Bütün Eylemler
- Geçen saat
-
A Millî Takımımızın 2026 FIFA Dünya Kupası Geniş Kadrosu Açıklandı
A Millî Takımımız ABD'ye gitmek için Riva'dan İstanbul Havalimanı'na doğru yola çıktı
-
En Son Sağlık Haberleri
- YAPAY ZEKADAN SONRA ŞİMDİ DE BU: Teknoloji Devi İki Eyalette Milyonlarca Sivrisineği Serbest Bırakacak!
YAPAY ZEKADAN SONRA ŞİMDİ DE BU: Teknoloji Devi İki Eyalette Milyonlarca Sivrisineği Serbest Bırakacak! Google, az bilinen 'Debug' programı kapsamında 2 eyalette 32 milyon enfekte sivrisinek salmayı hedefliyor Google, kulağa neredeyse hiciv gibi gelen bir cümleyle internet dünyasında dikkatleri üzerine çekiyor: Şirket, California ve Florida genelinde 32 milyona kadar enfekte sivrisinek salmak için izin istiyor. Neler oluyor? Bu teklif gerçek; amacı ise sivrisineklerin taşıdığı tehlikeli hastalıkların yayılmasını sınırlamaya yardımcı olmak. KTLA'nın haberine göre, Google'ın daha az bilinen "Debug" programı, bir hastalık kontrol çabasının parçası olarak milyonlarca sivrisinek salmak için federal onay arayışında. ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA), bu planla bağlantılı bir Deneysel Kullanım İznini incelemeye aldı. Debug, doğal olarak bulunan Wolbachia bakterisini taşıyan erkek sivrisinekleri salarak "kötü böcekleri iyi böceklerle durdurmak" istediğini belirtiyor. Bu erkek sivrisinekler, doğadaki dişi Aedes aegypti sivrisinekleriyle çiftleştiklerinde yumurtalar çatlamıyor; bu durum da zamanla sivrisinek nüfusunun azalmasına yardımcı olabiliyor. İzin belgesine göre, ilk etapta Florida'da 16 milyona kadar sivrisinek salınacak; ertesi yıl ise California için 16 milyonluk ek bir salım planlanıyor. Hedef tür olan Aedes aegypti, dang humması, Zika ve chikungunya hastalıklarını yaymasıyla biliniyor. Bu neden önemli? CDC (Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri), sivrisinekleri dünyadaki en ölümcül hayvan olarak nitelendirmiştir; Aedes aegypti türü ise taşıyabildiği hastalıklar nedeniyle en endişe verici türlerden biri olarak kabul edilmektedir. Eğer bu yaklaşım amaçlandığı gibi işlerse, toplulukların; günlük yaşamı sekteye uğratan, halk sağlığı sistemlerini zorlayan ve seyahatleri etkileyen salgın riskini azaltmalarına yardımcı olabilir. Her yerdeki her sivrisineği yok etmeye çalışmak yerine bu strateji, insanlık için orantısız derecede büyük bir tehdit oluşturan belirli bir türü baskılamaya odaklanıyor. Bu yöntem, "her duruma uyan tek bir çözüm" yaklaşımı yerine, hedefe yönelik bir haşere kontrol metodunu kullanıyor. Plan hakkında neler söyleniyor? Google Debug ekibi, "Sivrisineklere pestisitlerle saldırmak sürdürülebilir bir yöntem değil; çünkü bu maddelerin etkinliği zamanla azalıyor ve toksik etkileri olabiliyor. Öte yandan, durgun suları temizlemek de tek başına yeterli değil; zira insanlar sivrisineklerin ürediği tüm noktaları tespit edemiyor," ifadelerine yer veriyor. CDC'nin sivrisinek kaynaklı hastalıklar konusundaki uyarısı, yetkililerin bu teklifi neden ciddiye aldığını açıklamaya yardımcı olurken; EPA'nın yürüttüğü inceleme süreci de, düzenleyici kurumların herhangi bir adım atılmadan önce olası riskleri ve faydaları hâlâ titizlikle değerlendirmekte olduğunu gösteriyor. Evet, bu iddia doğrudur. Google'ın çatı şirketi Alphabet, iki yıllık bir süre zarfında Florida ve California eyaletlerinde laboratuvarda yetiştirilmiş 32 milyona kadar sivrisineği doğaya salmak için federal onay beklemektedir. Bu teklif, Alphabet’in yaşam bilimleri bölümü Verily tarafından Debug (Hata Ayıklama) projesi kapsamında yürütülmektedir. Program, tehlikeli sivrisinek kaynaklı hastalıklarla kimyasal böcek ilaçları kullanmadan, güvenli bir şekilde mücadele etmeyi amaçlamaktadır. Projeyle İlgili Önemli Bilgiler Bilimsel Mekanizma: Program, Kısır Böcek Tekniği adı verilen biyolojik bir haşere kontrol stratejisi kullanmaktadır. Laboratuvar teknisyenleri, sivrisineklere doğal olarak oluşan bir bakteri olan Wolbachia enjekte etmektedir. Kısır Çiftleşme: Bu işleme tabi tutulmuş erkek sivrisinekler yaban hayatındaki dişi sivrisineklerle çiftleştiğinde, oluşan yumurtalar çatlamaz. Bu durum, zamanla yerel haşere popülasyonunun çökmesini sağlar. Ekstra Isırık Yok: Doğaya sadece erkek sivrisinekler salınacaktır. Erkek sivrisinekler insanları ısırmadığı için, bu uygulama bölge sakinleri açısından böcek ısırıklarında bir artışa neden olmayacaktır. Yeni Hedef: Debug Projesi geçmişte Aedes aegypti (Zika ve Dang humması taşıyıcıları) türünü hedef almışken, bu yeni teklif Batı Nil virüsü ve St. Louis ensefaliti taşıyan Culex quinquefasciatus (güneydoğu ev sivrisineği) türünü hedeflemektedir. Mevcut Durum ve Kamusal Takvim Teklif, şu anda ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) tarafından "Deneysel Kullanım İzni" için incelenmektedir. Dağıtım Programı: Onaylanması halinde proje, ilk yıl Florida'da 16 milyon sivrisinek salacak, bunu ikinci yıl California'daki diğer 16 milyonluk salım izleyecektir. Belirli şehir veya bölge isimleri henüz açıklanmamıştır. Kamuoyu Görüşü Süreci: EPA, bu girişim için halkın geri bildirimlerini toplamaktadır. Vatandaşlar, 5 Haziran 2026 tarihindeki son güne kadar EPA-HQ-OPP-2025-3951 dosya numarası ile Federal E-Mevzuat Portalı üzerinden detayları inceleyebilir veya yorum gönderebilirler. Google'ın önceki denemelerinin başarı oranları ve bu alanda genetik mühendisliği kullanan diğer şirketlerin çalışmaları şu şekildedir: Google’ın (Verily) Geçmiş Denemeleri ve Başarı Oranları Google, yapay zeka ve robotik sistemlerle donatılmış laboratuvarlarında ürettiği sivrisinekleri uzun süredir farklı ülkelerde test ediyor. Sonuçlar bilim dünyası açısından oldukça umut verici: Fresno, California Denemesi (2018): Verily, Fresno bölgesinde yaptığı saha çalışmalarında yaban hayatındaki hedef sivrisinek popülasyonunu %95 oranında azaltmayı başardı. Araçlarla sokak sokak gezilerek salınan kısır erkekler, bölgedeki üremeyi neredeyse tamamen durdurdu. Singapur Denemeleri: Google'ın 2018'den beri Singapur Ulusal Çevre Ajansı ile ortak yürüttüğü projede, pilot bölgelerdeki Deng humması (Dengue) vakaları %70'ten fazla düşüş gösterdi. Verily, Singapur'da büyüyen talebi karşılamak için yapay zeka destekli robotik üretim tesisleri kurdu. Küresel Ölçek: Şirket günümüze kadar 4 farklı kıtada 1 milyardan fazla Wolbachia bakterili sivrisineği doğaya saldı. Not: Google'ın kullandığı yöntem teknik olarak "Genetiği Değiştirilmiş Organizma" (GDO) değildir. Sivrisineklere dışarıdan bir gen eklenmez; sadece doğada zaten var olan Wolbachia bakterisi enjekte edilerek kısırlaştırılırlar. Genetik Mühendisliği Kullanan Diğer Şirketler: Oxitec Google bakteriyel bir yöntem seçerken, bu sektörün en büyük küresel oyuncusu olan İngiliz biyoteknoloji firması Oxitec, doğrudan genetik modifikasyon (GDO) yöntemini kullanmaktadır. Öldürücü Gen Teknolojisi: Oxitec, laboratuvarda erkek sivrisineklerin DNA'sına yapay bir "baskın öldürücü gen" yerleştirir. Bu GDO'lu erkekler doğaya salınıp vahşi dişilerle çiftleştiğinde, doğan dişi larvalar henüz erginleşemeden ve ısırma yaşına gelmeden ölür. Brezilya ve Cibuti Başarıları: Oxitec, Brezilya'da bir milyardan fazla GDO'lu sivrisinek salarak dang humması taşıyan türleri büyük oranda baskıladı. Şirket ayrıca Afrika ülkesi Cibuti'de istilacı sıtma sivrisineklerine karşı kitlesel salımlar gerçekleştirdi. Kendi Kendini Sınırlayan Sistem: Oxitec'in genetik mühendisliği "kendi kendini sınırlayan" bir yapıya sahiptir. Eğer laboratuvardan yeni GDO'lu sivrisinek salımı durdurulursa, bu yapay gen birkaç nesil içinde doğadan tamamen silinmektedir. Kaynak: TCD- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Amerika'nın absürdlüğün zirvesine ulaştığını kanıtlayan fotoğraf Bu fotoğraf, hiciv sayılmak için neredeyse fazla bariz. Bu hafta sonu Washington, DC'den gelen drone görüntüleri, son birkaç aylık Trumpçılığın sonuçlarını; saf ve dizginsiz bir absürdlüğün mimari bir karmaşasını gözler önüne serdi. Ön planda, ‘The Claw’ (Pençe) adıyla bilinen, yapımı henüz tamamlanmamış bir UFC oktagonu (dövüş kafesi) yer alıyor; bu yapı, sözde Amerika'nın 250. yılını kutlayan ve tesadüfen Donald Trump’ın 80. doğum gününe denk gelen bir dövüş etkinliği için inşa edilmiş. Orta planda ise, Beyaz Saray’ın Doğu Kanadı’ndan geriye kalan, kısmen yıkılmış kalıntılar görülüyor; bunların hemen yanında da Trump’ın "aman Tanrım, meğer vergi mükelleflerinin parasıyla yapılıyormuş!" diyerek sonradan fark ettiği—ama yine de mutlaka sahip olması gerektiğine karar verdiği—balo salonunu çevreleyen devasa bir inşaat alanı uzanıyor. Federal bir yargıç yakın zamanda bu inşaatı durdurmuştu; ancak Başkan, inşaat devam etmezse "ölüm ve yıkım" yaşanacağını öngördüğü için, balo salonu yapımının çok yakında yeniden başlayacağını varsayabiliriz. Ve tabii ki arka planda—molozların arasından güçlükle seçilebilen bir halde—Amerika’nın demokrasinin kalbi, yani Beyaz Saray’ın ta kendisi duruyor. Söylemeye gerek yok ki, bu hiç de incelikli olmayan bir metafor. Bu sahne, çağımızın yönetim felsefesini tek bir karede yakalamayı başarıyor: Eğlenceye indirgenmiş siyaset; tek kullanımlık eşya muamelesi gören köklü gelenekler; ve daha büyük, daha şatafatlı bir planın arka plan dekorundan ibaret sayılan demokrasi. Karede görünmeyen bir diğer unsur ise, Başkan’ın şu sıralar The Mall (Ulusal Park) üzerinde devasa bir anıt olarak inşasına onay almaya çalıştığı, 250 fit (yaklaşık 76 metre) yüksekliğindeki ‘Arc de Trump’ (Trump Kemeri). O da daha sonraki aşamalarda karşımıza çıkacak. Gerçekten de; birkaç bin mil ötede İran’ı bombalarken, Güney Çimliği’nde toplanmış 90.000 seyirci eşliğinde—hepsi de ÖZGÜRLÜK adına bir kafesin içinde birbirini parçalayan iki yağlı vücutlu adamı izlemek için bir araya gelmişken—Amerika’nın 250. yılını kutlamanın bundan daha iyi bir yolu olabilir miydi? Şiddet ve acımasızlıktan; pençe şeklinde bir kafesten ve bir "yıldırım kubbesi"nden ibaret değilse, Amerika nedir ki? Ve MAGA öncülüğündeki Cumhuriyetçi Parti’nin kendisi de; olağan spor müsabakalarının "sınır tanımayan" (no-holds-barred) bir versiyonu olarak—sadece üç kurala (göz oyma, ısırma ve parmakla ağız/burun içi kurcalama yasakları) tabi tutularak—kurulmuş bir eğlence şöleni olan Ultimate Fighting Championship’in (UFC) mükemmel bir analojisinden başka nedir? Gerçi, UFC’nin günümüzde birkaç kuralı daha var. Örneğin, o sıkıcı bürokratlar, rakibiniz minderde yere düşmüşken kafasına tekme atmamanız veya saçını çekmemeniz gerektiği konusunda ısrar edip durdular. Yine de bu spor, izleyicilerinin pek sevdiği o neredeyse dizginsiz şiddet dolu, atan kalbini hâlâ muhafaza ediyor. Ve hiçbir şey, iki adamın bir kafesin içinde birbirini yumruklaması kadar "80. yaşın kutlu olsun!" demez; öyle değil mi? UFC etkinliğinden dışlanabileceğinizden endişeleniyorsanız, hiç dert etmeyin: Biletlerin büyük bir kısmı Beyaz Saray aile üyelerine ve o muğlak "VIP"lere ayrılmış olsa da, biletlerin tam üçte biri aktif görevdeki askerlere tahsis edilmiş durumda — tabii Trump-Hegseth Pentagonu'nun o "merkezi oyuncu seçimi" (central casting) kriterlerine uydukları varsayılırsa. İnsan, Afganistan'da bir görev turunu tamamlamış herhangi bir askerin; boş saatlerini tüm o yaşadıklarını unutarak, iki yağlı vücutlu adamın birbirini defalarca yere çarpışını izleyip keyif çatmak için sıraya gireceğini hayal ediyor. Bu; bugünlerde benzin fiyatlarının ne kadar yüksek olduğunu, market alışverişinin ne kadar pahalılaştığını, hatta belki de Epstein Dosyalarını unutmak için harika bir yöntem. Kafaya yeterince darbe aldığınızda, gerçekten de her şeyi unutabilirsiniz. İnsan, Kurucu Babaların tüm bu olup biten karşısında büyük bir coşku duyacaklarını hayal ediyor — mezarlarında ters dönmekten ziyade, mezarlarından dışarı tırmanıp, tüm bu rezaletin kimin suçu olduğu konusunda birbirlerinin ağızlarını çengelleyerek (fish-hooking) kavga edeceklerini... Size bunu söylemekten üzüntü duyarım beyler; dünyanın en büyük anayasal deneyi, tüm erkeklerin nakavt etme şansının eşit olduğu o rengârenk tema parkı "ÖZGÜRLÜK DİYARI"na (FREEDOMLAND) indirgenmiş durumda! Ama işin iyi tarafı şu ki; Dwayne "The Rock" Johnson ve Adam Sandler da davetliler arasında. O yüzden arkanıza yaslanın, rahatınıza bakın ve sakın o "Kral Trump" meselesini kurcalamayın; zira Amerika'nın doğum gününde kimse bir öfke nöbetiyle uğraşmak istemez. "Geç kapitalizm" (late-stage capitalism) kavramı, son birkaç yıldır sosyal medyanın popüler jargonlarından biri haline geldi. Ancak hükümetin merkezini, böylesine tuhaf bir "kendi kendini parodileştirme" nesnesine dönüştüren bu süreci tarif etmek için bundan daha isabetli bir terim herhalde yoktur. Ara seçimler yaklaşırken; Beyaz Saray'ın bir ucundaki o şantiye alanı ve diğer ucundaki o devasa yapı, Başkan'ın öncelikleri hakkında rahatsız edici derecede manidar şeyler fısıldıyor. Gerçi, daha birkaç gün önce bize, ara seçimleri “umursamadığını” yüksek sesle ve gayet net bir şekilde söylemişti bile; ve biri size bir şey söylediğinde —üstelik bu kişi Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ise— buna inanmak gerçekten de sizin boynunuzun borcu olmalıdır. Yine de endişelenmeyin: Demokrasi hâlâ orada bir yerlerde, arka planda duruyor. Onu görebilmek için tek yapmanız gereken, enkazın ve sekizgenin ötesine doğru gözlerinizi kısıp dikkatlice bakmaktır. Kaynak: TI- A Millî Takımımızın 2026 FIFA Dünya Kupası Geniş Kadrosu Açıklandı
A Millî Takımımızın 2026 FIFA Dünya Kupası Nihai Kadrosu Açıklandı ABD, Kanada ve Meksika'nın ortak ev sahipliğinde, 11 Haziran - 19 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek 2026 FIFA Dünya Kupası'nda mücadele edecek A Millî Takımımızın nihai kadrosu açıklandı. A Millî Takım Teknik Direktörümüz Vincenzo Montella tarafından belirlenen 26 kişilik kadroda şu futbolcular yer alıyor. Oyuncu Kulüp Doğum Tarihi A Millilik Sayısı / Gol İlk A Milliliği KALECİ Altay Bayındır Manchester United 14.04.1998 12/0 27.05.2021 Mert Günok Fenerbahçe A.Ş. 01.03.1989 37/0 24.05.2012 Uğurcan Çakır Galatasaray A.Ş. 05.04.1996 38/0 30.05.2019 DEFANS Abdülkerim Bardakcı Galatasaray A.Ş. 07.09.1994 26/2 16.06.2023 Çağlar Söyüncü Fenerbahçe A.Ş. 23.05.1996 60/2 24.03.2016 Eren Elmalı Galatasaray A.Ş. 07.07.2000 22/0 07.06.2022 Ferdi Kadıoğlu Brighton & Hove Albion FC 07.10.1999 30/2 04.06.2022 Merih Demiral Al-Ahli Saudi FC 05.03.1998 62/6 20.11.2018 Mert Müldür Fenerbahçe A.Ş. 03.04.1999 44/3 11.10.2018 Ozan Kabak TSG 1899 Hoffenheim 25.03.2000 29/2 17.11.2019 Samet Akaydin Çaykur Rizespor A.Ş. 13.03.1994 19/1 19.11.2022 Zeki Çelik AS Roma 17.02.1997 60/3 05.06.2018 ORTA SAHA Hakan Çalhanoğlu FC Internazionale Milano 08.02.1994 105/22 06.09.2013 İsmail Yüksek Fenerbahçe A.Ş. 26.01.1999 31/1 22.09.2022 Kaan Ayhan Galatasaray A.Ş. 10.11.1994 73/5 31.08.2016 Orkun Kökçü Beşiktaş A.Ş. 29.12.2000 49/4 06.09.2020 Salih Özcan Borussia Dortmund 11.01.1998 29/1 29.03.2022 FORVET Arda Güler Real Madrid CF 25.02.2005 29/6 19.11.2022 Barış Alper Yılmaz Galatasaray A.Ş. 23.05.2000 34/3 13.11.2021 Can Uzun Eintracht Frankfurt 11.11.2005 5/1 22.03.2024 Deniz Gül FC Porto 02.07.2004 7/2 20.03.2025 İrfan Can Kahveci Kasımpaşa A.Ş. 15.07.1995 46/6 23.03.2018 Kenan Yıldız Juventus 04.05.2005 28/5 12.10.2023 Kerem Aktürkoğlu Fenerbahçe A.Ş. 21.10.1998 51/15 27.05.2021 Oğuz Aydın Fenerbahçe A.Ş. 27.10.2000 10/0 04.06.2024 Yunus Akgün Galatasaray A.Ş. 07.07.2000 18/3 04.06.2022 A Millî Takım'ın 26 kişilik nihai kadrosunda yer almayan Muhammed Şengezer, Aral Şimşir ve Demir Ege Tıknaz, Dünya Kupası talimatlarının takımların ilk maçlarından önce (kaleciler için turnuva boyunca) sakatlık durumunda oyuncu değişikliğine izin vermesi nedeniyle hazırda beklemek üzere ABD'ye gidecek kafilede yer alacak. A Millî Takımımız, bugün saat 13.30'da Türk Hava Yolları'na ait uçakla ABD'nin Fort Lauderdale kentine yolculuk edecek. 2026 Dünya Kupası'nda ev sahiplerinden ABD, Avustralya ve Paraguay ile birlikte D Grubu'nda bulunan Ay-Yıldızlılar, turnuva hazırlıkları çerçevesinde son maçını 7 Haziran'da ABD'nin Fort Lauderdale kentinde Venezuela ile oynayacak. Özel Maç Programı Tarih Saat Maç Stadyum Yayın 6 Haziran Cumartesi 7 Haziran Pazar 18.00 (Yerel) 01.00 (TSİ) Türkiye - Venezuela Inter Miami FC Stadyumu (Fort Lauderdale, FL / ABD) atv 2026 Dünya Kupası Grup Maçları Programı Tarih Saat Maç Stadyum Yayın 13 Haziran Cumartesi 14 Haziran Pazar 21.00 (Yerel) 07.00 (TSİ) Avustralya - Türkiye BC Place Stadyumu Vancouver / Kanada TRT 1 19 Haziran Cuma 20 Haziran Cumartesi 20.00 (Yerel) 06.00 (TSİ) Türkiye - Paraguay San Francisco Bay Bölgesi Stadyumu Santa Clara, CA / ABD TRT 1 25 Haziran Perşembe 26 Haziran Cuma 19.00 (Yerel) 05.00 (TSİ) Türkiye - ABD Los Angeles Stadyumu Inglewood, CA / ABD TRT 1 Uçuş Programı* Tarih Güzergâh Kalkış Varış 2 Haziran Salı İstanbul (IST) - Fort Lauderdale (FLL) 13.30 19.40 7 Haziran Pazar Fort Lauderdale (FLL) - Phoenix (PHX) 15.45 17.45 11 Haziran Perşembe Phoenix (PHX) - Vancouver (YVR) 10.00 12.58 14 Haziran Pazar Vancouver (YVR) - Phoenix (PHX) 02.00 04.58 17 Haziran Çarşamba Phoenix (PHX) - San Jose (SJC) 11.00 12.42 20 Haziran Cumartesi San Jose (SJC) - Phoenix (PHX) 00.45 02.27 23 Haziran Salı Phoenix (PHX) - Los Angeles (LAX) 11.00 12.06 25 Haziran Perşembe Los Angeles (LAX) - Phoenix (PHX) 23.45 00.51 * Tabloda verilen tüm tarih ve saatler yereldir. Türkiye'nin zaman dilimi, Fort Lauderdale'den 7; Vancouver, Phoenix, San Jose ve Los Angeles kentlerinden ise 10 saat ileridedir. Antrenman Programı (ABD/Kanada)* Tarih Saat Yer Not 2 Haziran Salı 10.00 TFF Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri Basına kapalı 3 Haziran Çarşamba 18.00 Inter Miami FC Antrenman Merkezi (Florida Blue Training Center) (Fort Lauderdale, FL) Basına 15 dakika açık 4 Haziran Perşembe 18.00 Inter Miami FC Antrenman Merkezi (Florida Blue Training Center) (Fort Lauderdale, FL) Basına kapalı 5 Haziran Cuma 18.00 Inter Miami FC Stadyumu (Fort Lauderdale, FL) Basına 15 dakika açık 8 Haziran Pazartesi 19.15 Arizona Athletic Grounds (Mesa, AZ) Basına ve taraftara açık 9 Haziran Salı 19.15 Arizona Athletic Grounds (Mesa, AZ) Basına 15 dakika açık 10 Haziran Çarşamba 19.15 Arizona Athletic Grounds (Mesa, AZ) Basına kapalı 11 Haziran Perşembe 18.30 Killarney Park (Vancouver, Kanada) Basına 15 dakika açık 12 Haziran Cuma 15.00 Killarney Park (Vancouver, Kanada) Basına 15 dakika açık 14 Haziran Pazar 19.15 Arizona Athletic Grounds (Mesa, AZ) Basına 15 dakika açık 15 Haziran Pazartesi 19.15 Arizona Athletic Grounds (Mesa, AZ) Basına 15 dakika açık 16 Haziran Salı 19.15 Arizona Athletic Grounds (Mesa, AZ) Basına kapalı 17 Haziran Çarşamba 18.30 San Jose Park (San Jose, CA) Basına 15 dakika açık 18 Haziran Perşembe 17.45 San Jose Park (San Jose, CA) Basına 15 dakika açık 20 Haziran Cumartesi 19.15 Arizona Athletic Grounds (Mesa, AZ) Basına 15 dakika açık 21 Haziran Pazar 19.15 Arizona Athletic Grounds (Mesa, AZ) Basına 15 dakika açık 22 Haziran Pazartesi 19.15 Arizona Athletic Grounds (Mesa, AZ) Basına kapalı 23 Haziran Salı 18.30 Carson Sports Park (Carson, CA) Basına 15 dakika açık 24 Haziran Çarşamba 17.30 Carson Sports Park (Carson, CA) Basına 15 dakika açık 26 Haziran Perşembe 19.15 Arizona Athletic Grounds (Mesa, AZ) Basına 15 dakika açık 27 Haziran Cuma 19.15 Arizona Athletic Grounds (Mesa, AZ) Basına 15 dakika açık * Tabloda verilen tüm tarih ve saatler yereldir. Türkiye'nin zaman dilimi, Fort Lauderdale'den 7; Mesa, Vancouver, San Jose ve Carson kentlerinden ise 10 saat ileridedir. Resmî Basın Aktiviteleri Programı (ABD/Kanada) Tarih Saat Yer Not 5 Haziran Cuma 14.30 Inter Miami FC Stadyumu (Fort Lauderdale, FL) Basın Toplantısı: Vincenzo Montella + Futbolcu 12 Haziran Cuma 14.00 Killarney Park (Vancouver, Kanada) Karma Alan: 3 Futbolcu 12 Haziran Cuma 18.30 BC Place Stadyumu Vancouver / Kanada Basın Toplantısı: Vincenzo Montella 18 Haziran Perşembe 14.30 San Francisco Bay Bölgesi Stadyumu (Santa Clara, CA) Basın Toplantısı: Vincenzo Montella 18 Haziran Perşembe 16.45 San Jose Park (San Jose, CA) Karma Alan: 3 Futbolcu 24 Haziran Perşembe 14.30 Los Angeles Stadyumu (Inglewood, CA) Basın Toplantısı: Vincenzo Montella 24 Haziran Perşembe 16.30 Carson Sports Park (Carson, CA) Karma Alan: 3 Futbolcu * Tabloda verilen tüm tarih ve saatler yereldir. Türkiye'nin zaman dilimi, Fort Lauderdale'den 7; Mesa, Vancouver, San Jose ve Carson kentlerinden ise 10 saat ileridedir.- En Son Uçak ve Hava Trafiği Haberleri
- Uçuş görevlilerinin her zaman yanınızda bulundurmanız gerektiğini söylediği atıştırmalıklar (fıstık veya kraker değil)
Uçuş görevlilerinin her zaman yanınızda bulundurmanız gerektiğini söylediği atıştırmalıklar (fıstık veya kraker değil) Üç ve bir yaşlarındaki iki kızımla eğlenceli ama şüphesiz stresli bir yaz seyahat sezonuna hazırlanıyorum. Mükemmel uçuş yolcuları olsalar da, aynı zamanda küçük atıştırmalık canavarları gibiler. Özellikle erken kalkmak veya uzun TSA kuyrukları nedeniyle programlarımız alt üst olduğunda, her zaman atıştıracak bir şeyler arıyorlar. El bagajıma koyabileceğim yeni atıştırmalık fikirleri bulmak istediğim için, 37 yıllık deneyime sahip ve ödüllü bir aşçı olan uçuş görevlisi arkadaşım Brett Youmans'a ulaşmaya karar verdim. Bir sonraki uçuşum için yanımda getirebileceğim en lezzetli atıştırmalıklar konusunda tüm içeriden ipuçlarına sahip olacağını biliyordum. İyi Dolu Bir El Bagajının Önemi Youmans şöyle diyor: "35.000 feet yükseklikte açlık hissettiğinizde, küçük bir atıştırmalık planlaması büyük fark yaratabilir. Hava yolculuğu bazen tahmin edilemez olduğundan, biraz önceden düşünmek, programda bir aksaklık olduğunda stresi azaltabilir." Uçak kabinindeki havanın çok susuzluğa neden olabileceğini bir uçuş görevlisinden daha iyi kimse bilemez. Bu yüzden aşırı tuzlu olmayan, susuzluğu gideren atıştırmalıklar öneriyor. Brett şöyle diyor: "Bazı mükemmel seçenekler arasında kuru meyve, karışık kuruyemiş, taze üzüm, tek tek paketlenmiş peynir ve krakerler ve protein barlar yer alıyor. Ayrıca, özellikle uzun uçuşlarda susuz kalmamak önemli olduğundan, su şişeniz için lezzet artırıcı veya elektrolit paketleri harika bir seçenektir." Uçakta Atıştırmalık Tüketiminin Kuralları ve Dikkat Edilmesi Gerekenler Mürettebat açısından bakıldığında, en iyi uçak içi atıştırmalıklar, açıldıktan beş dakika içinde üzerinize veya koltuğunuza bulaşmayan veya halıya yapışmayanlardır. Küçük çocuklarla birlikte, dağınıklığı önlemek en önemli önceliktir. Youmans ayrıca, tüketildikten uzun süre sonra bile kokusu kalıcı olan her şeyden kaçınmamız gerektiğini de nazikçe hatırlatıyor. Hepimiz aynı geri dönüştürülmüş havayı solurken, ton balıklı veya yumurta salatalı sandviçe hayır deyin. Youmans ayrıca benim de düşünmediğim bazı noktalara değindi. Şöyle dedi: "Çoğu havayolu şirketi bir paket yiyeceği el bagajı hakkınızdan düşmese de, TSA (ABD Ulaştırma Güvenliği İdaresi) düzenlemeleri güvenlik kontrol noktalarında bazı şeyleri yasaklamaktadır. Humus, fıstık ezmesi, soslar ve sürülebilir peynirler sıvı kategorisinde değerlendirilir; bu nedenle, yolculara tanınan sıvı taşıma sınırlarına uymadıkları sürece güvenlik taramasından geçmelerine izin verilmez." Trader Joe's: Bilinçli Gezginlerin Gizli Silahı Brett, seyahat çantasındaki atıştırmalıkların çoğunun Trader Joe's'tan geldiğini söylüyor. Kendisi "Everything But the Bagel Nut Duo" ve "Dark Chocolate Peanut Butter Cups" ürünlerine bayılıyor; ancak TJ's'in bir ürünü, deneyimli bir dünya gezgini olarak onun "gizli silahı" niteliğinde: "Trader Joe's Five Seed Almond Bars" (Beş Tohumlu Bademli Bar). Bu ürün tam bir deha örneği; zira akıllıca seçilmiş bir seyahat atıştırmalığında aradığı tüm özellikleri taşımasının yanı sıra, çok yönlü kullanımıyla da ekstra bir avantaj sunuyor. Şöyle bir hayal edin: İtalyan usulü bir biscotti ile omega-3 deposu bir granola bar bir araya gelmiş ve günün her saati için mükemmel, hem kıtır hem yumuşak dokulu, besleyici bir kurabiye ortaya çıkarmış. Kahvaltıda bir fincan çay veya kahvenin yanında harika gidiyor; dilerseniz öğleden sonraki atıştırmalığınızı zenginleştirmek için yoğurdun içine ufalayarak da tüketebilirsiniz. Keten, susam, haşhaş, ay çekirdeği ve kabak çekirdeğiyle dolup taşan her bir doyurucu lokmasıyla bu barlar, bir kadeh kırmızı şarap eşliğinde sunulduğunda, tatlı niyetine bile yenebilir. Brett durumu şöyle özetliyor: "O Trader Joe's Beş Tohumlu Bademli Barlar olmadan hayatta kalamam!" Kaynak: SR- En Son LGBTQ Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Mahkeme kararı: Pentagon, transseksüel ordu mensuplarını ordudan atamaz Bir istinaf mahkemesi, Pentagon'un transseksüel askerleri ordudan çıkarma hamlesinin haklarını ihlal ettiğine hükmederek, söz konusu politikayı "keyfi ve husumete dayalı" olarak nitelendirdi. ABD Columbia Bölgesi İstinaf Mahkemesi'nden oluşan bir heyetteki üç yargıçtan ikisi; Trump yönetiminin geçen yıl uygulamaya koyduğu, transseksüel ordu mensuplarının ordu saflarından topyekûn uzaklaştırılmasına yönelik uygulamanın anayasaya aykırı olduğu konusunda görüş birliğine vardı. Çoğunluk görüşünü kaleme alan ve eski Başkan Barack Obama tarafından atanmış olan Yargıç Robert Wilkins, söz konusu politikanın "siyasi açıdan popüler olmayan bir gruba —yani kendilerini transseksüel olarak tanımlayan kişilere— zarar verme yönündeki salt arzuyla güdülmüş gibi göründüğünü" yazdı. Başkan Donald Trump tarafından aday gösterilen Yargıç Justin Walker ise muhalefet şerhi düşerek; Pentagon'un politikasını iptal etmenin, "silahlı kuvvetlerin iç işleyişine yönelik eşi benzeri görülmemiş bir müdahale" anlamına geleceğini savundu. Söz konusu karar, yalnızca Pentagon'un halihazırda orduda görev yapan transseksüel bireyleri ihraç etme hamlesi için geçerlilik taşıyor. Karar, transseksüel bireylerin orduya katılmasına yönelik yasağı ise yürürlükte bırakıyor. Bu karar; bir grup transseksüel ordu mensubunun, Trump'ın ikinci kez göreve gelmesinden kısa bir süre sonra uygulamaya koyduğu bu politikaya tepki olarak Trump yönetimine dava açmasının ardından geldi. Pentagon, o tarihten bu yana, kendi saflarında görev yapan binlerce transseksüel ordu mensubunu tespit edip ordudan ihraç etme yönünde adımlar atmış ve diğerlerinin orduya katılımını engellemişti. Kaynak: R- İran İsrail ve ABD Savaşı / Sorunu - Bütün Detaylarıyla Buraya...
İran, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle ateşkes görüşmelerini kestiğini açıkladı Orta Doğu'da tırmanan şiddet, müzakereciler kırılgan bir ateşkese süre kazandırmak ve savaşı sona erdirmek için çabalarken, İran ile ABD arasında tıkanmış olan barış görüşmelerini rayından çıkarma tehdidi oluşturuyor. Devlet medyası raporlarına ve basına açıklama yapma yetkisi olmadığı için isminin gizli kalması koşuluyla konuşan İranlı bir yetkiliye göre İran, İsrail'in Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırmasının ardından Pazartesi günü ABD ile görüşmeleri askıya aldı. Başkan Donald Trump ise müzakerelerin devam ettiği konusunda ısrar etti. Trump Pazartesi günü sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşımda, "Görüşmeler, İran İslam Cumhuriyeti ile hızlı bir tempoda devam ediyor," ifadelerini kullandı. Trump ayrıca Pazartesi günü, İsrail'in Lübnan'da savaştığı militan grup Hizbullah'ın ve İsrail'in, geniş kapsamlı askeri operasyonları erteleme taahhüdünde bulunduklarını söyledi; ancak İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu kısa bir süre sonra, güçlerinin "güney Lübnan'da planlandığı şekilde faaliyet göstermeye devam edeceğini" belirtti. Netanyahu daha önce Beyrut'a yönelik yakın zamanda gerçekleşecek saldırıları duyurmuştu; bu emirler, Lübnan başkentinin güney kesimlerinden çok sayıda sivilin kaçmasına neden olmuştu. Hafta sonu boyunca İsrail kara kuvvetleri, Lübnan topraklarına onlarca yıldır gerçekleştirdikleri en derin sızma harekatını düzenledi. Trump, Netanyahu ile ve Hizbullah ile "üst düzey temsilciler aracılığıyla" telefon görüşmesi yaptığını ifade etti. Trump sosyal medyada, Hizbullah'ın "tüm ateşin kesilmesi — yani İsrail'in kendilerine saldırmaması ve kendilerinin de İsrail'e saldırmaması — konusunda mutabık kaldığını" yazdı. Lübnan'ın Washington Büyükelçiliği, Hizbullah'ın ABD'nin önerisini kabul ettiğini ve önerilen düzenleme uyarınca İsrail'in, Hizbullah'ın İsrail'e yönelik saldırılarını durdurması karşılığında Beyrut'a geniş kapsamlı bir saldırı başlatmayacağını bildirdi. Pazartesi akşamı yapılan açıklamada, Salı ve Çarşamba günleri yapılacak ek müzakerelerin, kaydedilen ilerlemeyi daha da ileri taşıyacağı belirtildi. Ancak gece saatlerinde İsrail, Lübnan topraklarından gelen iki mermiyi engellediğini duyururken; Hizbullah, güney Lübnan'daki köylere düzenlenen saldırılara misilleme olarak İsrail güçlerini roket yağmuruyla hedef aldığını açıkladı. İsrail'in genişleyen askeri operasyonları, İran ile ABD arasındaki barış görüşmelerini karmaşık hale getiriyor; zira İranlı yetkililer, Lübnan'daki çatışmaların sona erdirilmesinin, Nisan ayında ilan edilen ateşkes kapsamına dahil edildiği konusunda ısrar ediyor. Hizbullah, onlarca yıl boyunca İran tarafından finanse edilmiş ve eğitilmiş olup, halen İran'ın kilit bir müttefiki konumundadır. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi Pazartesi günü X'te yaptığı paylaşımda, "İran ve ABD arasındaki ateşkes, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde tartışmasız bir ateşkestir. Bir cephede ihlal, tüm cephelerde ateşkesin ihlalidir" dedi. ABD ve İranlı müzakereciler haftalardır görüşmeler yapıyor ancak İran'ın nükleer programının geleceği ve Hürmüz Boğazı'nın kontrolü konusundaki temel farklılıkları çözemediler. Şimdi ise ateşkes giderek daha fazla geriliyor ve iki taraf son günlerde karşılıklı saldırılar düzenliyor. ABD ordusu, hafta sonu Hürmüz Boğazı yakınlarındaki İran radar ve insansız hava aracı üslerine saldırdığını açıkladı; bu da İran'ın Pazartesi günü Kuveyt'e füze saldırısıyla karşılık vermesine neden oldu. İran ve ABD'li müzakereciler geçen hafta bir mutabakat zaptının sonuçlandırılması konusunda ilerleme kaydettiklerini belirtmişlerdi, ancak İranlı yetkili Pazartesi günü yakın zamanda bir anlaşmaya varılacağı konusunda daha az umutlu olduğunu söyledi. Yetkili, İsrail'in Lübnan'daki operasyonlarına ek olarak, ABD'li müzakerecilerin hafta sonu anlaşma şartlarında yaptığı son dakika değişikliklerinin de ilerlemeyi engellediğini söyledi. Yetkili, ABD'li müzakerecilerin İranlı muhataplarını yeni anlaşma şartları hakkında bilgilendirmediğini belirtti. Tahran'ın görüşmelerden çekilme kararı, Trump'ın dünya çapında ekonomik aksamalara ve enerji fiyatlarında artışa neden olan popüler olmayan bir savaşı sona erdirme konusunda karşılaştığı zorluğu vurguluyor. Konuya aşina olan ve hassas güvenlik konularını görüşmek üzere isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan kişilere göre, çeşitli kıtalardaki ABD askeri planlamacıları, düşmanlıkların potansiyel olarak genişlemesi konusunda yüksek alarm durumundaydı. Konuya aşina olan kişiler, hazırlıkların tek başına saldırıların yakın olduğunu göstermediğini vurguladı. ABD askeri yetkilileri, Avrupa ve Afrika'da, çatışmaların ciddi bir şekilde yeniden başlaması durumunda proaktif bir adım olarak kuvvet koruma önlemlerini artırdılar. Trump, ABD'nin İran'a ezici bir askeri yenilgi yaşattığını ve İran'ın nükleer programına son verilmesi ve zenginleştirilmiş uranyum stokunun kontrol altına alınması da dahil olmak üzere en önemli taleplerini dayatabileceğini ısrarla belirtti. Ancak İran, nükleer programını tamamen ortadan kaldırmayı reddetmesi, dondurulmuş milyarlarca dolarlık fonun serbest bırakılması ve kapsamlı yaptırım hafifletmesi talepleri de dahil olmak üzere kendi sert talepleriyle karşılık verdi. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), kıyı kenti Goruk ve Keşm Adası'nda gerçekleştirdiği son saldırıların; İran hava savunma sistemlerini, bir yer kontrol istasyonunu ve bölgesel sulardaki gemiler için açık tehdit oluşturduğunu belirttiği iki saldırı insansız hava aracını hedef aldığını açıkladı. Bu saldırılar, İran'ın uluslararası sular üzerinde görev yapan bir ABD insansız hava aracını düşürmesinin ardından gerçekleşti. Hem Goruk hem de Keşm Adası; İran'ın uluslararası deniz trafiğinin büyük kısmını abluka altına almaya çalıştığı ve ABD'nin de Tahran'ın kapatma girişimine meydan okuyarak ticari gemilere refakat ettiği, boğaza hakim stratejik noktalardır. İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), Sirik Adası'ndaki bir telekomünikasyon kulesine ABD tarafından düzenlendiğini iddia ettiği saldırıya misilleme olarak Huzistan eyaletinden füzeler fırlattığını duyurdu. IRGC, hedeflerinin "imha edildiğini" belirtti ve herhangi bir saldırının tekrarlanması durumunda "tamamen farklı" bir yanıt verileceği uyarısında bulundu. Kuveyt ordusu Pazartesi günü X platformundan yaptığı paylaşımda, "düşmanca füze ve insansız hava aracı tehditlerine yanıt verdiklerini" ve duyulan patlama seslerinin, hava savunma sistemlerinin İran saldırılarını engellemesinden kaynaklandığını ifade etti. Yerel basında yer alan haberlere göre, sivil havacılık faaliyetlerinde aksamalar yaşanarak Basra Körfezi bölgesinin bazı kesimlerinde uçaklar başka rotalara yönlendirildi veya havada bekleme (holding) pozisyonuna alındı; ancak herhangi bir can kaybı veya hasar bildirilmedi. İran, ABD ile bağlantılı bir hava üssünü hedef aldığını açıkladı. Lübnan'da ise İsrail, son haftalarda saldırılarını yoğunlaştırarak onlarca kişinin ölümüne neden oldu ve ülkenin güneyindeki en büyük iki kent için zorunlu tahliye emirleri çıkardı. Hizbullah da, yeni nesil fiber optik donanımlı insansız hava araçları da dahil olmak üzere, İsrail güçlerine yönelik saldırılarını artırdı. İran ile ABD arasındaki görüşmeler; ateşkesi 60 gün süreyle uzatacak ve İran'ın nükleer programına ilişkin yeni bir müzakere turunu başlatacak bir mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya varmayı amaçlıyor. Başkan Yardımcısı JD Vance geçen hafta yaptığı açıklamada, iki tarafın "metinle ilgili birkaç husus üzerinde karşılıklı görüş alışverişini sürdürdüğünü" ve Başkan'ın söz konusu mutabakat zaptını tam olarak ne zaman —ya da imzalayıp imzalamayacağını— söylemenin şu aşamada "zor olduğunu" ifade etti. Yetkililerin aktardığına göre, müzakerelerdeki temel tıkanma noktaları arasında İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokları ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden ulaşıma açılması konuları yer alıyor. Trump, son teklifleri gözden geçirmek ve üzerlerinde bazı düzenlemeler yapmak üzere sürece müdahil oldu. Karşılıklı saldırıların önemini küçümseyerek, eleştirenlere “sadece arkanıza yaslanın ve rahatlayın; sonunda her şey yoluna girecek” dedi. Fransa, Lübnan’da tırmanan şiddet olayları üzerine BM Güvenlik Konseyi’nden acil bir toplantı talep etti. Kaynak: TWP- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
John Oliver, Trump'ın MAGA festivali fiyaskosunun boyutlarını gözler önüne seriyor John Oliver, müzisyenlerin topluca çekilmesiyle çöküşe geçen Freedom 250 etkinliğiyle alay etti. Britanyalı-Amerikalı komedyen, 31 Mayıs Pazar günü Last Week Tonight programında konuyla ilgili görüşlerini dile getirdi. Freedom 250 organizasyonu, 27 Mayıs'ta Washington DC'deki National Mall'da "Great American State Fair" (Büyük Amerikan Eyalet Fuarı) başlıklı bir etkinlik düzenleyeceğini duyurdu. 25 Haziran - 10 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek olan bu eyalet fuarı, Amerika'nın 250. kuruluş yıldönümünü kutlamak amacıyla düzenlenen Freedom 250 etkinlikleri serisinin bir parçası. Freedom 250, ilgili yürütme emrini imzalayan Başkan Donald Trump tarafından kurulmuştu. Etkinlikte sahne alacak sanatçı kadrosu da açıklanmış; listede Martina McBride, C+C Music Factory, Vanilla Ice, Milli Vanilli, Young MC, Morris Day & The Time, The Commodores, Flo Rida ve Bret Michaels gibi isimler yer almıştı. Kadrodan çekilen sanatçılar ise Vanilla Ice, Flo Rida ve C+C Music Factory dışındaki tüm isimlerden oluşuyor. Çekilen tüm sanatçılar konusuna girmeden önce John, bu kadroyla dalga geçerek, listenin "2009'dan beri aklınıza bile gelmemiş insanlarla dolu, 'dolu dolu' bir kadro" olduğunu iddia etti. 49 yaşındaki gece programı sunucusu, "Dürüst olmak gerekirse bu, Amerika'nın 250. kuruluş yıldönümünden ziyade, Rhonda'nın 50. yaş günü partisinin çalma listesi gibi duruyor. Bu kadrodaki gerçekten şaşırtıcı olan tek şey, ShamWow reklamındaki adamın ve kafası ahududuya dönüşen Gushers reklamı çocuğunun özel konuk olarak yer almaması," dedi. John, "Şimdi, asıl önemli nokta şu: Bu etkinliği planlayan Freedom 250 organizasyonu, Kongre tarafından oluşturulan ve iki partili bir kurul tarafından yönetilen kâr amacı gütmeyen America250 kuruluşuyla aynı şey değil," diye açıkladı. "Bunun yerine bu; Beyaz Saray tarafından başlatılan, bağışçıların 1 milyon dolar karşılığında Trump'a erişim sağlayabilmesi gibi bazı şaibeli unsurlar barındıran, kamu-özel sektör ortaklığı niteliğinde bir girişim." John sözlerine, "Ve projenin siyasi eğilimi netleştikçe, ilk duyuruda yer alan sanatçılar da hızla etkinlikten çekilmeye başladı," diyerek devam etti. John sözlerine devam ederek, sahne almaya devam eden kalan sanatçıların, hayranların beklediği isimler olmayabileceğini belirtti. Buna örnek olarak C+C Music Factory'yi gösterdi; grubun hayranları, kurucu ortakları (David Cole ve Robert Clivillés) değil, yalnızca grubun rapçisi Freedom Williams'ı sahnede göreceklerdi. Vice'ın haberine göre Freedom, grubun isminin marka tescilini 2005 yılında yasal olarak üzerine almıştı; ancak iddialara göre, bu tescil işleminden çok daha önce, 1992 yılından beri C+C Music Factory adı altında sahne almaktaydı. John, Freedom'ın "başlangıçta sahne almayı kabul ettiğini, ardından geri adım atmayı düşündüğünü, ancak insanların kendisini eleştirmesine o kadar öfkelendiği için sahne alma kararında daha da ısrarcı davrandığını" ifade etti. John, Freedom'ın Instagram üzerinden yaptığı ve söz konusu tartışmaya yanıt verdiği, küfürlerle dolu çıkışına atıfta bulunuyordu. Rapçi, videosunun bir bölümünde, "Trump'ı zerre kadar umursamıyorum. Trump'ın ailesini de zerre kadar umursamıyorum," ifadelerini kullandı. "Onun nasıl bir lanet olası anarşi yarattığını gayet iyi biliyorum. Ama sizin gibi şerefsizlerin bana ne yapmam gerektiğini dikte etmesine izin verdiğim gün, benim öldüğüm gün olacaktır." Trump, 30 Mayıs tarihinde Truth Social platformu üzerinden yaptığı paylaşımlarda, sanatçıların etkinlikten topluca çekilmesine ilişkin öfkeli ve sert bir çıkış yaptı. İlk paylaşımında, sanatçıların yerine etkinliğin "asıl ilgi odağı"nın kendisi olabileceğini ima etti. Trump paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Sanatçıların Çarşamba günkü performanslarıyla ilgili olarak 'sahne korkusuna' kapıldıklarını anlıyorum. Bu nedenle, dünyanın her yerindeki 'Bir Numaralı İlgi Odağı'nı —yani zirve dönemindeki Elvis'ten bile çok daha büyük kitleleri, üstelik elinde gitar olmadan peşinden sürükleyen adamı; ülkemizi herkesten çok seven adamı; ve kimilerinin tarihin en büyük başkanı (THE GOAT!) olarak nitelendirdiği adamı— DONALD J. TRUMP'ı, bu yüksek maaşlı, 'üçüncü sınıf' sanatçıların yerini alması için sahneye çıkarmayı düşünüyorum." Ayrıca bir başka paylaşımında ise, etkinliğin tamamen iptal edilmesi gerektiğini öne sürdü. 79 yaşındaki isim, yazısında kısmen şu ifadelere yer verdi: "İptal edin; tıpkı benim, başarısız ve içinde bulunması güvensiz hale gelmiş Kennedy Merkezi ile olan ilişkimi iptal ettiğim gibi. Zira son derece çıkar çatışması yaşayan, düzenbaz bir Federal Yargıç, Merkezi 'YENİDEN HARİKA YAPMAK' —aslında, daha önce olduğundan çok daha harika bir hale getirmek— uğruna zamanımı ve paramı harcamama izin verilmemesi gerektiğini söyledi!" Freedom 250 Instagram sayfası, 30 Mayıs tarihinde yaptığı bir paylaşımda, etkinliğin açılışını 24 Haziran'da Trump'ın yapacağını duyurdu. Freedom 250 sözcüsü Julia Friedland, Sunrise on The Hill programına verdiği bir röportajda söz konusu tartışmaya değinerek, etkinliğin "doğası gereği siyaset dışı" olduğunu belirtti. Friedland, sözlerine şöyle devam etti: "Bu, ülkemizin bir kutlamasıdır. Amerika'nın 250 yıldır var olmasında, herhangi bir partizanlık unsuru bulunduğunu düşünmüyorum." Kaynak: IrishS- Şampiyon Fenerbahçe arsaVev! 2025-2026 Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi Şampiyonu Fenerbahçe arsaVev!
Sanki bir film afişi.- Tesla Modelleri Hakkında Her Şey Buraya
- Tesla, menzili artırmak için araçların içindeki sıcak havayı vakumla dışarı atmak istiyor
Tesla, menzili artırmak için araçların içindeki sıcak havayı vakumla dışarı atmak istiyor Tesla'nın yeni patenti, sıcak yaz günlerinde soğutma verimliliğini ve menzili artırmak amacıyla, kabin içindeki sıcak havanın dışarı emilmesini öneriyor. Tesla, elektrikli aracınızın (EV) kabinini yaz sıcağında soğutmaya yönelik yeni bir yöntemin patentini aldı. Bu yeni yöntem; sıcak havayı emip doğrudan aracın HVAC (ısıtma, havalandırma ve klima) sistemine aktarmak için vakum teknolojisinden yararlanmayı içeriyor. Bu sayede, araç içindeki "sıcak noktaların" soğutulması çok daha kolaylaşacak ve potansiyel olarak daha uzun bir menzil elde edilmesinin önü açılacak. Araç içleri kolayca ısınır; bu alanları iklimlendirmenin (ister araca binmeden önce yapılan ön iklimlendirme olsun, isterse yolda seyrederken kabin sıcaklığını ideal seviyede tutma çabası) maliyeti, aksi takdirde menzil kazanımına dönüştürülebilecek önemli miktarda enerjiyi tüketmektir. Tesla'nın en yeni patentlerinden birini bu denli ilgi çekici kılan da tam olarak bu durumdur. Söz konusu buluş, kabin içindeki "sıcak hava ceplerini" hedef alarak araç içini soğutmaya yönelik yepyeni bir yöntem sunuyor. İşte bu yöntem şu şekilde işliyor: Patente göre Tesla'nın yöntemi, aracın HVAC sistemine bir emiş ünitesi entegre edilmesini öngörüyor. Bu ünite, söz konusu sıcak hava ceplerinin yakınında bulunan belirli havalandırma menfezlerine uygulanabilen bir negatif basınç (yani vakum) ortamı oluşturuyor. Ardından sıcak hava, bu vakum etkisiyle aracın HVAC sisteminin içine çekiliyor; burada kabinin geri kalanındaki havayla birlikte işlenip iklimlendirildikten sonra tekrar araç içine geri veriliyor. Bunun en iyi örneklerinden biri güneş radyasyonudur. Güneş ışınlarının aracın cam tavanına doğrudan vurması, kabin içini ısıtmanın en kolay yollarından biridir; eminim ki sıcak bir günde araca bindiğinizde veya yolda seyrederken güneşin kolunuza ya da bacağınıza uzun süre vurmasından ötürü bu hissi daha önce yaşamışsınızdır. Araç ve dolayısıyla iç hacmi ne kadar büyükse (Model 3 ile kıyaslandığında Model X'i düşünün), iklimlendirilmesi gereken yüzey alanı ve kabin içi hava kütlesi de o denli geniş olacaktır. Ancak Tesla'nın temel fikri, bu termal iklimlendirme işleminin biraz daha verimli bir şekilde gerçekleştirilebileceği yönündedir. Patente göre bu girişimin temel amacı, "termal konforu en üst düzeye çıkarmak ve enerji tüketimini en aza indirmektir"; bir başka deyişle, soğutulması gereken noktalardaki havayı çekerek kabin içi sıcaklığın çok daha homojen bir şekilde dağıtılmasını sağlamaktır. Patentte yer alan verilere göre Tesla, bu teknolojinin güç tüketimini %7,4'e varan oranda azaltabileceğini ortaya koyuyor. Bu oran kulağa pek yüksek gelmeyebilir; ancak dış hava sıcaklığı 104 derece (yaklaşık 40°C) olduğunda, bu durum yaklaşık 127 watt'lık bir tasarruf anlamına geliyor. Bu sayede, HVAC (ısıtma, havalandırma ve klima) sisteminin tükettiği tepe güç miktarı 1.720 watt'tan 1.593 watt'a kadar düşürülmüş oluyor. Tesla'nın patenti, kabin içi sıcaklığı algılayarak ve emiş işlemini yalnızca iklimlendirmeye ihtiyaç duyan bölgelerde devreye sokarak, bu emiş mekanizmasının koşullu olarak etkinleştirilebileceğini belirtmek suretiyle bir adım daha ileri gidiyor. Bu fikrin oldukça yenilikçi olduğu su götürmez bir gerçek. Elbette bu şimdilik yalnızca bir patentten ibaret; dolayısıyla gerçek anlamda seri üretime giren bir otomobilde hiçbir zaman karşımıza çıkmayabilir. Yine de bu yöntem; batarya kapasitesini artırmadan, aerodinamik üzerinde oynamadan veya güç aktarma organlarında herhangi bir özel değişikliğe gitmeden, aracın menzilini iyileştirmenin oldukça zekice bir yolu olarak öne çıkıyor. Örneğin Recurrent tarafından yürütülen bir çalışmaya göre, dış hava sıcaklığının 100 derece (yaklaşık 38°C) olduğu günlerde klima kullanımı, aracın menzilinde %18'e varan oranlarda bir kayba yol açabiliyor. Eğer Tesla'nın geliştirdiği bu yöntem, yolcu konforunu artırırken aynı zamanda araçlarından biraz daha fazla menzil elde etmeyi başarabilirse; bu durum, her iki tarafın da kazançlı çıkacağı (win-win) bir senaryo olacaktır. Kaynak: IEG- Amerika'da Ne Oluyor - Güncel / Politik Haberler
Trump, MAGA'nın "altın çocuğu"nu gözden çıkardı: Muhafazakâr yorumcu "War Room" programının sunucusu Steve Bannon da dahil olmak üzere bazı MAGA Cumhuriyetçileri, ABD Anayasası'nın 1951'de onaylanan 21. Ek Maddesi başkanlık görev süresi sınırları konusunda son derece net olmasına rağmen, Başkan Donald Trump'ın 2028'de üçüncü bir dönem için aday olmasını talep ediyor. MAGA hareketindeki diğer isimler ise hareketin geleceği üzerine düşünmeleri gerektiğini savunuyor. Turning Point USA'den Erika Kirk, 2028 seçimleri için şimdiden Başkan Yardımcısı JD Vance'i desteklediğini açıklarken; "Asla Trumpçı olmayan" (Never Trump) muhafazakâr Rick Wilson'a göre Trump, Vance'in "MAGA'nın altın çocuğu" konumunu baltalıyor ve Cumhuriyetçilerin kendi desteğini kazanmak için birbirleriyle yarışmasını sağlıyor. Liberal sunucu ortağı Molly Jong-Fast ile birlikte hazırladığı "Fast Politics" videosunda Wilson şu değerlendirmeyi yaptı: "Sanırım (Trump), MAGA'nın 'altın çocuğu' olarak kimi istediğini belirlemek ve geleceği kendi istediği şekilde şekillendirmeye çalışmaya başladı. Dikkat ederseniz, hafta sonu —ya da sanırım haftanın son günlerinde— Candace (Owens) ve Tucker (Carlson) ile büyük bir toplantı gerçekleştirdi; bu toplantıda, MAGA hareketine mensup olmalarına rağmen... İran savaşına karşı çıkan pek çok isim yer alıyordu. Toplantının ardından Trump ortaya çıkıp şöyle dedi: 'Pekala, MAGA olan onlar değil, MAGA olan benim. Kimin MAGA olduğuna ben karar veririm.'" Eski Cumhuriyetçi Parti (GOP) stratejisti sözlerine şöyle devam etti: "Ve sanırım o, önümüzdeki yakın yıllarda —geriye kaç yıl kaldıysa artık— 'kral yapıcı' (kingmaker) rolünü üstlenecek kişi olarak kendisine bakmaya başladı. İşte bu yüzden de, sanırım Vance ile (Dışişleri Bakanı Marco) Rubio arasında hissedilen o rekabet havası ortaya çıkıyor." Wilson, Cumhuriyetçilerin, Trump'ın mantıksal halefi olarak Vance ismi üzerinde kesinlikle tam bir mutabakat içinde olmadıklarını da sözlerine ekledi. GOP içinden gelen bilgilere göre parti çevreleri, ikinci Trump yönetiminde geleneksel bir muhafazakâr profiline en yakın isim olan eski Senatör Rubio'ya (R-Florida) dikkat kesilmiş durumda. Wilson, Jong-Fast'e şöyle dedi: "Ve (Trump'ın) hoşuna giden senatörlerden veya valilerden bahsettiğini görmeye başlayacaksınız. Onun bu oyunu oynadığını göreceksiniz. Hepsinin kendi sevgisi uğruna birbirleriyle yarışmasını sağlamak için ortaya bir yem atacak. Tıpkı kendi çocuklarına yaptığı gibi." Jong-Fast, araya girerek, "tüm bunların, Trump Yönetimi'ndeki son dönem işten çıkarmaları 'arka planında' gerçekleştiğini" belirtti. Trump'ın ikinci yönetiminde, ilk yönetimine kıyasla neredeyse hiç personel değişimi yaşanmamış olsa da Başkan, 2026 yılında bazı önde gelen MAGA sadıklarını görevden aldı; bu isimler arasında eski ABD Başsavcısı Pam Bondi (yerine Vekil Başsavcı Todd Blanche getirildi) ve eski İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem (yerine, eski bir ABD senatörü olan ve şu anki İç Güvenlik Bakanlığı görevini yürüten Markwayne Mullin getirildi) yer alıyor. Kaynak: Alternet- Bugün
- İstanbul Hakkında Her Şey Buraya
İstanbul dünyanın en harika şehridir ve Avrupalılar bunu asla kabul etmeyecektir.- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Beşiktaş'a Fransız pasör çaprazı Siyah beyazlılar, 2026/27 sezonu transfer çalışmaları kapsamında Iman Ndiaye'yı kadrosuna kattığını duyurdu.- En Son Hayvanlar Alemi haberleri
Gelmiş geçmiş en pahalı fare avı- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Fenerbahçe Medicana oyuncuları Kaptan Eda Erdem, Gizem Örge, Hande Baladın ve Alessia Orro ‘Mutfağın MVP’si’ yarışmasında kozlarını paylaştı. SushiCo'nun sunduğu Mutfağın MVP’si yarın sadece KAFA Sports YouTube’da!- En Son Hayvanlar Alemi haberleri
Bazen küçük bir iyilik, koca bir hayatı değiştirebilir.- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
San Antonio Spurs'ün, Victor Wembanyama'nın sözleşmesini 5 yıl ve 251 milyon dolar değerinde, çaylaklar için mümkün olan en yüksek (maksimum) uzatma ile yenilemeyi hedefleyeceği bildiriliyor “Sözleşme bedelini 301 milyon dolara kadar çıkarabilecek ‘süper-maksimum’ (super-max) maddesi de dahil olmak üzere.” Bu, NBA tarihindeki en BÜYÜK 2. sözleşme olacak ve yalnızca Jayson Tatum'ınkiyle (316 milyon $) geride kalacak.- Arda Güler Hakkında Bütün Haberler -Real Madrid Arda Güler - Her Şey
Arda Güler'den ayağa asist Arda Güler'den sihirli bir topuk pası asisti öncesi pası. Bu da yakından çekimi X'te Arda Güler olayı yaşanıyor. O kadar çok klip postalanıyor ki inanılmaz- En Son Erkek Basketbol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Nike, bu harika reklamla yine yaptı yapacağını.- Arda Güler Hakkında Bütün Haberler -Real Madrid Arda Güler - Her Şey
Arda Güler tam bir sihirbaz.- Klasik Müzik Hakkında Her Şey Buraya....
Yeteneğin Yaşı Yoktur... İşte Kanıtı.....- En Son Kadınlar Voleybol Haberleri (Türkiye ve Dünyadan)
Milli Voleybolcu Aslı Kalaç Resmen Eczacıbaşı Dynavit'te Yeni başlangıçlar, yeni heyecanlar… - YAPAY ZEKADAN SONRA ŞİMDİ DE BU: Teknoloji Devi İki Eyalette Milyonlarca Sivrisineği Serbest Bırakacak!
Önemli Bilgiler
Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.
Navigation
Tarayıcı push bildirimlerini yapılandırın
Chrome (Android)
- Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
- İzinler → Bildirimler seçeneğine dokunun.
- Tercihinizi ayarlayın.
Chrome (Desktop)
- Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
- Site ayarları seçeneğini seçin.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Safari (iOS 16.4+)
- Sitenin Ana Ekrana Ekle seçeneğiyle yüklendiğinden emin olun.
- Ayarlar Uygulaması → Bildirimler bölümünü açın.
- Uygulama adınızı bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Safari (macOS)
- Safari → Tercihler bölümüne gidin.
- Web Siteleri sekmesine tıklayın.
- Kenar çubuğunda Bildirimler seçeneğini seçin.
- Bu web sitesini bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.
Edge (Android)
- Adres çubuğunun yanındaki kilit simgesine dokunun.
- İzinler seçeneğine dokunun.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Edge (Desktop)
- Adres çubuğundaki kilit simgesine tıklayın.
- Bu site için izinler seçeneğine tıklayın.
- Bildirimler seçeneğini bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.
Firefox (Android)
- Ayarlar → Site izinleri bölümüne gidin.
- Bildirimler seçeneğine dokunun.
- Listede bu siteyi bulun ve tercihinizi ayarlayın.
Firefox (Desktop)
- Firefox Ayarlarını açın.
- Bildirimler seçeneğini arayın.
- Listede bu siteyi bulun ve tercihlerinizi ayarlayın.