Etkinlikler
- Bölüm: 'Etkinlik Takvimi'
- iCalendar dışa aktarma verisini indir
- iCalendar beslemesine abone ol
12:00
-
18 Ekim 2009 12:30
LA SCALA FİLARMONİ ORKESTRASI18 Ekim 2009, Pazar
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, 21.30
25’NCİ YILA GİRERKEN
LA SCALA FİLARMONİ ORKESTRASI
ŞEF: MYUNG-WHUN CHUNG
Program
F. Mendelssohn: Senfoni N. 4 “Italyan” La Majör Op: 90
Allegro vivace
Andante con moto
Scherzo-Con moto moderato
Finale- Presto
P. I. Çaykovski: Senfoni N. 6 “Patetik” Si Minör Op. 74
Adagio- Allegro non troppo
Alegro con grazia
Allegrı molto vivace
Adagio lamentoso
Myung-Whun Chung, Şef
Myung-Whun Chung müzik kariyerine piyanist olarak başladı ve yedi yaşındayken ilk kez Seul Filarmoni Orkestrasıyla çaldı. 1974 yılında Moskova’daki Çaykovski piyano yarışmasında ikincilik ödülünü kazandı. New York’ta Mannes Okulu ve Juilliard Okulundaki müzik çalışmalarının ardından 1979 yılında Los Angeles Filarmoni Orkestrası’nda Carlo Maria Giulini’nin asistanı ve iki yıl sonra Yardımcı Şef oldu.
1984’ten 1990’a kadar Saarbrücken Radyo Senfoni Orkestrasının Müzik Direktörlüğünü yaptı. 1987 ile 1992 yılları arasında ise Floransa Teatro Comunale’de Konuk Baş Şeflik yaptı, 1989 ile 1994 yılları arasında ise Opéra de Paris-Bastille’in Müzik Direktörlüğünü üstlendi. 2000 yılına gelindiğinde ise Orchestre Philharmonique de Radio France’in Müzik Direktörü olarak Paris’e geri döndü. İtalya’ya duyduğu sevgi; ülkede uzun yıllar çalışmasının temelini oluşturdu, 1997 ile 2005 yılları arasında Roma’da Santa Cecilia Orkestrasının Baş Şefliğini üstlendi. Avrupa’nın dışında ise Tokyo Filarmoni Orkestrasının Müzik Danışmanlığı göreviyle ve 2006 yılından beri de Seul Filarmoni Orkestrasının Müzik Direktörlüğü ile Asya’da müzikle ilgili ve sosyal konulara kendini adadı.
Berlin ve Viyana Filarmoni, Concertgebouw orkestrası, tüm önemli Londra ve Paris Orkestraları, Filharmonica della Scala, Bayerische Rundfunk, Dresden Staatskapelle, Bostonve Chicago Senfonisi, Metropolitan Operası, New York Filarmoniği ve Cleveland ile Filedelfiya Orkestraları gibi dünyanın bir çok lider orkestrasına şeflik yaptı.
1990 yılından beri Deutsche Grammophon’un özel kayıtlarını yapan sanatçının sayısız kaydı uluslararası ödüller kazandı. Bunların arasında Olivier Messiaen'in Turangalîla Senfonisi ve Eclairs sur l’Au-Delà, Verdi'nin Otello’su, Berlioz'den Symphonie Fantastique, Orchestre de l'Opéra Bastille ile Shostakovich’nin Lady Macbeth’i; Viyana Filarmoni Orkestrasıyla birlikte bir dizi Dvorák senfonisi ve serenatı, Orchestra dell'Accademia Nazionale di Santa Cecilia ile mükemmel dini müzikler, ayrıca Cecilia Bartoli ile Bryn Terfel ile ödüllü plak Duruflé’s and Fauré’s Requiems bulunuyor. Son zamanlarda piyasaya sürülenler arasında ise Orchestre Philharmonique de Radio France ile Messiaen’den La transfiguration de Notre Seigneur Jésus-Christ and Des Canyons aux étoiles bulunuyor.
Sanatsal çalışmaları ile birçok ödüle ve övgüye layık görülen sanatçının aldığı ödüller arasında İtalya’da aldığı Premio Abbiati ve Arturo Toscanini ile 1992 yılında Fransa’da aldığı Légion d’Honneur da bulunuyor. Sanatçı ayrıca Fransız Tiyatro ve Müzik Eleştirmenleri Derneği tarafından ‘Yılın sanatçısı’ unvanına layık görüldü ve 1995 yılında ise “Victoire de la Musique” ödülünü tam üç kez kazandı.
La Scala Filarmoni Orkestrası
Filarmonica della Scala, hem kendi Konser Sezonları’nda hem de La Scala Tiyatrosu’nun Senfonik Sezonu’nda sahne alan müzisyenleri bir araya getirmektedir. Filarmonica ilk konserini 25 Ocak 1982 yılında kurucusu Claudio Abbado yönetiminde vermiştir. İlk sezonundan itibaren, orkestra Abbado’nın yanı sıra, Georges Prêtre, Lorin Maazel, Wolfgang Sawallisch ve orkestrayı ilk dış turnelerinde yöneten Carlo Maria Giulini’nin de dâhil olduğu birçok büyük şef ile konserler vermiştir. Aralarında Carlo Maria Giulini, Leonard Bernstein, Giuseppe Sinopoli, Valery Gergiev, Zubin Mehta, Seiji Ozawa, Yuri Temirkanov, Semyon Bychkov, Franz Welser-Möst, Gustavo Dudamel ve Philippe Jordan’ın da bulunduğu dünyaca tanınmış birçok şef Orkestra’nın faaliyetlerine katkıda bulunmuştur.
1987 ile 2005 yılları arasında Baş Yönetmen olan Riccardo Muti, Orkestra’nın uluslararası başarısına önemli katkılarda bulunmuştur. 2006 yılında, Orkestra, Myung-Whun Chung, Daniele Gatti, Riccardo Chailly ve geçen iki sezonun açılış konserlerini yöneten Daniel Barenboim ile birlikte çalışmalara başlamıştır.
Filarmonica bütün dünyaya düzenli olarak turneler yapmakta olup 1982 yılından bu yana La Scala dışında sekiz yüzden fazla konser vermiştir. Orkestra, Riccardo Muti ile Viyana Festival Haftası’nda, Salzburg Festivali’nde ve Luzern Festivali’nde konser vermiş ve ayrıca Avrupa ve Asya’nın dört bir yanında konserlere çıkmıştır. 2006 yılında, turneler Daniele Gatti yönetiminde İstanbul, Belgrad ve Budapeşte, Myung-Whun Chung yönetiminde Varşova, Moskova ve Berlin ve Riccardo Chailly yönetiminde Birleşik Krallık ve İrlanda’yı da içermiştir. 2007 yılında, Orkestra Daniel Barenboim yönetiminde Lugano’da ve Riccardo Chailly yönetiminde ABD ve Kanada’da çalmıştır. Bu konser sezonundaki konserler arasında, Daniel Gatti yönetiminde Viyana’daki Muzikverein’da bir konser, Daniel Barenboim yönetiminde Berlin Filarmoni çıkışı ve Daniel Barenboim ve Myung-Whun Chung yönetiminde Avrupa turneleri yer almaktadır.
Orkestra, kendini çağdaş eserlerin yorumlanmasına adamış olup her yıl büyük bir uluslararası bestecinin bir eserini yeni parça olarak repertuarına katmaktadır. Orkestra, Sony, Decca ve EMI ile kayıt ortaklıkları da yapmaktadır. Özel önem taşıyan kayıtlar arasında Carlo Maria Giulini ile Beethoven’in senfonileri, Riccardo Chailly ile Rossini’nin Kantat’ı ve 1998 yılında La Scala’da Riccardo Muti tarafından yönetilen bütün Beethoven senfonik eserleri bulunmaktadır. La Scala’daki konserler RAI, LA7 ve Radio3 tarafından düzenli olarak yayınlanmaktadır.
Filarmonica della Scala’nın sponsorluğunu, Orkestra’nın kurumsal Büyük Ortağı olan UniCredit Group yapmaktadır.
17:00
-
18 Ekim 2009 17:00
Yollarda… Avrupa Kültür Haftası Etkinlikleri“Avrupa Edebiyatı Türkiye’de – Türk Edebiyatı Avrupa’da” (European Literature Goes to Turkey – Turkish Literature Goes to Europe) adlı geniş kapsamlı kültür projesi, 19 – 25 Ekim 2009 tarihleri arasında Trabzonlular ile buluşuyor! “Yollarda… Avrupa Kültür Haftası Etkinlikleri” başlığı altında gerçekleştirilen etkinlerde, ünlü oyuncu Memet Ali Alabora konuk sanatçı olarak yer alacak.
Tarih : 19 - 25 Ekim 2009
Şehir : Trabzon
Goethe Enstitüsü’nün, “Kültür Köprüleri” programı çerçevesinde; Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilen, Türkiye’nin 24 kentini ve 8 Avrupa ülkesini kapsayan “Avrupa Edebiyatı Türkiye’de – Türk Edebiyatı Avrupa’da” (European Literature Goes to Turkey – Turkish Literature Goes to Europe) adlı geniş kapsamlı kültür projesi, 19 – 25 Ekim 2009 tarihleri arasında Trabzonlular ile buluşuyor! “Yollarda… Avrupa Kültür Haftası Etkinlikleri” başlığı altında gerçekleştirilen etkinlerde, ünlü oyuncu Memet Ali Alabora konuk sanatçı olarak yer alacak.
“Avrupa Edebiyatı Türkiye’de – Türk Edebiyatı Avrupa’da” projesinin, 19 – 25 Ekim 2009 tarihleri arasında Trabzon’da gerçekleşecek etkinlikleri kapsamında; iki Bulgar, 1 Alman yazar, 1 İtalyan piyanist besteci ve sanatçı Memet Ali Alabora, Trabzonlu sanatseverlerle buluşacak.
Trabzon’da gerçekleşecek okuma ve söyleşilerde; düz yazılarıyla Plovdiv Prize, şiirleriyle Golden Chain, yaratıcı çalışmalarıyla Golden Muse ödüllerinin sahibi Bozhana Apostolova ve Razvitie Edebiyat, Golden Chain, Bulgar Yazarlar Birliği, Ulusal Chudomir ödüllerinin sahibi Hristo Karastoyanov, gençlerle söyleşiler gerçekleştirerek eserlerinden bölümler okuyacaklar. İki değerli Bulgar yazarın okuma ve söyleşilerinde, konuk sanatçı Memet Ali Alabora yazarlara eşlik edecek.
Üç gün sürecek etkinlikler çerçevesinde; Alman yazar Fitzgerald Kusz’un, farklı yaşlardaki beş dul kadının komik ve grotesk, ama aynı zamanda trajik öykülerini aktaran “Dullar” adlı eserinin okuma tiyatrosu da gerçekleştirilecek.
Program kapsamında ayrıca; İtalyan piyanist-besteci Livio Minafra’nın vereceği resitalin yanı sıra, Almanya’da son sekiz yılda yapılan canlandırma filmlerini bir araya getiren “Kısa ve İyi III” programı; uluslararası festivallerde başarılı olmuş, çoğu ödüllü, özgün Alman yapımı filmleri Trabzonlu sanatseverlerle buluşturacak.
“Yollarda… Avrupa Kültür Haftası Etkinlikleri” başlığı altında gerçekleştirilecek etkinliklerde sanatçılara, projeye katılan yazarların kitaplarının incelenip okunabileceği, internet bağlantılı bilgisayarlar ve audiovisuel araçlarla donatılmış bir “Gezici Kütüphane” eşlik ediyor.
Açılışı; 21 Ekim 2009 Çarşamba günü, saat 14:00’te, Trabzon Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Nazım Terzioğlu Anfisi’nde Bulgar yazarlar Bozhana Apostolova ve Hristo Karastoyanov’un okuma ve söyleşileriyle gerçekleştirilecek “Yollarda… Avrupa Kültür Haftası Etkinlikleri”ne, tüm Trabzonlu sanatseverler davetli…
“KÜLTÜR KÖPRÜLERİ” PROGRAMI HAKKINDA
Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın 16 Temmuz 2007’de AB üye devletlerinin kültür kurumlarına ve onların Türkiye’deki ortaklarına yönelik hazırladığı “Kültür Köprüleri” programı; çağdaş sanatların her dalında (müzik, edebiyat, gösteri sanatları, görsel sanatlar vb.) farklı kültürleri ve bu farklı kültürlerden birçok sanatçıyı bir araya getiren projelere destek sağlıyor. Program; Avrupa Birliği’ne üye ülkelerle Türkiye’nin kültürel değerlerini karşılıklı olarak tanıtmalarına; kültürel ve sanatsal yenilikleri sınırlar ötesine taşımalarına ve kültürler arası diyaloğun desteklenmesine katkıda bulunuyor.
“EUROPEAN LITERATURE GOES TO TURKEY - TURKİSH LITERATURE GOES TO EUROPE” (“AVRUPA EDEBİYATI TÜRKİYE’DE – TÜRK EDEBİYATI AVRUPA’DA”) PROJESİ HAKKINDA
“Kültür Köprüleri” programı çerçevesinde Goethe Enstitüsü tarafından birçok kurumun işbirliği ile gerçekleştirilen “Avrupa Edebiyatı Türkiye’de – Türk Edebiyatı Avrupa’da” (“European Literature Goes to Turkey - Turkish Literature Goes to Europe”) adlı proje; edebiyat ve kültür aracılığıyla insani değerlerin yüceltilmesini ve kültürler arası alışveriş ile sivil toplum diyaloglarının geliştirilmesini amaçlıyor.
5 Mayıs 2009 tarihinde Diyarbakır’da başlayan Türkiye turuna; 8 Avrupa ülkesinden, eserleri daha önceden Türkçeye çevrilmiş 48 tanınmış çağdaş yazar konuk oluyor. Yazarların yanı sıra, fotoğraf sanatçıları, film yapımcıları ve müzisyenler de Türkiye’nin 24 kentindeki sanatseverlerle buluşuyor. Her kentte bir hafta boyunca iki dilde edebiyat okumaları ve söyleşiler gerçekleştiriliyor. Projede, konuk yazarlara, internet bağlantılı bilgisayarlar ve audiovisuel araçlarla donatılmış, Mercedes – Benz Türk A.Ş.’nin katkılarıyla sağlanan bir ‘gezici kütüphane’ eşlik ediyor. “Yollarda… Avrupa Kültür Haftası Etkinlikleri” adı altında düzenlenen hafta kapsamında konserler, atölye çalışmaları ve sergiler de yer alıyor. Avrupa’da güncel sanat alanındaki gelişmeler ve yeniliklerle tanışma olanağı sunan projenin Türkiye turu, 16 Nisan 2010 tarihinde İstanbul’da 2010 Avrupa Kültür Başkenti kutlamaları çerçevesinde gerçekleştirilecek özel bir gala ile son bulacak.
“European Literature Goes to Turkey - Turkish Literature Goes to Europe” projesinin 4 Mayıs 2010 tarihinde başlayacak 8 Avrupa ülkesini kapsayan Avrupa turunda ise; eserleri daha önce yabancı dile çevrilmiş 16 tanınmış Türk yazar, 7 AB ülkesi ve İsviçre’de, iki dilde okuma günleri gerçekleştirecek. Türkiye’den başarılı müzisyen, film yapımcısı ve fotoğrafçılar, Sofya, Bükreş, Viyana, Zürih ve diğer 2 Avrupa Kültür Başkenti olan Pecs ve Essen’de sanatseverlerle buluşacak. 24 Haziran 2010 tarihinde Brüksel’de tüm Avrupalı ve Türk sanatçıların katılımıyla gerçekleşecek gala ise, bir yıllık projenin doruk noktasını oluşturacak.
Bilgi için:
bkz.
Banu K.Zeytinoğlu İletişim
Özlem DEMİRKIRAN
0212 281 12 00
[email protected]
Katılım için: 0 212 249 20 09 – dhl: 60-61
Yakın Etkinlikler
-
Dünya Günü
Dünya Günü
Dünya Günü, her yıl 22 Nisan'da çevre kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitliliğin korunması gibi küresel çevre sorunlarına dikkat çekmek amacıyla dünya genelinde kutlanan bir farkındalık günüdür. Yaklaşık 190'dan fazla ülkede 1 milyardan fazla kişinin katılımıyla gerçekleşen bu gün, dünyanın en büyük sivil hareketi olarak kabul edilir.
Tarihçesi ve Ortaya Çıkışı
İlk Adım (1969): Barış aktivisti John McConnell, 1969'da San Francisco'daki UNESCO Konferansı'nda, dünyadaki yaşamı kutlamak ve çevre kirliliğine dikkat çekmek için özel bir gün düzenlenmesini önermiştir. McConnell, tarih olarak gece ve gündüzün eşit olduğu ekinoks zamanını (21 Mart) önermişti.
Resmi Başlangıç (1970): Bugün kutladığımız 22 Nisan tarihi ise, ABD'li senatör Gaylord Nelson ve genç aktivist Denis Hayes'in organizatörlüğünde 1970 yılında ilk kez kutlanmıştır. Yaklaşık 20 milyon kişinin katıldığı bu ilk etkinlikler, ABD'de EPA (Çevre Koruma Ajansı)'nın kurulmasına ve "Temiz Hava" ile "Temiz Su" yasalarının çıkarılmasına öncülük etmiştir.
Küresel Boyut (1990): 1990 yılında Denis Hayes tarafından uluslararası bir boyuta taşınan Dünya Günü, 141 ülkeden 200 milyon insanın katılımıyla dünya sahnesine çıkmış ve geri dönüşüm çabalarına büyük bir ivme kazandırmıştır.
Amacı ve Kutlamalar
Dünya Günü'nün temel amacı, bireyleri ve toplumları gezegenimizi korumak için somut adımlar atmaya teşvik etmektir. Bu kapsamda her yıl belirli bir tema belirlenir (örneğin 2025 yılı teması: "Gücümüz, Gezegenimiz").
Kutlamalar kapsamında şu tür faaliyetler yürütülür:
Ağaç dikme ve ormanlaştırma çalışmaları.
Çevre temizliği ve atık toplama etkinlikleri.
Yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik üzerine eğitimler/seminerler.
İklim kriziyle mücadele için siyasi ve toplumsal farkındalık kampanyaları.
- 0 yorum
-
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) açılışının yıl dönümünü kutlayan ve dünyada çocuklara armağan edilen ilk ve tek resmi bayramdır. Bu özel gün, hem Türk milletinin kendi geleceğine kendisinin karar vereceğini (milli egemenlik) ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasını hem de geleceğin teminatı olan çocuklara verilen değeri temsil eder.
Tarihsel Süreç ve Anlamı
TBMM'nin Açılışı (23 Nisan 1920): Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Ankara'da toplanan meclis, Türk halkının egemenliğini tüm dünyaya ilan etmiştir. Bu olay, modern Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı ve Milli Mücadele'nin merkezinin belirlendiği andır.
Resmi Bayram İlanı (1921): 23 Nisan, 1921 yılında Türkiye'nin ilk milli bayramı olarak kabul edilmiştir.
Çocuklara Armağan Edilmesi (1929): Atatürk, çocukların bir milletin geleceği olduğuna inandığı için bu anlamlı günü 23 Nisan 1929'da çocuklara armağan etmiştir. O tarihten itibaren bu bayram, çocuk şenlikleriyle birleşerek kutlanmaya başlanmıştır.
İsim Birleşmesi (1981): Farklı isimlerle anılan kutlamalar, 1981 yılında yapılan yasal düzenleme ile resmen "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" adını almıştır.
Bayram Gelenekleri ve Etkinlikler
Temsili Görev Değişimi: Bayramın en bilinen geleneği, çocukların sembolik olarak Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık (eski sistemde) ve Belediye Başkanlığı gibi makamlara oturup ülkeyi yönetme provası yapmalarıdır.
Okul Kutlamaları: Tüm Türkiye genelinde okullarda şiirler okunur, dans gösterileri yapılır ve stadyumlarda büyük törenler düzenlenir.
Uluslararası Katılım: 1979 yılından bu yana TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği kapsamında dünyanın dört bir yanından çocuklar Türkiye'ye gelerek kendi kültürlerini sergiler.
- 0 yorum
-
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü (dünyada bilinen adıyla Uluslararası İşçi Bayramı), işçilerin ve emekçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi için verdikleri mücadelenin simgesi olan, dünya genelinde 130'dan fazla ülkede kutlanan bir birlik ve dayanışma günüdür.
Tarihçesi ve Ortaya Çıkışı
ABD'deki Mücadele (1886): 1 Mayıs'ın kökeni, ABD'nin Chicago kentindeki işçilerin 1886 yılında günlük çalışma süresinin 12-16 saatten 8 saate indirilmesi talebiyle başlattıkları greve dayanır.
Haymarket Olayı: 4 Mayıs 1886'da düzenlenen gösteriler sırasında meydana gelen ve çok sayıda işçi ile polisin hayatını kaybettiği olaylar, dünya işçi hareketinde bir dönüm noktası olmuştur.
Resmi Kabul (1889): Milletlerarası İşçi Kardeşliği Teşkilatı'nın Paris Kongresi'nde, ABD'li sendikacıların önerisiyle 1 Mayıs, işçilerin "ortak bayramı" olarak kabul edilmiştir.
Türkiye'deki Süreç
İlk Kutlamalar: Osmanlı döneminde ilk kez 1911'de Selanik'te, 1912'de ise İstanbul'da kutlanmıştır.
Cumhuriyet Dönemi: 1923 yılında resmi olarak "İşçi Bayramı" ilan edilmiş, ancak 1924-1925 yıllarında yasaklanmıştır. Uzun yıllar "Bahar ve Çiçek Bayramı" olarak tatil edilmiştir.
1977 Taksim Olayları: "Kanlı 1 Mayıs" olarak tarihe geçen bu günde, Taksim Meydanı'ndaki kutlamalar sırasında çıkan olaylarda 30'dan fazla kişi hayatını kaybetmiştir.
Günümüz: 1 Mayıs, 2009 yılında Türkiye'de yeniden resmi tatil ilan edilmiş ve ismi "Emek ve Dayanışma Günü" olarak belirlenmiştir.
Bayramın Amacı
Bu gün; emeğin yüceliğini vurgulamak, işçi haklarını savunmak, sosyal adaletsizliklere dikkat çekmek ve dünya çapındaki tüm emekçiler arasında bir dayanışma köprüsü kurmak amacıyla kutlanır.
- 0 yorum
-
Anneler Günü
Anneler Günü
Anneler Günü; anneleri onurlandırmak, anneliği kutlamak ve annelerin toplumdaki önemini vurgulamak amacıyla düzenlenen özel bir gündür. Bu özel günde annelere olan sevgi ve minnettarlık dile getirilir, emekleri için onlara teşekkür edilir.
İşte Anneler Günü ile ilgili temel bilgiler:
Ne Zaman Kutlanır?: Türkiye dahil pek çok ülkede her yıl Mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanır. 2026 yılında bu tarih 10 Mayıs Pazar gününe denk gelmektedir.
Ortaya Çıkışı: Modern haliyle ilk kez 1908 yılında ABD'de Anna Jarvis'in kendi annesi için düzenlediği bir anma töreniyle başlamış, 1914 yılında ise resmi olarak tüm dünyaya yayılmıştır.
Nasıl Kutlanır?: Genellikle annelere hediyeler alınarak, çiçek gönderilerek veya birlikte özel bir vakit geçirilerek kutlanır. Ayrıca uzakta olan anneler için anlamlı mesajlar ve telefon aramaları da kutlamanın bir parçasıdır.
Önemi: Annelerin hayattaki yeri ve fedakarlıkları hakkında farkındalık oluşturmak ve onlara kendilerini değerli hissettirmek için bir fırsat olarak görülür.
- 0 yorum
-
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı; Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkarak Milli Mücadele'yi ve Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı günü simgeleyen ulusal bir bayramdır.
Bu önemli günün temel özellikleri şunlardır:
Tarihsel Önemi: 19 Mayıs 1919, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden sürecin ilk adımı ve Türk milletinin küllerinden yeniden doğuşunun sembolüdür. Atatürk, bu tarihi "ulusal egemenliğin başlangıç günü" olarak tanımlamıştır.
Gençliğe Armağan: Atatürk, bağımsızlığın ve Cumhuriyet'in koruyucusu olarak gördüğü Türk gençliğine bu günü bayram olarak armağan etmiştir.
Tarihçesi: İlk kez 1935 yılında "Atatürk Günü" adıyla kutlanmaya başlanmış, 20 Haziran 1938'de ise resmi olarak "Gençlik ve Spor Bayramı" ilan edilmiştir. 1981 yılından itibaren ise günümüzdeki tam ismini almıştır.
Kutlamalar: Her yıl yurt genelinde stadyumlarda yapılan spor gösterileri, fener alayları, Gençlik Marşı eşliğinde düzenlenen törenler ve Atatürk'ü anma etkinlikleriyle kutlanır.
- 0 yorum