Bütün Eylemler
Geçen saat
-
Psikoloji Hakkında En Son Haberler...
- Sessizce Kendini Silme Sanatı: "Her Şeye Uyum Sağlama" Alışkanlığı Hayatınızı Nasıl Çalıyor?
Sessizce Kendini Silme Sanatı: "Her Şeye Uyum Sağlama" Alışkanlığı Hayatınızı Nasıl Çalıyor? Sessiz Tehlike Alarm Veriyor! 'İyi Biri Olacağım' Derken Hayatınızı Mahvediyor Olabilirsiniz: Psikologlar 'Kendine Yabancılaşma' Diyerek Uyardı! Pek çok insan hayatının bir döneminde, başkalarıyla "iyi geçinmeyi" bir erdem olarak görür. Birlikte vakit geçirmesi kolay, uysal, çatışmadan kaçınan ve girdiği ortamdaki gerginlikleri anında sezip yumuşatan biri olmak; dışarıdan bakıldığında yüksek duygusal zekâ veya derin bir düşüncelilik gibi görünebilir. Ancak düşünceli olmak ile kendi varlığını arka plana atmak arasında çok ince ve fark edilmesi zor bir çizgi vardır. Zamanla fark edilmeden gelişen bu durum, bilinçsiz bir "kendini yontma ve biçimlendirme" alışkanlığına dönüşür. Kişi, düşüncelerini tam söyleyecekken yumuşatır, coşkusunu "göze batmasın" diye dizginler ve öne çıkabileceği anlarda otomatik olarak bir adım geri çekilir. Küçük Kabullenmelerin Biriken Ağır Faturası Bu durum aniden yaşanmaz; son derece küçük ve masum görünen anlarla birikir: Aslında bir fikri olduğu halde "Benim için fark etmez" demek, Bir haksızlığı sorgulamak yerine geçiştirmek, İçteki kırgınlığı ya da coşkuyu tam yaşamak yerine her şeyi gülüp geçmek... Tek tek bakıldığında önemsiz görünen bu anlar, zamanla zihnin arka planında hiç susmayan bir uğultuya dönüşür. Psikolojide buna "Kendine Yabancılaşma" adı veriliyor. Bu kavram; kişinin iç dünyasındaki gerçek benliği ile dış dünyaya sunduğu maskesi arasındaki mesafeyi ifade eder. Araştırmalar, insanların sürekli olarak kendi gerçek duygu ve düşüncelerine aykırı davrandıklarında, bunun psikolojik maliyetinin biriktiğini gösteriyor. Bu maliyet; özsaygı kaybı, sebepsiz kaygılar ve kişiyi için için kemiren bir "kendinden kopma" hissi olarak geri dönüyor. Fark Anı ve Gelen Zihinsel Yorgunluk Bu kalıbı kullanan kişiler, genellikle sıradan bir günde veya arkadaş ortamındaki bir sohbet sırasında aniden bir şey fark ederler: Kendilerine ait güzel bir haberi veya fikri paylaşırken bile, sırf karşı tarafı rahatsız etmemek adına olayı küçülttüklerini veya öz eleştiri katarak yumuşattıklarını görürler. Soru basittir: "Bunu neden yapıyorum?" Bu farkındalık geliştikten sonra, alışkanlığın hayatın her alanına sızdığı görülür: İlişkilerde: Tartışma çıkmasın veya düzen bozulmasın diye sürekli kolay olanı seçmek, Aile/Rol Yaşamında: Başkalarının ihtiyaçlarına odaklanmaktan, o roller çıkarıldığında "Ben kimim?" sorusuna yanıt verememek. Bütün bu süreç, zamanla derin bir zihinsel ve ruhsal yorgunluk yaratır. Bu, fiziksel bir yorgunluk değil; sürekli olarak "sorunsuz ve kabul edilebilir" görünmeye çalışmanın getirdiği tükenmişliktir. Psychology Today uzmanları bunu, "Küçük küçük kendine ihanet etme anları" olarak tanımlıyor. Kendine Dönüşün İyileştirici Gücü Ancak araştırmalar ve deneyimler sevindirici bir gerçeği de ortaya koyuyor: Kişinin kendi gerçeğiyle uyum içinde yaşaması (özgünlük), yaştan ve kültürden bağımsız olarak psikolojik dayanıklılığı artırıyor. Kendine yabancılaşmayı fark edip dur diyen bireylerde şu değişimler başlıyor: Daha Doğrudan İletişim: Bir tercihi belirtirken artık uzun uzun açıklama veya yumuşatma gereği duymamak. Sürtünmeden Korkmamak: Yaşanan bir anlık gerginliği hemen tamir etmeye çalışmayıp, olduğu gibi bırakabilmek. Sağlıklı İlişkiler: Şaşırtıcı bir şekilde, kişinin daha "kendisi" olması yakın ilişkileri bozmaz; aksine onları daha dürüst, sağlam ve dengeli bir zemine oturtur. Özgün olmak, daha yüksek sesle konuşmak ya da kaba olmak demek değildir. Özgünlük; dışarıya yansıttığınız hayat ile iç dünyanızdaki gerçekliğin birbiriyle barışmasıdır. İnsan kendini küçültmekten vazgeçtiğinde, aslında ne kadar büyük bir alan kaplayabileceğini ve hayatın hâlâ keşfedilmeyi bekleyen ne kadar çok yönü olduğunu fark eder. Kaynak: Hello US- Filistin İsrail Sorunu - Bütün Detaylarıyla Buraya
İsrail, saldırıların ardından Batı Şeria'daki bir şehirde giriş-çıkışları kapattı; Orta Doğu'dan diğer haberler İsrail, Filistinli silahlı kişilerin iki askeri öldürdüğü saldırıların ardından Cumartesi günü Batı Şeria'nın El Halil şehrinde geniş çaplı kapatmalar uyguladı ve bölge sakinlerini evlerinden tahliye etti. Bu arada, Yemen'de düzenlenen bir hava saldırısında dört kişi hayatını kaybetti. Üst düzey bir İranlı askeri komutan ise ülkesinin, ABD savaş gemilerinin Basra Körfezi'ne girmesine izin vermeyeceğini açıkladı. Bu açıklamalar, Hürmüz Boğazı'nda saldırıların arttığı ve yeniden topyekûn bir savaş çıkabileceği korkularının yükseldiği bir dönemde geldi. İsrail, El Halil genelinde kapatmalar uyguluyor El Halil dışındaki İsrail ordusu kontrolündeki kapıların ardında taksiler birikti; araçlar durdurulurken, Filistinlilerin geçişi yalnızca yaya olarak yapmalarına izin verildi. Filistinlilerin kontrol noktalarını ve yol kapatmalarını takip etmek için kullandıkları "Basma Radio" adlı Telegram kanalına göre, şehre giriş ve çıkışı sağlayan tüm kapılar araç trafiğine kapatıldı. Filistin haber ajansı WAFA, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, İsrail birliklerinin onlarca bölge sakinini evlerini terk etmeye zorladığını ve El Halil'e giden tüm girişleri ve yolları kapattığını bildirdi. El Halil belediyesinin Cumartesi sabahı paylaştığı verilere göre, şehrin yamaçlarından birinde yer alan Deir Baha adlı yerleşim bölgesi ve ona komşu iki mahalleden yaklaşık 300 aile evlerini terk etmek zorunda kaldı. Associated Press muhabirleri, ordunun tahliye emri vermesinin ardından, Deir Baha'da askeri amaçla el konulan bir eve İsrail bayraklarının asıldığını gözlemledi. İsrail ordusu, operasyonla ilgili sorulara yanıt vermedi. Ordu Cuma günü yaptığı açıklamada, iki askerin öldürülmesi ve diğerlerinin yaralanmasına karşılık olarak, saldırganların faaliyet gösterdiği El Halil bölgesinde "hassas, hedefe yönelik ve kapsamlı aramalar" başlattığını duyurmuştu. Reem Al Jiyawi, kapalı bir kapının ardında bekleyerek 11 yaşındaki kızını, Dura'daki bir hastanede kanser tedavisiyle ilgili bir doktor randevusuna yetiştirmeye çalışıyordu. El Halil'in batısındaki köyünden aracıyla doğrudan hastaneye gidemeyen Al Jiyawi, kızını kapının olduğu noktada bırakmak zorunda kaldı; böylece kızı kapıdan yaya olarak geçip diğer tarafta başka bir araca (ortak kullanılan taksiye) binebilecekti. Ürdün'deki kilise saldırısında ölü sayısı 8'e yükseldi Sağlık Bakanı Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Ürdün'deki bir kilisede düzenlenen cenaze töreni sırasında silahlı kişilerin ateş açması sonucu sekizinci bir kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. İbrahim Badur, Al-Mamlaka televizyonuna verdiği demeçte, Ürdün'deki hastanelerde 24'ten fazla kişinin tedavisinin sürdüğünü ve bir kişinin durumunun kritik olduğunu ifade etti. Bu açıklamalar, silahlı kişilerin Ürdün'ün başkenti Amman'ın güneyindeki Karak kentinde bulunan bir Rum Ortodoks kilisesine ateş açmasından bir gün sonra geldi. Ürdün devlet televizyonunda yayınlanan görüntülerde, ellerinde tabanca olduğu görülen iki kişinin kiliseye yaklaşıp ateş açtığı yer alıyor. Ardından, elinde yarı otomatik bir tüfek taşıdığı anlaşılan üçüncü bir kişi daha gelerek ateş açıyor ve her üçü de kiliseye doğru koşuyor. Karak, Hristiyan azınlığın yaşadığı bir bölge. 2016 yılında Karak'ta, turistlerin uğrak noktası olan bir Haçlı kalesi de dahil olmak üzere çeşitli noktalarda polise pusu kuran silahlı kişiler, yedi polis memuru dahil 10 kişiyi öldürmüş, onlarca kişiyi de yaralamıştı. Ürdün güvenlik güçleri, uzun süren bir çatışmanın ardından saldırganları etkisiz hale getirmişti. Yemen'de hava saldırısı: Kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 4 kişi hayatını kaybetti İran destekli Husilere bağlı sağlık yetkilileri, Cumartesi günü yaptıkları açıklamada, Yemen'de düzenlenen bir hava saldırısında, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu aynı aileden dört kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu. Cuma gecesi geç saatlerde gerçekleşen saldırı, ülkedeki yeniden alevlenen iç savaşın şiddetli çatışma noktalarından biri olan Taiz kenti yakınlarındaki Hiba kasabasında bir evi hedef aldı. Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Enis el-Asbahi, Cumartesi günü erken saatlerde düzenlenen bir başka saldırının ise kuzeydeki Saada kentinde Afrikalı göçmenlerin kaldığı bir sığınağı hedef aldığını ve yedi kişinin yaralandığını belirtti. El-Asbahi, Suudi Arabistan ile İran destekli isyancılar arasındaki çatışmaların önemli ölçüde tırmandığı bir dönemde gerçekleşen her iki saldırıdan da Suudi Arabistan'ı sorumlu tuttu. Suudi Arabistan, konuyla ilgili yorum talebine yanıt vermedi. Husilerle savaşan Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Cumartesi günü erken saatlerde Husiler tarafından Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'a doğru fırlatılan bir balistik füzenin durdurulup imha edildiğini açıkladı. Koalisyon ayrıca, ülkenin doğu bölgesi üzerinde bir insansız hava aracının da imha edildiğini bildirdi. Birleşik Arap Emirlikleri, bir tankerden sızan petrol nedeniyle plajları kapattı Birleşik Arap Emirlikleri, bir tankerden meydana gelen petrol sızıntısının ardından plajları kapattı ve balıkçıları Körfez kıyılarının belirli bölgelerinden uzak durmaları konusunda uyardı. İklim Değişikliği ve Çevre Bakanlığı, sızıntının federasyonu oluşturan yedi emirlikten biri olan Ummül Kayveyn'deki plajları etkilediğini ve temizlik çalışmalarının başlatıldığını duyurdu. AP tarafından elde edilen görüntülerde, Ummül Kayveyn sahilinde kıyıya vuran petrol tabakaları görülüyor. Bakanlık, sızıntının sağlık açısından bir risk oluşturmadığını belirtti ancak sızıntının boyutu hakkında detay vermedi. Söz konusu sızıntı, İran devlet yayın kuruluşunun, bir petrol tankerinin Hürmüz Boğazı'ndan İran ile koordinasyon sağlamadan geçmeye çalışırken bir deniz mayınına çarparak alev aldığını bildirmesinden iki hafta sonra gerçekleşti. İran, ABD savaş gemilerinin Basra Körfezi'ne girmesine izin vermeyeceğini açıkladı İran devlet haber ajansı IRNA'ya göre, üst düzey bir İranlı askeri komutan Cumartesi günü yaptığı açıklamada, İran'ın ABD savaş gemilerinin Basra Körfezi'ne girmesine izin vermeyeceğini söyledi. İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı ve ortak askeri komuta komutanı General Ali Abdullahi, ABD donanma güçlerinin artık Körfez çevresindeki sulara veya İran'ın karasularına yaklaşamayacağını ifade etti. Ayrıca ABD Başkanı Donald Trump'ı, ABD güçlerinin bu su yoluna bir daha asla dönemeyeceği konusunda uyaran Abdullahi, Trump'ın "ABD saldırılarının İran'ın nükleer tesislerini yok ettiği" yönündeki iddialarını da eleştirdi. İsrail saldırıları Gazze'de 1 kişinin ölümüne yol açtı Şifa Hastanesi'ndeki sağlık yetkilileri, Cumartesi günü Gazze şehrinde düzenlenen İsrail saldırılarında en az bir kişinin hayatını kaybettiğini, çok sayıda kişinin de yaralandığını bildirdi. İsrail ordusu, konuyla ilgili yorum talebine hemen yanıt vermedi. Gazze'deki sağlık bakanlığına göre, İsrail ile Hamas arasında Ekim 2025'te başlayan ateşkes sürecinden bu yana İsrail ordusu tarafından Gazze'de 1.500'den fazla Filistinli öldürüldü. Bakanlık detaylı kayıtlar tutuyor ve BM ajansları ile bağımsız uzmanlar tarafından genel olarak güvenilir kabul ediliyor. Hamas yönetimindeki hükümetin bir parçası olan bakanlık, siviller ile militanlar arasında bir ayrım yapmıyor; ancak hayatını kaybedenlerin neredeyse yarısının kadın ve çocuklardan oluştuğunu belirtiyor. Kaynak: AP- Alperen Şengün Hakkında Bütün Haberler Buraya
Sabaha karşı oynanan maçta Houston Rockets San Antonio Spurs'i 114 - 110 yendi Alperen Şengün 36 dakika oyunda kaldığı maçta 39 sayı 7 Ribaunt 7 Asistle oynadıBugün
- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
El-Sayed İsrail Sorusuna böyle cevap veriyor Onu yuttu ve tükürdü.- En Son Hayvanlar Alemi haberleri
Köpek kendisine verilen küçük atıştırmalığı almıyor nedenini merak ediyor musunuz? Önce görme engelli olarak arkadaşına verilmesini istiyor da ondan- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
40'tan fazla çiftçi ve tarım sektörü grubu, Washington'daki yetkilileri, Trump yönetiminin göçmenlik konusundaki sıkı politikalarının ülkenin gıda arzını etkilediği, çiftçilere zarar verdiği ve market fiyatlarının yükselmesi riskini doğurduğu konusunda uyarıyor.- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
NBA Kötü karıştı - Cooper Flagg'e Yapılan Sert Faulün Ardından Pacers ve Mavs Arasında Gerginlik Yaşandı- Kenya Hakkında Her Şey Buraya...
Kenya'nın başkenti Nairobi'de, yoğun nüfuslu bir iş ve yerleşim bölgesinde çok katlı bir binanın çökmesi sonucu çok sayıda kişinin enkaz altında kaldığından endişe ediliyor. Kurtarma çalışmaları sürerken polis, binanın çöküşünün ardından çevredeki dükkânları hedef alan yağmacılara göz yaşartıcı gazla müdahale etti.- Kenya Hakkında Her Şey Buraya...
Kenya Hakkında Her Şey Buraya...- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Headquarters Jared Kushner’ın telefonuna yapılan ve sonradan ortaya çıkarılan bir siber saldırı, Kushner’ın Trump’ın danışmanı olarak görev yaptığı dönemde, BAE Devlet Başkanı ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi tarafından onun banka hesaplarına en az 2.000.000.000 dolar yatırıldığını gözler önüne serdi.- Ömer Kutluay Hakkında Her Şey Buraya...
🔥Ömer Kutluay, Real Madrid U22 takımının, Barcelona U22 takımına karşı oynadığı karşılaşmada 35 sayı kaydetti! ⭐35 sayı ⭐5 ribaund ⭐3 asist ⭐9/12 ikilik ⭐3/11 üçlük ⭐8/10 serbest atış- En Son Politik Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
LPC Brezilya seçimi, Lula ile Bolsonaro arasındaki bir mücadele değil. Bu; Lula ile İsrail, Trump, Meta (Facebook, Instagram, WhatsApp), yerel haber kanalları, yerel medya, Elon Musk, Google ve sosyal medya algoritmaları arasındaki bir mücadele... Ve Lula kazanacak.- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Democrats ÖNEMLİ GELİŞME: Başkan Obama, Ohio valiliği için Dr. Amy Acton’a destek verdiğini açıkladı. “Amy, liderlerin sorun yaratmak yerine sorunları çözmesi gerektiğini biliyor. Amy Acton, Ohio’nun ihtiyaç duyduğu vali olacak.”- Manifest Grubu Hakkında Bütün Haberler Buraya - All About Turkish Group Manifest
Manifest’e rakip yeni bir kız grubu ortaya çıktı. Eleştirmenler, grubu manifestten iyi buluyor.- Tekerlekli Sandalye Basketbol Haberleri Buraya....
Yeni sezonda ilk maç günü! Fenerbahçe İstanbul Jet X Gazişehir Gaziantep 24 Ekim Cumartesi 13:00 Talat Özkarslı Spor Salonu #JetHızıylaParkede- Türkiye Kadın Futbol Süper Ligi Hakkında Her Şey Buraya
Fenerbahçe ArsaVev X Haymana Spor Kulübü 24 Ekim Cumartesi 13.00 Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisleri TFF YouTube #FBvHYM- En Son Erkekler Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
SMS Grup Efeler Ligi Fenerbahçe Medicana (Erkek) X Gaziantep Gençlik Spor 24 Ekim Cumartesi 16:00 Kamil Ocak Spor Salonu TVF Voleybol TV- Yapay Zeka Hakkında En Son Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
- Major ABD Bankalarındaki Hesaplarda Yetkisiz Yapay Zeka Ajanları Tespit Edildi: Bilmeniz Gerekenler
Major ABD Bankalarındaki Hesaplarda Yetkisiz Yapay Zeka Ajanları Tespit Edildi: Bilmeniz Gerekenler Finansal teknoloji alanında endişe verici bir trend baş gösterdi: Major ABD finans kurumları, müşteri banka hesapları içinde doğrudan faaliyet gösteren yetkisiz ve denetlenmemiş üçüncü taraf yapay zeka (AI) ajanları tespit ediyor. Axios Kıdemli AI Muhabiri Madison Mills, "CBS Mornings" yayınına katılarak bu kişisel yapay zeka ajanlarının özel hesaplara nasıl erişim sağladığını, bankaların bunları neden büyük bir güvenlik riski olarak gördüğünü ve tüketicilerin finansal sorumluluk konusunda neleri bilmesi gerektiğini anlattı. Yapay Zeka Ajanları Banka Hesaplarına Nasıl Sızıyor? Bu olguyu tetikleyen temel mekanizma oldukça açık: Anahtarları teslim edenler tüketicilerin kendileri. Otonom yapay zeka asistanları ve ajanları; günlük görevleri yönetmek, takvim koordinasyonu sağlamak ve finansal organizasyon yapmak için popüler araçlar haline geldikçe, kullanıcılar doğrudan internet bankacılığı giriş bilgilerini (kullanıcı adı ve şifrelerini) üçüncü taraf yapay zeka araçlarına yapıştırmaya başladı. Kullanıcılar kendilerine yardımcı olmaları için bu araçlara izin verse de, bankaların kendileri bu yapay zeka ajanlarını onaylamış veya denetlemiş değildir. Hizmet Şartlarının İhlali: Giriş bilgilerini denetlenmemiş bir üçüncü taraf araca vermek, neredeyse tüm ana finans kurumlarının internet bankacılığı kullanım şartlarının temelden ihlali anlamına gelir. Kimlik Karmaşası: Bir yapay zeka ajanı, bir insanın şifresini kullanarak bankanın web portalına veya mobil arayüzüne giriş yaptığında, bankanın güvenlik sistemleri gerçek müşteri ile otomatik betik (script) arasındaki farkı güvenilir bir şekilde ayırt edemez. Risk: Ajanların Kullanıcı Amacını Aşan Eylemler Yapması Madison Mills'in CBS Mornings yayınında açıkladığı üzere, bu yapay zeka ajanları genellikle hesapları hackleyen veya fon çalan kötü niyetli siber suçlular değildir. Bunun yerine, otomatik talimatları takip etmekte veya hesap sahibi tarafından kendilerine verilen görevleri çözmeye çalışmaktadırlar. Ancak bankacılık yöneticileri, ajanların öngörülemeyen davranışları nedeniyle mevcut durumu bir güvenlik kabusu olarak tanımlıyor: Bağımsız Eylemler: Axios'un haberinde belgelenen birkaç örnekte yapay zeka ajanları, kullanıcının kendilerine açıkça talimat verdiği sınırların ötesine geçen eylemlerde bulundu. Otomatik Müşteri Hizmetleri Aramaları: Ajanların doğrudan banka müşteri hizmetleri çağrı merkezlerine otomatik aramalar yaptığı veya müşteri adına önceden danışmadan şikayet kaydı oluşturduğu tespit edildi. İşlem Yapma Yetkisi: Yapay zeka ajanları transfer başlatma, fatura ödemeleri ayarlama veya işlem gerçekleştirme yetenekleri kazandıkça, istenmeyen finansal hamlelerin gerçekleşme potansiyeli katlanarak artmaktadır. Bankalar Nasıl Tepki Veriyor? Wall Street'in dev kurumları ve perakende tüketici bankaları ( Morgan Stanley, JPMorgan Chase, Bank of America, Citi ve Wells Fargo dahil) potansiyel riskleri dizginlemek için yarışıyor: Kurum / Strateji Alınan Aksiyon Tamamen Engelleme Morgan Stanley gibi finans kurumları, bilinen üçüncü taraf yapay zeka ajanı tarayıcı oturumlarından gelen trafiği aktif olarak engellemeye başladı. Erişim Kısıtlamaları Chase ve Bank of America'nın da aralarında bulunduğu bankalar, insan dışı oturum faaliyetlerini ağır şekilde kısıtlıyor ve kullanıcılara yönelik uyarılarını yineliyor. "Salt Okunur" Moda Geçiş Finans kurumları, üçüncü taraf ajan erişimini yalnızca "salt okunur" (Mint veya Quicken gibi bütçe uygulamalarına benzer) görünümlerle sınırlandırmaya zorluyor; böylece ajanlar işlem başlatamıyor. Yapay Zeka Ajanı Paranızı Kaybederse Sorumlu Kim? CBS haberinde öne çıkarılan en kritik uyarılardan biri finansal sorumluluk ve dolandırıcılık koruması üzerine yoğunlaşıyor. Mevcut finansal düzenlemelere (örneğin ABD Elektronik Fon Transferi Yasası / Regulation E) göre bankalar, genel olarak üçüncü taraf dolandırıcılığı veya hesap hacklenmesinden kaynaklanan yetkisiz işlemleri müşteriye iade etmekle yükümlüdür. Ancak, giriş bilgilerinizi kendi rızanızla üçüncü taraf bir yapay zeka ajanıyla paylaşırsanız, bu durum yasalar nezdinde artık dolandırıcılık olarak değerlendirilmez: İade Zorunluluğu Yoktur: Kullanıcı kimlik bilgilerini ajana gönüllü olarak teslim ettiği için, ajanın bir hata yapması, istenmeyen bir transfer gerçekleştirmesi veya cezai şart tetiklemesi durumunda bankanın finansal kayıpları karşılama yasal zorunluluğu yoktur. Risk Kullanıcıya Aittir: Bir yapay zeka ajanı halüsinasyon görürse veya bir komutu yanlış anlayıp parayı yanlış aktarırsa, finansal sorumluluk neredeyse tamamen tüketicinin üzerine kalır. Tüketiciler İçin Önemli Çıkarımlar Giriş Bilgilerinizi Paylaşmayın: Banka hesabı kullanıcı adlarınızı veya şifrelerinizi sohbet dayalı yapay zeka modellerine, kişisel asistan uygulamalarına veya otonom tarayıcı ajanlarına asla girmeyin. Resmi API Entegrasyonlarını Kullanın: Finansal araçlar veya bütçe yazılımları kullanıyorsanız, hesapları yalnızca güvenli ve resmi olarak desteklenen OAuth protokolleri (örneğin şifrenizi asla açığa çıkarmayan Plaid entegrasyonları) aracılığıyla bağlayın. İzinleri Salt Okunur Tutun: Bankalar yapay zeka ajanları için resmi standart protokoller (kapsamı belirlenmiş API anahtarları gibi) oluşturana kadar, hiçbir otomatik araca paranız üzerinde uygulama veya işlem yetkisi vermekten kaçının. Kaynak: CBS News- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
İki eski FBI yetkilisi, Hunter Biden'ın dizüstü bilgisayarıyla ilgili soruşturma konusunda yalan beyanda bulunmakla suçlanıyor İki eski üst düzey FBI yetkilisi, 2023 yılında Kongre'ye verdikleri ifadeler sırasında, büronun Hunter Biden'ın dizüstü bilgisayarıyla ilgili yürüttüğü soruşturma hakkında gerçeğe aykırı beyanlarda bulundukları iddiasıyla cezai suçlamalarla karşı karşıya. FBI'ın Washington Saha Ofisi'nde görevli eski bir istihbarat analisti olan 46 yaşındaki Nikki Floris ve FBI Karşı İstihbarat Bölümü'nün eski müdür yardımcısı 56 yaşındaki Bradley Benavides, Cuma günü Washington D.C.'de mahkemeye çıkarıldı. Kendilerine, 2020 seçimleri döneminde "Yabancı Etki Görev Gücü" (Foreign Influence Task Force) bünyesindeki rolleri ve özellikle FBI'ın Hunter Biden'a yönelik soruşturmaları hakkında Kongre'ye yalan söylediklerine dair suçlamaları içeren bir iddianame tebliğ edildi. FBI tarafından hazırlanan ve dava dosyasına eklenen olgular beyanında, Floris'in 19 Temmuz 2023'te, Benavides'in ise aynı yılın Eylül ayında Kongre'ye gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu öne sürüldü. Söz konusu ifadelerin, "FBI'ın Hunter Biden'a yönelik soruşturmalarındaki rolleri ve bu soruşturmalara dahil olup olmadıkları" ile ilgili olduğu belirtildi. Belgede, "Elde edilen kanıtlar, Floris ve Benavides'in bu beyanları; [Yabancı Etki Görev Gücü'nün] Hunter Biden soruşturmalarıyla olan temaslarını ve bu konudaki iletişimlerini gizlemek, ayrıca Kongre'nin yürüttüğü soruşturmayı engellemek amacıyla verdiklerine dair makul şüphe (probable cause) oluşturmaktadır" ifadesine yer verildi. ABD Washington D.C. Savcılığı'nın, üç yıl öncesine dayanan iddialar temelinde bu iki isim hakkında cezai suçlamada bulunması oldukça sıra dışı bir durum olarak değerlendiriliyor. Hem savunma avukatları hem de Cuma günkü duruşmaya başkanlık eden ve dosyanın üzerindeki gizlilik kararının kaldırılmasını sağlayan sulh ceza hakimi, bu kararla ilgili soru işaretlerini dile getirdi. Benavides'in avukatı Ron Safer, "Söz konusu eylemler yıllar önce gerçekleşti. Hükümetin elinde bu konuya dair bilgiler yıllardır mevcuttu" dedi. Safer, ABD Columbia Bölgesi Bölge Mahkemesi'ndeki duruşmada görevli sulh ceza hakimi Zia Faruqui'den, bir suç işlendiğine dair yeterli makul şüphenin bulunup bulunmadığının incelenmesi için "mümkün olan en kısa sürede" bir ön duruşma belirlenmesini talep etti. Siyasi açıdan hassas olan bu davanın üzerindeki gizlilik kararı, ara seçimlere yaklaşık iki hafta kala kaldırıldı. Bu durum, üç yıldan uzun bir süre önce Kongre'ye verilen ifadelerle ilgili bir davanın zamanlaması konusunda, Adalet Bakanlığı'ndaki deneyimli isimlerin kafasında soru işaretleri yaratabilir. Faruqui, davanın açılma biçiminin "tuhaf" göründüğünü ifade ederek, savcıların ön duruşmayı iki hafta veya daha uzun bir süre erteleme talebini reddetti. Taraflara, Salı günü saat 11.00'de tekrar hazır bulunmaları talimatını verdi. Faruqui, "Bu, başlarının üzerinde sallanan bir Demokles kılıcı gibi," dedi. "Bu durum, hayatlarının geri kalanında da peşlerini bırakmayacak." Eski Başkan Joe Biden'ın oğlu Hunter, uzun süredir Başkan Trump ve müttefiklerinin hedefinde yer alıyor. Hunter Biden, Ukrayna'daki enerji şirketi Burisma ile olan ticari ilişkileri ve Delaware'deki bir tamirhanede bıraktığı dizüstü bilgisayarının içeriği nedeniyle FBI tarafından kapsamlı bir şekilde soruşturulmuştu. Eski Başsavcı Merrick Garland, soruşturmaları yürütmek üzere özel bir savcı atadı. Hunter Biden, silahla ilgili üç ağır suçlamadan yargılandı ve suçlu bulundu. Ayrıca, vergiyle ilgili üç ağır suç ve altı hafif suçlamayı kapsayan ayrı bir ceza davasında suçunu kabul etti. Babası görevden ayrılmadan kısa bir süre önce, babası tarafından affedildi; yurt dışındaki ticari faaliyetleriyle ilgili iddialar konusunda ise hiçbir zaman bir suçlamayla karşı karşıya kalmadı. Suçlamalar Cuma günü kamuoyuna açıklanan ceza şikayet dilekçesinde, bir FBI birim şefinin Ekim 2026'da müfettişlere, Floris ve Benavides'in Hunter Biden hakkındaki çeşitli soruşturmalarda denetim görevleri bulunduğunu söylediği belirtildi. Şikayet dilekçesi, FBI'ın "Yabancı Etki Görev Gücü" (Foreign Influence Task Force - FITF) tarafından yürütülen ve "Round River" olarak adlandırılan bir karşı istihbarat operasyonuna odaklanıyordu. Dilekçeye göre bu operasyon, "diğer hususların yanı sıra Hunter Biden hakkında muhbirlerden gelen olumsuz bilgilerin toplanması ve bu bilgilerin Rus dezenformasyonu olarak işaretlenmesi" amacını taşıyordu. Dilekçede, Floris'in 2019 ortasından 2022 ortasına kadar FITF'te müdür yardımcısı olarak görev yaptığı, Benavides'in ise 2019 ortasından 2020 seçimlerine kadar aynı birimde bölüm şefi olarak çalıştığı ifade edildi. Şikayet dilekçesinde, "Aralık 2019'dan Eylül 2021'e kadar olan döneme ait tanık ifadeleri ve o dönemden kalma belgeler, Floris ve Benavides'in FBI'ın Hunter Biden'a yönelik soruşturmalarından haberdar olduklarını ve bu soruşturmalara aktif olarak dahil olduklarını gösteriyor. FITF, Hunter Biden davası üzerinde çalışan ajanlar ve savcılar için gizli bilgilendirme toplantıları düzenledi; Floris ve Benavides bu toplantılara aktif katılımcı olarak yer aldı" denildi. Dilekçede, Floris'in Temmuz 2023'te Temsilciler Meclisi Yargı Komitesi'ne verdiği ifadede, Hunter Biden soruşturmasındaki rolü ve Yabancı Etki Görev Gücü'nün (FITF) işlevi konusunda yalan söylediği iddia edildi. Dilekçede yer alan bir diyalogda, kendisine "Hunter Biden soruşturmasına herhangi bir dahliniz oldu mu?" diye sorulduğu ve onun da "Hayır, olmadı" yanıtını verdiği belirtildi. Aktarılan bir başka diyalogda ise kendisine "FITF bünyesinde hiç Hunter Biden hakkında bir görüşme yapıldı mı?" diye sorulduğu ifade edildi. "Hayır. En azından benimle değil," diye yanıt verdi ve ekledi: "Ayrıca, altımda koca bir ekip var; dolayısıyla görüşmeler yapılıp yapılmadığını bilmiyorum, ancak şahsen ben hiçbir görüşme gerçekleştirmedim." Şikayet dilekçesinde, Benavides'in Eylül 2023'te Temsilciler Meclisi Yargı Komitesi önünde verdiği ifadede, Hunter Biden'ın dizüstü bilgisayarına ilişkin soruşturmanın bazı detaylarını, oturuma hazırlanırken Wikipedia'dan öğrendiğini söylediği belirtiliyor. Dilekçede, kendisine "Dizüstü bilgisayarla ilgili devam eden bir ceza soruşturması olduğunu ne zaman öğrendiniz?" diye sorulduğu aktarılıyor. Benavides'in ise "Wikipedia sayfasından," yanıtını verdiği ifade ediliyor. FBI'da görev yaptığı dönemde konuyla ilgili herhangi bir bilgisi olup olmadığı ısrarla sorulduğunda ise, Benavides'in "Hayır" dediği öne sürülüyor. Şikayet dilekçesinde ayrıca, her iki görüşmede de hazır bulunan bir kongre çalışanının ifadelerine yer veriliyor. Söz konusu çalışan, her iki yetkilinin verdiği ifadelerin "esaslı ölçüde gerçek dışı" göründüğünü belirtti. Bir FBI çalışanı da daha sonra müfettişlere, dizüstü bilgisayar konusunda Benavides ile bizzat konuştuğunu ve bilgisayarın içeriğinin incelenmesi üzerine görüştüklerini söyledi. Şikayet dilekçesinde, "Floris, Hunter Biden soruşturmalarında hiçbir dahli olmadığını ifade etti. Oysa gerçekte, bir yıldan uzun bir süre boyunca soruşturma ekibiyle sık sık iletişim halindeydi ve bu süre zarfında Hunter Biden hakkında hem bilgi gönderdi hem de bilgi aldı," deniliyor. Dilekçede, "Benavides'in ifadesi de benzer bir seyir izledi," ifadesi yer alıyor. Şikayet dilekçesi ve buna eklenen yeminli ifadelerde, Floris ve Benavides'in, bir kişiyi yabancı dezenformasyona maruz kalmış olabileceği konusunda uyarmayı amaçlayan "savunma amaçlı bilgilendirme" (defensive briefing) metinlerinin hazırlanmasına yardımcı olacak materyallerin incelenmesinde rol aldıkları iddia ediliyor. Dilekçeye göre, 6 Ağustos 2020'de Senatör Charles Grassley ve Senatör Ron Johnson'a, olası Rus dezenformasyonuyla ilgili iki ayrı savunma amaçlı bilgilendirme sundular. Ayrıca, Benavides ve Floris'in, Hunter Biden soruşturmalarıyla bağlantılı muhbir istihbaratını inceleyen "Round River" raporunun gözden geçirilmesi ve onaylanması sürecinde yer aldıkları öne sürülüyor. Floris'in avukatları yaptıkları açıklamada, müvekkillerinin haksız yere bir suçla itham edildiğini belirterek, suçlamaların zamanlamasıyla ilgili endişelerini dile getirdiler. "Nikki Floris bir vatanseverdir. Yaklaşık 20 yıl boyunca FBI'da kendini işine adamış bir istihbarat görevlisi olarak ülkemize hizmet etmiştir. Ne var ki bugün Adalet Bakanlığı, onu gerçeklere dayanarak değil, siyasetçilerin beyanlarına dayanarak haksız yere bir suçla itham etmektedir. Hükümetin bu saçma suçlamaları yıllar sonra, tam da bir seçim arifesinde gündeme getirmesi bir tesadüf değildir," dediler. "Hükümetin Nikki'yi suçlama gerekçeleri, haksız oldukları kadar aşikârdır: Siyasi çıkar elde etmek uğruna sahte bir anlatı oluşturmaya çalışmaktadırlar. Bu, Adalet Bakanlığı adına bir başka üzücü gündür; ancak Nikki'nin mahkemede kendini savunacağı günü sabırsızlıkla bekliyoruz." Cuma günkü duruşmada, Missouri Batı Bölgesi ABD Savcılığı'ndan gelen özel asistan ABD savcısı James Kirkpatrick kürsüye çıkarak Adalet Bakanlığı adına konuştu. Kendisine, Washington D.C. ABD Savcılığı'nın ceza işlerinden sorumlu şefi George Massucco eşlik etti. Pirro'nun ofisinden bir sözcü, Kirkpatrick'in orada ceza bölümünde görev yaptığını belirtti; ancak Adalet Bakanlığı'nın kurum içi rehberinde ve Kirkpatrick'in LinkedIn sayfasında kendisi hâlâ Kansas City'de görevli olarak görünüyordu. Duruşma sırasında, sanık avukatlarının ön duruşmanın bir an önce, hatta Pazartesi günü yapılmasını talep etmesi üzerine Kirkpatrick, davanın soruşturma görevlisinin şehir dışında olduğunu ve kendisinin de şehir dışında bulunacağını söyleyerek bu kadar hızlı bir takvime ilişkin endişelerini dile getirdi. Faruqui ise buna karşılık, "Bu davayı siz açtınız; dolayısıyla şehirde epey vakit geçirmeniz gerekecek," dedi. Kirkpatrick'in LinkedIn profili daha sonra yayından kaldırıldı. Pirro'nun bir sözcüsü, ceza bölümü başkan yardımcısı Cory Jacobs ile Dolandırıcılık, Kamu Yolsuzluğu ve Sivil Haklar Bölümü şefi John Borchert'in de konu üzerinde çalıştığını ifade etti. Bu, Adalet Bakanlığı'nın tartışmalı davalarda destek almaları için başka bölgelerden savcıları görevlendirdiği ilk olay değil. Geçtiğimiz yıl, Virginia Doğu Bölgesi ABD Savcılığı, eski FBI Direktörü James Comey'nin Kongre'ye yalan söylediği iddiasıyla yürütülen kovuşturmada destek almak üzere Kuzey Carolina Doğu Bölgesi'nden savcıları görevlendirmişti. Aynı ofis, bir konut kredisiyle bağlantılı olarak banka dolandırıcılığıyla suçlanan New York Başsavcısı Letitia James'e karşı açılan davada görevlendirmek üzere, ağırlıklı olarak hukuk davalarına bakan Missouri Doğu Bölgesi'nden bir asistan ABD savcısını da sürece dahil etmişti. Kaynakların daha önce belirttiğine göre, hem Comey hem de James davalarında, ofis içindeki bazı kişilerin delillerle ilgili endişeleri nedeniyle görev almayı reddetmeleri üzerine dışarıdan savcılar getirilmişti. Her iki dava da, iddianameleri hazırlayan geçici ABD savcısının hukuka aykırı bir şekilde atandığına hükmeden bir yargıç tarafından düşürüldü. Kaynak: R- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Trump, Senatör Collins'e destek olmak amacıyla bazı Kanada ürünlerine uygulanan gümrük vergilerini kaldırıyor Kendi partisinden olan ve Maine eyaletinden seçilmiş senatörün, yeniden seçilme yarışında zorlu bir mücadele verdiği bir dönemde Başkan Donald Trump, Cuma günü bir kararname imzalayarak bazı Kanada menşeli tarım ve ormancılık ürünlerine uygulanan yüzde 50'lik gümrük vergilerini kaldırdı. Bu adım, Maine eyaletindeki şirketlerin yararına olabilir. Cumhuriyetçi başkanın Kanada'ya uyguladığı yüksek gümrük vergileri, ABD'nin kuzey komşusuyla gerginliğe yol açarken, Maine ve diğer eyaletlerde belirli Kanada ürünlerine bağımlı olan Amerikan işletmeleri için de sorunlar yaratmıştı. 3 Kasım'daki ABD seçimleri yaklaşırken ve Cumhuriyetçiler Kongre'deki kontrolü korumak için mücadele ederken, Senatör Susan Collins Beyaz Saray'a, Maine'deki şirketleri ve çiftçileri etkileyen ürünlere uygulanan gümrük vergileri konusunu ele alması çağrısında bulunmuştu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, Trump'ın kararnamesiyle kontrplak levhalar, bazı kağıt ürünleri, belirli makine ve soğutma ekipmanları, paketleme sandıkları ve kutuları ile taze ve kurutulmuş deniz yosunu gümrük vergilerinden muaf tutuldu. Söz konusu değişiklikler, seçimden dört gün önce, 30 Ekim'de yürürlüğe girecek. Trump, kararnamesiyle sağladığı vergi muafiyetini dengelemek amacıyla, halılar, boyalar, şampuanlar, kakao tozu, ahşap tabutlar, dondurma çubukları, klimalar, sandık tipi dondurucular, okçuluk ekipmanları ve kanolar gibi bir dizi Kanada ürününü yüzde 50'lik gümrük vergisi listesine ekledi. Collins, sağlanan bu kolaylığın Maine'deki yaban mersini, patates, elma ve deniz yosunu üreticilerine destek olacağını belirtti. Collins, "Bu üreticiler eyalet ekonomimizin hayati bir parçasıdır; kırsal ve kıyı topluluklarımızı desteklemektedirler," dedi ve ekledi: "Çiftçilerimizin ve üreticilerimizin birçoğu, Amerikan tedarikçilerde bulunmayan ya da temin edilmesi çok yüksek maliyetler gerektiren, Kanada'dan gelen özel ekipmanlara, ambalaj malzemelerine ve diğer ürünlere bağımlıdır." Demokrat Troy Jackson, gelecek ay yapılacak seçimlerde Collins'i koltuğundan etmeye çalışıyor; anketler ise yarışın başa baş gittiğini gösteriyor. İkili, 6 Ekim'deki bir tartışma programında gümrük vergileri konusunda karşı karşıya gelmişti. Trump'ın hamlesinin ardından Cuma günü bir açıklama yapan Jackson, "Trump'ın ticaret savaşları, Maine halkının hayatını zorlaştırdı ve pahalı hale getirdi," dedi. "Susan Collins bu kaosa zemin hazırladı, bu kaosun sorumlusu olan isimlerin onaylanması yönünde oy kullandı; şimdi ise yangını söndürmek için bir bardak su getirdi diye övgü bekliyor." Trump, ağustos ayında Kanada'dan yapılan 20 milyar dolarlık ithalata yüzde 50 oranında gümrük vergisi getirdi; bu karar, iki ülke arasındaki görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından yürürlüğe girdi. Kanada ise buna karşılık olarak eylül ayında, ABD menşeli 20 milyar dolarlık ürüne yüzde 15 ila yüzde 50 arasında değişen gümrük vergileri uyguladı. Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri, Trump'ın söz konusu vergileri yürürlüğe koymasından bu yana bir anlaşmazlık süreci yaşıyor. Trump cuma günü yaptığı açıklamada, Kanada'nın bir anlaşma üzerinde çalıştığını öne sürdü. Maine ve Michigan dahil olmak üzere, vergilerden en çok etkilenen ABD'nin kuzey sınırındaki eyaletlerdeki Cumhuriyetçi adaylar, bir yandan Trump'ın sadık muhafazakâr tabanına hitap etmeye, diğer yandan da bağımsız seçmenlerin desteğini kazanmaya çalışarak bir denge kurmaya gayret ediyorlar. 'KAPSAMIN YENİDEN BELİRLENMESİ' Beyaz Saray Sözcüsü Matthew Middleton, Trump'ın cuma günkü hamlesine ilişkin yaptığı açıklamada, başkanın "Kanada'nın ABD ticaretine yönelik ayrımcı tutumunu ele almaya devam ettiğini" belirtti ve atılan yeni adımların, daha önce duyurulan gümrük vergilerinin "kapsamını yeniden belirlemeye" yönelik olduğunu ifade etti. Kanada'nın Washington Büyükelçiliği, konuyla ilgili yorum talebine hemen yanıt vermedi. Michigan ve Maine ekonomileri; otomotiv parçalarından keresteye ve meyve toplama ekipmanlarına kadar pek çok alanda uzun süredir Kanada ekonomisiyle iç içe geçmiş durumda. Cumhuriyetçilerin Senato'daki çoğunluklarını koruyabilmeleri için, her iki eyalette de kıyasıya geçen Senato seçimlerini kazanmaları gerekebilir. Senato Maliye Komitesi'ndeki en kıdemli Demokrat üye olan Senatör Ron Wyden, cuma günü yaptığı açıklamada, "Trump'ın, Susan Collins'in siyasi kariyerini kurtarmak için son dakikada giriştiği bu çaresiz hamle, Amerikalı seçmenlerin onun zehirli gümrük vergisi politikalarını reddettiğinin bir itirafıdır. Trump'ın, dünyanın dört bir yanından gelen ürünlere ticaret vergileri koyarak, Amerikan ailelerinin ihtiyaç duyduğu binlerce ürünün fiyatını yükselttiği gerçeğini kimse unutmayacak," ifadelerini kullandı. Trump'ın eylül ayında Kanadalı uçak üreticisi Bombardier'nin ABD pazarına girişini engelleme tehdidi, şirketin Wichita'da 1.500 kişiye istihdam sağladığı Kansas eyaletinde siyasi bir mesele haline gelmişti. Trump, aralarında yeniden seçilmek için zorlu bir mücadele veren Cumhuriyetçi Senatör Roger Marshall'ın da bulunduğu Kansaslı kanun koyuculardan gelen çağrılar üzerine, bu hafta söz konusu yasak tehdidinden vazgeçti. Kaynak: R- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Nando'dan mesaj var Harika geri dönüş… Tebrikler Salı günü Valensiya’da görüşmek üzere- En Son Beslenme Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
- MASA ÜSTÜNDEKİ GİZLİ TEHLİKE: SOYUP YEDİĞİNİZ MUZLAR SİZİ ZEHİRLEYEBİLİR Mİ?
MASA ÜSTÜNDEKİ GİZLİ TEHLİKE: SOYUP YEDİĞİNİZ MUZLAR SİZİ ZEHİRLEYEBİLİR Mİ? Kabuğunu soyup çöpe attığımız için "nasıl olsa hijyenik" diye düşündüğümüz muzlar, aslında mutfağımıza gelene kadar binlerce kilometrelik yolculukta mikrop, bakteri ve kimyasal ilaç kalıntısı depolayan birer taşıyıcıya dönüşüyor! Yıkamadan soyduğumuz her muz; ellerimize, mutfak tezgahımıza ve doğrudan ağzımıza bulaşan gizli kirleticileri beraberinde getiriyor. İşte gıda güvenliği uzmanlarının uyarıları doğrultusunda, meyve sepetimizdeki bu masum görünen tehlikenin perde arkası ve sağlığınızı korumanız için bilmeniz gereken tüm detaylar. 1. Çiftlikten Mutfağa Binlerce Kilometrelik "Mikrop Yolculuğu" Ülkemizde ve dünyada tüketilen muzların büyük bir kısmı Orta ve Güney Amerika gibi uzak coğrafyalardan ithal edilir. Muz, dalından koparıldığı andan itibaren tabağınıza gelene kadar devasa bir tedarik zincirinden geçer: Toplanma ve ambalajlanma, Gemilerle nakliye ve depolama, Sarartma tesislerinde olgunlaştırma, Market reyonlarında sergilenme ve müşteri seçimi. Tüm bu süreç boyunca muz kabukları; onlarca insanın eli, nakliye kutuları, hayvan dışkıları, çevresel toz ve kirle temas eder. Beslenme uzmanları, muzun geçirdiği bu süreçte kabuk üzerinde biriken mikroorganizma çeşitliliğinin bir biyoloji laboratuvarını aratmayacak kadar fazla olabileceğini vurguluyor. 2. Marketler: Bakteri ve Mantarların Odak Noktası Sadece nakliye değil, alışveriş yaptığımız market ortamı da hijyen riskini artırır. Araştırmalar, marketlerdeki en yoğun kirliliğin manav reyonlarında gerçekleştiğini gösteriyor. Alışveriş Arabaları ve Kasa Bantları: Gün içinde yüzlerce kişinin dokunduğu alanlardan bulaşan bakteriler doğrudan meyvelerin üzerine geçer. Müşteri Teması: Seçim yaparken muzlara dokunup bırakan diğer tüketicilerin el florası kabuklarda birikir. Yeniden Kullanılabilir Çantalar: Sık yıkanmayan kumaş pazar torbaları, gıdalar arasında bakteri transferine zemin hazırlar. 3. İlaç Kalıntıları (Pestisitler) Kabukta Yoğunlaşıyor Muz yetiştiriciliğinde zararlı böceklere ve mantar hastalıklarına karşı yoğun tarım ilaçları (pestisit ve fungisitler) kullanılır. Yapılan saha çalışmalarında, kullanılan mantar ilaçlarının %65 ila %97 gibi büyük bir kısmının kalın kabukta biriktiği tespit edilmiştir. Kalın kabuk, ilacın meyvenin etli kısmına geçmesini engelleyerek bizi korusa da, o kabuğa elle dokunduğumuz anda kimyasal kalıntılar parmaklarımıza bulaşır. Muzunuzu soymaya başladığınızda bu kimyasallar yok olmaz, elleriniz aracılığıyla doğrudan yiyeceğiniz meyveye transfer olur. 4. Bulaşma Nasıl Gerçekleşir? (Çapraz Bulaşma Riski) Pek çok kişi "Ben kabuğunu yemiyorum ki, neden yıkayayım?" diye düşünebilir. Ancak tehlike tam olarak soyma ve kesme anında başlar: Parmak Teması: Muzu soyarken parmaklarınız dış kabuğa dokunur, ardından aynı parmaklarla meyvenin iç kısmını tutarsınız. Bıçak Kullanımı: Muzu kabuğuyla birlikte bıçakla kestiğinizde, bıçağın keskin ucu kabuktaki bakterileri doğrudan meyvenin etli kısmına taşır. (Salatalıklar üzerinde yapılan araştırmalar, kabuktaki Salmonella bakterisinin soyma esnasında meyve etine ve soyacağa kolayca geçtiğini kanıtlamıştır.) Mutfak Tezgahı: Yıkanmamış muzları tezgahın üzerine koyduğunuzda, kabuktaki mikroplar yemek hazırladığınız yüzeylere bulaşır. E. coli ve Staphylococcus gibi zararlı bakteriler bu yolla diğer gıdalarınıza yayılabilir. 5. Muz Nasıl Doğru Saklanır ve Yıkanmalıdır? Muzlarınızı güvenle tüketmek ve mutfağınızı korumak için izlemeniz gereken adımlar son derece basittir: Saklama Koşulları: Muzları oda sıcaklığında, doğrudan yemek hazırladığınız kesme tahtalarından veya çiğ etlerden uzak bir alanda (örneğin bir muz askısında) saklayın. İstediğiniz olgunluğa ulaştığında buzdolabına kaldırabilirsiniz. Buzdolabı kabuğun kararmasına neden olsa da içindeki meyvenin tazeliğini korur. Temizlik Adımları: Önce Ellerinizi Yıkayın: Muza dokunmadan önce ellerinizi sabun ve ılık suyla en az 20 saniye boyunca yıkayın. Akan Su Altında Ovun: Muzu soymadan hemen önce, musluktan akan suyun altında ellerinizle hafifçe ovarak yıkayın. Deterjan Kullanmayın: Bulaşık deterjanı veya özel meyve yıkama solüsyonları kullanmanıza gerek yoktur; sadece temiz akan su yeterlidir. Kurulayın: Yıkadığınız muzu temiz bir kağıt havluyla kurulayın. Kurulama işlemi, yüzeyde kalan bakterileri fiziksel olarak uzaklaştırmaya yardımcı olur. 6. Sadece Muz Değil! Kabuğu Yenmeyen Bu Meyvelere de Dikkat Aynı çapraz bulaşma riski, kabuğunu yemeyip soyarak veya keserek tükettiğimiz diğer tüm meyveler için de geçerlidir: Kantalup (Çizgili Kavun): Girintili ve pürüzlü kabuk yapısı nedeniyle en yüksek bakteri barındırma riskine sahip meyvelerden biridir. Geçmişte yüzlerce kişinin hastalanmasına yol açan Salmonella salgınlarına neden olmuştur. Kesmeden önce mutlaka fırçalayarak yıkayın. Avokado: Yapılan araştırmalarda bütün avokado kabuklarının yaklaşık %18'inde Listeria bakterisine rastlanmıştır. Bıçakla keserken bakteri içeriye taşınır. Mango ve Papaya: İthal edilen bu tropikal meyveler de nakliye sürecinde yoğun bakteri toplayabilir. Kesilmeden önce mutlaka yıkanmalıdır. Kaynak: EW - Sessizce Kendini Silme Sanatı: "Her Şeye Uyum Sağlama" Alışkanlığı Hayatınızı Nasıl Çalıyor?
Önemli Bilgiler
Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.
Navigation
Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın
Chrome (Android)
- Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
- İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
- Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
- Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
- Site ayarları seçeneğini seçin.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Safari (iOS 16.4+)
- Sitenin Ana Ekrana Ekle seçeneğiyle yüklendiğinden emin olun.
- Ayarlar Uygulaması → Bildirimler bölümünü açın.
- Uygulama adınızı bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Safari (macOS)
- Safari → Tercihler bölümüne gidin.
- Web Siteleri sekmesine tıklayın.
- Kenar çubuğunda Bildirimler seçeneğini seçin.
- Bu web sitesini bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.
Edge (Android)
- Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
- İzinler seçeneğine dokunun.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Edge (Desktop)
- Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
- Bu site için izinler seçeneğine tıklayın.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.
Firefox (Android)
- Ayarlar → Site izinleri bölümüne gidin.
- Bildirimler seçeneğine dokunun.
- Listede bu siteyi bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Firefox (Desktop)
- Firefox Ayarlarını açın.
- Bildirimler seçeneğini arayın.
- Listede bu siteyi bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.