İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bütün Eylemler

Bu akış otomatik olarak güncellenir

  1. Geçen saat
  2. Her gün yumurta tüketmenin kolesterolünüz üzerindeki olası etkileri Çoğu insan, sağlık endişesi yaşamadan her gün güvenle yumurta tüketebilir. Yumurta; protein, sağlıklı yağlar, vitaminler ve antioksidanlar gibi önemli besin öğelerini içerir. Yumurtayı haşlayarak veya suda pişirerek (poşe yöntemiyle) hazırlamak, kalori ve yağ içeriğinin düşük kalmasını sağlar. Yumurta; protein, sağlıklı yağlar, vitaminler, mineraller ve antioksidanlar gibi besin öğeleri açısından zengindir. Ancak kolesterol içeriği nedeniyle zaman zaman olumsuz bir algıyla karşılaşabilmektedir. Yakın tarihli araştırmalar ve kılavuzlar bu görüşü sorgulamaktadır. İşte araştırmaların ve uzmanların yumurtanın güvenilirliği ve faydaları hakkındaki görüşleri. Her gün yumurta yemek güvenli midir? Evet, çoğu insan her gün güvenle yumurta tüketebilir. Bir yumurta yaklaşık 180–200 miligram kolesterol içerir. Geçmişteki beslenme kılavuzları, insanların günde 300 miligramdan az kolesterol tüketmesi ve haftada üçten fazla yumurta yememesi gerektiğini belirtiyordu. Ancak güncel araştırmalar, yumurta sarısında bulunan türden besinsel kolesterolün, kandaki LDL ("kötü") kolesterol seviyeleri üzerinde çok az etkisi olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, insanların büyük çoğunluğu için yumurta tüketmek güvenlidir. Yakın tarihli çalışmalar, yumurta tüketiminin kan kolesterol seviyelerini yükseltmediğini ortaya koymaktadır. Hatta kapsamlı bir araştırma, haftada bir ila altı kez yumurta tüketmenin kalp hastalığı ve felç kaynaklı ölüm riskini azaltabileceğini göstermiştir. Amerikan Kalp Derneği (AHA) de kalp dostu bir beslenme düzeninin parçası olarak günde bir ila iki yumurta tüketilmesini önermektedir. Yumurta neden faydalıdır? Yumurta; protein, sağlıklı yağlar, selenyum, kolin, folat ve demir gibi minerallerin yanı sıra biyotin ile B12, A, D, E ve K vitaminlerini sağlar. Ayrıca lutein ve zeaksantin adı verilen antioksidan bileşikleri de içerir. Yumurtanın Besin Değerleri (Yumurtanın Besin İçeriği) Besin Öğesi Büyük Boy Bütün Yumurta (50 gram (g)) Büyük Boy Yumurta Akı (33 g) Büyük Boy Yumurta Sarısı (17 g) Kalori 71,5 kcal 17,2 kcal 54,7 kcal Protein 6,3 g 3,6 g 2,7 g Yağ 4,8 g Neredeyse hiç yok 4,5 g Karbonhidrat 1 g'dan az 1 g'dan az 1 g'dan az Kolesterol 186 mg 0 mg 184 mg Doymuş Yağ 1,6 g 0 mg 1,62 g İşte yumurta akı ve sarısı arasındaki bazı besin değeri farkları: Yumurta akı, proteinin ve B5 vitamininin büyük kısmını içerir. Yumurta sarısı ise daha fazla selenyum, folat, demir ve B12 vitamini barındırır. Ayrıca yumurta sarısı; yumurta akında bulunmayan sağlıklı yağlar, kolin ve A, D, E ve K vitaminlerini de içerir. Her Gün Yumurta Yemenin Sağlık Açısından Riskleri Var mı? Yumurtalar, yüksek kolesterol içermeleri nedeniyle genellikle olumsuz bir üne sahiptir. Ancak araştırmalar, doymuş yağların kolesterolden daha büyük bir endişe kaynağı olabileceğini göstermektedir. Aşırı miktarda doymuş yağ tüketmek, kalp hastalığı riskini artırabilir. Yumurta bir miktar doymuş yağ içerse de, bu miktar aşırı değildir. Günde bir yumurta yaklaşık 1,5 gram doymuş yağ sağlar. Buna kıyasla, 85 gramlık (3 ons) pişmiş sığır bifteği porsiyonu 5,3 gram doymuş yağ içerir; görünen yağlar temizlenmediğinde bu miktar daha da artar. Kayıtlı Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı (RDN) ve "Nutrition with N"in kurucusu Nikki Fata (MPH, RDN, CEDS), Health dergisine verdiği demeçte şunları söyledi: "Her gün yumurta tüketimiyle ilgili tek olası endişe, bunun beslenme çeşitliliğini azaltması olabilir. Daha geniş bir besin öğesi alımı sağlamak ve eksiklik riskini azaltmak için başka gıda kaynaklarını da beslenmeye dahil etmek gerekir." Yumurtaların Hazırlanma Şekli Önemli mi? Yumurtaları pişirme şekliniz; kalori, kolesterol ve doymuş yağ içeriklerini etkileyebilir. Her türlü yumurtayı tüketebilseniz de, en iyi pişirme yöntemi genel beslenme düzeninize bağlıdır. Kızartma: Yumurtaları tereyağında kızartmak, doymuş yağ miktarını artırır. Bir çay kaşığı (5 gram) tereyağı, yumurtanın kendi içeriğinden daha fazla olacak şekilde 2,5 gram doymuş yağ ekler. Genel olarak düşük doymuş yağlı bir beslenme düzeniniz varsa, yumurtaları kızartmak toplam doymuş yağ alımınızı aşırı derecede artırmayacaktır. Çırpılmış Yumurta: Yumurtaları tereyağı, süt veya krema ile çırparak pişirmek de doymuş yağ ve kolesterol miktarını artırır. Haşlama ve Poşe Etme: Haşlanmış ve poşe edilmiş yumurtalar, kızartılmış veya çırpılmış yumurtalara kıyasla daha düşük kalori ve doymuş yağ içerir. Genel beslenme düzeninizde doymuş yağ oranı yüksek başka gıdalar da yer alıyorsa, yumurtaları haşlamayı veya poşe etmeyi deneyebilirsiniz. Uzun ömür ve metabolik sağlık alanında uzmanlaşmış kayıtlı diyetisyen Kristen Lorenz, Health dergisine verdiği demeçte, "Çoğu sağlıklı yetişkin için günlük yumurta tüketiminin bir riski yoktur. Yumurta, doymuş yağ bakımından düşüktür ve çoğu insanda kolesterol seviyesini önemli ölçüde yükseltmez. Asıl risk, yumurtanın genellikle yanında tüketilen besinlerden (pastırma, peynir veya tereyağı gibi) kaynaklanır," dedi. Lorenz, yumurtayı işlenmiş etler yerine sebzeler ve tam tahıllarla birlikte tüketmenin, kalp sağlığı açısından daha faydalı bir öğün kombinasyonu oluşturduğunu belirtti. Kimler Daha Az Yumurta Tüketmeli? Yakın tarihli araştırmalar her gün yumurta tüketmenin faydalarını ortaya koysa da, bu konudaki tartışmalar hala devam etmektedir. Bazı çalışmalar, daha fazla yumurta ve kolesterol tüketiminin kalp hastalığına bağlı ölüm riskini artırabileceğini göstermektedir. Yüksek kolesterolü, mevcut bir kalp hastalığı veya diyabeti olan kişiler daha yüksek risk altında olabilir. Günde veya Haftada Kaç Yumurta Tüketilmeli? Amerikan Kalp Derneği (AHA) günde bir ila iki yumurta tüketilmesini önermektedir; uzmanlar ve araştırmalar da bu tavsiyeyi desteklemektedir. MS, RDN ve CDN unvanlarına sahip diyetisyen Rachel Dyckman, Health dergisine şunları söyledi: "Haftada tam olarak kaç yumurta yenmesi gerektiğine dair kesin bir öneri bulunmamakla birlikte, mevcut araştırmalar ortalama bir birey için haftada yedi yumurta sarısı tüketmenin olumsuz sağlık sonuçlarına yol açma ihtimalinin düşük olduğunu göstermektedir." Yumurta Akı mı, Yoksa Tam Yumurta mı Tüketilmeli? Yumurta akı kolesterol veya doymuş yağ içermez; ancak sarısını tüketmemek, daha az protein ve daha az besin öğesi almak anlamına gelir. Dyckman, "Yumurta akı doymuş yağ veya kolesterol içermez; LDL kolesterolü yükseltme endişesi olmadan, porsiyonu büyütmek ve ekstra protein sağlamak amacıyla tam yumurtalara eklenebilir," dedi. Yumurta akını ayırmak veya sıvı yumurta akı kullanmak, çok az yağla veya hiç yağ eklemeden yumurtadan daha fazla protein almak isteyenler için daha iyi bir seçenek olabilir. Kaynak: Health
  3. Bugün
  4. Kronik Hastalıkları ve Kanseri Önleyen Yaygın Aşılar Aşılar, bizi yalnızca belirli bulaşıcı hastalıklardan korumakla veya hastalık sürecini hafifletmekle kalmaz; aynı zamanda bazı kanser türleri dahil birçok kronik rahatsızlığın da önüne geçebilir. Uzmanlar, bu aşıların hedefledikleri hastalıkların ötesinde, vücuda çok daha geniş kapsamlı faydalar sağladığını belirtiyor. Giderek artan sayıda araştırma; aşıların demans (bunama), kalp rahatsızlıkları ve felç gibi ciddi durumların riskini azaltabildiğini, ayrıca mevcut kronik hastalıkların kötüleşmesini engellediğini gösteriyor. 1. HPV Aşısı (Kanser Önleyici) İnsan papilloma virüsüne (HPV) karşı geliştirilen aşılar, hem kadınlar hem de erkekler için doğrudan kanseri önleyen en etkili araçlardan biridir. Neden Önemli? Cilt ve cinsel temasla bulaşan HPV; rahim ağzı, alt genital bölge, baş ve boyun kanserlerinin en büyük nedenidir. Başarı Oranı: Yapılan geniş çaplı çalışmalar, aşının kullanıma girmesinden bu yana rahim ağzı kanseri oranlarının ve buna bağlı ölümlerin %60'tan fazla azaldığını ortaya koyuyor. Kullanım Önerisi: Uzmanlar, aşının 9-26 yaş arasındaki tüm gençlere yapılmasını tavsiye ediyor. 45 yaşına kadar da uygulanabilen bu aşı, 15 yaş altına 2 doz, daha büyüklere ve bağışıklığı zayıf olanlara ise 3 doz olarak öneriliyor. 2. Zona Aşısı (Demans ve Kalp Koruması) Suçiçeği virüsünün vücutta uykuda kalarak yıllar sonra yeniden canlanmasıyla oluşan zona, ağrılı döküntülere ve kronik komplikasyonlara yol açabilir. Neden Önemli? Zona aşısı, sadece hastalığı önlemekle kalmaz; zihinsel ve kalp sağlığını da korur. Başarı Oranı: Araştırmalar, zona aşısı olan kişilerde demans (bunama) riskinin %20, kalp sorunları yaşama riskinin ise %23 azaldığını gösteriyor. Ayrıca aşı, hastalığı önlemede %97 oranında etkilidir. Kullanım Önerisi: Uzmanlar, 50 yaş ve üzeri tüm yetişkinler ile bağışıklık sistemi zayıf 19 yaş üstü kişilere 2 doz zona aşısı önermektedir. 3. Hepatit B Aşısı (Karaciğer Koruması) Hepatit B virüsü, ilerleyen yaşlarda siroz ve karaciğer kanserine yol açabilen en tehlikeli enfeksiyonlardan biridir. Neden Önemli? Vücut sıvıları veya doğum yoluyla bulaşan bu virüs, tedavi edilmediğinde ömür boyu süren kronik bir karaciğer hastalığına dönüşebilir. Kullanım Önerisi: Uzmanlar, bu aşıyı tüm bebeklerin doğumdan itibaren almasını ve çocukluk döneminde aşılanmamış kişilerin yetişkinlikte bu seriyi mutlaka tamamlamasını önermektedir. Erken aşılama, gelecekteki kanser riskini engellemenin en etkili yoludur. 4. Solunum Yolu Aşıları (Grip, Koronavirüs ve RSV) Grip, Koronavirüs ve RSV gibi solunum yolu virüslerine karşı yapılan aşılar, özellikle kronik hastalığı olan kişilerin hayatını kurtarmaktadır. Neden Önemli? Kalp yetmezliği, KOAH, astım, diyabet ve böbrek hastalarında bu enfeksiyonlar mevcut durumun ölümcül seviyede kötüleşmesine neden olabilir. Ek Faydaları: Araştırmalar, koronavirüs ve grip aşılarının aşılanan kitlelerde kalp krizi ve felç riskini düşürdüğünü göstermektedir. Kullanım Önerisi: Uzmanlar, 6 ayın üzerindeki herkesin her yıl grip aşısı olmasını; bebeklerin, hamilelerin ve kronik sağlık sorunları olan risk grubundaki yetişkinlerin ise koronavirüs ve RSV aşılarını ihmal etmemesini tavsiye ediyor. 5. Bakteriyel Aşılar (Menenjit ve Zatürre) Menenjit ve zatürre (pnömoni) gibi bakteriyel enfeksiyonlar, hızlı tedavi edilmediğinde kalıcı engellere veya ölüme yol açabilir. Riskler: Bu hastalıklar; işitme/görme kaybı, beyin hasarı, organ yetmezliği ve tüm vücudu etkileyen ağır sepsis (kan zehirlenmesi) tablosuna neden olabilir. Kullanım Önerisi: Uzmanlar, menenjite karşı meningokok aşısının ergenlik döneminde; zatürre ve sepsise karşı pnömokok aşısının ise 5 yaş altı çocuklar ile 50 yaş üstü yetişkinler tarafından yaptırılmasını önemle vurgulamaktadır. Kaynak: G
  5. UEFA Kadınlar Şampiyonlar Ligi 2. Ön Eleme Turu mini turnuvasındaki rakibimiz FC Metalist 1925 Kharkiv oldu. Takımımız, yarı finali geçmesi halinde OH Leuven - ŽFK TSC Bačka Topola eşleşmesinin galibiyle finalde karşı karşıya gelecek. Finalde galip gelmemiz halinde UEFA Kadınlar Şampiyonlar Ligi 3. Ön Eleme Turu'na yükseleceğiz.
  6. En Sağlıklı Zeytinyağı Türü Hangisidir? Zeytinyağı, dünya mutfaklarının vazgeçilmez, çok yönlü ve lezzetli temel gıdalarından biridir. Bir markete girdiğinizde farklı ülkelerden gelen, sızma (virgin), rafine edilmemiş (unrefined) veya soğuk sıkım (cold-pressed) gibi ifadeler taşıyan düzinelerce seçenekle karşılaşırsınız. Peki, bu çeşitler arasında besin değeri açısından gerçekten bir fark var mıdır ve en sağlıklı seçim hangisidir? Uzmanlar, yağın işlenme biçiminin besin değerini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Zeytinyağı Neden Sağlıklıdır? Taze zeytinlerin ezilmesi ve mekanik yöntemlerle sıkılmasıyla elde edilen zeytinyağı, binlerce yıldır mutfakta, tıpta ve kozmetikte kullanılmaktadır. Beslenme uzmanları, zeytinyağını yüksek besin değeri ve kanıtlanmış faydaları nedeniyle her zaman ilk sıralarda tutar. Zeytinyağının sağlık üzerindeki temel avantajları şunlardır: Kalp ve Beyin Dostudur: Oda sıcaklığında sıvı halde bulunan yağlar doymamış yağlar bakımından zengindir. Bu yağlar, doymuş yağlara (tereyağı, iç yağı, palmiye yağı vb.) kıyasla LDL yani "kötü" kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı olur. Hayati Yağ Asitleri İçerir: Zeytinyağı, vücudun kendi kendine üretemediği ve dışarıdan alması zorunlu olan oleik asit gibi tekli doymamış yağ asitleri açısından zengin bir kaynaktır. Bu bileşenler kalp hastalığı riskini ciddi oranda azaltır. Antioksidan Deposudur: Hücreleri koruyan ve yaşlanma karşıtı etkiler gösteren bileşikler barındırır. Bir Numaralı Seçenek: Sızma Zeytinyağı (EVOO) Tüm zeytinyağı türleri faydalıdır ancak uzmanların sağlık açısından açık ara öne çıkardığı tür sızma zeytinyağıdır. Sızma zeytinyağı, zeytinyağının en yüksek kalite sınıfıdır. Herhangi bir ısı veya kimyasal işlem görmeden, taze zeytinlerin tamamen mekanik yöntemlerle soğuk preslenmesiyle elde edilir. Rafine edilmediği için zeytinin tüm lezzetini, mikro besinlerini ve bitki bileşiklerini korur. Sıradan zeytinyağları ise ya yüksek oranda rafine edilmiştir ya da rafine edilmiş yağların karışımından oluşur. Sızma Zeytinyağını Özel Kılan Nedir? Tüm zeytinyağlarının kalori ve makro besin (yağ miktarı) değerleri birbirine benzerdir; bir yemek kaşığı zeytinyağı yaklaşık 119 kalori ve 14 gram yağ içerir. Ancak sızma zeytinyağını üstün kılan asıl güç, içerdiği mikro besinler ve polifenollerdir. Enfeksiyon ve Hücre Hasarını Önler: Soğuk sıkım işlemi, "polifenol" adı verilen süper sağlıklı bitki bileşiklerini korur. Bu bileşikler vücuttaki kronik iltihaplanmayı (enflamasyonu) azaltır; hücreleri zararlı serbest radikallerden korur. Bu sayede Tip 2 diyabet ve Alzheimer gibi kronik hastalıkların önlenmesine destek olur. E Vitamini Bakımından Zengindir: Bağışıklık sistemini güçlendirir, beyin sağlığını korur, göz ve cilt yapısını destekler. Doğal Koruma Sağlar: İçindeki antioksidanlar, yağın kendisini de ısı ve ışığa karşı koruyarak bozulmasını geciktirir. Normal veya rafine zeytinyağlarında bu polifenol seviyesi oldukça düşüktür. Mutfakta Doğru Kullanım Rehberi Sızma zeytinyağı salatalarda, mezelerde, soteleme ve tencere yemeklerinde güvenle kullanılabilir. Ancak yemek pişirirken dumanlanma noktasına dikkat edilmelidir. Dumanlanma noktası, yağın kimyasal olarak bozulmaya, duman çıkarmaya ve kötü tatlar üretmeye başladığı sıcaklık sınırıdır. Sızma zeytinyağının dumanlanma noktası 190°C - 210°C (375°F - 410°F) arasındadır ve evde yapılan normal ocak yemeklerinin çoğu bu sıcaklığa ulaşmaz. Ayrıca ısıtıldığında oksitlenme oranı en düşük, yani en kararlı yağlardan biridir. En İyi Kullanım: Pişirme gerektirmeyen salata sosları veya soğuk yemeklerin üzerine doğrudan gezdirilen sızma zeytinyağı hem lezzet hem de sağlık açısından zirve noktadır. Sıcak Yemekler: Sızma zeytinyağı ile soteleme yapmak veya yemek pişirmek tamamen güvenlidir ve rafine yağlara kıyasla çok daha sağlıklıdır. Dikkat: Derin Kızartmalarda Kullanmayın Sızma zeytinyağını dumanlanma noktasının üzerindeki yüksek sıcaklıklara maruz bırakmak (derin kızartma gibi), içindeki yararlı tekli doymamış yağların oksitlenmesine, yağın yapısının bozulmasına ve tüm faydalarını kaybetmesine neden olur. Kızartma İçin Alternatifler: Derin kızartmalar için ısıya daha dayanıklı, dumanlanma noktası yüksek rafine yağlar tercih edilmelidir. Uzmanlara göre bu kategori için en sağlıklı seçenek avokado yağıdır; alternatif olarak rafine zeytinyağı, yer fıstığı yağı veya kanola yağı da kullanılabilir. Tüketim ve Saklama İpuçları Ölçülü Tüketin: Sağlıklı bir gıda olması, sınırsız tüketilebileceği anlamına gelmez. Yağların 1 gramı 9 kalori içerir ve aşırı tüketim kilo alımına yol açabilir. Standart bir porsiyon 1 yemek kaşığıdır. Sprey Kullanın: Günlük kalori dengesini korumak için zeytinyağını yemeğe doğrudan dökmek yerine ölçerek kullanmayı veya püskürtmeli sprey şişelerine aktarmayı deneyebilirsiniz. Doğru Koşullarda Saklayın: Zeytinyağını her zaman ocak veya fırın gibi ısı kaynaklarından uzak, serin ve karanlık bir yerde muhafaza edin. Işık ve yüksek sıcaklık yağın rengini, tadını ve besin değerini bozar. Eğer başka bir kaba aktaracaksanız, kabın koyu renkli cam veya opak olmasına özen gösterin. Sonuç olarak; sızma zeytinyağını renkli sebzeler, baklagiller, tam tahıllı makarnalar, balık ve beyaz et gibi besinlerle bir araya getirerek dengeli ve son derece sağlıklı öğünler oluşturabilirsiniz. Kaynak: G
  7. Rama Duwaji’nin iddialı Knicks kombini geçit töreninde tüm bakışları üzerine çekti. New York'un First Lady'si, Knicks temalı bir kıyafetle boy gösterdi. Rama Duwaji, Perşembe günü düzenlenen Knicks kutlama geçit töreninde, şehir merkezinden tasarımcı Miss Claire Sullivan'ın elinden çıkan ve resmi olmayan NBA Finalleri hatıra tişörtlerinden özel olarak hazırlanan bir elbiseyle sahneye çıktı. Tek omuzlu bu tasarım; Sullivan'ın asimetrik bir silüet oluşturmak amacıyla katlayıp, dikip ve düğümleyerek bir araya getirdiği beyaz, turuncu ve mavi tişörtlerden meydana geliyordu.
  8. Ukrayna, geniş çaplı insansız hava aracı saldırısı sırasında Moskova'daki petrol rafinerisine saldırdı Ukrayna, Perşembe günü Moskova da dahil olmak üzere bir düzineden fazla Rus bölgesini hedef alan yüzlerce insansız hava aracı fırlattı ve bu saldırılardan birinde bir petrol rafinerisi hedeflendi. Kaynak: ABC News
  9. Vance, Trump'ın İran anlaşmasını eleştiren İsrailli yetkililere sert çıktı Başkan Yardımcısı JD Vance, Başkan Trump'ın İran ile savaşı durdurma ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma kararını eleştiren İsrail hükümeti üyelerine Perşembe günü tepki gösterdi. Vance, Perşembe günü Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında, "Donald J. Trump, şu anda tüm dünyada İsrail ulusuna sempati duyan tek devlet başkanıdır," dedi. "İsrail hükümetinin kabinesinde olsaydım, dünyada kalan tek güçlü müttefikime saldırmazdım." İsrail hükümetindeki aşırı sağcı üyeler, günlerdir ABD'nin İran ile savaşı durdurma ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma anlaşmasını eleştiriyor. Vance, bu eleştiriler sırasında Trump'a yönelik kişisel saldırı olarak gördüğü söylemlere karşı çıkarak, İsrail'i İran'a karşı savunmak için kullanılan silahların çoğunun Amerikan yapımı olduğuna dikkat çekti. Vance, "İsrail için sorun Donald J. Trump değildir; İsrail'de en büyük sorunun ABD Başkanı olduğunu düşünen herkesin artık uyanıp ülkenin içinde bulunduğu durumun gerçekliğini görmesi gerekir," dedi. Bu açıklamalar, Vance'in daha önce New York Times'a verdiği ve yine aynı bakanlardan bahsederken İsrail'in "her bir ulusal güvenlik sorununu sadece öldürerek çözemeyeceğini" söylediği röportajın ardından geldi. Başkan Yardımcısı'nın yorumları, Trump'a İran üzerindeki baskıyı sürdürmesi çağrısında bulunan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile halk nezdinde rağbet görmeyen ve maliyeti yüksek bir savaştan çıkış yolu arayan Trump arasındaki görüş ayrılıklarını gözler önüne seriyor. Amerikan yönetimleri ve İsrail hükümetleri Orta Doğu politikaları konusunda uzun süredir anlaşmazlık yaşıyor; ancak bu tartışmalar —en azından kamuoyuna yapılan açıklamalarda— genellikle kapalı kapılar ardında tutuluyor. İsrail, Orta Doğu'da birçok cephede kendini savunma hakkı konusunda ısrarcı davranıyor; bu cepheler arasında, iki buçuk yıldır süren çatışmaların hala devam ettiği Gazze ve bir İsrail işgaliyle kuzey komşusunun topraklarının bir kısmının ele geçirildiği Lübnan yer alıyor. Trump, İsrail'i Lübnan'daki eylemleri nedeniyle eleştirse de İsrailli yetkililer, ABD tarafından terör örgütü olarak tanımlanan Lübnanlı milis gücü Hizbullah'ın oluşturduğu tehdidi etkisiz hale getirmeleri gerektiğini savunuyor. Netanyahu, Trump'ın İran ile yaptığı anlaşmayı eleştirmekten kamuoyu önünde kaçındı. İsrailli yetkililer özel görüşmelerde, bu anlaşmanın Tahran'a füze ve insansız hava aracı (İHA) cephaneliğini yeniden inşa etmesi, Lübnan, Yemen ve Irak'taki vekil güçlerini takviye etmesi ve nihayetinde Orta Doğu'daki güç dengesini Amerikan ve İsrail çıkarları aleyhine değiştirmesi için gereken para ve zamanı sağlayabileceğini belirtiyor. İsrail'in aşırı sağcı ve sert çıkışlarıyla tanınan Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, anlaşma metninde Lübnan'daki savaşın sona ereceği açıkça belirtilmesine rağmen, ABD-İran anlaşmasının İsrail'i bağlamadığını ifade etti. "İsrail, Amerika Birleşik Devletleri'ne tabi değildir; biz bağımsız ve egemen bir ulusuz!" diye yazan Ben-Gvir, daha sonra Trump'a minnettar olduğunu ancak "İsrail Devleti'nin bir muz cumhuriyeti olmadığını" da sözlerine ekledi. Başkan Yardımcısı'nın bu açıklamaları, Vance'in Çarşamba akşamı hem ABD hem de İran tarafından imzalanan mutabakat zaptını savunmaya devam ettiği bir basın toplantısı sırasında geldi. Anlaşma, ABD'nin petrol satışlarına yönelik yaptırımları kaldırmasının ardından Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açacağı ve böylece rejime çok ihtiyaç duyduğu geliri sağlayacağı 60 günlük bir süre öngörüyor. İran ayrıca nükleer silah edinme arayışında bulunmayacağını taahhüt etti —ki bu daha önce defalarca dile getirdiği bir ifadeydi— ancak bunun nasıl hayata geçirileceği ABD ile yapılacak müzakerelerin konusu olacak. Bu 60 günlük süre zarfında İran'ın nükleer programına ilişkin müzakereler devam edecek ve Trump, müzakerelerin bir sonraki aşamasını yönetmesi için Vance'i görevlendirdi. Vance, müzakerecilerin yakında bir araya geleceğini söyledi ancak belirli bir tarih vermedi. Beyaz Saray Perşembe gecesi yaptığı açıklamada, teknik görüşmelere ilişkin planların henüz netleşmemesi nedeniyle Vance'in Cuma günü başlayacak müzakereler için İsviçre'ye gitmeyeceğini duyurdu. ABD ordusu Perşembe günü yaptığı açıklamada, İran limanlarına uygulanan ablukanın kaldırıldığını bildirdi. Vance, Tahran'ın iki gün üst üste ticari gemilere ateş açmadığını ve son 24 saat içinde 12,5 milyon varil petrol taşıyan gemilerin boğazdan geçişine izin verdiğini belirtti. Vance, "Onlar iyi niyetli tutumlarını artırdıkça, biz de ekonomik rahatlamayı artırabiliriz," dedi ve ekledi: "Eğer iyi niyetli tutumlarını azaltırlarsa, biz de bunu kesebiliriz." Trump, Perşembe günü bir sosyal medya paylaşımında Orta Doğu ülkelerine, müzakerelerin bir sonraki aşamasının ilerlemesine izin vermeleri çağrısında bulundu. Trump, "Amerika Birleşik Devletleri BARIŞ'a kararlıdır ve Orta Doğu Bölgesi'ndeki herkesi, müzakerelerimizin güzel bir şekilde ilerlemesine olanak tanıma konusundaki kararlılıklarını sürdürmeye teşvik ediyoruz," diye yazdı. Trump, 60 günlük sürenin ardından görüşmelerin devam etmesine açık olacağını belirtti. ABD adına baş müzakereci olarak görev yapan Vance'in karşılaştığı en büyük zorluk, varılacak herhangi bir anlaşmanın, sık sık fikir değiştiren bizzat başkanın onayından geçmesi gerekliliği. Trump başlangıçta İran'ın balistik füze programını tamamen tasfiye etmeyi amaçlıyordu; ancak Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran'ın bir miktar füzeye ihtiyacı olduğunu düşündüğünü ifade etti. Anlaşma, Trump'ın önde gelen destekçileri ve üst düzey Cumhuriyetçiler arasında şüpheyle karşılandı. Vance, eleştirenlere başkana güvenmeleri çağrısında bulundu. Başkan Yardımcısı Perşembe günü yaptığı açıklamada, "O, bu anlaşmaya inanıyor ve süreci sonuna kadar götürecek; şayet İranlılar anlaşmaya uymazsa, elimizdeki tüm araçlar ve kozlar hâlâ geçerliliğini koruyor olacak," dedi. Kaynak: TWSJ
  10. Dünya Kupası'nda büyük şok: Kanada-Katar maçında Ismaël Koné'nin bacağı kırıldı. Kanada'nın Vancouver'daki BC Place stadyumunda Katar'ı 6-0 mağup ettiği Dünya Kupası B Grubu maçında, Kanadalı orta saha oyuncusu Ismaël Koné'nin bacağı feci şekilde kırıldı. Yürekleri ağza getiren sakatlık maçın 51. dakikasında, Katarlı orta saha oyuncusu Assim Madibo'nun Koné'ye arkadan yaptığı müdahaleyle gerçekleşti. Darbenin şiddetiyle kemiğin kırılma sesi saha kenarından ve basın tribününden duyuldu. İlk tıbbi raporlara göre Koné'nin kaval ve kamış kemiklerinde (tibia ve fibula) kırık tespit edildi. Yıldız oyuncu 2026 Dünya Kupası'nın kalanında forma giyemeyecek. Olayın Öne Çıkan Detayları Müdahale ve Kırmızı Kart: Assim Madibo'nun müdahalesine hakem önce sarı kart gösterdi. VAR incelemesinin ardından karar direkt kırmızı kart olarak değiştirildi ve Madibo oyundan ihraç edildi. Saha İçi Reaksiyonlar: Her iki takımın oyuncuları ve teknik heyeti gözyaşlarına hakim olamadı. Yaşanan gerginlik nedeniyle iki takım kulübesi de sahaya girdi ve kısa süreli bir arbede yaşandı. Pozisyon sonrası Madibo'nun da büyük bir üzüntü yaşadığı görüldü. Özür Ziyareti: Maçın ardından Madibo, Kanada soyunma odasına giderek Koné ve Kanada takımından şahsen özür diledi. Kanada Teknik Direktörü Jesse Marsch, yaşanan korkunç sonuca rağmen müdahalenin kötü niyetli olduğuna inanmadığını belirtti. Sağlık Durumu: Sahada ilk müdahalesi yapılan ve oksijen desteği verilen Koné, derhal hastaneye kaldırıldı ve ameliyata alınması planlanıyor. Oyuncunun sahalara dönmesinin 4 ila 5 ay sürmesi bekleniyor. Bu trajedinin gölgesinde kalmasına rağmen Kanada, erkekler Dünya Kupası tarihindeki ilk galibiyetini aldı. Koné'nin yerine oyuna giren Nathan Saliba, Kanada'nın dördüncü golünü attıktan sonra Koné'nin 8 numaralı formasını kaldırarak takım arkadaşına duygusal bir destek verdi.
  11. Wade Baldwin'in şık pasında, Nicolo Melli'den smaç!
  12. Denver Nuggets'ın, önümüzdeki sezon Nikola Jokic ile yeniden bir araya getirmek üzere Bogdan Bogdanovic'i kadrosuna katmaya hazırlandığı bildiriliyor.
  13. Vedat Muriqi İstanbul’da. Kulübümüzün prensipte anlaşmaya vardığı Vedat Muriqi, sağlık kontrolünden geçmek ve transfer görüşmelerinin son aşamasını tamamlamak üzere İstanbul’a geldi.
  14. Neden ABD'li Tasarımcılar Gizliden Gizliye Bu Yeni Türk Uçağını Kıskanıyor? Temel Anlaşmazlık ve Strateji Değişikliği Geleneksel Yol: Türkiye, NATO bünyesindeki en büyük ikinci F-16 filosuna sahip ülkedir. Yaşlanan filoyu yenilemek amacıyla başlangıçta ABD'den 40 adet yeni Block 70 Viper uçağı ve 79 adet modernizasyon kiti almak için 20 milyar dolarlık resmi bir talepte bulunulmuştu. Eksen Değişimi: Siyasi sürtüşmeler ve Kongre onayındaki gecikmeler nedeniyle (Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması ve Rus S-400 sistemlerini satın alması sonrasında), Türkiye Kasım 2024'te 79 adet Amerikan modernizasyon kitini almaktan vazgeçti. Finansal Avantaj: Türkiye bunun yerine kendi yerli programına yatırım yapmayı seçti ve böylece öngörülen modernizasyon maliyetini 20 milyar dolardan yaklaşık 6.5 ila 7 milyar dolara indirdi. "Özgür" Modernizasyon Projesi Türkiye, ABD'ye bağımlı kalmak yerine 14 yıldır üzerinde çalıştığı ve Özgür adı verilen yerli modernizasyon programını olgunlaştırarak devreye soktu: MURAD AESA Radarı: Aselsan tarafından geliştirilen bu radar, en ileri seviye Galyum Nitrat (GaN) yarı iletken teknolojisini kullanmaktadır. Videoda, GaN teknolojisinin oldukça gelişmiş olduğu, daha hızlı sinyal işleme ile üstün menzil tespiti sağladığı ve Block 70 Viper'da kullanılan Amerikan Sabre radarını yakaladığı, hatta bazı açılardan geride bıraktığı belirtiliyor. Bağımsız Görev Bilgisayarı ve Yazılım: Türkiye, kokpit aviyoniklerini tamamen yerli bir görev bilgisayarı ve milli uçuş programı ile değiştirdi. Bu adım, fikri mülkiyet haklarının tamamen Türkiye'ye ait olmasını sağlarken; Washington'dan yazılım güncellemesi veya izin talep etmeksizin yerli akıllı mühimmatların entegre edilmesine ve uçuş sistemlerinin özgürce değiştirilmesine olanak tanıyor. Gövde Ömrünün Uzatılması: Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), jet başına 1.200 ila 1.500 yapısal parçayı analiz ederek gövde üzerinde kapsamlı bir yenileme gerçekleştiriyor. Böylece uçakların servis ömrü 8.000 uçuş saatinden 12.000 saate çıkarılarak operasyonel ömürlerine 40 yıldan fazla bir süre ekleniyor. Genel Sonuçlar ve Etkileri Video, küresel askeri ittifaklar içindeki değişen paradigmaya dikkat çekiyor. Türkiye'nin bağımlı bir teknoloji tüketicisi olmaktan çıkıp egemen bir savunma inovasyoncusuna dönüşmesi; yeterli yatırım ve mühendislik yeteneğiyle müttefiklerin, Amerikan askeri teknolojisini bağımsız bir şekilde yakalayabileceğini gösteriyor.
  15. Dün
  16. karanlıkgece forumlara katıldı
  17. ddragon forumlara katıldı
  18. KALBİNİZİN ATTIĞI YERDESİNİZ Kulübümüzün 120. yılında şampiyonluk hedefiyle çıktığımız bu yolda; tecrübeleri, karakterleri ve Fenerbahçe kültürüne olan güçlü aidiyetleriyle öne çıkan iki önemli değerimiz Sayın Oğuz Çetin'in Futbol Direktörü ve Sayın İsmail Kartal'ın Teknik Direktör olarak görevlendirilmesine karar verilmiştir. Futbol organizasyonumuz; sportif aklın güçlendirilmesi, sürdürülebilir başarı hedefi doğrultusunda kurumsal yapının geliştirilmesi ve Fenerbahçe kimliğine uygun bir organizasyon modelinin oluşturulması anlayışıyla şekillenmiştir. Futbol Direktörümüz olarak göreve başlayan Sayın Oğuz Çetin; çubuklu formamızı uzun yıllar başarıyla taşımış, kaptanlık yapmış ve Türk futbolunda centilmenliği, karakteri ve futbol bilgisiyle saygı kazanmış önemli bir spor insanıdır. Sahip olduğu tecrübe ve birikimin, kulübümüzün futbol yapılanmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Teknik Direktörümüz Sayın İsmail Kartal, Fenerbahçe kültürünü, camiamızın beklentilerini ve kulübümüzün dinamiklerini yakından bilen; görev aldığı her dönemde çalışma disiplini, mücadele anlayışı ve elde ettiği sonuçlarla takdir toplamış bir futbol adamıdır. Geçmişte kulübümüzde üstlendiği görevlerde ortaya koyduğu aidiyet duygusu, sorumluluk bilinci ve liderlik anlayışı, bugün kendisine duyulan güvenin en önemli göstergelerinden biri olmuştur. Teknik ekibimizin içinde yer alması yönünde prensip anlaşmasına varılan Sayın Dirk Kuyt ise; futbolculuk kariyerinde kulübümüzün şampiyonluğunda önemli rol üstlenmiş, profesyonelliği ve mücadeleci karakteriyle taraftarlarımızın sevgisini ve takdirini kazanmıştır. Fenerbahçemize futbolcu, kaptan, teknik adam ve kulüp değerleri olarak hizmet vermiş olan önemli isimlerin, yeni dönemde aynı hedef doğrultusunda kulübümüze değer katacağına inanıyoruz. Kalplerinin attığı yerde görev alacak olan Sayın Oğuz Çetin ve Sayın İsmail Kartal'a yeni görevlerinde başarılar diliyor, bu birlikteliğin camiamız için hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.
  19. Ve işte açıklamanın ana noktalarını anlatan İngilizce Video from YouTube
  20. Avrupa'nın Havacılık Devleri Türk Hava Yolları'na Karşı Neden Kaybediyor? Üç büyük Avrupalı havayolu grubu, nasıl mücadele edeceklerini bilmedikleri bir savaşı kaybediyor. Bu ne bir fiyat savaşı ne de bir iş gücü mücadelesi; bu tamamen bir geometri ve coğrafya savaşı. Üstelik Türk Hava Yolları (THY) bu savaşı çoktan kazandı. Rakamlar durumu net bir şekilde özetliyor: Türk Hava Yolları tek başına tam 131 ülkeye uçuyor. Lufthansa Grubu, Air France-KLM ve International Airlines Group (IAG) şirketlerinin elinde toplamda 1.700'den fazla uçak bulunmasına rağmen, bu üç dev grup bile tek bir merkezden (hub) bu sayıya ulaşamıyor. Türk Hava Yolları ise bu devasa operasyonu tek bir merkezden, tek bir havalimanı (İstanbul Havalimanı) ve hiçbir şirketi satın almadan, 516 uçaklık filosuyla gerçekleştiriyor. Peki, dünyanın en güçlü üç havayolu grubu, organik olarak büyüyen tek bir şirket tarafından nasıl stratejik olarak geride bırakıldı? Cevap sadece coğrafya değil; cevap doğru uygulanan stratejide saklı. Avrupalı üç dev grubun oynadığı üç farklı kumar da başarısızlıkla sonuçlandı. 1. Lufthansa Grubu: İflas Eden Şirketleri Toplama Kumarı Lufthansa Grubu, Avrupa'nın en büyük havayolu imparatorluğunu kurarken başarısız ve batmakta olan şirketleri bünyesine katmayı seçti: Swiss: Swissair'in iflasının ardından çökmüştü, Lufthansa tarafından satın alındı. Austrian Airlines: İflasın eşiğindeydi; Avusturya hükümeti şirketi devretmek için Lufthansa'ya adeta para ödedi ve sembolik olarak 1 Euro'ya satıldı. Brussels Airlines: Hiç kâr etmemiş bir şirketti. Lufthansa önce borç verdi, ardından kalan hisseleri 2,6 milyon Euro'ya kapattı. ITA Airways: Alitalia'nın devlet destekli halefi olan bu şirket için iki aşamada toplam 650 milyon Euro ödendi. Ortaya çıkan tablo çok açık: Lufthansa organik bir büyüme satın almadı; çoktan kaybetmiş havayollarını topladı. Üstelik bu sıkıntılı şirketler; grubun halihazırda sahip olduğu Münih ve Frankfurt merkezlerine eklendi. Bugün Lufthansa tam altı farklı merkezi yönetmek zorunda. Tamamı Orta ve Batı Avrupa'da bulunan bu merkezlerin her biri; Alman, Avusturya veya İsviçre standartlarındaki yüksek iş gücü maliyetlerine tabi. En önemlisi de bu merkezlerin tamamı, dünyanın en hızlı büyüyen yolcu pazarlarından en az 2.000 kilometre uzakta kalıyor. Lufthansa şu anda altı farklı iş gücü havuzu ve altı farklı merkezde 530 uçak işletmeye çalışırken; THY tek bir maliyet yapısıyla, tek bir merkezden 516 uçağı yönetiyor. Bu dinamik yapı THY'ye anında yön değiştirme esnekliği sağlarken, Lufthansa hantal yapısı nedeniyle hareket edemiyor. 2. Air France-KLM: Bitmeyen İç Sınırlar ve Bürokrasi 2004 yılında Air France ve KLM, 784 milyon Euro'luk bir çapraz birleşmeyle Avrupa havacılığını değiştirecek bir adım attı. Bu ortaklık, "Tek bir Avrupa havayolu" modelinin öncüsü olacaktı. Ancak aradan geçen 22 yıla rağmen karşımızda hâlâ iki ayrı havayolu şirketi var. Air France Paris Charles de Gaulle'den (CDG), KLM ise Amsterdam Schiphol'den (AMS) uçuyor. Ayrı işletme sertifikaları, ayrı iş sözleşmeleri ve ayrı yönetim ekipleri bulunuyor. Birleşme anlaşmasında yer alan "iki merkez arasında dengeli büyüme" maddesinin 5 yıl sürmesi planlanıyordu ancak tam 22 yıl sürdü. Fransız ve Hollanda hükümetleri, kendi ulusal çıkarlarını korumak için sürekli sürece müdahale ediyor. Grup stratejik bir karar almak istediğinde, bu tek bir hamleyle olmuyor; iki farklı gündemi olan iki hükümet pazarlık yapıyor. 3. International Airlines Group (IAG): Pist Yoksa Büyüme de Yok British Airways ve Iberia'nın birleşmesiyle kurulan IAG, finansal açıdan Avrupa'nın en iyi yönetilen köklü havayolu grubu. 2025 yılında %13'lük bir marjla 5 milyar Euro faaliyet kârı açıkladılar. İngiltere'de Heathrow'daki slot sayısını artırmak için British Midland International'ı, Barselona'da düşük maliyetli bir platform oluşturmak için Vueling'i ve transatlantik aktarmalar için Aer Lingus'u satın aldılar. Finansal disiplin açısından harika adımlar olsa da bu hamleler asıl büyük sorunu çözmüyor: Kapasite sınırı. Londra Heathrow Havalimanı açıldığından beri sadece iki piste sahip ve daha onlarca yıl da böyle kalacak. Üçüncü pist konusu 30 yıldır tartışılıyor; çevresel davalar ve siyasi engeller nedeniyle projenin maliyeti 30 milyar sterlini aşmış durumda ancak inşaatına hiç başlanmadı. IAG, Avrupa'nın en değerli slot (uçuş saati) portföyüne sahip olsa da buraya tek bir yeni slot bile ekleyemiyor. En yüksek kâr marjını getiren merkezde büyüme imkanı tamamen durmuş durumda. Büyük Resim: Haritaya Oynayan Kazandı 2025 yılında Türk Hava Yolları uçuş sayısını %8,6 artırırken, Avrupalı havayolları ortalama %5,1'lik bir artışta kaldı. Biri hızla büyürken, diğerleri Avrupa'da asla inşa edilmeyecek pistleri bekliyor. Özetle Avrupalı üç büyük grup rasyonel ama haritayı göz ardı eden stratejiler izledi: Lufthansa zor durumdaki şirketleri toplayarak kıta hakimiyetine odaklandı. Air France-KLM iki ulusal devi tek çatıda birleştirmeye çalışırken bürokrasiye takıldı. IAG kârlılığa ve akıllı satın almalara odaklandı ama fiziksel olarak sıkışıp kaldı. Türk Hava Yolları ise doğrudan haritaya oynadı. Şirket satın almadı, kimseyle birleşmedi. Bunun yerine Avrupa, Asya ve Afrika'nın tam kesişim noktasında, 6 pisti ve 200 milyon yolcu kapasitesi olan devasa bir altyapı (İstanbul Havalimanı) inşa etti. 131 ülke ve 352 destinasyonla dünyanın en geniş bağlantı ağına ulaştı. Gelecek Hedefleri ve 2033 Vizyonu Filo planlaması da bu coğrafi avantajı destekliyor. Bugün 516 uçağı olan THY, 2033 yılına kadar filosunu 810 uçağın üzerine çıkarmayı hedefliyor (8 yılda 300 yeni uçak). Filoya katılan her yeni dar gövdeli uçak; Lyon, Bilbao, Edinburgh, Göteborg, Napoli ve Porto gibi Avrupa'nın ikincil şehirlerine yeni birer rota anlamına geliyor. Avrupalı havayolları, merkezleri çok batıda kaldığı için bu şehirlerden Doğu'ya kârlı uçuşlar yapamıyor. THY ise bu yolcuları İstanbul üzerinden tüm Doğu Yarımküre'ye bağlıyor. THY'nin 2033 hedefi 170 milyon yolcuya ulaşmak. Bu hedefe ulaşıldığında THY, dünyanın en büyük uluslararası havayolu şirketi olacak. Üstelik bunu, toplamda 1.700 uçağı olan üç dev grubu, tek bir merkezden ve sıfır şirket satın almasıyla geride bırakarak yapacak. Avrupalı havayolları elbette iflas etmiyor; kârlılıkları ve güçlü hatları hâlâ var. Ancak küresel havacılıkta asıl büyüme transatlantik uçuşlarda değil; Afrika, Orta Asya ve Avrupa arasındaki aktarma koridorlarında gerçekleşiyor. Bu stratejik koridorun ve haritanın tam merkezindeki lider ise şu an Türk Hava Yolları. Kaynak: YouTube
  21. Gravity Jet Suit ile Invictus Oyunları bayrağının teslimi | Richard Browning bayrağı teslim etmek üzere kıyıya uçuyor
  22. Disney'in gelmiş geçmiş en büyük devam filmi, gişe liderliğini 2026'nın 1 milyar dolar barajını aşan ilk filmine kaptırdı 2026 yapımı The Super Mario Galaxy Movie gişedeki başarı serisini sürdürürken, herkesin favori tesisatçısı Disney'in gelmiş geçmiş en büyük animasyon devam filmini geride bırakarak şirketi bir basamak aşağı itti. Video oyunu uyarlaması olan bu yapım, Rotten Tomatoes'ta %92'lik bir puana sahip olan 2025 tarihli Zootopia 2'yi ABD iç pazarında geride bıraktı ve ikonik stüdyodan çıkan en yüksek hasılatlı devam filmlerinden biri haline geldi. The Super Mario Galaxy Movie ABD içinde 429 milyon dolarlık hasılata ulaşırken, Zootopia 2 biraz daha düşük bir rakamda, 428 milyon dolarda kaldı. Bu, Universal Pictures filmi adına önemli bir zafer; zira film halihazırda dijital yayın platformlarında gösterime girmesine rağmen milyonlarca dolar kazandırmaya devam ediyor. Ancak yurt dışı kazançları söz konusu olduğunda, uluslararası gişede kazanan taraf yine Zootopia 2 oluyor. Film yurt dışında 1,4 milyar dolar hasılat elde etti; bu, Mario devam filminin 575 milyon dolarlık uluslararası hasılatıyla kıyaslandığında muazzam bir rakam. 'The Super Mario Galaxy Movie' Hangi Platformda Yayınlanıyor? 1 Nisan'da vizyona giren The Super Mario Galaxy Movie, Mario (Chris Pratt) ve Luigi'yi (Charlie Day), Prenses Peach'in (Anya Taylor-Joy) ablası Rosalina'yı (Brie Larson) kurtarma göreviyle uzaya gönderiyor. Illumination ve Nintendo'nun 110 milyon dolarlık ortak yapımı olan bu film, efsanevi video oyunu serisinden uyarlanan beyaz perde serisinin ilki olan 2023 yapımı The Super Mario Bros. Movie'nin doğrudan devamı niteliğinde. İlk film vizyondaki ilk döneminde daha başarılı olsa da, devam filmi zamanla ivme kazandı ve nihayetinde 2026'nın en yüksek hasılatlı filmi unvanını elde etti. Büyük projelerin beklenenden daha erken dijital platformlara gelmesi yönündeki modern eğilimi takip eden bu animasyon hiti, vizyona girdikten iki aydan kısa bir süre sonra dijital platformlarda yerini aldı. 19 Mayıs'ta Apple TV ve Amazon Prime Video gibi hizmetlerde gösterime giren film, hızla listelerde yükseldi ve en popüler yapımlar arasındaki yerini korudu. Bu yazı kaleme alındığı sırada The Super Mario Galaxy Movie, Amazon dijital mağazasında 4. sırada yer alırken, Apple TV'de daha geride, 7. sırada bulunuyor. Abonelik tabanlı platformlara ne zaman geleceğine dair henüz bir doğrulama yok. Ancak bir Universal Pictures filmi olduğu göz önüne alındığında, bu yazın ilerleyen dönemlerinde Peacock'ta gösterime girmesi bekleniyor. Animasyon Filmleri Gişe Tahtındaki Yerini Sağlamlaştırıyor On yıl önce bilet satışları tablosu çok farklıydı. 1,1 milyar dolar hasılat elde eden Captain America: Civil War o yılın en çok kazanan filmi olmuş ve Disney (toplam 5 milyar dolarlık kazançla) listenin ilk beş sırasını domine etmişti. Star Wars, ertesi yıl The Last Jedi ile büyük bir başarı yakaladı; ancak 2018'den itibaren (COVID kaynaklı bariz nedenlerden ötürü 2020 yılı hariç tutulursa) zirvede yalnızca süper kahraman filmleri yer aldı. 2021 yılı Spider-Man: No Way Home'un yılıydı; 2022'de ise James Cameron, Avatar: The Way of Water ile gücünü kanıtladı. 2023, Mattel'e ait bir fikri mülkiyetin yılın en başarılı filmi olmasıyla "Barbenheimer" yılı olarak kayıtlara geçti. Ancak 2024'ten itibaren animasyon filmleri gişe liderliğini ele geçirdi. O tarihten bu yana animasyon filmleri büyük başarılar elde etti; 2024'te Inside Out 2 iki önemli unvanın sahibi oldu: Pixar'ın bugüne kadarki en yüksek hasılatlı filmi ve tüm zamanların en başarılı animasyon filmi. 2025 yılında ise Ne Zha 2 sahneye çıkarak bu unvanı devraldı; film sadece tarihin en yüksek hasılatlı animasyon yapımı olmakla kalmadı, aynı zamanda yılın en başarılı filmi unvanını da kazandı. Çin yapımı bu film, 2,2 milyar dolarlık şaşırtıcı bir gişe performansı sergiledi. 2026 yılı da animasyonun hakimiyetini sürdürdüğü benzer bir seyir izliyor. The Super Mario Galaxy Movie ve Hoppers yılın büyük kazananları arasında yer alıyor; ancak Toy Story 5 ve Minions & Monsters henüz vizyona girmedi. Tüm işaretler, çocuklara yönelik filmlerin dünya genelinde bilet satışlarına hakim olmaya devam edeceğini gösteriyor. Kaynak: MovieW
  23. İsviçre, İran ile ABD arasında Cuma günü görüşmeler planlandığını açıkladı İsviçre hükümeti Perşembe günü yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında bir ateşkes anlaşmasının imzalanmasının ardından, ABD ve İran arasındaki ilk görüşmelerin Cuma günü İsviçre'deki Bürgenstock dağ tesisinde yapılmasının planlandığını duyurdu. İsviçre Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, mevcut duruma göre planın; ABD ve İran'ın yanı sıra arabulucu ülkeler Pakistan ve Katar'ın, anlaşmanın uygulanmasına yönelik ilk müzakereler için yarın Bürgenstock'ta bir araya gelmesi yönünde olduğu belirtildi. Bakanlık açıklamasında, toplantıya "sürece dahil olan diğer ülkelerin" de katılacağına dair daha önceki bir ifadeye yer verilmedi. Açıklamada ayrıca, söz konusu toplantının takvimi ve ayrıntılarına ilişkin şu an için başka bir bilginin bulunmadığı kaydedildi. Kaynak: R
  24. 2026 Dünya Kupası Yapay Zeka Destekli Taraftar Filmi 48 ülke, 1 hayal.

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.