Bütün Eylemler
Geçen saat
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Bugün bu tweeti gördüm aşağı ekliyorum: Gemini'ye doğru olup olmadığını sordum ve Cevabı aşağı ekliyorum: Immigration statistics differentiate between Removals (formal legal deportation orders carrying long-term re-entry bans) and Returns/Expulsions (voluntary returns, administrative turn-backs at the border, or Title 42 public health expulsions). Here is the breakdown for the last five U.S. presidents based on Department of Homeland Security (DHS) and ICE data: 1. Bill Clinton (1993–2001)Formal Removals: ~869,000 Returns & Title 42 Expulsions: ~11.4 million Total Repatriations: ~12.3 million 2. George W. Bush (2001–2009)Formal Removals: ~2.0 million Returns & Title 42 Expulsions: ~8.3 million Total Repatriations: ~10.3 million 3. Barack Obama (2009–2017)Formal Removals: ~2.75 million Returns & Title 42 Expulsions: ~2.25 million Total Repatriations: ~5.0 million 4. Donald Trump (First Term, 2017–2021)Formal Removals: ~935,000 Returns & Title 42 Expulsions: ~565,000 Total Repatriations: ~1.5 million 5. Joe Biden (2021–2025)Formal Removals: ~1.4–1.5 million Returns & Title 42 Expulsions: ~3.0 million (includes Title 42 expulsions through May 2023) Total Repatriations: ~4.4–4.5 million Summary Comparison TablePresident Term Formal Removals Total Repatriations (Removals + Returns/Expulsions) Bill Clinton 1993–2001 ~869,000 ~12.3 million George W. Bush 2001–2009 ~2.0 million ~10.3 million Barack Obama 2009–2017 ~2.75 million ~5.0 million Donald Trump (1st Term) 2017–2021 ~935,000 ~1.5 million Joe Biden 2021–2025 ~1.5 million ~4.5 million
Bugün
-
Kadın Futbolu Hakkında Diğer Haberler
Kamerun’un Gana’yı 1-0 mağlup ettiği karşılaşmada galibiyet golü Fenerbahçeli Futbolcu Divine Manga’dan geldi! Tebrikler Manga!
-
En Son Politik Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
Dünya genelinde öne çıkan başlıca küresel gelişmeler ve sıcak gündem başlıkları: 1. Orta Doğu & ABD-İran GerilimiAskeri Harekatın Durdurulması ve Diplomasi: ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik planlanan geniş kapsamlı bir askeri saldırıyı son anda durdurduğunu ve Körfez ülkelerinin (Suudi Arabistan, BAE, Katar) arabuluculuk çabalarıyla müzakere masasına dönüldüğünü açıkladı. Hürmüz Boğazı ve Enerji Koridoru: Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik ve enerji hatlarına yönelik olası misilleme riskleri küresel petrol ve emtia piyasalarında yakından takip ediliyor. 2. Rusya - Ukrayna Savaşı & Bölgesel GelişmelerHava Saldırıları ve Savunma Mühimmatı: Ukrayna kentlerine yönelik füze ve İHA saldırıları devam ederken, Kiev yönetimi hava savunma sistemleri (Patriot vb.) için önleyici mühimmat eksikliğine dikkat çekiyor. Moskova'da Patlama: Moskova'da meydana gelen bombalı saldırı ve artan güvenlik önlemleri Doğu Avrupa gündemindeki yerini koruyor. 3. Küresel Ekonomi ve Döviz PiyasalarıABD'den Yen Müdahalesi: ABD, Japon yenindeki tarihi değer kaybını dizginlemek amacıyla son 30 yılda ilk kez piyasadan milyarlarca dolarlık Japon yeni satın alarak doğrudan müdahalede bulundu. Merkez Bankaları ve Enflasyon: Küresel piyasaların odağında yüksek faiz ortamının sürdürülebilirliği, enflasyon verileri ve merkez bankalarının para politikası adımları yer alıyor. 4. ABD İç PolitikasıDr. Anthony Fauci Soruşturmaları: Biden döneminde verilen federal af kapsamı dışında kalan durumlar için Louisiana, Florida ve Alabama gibi eyaletler, Dr. Anthony Fauci hakkında eyalet düzeyinde inceleme başlattı. Kongre Süreçleri: Temsilciler Meclisi ve Senato komitelerindeki ifade süreçleri gündemdeki ağırlığını sürdürüyor. 5. İklim ve Doğal AfetlerABD Washington Eyaleti Yangınları: Washington eyaletinde (Spokane çevresi) şiddetli kuraklık ve rüzgarın etkisiyle kontrol sağlamakta zorlanılan orman yangınları yüzlerce evi ve iş yerini kullanılamaz hale getirdi; eyalet genelinde acil durum ilan edildi.
-
En Son Uçak ve Hava Trafiği Haberleri
Bir Türk THY'ye bunu sormuş: Bilmiyorum cevabını alabilmiş mi ama ben soruyu Gemini'ye sordum ve cavabını da aşağı ekliyorum. Vatandaşın anlattığı olay kesinlikle doğru ve havacılık sektöründe çok sık yaşanan bir durumdur. Görünürde mantıksız gelse de durum Türkiye'nin pahalı olmasından değil, hava yollarının bilet fiyatlarını mesafeye göre değil, rekabet ve talebe göre belirlemesinden kaynaklanır. Bu durumu en basit 3 maddede şöyle açıklayabiliriz: 1. Direkt Uçuş "Konfor" Satarlar, PahalıdırHouston – İstanbul (Direkt): Tek uçakla, aktarmasız ve yorulmadan varırsınız. İnsanlar bu rahatlık için daha fazla para ödemeyi kabul eder. Hava yolu da bu rahatlığı (konforu) satar. Houston – Bükreş (İstanbul Aktarmalı): İstanbul'da inip beklemek, başka uçağa geçmek yolcu için eziyettir. Yolcuları bu eziyete ikna etmek için biletin fiyatı ucuzlatılmak zorundadır. 2. Pazar Rekabeti (En Önemli Sebep)THY, Houston'dan İstanbul'a direkt uçan nadir şirketlerden biridir. Bu hatta rakibi az olduğu için fiyatı yüksek tutabilir. Ancak Houston'dan Bükreş'e gitmek isteyen bir yolcunun elinde onlarca seçenek vardır (Lufthansa ile Almanya aktarmalı, Air France ile Fransa aktarmalı gitmek gibi). THY, Amerikalı veya Rumen bir yolcuyu "Gel benimle İstanbul üzerinden uç" diye ikna etmek için fiyatı diğer dev hava yollarıyla rekabet edecek seviyeye, yani $599'a düşürmek zorundadır. 3. Yolcu Profili ve Talepİstanbul'a gidenler genelde Türkiye'ye gitmek zorunda olan yolculardır (akraba ziyareti, iş, tatil). Romanya'ya giden yolcu ise tamamen fiyat odaklı tercih yapabilir. Bilet Ucuz Diye "İstanbul'da İnip Bükreş Uçuşuna Binmesem" Olur mu?Buna havacılıkta "Skiplagging" (Gizli Şehir Biletlemesi) denir. Yapanlar vardır ancak ciddi riskleri bulunur: Bagajınız Bükreş'e Gider: Houston'da verdiğiniz valiz İstanbul'da çıkmaz, Bükreş'e gönderilir. (Sadece sırt çantasıyla seyahat ediyorsanız bu sorun olmaz). Dönüş Biletiniz Yanar: Eğer biletiniz gidiş-dönüş ise ve İstanbul-Bükreş uçuşuna binmezseniz, sistem sizi "gelmedi" (no-show) sayar ve dönüş biletinizin tamamını iptal eder. Özetle;Fiyat farkı "Türkiye'ye ayak basmak pahalı" olduğu için değil; hava yollarının direkt uçuşlarda rahatlığı pahalıya satması, aktarmalı uçuşlarda ise rakip şirketlerle yarışabilmek için fiyat kırması yüzündendir. Yolcu gözüyle saçma görünse de havacılık ticaretinin temel mantığı maalesef budur.
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Kaliforniya valisi Newsom yine rahat durmuyor. Trump'ı yine T'ye aldı Newsom Donald Trump haklı. Medya, yalnızca Amerikalı köylüler arasındaki anket sonuçlarını gösteriyor. Exxon-Mobil, Putin, Epstein tayfası, içeriden bilgiyle işlem yapanlar, ICE, affedilmiş suçlular, Randy Quaid, Chachi, Milli Vanilli ve kafasının içindeki sesleri de hesaba katarsanız, gerçek anket oranları çok daha yüksek.
-
Volvo EX50 Hakkında Her Şey Buraya...
- Volvo EX50 Hakkında Her Şey Buraya...
Volvo EX50 hakkında her şey buraya...- Volvo EX50 — daha büyük ve daha uygun fiyatlı bir giriş seviyesi elektrikli araç — 2027'de ABD'de EX40'ın yerini alacak
Volvo EX50 — daha büyük ve daha uygun fiyatlı bir giriş seviyesi elektrikli araç — 2027'de ABD'de EX40'ın yerini alacak Volvo EX50, markanın ABD pazarındaki yeni giriş seviyesi elektrikli modeli olarak 2027 sonbaharında yollara çıkması planlanan kompakt bir elektrikli SUV'dur. Bu model, daha eski olan EX40'ın yerini alacak ve daha geniş bir iç hacim ile daha düşük bir başlangıç fiyatı sunacaktır. Genel Bakış ve Pazardaki Konumu Automotive News raporlarına göre, şirket içinde "V326" kod adıyla bilinen EX50, Tesla Model Y, Ford Mustang Mach-E ve Hyundai Ioniq 5 gibi güçlü rakiplerle daha iyi rekabet edebilmek için tasarlanmıştır. Küçük EX30 modelinin ABD pazarında iptal edilmesinin ardından EX50, Volvo'nun elektrikli araç portföyünün temel taşı olacaktır. Öne Çıkan Özellikler ve Beklenen Teknik Detaylar Volvo henüz resmi detayları açıklamış olmasa da ilk raporlar önemli donanım ve mimari güncellemelerine işaret etmektedir: SPA3 Platformu: Modifiye edilmiş bir benzinli araç platformu üzerine inşa edilen EX40'ın aksine EX50, Volvo'nun tamamen bu iş için geliştirilmiş yeni nesil SPA3 modüler mimarisi üzerinde sıfırdan tasarlanmaktadır. 800 Volt Şarj Teknolojisi: SPA3 mimarisine geçiş, araca 800V elektrik sistemi kazandıracaktır. Bu sistem, ultra hızlı şarj sürelerine olanak tanıyarak bataryayı yaklaşık 16 dakikada %10'dan %80 doluluğa ulaştırabilecektir. Boyut ve Tasarım: Crossover, kabin alanını en üst düzeye çıkarmak için mevcut EX40'tan daha yüksek ve daha uzun olacaktır. Bayi kaynakları, aracın gelecekteki Polestar 7 ile güçlü bir tasarım bağına ve yapısal temele sahip olduğunu belirtmektedir. Motor Seçenekleri: Büyük kardeşi EX60'ın esnek yapısından yararlanacak olan modelin, yaklaşık 369 beygir güç üreten arkadan itişli tek motorlu versiyon ve 670 beygire kadar çıkabilen performans odaklı dört tekerlekten çekişli çift motorlu seçeneklerle sunulması beklenmektedir. Fiyat ve Çıkış Takvimi Tahmini Fiyat: EX50'nin başlangıç fiyatının 40.000 Doların üst sınırında (yaklaşık 45.000 - 49.000 $ civarı) olması hedeflenmektedir. Bu rakam, 56.545 Dolardan başlayan mevcut 2026 model Volvo EX40'ın fiyatının oldukça altındadır. Üretim ve Teslimat: Üretimin 2027 baharında, Volvo'nun Slovakya'nın Kosice kentindeki 1,3 milyar dolarlık yeni fabrikasında başlaması planlanmaktadır. Araçların 2027 sonbaharında ABD ve Kanada'daki bayilerde yerini alması beklenmektedir. Gelişmeleri ve güncel haberleri Car and Driver ile MotorTrend gibi otomotiv yayınları üzerinden takip edebilirsiniz. Açıklamadan anlaşıldığına göre Volvo EX50 EX60 kasasına oturtacak gibi....- Volvo EX60 Tam Elektrikli Modeli Hakkında Her Şey
- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
NBA tarihindeki en ikonik anlardan biri- Ekonomik Olarak Tasarruf Sağlayan Düşünceler ve Durumlar Buraya
In America someone left a $9 tip with an explanation for their $612 bill and left a handwritten message on the bill Receipt Information Subtotal: $612.73 Suggested Gratuity 18% GRATUITY: $110.29 20% GRATUITY: $122.54 22% GRATUITY: $134.80 TIP: $9.00 TOTAL: $629.73 Handwritten Note "To everyone acting like tipping rules are written in stone, let's talk about it. I had a $612 dinner bill, and suddenly I'm "supposed" to leave over $120 just because the total was higher? Same plates carried, same drinks refilled, same amount of time at the table—but somehow the menu prices decide the server's pay? I left $9. That's still real money for a couple hours of service. But the mood shifted immediately, like I'd broken some unspoken law. Then the manager came over talking about "industry standards," as if that settles the whole debate. Since when does a more expensive meal automatically mean more effort? If I order a $50 entrée instead of a $20 one, does the plate suddenly weigh more? I do tip for good service. But I don't think a tip should automatically become a percentage-based surcharge just because the restaurant charges more. So honestly—is that fair, or have we just gotten too used to it to question it?" Türkçesi: Amerika'da bir müşteri, 612 dolarlık hesabı için bir açıklamayla birlikte 9 dolar bahşiş bıraktı ve hesaba el yazısıyla bir not iliştirdi. Fiş Bilgileri Ara Toplam (Subtotal): $612.73 Önerilen Bahşiş %18 BAHŞİŞ: $110.29 %20 BAHŞİŞ: $122.54 %22 BAHŞİŞ: $134.80 BAHŞİŞ: $9.00 TOPLAM: $629.73 El Yazısı Not "Bahşiş kuralları taş üzerine yazılmış kanunlarmış gibi davranan herkese sesleniyorum, gelin bunu konuşalım. 612 dolarlık bir akşam yemeği hesabım geldi ve sırf toplam tutar daha yüksek diye birdenbire 120 dolardan fazla bahşiş bırakmam 'gerektiği' düşünüldü öyle mi? Taşınan tabaklar aynı, tazelenen içecekler aynı, masada geçirilen süre aynı—ama nasıl oluyorsa menüdeki fiyatlar garsonun kazancını belirliyor? 9 dolar bahşiş bıraktım. Birkaç saatlik hizmet için bu hâlâ gerçek bir para. Ama yazısız bir kuralı çiğnemişim gibi ortamın havası anında değişti. Sonra müdür gelip sanki bütün tartışmayı çözüyormuş gibi 'sektör standartlarından' bahsetmeye başladı. Ne zamandan beri daha pahalı bir yemek otomatik olarak daha fazla çaba anlamına geliyor? 20 dolarlık bir yemek yerine 50 dolarlık bir ana yemek sipariş ettiğimde, tabak bir anda daha mı ağırlaşıyor? İyi hizmet için bahşiş veririm. Ama sırf restoran daha fazla ücret alıyor diye bahşişin otomatik olarak yüzdeye dayalı ek bir ücrete dönüşmesi gerektiğini düşünmüyorum. Dürüst olun—bu adil mi, yoksa sorgulamayacak kadar alışkanlık mı edindik?"- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
GALERİ YENİ BİR GÖRÜNÜME SAHİP (Şu kupa kitaplığına bakın ve gurur duyun. Kadınlarınız sizin için ne yapmış) Son şampiyonlar yerlerini aldı. (Kadınlar) Türkiye - Polonya (Erkekler) VNL tarihinde yerini alacak bir sonraki isim kim olacak?- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
ABC şu anda bunu tweetledi: SON DAKİKA: Finans kuruluşu Capital One'ın yakın tarihli bir mahkeme dosyasına göre şirket, 2021 yılında Başkan Trump ve işletmeleriyle bağlantılı yüzlerce banka hesabını "kara para aklamayı önleme gerekçeleriyle" kapattığını açıkladı.- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Türkiye'nin Brezilya'yı yenerek VNL şampiyonu olmasının üzerinden bir hafta bir gün geçti... ama Melissa Vargas'ın o sayısı, turnuvanın en iyilerinden biri olarak tarihe geçecek... Hande'nin savunması, Gizem'in oyun düzeni bozulmuşken topu Melissa'ya aktarışı ve Melissa'nın sayıyı böylesine inanılmaz bir şekilde alışı... sadece Vargas; zaten böyle bir sayıyı ancak o başarabilirdi... Tek kelimeyle olağanüstü. Bu pozisyon, voleybolun ta kendisi.- FUTBOLUN RUHU SATILIK MI? INFANTINO VE TRUMP AİLESİNDEN DÜNYA KUPASI’NI ÖZELLEŞTİRME PLANI!
Avrupa futbolunun çatı kuruluşu UEFA, Infantino'nun başarısız Dünya Kupası satış planı nedeniyle FIFA'yı yasal işlem başlatma konusunda uyardı Avrupa futbolunun yönetim organı UEFA, Gianni Infantino'nun gelecekteki Dünya Kupası gelirlerinden bir payı özel yatırımcılara satmaya yönelik başarısız planı nedeniyle FIFA'yı yasal işlem başlatmakla tehdit etti ve olası kanıtların yok edilmemesi gerektiğini belirtti. Joshua Kushner'a ait New York merkezli yatırım firması da dahil olmak üzere çeşitli yatırımcılardan 4,2 milyar dolar kaynak sağlama amacı taşıyan Infantino'nun gizli teklifi, basında yer alan haberlerin dünya çapında büyük tepki uyandırmasından günler sonra, Cumartesi sabahı rafa kaldırıldı. Tepkilerin öncülüğünü yapan UEFA'nın 55 üye federasyonu, teklif gündemdeyken tüm FIFA etkinliklerini ve müsabakalarını boykot etme kararı almak üzere Perşembe günü bir araya gelmişti. Şimdi ise UEFA avukatları FIFA'yı; Avrupa futbolunun çatı kuruluşunun, "FIFA tarafından önerilen FFE (FIFA Forward Enterprise) planı ve ilgili tüm hususlardan kaynaklanan ve bunlarla bağlantılı yasal işlemler, tahkim süreçleri ve/veya düzenleyici kurumlara yapılacak şikayetleri aktif olarak değerlendirdiği" konusunda bilgilendirdi. New York merkezli hukuk firması Dechert tarafından Cuma günü gönderilen yazı, Pazartesi günü The Associated Press tarafından görüldü. Yazıda, potansiyel kanıt niteliğindeki verileri, belgeleri ve elektronik mesajları muhafaza etmesi gereken 18 FIFA yöneticisinin ismi yer aldı. Bu isimler arasında Infantino, Zürih merkezli Mali İşler Direktörü Thomas Peyer ve FIFA'nın küresel futbol gelişiminden sorumlu yöneticisi olan efsanevi teknik direktör Arsène Wenger de bulunuyor. Yazıda şu ifadelere yer verildi: "UEFA sizi resmen uyarmaktadır; bu bildirimin alınmasının ardından —veya yasal süreçlerin beklendiğinin farkında olduğunuz ya da makul ölçülerde farkında olmanız gereken daha önceki bir tarihten sonra— ilgili materyallerin yok edilmesi, silinmesi, değiştirilmesi, gizlenmesi veya kaybedilmesi, kanıtların karartılması (spoliation of evidence) anlamına gelebilir." Avrupa, FIFA başkanlığı için rakip aday arayışında İsveç Futbol Federasyonu Pazartesi günü yaptığı açıklamada, UEFA'nın FIFA başkanlığı için "alternatif bir aday çıkarma" konusunda aktif bir arayış içinde olduğunu doğruladı. Bir sonraki seçimin Mart ayında yapılması planlanıyor. UEFA Cumartesi günü, Infantino'nun on yıllık başkanlık dönemini sona erdirmek istediğinin sinyalini vererek, kendisinin dünya futbolunun güvenini kaybettiğini ve "hiçbir seçeneğin göz ardı edilmemesi gerektiğini" ifade etmişti. Bundan saatler önce Infantino; FIFA'nın 211 üye federasyonuna, kabul etmeleri için Eylül ayı ortasına kadar süre tanınan ve her birine tek seferlik 20 milyon dolar ödeme yapılmasını öngören o tartışmalı teklifi geri çekmişti. FIFA tarafından 20 milyar dolar değer biçilen bu yan kuruluş, futbol kurumunun kazançlı ticari ve turnuva operasyonlarının kontrolünü en az 2038 yılına kadar devralacaktı. Söz konusu plan, Zürih merkezli kâr amacı gütmeyen bu yönetim organının fiili sahibi konumundaki 211 üye için, bu süre zarfında kalkınma fonlarını iki katından fazlasına çıkarma vaadinde bulunuyordu. FIFA Operasyon Direktörü Kevin Lamour, Cuma günü AP'ye yaptığı ve personelin patronları Infantino tarafından kandırılmış hissettiğini belirttiği sert açıklamada, bunun tek bir kişinin projesi olduğunu ifade etti. UEFA avukatı Andrew J. Levander, futbol paydaşlarının planın "futbolun düzgün yönetimiyle temelden uyumsuz" olduğu yönündeki görüşüne atıfta bulunarak, yasal süreçlerin başlamasının "kuvvetle muhtemel" olduğunu yazdı. Infantino'ya muhalefet Eski çalışanı Infantino'ya en sert tepkiyi gösteren kurum UEFA olurken; Asya Futbol Konfederasyonu ile Kuzey ve Orta Amerika ve Karayipler futbol organı CONCACAF da Infantino'nun planına karşı güçlü açıklamalar yaptı. Infantino en büyük desteği geleneksel tabanının bulunduğu Afrika'dan alırken, Güney Amerika futbol konfederasyonu CONMEBOL ise 2030 Dünya Kupası'nın katılımcı sayısını 48'den 64'e çıkarması konusunda ona güveniyor. Bu değişiklik, Arjantin ve Uruguay'ın yanı sıra CONMEBOL Başkanı Alejandro Dominguez'in ülkesi Paraguay'a da daha fazla ev sahipliği hakkı kazandıracaktı. 10 buçuk yıldır sürdürdüğü başkanlık görevini sağlamlaştırma yolunda Infantino'nun durumu Pazartesi günü belirsizliğini koruyordu; gün, New York'ta, kendisinin yakın müttefiki ABD Başkanı Donald Trump'ın yönetiminden —muhtemelen Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yapılacak bir görüşme yoluyla— destek arayışında olduğuna dair bir haberle başlamıştı. Siyasette bir hafta uzun bir süredir Londra merkezli The Times gazetesinin geçen Salı günü ifşa ettiği özel sermaye planı, Infantino'nun durumunda çarpıcı bir tersine dönüşe yol açtı. 56 yaşındaki FIFA lideri, iki hafta önceki Dünya Kupası finalinin ardından New York'tan ayrılırken; gelecek Mart ayında yapılacak seçimlerde rakipsiz bir şekilde yeniden seçilerek 2031'e kadar sürecek dördüncü ve son dönemine başlaması neredeyse kesin görünüyordu. Söz konusu ayrıştırma operasyonu, başkan sıfatıyla aldığı yıllık 6 milyon dolarlık maaş ve prim paketinden çok daha yüksek bir kazançla, kendisine 2031 sonrasında bir "komisyoner" rolü (lig yöneticisi benzeri bir pozisyon) yaratabilirdi. FIFA, Dünya Kupası sırasında yaptığı bilgilendirmede, Infantino'nun 211 üye federasyonun yaklaşık 200'ünden destek mektupları aldığını belirtmişti. Şimdiyse bu mektupların Avrupa genelinde geri çekilmesi muhtemel görünüyor; nitekim Galler federasyonu kararını değiştirdiğini açıklayan ilk kurum oldu. Adaylık başvurusu için son tarih 18 Kasım; seçim ise tam dört ay sonra, Infantino'nun en güçlü müttefiklerinden biri olan ve İspanya ile Portekiz'le birlikte 2030 turnuvasına ev sahipliği yapacak olan Fas'ta gerçekleştirilecek. Kaynak: AP- En Son Kanser Haberleri - Kanser Hakkında Her Şey
- BEYİN KANSERİNDE SESSİZ DEVRİM: DEHŞET SAÇAN TÜMÖRÜN GİZLİ ZAYIFLIĞI YAKALANDI!
BEYİN KANSERİNDE SESSİZ DEVRİM: DEHŞET SAÇAN TÜMÖRÜN GİZLİ ZAYIFLIĞI YAKALANDI! Virginia Üniversitesi’nden bilim insanları, tedavisi en zor beyin kanser türlerinden biri olan gliomaya karşı çığır açan bir keşfe imza attı. Ses dalgaları kullanılarak uygulanan yeni ilaç iletim yöntemi, kanserli hücreleri savunmasız bırakıyor. Kan-Beyin Bariyeri Engeli Aşılıyor Beyin, kendisini zararlı maddelerden korumak için "kan-beyin bariyeri" adı verilen doğal bir kalkan kullanır. Ancak bu kalkan, beyin kanserini tedavi etmek için verilen kemoterapi ilaçlarının da tümöre ulaşmasını engeller. Yaşam süresini uzatan bazı yöntemler olsa da glioblastoma gibi ölümcül beyin tümörleri neredeyse her zaman ölümle sonuçlanıyor ve her yıl sadece ABD'de 10 binden fazla can alıyor. Ses Dalgaları ve Mikro Kabarcıklar Sahada UVA Health bünyesindeki araştırmacılar, kafatasını kesmeden doğrudan tümöre ulaşmanın yolunu buldu: Odaklanmış Ultrason. Nasıl Çalışıyor? Ses dalgalarıyla aktif hale gelen gözle görülemeyecek kadar küçük mikro kabarcıklar, kan-beyin bariyerinde geçici ve hassas bir kapı açıyor. Gelişme Ne? Kanser hücreleri beyindeki dokuyu bozduğu için ultrason yönteminin tümör üzerinde işe yarayıp yaramayacağı bilinmiyordu. Ancak yeni çalışma, tümörlü bölgenin bu yönteme sağlıklı dokudan bile daha duyarlı olduğunu kanıtladı. Tedavide "Tam Ölçü" Moleküller Laboratuvar ortamında yürütülen çalışmalarda, ses dalgalarıyla hedefe gönderilecek ilaçların ideal boyutları da belirlendi. Ne çok küçük ne de çok büyük olan orta boyuttaki ilaç moleküllerinin tümöre en iyi şekilde nüfuz ettiği görüldü. Henüz başlangıç aşamasında olan bu araştırma, insanlı deneylere geçmeden önce daha fazla çalışma gerektirse de, ölümcül beyin kanserleriyle mücadelede yepyeni ve çok güçlü bir umut kapısı aralıyor. Kaynak: G- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Harita, ara seçimlere üç ay kala Trump'ın her eyaletteki onay oranını gösteriyor 3 Kasım ara seçimlerine üç ay kala yapılan yeni anketler, Başkan Donald Trump'ın ikinci döneminin siyasi açıdan en kritik süreçlerinden birine, göreve ilk başladığı zamankinden daha zorlu bir tabloyla girdiğini gösteriyor. Eyalet bazlı veriler, Trump'ın kritik önemdeki "salıncak eyaletlerin" (swing states) tamamında onay oranının olumsuz bölgede (onaylamayanların onaylayanlardan fazla olduğu durumda) seyrettiğini ortaya koyuyor; bu da seçmen eğilimindeki küçük değişimlerin bile Kasım ayında Kongre'nin kontrolünün belirlenmesinde etkili olabileceği anlamına geliyor. Veriler, kayıtlı seçmenlerden alınan 120.580 yanıtı kapsayan Civiqs'in sürekli güncellenen çevrimiçi takip anketine dayanıyor. Newsweek tarafından yapılan bir analiz, Trump'ın 30 Temmuz 2026 tarihindeki onay oranını, ikinci döneminin ilk günü olan 20 Ocak 2025'teki durumuyla karşılaştırıyor; burada net onay oranı, onaylayanların oranından onaylamayanların oranının çıkarılmasıyla hesaplanıyor. Beyaz Saray, seçmenlerin yönetimin gündemine yönelik bir yetki (mandate) verdiğini savunarak, Trump'ın 2024 seçim zaferini kamuoyu desteğinin en net göstergesi olarak sürekli vurguluyor. Öne Çıkan Noktalar Ulusal düzeyde Trump'ın onay oranı yüzde 36 seviyesindeyken, onaylamayanların oranı yüzde 59; bu da kendisine -23'lük bir net onay oranı kazandırıyor. Eyalet bazlı tablo da aynı genel eğilimi yansıtıyor: Cumhuriyetçi bölgelerde en güçlü konumda, Demokratların kalelerinde derin bir negatif seyirde ve ara seçimlerin sonucunu belirlemesi muhtemel çekişmeli eyaletlerde (battleground states) ise yine negatif bölgede yer alıyor. Trump'ın ikinci dönemine pozitif net onay oranlarıyla başlayan birçok eyalet, şu anda negatif bölgede bulunuyor. Ocak 2025'ten bu yana kaydedilen en büyük düşüşlerden bazıları, bir zamanlar başkanın en güçlü tabanını oluşturan ve Cumhuriyetçi eğilimli olan eyaletlerde yaşandı. Genç seçmenler, bağımsızlar ve lisansüstü eğitim almış kişiler, Trump'ın en zayıf olduğu demografik gruplar arasında yer almaya devam ediyor. Ara seçimlere üç ay kala Trump'ın onay oranının her bir eyalette ne durumda olduğunu incelemek için aşağıdaki haritayı kullanabilirsiniz. Neden Önemli? Bağımsız seçmenlere yönelik araştırmalar yapan, onlarla etkileşim kuran ve haklarını savunan kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan Independent Center'ın kurucu ortağı Brett Loyd, Trump'ın "oldukça sıkıntılı" konumunun —ki kendisi bunu "seçmen kitlesinin orta diliminde bir çöküş" olarak tanımlıyor— Kasım ayında Cumhuriyetçi adaylar için zorluklar yaratabileceğini belirtti. Loyd, Newsweek'e verdiği demeçte, "Kritik seçim bölgelerinde onay oranının çift haneli rakamlarla 'eksi'de olması, Cumhuriyetçi görevdeki isimlerin seçimi kazanmak için Trump'a bel bağlayamayacakları anlamına geliyor," dedi. Ancak Loyd, Demokratların Trump'a duyulan memnuniyetsizliğin otomatik olarak kendi partilerine desteğe dönüşeceğini varsaymamaları gerektiğini belirterek, "bunun meyvelerini kendiliğinden toplamıyorlar" ifadesini kullandı. "Bu durum, Demokratlar için de otomatik bir yeşil ışık anlamına gelmiyor," diye ekledi. Trump'ın Oranlarının Önceki Ara Seçimlerle Karşılaştırması Kıyaslama yapmak gerekirse; 2022 ara seçimleri öncesindeki benzer bir dönemde, Civiqs anketlerine göre Joe Biden'ın onay oranı yüzde 36, onaymama oranı ise yüzde 55 seviyesindeydi; bu da -19'luk bir net orana karşılık geliyordu. Trump'ın mevcut rakamları biraz daha düşük olsa da, her iki başkan da ilk ara seçimleri öncesindeki son düzlüğe, performanslarını onaylamayan seçmen sayısının onaylayanlardan daha fazla olduğu bir tabloyla girmişti. Bununla birlikte, Trump'ın şu anki konumu, 2018 ara seçimleri öncesindeki durumuna kıyasla belirgin ölçüde daha zayıf. O seçimlerden önceki benzer bir dönemde Civiqs anketleri, Trump'ın onay oranını yüzde 43, onaymama oranını ise yüzde 53 olarak göstermiş; bu da -10'luk bir net onay oranına işaret etmişti. Şu anki -23'lük net oranı, onu ulusal düzeyde, ilk ara seçimleri öncesindeki durumundan 13 puan daha geride bir noktaya taşıyor. Demografik Veriler Neyi Gösteriyor? Ulusal düzeydeki demografik dağılım, eyalet bazındaki eğilimleri açıklamaya yardımcı oluyor. Trump, en düşük desteği genç seçmenler arasında görüyor. En güncel Civiqs verilerine göre, 18-34 yaş aralığındakilerin sadece yüzde 22'si onun görev performansını onaylarken, yüzde 72'si onaylamıyor. 35-49 yaş arası seçmenlerde onay oranı yüzde 29 seviyesindeyken, onaylamayanların oranı yüzde 63. Bağımsız seçmenler arasındaki görüşler de olumsuz seyrediyor; bu gruptakilerin yüzde 28'i onay verirken yüzde 64'ü onaylamıyor. Kadınların yüzde 65'i onaylamazken onaylayanların oranı yüzde 30; erkeklerde ise onaylamayanların oranı yüzde 53, onaylayanların oranı ise yüzde 42. Eğitim düzeyi de bir diğer önemli ayrışma noktası olmaya devam ediyor. Lisansüstü eğitim almış kişiler arasında onay oranı yüzde 24, onaymama oranı ise yüzde 72 seviyesinde. Üniversite mezunu olmayanlar arasında ise bu fark daralıyor; onaylayanların oranı yüzde 39, onaylamayanların oranı ise yüzde 55. Bu demografik örüntüler, Trump'ın neden muhafazakâr eyaletlerde daha güçlü bir performans sergilerken, birçok çekişmeli eyalette ve büyükşehir bölgesinde zorlandığını açıklamaya yardımcı oluyor. Koyu Cumhuriyetçi Eyaletler Trump'ı Desteklemeye Devam Ediyor Trump'ın en güçlü olduğu bölgeler, Cumhuriyetçi tabanın kalbi niteliğindeki eyaletlerde yoğunlaşmaya devam ediyor. Wyoming ve Kuzey Dakota, +19'luk net onay oranlarıyla Trump'ın en iyi performans gösterdiği eyaletler konumunda; onları +15 ile Batı Virginia, +13 ile Alabama ve +13 ile Idaho izliyor. Güney Dakota +7 seviyesindeyken, Oklahoma +8 oranına sahip. Bununla birlikte, Trump'ın en güçlü olduğu eyaletlerin birçoğunda bile ikinci döneminin başından bu yana önemli bir erime yaşandı. Trump, Wyoming'de döneme +47, Kuzey Dakota'da +34 ve Batı Virginia'da +35 oranlarıyla başlamıştı. Kentucky, bu değişimi özellikle iyi yansıtan bir örnek. Eyalet, Trump'ın ikinci dönemine +23'lük bir net onay oranıyla başlamıştı; şu anda ise -5 seviyesinde bulunuyor ve bu, ülke genelindeki en keskin düşüşlerden birini temsil ediyor. Cumhuriyetçi haritanın büyük bölümünde destek varlığını koruyor, ancak destek farkları Ocak 2025'tekine kıyasla gözle görülür ölçüde azalmış durumda. Kritik Eyaletlerde (Swing States) Durum Negatif Çekişmeli eyaletler haritası, ara seçimlere giden süreçte Cumhuriyetçiler için en net uyarı işaretlerinden birini sunmaya devam ediyor. Trump, tüm önemli kritik eyaletlerde negatif onay oranına (onaylamayanların onaylayanlardan fazla olduğu duruma) sahip: Arizona: -11 Georgia: -22 Nevada: -21 Kuzey Carolina: -15 Pensilvanya: -18 Wisconsin: -16 Florida: -12 Ohio: -13 Bu eyaletlerin birçoğu, Trump göreve başladığında pozitif veya dengeli bir görünüme sahipti. Florida +9'dan -12'ye geriledi. Ohio +8'den -13'e düştü. Nevada 0'dan -21'e, Kuzey Carolina ise 0'dan -15'e geriledi. Bu negatif farklar tek başına belirleyici olmayabilir ancak tutarlı bir eğilime işaret ediyor: Trump'ın konumu, Kasım ayından sonra siyasi kontrolü belirleme olasılığı en yüksek olan eyaletlerde zayıf kalmaya devam ediyor. Onay Oranının En Çok Düştüğü Yerler Takip edilen eyaletlerin tamamında, 20 Ocak 2025 tarihindekine kıyasla daha düşük bir net onay oranı kaydedildi. En büyük düşüşlerden bazıları, Trump'ın başlangıçta en güçlü desteğe sahip olduğu eyaletlerde gerçekleşti. En büyük düşüşler şunlar: Kentucky: +23'ten -5'e (28 puanlık düşüş) Wyoming: +47'den +19'a (28 puanlık düşüş) Oklahoma: +31'den +8'e (23 puanlık düşüş) Florida: +9'dan -12'ye (21 puanlık düşüş) Nevada: 0'dan -21'e (21 puanlık düşüş) Idaho: +34'ten +13'e (21 puanlık düşüş) Iowa: +6'dan -14'e (20 puanlık düşüş) Tennessee: +25'ten +5'e (20 puanlık düşüş) Ohio: +8'den -13'e (21 puanlık düşüş) Batı Virginia: +35'ten +15'e (20 puanlık düşüş) Bu eğilim dikkat çekici; zira en keskin düşüşlerin birçoğu, Trump'ın halihazırda köklü bir muhalefetle karşı karşıya olduğu yerlerde değil, Cumhuriyetçi eğilimli ("kırmızı") eyaletlerde yaşanıyor. Loyd, geleneksel olarak Cumhuriyetçi olan eyaletlerdeki bu keskin düşüşlerin bazılarının, süregelen siyasi çatışma yerine ekonomik istikrar bekleyen seçmenlerin hayal kırıklığını yansıtabileceğini belirtti. Loyd, "Wyoming'deki 28 puanlık veya Idaho'daki 21 puanlık bir düşüş, ilerici liberalizme ani bir geçiş anlamına gelmiyor," dedi. "Cumhuriyetçi eyaletlerdeki muhafazakarlar ve banliyölerdeki ılımlı seçmenler bir gecede Demokratlara dönüşmedi; tek istedikleri daha düşük maliyetler ve istikrar iken, sürekli ve gereksiz siyasi gerilimler ile ideolojik çatışmalar nedeniyle ciddi bir bıkkınlık yaşıyorlar." "Koyu Mavi" (Demokrat) Eyaletlerde Negatif Görünüm Güçlü Şekilde Sürüyor Trump'ın en düşük onay oranları, Demokrat eğilimli eyaletlerde yoğunlaşmaya devam ediyor. Hawaii -60 ile en düşük net onay oranına sahip eyalet olurken, onu -55 ile Vermont, -52 ile Maryland, -46 ile Massachusetts ve -44 ile Kaliforniya izliyor. Washington -41, Oregon -42, Connecticut -41 ve New York -37 seviyesinde yer alıyor. Bu eyaletlerdeki durum, dramatik değişimlerden ziyade muhalefetin yerleşik ve güçlü kalmasıyla ilgili. Trump ikinci dönemine başlarken de oldukça düşük onay oranlarına sahipti ve bugün de bu durum değişmedi. Loyd, en büyük düşüşlerden bazılarının Cumhuriyetçi eyaletlerde yaşanmasının nedenlerinden birinin, Demokrat eyaletlerdeki destek seviyelerinin zaten çok daha düşük başlamış olması olduğunu kaydetti. "Demokratların ağırlıkta olduğu eyaletlerde Trump'a yönelik destek, daha ilk günden dip seviyeyi gördü," dedi. "Yüzde 25'lik bir onay oranıyla işe başladığınızda, daha da aşağı düşmeniz pek mümkün olmuyor." Haritanın Orta Kesimi Daraldı Mevcut haritanın en dikkat çekici özelliklerinden biri, çok sayıda eyaletin pozitif ve negatif bölgeler arasındaki sınır çizgisine yakın bir noktada kümelenmiş olmasıdır. Indiana +2 seviyesinde duruyor. Nebraska -3. Louisiana -4 iken, Mississippi -1 ve Missouri -7 seviyesinde yer alıyor. Bu kümelenme, genel parti coğrafyasının kökten değişmediği, ancak eyalet düzeyindeki farkların önemli ölçüde daraldığı bir ülkeye işaret ediyor. Genel siyasi harita hâlâ tanıdık görünüyor. Ancak altındaki güvenlik payı daha az. Beyaz Saray Ne Diyor? Sözcü Davis Ingle; Beyaz Saray'ın istihdam, enflasyon ve konut edinme maliyetleri konularında kaydettiği ilerleme olarak tanımladığı gelişmeleri defalarca vurguladı. Yönetimin çeşitli anket sorularına verdiği yanıtlarda Ingle, "tarihteki hiçbir başkanın Amerikan halkı için Başkan Trump'tan daha fazlasını başarmadığını" savundu ve başkanın gündemi etkisini göstermeye devam ederken yönetimin "bunun henüz bir başlangıç" olduğuna inandığını belirtti. Bundan Sonra Ne Olacak? Loyd, yalnızca onay oranlarına bakarak fazla anlam çıkarılmaması konusunda uyardı ve bu oranların diğer siyasi göstergelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Newsweek'e verdiği demeçte, "Başkanlık onay oranlarını asla tek başına ele almam," dedi. "Trump'ın bugünkü onay oranını genel parti tercihi (generic ballot) ve önceki seçimlerin temel verileriyle karşılaştırdığınızda, karşınıza çıkan tablo, iki yıl öncesine kıyasla tersine dönen klasik bir 'lastik bant' seçimi etkisidir." Loyd, mevcut ortamın Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi'ndeki kontrolü kaybettikleri 2018 ara seçimleri öncesindeki siyasi dinamiklerle benzerlikler taşıdığını söyledi; ancak 2020 sonrasında yapılan seçim bölgesi düzenlemelerinin (redistricting), görevdeki Cumhuriyetçileri bugün daha iyi koruyabileceğine de dikkat çekti. "Burada 2018'in izlerini görüyorum," dedi ve ekledi: "Ancak önemli bir farkla: 2020 sonrası seçim bölgesi sınırlarının yeniden çizilmesi (gerrymandering), Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçilerini bu kez biraz daha korunaklı kılıyor." Kaynak: NW- İran İsrail ve ABD Savaşı / Sorunu - Bütün Detaylarıyla Buraya...
İran, Hürmüz Boğazı konusunda ABD ile görüşme yapılmadığını açıkladı İran, Başkan Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndaki trafiğin serbest bırakılmasına yönelik müzakerelere zaman tanımak amacıyla ülkeye yönelik büyük bir saldırı kararını iptal ettiğini açıklamasının ardından, Pazartesi günü yaptığı açıklamada ABD ile herhangi bir görüşmenin sürdürülmediğini ve planlanmış bir toplantı da bulunmadığını belirtti. Trump hafta sonu yaptığı açıklamada, ABD'nin müttefikleri araya girmeden önce, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana gerçekleştirilecek en büyük askeri saldırıya onay vermeye hazırlandığını ifade etmişti. Trump Pazar günü gazetecilere verdiği demeçte, "Her şey hazırdı; ancak müttefikler saldırının iptal edilmesini isteyince, insan ister istemez 'Bir bakalım' demek durumunda kalıyor," ifadelerini kullandı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Baghai, İran'ın herhangi bir görüşmeye katılmak üzere heyet veya müzakereci göndermediğini belirterek, Trump'ın görüşmelerin sürdüğüne dair iddiasını reddetti. Baghai, Irak'taki bir dini mekanı ziyaret etmekte olan Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi haricinde, İranlı tüm müzakerecilerin halen ülke içinde bulunduğunu söyledi. Trump, Pazartesi günü sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşımda İran yönetimini "inanılmaz derecede iki yüzlü" olmakla suçlayarak, yönetimin önce savaşı sona erdirmek için görüşme talep ettiğini, ardından ise herhangi bir görüşme yapılmadığını açıkladığını belirtti. Trump, "Biz istemedikçe İran'a hiçbir şey ulaşmaz; bir Anlaşma veya Tam Teslimiyet sağlanmadıkça da hiçbir şey gerçekleşmeyecektir," dedi. Bununla birlikte İran Dışişleri Bakanlığı, Washington ile Tahran arasındaki çıkmazın merkezinde yer alan Hürmüz Boğazı'nın yönetimi konusunda Umman ile görüşmelerin sürdüğünü kabul etti. Boğaz'a kıyısı olan bu iki ülke arasındaki görüşmeler son günlerde daha büyük bir önem kazandı; hem Umman hem de İran, süreçte bir miktar ilerleme kaydedildiğini ifade etti. İran devlet medyası daha önce Dışişleri Bakanı Arakçi'nin, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine yönelik bir mekanizma oluşturulmasına ilişkin görüşmelerin "tamamlanmak üzere olduğunu ve son aşamaya geldiğini" söylediğini aktarmıştı. Trump da görüşmelerde bir miktar ilerleme kaydedildiğine işaret etmişti. Cumartesi gecesi sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşımda, "bir anlaşmanın ana hatlarının" belirlenmiş olması nedeniyle İran ve diğer Orta Doğu ülkelerinin kendisinden saldırı kararını iptal etmesini talep ettiğini yazmıştı. Arabulucuların The Wall Street Journal'a verdiği bilgiye göre İran; ticari gemi geçişlerinin yeniden başlamasını sağlayacak, Hürmüz Boğazı üzerinden yeni ve geçici bir rota oluşturulması konusunda Umman ve diğer bölgesel arabulucularla görüşmeler yürütüyor. Arabulucuların sunduğu teklife göre, Basra Körfezi'ne giden gemiler İran kara sularından giriş yapıp Umman kara sularından çıkış yapacak ve bu işlem için herhangi bir ücret ödemeyecekler. Arabulucular, İranlı diplomatların söz konusu teklife başlangıçta olumlu yaklaştığını, ancak daha sonra İran'a yönelik saldırıların yeniden başlamayacağına ve petrolüne uygulanan yaptırımların kaldırılacağına dair güvenceler talep ettiğini belirttiler. Arabulucular ayrıca, İran'da iktidarı elinde bulunduran paramiliter grup İslam Devrim Muhafızları'ndan (IRGC) gelecek yanıtı beklemeye devam ediyor. Stratejik öneme sahip bu su yoluyla ilgili geçici bir anlaşmaya varılması halinde müzakerelerin, boğaz üzerindeki anlaşmazlığı 60 günlüğüne çözüme kavuşturmayı amaçlayan ilk mutabakat zaptını yeniden canlandırma aşamasına geçeceği belirtildi; ayrıca Pakistan'ın, İran ile ABD arasındaki bir sonraki görüşme turuna ev sahipliği yapmayı teklif ettiği de ifade edildi. Umman ile İran arasındaki görüşmeler, boğazdaki gemi geçişlerine dair geçici düzenlemeler bulmaya odaklanıyor; bu adım, su yolunun yeniden açılmasını kolaylaştırabilir ve arabulucuların ön barış anlaşmasına yönelik görüşmeleri yeniden başlatmasına yardımcı olabilir. Konuya aşina üst düzey Arap yetkililere göre, bölge ülkeleri de arabuluculardan, yapılacak herhangi bir anlaşmanın hem İran'ın hem de onun vekil güçlerinin kendi topraklarına yönelik tehdit oluşturmayacağına dair güvenceler içermesini talep etti. Hürmüz Boğazı'nın nihayet yeniden açılmasını sağlayacak bir anlaşmaya varılabileceğine dair beklentilerle birlikte, uluslararası petrol fiyatları Pazartesi günü erken saatlerde yaklaşık %5 düşüş gösterdi ve Brent petrolün varil fiyatı 84 dolar seviyelerine geriledi. Bununla birlikte, görüşmelerin başarısına dair belirsizlik sürüyor. Daha önceki girişimler kayda değer bir ilerleme sağlayamamıştı; görüşmelerin yeniden tıkanması durumunda, Trump'ın büyük çaplı bir askeri saldırı tehditlerine geri dönme ihtimali varlığını koruyor. Ayrıca, İran'a su yolu üzerinde tam kontrol sağlamayan herhangi bir Hürmüz Boğazı açma anlaşmasını İslam Devrim Muhafızları'nın (IRGC) kabul edip etmeyeceği sorusu da gündemdeki yerini koruyor. İngiliz Donanması'nın deniz trafiği izleme kurumu UKMTO, Pazar günü geç saatlerde Umman'ın 20 deniz mili kuzeydoğusunda bulunan bir tanker kaptanının, geminin çok yakınında bir patlama sesi duyduğunu bildirdiğini açıkladı. “Geminin ve mürettebatın güvende olduğu bildirildi. Yetkililer olayı soruşturuyor. Gemilere, dikkatli seyretmeleri ve şüpheli her türlü faaliyeti UKMTO’ya bildirmeleri tavsiye ediliyor,” denildi. Kaynak: TWSJ- Yeni 'corona' virüsünün belirtileri neler, virüsten nasıl korunulur?
"Bu bir yalan!": Morning Joe, RFK Jr.'ın Covid hakkındaki iddialarını doğruluk kontrolünden geçiriyor Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanı Robert F. Kennedy Jr., hafta sonu CNN'de katıldığı bir programda COVID-19, aşılar ve kızamık hakkında tartışmalı ve çoğu zaman gerçeği yansıtmayan çeşitli iddialarda bulundu. Doktor olmayan Bakan Kennedy'nin öne sürdüğü iddiaların birçoğu, yerleşik bilimsel kanıtlarla açıkça çelişiyor. Dr. Omer Awan, Maryland Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde profesör ve Eğitimden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Dr. Awan, Bakan Kennedy tarafından yayılan yanlış bilgileri doğrulamak ve değerlendirmek üzere Morning Joe programına katılıyor. Doğruluk kontrolü: Paylaştığınız metin, MSNBC'de yayınlanan "Morning Joe" programının gündem özetinin Türkçe çevirisidir. Detaylar:Konu: ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ın hafta sonu katıldığı televizyon programında COVID-19, aşılar ve kızamık hakkında dile getirdiği tartışmalı beyanlar programda ele alınmıştır. Uzman Görüşü: Maryland Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi ve tıp uzmanı Dr. Omer Awan, bu iddiaları bilimsel veriler ışığında değerlendirmek ve doğruluk kontrolü (fact-checking) yapmak üzere yayına katılmıştır.- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Bakın bütün dünya aynı anda neyi gördü. VNL hostu veya tertipleyenleri bugün bu tweet'i attı ve Kadınlar ve Erkeklerde şampiyon olanları kutladı: #VNL2026: Bir sonraki buluşmaya dek Tutku, heyecan ve unutulmaz voleybolla dolu bir sezon sona eriyor. Şampiyonlarımız Türkiye ve Polonya'yı tebrik ediyor; bu inanılmaz yolculuğun bir parçası olan herkese teşekkür ediyoruz. 2027'de görüşmek üzere! Bayrağımız orada ve bunu yapanların kimler olduğunu unutmayınız. Takım sporlarında Dünya şampiyonu olan tek takımımız.... Kadınlarımız...- En Son Bilim Haberleri
Edilgen Işınımsal Soğutma Malzemeleri Tıp ve klinik sağlık uygulamalarının dışında, fiziksel bilimler ve mühendislik alanında son zamanlarda öne çıkan en önemli gelişmelerden biri Edilgen Işınımsal Soğutma Malzemeleri (Passive Radiative Cooling Materials) oldu. Nasıl Çalışıyor? Özel boyalara, ince filmlere ve kumaşlara dönüştürülen bu mühendislik harikası malzemeler, Dünya atmosferinde "gökyüzü penceresi" olarak bilinen doğal bir aralıktan yararlanır: Isıyı, sera gazları tarafından emilmeden atmosferden doğrudan geçebilen belirli kızılötesi dalga boylarında (8 ila 13 mikrometre) yayarlar. Bu ısı, doğrudan derin uzayın soğuk boşluğuna salınır. Aynı zamanda malzeme, gelen güneş radyasyonunun %98'ine kadarını geri yansıtır. Neden Önemli? Elektriksiz Soğutma: Büyük miktarda elektrik tüketen ve çevreye atık ısı yayan geleneksel iklimlendirme (klima) sistemlerinin aksine, ışınımsal soğutma, yüzeylerin hiçbir elektrik enerjisi harcamadan ortam sıcaklığının altına düşmesini sağlar. Gerçek Dünya Etkisi: Bu malzemeler günümüzde sıcak bölgelerde bina çatı kaplamalarına, dış mekan giysilerine ve şehir altyapılarına entegre ediliyor. Kapalı alanların klima enerjisi ihtiyacını %20 ila %40 oranında azaltarak şehirlerdeki "ısı adası" etkisiyle ölçeklenebilir şekilde mücadele ediyor.- Rivian Elektrikli Araçlar Hakkında Her Şey Buraya...
- Rivian Elektrikli Araçlar Hakkında Her Şey Buraya...
Rivian Elektrikli Araçlar Hakkında Her Şey Buraya...- ELEKTRİKLİ RIVIAN R2 SINIRLARI ZORLADI: TAM YÜKLE MENZİL 153 KİLOMETREYE DÜŞTÜ!
ELEKTRİKLİ RIVIAN R2 SINIRLARI ZORLADI: TAM YÜKLE MENZİL 153 KİLOMETREYE DÜŞTÜ! Elektrikli araçların en çok zorlandığı alanların başında yük çekmek geliyor. Peki, günlük macera SUV'si olarak tasarlanan yeni Rivian R2, arkasına ağır bir römork bağlandığında nasıl bir performans sergiliyor? Out of Spec Reviews ekibi, bu sorunun yanıtını bulmak için Kuzey Carolina’nın yağmurlu havasında aracı sınırlarına kadar zorlayan bir test gerçekleştirdi. Testte Neler Yaşandı? Ekip, R2 Performance modeline elektrikli bir Porsche 914 taşıyan devasa bir düz platformlu römork bağladı. Römork ve aracın toplam ağırlığı yaklaşık 2.000 kg (4.400 libre) seviyesine ulaştı. Bu rakam, Rivian R2’nin resmi olarak açıklanan maksimum çekme kapasitesinin tam sınırına denk geliyor. Testin gerçekçi olması için sürücü dahil kabine üç yetişkin yolcu bindi ve aracın içi de neredeyse maksimum taşıma sınırına ulaştı. Römork bağlandığında SUV'nin arka kısmında yaklaşık 2,5 santimlik hafif bir çökme gözlendi. Tam Şarjla Menzil Sadece 153 Km'ye Düştü! Araç römorku algıladığı anda ekrandaki menzil tahmini ciddi oranda düştü: Tam şarjla sadece 153 kilometre (95 mil) menzil. Uzmanlar, elektrikli araçlarda menzili düşüren ana unsurun sadece ağırlık değil, rüzgar direnci (aerodinamik) olduğuna dikkat çekiyor. Römorkun şekli rüzgarı ne kadar çok tutarsa, batarya o kadar hızlı tükeniyor. Sürüş Ve Donanım Sınavı Geçti mi? Menzildeki sert düşüşe rağmen Rivian R2 donanım ve sürüş kalitesiyle geçer not aldı: Çekme Odaklı Donanım: Araçta entegre römork fren kontrolcüsü, 7 pimli elektrik bağlantısı ve özel çekme profilleri standart olarak sunuluyor. Sürüş Dengesi: Sürücüler, araç maksimum kapasitesine yakın yüklenmiş olmasına rağmen sürüşün son derece dengeli ve güvenli hissettirdiğini belirtti. Sürücüler İçin Ne Anlama Geliyor? Elektrikli araçlar; yağ değişimi gerektirmemeleri, az bakım istemeleri ve evde şarj edildiklerinde benzinli araçlara kıyasla yarı yarıya tasarruf sağlamalarıyla öne çıkıyor. Ancak tekne, karavan veya araç römorku çeken sürücüler için durum biraz farklı. Eğer römorku sadece yılda birkaç kez çeken biriyseniz; düşük bakım ve günlük şarj maliyetleri elektrikli bir aracı hala mantıklı kılabilir. Ancak sık sık uzun yola çıkıp ağır yük taşıyorsanız, yolculuk boyunca sık sık şarj molası vermeyi ve rotanızı buna göre planlamayı göze almanız gerekiyor. Kaynak: TCD - Volvo EX50 Hakkında Her Şey Buraya...
Önemli Bilgiler
Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.
Navigation
Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın
Chrome (Android)
- Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
- İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
- Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
- Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
- Site ayarları seçeneğini seçin.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Safari (iOS 16.4+)
- Sitenin Ana Ekrana Ekle seçeneğiyle yüklendiğinden emin olun.
- Ayarlar Uygulaması → Bildirimler bölümünü açın.
- Uygulama adınızı bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Safari (macOS)
- Safari → Tercihler bölümüne gidin.
- Web Siteleri sekmesine tıklayın.
- Kenar çubuğunda Bildirimler seçeneğini seçin.
- Bu web sitesini bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.
Edge (Android)
- Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
- İzinler seçeneğine dokunun.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Edge (Desktop)
- Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
- Bu site için izinler seçeneğine tıklayın.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.
Firefox (Android)
- Ayarlar → Site izinleri bölümüne gidin.
- Bildirimler seçeneğine dokunun.
- Listede bu siteyi bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Firefox (Desktop)
- Firefox Ayarlarını açın.
- Bildirimler seçeneğini arayın.
- Listede bu siteyi bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.