Etkinlikler
- Bölüm: 'Etkinlik Takvimi'
- iCalendar dışa aktarma verisini indir
- iCalendar beslemesine abone ol
17:00
-
24 Mayıs 2008 17:00
25 Nisan-25 Mayıs / Atatürk ve Çocuk Ftğ. Sergisi"ATATÜRK VE ÇOCUK" FOTOĞRAF SERGİSİ
Rezan Has Müzesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlediği “Atatürk ve Çocuk” adlı fotoğraf sergisi ile Mustafa Kemal Atatürk’ün çok sevdiği ve çevresinden hiç eksik etmediği çocuklarla olan anlarından çarpıcı kareler sunuyor.
Tarih : 25 Nisan - 25 Mayıs 2008
Yer : Rezan Has Müzesi
Şehir : İstanbul Avrupa
Sergide, Atatürk’ün çok bilinen askeri kimliğinin dışında, çocuklarla birlikte geçirdiği sosyal yaşamından kesitler sunulacak. Atatürk fotoğrafları deyince akla ilk gelen isimlerden biri olan Hanri Benazus’un kolleksiyonundan alınan fotoğrafların çoğunlukta olduğu sergi kapsamında, Atatürk’ün orjinal imzalı fotoğrafı ve imza denemeleri de yer alacak. 200’ü aşkın fotoğrafın bulunduğu sergi açılışında Atatürk’ün sevdiği yiyecekler, mezeler; en çok beğendiği şarkılar eşliğinde sunulacak.
Aynı gün, 4 bin 500 adet fotoğrafı ile en büyük Atatürk Fotoğrafları koleksiyonuna sahip olarak bilinen Hanri Benazus, “Atatürk ve Hümanizm” adlı bir konferans gerçekleştirecek. Konferansın ardından çoğu Atatürk ile ilgili 28 adet kitabı yayınlanmış olan koleksiyoner ve yazar, kitaplarını imzalayacak.
Açılışı 25 Nisan 2008 tarihinde, saat 18:30’da, Kadir Has Üniversitesi Sanat Galerisi’nde yapılacak olan sergi, 25 Mayıs 2008 tarihine dek devam edecek.
Telefon: 0212 - 533 65 32
Web Adresi: http://rhm.org.tr
Adres: Kadir Has Üniversitesi, Kadir Has Caddesi Cibali
-
24 Mayıs 2008 17:00
13 Şubat-25 Mayıs / "Sessiz Direniş" Rus Ftğ'nda..'SESSİZ DİRENİŞ - Rus Fotoğrafında Resimsellik'
İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi'nin 2008 yılındaki ilk sergisi 'SESSİZ DİRENİŞ - Rus Fotoğrafında Resimsellik' adını taşıyor. Küratörlüğünü Moskova Fotoğraf Evi Müzesi Direktörü Olga Sviblova'nın yaptığı sergi, 13 Şubat - 25 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek.
Tarih : 13 Şubat-25 Mayıs 2008
Yer : İstanbul Modern
Şehir : İstanbul Avrupa
'SESSİZ DİRENİŞ - Rus Fotoğrafında Resimsellik' sergisi, Rusya'da 90'ların ortalarında 'yeniden keşfedilen', aynı dönemde yaşamış, birbirlerinden etkilenmiş bir dizi sanatçının yapıtlarıyla 20.yüzyılın başlarındaki Rus sanatının gelişimi ve ülkenin kültürel tarihinden bir kesit sunacak.
Resimsellik akımının temsilcileri, estetiğin içerikten, fotoğrafın uyum ve dengesinin gerçeklikten daha önemli olduğunu savunarak, ışığın her türlü oyununu, değişik tekniklerle de yumuşak tonlamaları kullanıp, dramatik ve şiirsel çalışmalar yaratırlar.
Rus resimsel fotoğrafının ustaları, Ekim Devrimi'nden sonra, 1920'lerde totaliter rejiminin zulüm ve baskısı altında kaldılar. Devrim öncesi dünyanın nostaljisini yapmakla, 'Turgenyev'in duygusallığı'yla, sınıf çatışması kuramı yerine burjuva değerleri öne çıkartmakla suçlandılar. Saldırılar arttıkça 'SESSİZ DİRENİŞ' daha da güçleniyordu. Tüm baskılara karşın Rus resimsel fotoğrafçılar, kendi estetiklerine sadık kalmayı başararak, ulusal ve evrensel sanatın klasikleri arasında yer aldılar.
Moskova Fotoğraf Evi Müzesi (Moscow House of Photography Museum) koleksiyonundan yapılan bir seçkiyle oluşturulan sergide, aralarında Alexander Rodchenko, Sergei Lobovikov, Alexander Grinberg, Yuri Yeremin ve Aleksei Mazurin'in de bulunduğu ünlü 18 Rus fotoğrafçının, 1898'lerden 1940'lara uzanan bir zaman dilimi içindeki üretimlerinden toplam 194 adet orijinal baskı (vintage print) yer alacak.
-
24 Mayıs 2008 17:00
25 Mayıs / Şehir içinde tesadüfi şehirlerŞehir içinde tesadüfi şehirler
Barcelona'da açılan 'Post-It Şehir' kentlerin yaşam alanlarına, kanunlarına muhalefet etmesine rağmen, yaşayanların
ihtiyaçlarıyla oluşan temas mekanlarını ortaya döküyor. Sergide Türkiye'den de Can Altay, Banu Cennetoğlu, Deniz Gül
ve Hüseyin Alptekin'in çalışmaları yer alıyor
BARCELONA - MartÌ Peran, Filippo Poli, Giovanni La Vara ve Federico Zanfi'den oluşan kurul tarafından 2005 yılından bu
yana yürütülen 'Post-It Şehir' projesi, Barselona Güncel Sanat Merkezi'nde (CCCB) 12 Mart'ta açılan sergiyle izleyiciyle
buluştu. Türkiye'den Can Altay'ın, Banu Cennetoğlu'nun ve Deniz Gül'ün projelerinin de yer aldığı sergi, aynı zamanda
Hüseyin Alptekin'in aramızdan ayrılmasından kısa süre önce tamamladığı bir çalışmasına de ev sahipliği yapması
açısından önem taşıyor.
Sergi; kamusal alanın boş zaman uğraşıları, cinsel, ticari ya da başka sebeplerle geçici işgali sonucu ortaya çıkan
'tesadüfi şehir' kavramı çerçevesinde, çoğu saha çalışmalarından yola çıkarak dünyanın çeşitli şehirlerinde
gerçekleştirilmiş 78 projenin sunumlarını içeriyor. Yaşam biçimlerini belirleme amacı güden, sürekli ikamet edenlerin ve
ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlanmış kamusal alanların aksine; tasarlayanların ilgisi dışında kalan,
önceden belirlenmiş anlamları olmayan ya da anlamı zaman içinde değişmiş-değiştirilmiş alanların; günün saatlerine,
haftanın günlerine, senenin dönemlerine göre çeşitlilik gösteren ve kalıcı olmayan anonim nüfus yoğunlaşmalarına yol
açan geçici kullanımları, 'Post-It Şehir' kavramı etrafında araştırılıyor. Sergi, kentin yaşam alanlarına ve yaşam biçimlerine;
kanunlarıyla, resmi ve gayri resmi kurallarıyla hükmetmeye çalışmasına karşılık, bireylerin yaşam dinamikleriyle
belirlenen, karşılaşma ve temas ihtiyaçları sonucunda ortaya çıkan, ticari gereksinimleri karşılayan, bir araya gelme ve
ayrılma sınırlarını çizen mekanların oluşturduğu dirence yoğunlaşıyor.
Şehir fenomenleri
Bu tema çevresinde fotoğraf, video, harita, ses kayıtları ya da röportajlar aracılığıyla belgelenmiş şehir fenomenleri
izleyiciye sunuluyor. 20 şehirden kolektifler, üniversiteler, sanat merkezleri, kimi zaman da bireyler kendilerine has
metodolojileriyle şehirlerde iz bırakmayan, geçici değişimlere odaklanıyorlar. Sergide; Hanoi'de sokakta 24 saat yemek
servisi, Buenos Aires'te haftada 9 milyon doların döndüğü, günde 50 bin kişinin ziyaret ettiği, turistler için alışveriş turları
düzenlenen gayri resmi market, İspanya Kuzey Afrika arası sınır etkinlikleri, Panama'nın rengarenk süslenmiş otobüsleri,
Sao Paulo'da otobanın altına gizlenmiş yılda 2700 kişinin kullandığı jimnastik salonu, Berlin'de ***** sineması etrafında
dönen gece aktiviteleri, Avrupa ve Amerika grafiti sözlüğü, Barselona'nın kamusal seks mekanları haritası gibi pek çok
araştırma yer alıyor. Projelerin sayı ve içerik olarak yoğunluğu, özellikle tercih edildiği belli olan tek tip, katalog
mantığındaki sergileme biçimiyle birleşince gezilmesi ciddi uğraş gerektiren bir sergi ortaya çıkmış. Kişisel yaklaşımların
çeşitliliği sayesinde sergiden alınabilecek zevk, 'Post-It Şehir' kavramının yoğun incelemesi uğruna feda edilirken,
dünyanın pek çok noktasında şehirlere yığılmış nüfusun alışkanlıkları ve sistemde açmaya kadir oldukları delikler üzerine
bolca düşünülmesi sağlanıyor.
Ayaküstü 'Minibar'
Can Altay, 2004 yılında gerçekleştirdiği Ankara sokaklarında arkadaşlarla ayak üstü içilen içkilerin kamusal alanda anlık
olarak yarattığı bireysel alanların fotoğraflarından oluşan 'Minibar' projesiyle, şehrin alışılmışın dışında kullanımından
bahsediyor. Deniz Gül, İstanbul'un işgal ve geçicilik temaları etrafında, Zeytinburnu'nda kaçak ya da hasarlı olduğu için
yıkılan-yıkımını bekleyen binaların fotoğraflarından oluşan 2007 tarihli 'Zeytinburnu' projesi ile, Banu Cennetoğlu ise
Asya'yı Avrupa'ya bağlayan otobanlar çevresindeki yeşillendirilmiş alanlarda bekleyenlerin habersiz çekilmiş
fotoğraflarından oluşan ve daha önce İtalya, Belçika ve İstanbul'da değişik şekillerde sergilenmiş olan 'Scary Asian Men'
çalışmasıyla sergide yer alıyor. Daha önceki sunumların bir parçası olan Avrupa Birliği göndermeli yıldızdan, bu sergide
yalnızca tanıtım yazısında bahsetmekle yetinilmiş.
Sergide ayrıca Hüseyin Alptekin'in Raquel Friera ve Nuria Güell ile ortak çalışması olan 'Halılar, Battaniyeler' adlı video
yerleştirmesi yer alıyor. Friera ve Güell, projenin Barselona'da da yürütülmesi için Alptekin'den gelen teklifle projeye dahil
olmuşlar. Alptekin'in gezdiği yerlerde ama en çok Türkiye'de karşılaştıkça çektiği, balkona asılmış battaniyelerle başlayan
çalışması, özel alanlardan sokağa taşan nesneler aracılığıyla dışarıdan bakanlara evin içine ve sakinlerine dair bilgi
veriyor. Alptekin'in fotoğraflarının yoldan geçerken, aranmadan çekilivermiş olması, aynı objenin değişik açılardan pek çok
görüntüsünün bulunması yüzünden videonun ona ait olan kısmı izleyiciye göz kırparak hızla akıp giderken, imajların
ceylanlı battaniyelerle zebra desenli battaniyeler arasında gidip gelmesi bizi daha çok mekan sahiplerinin sınıfsal,
antropolojik farkları hakkında düşündürüyor. Buna karşılık Barselona'dan yansıyan ve kodları okuyabilmemiz için yavaş
akan görüntüler, göçmen mahallelerinde tamamen naylonla kapatılmış, Arjantin, Şili bayraklarıyla süslenmiş, yöresel
kıyafetlerin asılı olduğu balkonlarıyla göç, kökenler ve etnik farklar üzerine odaklanıyor.
Eşzamanlı aktiviteler
25 Mayısa kadar açık olan sergiyle ek olarak olarak, Tel Aviv, Santiago ve Bolonya'da da eş zamanlı aktiviteler
düzenleniyor. İlgili kaynakça, makaleler, projelerin fotoğrafları, açıklamaları, etkinlikler ve her tür bilgiye
www.ciutatsocasionals.net http://www.ciutatsocasionals.net adresinden ulaşmak mümkün.
ZEYNO PEKÜNLÜ
-
24 Mayıs 2008 17:00
25 Mayıs / GOP'ta Hat - Tezhib ve Ebru SergisiGOP'ta Hat - Tezhib ve Ebru Sergisi
Geleneksel Türk el sanatlarına hayran olanlar,
14 - 25 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa'da gerçekleştirilecek "Hat - Tezhib - Ebru Sergisi"ne davetli. Sergide eserleri yer
alacak sanatçılar şu şekilde açıklandı
Gaziosmanpaşa Belediyesi'nin Geleneksel Türk El Sanatları bünyesinde düzenlemiş olduğu "Hat - Tezhib - Ebru Sergisi"
14 -25 Mayıs 2008 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Kültür ve Sanat Merkezi Sergi Salonunda (2. kat) gerçekleştirilecek.
Hattat Fuat Başar, Fevzi Günüç, A. Zeki Yaşar, Tezhip sanatçıları Ayşe Çeç, Berrin Küçük, Bilge Saydıran, Fatma Nigar
Kurt, Saliha Nur Çevik, Şükran Dülger, Zeynep Yılmazer ve ebruzenlerden Alparslan babaoğlu ile Mahmut Peşteli'nin
eserlerinin sergileneceği
serginin açılış töreni 16 Mayıs Cuma günü saat 14.00'te gerçekleşecek.
Herkesi sergi açılışına
davet eden Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Dr. Erhan Erol, açılışa gelemeyenlere ise kaçırılmaması gereken söz
konusu sergiyi uygun bir zaman diliminde ziyaret etmelerini önerdi ve "Geçmizi bugüne taşıyan sanatçılarımıza teşekkür
ediyoruz" dedi.
-
24 Mayıs 2008 17:00
25 Mayıs / Görmedim, duymadım söylemedim...Görmedim, duymadım söylemedim
61. Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye için yarışan yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın "Üç Maymun" adlı filmi, festival
sarayında gösterildi.
Filmin galasına, başta yönetmen Ceylan, başrol oyuncuları Yavuz Bingöl, Hatice Arslan, Ercan Kesal, Ahmet Rıfat
Şungar, Cafer Köse, filmin yapımcılığı ile dağıtımını üstlenen şirketin temsilcileri, Ebru Ceylan ve filme katkısı bulunan
diğer teknik ekip katıldı.
Türk sinemacılar, festival sarayının girişine serilen kırmızı halıdan geçerken yabancı basının ilgi odağı oldu. Sinema
eleştirmenleri ve basına dün gösterilen film, sinema dünyasından olumlu eleştiriler almıştı.
61. Cannes film festivali, 25 Mayıs'ta sona erecek.
Yönetmen Ceylan, "Üç Maymun" ile ilgili düzenlediği basın toplantısında, filmin ismi ile ilgili bir soruya karşılık, "Hayatta,
hepimiz bir şekilde üç maymunu oynuyoruz. Günlük hayatımızın birçok durumunda bunu görmek mümkün. Bu ismi filme
çok uygun bulduğumuz için koyduk" dedi.
"Üç maymunun, yani görmedim, duymadım, söylemedim durumunun günlük hayatta yaşandığını ve gerçeklerden
kaçmaya çalışıldığını" belirten Ceylan, "filmdeki karakterlerde bu yaklaşımların görüldüğünü" ifade etti.
"Senaryonun yazılmasından sonra filmin sonuna kadar sürekli değişiklikler yapıldığını" anlatan Ceylan, "çekim esnasında,
senaryoda öngörülenin dışında sanatçının performansına göre alternatif çekimler de yaptığını ve bunları daha sonra bunları
değerlendirdiğini" söyledi.
Ceylan, "Oyuncuların performansına bağlı olarak, bazen çekimler öncesinde planladığımızdan daha farklı bir şey
çıkabiliyor, bunları da montaj aşamasında değerlendiriyoruz" dedi.
Bir soru üzerine Ceylan, "siyasetle ve güncellikle de ilgilenmediğini, daha çok önem verdiği konunun hayatın içinde
insanın heyecan, zaaf, korku, sevinç gibi farklı duygularını yansıtmak olduğunu" ifade etti.
Filmin başrol oyuncusu Yavuz Bingöl de "Ceylan'ın, oyuncuların doğaçlama yeteneklerine önem verdiğini" belirterek, "bu
filmdeki rolünün, doğaçlamaya oldukça uygun olduğunu" söyledi.
Filmde rol alan diğer oyunculardan, aynı zamanda senaryoya katkıda bulunan Ercan Kesal da "filmin senaryosunun,
oyuncuyu da özgür kıldığını, filmin zenginliğinin altında da bunun yattığını" belirtti.
"Ceylan'ın sessizliği çok fazla kullanan bir yönetmen olduğunu" kaydeden Kesal, "amatör bir oyuncu olduğunu, esas
mesleğinin doktorluk olduğunu" ifade etti. Kesal, "Ceylan'ın gerçekçi ve hayatı anlatan doğal anlatımının, kendisi gibi bir
amatör oyuncunun bile bu rolü oynamasına olanak sağladığını" söyledi.
Basın toplantısına filmin oyuncularından Yavuz Bingöl, Hatice Arslan, Ercan Kesal, Ahmet Rıfat Şungar, Cafer Köse ve
filmin yapımcılığı ile dağıtımını üstlenen şirketin temsilcileri, ayrıca senaryoya önemli katkıda bulunan Ebru Ceylan katıldı.
Ceylan'ın, bu akşam galada gösterilecek filmi, "küçük zaafların büyük yalanlara dönüşerek parçaladığı bir ailenin gerçeği
örtbas ederek her şeye rağmen bir arada kalma çabasını" anlatıyor.
Filmle konusuyla ilgili basına dağıtılan bilgi notunda, "Altından kalkamayacağı acılara ya da sorumluluklara maruz
kalmamak için gerçeği bilmek istememek, onu görmemek, duymamak, hakkında konuşmamak ya da günümüz tabiriyle
üç maymunu oynamak, onun varolduğu gerçeğini ortadan kaldırır mı" ifadesini kullanıldı.
Yakın Etkinlikler
-
Dünya Günü
Dünya Günü
Dünya Günü, her yıl 22 Nisan'da çevre kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitliliğin korunması gibi küresel çevre sorunlarına dikkat çekmek amacıyla dünya genelinde kutlanan bir farkındalık günüdür. Yaklaşık 190'dan fazla ülkede 1 milyardan fazla kişinin katılımıyla gerçekleşen bu gün, dünyanın en büyük sivil hareketi olarak kabul edilir.
Tarihçesi ve Ortaya Çıkışı
İlk Adım (1969): Barış aktivisti John McConnell, 1969'da San Francisco'daki UNESCO Konferansı'nda, dünyadaki yaşamı kutlamak ve çevre kirliliğine dikkat çekmek için özel bir gün düzenlenmesini önermiştir. McConnell, tarih olarak gece ve gündüzün eşit olduğu ekinoks zamanını (21 Mart) önermişti.
Resmi Başlangıç (1970): Bugün kutladığımız 22 Nisan tarihi ise, ABD'li senatör Gaylord Nelson ve genç aktivist Denis Hayes'in organizatörlüğünde 1970 yılında ilk kez kutlanmıştır. Yaklaşık 20 milyon kişinin katıldığı bu ilk etkinlikler, ABD'de EPA (Çevre Koruma Ajansı)'nın kurulmasına ve "Temiz Hava" ile "Temiz Su" yasalarının çıkarılmasına öncülük etmiştir.
Küresel Boyut (1990): 1990 yılında Denis Hayes tarafından uluslararası bir boyuta taşınan Dünya Günü, 141 ülkeden 200 milyon insanın katılımıyla dünya sahnesine çıkmış ve geri dönüşüm çabalarına büyük bir ivme kazandırmıştır.
Amacı ve Kutlamalar
Dünya Günü'nün temel amacı, bireyleri ve toplumları gezegenimizi korumak için somut adımlar atmaya teşvik etmektir. Bu kapsamda her yıl belirli bir tema belirlenir (örneğin 2025 yılı teması: "Gücümüz, Gezegenimiz").
Kutlamalar kapsamında şu tür faaliyetler yürütülür:
Ağaç dikme ve ormanlaştırma çalışmaları.
Çevre temizliği ve atık toplama etkinlikleri.
Yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik üzerine eğitimler/seminerler.
İklim kriziyle mücadele için siyasi ve toplumsal farkındalık kampanyaları.
- 0 yorum
-
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) açılışının yıl dönümünü kutlayan ve dünyada çocuklara armağan edilen ilk ve tek resmi bayramdır. Bu özel gün, hem Türk milletinin kendi geleceğine kendisinin karar vereceğini (milli egemenlik) ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasını hem de geleceğin teminatı olan çocuklara verilen değeri temsil eder.
Tarihsel Süreç ve Anlamı
TBMM'nin Açılışı (23 Nisan 1920): Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Ankara'da toplanan meclis, Türk halkının egemenliğini tüm dünyaya ilan etmiştir. Bu olay, modern Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı ve Milli Mücadele'nin merkezinin belirlendiği andır.
Resmi Bayram İlanı (1921): 23 Nisan, 1921 yılında Türkiye'nin ilk milli bayramı olarak kabul edilmiştir.
Çocuklara Armağan Edilmesi (1929): Atatürk, çocukların bir milletin geleceği olduğuna inandığı için bu anlamlı günü 23 Nisan 1929'da çocuklara armağan etmiştir. O tarihten itibaren bu bayram, çocuk şenlikleriyle birleşerek kutlanmaya başlanmıştır.
İsim Birleşmesi (1981): Farklı isimlerle anılan kutlamalar, 1981 yılında yapılan yasal düzenleme ile resmen "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" adını almıştır.
Bayram Gelenekleri ve Etkinlikler
Temsili Görev Değişimi: Bayramın en bilinen geleneği, çocukların sembolik olarak Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık (eski sistemde) ve Belediye Başkanlığı gibi makamlara oturup ülkeyi yönetme provası yapmalarıdır.
Okul Kutlamaları: Tüm Türkiye genelinde okullarda şiirler okunur, dans gösterileri yapılır ve stadyumlarda büyük törenler düzenlenir.
Uluslararası Katılım: 1979 yılından bu yana TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği kapsamında dünyanın dört bir yanından çocuklar Türkiye'ye gelerek kendi kültürlerini sergiler.
- 0 yorum
-
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü (dünyada bilinen adıyla Uluslararası İşçi Bayramı), işçilerin ve emekçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi için verdikleri mücadelenin simgesi olan, dünya genelinde 130'dan fazla ülkede kutlanan bir birlik ve dayanışma günüdür.
Tarihçesi ve Ortaya Çıkışı
ABD'deki Mücadele (1886): 1 Mayıs'ın kökeni, ABD'nin Chicago kentindeki işçilerin 1886 yılında günlük çalışma süresinin 12-16 saatten 8 saate indirilmesi talebiyle başlattıkları greve dayanır.
Haymarket Olayı: 4 Mayıs 1886'da düzenlenen gösteriler sırasında meydana gelen ve çok sayıda işçi ile polisin hayatını kaybettiği olaylar, dünya işçi hareketinde bir dönüm noktası olmuştur.
Resmi Kabul (1889): Milletlerarası İşçi Kardeşliği Teşkilatı'nın Paris Kongresi'nde, ABD'li sendikacıların önerisiyle 1 Mayıs, işçilerin "ortak bayramı" olarak kabul edilmiştir.
Türkiye'deki Süreç
İlk Kutlamalar: Osmanlı döneminde ilk kez 1911'de Selanik'te, 1912'de ise İstanbul'da kutlanmıştır.
Cumhuriyet Dönemi: 1923 yılında resmi olarak "İşçi Bayramı" ilan edilmiş, ancak 1924-1925 yıllarında yasaklanmıştır. Uzun yıllar "Bahar ve Çiçek Bayramı" olarak tatil edilmiştir.
1977 Taksim Olayları: "Kanlı 1 Mayıs" olarak tarihe geçen bu günde, Taksim Meydanı'ndaki kutlamalar sırasında çıkan olaylarda 30'dan fazla kişi hayatını kaybetmiştir.
Günümüz: 1 Mayıs, 2009 yılında Türkiye'de yeniden resmi tatil ilan edilmiş ve ismi "Emek ve Dayanışma Günü" olarak belirlenmiştir.
Bayramın Amacı
Bu gün; emeğin yüceliğini vurgulamak, işçi haklarını savunmak, sosyal adaletsizliklere dikkat çekmek ve dünya çapındaki tüm emekçiler arasında bir dayanışma köprüsü kurmak amacıyla kutlanır.
- 0 yorum
-
Anneler Günü
Anneler Günü
Anneler Günü; anneleri onurlandırmak, anneliği kutlamak ve annelerin toplumdaki önemini vurgulamak amacıyla düzenlenen özel bir gündür. Bu özel günde annelere olan sevgi ve minnettarlık dile getirilir, emekleri için onlara teşekkür edilir.
İşte Anneler Günü ile ilgili temel bilgiler:
Ne Zaman Kutlanır?: Türkiye dahil pek çok ülkede her yıl Mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanır. 2026 yılında bu tarih 10 Mayıs Pazar gününe denk gelmektedir.
Ortaya Çıkışı: Modern haliyle ilk kez 1908 yılında ABD'de Anna Jarvis'in kendi annesi için düzenlediği bir anma töreniyle başlamış, 1914 yılında ise resmi olarak tüm dünyaya yayılmıştır.
Nasıl Kutlanır?: Genellikle annelere hediyeler alınarak, çiçek gönderilerek veya birlikte özel bir vakit geçirilerek kutlanır. Ayrıca uzakta olan anneler için anlamlı mesajlar ve telefon aramaları da kutlamanın bir parçasıdır.
Önemi: Annelerin hayattaki yeri ve fedakarlıkları hakkında farkındalık oluşturmak ve onlara kendilerini değerli hissettirmek için bir fırsat olarak görülür.
- 0 yorum
-
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı; Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkarak Milli Mücadele'yi ve Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı günü simgeleyen ulusal bir bayramdır.
Bu önemli günün temel özellikleri şunlardır:
Tarihsel Önemi: 19 Mayıs 1919, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden sürecin ilk adımı ve Türk milletinin küllerinden yeniden doğuşunun sembolüdür. Atatürk, bu tarihi "ulusal egemenliğin başlangıç günü" olarak tanımlamıştır.
Gençliğe Armağan: Atatürk, bağımsızlığın ve Cumhuriyet'in koruyucusu olarak gördüğü Türk gençliğine bu günü bayram olarak armağan etmiştir.
Tarihçesi: İlk kez 1935 yılında "Atatürk Günü" adıyla kutlanmaya başlanmış, 20 Haziran 1938'de ise resmi olarak "Gençlik ve Spor Bayramı" ilan edilmiştir. 1981 yılından itibaren ise günümüzdeki tam ismini almıştır.
Kutlamalar: Her yıl yurt genelinde stadyumlarda yapılan spor gösterileri, fener alayları, Gençlik Marşı eşliğinde düzenlenen törenler ve Atatürk'ü anma etkinlikleriyle kutlanır.
- 0 yorum