Etkinlikler
- Bölüm: 'Etkinlik Takvimi'
- iCalendar dışa aktarma verisini indir
- iCalendar beslemesine abone ol
17:00
-
27 Mayıs 2008 17:00
23 - 28 Mayıs / 17 akademisyen İbn-i Arabiyi.........17 akademisyen İbn-i Arabiyi anlatacak
23 -28 Mayıs tarihlerinde Türk Kadınları Kültür Derneği Istanbul şubesi tarafından düzenlenecek olan Uluslar arası İbn
Arabi sempozyumu Türkiye’de ilk defa gerçekleştiriliyor
Sempozyumun İstanbul kısmındaki çalışmaları İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı
Kültür Müdürlüğü, Şam ayağındaki bölümü ise T.C. Kültür Bakanlığı’nın birlikteliği ile gerçekleşiyor.
Sempozyumun açılışı protokol davetlilerinin de hazır bulunacağı 23 Mayıs Cuma günü saat dokuzda, CRR konser
salonunda yapılacak. 24-25 Mayıs tarihlerinde İTÜ Gümüşsuyu kampüsünde devam edecek olan sempozyum, 26-28
Mayıs tarihlerinde Şam’daki kapanış konuşmalarıyla son bulacak.
Günümüzün problemlerine tasavvufun derin ilmiyle açıklayabilen, Allah’ın her yaratılmışın aynasında aksettiğini bize öğreten ve böylece insanları fark gözetmeden sevmenin yollarını gösteren ve günümüzün birlik anlayışını açıklayan Arabi’yi tanımak 21. yüzyılın dünyasına ışık tutacaktır, diye ifade eden Türkkad İstanbul şube başkanı Cemalnur Sargut, "sempozyuma dünyanın çeşitli ülkelerinden İbn-i Arabi uzmanı 17 akademisyen katılıyor" dedi.
Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç ve Prof. Dr. Mustafa Tahralı’dan oluşan Akademik Danışma kurulunun yöneteceği panellerde
yurt içinden ayrıca Doç. Dr. Ekrem Demirli, Dr. M. Mustafa Çakmaklıoğlu, Dr. Semih Ceyhan’da ibn-i Arabi uzmanı olarak
katılacak.
MUHYİDDİN-İ ARABİ KİMDİR ?
1165'de bugün İspanya sınırları içindeki Murcia'da doğdu, 1240'da
Şam'da öldü. İslam düşüncesinin iç boyutunu eksiksiz bir felsefi anlatıma kavuşturan ilk mutasavvıf ve düşünürdür. Eğitimini İslam kültürünün seçkin merkezlerinden Sevilla'da tamamladı. 1198'de doğuya gitmeye karar verdi ve bir daha doğduğu yerlere dönmedi.
İlk önemli durağı Mekke'de en önemli yapıtı ''Fütuhatül Mekkiye''yi yazmaya başladı, kitabı daha sonra Şam'da bitirdi. 560 bölümlük bu dev yapıtı, bütün batini İslam bilimlerini kendi anladığı ve yaşadığı biçimde ele alan, ayrıca iç dünyasıyla ilgili önemli bilgiler içeren kişisel bir ansiklopediydi. Mısır'dan sonra Anadolu'ya da geçen İbn-i Arabi'nin, Konya'da karşılaştığı Sadreddin Konevi doğudaki en önemli öğrencisi oldu. Konevi'nin annesi ile evlenen ünlü düşünür bir süre bu kentte yaşadı. Uzun gezilerinin ardından Şam'a geldiğinde ünü bütün İslam alemine yayılan İbn-i Arabi, yine bu kentte öldü.
SEMPOZYUM PROGRAMI
23 Mayıs 2008, Cuma
Açılış
CRR Cemal Reşit Rey Konser Salonu
Harbiye
9:00 -13:00
AÇILIŞ KONUŞMALARI
T.C. Kültür Bakanlığı adına temsilci
İstanbul Büyükşehir Belediyesi
Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı adına
Hüseyin Öztürk
Daire Başkanı
İbn Arabî’yle "Zaman'ın Ruhu"nu Okumak
Prof. Dr. Mahmud Erol KILIÇ
Marmara Üniversitesi, İlâhiyat Fakültesi
Türk ve İslâm Eserleri Müzesi Başkanı, TÜRKİYE
Hakîkatin Temelleri ve Mârifetullahtaki Rolü
Prof. Dr. Suad el-HAKİM
Lübnan Üniversitesi, İslâm Felsefesi ve Tasavvuf Bölümü, LÜBNAN
Hayvaniyetin İrfânı
Prof. Dr. William C. CHITTICK
Asya ve Asya-Amerikan Araştırmaları Bölümü
Stony Brook Üniversitesi, ABD
24 Mayıs 2008, Cumartesi
Oturumlar
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Makina Fakültesi, Orhan Öcal Giray Konferans Salonu
Gümüşsuyu, Taksim, İstanbul
I. OTURUM
10:00 - 11:30
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Mustafa TAHRALI
Şeyhü’l- Ekber Geleneğinde Nebî’ye Tâbî Olmak: Hz. Cîlî’nin Kabe Kavseyn’i
Dr. Claude ADDAS
İbn Arabi Araştırmacısı ve Yazar, FRANSA
"Ve O Âdem’e bütün isimleri öğretti": İbn Arabî’ye Göre Mânevî Hilâfetin Temeli
Prof. Dr. Denis GRIL
De Provence Üniversitesi, FRANSA
Zıddıyla Yazmak: İbn Arabî Düşüncesinde Özgürlük
Prof. Dr. Mohamed MESBAHI
Mohamed V Üniversitesi, Sanat Fakültesi, Felsefe Bölümü, Rabat, FAS
II. OTURUM
14:00 - 15:30
Oturum Başkanı: Prof. Dr. James W. Morris
Yaradılış ve Aşk Arasında İbn Arabî
Dr. Bakri ALAUDDIN
İbn Arabî Araştırmacısı, Şam, SURİYE
Dinler Arası Diyalog: İslâmiyet ve Hıristiyanlık; İbn Arabî ve Meister Eckhart
Dr. Ghasem KAKAIE
Şiraz Üniversitesi, İlâhiyat ve İslâm Araştırmaları Bölümü, İRAN
Bilginin Geçmişi ve Geleceği: İbn Arabî’nin Eserlerinde İrfanî Bilginin Zamanı
Dr. Pablo BENEITO ARIAS
Sevilla Üniversitesi, Filoloji Fakültesi,
Arap ve İslâm Araştırmaları Bölümü, İSPANYA
III. OTURUM
16:00 - 17:30
Oturum Başkanı: Prof. Dr. William C. CHITTICK
Çin İslâmiyetinde Varlığın Birliği (Vahdetü’l-Vücûd)
Prof. Dr. Sachiko MURATA
Asya ve Asya-Amerikan Araştırmaları Bölümü
Stony Brook Üniversitesi, ABD
İbn Arabî Yeni Çağla Buluşuyor mu?
Çağdaş Batıda Tasavvuf ve Tasavvuf Mâneviyatı: Beshara Hareketi Örneği
Prof. Dr. Suha Taji FAROUKI
Exeter Üniversitesi, Arap ve İslâm Araştırmaları Enstitüsü, Akademik Araştırma ve Yayınlar Bölümü
İsmailî Araştırmaları Enstitüsü, Londra, İNGİLTERE
Modern Çağda Tahayyül Gücünü Yeniden Keşfetmek: İbn Arabî’ye Göre Hayalin Ontolojik ve Epistemolojik Gerçekliği
Dr. Semih CEYHAN
Türkiye Diyanet Vakfı, İslâm Araştırmaları Merkezi (TDV İSAM), TÜRKİYE
25 Mayıs 2008, Pazar
Oturumlar
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Makina Fakültesi, Orhan Öcal Giray Konferans Salonu
Gümüşsuyu, Taksim, İstanbul
I. OTURUM
10:00 - 11:30
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Mahmud Erol KILIÇ
Nasr Hâmid Ebû Zeyd’in İbn Arabî ve Modernlik Üzerine Görüşleri
Prof. Dr. Carl W. ERNST
Seçkin William R. Kenan Profesörü
Dinî Etüdler Bölümü Öğretim Üyesi ve Orta Doğu ve Müslüman Uygarlıkları Araştırma Merkezi Müdürü, Kuzey Carolina
Üniversitesi, Chapel Hill, ABD
"Hayret!":Bütünleşmeye Doğru Bir Paradigma Değişimi
Stephen HIRTENSTEIN
Anka Yayınları Kurucu Direktörü ve Muhyiddin İbnü’l Arabî Derneği(MIAS) Dergi Editörü, İNGİLTERE
"İlâhî Rahmetin Araçları": İbn Arabî’nin
Fütuhat-ı Mekkîye’sinde Yol’dan Hakikate
Prof. Dr. James W. MORRIS
Boston Üniversitesi, İlâhiyat Fakültesi, ABD
II. OTURUM
14:00 - 15:30
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Carl W. ERNST
İran’da İbn Arabî ve Okulu: Geçmiş ve Şimdi
Prof. Dr. Shahram PAZOUKI
İran Felsefe Enstitüsü, Din Araştırmaları ve Tasavvuf Bölümü, İRAN
Birleşmiş Bir Dünya Görüşüne Doğru: Kürenin Merkezi ve Merkezin Yokluğu
Dr. Pilar Garrido CLEMENTE
Sevilla Üniversitesi, Filoloji Fakültesi,
Arap ve İslâm Araştırmaları Bölümü, İSPANYA
İbn Arabî ve Hayal
Prof. Dr. Karim Douglas S. CROW
S. Rajaratnam Uluslararası Araştırmalar Okulu
Nanyang Teknoloji Üniversitesi, SİNGAPUR
16:00 - 17:30
III. OTURUM
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Mustafa TAHRALI
İbnü’l-Arabî’ye Göre Gerçek Mutluluğa Erişmenin Yolu: Kimyâ-yı Saâdet
Dr. M. Mustafa ÇAKMAKLIOĞLU
Erciyes Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi, TÜRKİYE
Tevhid Bilgisinden Îmâna
Prof. Dr. Mustafa TAHRALI
Marmara Üniversitesi, İlâhiyat Fakültesi, TÜRKİYE
"Kendini Bilen Rabbini Bilir": İbnü'l-Arabî’nin İnsan Tasavvurunun Anlaşılması
Doç. Dr. Ekrem DEMİRLİ
İstanbul Üniversitesi, İlâhiyat Fakültesi, TÜRKİYE
26 Mayıs 2008, Pazartesi
Kapanış
Şam Sheraton Oteli Toplantı Salonu
13:00
Kapanış Konuşmaları:
T.C. Kültür Bakanlığı adına temsilci
Stephen HIRTENSTEIN
Anka Yayınları Kurucu Direktörü ve Muhyiddin İbnü’l Arabî Derneği(MIAS) Dergi Editörü, İNGİLTERE
Prof. Dr. Esad Ahmed ALİ
Şam Üniversitesi, SURİYE
Cemalnur SARGUT
TÜRKKAD İstanbul Şubesi Başkanı, TÜRKİYE
27 Mayıs, Salı
Şam turu ve İbn Arabî Hazretlerini Ziyaret
28 Mayıs, Çarşamba
İstanbul’a dönüş
Yakın Etkinlikler
-
Dünya Günü
Dünya Günü
Dünya Günü, her yıl 22 Nisan'da çevre kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitliliğin korunması gibi küresel çevre sorunlarına dikkat çekmek amacıyla dünya genelinde kutlanan bir farkındalık günüdür. Yaklaşık 190'dan fazla ülkede 1 milyardan fazla kişinin katılımıyla gerçekleşen bu gün, dünyanın en büyük sivil hareketi olarak kabul edilir.
Tarihçesi ve Ortaya Çıkışı
İlk Adım (1969): Barış aktivisti John McConnell, 1969'da San Francisco'daki UNESCO Konferansı'nda, dünyadaki yaşamı kutlamak ve çevre kirliliğine dikkat çekmek için özel bir gün düzenlenmesini önermiştir. McConnell, tarih olarak gece ve gündüzün eşit olduğu ekinoks zamanını (21 Mart) önermişti.
Resmi Başlangıç (1970): Bugün kutladığımız 22 Nisan tarihi ise, ABD'li senatör Gaylord Nelson ve genç aktivist Denis Hayes'in organizatörlüğünde 1970 yılında ilk kez kutlanmıştır. Yaklaşık 20 milyon kişinin katıldığı bu ilk etkinlikler, ABD'de EPA (Çevre Koruma Ajansı)'nın kurulmasına ve "Temiz Hava" ile "Temiz Su" yasalarının çıkarılmasına öncülük etmiştir.
Küresel Boyut (1990): 1990 yılında Denis Hayes tarafından uluslararası bir boyuta taşınan Dünya Günü, 141 ülkeden 200 milyon insanın katılımıyla dünya sahnesine çıkmış ve geri dönüşüm çabalarına büyük bir ivme kazandırmıştır.
Amacı ve Kutlamalar
Dünya Günü'nün temel amacı, bireyleri ve toplumları gezegenimizi korumak için somut adımlar atmaya teşvik etmektir. Bu kapsamda her yıl belirli bir tema belirlenir (örneğin 2025 yılı teması: "Gücümüz, Gezegenimiz").
Kutlamalar kapsamında şu tür faaliyetler yürütülür:
Ağaç dikme ve ormanlaştırma çalışmaları.
Çevre temizliği ve atık toplama etkinlikleri.
Yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik üzerine eğitimler/seminerler.
İklim kriziyle mücadele için siyasi ve toplumsal farkındalık kampanyaları.
- 0 yorum
-
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) açılışının yıl dönümünü kutlayan ve dünyada çocuklara armağan edilen ilk ve tek resmi bayramdır. Bu özel gün, hem Türk milletinin kendi geleceğine kendisinin karar vereceğini (milli egemenlik) ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasını hem de geleceğin teminatı olan çocuklara verilen değeri temsil eder.
Tarihsel Süreç ve Anlamı
TBMM'nin Açılışı (23 Nisan 1920): Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Ankara'da toplanan meclis, Türk halkının egemenliğini tüm dünyaya ilan etmiştir. Bu olay, modern Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı ve Milli Mücadele'nin merkezinin belirlendiği andır.
Resmi Bayram İlanı (1921): 23 Nisan, 1921 yılında Türkiye'nin ilk milli bayramı olarak kabul edilmiştir.
Çocuklara Armağan Edilmesi (1929): Atatürk, çocukların bir milletin geleceği olduğuna inandığı için bu anlamlı günü 23 Nisan 1929'da çocuklara armağan etmiştir. O tarihten itibaren bu bayram, çocuk şenlikleriyle birleşerek kutlanmaya başlanmıştır.
İsim Birleşmesi (1981): Farklı isimlerle anılan kutlamalar, 1981 yılında yapılan yasal düzenleme ile resmen "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" adını almıştır.
Bayram Gelenekleri ve Etkinlikler
Temsili Görev Değişimi: Bayramın en bilinen geleneği, çocukların sembolik olarak Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık (eski sistemde) ve Belediye Başkanlığı gibi makamlara oturup ülkeyi yönetme provası yapmalarıdır.
Okul Kutlamaları: Tüm Türkiye genelinde okullarda şiirler okunur, dans gösterileri yapılır ve stadyumlarda büyük törenler düzenlenir.
Uluslararası Katılım: 1979 yılından bu yana TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği kapsamında dünyanın dört bir yanından çocuklar Türkiye'ye gelerek kendi kültürlerini sergiler.
- 0 yorum
-
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü (dünyada bilinen adıyla Uluslararası İşçi Bayramı), işçilerin ve emekçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi için verdikleri mücadelenin simgesi olan, dünya genelinde 130'dan fazla ülkede kutlanan bir birlik ve dayanışma günüdür.
Tarihçesi ve Ortaya Çıkışı
ABD'deki Mücadele (1886): 1 Mayıs'ın kökeni, ABD'nin Chicago kentindeki işçilerin 1886 yılında günlük çalışma süresinin 12-16 saatten 8 saate indirilmesi talebiyle başlattıkları greve dayanır.
Haymarket Olayı: 4 Mayıs 1886'da düzenlenen gösteriler sırasında meydana gelen ve çok sayıda işçi ile polisin hayatını kaybettiği olaylar, dünya işçi hareketinde bir dönüm noktası olmuştur.
Resmi Kabul (1889): Milletlerarası İşçi Kardeşliği Teşkilatı'nın Paris Kongresi'nde, ABD'li sendikacıların önerisiyle 1 Mayıs, işçilerin "ortak bayramı" olarak kabul edilmiştir.
Türkiye'deki Süreç
İlk Kutlamalar: Osmanlı döneminde ilk kez 1911'de Selanik'te, 1912'de ise İstanbul'da kutlanmıştır.
Cumhuriyet Dönemi: 1923 yılında resmi olarak "İşçi Bayramı" ilan edilmiş, ancak 1924-1925 yıllarında yasaklanmıştır. Uzun yıllar "Bahar ve Çiçek Bayramı" olarak tatil edilmiştir.
1977 Taksim Olayları: "Kanlı 1 Mayıs" olarak tarihe geçen bu günde, Taksim Meydanı'ndaki kutlamalar sırasında çıkan olaylarda 30'dan fazla kişi hayatını kaybetmiştir.
Günümüz: 1 Mayıs, 2009 yılında Türkiye'de yeniden resmi tatil ilan edilmiş ve ismi "Emek ve Dayanışma Günü" olarak belirlenmiştir.
Bayramın Amacı
Bu gün; emeğin yüceliğini vurgulamak, işçi haklarını savunmak, sosyal adaletsizliklere dikkat çekmek ve dünya çapındaki tüm emekçiler arasında bir dayanışma köprüsü kurmak amacıyla kutlanır.
- 0 yorum
-
Anneler Günü
Anneler Günü
Anneler Günü; anneleri onurlandırmak, anneliği kutlamak ve annelerin toplumdaki önemini vurgulamak amacıyla düzenlenen özel bir gündür. Bu özel günde annelere olan sevgi ve minnettarlık dile getirilir, emekleri için onlara teşekkür edilir.
İşte Anneler Günü ile ilgili temel bilgiler:
Ne Zaman Kutlanır?: Türkiye dahil pek çok ülkede her yıl Mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanır. 2026 yılında bu tarih 10 Mayıs Pazar gününe denk gelmektedir.
Ortaya Çıkışı: Modern haliyle ilk kez 1908 yılında ABD'de Anna Jarvis'in kendi annesi için düzenlediği bir anma töreniyle başlamış, 1914 yılında ise resmi olarak tüm dünyaya yayılmıştır.
Nasıl Kutlanır?: Genellikle annelere hediyeler alınarak, çiçek gönderilerek veya birlikte özel bir vakit geçirilerek kutlanır. Ayrıca uzakta olan anneler için anlamlı mesajlar ve telefon aramaları da kutlamanın bir parçasıdır.
Önemi: Annelerin hayattaki yeri ve fedakarlıkları hakkında farkındalık oluşturmak ve onlara kendilerini değerli hissettirmek için bir fırsat olarak görülür.
- 0 yorum
-
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı; Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkarak Milli Mücadele'yi ve Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı günü simgeleyen ulusal bir bayramdır.
Bu önemli günün temel özellikleri şunlardır:
Tarihsel Önemi: 19 Mayıs 1919, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden sürecin ilk adımı ve Türk milletinin küllerinden yeniden doğuşunun sembolüdür. Atatürk, bu tarihi "ulusal egemenliğin başlangıç günü" olarak tanımlamıştır.
Gençliğe Armağan: Atatürk, bağımsızlığın ve Cumhuriyet'in koruyucusu olarak gördüğü Türk gençliğine bu günü bayram olarak armağan etmiştir.
Tarihçesi: İlk kez 1935 yılında "Atatürk Günü" adıyla kutlanmaya başlanmış, 20 Haziran 1938'de ise resmi olarak "Gençlik ve Spor Bayramı" ilan edilmiştir. 1981 yılından itibaren ise günümüzdeki tam ismini almıştır.
Kutlamalar: Her yıl yurt genelinde stadyumlarda yapılan spor gösterileri, fener alayları, Gençlik Marşı eşliğinde düzenlenen törenler ve Atatürk'ü anma etkinlikleriyle kutlanır.
- 0 yorum