İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bütün Eylemler

Bu akış otomatik olarak güncellenir

  1. Bugün

  2. Sabaha karşı oynanan maçta Houston Rockets Boston Celtics'i 109 - 93 yendi 38 Dakika sahada kalan Alperen Şengün bir double double daha imza attı 26 Sayı 10 Asist 7 Ribaunt 2 Top Çalma 2 Blok ve +21 le oynadı
  3. CNN Marjorie Taylor Greene, yarın geceyle ilgili olarak şunları söyledi: "Bunun, Donald Trump hakkında tam bir referandum niteliğinde olduğunu düşünüyorum."
  4. Türkiye’yi ziyaret eden yabancıların simitle ilk karşılaşmaları genelde şaşkınlık, bağımlılık ve ufak çaplı kültür şoklarıyla dolu komik hikayelere dönüşür. İşte yabancı gezginlerin, blogger’ların ve gurmelerin anlattığı gerçek deneyimlerden derlenen en popüler simit hikayeleri: 1. "Simitçilerin Gizli Denge Sanatı" (Amerikalı Gezginin Şaşkınlığı) İstanbul'a ilk kez gelen bir Amerikalı turist, Karaköy sokaklarında yürürken başının üzerinde devasa bir tepsiyle rahatça yürüyen simitçiyi görür. Tepside en az 100 tane simit üst üste kule gibi dizilmiştir. Amerikalı, simitçinin dengesini bozup tepsiyi düşüreceğinden o kadar korkar ki adamı gizlice 15 dakika boyunca takip eder. En son adam tek bir simit bile düşürmeden bir müşteriye servis yapınca, turist adama yaklaşır ve "Bu bir sirk gösterisi mi yoksa normal bir meslek mi?" diye sorar. Simitçinin "Kardeşim 20 yıldır böyle yürüyorum ben" cevabı üzerine turist, simitçiyi "Türk sirk cambazı" sanarak günlüğüne yazar. 2. "Martıların Korsan Saldırısı" (İngiliz Turistin Vapur Macerası) Bir İngiliz gezgin, Kadıköy vapurunda elinde simidiyle manzarayı izlerken diğer insanların martılara simit attığını görür. O da aynı şeyi yapmak ister ve simitinden kocaman bir parçayı havaya doğru tutar. Ancak martıların Türk vapurlarındaki "profesyonel avcı" taktiğinden habersizdir. Martı sadece elindeki simit parçasını değil, turistin elinde kalan ana simidi de pençeleriyle çekip kapar. İngiliz turist o anı bloğunda şöyle anlatır: "Türk martıları garson gibi değil, resmi korsan gibi çalışıyor. Simidimi yerken benden izin bile istemediler!" 3. "İzmir'deki "Gevrek" Dil Karmaşası" (Alman Öğrencinin Dil İmtihanı) Erasmus programı için Türkiye'ye gelen bir Alman öğrenci, Türkçe dersinde "simit" kelimesini öğrenir. İlk durağı İzmir olur ve sabah sahildeki bir büfeye gidip gururla "Bir simit lütfen!" der. Büfeci tebessüm ederek "Kardeşim burada simit yok, gevrek var" der. Alman öğrenci simitlerin tezgahta durduğunu görüp "Ama orada duruyor işte!" diye ısrar eder. Büfeci "Onlar simit değil, gevrek" diye tekrarlayınca Alman öğrenci Türkiye'de simidin adının şehirden şehre değişen yasal bir kimliği olduğunu anlar ve defterine şu notu düşer: "Türkiye'de bir hamur işi almak için coğrafya dersi geçmeniz gerekiyor." 4. "Boğazda 'Simit ve Çay' Bağımlılığı" (Japon Gurmenin Reçetesi) Japon bir yemek yazarı, İstanbul gezisinde en pahalı restoranları gezdikten sonra bir akşamüstü çay bahçesinde simit-çay ikilisiyle tanışır. Çayın sıcaklığı ve simidin kıtır çıtırlığı arasındaki uyuma o kadar hayran kalır ki, Japonya'ya döndüğünde ülkesindeki çay seremonilerine simidi uyarlamaya çalışır. Kendi bloğunda simit için şu tanımı yapar: "Türkler un ve suyu öyle bir pişiriyor ki, yanında çay içtiğinizde beyninizdeki stresi anında sıfırlayan felsefi bir deneyime dönüşüyor. 5. "Donut Sanılan Türk Bageli" (Fransız Aşçının Şaşkınlığı) Fransız bir fırıncı (boulanger), İstanbul’da gördüğü simidi ilk başta şekerli bir donut veya hamur tatlısı sanır. Bir tane alıp ısırdığında beklediği tatlı aroması yerine susamın ve hafif pekmezin yarattığı o kavrulmuş tuzlu/gurme lezzetle karşılaşınca büyülenir. Simidin yapılışında pekmezli sıcak su banyosundan geçtiğini öğrenince, "Biz Fransızlar ekmek konusunda kibirliyizdir ama Türkler sokak ortasında fırıncılık mucizesi satıyor" diyerek ülkesine döndüğünde dükkanında "Turkish Bagel" denemeleri yapmaya başlar.
  5. Türkiye’de "en meşhur simitçi" sorusunun tek bir cevabı yok; çünkü bu konu geleneksel ustalık, sokak kültürü, şehir rekabeti ve küresel markalaşma olarak birkaç farklı kategoride incelenir: 1. En Meşhur Ziraat/Zincir Marka: Simit Sarayı Sokak lezzeti olan simidi bir kafe konseptine taşıyıp dünyaya ihraç eden en bilindik kitlesel marka Simit Sarayı'dır. Türkiye'de ve yurt dışında yüzlerce şubesiyle simidin ticari anlamda en popüler temsilcisi haline gelmiştir. 2. Şehirlerin Simgesi Haline Gelmiş Tarihi Fırınlar Geleneksel anlamda "gerçek lezzetin ustası" olarak anılan mekânlar ise şehirlere göre değişir: İstanbul (Tarihi Galata Simitçisi & Kasımpaşa Bahariye Fırını): Karaköy'deki Galata Simitçisi, İstanbul'un en ikonik ve en çok bilinen taş fırın simitçilerinden biridir. Tarihi dokusu ve odun ateşinde pişen çıtır simitleriyle gurmelerin ilk durağıdır. İzmir (Zeynel Ergin Gevrek Fırını): Alsancak'taki bu tarihi fırın (1962'den beri), İzmir gevreğinin simgesi kabul edilir. Pekmezli sıcak havuzda haşlanarak yapılan geleneksel gevreğin en meşhur adresidir. Ankara (Eski Fırınlar & Sokak Tablaları): Ankara simidinin olayı tek bir dükkandan ziyade, pekmezi yoğun koyu renkli reçetesi ve sokak simitçileridir. Yine de Çankaya bölgesindeki Simit-çii gibi modern fırınlar başkentte oldukça popülerdir. 3. Araştırmalara Göre Şehir Bazında Şampiyonlar Son yapılan lezzet ve geleneksel reçete değerlendirmelerinde şehir sıralamasında öne çıkanlar: Eskişehir Simidi: Koyu renkli yapısı ve dengeli hamuruyla gastronomi derecelendirmelerinde sıklıkla listenin zirvesinde yer alıyor. Antakya Simidi: Yanında özel tuz-kimyon karışımıyla sunulan sıra dışı yapısıyla ikinci sırada. İzmir Gevreği: Dış çıtırlığı ve gevreklik oranıyla gastronomi listelerinin vazgeçilmezi. Kısacası; popülerlik ve yaygınlıkta Simit Sarayı, İstanbul sokak nostaljisinde Galata Simitçisi, özgün yerel lezzette ise İzmir'in Alsancak gevrekçileri Türkiye'nin en tanınan isimleridir.
  6. Zaman ve mekânın ruhu değiştikçe simidin yüklendiği anlam da değişir. İsteğin üzerine listeyi genişletip, simit yemenin zaman ve mekanla olan ilişkisini simgeleyen 20 harika gerçek yaşam örneğini bir araya getirdim: 1. Sabah Vapuru ve Martı Senfonisi Mekan: İstanbul Boğazı / Güverte Zaman: Sabah İşe Gidiş Saati (07:30 – 08:30) İlişki: Buz gibi Boğaz rüzgarına karşı ayakta dikilirken, bir elde karton bardakta çay, diğer elde kağıda sarılı sıcacık simit vardır. Martılara fırlatılan o ilk parça, vapur yolculuğunun yazılı olmayan resmi vergisidir. 2. Turnike Önü Hayatta Kalma Yakıtı Mekan: Metro ve Metrobüs Girişleri Zaman: Hafta İçi Koşturmacası (Sabah 08:30) İlişki: Akşamdan kalma bir aceleyle istasyona koşan kişinin, cam vitrinli seyyar simitçiden "Kardeş bir çeyrek ver!" diyerek havada kapmasıdır. Zaman dar, mekan endüstriyeldir; simit ise o kaosun içindeki tek sığınaktır. 3. Çay Bahçesinde Pazar Sakinliği Mekan: Sahil Kenarı / Asırlık Çınaraltı Zaman: Pazar Öğleden Sonrası İlişki: Acele etmenin suç sayıldığı, çaydanlığın masaya tepsiyle geldiği tahta sandalyeli bir çay bahçesidir. Simit ortadan ikiye ayrılır, içine tulum veya Ezine peyniri sürülür. Mekan yavaştır, zaman durmuştur. 4. Sanayi Sitesi ve Yağlı Tabure Sohbetleri Mekan: Oto Sanayi / Tamirhane Zaman: Öğle Arası İlişki: Araba tamir edilirken paslı bir taburenin üzerinde, motor yağ kokusu ve gürültü arasında açık çay eşliğinde yenen çıtır simittir. Ustayla çırağın o anki tek eşitleyicisi, gazete kağıdı üstüne konmuş iki susamlı halkadır. 5. Gece Yarısı İş Çıkışı ve Issız Sokaklar Mekan: Boş Mahalle Sokakları / Köşebaşı Zaman: Gece 03:00 İlişki: Bütün restoranlar kapalıyken, köşebaşındaki fırından çıkan ilk tepsideki o mis kokulu taze simittir. Eve yürürken o susamların gecenin sessizliğinde yenmesi, günün yorgunluğunu silen en melankolik andır. 6. Park Bankında Güvercinlerle Adalet Paylaşımı Mekan: Mahalle Parkı Zaman: Öğleden Sonra (Emeklilik Anı) İlişki: Gazeteyi koltuğunun altına sıkıştırmış bir amcanın simidi ikiye bölüp büyük kısmını kendi yemesi, küçük parçaları ise etrafını saran güvercin ordusuna dağıtmasıdır. İnsan ile doğa arasındaki sessiz bir barış antlaşmasıdır. 7. Gece Otobüsü ve Uzun Yol Mola Tesisleri Mekan: Şehirlerarası Otoyol Benzinliği Zaman: Gece Yarısı Sürüşü İlişki: Gece yolculuğunda karanlık otoyol kenarındaki tesiste bulunan, poşetlenmiş o "idarelik" simittir. Fırından yeni çıkmış halinden uzak olsa da, o anki yol hırsını ve uykusuzluğu bastıran tek dosttur. 8. Kültür Sanat Odakları ve Bilet Kuyruğu Mekan: Açık Hava Sineması / Tiyatro Terası Zaman: Gösterim Öncesi İlişki: Gösterim başlamadan önce, fuaye alanının kalabalığında ağır yemek istemeyenlerin sandviç kağıdındaki simidi birbiriyle paylaşmasıdır. Mekanın entelektüel havası ile simidin sokak dokusu birbirine tatlıca karışır. 9. Sınav Kapısı ve Gergin Bekleyiş Mekan: Üniversite veya Okul Bahçeleri Zaman: Sınav Sabahı İlişki: Hayati bir sınavın kapısında midesi düğüm düğüm olmuş gençlerin, ailelerinin "Hadi ye biraz enerji olsun" diye uzattığı ama heyecandan boğazdan zor geçen o simittir. Mekan gergin, simit tanıdık bir limandır. 10. Erken Saat Kumsalı ve Dalga Sesleri Mekan: Ege veya Akdeniz Sahili Zaman: Sabah 07:00 İlişki: Güneş henüz doğarken, denizden yeni çıkmış ya da yürüyüş yaparken fırından alınan sıcacık simidin rüzgarlı kumsalda tek başına yenmesidir. Üzerine deniz tuzu karışsa da tatil sabahının resmi başlama vuruşudur. 11. Hastane Koridoru ve Şifa Bekleyişi Mekan: Acil Servis Bahçesi / Kantin Terası Zaman: Sabaha Karşı 05:00 İlişki: İçerideki yakınının müjdeli haberini bekleyen insanın, kantinden aldığı ılık simiti ve plastik bardaktaki demli çayı dalgınca tüketmesidir. Orada simit, zamandan ve mekândan bağımsız bir sabır taşına dönüşür. 12. Okul Teneffüsü ve Kantin Koşturmacası Mekan: Lise veya Ortaokul Kantini Zaman: 10 Dakikalık Büyük Teneffüs İlişki: Zilin çalmasıyla kantine hücum eden öğrencilerin, aralarına kaşar bastırıp tost makinesinde ezdirerek yedikleri "simit tost"tur. Zaman aşırı dardır, lezzet ise o yaşın en pratik icadıdır. 13. İnşaat İskeleleri ve Yüksek İrtifa Kahvaltısı Mekan: Şantiye / İnşaat İskelesi Zaman: Kuşluk Vakti (10:00) İlişki: Metrelerce yüksekteki tahta iskelenin üzerinde oturup, bir gazete kağıdı üstündeki simidi ve üçgen peyniri ustaların aralarında paylaşmasıdır. Rüzgar serttir ama simit sıcaktır. 14. Karlı Kış Günü ve Sokak Lambası Altı Mekan: Lapa Lapa Kar Yağan Mahalle Yolu Zaman: Akşam Üstü Kar Yağışı İlişki: Soğuktan ellerin cebinde donduğu bir anda fırından çıkan ve dumanı üstünde tüten simidin buharıdır. Kar taneleri simidin üzerine düşerken yenen o ilk lokma, tüm vücudu ısıtan en samimi iç sıcaklıktır. 15. Üniversite Çimleri ve Vizeler Sonrası Gevşeme Mekan: Kampüs Bahçesi Zaman: Bahar Ayları / Öğle Arası İlişki: Çimlere serilmiş örtülerin üzerinde, vizelerin bitişini kutlayan öğrencilerin thermos çayı eşliğinde tükettiği bütçe dostu festival yiyeceğidir. Gençlik coşkusuyla simidin sadeliği buluşur. 16. Bekar Evinin Gece Yarısı Buzdolabı Operasyonu Mekan: Öğrenci / Bekar Evi Mutfak Masası Zaman: Gece 02:00 (Ders Çalışma Seansı) İlişki: Gündüzden kalıp sabahtan sertleşmiş simidin, fırında veya tavada hafifçe ısıtılıp buzdolabından çıkan son zeytin ve peynirle tüketilmesidir. Çaresizliğin en lezzetli kurtarıcısıdır. 17. Şehir Interrail / Sırt Çantası Yolculuğu Mekan: Tren Kompartımanı / Gar Peronu Zaman: Sabahın Erken Saatleri İlişki: Sırt çantalı gezginlerin yola çıkmadan hemen önce fırından kapıp trene bindikleri ekonomik kahvaltıdır. Yabancı şehirlerin yabancı yollarında insanın yanında taşıdığı en yerel parçadır. 18. Nöbetçi Fırın ve İmkânsız Saatler Mekan: 24 Saat Açık Taş Fırın Önü Zaman: Sabaha Karşı 04:00 İlişki: Gece vardiyasından dönen işçi ile eğlenceden dönen gencin aynı fırın tezgahının önünde sıraya girmesidir. İlk pişen fırın tepsisinden yükselen susam kokusu, o iki ayrı dünyayı aynı noktada birleştirir. 19. Bayram Sabahı ve Mahalle Fırını Kuyruğu Mekan: Mahalle Fırını Zaman: Dini Bayram Sabahları (06:30) İlişki: Bayram namazından çıkanların evdeki kalabalık bayram sofrasına götürmek için fırın önünde oluşturduğu neşeli kuyruktur. Simit burada bereketin ve ailece kurulan sofranın simgesidir. 20. Balıkçı Barınağı ve Ağ Tamir Molası Mekan: Liman / Balıkçı Barınağı Zaman: Gün Doğumu İlişki: Denizden yeni dönmüş ya da ağlarını tamir eden balıkçıların, teknenin küpeştesinde sallama çayla birlikte yedikleri tuzlu rüzgar kokulu simittir. Emeğin ve denizin ritmiyle tam bir uyum içindedir.
  7. İşte simit hakkında su götürmez, akıl ve lezzet süzgecinden geçmiş en kesin doğrular: Doğru: "Simidin en lezzetli hali, fırından yeni çıktığı andır." Gerçek: Bu mutlak bir fizik kuralıdır. Fırından çıktıktan sonra geçen her dakika, simidin o efsanevi çıtırlığından ve ruhundan çalır. En iyi simit, tezgahta hala el yakarken kağıda sarılan ve sokak ortasında hemen yenendir. Doğru: "Taze demlenmiş çay, simidin ruh eşidir ve bu bağ yasal olarak zorunludur." Gerçek: Simit ve çay birlikteliği sıradan bir ikili değil, doğanın ve kültürün kusursuz bir simbiyozudur. Çaysız simit tüketmek teknik olarak mümkündür ama lezzet hukuku açısından kesinlikle yasaklanmalıdır; çünkü çay, simidin o kuru hamurunu yumuşatıp lezzetini zirveye taşıyan yegane katalizördür. Doğru: "Simit, halkın en demokratik ve en adil lezzetidir." Gerçek: Dünyanın neresine giderseniz gidin; en lüks otelde kahvaltı edenle, işe yetişmeye çalışan esnafın veya parkta güvercinleri besleyen emeklinin ortak paydası simittir. Sınıf farkı tanımaz, herkesin bütçesine ve kalbine aynı mesafededir. Doğru: "O susamlar sadece tat vermek için değil, simidin karakteridir." Gerçek: Üzerindeki o kavrulmuş susamların kokusu, insanı kilometrelerce öteden simitçi tezgahına çeken gizli bir radar gibidir. Susamsız bir simit, sadece şekil verilmiş bir hamurdur; o mistik kokuyu ve derinliği veren tek şey susamın ta kendisidir.
  8. Halk arasında simit hakkında öyle ezberler var ki, duyan Nobel Bilim Ödülü'nü masaya bırakır! İşte Türk simidinin arkasındaki en büyük şehir efsaneleri ve yanlış bilinenler: Yanlış: "Simit, ortasındaki delik sayesinde daha az hamur içerir, dolayısıyla diyet dostudur." Gerçek: Bu tamamen fizik kurallarına ve kalori matematiğine hakarettir. O delik, simidin daha az kaloriye sahip olmasını sağlamaz; aksine, doğanın "olmayan kütle" yasasına göre, o boşluğun yarattığı psikolojik rahatlama insanı 3 tane daha yemek suretiyle fena yanıltır. Delik kalori düşürmez, sadece vicdanı kandırır! Yanlış: "Pekmezli suya batırılıp fırına verilmesi sadece renk versin diye yapılır." Gerçek: Evet, o nefis karamelize rengi o verir ama asıl misyonu başkadır. O pekmez katmanı, adeta simidin zırhıdır. Çıtırlığı veren ve simidin bayatlamasını geciktiren gizli kimyasal reaksiyon o pekmez banyosudur. Pekmez olmasa o sadece "halka şeklinde fırınlanmış sade ekmek" olurdu. Yanlış: "Simit her yerde aynı kalitede yapılır ve her fırından simit alınır." Gerçek: Büyük bir tezattır. Türkiye'nin (veya dünyanın) neresine giderseniz gidin "Simit simittir" diyemezsiniz. Kimi yerdedir taş gibi sert, kimi yerdedir sünger gibi hamurdur. Gerçek simit; odun ateşinde veya özel taş fırında pişen, ustasının elinden çıkan, o fırından yeni çıktığı andaki kokusuyla insanı sokağın ortasında durduran özel bir ekosistemdir. Her un yuvarlağına simit denmez! Yanlış: "Simit yerken etrafa dökülen susamlar ziyan olur." Gerçek: Asla! O susamlar ziyan olmak için dökülmez. Onlar, evrenin geleceğe bıraktığı küçük hatıralardır. Montun cebinden, araba koltuğunun arasından ya da klavyenin tuşlarının dibinden günlerce o susamları bulmak, simit yeme deneyiminin resmi olmayan ikinci etabıdır.
  9. Türk simidi ile aşk arasında o kadar çok benzerlik var ki, insan "Acaba ilişkilerimizi simit mühendisliğine göre mi tasarlasaydık?" diye düşünmeden edemiyor! İşte simit ile aşkın o gizli, çıtır paralel evreni: Çıtır Başlangıçlar vs. Zamanla Yumuşama: Fırından yeni çıkmış, sıcacık ve çıtır çıtır simit gibisi yoktur; ilk ısırıkta etrafa neşe saçar, heyecan doruktadır (balayı dönemi). Ama zaman geçer, simit biraz bekler, o çıtırlık gitsin diye çaya banmak gerekir. İşte gerçek aşk, o çıtırlık geçtikten sonra simidin çayla kurduğu o yumuşacık, uyumlu ortaklıktır. Susam Dağılımı ve Kusurlar: İlişkilerde de simitte olduğu gibi o simetri asla yoktur. Bir taraf "susam çölü" gibi yoğun ve coşkulu severken, diğeri daha sakin, kel bir otoban gibi sessiz kalabilir. İlişki, o dengesizliği dengelemekle, her lokmada dengeyi bulmaya çalışmakla geçer. Kırılma Noktaları ve Paylaşım: Taze simidi ikiye bölmeye çalıştığında asla eşit ayrılmaz; biri büyük, diğeri ufak kalır. Aşkta da fedakarlıklar, sorumluluklar veya ilgi hiçbir zaman yüzde elli-yüzde elli bölünmez. Bazen biri daha büyük yükü (ya da küçük parçayı) omuzlar, ama o paylaşım yine de o kahvaltıyı (veya hayatı) tatlı kılar. Tek Başına Asla Olmama Hali: Nasıl ki çaysız bir simit boğazda düğümlenip hüzün yaratırsa, aşk da tek başına, hayatın o demli ve sıcak akışı (paylaşımı, sohbeti) olmadan bir anlam taşımaz. Yanında o sıcak eşlikçi yoksa kuru bir hamurdan ibarettir. Özetle; aşk da tıpkı simit gibidir: Biraz döküp saçtırır, üzerini susam yapar, bazen boğazda tıkanır ama o taze çayla birleştiğinde dünyadaki her şeye bedel bir huzur verir!
  10. Harika bir ziyafet olur! Gönül rahatlığıyla ikisini de bir araya getirelim: 1. Kültürel Bir Başyapıt Olarak: Türk Simidi Türk simidi, yalnızca bir unlu mamul değil, aynı zamanda toplumun ortak hafızası ve pratik zekasının bir ürünüdür: Susam Dağılım Adaletsizliği: Simitçiden aldığın simidin bir tarafı tamamen "susam çölü" gibiyken, diğer tarafı otoban gibi dümdüz ve keldir. İnsan beyni, her lokmada o susamlı kısmı yakalamak için anında taktiksel bir hesap makinesine dönüşür. Taktiksel Kırılma Noktası: Sıcak, taze bir simidi böldüğünde asla ortadan ikiye düzgün ayrılmaz; biri büyük, diğeri mistik bir şekilde minicik kalır. O küçük parçayı yiyen kişi asla doymuş hissetmez, diğere göz dikmek zorunda kalır—ev içi ilişkileri bozan gizli bir kriz sebebidir! Çay ile Duygusal Bağı: Simit asla tek başına yenemez; yanında mutlaka taze demlenmiş çay olmak zorundadır. Çaysız simit yemek, otoyolda susuz kalmış araba gibidir, boğazda tıkanır ve hüzün yaratır. Çayla buluştuğu an ise fırından yeni çıkmış gibi ruhuna su serpilir. 2. Fiziksel ve Felsefi Bir Tuzak Olarak: Simit ve Kalori Geometrisi Simidin o delikli yapısı, hayattaki en büyük felsefi tuzaklardan biridir! Kalori İndirimi Yanılgısı: Görüntüye aldanıp "Şunun ortasındaki boşluğu da hamurdan saysam, kalori hesabı yaparken orayı düşerim" diye düşünürsün; ama o delik sana asla kaloriden indirim yapmaz. Tam aksine, doğanın çıtır geometri kurallarına göre olmayan simit parçası, herkesten çok kilo yapar! Susam Tarlası Sendromu: Sokakta yürürken ya da hareket halindeyken bir simit yemeye kalktığında, o susamların %80'i anında kaza kurşunuyla montuna, kucağına veya etrafa dağılır. Akşam eve gittiğinde üzerinden çıkan susamla mini bir tarlada ekim yapacak kadar malzeme toplarsın!
  11. Simit deyip geçmemek lazım, çünkü o susamlı halka aslında Türk toplumunun resmi milli mühendislik harikasıdır! Mesela şu konulara dikkat ettin mi? Susam Dağılım Adaletsizliği: Simitçiden aldığın simidin bir tarafı tamamen "susam çöölü" gibidir, tanecikler birbirinin üstüne biner; diğer tarafı ise tamamen kel, dümdüz, pürüzsüz bir otobandandır. Beyin, her lokmada o susamlı kısmı yakalamak için anında taktiksel bir hesap makinesine dönüşür. Taktiksel Kırılma Noktası: Sıcak, taze bir simidi böldüğünde asla ortadan ikiye düzgün ayrılmaz. Kesinlikle bir taraf büyük, diğeri mistik bir şekilde minicik kalır. O küçük parçayı yiyen kişi asla doymuş hissetmez, diğere göz dikmek zorunda kalır; ev içi ilişkileri bozan gizli bir kriz sebebidir! Çay ile Duygusal Bağı: Simit, asla tek başına yenemez. Yanında mutlaka taze demlenmiş çay olmak zorundadır. Çaysız simit yemek, otoyolda susuz kalmış araba gibidir; boğazda tıkanır, hüzün yaratır. Çayla buluştuğu an ise fırından yeni çıkmış gibi ruhuna su serpilir.
  12. Birde bu yönden bakın bakalım: Türk simidinin o delikli yapısı, aslında hayattaki en büyük felsefi tuzaklardan biridir! Görüntüye aldanıp "Şunun ortasındaki boşluğu da hamurdan saysam, kalori hesabı yaparken orayı düşerim" diye düşünürsün; ama o delik sana asla kaloriden indirim yapmaz. Tam aksine, doğanın bu çıtır geometri kurallarına göre olmayan simit parçası, herkesten çok kilo yapar! Zaten o susamların her biri de ayrı birer hayatta kalma mücadelesidir: Sokakta yürürken ya da araba kullanırken bir simit yemeğe kalk, o susamların %80'i anında kaza kurşunuyla montuna, kucağına veya araba koltuğuna dağılır. Akşam eve gittiğinde üzerinden çıkan susamla mini bir tarlada ekim yapacak kadar malzeme toplarsın!
  13. New York Valisi: Bir çocuk kızamık nedeniyle hayatını kaybetti New York Valisi Kathy Hochul, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, New York'un Lewis bölgesinde bir çocuğun kızamık hastalığına yakalandıktan sonra hayatını kaybettiğini duyurdu. Bu, eyalette son 30 yıl içinde kızamık kaynaklı ilk ölüm vakası oldu. Vali Hochul, "Bir anne ve büyükanne olarak, bu ailenin neler yaşadığını hayal bile edemiyorum. Bu çocuğu tanıyan ve seven herkesin acısını paylaşıyorum," dedi. "Kızamık son derece bulaşıcı bir hastalıktır ve aşı, bu tehlikeli hastalığa karşı elimizdeki en iyi koruma yöntemidir. New York'ta son 30 yılın ilk kızamık kaynaklı ölüm vakasıyla karşı karşıyayız; bu durum, Washington yönetiminin, Amerikalıları önlenebilir hastalıklardan koruma konusunda onlarca yıldır kaydedilen ilerlemeyi bilinçli bir şekilde zayıflatmasının ne denli vahim sonuçlar doğurabileceğini acı bir şekilde hatırlatıyor." "New York olarak, kanıtlanmış halk sağlığı önlemlerini desteklemeye ve New Yorkluları güvende ve sağlıklı tutmak için elimizden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğiz." CNN, daha fazla bilgi almak için ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), New York Eyalet Sağlık Departmanı ve Lewis İlçesi Sağlık Departmanı ile temasa geçti. Kızamık vakalarındaki hızlı artış, Hochul'un geçen ay eyalet genelinde afet acil durumu ilan etmesine yol açtı. CDC verilerine göre, Perşembe günü itibarıyla New York genelinde 168 vaka bildirildi. Lewis İlçesi'nde ise 14 Ekim itibarıyla 15 vaka kaydedildi; bu vakaların tamamı, kızamık-kabakulak-kızamıkçık (MMR) aşısı yaptırmamış kişilerden oluşuyor. CDC'ye göre kızamık, aşılanmamış her 5 kişiden yaklaşık 1'inin hastaneye kaldırılmasına neden oluyor. Kızamık geçiren her 20 çocuktan 1'inde, küçük çocuklarda kızamığa bağlı ölümlerin en yaygın nedeni olan zatürre (pnömoni) gelişiyor. Kızamık olan her 1.000 çocuktan 1'inde ise ensefalit, yani beyin iltihaplanması görülüyor. CDC verilerine göre, bu yıl ABD genelinde 4.800'den fazla kızamık vakası bildirildi; bu, kızamığın ABD'de tamamen ortadan kaldırıldığının ilan edilmesinden yaklaşık on yıl öncesine, 1991'e kıyasla en yüksek sayı. Vakaların dörtte birinden fazlası, kızamık kaynaklı beş ölümün bildirildiği Pensilvanya eyaletinde gerçekleşti. Dünya Sağlık Örgütü'nün bir kolu olan Pan Amerikan Sağlık Örgütü, önümüzdeki hafta bir kızamık eliminasyon komisyonu toplantısı düzenleyecek. Bu toplantıda, ABD'nin 2000 yılından beri sahip olduğu "hastalığın ortadan kaldırılmış olduğu" statüsünü kaybetmesi bekleniyor. Halk sağlığı uzmanları, ABD'deki kızamık vakalarındaki artışı büyük ölçüde düşen aşılama oranlarına bağlıyor; ancak vaka sayısındaki yükseliş, bazı bölgelerde aşılanma oranlarında bir artışı da beraberinde getirdi. Kızamık enfeksiyonlarına karşı %97 oranında koruma sağlamak için çocukluk döneminde iki doz MMR aşısı yapılması öneriliyor. CDC'nin Ulusal Bağışıklama Araştırmaları verilerine göre, 2024 yılında ABD'de 3 yaşındaki çocukların %93'ü en az bir doz MMR aşısı almıştı; bu oran, oldukça bulaşıcı olan bu hastalığın salgınlara yol açmasını önlemek için gereken %95'lik eşik değerin altında kalıyor. Ancak, ülkede on yıllar sonra ilk kızamık ölümlerinin yaşandığı 2025 yılında, bu oran yükselerek... 3 yaşındakiler arasında %97. ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanı Robert F. Kennedy Jr., kızamık salgınlarına verdiği yanıt nedeniyle —MMR aşısının sağladığı bağışıklığı önemsiz göstermesi de dahil olmak üzere— geniş çaplı eleştirilere maruz kaldı. Pensilvanya'da ise kızamık kaynaklı ölümler, Kennedy ile eyalet yetkilileri arasında sert bir söz düellosuna yol açtı. Başkan Donald Trump da aşılarla ilgili yanlış bilgileri tekrarladı; bunlar arasında aşıları otizmle ilişkilendirmek ve çocukların vücutlarına "muazzam miktarda aşı" yüklendiğini öne sürmek yer alıyor. Kaynak: CNN
  14. Doğallığın tam ortasından geçtiler... :)
  15. Mustafa Kemal Atatürk'ün; "Kafkasya’ya gidin, onları bulun, en katkısız, en saf Türkçeyi onlar konuşurlar." dediği Karaçay Balkar Türkleri
  16. Gerçek kahramanların pelerine ihtiyacı yoktur Sadece bir jet ski ve kocaman bir cesaret yeter!
  17. Normal İngilizce ve Daha İyi İngilizce. Görseldeki "Normal English" (Normal İngilizce) ve "Better English" (Daha Gelişmiş İngilizce) ifadelerini içeren tablonun Türkçedeki karşılıkları: Normal İngilizce Daha Doğal / Gelişmiş İngilizce Türkçe Karşılığı I forget It slipped my mind Unutmuşum / Aklımdan çıkmış You are welcome My pleasure Rica ederim / Ne demek Calm down Take it easy Sakin ol / Kafaya takma / Rahatına bak Very hungry Starving Karnım zil çalıyor / Açlıktan ölüyorum It's okay No biggie Önemli değil / Sorun değil Very pretty Gorgeous Çok hoş / Muhteşem / Şahane I can't decide I'm torn Karar veremiyorum / İki arada bir deredeyim It's my fault That's on me Bu benim hatam / Bende Let's move on Let's carry on Devam edelim / Yolumuza bakalım I'm bored I'm stuck in a rut Sıkıldım / Tekdüze bir döngüye sıkışıp kaldım I understand I see your point Seni anlıyorum / Ne demek istediğini anlıyorum Try your best Give it your all Elinden gelenin en iyisini yap / Varını yoğunu ortaya koy Very ugly Hideous Çok çirkin / İğrenç (görünüm olarak) Very beautiful Stunning Çarpıcı / Göz alıcı / Çok güzel It's very important It's crucial Çok önemli / Hayati önem taşıyor Good luck All the best İyi şanslar / Her şeyin gönlünce olması dileğiyle
  18. ANIMAL IDIOMS - Hayvan Deyimleri HAYVAN DEYİMLERİElephant in the room Ortadaki büyük sorun (görmezden gelinen açık ve önemli problem) Hold your horses Sabırlı ol, acele etme; yavaş ol Butterflies in your stomach Karnına sancılar girmek, heyecanlanmak, içi kıpır kıpır olmak Fish out of water Sudan çıkmış balığa dönmek (yabancı ve rahatsız hissetmek) Cry wolf Yalancı çobanlık yapmak (asılsız alarm vermek, yalandan tehlike çanı çalmak) Wild goose chase Boşuna çaba, sonuçsuz ve nafile arayış Early bird Erkenci kuş (sabah erken uyanan kimse) Night owl Gece kuşu (gece geç saatlere kadar uyanık kalan kimse) Busy as a bee Arı gibi çalışkan, çok meşgul Quiet as a mouse Süt dökmüş kedi gibi, sessiz ve sakin Free as a bird Kuş gibi özgür, tamamen serbest Black sheep Ailenin yüz karası (toplulukta veya ailede farklı/uyumsuz olan kişi) Cash cow Para basan makine (sürekli ve güvenilir gelir getiren kaynak/iş) Lion's share Aslan payı (en büyük parça veya kısım) Eager beaver Aşırı istekli ve çok çalışkan kimse Dark horse Sürpriz at (sonradan kazanan veya gizli yetenek/favori olmayan kazanan) Take the bull by the horns Boğayı boynuzundan yakalamak (zorlukların üzerine cesurca gitmek) Pig out Tıkınmak, aşırı yemek yemek
  19. Demokratlar neye mi inanıyor? Bir bakalım SHOCKING THINGS LIBERALS BELIEVE - Liberallerin İnanılmaz Gördüğü/İnandığı Şeyler Haftada 40 saat çalışan insanlar yoksulluk içinde yaşamamalıdır. Sağlık hizmeti herkes için erişilebilir olmalı, zenginler için bir lüks olmamalıdır. Wall Street gangsterleri çaldıklarında hapse girmelidir. Kâr eden şirketlere sübvansiyon verilmemelidir. Şirketlerin kâr uğruna dünyayı kirletmesine izin verilmemelidir. Hiç kimse, özellikle de gaziler, evsiz olmamalıdır. Herkes eşit eğitime eşit erişim hakkına sahip olmalıdır. Eşit haklar ve eşit ücret, tüm Amerikalılar için bir kıstas olmalıdır. Politikacılar hiç kimsenin tıbbi kararlarını dikte etmemelidir. Hiçbir çocuk okulda vurulma korkusu yaşamamalıdır. Lobicilerin temsilcilerimize rüşvet vermesine izin verilmemelidir. CEO'lar, çalışanlarının maaşının 3.000 katını almamalıdır.
  20. Gaucho Deniz Solda: Filenin ilk sultanı, erkek voleybol takımının kadın kaptanı, ülkenin ilk kadın mühendisi Sabiha Rıfat Gürayman (nam-ı diğer uçan parmaklar) Sağda: Aynı anda hem kadın voleybol, hem de kadın basketbol takımının kaptanı olarak kupaları kaldıran Dr. Ayten Salih Berkalp F.Bahçe 2000'lerde değil, 100 yıl önce spor kulübü oldu. Bu kulübün tarihi, efsaneleri de belli.
  21. Reuters Trump, Reflecting Pool'un önünde, onlarca kişiden oluşan bir kalabalığa hitaben büyük kapanış konuşmasını yapıyor. SAUL LOEB/Pool aracılığıyla REUTERS.
  22. Rep. Jason Crow Kötü bir şekilde yapılmış bir yansıtma havuzunun önünde durmak, Trump’ın başkanlığının en çarpıcı simgesidir. Kibir, yozlaşma, başarısızlıklar karşısında hesap verebilirliğin tamamen yokluğu ve Amerikalıların, başkanlarının odaklanmasını istedikleri gerçek meselelerin bütünüyle ihmal edilmesi.
  23. İnternette dolaşan bir iddia var: İddia: Bilim, her sabah kabak çekirdeğiyle doldurulmuş 2 hurma yemenin, çoğu takviye edici gıdadan daha fazla demir, magnezyum ve çinko sağladığını doğruladı; üstelik bu karışım 6.000 yıldır kullanılıyor. Şimdi Yapay zekaya soralım doğru mu değil mi? Doğru mu Değil mi? Bu iddia yanlıştır. Sağlıksız derecede abartılmış bir besin değeri iddiasını, tarihsel olarak imkansız bir zaman çizelgesiyle birleştirmektedir. Besin Değeri Karşılaştırması Hurma ve kabak çekirdeği besin açısından zengin doğal gıdalar olsa da, kabak çekirdeği dolgulu iki hurmanın "çoğu takviyeden daha fazlasını" sunduğunu iddia etmek, içerdikleri mikro besin miktarını aşırı derecede abartmaktadır. Besin Öğesi 2 Hurma + 1 Çorba Kaşığı Kabak Çekirdeği Standart Günlük Takviye (%100 Günlük İhtiyaç) Demir ~1,2 mg 18 mg Magnezyum ~40 mg 420 mg Çinko ~1,0 mg 11 mg Kabak çekirdeği doldurulmuş iki hurmalık tek bir porsiyon, bu mineraller için günlük önerilen alım miktarınızın yaklaşık %5 ila %10'unu karşılar. Buna karşılık takviye edici gıdalar, günlük ihtiyacın %50 ila %100'ünü (veya daha fazlasını) karşılayacak şekilde özel olarak formüle edilir. Tarihsel Arka Plan "6.000 yıllık bir kombinasyon" iddiası tarihsel olarak imkansızdır: Kabak çekirdeği, Kuzey ve Orta Amerika menşeilidir (Cucurbita pepo) ve 15. yüzyılın sonlarındaki Kolomb Takası'na kadar Eski Dünya'ya tanıtılmamıştır. Hurma ise Orta Doğu ve Bereketli Hilal kökenlidir. Bu iki malzeme tamamen farklı yarım kürelerde bulunmaktaydı ve 6.000 yıl önce antik geleneksel tıpta bir arada kullanılmaları mümkün değildi. Hurma ve kabak çekirdeği sağlıklı, lif açısından zengin bir atıştırmalıktır; ancak hedefli mineral takviyelerinin yerini tutmazlar.
  24. Avukatının verdiği bilgiye göre, Meksikalı belgesiz bir göçmenin üzerinden geçmekle suçlanan ICE görevlisi, mahkemeye çıkarılmasının ardından 30 bin dolarlık kefaletle serbest bırakıldı.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.