Türkiye'de çocuk ve gençlik tiyatrosunda yazar bulma sıkıntılarını bir nebze azatmak adına yazar, yazar adayları ve
oyuncuların biraraya geleceği bir atölye çalışmasını da DT sanatçılarından Eray Eserol gerçekleştirecek. Yazarlar, yazar
adayları ve çocukların bir araya geleceği bu çalışmada katılımcılar kendi aralarında kurdukları takımlar ile çocuklara
amaçlarını daha doğru iletebilme yollarını arayacaklar. Genç yazarlara tecrübe kazandıracak bu çalışmada oyunları ileride
seyredecek çocukların üretim aşamasında etkin olmaları amaçlanıyor.
FESTİVALDEKİ YERLİ OYUNLAR
Festivale Van Devlet Tiyatrosu "Nasreddin İnadın Sonu", Trabzon Devlet Tiyatrosu "Don Kişot", Antalya Devlet Tiyatrosu
"Tablolarda Tiyatro", Diyarbakır Devlet Tiyatrosu "Dünyanın Eski Zamanlarında/ Meddah", Konya Devlet Tiyatrosu
"Midas'ın Kulakları" adlı oyunlarla katılacaklar.
Kukla tiyatrosu alanında önemli çalışmalara imza atan Lüleburgaz Uçan Eller Kuklaevi "Gün Işını", Çankaya Belediyesi
"Pippi ve Uzun Çorap", Izmir Karşıyaka Belediyesi "Domates ve Gözlük", Polis Amca Okulu ise "Yedi Köyün Yargıcı" adlı
oyunlarla festivaldeki yerlerini alıyor.
FESTİVALDEKİ YABANCI OYUNLAR
Litvanya eğitim sistemini eğlenceli bir dille anlatan oyunu "M", Hollanda dans figür tiyatrosunun bir örneği olan "Madcap",
İngiltere ise "Drogo Island" ile Ankara'ya geliyor. Festivale iki oyunla katılan ülkelerden Almanya gençler için "Playback
Life" (Kopya Yaşamlar), küçükler içinse "Ich und Du" (Sen ve Ben), Küba, Külkedisi'nin farklı bir yorumu ""La Cenicienta
Segun Los Beatles" ve Andersen masallarının dans ve müzik eşliğinde anlattığı "Las Cuentos de Andersen" i sahneliyor.
İspanya bol ödüllü "Kraft", Hırvatistan "Igra" , Slovenya kurşun askerin kukla uyarlaması "The Steadfast Tin Soldier"
Ukrayna ise "Tomarrow we’ll leave our home" adlı oyunlarıyla küçük hanım ve beylerle buluşuyor.
Yakın Etkinlikler
-
Dünya Günü
Dünya Günü
Dünya Günü, her yıl 22 Nisan'da çevre kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitliliğin korunması gibi küresel çevre sorunlarına dikkat çekmek amacıyla dünya genelinde kutlanan bir farkındalık günüdür. Yaklaşık 190'dan fazla ülkede 1 milyardan fazla kişinin katılımıyla gerçekleşen bu gün, dünyanın en büyük sivil hareketi olarak kabul edilir.
Tarihçesi ve Ortaya Çıkışı
İlk Adım (1969): Barış aktivisti John McConnell, 1969'da San Francisco'daki UNESCO Konferansı'nda, dünyadaki yaşamı kutlamak ve çevre kirliliğine dikkat çekmek için özel bir gün düzenlenmesini önermiştir. McConnell, tarih olarak gece ve gündüzün eşit olduğu ekinoks zamanını (21 Mart) önermişti.
Resmi Başlangıç (1970): Bugün kutladığımız 22 Nisan tarihi ise, ABD'li senatör Gaylord Nelson ve genç aktivist Denis Hayes'in organizatörlüğünde 1970 yılında ilk kez kutlanmıştır. Yaklaşık 20 milyon kişinin katıldığı bu ilk etkinlikler, ABD'de EPA (Çevre Koruma Ajansı)'nın kurulmasına ve "Temiz Hava" ile "Temiz Su" yasalarının çıkarılmasına öncülük etmiştir.
Küresel Boyut (1990): 1990 yılında Denis Hayes tarafından uluslararası bir boyuta taşınan Dünya Günü, 141 ülkeden 200 milyon insanın katılımıyla dünya sahnesine çıkmış ve geri dönüşüm çabalarına büyük bir ivme kazandırmıştır.
Amacı ve Kutlamalar
Dünya Günü'nün temel amacı, bireyleri ve toplumları gezegenimizi korumak için somut adımlar atmaya teşvik etmektir. Bu kapsamda her yıl belirli bir tema belirlenir (örneğin 2025 yılı teması: "Gücümüz, Gezegenimiz").
Kutlamalar kapsamında şu tür faaliyetler yürütülür:
Ağaç dikme ve ormanlaştırma çalışmaları.
Çevre temizliği ve atık toplama etkinlikleri.
Yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik üzerine eğitimler/seminerler.
İklim kriziyle mücadele için siyasi ve toplumsal farkındalık kampanyaları.
- 0 yorum
-
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) açılışının yıl dönümünü kutlayan ve dünyada çocuklara armağan edilen ilk ve tek resmi bayramdır. Bu özel gün, hem Türk milletinin kendi geleceğine kendisinin karar vereceğini (milli egemenlik) ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasını hem de geleceğin teminatı olan çocuklara verilen değeri temsil eder.
Tarihsel Süreç ve Anlamı
TBMM'nin Açılışı (23 Nisan 1920): Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Ankara'da toplanan meclis, Türk halkının egemenliğini tüm dünyaya ilan etmiştir. Bu olay, modern Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı ve Milli Mücadele'nin merkezinin belirlendiği andır.
Resmi Bayram İlanı (1921): 23 Nisan, 1921 yılında Türkiye'nin ilk milli bayramı olarak kabul edilmiştir.
Çocuklara Armağan Edilmesi (1929): Atatürk, çocukların bir milletin geleceği olduğuna inandığı için bu anlamlı günü 23 Nisan 1929'da çocuklara armağan etmiştir. O tarihten itibaren bu bayram, çocuk şenlikleriyle birleşerek kutlanmaya başlanmıştır.
İsim Birleşmesi (1981): Farklı isimlerle anılan kutlamalar, 1981 yılında yapılan yasal düzenleme ile resmen "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" adını almıştır.
Bayram Gelenekleri ve Etkinlikler
Temsili Görev Değişimi: Bayramın en bilinen geleneği, çocukların sembolik olarak Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık (eski sistemde) ve Belediye Başkanlığı gibi makamlara oturup ülkeyi yönetme provası yapmalarıdır.
Okul Kutlamaları: Tüm Türkiye genelinde okullarda şiirler okunur, dans gösterileri yapılır ve stadyumlarda büyük törenler düzenlenir.
Uluslararası Katılım: 1979 yılından bu yana TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği kapsamında dünyanın dört bir yanından çocuklar Türkiye'ye gelerek kendi kültürlerini sergiler.
- 0 yorum
-
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü (dünyada bilinen adıyla Uluslararası İşçi Bayramı), işçilerin ve emekçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi için verdikleri mücadelenin simgesi olan, dünya genelinde 130'dan fazla ülkede kutlanan bir birlik ve dayanışma günüdür.
Tarihçesi ve Ortaya Çıkışı
ABD'deki Mücadele (1886): 1 Mayıs'ın kökeni, ABD'nin Chicago kentindeki işçilerin 1886 yılında günlük çalışma süresinin 12-16 saatten 8 saate indirilmesi talebiyle başlattıkları greve dayanır.
Haymarket Olayı: 4 Mayıs 1886'da düzenlenen gösteriler sırasında meydana gelen ve çok sayıda işçi ile polisin hayatını kaybettiği olaylar, dünya işçi hareketinde bir dönüm noktası olmuştur.
Resmi Kabul (1889): Milletlerarası İşçi Kardeşliği Teşkilatı'nın Paris Kongresi'nde, ABD'li sendikacıların önerisiyle 1 Mayıs, işçilerin "ortak bayramı" olarak kabul edilmiştir.
Türkiye'deki Süreç
İlk Kutlamalar: Osmanlı döneminde ilk kez 1911'de Selanik'te, 1912'de ise İstanbul'da kutlanmıştır.
Cumhuriyet Dönemi: 1923 yılında resmi olarak "İşçi Bayramı" ilan edilmiş, ancak 1924-1925 yıllarında yasaklanmıştır. Uzun yıllar "Bahar ve Çiçek Bayramı" olarak tatil edilmiştir.
1977 Taksim Olayları: "Kanlı 1 Mayıs" olarak tarihe geçen bu günde, Taksim Meydanı'ndaki kutlamalar sırasında çıkan olaylarda 30'dan fazla kişi hayatını kaybetmiştir.
Günümüz: 1 Mayıs, 2009 yılında Türkiye'de yeniden resmi tatil ilan edilmiş ve ismi "Emek ve Dayanışma Günü" olarak belirlenmiştir.
Bayramın Amacı
Bu gün; emeğin yüceliğini vurgulamak, işçi haklarını savunmak, sosyal adaletsizliklere dikkat çekmek ve dünya çapındaki tüm emekçiler arasında bir dayanışma köprüsü kurmak amacıyla kutlanır.
- 0 yorum
-
Anneler Günü
Anneler Günü
Anneler Günü; anneleri onurlandırmak, anneliği kutlamak ve annelerin toplumdaki önemini vurgulamak amacıyla düzenlenen özel bir gündür. Bu özel günde annelere olan sevgi ve minnettarlık dile getirilir, emekleri için onlara teşekkür edilir.
İşte Anneler Günü ile ilgili temel bilgiler:
Ne Zaman Kutlanır?: Türkiye dahil pek çok ülkede her yıl Mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanır. 2026 yılında bu tarih 10 Mayıs Pazar gününe denk gelmektedir.
Ortaya Çıkışı: Modern haliyle ilk kez 1908 yılında ABD'de Anna Jarvis'in kendi annesi için düzenlediği bir anma töreniyle başlamış, 1914 yılında ise resmi olarak tüm dünyaya yayılmıştır.
Nasıl Kutlanır?: Genellikle annelere hediyeler alınarak, çiçek gönderilerek veya birlikte özel bir vakit geçirilerek kutlanır. Ayrıca uzakta olan anneler için anlamlı mesajlar ve telefon aramaları da kutlamanın bir parçasıdır.
Önemi: Annelerin hayattaki yeri ve fedakarlıkları hakkında farkındalık oluşturmak ve onlara kendilerini değerli hissettirmek için bir fırsat olarak görülür.
- 0 yorum
-
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı; Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkarak Milli Mücadele'yi ve Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı günü simgeleyen ulusal bir bayramdır.
Bu önemli günün temel özellikleri şunlardır:
Tarihsel Önemi: 19 Mayıs 1919, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden sürecin ilk adımı ve Türk milletinin küllerinden yeniden doğuşunun sembolüdür. Atatürk, bu tarihi "ulusal egemenliğin başlangıç günü" olarak tanımlamıştır.
Gençliğe Armağan: Atatürk, bağımsızlığın ve Cumhuriyet'in koruyucusu olarak gördüğü Türk gençliğine bu günü bayram olarak armağan etmiştir.
Tarihçesi: İlk kez 1935 yılında "Atatürk Günü" adıyla kutlanmaya başlanmış, 20 Haziran 1938'de ise resmi olarak "Gençlik ve Spor Bayramı" ilan edilmiştir. 1981 yılından itibaren ise günümüzdeki tam ismini almıştır.
Kutlamalar: Her yıl yurt genelinde stadyumlarda yapılan spor gösterileri, fener alayları, Gençlik Marşı eşliğinde düzenlenen törenler ve Atatürk'ü anma etkinlikleriyle kutlanır.
- 0 yorum