Bütün Eylemler
Geçen saat
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
80'lerin Fenerbahçe Medicana'sı
Bugün
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Baldırı Çıplak'tan Bacılığa: Bacılıktan Sultanlığa: Türk Kadın Voleybolu Tarihi Sahaya Smaç Vurdular | 'Atatürk'ün Kızları' unvanı nasıl ortaya çıktı? | Türk Kadınları...
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
TÜRKİYE 3-2 İTALYA | UNUTULMAZ BİR FİNAL! #AvrupaŞampiyonası
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
yazdiklarinin hicbir paragrafi bosuna degil,16 yasinda ailesine bakmaya baslayan ve kazandigi ilk parayla babasini ameliyat ettiren cok cabuk buyumek zorunda kalan bir kiz cocugu..
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Duygular. Gözyaşları. Kupa.
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Avrupa Şampiyonu olan Filenin Sultanları, Ankara’da coşkuyla karşılandı.
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Dünya'nın en iyi kutlaması falandı nerde kaldı hadi ya bünye ikincisini istiyor
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Toplantıdan kesitler
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Avrupa Şampiyonu Filenin Sultanları, Kutlama Yemeğinde Bir Araya Geldi 2026 CEV Trendyol Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası’nda şampiyonluğa ulaşan A Milli Kadın Voleybol Takımımız, Vakko Hotel Sumahan Bosphorus'ta düzenlenen kutlama yemeğinde bir araya geldi. Gerçekleştirilen yemeğe; Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, TVF Yönetim Kurulu Üyeleri Abdurrahim Yıldız, Bahar Mert, Zeynep Aydınlar Eröğüt, TVF Genel Sekreteri Nihal İşçi, TVF Denetim Kurulu Üyesi Umut Bağlı ile A Milli Kadın Voleybol Takımı sporcuları, teknik ve idari ekip katıldı. Düzenlenen yemekte, Vakko Holding CEO'su Jaklin Güner'e forma takdim edildi. Avrupa Şampiyonası’nda üst üste ikinci kez şampiyonluğa ulaşarak büyük bir başarıya imza atan Filenin Sultanları, kutlama yemeğinde şampiyonluğun sevincini birlikte yaşadı. TVF Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, A Milli Kadın Voleybol Takımı sporcularını, teknik ve idari ekibi elde edilen Avrupa şampiyonluğundan dolayı bir kez daha tebrik etti. Organizasyon, hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türk Voleybolunun Başarılı Temsilcilerini Kabul Etti Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, Türkiye Voleybol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Bahar Mert, Türkiye Voleybol Federasyonu Genel Sekreteri Nihal İşçi ile Türk voleybolunun farklı kategorilerde önemli başarılara imza atan 2026 Avrupa Şampiyonu Filenin Sultanları, 2026 Akdeniz Oyunları Şampiyonu Kadın Milli Voleybol Takımı, 2003 Avrupa ikincisi A Milli Kadın Voleybol Takımı, Avrupa ikincisi U18 Kız Milli Takımı, Dünya ikincisi U17 Kız Milli Takımı ve Dünya Şampiyonu TVF Spor Lisesi Erkek Voleybol Takımını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Kabulde ayrıca Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Gençlik ve Spor Bakanı Yardımcısı Hamza Yerlikaya, Eski Dışişleri Bakanı ve Ak Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, Ak Parti Konya Milletvekili Ünal Karaman, Eski Gençlik ve Spor Bakanı Ak Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu ve Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç da bulundu. Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ konuşmasında, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk sporuna ve sporcusuna verdiği değerin önemine vurgu yaparak, Türk voleyboluna her zaman gösterdiği kıymetli desteklerden dolayı teşekkürlerini sundu. Üstündağ, 2026 CEV Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası’nın Türkiye’de düzenlenmesinde de verdikleri büyük destek için Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a ayrıca teşekkür ederek, Türkiye’nin uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapma konusundaki güçlü organizasyon kabiliyetine dikkat çekti. 2025 yılında elde edilen Dünya ikinciliğinin ardından Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a Türk voleyboluna yeni başarılar kazandırma sözü verdiklerini hatırlatan Üstündağ, 2026 yılında elde edilen başarılarla bu sözü yerine getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Üstündağ ayrıca, Türk voleybolunun başarılarla dolu farklı kuşaklarını temsil eden isimlerin aynı çatı altında Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından kabul edilmesinin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek, bu kıymetli buluşma için teşekkürlerini sundu. TVF Spor Lisesi’nin Türk voleybolunda sürdürülebilir başarı açısından önemli bir proje olduğuna vurgu yapan Üstündağ, Türkiye’de örneği bulunmayan bu projenin ve elde edilen dünya şampiyonluğunun Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından takdir edilmesinin kendileri için büyük bir mutluluk olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ise konuşmasında "A Milliler olarak ilk maçtan final müsabakasına kadar kararlılığınızdan taviz vermeyerek, tam bir takım ruhu içinde şampiyonluğa ulaştınız. Bizim, şartlar ne olursa olsun asla pes etmeyen bir milli karaktere sahip olduğumuzu, kupayı ikinci kez kaldırarak yeniden gösterdiniz. Tribünleri coşkuyla dolduran taraftarlarımız da muhteşem bir atmosfer oluşturarak sizlere çok güçlü bir destek verdi. Keza ekranları başında sizleri takip eden milyonlarca vatandaşımız Filenin Sultanları için tek yürek oldu. Sizlerle beraber malzemeci arkadaşlarımızdan sağlık ekibimize, teknik heyetimizden yöneticilerimize, bu zaferde emeği bulunan herkese takdir ve tebriklerimi iletiyorum. Şimdi önümüzde katılmayı garantilediğimiz 2028 Los Angeles Olimpiyat Oyunları var, orada da şampiyonluğa ulaşacağımızdan hiçbir şüphemiz yok. İnanıyoruz, kendimize güveniyoruz, Allah'ın izniyle başaracağız. Voleybolumuzun bugünlere gelmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanımız kabul boyunca sporcularla yakından ilgilenerek kendileriyle tek tek sohbet etti. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, önümüzdeki dönemde uluslararası voleybol organizasyonlarına Türkiye’nin ev sahipliği yapması konusunda da tam destek vereceğini ifade etti. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türk voleybolunun farklı kuşaklarını temsil eden sporcu ve takımların hep birlikte kabulde yer almasından memnuniyet duyduğunu ifade etti. TVF Başkanı Mehmet Akif Üstündağ’ın ardından, kabulde yer alan takımların başantrenörleri ve kaptanları da konuşma gerçekleştirdi. Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ayrıca takımlarımız tarafından, sporcularımızın imzalarını taşıyan milli takım formaları ve 2026 FIVB Milletler Ligi ile 2026 CEV Trendyol Avrupa Şampiyonası şampiyonluk topları hediye edildi. Kabul, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
-
En Son Spor Haberleri
- SALONLARI CEHENNEME ÇEVİRECEK FORMÜL: İZMİR MARŞI NASIL BİR PSİKOLOJİK SİLAHA DÖNÜŞÜR?
SALONLARI CEHENNEME ÇEVİRECEK FORMÜL: İZMİR MARŞI NASIL BİR PSİKOLOJİK SİLAHA DÖNÜŞÜR? Türk spor kültürünün en baskın, en tutkulu ve rakipleri psikolojik olarak en çok yıpratan unsurlarından biri şüphesiz tribün baskısıdır. Özellikle basketbol ve voleybol gibi kapalı salon sporlarında, desibel seviyelerinin doğrudan parkeye yansıdığı, hakem kararlarını ve rakip oyuncuların konsantrasyonunu anında etkileyen dar alanlarda tribün dinamiği adeta "sahadaki 7. ya da 6. oyuncu" rolünü üstlenir. Ancak bu muazzam potansiyelin ortasında, Türk taraftarların elinde tuttuğu devasa bir psikolojik koz, yıllardır son derece verimsiz, ritimsiz ve etkisiz bir şekilde harcanmaktadır: İzmir Marşı. Eğer hala ne anlattığımla bir ilişki kuramıyorsanız bu video ya bir göz atın diyorum (Özellikle konsere katılanların sıçrama ve el kol hareketlerine dikkat edin): Bugün salonlara gidildiğinde İzmir Marşı’nın söylenme şekli maalesef gerçek işlevinden son derece uzaktır. Tribünler marşı genellikle maça uyumsuz zamanlamalarla, dağınık bir ritimle, detone şekilde ve sadece "sözleri söylemiş olmak için" mırıldanarak icra etmektedir. Oysa marşın ritmik yapısı, enerjisi ve harmonik melodisi, doğru bir tribün koreografisiyle birleştirildiğinde rakip takım üzerinde adeta bir kabus etkisi yaratabilecek potansiyele sahiptir. Ancak son CEV Kadınlar Voleybol Avrupa Şampiyonası gibi dev organizasyonlarda net bir şekilde gördük ki; salon içi ses sistemleri ve tribün dinamikleri tamamen yanlış yönlendirilmektedir. Müzik yayınları taraftarı aktif bir baskı unsuruna dönüştürmek yerine, izleyiciyi yalnızca pop şarkılarıyla "eğlendirmeyi" hedefleyen pasif bir festival havasında sunulmaktadır. Oysa spor salonları birer konser alanı veya tiyatro değildir; doğru kurgulandığında maç kazandıran stratejik kalelerdir. Bu noktada Türk taraftarların elinde tuttuğu devasa bir psikolojik koz, yıllardır son derece verimsiz, ritimsiz ve işlevsiz bir şekilde harcanmaktadır: İzmir Marşı. Neden Kapalı Salonlar? Açık hava stadyumlarına kıyasla kapalı salonlar (basketbol ve voleybol), sesin yankılanma katsayısının yükseldiği, akustiğin izleyicinin lehine işlediği yapılardır. Rakip takım bench’inin ve oyuncularının çizgiden sadece birkaç metre uzakta olduğu bu atmosferde, tribünlerin senkronize bir hareket yapması sadece kulakları değil, zemin üzerinden oyuncuların bacaklarına kadar ulaşan fiziksel bir titreşimi tetikler. İzmir Marşı’nın ana melodisi; dinamik, kararlı ve yükselen bir ritme sahiptir. Bu melodi, rakibi zihinsel olarak baskı altına alırken ev sahibi takımı ve taraftarı tam anlamıyla bir "ritim tutulması" durumuna sokacak mükemmel bir temposallık sunar. Uygulama Modeli: İki Ayak Üstünde Kenetlenme ve Kolektif Melodi İzmir Marşı’nın tribünlerde devasa bir psikolojik silaha dönüşmesi için karmaşık organizasyonlara veya enstrümanlara gerek yoktur. İhtiyaç duyulan tek şey, tam bir disiplin ve doğru bir fiziksel eylemdir. Tam Kenetlenme ve Toplu Fiziksel Hareket: Salonda marşın melodisi çalmaya başladığı veya tribün lideri (amigo) işareti verdiği anda, salonun tüm tribünleri (sadece fanatik gruplar değil, tüm yan ve arkadaki koltuklar) yanındakiyle kenetlenmelidir. İki Ayak Üstünde Ritmik Sıçrama: Sözleri hızlıca tüketmek yerine, marşın temposuna tam uyum sağlayarak iki ayak üzerinde aynı anda, tek bir vücut gibi sıçrama hareketi başlatılmalıdır. Binlerce insanın aynı salonda, aynı anda iki ayağıyla zemine basıp sıçraması, parkeye kadar ulaşan düşük frekanslı bir titreşim ve görsel bir tsunami etkisi yaratır. Rakip oyuncunun serbest atış kullanırken ya da servis atarken karşısında gördüğü bu homojen ve devasa hareket, odaklanmayı tamamen dağıtır. Sözlerden Ziyade "Kolektif Melodi" (Mırıldanma/Vokal): Marşın sözlerini kelime kelime hızlıca söylemeye çalışmak ritmin kaçmasına ve sesin dağılmasına neden olur. Bunun yerine, enstrümantal melodiye uyarak, tüm salonun tek bir ağızdan güçlü bir vokal tonlamasıyla ("Lalalala..." veya güçlü mırıldanma tonları ile) melodiyi seslendirmesi gerekir. Sözlerin yarattığı anlamdan ziyade, sesin yarattığı saf akustik dalga rakip üzerinde ezici bir duyusal baskı oluşturur. Sonuç: Bir Tribün Devrimi İzmir Marşı’nı tribünlerde alelade bir arka plan müziği veya mola dolgusu olarak kullanmaktan vazgeçmek zorundayız. Bu eser, doğru tempoda sıçrayan, kenetlenmiş ve melodiyi tek bir devasa organ gibi haykıran salonlarda kullanıldığında, rakip takımların mola almak zorunda kalacağı, oyun disiplininden tamamen kopacağı bir "psikolojik duvar" haline gelebilir. Türk tribünlerinin ihtiyacı olan şey daha fazla bağırmak değil; var olan en güçlü melodileri doğru bir fiziksel senkronizasyonla sahaya yansıtmaktır. İzmir Marşı salonlarda olması gerektiği gibi "icra edildiğinde", rakip için o salondan galibiyetle çıkmak neredeyse imkansız hale gelecektir. Kaynak: Me- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Karar seti - Unutma- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
İkinci setin sonunda yaptığımız o geri dönüş- Avrupa Liglerinden Her Şey
SON DAKİKA Liverpool, Turkish Airlines ile 300 milyon sterlinden fazla değere sahip beş yıllık forma sponsorluğu anlaşmasına vardı. 2027/28 sezonunun başlangıcından itibaren Turkish Airlines, Standard Chartered’ın yerini alacak. Anlaşmanın yıllık değeri 60 milyon sterlinin üzerinde olacak. Birçok kaynak, bu alaşmanın Premier League tarihindeki en yüksek değerli forma sponsorluğu anlaşması olduğuna inanıyor.- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Zehra Güneş “Merhaba, ben Zehra ... Çocukken fiziksel farklılıklarım en büyük kaygımdı; büyüdükçe, en büyük gücün farklılıklarımız olduğunu öğrendim. Bunu öğrenmek için hızla büyümek zorundaydım, o sırada çocuk olduğumu fark edemedim. Herkes senden güçlü olmanı beklerken, sen yorulabileceğini zamanla öğrendin. Bazen şüpheye düştüğünde, sana senden çok inanan bir kişinin dahi olması yeter. Sonra sonra senin hakkında ne düşünüldüğünü değil, senin kendin hakkında ne düşündüğünü önemsemeyi öğrendin. Kaybettiğim günler oldu; ama hiçbir kayıp seni başladığın yere geri götürmedi. Sonra anladım; mesele hiç düşmemek değil, her düştüğünde yeniden kendin olabilmekmiş. İçimdeki küçük kız için, hiç tanımadığım binlerce kız çocuğu ve genç arkadaşlarım için, tüm farklılıklarımızdan güç alarak bu kupayı kaldırıyorum. Hepimiz iyi ki varız.”- Aşk, Mutluluk ve Sevgi Hakkında En Son Haberler
Meksika'nın Puebla kentinde, işlek bir yola çıkan çocuğu kurtarmak için trafiğin arasına atladığı güvenlik kamerası görüntülerine yansıyan bir mağaza çalışanı "kahraman" ilan edildi.- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Ted Lieu “Kazandığımızda” mı??? Trump, İran’ın “başarısız bir devlet” ve “bitik” olduğunu söylememiş miydi? Trump, İran ordusunun “tamamen yok edildiğini” ve “tam bir yenilgiye uğratıldığını” söylememiş miydi? Öyleyse neden İran’la olan savaşı henüz kazanmadık? Çünkü Trump kuyruklu yalanlar söylüyor. Kasım yaklaşıyor.- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Şampiyonlar Ankara'da- En Son Beslenme Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Mutfak, tam otomasyona geçecek bir sonraki oda olabilir. Bu fütüristik konsept; malzemeleri depolayabilen, porsiyonları ölçebilen, yiyecekleri hazırlayabilen ve asgari düzeyde insan müdahalesiyle eksiksiz bir yemek pişirebilen robotik bir mutfağı hayal ediyor. Tarifi seçin. Gerisini makine halleder. Robotik teknolojiler ve yapay zeka evlerimize girmeye devam ederse, yemek pişirme süreci zamanla mutfak aletlerini kullanmaktan ziyade, sadece ne yemek istediğinize karar verme eylemine dönüşebilir. Akşam yemeğinizi hazırlaması için otonom bir mutfağa güvenir miydiniz?- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Bu yavaş çekim çok güzel olmuş- En Son Erkekler Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Filenin Efeleri ilmek ilmek işlediği başarılarına bir yenisini daha eklemek için Avrupa sahnesinde yerini alacak! CEV Enel 2026 Erkekler Avrupa Voleybol Şampiyonası kadromuz! Mevki Oyuncular Pasörler Hilmi Şahin Murat Yenipazar Pasör Çaprazları Adis Lagumdcija Kaan Gürbüz Smaçörler Cafer Kirkit Efe Bayram Gökçen Yüksel Mirza Lagumdcija Orta Oyuncular Ahmet Samet Baltacı Ahmet Tümer Marko Matic Yunus Emre Tayaz Liberolar Abdulsamet Yalçın Berkay Bayraktar- En İyi Mutfak İpuçları
- MUTFAĞINIZDAKİ SESSİZ BOMBAYA DİKKAT! MİKRODALGADA SU ISITANLAR BÜYÜK TEHLİKEDE!
MUTFAĞINIZDAKİ SESSİZ BOMBAYA DİKKAT! MİKRODALGADA SU ISITANLAR BÜYÜK TEHLİKEDE! Haberimiz olmadan her gün yaptığımız bu basit işlem, aniden patlayan 100°C'lik bir su bombasına dönüşebilir. Science and Safety araştırmaları açıklıyor: Suyu hiç kabarcık çıkarmadan ısıtmanın gizli ve ölümcül riskleri! 1. Görünmez Tehlike: Her Gün Yaptığımız Büyük Hata Mikrodalga fırın kullanırken temel kuralları bildiğimizi sanırız: Metal çatal, kaşık veya kapları içine sokmamak, Plastik ya da strafor kaplarda yiyecek ısıtmamak, Alüminyum folyo kullanmamak... Ancak birçoğumuzun farkında olmadan yaptığı, çay veya kahve için su ısıtırken her gün tekrarladığı çok hayati bir hata var: Suyu mikrodalga fırında kaynatmaya çalışmak. Görünüşte son derece masum ve pratik duran bu işlem, mutfağınızda aniden patlayabilecek 100°C'lik bir su bombası yaratıyor olabilir. 2. "Aşırı Isınma" (Superheating) Nedir ve Nasıl Gerçekleşir? Mikrodalgada su ısıtmanın en büyük tehlikesi, bilimin "Aşırı Isınma" (Superheating) adını verdiği fiziksel olaydır. Normal şartlarda su, doğal kaynama noktası olan 100°C'ye (212°F) ulaştığında fokurdamaya ve buhar kabarcıkları çıkarmaya başlar. Ancak mikrodalgada ısıtılan su, hiçbir kaynama veya fokurdama belirtisi göstermeden 100°C sınırını aşabilir. Virginia Tech bilim insanlarının belirttiği gibi, kaynama noktasının ötesinde su moleküllerinin en kararlı hali sıvı değil, gazdır. Mikrodalga fırınlar, molekülleri her yönden eşit şekilde titreştiren elektromanyetik dalgalar yayar. Bu durum, suyun tamamen homojen biçimde ısınmasına ama kabarcık oluşturacak bir alan bulamamasına yol açar. Patlama Anı Nasıl Tetiklenir? Sıvı halde hapsolmuş bu muazzam enerji, en küçük bir fiziki temas veya sarsıntı bekler: Kupayı mikrodalgadan çıkarmak için elinizi uzattığınızda oluşan hafif bir sarsıntı, Sıcak suyun içine hazır kahve, poşet çay veya şeker atılması, Suyun içine bir kaşık veya çatal sokulması... Bu temas gerçekleştiği an, hapsolmuş buhar milisaniyeler içinde şiddetli bir patlamayla dışarı fışkırır. Yüzde, ellerde ve boyun bölgesinde ağır 3. derece yanıklara yol açan bu durum, her yıl binlerce ev kazasına sebep olmaktadır. 3. Ocak Kaynatması ile Mikrodalga Arasındaki Kritik Fark Özellik Geleneksel Ocak Kaynatması Mikrodalga Isıtması Isı Kaynağı Isı tabandan uygulanır. Isı elektromanyetik dalgalarla her moleküle eşit yayılır. Kabarcık Oluşumu Tencere/çaydanlık tabanındaki pürüzler kabarcık merkezidir. Pürüzsüz kupa yüzeyinde kabarcık oluşacak nokta bulunamaz. Güvenlik Mekanizması Buhar yükselerek enerjiyi güvenle dışarı atar, fokurdama olur. Buhar dışarı kaçamaz, enerji kabın içinde hapsolur. Sıcaklık Kontrolü Sıcaklık 100°C'de sabit kalır. Sıcaklık 100°C'nin üzerine çıkabilir (Aşırı ısınma). 4. Mikrodalgada Güvenli Su Isıtmanın 4 Hayati Suralı Mikrodalga yerine elektrikli su ısıtıcısı (kettle) veya ocak kullanmak her zaman en güvenli ve lezzetli seçenektir. Ancak mikrodalgada su ısıtmak zorundaysanız şu önlemleri mutlaka almalısınız: Ahşap Bir Çubuk Kullanın: Kupayı mikrodalgaya koymadan önce içine ahşap bir kahve karıştırıcısı veya ahşap yemek çubuğu (chopstick) koyun. Ahşabın gözenekli yüzeyi, kabarcıkların güvenle toplanabileceği doğal bir nokta oluşturur. (Asla metal eşya koymayın!) Kusursuz ve Yepyeni Kupalar Kullanmayın: Yepyeni, sıfır pürüzsüz kaplar aşırı ısınma riskini artırır. İçinde mikro çizikler olan, mikrodalgaya uygun kapları tercih edin. Asla Kapağını Kapatmayın: Kabın üzerini örtmeyin veya kapalı kaplarda ısıtma yapmayın. Fırından Çıkarırken Mesafeli Olun: Fırın durduktan sonra en az 30 saniye bekleyin. Kupayı alırken yüzünüzü tam kabın üstünde tutmayın ve ilk temasta dikkatli olun. Kaynak: SR- Yapay Zeka Hakkında En Son Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
Nvidia'dan Jensen Huang "AGI geldi" dedi ve OpenAI'ı tebrik etti Nvidia CEO'su Jensen Huang, "AGI (Yapay Genel Zeka) geldi" açıklamasında bulundu. Huang, bu dönüm noktasına ulaşılmasında OpenAI'ın en yeni modeli Astra'nın payı olduğunu belirtti. Ayrıca Astra'nın Nvidia çipleri üzerinde eğitildiğine de dikkat çekti. Nvidia CEO'su Jensen Huang, Pazar günü OpenAI'ı takdir eden bir mesaj paylaştı. Çip üretim devi, şirketin en yeni ve en güçlü modeli Astra'nın piyasaya sürülmesi nedeniyle OpenAI ekibini tebrik etmek için X platformunu kullandı ve genellikle insan zekasına denk veya ondan üstün yapay zeka modellerini tanımlamak için kullanılan muğlak bir terim olan "AGI geldi" ifadesini kullandı. Ayrıca Astra'nın Nvidia çipleri üzerinde eğitildiğine de dikkat çekti. Huang, X'teki paylaşımında "4 yılda ChatGPT'den o1'e ve Astra'ya... AGI geldi. Tebrikler @OpenAI ekibi," ifadelerini kullandı. OpenAI, Astra'yı Perşembe günü tanıttı. ChatGPT'nin geliştiricisi, bu modeli dünyanın "en zeki ve (insan değerleriyle) uyumlu modeli" olarak nitelendirdi ve modelin "en zorlu profesyonel işleri benzersiz bir hız, doğruluk ve muhakeme yeteneğiyle" yerine getirebildiğini belirtti. Şirketin başkanı Greg Brockman, Perşembe günü gazetecilerle yaptığı görüşmede, "AGI çağına hoş geldiniz," dedi. AGI, "yapay genel zeka" (artificial general intelligence) anlamına gelir; bu, tam sınırları çizilmemiş bir kavram olsa da önde gelen yapay zeka laboratuvarları için temel bir hedef haline gelmiştir. OpenAI bunu, "ekonomik açıdan en değerli işlerin çoğunda insanlardan daha iyi performans gösteren, yüksek düzeyde otonom sistemler" olarak tanımlıyor. Şirket, Astra'yı önemli bir araştırma atılımı ve yapay zekaya devredilebilecek işlerin kapsamındaki bir değişim olarak sundu. Model bu hafta müşterilerin kullanımına sunuluyor. Perşembe günkü görüşmede Brockman, gelecekte insanların geriye dönüp baktıklarında AGI'ın "tam bu sıralarda yaratıldığını" düşüneceklerini ve "bunun muhtemelen bu modelle gerçekleştiğine" inanacağını söyledi. Brockman, "Şahsen, o noktaya ulaştığımızı düşünüyorum," dedi. 'Tanımı yapılmadan zafer ilanı' Bu, Huang'ın AGI'ın geldiğini ilk söyleyişi değil. Mart ayında podcast yayıncısı Lex Fridman, ondan AGI'ı; 1 milyar doların üzerinde değere sahip bir teknoloji şirketini kurabilen, büyütebilen ve yönetebilen bir yapay zeka sistemi olarak ele almasını istemişti. Huang, "Sanırım o an geldi. AGI'ye (Yapay Genel Zeka) ulaştığımızı düşünüyorum," yanıtını verdi. Diğer önde gelen teknoloji dünyası isimleri de yapay zeka alanında kayda değer dönüm noktalarına ulaşıldığını ifade etti. Elon Musk, Ocak ayında insanlığın "teknolojik tekilliğe" —yani yapay zekanın insan zekasını geride bırakarak hızla ilerlediği ve geri dönüşü olmayan bir noktaya— girdiğini söylemişti. Mayıs ayında, yatırım firması A16z'nin kurucu ortağı Marc Andreessen, AGI eşiğinin yaklaşık üç ay önce aşıldığını belirterek, halihazırda birçok ileri düzey modelin "bir insan kadar zeki" olduğunu savunmuştu. Ancak herkes bu görüşe katılmıyor. Önde gelen bir yapay zeka araştırmacısı ve eleştirmeni olan Gary Marcus, Huang'ın OpenAI'ın AGI'ye ulaştığına dair yorumlarıyla aceleci davrandığını söyledi. Marcus, Pazar akşamı Substack hesabında şunları yazdı: "Huang herhangi bir kanıt veya tanım sunmadı; bu durum bana, bilimsel bir meselenin kurumsal bir dayatmayla ele geçirilmesi çabası gibi hissettiriyor. Ortada bir tanım olmadan zafer ilan etmek, sadece durumu bulanıklaştırır." Marcus, AGI'ye dair kendi 10 maddelik tanımını da ekleyerek, Astra'nın bu kıstaslardan yalnızca bir veya ikisini karşıladığına dikkat çekti. "Geleneksel tanımlara bakıldığında, Astra hâlâ yetersiz kalıyor," dedi. OpenAI'ın Astra'yı duyururken öne çıkardığı kıstasın (benchmark) arkasındaki ARC Prize araştırmacıları da modeli AGI olarak nitelendirmekten kaçındı. Araştırmacılar, Astra'nın elde ettiği sonuçları önemli bir ilerleme olarak tanımlasalar da, bu kıstastaki başarının AGI'nin kanıtı olmadığını belirttiler; zira testlerin, gerçek dünyanın karmaşıklığını ve ucu açıklığını yansıtmayan, sınırları sıkı çizilmiş ortamlarda gerçekleştirildiğine dikkat çektiler. Sam Altman ise yakın zamanda katıldığı "Sources" adlı podcast yayınında, AGI'nin en iyi ihtimalle "çok kötü tanımlanmış bir terim" olduğunu söyledi ve ekledi: "Hatta bunun anlamsız bir pazarlama terimi olduğunu bile söyleyebilirdim." AGI'nin gündelik yaşamda ne anlama geleceği de aynı şekilde belirsizliğini koruyor. Bu teknoloji, tıp ve bilim alanında çığır açıcı gelişmelere yol açabilir ya da herkese son derece zeki kişisel asistanlar sunabilir. Öte yandan, daha fazla iş kolunu baskı altına da alabilir. Çipler devredeyken OpenAI, Meta, Anthropic ve Google gibi öncü yapay zeka şirketleri, giderek artan bir şekilde Nvidia tarafından üretilen gelişmiş çiplere bağımlı hale geldi. OpenAI, Mart ayındaki bir finansman duyurusunda Nvidia'yı "altyapımızın temeli" olarak nitelendirdi. Şirket, "Eğitim filomuz ve çıkarım (inference) sistemimizin büyük bir kısmı Nvidia GPU'ları üzerinde çalışmaya devam ediyor," açıklamasında bulundu. Bu talep, Nvidia için muazzam satış rakamlarına dönüştü. Şirket, Ağustos ayında açıkladığı çeyrek dönem gelirinin 96,2 milyar dolara ulaştığını; bunun da bir önceki yılın aynı dönemindeki rakamın iki katından fazla olduğunu bildirdi. Yapay zeka çiplerini de kapsayan veri merkezi birimi, 89 milyar dolarlık gelir sağladı. Huang ayrıca Pazar günü X platformunda yaptığı paylaşımda, çok daha fazla işlem gücünün yolda olduğunun sinyalini verdi. Yapay zeka modellerini eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan gelişmiş çipler olan grafik işlem birimlerine (GPU) atıfta bulunarak, "Sırada devreye girecek 400 bin GPU var," dedi. Kaynak: BI - SALONLARI CEHENNEME ÇEVİRECEK FORMÜL: İZMİR MARŞI NASIL BİR PSİKOLOJİK SİLAHA DÖNÜŞÜR?
Önemli Bilgiler
Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.