Etkinlikler
- Bölüm: 'Etkinlik Takvimi'
- iCalendar dışa aktarma verisini indir
- iCalendar beslemesine abone ol
17:00
-
13 Mayıs 2007 17:00
14 Mayıs Dünya Çiftçiler GünüDünya Çiftçiler Günü
14 Mayıs 1946 Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu'nun kuruluş tarihidir.
Bu kuruluşun kısa adı İFAB’ tır. Türkiye Ziraat Odaları Birliği bu kuruluşun üyesidir.
Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu'nun kuruluş günü olan 14 Mayıs yalnız bizde değil kuruluşa üye bütün ülkelerde Dünya Çiftçiler Günü olarak kutlanmaktadır.
Çiftçi, geçimini toprağı ekerek sağlayan kimsedir.
Dünya Çiftçiler Günü’nde radyo ve televizyonda çiftçinin sorunları dile getirilir. Bu konuda açık oturumlar düzenlenir. Hazırlanan özel programlarda, tarımda verimlilik konusu üzerinde durulur. Sulama, gübreleme, ilaçlama konusunda aydınlatıcı bilgiler verilir. Toprağın daha iyi işlenebilmesi için ekim, dikim, bakım ve hasat işlerini yapmakta kullanılan alet ve makinalar tanıtılır. Yine Dünya Çiftçiler Günü’nde çok güç şartlar altında çalışan çiftçilerin ekonomimize katkıları anlatılır.
Dünya Çiftçiler Günü okullarda da kutlanır. Beslenmemiz için gerekli tarım ürünleri üreten çiftçilerimizin bağ, bahçe ve tarlada nasıl zor şartlar altında çalıştıkları açıklanır. Giyeceklerimizin ham, maddesi olan pamuğun, ipeğin, yünün üretilmesinde çiftçilerimizin çalışmaları anlatılır. Sınıflarda tarım ürünleri koleksiyonu yapılır. Çiftçilerle ilgili şiirler okunur. Okul gazetesine Dünya Çiftçiler Günü'nün anlam ve önemini açıklayan yazılar hazırlanır. Gazete ve dergilerde yayınlanan yazılar kesilerek değerlendirilir.
Nüfusumuzun büyük çoğunluğu köylerde çiftçilik yapar. Çiftçiler her mevsimde çalışırlar. Bu çalışmalarının sonucu olarak sofralarımızın ekmeğini, meyvesini, sebzesini üretirler. Yaşamımızı çiftçilerimizin ürettiklerini yiyerek sürdürürüz. Güç şartlar altında çalışan, yorulan çiftçilerimize saygılı olmalıyız. Yiyeceklerimizin her birinde çiftçilerimizin alın teri ve göz nuru olduğunu unutmamalıyız.
Dünya Çiftçiler Günü'nde öğrendiklerimizi unutmayalım. Beslenmemizi sağlamak için her mevsim gece gündüz, yaz kış demeden çalışan çiftçilerimize saygılı olalım.
Çiftçiye Saygı
Tahıl deyince aklımıza buğday, arpa, çavdar, mısır, yulaf gibi taneli bitkiler gelir. Tüm bu tahılların içinde en çok ekilen buğdaydır. Buğday tarihin en eski çağlarından beri insanların başlıca besin kaynağı olmuştur. Soframızdan hiç eksik etmediğimiz, her öğün yediğimiz ekmek buğdaydan yapılmaktadır. Buğday, ekmek haline gelinceye kadar çeşitli işlemlerden geçer.
Küçük buğday tanesi, toprağa ekilişinden ekmek haline gelinceye dek basından geçen öyküsünü şöyle anlatıyor:
«Ben küçücük bir buğday tanesi idim. Ali Dayı sonbahar mevsiminde yağmurlar başlayınca tarlasını sürdü. Gübreliğinde biriktirdiği gübreyi toprağına vererek tarlasının verim gücünü artırdı. Daha sonra traktörlerle tarlasını sürdü. Tarlası sürülünce toprağı kabardı. Alttaki toprak üste, üsteki toprak da alta gelerek karıştı. Sürdüğü tarlasına tohumluk için ayırdığı beni ve öteki arkadaşlarımı ekti. Üstümüzden tırmıkla geçerek bizi iyice toprağa karıştırdı.
Daha sonra da sürgü ile bastırdı. Ben ve arkadaşlarım tüm kış süresince toprağın altında kaldık. Yağmur, kar gibi yağışlarla sulandık, ilkbahar mevsimi gelince havalar ısınmaya başladı. Biz de bir canlanma oldu. Sıcağın ve suyun etkisi ile filizlendik.
Yeşil yeşil toprağın üzerine çıktık.
Tüm tarla yeşil bir halıya benzedi. Gelip geçenler bize büyük bir hayranlıkla bakıyordu. Gün geçtikçe, biz daha da büyüdük. İlkbaharın son günlerine doğru başaklandık.
Başaklarımızda yeşil yeşil buğday tanecikleri oluştu. Başağımızda bulunan taneler her gün biraz daha büyüdü.
Yaz mevsimi gelince de olgunlaştı. Tanelerimiz daha da irileşti. Yemyeşil olan başaklarımız, sapsarı oldu. Bu kez san bir halıyı andırıyorduk. Hele rüzgar esince sağa sola doğru hareket ederek dans ediyorduk. Tanelerimiz iyice olgunlaşınca Ali Dayı ve iki çocuğu oraklarla yanımıza geldi.
Saplarımızı köklerimizden ayırarak bizi biçti. Biçildikten sonra demet haline getirildik, harman yerine geldik. Harman yerinde, toprağın üzerine yayıldık. Üzerimizden geçen döven, bizi iyice ezdi. Tanelerimizi, başaklarımızdan ayrıldı. Daha sonra tahta küreklerle rüzgara karşı savrulduk. Saplarımızdan iyice ayrılmak için ince bir tel örgüden meydana gelen elekten geçirildik. Çuvallara doldurulduk değirmene getirildik. Değirmende bizden başka tahıllar da vardı. Değirmenin içi un elde etmeye yarayan araç ve makinelerle dolu idi. Rüzgarla dönen değirmen taşlarının arasında iyice ezilerek un haline geldik. Tekrar çuvallara doldurulduk. Ekmek yapılıp pişirilen ve satılan fırınlara geldik.
Fırında çalışan işçiler bizim bir bölümümüzü aldılar. Elekten geçirerek kepeği aramızdan ayırdılar. Sonra su ile yoğrulduk, hamur olduk. Fırınlara girdik, piştik, kızardık. Fırın vitrinlerine konduk, bakkallara dağıtıldık.
Sofraya geldik.»
Buğdayın ekilişinden sofraya gelinceye kadar süren serüven burada bitiyor. Bu süre içinde en çok emek veren, alın teri döken çiftçidir. Yalnız ekmek değil, soframızdaki meyvede, sebzede, çorbada, yemekte çiftçimizin emeği, alın teri vardır. Bu nedenle çiftçilerimize ne kadar saygı göstersek, azdır.
Kaynak: Bekırhoca.com
-
13 Mayıs 2007 17:00
14 Mayıs Dünya Çiftçiler GünüBu etkinlik başlar 13-05-2007 ve here yıl şuna kadar 14-05-2007 tekrarlanır.
14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü
Yakın Etkinlikler
-
Dünya Günü
Dünya Günü
Dünya Günü, her yıl 22 Nisan'da çevre kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitliliğin korunması gibi küresel çevre sorunlarına dikkat çekmek amacıyla dünya genelinde kutlanan bir farkındalık günüdür. Yaklaşık 190'dan fazla ülkede 1 milyardan fazla kişinin katılımıyla gerçekleşen bu gün, dünyanın en büyük sivil hareketi olarak kabul edilir.
Tarihçesi ve Ortaya Çıkışı
İlk Adım (1969): Barış aktivisti John McConnell, 1969'da San Francisco'daki UNESCO Konferansı'nda, dünyadaki yaşamı kutlamak ve çevre kirliliğine dikkat çekmek için özel bir gün düzenlenmesini önermiştir. McConnell, tarih olarak gece ve gündüzün eşit olduğu ekinoks zamanını (21 Mart) önermişti.
Resmi Başlangıç (1970): Bugün kutladığımız 22 Nisan tarihi ise, ABD'li senatör Gaylord Nelson ve genç aktivist Denis Hayes'in organizatörlüğünde 1970 yılında ilk kez kutlanmıştır. Yaklaşık 20 milyon kişinin katıldığı bu ilk etkinlikler, ABD'de EPA (Çevre Koruma Ajansı)'nın kurulmasına ve "Temiz Hava" ile "Temiz Su" yasalarının çıkarılmasına öncülük etmiştir.
Küresel Boyut (1990): 1990 yılında Denis Hayes tarafından uluslararası bir boyuta taşınan Dünya Günü, 141 ülkeden 200 milyon insanın katılımıyla dünya sahnesine çıkmış ve geri dönüşüm çabalarına büyük bir ivme kazandırmıştır.
Amacı ve Kutlamalar
Dünya Günü'nün temel amacı, bireyleri ve toplumları gezegenimizi korumak için somut adımlar atmaya teşvik etmektir. Bu kapsamda her yıl belirli bir tema belirlenir (örneğin 2025 yılı teması: "Gücümüz, Gezegenimiz").
Kutlamalar kapsamında şu tür faaliyetler yürütülür:
Ağaç dikme ve ormanlaştırma çalışmaları.
Çevre temizliği ve atık toplama etkinlikleri.
Yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik üzerine eğitimler/seminerler.
İklim kriziyle mücadele için siyasi ve toplumsal farkındalık kampanyaları.
- 0 yorum
-
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) açılışının yıl dönümünü kutlayan ve dünyada çocuklara armağan edilen ilk ve tek resmi bayramdır. Bu özel gün, hem Türk milletinin kendi geleceğine kendisinin karar vereceğini (milli egemenlik) ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasını hem de geleceğin teminatı olan çocuklara verilen değeri temsil eder.
Tarihsel Süreç ve Anlamı
TBMM'nin Açılışı (23 Nisan 1920): Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Ankara'da toplanan meclis, Türk halkının egemenliğini tüm dünyaya ilan etmiştir. Bu olay, modern Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı ve Milli Mücadele'nin merkezinin belirlendiği andır.
Resmi Bayram İlanı (1921): 23 Nisan, 1921 yılında Türkiye'nin ilk milli bayramı olarak kabul edilmiştir.
Çocuklara Armağan Edilmesi (1929): Atatürk, çocukların bir milletin geleceği olduğuna inandığı için bu anlamlı günü 23 Nisan 1929'da çocuklara armağan etmiştir. O tarihten itibaren bu bayram, çocuk şenlikleriyle birleşerek kutlanmaya başlanmıştır.
İsim Birleşmesi (1981): Farklı isimlerle anılan kutlamalar, 1981 yılında yapılan yasal düzenleme ile resmen "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" adını almıştır.
Bayram Gelenekleri ve Etkinlikler
Temsili Görev Değişimi: Bayramın en bilinen geleneği, çocukların sembolik olarak Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık (eski sistemde) ve Belediye Başkanlığı gibi makamlara oturup ülkeyi yönetme provası yapmalarıdır.
Okul Kutlamaları: Tüm Türkiye genelinde okullarda şiirler okunur, dans gösterileri yapılır ve stadyumlarda büyük törenler düzenlenir.
Uluslararası Katılım: 1979 yılından bu yana TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği kapsamında dünyanın dört bir yanından çocuklar Türkiye'ye gelerek kendi kültürlerini sergiler.
- 0 yorum
-
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü (dünyada bilinen adıyla Uluslararası İşçi Bayramı), işçilerin ve emekçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi için verdikleri mücadelenin simgesi olan, dünya genelinde 130'dan fazla ülkede kutlanan bir birlik ve dayanışma günüdür.
Tarihçesi ve Ortaya Çıkışı
ABD'deki Mücadele (1886): 1 Mayıs'ın kökeni, ABD'nin Chicago kentindeki işçilerin 1886 yılında günlük çalışma süresinin 12-16 saatten 8 saate indirilmesi talebiyle başlattıkları greve dayanır.
Haymarket Olayı: 4 Mayıs 1886'da düzenlenen gösteriler sırasında meydana gelen ve çok sayıda işçi ile polisin hayatını kaybettiği olaylar, dünya işçi hareketinde bir dönüm noktası olmuştur.
Resmi Kabul (1889): Milletlerarası İşçi Kardeşliği Teşkilatı'nın Paris Kongresi'nde, ABD'li sendikacıların önerisiyle 1 Mayıs, işçilerin "ortak bayramı" olarak kabul edilmiştir.
Türkiye'deki Süreç
İlk Kutlamalar: Osmanlı döneminde ilk kez 1911'de Selanik'te, 1912'de ise İstanbul'da kutlanmıştır.
Cumhuriyet Dönemi: 1923 yılında resmi olarak "İşçi Bayramı" ilan edilmiş, ancak 1924-1925 yıllarında yasaklanmıştır. Uzun yıllar "Bahar ve Çiçek Bayramı" olarak tatil edilmiştir.
1977 Taksim Olayları: "Kanlı 1 Mayıs" olarak tarihe geçen bu günde, Taksim Meydanı'ndaki kutlamalar sırasında çıkan olaylarda 30'dan fazla kişi hayatını kaybetmiştir.
Günümüz: 1 Mayıs, 2009 yılında Türkiye'de yeniden resmi tatil ilan edilmiş ve ismi "Emek ve Dayanışma Günü" olarak belirlenmiştir.
Bayramın Amacı
Bu gün; emeğin yüceliğini vurgulamak, işçi haklarını savunmak, sosyal adaletsizliklere dikkat çekmek ve dünya çapındaki tüm emekçiler arasında bir dayanışma köprüsü kurmak amacıyla kutlanır.
- 0 yorum
-
Anneler Günü
Anneler Günü
Anneler Günü; anneleri onurlandırmak, anneliği kutlamak ve annelerin toplumdaki önemini vurgulamak amacıyla düzenlenen özel bir gündür. Bu özel günde annelere olan sevgi ve minnettarlık dile getirilir, emekleri için onlara teşekkür edilir.
İşte Anneler Günü ile ilgili temel bilgiler:
Ne Zaman Kutlanır?: Türkiye dahil pek çok ülkede her yıl Mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanır. 2026 yılında bu tarih 10 Mayıs Pazar gününe denk gelmektedir.
Ortaya Çıkışı: Modern haliyle ilk kez 1908 yılında ABD'de Anna Jarvis'in kendi annesi için düzenlediği bir anma töreniyle başlamış, 1914 yılında ise resmi olarak tüm dünyaya yayılmıştır.
Nasıl Kutlanır?: Genellikle annelere hediyeler alınarak, çiçek gönderilerek veya birlikte özel bir vakit geçirilerek kutlanır. Ayrıca uzakta olan anneler için anlamlı mesajlar ve telefon aramaları da kutlamanın bir parçasıdır.
Önemi: Annelerin hayattaki yeri ve fedakarlıkları hakkında farkındalık oluşturmak ve onlara kendilerini değerli hissettirmek için bir fırsat olarak görülür.
- 0 yorum
-
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı; Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkarak Milli Mücadele'yi ve Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı günü simgeleyen ulusal bir bayramdır.
Bu önemli günün temel özellikleri şunlardır:
Tarihsel Önemi: 19 Mayıs 1919, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden sürecin ilk adımı ve Türk milletinin küllerinden yeniden doğuşunun sembolüdür. Atatürk, bu tarihi "ulusal egemenliğin başlangıç günü" olarak tanımlamıştır.
Gençliğe Armağan: Atatürk, bağımsızlığın ve Cumhuriyet'in koruyucusu olarak gördüğü Türk gençliğine bu günü bayram olarak armağan etmiştir.
Tarihçesi: İlk kez 1935 yılında "Atatürk Günü" adıyla kutlanmaya başlanmış, 20 Haziran 1938'de ise resmi olarak "Gençlik ve Spor Bayramı" ilan edilmiştir. 1981 yılından itibaren ise günümüzdeki tam ismini almıştır.
Kutlamalar: Her yıl yurt genelinde stadyumlarda yapılan spor gösterileri, fener alayları, Gençlik Marşı eşliğinde düzenlenen törenler ve Atatürk'ü anma etkinlikleriyle kutlanır.
- 0 yorum