İçeriğe atla
View in the app

A better way to browse. Learn more.

Tartışma ve Paylaşımların Merkezi - Türkçe Forum - Turkish Forum / Board / Blog

Ana ekranınızda anlık bildirimler, rozetler ve daha fazlasıyla tam ekran uygulama.

To install this app on iOS and iPadOS
  1. Tap the Share icon in Safari
  2. Scroll the menu and tap Add to Home Screen.
  3. Tap Add in the top-right corner.
To install this app on Android
  1. Tap the 3-dot menu (⋮) in the top-right corner of the browser.
  2. Tap Add to Home screen or Install app.
  3. Confirm by tapping Install.

Bütün Eylemler

Bu akış otomatik olarak güncellenir

  1. Bugün

  2. Şu Ahmet Çakı'nın açıklaması resmen bahane sıralaması olmuş Fenerbahçe Tarfin Kadın Basketbol Takımımızın Başantrenörü Ahmet Çakı, Valencia Basket Club ile oynadığımız maçın ardından şu açıklamalarda bulundu: “Özellikle üçüncü çeyreği daha iyi oynadık. Dördüncü çeyrekte farkı açtığımız anlarda rakip geriye geldi ve o anlarda konsantrasyon kaybı da yaşadık. Ama asıl sorunumuz bugün maçı koparmadan önceki bölümde dış şutlardan çok risk alan Valencia’ya karşı dış şutlarda tereddüt etmemizdi. Ayrıca kaçırdığımız 11 faul atışı bizi çok etkiledi. Kendi evimizde 71 sayı atarak ve rakibi 73’te tuttuğumuz maçı kaybetmemiz sıkıntı. Çünkü bizim oyun tarzımızda rakibi top kaybına zorlamak var ki bugün 25 top kaybına zorladık. 13 de top çalmamız var. Bunu genelde daha iyi basketlerle sonuçlandırıp karşılığını alırdık ancak bugün alamadık. Devamında kaçan fauller ve dış atışlarda tereddüt etmemiz rakibin aldığı riskleri de ofans olarak çözemedik. Tabii Tima Pouye’nin sakatlığı olmasaydı maç orada bitebilirdi. Bunu bir bahane olarak söylemiyorum ama duygusallık oyuncularımı etkiledi. Kötü bir mağlubiyet oldu. Kendi evimizde kazanıp EuroLeague’de dördüncü galibiyetimizi almayı istiyorduk ama olmadı. Öğrenmemiz gerekenleri öğrenip önümüzdeki maça hazırlanacağız.” Adam takımı yönetemediğinden bahsetmiyor bahaneler sıralamış. Takım çok formsuz. Takım iki kişinin performansıyla ayakta duruyor. Bence bu adamın kulağı çekilmeli. Yukardaki açıklama da öncelikle suçu kendin de aramalıydı diyorum ve konuyu kapatıyorum...
  3. DEV PROJEYE ÇEVRE ENGELİ: TEK NOKTADA EŞSİZ ISI VE EMİSYON ALARMI Kuzey Amerika'da kurulması planlanan devasa bir veri merkezi, ortaya çıkaracağı devasa atık ısı ve emisyon miktarıyla çevre uzmanlarını ve yerel halkı ayağa kaldırdı. Yaklaşık 70 milyar dolar bütçeli projenin, bölgedeki ekolojik dengeyi ciddi şekilde tehdit ettiği belirtiliyor. Projenin Çevresel Etkileri ve Analiz Sonuçları Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen ön çevresel analizler, projenin yaratacağı çevresel yükün boyutlarını gözler önüne seriyor: Emsalsiz Isı Yoğunluğu: Tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte çevreye her gün 16 ila 18-gigawatt arasında termal yük (atık ısı) salınacağı hesaplandı. Bu miktar, her gün yaklaşık 23 atom bombasının açığa çıkaracağı enerjiye denk geliyor. Lokalize Isı Birikimi: Klasik enerji santrallerinde üretilen güç geniş bir coğrafyaya dağılırken, bu tesiste elektrik üretimi ve yapay zekâ çiplerinin tüketimi aynı noktada gerçekleşecek. Bu durum, tesisin "yeryüzündeki en büyük tekil ısı kaynağı" olmasına yol açabilir. Devasa Karbon Ayak İzi: Tesis bünyesindeki doğal gaz jeneratörleriyle günde yaklaşık 9 gigawatt güç tüketilecek. Bu operasyonların yılda 30 milyon metrik ton karbondioksit salımı yapması bekleniyor; bu da ülkenin toplam emisyonunun %4'ünden fazlasına karşılık geliyor. Hukuki Süreç ve Muafiyet Tartışması Eyalet yönetiminin, standart enerji ve su sistemlerini kullanacağı gerekçesiyle projeyi kapsamlı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinden muaf tutması tepkiyle karşılandı. Bölge Halkının İtirazı: Geleneksel toprakları üzerinde yer alan bu projeye karşı çıkan yerel topluluklar, muafiyet kararının iptali için yargı denetimi başvurusu yaptı. Uzmanların Uyarıları: Mevcut çevresel düzenlemelerin bu denli devasa ölçekli projeler düşünülmeden hazırlandığına dikkat çeken uzmanlar, parça başı alınan standart izinlerin projenin bütüncül çevresel tahribatını görmeyi engellediğini savunuyor. Yetkililerin Açıklaması: Çevre Bakanlığı ise projenin hayata geçebilmesi için hava, su ve arazi üzerindeki etkilere dair ayrıntılı teknik değerlendirmelerin sunulması ve güvenli işletim şartlarının kanıtlanması gerektiğini bildirdi. Kaynak: Futurism
  4. "SABIRSIZLAR ÇETESİ İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ: Rutin Hayat Tehlikede, Uzmanlar 'Otomatik Pilota' Bağlayın Diyor!" Sabırsızlık ve rutin içinde yaşanan bu zihinsel çatışma, özellikle her gün tekrarlanan eylemlerde (egzersiz gibi) insanın hem fiziksel hem de zihinsel enerjisini çok ciddi şekilde tüketir. Aslında yaşadığınız şey, fiziksel yorgunluktan ziyade "karar verme yorgunluğu" (decision fatigue) ve beynin monotonluğa karşı gösterdiği dirençtir. Her gün aynı şeyi yaparken "Devam edeyim mi, bırakayım mı?" pazarlığını zihninizde yeniden başlatmak, eylemin kendisinden çok daha yorucudur. Bu durumu aşmak ve zihinsel sürtüşmeyi azaltmak için uygulayabileceğiniz stratejiler şunlardır: 1. Karar Mekanizmasını Devre Dışı Bırakın (Otomasyon) Beyin, belirsizlikle veya "şu an bunu yapmak zorunda mıyım?" sorusuyla karşılaştığında direnç gösterir. Egzersize başlarken veya set aralarında kendinizle pazarlık etmenizin nedeni, o an karar vermeye çalışmanızdır. Kural Koyun: Egzersize başlamadan önce o günkü rutininizi eksiksiz bir kanun gibi belirleyin. Set aralarındaki süreleri bir kronometre veya müzikle sabitleyin. Kronometre çaldığında "Nasıl hissediyorum?" diye sormadan direkt harekete geçin. Zihne düşünme payı bırakmamak, sürtüşmeyi en aza indirir. 2. Rutini Parçalayın veya Çeşitlendirin Her gün birebir aynı şeyleri yapmak bir süre sonra zihinsel olarak boğucu hale gelebilir. Sabırsız bir zihin yenilik ve uyarı arar. Mikro Değişiklikler Yapın: Egzersiz temel yapısını bozmadan küçük varyasyonlar ekleyin. Örneğin, dinlenme sürelerinde dinlediğiniz müzik türünü değiştirin, setler arasındaki odak noktanızı (nefes kontrolü, farklı bir kas grubunu hissetme) değiştirin veya rotasyonda küçük oynamalar yapın. Rutinin iskeleti aynı kalırken, yüzeyi taze kalsın. 3. "Şimdi ve Burada" Odaklanması (Mikro Hedefleme) Sabırsız insan geleceğe ("Daha ne kadar sürecek?", "Bitmesine daha çok var") odaklandığında anksiyete ve sıkıntı tavan yapar. Zihinsel Dilimleme: 110 dakikalık ya da uzun süren bir rutini bir bütün olarak düşünmek göz korkutur. Kendinize sadece "Şu anki tek bir seti/dakikayı tamamla" komutunu verin. Büyük resmi zihninizden geçici olarak silin; zihninizi sadece içinde bulunduğunuz o küçük zaman dilimine kilitleyin. 4. Zihinsel Sürtüşmeyle Savaşmayı Bırakın (Kabul Etmek) "Bu sıkıntıyı ve sabırsızlığı hissetmemeliyim" diye kendinizi zorladığınızda, direnç iki katına çıkar. İçinizdeki o sabırsız sesle savaşmak yerine onu gözlemleyin. Tarafsız Gözlem: Set arasında o iç ses "Kısa kes, sıkıldın" dediğinde ona öfkelenmek yerine, "Evet, şu an beyin yine aynı sinyali gönderiyor, bu normal bir direnç" diyerek geçmesine izin verin. Duyguyu veya isteksizliği bastırmaya çalışmak yerine onu yanınıza alıp işe devam edin. Bu durum sadece egzersizde değil, hayatın pek çok alanında zihnin "enerji tasarrufu" yapma çabasından kaynaklanır. Sistemi biraz daha akışkan hale getirmek ve zihne pazarlık şansı tanımamak bu "büyük olay" algısını zamanla kıracaktır. Bu konuyu sadece anlık bir motivasyon veya "sabırlı ol" tavsiyesiyle geçiştirmek yerine, kökenine inerek çok daha geniş bir çerçevede ele alalım. Çünkü yaşadığınız şey sıradan bir irade zayıflığı değil, modern insanın zihinsel yapısı, beklenti yönetimi ve odaklanma mekanizmalarıyla doğrudan ilgili derin bir psikolojik ve nörolojik süreçtir. Bu konuyu tüm boyutlarıyla, arkasındaki mekanizmalarla ve hayatın farklı alanlarındaki yansımalarıyla şu başlıklar altında açabiliriz: 1. Sabırsızlığın Nörolojik ve Psikolojik Arka Planı Beynimiz evrimsel olarak enerji tasarrufu yapmak ve hazza en kısa yoldan ulaşmak üzere tasarlanmıştır. Anlık Ödül Mekanizması: Sabırsız bir zihin, eylemin kendisinden ziyade onun sonucuna (veya o anın bitişine) odaklanır. Egzersiz yaparken veya zor bir işle uğraşırken beyin sürekli "Bunun bana net karşılığı ne zaman dönecek?" veya "Bu eziyet ne zaman bitecek?" hesabını yapar. Dopamin Döngüsü: Günümüz dünyasında dijital uyaranlar (bildirimler, hızlı akışlar) sayesinde beyin anında dopamin almaya alışmıştır. Fiziksel egzersiz gibi sabır, süreklilik ve efor gerektiren süreçler ise "gecikmiş ödül" (delayed gratification) ister. Beyin bu gecikmeye direnç gösterdiğinde içeride büyük bir sürtüşme, yani o bahsettiğiniz iç savaş başlar. 2. "Zihinsel Sürtüşme" ve Enerji Tüketimi Bir işi yaparken "Devam mı etsem, bıraksam mı?" diye düşünmek, eylemin kendisinden katbekat daha fazla zihinsel enerji tüketir. Karar Verme Yorgunluğu (Decision Fatigue): Her set arasında veya her zorlu adımda yeniden karar vermeye çalışmak, irade kasını tüketir. İrade sınırlı bir kaynak olduğu için gün içinde bu tür iç çatışmalarla tükenen zihin, en basit konularda bile büyük bir direnç gösterir. Kendi Kendini Sabote Eden Beklentiler: Beyin, işe başlamadan önce o işi zihinde büyüttüğünde (katastrofizasyon), aslında vücudu o işe karşı korumaya çalışır. "Bu çok uzun sürecek, çok sıkılacağım" düşüncesi, henüz eylem başlamadan o işi dağ kadar büyük bir yüke dönüştürür. 3. Hayatın Diğer Alanlarındaki Yansımaları Bu sabırsızlık ve iç sürtüşme döngüsü sadece egzersizde değil, hayatın farklı katmanlarında da karşınıza çıkabilir: Projeler ve Hedefler: Uzun vadeli bir işe başlarken ilk adımı atmakta zorlanma, sonuçları hemen göremeyince erken vazgeçme eğilimi. İletişim ve Beklentiler: İnsan ilişkilerinde veya iş yaşamında süreçlerin yavaş ilerlemesine karşı ani bir tahammülsüzlük ve içsel gerginlik. Günlük Rutinler: Ev işleri, bakım süreçleri veya sıradan idari işler bile zihinde "büyük bir dağ" gibi büyüyebilir çünkü beyin o işin yarattığı monotonluktan kaçmak ister. 4. Bu Döngüyü Kökten Dönüştürme Yolları Bu yapıyı değiştirmek için yüzeysel taktikler yerine sistemsel bir yaklaşım gerekir: Sürtüşme Alanlarını Otomatikleştirin: Karar anlarını ortadan kaldırın. Ne zaman ne yapacağınız önceden yazılı/kurallı olsun ki zihniniz "Yapsam mı yapmasam mı?" lüksüne sahip olmasın. Tren rayına oturtulmuş bir tren gibi, düşünmeden rotada ilerleyin. Zihnin "Erken Uyarı Sistemini" Fark Edin: Bir işe başlamadan önce kafanızda o olay devasa bir boyuta ulaştığında, durun ve kendinize şunu söyleyin: "Şu an zihnim yine olayı büyütüyor. Gerçekte yapacağım şey sadece şu anki ilk 2 dakikalık adım." Zihnin kurguladığı senaryo ile gerçekliğin arasına mesafe koyun. Süreci Değil, Sistemi Ödüllendirin: Sonuca odaklanmak sabırsızlığı tetikler. "Bitmesine ne kadar kaldı?" sorusu yerine, "Bugün bu rutini düşünmeden, zihnimi serbest bırakarak tamamladım" diyerek sürecin kendisine odaklanın. Zihinsel Alan Tanıyın: Sabırsızlıkla savaşmak yerine, o sıkışma hissiyatının gelmesine izin verin. "Evet, şu an sıkılıyorum ve bırakmak istiyorum, bu çok normal; ama bu hissetmem eylemi yapmama engel değil" diyerek duyguyu ve eylemi birbirinden ayırın. Sabırsızlık, Zihinsel Sürtüşme ve "Yarın Yaparsın" Tuzağı Bu analize, zihnimizin en tehlikeli ve en sık başvurduğu kaçış yollarından birini, yani "Bugün yapma, yarın yaparsın" alternatifini de ekleyerek resmi tamamlayalım. Sabırsız ve anlık rahatlama arayan bir zihin için "Bugün yapma, yarın yaparsın" cümlesi kulübe sığınmak gibi son derece cazip ve tatlı bir kaçış noktasıdır. Ancak bu yaklaşım, yaşadığınız iç çatışmanın kökenini çözmek yerine onu büyüten en büyük tetikleyicilerden biridir. 1. "Yarın Yaparsın" Cümlesinin Gerçek Anlamı (Beynin Tuzağı) Set arasında veya eğitime/işe başlamadan önce zihniniz size "Bugün çok yoruldun, zaten isteksizsin, bugünlük kısa keselim veya yarına erteleyelim" fısıldadığında, aslında iki şey olur: Sahte Bir Rahatlama: O an içsel sürtüşme anında kesilir çünkü beyin mücadeleyi geçici olarak kazanmış ve "tehdidi" ortadan kaldırmıştır. Bu yüzden bu düşünce ilk başta çok rahatlatıcı gelir. Vicdan Azabı ve Güvensizlik Döngüsü: Ancak ertesi gün geldiğinde, o erteleme kararı zihinde bir suçluluk duygusu ve "Yine başaramadım / disiplinimi bozuyorum" baskısı yaratır. Bir sonraki gün zihninizdeki o "büyük olay" algısı, ertelenen işin yüküyle birlikte katlanarak büyür. Yani ertelemek sürtüşmeyi bitirmez, sadece faiziyle birlikte bir sonraki güne devreder. 2. Sabırsız Zihnin Bu Alternatife Neden Bu Kadar Kolay Teslim Olur? Anında Kaçış Arzusu: Sabırsız bir zihin, zorlukla veya sıkıcılıkla yüzleşmek istemez. "Yarın yaparsın" seçeneği, tıpkı dijital uyaranlar gibi anında tatmin (instant gratification) sunar: Ağır efordan anında kurtulma hissi. Pazarlık Masası: Beyin her sıkıştığında sizinle masaya oturur. Kendinizle girdiğiniz o iç savaşın temelinde bu alternatifin hep masada durması yatar. Zihin bilir ki yeterince sızlanırsa, kendinize bu "tatlı" kaçış biletini vereceksinizdir. 3. Bu Döngüyü Kırmak İçin Ne Yapmalı? Eğer bu sabırsızlık ve erteleme sarmalından çıkmak istiyorsanız, bu alternatif düşünceyi yakaladığınız anda stratejinizi değiştirmeniz gerekir: "Yarın" Seçeneğini Masadan Kaldırın: Egzersize veya zor bir işe başlarken zihninize "Yarın da yapabilirim" seçeneğini peşinen yasaklayın. Kural bellidir: "Bugün bu yapılacak, yarının işi yarın düşünülecek." Seçenekleri daraltmak zihnin pazarlık yapma alanını yok eder. Küçülterek Devam Edin (Yarısını Yap, Ama Bırakma): Zihniniz "Bugün yapma, yarın yaparsın" dediğinde, hedefi tamamen iptal etmek yerine radikal bir küçültme yapın. Örneğin: "Bugün tüm rutini bitirmek zorunda değilim ama sadece ilk 5 dakikayı/tek seti yapıp bırakacağım." Genellikle o ilk adımı attıktan sonra beyin direnci kırılır ve işin tamamı bitirilir. Asıl mesele o eşikten geçmektir. Ertelemenin Maliyetini Hatırlatın: İçinizden o ses "Bugün yapma, yarın yaparsın" dediğinde, kendinize şunu hatırlatın: "Şu an bunu ertelersem, yarın aynı sıkıntıyı iki kat daha büyük bir vicdan yüküyle tekrar yaşayacağım." Ertelemenin getirdiği geçici rahatlığın, yarın yaratacağı ağır zihinsel yüke değmediğini fark edin. Zihninizin size sunduğu o "Bugün yapma, yarın yaparsın" seçeneği bir çözüm değil, sadece sıkıntıyı öteleyen bir faiz kredisidir. Bu tuzağın farkına vardığınızda, içimizdeki o savaşın sesini çok daha net duyabilir ve kontrolü ele alabilirsiniz. Tüm bu analizi tek bir net sonuca, yani pratik ve uygulanabilir somut bir çözüme indiregeyelim. Zihninizin yarattığı o iç savaşı, sabırsızlığı ve "Bugün yapma, yarın yaparsın" tuzağını kökten kesmek için uygulayacağınız sistem "Pazarlıksız Tetikleyici Kuralı"dır. Bunu hayata geçirmek için izleyeceğiniz net adım planı şudur: Adım 1: "Pazarlık Masasını" Kapatın (Seçeneği Yok Edin) Sabırsızlığın ve iç sürtüşmenin temel sebebi, beynin her seferinde "Yapsam mı, yapsam mı? / Bugün mü, yarın mı?" diye masaya oturup pazarlık yapmasına izin vermenizdir. Çözüm: Egzersiz (veya zorlandığınız herhangi bir rutin) saati geldiğinde zihninize düşünme hakkı vermeyin. Karar önceden verilmiştir. Nasıl ki sabah işe giderken "Bugün gitmesem mi?" diye her gün sıfırdan bir karar almıyorsanız, bu rutini de bir "kanun" haline getirin. Zihin "Yarın yaparsın" dediğinde, o cümleyi duyduğunuz an "Pazarlık kapandı, tartışmıyoruz" diyerek zihni susturun. Adım 2: "2 Dakika Kuralı" ile Beyni Kandırın Zihniniz o an işi gözünüzde devasa bir dağ gibi büyüttüğünde ("Çok uzun sürecek, sıkılacağım"), beynin tehdit mekanizması devreye girer ve erteleme (yarın yaparsın) isteği tavan yapar. Çözüm: Kendinize hedef olarak tüm rutini değil, sadece ilk 2 dakikayı koyun. “Sadece tezgahın başına geçeceğim / sadece ilk seti yapıp bırakacağım, devam etmek zorunda değilim” deyin. Beyin büyük bir yükle karşılaşmadığı için direnç göstermez, iç savaş çıkmaz. Çoğu zaman o eşik aşıldıktan sonra eylemin akışına kapılıp gidersiniz. Adım 3: Süreci Değil, Kronometreyi Yaşayın (Mikro Odak) Sabırsız zihin sürekli "Ne zaman bitecek?" diye geleceğe koşturduğu için anı zehirler ve sıkıntı yaratır. Çözüm: Set aralarında veya zor anlarda zihninizin geleceğe gitmesine izin vermeyin. Dikkatinizi sadece o anki kronometreye veya nefesinize verin. "Şu an sadece bu 30 saniyelik dinlenmedeyim, sonrasını düşünmüyorum" diyerek zamanı küçük dilimlere bölün. Özetle Pratik Özet: "Yarın yaparsın" diyen iç ses geldiğinde onu bir tuzak olarak tanıyın ve "Tartışmıyoruz, yapıyoruz" diyerek kestirip atın. Gözünüzde büyüdüğünde "Sadece 2 dakika yapıp duracağım" diyerek beyni kandırın. Süreci değil, sadece içinde bulunduğunuz o tek adımı görün. Bu sistemi birkaç gün üst üste uyguladığınızda, o zihinsel sürtüşmenin ve "yarın yaparsın" bahanelerinin nasıl zayıfladığını göreceksiniz. Çünkü beyin, sizin onunla pazarlık etmediğinizi anladığı an direnci bırakır.
  5. Maç Günü #UCL 4. Hafta Fenerbahçe X Liverpool 4 Kasım Çarşamba 20.45 Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi
  6. Çubuklu için ter dökmek, bu arma uğruna mücadele etmek, zor zamanlarda dimdik ayakta durmak… Bu renklere hizmet etmek, yürekten gelen ve yıllar geçse de eksilmeyen bir aidiyettir. Futbolcu olarak sahada, teknik direktör olarak saha kenarında bu büyük camianın bir parçası olan Emre Belözoğlu, şimdi Fenerbahçemizin Teknik Direktörü olarak Çubuklu’nun başarısı için görev başında. Bu armayı taşımak bir gurur. Ona hizmet etmek bir sorumluluktur. Yuvana hoş geldin Emre Belözoğlu!
  7. Gianl1974 Ronald Reagan, tam anlamıyla bir Cumhuriyetçiydi; hatta on yıllar boyunca partisi tarafından adeta bir put gibi yüceltilmişti. Şimdiyse kendi oğlu, babasının mevcut başkandan ötürü “utanç duyacağını” söylüyor. Ron Jr., “Babam, ABD başkanlık koltuğunda oturan birinin Trump kadar beceriksiz ve hain olmasından dolayı utanç duyar ve hicap ederdi,” dedi. “Cumhuriyetçi Parti artık tamamen gayrimeşru bir siyasi oluşum haline geldi; Beyaz Saray’ı işgal eden bu iğrenç küçük adamı savunmak uğruna Kremlin propagandasını papağan gibi tekrarlayan, dalkavuk hainlerden oluşan bir güruh. Trump, başkanlık makamı için bir yüz karasıdır.” Üstelik bahsettiğimiz kişi, “Antifa” gibi aşırı sol bir grubun üyesi falan değil. Bu kişi, kendisini iki partiden hiçbirine dahil görmeyen Ron Jr.’ın ta kendisi.
  8. Ed Krassesntein Fox News az önce Greg Abbott ile Ken Paxton'un Teksas Senatosu ve Valilik yarışlarında rakipleriyle tartışmayı neden reddettiklerini doğrudan yüzüne seslendi. Soruyu yanıtlarken çok tökezledi.
  9. "Hoş geldin 'kardeş ülke' Türkiye!"
  10. Güney Kore Hakkında Bütün Haberler Buraya...
  11. SB Jennifer Lawrence, ABD'de oy kullanırken Açlık Oyunları selamı veriyor: "Bizimle birlikte yananları unutmayın."
  12. Former Congresswoman Marjorie Taylor Seçim günü olan bu sabah Trump, Fox News'a çıkarak İsrail'e yapılan yıllık 4 milyar dolarlık yardımı keseceğini açıkladı. Geçen yıl, İsrail'e sağlanan fonların kesilmesini öngören önergem Temsilciler Meclisi'nde (benimle birlikte sadece 6 üyenin oyuyla) reddedildiğinde, antisemit olmakla suçlanmıştım. Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde ağır bir yenilgi alma ihtimaliyle karşı karşıya kalmasının, insanların fikirlerini ve tutumlarını nasıl da değiştirebildiği gerçekten şaşırtıcı. Gerçek şu ki; İsrail, devlet destekli sağlık hizmetleri ve üniversite eğitimiyle maddi açıdan zengin bir ülkeyken, Amerikalılar 40 trilyon dolarlık ulusal borç yükü altında ekonomik sıkıntı çekiyor. Üstelik Amerikalıların büyük çoğunluğu, vergilerimizle toplanan paraların ve sağladığımız askeri silahların Gazze'de 22 bin çocuğun öldürülmesinde kullanılmış olmasından dolayı öfkeli. Trump'ın, İsrail'e yapılan yıllık yardımı sonlandırmak için Netanyahu'dan onay alması, bugünkü seçim sonuçlarını değiştirmeyecek. Ayrıca bu durum, İran'la savaşı sona erdirmeyeceği gibi, İsrail'in masum Filistinlileri katletmesini de durdurmayacak. Ancak bu gelişme, söz konusu meseleye dair kamuoyu yoklamalarının ne kadar kötü durumda olduğunu gözler önüne seriyor.
  13. InfoGram 08:00: 🇺🇸Trump: Kimse beni yenemez. 14:00: 🇺🇸Trump: Bunu biz kazanıyoruz. 16:00: 🇺🇸Trump: Eğer kazanamazsam, ABD'den ayrılıp İsrail'in başbakanı olacağım. İnanın bana, bunların hepsini tek bir gün içinde söyledi.
  14. Fenerbahçe Tarfin: 71 - Valencia Basket Club: 73 Fenerbahçe koçu bu takımı yönetemiyor... Takım hiç bir şekilde takım oyunu oynamıyor. Çok dağınık sanki hiç bir şekilde beraber oynamamış bir takım görüntüsü veriyor. Jullie Allemand ne iş yapar kardeşim. Resmen felaket. NBA'den geldiğinden bu yana hiç bir işe yaramıyor attığı bütün şutlar çemberden dönüyor. Maçı almamız gerekirken çok kötü yöneten bir KOÇ tarafından maçı rakip takıma verdik.
  15. Jesus de Miguel benzer bir hareket sonucu hayatını kaybetti. TFF ve Süper Lig hakemleri bu tarz pozisyonları galatasaray yaptığında kırmızı kart vermeyip sadece sarı ile geçiştiriyor Soruyorum rakip Eren Elmalı'nın yaptığı hareket sonucu hayatını keybetseydi suçlu kim olacaktı?
  16. Fenerbahçe Tarfin'in pivotu Lauren Betts tam bir felaket.... Bu pivottan hiç bir halt olmaz sadece zayıf takımlara karşı oynayabilir gerisi boş
  17. BYD'nin hiper otomobili, 500 km/saat hız sınırını aşmaya yönelik rekor denemesi sırasında kaza yaptı Yangwang U9 Xtreme parçalara ayrıldı, ancak sürücü kazadan yara almadan kurtuldu Çin yapımı elektrikli otomobil, 496,22 km/saatlik mevcut hız rekorunu elinde bulunduruyor ve Dubai'de gerçekleştirilmesi planlanan 500 km/saat denemesi öncesinde yüksek hızlı sürüşler yapıyordu
  18. InfoGram JD Vance O ZAMAN: "Zohran Mamdani belediye başkanı seçilirse New York'u mahvedecek." BUGÜN: New York'ta cinayet oranları, Mamdani döneminde kayıtlı tarihin en düşük seviyesine geriledi; JD Vance ise bunun başarısını kendine mal ediyor. Gülünç. Zohran Mamdani şu anda Amerika Birleşik Devletleri genelindeki en popüler lider konumunda.
  19. Mehdi Hasan Bunu gerçekten sesli bir şekilde söylediğine inanamıyorum. Hem de Fox’ta. 2026 ara seçimlerinin tek bir ana sığdırılmış özeti. Aaron Rupar Trump: "Eğer insanlar ABD'de bir gün benden sıkılırsa, İsrail'e taşınır ve başbakan olurum."
  20. Şu koca deryada ay yıldıza meftun... Bu uçsuz bucaksız denizlerdeki ay yıldıza aşık...
  21. EMMA VE ALPER'DEN ALLEY-OOP. TEKRAR EDİYORUM. EMMA VE ALPER'DEN ALLEY-OOP.
  22. Bilge Kağan'ın Türk budununa seslenişi. İçindeki bütün sözcükler öz Türkçe. Dinleyin, izleyin.
  23. Mark Ruffalo Amerikalı oyuncu Mark Ruffalo, sosyal medya hesaplarında paylaştığı bir videoda, Michigan Senato yarışında Demokrat aday Abdul El-Sayed'i desteklemekten gurur duyduğunu ifade etti. Michael Douglas Hayatı boyunca Demokrat olmuş Michael Douglas, Donald Trump destekçilerinin ara seçimlerde bir “katliam”la karşı karşıya kalacağını öngörerek, Amerikalıları Anayasa’yı savunmaya çağırdı.
  24. Headquarters Seçim Günü'nde Maine seçmenleri: "Geçmişte Susan Collins'e oy vermiştim. Aslında kendisini seviyorum da; ancak ne yazık ki Senato'daki çoğunluğu değiştirmemiz ve Trump'ın gündemindeki bazı maddeleri durdurmaya çalışmamız gerektiğini düşünüyoruz. Bu yüzden oyumuzu Jackson'a verdik." "Ülkemizdeki mevcut durumdan nefret ediyorum ve Trump'a destek vermek içimden gelmiyor."
  25. Former Congresswoman Marjorie Taylor Sonu en iyisi. Bu adam, tanıdığım hemen hemen herkesten duyduğum şeyleri özetliyor. Hem de kusursuz bir şekilde.

Account

Navigation

Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın

Chrome (Android)
  1. Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
  2. İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
  3. Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
  1. Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
  2. Site ayarları seçeneğini seçin.
  3. Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.