İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bütün Eylemler

Bu akış otomatik olarak güncellenir

  1. Dün
  2. SON DAKİKA: Küçük Uçak Pekin’in En Yüksek Gökdeleni 'China Zun'a Çarptı — CBD'de Kaos ve Sıkı Bilgi Sansürü! PEKİN — Cuma günü akşam saatlerinde son derece sıra dışı ve dramatik bir olay yaşandı; küçük bir hafif spor uçak, Pekin’in en yüksek gökdeleni olan 109 katlı CITIC Kulesi'ne (yaygın adıyla China Zun) üst katlarından çarptı. Şehrin prestijli Merkezi İş Alanı'nda (CBD) şok dalgası yaratan bu çarpma, binanın hızla tahliye edilmesine, devasa bir acil durum müdahalesine ve Çinli yetkililer tarafından uygulanan anlık bir dijital bilgi karartmasına yol açtı. İşte bu sarsıcı olaya dair şu ana kadar bilinenler: Kaza Nasıl Gerçekleşti?Flightradar24’ten alınan doğrulanmış uçuş takip verilerine göre, yerli üretim Sunward SA60L Aurora tipi iki kişilik hafif bir spor uçak, Pekin’in yaklaşık 50 kilometre doğusundaki bir havaalanından havalandı. Başkentin son derece sıkı korunan hava sahasına doğru batı yönünde sapan ve doğrudan rota çizen araba büyüklüğündeki uçak, yerel saatle 18:00 civarında 528 metre yüksekliğindeki China Zun gökdeleninin cam cephesine çarptı. Bölgedeki görgü tanıkları kulakları sağır eden bir patlama sesi duyduklarını belirtti. Gazetecilere konuşan bir kurye, çarpma anını "Çok şiddetli bir sesti, havai fişeklerden bile daha güçlüydü" sözleriyle anlattı. Hasar ve Can Kaybı DurumuBina: Çin'in internet sansürü (firewall) dışından elde edilen görüntülerde, gökdelenin üst katlarında belirgin bir hasar noktası ve kırılan dev cam paneller göze çarpıyor. Sokaklar: Çarpışmanın ardından, üzerinde B-12 ile başlayan tescil işaretleri bulunan uçağın kuyruk kısmı da dahil olmak üzere birçok enkaz parçası aşağıdaki caddeye yağdı. Düşen parçalar nedeniyle en az bir taksi hasar gördü. Can Kaybı: Kulenin tamamen tahliye edilmesine, çok sayıda ambulans ve itfaiye aracının bölgeye sevk edilmesine rağmen, mucizevi bir şekilde bina içinde veya yerde herhangi bir can kaybı bildirilmedi. Pilotun durumu ise henüz netlik kazanmadı. Tam Bir Bilgi KarartmasıOlay, Çin genelinde çok agresif bir sansür dalgasını tetikledi. Kazadan sadece birkaç dakika sonra, kuleden yükselen dumanları gösteren videolar, fotoğraflar ve Weibo ile Xiaohongshu gibi yerel sosyal medya platformlarında "China Zun" veya "uçak kazası" kelimelerini içeren tüm paylaşımlar tamamen silindi. Sokakta ise Pekin polisi CBD bölgesini abluka altına aldı, yolları kapattı, meraklı kalabalığı uzaklaştırdı ve görgü tanıklarının telefonlarındaki enkaz görüntülerini zorla sildirdi. Hava Sahası İhlali Soru İşaretleri YaratıyorKaza, Çinli yetkililer için çok ciddi güvenlik sorularını beraberinde getirdi. Pekin şehir merkezi, alçak irtifa uçuşlarına karşı dünyanın en sıkı korunan hava sahalarından biri olarak biliniyor. Şehirde kısa süre önce izinsiz dron uçuşlarına bile tamamen yasak getirilmişken, hafif bir uçağın finans merkezinin göbeğine kadar hiçbir engelle karşılaşmadan nasıl girebildiği büyük bir gizem konusu. Cuma gecesi itibarıyla ne Pekin belediye yönetimi ne de Çin devlet medyası, kazanın feci bir mekanik arıza mı yoksa kasıtlı bir eylem mi olduğuna dair resmi bir açıklama yapmadı. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.
  3. SİNEMA TARİHİNDE BÜYÜK SAVAŞ: AVENGERS REKOR İÇİN GERİ DÖNÜYOR, AVATAR'IN TAHTI SALLANDI! Marvel dünyasında taşlar yerinden oynuyor! Sinema tarihinin en çok kazanan filmi unvanını elinde tutan Avatar, koltuğunu kalıcı olarak kaybetmek üzere. Disney, 2019 yapımı efsane filmi Avengers: Endgame’i, daha önce hiç görülmemiş yepyeni sahnelerle "Avengers: Endgame Encore" adıyla Kasım ayında yeniden vizyona sokacağını duyurdu. Hedef: 127 Milyon Dolar ve Zirve! Şu anki gişe durumuna baktığımızda mücadele nefes kesiyor: Avatar (Zirvede): 2,923 milyar dolar Avengers: Endgame (İkinci): 2,797 milyar dolar Endgame Encore versiyonunun, aradaki 127 milyon dolarlık farkı rahatça kapatarak sinema tarihinin en çok hasılat yapan filmi olması bekleniyor. Yeni Avengers Filmi "Doomsday"e Köprü Olacak Bu sıradan bir yeniden vizyon hikayesi değil. Bu yeni kurgu, 18 Aralık 2026'da vizyona girecek olan bir sonraki dev film Avengers: Doomsday için kritik bir tamamlayıcı hikaye görevi görecek. Yeni versiyonda izleyiciyi neler bekliyor? Doctor Doom Geçişi: Iron Man olarak tanıdığımız Robert Downey Jr., yedi yıl aradan sonra bu kez evrenin en büyük kötüsü "Doctor Doom" olarak Marvel'a dönüyor. Endgame Encore, bu büyük dönüşün zeminini hazırlayan sahneler içerecek. Infinity Vision Deneyimi: Dünyanın en büyük sinema salonlarına özel, büyüleyici bir görsel kapanış sahnesi eklenecek. Tarihin En Kalabalık Kadrosu Yolda! Russo Kardeşler'in "Bugüne kadar yaptığımız en büyük iş" olarak tanımladığı yeni film Avengers: Doomsday, adeta bir yıldızlar geçidi olacak. Dönen Efsaneler: Chris Hemsworth (Thor), Anthony Mackie (Captain America), Tom Hiddleston (Loki) ve Letitia Wright (Shuri) kadroda. Sürprizler: X-Men evreninden Sir Ian McKellen ve James Marsden sinematik evrene dahil oluyor. Farklı Bir Rol: Kaptan Amerika olarak veda eden Chris Evans da geri dönüyor; ancak bu kez süper kahraman kostümüyle değil, doğrudan Steve Rogers olarak karşımıza çıkacak. Sinema dünyası Kasım ayındaki bu dev kapışmaya kilitlenmiş durumda! Kaynak: G
  4. Haber: Trump'ın ekibi, "Weekend at Bernie's" benzetmesi yayılırken başkanın görev süresini tamamlayamayacağından endişeli Köşe yazarı Brian Karem'in Cuma günü Salon'da yayımlanan haberine göre; Başkan Donald Trump fiziksel ve bilişsel sağlığına ilişkin sorularla karşı karşıya kalmaya devam ederken, kendi ekibi de 80 yaşındaki başkanın ikinci görev süresinin sonunu görecek kadar hayatta kalamayacağından "endişe ediyor". Karem yazısında, "Siyasi yelpazenin her iki kanadından üyeler ve hatta Trump'ın kendi ekibindekiler; başkanın bir hamamböceği gibi sırtüstü devrilip anlamsız şeyler gevelemeye başlamasından (eğer bunu henüz yapmadıysa) ya da daha büyük olasılıkla, bitimine hâlâ 940 gün olan görev süresini tamamlayamadan hayatını kaybetmesinden endişe ediyor," ifadelerini kullandı. Karem haberinde, Cumhuriyetçi Parti içindeki isimlerle —yasama üyeleri de dahil olmak üzere— yaptığı görüşmelere dayanarak, Trump'ın hayatta kalma süresine dair soru işaretlerinin sadece ekibiyle sınırlı kalmadığını belirtti. Trump'ın "artık aramızda olmayacağı" günle ilgili olarak isminin açıklanmaması kaydıyla konuşan Kongre'nin "kıdemsiz bir üyesi", "Bazılarımız bunun çok da uzak olmayan bir gelecekte gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini merak ediyor," dedi. Karem'e göre, "Trump'ın yönetimindeki birkaç kişi de dahil olmak üzere" başka birçok kaynak, mevcut yönetimi "Weekend at Bernie's" (Bernie'de Hafta Sonu) olarak adlandırmaya başladı; bu ifade, ölen patronlarının cesedini hayattaymış gibi göstermek için ayakta tutmaya çalışan iki çalışanı konu alan 1989 yapımı bir komedi filmine bir gönderme niteliğinde. Bir başka Cumhuriyetçi (GOP) milletvekili de Karem'e, "Bu yönetim artık bitmiş durumda," dedi. Trump'ın sağlık durumu eleştirmenler arasında spekülasyonlara yol açtı; pek çok kişi, başkanın kabine toplantıları sırasında giderek artan bir sıklıkla uyuklar gibi göründüğü anlara dikkat çekiyor. Başkan ayrıca ellerinde morluklar, şişmiş ayak bilekleri ve boynunda bir döküntüyle de görülmüştü. Trump'ın bilişsel sağlığına gelince; İranlı yetkililer başkanın "gerçekten akıl hastası" olduğuna inanıyor ve bu nedenle, ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü savaşı sona erdirmek amacıyla yönetimiyle müzakere ederken kendilerine yardımcı olmaları için "kıdemli psikologlardan" destek alıyorlardı. Kaynak: RS
  5. OpenAI, yeni modelinin sınırlı sürümünü yalnızca ABD ile kısıtlı tutuyor OpenAI, Cuma günü yaptığı açıklamada, ABD hükümetinin talebi üzerine en güçlü yapay zeka model serilerinden birinin ön sürümünü sınırlı bir ortak grubuna yalnızca ABD içinde kullanıma sunduğunu belirtti. Bu adım, Beyaz Saray'ın ulusal güvenlik endişelerini gerekçe göstererek OpenAI'ın rakibi Anthropic'e, yabancı uyruklu kişilerin Fable 5 ve Mythos 5 modellerine erişimini yasaklama talimatı verip Silikon Vadisi'ni şaşırtmasından iki hafta sonra geldi. Anthropic, yabancı uyruklulara yönelik kısıtlamaya güvenilir bir şekilde uyum sağlayamayacağını belirterek söz konusu modellere olan tüm erişimi hızla kapattı. Anthropic'in Mythos serisi ve şimdi de OpenAI'ın GPT-5.6'sı gibi önde gelen yapay zeka şirketlerinin en yeni modelleri; bilgisayar korsanlarının istismar edebileceği kod zafiyetleri olan yazılım açıklarını tespit etme konusundaki —daha önce görülmemiş düzeyde olduğu belirtilen— yetenekleri nedeniyle ciddi endişelere yol açtı. Yeteneklerinin yeniliği nedeniyle oluşan baskılar sonucunda Trump, bu ayın başlarında, gelişmiş yapay zeka modellerinin piyasaya sürülmeden önce ulusal güvenlik riskleri açısından gönüllü bir federal incelemeye tabi tutulmasını öngören bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Beyaz Saray, şirketlerin gönüllü olarak katıldığı anlaşılan bu kararnamenin nasıl uygulanacağı ve hangi modellerin inceleme kuralları kapsamına gireceği konusunda çok az bilgi verdi. Bu müdahale, yapay zeka üzerindeki denetimleri gevşetmeye çalışan —hatta eyaletlerin kendi kurallarını oluşturmasını engelleme yönünde adımlar atan— bir Beyaz Saray yönetimi için dikkat çekici bir hamleydi. Anthropic'e karşı atılan bu sert adım, hükümetin yetki sınırlarını aştığı yönündeki eleştirilere yol açarken, OpenAI da yeni modelleri için izlemek zorunda kaldığı süreçten duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. OpenAI, lansman öncesinde ABD hükümetine yeni modellerinin yetenekleri hakkında bilgi verdiğini ve hükümetin talebi doğrultusunda, kimlikleri yetkililerle paylaşılan güvenilir ortaklardan oluşan seçkin bir grupla sınırlı bir ön sürüm sürecini başlattığını açıkladı. Söz konusu ortaklar ABD merkezli olsa da, OpenAI bu şirket veya kuruluşların yurt dışındaki çalışanlarının da yeni modellere erişebileceğini belirtti. OpenAI bir blog yazısında, "Bu tür bir hükümet erişim sürecinin uzun vadeli bir standart haline gelmesi gerektiğine inanmıyoruz," ifadesini kullandı. "Bu süreç; en iyi araçları, onlara ihtiyaç duyan kullanıcılardan, geliştiricilerden, işletmelerden, siber savunmacılardan ve küresel ortaklardan mahrum bırakıyor. Bu kısa vadeli adımı atıyoruz çünkü bunun, önümüzdeki haftalarda daha geniş çaplı kullanıma ulaşmanın en güçlü yolu olduğuna inanıyoruz." Anthropic ilk kez hedef alındığında, bazıları güvenlik odaklı bu şirketin Trump yönetimi tarafından siyasi nedenlerle haksız yere hedef tahtasına oturtulduğunu düşünüyordu. Beyaz Saray ile daha önce yaşanan bir anlaşmazlıkta Anthropic, teknolojisinin kitlesel gözetim ve otonom silahlarda kullanılmasına izin vermeyi reddederek Trump'ın ekibini kızdırmış; bu durum Pentagon'un şirketle olan sözleşmelerini iptal etmesine yol açmıştı. Söz konusu anlaşmazlık şu anda iki ayrı dava kapsamında hukuki sürece taşınmış durumda. - Üç yeni model - OpenAI'ın GPT-5.6 serisi üç yeni modelden oluşuyor: şirketin yeni amiral gemisi Sol; günlük işler için tasarlanmış orta segment bir model olan Terra; ve hızlı, düşük maliyetli bir seçenek olan Luna. Şirket, Anthropic ve Google'dan gelen yoğun rekabet ortamında müşterileri kendine bağlamayı hedeflerken; Terra'nın geniş çapta kullanıma sunulduğunda, selefi GPT-5.5'in maliyetinin yarısı kadar bir fiyatla satışa çıkacağını açıkladı. Hem OpenAI hem de Anthropic, ABD'li düzenleyici kurumlara gizli halka arz (IPO) belgeleri sundu ve 1 trilyon dolara yaklaşan değerlemelerle halka açılmayı hedefliyor; bu durum, aralarındaki yapay zeka silahlanma yarışının ticari boyutunu daha da önemli hale getiriyor. Kaynak: AFP
  6. NASA, ISS'i okyanusa düşürecek – Bir devrin sonu Uluslararası Uzay İstasyonu'nun (ISS) emekliliğine dair hazırlanan bu etkileyici metni, NASA'nın resmi raporları, mühendislik detayları ve bu devasa operasyonun ardındaki lojistik süreçlerle genişletip detaylandırarak şu şekilde yapılandırabiliriz: 1. Zaman Çizelgesi: Bir Devir Ne Zaman ve Neden Kapanıyor? 1998 yılında ilk modülü fırlatılan ve 2000 yılından beri kesintisiz olarak insanlığa ev sahipliği yapan ISS, başlangıçta 15 yıllık bir kullanım ömrü için tasarlanmıştı. Ancak başarılı bakım çalışmaları sayesinde bu süre iki katına çıkarıldı. Emeklilik Tarihi: NASA, Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Japonya (JAXA) ve Kanada (CSA) istasyonu 2030 yılına kadar işletmeyi taahhüt etti. Rusya (Roscosmos) ise en az 2028'e kadar ortaklıkta kalacağını bildirdi. Neden Sonsuza Dek Kalamaz?: İstasyon artık yapısal yorgunluk yaşıyor. Özellikle Rus modüllerindeki mikro çatlaklar nedeniyle artan hava sızıntıları ve teknik donanımların yaşlanması, bakım maliyetlerini sürdürülemeyebilir hale getiriyor. İstasyonun operasyonları sona erdikten sonra 2031 yılının başlarında nihai düşüşün gerçekleşmesi planlanıyor. 2. Mühendislik Operasyonu: İstasyon Nasıl Yönlendirilecek? Yaklaşık 430 ton ağırlığında ve bir futbol sahası büyüklüğündeki bu devasa yapıyı kontrolsüz bir şekilde kendi haline bırakmak, Dünya üzerindeki yerleşim yerleri için ölümcül bir risk taşır. Bu yüzden tamamen kontrollü ve milimetrik bir de-orbit (yörüngeden çıkarma) süreci izlenecek: Uzay Çekicisi (Deorbit Vehicle): NASA, istasyonu güvenli bir şekilde aşağı itecek özel bir "uzay çekicisi" geliştirmesi için Elon Musk’ın şirketi SpaceX ile yaklaşık 843 milyon dolarlık bir sözleşme imzaladı. Aşamalı Düşüş: 1. Önce ISS'teki astronotlar bilimsel ekipmanları toplayacak, istasyona veda edecek ve Dünya'ya dönecek. 2. İstasyon insansız kaldıktan sonra, yörünge yüksekliği doğal atmosferik sürtünmeyle yavaş yavaş azalacak. 3. Kritik irtifaya (yaklaşık 140-150 km) ulaşıldığında, SpaceX'in geliştirdiği araç istasyona kilitlenmiş halde güçlü motorlarını ateşleyecek (re-entry burn). Bu son itiş, istasyonun tam olarak hedeflenen koordinatta atmosfere girmesini sağlayacak. 3. En Güvenli Son: Neden Okyanus ve Point Nemo? NASA, uzay istasyonunu parçalara ayırıp Dünya'ya taşımak veya daha yüksek bir "mezarlık yörüngesine" fırlatmak gibi alternatifleri değerlendirdi; ancak teknik riskler ve maliyetler nedeniyle en güvenli seçeneğin okyanusa kontrollü düşüş olduğuna karar verildi. Atmosferde Yanma: Atmosfere saatte binlerce kilometre hızla giren ISS'in güneş panelleri, radyatörleri ve hafif modülleri sürtünmeden kaynaklanan aşırı ısı (yaklaşık 1500°C ve üzeri) nedeniyle yanarak yok olacak. Kalan Parçalar ve Uzay Mezarlığı: İstasyonun titanyum ve paslanmaz çelik gibi ısıya dayanıklı yoğun malzemelerden yapılmış büyük parçaları (yaklaşık %20-40'ı) erimeyecek. Bu parçaların düşeceği yer, Pasifik Okyanusu'nun en ücra köşesi olan Point Nemo (Erişilemezlik Kutbu). En yakın karaya yaklaşık 2.700 kilometre uzaklıkta olan bu bölge, insan yerleşiminden tamamen yalıtılmış olduğu için "Uzay Mezarlığı" olarak adlandırılıyor ve daha önce Rusya'nın Mir Uzay İstasyonu da dahil yüzlerce uzay aracına ev sahipliği yaptı. 4. Çevresel Tartışmalar ve Gelecek İstasyonun okyanusa batırılması insan hayatını korumak için en güvenli yöntem olsa da, çevre bilimciler arasında yeni bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Okyanus sağlığı uzmanları, tonlarca ağır metalin ve teknolojik atığın deniz ekosistemine uzun vadeli etkilerinden endişe duyuyor. Geleceğin Alçak Dünya Yörüngesi: ISS'in vedası uzay araştırmalarının bittiği anlamına gelmiyor; aksine bir model değişikliğine işaret ediyor. NASA, devlet eliyle işletilen devasa istasyonlar yerine, gelecekte özel şirketlerin (Axiom Space, Blue Origin vb.) inşa edeceği ticari uzay istasyonlarından hizmet kiralamayı planlıyor. Böylece bütçesini tamamen Ay ve Mars odaklı derin uzay görevlerine aktarabilecek. Kısacası, 2031 yılında tüm dünya ekranları başında, insanlığın gökyüzündeki en büyük laboratuvarının Pasifik Okyanusu'nun sularına gömülerek tarih oluşunu izleyecek.
  7. Yargıç, Adalet Bakanlığı'na Epstein ile ilgili daha fazla dosyadaki sansürleri kaldırması veya neden kaldıramadığını açıklaması talimatı verdi Bir yargıç Perşembe günü Adalet Bakanlığı'na; merhum cinsel suçlu Jeffrey Epstein hakkındaki bazı dosyaların sansürlenmemiş hallerini yayınlaması ya da bunu neden yapamayacağını açıklaması yönünde talimat verdi. Bu karar, Başsavcı Vekili Todd Blanche'ın belgeleri usulsüz bir şekilde sansürlemekle suçlandığı bir dava sonrasında alındı. ABD Bölge Yargıcı Emmet Sullivan, hükümete bu talimata uyması için 2 Temmuz Perşembe gününe kadar süre tanıdı. Söz konusu belgeler arasında; göndereni veya alıcısı karartılmış sekiz e-posta, potansiyel suç ortaklarının isimlerinin gizlendiği bir Epstein iddianame taslağı ve isimleri sansürlenmiş çeşitli suç ortaklarından bahseden 2019 tarihli bir e-posta yer alıyor. Sullivan ayrıca Adalet Bakanlığı'na, Başkan Trump hakkındaki doğrulanmamış iddiaları özetleyen çeşitli FBI belgelerinin dayanağı olan görüşme notlarını yayınlaması veya bunların neden yayınlanamayacağını açıklaması talimatını verdi. Hükümete ayrıca, yasalar gereği, Epstein hakkında yayınladığı dosyalarda yaptığı her bir sansür işlemini listeleyen bir kayıt dökümünü yayınlaması emredildi. Mahkeme kararı, federal bir yasa uyarınca kamuoyuna açıklanan bu dosyaların Adalet Bakanlığı tarafından ele alınış biçimine dair aylardır süren tartışmaların ardından geldi. Gözden düşmüş finansçı ve onun yargılama öncesi tutukluluk halindeyken 2019'da gerçekleşen ölümüyle ilgili federal soruşturmalardan elde edilen fotoğraflar, e-postalar ve kolluk kuvveti belgeleri de dahil olmak üzere milyonlarca kayıt Aralık ayından bu yana kamuoyuna sunuldu. Milletvekilleri ve Epstein'in mağdurları, kayıp veya yoğun şekilde sansürlenmiş kayıtlarla ilgili soru işaretlerini dile getirdi. Adalet Bakanlığı, Epstein hakkında topladığı 6 milyon sayfalık belgenin yalnızca yarısının yayınlanacağını ve yayınlanan dosyaların birçoğunun kısmen karartılmış olduğunu belirtti. Bakanlık, yayınlanmayan belgelerin ya mükerrer olduğunu, ya Epstein ile ilgisiz olduğunu ya da yasal ayrıcalık kapsamında korunduğunu ifade etti. Perşembe günkü karara konu olan e-postalardan biri —ki bu e-postada Epstein bir "işkence videosu"ndan bahsediyor—, Kaliforniyalı Demokrat Temsilci Ro Khanna ve Kentuckyli Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie'nin alıcının isminin neden karartıldığını sorgulamalarının ardından bu yılın başlarında dikkatleri üzerine çekmişti. Blanche daha sonra sosyal medyada, alıcının Dubai merkezli lojistik firması DP World'ün eski CEO'su Sultan Ahmed bin Sulayem olduğunu öne sürmüştü. CBS News daha önce görüş almak için Sulayem ile iletişime geçmişti. Bakanlık, yapılan sansürlerin (metin gizlemelerinin) kişisel bilgileri veya mağdurların kimliklerini korumak için gerekli olduğunu savunarak uygulamalarını savundu. Perşembe günü verilen mahkeme kararı, bağımsız gazeteci ve hukuk yorumcusu Katie Phang tarafından Nisan ayında açılan bir davaya dayanıyordu. Phang, söz konusu sansürlerin, Epstein dosyalarının açıklanmasını zorunlu kılan federal yasaya karşı "küstahça, şok edici ve süregelen bir ihlal" teşkil ettiğini savunuyordu. Phang, bir yargıçtan, sansürlenmemiş haldeki bazı dosyaların açıklanması yönünde emir vermesini talep etmişti. Adalet Bakanlığı bu ayın başlarında verdiği yanıtta, Phang'in belgelerin açıklanmasını sağlamak amacıyla dava açamayacağını; zira izlemesi gereken doğru yolun Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası (FOIA) kapsamında bir talepte bulunmak olduğunu öne sürdü. Phang'in avukatları ise Çarşamba günü, Epstein ile ilgili daha önceki FOIA taleplerinin reddedildiğine dikkat çektiler. Bunun üzerine yargıç, Adalet Bakanlığı'na Perşembe günü saat 13.00'e kadar yanıt vermesi talimatını verdi; Bakanlık bu süreye uymayınca da yargıç, Phang'in talep ettiği belgelerin açıklanmasına hükmetti. Sullivan, 48 sayfalık karar metninde, Phang'in açıklanmayan dosyalarla ilgili dava açma hakkına sahip olduğu ve davanın esası bakımından haklı çıkma ihtimalinin yüksek olduğu sonucuna vardı. Yargıç ayrıca, Blanche'ın konuya ilişkin esaslı bir yanıt vermeyerek "Bayan Phang'in haklılık argümanlarını kabul etmiş sayıldığını" yazdı ve FOIA sürecinin "yeterli bir hukuki çözüm sunmadığını" belirtti. Adalet Bakanlığı bu ayın başlarında Sullivan'dan, hükümete karara itiraz edip etmeme konusunda karar vermesi için zaman tanınması amacıyla, Phang lehine verilecek herhangi bir emri en az yedi günlüğüne askıya almasını talep etmişti. Sullivan, Perşembe günü bu talebi reddetti. Phang'in avukatı Brendan Ballou, CBS News'e şunları söyledi: "Hükümet, sırf çok güçlü ve çok zengin kişileri korumak uğruna kendi yasasını görmezden gelebileceğini ve bir yargıcın emrini hiçe sayabileceğini sandı. Bu strateji işe yaramadı; artık kamuoyu, Jeffrey Epstein ve ağıyla ilgili şeffaflığa nihayet kavuşacak." Bir Adalet Bakanlığı sözcüsü CBS News'e yaptığı açıklamada, kurumun karara itiraz etmeyi planladığını söyledi. Sözcü, "Vekil Başsavcı hiçbir şeyi kabul etmiş değildir. Yargıç Sullivan'ın çarpık yorumu, yanıltıcı manşetler oluşturmaya odaklanmış görünüyor," dedi. "Bu yargıç, Bakanlığın her zaman açıkladığı üzere ne yazık ki suç ortağı konumuna düşmüş olan mağdurların isimlerindeki sansürü kaldırarak Adalet Bakanlığı'nın yasayı ihlal etmesini öneriyor. Bakanlık, ilgili tüm belgeleri sunmuştur ve bu karara güvenle itiraz edecektir." Kaynak: CBS
  8. Pochettino’dan Arda Güler’e Övgü Yağmuru: "Durdurulamaz Bir Zeka" ABD Teknik Direktörü Mauricio Pochettino, Arda Güler’in sahada yarattığı büyük farkı hayranlıkla itiraf etti. Genç yıldıza karşı özel önlemler aldıklarını belirten tecrübeli teknik adam, çaresizliklerini şu sözlerle dile getirdi: Bir Dehanın Prangaları: Montella ve Egonun Gölgesindeki İlk İki Maç Pochettino’nun bu çarpıcı itirafı, akıllara turnuvanın ilk iki maçındaki büyük hatayı getiriyor. Tüm Avrupa'nın ayakta alkışladığı bu olağanüstü kaliteyi, ne yazık ki ilk iki karşılaşmada sahada göremedik. Reklam panolarında devleşen ama iş yeşil sahaya geldiğinde takım oyununu baltalayan yüksek egolar, Arda’nın parlamasına izin vermedi. En az o yüksek egolar kadar suçlu biri daha varsa, o da Arda Güler gibi bir dehayı dar bir alana hapsederek adeta prangaya vuran Teknik Direktör Vincenzo Montella’dır. Bugün dünya futbolunda Portekiz 41 yaşındaki Ronaldo’ya, Arjantin ise 39 yaşındaki Messi’ye oyun alanını tamamen açıp tüm takımı onların etrafına kurarken; biz elizdeki 20 yaşındaki dünya çapındaki cevhere "sıradan bir futbolcu" muamelesi yaptık, onu sistemin içinde yok etmeye çalıştık. Pochettino'nun hayran kaldığı bu büyük yeteneği kendi ellerimizle kısıtlamak, Türk futbolu adına gerçekten çok büyük bir yazık oldu.
  9. Ülkemizin ilk yerli Kalp Akciğer Makinesi ASELSAN LIFELINE HLM ile ilk başarılı kalp ameliyatı. ASELSAN LIFELINE HLM, ameliyat boyunca hastanın dolaşım ve oksijenasyon fonksiyonlarını güvenli ve kesintisiz şekilde üstlendi. Önümüzdeki dönemde farklı hastanelerde de yaygınlaşması hedeflenen LIFELINE HLM, ülkemizin milli sağlık teknolojilerine ciddi katkı sunacak.
  10. Kadın hayatına oynuyor ama hala kamerayla film çeker gibi kaydediyor. Kanada'da doğa yürüyüşü yapan bir kadın az kalsın bir boz ayının bir sonraki yemeği oluyordu; şu anda dolaşımda olan video, muhtemelen izleyebileceğiniz en gerilim dolu yaban hayatı karşılaşmalarından biri. Kadının yanında köpeği var, hemen yanı başında devasa bir boz ayı duruyor ve o, bir şekilde soğukkanlılığını koruyarak ikisinin de oradan sağ salim uzaklaşmasını sağlıyor. Bu hiç de küçümsenecek bir durum değil. Çoğu insan, doğa tam karşısında belirene ve vücudundaki her bir içgüdü "kaç" diye haykırana kadar atıp tutar; oysa kaçmak, yapılabilecek en kötü şeydir. Boz ayılar kovalamak üzere yaratılmış canlılardır; ağırlıkları 300 kilogramı (700 libre) aşabilir ve yeryüzündeki herhangi bir insandan çok daha hızlı hareket edebilirler. Bu tür anlardan sağ kurtulanlar, saf korkuyu mutlak bir disiplinle bastırabilenlerdir; bu kadın da tam olarak bunu yaptı. Eğer doğa yürüyüşü yapıyor, kamp kuruyor veya vahşi doğada vakit geçiriyorsanız, ayı spreyi bir seçenek değil, bir zorunluluktur; o sprey, bizzat sizin anlatacağınız bir hikâye ile başkalarının sizin hakkınızda anlatacağı bir hikâye arasındaki farkı belirler. Siz soğukkanlılığınızı koruyabilir miydiniz? Kendisini yürekten kutluyorum.
  11. Yeni bir sayfa açılıyor: @BJK_BasketbolEuroLeague'e katılıyor! Hoş geldin,
  12. VNL Erkeklerde Bugün Ukrayna: - Kanada: Çin: - Arjantin: İran: - Japonya: Belçika: - Almanya: Brezilya: - İtalya: Sırbistan: - Küba:
  13. Dünya Kupasında Bugünkü Maçlar Norveç: 1 - Fransa: 4 Senegal: 5 - Irak: 0 Yeşil Burun Adaları: - Suudi Arabistan: Uruguay: - İspanya: Yeni Zelanda: - Belçika: Mısır: - İran:
  14. ABD'DEN OTOMOTİV DÜNYASINDA DEPREM ETKİSİ: POLESTAR TAMAMEN YASAKLANDI! Amerikan Malı Olsa Bile Satılamayacak! Amerika Birleşik Devletleri, ulusal güvenlik gerekçelerini öne sürerek Çin bağlantılı otomotiv devlerine karşı tarihi bir hamle yaptı. Alınan radikal kararla birlikte, ünlü elektrikli araç markası Polestar’ın 2027 model yılından itibaren ABD'de yeni araç satması tamamen yasaklandı. İşin en çarpıcı kısmı ise; yasağın markanın Güney Carolina’daki Amerikan fabrikasında üretilen araçları bile kapsaması oldu. Yasaklama Gerekçesi Ne? "Bağlantılı Araç Kuralı" ABD Ticaret Bakanlığı, Çinli otomotiv devi Geely’nin çatısı altında bulunan Polestar’a satış izni vermedi. Gerekçe ise yürürlüğe giren yeni "Bağlantılı Araç Kuralı". Veri Casusluğu Endişesi: Washington, Çin veya Rus menşeli yazılım/donanım barındıran akıllı araçların, ABD vatandaşlarının verilerini Pekin’e aktarabileceğinden veya uzaktan siber müdahaleye maruz kalabileceğinden endişe ediyor. Takvim Nasıl İşleyecek? Yazılım kısıtlamaları 2027 model yılıyla hemen başlarken, donanım yasakları 2030 yılında devreye girecek. Diğer Markalar da Topun Ağzında! Polestar bu süreçte vize alamayan ilk kurban olurken, Geely’nin diğer markası Volvo Mayıs ayında bir şekilde muafiyet koparmayı başardı. Ancak Çin'de üretim yaptırıp ABD'ye ithal eden Lincoln (Nautilus) ve Buick (Envision) gibi Amerikan markaları da yakında benzer engellerle karşı karşıya kalacak. "Amerikan Malı" Polestar 3’e Büyük Darbe Kararın en ironik ve sarsıcı yanı Güney Carolina'daki fabrikada yaşanıyor. Polestar’ın bizzat Amerika'da ürettiği ve Avrupa’ya da ihraç ettiği Polestar 3 modeli de bu yasaktan nasibini aldı. Amerika'da üretilmesine rağmen içinde Çin esintileri taşıdığı için 2027 itibarıyla ABD'de satılamayacak. Fabrikanın ve buradaki operasyonun geleceği ise tam bir muamma. Polestar Havlu mu Atıyor? "Zaten Planımız Avrupa'ydı" Peki Polestar bu duruma ne diyor? İlginç bir şekilde şirket karara sert bir tepki göstermedi. Çünkü rakamlar, ABD'nin Polestar için zaten hiçbir zaman bir "can damarı" olmadığını gösteriyor: Satışların %94'ü ABD Dışında: 2026'nın ilk çeyreğinde Polestar'ın küresel satışlarının sadece yüzde 6'sı ABD'de yapıldı. Yani marka zaten tamamen Avrupa odaklıydı. Yeni Rota ve Polestar 7: Şirket CEO'su Michael Lohscheller, otomotiv dünyasının artık bölgesel kurallarla yönetildiğini belirterek, geleceğe yönelik stratejilerini şu sözlerle özetledi: Kaynak: G
  15. Bilgi Notu: Ölümcül depremin ardından Venezuela'ya uluslararası yardım ulaşıyor Başkent Caracas ve çevresindeki bölgeleri sarsan ve binlerce kişinin kaybolmasına yol açan iki şiddetli depremin ardından Venezuela'ya kurtarma ekipleri, nakit para ve diğer acil durum yardımları ulaşıyor. İşte dış yardımlara dair ayrıntılar: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BM insani yardım birimi, toplam 1.000 personelden oluşan 25 uluslararası ekibin harekete geçirildiğini açıkladı. Yardım çalışmaları sorumlusu Tom Fletcher, "Önümüzdeki günler, hükümet öncülüğündeki müdahale çalışmalarını desteklemek ve topluluklara yardım etmek için büyük bir kolektif çaba gerektirecek," dedi. ABD ABD Dışişleri Bakanlığı, 150 milyon dolarlık yardımın harekete geçirildiğini duyurdu. Bu miktar; BM Dünya Gıda Programı ve kâr amacı gütmeyen International Medical Corps (Uluslararası Tıbbi Birlik) gibi ortaklara sağlanan 50 milyon dolarlık yeni fonu ve BM ortak fonuna yapılan 100 milyon dolarlık katkıyı içeriyor. Dışişleri Bakanlığı ayrıca Washington'ın, iki kentsel arama-kurtarma biriminden oluşan bir afet müdahale ekibi gönderdiğini; bunun yanı sıra personel ve hayati önem taşıyan malzemelerin etkilenen bölgelere ulaştırılması için hava nakliyesi, lojistik ve koordinasyon desteği sağladığını belirtti. ABD ordusu, malzeme ve personel nakliyesine yardımcı olmanın yanı sıra diğer yardım operasyonlarına da destek veriyor. EL SALVADOR El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele'nin taahhüt ettiği 300 kurtarma görevlisi ve sağlık personeli ile 50 tonluk tıbbi malzemenin bir parçası olarak, 150'den fazla kurtarma görevlisi ve çeşitli malzemeler Cuma günü erken saatlerde Venezuela'ya ulaştı. MEKSİKA Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, Meksikalı askerlerin ve arama-kurtarma köpeklerinin gelişine dair görüntüleri paylaştı. Meksika ilk aşamada 250 askeri kurtarma personeli, beş arama-kurtarma köpeği, dört uçak, bir insansız hava aracı (İHA), kurtarma ekipmanları ve tıbbi malzemeler gönderiyor. KIZILHAÇ İlk 17 tonluk insani yardım malzemesi, Cuma günü Uluslararası Kızılhaç Federasyonu'nun (IFRC) Panama'daki bölgesel insani yardım merkezinden Venezuela'ya doğru yola çıkıyor. IFRC Amerika Bölge Direktörü Loyce Pace, "Sevkiyat; mutfak setleri, hijyen kitleri, cibinlikler ve diğer temel ihtiyaç malzemelerini içeriyor," dedi. HİNDİSTAN Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, bir sahra hastanesi ile 35 tonun üzerinde yardım malzemesi, ilaç ve tıbbi ekipman taşıyan iki hava kuvvetleri uçağının Venezuela'ya doğru havalandığını açıkladı. ALMANYA 48 kişilik bir Alman federal afet yardım ekibi, kurtarma ve müdahale çalışmalarına destek olmak üzere Cuma günü Venezuela'ya hareket ediyor. PAPA Vatikan medyasına göre Papa, Vatikan'ın yardım fonundan depremzedelere destek amacıyla Venezuela'ya 100.000 Avro (114.000 Dolar) gönderdi. WORLD CENTRAL KITCHEN İnsani amaçlı yemek hizmeti sunan World Central Kitchen'ın kurucusu Şef Jose Andres, ekibinin Caracas'ta yemek dağıtımına başladığını duyurdu. Andres ayrıca, "Longer Tables Fund" (Daha Uzun Sofralar Fonu) aracılığıyla Venezuela'ya yardım etmek üzere derhal 1 milyon Dolar katkıda bulunacaklarını belirtti. KOLOMBİYA Kolombiya Ulusal Afet Riski Yönetimi Birimi; Venezuela'ya 60 kişiden fazla personelin yer aldığı bir kentsel arama-kurtarma ekibi, dört köpekli ekip ve 12 tonluk ekipman sevk ettiğini açıkladı. Belediye başkanı, Cali şehrinden dokuz itfaiyecinin de arama-kurtarma çalışmalarına destek olmak üzere yola çıkacağını ifade etti. EKVADOR Ekvador; 46 kentsel arama-kurtarma uzmanı, iki arama köpeği ve altı tonluk ekipmandan oluşan bir kurtarma ekibini Perşembe günü Venezuela'ya göndermeyi planlıyor. PANAMA Panama, Venezuela'ya bir kurtarma ekibi göndereceğini ve insani yardım organizasyonu yürüttüğünü duyurdu. FRANSA Fransa; çöken binaların altında kalanları tespit edip çıkarmaya yardımcı olmak amacıyla, sağlık ekipleri, mühendisler ve köpeklerin de yer aldığı bir kentsel arama-kurtarma birimini Venezuela'ya sevk ettiğini açıkladı. İSPANYA İspanya Savunma Bakanlığı, askeri bir uçağın arama-kurtarma biriminden 57 askeri ve Madrid bölgesinden 40 itfaiyeciyi Venezuela'ya taşıyacağını bildirdi. İspanya'nın kalkınma ajansı da Venezuela'da bir sahra hastanesi kurmayı planlıyor. İTALYA İtalya Sivil Koruma Ajansı Venezuela'ya bir öncü ekip gönderdiğini belirtirken, İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de itfaiyecilerin, Savunma Bakanlığı'nın ve Hava Kuvvetleri'nin yardım sağlamak üzere harekete geçtiğini ifade etti. Kaynak: R
  16. İran, ABD ile yapılan anlaşmaya meydan okurcasına Hürmüz Boğazı'ndaki bir gemiyi vurdu. Bir ABD yetkilisinin CBS News'e doğruladığı bilgiye göre, İran Devrim Muhafızları Perşembe günü Hürmüz Boğazı'nda Singapur bayraklı ticari bir gemiye insansız hava aracıyla (İHA) saldırı düzenledi; bu hamle, Başkan Trump'ın kritik denizcilik koridorunu yeniden açma çabalarına bir meydan okuma niteliği taşıyor. Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları Merkezi'nden yapılan duyuruya göre, Umman'ın Dahit kıyısı açıklarında sancak tarafından vurulan geminin köprüüstü hasar gördü. Duyuruda herhangi bir can kaybı veya çevresel etki bildirilmediği belirtilirken, saldırının kaynağına dair bir ayrıntı verilmedi. Saldırının ardından Birleşmiş Milletler'e bağlı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Perşembe günkü saldırıyı gerekçe göstererek, Basra Körfezi'nde mahsur kalan çok sayıda geminin tahliye edilmesine yönelik henüz birkaç günlük olan planı geçici olarak durdurdu. IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, bu duraklatma kararının "gerekli güvenlik güvencelerinin hala geçerli olduğunun yeniden teyit edilmesi amacıyla" alındığını ifade etti. Uluslararası kuruluş, geminin vurulmadan önce Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğini ve "IMO'nun tahliye çerçevesi kapsamında seyretmediğini" belirtti. Dominguez yaptığı açıklamada, "Denizcilerin güvenliğinin her zaman en büyük öncelik olduğunu vurguladım," dedi ve ekledi: "Bu nedenle, koordineli bir yaklaşım ve seyir güvenliği sağlamak amacıyla, durum netleşene kadar tahliye planı askıya alınacaktır." ABD ve İran geçen hafta, normalde dünya petrolünün beşte birinin taşındığı ancak savaş nedeniyle aylarca gemi trafiğine büyük ölçüde kapalı kalan kritik bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'nda denizcilik faaliyetlerinin yeniden başlamasına dair umutları artıran bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Anlaşma uyarınca İran'ın, 60 gün boyunca "elinden gelen en iyi çabayı göstererek" ücretsiz ve güvenli geçişi sağlaması bekleniyor. Analiz firması Kpler'in verilerine göre, o tarihten bu yana gemi trafiğinde önemli bir artış yaşandı; bir hafta önce sadece altı gemi boğazdan geçerken, Salı günü bu sayı 70'e yükseldi. Firma, bu artışın bir kısmının "anlaşma sonrası gecikmiş trafiğin serbest kalmasından" kaynaklanabileceğine dikkat çekti. Denizcilik faaliyetlerinin yeniden canlanmasıyla birlikte küresel petrol fiyatlarında sert düşüşler görüldü. IMO ayrıca Salı günü, yüzlerce gemiye dağılmış durumdaki binlerce denizcinin bölgeden ayrılmasına yardımcı olmak amacıyla "büyük ölçekli" bir tahliye girişimi başlattığını duyurdu. Açıklamada iki rotanın mevcut olduğu belirtildi: Biri Hürmüz Boğazı'nın kuzey kesimindeki İran sularından, diğeri ise güneydeki Umman sularından geçen rotalar. Ancak Hürmüz Boğazı konusundaki anlaşmazlıklar devam ediyor. ABD'nin tercih ettiği rota Umman kıyı şeridine yakın seyretmeyi gerektirirken, İran gemilerin boğazdan geçmeden önce kendisinden izin almasında ve kendi kıyılarına daha yakın bir rotayı kullanmasında ısrar ediyor. İran'ın Basra Körfezi Otoritesi (PGSA) Perşembe günü yaptığı açıklamada, "PGSA tarafından belirlenen çerçevenin dışındaki rotalardan yapılacak herhangi bir geçiş, güvenli geçiş garantileri kapsamına girmeyecek; ayrıca sigorta güvencesi veya ilgili sorumluluk haklarından yararlanamayacaktır," ifadelerini kullandı. İran ayrıca, mutabakat zaptındaki 60 günlük sürenin dolmasının ardından boğazdan geçen gemilerden geçiş ücreti talep etme ihtimalini de göz ardı etmedi. Trump yönetimi ve bölgedeki ABD müttefikleri bu fikri kabul edilemez ve uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirdi. Umman ise boğazı İran ile ortaklaşa yönetmeyi planladığını ancak geçiş ücreti talep etmeyi düşünmediğini açıkladı. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Perşembe günü erken saatlerde gazetecilere verdiği demeçte, Trump yönetiminin boğazın açık kalmasını beklediğini ve İran'ı "maksimalist söylemleri"ne göre değil, eylemlerine göre değerlendirmeyi planladığını söyledi. Bahreyn ziyareti sırasında konuşan Rubio, "Gemiler olması gerektiği gibi hareket ediyorsa, değerlendirmemizi ve tepkimizi buna göre şekillendiririz," dedi. "Öte yandan, eğer bu söylem gemilerin tehdit edilmesi ve hareket edemez hale gelmesi gibi fiili durumlarla desteklenirse, bu anlaşmanın ihlali anlamına gelir ve buna karşı çıkarız." Kaynak: CBS News
  17. Enner Valencia: Tüm Fenerbahçe taraftarlarına çokça selam gönderiyorum. Fenerbahçe'yi çok özlüyorum. Umarım her zaman işleri çok iyi gider.
  18. Beşiktaş Euroleague'e katıldı! Fenerbahçe, Beşiktaş'ın Euroleague'de olması yönünde oy kullandı!” Yağız Sabuncuoğlu
  19. ABD Erkek Milli Futbol Takımı, önümüzdeki Çarşamba günü Santa Clara'da Son 32 turunda Bosna-Hersek ile karşılaşacak.
  20. Yapımcı Barbaros Tapan, “Onların Brad Pitt’i varsa bizim Ali Koç’umuz var” diyerek paylaştı.
  21. Son dakika bir değişiklik olmazsa, EuroLeague hissedarlarının şunları resmen onaylaması bekleniyor: - Gelecek sezon için 20 takımlı format - Monaco'nun ayrılışı ve bir Türk kulübünün daha lige dahil edilmesi - Konferans sistemine geçişi de içeren genişleme planı FENERBAHÇE BEKO BEŞİKTAŞ ANADOLU EFES Real Madrid Panathinaikos Olympiakos Barcelona Kızılyıldız Partizan Dubai Baskonia ASVEL Valencia Zalgiris Virtus Bologna Milano Paris Bayern Münih Hapoel Tel Aviv Maccabi Tel Aviv
  22. Trump, bir maket bıçağının Lincoln Anıtı'ndaki havuzu kestiğini iddia ediyor. Önce 250 fit, sonra 290, ardından 300 ve sonrasında 350 fit. Bunu altı zorbanın yaptığını söylüyor; bu da yine o an kafasından uydurduğu bir sayı. Olayı anında görüntülemiş olması gereken, 7/24 kayıt yapan bir kamera var. İşin tuhaf yanı, o görüntülerin hiç ortaya çıkmaması. Ne fotoğraf var ne de video. Tek söylenen: "Mahkemede göreceksiniz." Eğer hâlâ buna inanıyorsanız, saf değilsiniz demektir; siz de en az onun kadar palavracısınız.
  23. 90+8’… 3-2… MAÇ BİTTİ 🇹🇷 Türkiye’nin galibiyet golü, her açıdan Karambol. Engellenen şut. O hamle. Tam bir futbol çılgınlığı. ABD taraftarları hiç iyi durumda değil. Sizin favori açınız hangisi?

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.