Bütün Eylemler
Geçen saat
-
En Son Erkekler Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
KANADA VNL'DEN DÜŞTÜ Kanada Erkek Voleybol Milli Takımı, Voleybol Milletler Ligi (VNL) genel sıralamasını son sırada tamamlamasının ardından resmen küme düştü. Kanada, turnuvanın ilk kez düzenlendiği 2018 yılından bu yana VNL'de mücadele ediyordu. Takım, en iyi performansını 2024 yılında sergileyerek tarihinde ilk kez VNL Finalleri'ne kalmış ve turnuvayı 6. sırada tamamlamıştı. Hayal kırıklığı yaratan bu sonuca rağmen Kanada'nın bu sezon küme düşmekten kurtulmak için pek çok fırsatı vardı. Takım, beş sete uzayan yedi maç oynadı ve bunların hepsini kıl payı kaybetti; üstelik bu mağlubiyetlerin üçü, 2-0 öne geçilen maçların dramatik bir şekilde kaybedilmesiyle (rakibin geri dönüşüyle) gerçekleşti. Kıyasıya mücadelelere sahne olan bir sezon, nihayetinde küme düşmeyle noktalandı; zira en küçük farklar en büyük belirleyici oldu.
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Dedikoduya göre (Uzun süredir bu konuda yazıyorum. Tam zamanı): SON DAKİKA: Marcello Abbondanza Fenerbahçe Medicana'dan ayrılıyor. Kulüp yeni teknik direktör atamaya hazırlanırken, çeşitli teknik direktör adaylarıyla görüşmeler çoktan başladı.
-
En Son Çevre Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Deniz biyologları yüzen çöpler buluyor ve bunların sadece çöp olmadığını fark ediyor.
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Çin hakkındaki görüşleri: Şunu açıkça ifade edeyim: Çin karşıtı değilim. Ancak hem kendi ekonomilerimizde hem de Avrupa genelinde, Çin ile olan ticaret açığımızın her geçen yıl büyüdüğünü görüyoruz. Bu durum, Avrupa'da her yıl on binlerce istihdamın kaybedilmesi anlamına geliyor. Çin aynı zamanda inovasyon alanında küresel bir lider haline gelmiş bir ülke. Fakat kendi ülkelerimizde teknolojik kalkınma istiyorsak, sadece Çin ürünlerini ithal etmekle yetinemeyiz; teknoloji transferine ihtiyacımız var. Kimya, otomotiv ve şu anda baskı altında olan diğer pek çok sektörde yatırıma ve iş birliğine ihtiyacımız bulunuyor. Çin, kendi endüstrilerini, bizim Avrupa'da yapabildiğimizin ortalama sekiz katı düzeyinde destekliyor. Bunlar, yeniden dengelenmesi gereken rekabet kurallarıdır.
-
Futbol FIFA Dünya Kupaları Hakkında Bütün Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
Gianni Infantino: “FIFA resmen mutluluk sağlayıcısıdır” Trump: “Tabii takımı (Arjantin) kaybetmezse” Trump’ın canlı yayında Infantino’nun yüzüne karşı onu yolsuzlukla suçlaması inanılmaz bir olay.
-
En Son Erkekler Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Sırbistan Etabı’nda üçüncü maçımıza çıkıyoruz! Filenin Efeleri, üçüncü maçında Slovenya ile karşılaşıyor! Slovenya 17.30 TRT Spor | S Sport
-
En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Bugün Alessia Orro'nun doğum günü! Mutlu yıllar Alessia!
-
En Son Savunma ve Askeri Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Google'ın Yapay Zekası Gemini'ye MURAD EASA Radar'ı sordum işte cevabı: ASELSAN tarafından geliştirilen MURAD AESA (Aktif Elektronik Taramalı Dizi) Burun Radarı, Türkiye için teknolojik açıdan çok büyük ve önemli bir başarıdır. Ancak gerçek yetenekleri, vatansever pazarlama söylemlerinden ("oyun değiştirici") ayırmak için teknolojinin kendisine rasyonel bir şekilde bakmak gerekir. Kısa cevap: MURAD, Türkiye’yi dünyada AESA teknolojisi üretebilen çok özel ve sınırlı sayıdaki ülkeler kulübüne sokan, son derece gelişmiş ve modern bir radardır. Bununla birlikte, radarın tüm filoya entegre edilip, seri üretimi yapılıp çatışma ortamlarında rüştünü ispatlamasına kadar geçen süreçte "oyun değiştirici" ifadesini kullanmak şu an için bir miktar pazarlama abartısı (hiperbol) barındırmaktadır. Aşağıda, bu radarın neden gerçekten etkileyici olduğunu ve abartının nerede başladığını gösteren dengeli bir analiz bulabilirsiniz. MURAD Neden Gerçekten İyi Bir Radar? AESA teknolojisi, modern savaş uçakları için altın standarttır. Eski nesil F-16'larda bulunan mekanik taramalı radarlarla kıyaslandığında MURAD, çok ciddi avantajlar sunar: Galyum Nitrat (GaN) Teknolojisi: ASELSAN, radarın alma/gönderme (T/R) modüllerinde en son teknoloji olan GaN yarı iletkenlerini kullanıyor. GaN teknolojisi, radarın çok daha yüksek güç seviyelerinde çalışmasını sağlayarak, erken nesil AESA radarlarında kullanılan Galyum Arsenür (GaAs) sistemlerine kıyasla daha uzun menzil, daha iyi termal verimlilik ve üstün bir elektronik harp (karıştırmaya karşı direnç) kabiliyeti sunar. Çoklu Görev Yeteneği: MURAD; aynı anda birden fazla hava hedefini takip edebilir, yüksek çözünürlüklü yer haritalaması yapabilir (SAR modu) ve düşman sinyallerini karıştırarak elektronik harp icra edebilir. Stratejik Bağımsızlık: Türkiye için en büyük "oyun değiştirici" unsur jeopolitiktir. F-35 programından çıkarılma ve çeşitli gizli/açık ambargolara maruz kalma sürecinde, yerli bir AESA radarı geliştirmek; F-16'ları (ÖZGÜR Projesi ile) modernize etmeyi ve KAAN, HÜRJET, AKINCI ile ANKA-3 gibi yerli platformları ABD veya Avrupa'dan ihracat izni beklemeden silahlandırmayı mümkün kılmaktadır. Pazarlama Söylemleri ile Gerçeklerin Ayrıştığı Noktalar (Abartı Kısımları) Donanım olarak son derece yetenekli olsa da, savunma sanayii pazarlamaları genellikle operasyonel zorlukları arka plana iter: 1. Yazılımın Olgunlaşması Yıllar Alır Bir radar, ancak onu çalıştıran yazılım kadar iyidir. Elektronik harp faaliyetlerini yönetirken, yer gürültüsünü filtreleyip aynı anda 20'den fazla hedefi takip etmek ve bunu bir füzenin güdüm sistemine entegre etmek inanılmaz derecede karmaşık algoritmalar gerektirir. ABD yapımı AN/APG-83 veya Avrupa yapımı Captor-E gibi sistemler, gerçek çatışmalardan ve tatbikatlardan elde edilen onlarca yıllık operasyonel verilerle optimize edilmiştir. MURAD, yazılım olgunluğu açısından henüz yolun başındadır. 2. Entegrasyon ve Sistem Darboğazları Güçlü bir radarı F-16 Blok 30 gibi eski bir jete entegre etmek; uçağın soğutma sistemlerinde ve elektrik güç üretiminde devasa revizyonlar gerektirir. Eğer uçak radara yeterli gücü sağlayamaz veya onu hızla soğutamazsa, radar reklamı yapılan maksimum menzil ve kapasitede çalışamaz. 3. Seri Üretim Ölçeği Bir AESA radarı prototipi tasarlamak ayrı, binlerce hatasız GaN modülünü yüksek verimlilik oranlarıyla seri üretmek tamamen ayrı bir meydan okumadır. ASELSAN için asıl test, bu sistemleri yüksek güvenilirlikle ve seri olarak üretip üretemeyeceğidir. Karşılaştırma Tablosu Özellik Eski Nesil Radarlar (Mekanik Taramalı) ASELSAN MURAD AESA Üst Düzey Batılı AESA (Örn: AN/APG-83) Hedef Takibi Sırayla, tek veya birkaç hedef Aynı anda onlarca hedef Üstün hassasiyetle aynı anda onlarca hedef Karıştırma Direnci Modern Elektronik Harbe karşı savunmasız Çok Yüksek (GaN tabanlı) Çok Yüksek ve Çatışmada Kanıtlanmış Güvenilirlik Hareketli parçalar arızaya meyilli Hareketli parça yok (Yüksek güvenilirlik) Hareketli parça yok (Yüksek güvenilirlik) Yazılım Olgunluğu Tamamen olgunlaşmış Gelişme / İlerleme aşamasında En üst düzeyde optimize edilmiş Sonuç İyi bir radar mı? Kesinlikle evet. En son GaN teknolojisini kullanan, Türkiye'ye elektronik harp ve durumsal farkındalıkta devasa bir sıçrama yaptıran bir sistemdir. "Oyun değiştirici" mi? Bu tamamen baktığınız perspektife bağlı. Uluslararası ölçekte, Amerikan, Fransız veya İsrail AESA radarlarının yaklaşık on yıldır yaptığı şeylerin ötesinde sıra dışı bir şey sunmuyor. Ancak Türk savunma sanayii açısından kesinlikle bir oyun değiştiricidir; çünkü dışa bağımlılığı kırarak yerli hava platformlarının kendi ayakları üzerinde durmasını sağlamaktadır. Kaynak: Gemini
-
Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Marjorie Taylor Greene, Trump'ın yeniden gündeme getirdiği seçim hilesi iddiaları arasında 2024 seçimlerine kimin "hile karıştırdığını" sorguluyor: "Ne kadar da saçma" Eski Temsilciler Meclisi Üyesi Marjorie Taylor Greene (Cumhuriyetçi-Georgia), Başkan Donald Trump'ın seçimlerin "hileli ve çalınmış" olduğuna dair söylemlerini değerlendirerek, 2024 seçimlerine kimin "hile karıştırdığını" sorguladı. Greene, Geçmişteki Müdahale İddialarına Atıfta Bulunarak Hile Söylemini Dikkat Dağıtıcı Bir Unsur Olarak Niteledi Greene, X platformundaki yakın tarihli bir paylaşımında; 2016'da Rusya'nın ve 2020'de Çin'in müdahale ettiğine dair tartışmalı iddiaları hatırlatarak 2024 sonuçlarını sorguladı. Şu anda hile iddialarını öne süren yetkilileri eleştiren Greene; bu kişilerin daha önce Mike Lindell ve Sidney Powell tarafından ortaya atılan benzer 2020 iddialarını reddettiklerini, buna karşılık 6 Ocak olaylarına karışanların yargılanmasını desteklediklerini belirtti. Greene, "Trump destekçileri dışında tutuklanan oldu mu? Hayır," diye yazdı ve yeniden alevlenen hile tartışmalarını; İran ile yaşanan gerilim, açıklanmayan Jeffrey Epstein dosyaları ve yerine getirilmeyen seçim vaatleri gibi konulardan dikkati uzaklaştıran "büyük ve göz alıcı bir dikkat dağıtıcı unsur" olarak tanımladı. Greene, ayrı bir paylaşımında ise "maruz kaldığımız yabancı etkinin İsrail ve onların bağışçılarından kaynaklandığını" ifade ederek, Trump ve Cumhuriyetçilerin yabancı bir hükümet tarafından "kontrol edildiğini" öne sürdü. Tartışmayı Başlatan Unsur: Trump'ın Ana Haber Saatindeki Konuşması Greene'in paylaşımları, Trump'ın Perşembe günü ana haber saatinde yaptığı konuşmanın ardından geldi. Trump bu konuşmada, "çalınmış" olarak nitelendirdiği 2020 seçimlerinin arkasındaki güçlerin, 2026 ara seçimleri için hâlâ bir tehdit oluşturduğunu iddia etmişti. Trump, gizliliği yeni kaldırılan belgelere atıfta bulunurken "hileli", "yozlaşmış" ve "olayın üstünün örtülmesi" gibi ifadeler kullanmıştı. Ayrıca Trump, Çin'in 2020'den bu yana 220 milyon ABD'li seçmenin kaydını ele geçirdiğini ve Başkan Joe Biden lehine yasa dışı oy pusulaları oluşturmaya çalıştığını öne sürdü. Pekin yönetimi ise bu iddiayı "tamamen uydurma" ve "kötü niyetli bir iftira" olarak nitelendirerek reddetti. Bu yorumlar, daha geniş bir sürecin parçası niteliğinde. Trump, Ağustos 2025'te, 2020 seçimlerindeki hile iddialarını desteklemek amacıyla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Alaska'daki zirvenin ardından yaptığı açıklamalara atıfta bulunmuştu. Trump, Putin'in "Eğer siz kazansaydınız, savaş yaşanmazdı," dediğini belirtmişti. ABD Ulusal İstihbarat Konseyi'nin; CIA, FBI, DHS ve NSA ile koordinasyon içinde hazırladığı ve gizliliği kaldırılan Mart 2021 tarihli bir değerlendirme, Çin'in 2020 seçimlerinin sonucunu değiştirmeye yönelik herhangi bir müdahale girişiminde bulunmadığı sonucuna "yüksek güven" derecesiyle vardı. Kaynak: Benzinga
-
Hidrojenli Araçlar Hakkında Bütün Haberler
- OTOMOTİVDE DEVRİM: Tek Şarjla 1500 KM Giden ve 5 Saniyede Deposu Dolan 'Geleceğin Arabası' Yola Çıktı!
OTOMOTİVDE DEVRİM: Tek Şarjla 1500 KM Giden ve 5 Saniyede Deposu Dolan 'Geleceğin Arabası' Yola Çıktı! Elektrikli araçların (EV) tahtı sallantıda mı? Otomotiv dünyası, ezberleri bozacak yeni bir teknolojiyle çalkalanıyor. NamX adı verilen yeni bir konsept araç, tam 1500 kilometrelik (932 mil) menzili ve sadece 5 saniye süren yakıt ikmaliyle ezber bozmaya hazırlanıyor. Hidrojen yakıt hücresiyle çalışan bu araç, sıfır karbon emisyonu sunarken sürücülerin en büyük korkusu olan "menzil kaygısını" da tamamen tarihe gömecek gibi görünüyor. Hidrojenli Araçlar Yeni Değil Ama Bu Sefer Durum Farklı Aslında hidrojen enerjili araç fikri sanıldığı kadar yeni değil. Geçmişi 1800'lerin başına kadar uzanan bu teknoloji, 20. yüzyılın ortalarında ciddi prototiplerle karşımıza çıkmıştı. Hatta ünlü aktör Jack Nicholson bile bir dönem Chevy Impala tabanlı bir hidrojen prototipi kullanarak bu teknolojinin erken savunucularından biri olmuştu. Ancak yüksek üretim maliyetleri, hidrojeni işleme teknolojisinin karmaşıklığı ve altyapı yetersizliği gibi nedenlerle bu araçlar ticari olarak elektrikli otomobillerin gölgesinde kaldı. Joseph J. Romm’un ünlü The Hype About Hydrogen (Hidrojen Hakkındaki Abartı) kitabında da belirttiği gibi, hidrojenli araçlar şimdiye kadar elektrikli rakiplerine karşı maliyet savaşını hep kaybetti. NamX Ezberleri Nasıl Bozacak? Peki, Fransız-Fas ortak girişimi olan NamX HUV modelini bu kadar özel kılan ne? Cevap: Değiştirilebilir hidrojen kapsülleri. Bugüne kadar üretilen hidrojenli araçların önündeki en büyük engel, tıpkı elektrikli araçlarda olduğu gibi istasyon bulma zorluğuydu. NamX ise bu sorunu kökten çözüyor: Sabit İstasyon Zorunluluğu Bitiyor: Araç, sabit bir depoya bağımlı kalmak yerine, bittikçe kolayca yenisiyle değiştirilebilen taşınabilir hidrojen kapsülleri kullanıyor. 5 Saniyede Yakıt İkmali: Kapsülü çıkarıp yenisini takmak sadece 5 saniye sürüyor. Devasa Menzil: Bu yenilikçi sistem, araca tek seferde tam 1500 km yol yapma imkanı tanıyor. Proje henüz geliştirme aşamasının başlarında olsa da, hidrojeni taşınabilir hale getirerek altyapı sorununu aşması, onu kitlesel üretim için en güçlü adaylardan biri yapıyor. Kronolojik Olarak Hidrojenli Araçların Tarihi Hidrojen teknolojisinin bugüne geliş hikayesi aslında oldukça köklü bir geçmişe dayanıyor: 1806: François Isaac de Rivaz, hidrojen ve oksijen karışımıyla çalışan ilk içten yanmalı motoru tasarladı. 1860: Étienne Lenoir, üç tekerlekli hidrojenli "Hippomobile" aracını geliştirdi. 1966: General Motors, dünyanın ilk hidrojen yakıt hücreli aracı olan GM Electrovan'ı tanıttı. 2002: Toyota FCHV ve Honda FCX, resmi kurumlara kiralanarak devlet onaylı ilk ticari hidrojen araçları oldu. 2014: Toyota Mirai piyasaya sürüldü ve bireysel satışa sunulan seri üretim ilk hidrojenli araç unvanını aldı. 2018 – 2026: Yüksek maliyetler ve istasyon yetersizliği nedeniyle üreticiler bir süre bataryalı elektrikli araçlara (BEV) odaklandı; ancak NamX gibi girişimler dengeleri yeniden değiştirmeye hazırlanıyor. Kaynak: GBugün
- İran İsrail ve ABD Savaşı / Sorunu - Bütün Detaylarıyla Buraya...
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki mücadelede karşılıklı saldırılarda bulundu ABD ve İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki çatışmaların şiddetlenmesiyle birlikte Cumartesi günü altyapı ve askeri hedeflere yönelik karşılıklı saldırılar gerçekleştirdi. Bölge, kontrolü büyük ölçüde boğaz üzerindeki hakimiyete odaklanan bir çatışma ortamında günlerdir süren karşılıklı saldırılara sahne oluyor. Geçici ateşkesin çökmesiyle birlikte, ABD ve İsrail'in dört aydan uzun bir süre önce başlattığı savaşın ne zaman sona ereceğine dair ufukta net bir işaret görünmüyor. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Cumartesi günü erken saatlerde yaptığı açıklamada, art arda yedinci gece gerçekleştirilen saldırıların "gözetleme noktalarını, askeri lojistik altyapısını, yeraltı silah depolarını ve denizcilik kapasitelerini" hedef aldığını duyurdu. Kuveyt Cumartesi günü yaptığı açıklamada, İran'a ait füze ve insansız hava araçlarının (İHA) engellendiğini, ancak bir deniz suyu arıtma tesisinin vurulması sonucu yangın çıktığını bildirdi. Bu, içme suyunun yüzde 90'ını deniz suyu arıtma tesislerinden sağlayan bu küçük çöl ülkesinde iki gün içinde gerçekleşen ikinci saldırı oldu. Kuveyt İtfaiye Teşkilatı'na göre, İran saldırıları sonucu çıkan diğer iki yangına müdahale sırasında çok sayıda itfaiyeci ve bir işçi yaralandı. Kuveyt sabah saatlerinde füze tehdidi nedeniyle hava sahasını kısa süreliğine kapattı; Kuwait Airways ise başkente yapılan ve başkentten gerçekleştirilen uçuşların çoğunun yeniden planlandığını duyurdu. Irak, Erbil kenti üzerinde saldırı amaçlı İHA'ları düşürdüğünü açıkladı. Ürdün devlet haber ajansı Petra, ülkenin hava savunma sistemlerinin İran füzelerini düşürdüğünü bildirirken; hükümet kaynaklarına göre Bahreyn'de de hava saldırısı sirenleri defalarca çaldı. İranlı yetkililer, ABD'nin son saldırılarında İran içinde onlarca kişinin hayatını kaybettiğini ve yüzlerce kişinin yaralandığını belirtiyor. ABD ordusu da çok sayıda askeri personelin daha yaralandığını doğruladı. İran, savaşın 28 Şubat'ta başlamasının ardından boğazı deniz trafiğine fiilen kapattı. Bu hamle petrol fiyatlarının hızla yükselmesine neden olurken, İran'a müzakerelerde önemli bir koz sağladı. Uluslararası bir denizcilik takip sisteminin verilerine göre, boğazdan geçişlerin son üç haftanın en düşük seviyesine gerilemesiyle birlikte petrol fiyatları Cuma günü varil başına 86 doların üzerine çıkarak son bir ayın en yüksek seviyesine yaklaştı. Trump, Perşembe akşamı Amerikan halkına hitaben yaptığı konuşmada savaşın iyi gittiği konusunda ısrarcı oldu. Trump, "Aynı şekilde İran'da da büyük bir zafer kazanıyoruz ve bu çabaların meyvelerini çok ama çok yakında göreceksiniz," dedi. Savaş başlamadan önce ABD, İran'ın nükleer programı üzerine Tahran yönetimiyle görüşmeler yürütüyordu. Trump şu anda, savaşı sona erdirmesi ve seçim kampanyası sırasında karşı çıktığı türden uzun süreli bir Orta Doğu çatışmasından kaçınması yönünde siyasi baskıyla karşı karşıya. İran'da altyapı hedef alındı İran devlet televizyonunun haberine göre, ABD hava saldırıları İran'ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletinde bulunan bir elektrik santralini ve bir deniz suyu arıtma tesisini vurdu. Saldırılar, İran'ın Hürmüz Boğazı kıyısındaki Bonji köyünü hedef aldı. İran'ın devlet haber ajansına göre, gece saatlerinde düzenlenen saldırılarda iki tünel ve bir köprü hasar gördü; bu durum, Hürmüz Boğazı'nın en dar kısmına yakın bir konumda bulunan Bender Abbas şehrine giden ana otoyollardan birinde ulaşımı aksattı. İran ayrıca, boğaz içinde yer alan stratejik Keşm Adası'na da saldırılar düzenlendiğini bildirdi. Bir gün önce İran devlet medyası, ABD'nin otoyolları ve demiryolu köprülerini vurduğunu duyurmuştu. Bu saldırıların, İran'ın ana limanı olan Bender Abbas ile İslam Cumhuriyeti'nin iç bölgeleri ve başkent Tahran'a giden yollar arasındaki bağlantıyı kesmeyi amaçladığı görülüyordu. İran, ABD hava saldırıları sırasında "elektrik altyapısının hedef alındığını" ilk kez Cuma günü kabul etti; Enerji Bakanlığı, "aşırı sıcakların" yaşandığı güney eyaletlerindeki halka elektrik tüketimini azaltmaları çağrısında bulundu. Bakanlık, tam olarak nerenin vurulduğuna dair ayrıntı vermedi. İranlı yetkililer, son ABD saldırılarında —Cuma günü bir köprüye düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden sekiz kişi de dahil olmak üzere— en az 46 kişinin öldüğünü ve 400'den fazla kişinin yaralandığını açıkladı. İran devlet televizyonunun haberine göre, İslam Devrim Muhafızları Cumartesi günü uyarılarını sertleştirerek, ABD güçlerine ev sahipliği yapan ülkelerin "misilleme niteliğinde bir karşılık almaya hazırlıklı olmaları" gerektiğini belirtti. ABD'li yetkililer, Pazartesi gününden bu yana 10'u Kara Kuvvetleri askeri ve 3'ü Deniz Kuvvetleri personeli olmak üzere toplam 13 ABD askerinin daha yaralandığını doğruladı ancak daha fazla ayrıntı vermedi. Savaşın başlamasından bu yana 14 ABD askeri hayatını kaybetti, 427'si ise yaralandı. İran ve ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerindeki mücadelesi sürerken saldırılar gerçekleşiyor Dünya genelinde on yıllardır uluslararası bir su yolu olarak kabul edilmesine rağmen, İran boğazın kendi tekelinde olması ve gemilerin Tahran'a geçiş ücreti ödemesi gerektiğini savunuyor. Trump son günlerde, barış döneminde ticareti yapılan tüm petrol ve doğal gazın yaklaşık beşte birinin geçtiği bu boğaz üzerindeki kontrolünü gevşetmeye zorlamak amacıyla İran'ın elektrik santrallerini ve köprülerini hedef alma tehditlerini yineledi. ABD ayrıca, ham petrol sevkiyatını durdurmak için İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden uygulamaya koydu. verilerine göre, Perşembe günü boğazdan geçiş yapan gemi sayısı sadece sekize düşerek son üç haftanın en düşük seviyesini gördü. Bölgedeki enerji sevkiyatının giderek artan bir kısmı boru hatları üzerinden yapılıyor; ancak bu miktar, boğaz üzerinden yapılan taşımacılıktaki düşüşü telafi etmekten hâlâ çok uzak. Kaynak: AP- En Son Kadın Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
İddiaya göre: ÖZEL: Fenerbahçe Opet, eski oyuncusu Megan Gustafson ile anlaşmaya varmak üzere. Partneri David DiLeo’nun Bahçeşehir Koleji ile Türkiye’ye dönmesinin beklenmesi de bu kararda önemli bir rol oynadı.- Tesla Modelleri Hakkında Her Şey Buraya
- TESLA SAHİPLERİ ŞOKTA: 24 Saat Açık Bırakılan Gizli Özellik Bataryayı Eritti!
TESLA SAHİPLERİ ŞOKTA: 24 Saat Açık Bırakılan Gizli Özellik Bataryayı Eritti! Bir otomobil sahibinin elektrikli aracıyla yaptığı 48 saatlik deneyir, araç içi güvenlik sistemlerinin arka planındaki çarpıcı bir gerçeği gözler önüne serdi. Tesla'nın popüler güvenlik donanımı "Sentry Mode" (Nöbetçi Modu) üzerinde yapılan testler, sürücülerin uzun süredir tartıştığı "batarya tüketimi" iddialarına son noktayı koydu. Nöbetçi Modu (Sentry Mode) Nedir? Bu özellik, park halindeki aracı adeta dijital bir korumaya dönüştürür. Çevredeki şüpheli hareketleri harici kameralar ve sensörler vasıtasıyla izleyen sistem, bir hırsızlık veya vandalizm girişimi algıladığında çok aşamalı alarmı devreye sokar ve görüntüleri USB belleğe kaydeder. Büyük Deney: Kameraları Kapatmak Bataryayı Koruyor mu? Kullanıcılar arasında, kameraların sürekli açık kalmasının menzili ciddi şekilde düşürdüğü konuşuluyordu. Bir içerik üreticisi, bu iddiayı test etmek amacıyla iki aşamalı, toplam 48 saat süren bir deney gerçekleştirdi: 1. Aşama (Kamera Algılaması Kapalı): Tesla, yakın zamanda sadece fiziksel bir darbe/tehdit anında kayda geçen, kamera tabanlı sürekli takibi kapatan bir seçenek sundu. Araç bu modda 24 saat boyunca bekletildi. Hiçbir olay yaşanmamasına ve görüntü kaydedilmemesine rağmen batarya %49'dan %42'ye geriledi (%7 düşüş). 2. Aşama (Tam Koruma - Kameralar Aktif): Ertesi gün sistem tamamen açılarak kameralar aktif hale getirildi. 24 saatin sonunda batarya %42'den %33'e düştü (%9 düşüş). Eğlenceden Güvenliğe: Tesla'nın Sıra Dışı Modları Elektrikli araç üreticisi, yıllar içinde otomotiv dünyasına yön veren ve çok konuşulan birçok yazılımsal modu piyasaya sürdü: Köpek Modu (Dog Mode): Evcil hayvanınızı araçta kısa süreliğine yalnız bırakmanız gerektiğinde kabin sıcaklığını ideal seviyede tutar. Dev ekranda dışarıdaki insanlara "Sahibim birazdan dönecek, endişelenmeyin! Klima açık" mesajını gösterir. Ludicrous ve Insane Modları: Bataryayı önceden ısıtıp maksimum elektrik akımı sağlayarak aracı bir süper spor otomobil hızlanmasına ulaştıran bu performans modları, yerini yeni nesil "Plaid" versiyonlarına bıraktı. Yasaklanan "Osuruk" Kornası: Eğlence amaçlı tasarlanan ve dışarıya komik sesler veren korna özelliği, ABD Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) tarafından "yayaların uyarı seslerini duymasını engelleyebileceği ve kaza riskini artırabileceği" gerekçesiyle yaklaşık 500 bin araçta zorunlu olarak iptal ettirildi. Kaynak: G- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Güney Carolina'da Senato Depremi: Muhafazakâr Kalede Demokrat Adayın Tarihi Planı! ABD siyaseti, Güney Carolina'yı 2003 yılından bu yana Senato’da temsil eden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın 11 Temmuz’daki beklenmedik vefatıyla sarsıldı. Aort yırtılması sonucu hayatını kaybeden Graham'ın ardından boşalan koltuk, eyaletteki tüm dengeleri değiştirdi. 2026 ara seçimleri için hazırlanan Demokrat Partili çocuk doktoru Dr. Annie Andrews ise rakibinin hayatını kaybetmesine rağmen vizyonunun değişmediğini belirterek iddialı açıklamalarda bulundu. Dr. Annie Andrews’un Seçim Stratejisi Nedir? Cumhuriyetçilerin kalesi olarak bilinen Güney Carolina'da (eyalet 2024 başkanlık seçiminde Donald Trump'ı 18 puan farkla desteklemişti) yarışan Andrews, 2026'nın bir kırılma noktası olabileceğine inanıyor. Andrews'un stratejisi şu temel unsurlara dayanıyor: Kırılan Cumhuriyetçi Seçmeni Kazanmak: Andrews, saha çalışmaları sırasında birçok Cumhuriyetçi seçmenin partilerinin "aşırı sağa" kaymasından rahatsız olduğunu gözlemlediğini belirtiyor. Seçmenlerin merkez sağa (John McCain çizgisine) dönmek istediğini ve partilerinin kendisini toparlaması için bu seçimde Demokratlara oy vermeyi düşündüklerini iddia ediyor. İki Partili Uzlaşı Kültürü: Siyasette kutuplaşma yerine karşı tarafla iş birliği yapmanın bir "siyasi intihar" değil, yasa yapıcılar için olumlu bir meziyet olduğunu savunuyor. Cumhuriyetçi Cephedeki Kaos Avantajı: Cumhuriyetçilerin boşalan bu nadir koltuk için kendi içlerinde sert bir yarışa gireceğini belirten Andrews, rakipleri birbirini yıpratırken kendisinin "geleceğe odaklı" kampanyasıyla seçmenin karşısına çıkacağını ve rakibi belli olduğunda onların işe sıfırdan başlamak zorunda kalacağını söylüyor. Andrews’un Washington Ajandası: Bir Numaralı Hedef RFK Jr. Dr. Annie Andrews, Senato'ya aday olma kararını, aşı karşıtı teorileriyle tanınan Robert F. Kennedy Jr.’ın Sağlık Bakanlığına (HHS) aday gösterildiği gün aldığını itiraf etti. Mesleğini icra eden bir çocuk doktoru olarak RFK Jr.'ı "mesleki baş düşmanı" olarak tanımlayan Andrews, seçilmesi halinde şu konulara odaklanacak: RFK Jr.’ın görevden alınması için elinden geleni yapmak. Güney Carolina'da 1.000'e yakın çocuğun hastalanmasına yol açan kızamık salgını gibi halk sağlığı krizlerinin önüne geçmek için aşı karşıtlığıyla mücadele etmek. Medicaid bütçe kesintilerini durdurmak; CDC ve NIH gibi hayati sağlık kurumlarını fonlamak. Cumhuriyetçiler Cephesinde Durum Ne? Kimler Aday? 11 Ağustos'ta yapılacak özel seçim öncesinde Cumhuriyetçi Parti içinde büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Adaylık başvuruları 21-28 Temmuz arasında alınacak. Mevcut durum ve öne çıkan isimler şöyle: Resmi Aday: İş insanı Mark Lynch, kampanyasına 5 milyon dolar daha ekleyerek yarışacağını resmen duyurdu. Lynch, daha önceki ön seçimde Graham'a karşı %29'a yakın oy almıştı. Potansiyel Adaylar: Temsilciler Meclisi Üyesi Ralph Norman (anketlerde %16 ile lider), Kongre Üyesi Nancy Mace (%10) ve Eyalet Vali Yardımcısı Pamela Evette (%10). Trump'ın Favorisi: Donald Trump, Graham'ın yerine geçici olarak atanan kız kardeşi Senatör Darline Graham'ın tam dönem için aday olmasını istiyor. Yarış dışı kalanlar: Eski Vali Nikki Haley, William Timmons ve Hazine Bakanı Scott Bessent aday olmayacaklarını açıkladı. Siyasi Analiz: Demokratlar Mucize Yaratabilir mi? Siyaset bilimcilere göre Güney Carolina, en son 1976'da bir Demokrat başkan adayına (Jimmy Carter) ve en son 1998'de bir Demokrat senatöre (Ernest Hollings) onay vermiş oldukça muhafazakâr bir eyalet. 2020 yılında Demokrat Jaime Harrison büyük bütçeli bir kampanyayla Graham'ı zorlamış ancak seçimi 10 puan farkla kaybetmişti. Uzmanlar eyalette Demokratların kemikleşmiş bir taban oyu (özellikle Siyahi seçmenler ve Charleston, Columbia gibi şehir merkezlerinde) olduğunu ancak kırsal bölgelerdeki muhafazakâr ağırlık nedeniyle tavan oylarının sınırlı kaldığını belirtiyor. Yine de Graham'ın ölümünden hemen önce yapılan anketlerde Graham %48, Andrews ise %45 seviyesindeydi. Cumhuriyetçi Parti içindeki taht kavgalarının yaratacağı bölünme, Dr. Annie Andrews için tarihi bir fırsat penceresi açabilir.- Futbol FIFA Dünya Kupaları Hakkında Bütün Haberler (Türkiye ve Dünyadan)
Dünya Kupası Üçüncülük Maçı (Third-Place Playoff) Bugün: Fransa: - İngiltere:- En Son Erkekler Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
VNL Erkekler 3. hafta Bugünkü Maçlar: Arjantin: 0 - İtalya: 0 Türkiye: - Slovenya: Sırbistan: - Almanya: Fransa: - Polonya: ABD: - Bulgaristan: Belçika: - Kanada:- En Son Otomobil - Taşıt - Kamyon - Otobüs - Pikap Araç Haberleri
- DEBRİYAJ EFSANESİ CAN ÇEKİŞİYOR: SÜRÜŞ KEYFİNİN SON KALESİ DÜŞTÜ MÜ?
DEBRİYAJ EFSANESİ CAN ÇEKİŞİYOR: SÜRÜŞ KEYFİNİN SON KALESİ DÜŞTÜ MÜ? Babası, manuel vitesin tutkulu bir hayranıydı. Bu yüzden Alvaro Puig 90'ların başında ehliyet almaya hazırlandığında, babasının emektar BMW'sinde debriyajı kavramayı ve üç pedalı birden idare etmeyi öğrenmek zorundaydı. Kolay bir öğrenme süreci olmadı belki ama zamanla bu uğraş Puig için bir tutkuya dönüştü. "Sürüş esnasında tüm kararları siz verirsiniz," diyor Puig. "Vitesi ne zaman değiştireceğinize, ne zaman debriyaja basacağınıza veya aracı ne zaman boşa alacağınıza siz karar verirsiniz." Puig bu duyguyu o kadar çok sevdi ki bugün garajında manuel vitesli iki ayrı BMW bulunuyor. Eşinin otomatik vitesli Tesla’sının direksiyonuna geçmekten ise özellikle kaçınıyor. Otomatik şanzımanlı araçların bambaşka ve ruhsuz bir his verdiğini düşünen 52 yaşındaki Puig, "Dürüst olmak gerekirse biraz sıkıcı," ifadelerini kullanıyor. Ancak Maryland’de yaşayan Puig gibi düşünen sürücüler artık birer istisna; hatta soyları tükenmek üzere olan bir azınlık. Resmi verilere göre, 2025 yılında ABD pazarı için üretilen yeni araçların yüzde 1'inden azı manuel vitesliydi. Kaydedilen bu %0,6'lık oran, otomotiv tarihinin en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. 1980 yılında üretilen araçların %34,6'sının manuel şanzımana sahip olduğu düşünüldüğünde, yaşanan çöküşün boyutu çok daha net anlaşılıyor. Otomobil Tutkunlarının Nostaljik Savaşı Manuel vitesten uzaklaşma süreci onlarca yıldır devam ediyor. Nostalji yüklü bu klasik sürüş tecrübesinin yeni nesilde yeniden karşılık bulacağını uman otomobil sevdalıları ise bu gidişata uzun süredir üzüntüyle tanıklık ediyor. Ancak gelişen teknolojiler ve pazarın yeni dinamikleri, manuel vitesin popülaritesini her geçen gün yeni bir dip seviyeye çekiyor. Günümüzde hem tüketiciler hem de üreticiler, vites geçişlerini saniyenin küçük bir diliminde son derece pürüzsüzce gerçekleştiren ve yüksek yakıt verimliliği sunan gelişmiş otomatik şanzımanları tercih ediyor. Gelişen bilgisayar teknolojileri sayesinde bugün ortalama bir yeni araç 7 vitesli olarak üretiliyor; bu sayı 1980'dekinin tam iki katı ve sıradan bir sürücünün manuel olarak yönetmek isteyeceğinden çok daha fazla kademe anlamına geliyor. Diğer yandan, manuel vites talebinin yüksek olduğu sportif binek araçlar gözden düşerken, yerlerini neredeyse tamamı otomatik şanzımanla gelen heybetli SUV'lara bıraktı. Elektrikli ve otonom araçların hızla yaygınlaşması da bu süreci ivmelendirdi; nitekim her iki teknolojinin de manuel bir şanzımana ihtiyacı bulunmuyor. Otomobil araştırma platformu Edmunds’un içgörü direktörü Ivan Drury, araçlarla olan ilişkimizin kökten değiştiğini vurguluyor. İnsanların artık yola odaklanmak yerine telefonlarıyla ilgilenmeyi seçtiğini belirten Drury, "Araç sizin için tekerlekli bir koltuğa dönüştükçe, vites değiştirme arzulama oranınız da o kadar düşüyor," diyor. Avrupa'da da durum çok farklı değil. JATO Dynamics verilerine göre, 2001 yılında Avrupa’nın en büyük pazarlarındaki araç tescillerinin %91’i manuel vitesliyken, 2024’te bu oran %29’a kadar geriledi. Dev Markalar Havlu Atıyor Sektörün dev isimleri birer birer manuel şanzımana veda ediyor: Subaru; Legacy, Outback ve Forester'ın ardından Crosstrek modelinin de manuel versiyonunu üretimden kaldırdı. Volkswagen, ABD pazarındaki son manuel modeli Jetta GLI'nin üretimine bu yıl son vereceğini duyurdu. Toyota, efsanevi GR Supra'nın bu yılki üretiminin son olacağını açıklayarak manuel model sayısını üçe düşürdü. Honda, Accord'da manuel seçeneği sonlandırıp bu opsiyonu sadece iki Civic modeliyle sınırlandırdı. BMW, manuel model sayısını dörde kadar indirdi ve Z4'ün üretimini bitirdi. Şirket ayrıca Mini markasında manuel vites üretimini tamamen durdurdu. Tüm bu pes edişlerin arasında tek aykırı ses Ford’dan geldi. Ford CEO’su Jim Farley, efsanevi Mustang modelinde manuel vitesten vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, "Manuel vitesli Mustang'den ancak soğumuş ve cansız ellerimizden alındığında vazgeçilir," sözleriyle tutkunların yüreğine su serpti. Mustang, pazarda hâlâ manuel vites seçeneği sunan yaklaşık iki düzine modelden biri olarak direnmeye devam ediyor. Unutulan Bir Yaşam Becerisi Bir dönem Car and Driver dergisinin "Save the Manuals!" (Manuel Vitesleri Kurtarın!) kampanyasıyla harekete geçirmeye çalıştığı kitle, plak koleksiyoncuları gibi sadık bir pazar oluştursa da rakamlar acı gerçeği ortaya koyuyor. Yapılan araştırmalara göre Amerikalıların sadece %60'ı manuel vitesli araç kullanmayı biliyor. Bu oran Boomer kuşağında %83 iken, Z kuşağında %39'a kadar geriliyor. Alvaro Puig bu durumun somut bir örneğini geçen yıl bir otelin valesine aracını teslim ederken yaşadı. Valenin sürücü koltuğuna geçip vites kolunu gördüğündeki şaşkınlığını ve ardından vazgeçerek aracı boşa alıp kendi kendine süzülmeye bıraktığını lobiden izledi. "Bu artık kaybolmakta olan bir beceri," diyor Puig. Yine de kendisi bu geleneği yaşatmakta kararlı. Yirmili yaşlardaki iki kızına da manuel araç kullanmayı öğreten Puig, kızlarından birinin üniversite başvuru mektubunda bu deneyimden bahsettiğini gururla anlatıyor: "Bir baba olarak en çok gurur duyduğum anlardan biriydi." Kaynak: TWP- En Son Turizm - Gezi Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
- ÇOCUKLARINIZI KISKANÇLIKTAN ÇILDIRTACAK: Orta Sınıf Emekliler İçin Sıradanlığı Yıkan 10 Çılgın Rota!
ÇOCUKLARINIZI KISKANÇLIKTAN ÇILDIRTACAK: Orta Sınıf Emekliler İçin Sıradanlığı Yıkan 10 Çılgın Rota! Onlarca yıl durmaksızın çalıştınız, ürettiniz ve artık o çok hak ettiğiniz özgürlük dönemindesiniz! Herkes size birbirinin aynısı Karayipler gemi turlarını veya klasik Avrupa nehir gezilerini dayatırken, biz ezberleri bozmaya geliyoruz. Düzenli emekli maaşı ve biriken birikimleriyle akıllıca bütçe planlaması yapabilen orta sınıf emekliler için finansal strese girmeden yaşanabilecek, çocuklarınıza "İhtiyar babanızın/annenizin bunu yaptığına inanabiliyor musunuz?" dedirtecek en sıra dışı 10 tatil rotasını derledik. Hazırsanız macera başlıyor! 1. Kanada’nın Vahşi Doğasında Kuzey Işıkları Dansı İzlanda’nın iğne atsan yere düşmeyen turist kalabalığını unutun. İstikamet: Kanada’nın Kuzeybatı Toprakları! Öne Çıkan Deneyim: Cam tavanlı, ısıtmalı lüks kulübelerde veya geleneksel çadırlarda sıcacık kahvenizi yudumlarken, gökyüzünde yeşil ve morun dansını izleyin. Maceranın Dozu: Yıldızların altında köpek kızağı gezintisi, donmuş göllerde buz balıkçılığı ve dev kamp ateşleri etrafında yerli kültürün mistik hikayeleri. Emekli Avantajı: Zaman kısıtlamanız olmadığı için birkaç gece konaklayarak ışıkları görme şansınızı neredeyse %100’e çıkarabilirsiniz. 2. Vietnam’ın Cennet Merdivenlerinde Zamanı Durdurun Kuzey Vietnam’ın Sapa bölgesi, dağ yamaçlarından gökyüzüne uzanan ve adeta yeşil bir merdiveni andıran kadim pirinç teraslarıyla sizi bekliyor. Öne Çıkan Deneyim: Bölgedeki etnik kabilelerin geleneksel kazık üstü evlerinde (homestay) konaklayarak gerçek bir kültürün parçası olmak. Maceranın Dozu: Sise bürünmüş teraslarda sabah yürüyüşleri ve yerel halkla odun ateşinde pişen yemekleri paylaşmak. Emekli Avantajı: Aceleye gerek yok! Farklı kondisyon seviyelerine uygun yürüyüş parkurları arasından kendinize en uygun olanı seçebilir, haftalık yerel pazarlarda kaybolabilirsiniz. 3. Kenya’da "Sadece Size Özel" Bir Safariye Çıkın Yüzlerce turizm aracının hayvanları korkuttuğu kalabalık milli parkları bir kenara bırakın. Doğrudan vahşi yaşamın kalbindeki özel koruma alanlarına gidin. Öne Çıkan Deneyim: Sıradan turlarda yasak olan gece sürüşleri ve yürüyüş safarileriyle, bir aslan sürüsünü izleyen tek araç olmanın ayrıcalığını yaşayın. Maceranın Dozu: Gün doğumunda savana üzerinde sıcak hava balonu turu ve Maasai yerlileriyle el sanatları atölyeleri. Emekli Avantajı: Yaban hayatı koruma projelerine ve araştırma çalışmalarına gönüllü olarak destek vererek seyahatinize derin bir anlam katabilirsiniz. 4. Kapadokya Gökyüzünde Gün Doğumu Ritüeli Türkiye’nin dünyaca ünlü peri bacaları, gökyüzünden bakıldığında adeta bir masal diyarını andırıyor. Öne Çıkan Deneyim: Sabahın ilk ışıklarıyla havalanan yüzlerce rengarenk balonun içinde, yeryüzünün en mistik coğrafyalarından birini kuş bakışı izlemek. Maceranın Dozu: 8 kat derinliğe sahip Derinkuyu Yeraltı Şehri'ni keşfetmek ve yüzyıllık atölyelerde çömlekçilik dersi almak. Emekli Avantajı: Binlerce yıllık kaya kiliselerini gezdikten sonra, kayalara oyulmuş lüks ve otantik mağara otellerinde dinlenmenin keyfi paha biçilemez. 5. Venice Simplon-Orient-Express ile Nostaljik Yolculuk Bu sadece bir tren seyahati değil; seyahatin altın çağına, 1920’li ve 30’lu yılların zarafetine yapılan lüks bir zaman yolculuğu. Öne Çıkan Deneyim: Alplerin büyüleyici manzaraları eşliğinde, kristal kadehler ve beyaz masa örtüleriyle süslenmiş vagonlarda şık kıyafetlerinizle akşam yemeği yemek. Maceranın Dozu: Kendinizi bir Agatha Christie romanının başkahramanı gibi hissetmek. Emekli Avantajı: Gece nostaljik kamaranızda uyuyup, sabah bambaşka bir ülkede yeni bir güne uyanmanın konforu ve kusursuz eski dünya hizmet anlayışı. 6. Japonya’da Pembe Bir Rüyaya Uyanın (Sakura Sezonu) Japonya’nın dünyaca ünlü kiraz çiçeklerinin (sakura) açtığı o büyülü birkaç haftada ülkeyi ziyaret edin. Öne Çıkan Deneyim: Yerel halkla birlikte ağaçların altına örtülerinizi serip "Hanami" (çiçek izleme) festivallerine ve geleneksel çay seremonilerine katılmak. Maceranın Dozu: Pembe örtüyle kaplanmış manzaraların içinden efsanevi hızlı tren (Shinkansen) ile geçmek. Emekli Avantajı: Kendine has kaplıcaları (onsen) bulunan geleneksel Ryokan otellerinde konaklayarak ruhunuzu ve bedeninizi dinlendirebilirsiniz. 7. Patagonya’nın Gizemli Fiyortlarında Keşif Buzulların devasa gürültülerle okyanusa döküldüğü, dünyanın en el değmemiş noktalarından biri olan Patagonya’nın Aysén bölgesine yelken açın. Öne Çıkan Deneyim: Büyük yolcu gemilerinin giremediği dar kanallardan geçen küçük keşif gemileriyle balinaları, penguenleri ve kondorları izlemek. Maceranın Dozu: Zodiac botlarla ıssız kıyılara çıkmak, profesyonel rehberlerle buzul yürüyüşleri yapmak ve şanslıysanız Güney Işıkları'nı (aurora australis) yakalamak. Emekli Avantajı: Kalabalıktan uzak, doğanın en saf ve sakin haline tanıklık ederek gerçek bir kaşif gibi hissetmek. 8. İrlanda’nın "Vahşi Atlantik Yolu"nda Köklerinizi Bulun 2.500 yıllık taş kalelerin, uçsuz bucaksız yeşilliğin ve azgın okyanus dalgalarının birleştiği büyüleyici bir rota. Öne Çıkan Deneyim: Tarihi şatoların yanından geçen kıyı şeridinde özgürce araç sürmek ve akşamları yüzyıllık publarda kendiliğinden başlayan canlı İrlanda müziğine eşlik etmek. Maceranın Dozu: Gerçek Orta Çağ salonlarında yemek yiyebileceğiniz şato-otellerde konaklamak. Emekli Avantajı: Pek çok emekli bu rotayı soy ağacı araştırmalarıyla birleştiriyor; geçmişin izini sürerken tarihin içinde kayboluyor. 9. Toskana’da "Yavaş Seyahat" Sanatı Turistik yerleri koştur koştur gezme devri bitti. Emekliliğin şanına yaraşır şekilde, zamanı yavaşlatma vakti. Öne Çıkan Deneyim: Toskana’da bir aylığına tarihi bir villa kiralamak, yerel pazarlardan alışveriş yapmak ve İtalyan büyükannelerden (nonna) sır gibi saklanan makarna tariflerini öğrenmek. Maceranın Dozu: Zeytin hasatlarına katılmak, nesillerdir şarap üreten aile bağlarını keşfetmek ve Leonardo da Vinci'ye ilham veren kırlarda resim dersleri almak. Emekli Avantajı: İtalya'nın seçmeli ikamet vizesi gibi avantajları kullanarak uzun süreli konaklayabilir, acele etmeden gerçek bir İtalyan gibi yaşayabilirsiniz. 10. Kosta Rika’nın Vahşi Doğasında "Pura Vida" "Saf Yaşam" anlamına gelen "Pura Vida" felsefesini yerinde öğrenin. Aktif, enerjik ve doğasever emekliler için burası tam bir cennet. Öne Çıkan Deneyim: Yağmur ormanlarının üzerinde zipline ile süzülmek, kanyonlarda nehir raftingi yapmak ve tropikal ormanlarda tembel hayvanlar, maymunlar ve rengarenk papağanlarla karşılaşmak. Maceranın Dozu: Sahillerde deniz kaplumbağalarının yumurtlama alanlarını koruyan bilim insanlarına ve araştırmacılara gönüllü olarak yardım etmek. Emekli Avantajı: Yaban hayatı kurtarma merkezlerinde çalışarak ya da ağaçlandırma projelerine katılarak hem tatil yapıp hem de dünyaya kalıcı bir miras bırakabilirsiniz. Kaynak: G- En Son Yenilenebilir Enerji Kaynakları Haberleri
ÇİN GÜNEŞİ SADECE YAKALAMIYOR... ONA HÜKMEDİYOR. İki aynalı kuleye sahip bu güneş enerjisi santrali halihazırda faaliyette. Ve bu sadece bir enerji projesi değil... bu, jeopolitik bir hamle. Çin, Gansu Çölü'nün tam ortasında, 200 metrelik iki kuleye odaklanmış 30.000 heliostattan (dev aynadan) oluşan devasa bir güneş enerjisi santralini devreye aldı. Orada güneş ışığı sadece yansıtılmıyor; tıpkı bir lazer gibi yoğunlaştırılıyor. Bu enerji huzmesi, erimiş tuz akışkanını 500°C'nin üzerine kadar ısıtıyor; bu ısı da buhara dönüşerek türbinleri çalıştırıyor. Sonuç: Yılda 1,8 milyar kWh üretim 170.000 haneye yetecek enerji Isıl depolama sayesinde gece bile elektrik sağlama imkanı Bu bir rekor değil. Bu bir mesaj. Mesele enerji değil. Mesele güç. Dünyanın geri kalanı "yeşil enerji zamanında gelecek mi?" diye tartışırken, Çin bu geçiş sürecinin endüstriyel aşamasına çoktan geçti. Üstelik bunu kendine has tarzıyla yapıyor: devasa, sessiz ve stratejik. Bu CSP (Yoğunlaştırılmış Güneş Enerjisi) modeli; hava koşullarına, dışa bağımlı gaza veya lityum pillere bel bağlamıyor. Isıyı depoluyor ve 7/24 enerji üretiyor: nükleer enerjiye benzer bir güvenilirlikle yenilenebilir enerji sağlıyor. Bu bir prototip değil: büyük ölçekli bir ulusal üretim. Avrupa düzenlemeler yapıyor. Çin ise inşa ediyor. Son 10 yılda: Avrupa → Tartışmalar, düzenlemeler, 2030 hedefleri, iklim raporları Çin → Robotik güneş enerjisi fabrikaları, çöldeki devasa santraller, fotovoltaik tedarik zincirinde tam hakimiyet Rahatsız edici soru şu: Gelecekte enerjinin fiyatını kim belirleyecek? Güneşe hükmeden; sanayiye, veriye, yapay zekaya... ve dünyanın elektrik faturalarına da hükmedecektir. Bu, ekolojik bir geçiş değil. Bu, bir hegemonya. Bu proje, çevresel bir jestten ibaret değil. Bu, küresel satranç tahtasında üç nedenden ötürü atılmış ustaca bir hamle: 1. Enerji bağımsızlığı – Daha az Rus gazı, daha az Arap petrolü 2. Endüstriyel egemenlik – Fabrikalar, yapay zeka ve yarı iletkenler için ucuz enerji 3. Anlatı liderliği – Çin, "dünyanın fabrikası" olmaktan çıkıp "dünyanın enerji santrali"ne dönüşüyor Peki şimdi... ne yapacağız? Çünkü bunu kutlamak kolay. Asıl zor olan kendimize şu soruları sormak: Isıl depolama teknolojilerine mi yatırım yapacağız, yoksa günü kurtaran geçici çözümlerle mi yetineceğiz? Enerji egemenliğine dair ulusal bir planımız var mı... yoksa sadece Çin yapımı panelleri satın alıp işin içinden çıkacak mıyız? Enerjinin geleceğine yön mü vereceğiz... yoksa başkaları harekete geçtikten sonra mı tepki vereceğiz?- Demiryolları - Hızlı Tren - Metro - Raylı Sistemler Hakkında Bütün Haberler
Bu bir Metro istasyonu: Chongqing Liziba Metro İstasyonu, bir binanın 8. katında yer almaktadır. En şaşırtıcı yanı ise metronun kelimenin tam anlamıyla konut binasının içinden geçip gitmesidir.- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Hunter Biden: “Babam başkanlıktan hiç ama hiç, asla ve kat’a bir çıkar sağladı mı? Dünyada tek bir meşru ve güvenilir kişi bile buna dair herhangi bir kanıt bulabilmiş değil; oysa her yeri didik didik aradılar. Babam hayatı boyunca tek bir hisse senedi ya da tahvil bile satın almamıştır.” - OTOMOTİVDE DEVRİM: Tek Şarjla 1500 KM Giden ve 5 Saniyede Deposu Dolan 'Geleceğin Arabası' Yola Çıktı!
Önemli Bilgiler
Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.
Navigation
Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın
Chrome (Android)
- Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
- İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
- Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
- Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
- Site ayarları seçeneğini seçin.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Safari (iOS 16.4+)
- Sitenin Ana Ekrana Ekle seçeneğiyle yüklendiğinden emin olun.
- Ayarlar Uygulaması → Bildirimler bölümünü açın.
- Uygulama adınızı bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Safari (macOS)
- Safari → Tercihler bölümüne gidin.
- Web Siteleri sekmesine tıklayın.
- Kenar çubuğunda Bildirimler seçeneğini seçin.
- Bu web sitesini bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.
Edge (Android)
- Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
- İzinler seçeneğine dokunun.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Edge (Desktop)
- Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
- Bu site için izinler seçeneğine tıklayın.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.
Firefox (Android)
- Ayarlar → Site izinleri bölümüne gidin.
- Bildirimler seçeneğine dokunun.
- Listede bu siteyi bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Firefox (Desktop)
- Firefox Ayarlarını açın.
- Bildirimler seçeneğini arayın.
- Listede bu siteyi bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.