Bütün Eylemler
- Geçen saat
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Başantrenör Sarunas Jasikevicius, LDLC Asvel galibiyetini değerlendirdi Başantrenör Sarunas Jasikevicius, deplasmanda LDLC Asvel’i 81-76 mağlup ettiğimiz karşılaşmanın ardından basın mensuplarına şu açıklamalarda bulundu: “Oyuncularımı ve taraftarlarımızı tebrik ediyorum. Özellikle de buraya gelen ve bizi her yerde olduğu gibi yalnız bırakmayan taraftarlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Çok kalabalıklardı. Onları duyduk, hissettik. Bu bizim için muhteşem bir his. Maça gelecek olursak harika bir üçüncü çeyrek oynadık. İlk iki çeyrekte hücum da iyi iş yapsak da maçın son iki dakikasında olduğu gibi basit hatalar yaptık ve rakibimiz bizi cezalandırdı. Fakat üçüncü çeyrek uzun zaman sonra oynadığımız en iyi bölümdü. Açıkçası maçı fiziksel ve akıllı oyunumuzla kırdığımızı düşünüyorum. Bu bizi rahatlattı. Maçın büyük bölümünü farkla önde oynamak bize oyunu kontrol etme ve neyi doğru, neyi yanlış yaptığımızı görme şansı verdi.”
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Bellissimo! Fransa'da gecenin MVP'si! Nicolo Melli!
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Eve galibiyetle döndüler Karşılaşma öncesinde 2022-26 yılları arasında LDLC Asvel forması giyen oyuncumuz Nando De Colo için özel bir seremoni yapıldı. Nando'ya geri kalan yaşamında başarılar diledik ve teşekkür ettik...
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Euroleauge Büyük Fenerbahçe seyircisi için bir tweet atmış ve demiş ki: Fransa'da sahne onların!
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Bir başka konu bu takıma ne oluyor. Ha bire birileri sakatlıktan dönüyor. Öteki takıma bakıyoruz hepsi düştüğü gibi kalkıyor. Ne bu oyun mu oynanıyor burada yoksa bunlar nazikleşmiş bir yönetime mi sahip. Anlayamıyorum. Fenerbahçe'nin sakatlık yüzdesi bütün diğer takımları geçiyor gibi me geliyor.
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Gelelim Maça: Sadece bir şey söyleyeceğim. Arina Fedorovtseva sen hiç bir işe yaramıyorsun. Sadece ve sadece kötü takımlara karşı iyisin gerisi BOŞ...
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Maçın Yıldızı Arelya Karasoy Koçaş. Maç Sonu Sporcuların Yorumları İyi ki varsınız Büyük Fenerbahçe Taraftarı!
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Alessia Orro Sağlık Durumu Bilgilendirme Sporcumuz Alessia Orro, 13 Nisan Pazartesi günü oynanan VakıfBank karşılaşmasında sol dizinden sakatlık yaşamıştır. Yapılan kontroller sonucunda, sporcumuzun sol diz eklemi içerisinde yaygın ödem ve buna bağlı hareket kısıtlılığı tespit edilmiştir. Sporcumuzun tedavisi devam etmekte olup, bugün oynanacak karşılaşmada yer alıp alamayacağına maç öncesinde yapılacak son kontrollerin ardından karar verilecektir.
- Bugün
-
En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Fenerbahçe Beko: 81 - LDLC Asvel: 76 Fenerbahçe Beko Erkek Basketbol Takımımız, EuroLeague’in normal sezonunun son maçında LDLC Asvel’e konuk oldu. Ekibimiz, LDLC Arena’da oynanan müsabakadan 81-76 galip ayrıldı. Horton-Tucker 21, Tarık Biberovic 17, Boston JR da kaydettiği 10 sayıyla galibiyete önemli katkı verdi. Nicolo Melli, Tarık Biberovic, Devon Hall, Talen Horton-Tucker ve Khem Birch ilk beşiyle maça başlayan Fenerbahçe Beko, Melli ve THT ile rakibine üstünlük kurduğu ilk çeyreği 16-24 önde bitirdi. İkinci çeyrek de ise takımımız ev sahibi ekibin farkı eritme çabalarına engel olamasa da, üstünlüğünü kaybetmedi ve soyunma odasına 42-48 önde girdi. İkinci yarıda da avantajını koruyan Fenerbahçe Beko, parkeden 81-76 galip ayrıldı. Çeyrek skorları: 1. Çeyrek: 16-24 2. Çeyrek: 26-24 3. Çeyrek: 8-22 4. Çeyrek: 26-11 Skor dağılımımız: Horton-Tucker 21, Biberovic 17, Boston Jr 10, Melli 7, Baldwin 6, Jantunen 6, Silva 5, Hall 4, Colson 3, Onuralp 2. Fenerbahçe Beko, Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi 27. hafta maçında 19 Nisan Pazar günü saat 15.30’da Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda Trabzonspor’u ağırlayacak.
-
Dünya Atletizm Birliği, Türkiye'nin 11 atlet transferi talebini reddetti
Türk hükümetinin "yüksek meblağlar içeren sözleşmelerle yabancı atletleri transfer etme stratejisi" olduğunu tespit eden Dünya Atletizm Birliği, başvuruları geri çevirdi.Habere Gitmek için Tıklayın
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Fenerbahçe Medicana: 3 - Vakıfbank: 2 Sarı Melekler, seride durumu 2-2 yaptı Fenerbahçe Medicana Kadın Voleybol Takımımız, Sultanlar Ligi final serisi dördüncü maçında VakıfBank’ı konuk etti. Burhan Felek Vestel Voleybol Salonu’nda oynanan karşılaşmayı 3-2 kazanan Takımımız, seride durumu 2-2’ye getirdi. Maçın setleri; 21-25, 25-19, 25-22, 18-25 ve 15-11 tamamlandı. Melissa Vargas 28, Arina Fedorovtseva 16 ve Eda Erdem de kaydettiği 10 sayıyla galibiyete önemli katkı verdi. Mücadeleyi Başkanımız Sadettin Saran, Yönetim Kurulu Üyelerimiz ve Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Akif Üstündağ da takip etti. Kazananın 2025-2026 sezonu şampiyonu olacağı serinin beşinci ve son maçı ise 19 Nisan Pazar günü saat 19.00’da VakıfBank Spor Sarayı’nda oynanacak. Agnieszka Korneluk, Ana Cristina, Melissa Vargas, Eda Erdem, Arina Fedorovtseva, Arelya Karasoy altısı ve libero Gülce Güçtekin ile maça başlayan Fenerbahçe Medicana, ilk 21-25 kaybetti ve 1-0 geriye düştü. İkinci setin ilk bölümlerine Vargas’ın etkili oyunuyla başlayan Sarı Melekler, 12-9 üstünlüğünü sürdürdü. İlerleyen bölümlerde de Arina’nın servis sayılarıyla iyi oyununu sürdüren ekibimiz, seti 25-19 kazandı ve maçta durumu 1-1’e getirdi. İkinci sette gösterdiği muhteşem eforu Vargas ve Eda’nın sayılarıyla üçüncü sete de taşıyan ekibimiz, rakibinin servis hatalarını da değerlendirdi ve seti 25-22 kazanarak 2-1 öne geçti. Dördüncü setin ilk bölümlerine ise konuk ekibin 7-10 ile üstünlüğüyle girilmesinin ardından Takımımız molaya gitti. Mola dönüşü de iyi oyununa devam eden VakıfBank, seti 18-25 üstünlükle noktaladı ve maçta eşitliği yakaladı: 2-2. Karar setinde de baştan sona üstün bir oyun oynayan Sarı Melekler, seti 15-11, maçı da 3-2 kazanarak final serisinde durumu 2-2’ye getirdi.
-
En Son Erkekler Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Fenerbahçe Medicana: 3 Bursa BBSK: 1 Fenerbahçe Medicana Erkek Voleybol Takımımız, SMS Grup Efeler Ligi Play-Off 5-8 etabı ikinci maçında Bursa Büyükşehir Belediyespor'a konuk oldu. Cengiz Göllü Voleybol Salonu'nda oynanan karşılaşmayı 3-1 kazanan Takımımız, seriyi 2-0 bitirdi. Maçın setleri; 21-25, 25-23, 22-25 ve 25-20 tamamlandı. 4 oyuncumuzun çift haneli sayılara ulaştığı mücadelede Adis Lagumdzija 16, Yiğit Gülmezoğlu da 14 sayıyla galibiyete önemli katkı verdi. Ekibimiz beşincilik maçında İstanbul Gençlik - Altekma eşleşmesinin tur atlayanı ile karşı karşıya gelecek. Fabian Drzyzga, Yiğit Gülmezoğlu, Marko Mert Matic, Adis Lagumdzija, Mirza Lagumdzija, Chinenyeze Barthelemy altısı ve libero Burutay Subaşı ile maça başlayan Fenerbahçe Medicana, Yiğit’in öne çıktığı ilk seti 21-25 kazanarak 1-0 öne geçti. İkinci sette ise Santiago Mestre ile sayı üreten ev sahibi ekip, seti 25-23 kazandı ve maçta durumu 1-1’e getirdi. Karşılıklı sayılara sahne olan üçüncü sette de Adis Lagumdzija ve Yiğit Gülmezoğlu ile rakibine üstünlük kuran ekibimiz, seti 25-22 bitirerek 2-1 öne geçti. Dördüncü sette de rakibine şans tanımayan Fenerbahçe Medicana, seti 25-20, maçı da 3-1 kazandı.
-
'Dokuzuncu Gezegen'in gizemini çözmeye yaklaştık mı?
Bazı bilim insanları Güneş Sistemi'nde gizemli bir dokuzuncu üyenin gerçekten var olduğuna inanıyor ve son derece güçlü yeni bir teleskop sayesinde onu bulmanın eşiğinde olabiliriz.Habere Gitmek için Tıklayın
-
Kars, Kütahya, Eskişehir: MHP üç il teşkilatını daha feshetti
MHP Kars, Kütahya ve Eskişehir il teşkilatlarını feshetti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın bu kararı sosyal medya hesabından duyururken herhangi bir gerekçe göstermedi.Habere Gitmek için Tıklayın
-
Kars, Kütahya, Eskişehir: MHP üç il teşkilatını daha feshetti
MHP Kars, Kütahya ve Eskişehir il teşkilatlarını feshetti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın bu kararı sosyal medya hesabından duyururken herhangi bir gerekçe göstermedi.Habere Gitmek için Tıklayın
-
İranlılar kırılgan ateşkes ortamında ABD'yle bir anlaşma olup olmayacağını merak ediyor
BBC'nin kıdemli dış haberler muhairi Lyse Doucet, savaşın yeniden başlamasını önlemek için diplomatik çabaların yoğunlaştığı bir dönemde İran'dan bildiriyor.Habere Gitmek için Tıklayın
-
Alperen Şengün Hakkında Bütün Haberler Buraya
- HOLLYWOOD IŞIKLARI MI, TEKSAS ATEŞİ Mİ? NBA TARİHİNİN EN ACIMASIZ DÜELLOSU!
HOLLYWOOD IŞIKLARI MI, TEKSAS ATEŞİ Mİ? NBA TARİHİNİN EN ACIMASIZ DÜELLOSU! NBA Playofflarında Rockets - Lakers Rekabetinin Tarihi 18 Nisan Cumartesi günü, Orta Standart Saati (CST) ile 19.30'da, tüm dünya; Kevin Durant ve LeBron James'in kariyerlerinde dördüncü kez playofflarda karşı karşıya geleceği, tüm zamanların en büyük iki oyuncusunun mücadelesini izlemek üzere ekran başına geçecek. Hafta boyunca spor yorumcuları bu eşleşmeyi tartıştı; ana odak noktası ise, sahada olan veya olmayan isimleriyle birlikte, bu mücadelenin başrol oyuncularıydı. KD ve LeBron arasındaki eşleşme her ne kadar büyüleyici olsa da, bu serinin sunduğu, çok daha köklü bir rekabet geçmişi daha mevcut. Bu rekabetin, formaların arkasında yazan isimlerle değil; formaların önünde yer alan isimlerle, yani takım adlarıyla bir ilgisi var. Houston Rockets ve Los Angeles Lakers, kulüp tarihlerinde 10. kez playofflarda karşı karşıya gelecekler. Lakers cephesinden bakıldığında Rockets; Trail Blazers, Spurs, Suns ve Celtics'in ardından, playofflarda en sık karşılaştıkları beşinci rakip konumunda. Rockets içinse bu seri, Utah Jazz'ı kıl payı geride bırakarak, Lakers'ı playoff tarihinde en sık karşılaştıkları rakipler listesinin zirvesine taşıyacak. Seri galibiyetlerinde üstünlük Lakers'ta bulunuyor; Lakers altı galibiyetle (1990, 1991, 1999, 2004, 2009, 2020) öndeyken, Rockets'ın üç seri galibiyeti (1981, 1986, 1996) bulunuyor. 1981 – Houston, 1. Turda Lakers'ı Mağlup Ediyor O sezon Lakers, son şampiyon unvanını taşıyordu; Rockets ise normal sezonu 40 galibiyet ve 42 mağlubiyetle tamamlayarak, Batı Konferansı'ndaki altıncı ve son playoff biletini kapmıştı. Moses Malone o seride adeta fırtına gibi esiyordu! Maç başına 31.3 sayı, 17.7 ribaund, 3 asist ve 1.7 blok ortalamaları yakalayan, saha içi şutlarda %51 isabet oranı tutturan Malone; üç maçlık serinin iki karşılaşmasında Kareem Abdul-Jabbar'a karşı açık ara üstün bir performans sergilemişti. Houston Rockets, üç maçlık seride Lakers'ı devirerek tüm NBA dünyasını şoka uğratmış; bu şaşırtıcı çıkışını NBA Finalleri'ne kadar sürdürmüştü. Ancak finallerde Boston Celtics'e altı maç sonunda boyun eğen Rockets'ın bu masalsı serüveni, orada son bulmuştu. 1986 – Rockets, Batı Konferansı Finalleri'nde Lakers'ı Deviriyor – “O Şut” Rockets'ın, Lakers'ın Golyat'ına karşı David rolünü üstlendiği o karşılaşmanın üzerinden beş yıl geçmişti; 1986 Batı Konferansı Finalleri ise bu kez bir “Titanların Savaşı” olarak lanse ediliyordu. Lakers, bir kez daha son NBA şampiyonuydu ve 62-20'lik derecesiyle normal sezonu Batı Konferansı'nın en iyi performansıyla tamamlamıştı; ancak bu sefer Rockets, 51-31'lik derecesiyle Batı'da ikinci sırayı alarak, kağıt üzerinde çok daha denk bir rakip konumundaydı. Houston favori değildi, ama başarıları da kesinlikle tesadüf eseri değildi. Ralph Sampson ve Houston Üniversitesi'nden yetişen, henüz üçüncü sezonunu oynayan genç oyuncu Hakeem Olajuwon'dan (o dönemde “Akeem” olarak anılıyordu) oluşan “İkiz Kuleler” (The Twin Towers) durdurulamaz bir güçtü. Olajuwon maç başına 31 sayı, 11.2 ribaund ve 4 blok ortalaması yakalamıştı. Sampson ise maç başına 20.4 sayı, 8.8 ribaund, 4.0 asist ve 2.2 blok ortalamalarıyla oynamıştı. Los Angeles'ta oynanan ilk maçı 119-107 kaybetmelerinin ardından Rockets, üst üste dört maç kazanarak seriyi noktaladı; bu zafer serisi ise tarihe “O Şut” (The Shot) olarak geçen o anla taçlandı. Bitime sadece bir saniye kala, skor 112-112 eşitlenmişken ve son şampiyonlar elenmenin eşiğindeyken, Rodney McCray orta saha hizasındaki kenar çizgiden Ralph Sampson'a bir taç pası gönderdi. Sampson, potaya sırtı dönük vaziyette ve yaklaşık 4 metre (14 fit) uzaklıkta gelen topu yakalayabilmek için havaya sıçramak zorunda kaldı. Havada süzülürken, 2 metre 23 santimetrelik (7 fit 4 inç) dev cüssesini ustaca bükerek, topu adeta başının üzerinden geriye doğru potaya doğru fırlattı. Top, bitiş düdüğü çalarken çembere iki kez çarpıp sekerek potadan içeri süzüldü; bu şut hem Rockets'ı NBA Finalleri'ne taşıdı, hem de spiker Gene Peterson ile yayın partneri Jim Foley'yi tam anlamıyla çılgına çevirdi! O gün bugündür bu an, NBA play-off tarihinin en unutulmaz anlarından biri olarak kabul edilmektedir. Ne yazık ki Rockets, NBA Finalleri'nde bir kez daha Boston Celtics'e boyun eğecekti. 1990 – Lakers, 1. Turda seriyi 3-1 kazanıyor Lakers, 80'lerin takımıydı; Rockets ise 1987'den bu yana herhangi bir playoff serisi kazanamamıştı. Hakeem Olajuwon artık takımın tek ve yegâne yüzüydü. 80'lere damgasını vuran o Lakers kadrosu, büyük ölçüde hâlâ bozulmamıştı. Magic, Worthy, Cooper, Scott, Green ve Kareem Abdul-Jabbar'ın yerini alan, Sırbistanlı, 2.16 boyunda genç bir pivot olan Vlade Divac... Artık 30 yaşında olan Magic, Lakers'ın sahayı bir uçtan diğerine hızla geçmesini sağlayacak o enerjiyi hâlâ taşıyordu. Maç başına 19 sayı, 7 ribaund ve 13.5 asist ortalamaları yakaladı. Rockets, tek bir adamın omuzlarında yükselen bir takımdan çok uzaktı. Hatta bu seride Rockets'ın en skorer ismi, maç başına 20 sayı üreten Otis Thorpe olmuştu. Hakeem, kendi standartlarına göre skor açısından nispeten sönük bir seri geçirdi; maç başına sadece 18 sayı ve 13 ribaund ortalaması tutturdu; ancak maç başına neredeyse 6 blok yaparak bu açığı fazlasıyla kapattı. Sonuç olarak Lakers, rakibi için aşılması çok güç bir engel olduğunu kanıtladı ve Rockets'ın playoff serüveni sadece dört maçta sona erdi. Lakers ise bir sonraki turda Phoenix Suns'a elenecekti. 1996 – Rockets, 1. Turda Lakers'ı mağlup ediyor Bu iki takım arasındaki üçüncü playoff eşleşmesinde roller tamamen değişmişti. Artık son şampiyon Rockets'tı. Ancak Lakers; Eddie Jones ve Nick Van Exel gibi genç ve gelecek vaat eden isimlerle; Vlade Divac, Elden Campbell ve Cedric Ceballos gibi kariyerlerinin zirvesindeki tecrübeli oyuncuları harmanladığı ve 36 yaşındaki Magic Johnson ile taçlandırdığı kadrosuyla, 1996 yılında 53 galibiyet alarak Batı Konferansı'nda 4. sırayı (seri başı) garantilemişti. Öte yandan Rockets, normal sezonda sadece 48 galibiyet alabilmiş ve ligi 5. sırada tamamlamıştı. Takımlar ilk iki maçı karşılıklı birer galibiyetle paylaştı; ardından Houston'a dönen Rockets, evindeki her iki maçı da kazanarak seriyi 3-1'lik bir üstünlükle noktaladı. Bu seri, NBA tarihinin en iyi 75 oyuncusu arasında gösterilen isimlerden üçüne ev sahipliği yapıyordu; ancak söz konusu oyuncular, o dönemde kariyerlerinin zirve noktalarını çoktan geride bırakmışlardı. Hakeem; 26,5 sayı, 8,5 ribaund ve 3,5 asist gibi saygıdeğer ortalamalar yakaladı. Clyde Drexler 14 sayı, 6 ribaund ve 6 asist ortalamaları tuttururken; daha da dikkat çekici olanı, normal sezonun bitimine 32 maç kala emeklilikten dönen 36 yaşındaki Magic Johnson, 15 sayı, 8,5 ribaund ve 6,5 asist ortalamalarıyla oynadı ve en iyi iki maçını Houston'a karşı çıkardı. Rockets, bir sonraki turda, NBA Finalleri'nde Batı Konferansı'nı temsil edecek olan Seattle SuperSonics'e elendi. 1996 playofflarında aldıkları bu mağlubiyetler, her iki kulübün de kaderini sonsuza dek değiştirecekti. Hemen o yaz, Lakers serbest oyuncu döneminde Shaquille O’Neal ile sözleşme imzaladı ve draft günü yaptığı bir takasla, Lower Merion Lisesi'nden çıkan harika çocuk Kobe Bryant'ı kadrosuna kattı. Rockets ise Sam Cassell, Robert Horry ve Mark Bryant'ı Phoenix Suns'a göndererek karşılığında Charles Barkley'i aldı. 1999 – Lakers, 1. Turda Rockets'ı Eledi Lokavt nedeniyle kısaltılan ve hayal kırıklığı yaratan bir sezonun ardından hem Rockets hem de Lakers sezonu 31-19'luk bir dereceyle tamamladı; normal sezon serisini kazanan Lakers, Batı Konferansı'nda 4. sırayı alırken, Rockets 5. sırada yer buldu. Bir önceki yaz Rockets, Charles Barkley'e o bir türlü gelmek bilmeyen NBA Şampiyonluğu yüzüğünü kazandırmak adına giriştiği son bir çabayla, "sign-and-trade" (imzala ve takas et) yöntemiyle Scottie Pippen'ı kadrosuna katmıştı. Ne var ki Rockets'ın karşısına, tam da bir hanedanlığa dönüşmek üzere olan bir takım çıktı. Zirve dönemini yaşayan Shaq'a karşı yaşlanan Hakeem Olajuwon; genç ve parlamakta olan bir yıldız olan Kobe Bryant'a karşı ise —Barkley ile arasındaki husumet artık efsanelere konu olan—, takıma kendini tam olarak vermeyen Scottie Pippen ya da Rhode Island ve Arizona üniversitelerinden gelen iki çaylak oyuncu, Cuttino Mobley ve Michael Dickerson'dan oluşan ikili savunma yapıyordu. Serinin en iyi Rockets oyuncusu olan Charles Barkley, 23 sayı ve 13 ribaund ortalamalarıyla mücadele etti. Rockets'ın 3. maçta elenmenin eşiğine geldiği o kritik karşılaşmada Barkley; Scottie Pippen'ın kaydettiği 37 sayının yanına, 30 sayı ve 23 ribaundluk muazzam bir performans ekledi. Hakeem, sadece dört yıl öncesinde —ki bu süre kulağa çok kısa geliyordu— karşısında tamamen üstünlük kurduğu Shaquille O’Neal ile kozlarını paylaşırken, artık eski halinden eser taşımayan, adeta kendi gölgesine dönüşmüş bir oyuncuydu. Artık "Shaq Diesel" adıyla tanınan bu adam, rakipleri için başa çıkılması imkansız bir güçtü. Maç başına 29.5 sayı, 10.3 ribaund, 4.0 asist ve 4.0 blok ortalamaları yakaladı. Bu blokların hiçbiri, 1. maçın son pozisyonunda gerçekleşenden daha kritik değildi; o an, genç Cuttino Mobley pota altında Shaq'e meydan okuyarak maçı kazandıracak bir turnike denemesi yapmış, ancak şutu Shaq tarafından sert bir hamleyle dışarı tokatlanmıştı. Deplasmanda oynanan ilk maçı çalmanın getireceği o ivmeyle, serinin gidişatının nasıl değişebileceğini kestirmek imkansızdı. Ancak, sonuçlar ortaya çıktığında görüldü ki, serideki tek Rockets galibiyeti 3. maç olacaktı. Lakers bir üst tura yükseldi; ancak orada, o sezonun NBA Şampiyonu olan ve kadrosunda çaylak Tim Duncan'ı barındıran San Antonio Spurs karşısında seriyi maç kazanamadan (sweep edilerek) tamamladı. 2004 – Rockets, beş yıl aradan sonra ilk kez Playofflara geri döndü ancak 1. Turda Lakers'a elendi. "Clutch City" dönemi sona ermişti. Rockets, felaketle sonuçlanan ve sakatlıklarla boğuştuğu 1999-2000 sezonunun ardından yeniden yapılanma sürecine girdi. Hakeem, serbest oyuncu döneminde Toronto'ya transfer oldu; Charles Barkley ise "zamanın acımasızlığına" yenik düşerek, sezonu kapatan bir diz sakatlığının ardından emekli olmak zorunda kaldı. Takımın hakimiyeti artık, Steve Francis ve Cuttino Mobley'den oluşan genç bir dış hat ikilisine geçmişti. Her ne kadar heyecan verici bir ikili olsalar da, bu heyecan, Rockets'ın 2002 NBA Draftı'nda genel sıralamada birinci seçme hakkıyla Yao Ming'i kadrosuna kattığı yıla kadar galibiyetlere dönüşmedi. Artık Rockets, o dönemde üç kez şampiyonluk yaşamış olan Los Angeles Lakers'ın başarısının temel formülü haline gelmiş bir yapıya sahipti: İçeride Yao Ming ile dominant bir uzun oyuncu ve dışarıda Steve Francis ile dinamik, skorer bir guard. Yao Ming'in çaylak sezonunda, koç Rudy Tomjanovich'in sağlık sorunları nedeniyle sezon ortasında emekliye ayrılmak zorunda kalmasıyla playoffları kıl payı kaçıran Rockets, yeni başantrenör Jeff Van Gundy yönetiminde, 2003-2004 sezonunda playoff hasretine son vermeye kararlıydı. Bu plan başarıyla hayata geçti. Rockets 45 galibiyet alarak Batı Konferansı'nı yedinci sırada tamamladı. Beş yıl aradan sonra ilk kez playofflara kalmalarının ödülü ne oldu peki? Bir önceki yıl Batı Konferansı Finalleri'nde Spurs'e elenmiş olan ve artık Gary Payton, Kobe Bryant, Rick Fox, Karl Malone ve Shaquille O'Neal'dan oluşan bir ilk beşle sahaya çıkan, üç kez şampiyonluk yaşamış Lakers ile eşleşmek. Bu, gençlik ile tecrübe arasında geçen, savunma ağırlıklı bir mücadeleydi; kazanan taraf ise tecrübe oldu. Takımların attığı toplam sayıların üç haneli rakamlara ulaştığı tek maç, Rockets'ın 102-91'lik skorla kazandığı 3. maçtı. 1. maç ise, tıpkı 1999 yılındaki serinin ilk maçı gibi, Lakers'ın kritik bir savunma hamlesi sayesinde, Rockets'ın 1 sayılık mağlubiyetiyle sonuçlandı. Lakers, "Gentleman’s sweep"i (4-1'lik seri galibiyeti) tamamlayarak yoluna devam etti ve NBA Finalleri'ne kadar yükseldi; burada ise Detroit Pistons, Lakers'a aynı şekilde karşılık vererek onları beş maçta mağlup etti. Bir kez daha, bu playoff mağlubiyetleri, ilgili iki kulübün de kaderini sonsuza dek değiştirecekti. Lakers, ertesi yıl Shaquille O’Neal ve Gary Payton'ı Miami Heat'e takas etti; Houston Rockets ise Steve Francis, Cuttino Mobley ve Kelvin Cato'yu, Tracy McGrady, Juwan Howard, Reece Gaines ve Tyron Lue karşılığında takas yoluyla gönderdi. 2009 – Rockets, Batı Konferansı Yarı Finalleri'nin 7. Maçında Lakers'a Yeniliyor – “Ya Şöyle Olsaydı...” Dostlar... Bu anı yeniden yaşamak gerçekten can yakıcıydı. Bu satırları yazarken gözyaşlarımı tutmakta zorlanıyorum; zira bu, Houston Rockets tarihinin belki de bir numaralı “Ya Şöyle Olsaydı...” (What If) anı olabilir. 2018'de Warriors'a karşı alınan mağlubiyet için de benzer argümanlar öne sürülebilir; ancak 2008-2009 sezonunun başında Rockets, tarihteki en iddialı şampiyonluk adaylarından biriydi. Bir önceki sezonda 22 maçlık bir galibiyet serisinin parçası olan Yao Ming, Tracy McGrady, Shane Battier, Luis Scola, Dikembe Mutombo ve Rafer Alston'dan oluşan kadroya; o dönemde NBA'in en iyi iki yönlü oyuncularından biri olan Ron Artest de eklendi. Henüz; Aaron Brooks, Luther Head, Carl Landry, Von Wafer, Chuck Hayes, Brian Cook ve daha sonra Rafer Alston karşılığında yapılan takasla takıma katılan Kyle Lowry gibi, son derece hırslı ve genç oyunculardan oluşan yedek kulübesinden hiç bahsetmiyorum bile. Takım tam anlamıyla yıldızlarla doluydu! Ancak sakatlık kabusu çok erken bir dönemde kapıyı çaldı. Bir önceki sezon Yao'nun yokluğunda takımı sırtlayan Tracy McGrady, o sezon yalnızca 35 maçta forma giyebildi. Dikembe Mutombo ise, Portland Trailblazers'a karşı oynanan birinci tur serisinin 2. maçında kariyerini noktalayan o talihsiz sakatlığı yaşamadan önce, normal sezonda sadece dokuz maçta oynayabilmişti. Tüm bunlara rağmen Rockets, Genel Menajer Daryl Morey tarafından oluşturulan o inanılmaz kadro derinliği sayesinde, o sezon 53 galibiyet almayı başardı. 2009 NBA Playoffları'na girerken Rockets, Batı Konferansı'nın 5. sırasındaydı; ancak sezon sonuna doğru yakaladıkları o büyük ivme, onları... Dikkat edilmesi gereken bir takım. İlk turda Trailblazers'ı eleyip, 1997'den bu yana ilk kez ikinci tura yükselen Rockets; Batı Konferansı'nın son şampiyonu Los Angeles Lakers ile eşleşerek "ödüllendirildi." Kobe, Pau Gasol, Andrew Bynum, Lamar Odom, Trevor Ariza ve Derek Fisher'dan oluşan kadroya; Shannon Brown, Sasha Vujacic ve Jordan Farmar gibi genç isimlerden kurulu bir yedek kulübesi de eşlik ediyordu. 65 galibiyetli Lakers, Batı Konferansı'nın bir numaralı seri başıydı ve yeniden finale çıkmanın en büyük favorisiydi. Rockets'ı en fazla beş ya da altı maçta mağlup etmeleri bekleniyordu. Ancak Rockets'ın planları başkaydı. Bu seri o kadar çılgın geçti ki, detaylarını önceki yıllardaki eşleşmelere kıyasla biraz daha derinlemesine incelemem gerekiyor. 1. Maç – Yao'nun Dönüş Maçı Rockets, serinin 1. maçında Lakers ile başa baş bir mücadele sergiledi. Yao, Scola, Battier, Artest ve Brooks'tan oluşan ilk beş, Rockets'ın maça harika bir başlangıç yapmasını sağladı. Devre arasına üç sayı farkla önde giren ekip; ikinci yarıda da, Aaron Brooks ve Ron Artest'in harika şut performansları sayesinde Lakers'ı belirli bir mesafede tutmayı başarıyordu. Ancak dördüncü çeyrekte, takımın en güvendiği isim Yao Ming oldu. Maçın bitimine beş dakika kala, potaya yaptığı bir penetre sırasında Kobe'nin dizi Yao'nun dizine çarptı; bu çarpışma, Yao Ming'in acı içinde kıvranarak yere yığılmasına neden oldu. Baş atletik antrenörü Keith Jones, Yao'ya destek olup onu o dönemki adıyla Staples Center'daki tünelden geçerek konuk takım soyunma odalarına doğru götürürken; Yao'nun hanesinde 20 sayı yazıyordu ve Rockets altı sayı farkla öndeydi. Televizyon kameraları, aksayarak geri dönmeye çalışan Yao'yu takip ederken, maçın gidişatına dair işaretler de sanki çoktan belirmişti: Yao durdu, başını iki yana sallayarak "hayır" işareti yaptı ve esneme hareketlerine başladı. Atletik antrenör, en azından dizinin bir doktor tarafından kontrol edilmesini istiyor gibi görünse de, Yao maça geri dönmeye kararlıydı. Yao Ming, antrenörlerinin omuzlarından ellerini çekti, duvara yaklaştı ve hissettiği ağrıyı gidermek amacıyla bacağını öne arkaya sallayarak hareket ettirmeye başladı; ardından arkasını dönüp Rockets yedek kulübesine doğru yürüdü. 54 saniye sonra, hanesinde hâlâ 20 sayı yazarken ve skor hâlâ 85-79 iken, tekrar oyuna dahil oldu. Maçı 28 sayı ve 10 ribaund ile tamamladı; Rockets ise karşılaşmadan 100-92'lik skorla galip ayrıldı. 4. Maç – Aaron Brooks'un Maçı Ayağındaki stres kırığı nedeniyle Yao Ming'i sezonun geri kalanı için kaybetmenin üzerine, 2. ve 3. maçları da yitirdikten sonra Rockets'ın pes edip kaçınılmaz sona razı olması bekleniyordu. Ancak onlar böyle bir şey yapmadı. Aaron Brooks'un 34 sayısı, Shane Battier'in beş üçlüğü ve Kyle Lowry'nin yedek kulübesinden gelerek kaydettiği 12 sayının gücüyle Houston Rockets, 99-87'lik galibiyetle seriyi 2-2'ye getirdi. 6. Maç – Rockets pes etmeyi reddediyor 4. Maç bir tesadüftü. Öyle değil mi? Rockets, ilk çeyrekte yakaladığı 17-1'lik erken üstünlükle bu sorunun cevabını hızla verdi. Luis Scola, 24 sayısının 15'ini ilk çeyrekte kaydederek, Lakers'ın tüm kadrosunun o çeyrekteki toplam hücum katkısına tek başına denk bir performans sergiledi. Rockets'ta 15 veya daha fazla sayı atan dört oyuncu bulunurken, Lakers adına çift haneli sayılara ulaşabilen oyuncu sayısı yalnızca üçtü. Ron Artest'in duygusal bir lider olarak sergilediği yetenek ve saha içindeki yılmaz mücadelesi, bu maçta —ve aslında tüm seri boyunca— göz kamaştırdı. 7. Maçta Gece Yarısı Çanları Çalıyor Serinin kaderini belirleyen maçta Rockets, Lakers karşısında 89-70'lik skorla ağır bir yenilgi alacaktı; Lakers ise bu maçta, kendilerini nihayetinde 2009 NBA Şampiyonluğuna taşıyacak olan gücünü tüm dünyaya sergiliyordu. Yine de o Rockets takımı, NBA playoff tarihinin en çetin ve en dirençli ekiplerinden biri olarak tarihe geçecek; bana kalırsa ise, Rockets tarihinin gelmiş geçmiş en büyük "Ya Şöyle Olsaydı..." (What If...) sorusunun vücut bulmuş hali olarak hatırlanacaktır. Ya Yao, T-Mac, Battier ve Artest tüm sezonu birlikte oynamış olsalardı? Rockets, Batı Konferansı'nda ilk üç, hatta belki de ilk iki sırayı zorlayan bir takım olabilir miydi? Ya Mutombo, Yao Ming'in yokluğunda sahaya çıkabilecek durumda olsaydı ve Pau Gasol'ün savunmasını 2.03 boyundaki Chuck Hayes üstlenmek zorunda kalmasaydı? Bunu asla bilemeyeceğiz; ancak şundan eminim ki, bu takım benim gözümde, Rockets tarihinin gelmiş geçmiş en sevdiğim ekiplerinden biri olarak sonsuza dek yerini koruyacak. 2020 – Rockets, "Bubble" (Karantina Kampı) 2. Turunda Lakers'a Eleniyor 2020 yılının her açıdan tuhaf bir yıl olduğu konusunda hepimiz hemfikiriz; ancak NBA cephesinde yaşananlar, bambaşka bir gariplik seviyesindeydi. Mart ayında, Covid-19 pandemisi nedeniyle sezon askıya alınmadan önce Rockets 64, Lakers ise 63 maça çıkmıştı. Sezonun askıya alındığı o döneme girerken Lakers —Anthony Davis'i kadrosuna yeni katmış olmanın da etkisiyle— Batı Konferansı'nın zirvesinde yer alıyor; Rockets ise altıncı sırada (6. seri başı) bulunuyordu. Rockets, takas döneminin son gününde Clint Capela'yı takas ederek "small ball" (kısa beş) düzenine tamamen geçme kararı almadan önce, sıralamada dördüncü sıraya kadar yükselmişti. Bu hamle de, hem o sezonun geneline hem de Rockets'ın genel gidişatına, tuhaf ve alışılmadık bir hava katan bir diğer gelişme olmuştu. Bu hamle, esasen Chris Paul ve draft hakları karşılığında takıma katılan Russel Westbrook'a uyum sağlamak amacıyla yapılmıştı. Westbrook'un; üç sayılık atışlar yapmaya, turnikeler bulmaya veya serbest atış kazanmaya odaklanarak kurgulanmış bir takımın parçası olması, aslında hiçbir zaman tam anlamıyla mantıklı gelmemişti. Pota altının artık bir uzun oyuncu tarafından tıkalı olmadığı—ve P.J. Tucker'ın "Pivot" pozisyonunda oynarken hücumda çoğunlukla köşe bölgelerinde bekleyip dışarıya çıkarılan pasları kolladığı—bir düzende Westbrook daha iyi performans sergiledi; ancak takımın genel gidişatı bu süreçte düşüşe geçti. Temmuz 2020'de NBA, 22 takımı Orlando'ya davet ederek, sonradan "Bubble" (Balon) olarak anılacak olan bölge içinde maç yapmalarına karar verdi. 22 takım ve teknik ekipleri, Walt Disney World Resort bünyesinde bulunan ESPN Wide World of Sports Complex'te karantinaya alınacak ve playoff eşleşmelerindeki son sıralamayı belirlemek adına sekiz adet "sıralama maçı" oynayacaklardı. Her iki takım da bu maçları 3 galibiyet ve 5 mağlubiyetle tamamladı. Lakers cephesinde ise takımı zorlayan asıl etken; salonda hiç seyirci bulunmaması, taraftarların ve ünlülerin karton maketleri önünde oynamak zorunda kalmak gibi tuhaf koşullar altında, maç ritmini yeniden yakalama (paslanmışlığı atma) mücadelesi vermekti. Rockets da aynı engellerle yüzleşmek zorunda kaldı; üstelik bu engellere, Russel Westbrook'un Bubble'a girmeden hemen önce Covid-19'a yakalanması, playoff'lar başlamadan hemen önce uyluk kasından sakatlanması ve sahalara döndüğünde maç ritminden uzak (paslanmış) bir görüntü sergilemesi gibi sorunlar da eklenmişti. Verimliliği veya top güvenliğiyle pek tanınmayan Russel Westbrook, playoff sürecinde özellikle kötü bir performans sergiledi. Rockets, ilk turda Westbrook'un eski takımı—ve aynı zamanda eski bir Houston Rockets oyuncusu olan Chris Paul'un liderliğindeki—OKC Thunder'ı güçlükle de olsa elemeyi başardı. Rockets ve Lakers ikinci turda karşı karşıya geldiklerinde ise, Rockets taraftarlarının büyük çoğunluğu, son derece tuhaf geçen 2020 sezonunun artık sona ermek üzere olduğunu hissetmişti. Serinin ilk maçını 112-97 kazanan Rockets'ın ardından, seri toplamda beş maçta tamamlandı ve oynanan hiçbir maçta takımlar arasında gerçek anlamda bir çekişme yaşanmadı. Lakers, bu serinin ardından NBA Finalleri'nde Miami Heat'i mağlup ederek şampiyonluğa ulaştı. Rockets cephesinde ise bu mağlubiyet, bir kez daha kulübün kaderini değiştiren bir dönüm noktası oldu; zira takip eden yıl içerisinde Russel Westbrook, James Harden ve takımın diğer tüm kilit rol oyuncuları başka takımlara gönderildi ve Daryl Morey Genel Menajerlik görevinden istifa etti. Morey'nin yerine Raphael Stone getirildi ve Rockets'ın yeniden yapılanma süreci resmen başladı. 2026 – Karşılaştırmalı Analiz Rockets ile Lakers'ın playoff'larda karşı karşıya geldiği maçlara dair—dönem ne olursa olsun—her zaman değişmeden kalan tek bir gerçek vardır: Yıldız gücü. Bu Cumartesi de bir istisna olmayacak... tek farkla ki... Eminim TDS müdavimleri, Luka Doncic’in arka adale sakatlığının onu bu seriden uzak tutacak olmasından ve Austin Reeves’in yan karın kası sakatlığının da onu kadro dışı bırakacak olmasından ötürü büyük üzüntü duyuyorlardır. Lakers’ın yaşadığı yoğun sakatlık sorunları nedeniyle, Rockets bu seriyi kazanma yolunda -600 oranıyla favori gösteriliyor. Brooklyn ve Phoenix’teki korkunç dönemlerin ardından Golden State Warriors’tan ayrılan Kevin Durant hakkındaki o meşhur anlatıyı hepimiz biliyoruz. Gerek taraftarların gerekse medyanın gözünde, bu seri Kevin Durant için kariyer mirasını şekillendirecek kritik bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Yine de sanırım hepimiz biliyoruz ki, Kevin Durant’ın kendi perspektifinden bakıldığında, o muhtemelen üzerinde hiçbir baskı hissetmiyor; tek istediği sahaya çıkıp basketbol oynamak ve kazanmak. Peki, bu iyi bir şey mi? Bunu çok yakında hep birlikte göreceğiz. Lakers, yaşadığı tüm sakatlık sorunlarına rağmen iyi bir oyun sergiliyor ve LeBron James hâlâ hafife alınamayacak kadar büyük bir güç. Alperen Şengün ve Amen Thompson, geçen sezonki playoff serisinde Warriors'a karşı çıktıkları ilk maçlarda zaman zaman oldukça etkileyici performanslar sergilemişlerdi. Rockets'ın bu seride bir üst tura yükselebilmesi için, her iki oyuncunun da performanslarında o "bir sonraki adımı" atmaları gerekecek. Tüm gözler; Rockets'ın, sahada gerçek bir oyun kurucu olmaksızın hücum setlerini nasıl kurgulayacağına çevrilmiş durumda —ki bu, takımın tüm sezon boyunca çözüm bulmaya çalıştığı bir meseleydi. Bu bağlamda Aaron Holiday, söz konusu seride kilit bir rol üstlenebilir. Nihayetinde bu, son derece köklü ve şanlı bir geçmişe sahip iki kulüp arasında oynanacak bir seri; ve bu naçiz yazarın şahsi kanaatine göre, bu kez galip gelen taraf olma sırası Rockets'ta. Serinin ilk maçı, 18 Nisan Cumartesi günü, Los Angeles'taki Crypto.com Arena'da, Orta Standart Saati'ne (CST) göre 19.30'da başlayacak. Haydi Rockets! Kaynak: SB- En Son Sağlık Haberleri
- Amerika da Eczanelerde Xanax Alarmı: Milyonlarca Kişinin Kullandığı O İlaç Apar Topar Toplatılıyor!
Amerika da Eczanelerde Xanax Alarmı: Milyonlarca Kişinin Kullandığı O İlaç Apar Topar Toplatılıyor! En popüler anksiyete ilaçlarından biri olan Xanax, ülke genelinde geri çağrıldı Sadece reçeteyle satılan bu anksiyete ilacının geri çağrılma süreci, ilacın dağıtıcısı Viatris tarafından 17 Mart'ta başlatıldı. BİLMENİZ GEREKENLER Reçeteli anksiyete ilacı Xanax'ın bir türü, ülke genelinde geri çağrılıyor. 60 tabletlik şişelerde satılan ilacın 3 mg'lık tabletleri, ilk olarak 17 Mart'ta dağıtıcısı Viatris tarafından geri çağrılmıştı. 15 Nisan tarihinde ise bu tabletler ülke genelinde geri çağrılma kapsamına alındı. Geri çağırma işleminden etkilenen ilaçlar, 27 Ağustos 2024 ile 29 Mayıs 2025 tarihleri arasında reçete edilmiş ve dağıtımı yapılmıştır. Gıda ve İlaç Dairesi'nin (FDA) açıklamasına göre, yaygın olarak reçete edilen anksiyete ilacı Xanax'ın bir türü ülke genelinde geri çağrıldı. Etken maddesi alprazolam olan ve Xanax XR markasıyla bilinen ilacın, 60 tabletlik şişelerde satılan 3 miligramlık tabletleri, ilk olarak 17 Mart'ta dağıtıcı firma Viatris tarafından geri çağrılmıştı. FDA'nın açıklamasına göre, 15 Nisan Çarşamba günü, tabletlerin "çözünme spesifikasyonlarını karşılamadığı" tespit edilince, ilaçlar ülke genelinde geri çağrılma kapsamına alındı. FDA, bu geri çağırma işlemini "Sınıf II" (Class II) olarak sınıflandırdı. Kuruma göre bu sınıflandırma; "kural dışı bir ürünün kullanılması veya bu ürüne maruz kalınması durumunda, geçici veya tıbbi müdahaleyle geri döndürülebilir nitelikte olumsuz sağlık sonuçlarının ortaya çıkabileceği; ya da ciddi olumsuz sağlık sonuçlarının ortaya çıkma ihtimalinin uzak olduğu" durumları ifade etmektedir. 8177156 seri numarasıyla işaretlenmiş olan tabletler, geri çağırma işleminden etkilenen ürünler arasındadır. Söz konusu ilaçların üzerinde son kullanma tarihi olarak 28.02.2027 ibaresi yer alacaktır. California Eyalet Eczacılık Kurulu'nun verilerine göre, söz konusu tabletler hastalara 27 Ağustos 2024 ile 29 Mayıs 2025 tarihleri arasında dağıtılmıştır. Xanax, genellikle çeşitli ruh sağlığı rahatsızlıklarıyla ilişkili anksiyete belirtilerini tedavi etmek amacıyla reçete edilir. Cleveland Clinic'in açıklamasına göre ilaç, "sinir sisteminizin sakinleşmesine yardımcı olarak etki gösterir." Xanax, ABD'de en sık reçete edilen benzodiazepin grubu ilaçlardan biridir. Kaynak: P- En Son Beslenme Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
- MİLYONLARCA KİŞİ YANLIŞ YAPIYOR! Yapışmaz Tavada Asla Pişirmemeniz Gereken O Tek Yiyecek Şaşırttı
MİLYONLARCA KİŞİ YANLIŞ YAPIYOR! Yapışmaz Tavada Asla Pişirmemeniz Gereken O Tek Yiyecek Şaşırttı Uzmanlara göre, yapışmaz tavada asla pişirmemeniz gereken o tek yiyecek Bunun yerine, onu yumurta pişirmek ve balık sotelemek için saklayın. Önemli Çıkarımlar Yapışmaz tavalar, düşük ila orta dereceli ısılar için idealdir; yüksek ısı kaplamaya zarar verebilir. Boş bir yapışmaz tavayı önceden ısıtmak, zamanla kaplamasının bozulmasına neden olabilir. Metal mutfak gereçleri, yapışmaz tavanın kaplamasını hızla mahvedebilir. Yüksek kaliteli (toksik olmayan) bir yapışmaz tava, mutfağımın vazgeçilmez bir aracıdır. Hatta; mükemmel çırpılmış yumurtalar, omletler, krepler, pankekler, yassı ekmekler, mantılar veya nazikçe sotelenmiş balıklar hazırlarken kullandığım tek tavadır. Yapışmaz tavamı kesinlikle çok sevsem de, ne yazık ki her tarif için en iyi araç o değildir. Aslında, yapışmaz bir tavada asla pişirmemeniz gereken, özellikle bir yiyecek vardır. Yapışmaz Tavada Asla Pişirmemeniz Gereken O Tek Şey Yapışmaz tavaya uygun olmayan az sayıda yemek olsa da, mükemmel şekilde mühürlenmiş bir biftek listenin başında gelir. Bunun temel nedeni, bu işlemi gerçekleştirmek için gereken yüksek ısıdır; ki bu durum, yapışmaz bir tava için pek de ideal olmayan bir senaryodur. Bir yemek tarifi bloğuna göre "Yüksek sıcaklıklar kaplamaya zarar verebilir; bu nedenle tavanız yüksek ısıda pişirmeye uygun olarak tasarlanmamışsa, yapışmaz tava kullanırken orta veya daha düşük ısı tercih edin," diye açıklıyor. Yemek tarifi geliştiricisi, bu görüşe katılarak, "Aşırı ısınma, kaplamanın bozulmasına (ve duman salmasına) neden olabilir," diyor. Biftek üzerinde güzelce karamelize olmuş bir kabuk elde etmek için, et tavaya eklenmeden önce tavanın yakıcı derecede ısınması gerekir; bu da birkaç dakikalık bir ön ısıtma süreci gerektirir. Ancak, aşırı ön ısıtma (özellikle yüksek ısıda yapıldığında) yapışmaz tavalar için yine ideal bir durum değildir. “Yapışmaz yüzeyli pişirme kapları çabuk ısınır; eğer içleri boşsa, hatta gereğinden fazla çabuk ısınır. Yapışmaz tavaların çoğu alüminyumdan yapıldığı için ısıyı hızlı iletirler; tavada bu ısının bir kısmını emecek yiyecek veya yağ bulunmadığında ise, yüzey kaplaması zamanla bozulabilir,” diyor kolay ve sağlıklı tarifler bloğu. Yapışmaz Tavaları Tercih Etmemek İçin Ek Nedenler Çoğu zaman, paslanmaz çelik veya hatta döküm demir bir tavada mühürleme işlemi yaparken, bifteği tavaya koymadan hemen önce tavaya bir miktar yağ eklersiniz; bu işlem, yapışmaz tavalar için kesinlikle yapılmaması gereken bir başka davranıştır. Serbest çalışan yemek editörü ve yazarı Ashia Aubourg, “Bu tür pişirme kapları, halihazırda yapışmaz bir yüzeye sahip olacak şekilde tasarlanmıştır; bu nedenle yağ eklemek, aslında tavanın performansını olumsuz etkileyebilir ve yüzey kaplamasına zarar verebilir,” diyor. Ayrıca, pek çok ev aşçısı, mühürleme işlemi için gereken yüksek ısıda plastik mutfak gereçlerinin erime ihtimaline karşı, pişirme sürecinin ortasında bifteği çevirmek için paslanmaz çelik maşa veya spatula kullanmayı tercih eder. Bu durum, yapışmaz bir tava kullanıldığında bir başka endişe kaynağı daha yaratır. Green Chef’in kıdemli tarif geliştiricisi Kat Marris, “Yapışmaz tavanızla asla metal bir mutfak gereci kullanmayın; aksi takdirde tavanın yüzey kaplamasını göz açıp kapayıncaya kadar hızlı bir şekilde mahvedersiniz,” uyarısında bulunuyor. Dolayısıyla, menüde güzelce mühürlenmiş bir biftek varsa, yapışmaz bir tava kullanmaktan kaçınmanız için pek çok nedeniniz var demektir. Bunun yerine, paslanmaz çelik bir tavayı veya (iyi bakılmış ve yüzeyi iyice hazırlanmış) döküm demir bir tavayı tercih edin. Kaynak: SR- En Son Sağlık Haberleri
- Kardiyolog Korkulu Rüyasını Açıkladı: Kalbinizi Yoran ve Sizi 10 Yıl Erken Yaşlandıran 5 Gizli Tehlike!
Kardiyolog Korkulu Rüyasını Açıkladı: Kalbinizi Yoran ve Sizi 10 Yıl Erken Yaşlandıran 5 Gizli Tehlike! Bir kardiyoloğa göre sizi daha hızlı yaşlandırabilecek 5 günlük alışkanlık Listenin 1 numarası mı? Sigara ve elektronik sigara kullanımı. Önemli Noktalar Sigara ve elektronik sigara kullanımı; oksidatif stresi artırıp DNA'ya zarar vererek yaşlanmayı hızlandırır ve kalp sağlığına zarar verir. Hareketsiz bir yaşam tarzı yaşlanmayı hızlandırabilir; küçük ve sık yapılan hareketler canlılığı korumaya yardımcı olabilir. Kronik stres hücresel sağlığı ve kalp fonksiyonlarını etkiler; stresi yönetmek, sağlıklı yaşlanmanın anahtarıdır. Sağlıklı kalmanın temel kurallarını hepimiz biliriz: Sebzelerinizi yiyin, egzersiz yapın ve vaktinde yatın. Ancak konu uzun vadeli kalp sağlığı ve yaşlanma sürecini yavaşlatmak olduğunda, ayrıntılar büyük önem taşır. Yakın zamanda uzman, Instagram hesabından, vücudumuzun yaşlanma hızını aktif olarak artıran beş yaygın günlük alışkanlığın yer aldığı bir liste paylaştı. Bu alışkanlıklar, kendinizi günlük hayatta nasıl hissettiğinizi etkilemekten çok daha fazlasını yapabilir; hücrelerinizdeki değişikliklere katkıda bulunabilir, enflamasyonu (iltihaplanmayı) tetikleyebilir ve zamanla kalbinizin üzerinde fazladan bir yük oluşturabilir. Öyleyse, lafı daha fazla uzatmadan; Uzman, sağlığını desteklemek isteyenlerin bırakmasını önerdiği o beş alışkanlığı işte huzurlarınıza sunuyoruz. 1. Sigara ve Elektronik Sigara Kullanımı Uzman, hem sigara hem de elektronik sigara kullanımının, vücudunuzu yaşlandırmanın en hızlı yolları arasında yer aldığını belirtiyor. Paylaşımının açıklama kısmında, bu alışkanlıklardan kaynaklanan toksik metabolitlerin oksidatif stresi artırdığını ve DNA'nıza zarar verdiğini; bunun da özellikle uzun vadeli kalp sağlığı açısından endişe verici bir durum olduğunu açıklıyor. Oksidatif stres; hücrelerinizin, kolayca onarabileceklerinden çok daha fazla hasarla karşı karşıya kalması anlamına gelir. Zamanla bu durum hayati organları ve genel sağlığı etkileyebilir; bu da söz konusu alışkanlıkları mümkün olan en kısa sürede ele almayı çok daha önemli hale getirir. Bu Döngüyü Nasıl Kırabilirsiniz? Sigarayı bırakmak son derece zordur; ancak kalbiniz için yapabileceğiniz yegâne en iyi şey budur. Tetikleyicilerinizi belirleyin. Nikotine en çok ne zaman ihtiyaç duyduğunuzu not etmek için birkaç gün boyunca günlük tutun. Bu istek, yemekten sonra mı ortaya çıkıyor? Yoksa stresli bir iş görüşmesi sırasında mı? Tetikleyicilerinizi bilmek, bunlara karşı hazırlıklı olmanıza yardımcı olur. Kimyasal destek alın. Bantlar, sakızlar veya reçeteli ilaçlar gibi nikotin replasman tedavileri, yoksunluk belirtilerini hafifletebilir. Seçeneklerinizi değerlendirmek için bir sağlık uzmanına danışmayı düşünün. Bir destek sistemi oluşturun. Sigarayı bırakma planınızdan arkadaşlarınızı ve ailenizi haberdar edin; ya da yerel veya çevrimiçi bir destek grubuna katılın. 2. Hareketsiz Bir Yaşam Tarzı Sürmek Uzman, paylaşımının açıklama kısmında, hareketsiz bir yaşam tarzının yaşlanmayı hızlandırabileceğini vurgulayarak, "Kullanmazsanız, kaybedersiniz," şeklinde nükteli bir uyarıda bulunuyor. Araştırmalar, daha sık hareket etmenin, yaşlandıkça fiziksel olarak aktif kalma yetinizi destekleyebileceğini ve kırılganlık riskini azaltabileceğini öne sürüyor. Ancak hareketsiz kalmak, yaş ilerledikçe olumsuz etkilere yol açabilir. Özellikle, vücudun besinleri iletme yeteneği zayıflar ve mitokondriyal işlev (hücrelerinizdeki enerji üretimi) gerilemeye başlar; bu iki durumun her ikisi de yaşlanma sürecini hızlandırabilir. Nasıl Harekete Geçilir? Faydalarını görmek için bir maraton koşmanıza gerek yok. Küçük değişiklikler, muazzam bir fark yaratır. "Hareket molaları"nı deneyin. Her 45 dakikada bir çalacak şekilde bir zamanlayıcı kurun. Ayağa kalkın; esneyin ya da evinizin veya ofisinizin içinde sadece iki dakika yürüyüş yapın. Alışkanlıklarınızı birleştirin. Fiziksel aktiviteyi, halihazırda yaptığınız işlerle ilişkilendirin. Dişlerinizi fırçalarken baldır egzersizleri yapın veya en sevdiğiniz günlük podcast'i dinlerken tempolu bir yürüyüşe çıkın. Yolculuk alışkanlıklarınızı yeniden gözden geçirin. Mümkünse, mağaza girişinden daha uzağa park edin veya asansör yerine merdivenleri kullanın. Güne daha fazla hareket katmanın bu küçük yolları, ilerleyen zamanlarda çok daha büyük değişikliklere zemin hazırlamanıza yardımcı olabilir. 3. Kronik Stresi Göz Ardı Etmek Stres kontrol altına alınmadığında, sadece ruh halinizi etkilemekle kalmaz; vücudunuz üzerinde hücresel düzeyde kalıcı etkilere yol açabilir. Bu durum, stres yönetimini, kalp ve genel sağlığınızı desteklemenin önemli bir parçası haline getirir. Uzman, sürekli ve yönetilemeyen stresin yaşlanmayı hızlandırabileceğini vurguluyor; hatta bazı araştırmalar, bu durumu daha yüksek kalp hastalığı riskiyle ilişkilendirmiştir. Uzman, bu bitmek bilmeyen stresin enflamasyonu artırdığını, DNA düzenlemesini değiştirdiğini ve telomerleri (kromozomlarınızın uçlarında bulunan ve yaşlanmayla ilişkilendirilen koruyucu başlıkları) kısalttığını açıklıyor. Huzuru Nasıl Bulursunuz? Stresi yönetmek, bilinçli bir çaba ve pratik gerektirir. Derin nefes alın. Sinir sistemini sakinleştirmeye yönelik bir strateji olarak "kutu nefesi" (dört saniye nefes al, dört saniye tut, dört saniye nefes ver, dört saniye tut) tekniğini uygulayın. Düzenli olarak "dijital detoks" yapın. Zihninize gerçek bir mola vermek için, her akşam birkaç saatliğine haberlerden ve sosyal medyadan uzaklaşın. 4. Uykudan Kısma İyi uyku alışkanlıklarına öncelik vermek, vücudunuzun her gece kendini yenilemesine yardımcı olabilir; böylece uzun vadede enerjiden kalp sağlığına kadar pek çok unsuru destekler. Uzman, uykunun bir lüks değil, kesinlikle elzem bir ihtiyaç olduğunun altını çiziyor. Birçoğumuz ihtiyaç duyduğumuz uyku miktarını—üstelik bunu nitelikli bir uykuya dönüştürerek—elde etmekte zorlanıyor olsak da, daha iyi uyku alışkanlıklarını desteklemenin birkaç yolu mevcuttur. Daha İyi Nasıl Dinlenilir İyi uyku genellikle başınızı yastığa koymadan saatler önce başlar. Tutarlı bir program uygulayın. Her gün, hatta hafta sonları bile, aynı saatte yatın ve kalkın. Odanızı serinletin. Yatak odanızı serin, karanlık ve sessiz tutun. Ekranlardan uzak durun. Yatmadan önceki son saatte fiziksel bir kitap okuyun veya sakinleştirici müzik dinleyin. 5. Kötü Beslenme Uzman, kötü beslenmenin ve özellikle organların etrafındaki viseral yağlanmanın iltihaplanmayı, insülin direncini ve metabolik bozukluğu artırabileceğini belirtiyor. Kalbinizi korumak için sürdürülebilir ve keyifli bir yaklaşım için dengeli bir beslenme düzenine odaklanın. Kalp Sağlığınız İçin Nasıl Beslenmelisiniz? Neyi kesmeniz gerektiğinden, tabağınıza ne ekleyebileceğinize odaklanın. Protein ve life öncelik verin. Bu iki besin maddesi tok ve memnun hissetmenizi sağlar. Her öğünde fasulye, mercimek, yağsız et, sebze, tam tahıllar veya kuruyemişler eklemeye çalışın. Bilinçli beslenmeyi uygulayın. Yavaşlayın ve yemeğinizin tadını çıkarın. Televizyon veya telefon gibi dikkat dağıtıcı unsurlar olmadan yemek yemek, ne zaman rahatça doyduğunuzu anlamanıza yardımcı olabilir. DASH diyetini düşünün. DASH (Hipertansiyonu Durdurmaya Yönelik Beslenme Yaklaşımları) diyeti, kan basıncını düşürmek ve kalp sağlığını desteklemek için özel olarak tasarlanmıştır. Bol miktarda meyve, sebze, tam tahıllar, yağsız proteinler ve az yağlı süt ürünlerini vurgularken, tuz ve aşırı işlenmiş gıdaları sınırlandırır. DASH Diyeti Nedir (Tıklayın Öğrenin)? Kaynak: EW- İran İsrail ve ABD Savaşı / Sorunu - Bütün Detaylarıyla Buraya...
Çin, İran'a Hürmüz Boğazı'nı yeniden açması için baskı yapıyor Çin'in üst düzey diplomatı Wang Yi, Çarşamba günü İranlı mevkidaşıyla yaptığı telefon görüşmesinde, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının önemini vurguladı. Bu boğaz, dünyadaki ham petrolün yaklaşık dörtte birinin ve sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 20'sinin geçiş güzergahıdır. 28 Şubat'ta başlayan ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile İslam Cumhuriyeti'nin Körfez bölgesi genelindeki enerji altyapısına düzenlediği misilleme saldırıları, yüzlerce geminin yakın sularda mahsur kalmasına ve petrol fiyatlarının yükselmesine neden oldu. 8 Nisan tarihli bir ateşkes anlaşması, İran sularında Tahran tarafından yürütülen bir denetim sistemi kapsamında deniz trafiğinin yeniden başlamasını öngörüyordu. Ancak, hafta sonu Pakistan'da yapılan ABD-İran görüşmelerinin tıkanmasının ardından Washington, İran limanlarından ve kıyı bölgelerinden ayrılan gemilere abluka uygulayarak boğazı daha da sıkıştırdı; bu süreçte, Çin'e ait olanlar da dahil olmak üzere çok sayıda tanker Umman Körfezi'nden geri çevrildi. ABD ordusunun Merkez Komutanlığı (CENTCOM), ablukanın Pazartesi günü yürürlüğe girmesinden bu yana hiçbir geminin ablukayı ihlal etmediğini belirtiyor. Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, telefon görüşmesi sırasında İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, ABD ile yürütülen müzakerelerdeki son gelişmeler ve Tahran'ın atmayı planladığı bir sonraki adımlar hakkında Wang'a bilgi verdi. Wang, Çin'in her zaman olduğu gibi İran'ın egemenliğini, güvenliğini ve ulusal onurunu desteklediğini; ayrıca Salı günü Cumhurbaşkanı Xi Jinping tarafından ortaya konan dört maddelik öneri doğrultusunda, gerilimin düşürülmesini ve nihayetinde kalıcı bir barışın sağlanmasını teşvik etmeye devam etmeye istekli olduğunu ifade etti. Wang, Hürmüz Boğazı'na kıyısı olan bir devlet olarak İran'ın meşru haklarının da güvence altına alınması gerektiğini sözlerine ekledi. Aynı zamanda, uluslararası toplumdan gelen çağrılar doğrultusunda, bu su yolundaki seyrüsefer özgürlüğü ve güvenliğinin sağlanması gerektiği vurgulandı. Çin Dışişleri Bakanlığı'nın aktardığına göre Araghchi, İran'ın, gerilimi hafifletmeye yönelik Çin'in uzun süredir devam eden çabalarını büyük takdirle karşıladığını ve Pekin'in barışçıl bir çözümün teşvik edilmesine devam etmesini umduğunu dile getirdi. Newsweek, konuyla ilgili yorum almak amacıyla Beyaz Saray ve İran Dışişleri Bakanlığı'na e-posta yoluyla ulaştı. Bu telefon görüşmesi, Pakistan'ın ABD ve İranlı müzakereciler arasında ikinci tur görüşmelerin yapılması için girişimlerde bulunduğu bir dönemde gerçekleşti. Başkan Donald Trump, Çarşamba günü Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, "Çin, Hürmüz Boğazı'nı kalıcı olarak açmamdan çok memnun. Bunu onlar için de yapıyorum - ve dünya için de. Bu durum bir daha asla yaşanmayacak," diye yazdı. Çin'in İran'a silah sevkiyatına yeniden başlamayacağına dair anlaşmaya vardığını ve Xi'nin gelecek ay Pekin'de planlanan zirvede kendisine "büyük, kocaman bir kucaklama" vereceğini iddia etti. Çin, Orta Doğu'daki çatışmanın küresel ekonomiye verdiği zararın sonuçları konusunda defalarca uyarıda bulundu. Dışişleri Bakanlığı Çarşamba günü, en az gelişmiş ekonomiler üzerindeki dışsal etki konusunda uyarıda bulundu. Bu endişeler, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) yakın tarihli bir raporunu yansıtıyor; raporda, şiddetli bir senaryoda küresel büyümenin 2026'da yaklaşık yüzde 2'ye düşebileceği uyarısı yer alıyordu. Çin, yenilenebilir enerjiye, alternatif tedarik kaynaklarına ve önemli stratejik petrol rezervlerine yaptığı yatırımlar nedeniyle komşularının çoğundan daha az etkileniyor olsa da, kriz gübre, ulaşım ve lojistik dahil olmak üzere kilit sektörler için maliyetleri artırıyor. Pekin, krizin ABD ve İsrail'in "yasadışı" savaşı olarak adlandırdığı durumdan kaynaklandığını savundu ve Rusya'ya katılarak, ülkelerin boğazda seyrüsefer özgürlüğünü sağlamak için güç katkısında bulunmasını öngören BM Güvenlik Konseyi Karar Taslağını engelledi. Kaynak: NW - HOLLYWOOD IŞIKLARI MI, TEKSAS ATEŞİ Mİ? NBA TARİHİNİN EN ACIMASIZ DÜELLOSU!
Önemli Bilgiler
Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.
Navigation
Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın
Chrome (Android)
- Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
- İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
- Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
- Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
- Site ayarları seçeneğini seçin.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Safari (iOS 16.4+)
- Sitenin Ana Ekrana Ekle seçeneğiyle yüklendiğinden emin olun.
- Ayarlar Uygulaması → Bildirimler bölümünü açın.
- Uygulama adınızı bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Safari (macOS)
- Safari → Tercihler bölümüne gidin.
- Web Siteleri sekmesine tıklayın.
- Kenar çubuğunda Bildirimler seçeneğini seçin.
- Bu web sitesini bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.
Edge (Android)
- Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
- İzinler seçeneğine dokunun.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Edge (Desktop)
- Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
- Bu site için izinler seçeneğine tıklayın.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.
Firefox (Android)
- Ayarlar → Site izinleri bölümüne gidin.
- Bildirimler seçeneğine dokunun.
- Listede bu siteyi bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Firefox (Desktop)
- Firefox Ayarlarını açın.
- Bildirimler seçeneğini arayın.
- Listede bu siteyi bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.